Forumun En Beğenilen İletileri

Üyelik oluşturma ve foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
  • RE: DV2022 Mülakat Deneyimleri

    25 Mayıs 2022 sabahı İstanbul'dan Ankara'ya doğru eşimle beraber yola çıktık. Yolda geze dolana yavaş yavaş gidiyorduk. Bolu'da alışveriş ve yemek için durduğumuzda kalacağımız otel için rezervasyon yaptık. UK Ankara Hotel. Çift kişi için geceliği 550 TL. Bolu'daki son molamızdan sonra yola çıkıp durmadan Ankara'ya vardık. Otel büyük, eskiden Seğmen Otel'miş, yenilenmiş ve isim değiştirmiş. Elçiliğe yürüme mesafinde. Odaları güzel, temiz. Otele girişimizi yaptık ve eşim banka dökümü almak için bankaya gitti. Birikimimiz benim hesabımdaydı ama asıl talihli eşim olduğu için ısrarla banka hesap dökümü almak konusunda diretti. O hesap dökümü alırken ben bir duş aldım ve fotoğraf çekimi için hazırlandım. Eşim geldikten sonra bir fotoğrafçıya gittik ve 2 kişi 4er fotoğraf çektirdik. 60+60 120 TL. Eğer mail olarak da istiyorsanız fotoğraf başı +10 TL ücreti varmış. Fotoğrafçıdan çıkıp yemeğe gittik ve döndüğümüzde fotoğraflarımız hazırdı, teslim aldık. 2 fotoğraf için yaklaşık yarım saat sürer baskısı demişti, biz 1 saat sonra gittik. Akşamı otel odasında dinlenerek geçirdik ve mülakata birkaç saat kala uyuduk. Her ne kadar sürekli uyanıp saate baksam da dinlendim yine de 🙂

    26 Mayıs 2022 Mülakat Günü

    Sabah kalktım, eşimi uyandırdım. Bir müddet hazır olmasını bekledikten sonra 7buçuğa doğru otelde kahvaltı için üst kata çıktık. Gayet sakin bir şekilde kahvaltı yapıyorduk. Bir yandan eşime hazır mısın, heyecanlı mısın diye soruyordum. Hayır diyordu ama sürekli onu sorarlarsa ne derim bunu sorarlarsa ne derim diye soruyordu 🙂 Odadan 8'de çıktık. Daha biraz ilerlemiştik ki fotoğrafların odada kaldığını anladım. Eşim geri döndü, fotoğrafları aldı. Arabanın anahtarını da odaya bırakacaktı ama unutup yanına almış. Yanımızda evraklar, eşimin cüzdanı, otel odasının kartı ve araba anahtarından başka bir şey yoktu. Hatta ben kimlik bile almamıştım yanıma 🙂
    Yolu biraz ilerlemiştik ki ruhsatı da almadığımız geldi aklıma. Araç değerlemeleri yanımızdaydı ama ruhsat yoktu 🙂 Ben zaten elbet bir evrak unutacağımızı biliyordum ama neyse dedim, önemli değil zaten ruhsat, hesaptaki paranın yeterli olacağını düşünüyordum.

    08.17'de elçiliğin önünde sıradaydık. Önümüzde biraz heyecanlı bir hanımefendi ve 2 çocuğu vardı. Kadın sürekli bir şeyler unutup Kaktüs kafeye koşup geliyordu 🙂 Onlar sıranın en önüne geldiğinde kadının elinde siyah bir poşet ve içerisinde çocukları için yiyecekler vardı. Güvenlik poşeti görünce onu içeri sokamazsınız dedi. Kadın tekrar kaktüs kafeye doğru koştu ve geri dönüş yolunda güvenlik bizi çağırdı. Bize, siz gelin onlar hazır değilse dedi. Ben de yok hanımefendi geldi zaten dedim. Ve önden onlar girdi. Onların pasaport kontrolleri yapılırken yabancı bir beyefendi geldi. Sanırım daha önce sıradaymış ve bir eksik için geri göndermişler. Güvenlik kendisini biraz sonra alacağını söyledi. Kadın ve çocuklarından sonra bizi değil, o beyefendiyi çağırdı. Onunla da işi bittikten sonra bizi çağırdı.

    Güvenliğe pasaportlarımızı verdik ve covid formu doldurduk. 1 form doldurmamızın yeterli olduğunu söylediler. Forma yazmak için saati sorduğumda 08.30 olduğunu söyledi güvenlik. X-ray cihazından geçerken üzerimizde hiçbir eşya olmamasını istediler ama bende kolye küpe vardı, sorun olmadı. Eşimin gözlüğünü bile çıkarttırdılar 😅 X-rayden geçerken eşimin cüzdanını görmek istediklerini çünkü içinde bir şey olduğunu söylediler. Arabanın kartı olduğunu gösterdik. A tamam o zaman dediler. O meşhur ağır kapıya doğru uzandığımda anladım ne kadar ağır olduğunu ve güvenlik aynı anda uyardı kapı ağırdır diye. Eşim açtı kapıyı. Kapı, koridor dedikleri dış alana doğru açılıyor. Koridordan yürüyüp mülakat bölümüne geçtik ve o kapı da yine ağır ve dışa doğru açılıyor. Oradaki deskte pasaportlarımızı istediler yeniden, 2 adet güncel fotoğrafımız olup olmadığını sordular var dedik. Ve bize sıra numarası verildi. 0222 🙂

    Eşim ve ben sıra numarasını gördükten sonra bugün çok şanslı olduğumuzu anlamıştık. Çünkü 0 ve 2'ler bizdik... Biz evlenmeye Eskişehir'deyken (alan kodu 222) karar vermiştik ve orada da eğlenmeye 222'ye gitmiştik. Her ne kadar düğün daha geç olsa da, ben resmi tarihimiz özel tarih olsun istediğim için 02.02.2020'de nikah yapmıştık. 02.02.2022'deki 2. yıl dönümümüzü kutlarken Ankara'nın 466 mülakat vermesiyle mülakata Ankara'da girmeye karar vermiştik. 2022 talihlisi idik ve mülakat sıra numaramız da 0222'ydi.

    Mülakat salonu doluydu. 23 sandalye vardı ve oturacak yer yoktu. Salonun köşesine, klimanın yanına geçtik ve ayakta bekleyerek insanları izlemeye başladık. Hem mülakat yapılan bankolar, hem para alınan banko, hem de evrak teslim edilen bankolar görüş açımızdaydı. Herkesi gözlemliyordum. Özellikle 5 numaralı mülakat bankosunun sesi çok yüksekti. Mülakatı yapan kişinin ne dediğini çok net duyabiliyordum. Herkes onaylanıyordu. Biz ise mülakat ücretinin ödesi için 7 numaralı bankoda numaramızın yanmasını bekliyorduk. Eşime heyecanlı olup olmadığını tekrar sordum. Aslında heyecanlıydım ama numaramızı gördükten sonra heyecan kalmadı, versinler vizemizi gidelim dedi 🙂 5 numaralı bankodan soruları ve onayları duydukça da rahatladığını düşünüyorum. Çünkü kısa sürüyordu ve rahattı mülakatlar.

    Bizden önce girmiş yabancı bey 221 numarası ile 7 numaralı bankoda ücretini öderken, bizim numaramız 11 numaralı bankoda yanınca biraz şaşırdım. Tam ödeme sırası bize gelecek diye beklerken önce evrak teslimi için çağırmışlardı. Evrakları kişi kişi ayırarak dizmiştim ama evrakları teslim alan beyefendi kişi kişi ayırmadan istedi.

    +Önce geçerli pasaportlarınızı verin.
    Verdik.
    +ABD vizesi olan pasaport var mı?
    -Evet benim var.
    +Tamam onu da verin.
    Verdik.
    +Nufüs kayıt örneklerinizi ve adli sicil kayıtlarınızı verin.
    Verdik.
    +Evlilik cüzdanınız ve fotokolerini verin.
    -Biz fotokopi çektirmemiştik.
    +1 tane de mi yok?
    -Yok hiç çektirmedik fotokopi.
    +Neyse tamam. Hallederim ben.
    Evlilik cüzdanını da verdik.
    +Şimdi asıl talihlinin orijinal diplomasını ve fotokopisini verin.
    Verdik.
    -Benimkine gerek yok mu?
    +Yok.
    +Mali evraklarınızı verin.
    Benim üzerime olan Eskişehir'deki evin tapusunu ve benim banka hesabımı (yaklaşık 50bin dolar karşılığı TL, döviz ve altın) uzattım. Eşimin hesap dökümünü arıyordum.
    +Bunlar yeterli.
    -Ama asıl talihlinin hesabı değil o.
    +Tamam bunlar yeterli zaten, başka gerek yok.
    (Hatta tapuyu da geri verecekti ama emin olamadı, vermedi geri)
    +Sağlık raporlarınızı da verin.
    Verdik.
    +2şer tane de güncel fotoğraf verin.
    Verdik.
    +Maskenizi indirir misiniz?
    -İndirdim.
    +Tamam başka bir şeye gerek yok.
    -Teşekkürler.

    Köşemize geçip tekrar 7 numaralı bankoyu beklemeye başladık. Bu arada eşime, aslında önce evrakları vermemiz daha iyi oldu, bize sıra daha erken gelir böyle çünkü evrakları içeride işlemeye başladılar bile dedim.
    Telegram grubundan bir beyefendi ve ailesi ile tanışıp muhabbet ettik o arada. Biraz heyecanlılardı. Aslında heyecanlanacak bir şey yok diyordum ki 7 numaralı bankoda numaramız yandı. Kişi başı 330 dolar nakit verdik. Ve anlamsız şekilde uzun sürdü bu parayı ödemek. Sanırım sistem biraz ağır işliyor. Hatta o ara eşime, mülakat bile bu kadar uzun sürmeyecek 🙂 dedim. Ödemeyi yaptıktan sonra muhabbete geri döndük 🙂
    Heyecanlanacak bir şey yok, 5 numaralı bankonun sesi çok açık zaten, herkesi onaylıyorlar dedim 🙂 Bizim ruhsatı unuttuğumuzu söyledim ve o da unutmuş. Sorun olmaz, hesabınızda yeterli para var zaten dedim 🙂 Harita mühendisiymiş kendisi. Kolayca iş bulursunuz merak etmeyin dedim. Bizim Mayıs submitliler olarak bu senenin şanslı kısmı olduğumuzdan ama geride kalanlar için de üzüldüğümüzden bahsettik biraz.

    Bu arada salon boşalmış, oturacak yerler çokça vardı. Bir görevli yanımıza gelip lütfen boş sandalyelere oturun diye bizi uyardı. Oturduktan kısa süre sonra, önce tanıştığımız ailenin evrakları için ışık yandı, daha sonra da bizim için 5 numaralı bankoda mülakat ışığı yandı. Bu kadar çabuk beklemiyordum. Bizden önce içeri giren 2 çocuklu hanımefendi bile hala bekliyordu oysa 🙂

    Biz eşimle yanyana dururken hep ben solda dururum o sağda durur. Bankoya gittiğimizde de öyle durduk. Sanırım bu yüzden olsa gerek, bankodaki görevli bey soruları genelde bana bakarak sordu ama eşim asıl talihli olduğu için ben onun cevap vermesini bekledim.

    Günaydın hoşgeldiniz nasılsınız? dedikten sonra, öncelikle sağ elimizi kaldırarak söylediklerimizin doğruluğuna dair yemin etmemizi istedi. Eşim yemin ediyorum dedi ben yemin ediyoruz dedim ve yemin ediyorum diye düzelttim daha sonra 😅 Önce eşimin parmak izlerini sonra benim parmak izlerimi aldı.

    Nereye yerleşmeyi düşünüyorsunuz? dedi.
    Florida dedik ikimiz de aynı anda.
    Ooo Florida çok güzel. Neden oraya gitmeyi düşünüyorsunuz? dedi.
    Ben eşime baktım. Eşim de turizm sektöründe olduğum için dedi ve sonra aynı anda yine maliyet avantajı dedik.
    Orada tanıdığınız, akrabanız, arkadaşınız veya o tarz biri var mı? diye sordu.
    Yok dedik.
    Daha önce Amerika'ya gittiniz mi? dedi.
    Eşim hayır dedi. Ben evet dedim.
    Turizm mi? Dedi.
    Evet, turist olarak gitmiştim dedim.
    Eşime dönüp bir anda "Do you speak English?" diye sordu ve eşim de "So so" diye cevap verince güldü.
    Merak etmeyin oraya gidince çok hızlı öğrenirsiniz dedi.
    Umarım bir an önce gideriz dedim.
    Tebrikler, vizenizi onaylıyorum dedi.
    Teşekkürler dedik.
    Pasaportumu ve turist vizemi göstererek artık bunu iptal ediyorum dedi ve turist vizeme iptal damgasını bastı.
    Lisans diplomasının orijinalini, evlilik cüzdanını ve iptal vizeli eski pasaportumu geri verdi.
    Bir de bizim tapu vardı dedim. Çok anlamadı gibi. Resimli bir şey dedim.
    Mali evrakların arasından tapuyu epey aradı. Sonra buldu. Tapuyu da ve nedense imza sirkülerini de geri verdi. Bunlara gerek yok mu dedim. Yok dedi.
    Pasaportlarınız 3 ila 5 gün içerisinde PTT'ye verilecek dedi.
    Tekrar teşekkür ettik ve oradan ayrılıp daha önce dikilerek beklediğimiz yere gittik, evrakları dosyaya geri koymak maksadıyla. Oraya gittiğimiz gibi salondaki görevli peşimizden geldi ve sizin mülakatınız bitti di mi diyerek bize kapıyı gösterdi 😅
    Bu arada muhabbet ettiğimiz aileye bakmak için tekrar salonu kestim ama aile hala evrak vermekle meşguldü sanırım çünkü onları göremedim. Gerçekten evrak teslimi mülakattan daha uzun sürüyor 🙂

    Mülakatı hangi dilde yapmak istediğimiz sorulmadı. Ben işsiz olmama rağmen paranın kaynağı sorulmadı. Güncel olarak burada ne iş yaptığımız sorulmadı. Orada ne iş yapacağımız sorulmadı. Mülakatta bana az, eşime çok soru gelmesini bekliyordum ama cevapları hep ben versem de sanki bir sorun olmazdı çünkü solda ben olduğum için genel olarak bana bakarak sormuştu soruları, sen asıl talihli değilsin, neden atlıyorsun demezdi herhalde. Ayrıca, mülakat başlarken maskem tam takılıydı ama evrak alırken maskemi indirip suratımı görmek istediği aklıma gelince, yeminden sonra parmak izi verirken maskeyi indirdim. Salonda da birçok kişi maskesi yarım takılı duruyordu. Hiç uyarıldıklarını da duymadım. Sanki yavaş yavaş önlemleri gevşetiyor gibiler.

    Otele dönüp odaya çıktığımızda saat 9.49 idi. Ben öğlen olmuştur diyordum. Halbuki her şey 1.5 saat bile sürmeden olup bitmişti.

    İnişli çıkışlı bir 2 yılın sonunda "Tebrikler vizenizi onaylıyorum" cümlesini duymak kadar rahatlatıcı bir şey yok. Yine de vize basılı pasaportu görene kadar tam anlamıyla da rahat edemeyeceğim gibi. Aman bir sıkıntı çıkmasın artık diyorum. Kendim adına rahatlamış olmak güzel bir şey ama bir yandan aklım hala geride kalanlarda...

    posted in Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci
  • ABD'ye Gitmeden Önce ve Gittikten Sonra Yapılacaklar

    Forum uyelerimiz tarafindan olusturulan ABD'deki yasama hazirlik ve giris niteliginde bir tavsiye konusudur. Listede farkettiginiz eksiklikleri yorum olarak belirtmekten cekinmeyin. Periyodik olarak yorumlardaki uyarilari listeye ekleyecegim. Her ne kadar liste gocmen vize ozelinde hazirlanmis olsa da gocmen olmayan kisiler de katki yapabilir ya da listeden yararlanabilirler.

    Liste hakkinda soru, oneri, ekleme veya diger yorumlariniz icin bu konuyu kullanabilirsiniz!

    ABD'ye Gitmeden Önce ABD'ye Gittikten Sonra
    Gocmenler icin USCIS Immigrant Fee Ödemesi (konu linki) SSN beklemek istemeyenler için SSA Office'te başvuru(konu linki)
    Yine gocmenler icin sarı zarf, pasaport, röntgen CDsi ve aşı belgeleri (konu linki) Banka hesabı açmak (Hesap işletim ücretine dikkat)(konu linki) ve bir cek defteri almak
    Eğitim için mezuniyet belgeleri, transkriptler, referans mektupları ile tasdikli kopya ve tercümeleri (ayrıca taratıp PDF haline getirerek saklanması) Forumda tartisilan konularda foruma geri donus yapip cevap bekleyen ya da durumunuzu takip eden arkadaslari konular hakkinda bilgilendirmek ya da durumunuzu guncellemek (forum linki)
    Yıllık aidatı olan kredi kartlarının aidatsızları ile değiştirilmesi (ayrica tarihi gececeklerin guncel kartlarla degistirilmesi) Her yilin Nisan ortasina kadar, bir onceki yilin vergi bildirimini yapmak (ozellikle IRS'e federal vergi bildirimi yapmak)
    Halledilebilecek sağlık sorunlarını halletme. (Diş,göz vs) SSN geldikten sonra ehliyet basvurusu yapmak (konu linki)
    Seyahat Sağlık Sigortası (Poliçe şartlarına iyi bakılarak) Telefon hatti satin almak (konu linki)
    Faturalı telefon hatlarının faturasıza dönüştürülmesi ABD icin Faydali Siteler Rehberini Incelemek (konu linki1 konu linki2)
    Abonelik iptalleri (Elektrik, su, digiturk vs.) 18-25 yas arasi gocmen erkekler icin askerlik (SSS) basvurusu (konu linki)
    Vakumlu saklama poşeti alınması (Valizlerde çok yer açıyor) T.C. Konsoloslugunda adres beyani yapmak (konu linki)
    Priz dönüştürücü Kredi gecmisine dikkat etmek (konu linki)
    Evlilik Cuzdani (varsa cocuklari cuzdana yazdirin) ABD vatandasi olana kadar USCIS'i adres degisikliklerinizden haberder etmek
    Pasaportun kaybolma ihtimaline karşı ilk sayfası ve vize sayfası fotokopileri
    Vekalet vermek (ev, araba vb seyler icin)
    Araç kiralama ve çıktıları
    Bavul Hazirlama (konu linki)
    Ucak bileti almak(konu linki)
    Banker Bilo'yu izlemek (post linki)
    Turkiye'den gelecek gelirlerin ulasilabilecegi bir banka hesabina aktarilmasi (konu linki)
    Sayin @Sharm 'in konunun ikinci sayfasindaki listesi Sayin @Sharm 'in konunun ikinci sayfasindaki listesi

    Ayrica lutfen bu konudaki butun yorumlari ve tavsiyeleri de okuyun, bazi bilgiler cok uzun oldugundan hepsini cizelgeye tasiyamadim.

    posted in Yolculuk
  • Amerika'da ikinci el araba almak

    Teknik anlamda, çok derine inmeden yapılabilecek bazı kontrolleri yazacağım. Aklıma geldikçe bu mesajı update ederim. Teknik konu dışıda kalan resmi süreçler, sigorta vs gibi noktalarıda tecrübeli arkadaşlar (uzun süre orada yaşamış olan) açıklarlarsa çok faydalı bir konu olur sanırım. Konularda bulamadım benzer bir başlık, var ise silip orası ile birleştirebiliriz.



    Eğer ekspertiz yapma gibi bir durumunuz yok ise şu basit işlemlere dikkat ettiğiniz takdirde sorun yaratabilecek bir araç alma riskini baya bir indirebilirsiniz.

    1. Mümkünse aracın yanına siz gidin ve soğuk iken ilk çalıştıran siz olmaya çalışın. Çalıştırmadan önce yağ çubuğunu çekip bir bezle silip, tekrar yuvasına takıp çıkartın ve seviyesine bakın Low ve High diye işaret olur. Yağ yeni değişmemiş ise Low'a yaklaşması normaldir. Bu durumda aracın motor civarında, altında yağ kaçağı var mı ona bakın. Aşırı değilse çok sorun teşkil etmez.

    2. Aracın suyunu kontrol edin. Eksiklik var mı ona bakın. Birde soğutma sıvısında pas var mı, onu kesinlikle kontrol edim. Bazı arabalarda mavi bazılarında ise kırmızı antifriz kullanılır. Su çok paslı ise bu bir risktir.

    3. Rutin bir şekilde aracı çalıştırdıktan sonra bir süre aracı aracı dinleyin. Acayip bir ses gelip gelmediğini kontrol edin. İlk çalıştırma sonrası gaza basmayın, araç kendi halinde çalışsın. Egzozdan aşırı bir beyaz duman çıkıyor mu, ona bakın. Soğuk yerlerde beyaz buhar çıkması normal ama yoğun yağ veya yakıt kokusu gelen bir duman geliyorsa egzozdan bu bir sorundur. Tamirle uğraşamayan birisi iseniz, bütçeyi yükseltip daha yeni bir araç bakın

    4. Bir kişi aracın başına geçerek boşta iken 5-6 bin devire kadar gaza basıp 4-5 saniye basılı tutup bir anda ayağını çeksin. Siz bu esnada egzoz tarafında olun ve mavi yada çok yoğun beyaz duman atıp atmadığına bakın. Gazdan çekince bir miktar beyaz duman normal. Mavi (bazıları kara duman der) duman atıyorsa araç yağ yakıyordur...

    5. Sıra geldi şanzımana... Şanzıman kapalı kutudur. Araç ile yürümeden önce Parktan Geriye, geriden boşa, boştan D'ye, D'den direk Geriye gibi vites kolunu çekip vites geçişlerini kontrol edin. Aşırı bir vurma hissediliyormu. İleriye yada geriye küt diye vuruyor ise bu bir dezavantajdır.

    6. Araç bir miktar ısındıktan sonra şanzıman çubuğunu çekip yağ miktarına bakın. Olması gereken yerde ise yağ kısmında sorun yoktur.

      Sonra normal teste çıkın. Aracı öncelikle normal sürün, vites geçişlerinde aşırı bir vurma var mı, kontrol edin. Daha sonra (yol var ise) Gaza daha fazla yüklenip 1-2-3. viteslerde 5bin devir civarında vites değiştirecek şekilde yüklenin. Araç vites değiştirirken bir kararsızlık yaşıyor mu, yoksa rutin bir şekilde bir üst vitese geçior mu, kontrol edin...

    7. Bu kontroller bittikten sonra herhangi bir arıza ışığı yanıyor mu ona bakın. Klimayı kontrol edin. Gazı bitmiş lafına inanmayın, soğutmuyorsa klima masrafı çıkma ihitmaline karşı pazarlığınızı yapın. Tüm camların çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Kornayı kontrol edin.

    8. Lastiklerini kontrol edin, aşınmış ise çingene pazarlığı yapabilirsiniz. Camı kontrol edin. Bazı eyaletlerde cam çatlak olursa ehliyet sınavına almıyorlar aracı (IOWA'da öyle demişlerdi ve farklı araçla gidiyordu tanıdıklar mecburen)




    Not: Bu yazdıklarım klasik otomatik şanzımana sahip, benzinli 4 yada 5 ileri, ikinci el araçlar baz alınarak yazıldı. Yeni araçlarda farklı şanzıman şekilleri ve motorları olsada bir çoğumuz ilk gidişle 5bin dolara kadar bir araba almayı planlıyoruz yada bir süre sonra böyle bir ikinci araca ihtiyacımız olacak.


    İkinci elde mümkün olduğunca temiz arac secmeye calisin. Mazda, Honda, Toyota gibi araclar daha basit ve ariza riski daha az gibi olsa da, ikinci elde fiyatlari bazen yuksek olabiliyor ve bakimsizlari can yakar... Buna ragmen, bakimli Alman, Amerikan yada diger mensei araclarda da sorun yasanmaz...

    posted in Ehliyet ve Araba
  • RE: Amerika'da Tır Şoförlüğü?

    Selamlar. Ben box truck soforlugu yapiyorum. Fakat semi truck soforlugu yapan arkadaslarim var. Ben de bu isi yapmayi dusunuyorum ileride. Size detayli bilgiler vereyim. A dan z ye yapilacaklari vs anlatmaya calisayim.

    Commercial driver's licence (CDL)
    Bu licence in 3 cesidi var. A B C olarak.
    A: semi truck (turkiyede tir dedigimiz onde cekici arkada trailer olan) kullanabilmek icin buna ihtiyacimiz var. Cekicinin agirligi 26000 pound dan fazla ve trailer in agirligi da 10000 pound dan fazla ise bu class a ihtiyac duyariz.

    B: bu da straight truck (kamyon) dumb truck ya da cekicisi 26000 pounddan, traileri da 10000 pounddan hafif kombine araclar icin gerekli. Yollarda goruyorum. Bildigimiz pickup kamyonetlerin arkasina trailer baglayip araba cekenler falan oluyor. Tahminen bunlar icin gerekli. (Kesin bilgi degil bilen dogrularsa seviniriz)

    C: bu da 26000 altindaki araclar icin. Bununla 16dan fazla yolcu tasiyabiliyorsunuz. Otobus icin diyebiliriz.

    CDL nasil alinir?
    CDL gereksinimleri eyaletten eyalete degisiklik gosterebiliyor. Ornegin floridada normal surucu belgenizi aldiginiz anda CDL icin sinava girebiliyorsunuz. Rode island eyaleti 2 senelik normal ehliyet istiyor gibi. Bunun icin bulundugunuz yahut yasamayi planladiginiz eyalete bakmanizi oneririm. Genelde insanlarin floridaya gelip aldigina sahit oldum. Florida CDL okullarinin cenneti desem yeridir. 🙂

    Once yazili sinavlari gecmeniz lazim.

    General knowledge
    Air brake
    Combined vehicle

    Bu uc endorsement CDL class A icin minimum girmeniz gereken sinavlar. Bunun disinda eger tehlikeli madde tasiyacaksaniz HAZMAT (HAZardous MATerials) ya da ham petrol cekecekseniz tanks de almaniz lazim. Yapacaginiz ise gore bu endorsement leri tek seferde almanizda fayda var.

    Yazili sinavlari icin ingilizce almaniz gerekiyor. Baska dilde alamiyorsunuz. Tercuman da (floridada) verilmiyor. Bu sinava hazirlik icin google playde ve apple store da 'cdl prep' isminde bir uygulama var ucretsiz. Bunu onerebilirim. Birsuru uygulama var aslinda. Ben bunu kullaniyorum. Buradan calisip girebilirsiniz.

    Gelelim bu uc sinavi gectiniz. Size bir permit veriyorlar. Bu permit (CLP) ile yaninizda CDL olan biri olmak kaydiyla artik tir surebilirsiniz. Gecerliligi 180 gun. Bu zaman icinde road test almaniz lazim.

    Road test
    Road test de eyaletten eyalete hatta eyalet icinde sinav yerleri arasinda bile degisiklik gosterebiliyor. Pre trip inspection (surus oncesi kontrol) ve sonrasinda sinav yerinize gore cesitli parklar yapiyorsunuz.
    Bunlari anlatmam zor olacagi icin faydali videolar vermeyi uygun buldum.

    Pre trip inspection


    Parallel parking blind side (sag taraftan paralel park)

    Parallel parking driver's side

    Alley dock (turkcesini bilmiyorum ama depolara yanasirken kullaniliyor)

    Isin bu kisminda truck school devreye giriyor. Zorunlu mu? Hayir degil. Gitmekte fayda var mi? Tamamen size bagli.
    Eger bir tanidiginiz yoksa, cdl i aldiginizda isiniz hazir olmayacaksa gitmemeniz is bulma imkaninizi zora sokar. Buyuk firmalar truck schoola gitmeyen yeni suruculere is vermezler. Kendi arkadasiniz vardir yaninda calisacaksinizdir o zaman sikinti yok. Bazi firmalar belli bir sure isten cikmayacaginizi taahhut ederseniz sizi permitiniz ile ise alir. Egitiminizi verir, road testinizi gecer cdl inizi alirsiniz ve ise baslarsiniz. Bu firmalar cok buyuk paralar ile baslatmaz.

    Biraz da trailer cesitlerinden bahsedelim.

    Dryvan: kuru yuk tasinan trailerlar. Bununla tehlikeli madde de tasiniyor. Hazmat endorsement olmasi sarti ile.
    Reefer: bunlar da sogutmali trailerlar. Sebze meyve et vs tasinir. Truck stoplarda bunlar yaniniza park etmesin istersiniz. Gece boyunca car car car tir sesi duyarsiniz. Soforler tarafindan genelde nefret edilir 🙂
    Flatbed: arkasi acik trailerlarin duz olani. Bununla kapali kasalara sigmayacak yukler tasinabiliyor. Bunlarin zorlugu yukleri ayri ayri baglamaniz lazim. Yuke gore tarp denen brandalar sarmaniz lazim. Biraz daha mesakkatli is.
    Stepdeck: flatbed gibi acik. Fakat cekicinin lastiklerinin bitiminde yere daha yakin sekildedir. Avantaji flatbed in yukseklikten dolayi alamadigi yukleri alabilir. Ozellikle ny bolgesi icin alcak kopruler truckerlar icin ciddi problem. Bu sayede gecmek daha kolay.
    RGN: bu da stepdeck gibi fakat daha da yere yakin. Bildigim kadariyla yere en yakin trailer cesidi. Car hauler lar da baya yakin.
    Tanker: biliyosunuz 🙂
    Car hauler: bunlar degisiklik gosteriyor. Bir cekicinin de uzerine bir araba alabilenler var. Bir de normal cekicinin arkasina takilanlar var. Bunlar hakkinda detayli bilgim yok. Ama gecmiste yapan bir arkadasim var. Tavsiyesi uzak durun 🙂

    Biraz da isten bahsedelim.
    Local: kisa mesafe. Bu sekilde aksamlari evinizde olursunuz. Bence evli cocuklu bireyler icin en uygun secenek budur.
    Otr(over the road): bizim dilimizde uzun yol soforu. Uzun yol soforleri eve en erken 7 8 gunde gelir. Bu trucklar sleeper denen yatakli trucklardir. Lokal icin evli cocuklu bireyler dedim ama bunda da calisan evli cocuklu bireyler var. Tamamen tercih meselesi. Insanin evinden ailesinden ayri kalmasi zor is. Respect!
    Owner operator: firmalar kendi cekicisi olan suruculeri daha yuksek ucretlerle calistirir. Kendi isinizin patronu olmazsiniz da yari patron olursunuz diyelim. Bir muddet tecrube edinmeden yapilmasini onermem. Hele finance ile alacaksaniz truck dealerlar size zaten truck vermez tecrubesiz oldugunuzu gorduklerinde.

    Trucker's life
    Gelelim sofor hayatina. Lokal icin konusmayacagim. Fakat uzun yol soforlugu gercekten zor is. Gece gunduz yoldasiniz. Truck stoplarda ucretsiz dus imkani var. Laundry var. Tv izleyebileceginiz bir alan var. Fakat sosyal hayatinizdan ciddi feragat ediyorsunuz. Ben de uzun yol soforlugu yapiyorum. Genelde tasidigim yukler 900 1100 mil arasi. 16 17 saat en az surus surem 24 saat icinde. Tam uykum gelir yatarim 1 saatcik uyuyayim diye. tak dispatcher arar nerdesin lokasyon bildir. 🙂
    Tabi bu zorluklar hafta sonu gelip banka hesabiniza paycheck iniz yattiginda yerini rahatlamaya birakmiyor degil 🙂

    Kazanclari belirtmedim. Cunku cok degisken. Bu islerde haftada 1200 yapan da var 3000 5000 yapan da. Bu size bagli. Bi doktor bi muhendis degilseniz kendi isinizi yapmiyosaniz ya da kisaca ayda 4 5 bin kazanmiyorsaniz bu isi
    dusunebilirsiniz. Kalkip da bi yazilimciya gel trucker ol denmez.

    Bu arada ingilizceniz yoksa cdl almaniz cooookkk zor. Pre trip inspection da ingilizce sorulara maruz kalacaksiniz mufettis tarafindan.

    Unuttugum birsey kaldi mi bilmiyorum. Sormak istediginiz birsey olursa sorun. Ben bilmesem de trucker arkadaslara sorar ogreniriz 🙂
    Louisiana'dan sevgiler. 🙂

    posted in İş Alanları ve Meslekler
  • RE: Amerika'da Green Cardla Yaşayanların Tecrübeleri

    Merhaba Arkadaşlar,
    çok uzun bir aradan sonra sizlere Amerika’da yaşadığım 5 yılımdan çıkardığım derslere göre, bazı tavsiyelerde bulunacağım.
    Green card çekilişini 2014 yılında kazandım DS-260 formunu ilk gün gönderdim ve Nisan 2015’de vize mülakatına girdim. Mülakattımdan tam bir ay sonra Amerika’daydım. Amerika’ya bu kadar çabuk gelmemin
    sebebi; Amerika’ya göçmen olarak ilk gelen kişilerin, yaşadıkları sıkıntıları bir an önce yaşayıp, aşmak ve güzel hayatıma bir önce başlamak istememdi. Daha önce Amerika’da 2 sene yaşadığım için, mevcut bilgilerime güvenerek, kervan yolda düzülür mantığıyla, çıktım yola. Amerika’ya gelince yaşadığım ilk darbe, Türkiye’deyken tanıdıklar vasıtası ile tanıştığım, hatta telefonda görüştüğüm kişilerin, Amerika’ya gelince telefonlarıma bile çıkmamış olmasıdır. Hatta bir tanıdık vasıtasıyla görüşmeye gittiğim bir kişi, özetle bana “iş kurmak için paran var mı” dedi. Yok dedim, bunun üzerine, görüşmenin ortasında “benim bir işim var” dedi ve beni tanımadığım bir Türk araba tamircisi bırakıp, gitti 🙂 sağ olsun, araba tamircisi arkadaş elinden geldiğince bize tavsiyelerde bulunmaya çalıştı.
    Yalan yok, yardımcı olmaya çalışan bir iki kişi vardı ama hepi topu o kadar. Yanınızda ne kadar çok para getirirseniz, bir çok sorunun üstesinden o kadar çabuk gelirsiniz.
    Eğer yanınızda yeteri kadar para yoksa, SSN numaranız gelene kadar bekleyin, gelince, camında “help wanted” yazan bir yere girip ben iş istiyorum deyip, söze başlayın. Büyük olasılık, yarın gel başla diyeceklerdir. Yapacağınız iş, yer silmek, bulaşık yıkamak olsa da para paradır.
    İkinci yapılması gereken en önemli iş, DMV’ye gidip ehliyet almak olacaktır. Bazı DMV ofisleri immigrant visa ile başvurunuzu kabul ediyor, bazılarında bilgisiz elemanlar, maalesef illa Green card’ı görmek istiyor. Eğer sabahtan gidip kuyruğa girmiyorsanız, bulunduğunuz bölgeye göre online randevu almak istediğinizde 3 ay beklemeniz gerekebiliyor. Ben SF Bay Area’da yaşayan birisi olarak randevu bulamadığım için Sacramento’ya gitmiştim.
    Amerika’ya gelirken en çok sorulan sorulardan bir tanesi hangi, eyalete gideyim oluyor. Arkadaşlar, önceliğiniz Türklerin çok olduğu eyaletler değil, yaşam maliyetleri düşük ve mesleğinize uygun eyaletler hatta şehirler olsun.
    Zillow gibi uygulamalara girip, kira için ödenen paralara bakarak fikir sahibi olabilirsiniz. Teksas, Houston’da yaşam için 3 ayda harcadığınız para San Francisco’da 1 ayda biter.
    Eğer paranız az ise popüler şehirlerden ziyade, ucuz şehirlere odaklanın.
    Amerika’da belli başlı eyaletler hariç, çoğu eyalette ve şehirde toplu taşıma yoktur veya çok zayıftır. Dolayısıyla kendinize bir araba almanız gerekecek. Araba alırken, paranız sınırlıysa ucuz araba almaya odaklanın. Amerika’daki arabaların Türkiye’ye göre ucuz olması, sizi hep daha pahalı bir araba almak için dürtecektir. Amerika’ya yerleşmeye geldiniz o yüzden, ilk başta alacağınız 4000-5000$lık bir araba sizi uzun süre götürebilir. İşlerinizi yoluna koyduktan sonra kendinize sıfır bir araba alabilirsiniz. Ama benim size tavsiyem, sıfır bir araba almak yerine 3 yaşında düşük mili olan bir araba almanız çok daha mantıklı. Çünkü Amerika’da arabaların fiyatları yıllık olarak ortalama %15 civarı düşür. Yani 100.000$lık bir arabayı 3 yıl sonra yaklaşık 50.000$ ‘a alabilirsiniz. 3 yıl araba teknolojisi için çok eski değil, ayrıca sıfır araba aldığınızda aracınız fiyatı her 3 yılda bir yarı fiyatına düşecektir. Tabi bu verdiğim rakam modelden modele değişiklikler gösterebilir ama ortalama böyledir.
    Ben kendi Youtube kanalımda araba nasıl alınmalı diye video çektim, dilerseniz malkoç ömer kanalından bakabilirsiniz. Bu arada yeri gelmişken, size bir tavsiye vereyim, Amerika’ya gelince Youtube kanalı kurma planınız varsa, benim yaptığım gibi bilgi veren videolar çekmeyin izlenmiyor 🙂 goy goy yapın daha çok izleniyor. Ben ilk bu işe başladığımda bilgi veren Youtube kanalı hiç yoktu, bir açığı kapatmak için bu videoları çekmiştim, ama şimdi gırla var. Neyse, tecrübelerimize devam edelim.
    Ben Amerika’ya göçmen olarak ayak bastığımda 32 yaşındaydım. Bir insanın hayatında en çok üretken olabileceği kendini geliştirebileceği önemli bir yaş. Ancak almış olduğum yanlış kararlar hayatımın, bu en önemli çağını heba etti. Size tavsiyem siz, doğru kararları almak için bin düşün bir hareket edin.
    Ben nasılsa silikon vadisine geldim, burada yatırımcı çok diye bir mobil oyun şirketi kurmaya karar verdim. Ailemin de mali desteği ile bir şeyler yaptım ancak anladım ki yatırım almak, insanları paralarını vermeye ikna etmek, o kadar kolay bir şey değil. Amerika’da her şey ikili ilişkilere dayanıyor. İş bulmak, yatırım bulmak, yeni birileriyle tanışmak ve fırsatları yakalamak. Mümkün olduğunca çok kişiyle tanışın ve sosyal olmaya uğraşın ki yarın, hayatınıza yeni fırsatlar katabilesiniz.
    Benim burada yazdığım eski yazılara bakarak, psikolojimin yıllar içinde nasıl değiştiğini gözlemleyebilirsiniz. İlk geldiğimde, geldikten 1 ay sonra birkaç ay sonra tecrübelerimi aktardım. Şimdi işte 5 yıllın sonundayım ve yine sizlere tecrübelerimi aktarıyorum.
    Size samimi bir itirafta bulunayım, ben Amerika’ya gelmeyi çok istememe ve karşılaştığım tüm sıkıntılara göğüs germeye hazır olarak gelmeme rağmen, bu kadar çok sıkıntı çekeceğimi bilseydim, belki gelmekten vaz geçerdim. Hiç bir şey planladığım gibi olmadı. İlk yazılarımda bahsetmiştim galiba, “ilk sene zor geçer ama 3 seneye kadar düzeninizi oturtursunuz.” Hiç de öyle olmadı, hayat her geçen gün daha da zor olmaya başladı, tabi böyle olmasının altında yatan çok önemli 2 neden var.
    1- Amerika’nın en pahalı bölgesini seçmiş olmak
    2- Yanlış bir iş tercihinden dolayı, Uber/Lyft’de bağlı kalmak.
    Bugün keşke yeniden başlama şansım olsa, tabi sahip olduğum tecrübeler ile ama maalesef böyle bir şansım yok.
    Şunu unutmayın! Türkiye’de ki iş tecrübenizin burada bir kıymeti yok, uluslar arası firmalarda çalışıyorsanız, çalıştığınız firmanın Amerika ofisini ikna etmeniz daha kolay olabiliyor. Öyleyse yapmanız gereken önünüzde iki yol var, ya kendi işinizi kurmak ya da Amerika’da eğitim almak.
    Benim Amerika’dan MBA ım olmasına rağmen, sahip olduğum diplomaya uygun bir iş yapmak istemiyorum. Niye biliyor musunuz? Çünkü benim Amerika’da yaşamayı hayal ettiğim hayatı bana bu meslekler vermez. Ben de bunun üzerine Data Scientist olmaya karar verdim. İnternetten online dersler veren bir bootcamp alıp, eğitimi tamamlayıp bu konuda kendimi geliştirmek istiyorum. Bu alanı seçmemin nedeni, maaşlarının yüksek olması.
    Bootcamp; bilmeyenler için izah edeyim, Amerika’da bazı sektörlerde kalifiye eleman ihtiyacı o kadar yüksek ki üniversitelerden yetişen, gençlerin gelmesi veya yurt dışından çalışma vizesiyle yeni çalışanların gelmesi, sektörün ihtiyacı olan açığı kapatmaya yetmiyor. Bu yüzden bootcampler sizin sektörde ihtiyacınız olan hap bilgileri birkaç ayda öğretip, sizi piyasaya salıyor. Siz de temelden başlayıp çalışa çalışa hem kendinizi geliştiriyorsunuz, hem sektörün ihtiyacını karşılıyorsunuz. Mesela benim kaydolmayı planladığım kurs, Thinkful isimli bir bootcamp ve 6 ay online olarak sürecek. Bu bootcamp’in avantajı, yaklaşık 8000$lık kursun ödemesi için taksit seçeneklerinin bulunması(başka kurslarda da bu seçenek var) online olması, iş bulma konusunda yardımcı olması ve benim en çok sevdiğim özelliği ise eğitimi tamamladıktan sonra 6 içinde iş bulamazsanız, size paranızı iade etmesi. Tabi yapmanız gereken her şeyi yapar yine de bulamazsanız size paranızı iade ediyorlar. Ayrıca diyelim ki eğitim almaya çok isteklisiniz ama paranız yok. Hatta o kadar paranız yok ki aylık 300-400$ bile ödeyemiyorsunuz. Bu durumda sizinle bir anlaşma yapıyorlar, eğitime başlıyorsunuz, hiç para ödemiyorsunuz, eğitimi tamamlayıp bir işe başladıktan sonra aydan aya kurs ücretini ödüyorsunuz. Ammmaa normal ücretin 2 katını ödüyorsunuz.
    Burada bahsettiğim ödeme seçenekleri Thinkful için geçerlidir diğer bootcampler bu hizmetleri sunmayabilir, araştırın.
    Bugün 2015 yılına dönme şansım olsa, Teksas’a giderdim, orada uber/Lyft yapıp aynı zamanda online bir bootcamp bitirir ve önüme bakardım. Tabi bize o gün bunları anlatacak kimse yoktu ki nerden bilelim.
    Size başka önemli bir tecrübe anlatayım, burada size anlatılan her şeye inanmayın, internette araştırın, ilgili kişilere sorun. Ben uber yaparken, kazançların düştüğünden şikayet ediyordum, bir tanıdık bana uber select in çok iyi olduğunu ayda 8000-9000$ kazanabileceğimi söyledi, ne bileyim salladığını, inandım, benim yaşadığım SF bölgesinde bu işi yapan kimse yoktu ki kendisinin benzer rakamları yaptığını anlattı. Bu vatandaşın sallamalarına inandım 1 sene içinde borcu bitecek olan cillop gibi Toyota prius’umu sattım ve 3 yaşında bir Mercedes c250 aldım, sonuç patladı 🙂 aynı ciroyu yapıyordum ve daha çok bakım ve benzin ücreti ödüyordum. O arabayı hanıma verdim, diğer eski araba ile çıkmaya başladım çünkü buranın yolları o kadar kötü ki araba heder oluyordu.
    İkinci araba da çok eskidi ve benim elimde hiç para kalmadığı için, artık araba kiralayarak işe çıkıyorum. Uber haşlanmış kurbağa gibi gelirleri o kadar düşürdü ki ben 2015 yılında ayda 8200$ yapıyordum (herşey içinde, vergi, benzin). Şimdi ayda 4000$ yapıyorum bunun 1000$’ı araba kirası. Niye yeni araba almadığımı soran arkadaşlar olursa söyleyeyim, çünkü hem param yok hem de bakım ücretleri kiraladığım şirkete ait.
    Müşteriler arabayı o kadar hor kullanıyorlar ki kiralık araba olunca umurunda olmuyor. Ayrıca uber yaptığımı sigorta şirketime söylemediğim halde ayda 150$ sigorta ödüyordum, uber yaptığımı söylesem ayda 300$ dan aşağı kurtulamazdım. Her ay 100$ yağ değişimi, bunu da firma karşılıyor.
    Yani kendi arabam olsa zaten her ay 250$ sadece yağ ve sigortaya veririm. Tekerlik değişimi, fren balatası, motor tamiri vs. vs. yeni bir iş yapana kadar beni idare etsin diye, böyle gidiyorum.
    Daha fazla kazanabileceğim bir işe geçebilir miyim? Tabiki geçerim ama niye geçemiyorum, çünkü evliyim.
    Amerika’ya bekar olarak gelmekle evli olarak gelmek arasında muazzam bir fark var. O yüzden eğer bekar olarak gelirseniz, hayatınızı kurmadan evlenmeyin. Oldu ki hayatınızı kurmadan evlenmek gibi bir hata yaptınız o zaman sakın çocuk yapmayın, yoksa şüphesiz ki kendinize zulmedenlerden olursunuz.
    Çünkü çocuk tüm hayatınızı kilitliyor ve hep ona göre plan yapıyorsunuz. En basitinden istediğiniz yerde yaşayamıyorsunuz. Amerika’da ev kiralarını belirleyen en önemli faktör bölgenin okullarının başarı istatistiğidir. Okullar başarılıysa fiyatlar yukarı çıkar. Ben bir önceki yaşadığım yerden okulları kötü diye şehrin daha dışına taşındım. Çünkü, çocuğumu özel okula gönderecek bir gelirim yok öyleyse, iyi bir devlet okuluna göndereyim, dedim ve buralara geldim. Bizim bulunduğumuz yerde okul sonrası kreş saat 6 ya kadar, saat 6 da mutlaka benim veya eşimin çocuğu okuldan alması lazım. Ya da bir bakıcı tutacaksınız o çocuğu okuldan alacak siz gelene kadar evde onunla bekleyecek. Bu da bir maliyet.
    Ucuz bir yere taşınamıyorum çünkü okulları kötü,
    Küçük bir eve taşınamıyorum çünkü çocuk var,
    İstediğim kadar istediğim şekilde çalışamıyorum, çünkü çocuğun başına olmak onu okuldan almak gerek,
    Şuan da San Francisco Bay area’ya takıldım kaldım. Yeni bir eyalete taşınmak büyük maliyet. Sıfırdan iş bul, ev bul, ev taşı vs.
    Ben de son olarak şöyle bir karar verdim, Bootcamp’a başlayıp bitireyim sonra Amerika’nın neresinde olursa olsun oraya evimi taşıyım. Bu girdaptan çıkacak başka bir fikir aklıma gelmiyor.
    Tabi, insan da şans olması da gerek, internette, gördüğünüz işi rast gitmiş, kişilerin hikayelerine bakıp büyük hayallere kapılmayın. Çünkü işi rast gitmeyen, hayat boğuşmasında kaybolmuş çok kişi var bu kişiler buraya gelip size tecrübelerini anlatmaz. İyi örnek, sizin için asla bir örnek teşkil etmesin, ben bu yazıyı paylaştıktan sonra akşama PowerBall da büyük ikramiyeyi kazanmam da size bir örnek teşkil etmemeli. Bu adam lotoyu kazanacak kadar şanslıysa ben de o kadar şanslı olabilirim ya da başka bir adam yolda yürürken, önemli bir iş teklifi aldı o zaman bende alırım diye düşünmeyin. En kötüye her zaman kendinizi hazırlayın ki başınıza gelirse nasıl üstesinden gelebileceğiniz konusunda bir fikriniz olsun.
    Amerika’da yaşamak, yeni hayat kurmak gerçekten zordur, gerçi ne dersek diyelim, anlattıklarımızı yaşayarak teyit edeceksiniz.
    Ortalığı kasvete boğduk size bir fıkra anlatayım da keyfimiz yerine gelsin.
    Temel bir gün Amerika’ya gelmeye karar vermiş, Temel’e demişler ki “Amerika o kadar zengin bir ülkedir ki yolda yürürken para bulursun.”
    Temel uçaktan inmiş havalimanında çıkışa doğru giderken, bir bakmış yerde 100$ “Yaa ilk günden işe mi başlayacağız.” Deyip parayı almamış.
    İşte, sevgili arkadaşlar Temel gibi şanslı değilseniz, ayağınız yere basan planlar yapın:)
    Vatandaşlığa başvurmama 1 adım kaldı, 20 gün içinde başvuracağım ve tahminen 1 yıla kadar süreç tamamlanacak, o zamana kadar bootcamp’i bitirip bir iş bulursam ne mutlu bana. Peki bulamazsam ne olur, kendimi her türlü olasılığa hazırladım. Vatandaşlığı aldığımda yaşım, 38 olacak. Belki aramızda yaşı ileri olanlar vardır ama 38 yaşı küçümsemeyin, Atatürk Samsun’a vatanı kurmak için çıktığında 38 yaşındaydı.
    İşin aslı, son 5 yılda yaşadıklarımı düşününce kendimi daha uzun yaşamış gibi hissediyorum. Bir tarafta 38 yaşında, koca ülkeyi kurtaran bir adam, diğer tarafta 38 yaşında kendimi kurtarabilecek miyim diye düşünün ben 🙂 hayat bazen böyledir, işte.
    Vatandaşlığı aldıktan sonra burada kalmak için gerekli motivasyonum kalır mı bilmiyorum, kendi kendime tek avuntum, çocuğum Amerikan vatandaşı olacak ve ileride isterse hem okumak için hem de çalışmak için Amerika’ya gelebilir. Gerçi, Türkiye’ye dönmek zorunda kalsam bile, bir fırsatını bulup Amerika’ya geri gelmeyi aklımın bir kenarında hep bulunduracağım. Buraya gelmeden önce çevremdekilere hayatımın sonuna kadar Amerika’da yaşamak istiyorum dediğimi düşününce anlıyorum ki büyük lokma yiyip büyük konuşmamak gerekiyormuş.
    Sözün özü, buraya gelmek isteyen veya yeni gelmiş arkadaşlar, her zaman A B C planlarınız olsun. Bir gün Türkiye’ye dönmek zorunda olabileceğiniz aklınızda bulunsun. Umarım hepinizin işi rast gider ve kurduğunuz hayallerdeki bir hayat yaşarsınız.
    İş yoğunluğumdan dolayı uzun süre sizlerle yeni tecrübelerimi paylaşamayacağım ama vatandaşlık sürecini sorunsuz bir şekilde tamamlarsam sizlere 1 yılın nasıl geçtiğini anlatırım.
    Bakalım, hayat bizlere neler gösterecek. Şunu her daim aklınızda bulundurun “Sizin Amerika için bir planınız varsa, Amerika’nın da sizin için bir planı var.”
    Sağlıcakla kalın aziz dostlarım.

    posted in Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
  • USCIS Immigrant Fee Ödeme (ekran görüntüleriyle)

    Bu konu Sayin @Sharm 'a aittir, bilgileri kendisinden alintiliyorum:

    Greencard basim isleminin baslayabilmesi icin;
    USA giris yapmis VE USCIS Immigrant Fee odemis olmaniz gerekmektedir. Odemeyi USA giris yapmadan once gerceklestirmeniz tavsiye edilir.

    direkt link: https://my.uscis.gov/uscis-immigrant-fee

    USCIS Uyeligi

    Bu sayfada USCIS uyeliginin saglayacaklarini gorebilir ve "create an account" kutucuklarindan birine tiklayarak kendiniz icin bir hesap olusturabilirsiniz.

    Immigrant Fee Odemesi

    Odeme ekranlarina dair adim adim ekran goruntulerini buradaki belgede gorebilirsiniz.Turkce anlatimi da asagidadir.

    • "Step-1" ve sonrasinda tek tek ekranlar gosterilmis.

    • Herbirinin basindaki arti isaretine tiklayarak ilgili ekrani gorebilirsiniz.

    • "Step-1" Verilen web adresini onerilen internet browser progrmlarindan biriyle aciniz ve "login" dugmesine tiklayiniz

    • "Step-2" "Click to Pay the USCIS Immigrant Fee.” secenegine tiklayiniz (uyari ekraninda dokuman doldurma surecine dair bilgiler cikacak, okuyu"continue" seciniz).

    • "Step-3"te bilgilerinizi gireceksiniz. A-Number ve DOS Case ID'nize dair bilgileri asagida bulabilirsiniz.

    • "Step-3"te "add" dugmesine tikladiginizda sizin kaydiniz asagidaki tabloda ( "Immigrant Payee Table") goruntuleniyor ve yeni bir giris yapmak icin ekran yenileniyor.

    • "Step-4" Diger aile uyelerinizi birer birer girip "add" dugmesine tiklayarak kaydedebilirsiniz. Tum aile bireyleri asagidaki tabloda("Immigrant Payee Table") goruntulendiginde "continue" dugmesine tiklayabilirsiniz. Bir aile uyesinin bilgisi yanlis girildi ise "remove" dugmesiyle silip yukarida tekrar "add" yapabilirsiniz.

    • "Step-5" Tum aile bireylerine dair girdiginiz bilgilerin dogru oldugunu gordugunuzde "Proceed to Payment" dugmesine tiklayabilirsiniz. Bu arada, odenecek toplam tutar bu ekranda sol ust kosede goruntulenmis olacak.

    • "Step-6" Kaydettiginiz gocmen bilgilerini ve odeme tutarlarini bu sayfada gozden gecireceksiniz. Email yazan kisma kendi email adresinizi gireceksiniz ki odemeye dair bilgilendirmeyi alabilesiniz. Alt kisimda da odemeyi yapanin bilgileri ve adresi giriliyor (asil talihli).

    • "Step-7" "Please select a payment method" ekraninda, odemenizi kredi karti ile yapacaksaniz "I want to pay with a debit or credit card" secmelisiniz. "credit card" bildigimiz kredi karti; "debit card" ise ABD'deki bir bankada acilmis olan hesabin banka kartidir.

    • "Step-8A" "Please provide Credit or Debit card information below" kismindaki bilgileri dolduracaksiniz (kartin kime ait oldugu onemli degil, bir yakininizdan yardim alirsaniz onun bilgi ve adresini gireceksiniz).
      "Card type" dogru secmelisiniz.
      "Account number" kart numaranizdir.

    • "Step-8B" "Please enter checking or savings account information below" kismini kullanabilmeniz icin ABD'deki bankalardan birinde acilmis bir banka hesabi gerekir. Banka hesap sahibi buradaki detaylari bilecektir.

    • "Step-9A" Kredi karti (veya debit) odemenizi gozden gecirip onaylayacaksiniz.

    • "Step-9B" ABD'deki bir hesaptan odemenizi gozden gecirip onaylayacaksiniz.

    • "Step-10" Odeme onay ekranini goreceksiniz. Bu ekranin goruntusunu saklayiniz.

    "Step-6"da verdiginiz email adresine, odemenize dair confirmation bilgisi ve daha sonra takibinizi kolaylastiracak numaralar iletilecek.

    • Daha once her gocmen icin $165 olan "Immigrant Fee" USCIS tarafindan $220 olarak guncellenmistir. USCIS bu tutari gelecekte tekrar guncelleyebilir.
    • Bu durumda, 2 yetiskin ve 2 cocuktan olusan 4 kisilik bir gocmen aile, 4 x $220= $880 odeme yapacaktir.
    • Ekranlarda bir farklilik gorurseniz lutfan bu konuda paylasiniz.

    Immigrant Fee oderken kullanacaginiz A-Number (Alien Number) nerede bulunabilecegini anlatan/gosteren aciklama burada.

    • A-Number, "A" harfini takip eden dokuz haneli bir numara.

    • Belgelerinizdeki "A" harfinden sonraki numara daha az haneden olusuyorsa (ornegin sekiz haneli ise), basina "0" rakami koyarak hane sayisini dokuza tamamliyorsunuz.

    • A-Number yazan yere de yalnizca bu dokuz rakami giriyorsunuz ( "A" harfini girmeyin)..


    Odeme yaparken dikkat edilecek bir diger nokta da "DOS Case ID"nizin dogru girilmesi.

    • "case number"inizin sonuna eklenmis "01" veya diger aile uyeleri icin "02, 03" gibi rakamlari odeme yaparken girmeyeceksiniz..

    • DOS Case ID kismina su sekilde giris yapmak gerekiyor: (ornek case numarasi) 2015EU12345


    Odeme yapildiktan sonra surecin takibi

    Odeme yaptiktan sonra ELIS sisteminden sureci takip edebileceginiz gibi, odeme adimlari sirasinda girdiginiz email adresinize gonderilen "Receipt ID" (muhtemelen IOE ile baslayan bir dizi harf ve rakam) ile asagidaki linkten USCIS Case'inizin durumunu kontrol edip kartiniz postaya verildiyse de takibini yapabilirsiniz (USPS gonderi numarasi bilgileri goruntulenecek):

    Email adresinize gonderilmemesi ihtimaline karsi, odeme sirasinda, her aile bireyi icin ayri olarak goruntulenen Receipt ID'nizi not ediniz.

    https://egov.uscis.gov/casestatus

    Bu konuya dair USCIS ile iletisim kurmaniz gerektiginde bu Receipt ID'yi belirtmeniz gerekecek.

    USCIS/NCSC aradiginizda otomatik sesli yanit sistemine receipt numaranizi soyle tuslamalisiniz:

    Ornek receipt ID: IOE1234567890
    Yapilacak tel tuslamasi:4631234567890

    (IOE harflerinin telefon uzerindeki tuslara gore yerlerine bakildiginda 463 oluyor)

    Eger bir sekilde Receipt ID'niz size ulasmadiysa, USCIS'i telefonla arayip bu numarayai ogrenebilirsiniz. Boylelikle online olarak yukaridaki linkten durum takibi yapabilirsiniz.

    Bu konu Sayin @Sharm 'a aittir, bilgileri kendisinden alintiliyorum

    posted in Tüm Göçmen Kategorileri İlgilendiren İşlemler
  • Bilinmesi şart temel argolar ve kalıplar. (slang guide)

    Öncelikle herkese merhaba. Daha önce US'de ya da UK'de bulunmamama rağmen internet üzerinde çok fazla Amerikan ve İngiliz dostum olmasından dolayı gündelik hayatımda çokça onlarla takıldığım için oldukça şey öğrendim. Eminim birçoğunuzun işine yarayacaktır, talep görürse İngiliz ingilizcesine ait argoları da çıkarabilirim. Aşağıda paylaşacaklarım US ağırlıklı argolar olacak. Burada bilinmeyen slanglerden bahsetmeyeceğim çok kafa karışıklığı olmaması için, belki birçoğunuz biliyorsunuzdur bunları ama en azından belki yeni bir şey öğrenecek kişiler çıkar. Bir like bırakırsanız emeklerimin boşa gitmediğini göstermiş olursunuz, teşekkürler.

    Fam/homie: Dost
    Dog: (kelime anlamı köpektir ama o anlamda genel olarak insanlara karşı kullanılmaz) Kanka, ahbap, erkek-oğlan. Hey dog, when we hittin club?
    Hit: (kelime anlamı vurmaktır, silahlı ya da elle de vurulabilir ama yukarıdaki örnekteki kullanımı da vardır) Go to - gitmek. 2. slang anlamı ot içmek.
    What's up - whassup - wazzap - whaddup - sup: Naber/neler oluyor anlamında. Konuşma başlatmak için kullanılabilir onun haricinde size saygısızlık/kötü niyetle yaklaşan birisine karşı sinirli şekilde kullandığınızda hayırdır gibi bir anlama rahatlıkla dönüşebilir.
    How ya doing - howdy: Hemen yukarıdakiler ile aynı anlam naber/napıyorsun şeklinde ama how ya doing'e "I'm doing good/I'm doing fine thanks." şeklinde cevap verilir.
    No cap: Yalan yok. (cap burada yalan anlamında) - He's capping. ( o yalan söylüyor.)
    Toke: ot içme fiilinin (verb) slang hali.
    Dunno: Don't know - bilmiyorum.
    Foo(l): aptal fakat arkadaş ortamında kanka olarak kullanılıyor.
    For real: İnternette fr olarak görebilirsiniz bir şeye cevap olarak verilebilir ya da cümlenin sonunda kullanılabilir. Gerçekten, sahiden, harbi mi şeklinde.
    Hella / dumb: very. - Çok anlamı taşır. I got hella moolah.
    Moolah: para. (texaslı arkadaşım baya kullanıyordu)
    Rip off (isim) - to ripp off (fiil-verb): I was ripped of by seller. - kazık, kazıklamak. passive kullanımda kazıklanmak.
    Finna = going to = gone = will = gonna: Yapacağım-edeceğim. Gelecek zamanlar için kullanılıyor.
    Imma: I'm going to. Kendiniz için gelecek zaman şeyi.
    One-Time/Twelve(12)/five o/Fed: Polis(ler)
    Lit/Jumpin/Poppin: On numara, aşırı iyi. - Your new shoes look lit. - G, the club was jumpin last night!
    On god: Yemin ederim, harbiden. Cümlenin sonunda ya da soruya cevap verirken kullanılır.
    Say less = Say no more: Tamam tamam anladım. (karşıdaki kişi size bir şey anlatıyor fakat siz zaten olayı anladınız, fazla konuşmasına gerek olmadığını belirtiyorsunuz)
    Ex: Eski sevgili.
    Weird(o): Aptal. Ufak küfürlerden, weird derseniz sıfat olur weird guy dersiniz weirdo derseniz direkt aptal olur yani isim olarak seslenirsiniz.
    Cool: Güzel, on numara. If you asking this guy, he's cool yeah.
    I don't give a fuck: İnternet dilinde kısaltılışı idgaf. Kaba bir şekilde umrumda değil. Türkçesi s--imde değil, s--imden aşa kasımpaşa tam karşılığı olabilir.
    Real one: Gerçekten güvenebileceğin, bel bağlayabileceğin birisi, dost.
    Day one(day1): He's my day one, don't mess with him. Sizinle yolun başından beri beraber olan, gerekirse kötü zamanları sizle beraber yaşamış değerli kişi-dost.
    Appreciated = Much appreciated(daha cok) = much obliged = thank you: Teşekkürler, minnettarım.
    Flexing: Show off denilebilir. Elinizde olan bir şeyi (altın vb olabilir) rahatsız edici şekilde karşı tarafa göstermek.
    Tripping: Çıldırmak/ kafayı sıyırmak, mal mal konuşmak, kendine aksiyon aramak. If he keep trippin, imma pack him out, on god.
    High: Kafası güzel olmak. (genellikle ottan falan, alkol de olabilir.) He's high asf, he dont even know what he says. (dont-doesnt bir fark yok arkadaşlar cambridge ingilizcesi konuşmak için kendinizi kasmayın karşıdaki anlasın yeter)
    Strip: Soyunmaktan ziyade argodaki anlamı mahalledeki köşedir. Kaldırım tarafında kalan yer yani.
    Strap: Tabanca - Stick: makineli tüfek
    Beef: Mesele-kavga-tartışma-savaş. I ain't got no beef with that guy, no worries.
    Smoke: Yukarıdaki ile aynı anlam. Fiil anlamı ise silahla öldürmek. They don't want no smoke. - Imma smoke them on sight.
    Take your time: Acele etme, vaktin var. = No rush.
    No worries: Sıkıntı yok, endişe etme. = Don't sweat it.
    As fuck: asf ya da af şeklinde kısaltılışı vardır, bir şeyin olduğundan daha ileri seviyede olduğunu göstermek için kullanılır. I'm starving asf. açlıktan geberiyorum gibi. Sadece cümle sonunda kullanılır ve oldukça aşırı fazla kullanımı vardır.
    For fucks sake: Lanet olsun, tanrı aşkına. Sizi hayal kırıklığına uğratan ve sinirinizi bozan bir durumlarda kullanabilirsiniz. "ffs" şeklinde internet kısaltması da vardır. For god's sake yapısından türemiştir.
    What yerine fuck kullanmak: Fuck you looking at? Fuck you want? Soru sorarken what kullanmak yerine fuck kullanılması o an soruyu soran kişinin oldukça sinirli olduğunu ifade eder, soruyu sinirle sorar.

    Shout-out (to someone)
    Selam göndermek, saygı duymak anlamında. Genelde mesela bir televizyona çıktınız ya da izlenilen bir şeye çıktınız birisine selam göndermek istiyorsunuz. "Can I give shootout?" diye sorabilirsiniz. Onun haricinde shout out to my guy, benim adamıma saygı duyun, saygılar gibi kullanımı olabilir. Tam Türkçe'sini belirtemedim fakat kullanıldığı zaman nasıl kullanıldığını rahat anlarsınız. S/o to .... diye kullanımı da var kısaltılışı.

    To hang out. (fiil)
    Eğer birisi size genellikle nerede takıldığınızı soruyorsa (where you usually hang out) o kişi sizin boş zamanınız olduğunda nerede takılmayı tercih edeceğinizi bilmek istiyor. Bir nevi takılmak olarak kullanabiliriz.
    “Hey, it’s great to see you again.”
    “And you. We must hang out sometime.”

    To have a crush (on someone) (fiil)
    Birisinden hoşlanmak, ona bağlanmak gibi bir şey diyebiliriz.
    “I have the biggest crush on Simon. He’s so cute!”
    “Oooh, you’re so crushing on Michael right now!”

    ............................................................................................................................................................................................................................................

    İkinci bölüm burada. Aklıma geldikçe eklemeye devam edeceğim.

    Throw someone under the buss.
    Bencil nedenlerden dolayı arkadaşa ya da müttefiğe ihanet etme anlamına gelen argolardan biri. Karşınızdaki ile ilişkiniz tartışmalı & uygunsuz hale geldiğinde o ilişkinin kesilmesini tanımlamak için kullanılır. Bu deyim direkt satış koymak olarak da kullanılabilir.
    If you do that again, imma throw you under the buss, get it?

    Get it: Anladın mı? I get it ya da I got it şeklinde cevap verilebilir. I feel you olarak da cevap verilebilir. Seni anladım, olayı kaptım şeklinde.
    Bet: Cevap verirken anladım, katılıyorum, elbette, tamam gibi anlamları var. I bet you .... gibi kullanıldığında eminim, bahsine girerim sen .... gibi anlamı oluyor.
    Word (up): Evet, doğru, aynen gibi anlamları var. Oldukça fazla kullanılır. Genel olarak sadece cevap vermek için kullanılır, konuşma esnasında durumu onaylamak ya da size denilen şeyi okaylemek gibi.
    ASAP: Açılımı as soon as possible'dır. Yazı dilinin vazgeçilmez kullanımlarındandır. Mümkün olabildiğince kısa sürede, en kısa zamanda gibi anlamları vardır. Cümlenin sonunda kullanılır. Örnek kullanım birisine mesaj atıyoruz: Wya? (where you at kısaltılmışı) Call me ASAP. I gotta(have to) tell you something.
    Ounce: Slang olduğu söylenemez sadece bilginiz olsun diye yazıyorum. Ounce Birleşik Devletler ülkesinde (US) çok kullanılır ve anlamı bizdeki 28 gramdır. Ons gibi söylenişi de vardır, O da.
    Quad: 7 gram, 4 quad 1 ounce eder.
    Ion ya da I on't: I don't anlamına gelir.
    Digits: Telefon numarası anlamına gelir. Birisi size #? diye işaret ediyorsa o da telefon numarasını soruyodur. I need your digits real quick.
    Fuck with: Beğenmek, onla yatıp kalkmak. Kısaltılışı fw'dir ve oldukça fazla kullanılır. I fw the song u released yesterday, its lit fam no cap. (dün çıkardığın şarkıyı beğendim, on numara kanka yalan yok) - I don't fuck with them niggas. (o zencileri sevmiyorum) Nadir de olsa mess with olarak da kullanılabilir. Uğraşmak gibi ama birisiyle uğraşmak yani iş ile uğraşmak değil sıkıntı tip düşünün.
    Real quick: En en en çok gördüğüm slanglerden birisi olabilir. Genelde cümle sonunda kullanılır ve rq gibi kısaltılışı da vardır. Anlamı "very quickly"dir. Hızlıca. Man please leave the car real quick.
    Sure thing: Ayıpsın, rica ederim, tabii ki gibi anlamları var.
    Give someone lift ya da give someone ride: Arabayla ya da herhangi bir araçla bırakmak. Hey man, can ya give me lift? I'm tired as fuck, can't feel my legs been walking for hours.
    Smh: İnternet dili kullanımlarındandır, shake my head gibi anlamı var. Kullanımı ise mesela internette aptalca bir şey görürsünüz, arkadaşınız aptalca bir şey yazar. Tepkinizi smh yazarak belirtebilirsiniz. Facepalm gibi bir şeydir.
    Tryna: Trying to'nun kısaltılmış halidir. Konuşma dilinin vazgeçilmezlerindendir.
    Kick it: To chill, to hang out gibi anlamları vardır. Yani takılmaktır. I've been kickin it with crazycells in ma crib, you can pay a visit if you want.
    I'm down: Tamamdır, bu işin içinde varım demek. Birisi size gece onunla birlikte kulübe gelip gelmeyeceğini sorar, yes gibi cevap vermek yerine I'm down diyebilirsiniz. I'm down for whatever you say, sen ne diyorsan okay'im tamamım gibi anlamı var.
    Bill(s): Banknot anlamı var, genel olarak 100 dolar için kullanılır. Diğer adı Benjamin'dir. 1 dolar için de kullanıldığını görmüşlüğüm var bilen kişiler aşağıdan aydınlatabilir emin değilim 1 dolar için geçerli olup olmadığına.
    Paper: Para
    Lowkey: Çaktırmadan, ufaktan gibi anlamları var. Tam türkçeye nasıl vuracağımı bilmiyorum ama örnekte anlarsınız gibi. I low-key have a crush on Ayşe misal.
    True blue: Oldukça sadık. He's a true blue kid, don't worry about him.
    Zipperhead: Asyalılara karşı kullanılan hakaret. Uzak doğulu, asyalı piç gibi. Çekik gözlü birisiyle ters düşerseniz kullanabilirsiniz.
    Thot: Bitch, orospu.
    Call someone on the carpet: itin kıçına sokmak. He was/got called on the carpet for missing the deadline.
    Pop the hood: Arabanın kaputunu açmak.
    Opp: Opponent-opposition'un kısaltılışıdır ve oldukça fazla kullanılır. Düşman gibi bir şey.
    Dome: Kafa anlamına gelir. Nine to yo dome. Three 6 mafia'nın şarkılarından birisinin adıdır. Kafana dokuz milim mermi gibi anlamına gelir. Amerika'nın bazı bölgelerinde oldukça fazla kullanılır hatta bu argo İngiltere'ye kadar sıçramıştır.
    Bring it on: Hodri meydan, sıkıyorsa gel. used to express confidence in meeting a challenge.
    Pecker: Penis.
    It's on (motherfucker): Kavga başlatma sözlerinden biridir. Pek kullanılmaz ama yine de kullanıldığını gördüm nadir de olsa.
    Screw: Fuck yerine kullanılabilir. Screw up, screw it. (Fuck up, screw it)
    Fuck up: Mahvolmak, bitmek. We done fucked up. There's no point in talkin to dem boys any mo, forget bout it. (Screw up da diyebilirsiniz bunun yerine)
    Fuck it: S-ktir et -- a-mina koyim. (Screw it de kullanılabilir)
    Feel, feel me, do you feel me: (Beni) Anlıyor musun? I jus wanna get it over with, you feel me dog?
    Dip: Hızlıca ayrılmak. We dippin boys, stop wasting time.
    Pull up: Aşırı kullanılır ve tam olarak nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum bu slangi. Birisiyle aranız kötüdür ve düşmanınıza yazarsınız "I'm pulling up to your hood in a bit." diye. Arabamı sizin mahallenize çekicem - sizin oraya geliyorum gibi gibi ama yani tek düşman olarak değil. Arkadaşınız diyebilir pull up to(on) ..., we gonna throw a party there. Gitmek, gelmek için anlamlarda kullanılabilir.
    Hit up: Mesaj çekmek, aramak. Pass me your digits, imma hit you up tonite to talk bout that beef. It gotta be sorted by tomorrow.
    Top shelf: Çok kaliteli. I got hella topshelf products if ure interested.
    Jeez: Jesus Christ. Aman Allah'ım gibi bir şey. Jesus Christ kullanmanız daha iyi olur ama. Şaşkınlık-sinir gibi durumlarda kullanılır.
    ---------------------------------------------------------------.
    3. bölüm

    I go by (...) ve you can call me (...) Birisi size isminizi sorduğunda verebileceğiniz cevap alternatiflerindendir ve oldukça kullanılır.
    +Who you be bro?
    -I go by Kaan. (ya da You can call me Kaan.)
    Pick on: Sataşmak-bulaşmak.
    My boss picking on me all the time. If he keeps doing that I'll tear down his joint.
    No good: İşe yaramaz, boş kişi.
    No clue: I don't have any idea ile eş anlamlı, bilmiyorum-herhangi bir fikrim yok anlamında kullanılır.
    Be off to: Bir yere gidiyor olduğunuzu belirtmek için kullanılır.
    I'm off to school. (okula gidiyorum şu an)
    I'm off to Canada next week. (önümüzdeki hafta Kanada'ya gidiyorum)
    Jump on: Birisine aniden saldırmak, dövmek.
    Motherfuckers jumped on me while I was talking to my girlfriend on the phone. (kız arkadaşımla telefonda konuşurken or. cocukları bana saldırdı)
    Sit tight: Genelde polis çevirmelerinde kullanılır. Polis sizle konuşup arabasına geri döneceği esnasında size sit tight yani yerinde kal, kımıldama, otur oturduğun yerde diyebilir.
    Blow: Kokain
    Bare: Kelime anlamı olan yalından ziyade (bare foot-yalın ayak vb) argo anlamı verydir yani çok anlamına gelir. I got bare .... diye cümle kurabilirsiniz. Hella yerine geçebilir.
    Sing someone's praises: Övmek, övgüyle söz etmek gibi anlamları var.
    Brandy been singing your praises for days. We'll see whether he's right or not. (Brandy seni günlerdir övüyor (öve öve arşa çıkarıyor) onun doğru(haklı) olup olmadığını göreceğiz.
    Hit on: Yavşamak.
    I saw Ahmet hitting on my girlfriend yesterday bro! I was going to punch him in the fucking face but then I noticed that she was cheating on me tho! (Ahmeti dün kız arkadaşıma yavşarken gördüm. Onu tam yumruklayacaktım ana sonradan farkettim ki benim manita da beni aldatıyormuş!)
    Let me know: Oldukça fazla kullanılır, Lemme know gibi de kullanılır. Bileyim gibi anlamı vardır. İnternet dilinde LMK şeklinde kısaltılışı da vardır. Genelde arkadaşınızdan bir şey beklersiniz, müsait olduğunda ya da eline geçtiğinde beni haber et olarak kullanılabilir. Aslında her şey için kullanılabilir örneklerde anlarsınız.
    If you get any of those packages, let me know.
    If she wants to join the party as well, let me know.
    Let me know if you come to turkey bro.
    Catch someone slippin(g): Birini hazırlıksız- off guard yakalamak. Cops caught me slippin doe, I couldnt even do the dash 'cause my whip's key wasn't on me. Aynı zamanda düşmana ya da polise silahsız yakalanmak (onları vuramayacağın için) anlamı da vardır. Zenciler daha çok "Catch someone lacking" kullanır ve lacking onların jargonunda silahsız olmak anlamına gelir. I'm lacking doe. (silahım yok kanka.)
    Clap: Alkıştan ziyade sokaktaki anlamı birisini silahla vurarak öldürmektir.
    Fye: İnternet dili kullanımıdır, fire ateş ediyor gibi bir şey düşünebilirsiniz bizde de vardır fotoğrafların altına yorum attığımız şekil.
    Patdown: Üst aramasıdır ve oldukça fazla kullanılır.
    I got pat down by the cops three times in a row. If I get pat down once more, I'll do the dash. (üç defa üst üste polisler tarafından üzerim arandı. bir daha ararlarsa kaçacağım)
    Decent: Good, iyi-güzel.
    So long: Hoşçakal.
    Spit the truth: Gerçekleri tükürmek, gerçekleri konuşmak.
    When it rains it pours: Kötü şeyler üst üste gelir.
    Holla (holler) at me: Beni ara.
    I'mma holla at you when I'm available. (müsait oldugumda seni arıcam, sana mesaj cekicem, sana ulasıcam gibi anlamları olabilir)
    Cry me a river: Ufaktan sarcastic(iğneleyici) olarak ağlarsan ağla, aman ne acıklı! gibi anlamlara geliyor.
    Hold up (hollup): Bekle anlamına geliyor. Telefonda arkadaşınıza: Hollup a minute, am busy dealing with my mom right now. diyebilirsiniz.
    Take it easy: Sakin ol, görüşürüz anlamları var. İki şekilde de kullanılabilir. Daha çok sakin ol acele etme gibi olarak kullanılır.
    Don't get me wrong but...: Oldukça kullanılan bir sözdür. Beni yanlış anlama ama .... şeklinde devamını getirebilirsiniz.
    Chop shop: Amerika'da da Kanada'da da kullanılır. Çalıntı arabaların parçaların söküldüğü (hurdaya verildiği junkyard gibi düşünebilirsiniz) yerlere denir. Kuzey Amerika'ya özgü bir argodur.
    Out of the blue: Abruptly, unexpectedly gibi anlamlara gelebilir. Hop diye -birden bire demek.
    No face no case: Şarkılarda da duyabileceğimiz sözlerden. Polisler sizi araba çaldığınız için tutuklar ve sonra delil yetersizliğinden serbest bırakılırsınız. Polisler sizin %100 suçlu olduğunuzu bilse bile bir şey yapamaz. Her suç için geçerli olabilir. Tam anlamı kanıt yoksa dosya da yoktur tutuklama da yoktur. No face no case.

    .......................................................................................................

    1. bölüm
      Gazillion: Fazla sayıda ya da miktarda demek, vurgu için kullanılır.
      Gazillions of books.
      12 gazillion emails...
      Bustdown: Her zaman birisiyle ilişkiye girmeye hazır olan kadınlara denir.
      Simp: Ahmak, a*salak. (kızlara yalaklık yapan kişilere deniyor)
      Might as well/ May as well: Bari.
      Now that we know Edward is nasty, we MIGHT AS WELL delete his number from our cellphones.
      We might as well order a second cheesecake, since they are selling two for the price of one.
      In dribs and drabs: Ufaktan, azar azar gibi anlamları var. Örnekte kullanımını anlarsınız.
      Opening the doors, hopefully people will come in dribs and drabs.
      Go south: Amerikan arkadaşlarımdan baya duyduğum argolardan birtanesi. Durumun kötüye gitmesi gibi bir şey ve her yerde kullanılabilir.
      If this conversation goes south, we'll have to leave this place.
      Blunt force trauma (BFT): @knnrn yanlışsam beni düzeltebilir, kafaya ya da vücudun herhangi bir yerine sopa gibi şeylerle alınan darbe.
      Male asian suffering from blunt force trauma right now, come and help him.
      Shitstorm: Sadece tek birtane kötü şey oluyor anlamında değil, birçok kötü şeyin kısa zamanda oluyor anlamı var bu argoda. Üzüntülü, iğrenç, şanssız durumlarda kullanılabiliyor. Belalı gibi bir şey diyebiliriz.
      Q: How was work today?
      A: Sucked! It was one SHITSTORM after another!
      Push someone around: Birine kaba ve kötü davranmak, itmek/kalkmak.
      When we were kids, my older brother liked to push me around.
      Beat (ya da smash) someone to a pulp: Birisini öldüresiye dövmek.
      Beat (one) to the punch: Başka birisi yapmadan/söylemeden önce sizin yapmanız/söylemeniz ya da başka bir kişinin.
      He wanted to ask Mary to dance, but Ron beat him to the punch.
      I was going to suggest that idea to the boss today, but unfortunately one of my co-workers beat me to the punch. (bu fikri patronuma önerecektim bugün ama ne yazık ki benim meslektaşlarımdan birtanesi benden hızlı davrandı, o önerdi)
      Lash out at someone: Birden birisine sözlü ya da fiziksel saldırıda bulunmak.
      As a politician, he frequently lashed out at the press.
      Take up for: Birisinin tarafında, onun yanında olmak.
      I'm the only one that ever took up for you.
      Be even: Ödeşmek
      We're even now. (Şimdi ödeştik)
      Stand up guy: Sadık ve güvenilir arkadaş.
      Mulatto: Siyah-beyaz melezi. (annesi ya da babası birisi siyah diğeri beyaz, ortaya gelen çocuk mulatto)
      Cut someone some slack: Birisini rahat bırakmak, üzerine gitmemek.
      Cut me some slack, got already loads of works to do.

    ...............................................................................................................................................................................................................

    1. bölüm

    Wrap up: Bitirmek anlamında kullanılır. We can wrap this interview up if don't have anything to say.
    Run one's mouth: Kışkırtıcı şekilde boş gevezelik yapmak. Örneği internetten çaldım:
    He likes to run his mouth, but he won't do anything. If she keeps running her mouth at the referee, she's going to be ejected from this game.
    Make someone's day: Birisinin gününü gün etmek. Birisi sizin için çok güzel bir şey yapar, size çok sevindirici bir haber verir. You literally made my day bro diyebilirsiniz örneğin.
    Sick: Hasta olmaktan ziyade on numara demek. Aynı zamanda güzel kızlara da dendiğini gördüm.
    Whip (ingilizler de hooptie der): Araba.
    Ew: Direkt bizim kullandığımız ıyyyyyyy olayının İngilizce versiyonu. Tiksindirici şeylere diyorlar. Çok aptalca bir şey gördüklerinde de bunu söyleyerek/yazarak tepki verebiliyorlar.
    Period: Bizdeki nokta olayı. Açacak olursam biz bazen deriz, bu iş burada bitti nokta. Onlar da period kullanıyor, üstüne söylenecek söz yok. This is the best metal band in the world, period.
    Shrink: Psikiyatristlere diyorlar. Shrink daha yaygın bir kullanım.
    Give it a shot: Denemek. You should give painting a shot.
    Give benefit of the doubt: Son zamanlarda en çok karşıma çıkan kalıplardan. Tam Türkçe karşılığı yok ama verdiğim örnekle iyi anlayacaksınız:
    Polis sizi yüksek hızdan dolayı çevirdi diyelim. Polis size neden yüksek hız yaptınız diye soruyor, bu durumda siz hızlıca bir bahane uyduruyorsunuz işte ne bileyim çocuğum hasta falan. Polis pek inanmıyor ama yine de sizin dediğinizi kabul edip size ceza yazmıyor. I'll give you benefit of the doubt but next time please be careful. diye cevap verebilir.
    Gucci: Efsane / on numara demek.
    Orale: Amerika'nın güney yakasında hispanik (meksikan) abilerimizden duyabileceğimiz bir laf. Genelde tamam anlamına gelir, bir fikre katıldığını beyan eder. Orale wey de kullanılır, wey önceki argolarda bahsettiğim fool (kanka) anlamına geçer.
    Right on: Orale kelimesinin aynısı, İngilizce versiyonu. Oldukça kullanılır.
    Link up: Buluşmak. I'll link you up in the parking lot.
    Suck: Çok kötü, berbat anlamında. It sucks ifadesi çok kullanılır.
    Tough luck: Şansına küs.
    Clusterfuck: Karmakarışık/hatalarla dolu/yanlış yönetilmiş bir olay.
    Ambulance chaser: Direkt turengden aldığımı bırakacağım. Kötü avukatlara takılmış bir lakaptır aynı zamanda, sadece aşağıdaki değil.
    Yaralanmayla sonuçlanan kazaları takip ederek mağduru tazminat davası açmaya teşvik eden/mağdura hukuki tavsiye vererek iş almaya çalışan avukat.
    Getting laid / clapping cheeks: İlişkiye girmek.

    ........................................................................................................................................................................................................................................................

    Üyelerin paylaştığı argoları da buraya koyuyorum, aramanıza gerek kalmasın diye. Ekleme yapıp destek verenlere teşekkürler.

    Ringing a bell: Hatırlatmak, tanıdık gelmek. That name is ringing a bell (o isim bana tanidik geliyor).

    That'd be all: Alışveriş yapınca, kasada ödeme yaparken "Hepsi bu mu veya hepsi bu" anlaminda. Ben bunu Florida'da hem çok duyardım hem çok kullanırdım.Delaware'de hiç duymadım şu ana kadar. O yüzden kullanmaz oldum.

    Beef up: Extra bir şeyler eklemek/doldurmak. You need to beef up your fridge with beers. (Dolabını bira ile doldurmalısın.)

    Go nuts: Delirmek/kafayı yemek. He went nuts with his new job. (O yeni işinde delirdi, kafayı yedi)

    Piss off: Sinirlenmek. My brother pisses me off. (Kardeşim beni sinirlendirir)

    Drive crazy: Çıldırmak/çıldırtmak. My boss drives me crazy. (Patronum beni çıldırtıyor)

    Running late: Geç kalmak. He is running late for the school today. (O okula geç kalıyor bugün)

    credit: @MySea

    Sağlık sektöründe sık kullanılan birkaç ifade. Tıbbi terim gibi gelse de vatandaşlar tarafından da yaygın bir şekilde kullanılıyor.

    PRN: Lüzum halinde
    BM (bowel movements): barsak hareketi, dışkılama
    PO: oral, ağızdan
    Follow up: Takip randevusu
    Flu shot: Grip aşısı
    BID: günde iki defa
    Throw up: kusmak
    Rx: reçete
    Dx: tanı, teşhis
    Tx: tedavi
    Bx: biyopsi
    Sx: cerrahi, ameliyat
    CAT scan: bilgisayarlı tomografi, BT
    Blood draw: kan almak

    credit: @knnrn

    ben de bir kaç kısaltma ekleyeyim. Yazı dilinde kısaltma kullanmayı çok seviyorlar.

    Fyi: For your information (Bilginize)
    Brgds: Best regards (Saygılarımla)
    Afaik: As far as I know (Bildiğim kadarıyla)
    Imho: In my humble opinion (Naçizane benim görüşüm..) (kişisel yorumum ben daha çok imo görüyorum humble kullanılmadan)
    Brb: Be right back (hemen döneceğim - cumaya gittim gibi birşey 🙂
    eta: estimated time of arrival (kelime anlama tahmini varış zamanı olsa da , bir işin ya da sorunun tahmini bitiş süresi için de kullanılır.. "do you have an eta for the fix? gibi)
    FIFO: First in first out (ilk giren ilk çıkar)
    LIFO: Last in first out (son giren ilk çıkar)
    John Doe: Kimliği belirsiz ya da açıklanması istenmeyen erkek kişi. Kadın: Jane Doe
    TBA: To be announced (Sonradan duyurulacak)

    credit: @goblis

    Restoranda içecek icin "easy ice" (with or without ice?) Az buzlu -içecek icin.

    credit: @caglaror

    Fixing to: Going to ya da about to anlamı var. Tamir etmek gibi anlamı yok. I was fixin to go to Forth worth.

    Gazlı şekerli içeceğe de soda diyorlar. Bizim maden suyu gibi değil

    loonie: 1 dolar
    toonie: 2 dolar= Kanada için.

    Making buck: Para yapmak
    Takin the gravy train: Kısa yoldan fırsat bulup köşe olmak, Kısa yoldan yırtmak birşeyi lehine kullanarak yırtmak.

    10-4: anlaşıldı, tamam.

    posted in İngilizce
  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    | sezon - 1 | bölüm - 1 |

    Houston Texas'a ilk adımı atmadan önce biraz geriye gidip bu süreçte emeği geçen bir kaç özel insana yer vermek istiyorum. Ds-260 formu doldurmak için videolarından ve daha sonra DV2021 telegram gurubundan paylaştığı bilgilerle bizi aydınlatan @muhtaradana ya sonsuz teşekkürler. Ayrıca @EzgiLera @bengisu @covacik @gucarslan emekleriniz çok.. herşey için tekrardan teşekkürler.

    Ds-260 formunu videoyu izleyip doldururken greencard için adres gerekiyordu. Youtube'ta dolanırken tesadüf.. yada biz buna şans diyelim. Çünkü ben şanslıyım. Greencard hakkında canlı yayın yapan @semavi Kadir Zora yayınına denk geldim. O sırada Kadir abi "adres ihtiyacı olanlar bana yazsın" dedi. Yazdım. Sağolsun Kadir abi adresi verdi. İşin açıkçası houston'u Kadir abinin yayınında öğrendim aklımda texas yoktu. Bir kere adresi houston yazdım artık nereye gideceğim belliydi..

    29 eylül perşembe günü öğleden sonra saat 14:00'de. Thy uçak biletimi aldım. İngilizce bilmediğim için aktarmalı uçak biletini alarak risk almak yerine direk uçuş bileti aldım. Alır almaz Kadir abiye bütçem ile ilgili bilgi vererek geleceğim gün uygun bir araç ayarlaması için ricada bulunarak bir mail attım. Sağolsun geldiğinde uygun bir araç bulmaya çalışırım dedi.

    28 eylül akşam 9 gibi istanbul taksim meydanında pcr testi yapan bir yere gittim. Test yapıldı ertesi sabah sonucu tefona gelecek denildi. İstiklal caddesinde dolanırken ciddi ciddi yarın buralardan gidiyorum diye içimde tuhaf bir mutluluk vardı. Gece yarısı airbnb'den gecelik 20$'a 7 günlük bir oda kiraladım. Artık kalacak yerde hazırdı.

    Uçuş günü sabah erkenden uyandım 9 gibi istiklalden taksim meydanına geldim. Taksim metroya bindim şişli-mecidiyeköy durağından inip ist havaalanına giden belediye otobüs var metrodan çıkınca biraz yürümek gerekiyor. Kolay sanmayın bu yolculuk uzun sürüyor havaalanina saat 12 gibi vardım. Bu yolu tercih eden olursa siz 8 de gidin. Benim durumum farklı çünkü ben şanslıyım. Oraya vardığımda uçağa 2 saat kalmıştı. Bu süre çoğu zaman yeterli olmuyor özellikle abd için sıkı bir arama süreci olduğunu düşünün. Dediğim gibi benim durumum farklı, şans işte.

    Dış hatlara vardım kapıda güvenlik bilet sordu telefondan gösterdim geçtim. İlk arama hemen kapıdan girince yapıldı. Bileti ve çanta işlemi için J bölümüne gittim abd'ye J bölümü ilgileniyordu. Baya kalabalıktı sıra için yaklaştım bir güvenlik pasaport istedi. Greencard mı? Evet dedim kaçıncı başvurun? İlk dedim. Çok şanslısın. deyince başka birine gitti pasaportu onada gösterdi oda yokladı geri döndü pasaportu bana verdi. Ne yaptı bilmiyorum. Sıra ilerlerken bir kadın pasaportu istedi bir kaç etiket pasaporta yapıştırdı gideceğim yerin adresini istedi airbnb adresini verdim. Pasaportu verdi bilet işlemi için vezneye gittim. Sadece bir çantam vardı onu verdim. Covid formu doldurdum bileti verdi. Yanımda sadece sarı zarfı alıp sonraki güvenlik aramasına geçtim. Ordan pul istiyordu gitmeden önce orda pul veren otomattan 50 tl ye yurtdışına çıkış pulu aldım. Gittim pulu aldı pasaporta mühür bastı kameradan fotoğraf çekti. Geçtim ordan artık uçağa binmek için hazırdım uçak kapısı A1A oraya gittim baktım ordada arama var ama daha fazla arama yapıyorlar. Elde getirilen her çanta orda açılıyor tek tek aranıyor. Üst baş herşey yoklanıyor. Öncelik kadınlarındı onları öne alıyorlardı. O sırada farklı güvenlikler işlem için pasaportu alıp inceleyip etiket falan yapıştırıyorlardı. Yolculardan çok güvenlik görevlisi vardı. Herşey arandı tarandı kapı açıldı bir otobüse bindik uçağa doğru götürdü. Zamanlamam harikaydı biraz geç gelseydim o kapıdan geçemezdim. Uçağa bindim yavaşça hareket etti ama uçak efsane! içi geniş 9 koltuk sıralı iki koridora sahip baya büyük uçaktı. Ben ilk defa böyle uçak gördüm. Hafif havalandı artık hiçbir güç benim yurtdışına çıkmama engel olamaz. Yanılmıyorsam uçak büyük olduğu için sallantı falan hiç yoktu yada daha önce bindiklerim uçak değil at arabasıydı o derece yani. Yolculuk havada 11 saat sürdü yerde dolanması falan ortalama 13 saati geçti. Uçakta iki kez yemek servisi yapıldı. Yemekler iyiydi ilk yemekte karnıyarık, pilav, salata, tatlı ve içecek çeşitleri. inmeye 2 saat kala yemekte tavuk ızgara salata tatlı içecek.

    Uçak inişe geçti saat akşam 7:30 civarı ama houston saati. Camdan bakıyorum sokaklar yollar cetvel ile çizilmiş.. Bi an google eart'en izliyormuşum gibi hissettim. Tekerlekler asfalta değdi artık ilk adım için sadece kapıların açılması gerekiyordu. Aceleye gerek yok sakin bir şekilde herkesin çıkmasını bekledim. Çıktım kapıdan direk havaalanin içine giden koridordan ilerlemeye başladık. İlerledikçe çalışan görevlilerin çoğu siyahiydi ve çoğu baya ama baya baya kiloloydu. Ben bu kiloya sahip insanları sadece ağır yaşamlar belgeselinde görmüştüm. Canlı olarak görmek biraz garip gelmişti. Bagaj levhaları takip ederek ilerledim. Pasaport kontrol yerinde vezneye pasaport ve sarı zarf ile birlikte uzattım. İngilizce bilmediğimi İngilizce olarak söyledim. Güvenliği çağırdı beni ona teslim etti. Pasaportu ve zarfı aldı eliyle salonu işaret edip otur dedi. Oturdum başka birine gitti bir iki dk sonra Erkan diye seslendi, sonuçta amerikalı adam Ercan diyemedi tabi. Gittim pasaportun içine bastığı kaşeyi kurutmak için sallıyordu. bana uzattı el kol işareti ile beni çıkışa yönlendirdi. Gittim çantayı aldım telefondan wifi açtım freeairport şifresiz bağlandım. ubere baktım evin adresi 45$ yazıyordu. Levhaları takip edip araba simgesine doğru çıktım. Bir güvenliğe sadece uber dedim C kapısında bekle dedi. Kapıdan çıktım hemen çıkışta uber araçların geçtiği durak var orda çağırdım hemen geldi. Airbnb'den ev sahibi mesaj atmış ben yoksam anahtar komidinin üstünde alirsin demiş ev sahibi siyahiydi. Şoför siyahi yaşlı bir amca 40 dk sonra eve vardım. Hep filmlerde gördüğüm evler ve yeşil çimler gözlerimin önündeydi. Hangi evin olduğundan emin olmak için numaralara baktım doğru evi buldum kapıyı açtım içeri girdim. Girişte büyük bir salon mutfak ile birlikte 5 6 kapı var her kapı numaraliydi orda farkettim bu evin her odası kiralık olarak veriyormuş. Anlicaniz adam iyi para kazanıyor. Neyse direk yatağa geçip yattım.

    Sabah oldu Kadir abiye geldiğimi mail olarak attım. Numarasını verdi sağolsun nerede olduğumu sorunca konum attım. Bana 'hayat sana gülecek herhalde burada' diye mesaj attı ardından resim attı mapten aramızda sadece 7 dakikalık mesafe varmış. Kadir abi bu bölgeye bir iş için uğramış insanın bu kadar şanslı olması bir yerden sonra tuhaf geliyor. Kadir abi işim bitince seni alırım dedi. O süreçte bende bir markete falan uğrayıp bir şeyler alayım dedim. Haritadan market baktım yürüme mesafesinde bir yere doğru yürüyüşe geçtim. Evleri izliyor yollarda çimler falan fistan yürüyorum. İlginçtir hiç beyaz yok sadece siyahiler vardı. Benzinlikte falan sohbet edip gülüyorlar ortam hafif gta5 gibi büyük kasalı arabalar falan. Markete girdim meyve reyonuna uğradım iki gün önce fiyatından dolayı küstüğüm meyveye yöneldim. 16tl olduğu için yemeyi bıraktığım muz burda 0.49 cent'e karşımda duruyordu, o an almak yerine hayatı bir iki dakika sorgulayıp meyve ve sebze reyonunda dolanıp çıktım.

    Dışarı çıktım eve vardım yağmur başladı. Kadir abi geldi sokakta hemen arabaya atladım merhabalaştık. Hep youtube'ta gördüğüm kişiyle canlı konuşmak ilginç gelmişti. Ekranda neyse oydu. Kadir abi sohbet için konular açıyor bilgiler veriyor.. ama ben ilginç olarak farklı bir ambianstaydım çünkü bu kadar şanslı olmak insanı bir yerden sonra acaba bu bir rüya mı noktasına getiriyor. Kadir abi konuşurken ben aklımdan bir rüya bu kadar gerçek olmaz diye düşünüyorum. Bir yandan ya uyanırsam?

    Kadir abinin iş yerine vardık ordan bana uygun olabilecek bir araç vardı. O aracı kendileri kullanıyordu ama fiyat olarak benim bütçeye yakın olduğu için sağolsun Kadir abi onu bana verdi. Plaka ve bir takım işlemleri falan halledip nasıl götüreceksin diye sordu bana "valla abi ehliyetim var ama trafikte pratiğim yok" dedim. Sağolsun mülayim insan beraber gideriz ordan aldığı bir araç ile geri geliriz dedi. Telefon hattı için yardımcı oldu. Araç sigortası için birine yönlendirdi. Yani kısacası zamanın para olarak tanımlandığı bir kentte hiç bir beklentisi olmadan günün çoğunu benimle ilgilenerek geçirdi. Kadir @semavi abi herşey için tekrar teşekkürler. Şimdilik ssn gelmesini bekliyorum.

    3'cü günümü sokakta arabam ile tur atıyorum araba değil canavar maşallah. Chevrolet TrailBlazer ben ona kısaca savaş görmemiş alman tankı diyorum..
    Şanslıyım demiştim zaten.. 2. bölüme geç >

    posted in Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    Onumuzdeki hafta 25 yasima girecegim ve ayni zamanda Amerika Birlesik Devletleri’ndeki 7. ayimi geride birakmis olacagim. Geriye donup baktigimda su gecen 7 ayda ne kadar hizli olgunlastigimi fark etmemek elde degil.

    Greencard cekilisini kazanmadan once Birlesik Krallik, Irlanda, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada gibi ulkelerin gocmenlik/vize programlari ile ilgili onceden bilgi sahibiydim. Yurtdisina yerlesmeyi universitenin 2. senesi, yani 2017 yilinda kafama koymustum, bu hedef dogrultusunda hic kimseye, hicbir olumsuz goruse kulak asmadim, yeri geldi ailemle tartistigim gunler oldu, ama her defasinda burnumun dikine gittim. Bos vakitlerimde ucaga atlayip farkli ulkelere seyahat ettim, hostellerde konaklayip farkli milletlerden insanlarla tanistim. Yaptigim seyler hem ufkumu genisletti hem de ozguven kazanmami sagladi. Su anda dunyanin bir ucunda, tek basina ve kimseye muhtac olmadan yasiyorum.

    IMG_0434.jpeg

    Beklemedigim bir anda 4. denemede cekilisi kazandiktan sonra ise 1 yildan fazla Ankara'daki buyukelcilikten mulakat almayi bekledim, zamanin artik daralmaya basladigini fark edince risk aldim ve Kolombiya, Uruguay, Israil, Singapur, Arjantin, Ingiltere, Letonya, Brezilya vb gibi dunyanin dort bir yaninda bulunan ABD Buyukelciliklerine emailler yollayarak dosyami kabul etmelerini talep ettim, gelen olumsuz geri donuslere ragmen en sonunda Bosna Hersek'te bulunan ABD elciligine dosyami kabul ettirmeyi basardim ve onlar sayesinde su an buradayim, eger harekete gecmeseydim hayatta birkez gelecek bu sans yuksek ihtimalle ellerimden kayip gidecekti. Bu vesile ile ayni zamanda guzel bir Bosna ve Karadag tatili de yapmis oldum.

    IMG-0933-min.jpg

    1.jpeg

    Bu topraklara elimde koca 2 bavul ve 1 sirt cantasi ile tek basima ayak bastim. Ucak pistten teker kaldirdigi vakit gecirdigim koskoca 24 yili, ailemi, arkadaslarimi, butun anilarimi geride birakmis olmamin verdigi huzun, ayni zamanda o hayalini kurdugum hayati yasayabilecek olmamin verdigi sevinc ve heyecan vardi, tarifi garip duygular gercekten. Kendimden hicbir zaman suphelenmedim, ya yapamazsam diye bir soru aklima bir saniye olsun gelmedi, cunku gemileri yakmistim, gidip bir bakayim olmazsa geri donerim diye hic dusunmedim. Kan ter icerisinde o agir bavullari NYC metrosunun merdivenlerinde tasidigim, turnikelerden guc bela gectigim gunler aklima gelince yuzumde hala bir tebessum olusmuyor degil. Buraya geldiginizde kendinizle basbasa kaliyorsunuz ve artik butun yuk omuzlariniza biniyor, burasi Almanya gibi Istanbul'a sadece 3 saatte geri donebileceginiz bir yer degil. Aynada baktiginiz kisi ile bir mucadele icerisine giriyorsunuz, baskasi ile degil. Yaptiginiz seylerden yalnizca kendiniz sorumlusunuz ve arkanizda sizi destekleyecek, yanlis yaptiginizda uyaracak kimseniz yok, tanidiginiz olsa dahi burada yalnizsiniz, hic kimseden bir beklenti altina girmeyin, burada hayat tamamen bireysellik uzerine kurulu. Kim oldugunuzun, hangi universiteyi bitirdiginizin vb hicbir onemi yok, burada her seye gercekten sifirdan basliyorsunuz.

    2.jpeg

    Burasi ozgur bir ulke, fakat bunun hem artilari hem eksileri var. Basari merdivenlerini cok hizli tirmanabilir, ayni zamanda o merdivenlerden cok hizli bir sekilde tepetaklak dusedebilirsiniz. Yillik 6 haneli rakamlar kazanip kendinize guzel, havuzu olan, garajinda son model arabanizin oldugu mustakil bir ev satin alabilir ama bir yandan kendinizi borca batmis, kredi skoru aydan aya dusen, ay sonunu nasil getirmeyi dusunecek bir sekilde de bulabilirsiniz, tamamen size kalmis, burada nasil bir hayat istiyorsaniz ona gore yasarsiniz hic kimse kimseye karismiyor. Duzenini kurup daha once hic olmadigindan daha mutlu ve huzurlu bir sekilde yasayan tanidiklarim da var buradaki manevi yuku kaldiramayip Turkiye'ye donen tanidiklarim da var, gocmenlik herkesin kaldirabilecegi bir sey degil ne yazik ki. Bu bahsettigim guzel hayati elde edebilmek icin uzun vadeli bir planiniz olmasi ve sabirli olmaniz gerekiyor. 2 iste calisip aksam mesaiden sonra odamda isiklar acik bir sekilde uyuyakaldigim, buzdolabim yiyecek icecekle dolu olmasina ragmen yorgunluktan dolayi disardan yemek soyledigim, sabahin 4'unde kalkip ise gittigim cok oldu, fakat her gecen gun tunelin sonundaki isigi daha yakindan gorebildigim icin bu zorluklara karsi ayakta durabildim. Her sikayet ettigim an aklima, depremde ailesini, evini, butun her seyini kaybeden, hayal kurma yetisini yitirmis, gecim derdinden dolayi bunalimda olan ulkemin insanini getirdim ve hep onume bakmaya devam ettim, ediyorum.

    IMG_5489 (1).jpeg

    Her ne kadar Turkiye'de dogmus buyumus olsam da temelli donme konusunda Turkiye defteri benim icin kapandi, artik kendimi bir gocmen olarak degil, Turk asilli bir Amerikan vatandasi olarak goruyorum, bu da buradaki hayatimi olumlu anlamda etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Toplam kredi limitimin sadece %1 ini kullanarak 6 ayin sonunda gayet iyi bir kredi skoru elde ettim, artik butun kapilar bana acildi. Dolar kurunu dusundugum, diger ulkelerden vize alabilmek icin 40 takla attigim gunler geride kaldi. Su an gayet mutlu ve huzurlu bir hayatim var, bu ulkeye bana sundugu icin bu hak ve imkanlardan dolayi minnet ve aidiyet duyuyorum. Her ne kadar kendine has birtakim zorluklari da olsa, iyi ki buraya gelmisim diyorum.

    IMG_3471.jpeg

    Okudugunuz icin tesekkurler, saglicakla kalin.

    posted in Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
  • Amerika İçin Faydalı İnternet Siteleri

    Merhaba herkese! Forum kullanıcılarımızdan @density ve @smesut ile tarafımdan derlenmiş linklerdir. Kategorilere göre ayarladığımız faydalı linkleri bir arada bulabilirsiniz. Sürekli güncel tutacağız yeni şeyler geldikçe. Umarım işinize yarar şeyler bulabilirsiniz. Sevgiler.

    Not: Eksik, hatalı veya eklemek istediğiniz linkleri konuya yazabilir ya da bana gönderirseniz listeyi güncelleyebiliriz.


    Yolculuk


    .

    Yolculuk
    Skyscanner www.skyscanner.com Uçak bileti
    Expedia www.expedia.com Uçak bileti
    Orbitz www.orbitz.com Uçak bileti
    Cheap Flights www.cheapflights.com Uçak bileti
    Kayak www.kayak.com/flights Uçak bileti
    Turkish Airlines www.turkishairlines.com Uçak bileti
    Seat Guru www.seatguru.com Uçak model veya uçuş numaranızı girerek koltuklar hakkında bilgi alabilir, nereye oturmanızın daha iyi olacağını görebilirsiniz.

    .

    forumdaki ilgili konu: Ucak Yolculugu ve Ucak Bileti


    Barınma


    .

    Barınma
    Airbnb www.airbnb.com Günlük ev kiralama
    HotPads www.hotpads.com Günlük ev kiralama
    Zillow www.zillow.com Ev arama
    Trulia www.trulia.com Ev arama (Civarda ki suç oranlarını ve okul puanlarınıda görebilirsiniz.)
    Homes www.homes.com Ev arama
    ForRent www.forrent.com Ev arama
    Realtor www.realtor.com Ev arama
    ApartmentGuide www.apartmentguide.com Ev arama
    HAR www.har.com Ev arama (Texas eyaleti için)
    Naked Apartments www.nakedapartments.com Sahibinden ev arama (New York için)
    LandLeader www.landleader.com Arsa, çiftlik vb. arama
    NeighborhoodScout www.neighborhoodscout.com Ücret karşılığı adrese göre detaylı demografi, suç ve okul vb. raporu sunan site
    Nextdoor www.nextdoor.com Bir nevi adrese dayalı facebook, adresiniz ile kayıt olarak civardaki komşularınızla tanışabilirsiniz.
    Crime Reports www.crimereports.com Adrese göre suç oranları ve detaylı bilgiler.

    .


    İş


    .

    İş
    Upwardly Global www.upwardlyglobal.org Ücretsiz bir oluşum, size özgeçmişinizi düzenleme ve iş arama hakkında ipuçları veriyorlar.
    Indeed www.indeed.com İş arama
    Craiglist www.craigslist.org İş arama (Ve daha fazlası...)
    Monster www.monster.com İş arama
    Ziprecruiter www.ziprecruiter.com İş arama
    Career Builder www.careerbuilder.com İş arama
    LinkedIn www.linkedin.com İş arama
    Dice www.dice.com İş arama (Teknik)
    Cybercoders www.cybercoders.com İş arama (Teknik)
    Glassdoor www.glassdoor.com İş arama (Teknik, ayrıca maaş ortalamaları ve şirket değerlendirmeleri.)
    Simply Hired www.simplyhired.com İş arama
    Does www.does.dc.gov Amerikan hükümeti iş ve işci bulma kurumu
    Salary www.salary.com İşinize ve bölgeye göre ortalama maaşlar
    USA Jobs www.usajobs.gov Amerikan hükümet işleri (5 yıl sonra lazım olabilir 😉
    Idealist www.idealist.org İnsan Kaynakları (Gönüllülük esasına dayanan maaşlı olmayan işler.)
    Thumbtack www.thumbtack.com Çeşitli konularda işlere teklif verebilir, kendi profilinizi oluşturup iş teklifleri alabilirsiniz.
    Businessmart www.businessmart.com Kategorilere göre devredilen iş yerlerini görebilirsiniz.
    Business For Sale www.businessesforsale.com Yine devir olan iş yerlerini bulabilirsiniz.

    .


    Araba


    .

    Araba
    Carmax www.carmax.com İkinci el araç (Fiyatlar yüksek fakat garantili satış yapılıyor.)
    Carfax www.carfax.com İkinci el araç (Ayrıca VIN numarası ile araç geçmişi sorgulayabilirsiniz.)
    Craiglist www.craigslist.org İkinci el araç
    Car Gurus www.cargurus.com İkinci el araç
    Enterprise Car Sales www.enterprisecarsales.com İkinci el araç (Fiyatlar yüksek fakat garantili satış yapılıyor.)
    Rental Cars www.rentalcars.com Karşılaştırmalı araç kiralama
    True Car www.truecar.com İkinci el araç (Sıfır araçlar içinde bayi araştırması yapılabiliyor.)
    Car for Sale www.carsforsale.com İkinci el araç (Ayrıca VIN numarası ile araç geçmişi sorgulayabiliyorsunuz.)
    KBB www.kbb.com İkinci el ve sıfır araç bulma ve ayrıca aracın piyasa fiyatını görebilirsiniz.
    Driving Test www.driving-tests.org Eyaletlere göre örnek ehliyet sınavı testi çözme.
    AAA www.texas.aaa.com Araç yol hizmetleri ve sigorta
    DMV Traffic Tickets www.dmv.org/traffic-tickets.php Trafik cezalarınızı görebilirsiniz.

    .


    Sağlık


    .

    Sağlık
    Health Care www.healthcare.org Sağlık sigortası inceleme ve teklif alma
    Houston Health Canters www.houstontx.gov/health/HealthCenters/ Houston sağlık ocakları
    Your Texas Benefits www.yourtexasbenefits.com Texas sağlık ve yaşam yardım sitesi
    CVS www.cvs.com Online eczane
    Rite Aid www.riteaid.com Online eczane
    Seyahat Sağlığı www.seyahatsagligi.gov.tr Sağlık bakanlığının hazırlamış olduğu, tüm ülkeler için sağlık hakkında genel bilgiler.
    Health Finder www.healthfinder.com Doktor ve hastane arama

    .


    Eğitim


    .

    Eğitim
    Great Schools www.greatschools.org Okullar hakkında puanlama ve bilgi alma
    Community Collages www.usnews.com/education/community-colleges Community Collages için detaylı bilgiler
    ABD Eğitim www.abdegitim.net Amerika'da work and travel, üniversite ve dil eğitimi için detaylı bilgiler.
    Edcon www.edcon.com.tr Ücretsiz eğitim danışmanlığı
    USA Education www.usa.gov/education Amerikan hükümeti eğitim sitesi
    NCES www.nces.ed.gov/globallocator/ Okullar hakkında detaylı bilgi alma.
    NLD www.nationalliteracydirectory.org Ücetsiz dil kursları
    Internships www.internships.com İnsan Kaynakları (Yeni mezunlar için daha çok staj bazlı işler.)
    ELS www.els.edu Amerika'daki en büyük eğitim zinciri (Dil, master, üniversite vs.)
    Kids USA kids.usa.gov Çocuklar için eğitim sitesi
    Nces nces.ed.gov Okul, kolej ve kütüphane arama sitesi
    Care www.care.com Kreş ve anaokulu araştırmak için faydalı bir site.
    National Literacy Directory www.literacydirectory.org Yabancı dil sınıfları

    .


    Alışveriş


    .

    Alışveriş
    CORT Furniture www.cort.com İstediğiniz kadar süre için mobilya kiralayabiliyorsunuz. Yatak odası, oturma odası gibi komple takım olarak.
    Costco www.costco.com Ülkemizdeki Metro tarzı uygun fiyatlı marketler zinciri.
    Walmart www.walmart.com Marketler zinciri.
    Aldi www.aldi.us Uygun fiyatlı marketler zinciri.
    Tulumba www.tulumba.com Türkiye ile ilgili özlediğiniz ürünler (Çay, sucuk, Türk kahvesi vs.)
    Istanbul Food Bazaar www.istanbulfoodbazaar.com Türkiye ile ilgili özlediğiniz ürünler (Çay, sucuk, Türk kahvesi vs.)
    Parthenon Foods www.parthenonfoods.com Türkiye ile ilgili özlediğiniz ürünler (Çay, sucuk, Türk kahvesi vs.)
    Peapod www.peapod.com Online market (Massachusetts, Connecticut, New York, Rhode Island, Illinois, New Jersey, Wisconsin, Illinois, Virginia, Maryland ve Washington, D.C.
    D`Agostinos Supermarket www.dagnyc.com Online market (Chappaque, New York, Rye Brook, Cross River.)
    MyBrands www.mybrands.com Online market
    Fresh Direct www.freshdirect.com Online market
    Door To Door Organics www.doortodoororganics.com Online organik ürünler market. (Colorado, Connecticut, Delaware, Pennsylvania, Maryland , New Jersey, New York, West Virginia, VA and DC)
    We Go Shop www.wegoshop.com Sizin adınıza market alışverişinizi yapıp ücret karşılığında kapınıza getiriyor.
    Lidl www.lidl.com Alman asıllı indirim marketleri zinciri.
    Shop Goodwill www.shopgoodwill.com Açık arttırma sitesi.

    .

    forumdaki ilgili konu: Amerika'da Alisveris Yerleri ve Magaza Cesitleri


    Ulaşım


    .

    Ulaşım
    Amtrack www.amtrak.com Şehirler arası tren bileti almak için.
    Greyhound www.greyhound.com Şehirler arası otobüs bileti almak için.
    Jefferson www.jeffersonlines.com Şehirler arası otobüs bileti almak için.
    Megabus www.megabus.com Şehirler arası otobüs bileti almak için.
    Peter Pan Bus www.peterpanbus.com Şehirler arası otobüs bileti almak için.
    Trail Ways www.trailways.com Şehirler arası otobüs bileti almak için.
    Bolt Bus www.boltbus.com Şehirler arası otobüs bileti almak için.
    Virgin America www.virginamerica.com Uçak bileti almak için.
    American Airlines www.aa.com Uçak bileti almak için.
    Delta Airlines www.delta.com Uçak bileti almak için.
    Sky West www.skywest.com Uçak bileti almak için.
    Sprit www.spirit.com Uçak bileti almak için.
    Jet Blue www.jetblue.com Uçak bileti almak için.
    United Airlines www.united.com Uçak bileti almak için.
    Advantage www.advantage.com Araç kiralama.
    Alamo www.alamo.com Araç kiralama.
    Avis www.avis.com Araç kiralama.
    Budget www.budget.com Araç kiralama.
    Hertz www.hertz.com Araç kiralama.
    Enterprise www.enterprise.com Araç kiralama.
    Dollar www.dollar.com Araç kiralama.
    National Car www.nationalcar.com Araç kiralama.
    Payless Car www.paylesscar.com Araç kiralama.
    Thrifty www.thrifty.com Araç kiralama.

    .


    Çeşitli Linkler


    .

    Çeşitli Linkler
    IRS www.irs.gov Hükümet vergi dairesi, sıkça kullanılacak 😉
    Area Vibes www.areavibes.com Seçtiğiniz şehir hakkında yaşama endeksi puanı ve detaylı bilgiler veren, karşılaştırma yapabildiğiniz site.
    Best Place www.bestplaces.net Şehre göre detaylı puanlama ve bilgiler.
    Livability www.livability.com Eyaletler ve şehirler hakkında detaylı tanıtımlar, puanlamalar, guruplar, emlak ve daha bir çok bilgiyi bulabileceğiniz site.
    MIT Living Wage livingwage.mit.edu MIT üniversitesinin hazırladığı şehirlere göre minumum yaşam giderleri ve maaşları.
    Federal Income Tax Calculator www.smartasset.com/taxes/income-taxes Federal hükümete göre gelir vergisi hesaplama.
    US Tax Calculator us.thetaxcalculator.net Yine gelir verginizi hesaplayabileceğiniz bir site.
    Expatistan www.expatistan.com/cost-of-living Yaşam maliyetleri araştırma ve karşılaştırma.
    City Data www.city-data.com Şehirler hakkında çok detaylı bilgiler. (Hava kirliliğinden, evlerin kaç yıllık olduğuna kadar.)
    Best Place to Live www.niche.com/places-to-live/search/best-places-to-live/ Amerika'da yaşanacak en iyi yerler ev bilgiler.
    Walk Score www.walkscore.com Evinizin toplu taşımaya, merkeze olan uzaklığı vb. bilgiler ile puan veren bir site.
    Credit Karma www.creditkarma.com Bizdeki Findeks benzeri, kredi skorunuzu görebileceğiniz site.
    Vebu www.vebu.net Amerika'dan Türkçe haberler
    USCIS Settling US www.uscis.gov/tools/settling-us Hükümetin Amerika'ya yeni yerleşenler için rehberi.
    US Zip Codes www.unitedstateszipcodes.org Posta kodları
    State Sales Tax www.salestaxinstitute.com/resources/rates Eyaletlere göre güncel vergi oranlarını görebilirsiniz.
    USPTO www.uspto.gov Amerika patent ofisi
    MeetUp www.meetup.com Etkinlikler ve sosyal medya, yeni insanlara tanışmak ve etkinlikleri takip etmek için faydalı bir site.
    Internations www.internations.org Uluslararası yaşanlar için portal, çok faydalı. Bölgesel etkinlikler, arkadaşlıklar, milletine, yaşadığı yere gibi detaylı arama özellikleri var. Sadece davet ve özel mektup yazarak üye olunabiliyor. Davet için bana özelden ulaşabilirsiniz.
    Cell Phone Providers Review www.toptenreviews.com/mobile/phones/best-cell-phone-providers Amerika'da ki tüm cep telefonu operatörlerinin inceleme ve karşılaştırması.

    .

    posted in Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    | sezon - 1 | bölüm - 2 |

    Okuyacaklarınız dil bilmeyen ve 8k dolar ile houston TX'a giriş yapan bekar birinin tecrübesidir.

    Bir bekar olarak ilk geldiğinizde ne yapabileceğinize yol gösterecek ufak tefek bilgi paylaşımı yapmayı kendimde bir borç bilirim. Çünkü yeşilkartforum'un ekmeğini çok yedik, şimdi masaya yemek koymanın sırası bize geldi. Bu sıranın herkese nasip olması dileğiyle..

    Dv kazanları olarak bir çok abd'ye ilk giriş tecrübe ve deyimleri Dv20 öncesi gidenlerden öğrendik bilgi aldık. Hepsine ayrı ayrı teşekkürler.. Uzun zamandır bu tecrübeler sosyal medyada azalmış durumda. Mevcut bilgi vermek isteyen insanlar az çok buraya yerleşmiş ve ortamı benimsemiş oluyorlar. Doğal olarak ülkeye girmeden önce kısmen eski bilgilerle buraya adım atıyoruz..

    Önemli tarihi bir olay ile herşey de olduğu gibi Dv tarihinde de birtakım değişiklikler oldu. Covid öncesi dv ve covid sonrası dv olarak ikiye ayırmak gereken bir nokta var. Ben covid tarihinin sonrasında ülkeye girişin ekonomik olarak bütçenizi daha doğru sıralamalarla nasıl harcama yapmanızı yazacağım. Bu dediklerimi 10k altı buraya geleceklere göre yorumluyorum. Açıkçası parası olana heryer aynıdır. Fakirler toplansın dediklerim tam olarak size. 10k olan ve 10k bile olmayıp en azından gelirken borç harç ederim umuduyla o günü bekleyenler için...

    Örneğin 1000$'lık araçlar tarihte kalmış 4k yada 5k temiz araç bulmak zorlaşmış. Hevesiniz kırılmasın, sadece ekonomik olarak eskiye nazaran bir nebzelik bir takım farklılaşma durumu var. Yine ucuza bulunur tabi ama aracın işe yarar bir araç olması lazım. Burada araç alımı gösteriş için değil zaruri bir ihtiyaç olarak düşünün. Herneyse ben sadece gelirken sırasıyla ne yapmanız gerektiğini anlatayım. Bu anlatacaklarımı kendim uyguladım ve doğru gördüğüm için anlatmıyorum. Hata yaptım ve doğruları sıraya dizecek tecrübe kazandım.

    Uçağa binmeden önce.
    Kadın, erkek, çift, bekar farketmez. şarz aleti için abd pirizlerine göre bir adaptör ayarlayın. Şaçınızda başınızda kullandığınız elektronik aletler, şarzlı traş makinesi telefon falan getirdiğinizde en azında kullanılabilir olsun. Ayrıca terlik, tırnak makası, şampuan, havlu işte kendi tipinize göre bakım ve onarım aksesuarları ayarlayın. Bunlar ufak şeyler demeyin, burada ucuz bulunabilir ama toplasan yine 100$'ı rahat geçer. Cep telefonun tr'de kullandığın hattı yurtdışında kullanıma aç ve bir haftalık İnternet paketi alın.

    Eğer konakma işini buraya gelmeden ayarlayacaksaniz airbnb'den oradayken halledin. Buraya geldiğinizde kredi kartı falan olmayabilir. Yada olsa dahi kullanımı yurtdışına kapalı olur mağdur olmayın. Ev kiralama niyetiniz varsa bir haftalık airbnb ayarlayın çünkü ev sahipleri hemen dönüş yapmıyor.

    Uçağa bindin.. indin inşallah..

    Pasaport kontrole geldiğinde wifi aç ücretsiz bağlan. Yurtdışına açtığın hat hemen aktif olmayabilir. Bir süre sonra açılır. Uber aç gideceğin yere nakit ile gidebilirsin. Yada kartın aktifse karttan çağır zaten ekranda aracın sana yaklaştığını ve plakasını görürsün. Uber mapi çok iyi araçların nerede olduğunu görüyorsun haritadan sana gelirken zamanı bile yazar.

    Geceyi geçirdin.. Günaydın..

    Ben gibi hemen gidip bi araç alıp çocuk gibi içinde hoplayıp zıplamayın. Sakin ol, uberi çağır önce mobil hat ve sonra banka hesabı açmaya git. Sonra ev kiralamaya git. Sonra araba al. Çünkü ilk araç alırsan. Ssn falan fistan olmadığı için ev sahibi yada apartman yönetimi ssn olmadığı için ya maaş belgesi yada banka hesap dökümü ister. Eğer parayı direk harcar eritirsen ev kiralamada zorluk yaşarsın. Ev sahibine elinden geldiğince zengin görün, görün ki sana ısınsın. Yoksa ben gibi airbnb'yi sürekli kısa süreli yerlerde dolanıp durursun. Böyle yaşamak zor değil ama herkesin normal bildiği bir düzeni sağlamanız için bu yöntemi uygulamanız yararınıza olur.

    Bu arada abd'de 10'ncu günümdeyim. Yaşadıklarımı tecrübe ettikçe yazmaya devam ederim..
    Herkese abd'de görüşmek dileğiyle..

    Önceki bölüme dön yada 3. bölüme geç>

    posted in Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    | sezon - 1 | bölüm - 10 | sezon finali

    Biz de sanıyoruzki amerika erkekler için çok güzel, ama kadınlar için ayrı bi güzel.. Kültürden kültüre değişkenlik gösterebilir tabi. Geçen haftasonu ben, Nuri ve İlyas 3 kişi sohbet muhabbet saat gece yarısı 1'i geçiyor konu konuyu açtı ve bir şekilde striptiz konusu açıldı. İlyas Nuri'ye döndü ve uzun zamandır hiç gitmedik değil mi? diye bir iç çekti. Nuri aslında şimdi tam zamanı gidebiliriz dedi. Bana döndüler ne dersin diye sordular. Ben alkol kullanmam, arabayı ben kullanırım dedim ve hemen ayaklandım. Hadi gidek o zaman.. arabaya geçtik sordum nasıl bir ortam öyle filmlerde olduğu gibi mi? İlyas güldü Nuri aynen filmlerde olduğu gibi insanlar kızarmış tavuk yerken sahnede direklerde şov yapan kadınlar oluyor. İlyas hala pis pis gülüyor.. patates kızartması ile daha iyi gider diye ekledi.. Bakın dostlar 30 yaşındayım ve böyle yerleri hiç bilmiyorum bu ortamları bilmiyorum ona göre fazla dalga geçmeyin sonra, dedim. Nuri normal ya burada barlarda falan takılmak sıradan şeyler. Atm'ye gidelim ordan biraz nakit bulunduralim lazım olur dedi. Nakit işi tamamlandı. Mekana varmadan benzin istasyonundan içecek alalım dedi İlyas niye diye sordum içeceği falan dışarıdan götürülür. Orda var ama fiyatı yüksek oluyor. Herkes böyle alıp içeri girer. Mekan ne kazanıyor? giriş ücreti alıyor ve içeride yiyecek falan olur ama yemek fiyatları uygun. İyi gidelim bakalım. İçecek alındı mekana geldik. Park yeri için 10$ verdi İlyas kapıdan içeri girdik kasada genç bir kadın bileklerimize kağıttan bileklik taktı dışarı çıkıp tekrar içeri girersek o bileklik anahtar gibi bir şey yani. Nuri kişi başı 35 toplam 105 dolar ödedi. İkinci kapıdan içeri bi girdik.. aman tanrım.. böyle bir şey olamaz yani olurda anlatılmaz yani.. ben diyim 45 siz deyin 50 kadın hepsi ayrı ayrı güzel.. ortalama 20 ve 35 yaş arası kadınlar. Ayrı ayrı direk sahneleri yaklaşık 5 tane vardı mekan geniş. Şovunu bitiren iniyor şova başlamak için sırasını bekleyen kadınlar devam ediyor. Aralıksız sahne hep dolu. Bir masaya geçtik oturduk. İlyas Nuri'ye kasadan biraz dolar bozdurda bahşiş falan yapalım. Nuri kasaya gitti döndüğün elinde bir deste birlik dolar masaya koydu. 100 doları boşmuş. Belliki niyeti bozmuş. Neyse biraz ayrıntı vereyim. Biz erkekler 35 dolar verip içeri giriyoruz. Bu kadınlar şov yapmak için mekana giriyor yani mekana 50 100 dolar arası para veriyor ve öyle içeri girip sahneye çıkıyorlar. Mekana ait çalışan hiç kadın olmuyor. Garson kadınlar bile aynı şekilde giriş ücreti veriyor. Bahşiş ile para kazanıyorlar. Verdikleri paranın üstüne rahat çıkıyorlar yani. Şimdi farklı bir detay daha verim. Buraya sadece erkekler gelmiyor. Kadınlarda gelip eğleniyor. Normal giriş ücreti ödüyorlar erkekler gibi. Yan masadan bir genç kız arkadaşının doğum gününü kutlamak için striptiz kulübüne getirmiş. Kız arkadaşı gayet memnundu hatta bir kadın gelip kıza özel kucak dansı yaptı. Tabi kız orada bi coştu dans eden kadına bir kadın daha çağırdı ve birlik dolarlardan destelerden anladığım kadarıyla bi 400 dolar yağdırdı.. neyse İlyas boş geçmiyor gelene geçene 4, 5, 10 dolar yapıştırıyor. Sahnesini tamamlayan her kadın masaları dolanır ve kucak dansı isteyenlere özel bir şov yapıyor. Öyle zorlama falan yok masaya oturup içki falan isteme yok. Hesabı kitlemeye çalışmak yok. Herşey şeffaf kucak dansı ister misin der isteyen ister istemeyen teşekkür eder ve biraz sohbet eder ve devam eder. Dans karşılığında bir miktar bahşiş alıyor. Bu miktarlar sizi yanıltmasın çok ciddi paralar. Bazı kadınlar birlikleri taşımak için sepet kullanıyor. Ve bu sadece birlikler ile sınırlı değil. Çok paradan konuştuk neyse açıkçası böyle bir deneyim insanı şaşırtıyor ve insanın nevrini döndürüyor. Ben filmlerde böyle bir çılgınlık görmedim. Yani çok detay vermiyorum aslında ama yani cennet gibi yer işte kadınlar içinde öyle. Bu kadınlar genelde latin kökenli oluyor. Asya ve Afrika kadınları her milletten var ama çoğu latindi. Yani hem erkekler hemde kadınların rahatlıkla aynı ortamda bu şekilde eğlenmesi beni şaşırttı. Çıktığımızda yaklaşık 400'e yakın para gitmişti. Bi pavyon ile kıyaslamak ayıp olur ama bu miktar pavyona göre çok komik bir rakam oluyor. Yani bu tuhaf ama bi o kadarda gerçek. Üstün fiziğe sahip binlerce kadın var düşününce aslında rahat para kazanabilirler bu şekilde, bu kültür var burada ama tercih yada farklı koşullar bir şekilde fabrikalarda orda burda saatlik $10'a çalışmayı tercih edenlerde var. Neyse konuyu allandirmayalim. Daha önce hep videolarda market ve araba görselleri bizi biraz köreltmiş. Amerikayi sadece market ve arabaymış gibi düşünmemek gerek Amerika yada Türkiye falan fistan karşılaştırma yapmıyorum. Burada yaşama arzusu olan bir insanın koşulları ile iyi yada kötü yaşaması daha önemli. Herşeyi azda olsa yaşamak gerek erkek kadın farketmez. Cebine giren maddi değerle neler yaşayabileceğin çok önemli. Burada zengin birinin yaşama koşulu ile aynı fırsatları yaşamanın verdiği o rahatlık huzur veriyor. Zaten ne diye gelmiştik buraya huzur içindi değil mi?

    Geldik iyi kötü yaşıyoruz. Kötü şeyler yaşamıyorum anlamına gelmesin herşey mükemmel değil. Ama yaşama arzum bi şekilde zorlukları görmezden gelmemi sağlıyor. Gelipte tutunamayanlarda var. İş bulmakta zorlananlar, beklentilerini karşılamayanlar. Burada örnek çok. Amerikayi kötü olarak yorumlamalar. Varda var yani. Önemli olan insanın kendi beklentileri. Hazır konu açılmışken anlatayım. 18 yaşında gemi adamı olarak bir serüvene adım atmış ve gençlik yıllarını denizde geçiren 25'li yaşlarında amerika'ya evlilik yolu ile yerleşmiş ve çılgınlar gibi eğlenmiş 63 yaşına varmış Musa abim ile bir mangal keyfi sırasında bir sohbete başladık.

    Ben fırsatı bulduğum her durumda amerika çok güzel diyip dururum. Bu tanıdığım insanlar en az 20 yıldır amerikada yaşadıkları için biraz bıkkınlık ile neresi güzel diye söylenir ve benim rüyada olduğumu söyler ve gülerler. Yalçın abi Ferhat abiye eti nasıl pişirmek gerektiğini direktiflerle anlatıyor Ferhat abi durumdan hoşlanmasada Yalçın abiye birşey demeden sadece közü yelliyordu.. O ara yine Musa abi houston güzel değil deyince cevap verme gereği duydum.
    Musa abi, doğru söylüyorsun houston hiç güzel değil burayı izmir ile kiyaslayinca sana katılıyorum. İzmir doğası, ortamı, mekanlar, gezilecek yerler, plajlar, falan en önemlisi kadınları çok güzel, abi hiç değil sadece İzmir alsancakta günde yüzlerce güzel kadın ile karsılaşırsın.. ama bu kadar güzelliğin içinde ben kendimi hiç güzel hissetmedim. Çünkü koşullar orda olduğumu hissettirmiyordu ne yapsamda sadece görüntü olarak önümdeydi hissiyat olarak orada yaşamıyordum. Burası görüntü olarak izmirle kıyaslanamaz güzel değil ama bana güzel hissettiriyor. Aslında amerika güzel değil, Türkiye güzel ama arada ciddi bir fark var amerika seni uygun koşullarda güzelleştiriyor. Yani amerika değil, şuan ben güzelim.. İzmir güzeldi ama ben değildim.. dedim ve Musa abi beni anladığını ve hak verdiğini tescillendirmek adına önüme pişmiş etlerden tabağıma koydu..

    Mangal keyfi sürerken bir yandan ehliyet için bir siteden https://www.idrivesafely.com/ $25 ile satın aldığım online kurs videolarını izliyordum. 6 saatlik bir video serisi izle izle bitmiyor. Her bölümde 10 soruluk test oluyor. Geçmezsen o bölümü tekrar izletiyor. 6 saatlik videoyu bir hafta kadar ara ara izledim zorlamadım yani. Bütün testini sonunda 30 soruluk test var bu testi sadece 3 deneme hakkı veriyor. Geçilmezse 6 saat baştan başlıyor. Bunu bitirdim mail adresime bir pdf gönderdi. Bu belgeyi DPS denilen yere verip sadece direksiyon testi yapılacak. Zor değil kolay. Video yazılı sınav yerine geçiyor ondan sonra bu linkten https://public.txdpsscheduler.com/ DPS randevusu almak yeterli. Oraya gidince direksiyon sınavı için tarih veriyorlar. Yada bir belge veriyorlar özel sürücü kurslarına gidip 75 yada 100 dolar arası hemen alabilirisin diye öneride bulunuyorlar. Ben video testini 73 puan alarak tamamladım. Sitenin her sayfasını otomatik translate yaparak çeviriyordum. Randevu ayarladım dps ten oraya gittim ssn kartı istediler numara yada telefondan fotoğraf göstermek yeterli değilmiş ondan işlem yapamadım, artık seneye ayarlarım diye hiç kasmadım..

    Bu sezonu bu bölüm ile finalleyelim. Farklı bir deneyim olursa konu başlıklarında anlatmaya çalışırım. Özet olarak, ev kiralama, araba alma, telefon hattı ve banka hesabı ve son olarak ehliyet. Bunları halledince  buranın yerlisi gibi bir hisse kapılıyor insan. Kolay olmuyor ama ne olursa olsun bir şekilde şans yine bizi yönlendiriyor rahat olun.

    Profilde rahat ulaşılabilir olsun diye kimseye yorum yazmadım ama toplu bir teşekkür etmek finale iyi gider diye düşündüm. Yazım yanlışlarıma ve imla hatalarıma rağmen okuyup ve beni itibara boğan parmaklarınıza sonsuz teşekkürler..
    Bu sezonda yorumları ile katkıda bulunan herkese ayrıca teşekkürler..
    @crazycells @Orhan-Cabarov @smartcells @semavi @eynar @melcem @gucarslan @Stiff @SkyH @Sono @Muhtaradana @kartalveat @fredyjones @axlgnr @muse @Calibraturbo @nicely @tekruno @beceke @MySea @yasinbey @izm @Hasan-Gündüz @volkanesk @Hopasej @Emtee @HopefulMan @iamevren @Yaman-TÜRKOĞLU @caglaror @greenHasanHuseyin @cnpist @EArslan @The-inception @mulus @ayvalik10 @dytmelek @hadi-BE @murat-garacca @esranboylu @denizci10 @Betu
    Amerika'da görüşmek dileğiyle..

    posted in Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    Tekrardan merhabalar, ufak bir güncelleme daha yapmak istedim. Olumlu/olumsuz yaşadıklarımızı aktarmaya devam edeceğim dedim ama olumsuz hiçbir şey yaşamıyoruz 🙂 yaklaşık 2 haftadır mağazada ayakkabı reyonunda part time çalışıyorum, bazı gözlemlerimi aktarmak istedim. Bu işe girmekteki en büyük motivasyonum ingilizce konuşmaya alışmak ve çevre edinmekti, bir de tabi beraberimizde getirdiğimiz birikimi çok da eritmemek. Hazır paraya dağ dayanmıyor 🙂
    Mağaza müdürü ve departman müdürleri inanılmaz başarılı yöneticiler zannımca. Bütün çalışanlarıyla birebir ilişkileri çok kuvvetli ve sürekli çalışanlarını motive ediyorlar. Daha dün mağaza müdürü ben çalışırken yanıma gelip çok çalıştığını ve çok iyi iş çıkardığını görüyorum aramızda olduğun için çok memnunuz diyip elimi sıktı. Alt tarafı ayakkabı kutularını düzenli tutmaya çalışıyorum 🙂 değinmek istediğim nokta yaptığınız işin takdir gördüğü. Başka bir yerde çalışmadığım için genel konuşamam tabii ki ama şimdilik bulunduğum ortam için gözlemim bu oldu. İngilizce konusunda inanılmaz sabırlılar, asla acele ettirmiyorlar ve ben cümlemi toparlayana kadar bekliyorlar. Departman müdürü beni diğer çalışanlarla tanıştırırken yeni arkadaşımızın ingilizcesi konusunda sabırlı olacağız çünkü daha sadece birkaç haftadır burada diye uyardı 🙂
    Müdürlerle aramı iyi tutmaya çalışıyorum ki zamanı gelip iş değiştirdiğimde referans olarak gösterebileyim ve hakkımda iyi şeyler söylesinler.
    Akşam mesaisine genelde liseliler geliyor okuldan çıktıktan sonra, burayla ilgili en takdir ettiğim şeylerden biri o yaşta çocukların sorumluluk alıp para kazanıyor olması.
    Benim bulunduğum bölgede hispanikler inanılmaz fazla, ingilizceden çok ispanyolca duyuyorum sürekli. Sanırım ispanyolca öğrenmeye başlayacağım 🙂 bir müşteri gelip ispanyolca birşeyler konuşmaya başladı, ispanyolca bilmiyorum üzgünüm dedim. İspanyolca bilmiyor musun???? diye şaşırdı 🙂
    Vaktimiz oldukça doğa parklarına sahillere gidip tadını çıkartıyoruz. Arabanın bagajına iki tane kamp sandalyesi alıp koyduk, beğendiğimiz yerde kuruluyoruz 🙂
    Çok alakasız konulardan bahsettim ama aklıma gelenler bunlardı.

    posted in Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    | sezon - 1 | bölüm - 3 |

    29 eylülde houston'a geldim. Ertesi gün araç almıştım. Chevrolet TrailBlazer 6 aylık sigortası, birtakım işlemler falan dahil 4700$'a aldım. Airbnb'den 30 günlük bir oda tuttum vergi dahil 750$. En büyük harcamalar bunlar. İlk bölümde size araç kullanmayı bilmediğimi söylemiştim. Houston'da 3'cü günümde airbnb'den tuttuğum evin önünde sürekli park halindeki duran aracımı 20 metre ileri ve tekrar geri gelerek arabaya alışmaya çalışıyorum. Arada arka sokaklarda dönüp tekrar evin önüne çekiyorum. Araç hareket edince 10km hızda sokaktaki tüm araçları ezip geçecek hızla gittiğimi hissediyorum. 20km hızda uçuyor hissine kapılıyorum. Yanlış anlamayın araba benzinli gaza basmaya gelmiyor hemen kaçıyor. Neyse ufak ufak sokakta araca hakim olmayı başardım artık 30km hız beni kesmiyor onu farkettim. 5'ci günümde artık sokakta sürekli dönüp duruyorum. O an beni gereksiz bir cesaret tuttu banka hesabı açmaya bu araç ile gideyim dedim. Sağolsun daha öncesinde Kadir Zora @semavi abiden bank of america bankasının konumu ve orada bana yardımcı olabilecek bir çalışanın ismini (Özlem Hanım) vermişti. Haritadan baktım yarım saat uzaklıkta. Cesaretimi topladım ana yola doğru yavaşça hareket ettim. Burada trafik ışıkları bildiğimiz ve alışkın olduğumuz şekilde değil. Tarifi biraz zor ama bizim bildiğimiz ışıklar yolun bitiminde oluyor ama burada ışıklar karşıda oluyor. Görmeniz lazım, ve nedense burada kullanılan yöntem çok daha mantıklı. Neyse anayola girdim. İlerledikçe hata yapmamak için aynaların hepsini kafamı sallamadan sadece gözlerimle sürekli yokluyorum. Yanımdan sürekli geçen araçlar hafiften beni korkutmuyor değildi. Acemiyim ama göz el ve ayak koordinasyonumu iyi geliştirmişim, yol şeridini iyi takip ediyorum. 35km tabelası sürekli her yere koymuşlar. Otobana yakın geldiğimde sinyali verdim, artık giricez R yok. Bi girdim hemen sol şeride geçtim içimden hep arkadan gelen araçlar birazdan beni ezecek hissi veriyor, istemsizce gaza basıyorum. 40, 50, 60, 70km hız yol geniş aktıkça basıyorum. Bir yandan tedirginlik bir yandan yersiz ve hiç gereği olmayan lüzumsuz bir özgüvenle asfalta akıyorum. Kimseye böyle bir çılgınlık önermem. Hayatta kalmamın tek nedeni şanslı olmamla alakalı. Neyse otobanda daha rahat olduğumu farkettim. Bankaya vardım. İlk girişte güvenliğe sadece. İngilizce bilmiyorum dedim "i need account new" dedim içeriye doğru bana orda bekle gibi işaret etti. Gittim oturdum bir kadın geldi. Hangi dil diye bir şeyler dedi anladım orda "Turkish" dedim. Ok dedi gitti. Vezneden bir müşteri hizmetleri görevlisi beni çağırdı gittim. İngilizce bir takım sözler sarfetti ben sadece pasaportu uzattım "just new account" dedim. Ok dedi PC'den birtakım bilgilerimi girmeye başladı. Bir kaç dakika sonra bir kadın yaklaştı hosgeldiniz dedi. Özlem hanım, merhabalaştık falan. Bir sorun olursa çeviri falan için yardıma gelmiş. Kadir abi buraya yönlendirdi dedim hemen ayarlarız dedi. Sağolsun gerekli tüm işlemleri beni hiç karıştırmadan tel adres falan adama söyledi. Hesabı hemen açtı hesaba 2500$ attım. Özlem hanim hesabi açtık 2 gün sonra tekrar gel kredi kartı içinde bir başvuru yapalım dedi. Tamam dedim çıktım. O gün eve döndüm akşam facebook'tan turks in houston gurubunda bir iş ilanına denk geldim. Tişört baskı için bay eleman aranıyor. İlan veren kişiye dil bilmediğimi ve ssn hala alamadığımı söyledim. Şartlar uygunsa ben gelebilirim diye yazdım. Sağolsun dil şart değil dedi. Yarın gel konuşalım dedi. Ertesi gün gittim görüştük bana ne iş yapılacağı konusunda bilgiler verdi. Kısacası tişörtü basmadan önce baskı tutsun diye sıvı bir astar atılıyor ondan sonra boya yapışıyor. Astar atıp pres makinasina atıp atılan astarı kurutuyorum ondan sonra baskıya hazır oluyor. Bir kaç kişi ile görüşmemiz daha var dedi olumlu olumsuz sana dönerim dedi oradan ayrıldım.

    Cuma sabahı kredi kartı için bankaya gittim. Aynı adam beni görünce hemen ingilizce selamlaştık havaryu nevaryu falan filan o sırada Özlem hanım geldi biraz muhabbet ettikten sonra adam bir takım şeyler söyledi. Özlem hanım bana dönüp tebrikler kredi kartın onaylanmış dedi. 1000$ limitli ve 90 gün içinde kullanırsan bu limiti 200$ bonusta veriyor. İçimden alt tarafı bin dolar ya buda para mı diye düşünüyorum. Ama sonrasında öğrendim kredi kartı burda baya değerliymiş düzenli kullanılırsa kullandıkça limit artıyormuş ve ileride sıfır araç alma olasılığı bile varmış. Özlem hanımın ilgisi falan yardımları için teşekkürler edip oradan ayrıldım. Arabaya doğru giderken tişört basan yerden aradılar bana saatlik 12$'a gel çalış dediler. Kabul ettim. Telefonu kapattıktan sonra içimden 'geleli daha 1 hafta olmuş hemenden çalışmak mı olur?' diye biraz kendimi şımarttım. Dil bilmeyen, iz bilmeyen için böylesi gelişmeler doğal olarak mutluluk seviyesini şahlandırır. Herhangi biri benim gibi şanslı değilse burada psikolojik olarak zorlanır. Dil bilmemek ciddi zorluklar yaşatır. Dil bilmeyen bekar değilde aile ise burası daha çok zorluk yaşatabilir..

    İşe başladık çalışıyoruz falan.. aynı houston facebook gurubundan bir bildirim kilisede gönüllü olarak çalışan biri İngilizce eğitimi başladı kursa katılmak için kilise adresini yazmış. İşten çıkıp kiliseye doğru gittim içeride bir kaç insan var biri sırayla bir şeyler sorup test yapıyorlar. Duruma göre sınıflara ayiracaklar. Seviye belirleme testi yapıyorlar yani. Yaşlı bir adam ıngilizce sorular soruyor falan ona verilen cevaba göre elinde not kağıdına işliyor. Ben ve birlikte binaya giriş yaptığımız iki kadın bize bir form verdi. Bilgilerimizi girmek için. Gelen iki kadın türkçe fisildasmaya başlayınca. Hafif etrafı gözlemledim odada olan 8,9 kişiyiz.. Bir abi türkçe bir şeyler mırıldandı şöyle bir genel olarak herkesi göz ucuyla süzdüm.. testi yapan kiliseci amca dışarı çıktı elinde bir kaç kağıt ile. O çıkar çıkmaz ben ortama dönüp 'pardon' dedim. Bütün gözler bana döndü "hepimiz facebook'tan geliyoruz galiba" dedim herkes bir döküldü hiç yabancı yok. Ortamı bu girişimimle ısıttım amcalar, teyzeler, gençler merhabalar falanlar havalarda uçuştu. Kiliseci amca ve yanında 30 yaşlara yakın genç bir amerikalı kız içeri girdi. Kiliseci amca en son ben ve yanımda Emine teyze bize test yapması için kıza görev verdi. Emine ablaya bir şeyler soruyor Emine abla istisnasız her soruya "zero" deyip geçiyor. Emine abla tek kelimelik ingilizcesi ile bana güven verdi belliki sınıf arkadaşı olacaktık. Sıra bana geldi. Bir takım sorular gelince bende Emine ablaya yakın ingilizce bilgimle bir takım kelimeler kullanıp araya sıkça "sorry" kelimesini kullanarak testi tamamladım. Beni direk level 1 ders odasına götürdü. Girdim, hoca yaşlı 80lere yakın bir teyze ingilizce bir şeyler anlatıyor. Oturdum adımı sordu "Ercan" dedim C mi yoksa J mi diye bir süre dertleştik sonunda C olduğunu ona kanıtlamak için çareyi tahtaya ismimi yazarak çözdüm. İçeride sadece yaş ortalaması 30-50 arası kadınlar vardı. Bi tanıştık hepside ispanyolca konuşuyor. Meksika, el salvador, şili, Guatemala, Venezuela vs.. neyse ortama ısındım. Hepside cana yakın insanlar.. hoca amerikalı belliki kiliseye gönüllü ders vermeye gelmiş. Dil bilmediğimizi ve onu anlamamız için beden dilini kullanarak bir şeyler anlatmaya başladı. Tabi ben hiç bir şey anlamıyorum. Kadın yaşlı olduğu için ağzından çıkan kelimelere yetişmeye çalışan el kol hareketleri senkronu tutamıyor. Anlicaniz dizide oluşan ses kayması hatası hissini veriyor. 2 gün sonra yine aynı ders için geldim kiliseye. İçeri girdim benim sınıftan ilk gelen iki kişi Venezuela'lı Veronika ve kütüğünü hatırlayamadığım Adriana. Bunlar dersliği süslüyorlar. Heapy birtday falanlar yazıyor. Veronika güçte olsa bana bizim hocanın bugün doğum günü olduğunu anlattı. Sırayla bütün kadınlar içeri girdi ve her gelenin elinde kola kolileri yemek tencereleri falan pasta.. kendi içimde bunlar nereden biliyor diye düşünüyorum. Hoca geldi. ingilizce dersin canı cehenneme.. 83'üncü yaşını kutladık falan. Bunlar başladı yemek yapıp getirmişler. Ne verseler geri çevirmiyorum. İlk defa orda domuz eti yedim.. sadece domuz değil damak tadı olarak yaptıkları herşey bana garip geldi. Farklı tatlar sonuçta.. hoca domuz eti diye uyarmaya çalıştı beni. O sırada yediğimi anlatmaya çalıştım. First time dedim. Şaşırdı falan başını yukarı kaldırıp "gad" deyip mutlu oldu biraz. Neyse bol bol konuşmalı ve hiç birbirimizi anlamadığımız eğlenceli bir akşam geçirdik..

    12'inci günümün akşamı Kadir abi mesaj attı SSN postan gelmiş diye. Bu ssn insanın göğsünü kabartıyor.. resmi haklar elde etmenin temeli bu bu ssn numarasına bağlı.. Kadir abiye çalıtığım için hafta sonu gelir alırım dedim. Sağolsun Kadir abi bu süreçte emeği çok geçti...

    15'inci gün yarın ssn almaya gidiyorum.. Anlatılmaya değer gelişmeler oldukça yazmaya devam ederim..
    Umarım sizler için çok daha güzel başlangıçlar olur.. Herkese selamlar
    Önceki bölüme dön yada 4. bölüme geç>

    posted in Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
  • RE: DV2022 Mülakat Deneyimleri

    Bana yıllar gibi gelen ayların ardından hep hayalini kurduğum mülakat deneyimini nihayet yazıyorum. Deneyimimi sağlık muayenesi ve mülakat olarak ikiye ayıracağım, okumak istediğiniz yerden başlayabilirsiniz. Kendime dair bir özet verecek olursam tek kişiyim, 19 yaşındayım ve haliyle lise mezunuyum. Türkiye'den gitme istediğim ekonominin kötüye gitmesiyle başlamadı çocukluğumdan beri bir Amerika hayalim vardı o yüzden greencard benim için aklınıza gelebilecek her şeyi ifade ediyordu. Açık konuşayım, son yıllarda milletimize karşı saygımı yitirdim, her gün karşılaştığım kaba, ahlaksız insan türleri yüzünden ülkeden soğudum ama talihli olduktan sonra bu forumda başlayan maceramda, bu ülkenin belki de en iyi insanlarını tanıdım. Öncelikle DV2022 telegram grubu yöneticilerinden İsmail abi başta olmak üzere tüm yöneticilere teşekkürlerimi iletiyorum. Tek kuruş harcamadan, tek hata yapmadan bugün vizemizi aldıysak, bu aile sayesinde. Gerçekten bir aile gibi oldu burası benim için çünkü en umutsuz hissettiğim anda bile grupta insanlara, bana nasıl umut olduklarını gördüm. Şimdiye kadar düzenledikleri kampanyalar ve sarf ettikleri tüm efor için adminlerimize teşekkürlerimi sunuyorum.

    -SAĞLIK MUAYENESİ-
    14 Aralık'taki mülakatım için 1 hafta öncesine, 8 Aralık'a aldığım sağlık muayenesi için İstanbul'dan Ankara'ya gittim. Unganlar'a 10 dk yürüme mesafesinde Notte Hotel diye bir yerde 2 gece boyunca konakladım ve şunu söyleyebilirim ki kesinlikle önermem. Gece koridordaki seslerden dolayı sürekli uykum bölündü, çalışanlar ilgisizdi. 8 Aralık 11:45'teki randevum için 11:30'da binaya giriş yaptım ve 4. kata çıktım. Orada Unganların front-desk'inden pasaportum, covid-19 aşı kartım ve DS-260 onay sayfasını (barkotlu) teslim ettim ve beklemeye geçtim. Sonrasında beni çağırıp fotoğrafımı çektiler ve bir alt kattaki düzen laboratuvarına gönderdiler. Orada kan tahlili, göğüs röntgeni ve idrar tahlili (25 yaş üstüne bu yapılmıyormuş. Fiyatı da yanlış hatırlamıyorsam 60 dolar) yapıldı. Bu 3 işlem için 117.5 Dolar ödedim. Sonrasında tekrar unganlara çıktım ve bana saat 2:45'te tekrar gelmemi söylediler. Çıkıp yemek yiyip biraz oyalandıktan sonra tekrar unganlara gittim yoğunluktan dolayı biraz beklemem gerekti sonrasında Handan Hanım beni muayene etmek için içeriye çağırdı. Boy ve kilo ölçümü yapıldıktan sonra sadece iç çamaşırım kalacak şekilde soyundum ve nasıl giyildiğini anlamamın biraz uzun sürdüğü bir yelek giydim 🙂 Sonra Handan Hanım muayene için geldi ve muayeneye direkt 19 yaşında bir kazanan ne kadar şanslısın diyerek başladı 🙂 Sonrasında kalp ciğer ve hatırlamadığım birçok bölgeyle ilgili bir rahatsızlık yaşadın mı diye sorarken bir yandan göğüs ve sırtımda dinlemeler yaptı. Ardından Türkiye'de ne yaptığımı, okuduğum okula dair detayları sordu. Amerika'da nereye gitmek istediğimi, okula devam edip etmeyeceğimi sordu ben de ilk etapta sadece çalışmayı düşündüğümü söyledim. Sonrasında uyuşturucu, alkol, sigara kullanıp kullandın mı, psikolojik sorun yaşadın mı depresyona girdin mi intihar denedin mi tarzı klasik soruları sordu. Bu soruları sorarken 3 aşımı tamamladı. (Aşı kartı götürmediğim için tüm aşıları oldum) Dövme piercing var mı dedi yok dedim ve tamam giyinebilirsin diyerek muayeneyi sonlandırdı. Giyinip perdenin arkasından çıktıktan sonra tebrik ederim mülakatta bol şans dedi ve tekrar beni danışmaya yönlendirdi. Danışmada da tam 250 Dolar ödeme yaptım. (3 aşı yaptırdığım için maximum ücreti ödedim aslında) ve yarın 3-6 arası raporunu alabilirsin bir sıkıntı olursa biz seni arayacağız, aramazsak her şey yolundadır dendi. Ertesi gün saat 3'te gittim ve raporumu aldım. Gri bir zarf ve bunu asla açmamanız gerekiyor. Kapalı şekilde konsolosluğa götürün.

    -MÜLAKAT GÜNÜ-

    Veee gelelim o kutsal güne.. Şimdiye kadarki hayatımın en güzel günüydü diyebilirim. 14 Aralık Salı günü olan mülakatım için pazartesi Ankara'daydım. Konsolosluğa 5dk yürüme mesafesinde Class Otelde konakladım ve herkese gönül rahatlığıyla önerebilirim. Tek eksiği kahvaltı zayıftı onun dışında her şey güzeldi. Yine forum yöneticilerimizin tavsiyesiyle Pazartesi akşamı Onur Bey ile buluşup ( yan odamda konaklıyordu, okuyarsa selam olsun 😊) belgelerimiz için son bir çapraz kontrol sağladık. O gece yine İsmail abi sağ olsun zamanını ayırdı ve beni bayağı bir rahatlattı. Hakkını nasıl öderim bilmiyorum tekrar tekrar teşekkürler 😊 Gece biraz zor geçti uyuyamadım heyecandan ama bir şekilde sabah ettik. Sabah 8:45’te olan randevumuz için 7 buçuk gibi konsolosluğun önündeydik. Hemen karşıdaki kaktüs kafede bugün mülakatı olan 4 kişi toplandık ve mülakat öncesi sohbet ettik. Ardından 8:15de mülakatı olan 2 kişi girdi sonra çok geçmeden biz gittik ve boş olduğu için sanırım saat daha 8:30 olmadan güvenlik bizi içeri aldı. Girişte Covid ile ilgili bir form doldurduk ve içeri girdik. Hiçbir metal, teknolojik alet sokulmuyor içeriye. Pasaportumu verdim ve sıra numarası alıp beklemeye koyuldum. Sıra numaram ilk yandığında belgelerimi vermeye gittim. Buradaki hanımefendi İngilizce konuşabiliyor musunuz dedi ben de evet dedim. Pasaport, 2 adet fotoğraf, Adli sicil kaydı ve Nüfus kayıt örneği ( KCC’ye gönderdiklerim ve yenileri) Diploma aslı ve fotokopisi, sağlık raporu, banka dokümanlarım, öğrenci belgem ve greencardımın gönderilmesini istediğim adresi verdim. Sonrasında tekrar beklemeye koyuldum ve numaram 2. sefer yandığında 330 Dolar vize ücretini ödemek için kasaya gittim. Ödemeyi gerçekleştirdikten sonra tekrar bir bekleyiş ve numaram son kez yandı. Mülakatım için çağırıldığım vezneye gittim ve dünyalar tatlısı bir hanımefendi merhaba hosgeldiniz diyerek aşırı yüksek bir enerjiyle beni karşıladı. Ben de aynı şekilde merhaba dedim sağ elimi kaldırıp yemin etmemi istedi ve yemin ettim. Sonra parmak izimi alırken İngilizce bilmeme biraz şaşırdı ve nerede öğrendin dedi ben de okulda dedim. Aksanın çok iyi dedi ben de Amerikan kültürüne başından beri ilgili olduğumu dile kendimi yıllardır maruz bıraktığımı söyledim. Sonrasında mülakat başladı;
    -Nerede yaşıyorsun?
    +İstanbul
    -Çalışıyor musun öğrenci misin?
    +Öğrenciydim ancak ara verdim (kayıt dondurdum)
    -Hangi bölüm?
    +Alman Dili ve Edebiyatı
    -Wow, German (boş bölüm halbuki 😊)
    Sonra banka hesabıma baktı. Burada vermem gereken detaylar; 14.700 Dolar gösterdim hesapta ve parayı Ağustosta hesaba yatırdım.
    -Sana para gönderildiğini görüyorum, kim bu?
    +Babam.
    -Peki bu para senin mi artık yoksa geri mi vereceksin?
    +Babamın desteği, bende kalacak.
    -Baban ne iş yapıyor? O da İstanbu’da mı?
    +Tekstil, evet İstanbul.
    Her şey süper görünüyor dedi yine mükemmel bir enerjiyle gülerek, ben bir rahatladım anlatamam..
    -Amerika’da nereye gideceksin?
    +Florida
    -Neden Florida?
    +İklimi güzel, ucuz yaşam maliyetleri ve turizm bölgesi olmasından dolayı iş fırsatlarının çokluğu.
    -Mantıklı, peki ne iş yapacaksın.
    +Doğrusunu isterseniz bulduğum her işi yapacağım ilk etapta, orada kendime bir hayat kurmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Hizmet sektörü olur.
    -Tebrikler, vizeniz onaylandı 4 iş günü içerisinde pasaportunuzu göndereceğiz.
    +Çok teşekkür ederim, have a great day dedim ve o an içimde fırtınalar koparken kendimi dışarı attım. Ama nasıl attım ne siz sorun ne ben cevaplayayım. Bu muhteşem hissi isteyen, çabalayan herkes inşallah yaşar. Şunu da anladım ki stres yapmaya hiç gerek yokmuş her ne kadar elimizde olmasa da. Görevli olan herkes yardımcı olmaya çalışan güler yüzlü insanlardı. Özellikle mülakat alanındaki hanımefendi işinde çok profesyoneldi anlaşılan. İçimdeki tüm heyecanı çok güzel yönetmemi sağladı. Bu güzel deneyimin herkese nasip olması dileğiyle… BEKLE BENİ ORLANDO 😊

    posted in Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci
  • RE: DV2022 (2022 Green Card Lotosu) Aşamaları

    30 eylül..

    iki rakam, beş harften oluşan bu tarih; kimileri için yeni bir hayata başlamanın, kimileri için az da olsa hüznün tarihidir dv talihlilileri için.

    çekilişi kazandıklarını öğrendikleri günden bu güne kadar, içinde bulundukları stresli durumun onlara yaşattıkları kimi zaman hüzün, kimi zaman sevinçle devam ettiler hayatlarına. mülakat alanların sevincini paylaştılar, kendileri almamış olsa bile..

    dayanışmanın en az DV2021 kadar göklere çıktığı bu mali yılda, vizesine kavuşan herkesi canı gönülden kutluyorum. lakin en çok da; son güne kadar mücadele eden, bu sürecin peşini bi' an olsun bile bırakmayıp bütün imkanlarını seferber eden herkesin karşısında saygıyla eğiliyorum.

    hayat, bazen 40 sayfalık bir deftere basılacak bir kağıt parçasından ibaret olmuyor.
    ya da tam tersi, bütün her şey o kağıt parçasına bağlı oluyor..

    DV2022 sürecinde; AOS ile ya da dosya taşıma ile mülakat almış bütün herkesi emeklerinin karşılığını aldığı bir kere daha kutluyor; aileleriyle birlikte abd'de mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir hayat diliyorum.

    vizesini alamamış, ankara konsolosluğu'nun ya da diğer devlet kurumlarının saçma politikalarının kurbanı olan diğer arkaşdalarımı da canı gönülden kucaklıyorum.
    sabrınız, emekleriniz her zaman değerli ve saygın olacak.

    kurduğunuz hayaller belki bu sefer değil ama; önümüzdeki yıllarda hayat bulacak buna emin olabilirsiniz.

    DV2020 ve DV2021'de aynı kaderi paylaştığımız arkadaşlarımızın yanına sizleri de ekliyor, hüznünüzü en az sizin kadar paylaşıyorum.

    iş bu yazıyı bitirirken, DV2022 sürecinde takip ettiğimiz bütün AP dosyalarının başarıyla sonuçlandığı müjdesini de sizlerle paylaşmayı borç bilirim.

    yaptığım ufak bir telkinle, beş gündür tabiri caizse konsolosluğun kapısında kamp kurmuş arkadaşlarımızı, bugün saat 15:00'da arayarak şunu sordular;

    -"neredesiniz?"

    cevap belliydi hepsi için;

    -"kapının tam dışındayız.."

    sonrasında hepsini içeri alıp pasaportlarını teslim aldılar ve arkadaşlarımız pasaportlarını 30 eylül, saat 15:30'da içeri teslim etti.

    bu; son yıllarda yaşadığımız en stresli, en duygulu AP sürecini olarak tarihe geçerken arkadaşlarımızın için de son ama en güzel anı oldu.

    onları da bir kere daha tebrik ediyorum bu sabır ve azimleri için.
    ilk gün ne dediysem, son gün de arkadasındaydım; "hepiniz vizenizi alacaksınız, son gün olsa bile.."

    iş bu ahvalden mütevellit;
    bütün DV2022 ailesini sevgi, saygı ve sevinçle kucaklıyorum.
    şanınız devrana, bahtınız da size yoldaş olsun..

    son söz elbette her sene olduğu gibi yine sanat güneşimize bırakıyorum;

    "elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak.."


    posted in Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci
  • RE: DV2023 Mülakat Deneyimleri

    Herkese merhaba, evet sonunda bu başlığa yazmak kısmet oldu çok şükür.

    Öncelikle biraz uzun bir yazı olacak bunu belirteyim çayınız ya da kahveniz hazırsa başlıyorum, hayatımızı değiştirecek yazıyı kısa tutacak değilim 🙂

    Çocukluğumdan beri bir ABD hayali vardı içimde, bunun etkisi herkeste olduğu gibi ABD filmleri, oradaki yaşam gibi konulardı o yaşlarda. Daha sonra kuzenim bundan yaklaşık 20 yıl önce ABD’ye taşındı, bende gitmek istedim ama olmadı, iyiki de olmamış yoksa şu anki eşim ve biricik kızım ile olamazdım. Konu açılmışken buradan beni bu süreçte hiçbir zaman yalnız bırakmayan sevgili eşime @çakıl ve bizimle hayallerini paylaşan biricik kızıma teşekkür ediyorum. Onları çok seviyorum.

    Zaman geçti ve biz 2019 yılında sürece dahil olmaya karar verdik, herkes gibi ilk yıl çıkacakmış umudu vardı içimizde, sürekli araştırmalar YouTube videoları, ev ve araba bakmalar derken sonuç hüsran oldu, ama vazgeçmedik 2019 - 2020 - 2021 - 2022 ve dördüncü başvuruda 2023 talihlisi olmayı başardık.Bizim başvurumuzu Ali Cihan Bey @crazycells yaptı, buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi iletiyorum. Eli uğurlu geldi ve kazandık. Kazanma sevincini hayatım boyunca unutmayacağım. Kazanınca ne mi yaptık dersiniz, ilk önce evde sevindik zıpladık hopladık çocuklar gibi, sonra da dondurma yemeye gittik 🙂

    Bundan sonraki aşamalarda telegram grubuna ve excel’e kayıt olduk, DS 260 formunu erkenden doldurmak için eşimle beraber bilgisayar başında 2 gün uyumadan zaman geçirdik, ve formu başarı ile doldurup gönderdik, 2022 yılından takip ettiğimiz erken submit olayı bu senede aynı şekilde ilerlemeye devam etti ve iyikide 2 gün uyumamışız diyorum. Araştırmalarımız daha da arttı ve sürekli formu okumaya ABD hakkında bilgiler öğrenmeye devam ettik. Eyalet seçimi konusunda (Massachusetts) kuzenimin yanına gitmek başlangıç için bize mantıklı geldi ve o şekilde karar aldık.

    Mülakata ve Unganlar deneyimlerine geçmeden önce bazı durumları aktarma ihtiyacı hissediyorum.

    Bildiğiniz üzere Lise mezunu veya 12 yıllık eğitime denk bir okul dereceniz olmalı. Benim lise diplomam 3 yıllık. Bu bir sorun mu derseniz daha önce sorun yaşayanlar olmuş. Bunun basit çözüm yolları var onları birazdan anlatacağım. Benim durumum şu şekilde oldu, gc sonuçları açıklanmadan önce üniversite sınavına başvurmuştum, sonuçlar açıklandıktan sonra sınava girdim ve daha önce terk ettiğim aynı okulu ve aynı bölümü kazandım ve daha önce aldığım derslerden muaf olarak 2. sınıftan yeniden öğrenci olarak okula başladım ve mülakatta E-devletten aldığım öğrenci belgesi ve transkript sundum.

    Aşağıdaki detayların hiç biri sizden istenmeyebilir benden istenmedi fakat sizin karşınıza çıkarsa hazırlıklı olmakta fayda var.

    Diyelim ki sizin benim gibi bir alternatifiniz yok ve ne yapacaksınız,

    1. Daha önce üniversite okuduysanız ve terk ettiyseniz eski transkriptinizi okuldan ıslak imzalı alarak kanıt olarak sunabilirsiniz. E devlette de eski transkriptler gözüküyor kare barkodlu olarak oradan da alın ve okuldan aldığınıza ekleyin. Bu şekilde kanunlar gereği 12 yıla denk eğitim aldığınızı ve daha önce üniversiteye gittiğinizi kanıtlamış olursunuz. Ek olarak lise diplomasının arkasında üniversite giriş çıkış tarihleri ve kaşesi vardır onu da belirtirsiniz.

    2. Diyelim ki daha önce üniversiteye gitmediniz ve sunacağınız bir transkript yok bu durumda aşağıdaki linklerde daha önce liselerin 3 yıllık olduğunu gösteren haber siteleri ve resmi gazete linki var bunları sunmanızda ispat açısından yeterli olacaktır.

    https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/04/20120411-8.htm

    Evet eğitim konusunu çözdüğümüze göre şimdi başka bir detayı daha paylaşmak istiyorum.

    Ben 2005 öncesinde askere gittim o zaman tabi teknoloji ve online sistemler şu anki gibi yaygın değildi ve sanırım o dönemdeki herkesin doğum tarihi aynı girilmiş.E devletten aldığım askerlik belgesinde doğum tarihim yanlış yazıyordu, bu aslında sistem hatası olduğu için çok sorun değil ama benim gibi detaylara takılan biriyseniz düzeltmeniz faydalı olabilir. Bunu fark ettikten sonra bulunduğum ildeki askerlik şubesine gittim ve şubedeki memur tarafından sistem üzerinden bir dilekçe dolduruldu ve Ankara’ya gönderildi, aynı günün akşamına e devlet kayıtları düzelmişti.

    Evet özet geçtiğimiz ve bazı püf noktaları anlattığımıza göre gelelim mülakat ve unganlar deneyimlerine.

    Unganlar Sağlık Muayenesi

    Randevumuz 15 Aralık saat 09:00 daydı.

    Dördüncü katta bulunan Unganlar kliniğine geldik,istenen belgeleri verdik ve hemen işleme başladılar. Gerekli belgeler size gönderilen randevu onay mailinde yazıyor. Bu maili detaylı okumanızı öneririm.Webcam ile sırayla resmimizi çektiler ve evrakları imzalattılar.

    Test vermek için düzen laboratuvarına yönlendirildik kan ve göğüs röntgen testleri bitti , idrar testi yaşınıza göre sizden alınmıyor dendiği için alınmadı.Testlerden sonra saat 10:30’da fiziksel muayene için tekrar çağrıldık.

    Muayene sırasında iç çamaşırı hariç tüm kıyafetlerinizi çıkarıyorsunuz ve o meşhur önlüğü giyiyorsunuz, nasıl giyilmesini gösteren bir resim mevcut. Sonrasında Doktor Ungan geldi.Vücudunuzu muayene ediyor, sırtınızı dinliyor bu sırada sizinle konuşuyor.Birçok soru soruyor Herhangi bir rahatsızlığınız var mı?, Daha önce bir ameliyat geçirdiniz mi?, Hiç alkollü araç kullandınız mı?, Kendinize zarar vermek istediniz mi?, Hiç intihar etmeyi düşündünüz mü?, Düzenli kullandığınız bir ilaç var mı?, Tiroidiniz var mı? Amerika’da nereye yerleşmeyi düşünüyorsunuz?...) bu sırada da aşıları yapıyor, aşıların nasıl yapıldığını hiç anlamadım. Bana 5 adet aşı yapıldı.

    Ben içerdeyken eşimi de muayeneye almışlar, onun içinde aynı yönergeler izlenmiş. Eşime de 5 adet aşı yapılmış. Ek olarak 14 yaşında kızım annesi ile beraber muayene girdi. Kızım için yaşından dolayı ek bir test istenmedi sadece 4 adet aşı yapıldı.Aşı karneleri tamdı fakat eksik görüldüğü için aşı sayısı biraz fazla çıktı.

    Unganlar kısmını 2 yetişkin 1 çocuk için 21.000 TL ödeyerek tamamladık. Bir gece kalarak raporları kendimiz teslim almak istedik. Kalacak yer konusunda unganlar çevresinde birçok otel mevcut biz Unganların yanında bulunan SGK misafirhanesinde kaldık, fiyatlar çok uygun ve oda temizdi. Bir gün sonra gidip raporlarımızı teslim alarak Adana’ya doğru yola çıktık.

    Mülakat Günü

    Mülakatımız dan bir gün önce 12 Ocak’ta Ankara’da olduk ve Kızılay’a çok yakın olan Alfin Otel’de konakladık. 13 Ocak ’da saat 07:00’da konsolosluk kapısının önünde yerimizi aldık, nasıl bir heyecan ve stres yaşayan bilir ancak, umarım bu duyguyu bekleyen herkes yaşar. Yanımızda cep telefonları ve değerleri eşyalarımızın olduğu bir çanta evrakları koyduğumuz dosya ve pasaport için ödeyeceğimiz tutarda dolar vardı. Çantayı telegram grubundan tanıştığımız @sedat3459 Sedat Bey’in aracına bıraktık, kendisine bu desteği için teşekkür ederiz. Sıradan içeri alıyorlar, küçük çocuklu ailelere randevu saati kaç olursa olsun öncelik tanıyorlar @sedat3459 Sedat Bey’in randevusu 09:45 olmasına rağmen küçük bebekleri olduğu için içeri alındılar.Camın arkasından çekmeceyi açan güvenliğe pasaportlarımızı verdik, Xray den geçip bahçeye çıktık güvenlik yönlendiriyor. Meşhur ağır kapıdan girdikten sonra girişte sol tarafta pasaportlarımızı verdik, pasaportlarımızın arkasına bir barkod yapıştırılıp hemen çaprazdaki bankodan sıra almamız söylendi. Çekmeceye pasaportlarımızı ve 3 kişi için 990 dolar vize ücretini bıraktık. Ödeme makbuzu ve 2 adet bir küçük bir büyük sıra numarası yazan kağıt verildi.Bu aşamadan sonra mülakat alanına geçtik. Bu aşamaya kadar herkes çok kibar ve güler yüzlüydü.

    Numarımız 1. defa yandığı zaman evraklarımızı teslim ettik. Mülakatı Türkçe yapmak istediğimiz belirttik. Evrak teslim alan hanımefendi çok kibardı hiç bir sorun yaşamadık. Evrak teslim sırasında hanımefendi kızımın yaşını karıştırıp kızınız 18 yaşında adli sicil kaydı nerede dedi, bende kızım 14 yaşında bir hata var sanırım dedim, pardon haklısınız diyerek düzeltti.

    Evrak Listesi

    • Pasaportlar
    • AİS Kaydı ( Alınmadı)
    • 3 Kişi için 5*5 boyutlarında fotoğraf ( Herkes için 2 Adet)
    • Diploma Aslı ve Fotokopisi - Öğrenci Belgesi ve Transkript ( E-Devlet)
    • Evlilik Cüzdanı Orjinali ve 2 Adet Fotokopisi
    • Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği (Eş,çocuk ve asıl talihli) - Çocuk için asıl talihlinin belgesinin bir kopyası.
    • Arşiv Kayıtlı Adli Sicil Kaydı (Eşim ve benim için)
    • Askerlik Belgesi
    • Unganlar Sağlık Raporu
    • Hesap Dökümü 31.550 Dolar ve 15 Bin TL (6 Aylık Hesap Hareketleri - İmza Sirküleri ile beraber)
    • Ev Tapusu (Değer Gösteren Rapor) - Araç Ruhsatı (sahhibinden.com ilan örnekleri. Orijinal belgelerin fotokopileri. - Bu evraklar istenmedi.
    • Vize ücreti ( Kişi başı 330 USD)

    Beklemeye başladık sanki zaman durmuş gibiydi, biraz daha sakinleştiğimi düşünüyorum, ve beklenen an numaramız 2. defa yandı ve mülakat için bankoya gittik, ilk önce yemin ettik sonra sırasıyla parmak izlerimiz alındı, sonrasında sorular şu şekildeydi.

    B ( Ben) - K (Konsolos)

    B: Günaydın
    K: Günaydın
    K: ABD’de nereye gideceksiniz
    B: MA, Northampton
    K: Bende orada doğdum, çok güzel bir yer çok şanslısınız. 2 Hafta önce oradaydım.
    B: Çok güzel ☺
    K: Orada bir tanıdığınız var mı?
    B: Kuzenlerim var, 20 yıldır orada yaşıyorlar.
    K: Orada ne iş yapacaksınız?
    B: Kendi mesleğimizde işler bulana kadar geçici işlerde çalışacağız.
    K: Daha önce ABD’ye gittiniz mi?
    B: Hayır
    K: Can you speak English ? ☺
    B: A little speak English ☺
    K: Herşey çok kolay olacak
    K: Tebrikler vizenizi onaylıyorum, 1 hafta içinde pasaportunuza basılı vizeniz gelir.
    B: Teşekkürler, iyi günler.

    Eşim ve kızıma ek soru sorulmadı.

    Diplomanın orjinali ve evlilik cüzdanının aslını geri verdi görevli, onun dışındaki bütün belgeleri aldı.

    Ve mutlu son, mülakat beklediğimizden kısa sürdü ve çok rahat geçti. Birbirimize sarılarak konsolosluktan ayrıldık. Akşam mesai bitimine kadar Ankara’da kalıp gece Adana’ya döndük.

    Bize bu yolda destek olan Uğur Bey’e @gucarslan, bu formu kurarak hiç bir karşılık beklemeden elinden gelen herşeyi yapan Ali Cihan Bey’e @crazycells 2023 Admin grubundaki değerli arkadaşlarıma Ezgi Hanım @EzgiLera , Noyan Bey @funnelweb , İbrahim Bey @smartcells , Berke Bey @berke1998 , Emre Bey @Emre-Kurtulmuş , Tuna Bey @tunalbayrak , Duygu Hanım ,Ogün Bey @achillesoag , Gökçe Hanım @cerkezkizi09 ve bütün değerli forum ailesine teşekkür ederiz.

    Bu süreçte bizi hiç yalnız bırakmayan değerli dostlarıma @cerkezkizi09 , @achillesoag , @melikeugur , @onrslnyrk ayrıca teşekkür ederim.

    Umarım herkes hayallerine en kısa sürede kavuşur.

    Unutmayın biz hayallerinin peşinden giden cesur insanlarız.

    Cesurlar her zaman kazanır.

    LÖSEV’e ve sokak hayvanlarına destek olmayı lütfen unutmayın.

    Saygılar, sevgiler….

    posted in Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci
  • RE: DV2020 Mulakat Deneyimleri

    Tamamen daha önceki yılların mülakat deneyimlerini okuyarak hazırladığımız, Dv 2020 talihlilerinin( Ekim ve Kasım ayında mülakata girmiş olan arkadaşlarımızın) vermiş olduğu bilgilerle güncellediğimiz bu ileti,
    yakın zamanda mülakata girecek arkadaşlar için  mülakatta muhtemel hangi aşamalardan geçeceklerini anlamaları bakımından, umarım yararlı olur

    Mülakat Günü

    1)Mülakattan en az 15 dakika önce konsolosluk önünde olun ve sıraya girin
    Bebekli ve çocuklu ailelere öncelik tanıyıp sıranın önüne alacaklardır

    Sıraya girmeden üzerinizdeki tüm metal, telefon, çakmak,kemer ve akıllı saatte dahil herşeyi karşıdaki büfeye emanet verin
    Mümkünse sadece kağıtlarla ve diğer evraklarla mülakata girin

    Bebekli ailelere çocuk arabasına izin verdiklerini okumuştum, ama siz bebekler için mama ve diğer ihtiyaçları için kapı önündeki polislere ve görevlilere bir sorun

    Kapıdaki görevliler ilk önce pasaportunuzu kontrol edecek daha sonra kazandığınız sayfanın çıktısına ve ds260 formunun barkodlu sayfasının çıktısını kontrol edip sizi içeri alacaklardır

    2)Xray cihazından da geçtikten sonra size bir sıra numarası verilecek

    3) Sıra numaranız yandığında ilgili bankoya asıl talihliden başlıyarak tüm istenen belgeleri sırasıyla verin(tüm aile üyelerinin bu aşamada bankoya gitmesine gerek yok)

    Önemli Not:

    1 Kasım 2019 da mülakata giren yeni evli bir çiftten evrakları verme aşamasında, asıl talihliden eşinin nerede olduğu sorulmuş ve bu aşamadada yanında bulunmasını istemişler, özellikle yeni evliler bu işlemleri yaparken hep birlikte hareket etmesi, evliliğin gerçek bir evlilik olduğu konusunda karşınızdaki görevliye güven sağlıyacaktır

    Evrakları verdikten sonra oturmanızı ve tekrar numaranızın yanmasını bekleyeceksiniz

    4)Tekrar yandığında bankoya para ödemesi için gidiyoruz, her kişi için 330 dolar(burada önemli not eğer ödemeyi kredi kartı ile yapacaksanız, mail order açık ve yurtdışı kullanıma kartınız açık olması lazım, eğer bir aksilik yaşarsanız, size bir kart verip 1 saat içinde parayı temin etmeniz için süre veriliyor),
    bu aşamadan sonra tekrar oturmanızı ve sıra numaranız yandığında tekrar gelmeniz gerektiği söyleniyor

    5) Bu üçüncü ve son çağrılışınız bu aşamada aile üyelerinin hepsi hazır olmak zorunda, bu aşamaya kadar parmak iziniz alınmadıysa mutlaka parmak izinizin alınmadığını söyleyin( 14 yaşını doldurmayan çocuklar için asıl talihliden tekrardan parmak izi alıyorlar ) bu kısım önemli vize alacak tüm aile fertleri için parmak izi alındığından emin olun yoksa tekrar aranıp konsolosluğa çağrılabilirsiniz

    Parmak izi alınma işi bittikten sonra sağ elinizi kaldırıp yemin ediyorsunuz

    Burada önemli bir bilgi aktarmak istiyorum

    Eğer İngilizce seviyeniz kendinizi rahatlıkla ifade edebilecek seviyede değilse, konsolosa İngilizce bilmediğinizi Türkçe mülakatı yapmak istediğinizi, Türkçe konuşarak anlatın, çünkü çok az İngilizceniz olduğunu anladıkları anda hemen mülakatı İngilizce yapmak için bir istekte bulunuyorlar, bir deneyelim olmaz ise tercümanla devam ederiz deniyor size,
    ama bu işi çorap söküğü gibi düşünmek lazım, yanlış bir ifadenizde sonrasında gelen tercüman bile maalesef işe yaramıyor, kısıtlı zamanda kendimizi doğru ve net cevaplarla ifade etmeniz gerekiyor, yetersiz İngilizce ile bu mümkün olmuyor

    1 Kasım 2019 da mülakata giren bir arkadaşımız belkide sırf kendisini doğru ifade edemediği için süreci uzadı(tam olarak sebebi bilmiyoruz ama iletişimde anlaşamadıklarından çok şikayetçiydi) , bu konuda riske girmemenizi hem bu talihli arkadaşımız, hem mülakatını tamamen ingilizce yapan arkadaşlarımız tavsiye ediyor

    Bundan sonra mülakatınız başlıyor

    Merhaba, hoşgeldiniz

    Sonrasında sorular
    Eğitim durumunuz nedir?
    Hangi eyalette yaşamayı düşünüyorsunuz ?
    Amerikada arkadaşınız var mı?
    Teminat olarak gösterdiğiniz para sizin mi?
    Eviniz var mı, kirada mı oturuyorsunuz
    Amerika'da hangi işi yapacaksınız? 
    Mesleğiniz nedir?
    Yeni evlilik yapmışsanız evlilik ile ilgili sorular ve kanıtlayıcı belgeleriniz nedir?

    gibi sorular soruluyor

    Soruların içeriği ve sayısı sizin hangi konsolos ile görüşme yaptığınıza,evli yada bekar olmanıza göre değişkenlik gösteriyor, burda sizin dikkat etmeniz gereken nokta söylediğiniz her bilgi için kanıtlayıcı belgeyi yanımızda hazır bulundurmak
    Gerekli yerlerde küçük açıklamalarla durumu izah edip, konsolosun kafasındaki tüm soru işaretlerini ortadan kaldırmanız gerekiyor

    Bu aşamada tüm inisiyatif görüşmeye yapan konsolosta sorulara ne kadar net cevaplar verirsek o kadar faydalı olacağını düşünüyorum

    Genellikle tüm Dv Lottery aşamalarının en kolay kısmı mülakat kısmı olduğunu, önceki yıllarda deneyimlerini aktaran arkadaşlarımızın yazılarında görebilirsiniz

    Kendimizi fazla strese sokmadan rahatça ve sakince kendimizi ifade edersek, her talihli mülakattan olumlu sonuç alır diye düşünüyorum

    Sizinde inşaallah mülakatınız çarçabuk ve kolay geçer ve vizenizin onaylandığı haberirini alırsınız

    Not :Arkadaşlar mutlaka en azından kendi kazandığınız yılın bir önceki dönemi ve öncesinin mülakat deneyimlerini okuyun, bu aşamada önceki deneyimler çok önemli, sizin önem vermediğiniz yada gözden kaçırdığınız kısımlar mülakat aşamasında karşınıza çıkabilir, hiç bir şeyi şansa bırakmadan hazırlanmak çok önemli, bunun için mülakat deneyimlerinin tüm iletilerini dikkatlice okumak çok yararınıza olacaktır, bu süreç sizin süreciniz ve ne kadar önem gösterir bu konuda çaba sarfederseniz o kadar kolay geçecektir
    Son olarak sizde kendi mülakat, doktor randevusu deneyimlerinizi mutlaka foruma  aktarın, şu an aktaramıyorsanız da, en azından telefonunuza yada bir kağıda bu aşamaları not alın, bu bilgiler hem ardınızdan gelen o yılın diğer talihlileri için rehber olacak,hemde önümüzdeki yılların talihlileri için çok güzel bir kaynak olacaktır

    Tüm arkadaşlarıma bol şans

    Mülakata girecek adayların unutmaması gereken belgeler ve aşamalar;

    1- Pasaportlar
    Not:Diplomatik(siyah) ve Hizmet damgalı (gri) Pasaportlara göçmen vizesi basılmaz

    Geçerli yeşil ve bordo pasaportlara göçmen vizesi basılabilir(Mülakata girecek her aday için)

    2- Diplomanızın aslı ve ve fotokopisi(varsa üniversite ve lise diploması)ikisi bir temin etme imkanı varsa ikisini bir mülakata götürün
    Bu belgelerin fotokopileri konsoloslukta kalacak

    Ek eğitim durumu destekleyici belge olarak

    Temin edilebiliyorsa
    e-devlet lise mezuniyet belgesi
    e-devlet üniversite mezuniyet belgesi

    Üniversitede halen eğitimine devam edenler için
    Öğrenci belgesi, öğrenci kimlik kartınız

    3-Arşiv kayıtlı adli sicil belgesi [hem kcc gönderilen belgelerin çıktısı, hemde mülakatın hemen öncesinde alınmış güncel belge(tavsiye edilen)]
    -Tr ve yurt dışı

    • Yurtdışından aldığınız belgelerin yeminli tercüman aracılığıyla ingilizceye tercüme ettirilmesi gerek
      -Bu belgeler konsoloslukta kalacak

    4-Paranızın bulunduğu hesabın 6 aylık hesap dökümü, imza sirküleri ile birlikte banka şubesinden alınmış

    Mali dökümünüz konsoloslukta kalacak(bu konuya dikkat edin, eğer teslim almazlarsa, mülakat sonrası muhtemelen sizinle iletişime geçip bu belgeyi kendilerine ulaştırmalarını isteyeceklerdir

    Özellikle yeni evliler için, eğer hesaptaki para sadece asıl talihlide değilse, mümkünse hesaptaki parayı asıl talihlinin hesabına aktarıp bankadan hesap dökümü almanız iyi olacaktır, bu mümkün değilse ortak hesapta parayı tutmakta faydalı olacaktır

    Aslında asıl talihli olmayan eşin hesabındaki paranın bir sorun olmaması gerekir ama 1 Kasım 2019 mülakatlarında yeni evli bir çiftin hesabındaki bu durumun biraz dikkat çektiği ve hesap hakkında daha çok soru ve incelemeye tabii tutulduğu görüldü, en azından bunların hiç birini yapamıyorsak bile aynı gün ve saat içinde ve mülakata yakın bir tarihte eş ve asıl talihlinin banka hesap dökümü alması iyi olacaktır diye düşünüyorum, bu sayede gerçekte bu paranın var olduğunu ve iki hesaptaki miktarların aynı para olmadığını ispatlamış oluruz

    5- PTT/AIS kaydı ekran çıktısı

    6- DS-260 Form belge çıktısı
    -Ds-260 formunu doldurduğunuzda son sayfada karşınıza gelen ve barkodlu AA ile başlayan ds260 numaranızın olduğu belge

    • Mülakata girecek her aday için (çünkü bu belgedeki ds260 numarası eş ve çocuklar için farklı, zaten AIS /PTT kaydı yaparken bunun farkına varmışsınızdır)

    7-Randevu mailin çıktısı

    8- Askerlik durum belgesi ve Selective Service kayıt belgesi(ds 1810)ilgili belge linki ⬇⬇⬇

    ( bu belge 25 yaşından küçük erkek talihlilerin seferberlik durumunda amerikan ordusuna katılacağını temin eden belge. Mülakat esnasında sizlere verilecektir. 25 yaşından büyük iseniz böyle bir belge verilmeyecektir. )

    -Askerlik durum belgesi evrak e-mailinde istensede Türk talihliler için böyle bir belge şart değil, ama 1 Kasım 2019 tarihinde mülakata giren bir arkadaşımızdan bu belge istenirken, bir arkadaşımız özellikle bu belgeyi istiyormusunuz dediğinde "gerek yok sizde kalsın" denildi

    9- Vukuatlı nüfus kayıt örneği
    [hem kcc gönderilen belgelerin çıktısı, hemde mülakatın hemen öncesinde alınmış güncel belge(tavsiye edilen)]

    -Görüşmeye girecek her aday için gerekli
    küçük çocuklar için anne ve babanın birisinin nüfus kayıt örneğini çoğaltmanız yeterli(zaten çocuklarınız sizin vukuatlı nüfus kayıt örneğinizde gözüküyor)

    • Bu belge de konsoloslukta kalacak

    10- 2 tane 5x5 Fotoğraf

    • İki adetten fazla bulundurun yanınızda
      -Görüşmeye girecek her aday için gerekli
      Bu fotoğraflar yeni çekilmiş olmalı, eski fotoğraflarla sakın gitmeyin, unganlar ve Ankara konsolosluğunun etrafındaki fotoğrafçılardan çektirebilirsiniz, uygun formatı kendileri biliyor

    11- Evlilik cüzdanı

    • Evlilik cüzdanınızda bilgilerinizin olduğu sayfanın 2 adet fotokopisini alın yanınıza. Genellikle istenmiyor bu belge fakat istendiğinde elinizin altında bulunsun.

    12) 330$ vize mülakatı ücreti;
    -Görüşmeye girecek her aday için

    13) Varsa boşanma belgeleri

    14) Mahkeme tarafından bir suçtan suçlu bulunmuşsanız bununla ilgili belgelerin, yeminli tercümanla ingilizceye çevrilmiş hali

    15) Unganlar sağlık raporu( bu sarı zarfı kesinlikle açmıyoruz)

    Konsolosluğun geçmiş dönemlerde unuttuğu bazı aşamalar;

    • Parmak izinizi almayı unutmak (özellikle küçük çocukların) her talihliden alınması gerek çocuklar için uygulama farklı

    • Vize mülakat ücreti (her aday için 330 $) almamak

    Bazende maddi teminat belgelerini vize görüşmesinin sonunda geri iade ediyorlar. Unutmayın bu belgenin onlarda kalması gerekiyor. Böyle bir durumda tatlı bir şekilde onlarda kalması gerektiğini hatırlatın.

    Tüm bunlara dikkat etmeniz sizin mülakat sürecinizi daha kolay geçirmenize olanak sağlayacaktır, bol şans ve başarılar

    posted in Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci
  • RE: Houston'a gidenler, gitmek isteyenler, olumlu olumsuz yönlerini tartışalım

    Houston'da yaklasik olarak 3 yildir yasayan birisi olarak bende sizlerle deneyimlerimi paylasmak istiyorum.
    Houston dunya uzerind benzeri olmayan bir sehir. Nasil mi diye sorarsaniz dunyada en cok sayida irka sahiplik eden bir sehir. Houston' da resmi sayilara gore 145 ayri ulkeden insan yasiyor. Bundan dolayi da yeni gelenlere daha hosgorulu olma ozelligine sahip. Hatta bundan dolayi insanlar tercih ediyor denilebilir.

    Houston' da agirlikli olarak oil&gas sektoru gozde. Eger kimya, petrol ve benzeri bir mezuniyetiniz ya da tecrubeniz varsa Houstonda yillik 3 haneli sayilarla calisma hayatinda yer almaniz mumkun. Ayrica saglik sektoru ilerlemis durumda. Gruptan Kenan arkadasimiz saglik sektorunde calismakta. Saglik ile alakali sizlere daha detayli bilgi verebilir.

    Houston dunya genelinde cok sayida farkli mutfaga ev sahipligi yapan bir sehir. Houston halki basta Tex-Mex olmak uzere yemek yemeyi seviyor. Bu da yeni gelen arkadaslara busser, runner, server gibi is imkanlari saglamakta. Bu sektore bagli olarak delivery hizmeti veren sitelerden is izni alarak delivery yapabilirsiniz. Ben daha oncesinde Delivery isi yaptim, kazanci acikcasi kotu degil. Delivery hizmeti verilen belli kuruluslar: post mates, door dash, favor, uber eats, grub hub vb.

    Houston yine gorece buyuk bir sehir oldugundan dolayi bu sehirde uber veya lyft yapabilirsiniz. Tabii bu isi yaparken secmeniz gereken arac tipi vs cok onemli. Cunku acikcasi baslangic sinif arac ile iyi bir gelir etmeniz zor. Houston' da uber ve lyft in mile basina odedigi ucret diger sehirlere oranla dusuk.

    Houston genel itibari ile guveniligi iyi olan bir sehir. Sehrin belli bolgelerinden uzak durmaniz belaya bulasmamaniz icin yeterli olacaktir. Tabii kucuk capta olaylarin her yerde yasanma ihtimali ve yasanmisligi vardir.

    Houston'da yokus gorme ihtimaliniz cok cok dusuktur. Deniz seviyesine cok yakin ve sulak bir sehirdir. Bu nedenle de sellerle karsilasmaniz mumkundur. Tabii burada nasil onlem alinmaz sorulari akliniza gelebilir ancak burada birgunde yagan yagmur cogu degil sehir ulkelerde yil boyunca yagmayabilir.

    Cokca park ve bahcesi bulunmaktadir. Buna karsilik eger Istanbul'dan geliyorsaniz sehir size sonuk gelebilir. Cok buyuk bir duzluge kurulu oldugu icin gitmek isteyeceginiz yerler cok uzak olabilir. Houston dunyanin en genis highway ine sahiptir. Katy freeway zaman zaman yan yollarla birlikte gidis - gelis 30 seride kadar cikmaktadir. Bu da uzun mesafe yolculuklarinizda trafik sikisikligi pek yasamdan gideceginiz yere sorunsuz gitmenizi saglar. Ancak bilgilendirme tabelalarini dikkat etmeniz onemli. Cunku her an bir yol yapimi ile karsilasabilirsiniz. Texas eyaleti Amerika' da insaatin hic bitmemesi ile unlenmis bir eyalet.

    Bu sehirde belli bir calisma gecmisiniz ve kredi skorunuz var ise kolayca ev sahini olabilirsiniz. Kolayca diyorum cunku Amerika geneline gore kiyasla ev fiyatlari daha uygundur. Butcenizi cok sarsmadan kira oder gibi ev alabilirsiniz. County'den County'e gore hatta sokaktan sokaga degismekle birlikte yillik vergiler income tax olan sehirlere gore daha yuksektir.

    Sehirde income tax yoktur ancak sales tax vardir. Yani gordugunuz fiyat $100 ise odemeniz gereken rakam $108.25 tir.

    Araclarin mileage lari Amerika geneline gore daha yuksek olabilir. Bunun sebebide mesafelerin cok uzun olmasindan kaynaklidir. Ancak diger sehirlere kiyasla Houston'da daha uygun fiyatlara ayni kondisyona sahip olan araclari bulabilirsiniz. Houston' da ilk satisa sunulmus ve kullanimini cogunlukla Houston'da gecirmis araclar kuzey eyaletteki araclara gore cok daha guvenlidir. Cunku aracin altinda tuzdan kaynakli pas problemi ile karsilasilmaz. Buna karsilik olarak yasi ilerlemis araclarla gunes yaniklari olma ihtimalli var.

    Suanda aklima gelenler bunlar. Ozellikle sormak istediginiz herhangi bir sorunuz var ise seve seve yardimci olmaya calisirim.
    Hepinize mutluluklar diliyorum.

    posted in Texas
  • RE: Amerika'da Green Cardla Yaşayanların Tecrübeleri

    Arkadaslar selam, bende birseyler yazayim. Benim gelelim 2 yil oldu ben olk New york a long island a geldim. Bi kac ay orda burda calistim bi akrabamizin yaninda kaldim ilk zamanlarda. Sonra 1600 dolara 1 odali cati arasi bi ev tuttuk derken ben o arada adam gibi bi is buldum. Technical Support Engineer. Sonrasinda arastirdim biraz 5 ay once Raleigh Kuzey karolina ya tasindim. Sanirim hayatimda verdigim en iyi kararlarinda biriydi. Burasinin new york la alakasi yok her sey cok uygun insani duzgun ne biliyim temiz duzenli. Havasi iliman oyle pis bi soguk yok. Her neyse gelmek isteyeni beklerim.

    Amerikaya gelmekte kararsiz olan varsa hic dusunmeden gelsin elbet bi is bulur bi yerde yasarsiniz he turkiyede ki konforonuz olmaz ama sabir. En gec 2 sene ye duzeninizi oturtur sonra keyfini surersiniz. Ben 28 yasinda geldim evliyken geldim yasiniz daha kucukse gelin burda bi community college dan 6 ayda bi sertifa alin iyi is bulun. Yasiniz 35 e kadar ise gelin bence. Ama beni yanlis anlamayin moral bozmak istemem ama her insan farklidir. 40 yasindan sonra tavsiye etmem. Neden etmem cunku duzenini bozucaksin maceraya gibi biseye atilacaksin. Yaparim derseniz ben arkanizdayim.

    Turklerle yiyin icin ama alisverise gelmeyin. Amerkada hic bir soylenene inanmayin. Hata yapmaktan korkmayin en fazla para cezasi yersiniz. Gelir gelmez kredi gerektiren herhangi bi sey yapmayin (araba, ev, motor, mobilya...) almak gibi. Paran varsa git 2000 dolara bi araba isini gorsun yerles skorun yukselsin sonra gider en iyisini alirsiniz. Gelip de gaza gelip kazik yemeyin...

    Is cok diye buyuk sehirleri tercih etmeyin. New york, los angeles, chicago berbat. Daha cok amerikalilarin goc ettigi, (immigrantlarin degil) yerleri secin yerlesmek icin. Cunku boyle yerlerde ne is yaparsaniz parasini alirsiniz. Belki Ny da daha fazla alirsiniz ama burda emin olun daha iyi yasarsiniz. North Carlona, Virginia, florida, texas, colorado, utah, georgia oneririm...

    Varsa sorunuz yardimci olurum. Ben kuzey karolina dayim buraya gelen olursa bana ulassin evimde misafir ederim istedigi kadar (aileyse tabi) ben geldigimde bize yardim eden oldu etmeyen yanlis yol gosteren de oldu.. bizde yardim etmeliyiz bence. kalin saglicakla...

    posted in Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

105
Online

40.6k
Users

4.4k
Topics

423.9k
Posts


| | | |

Powered by NodeBB | Copyright © 2023 Yesilkart Forum