Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri

Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
2.2k 202 175.8k 244

  • Herkese merhabalar , ben Adana Barosuna kayıtlı olarak yaklaşık 9 yıldır serbest avukatlık yapmaktayım, Amerika’ya yerleşme ve orada yaşama isteğim uzun yıllardır varolan ancak uygulama aşamasına geçemediğim bir hayaldi diyebilirim , ancak son birkaç aydır bu isteğimin artık bir karar olduğunu ve buna hazır olduğumu anladım , elbette süreç hiç bilmediğim ve araştırmadığım bir süreç olduğu için son 1 aydır araştırmaya başladım diyebilirim . ABD de yasal şekilde kalmanın en güvenilir hali greencard ancak oldukça sıkı koşullara bağlı - en azından bizim için zor- çekiliş tamamen şans olduğu için farklı alternatifler neler olabilir diye araştırırken forum sitesini ve açılan bu başlığı gördüm , başlık oldukça faydalı ve yazılanlar oldukça samimi geldiği için hemen her gün açıp okuyorum . Bu başlığı açan ve devamında tecrübelerini aktaran herkese de ayrıca teşekkür ederim.
    Ben serbest çalışan avukat olarak , şimdiye kadar herhangi bir şekilde İngilizce öğrenip -yalnızca çok temel seviyede biliyorum- herhangi bir sınava girmediğim için açıkçası öğrenci olarak ABD ye gidip yüksek lisans yapmak ve alanımda ilerlemek şu anda biraz gözümü korkutuyor .
    Eşim oto alım satımı yapıyor ticaret ile uğraşıyor , e2 vizesi bizim için mantıklı geldi ancak elimizdeki sermayenin ne kadar yeterli olacağını bilemiyoruz . E2 vizesi vs konular ile ilgili avukattan danışmanlık da almamız gerek elbette.
    Bir tane oğlumuz var ; 5.5 yaşında ve okul çağı geldi, bu durum da beni biraz endişelendiren başka bir konu.
    Öğrenci vizesi ya da sertifika programları ile ilgili benden daha fazla bilgisi olan arkadaşlar bilgi ya da tecrübelerini paylaşabilirse çok sevinirim .
    Şimdiden teşekkür ederim ; umarım her birimiz günün birinde dilediğimiz hayata kavuşuruz. İyi akşamlar .


  • @meltemdemirdüzen öncelikle başlamak ve niyetlenmek yolun yarısı bu konuda. Hakkınızda hayırlısı olsun. Turist vizeniz varsa her şey daha kolay olacaktır yoksa da bir an önce edinmenizde fayda olacağını değerlendiriyorum. Avukat ile ilgili tavsiye isterseniz özelden size bilgi verebilirim. Sormak istediğiniz her türlü konuda da ister özelden isterseniz de buradan sorabilirsiniz.


  • @Zelene Bizde Bursa'dayız. Merkezde. 😊😊

  • crazycellsC crazycells bu başlığı bölerek ayırdı

  • herkese tekrar merhaba.
    New York'taki 6. ayımızın içindeyiz. vize uzatma başvurularımızın uscis'e ulaştığı ve dosyalarımızın inceleme sürecinin başladığının haberini uscis'ten aldık.
    bundan sonraki süreçte ek bir inceleme belgesi veya eksik bir belge durumu çıkmazsa 2-3 ay içinde biometrics randevusu için (gerekirse) haber bekleyeceğiz.
    biz buraya gelmeden önce YouTube ve diğer mecralarda gitme kararı verenlerin paylaşımlarını dört gözle bekliyorduk. acaba gitmekle doğru kararı verdiler mi? hayatlarında mutlular mı? artık burada olduğumuz için bu soruların cevaplarını merak eden yeni insanlar için kendimce kısa bir özet geçmek isterim. Hayatımızda bu 6 ayda neler değişti? iyi mi yaptık, neleri özlüyoruz? yine konu başlıkları içinde toplamaya çalışacağım. Aslında yazacaklarımın birçoğunu zaten çok iyi biliyorsunuz.

    ekonomi: bu başlıkla konuya girmemin nedeni satın alma gücünüz olduğunda mutluluğun ve rahatlığın bir anda psikolojiyi ne kadar etkilediğini gösterebilmek. 8 yıl kadar önce bir başka platformda konuyu kaleme aldığım birim mukayesesi aslında üzerinden zaman geçince anlıyorum ki yanlışlıklar barındırıyor. yani Amerika'da harcanan 8 birim para, Türkiye'de harcanan 8 TL'ye eşittir önermesi temelinde yanlış bir iddia. Çünkü 8 TL'nin bir Türk'e ifade ettiğiyle 8 USD'nin bir Amerikalı'ya ifade ettiği farklı tamamen farklı.... Konuya saatlik ücretler bazında baktığınızda ödediğiniz para karşılığında satın aldığınız ürün/hizmet eşitliğini daha iyi ve adil bir şekilde masaya yatırabiliyoruz.
    buradaki giriş seviyesi bir işin saatlik ücreti ortalama 15 dolar seviyesinde. (genelde vergi dahil başlangıç seviyesi paraların 17-18 usd civarında olduğunu söyleyebilirim) 8 saatlik bir shiftin sonunda günlük kazanç için 120 usd diyebiliriz. Türkiye'de asgari ücret 5.500 TL olduğu için haftada 40 saat çalışan birinin saatlik ücreti yaklaşık 35 TL'ye, 8 saatlik bir mesai sonrasında günlük kazancın 280 TL'ye geldiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla NY'da çalışma izni olan birinin kazancı olan saatlik 15 USD eşittir, İstanbul'daki saatlik 35 TL diyebiliriz. Ancak bu başlangıç seviyesi olan paralarla neleri ne kadar alabildiğiniz kısmı epey değişiyor. Örneğin, NY'da en yaygın süpermarketler olan ve aşırı ucuz iddiasında olmayan Trader's Joe ve Amazon'a ait olan Wholefoods marketleriyle İstanbul'daki Migros'ları, karşılaştırmak yerinde olacak. Yoksa iki şehirde de daha ucuz rakamlarla hizmet veren marketler de mevcut.

    Örneğin Trader's Joe'da 12'li büyük boy kahverengi yumurta (organik) 4 usd (vergi dahil).
    Migros'un kendi markası olan Mjet 10'lu büyük boy kahverengi yumurta (organik) 39.5 TL.

    Bu durumda NY'ta yaşayan en alt gelir düzeyindeki bir çalışan 12'li yumurta almak için 15 dk çalışmak zorundayken İstanbul'da en alt gelir düzeyindeki bir çalışanın 10'lu yumurta için 1 saat 10 dk civarında çalışması gerekli. Yalnız bu 70 dakikalık mesainin içinde 70 dk gerçek çalışma yapması lazım. Yani akşamki derbinin geyiği bu süreye dahil değil.

    Yumurtayı kırıp kahvaltıyı başlattığımıza göre yanına bir kahve yapalım. Starbucks'ın çekirdek kahvesi burada 12 oz olarak satıldığı için yaklaşık 340 gramlık paketlerde 14 dolara yerini alıyor. Türkiye'deki fiyatı 210 lira civarında.
    Bu durumda yine bir Amerikalı yaklaşık 1 saatlik mesaiyle 340 gramlık çekirdek kahvesini alabilirken, Türkiye'de 250 gramlık çekirdek kahve için 6 saat çalışmak lazım.

    Kahvaltımızı ettiğimize göre kabanımızı alıp dışarı çıkabiliriz. Kaban demişken eksi 15 dereceye kadar sıcak tuttuğunu iddia eden Calvin Klein marka kaz tüyü mont burada 70 usd'ye satılırken, aynı mont İstanbul'da 5 bin TL. İsteyenlere özelden linkleri gönderebilirim. Bu durumda bu montu alabilmek için Amerikalı 4,5 saatten biraz daha fazla çalışmak zorundayken, bir Türk'ün maalesef 143 saat çalışması gerekiyor. 143 saat bir anlam ifade etmediğinden başka bir ifadeyle yaklaşık 18 gün çalışması gerek ki kabanı alabilsin. Timberland bot burada yaklaşık 130-150 usd aralığında, Türkiye'de 4.200 TL. Amerikalı 9 saat çalıştığında botu alabilirken Türk 15 gün çalışırsa botu alabiliyor.

    araba, ev, televizyon, telefon örneklerine hiç girmiyorum çünkü bu dramatik farkı tatsız seviyelere doğru taşımaktan başka bir işe yaramıyor. bu örnekleri farklı ürün ve hizmetlerle karşılaştırıp çoğaltmak pekala mümkün ancak sonuçlar hep aynı. işte bu satın alma gücünü etrafta gezerken gördüğünüzde ve bizzat yaşadığınızda üzerinizde çok ciddi bir hafifleme oluşuyor. sanki tonlarca yüklük bir baskıyı omuzlarınızdan atmışsınız gibi. dünyanın en önde gelen ülkelerinden birini Türkiye'yle kıyaslamak belki adil değil ancak biz de insanız ve sadece bir kez geldiğimiz bu dünyada siyasiler için çalışmaktansa kendimiz için çalışmak istiyoruz.

    Aslında bu konuyla ilgili asıl söylemek istediğim buranın çok ucuz Türkiye'nin çok pahalı olduğu meselesi değil. Burada ciddi bir enflasyon artışı var ve gıda fiyatları 6 ay öncesine göre bile bugün daha pahalı. Asıl söylemek istediğim; insani temel ihtiyaçların nasıl giderileceği konusu hayatımızın tam ortasında ve yıllardır giderek daha da büyüyen bir koca delik. İçine almadığı meslek gurubu yok. Bütün bir hayatı bu sorunun etrafında dolaşarak geçirmek kadar üzücü bir şey yok.
    Çok daha anlamlı hayatlara sahip olabilecekken sadece bu meseleyle ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Yazık hayatlar...

    İstanbul'un meşhur trafiğinden sonra NY'un hafta sonları biraz sorunlu çalışan metro sistemi olsa da bize bu stressiz hayat çok iyi geldi. 127 dolara aldığınız metro kartınız cebinizdeyken ny'un 5 mahallesi içinde istediğiniz gibi sınırsızca ulaşım sorununu hızlıca çözebiliyorsunuz.

    Kültür sanat alanında NY açık büfe gibi. Broadway showları pek ucuz olmasa da insanın ağzını bırakacak kadar iyi. Alaaddin'in sihirli lambasından çıkan cini öyle bir düzenekle sahnenin herhangi bir noktasından çıkarabilmeleri ya da uçan halıyı nasıl öyle uçurabildikleri meselesi 3 dilek hakkından birini buna kullanmak isteyeceğiniz kadar sizi etkiliyor. Üstelik bu şovu izleyeceğiniz New Amsterdam Tiyatrosu 1903 yılında ilk kez kapılarını açmış. Bilmiyorum İstanbul'da kaldı mı böyle yaşayan ve yaşatılan tarihi kültür merkezleri. Bunun dışında MET ve MOMA'nın dışında şehirde çok fazla sayıda sanat sergisi mevcut, bunların bazıları ücretsiz. Lincoln Center'da canlı klasik müzik konserlerini ya da Madison Square Garden'da NBA maçlarını izleyerek gerçek bir New Yorker deneyimi yaşamak mümkün.

    Yazıyı buraya kadar sabırla okuduysanız merakınızı gidermenin vaktidir, her şey gerçekten bu kadar kusursuz mu? Tabii ki hayır.
    Hatta şöyle ifade edeyim, bahsettiğim satın alma gücünün hafifliğini ortalama bir Amerikalının aklından bile geçirmediğine emin olabilirsiniz. Yani bizi derinden etkileyen bu durum onlar için yok hükmünde. Bu biraz da, görebildiğiniz, duyabildiğiniz, işitebildiğiniz, düşünüp konuşabildiğiniz organlarınıza doğuştan sahip olduğunuz için sürekli şükran duygusu taşımamak gibi. Onların da böyle bir mutluluk hormonu yok. Bir Amerikalı'yı çevirip ''biliyor musun elinde tuttuğun iPhone, Tr'de 45 bin lira, asgari ücretin 9 katı, yani bu telefonu yaklaşık 25 bin dolar ödeyerek satın aldığını düşün dediğinizde ilgisini tamamen yitiriyor. Çünkü onun için bir telefonun 25 bin dolar olabilmesi diye bir seçenek yok. Tıpkı bir filin lastiği olabileceğini düşünsene demişsiniz gibi size bakmaya başlıyorlar. Bunu bizzat denediğim için not düşebilirim.

    New York'ta yazın epey sıcaktı kışın da oldukça soğuk olacak. Bu açıdan İstanbul'un havasının genel anlamda daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak hava temizliği açısından İstanbul'dan sonra çok mutluyum. Burada legal olan ve özellikle Brooklyn'de yoğunlaşan ot kokusunu saymazsam tabii.

    Sigara içmeyen biri olarak beni en mutlu eden şeylerden biri de, kitabımı ve kahvemi alıp bir kafenin bahçesinde birkaç saat oturduğumda sigara içen bir kişinin bile dumanına maruz kalmamak. Gerçekten sigara içen birini görmek için özel olarak dışarıda birkaç saat yürümeniz lazım. İstanbul'da ben böyle bir kafeye pek denk gelmedim. Özellikle Starbucks'larda herhangi bir dış masaya oturduğunuzda masanın üstünde uçuşan küller, tam ortada duran dokunmak bile istemediğiniz küllük kötü bir görüntü olarak maalesef hafızamda.

    Genel olarak mutluyuz, ailelerimizi özlemenin, yaşadığımız bu hafifliği onların da yaşamasını istememiz dışında pek bir sorunumuz yok. Ancak her şeye rağmen kendimizi bir Amerikalı gibi hissedemiyoruz, çünkü değiliz. Sanırım uzun vadede bireyin aşması gereken en önemli mesele bu.


  • @Alper-Bayram ne güzel paylaşım çok teşekkür ederim


  • @ahsenaydgdu edit kazın ayağı öyle değilmiş 😂 evinizi odanızı ayarlamadan kimse californiaya gelmesin airbnbden falan uzak durulsun.. 4000$ gitti evden çıkarıldık, yanlışlıkla cancel yaptım yani okadar sorun olmaz zannettim ama çok büyük bi hataymış. Siz siz olun airbnbde asla cancel yapmayın aşırı berbat iptal politikaları müşteri hizmetleri aç gözlü hostlarıyla berbat bi platform. Bu yüzden bütün planlarım alt üst oldu..

    Airbnb parayı vermiyor ev sahibi iptal ettin evden çık diyor yeni yaşıma hüngür şangır ağlaya ağlaya girdim. Los angelesta biraz iyi bir muhitte gerçekten ev bulmak şartları karşılamak evi sana vermeleri için ev sahibine dil dökmekler 2 depozit bir kira ödemek vs vs bir sürü şey.. bu konu gerçekten zormuş,
    e senin zaten kaldığın bi ev vardı noldu ne bu şimdi derseniz. Ev sahibimiz eve geri dönmesi gerekti o gelince biz mecbur çıktık ve kasımın 6 sı geldiğimizden beri 4. Ev 🥹 artık cocuğa tatildeyiz falan diyorum ne diyeceğimida şaşırdım..


  • @ahsenaydgdu, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri

    @ahsenaydgdu edit kazın ayağı öyle değilmiş 😂 evinizi odanızı ayarlamadan kimse californiaya gelmesin airbnbden falan uzak durulsun.. 4000$ gitti evden çıkarıldık, yanlışlıkla cancel yaptım yani okadar sorun olmaz zannettim ama çok büyük bi hataymış. Siz siz olun airbnbde asla cancel yapmayın aşırı berbat iptal politikaları müşteri hizmetleri aç gözlü hostlarıyla berbat bi platform. Bu yüzden bütün planlarım alt üst oldu..

    Airbnb parayı vermiyor ev sahibi iptal ettin evden çık diyor yeni yaşıma hüngür şangır ağlaya ağlaya girdim. Los angelesta biraz iyi bir muhitte gerçekten ev bulmak şartları karşılamak evi sana vermeleri için ev sahibine dil dökmekler 2 depozit bir kira ödemek vs vs bir sürü şey.. bu konu gerçekten zormuş,
    e senin zaten kaldığın bi ev vardı noldu ne bu şimdi derseniz. Ev sahibimiz eve geri dönmesi gerekti o gelince biz mecbur çıktık ve kasımın 6 sı geldiğimizden beri 4. Ev 🥹 artık cocuğa tatildeyiz falan diyorum ne diyeceğimida şaşırdım..

    Halledersiniz siz :)


  • @Alper-Bayram anlatım şekliniz çok hoş umarım sürekli buraya birşeyler yazarsınız çünkü yazdığınız yazıların akışından okumaktan zevk aldığım en iyi üyelerden birisiniz bence :) bol şans


  • @ahsenaydgdu, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri

    @ahsenaydgdu edit kazın ayağı öyle değilmiş 😂 evinizi odanızı ayarlamadan kimse californiaya gelmesin airbnbden falan uzak durulsun.. 4000$ gitti evden çıkarıldık, yanlışlıkla cancel yaptım yani okadar sorun olmaz zannettim ama çok büyük bi hataymış. Siz siz olun airbnbde asla cancel yapmayın aşırı berbat iptal politikaları müşteri hizmetleri aç gözlü hostlarıyla berbat bi platform. Bu yüzden bütün planlarım alt üst oldu..

    Airbnb parayı vermiyor ev sahibi iptal ettin evden çık diyor yeni yaşıma hüngür şangır ağlaya ağlaya girdim. Los angelesta biraz iyi bir muhitte gerçekten ev bulmak şartları karşılamak evi sana vermeleri için ev sahibine dil dökmekler 2 depozit bir kira ödemek vs vs bir sürü şey.. bu konu gerçekten zormuş,
    e senin zaten kaldığın bi ev vardı noldu ne bu şimdi derseniz. Ev sahibimiz eve geri dönmesi gerekti o gelince biz mecbur çıktık ve kasımın 6 sı geldiğimizden beri 4. Ev 🥹 artık cocuğa tatildeyiz falan diyorum ne diyeceğimida şaşırdım..

    Haydaaaaaa, geçmiş olsun.
    Umarım biran önce çözülür.
    🫣


  • @Alper-Bayram, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri

    herkese tekrar merhaba.
    New York'taki 6. ayımızın içindeyiz. vize uzatma başvurularımızın uscis'e ulaştığı ve dosyalarımızın inceleme sürecinin başladığının haberini uscis'ten aldık.
    bundan sonraki süreçte ek bir inceleme belgesi veya eksik bir belge durumu çıkmazsa 2-3 ay içinde biometrics randevusu için (gerekirse) haber bekleyeceğiz.
    biz buraya gelmeden önce YouTube ve diğer mecralarda gitme kararı verenlerin paylaşımlarını dört gözle bekliyorduk. acaba gitmekle doğru kararı verdiler mi? hayatlarında mutlular mı? artık burada olduğumuz için bu soruların cevaplarını merak eden yeni insanlar için kendimce kısa bir özet geçmek isterim. Hayatımızda bu 6 ayda neler değişti? iyi mi yaptık, neleri özlüyoruz? yine konu başlıkları içinde toplamaya çalışacağım. Aslında yazacaklarımın birçoğunu zaten çok iyi biliyorsunuz.

    ekonomi: bu başlıkla konuya girmemin nedeni satın alma gücünüz olduğunda mutluluğun ve rahatlığın bir anda psikolojiyi ne kadar etkilediğini gösterebilmek. 8 yıl kadar önce bir başka platformda konuyu kaleme aldığım birim mukayesesi aslında üzerinden zaman geçince anlıyorum ki yanlışlıklar barındırıyor. yani Amerika'da harcanan 8 birim para, Türkiye'de harcanan 8 TL'ye eşittir önermesi temelinde yanlış bir iddia. Çünkü 8 TL'nin bir Türk'e ifade ettiğiyle 8 USD'nin bir Amerikalı'ya ifade ettiği farklı tamamen farklı.... Konuya saatlik ücretler bazında baktığınızda ödediğiniz para karşılığında satın aldığınız ürün/hizmet eşitliğini daha iyi ve adil bir şekilde masaya yatırabiliyoruz.
    buradaki giriş seviyesi bir işin saatlik ücreti ortalama 15 dolar seviyesinde. (genelde vergi dahil başlangıç seviyesi paraların 17-18 usd civarında olduğunu söyleyebilirim) 8 saatlik bir shiftin sonunda günlük kazanç için 120 usd diyebiliriz. Türkiye'de asgari ücret 5.500 TL olduğu için haftada 40 saat çalışan birinin saatlik ücreti yaklaşık 35 TL'ye, 8 saatlik bir mesai sonrasında günlük kazancın 280 TL'ye geldiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla NY'da çalışma izni olan birinin kazancı olan saatlik 15 USD eşittir, İstanbul'daki saatlik 35 TL diyebiliriz. Ancak bu başlangıç seviyesi olan paralarla neleri ne kadar alabildiğiniz kısmı epey değişiyor. Örneğin, NY'da en yaygın süpermarketler olan ve aşırı ucuz iddiasında olmayan Trader's Joe ve Amazon'a ait olan Wholefoods marketleriyle İstanbul'daki Migros'ları, karşılaştırmak yerinde olacak. Yoksa iki şehirde de daha ucuz rakamlarla hizmet veren marketler de mevcut.

    Örneğin Trader's Joe'da 12'li büyük boy kahverengi yumurta (organik) 4 usd (vergi dahil).
    Migros'un kendi markası olan Mjet 10'lu büyük boy kahverengi yumurta (organik) 39.5 TL.

    Bu durumda NY'ta yaşayan en alt gelir düzeyindeki bir çalışan 12'li yumurta almak için 15 dk çalışmak zorundayken İstanbul'da en alt gelir düzeyindeki bir çalışanın 10'lu yumurta için 1 saat 10 dk civarında çalışması gerekli. Yalnız bu 70 dakikalık mesainin içinde 70 dk gerçek çalışma yapması lazım. Yani akşamki derbinin geyiği bu süreye dahil değil.

    Yumurtayı kırıp kahvaltıyı başlattığımıza göre yanına bir kahve yapalım. Starbucks'ın çekirdek kahvesi burada 12 oz olarak satıldığı için yaklaşık 340 gramlık paketlerde 14 dolara yerini alıyor. Türkiye'deki fiyatı 210 lira civarında.
    Bu durumda yine bir Amerikalı yaklaşık 1 saatlik mesaiyle 340 gramlık çekirdek kahvesini alabilirken, Türkiye'de 250 gramlık çekirdek kahve için 6 saat çalışmak lazım.

    Kahvaltımızı ettiğimize göre kabanımızı alıp dışarı çıkabiliriz. Kaban demişken eksi 15 dereceye kadar sıcak tuttuğunu iddia eden Calvin Klein marka kaz tüyü mont burada 70 usd'ye satılırken, aynı mont İstanbul'da 5 bin TL. İsteyenlere özelden linkleri gönderebilirim. Bu durumda bu montu alabilmek için Amerikalı 4,5 saatten biraz daha fazla çalışmak zorundayken, bir Türk'ün maalesef 143 saat çalışması gerekiyor. 143 saat bir anlam ifade etmediğinden başka bir ifadeyle yaklaşık 18 gün çalışması gerek ki kabanı alabilsin. Timberland bot burada yaklaşık 130-150 usd aralığında, Türkiye'de 4.200 TL. Amerikalı 9 saat çalıştığında botu alabilirken Türk 15 gün çalışırsa botu alabiliyor.

    araba, ev, televizyon, telefon örneklerine hiç girmiyorum çünkü bu dramatik farkı tatsız seviyelere doğru taşımaktan başka bir işe yaramıyor. bu örnekleri farklı ürün ve hizmetlerle karşılaştırıp çoğaltmak pekala mümkün ancak sonuçlar hep aynı. işte bu satın alma gücünü etrafta gezerken gördüğünüzde ve bizzat yaşadığınızda üzerinizde çok ciddi bir hafifleme oluşuyor. sanki tonlarca yüklük bir baskıyı omuzlarınızdan atmışsınız gibi. dünyanın en önde gelen ülkelerinden birini Türkiye'yle kıyaslamak belki adil değil ancak biz de insanız ve sadece bir kez geldiğimiz bu dünyada siyasiler için çalışmaktansa kendimiz için çalışmak istiyoruz.

    Aslında bu konuyla ilgili asıl söylemek istediğim buranın çok ucuz Türkiye'nin çok pahalı olduğu meselesi değil. Burada ciddi bir enflasyon artışı var ve gıda fiyatları 6 ay öncesine göre bile bugün daha pahalı. Asıl söylemek istediğim; insani temel ihtiyaçların nasıl giderileceği konusu hayatımızın tam ortasında ve yıllardır giderek daha da büyüyen bir koca delik. İçine almadığı meslek gurubu yok. Bütün bir hayatı bu sorunun etrafında dolaşarak geçirmek kadar üzücü bir şey yok.
    Çok daha anlamlı hayatlara sahip olabilecekken sadece bu meseleyle ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Yazık hayatlar...

    İstanbul'un meşhur trafiğinden sonra NY'un hafta sonları biraz sorunlu çalışan metro sistemi olsa da bize bu stressiz hayat çok iyi geldi. 127 dolara aldığınız metro kartınız cebinizdeyken ny'un 5 mahallesi içinde istediğiniz gibi sınırsızca ulaşım sorununu hızlıca çözebiliyorsunuz.

    Kültür sanat alanında NY açık büfe gibi. Broadway showları pek ucuz olmasa da insanın ağzını bırakacak kadar iyi. Alaaddin'in sihirli lambasından çıkan cini öyle bir düzenekle sahnenin herhangi bir noktasından çıkarabilmeleri ya da uçan halıyı nasıl öyle uçurabildikleri meselesi 3 dilek hakkından birini buna kullanmak isteyeceğiniz kadar sizi etkiliyor. Üstelik bu şovu izleyeceğiniz New Amsterdam Tiyatrosu 1903 yılında ilk kez kapılarını açmış. Bilmiyorum İstanbul'da kaldı mı böyle yaşayan ve yaşatılan tarihi kültür merkezleri. Bunun dışında MET ve MOMA'nın dışında şehirde çok fazla sayıda sanat sergisi mevcut, bunların bazıları ücretsiz. Lincoln Center'da canlı klasik müzik konserlerini ya da Madison Square Garden'da NBA maçlarını izleyerek gerçek bir New Yorker deneyimi yaşamak mümkün.

    Yazıyı buraya kadar sabırla okuduysanız merakınızı gidermenin vaktidir, her şey gerçekten bu kadar kusursuz mu? Tabii ki hayır.
    Hatta şöyle ifade edeyim, bahsettiğim satın alma gücünün hafifliğini ortalama bir Amerikalının aklından bile geçirmediğine emin olabilirsiniz. Yani bizi derinden etkileyen bu durum onlar için yok hükmünde. Bu biraz da, görebildiğiniz, duyabildiğiniz, işitebildiğiniz, düşünüp konuşabildiğiniz organlarınıza doğuştan sahip olduğunuz için sürekli şükran duygusu taşımamak gibi. Onların da böyle bir mutluluk hormonu yok. Bir Amerikalı'yı çevirip ''biliyor musun elinde tuttuğun iPhone, Tr'de 45 bin lira, asgari ücretin 9 katı, yani bu telefonu yaklaşık 25 bin dolar ödeyerek satın aldığını düşün dediğinizde ilgisini tamamen yitiriyor. Çünkü onun için bir telefonun 25 bin dolar olabilmesi diye bir seçenek yok. Tıpkı bir filin lastiği olabileceğini düşünsene demişsiniz gibi size bakmaya başlıyorlar. Bunu bizzat denediğim için not düşebilirim.

    New York'ta yazın epey sıcaktı kışın da oldukça soğuk olacak. Bu açıdan İstanbul'un havasının genel anlamda daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak hava temizliği açısından İstanbul'dan sonra çok mutluyum. Burada legal olan ve özellikle Brooklyn'de yoğunlaşan ot kokusunu saymazsam tabii.

    Sigara içmeyen biri olarak beni en mutlu eden şeylerden biri de, kitabımı ve kahvemi alıp bir kafenin bahçesinde birkaç saat oturduğumda sigara içen bir kişinin bile dumanına maruz kalmamak. Gerçekten sigara içen birini görmek için özel olarak dışarıda birkaç saat yürümeniz lazım. İstanbul'da ben böyle bir kafeye pek denk gelmedim. Özellikle Starbucks'larda herhangi bir dış masaya oturduğunuzda masanın üstünde uçuşan küller, tam ortada duran dokunmak bile istemediğiniz küllük kötü bir görüntü olarak maalesef hafızamda.

    Genel olarak mutluyuz, ailelerimizi özlemenin, yaşadığımız bu hafifliği onların da yaşamasını istememiz dışında pek bir sorunumuz yok. Ancak her şeye rağmen kendimizi bir Amerikalı gibi hissedemiyoruz, çünkü değiliz. Sanırım uzun vadede bireyin aşması gereken en önemli mesele bu.

    Çok güzel bir yazı. Daha sık yazmanızı bekliyoruz.


  • @ahsenaydgdu, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri

    @ahsenaydgdu edit kazın ayağı öyle değilmiş 😂 evinizi odanızı ayarlamadan kimse californiaya gelmesin airbnbden falan uzak durulsun.. 4000$ gitti evden çıkarıldık, yanlışlıkla cancel yaptım yani okadar sorun olmaz zannettim ama çok büyük bi hataymış. Siz siz olun airbnbde asla cancel yapmayın aşırı berbat iptal politikaları müşteri hizmetleri aç gözlü hostlarıyla berbat bi platform. Bu yüzden bütün planlarım alt üst oldu..

    Airbnb parayı vermiyor ev sahibi iptal ettin evden çık diyor yeni yaşıma hüngür şangır ağlaya ağlaya girdim. Los angelesta biraz iyi bir muhitte gerçekten ev bulmak şartları karşılamak evi sana vermeleri için ev sahibine dil dökmekler 2 depozit bir kira ödemek vs vs bir sürü şey.. bu konu gerçekten zormuş,
    e senin zaten kaldığın bi ev vardı noldu ne bu şimdi derseniz. Ev sahibimiz eve geri dönmesi gerekti o gelince biz mecbur çıktık ve kasımın 6 sı geldiğimizden beri 4. Ev 🥹 artık cocuğa tatildeyiz falan diyorum ne diyeceğimida şaşırdım..

    çok geçmiş olsun umarım kısa sürede çözülür sorun.


  • @Alper-Bayram Güzel bilgiler ve anlatım için teşekkürler.


  • @Alper-Bayram, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri

    herkese tekrar merhaba.
    New York'taki 6. ayımızın içindeyiz. vize uzatma başvurularımızın uscis'e ulaştığı ve dosyalarımızın inceleme sürecinin başladığının haberini uscis'ten aldık.
    bundan sonraki süreçte ek bir inceleme belgesi veya eksik bir belge durumu çıkmazsa 2-3 ay içinde biometrics randevusu için (gerekirse) haber bekleyeceğiz.
    biz buraya gelmeden önce YouTube ve diğer mecralarda gitme kararı verenlerin paylaşımlarını dört gözle bekliyorduk. acaba gitmekle doğru kararı verdiler mi? hayatlarında mutlular mı? artık burada olduğumuz için bu soruların cevaplarını merak eden yeni insanlar için kendimce kısa bir özet geçmek isterim. Hayatımızda bu 6 ayda neler değişti? iyi mi yaptık, neleri özlüyoruz? yine konu başlıkları içinde toplamaya çalışacağım. Aslında yazacaklarımın birçoğunu zaten çok iyi biliyorsunuz.

    ekonomi: bu başlıkla konuya girmemin nedeni satın alma gücünüz olduğunda mutluluğun ve rahatlığın bir anda psikolojiyi ne kadar etkilediğini gösterebilmek. 8 yıl kadar önce bir başka platformda konuyu kaleme aldığım birim mukayesesi aslında üzerinden zaman geçince anlıyorum ki yanlışlıklar barındırıyor. yani Amerika'da harcanan 8 birim para, Türkiye'de harcanan 8 TL'ye eşittir önermesi temelinde yanlış bir iddia. Çünkü 8 TL'nin bir Türk'e ifade ettiğiyle 8 USD'nin bir Amerikalı'ya ifade ettiği farklı tamamen farklı.... Konuya saatlik ücretler bazında baktığınızda ödediğiniz para karşılığında satın aldığınız ürün/hizmet eşitliğini daha iyi ve adil bir şekilde masaya yatırabiliyoruz.
    buradaki giriş seviyesi bir işin saatlik ücreti ortalama 15 dolar seviyesinde. (genelde vergi dahil başlangıç seviyesi paraların 17-18 usd civarında olduğunu söyleyebilirim) 8 saatlik bir shiftin sonunda günlük kazanç için 120 usd diyebiliriz. Türkiye'de asgari ücret 5.500 TL olduğu için haftada 40 saat çalışan birinin saatlik ücreti yaklaşık 35 TL'ye, 8 saatlik bir mesai sonrasında günlük kazancın 280 TL'ye geldiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla NY'da çalışma izni olan birinin kazancı olan saatlik 15 USD eşittir, İstanbul'daki saatlik 35 TL diyebiliriz. Ancak bu başlangıç seviyesi olan paralarla neleri ne kadar alabildiğiniz kısmı epey değişiyor. Örneğin, NY'da en yaygın süpermarketler olan ve aşırı ucuz iddiasında olmayan Trader's Joe ve Amazon'a ait olan Wholefoods marketleriyle İstanbul'daki Migros'ları, karşılaştırmak yerinde olacak. Yoksa iki şehirde de daha ucuz rakamlarla hizmet veren marketler de mevcut.

    Örneğin Trader's Joe'da 12'li büyük boy kahverengi yumurta (organik) 4 usd (vergi dahil).
    Migros'un kendi markası olan Mjet 10'lu büyük boy kahverengi yumurta (organik) 39.5 TL.

    Bu durumda NY'ta yaşayan en alt gelir düzeyindeki bir çalışan 12'li yumurta almak için 15 dk çalışmak zorundayken İstanbul'da en alt gelir düzeyindeki bir çalışanın 10'lu yumurta için 1 saat 10 dk civarında çalışması gerekli. Yalnız bu 70 dakikalık mesainin içinde 70 dk gerçek çalışma yapması lazım. Yani akşamki derbinin geyiği bu süreye dahil değil.

    Yumurtayı kırıp kahvaltıyı başlattığımıza göre yanına bir kahve yapalım. Starbucks'ın çekirdek kahvesi burada 12 oz olarak satıldığı için yaklaşık 340 gramlık paketlerde 14 dolara yerini alıyor. Türkiye'deki fiyatı 210 lira civarında.
    Bu durumda yine bir Amerikalı yaklaşık 1 saatlik mesaiyle 340 gramlık çekirdek kahvesini alabilirken, Türkiye'de 250 gramlık çekirdek kahve için 6 saat çalışmak lazım.

    Kahvaltımızı ettiğimize göre kabanımızı alıp dışarı çıkabiliriz. Kaban demişken eksi 15 dereceye kadar sıcak tuttuğunu iddia eden Calvin Klein marka kaz tüyü mont burada 70 usd'ye satılırken, aynı mont İstanbul'da 5 bin TL. İsteyenlere özelden linkleri gönderebilirim. Bu durumda bu montu alabilmek için Amerikalı 4,5 saatten biraz daha fazla çalışmak zorundayken, bir Türk'ün maalesef 143 saat çalışması gerekiyor. 143 saat bir anlam ifade etmediğinden başka bir ifadeyle yaklaşık 18 gün çalışması gerek ki kabanı alabilsin. Timberland bot burada yaklaşık 130-150 usd aralığında, Türkiye'de 4.200 TL. Amerikalı 9 saat çalıştığında botu alabilirken Türk 15 gün çalışırsa botu alabiliyor.

    araba, ev, televizyon, telefon örneklerine hiç girmiyorum çünkü bu dramatik farkı tatsız seviyelere doğru taşımaktan başka bir işe yaramıyor. bu örnekleri farklı ürün ve hizmetlerle karşılaştırıp çoğaltmak pekala mümkün ancak sonuçlar hep aynı. işte bu satın alma gücünü etrafta gezerken gördüğünüzde ve bizzat yaşadığınızda üzerinizde çok ciddi bir hafifleme oluşuyor. sanki tonlarca yüklük bir baskıyı omuzlarınızdan atmışsınız gibi. dünyanın en önde gelen ülkelerinden birini Türkiye'yle kıyaslamak belki adil değil ancak biz de insanız ve sadece bir kez geldiğimiz bu dünyada siyasiler için çalışmaktansa kendimiz için çalışmak istiyoruz.

    Aslında bu konuyla ilgili asıl söylemek istediğim buranın çok ucuz Türkiye'nin çok pahalı olduğu meselesi değil. Burada ciddi bir enflasyon artışı var ve gıda fiyatları 6 ay öncesine göre bile bugün daha pahalı. Asıl söylemek istediğim; insani temel ihtiyaçların nasıl giderileceği konusu hayatımızın tam ortasında ve yıllardır giderek daha da büyüyen bir koca delik. İçine almadığı meslek gurubu yok. Bütün bir hayatı bu sorunun etrafında dolaşarak geçirmek kadar üzücü bir şey yok.
    Çok daha anlamlı hayatlara sahip olabilecekken sadece bu meseleyle ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Yazık hayatlar...

    İstanbul'un meşhur trafiğinden sonra NY'un hafta sonları biraz sorunlu çalışan metro sistemi olsa da bize bu stressiz hayat çok iyi geldi. 127 dolara aldığınız metro kartınız cebinizdeyken ny'un 5 mahallesi içinde istediğiniz gibi sınırsızca ulaşım sorununu hızlıca çözebiliyorsunuz.

    Kültür sanat alanında NY açık büfe gibi. Broadway showları pek ucuz olmasa da insanın ağzını bırakacak kadar iyi. Alaaddin'in sihirli lambasından çıkan cini öyle bir düzenekle sahnenin herhangi bir noktasından çıkarabilmeleri ya da uçan halıyı nasıl öyle uçurabildikleri meselesi 3 dilek hakkından birini buna kullanmak isteyeceğiniz kadar sizi etkiliyor. Üstelik bu şovu izleyeceğiniz New Amsterdam Tiyatrosu 1903 yılında ilk kez kapılarını açmış. Bilmiyorum İstanbul'da kaldı mı böyle yaşayan ve yaşatılan tarihi kültür merkezleri. Bunun dışında MET ve MOMA'nın dışında şehirde çok fazla sayıda sanat sergisi mevcut, bunların bazıları ücretsiz. Lincoln Center'da canlı klasik müzik konserlerini ya da Madison Square Garden'da NBA maçlarını izleyerek gerçek bir New Yorker deneyimi yaşamak mümkün.

    Yazıyı buraya kadar sabırla okuduysanız merakınızı gidermenin vaktidir, her şey gerçekten bu kadar kusursuz mu? Tabii ki hayır.
    Hatta şöyle ifade edeyim, bahsettiğim satın alma gücünün hafifliğini ortalama bir Amerikalının aklından bile geçirmediğine emin olabilirsiniz. Yani bizi derinden etkileyen bu durum onlar için yok hükmünde. Bu biraz da, görebildiğiniz, duyabildiğiniz, işitebildiğiniz, düşünüp konuşabildiğiniz organlarınıza doğuştan sahip olduğunuz için sürekli şükran duygusu taşımamak gibi. Onların da böyle bir mutluluk hormonu yok. Bir Amerikalı'yı çevirip ''biliyor musun elinde tuttuğun iPhone, Tr'de 45 bin lira, asgari ücretin 9 katı, yani bu telefonu yaklaşık 25 bin dolar ödeyerek satın aldığını düşün dediğinizde ilgisini tamamen yitiriyor. Çünkü onun için bir telefonun 25 bin dolar olabilmesi diye bir seçenek yok. Tıpkı bir filin lastiği olabileceğini düşünsene demişsiniz gibi size bakmaya başlıyorlar. Bunu bizzat denediğim için not düşebilirim.

    New York'ta yazın epey sıcaktı kışın da oldukça soğuk olacak. Bu açıdan İstanbul'un havasının genel anlamda daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak hava temizliği açısından İstanbul'dan sonra çok mutluyum. Burada legal olan ve özellikle Brooklyn'de yoğunlaşan ot kokusunu saymazsam tabii.

    Sigara içmeyen biri olarak beni en mutlu eden şeylerden biri de, kitabımı ve kahvemi alıp bir kafenin bahçesinde birkaç saat oturduğumda sigara içen bir kişinin bile dumanına maruz kalmamak. Gerçekten sigara içen birini görmek için özel olarak dışarıda birkaç saat yürümeniz lazım. İstanbul'da ben böyle bir kafeye pek denk gelmedim. Özellikle Starbucks'larda herhangi bir dış masaya oturduğunuzda masanın üstünde uçuşan küller, tam ortada duran dokunmak bile istemediğiniz küllük kötü bir görüntü olarak maalesef hafızamda.

    Genel olarak mutluyuz, ailelerimizi özlemenin, yaşadığımız bu hafifliği onların da yaşamasını istememiz dışında pek bir sorunumuz yok. Ancak her şeye rağmen kendimizi bir Amerikalı gibi hissedemiyoruz, çünkü değiliz. Sanırım uzun vadede bireyin aşması gereken en önemli mesele bu.

    Devamını bekliyoruz elinize sağlık güzel bir anlatım olmuş


  • @Alper-Bayram Yeni hayatınızda bol şans. bu arada sigara kokusu için bile olsa oraya taşınmak lazım:) biz malesef dışarıda oturmuyoruz sırf bu yüzden.. içerisi daha havadar diye:(


  • @Alper-Bayram elinize emeğinize sağlık. Hemen hemen herkes aynı konulardan muzdarip Türkiye de fakat kimse bunu değiştiremiyor maalesef. New york gerçekten çok canlı bir şehir. İnanılmaz kozmopolit. Kimin ne olduğu neden orada olduğu ile ilgili kimse birbirini rahatsız etmiyor. Ama dediğiniz gibi ot kokusu, metrolardaki fareler, aşırı kalabalık bizi bizden almıştı. New york ta yaşamak isteyenleri Long Island ı da görmelerini isterim. Yaklaşık 2.5 saat araçla ama çok güzel nezih sakin bir yer. Darısı bizim de en kısa zamanda burada sizin gibi deneyimlerimizi yazmamıza...


  • @ahsenaydgdu Güzel şeyler olacak o yüzden bu yaşadıklarınız. Her cefanın sonunda bir sefa vardır derler. Sen canını sıkma arkadaşım. Yeni yaşında ağladın ama bu günleri gülerek hatırlayacaksın. Bu arada yeni yaşın da hayırlı olsun.:birthday_cake: Büyük bir cesaret gösterip uzun bir yola çıktın. Bunu da atlatırsın. Çok mutlu olacağınız bir ev sizi bekliyordur. Tüm bunlar ondandır.


  • birisi, waterman, bdiler61, Erkan Gürsoy, A.Samoglu, meli, denizci10 iyi dilekleriniz için teşekkür ederim. ahsen hanım size de geçmiş olsun. memleketten bu kadar uzakta evim diyebileceğiniz yerin sürekli değişmesinin ne kadar yıpratıcı olabileceğini bunu yaşayanlar bilir. 4 kez bavul toplayıp açmak, bir yere ait olmayı isterken orayı bırakıp başka yere uyum sağlamak kolay değil. ama bunlara doğum sancısı diyelim, sonunda umut doğacak.


  • @Alper-Bayram Alper bey bütün yazılarınızı keyifle okuyorum, devamını da merakla bekliyorum. Yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum ve bizim de deneyimlerimizi yazacağımız günlerin hayalini kuruyorum. Burada her gün yeni bir olay, yeni bir hayal kırıklığı yaşıyoruz maalesef. 2 çocuğumuzla akşam bir araya gelince anca keyfimiz yerine geliyor. Umarım en kısa zamanda bizler de oralara ayak basmış oluruz...


  • @ahsenaydgdu Ahsencim çok üzücü bu yaşadıkların, umarım en kısa sürede çözüme kavuşur bütün sorunlar. Bir de şu 'dağına göre kar' olayı var ya tam sizin bu durumunuza uygun. Sizin bunun da altından kalkacağınıza inancım tam, sen de kendine güvenini kaybetme lütfen.
    Bu arada geçmiş doğumgünün kutlu olsun, bir sonraki doğumgününde bu yazdıklarını gülerek anımsarsın umarım:folded_hands_light_skin_tone:

  • ⭐⭐

    @ahsenaydgdu ahsencim üzüldüm yaşadıklarına yıpratıcı ama az kaldı yavaştan kredi puanın oluşuyor içine sinen kendi yuvanı kuracaksın


Benzer Başlıklar

  • 2 Oy
    7 İleti
    435 Bakış
    SharmS
    @bilge https://www.uscis.gov/citizenship/civic-integration/settling-in-the-us
  • ABD DE TASARIMCI OLMAK

    Kilitli Taşındı Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
    2
    0 Oy
    2 İleti
    326 Bakış
    crazycellsC
    Sorularinizi uygun bolumlerde sormalisiniz, ayrica buyuk harf kullanmadan yazmaniz daha uygun olur. Maalesef bu sekilde toplama basliklara izin vermiyoruz, sorunuz hangi konu ile ilgiliyse o bolumdeki uygun basliklara sorularinizi sorabilirsiniz. Mesleklerle ilgili sorulariniz icin su bolumu inceleyebilirsiniz: https://yesilkartforum.com/forum/category/6/i̇ş-alanları-ve-meslekler Lise ve diger kademelerdeki egitimler icin su bolumu: https://yesilkartforum.com/forum/category/15/eğitim New York ve ABD'de yasam maliyetleri ile ilgili olarak da su basliklari: https://yesilkartforum.com/forum/category/17/new-york https://yesilkartforum.com/forum/topic/393/amerika-da-yaşayanlardan-yaşam-maliyeti-örnekleri
  • ABD'deki sinekler, böcekler ve diğer haşereler

    Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
    97
    1
    0 Oy
    97 İleti
    5k Bakış
    goodluckG
    4 civciv aldik artik bogazlattirma simdi bana 😀 kaderimizde varmis napalim
  • ABD'de komşularla yaşanan sorunlar ve çözümleri

    Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
    18
    4 Oy
    18 İleti
    4k Bakış
    D
    @WithNaz Merhaba, bu tur durumlarda chatgpt'ten yardim alabilirsiniz. Sizin mesajinizi Chatgpt'ye yazdigimda asagidaki gibi bir cevap verdi. Bir de gorusme esnasinda neler denilebilir onu sormustum. O cevabi da en altta ekledim. Siz biraz daha detay belirtip daha ozellestirilmis bir bilgi alabilirsiniz. Ornegin hangi eyalet/sehir bilgisi oldugu eklenirse belki o kisimla ilgili yasal bilgileri dahil edebilir. Ornegin 3 yildir oturdugunuzu ve ilk 2 yil hic gurultu ile ilgili sikayet almadiginizi belirtmissiniz, bunu ustune basa basa soylemenizde fayda olabilir. Bir de eger baska bir daireye gecme durumu soz konusu olursa tasinma masraflari, depozito, ve yeni dairenin kira sartlari konusunu mutlaka konusun. Belki de siz 3 yildir oturdugunuz icin, diger komsunun tasinmasi daha dogru olur. Bunu da nasil konusulmasi gerektigini yine chatgpt ile sorulabilir. Pek caninizi sikmayin. Evlerin bu sekilde ahsap olmasindan dolayi ses problemi cok yasandigini tahmin ediyorum. Leasing ofisi, bu tur bir durumla ilk defa karsilasmiyordur. Bu arada komsunuzun kira yenileme donemi geldi ise sirf pazarlik amaciyla ust katimizdakiler cok gurultulu vs diye sizlanip kira artisini engellemek icin bahane yaratmak istiyor bile olabilirler. Merhaba, yaşadığınız durum gerçekten oldukça stresli ve zorlayıcı olabilir. Hem kendi huzurunuz hem de kiracılık ilişkisini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek adına, haklarınızı savunmak önemli. Bu tarz sorunlarla karşılaşan birinin nasıl bir yol izleyebileceğini aşağıda özetlemeye çalıştım. Hakkınızı Savunmak İçin Belgeler: İlk olarak, alt komşunuzun mangal yaptığına dair kaydınız oldukça önemli. Bu, sizin haklı olduğunuz bir durumu ispat etmek için kullanabileceğiniz güçlü bir delil olabilir. Ayrıca, komşuların çocuklarının sabaha kadar ağlaması ve gürültülü aktiviteler hakkında da elinizde bir kayıt ya da tanık olabilir. Gerekirse, ses kaydı almak veya videolar çekmek de faydalı olabilir. Kiracı Olarak Sizin Sorumluluğunuz: Kontratta yer alan kurallara dikkat edin. Eğer sessizliğe dair belirli kurallar varsa, bunları ihlal etmiyor olduğunuzu kanıtlamak, savunmanızı güçlendirecektir. Örneğin, çamaşır bulaşık makinesinin saatine özen göstermeniz, olabildiğince gürültüsüz olmaya çalışmanız, komşularınızın rahatını bozmadığınızı kanıtlar. Leasing Ofisiyle Görüşme: Görüşmeye giderken, sakin ve olabildiğince yapıcı bir dil kullanmaya özen gösterin. Hakkınızı savunmanız gerektiği kadar, komşularla olan ilişkinizi daha fazla gerilmemek adına da ortak bir çözüm bulmaya çalışın. Leasing ofisine, rahatsızlıklarınızın karşılıklı olduğunu belirtebilir ve her iki tarafın da uyması gereken kuralların olduğu bir çözüm önerisi sunabilirsiniz. Komşuluk ilişkilerini koruma adına, mümkünse komşularınızla bir araya gelerek konuşmak da çözüm olabilir. Hangi seslerin rahatsızlık yaratabileceğini karşılıklı olarak netleştirip, anlaşmaya varabilirsiniz. Yasal Haklar: Eğer bu konuda herhangi bir haksız muamele veya ayrımcılığa uğradığınızı hissediyorsanız, bir avukattan profesyonel destek almanız faydalı olabilir. Bazı devletlerde kiracının korunması adına yasalar oldukça güçlüdür. Leasing ofisin size sözleşme feshi gibi bir tehditte bulunması da, sizin yasal haklarınızı göz ardı eden bir davranış olabilir. Bu durumda, yerel kiracı haklarıyla ilgili araştırma yapmak veya avukatla görüşmek önemli olabilir. Sosyal Medya veya Forumlar: Amerika'da benzer durumlarla karşılaşan kişilerin yaşadığı deneyimlerini ve çözüm önerilerini içeren forumlar ve sosyal medya grupları da size fikir verebilir. Unutmayın, bu süreçte soğukkanlı ve sakin kalmanız, çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemeniz her iki tarafla da daha sağlıklı bir iletişim kurmanıza yardımcı olacaktır. Umarım bu konuda bir çözüm bulabilir ve rahatsız edici durumdan kurtulabilirsiniz. Başarılar dilerim! leasing ofisiyle görüşmede söylemek isteyebileceğiniz maddeleri aşağıda, sanki konuşuyormuş gibi madde madde İngilizce olarak yazdım: Introduction & Acknowledging the Situation "Hello, I want to start by saying that we are very sorry for any inconvenience caused. We have always tried our best to be respectful and considerate to our neighbors and we never intended to disturb anyone." Clarifying Our Efforts to Be Quiet "We have been doing our best to maintain quiet hours. For example, we do not use the dishwasher or washing machine after a certain hour and we are always cautious when walking around because of the noise from the hardwood floors." Mentioning the Noise from the Neighbor Below "However, we would like to point out that we have also been affected by noise from the apartment below. For instance, their children cry loudly late into the night, which can be quite disturbing. We've never made a complaint about this, but it has been a continuous issue." Evidence of the Situation "We also have evidence of some issues from the neighbor below, such as them using a grill on the balcony, which is against the building's rules. I recorded a video of the smoke coming into our apartment because it was disturbing, and we want to make sure we follow all the rules as well." Expressing Willingness to Find a Solution "We understand the importance of being considerate in a shared living space, and we are open to finding a solution that works for everyone. We would like to make sure that the rules are applied fairly and that both sides can coexist peacefully." Seeking Assistance or a Fair Resolution "We would appreciate your help in resolving this issue, and we hope that we can all follow the building’s guidelines to avoid any further disturbances. We are also open to moving to a different apartment if that would be a possible solution." Ending on a Positive Note "Again, we sincerely apologize for any trouble we may have caused. Our goal is to maintain a peaceful environment for everyone and we hope to find a fair and balanced resolution."
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

14

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.7k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum