bu tur konulari "Gundem" bolumunde tartismayi tercih ediyoruz sayin @hou77 , su konudan bilgilere ulasabilirsiniz:
https://yesilkartforum.com/forum/topic/3402/abd-polisinin-sert-müdahalesi-sonucu-olen-siyahi-adam
@T-C-Kubilay-Dikici, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri
@FıratD Samimi güzel bilgilendirici bir deneyim yazdınız teşekkürler
Rica ederim, farkındalık olduysa ne mutlu
@ayvalik10, içinde söyledi: Amerika'da Yaşayanlardan Yaşam Maliyeti Örnekleri
@AE123 yeni bir iş kolu Türkler terapi seansları versin. Uçan fiyatlara nasıl alışırsın diye.
Akil edip yapan parayi bulur 🙂
Üniversitede Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünden mezun olduktan sonra Türkiye’de turizm sektöründe, konaklama ve otelcilik alanında; uluslararası zincir ve yerli marka otellerin satış ve pazarlama departmanlarında farklı kademelerde 19 yıl görev yaptım.
Amerika’ya göç ettikten sonra da konaklama ve otelcilik sektöründe, bir zincir markanın otelinde Satış & Pazarlama biriminde çalışmaya devam ediyorum. Göç sonrasında sektör değiştirmeyi tercih etmedim; otelciliği ve satışı sevdiğim için burada guclu olduğum alanda ilerlemek istedim.
Göç sürecimden önce uzaktan ABD’de iş arama sürecine başladım ve online mülakatlara katıldım. Amerika’ya yerleştikten sonra yaklaşık 8. ayımda ve aktif iş arayışımın 4. ayında, halen çalışmakta olduğum otelden iş teklif mektubu aldım. Bu pozisyona, aynı iş yerinde çalışan Türk bir arkadaşımın referansı ile başladım. İlk olarak Yiyecek & İçecek biriminde yönetici pozisyonunda göreve başladım; işe başladıktan sonra ikinci ayda açılan bir fırsat doğrultusunda aynı otelin Satış & Pazarlama birimine yönetici olarak promote aldim.
@thehawk01, içinde söyledi: Greencard ile 1 Yıl aradan sonra yeniden amerikaya dönmek
merhaba 2024 kazananıyım ve 2 ay amerikada new york da yaşadım. ailevi nedenlerle dönmek zorunda kaldım. Fakat greencardımı ve ssn numaram bu süreçte elime ulaştı. Bank of amerika da hesabım var ve captial one da kredi kartımda var . Ehliyet başvurusunda da bulunmuştum. Girişte sorun yaşar mıyım? Annemin ameliyatı için türkiyeye dönmüştüm. Şuan amerikaya geri dönmeye hazırım . ama 1 yıl ve uzun süre dışarda kalınca sorun olabileceğine dair şeyler okudum. Nasıl bir yol izlemeliyim
Karışık olması çok normal, iyi olacak 🍀🧿🙏🏻 Merak edin ancak endişe etmeyin. İngilizce konusunda kendinize ne kadar çok yatırım yaptıysanız şimdiye kadar ki hayatınızda, maddi olarak ne kadar çok güçlü gelirseniz, mesleğiniz ve tecrübeleriniz ABD’de ne kadar çok kabul ediliyorsa, forumdaki diğer tüm başlıkları & deneyimleri ne kadar çok okursanız o kadar az sancılı geçecek adaptasyon süreciniz.
Download Money Manager (Remove Ads) by Realbyte Inc. on the App Store. See screenshots, ratings and reviews, user tips, and more apps like Money Manager (Remove…
Ben memnunum başka bir uygulama denemedim bunun kullanımı kolay geldi.@ATS16, içinde söyledi: Amerika'ya büyük umutlarla gelip mutlu olamamak
@Fuat-1, içinde söyledi: Amerika'ya büyük umutlarla gelip mutlu olamamak
@Peyk74 yer hic farketmez, pahali yerede gitsen ucuz yerede gitsen kazancinda ona gore orantili oluyor, dogal bir denge var yani. Ben Izmirliyim, "bize her yer Izmir" olay bu...:)..
Tavsiye derseniz mutlaka buralarda bir tanidiginiz varsa ilk olarak onun yanina gidin yoksa ilk baslangic baya sancili gecebilir( ev tutma gibi...)
Saygilar.@Peyk74, Sn. @Fuat-1 doğru yönlendirmeler yapmış yakınen bir tanıdığınız var ise ilk aşamada yanına gitmeniz faydanıza olabilecektir ancak buna ilave olarak kazanacağınız para ile yaşam - barınma masraflarını da dikkate alarak belirleyeceğiniz eyalete göç etmeniz faydanıza olacaktır. Her eyaletin kendine göre avantaj ve dezavantajları mevcut (iklim, iş imkanları, yaşam tarzı vb). Aşağıda ufak bir hesaplama yaptım, diğer kalemleri de siz araştırarak fikir edinebilirsiniz.
1/1/26 tarihi itibariyle California’da en düşük asgari ücret $16.90 saatlik. 12/30/25 itibariyle California’da ortalama akaryakıt fiyatı $4.273 galon. 1 saatlik asgari ücret ile 3.95 galon akaryakıt alabiliyorsunuz.
1/1/26 tarihi itibariyle Illinois'de en düşük asgari ücret $15 saatlik. 12/30/25 itibariyle Illinois’de ortalama akaryakıt fiyatı $2.939 galon. 1 saatlik asgari ücret ile 5.10 galon akaryakıt alabiliyorsunuz.
State Gas Price Averages
Minimum Wage Law
Minimum Wage
Size de teşekkür ederim ATS16 araştırma yapıyorum özellikle yapacağım iş ile ilgili hangi eyaletlerde daha kolay iş bulurum, yaşam maliyetleri vergiler toplu taşıma vs vs Yine de orada olan birinden de bilgi almak + olacağını düşünüyorum.
O zaman hazir hafif bir enfeksiyon gecirip evde dinlenme firsati bulmusken 2 yil nasil gecti, neler oldu anlatayim.
Oncelikle sunlari belirteyim, Turkce klavyeli bilgisayarim arizalandigi icin bu mesajda alfabemize ozgu karakterleri kullanamayacagim. Bir de bu tecrubeler benim tecrubelerimdir herkes icin gecerli olmayabilir; zira ABD'de bir tane dogru yoktur, dogru yere, kisiye, zamana gore degiskenlik gosterir.
Hala ayni evde ikamet ediyorum, daha once yazdigim uzere 2 odali bir townhouse kiralamistim, O gunden bugune %10 artisla devam ediyoruz. Gecen sene muadil evlerde kiralar 3.300$ seviyesine kadar yukselmisken %10 artisa hayir diyememistim, bu sene ise muadil kiralar 2.700$a dusmusken bu sefer de tasinma isleriyle ugrasmamak icin kontrati oldugu gibi uzattim. Ev sahibinin artis talebine dusus talebiyle karsilik verdim ve aynisindan devam edelim diyerek uzlastik. Boca Raton ve civarinda evler cok eski oldugu icin tum bakim masraflari ev sahibine ait, o sebeple bu civarda ev alirken 3-5 kez dusunmek lazim. O sebeple su aralar ev kiralamak daha ekonomik oldugu icin ev alma dusuncem yok.
2024'te calisma izni aldigim icin o yila ait vergi beyanimi bu sene Mart ayinda verdim ve ABD Vergi dairesine borclandim 🙂 Turkiye'de brut gelirinin %40'ini sgk ve gelir vergisine odeyen ucretli bir calisan olarak brut gelire gore odedigim yaklasik %5'lik gelir vergisi + emeklilik odemesi beni ziyadesiyle memnun etti. Gectigimiz yil calistigim sirket haftalik ucreti W2 olarak; (gelir vergisi ve sigorta giderlerini yerinde keserek) komisyonlari ise 1099 (gelirin ertesi sene beyan edilmesi) olarak odemekteydi. Bu sebeple hatri sayilir bir miktar vergilendirilmemis gelir sahibi olurken araba, internet, cep telefonu gibi odemeleri gider olarak gosterdim. E-2 statusu ile cocuklara SSN alamadigimiz icin cocuktan kaynakli vergi iadesinden faydalanamadim (4.000$). Bu sene daha yuksek vergi odeyecegim gibi gorunuyor.
Cok merak edilen ve burada gig work denilen Uber, Lyft, Doordash gibi islere gelecek olursak; Florida'da ozellikle de bu son donemde bu sektor oldu diyebilirim. Su an benim Uber'de kabul oranim %8 ve iptal oranim %5. Yani her 10000 talepten 80 kisiyi kabul edip bunlarin da 4 tanesini arabaya almamisim. Bazen Miami veya Jupiter gibi uzak yerlere gidecegim zamanlarda uygulamayi acip yol ustu yolcu ariyorum, zaten gidecegim icin ne oderlerse odesinler bana kar kaliyor 🙂 Buna ek olarak ozel gunlerde (yil basi, cadilar bayrami vs) yine uygulamalari acip calisiyorum. Hem eglenceli oluyor hem de para kazanip bazi ekstra giderleri karsilayabiliyorum. Bunun haricinde bu islere guvenerek buraya gelmeyin. Para kazanabileceginiz yalnizca 3 ay var (kasim, aralik, ocak), bunlara ek olarak bahar tatilinde de 1-2 hafta cidden iyi bir donem oluyor. Geri kalan zamanda kazanacaginiz para mil basi 60 cent ve saatlik 18$ olarak kalacaktir. Ozellikle cumartesi geceleri yolcudan cok sofor oluyor, bu sofor bollugunda sirketler sizi istedikleri an gozden cikarabiliyorlar. Bir de XL, Premium SUV gibi diger sofor secenekleri var, ilgilenen olursa ozelden anlatabilirim. Yine de bu tarz isler dunuyorsaniz ya gidin 3-5k degerinde eski bir araba alin ya da 70-80k degerinde bir premium SUV, aksi takdirde para kazanamazsiniz.
Daha onceden belirttigim gibi benim amacim kendi harcadigim fazladan parayi size harcatmamak, o sebeple yaklasik 20k$ degerinde luzumsuz harcama yaptigimi tespit ettim. Artik daha tecrubeli ve bilincliyim, bu sebeple kimsenin luzumsuz para harcamasini istemiyorum. Daha onceki iletide belirttigim gibi, bir emlakci size Florida'da yasa degisti artik alici taraf da komisyon oduyor diyorsa sirtinizi donun. Dogru, Agustos 2024'te emlakcilarla ilgili yasa degisti, artik ev alan da satan da emlakcilara komisyon odemek durumunda kaliyor. Kira icin ise boyle bir sey yok. ABD'ye yeni yerlesen herkesin ilk adresi apartman kompleksleri oluyor ve onlar da kira komisyonu odemiyor (100-500$ arasi referans bonusu oduyorlar). Bu gibi yerlerden para alamadiklari icin bazi emlakcilar degisen yasayi bahane edip kendilerine bir kira tutari istiyorlar. En nihayetinde sizin icin gidip bir ev bakiyorlar, yetkililerle gorusup teklif aliyorlar, ancak bunu herkes yapabilir. Harcadiklari zaman icin mesai ucreti + masraflari isteseler anlarim da herkesin yapabilecegi bir is icin 2.500$ talep etmek mantikli degil.
Bu tarz yerlerin mulkiyeti tamamen bir sirketin elinde oldugu icin her seyde sirket gorevlileri ile muhatap oluyorsunuz. Haliyle, yuksek kira odenen yerlerde sorunlar cozulurken dusuk kira odenen yerlerde biraz sorunlar ve gecikmeler olabiliyor. Sirketler genellikle yeni goc etmis kisilere kapilarini acarken, mevcut kiralama orani, bos ev sayisi gibi faktorlere bagli olarak reddedenler de olabiliyor. Talep ettikleri depozito bedelleri 500-1000$ arasindayken ilk kira ve depozitoyu yatirdiktan 1-2 gun sonra eve gecebiliyorsunuz. Nedense kimileri gelir gelmez kendi evimize gecelim diye bir takintiya sahip olup sonra ilk gecelerini yerde yatarak geciriyorlar. Arkadaslar gelin, bir airbnb ya da otelde 1-2 hafta kalin, evinizi kiralayin, esyalarinizi alin ve yerlesin. ABD'de ev cok, eninde sonunda bir yer bulacaksiniz.
Duzgun gelir getiren ve kalici bir is bulmak son derece zor. Bunun icin once koklu bir sirkette en alt pozisyindan saatlik 15$ ucretle ise baslayip sonra sabirla 3-5 sene calismaniz gerekiyor. Yoksa sizi direkt yonetici yapmiyorlar, en altin tozunu ve pisligini yasatiyorlar. En cok aranan meslekler; klima, cati tamirleri, elektrik ustalari ve tesisatcilar. Eger bu konuda bir yatkinliginiz varsa franchise sirketlerden birine CV gonderirseniz, siz lisans alincaya kadar yardimci olurlar, zira son gocmenlik olaylarindan dolayi dogru duzgun isci bulamiyorlar. Odedikleri ucretler de saatlik 30-40$ arasinda degisiyor.
Bu sene benimle irtibata gecen arkadasimin arkadasi icin saatlik 35$ + masraflar olarak (toplam odedigi para 3.000$ civarinda) is danismanligi yaptim, E-2 icin sirketini hazir hale getirdim. Su ana kadar gayet basarili gidiyor, onumuzdeki sene gelip statu degisikligi yapacak. ABD'de yasamak isteyen ama kuracagi ise fazla para yatirmadan ayda 2000-3000$ gelir getiren bir is isteyen arkadaslar ozelden iletisime gecebilirler. Simdiden soyleyeyim, bu kisiye ozel ve yalnizca benim istedigime verecegim turden dost isi bir hizmettir, amacim size 10-15k danismanlik ucreti verdirtmemektir. Haliyle benim musaitlik durumuma baglidir. Yoksa tanidigim durust is danismanlarina yonlendirebilirim.
Gecinmek ve hayata tutunmak her yerde oldugu gibi burada da zor; ama tutunma iradesi oldugu surece her turlu idare ediliyor. Evet ilk sene ikinci seneye gore daha zor. Ben duzenimi ancak 3. yilimda tutturabildim. Artik duzenli isim, maasim, bos zamanim var. Buna ragmen tabii ki gevsemiyor, derhal E-2 uzatmasi icin gerekli telasi yasamaya basliyoruz. Onumuzdeki Subat sonuna kadar yine alttan alta bir telas saracak bizi.
Florida'ya yerlesmeyi dusunenler icin, ben daha once bazi major eyaletlere is sebebi ile gitmistim. Acikcasi iclerinde favorim havasi, dogasi ve gerceklesen sacma sapan olaylardan (aliskanlik olmus) dolayi Florida'dir. Florida ABD'nin Adana'sidir diyebilirim. Boca Raton ise iyice Turk mahallesine donustu, sabah oglumu okul servisine gotururken konusulan iki dil var, Rusca ve Turkce. Gunden gune sayi olarak buyuyoruz, artik yakinda maddi olarak da iyice buyuyecegiz, zira benimle beraber gelip cok iyi isletmeler kuran arkadaslarimiz var, zamanla vatandaslik alacagiz, cocuklarimiz polis, idareci vs olacak, dernekler kuracagiz ve adaylar gelip bizlerle gorusmek zoruna kalacak. Simdilik Florida'daki Turk varligi, orgutsuz durumda, o sebeple bir baski grubu olusturmaktan cok uzagiz, ancak yakinda Turkce ehliyet sinavi, Turkce dilekce verme gibi imtiyazlar talep edebiliriz.
Son olarak eklemek istedigim husus, 2 kez ICE kontrolune yakalanan birisi olarak diyebilirim ki su an gocmen olmamam avantajima, ice gorevlilerine vatandas da gocmen de degilim yalnizca yasal bir yabanciyim (legal alien) dedigimde benden evrak istiyorlar, ben de USCIS tarafindan bana gonderilen statu belgesinin fotograafini gosteriyorum, vizen var mi diye sorduklarinda var tabii ki zaten vizem olmasa bunu nasil alayim diyorum ve birakiyorlar. Sahsi kanaatim, diliyorlar ki beni istedikleri an kapi disari edebilirler, vatandaslik hakkim vs yok. Gocmen arkadaslari ise vatandas olabilecekleri icin vatandas olmadan once darliyor da darliyorlar. Florida'daki tum polis departmanlari ve serif ofisleri artik ICE operasyonlari katilmakta ve bir yabancinin suca karismasi durumunda aninda ICE gorevlilerine haber veriyorlar. Bu sebeple iltica basvurusu yapanlar, agir trafik ihlali yapan gocmen olmayan vize sahipleri biraz daha tedirgin durumda oluyorlar. Buna ragmen bizim gibi kurallara uyan ve vergisini odeyen kiymetli yabancilar icin ingilizce konusabileceginiz surece sikinti yok.
Kiymetli arkadaslar, cok sukur ki sag salim, tutuklanmadan 2 senemizi tamamladik. Bu surede cok iiymetli insanlarla tanistim, hata yaptim, duzeltildi vs. Su an cok daha eglenceli bir hayatim var. Turkiye'de arkada biraktiklarimla 0'dan baslayip kurdugum bu hayatta cok zorlansam da iyi ki yapmisim diyorum. Tekrar ediyorum, anamdan babamdan uzak, her seyin maddi karsiliginin oldugu bir ulkede bu kadar uzun sure direnebilecek cesaret ve gucunuz yoksa maceraya girmeyin. 2 sene icinde pes edip ulkemize geri donen 3 aile ile tanistim, hem is planlari, hem beklentileri hem de burada yasamak istedikleri hayat son derece hatali ve tutarsizdi. Iyi yapilmamis ve garip gurup insanlarin cektigi tamamen safsata olan youtube videolarindan etkilenerek hayaali bir yasamin pesinde kosmuslardi. Ne yazik ki emeksiz yemek olmuyor.
Buraya kadar yazdigim her icin, ABD'ye yerlesmeye karar verdikten sonra bana yazabilirsiniz. Musait oldugumda muhakkak donerim. Basinizi agrittiysam affola, esenlikler dilerim.
Memphis te yaşayan varmı. Nasil bir yer. İş ve yaşam olanaklari nasıl. Bu yakinlarda oraya geleceğim.
@WithNaz Merhaba, bu tur durumlarda chatgpt'ten yardim alabilirsiniz. Sizin mesajinizi Chatgpt'ye yazdigimda asagidaki gibi bir cevap verdi. Bir de gorusme esnasinda neler denilebilir onu sormustum. O cevabi da en altta ekledim. Siz biraz daha detay belirtip daha ozellestirilmis bir bilgi alabilirsiniz. Ornegin hangi eyalet/sehir bilgisi oldugu eklenirse belki o kisimla ilgili yasal bilgileri dahil edebilir.
Ornegin 3 yildir oturdugunuzu ve ilk 2 yil hic gurultu ile ilgili sikayet almadiginizi belirtmissiniz, bunu ustune basa basa soylemenizde fayda olabilir. Bir de eger baska bir daireye gecme durumu soz konusu olursa tasinma masraflari, depozito, ve yeni dairenin kira sartlari konusunu mutlaka konusun. Belki de siz 3 yildir oturdugunuz icin, diger komsunun tasinmasi daha dogru olur. Bunu da nasil konusulmasi gerektigini yine chatgpt ile sorulabilir.
Pek caninizi sikmayin. Evlerin bu sekilde ahsap olmasindan dolayi ses problemi cok yasandigini tahmin ediyorum. Leasing ofisi, bu tur bir durumla ilk defa karsilasmiyordur. Bu arada komsunuzun kira yenileme donemi geldi ise sirf pazarlik amaciyla ust katimizdakiler cok gurultulu vs diye sizlanip kira artisini engellemek icin bahane yaratmak istiyor bile olabilirler.
Merhaba, yaşadığınız durum gerçekten oldukça stresli ve zorlayıcı olabilir. Hem kendi huzurunuz hem de kiracılık ilişkisini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek adına, haklarınızı savunmak önemli. Bu tarz sorunlarla karşılaşan birinin nasıl bir yol izleyebileceğini aşağıda özetlemeye çalıştım.
Hakkınızı Savunmak İçin Belgeler:
İlk olarak, alt komşunuzun mangal yaptığına dair kaydınız oldukça önemli. Bu, sizin haklı olduğunuz bir durumu ispat etmek için kullanabileceğiniz güçlü bir delil olabilir.
Ayrıca, komşuların çocuklarının sabaha kadar ağlaması ve gürültülü aktiviteler hakkında da elinizde bir kayıt ya da tanık olabilir. Gerekirse, ses kaydı almak veya videolar çekmek de faydalı olabilir.
Kiracı Olarak Sizin Sorumluluğunuz:
Kontratta yer alan kurallara dikkat edin. Eğer sessizliğe dair belirli kurallar varsa, bunları ihlal etmiyor olduğunuzu kanıtlamak, savunmanızı güçlendirecektir. Örneğin, çamaşır bulaşık makinesinin saatine özen göstermeniz, olabildiğince gürültüsüz olmaya çalışmanız, komşularınızın rahatını bozmadığınızı kanıtlar.
Leasing Ofisiyle Görüşme:
Görüşmeye giderken, sakin ve olabildiğince yapıcı bir dil kullanmaya özen gösterin. Hakkınızı savunmanız gerektiği kadar, komşularla olan ilişkinizi daha fazla gerilmemek adına da ortak bir çözüm bulmaya çalışın.
Leasing ofisine, rahatsızlıklarınızın karşılıklı olduğunu belirtebilir ve her iki tarafın da uyması gereken kuralların olduğu bir çözüm önerisi sunabilirsiniz.
Komşuluk ilişkilerini koruma adına, mümkünse komşularınızla bir araya gelerek konuşmak da çözüm olabilir. Hangi seslerin rahatsızlık yaratabileceğini karşılıklı olarak netleştirip, anlaşmaya varabilirsiniz.
Yasal Haklar:
Eğer bu konuda herhangi bir haksız muamele veya ayrımcılığa uğradığınızı hissediyorsanız, bir avukattan profesyonel destek almanız faydalı olabilir. Bazı devletlerde kiracının korunması adına yasalar oldukça güçlüdür. Leasing ofisin size sözleşme feshi gibi bir tehditte bulunması da, sizin yasal haklarınızı göz ardı eden bir davranış olabilir. Bu durumda, yerel kiracı haklarıyla ilgili araştırma yapmak veya avukatla görüşmek önemli olabilir.
Sosyal Medya veya Forumlar:
Amerika'da benzer durumlarla karşılaşan kişilerin yaşadığı deneyimlerini ve çözüm önerilerini içeren forumlar ve sosyal medya grupları da size fikir verebilir.
Unutmayın, bu süreçte soğukkanlı ve sakin kalmanız, çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemeniz her iki tarafla da daha sağlıklı bir iletişim kurmanıza yardımcı olacaktır. Umarım bu konuda bir çözüm bulabilir ve rahatsız edici durumdan kurtulabilirsiniz. Başarılar dilerim!
leasing ofisiyle görüşmede söylemek isteyebileceğiniz maddeleri aşağıda, sanki konuşuyormuş gibi madde madde İngilizce olarak yazdım:
Introduction & Acknowledging the Situation
"Hello, I want to start by saying that we are very sorry for any inconvenience caused. We have always tried our best to be respectful and considerate to our neighbors and we never intended to disturb anyone."
Clarifying Our Efforts to Be Quiet
"We have been doing our best to maintain quiet hours. For example, we do not use the dishwasher or washing machine after a certain hour and we are always cautious when walking around because of the noise from the hardwood floors."
Mentioning the Noise from the Neighbor Below
"However, we would like to point out that we have also been affected by noise from the apartment below. For instance, their children cry loudly late into the night, which can be quite disturbing. We've never made a complaint about this, but it has been a continuous issue."
Evidence of the Situation
"We also have evidence of some issues from the neighbor below, such as them using a grill on the balcony, which is against the building's rules. I recorded a video of the smoke coming into our apartment because it was disturbing, and we want to make sure we follow all the rules as well."
Expressing Willingness to Find a Solution
"We understand the importance of being considerate in a shared living space, and we are open to finding a solution that works for everyone. We would like to make sure that the rules are applied fairly and that both sides can coexist peacefully."
Seeking Assistance or a Fair Resolution
"We would appreciate your help in resolving this issue, and we hope that we can all follow the building’s guidelines to avoid any further disturbances. We are also open to moving to a different apartment if that would be a possible solution."
Ending on a Positive Note
"Again, we sincerely apologize for any trouble we may have caused. Our goal is to maintain a peaceful environment for everyone and we hope to find a fair and balanced resolution."
Başlık denk geldi, paylaşayım.
Bir gün garajda tam arabaya bineceğim kapıyı açtım. Garajımın önünde beyaz 2008-2009 Ford Fusion bir araba durdu, sürücü camını yavaş yavaş indirip çıkardı bir iphone 14/15 beni kayda almaya başladı. Ben de bu esnada bakıyorum tabi. Baktım fotoğraf değil, video kaydediliyor. Ne yapıyorsun anlamında elimi işaret ettim. Kaydı durdurup devam etti. 35-38 yaşlarında kilolu beyaz amerikalı bir kadın. Dedim herhalde bu keşif yaptı, soymaya gelecek. Atladım hemen arabaya peşinden tampon tampon takip ediyorum. Bir ara geçeyim diye yana çekip durdu, arkasına geçip bekledim. Bizim evlerin olduğu tarafta bir tur atıp diğer bloklara doğru geçti. Gate kodu girmek için yanaştı ama açamıyor. Sonra birisi uzaktan gate'i açtı ve araba içeri girdi.
Bu durumda ne yapmak gerekir, yasal haklarım vs ne diye biraz araştırdım. Sonunda bunu site yönetimine bildirmenin en makul yol olduğu kanaatine vardım.
Olayı, zamanı, plakayı ve profili anlatan bir eposta atıp geçtim. Eylemi kamusal alanda yaptığı için olay biraz ortada kalıyor, ben kendi garajımda olduğum için hak ihlali var.
Böyle tuhaf bir olaydı, Yer: Kuzey Dallas Zaman: Tem-Agu 2024.
@zge Wrapping paper ile iyice sarin ve valizinizde getirin. Bir sorun cikmaz sanirim.
ABD'de 2024 yilinda ortalama household (3 kisilik aile) para birikimi $65k civarindayken (emeklilik hesaplari haric), ortalama household borc miktari ise $104k dir. Borclarin en buyuk kalemi mortgage (ev) borclaridir. Daha sonra ise ogrenci ve arac kredi borclari gelir. Yani cogu Amerikali "borc yigidin kamcisidir" felsefesi ile yasamaktadirlar. Veya yasamak zorunda birakilmaktalar!
Merhaba bu sorunuza cevap alabildinizmi benimde kizim abd vatandasi herhangi bir para yardımı alabiliyormuyuz turkiyeden
@jesus-0 Ingilizceniz varmis, onceliginiz kendinizi gelistirmek olmali. Tir soforlugu konusunda hicbir fikrim yok ama bence okula giderek ilerisi icin kendinize iyi bir yatirim yapabilirsiniz.
Bulundugunuz yerdeki bir community college'den baslayabilirsiniz. Ilginizi ceken bir alan secin ve donemde birkac ders almaya baslayin. Ayni zamanda da calisabilirsiniz.
Ornek olarak yaziyorum: Ben 50+ yasindayim, 4 yillik ve MBA mezunuyum, duzenli bir isim var, ve su anda hala community college'de ders aliyorum, haftada 1 aksam okula gidiyorum ve ayrica online dersler aliyorum. Ihtiyacim oldugu icin degil ama kendimi gelistirmek, insanlarla kaynasmak icin. Beyin gelisimi/korunmasi acisindan da yeni seyler ogrenmek her yasta faydali.
@knnrn bu nasil mumkun 6 bin tax odemek bizleri de aydinlatma imkaniniz var mi acaba ? 🙂
Dünyada kitap diye bir site var. Özellikle amerika'ya gönderim vurgulanmış. Fiyatlar uygun duruyor, Türkiye'deki fiyatların çılgınlığı ve buradaki ortalama kitap fiyatı düşünülünce.
@EzgiLera Kesinlikle sokakta hayvan olmamasi güzel. Mesela sokakta daki hayvan ile evde beslediğimiz hayvanın bile pskolojisi farklı.
Bugün sokakta ki hayvanlar malesef sürekli tetikte ler dışarıdan gelecek saldirilara karşı... Fakat evimizdeki hayvanlar sürekli sevgi ile beslediğimiz için kafalarini rahatlıkla yataga koyup uyuyabiliyorlar.
Her ne kadar kötü olaylarda olsa Türkiye de de aslında hayvanlri seven çok insan var. Benim gördüklerim zaten çogu sokaktan sahiplenmiş. Tabi cins denilen kedileri alanlarda bir o kadar çok. Ama sonuçta kedi kedidir tatlı şeyler.
Bizim gibi sokakta hayvan olan ülkelerde 1 yavruya yuva sahibi olmak bence yapılacak en güzel iyiliklerden.
Evin içinde gezmeleri bile insanı mutlu ediyor. Aslında kedi ler gerçekten mutluluk kaynaklari^
Bende tarihe not düşmüş olayım. 5 yıl sonra Abd vatandaşlığı için son hazırlıkları yapıyorum. Hem Abd de hem Tr de evimiz ve aracımız var. 5 kişilik aile olmuşuz, mutlu ve sağlıklı bir şekilde ülkemize tatile gelmişiz yıl 2029. Bu mesajı 5 yaşındaki oğlumla beraber okuyup gülümsüyoruz 😊 Gelecekten bir gün filmi gibi oldu biraz 😊
Herkese Merhaba, başlığın 37 sayfasınıda okuduktan sonra öncelikle başlığı açan @denizci10 ve katkı veren herkese taşekkür ederim. Gerçekten hem bilgilendirici hem de cesaret verici paylaşımlar var. Ben daha önce öğrencilik dönemlerimde 2006 ve 2008 yıllarında work and travel programıyla 2 kere Amerika' da bulundum. Çalışma döneminde iki gidişimde de Utah Salt Lake City de çalıştım. Gezme döneminde ise Los Angeles, San Diego, Las Vegas, Miami, Orlando, New Jersey ve New York'u gezmiştim. 2008 de Türkiye'ye döndüğümde üniversite son sınıftım ve diplomamı alıp Amerika'ya gitme planım vardı fakat kendimi bir anda çalışma ortamının içinde buldum ve kamuda çalışmaya başladım. Bu yüzden Amerika benim hiç hep yarım kalmış bir hikaye gbi duruyorken son bir senede artık gidip bu hikayeyi tamamlama istediği arttı ve sonuç olarak 27 Ekimde vizemi aldım. Greencard çıkmadığı için bende bu yola başvurdum ve yavaş yavaş araştırmalarımı hızlandırıyorum. Work and Traveldan kalma SSN var fakat kartı bulamıyorum. Numarası ve taranmış hali mevcut işime yarar mı bilmiyorum. 1 sene sonra geri gideceğim diye Wells Fargo da bulunan free checking hesabını da kapattırmamıştım şu anda ya pasiftedir ya da 10 yıldan fazla olduğu için otomatik kapanmış olabilir. kamu personeli olduğum için ilk başta yıllık iznimi kullanıp 2023 ün ilk çeyreğinde 1 ay kalıp araştırma yapmak istiyorum. Öğrencilik zamanımda gitmemle şu anki arasında şartlar çok farklı olacağından özellikle gidilecek yeri belirlemek için önden böyle bi tur yapacağım. İnşallah gitmek isteyen herkesin gönlüne göre olur ve buradaki yardımlaşmalar devam eder.
@bdiler61 aramıza hoş geldiniz öncelikle. hakkınızda hayırlısı olsun. en büyük avantajınız önceden yaşamış ve çalışmış olmanız. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
@denizci10 teşekkürler inşallah hepimiz gidebiliriz. Ayrıca vize dönemindeki yardımlarınız içinde tekrar teşekkür ederim.
@bdiler61 rica ederim.
Herkese merhabalar , ben Adana Barosuna kayıtlı olarak yaklaşık 9 yıldır serbest avukatlık yapmaktayım, Amerika’ya yerleşme ve orada yaşama isteğim uzun yıllardır varolan ancak uygulama aşamasına geçemediğim bir hayaldi diyebilirim , ancak son birkaç aydır bu isteğimin artık bir karar olduğunu ve buna hazır olduğumu anladım , elbette süreç hiç bilmediğim ve araştırmadığım bir süreç olduğu için son 1 aydır araştırmaya başladım diyebilirim . ABD de yasal şekilde kalmanın en güvenilir hali greencard ancak oldukça sıkı koşullara bağlı - en azından bizim için zor- çekiliş tamamen şans olduğu için farklı alternatifler neler olabilir diye araştırırken forum sitesini ve açılan bu başlığı gördüm , başlık oldukça faydalı ve yazılanlar oldukça samimi geldiği için hemen her gün açıp okuyorum . Bu başlığı açan ve devamında tecrübelerini aktaran herkese de ayrıca teşekkür ederim.
Ben serbest çalışan avukat olarak , şimdiye kadar herhangi bir şekilde İngilizce öğrenip -yalnızca çok temel seviyede biliyorum- herhangi bir sınava girmediğim için açıkçası öğrenci olarak ABD ye gidip yüksek lisans yapmak ve alanımda ilerlemek şu anda biraz gözümü korkutuyor .
Eşim oto alım satımı yapıyor ticaret ile uğraşıyor , e2 vizesi bizim için mantıklı geldi ancak elimizdeki sermayenin ne kadar yeterli olacağını bilemiyoruz . E2 vizesi vs konular ile ilgili avukattan danışmanlık da almamız gerek elbette.
Bir tane oğlumuz var ; 5.5 yaşında ve okul çağı geldi, bu durum da beni biraz endişelendiren başka bir konu.
Öğrenci vizesi ya da sertifika programları ile ilgili benden daha fazla bilgisi olan arkadaşlar bilgi ya da tecrübelerini paylaşabilirse çok sevinirim .
Şimdiden teşekkür ederim ; umarım her birimiz günün birinde dilediğimiz hayata kavuşuruz. İyi akşamlar .
@meltemdemirdüzen öncelikle başlamak ve niyetlenmek yolun yarısı bu konuda. Hakkınızda hayırlısı olsun. Turist vizeniz varsa her şey daha kolay olacaktır yoksa da bir an önce edinmenizde fayda olacağını değerlendiriyorum. Avukat ile ilgili tavsiye isterseniz özelden size bilgi verebilirim. Sormak istediğiniz her türlü konuda da ister özelden isterseniz de buradan sorabilirsiniz.
@Zelene Bizde Bursa'dayız. Merkezde. 

herkese tekrar merhaba.
New York'taki 6. ayımızın içindeyiz. vize uzatma başvurularımızın uscis'e ulaştığı ve dosyalarımızın inceleme sürecinin başladığının haberini uscis'ten aldık.
bundan sonraki süreçte ek bir inceleme belgesi veya eksik bir belge durumu çıkmazsa 2-3 ay içinde biometrics randevusu için (gerekirse) haber bekleyeceğiz.
biz buraya gelmeden önce YouTube ve diğer mecralarda gitme kararı verenlerin paylaşımlarını dört gözle bekliyorduk. acaba gitmekle doğru kararı verdiler mi? hayatlarında mutlular mı? artık burada olduğumuz için bu soruların cevaplarını merak eden yeni insanlar için kendimce kısa bir özet geçmek isterim. Hayatımızda bu 6 ayda neler değişti? iyi mi yaptık, neleri özlüyoruz? yine konu başlıkları içinde toplamaya çalışacağım. Aslında yazacaklarımın birçoğunu zaten çok iyi biliyorsunuz.
ekonomi: bu başlıkla konuya girmemin nedeni satın alma gücünüz olduğunda mutluluğun ve rahatlığın bir anda psikolojiyi ne kadar etkilediğini gösterebilmek. 8 yıl kadar önce bir başka platformda konuyu kaleme aldığım birim mukayesesi aslında üzerinden zaman geçince anlıyorum ki yanlışlıklar barındırıyor. yani Amerika'da harcanan 8 birim para, Türkiye'de harcanan 8 TL'ye eşittir önermesi temelinde yanlış bir iddia. Çünkü 8 TL'nin bir Türk'e ifade ettiğiyle 8 USD'nin bir Amerikalı'ya ifade ettiği farklı tamamen farklı.... Konuya saatlik ücretler bazında baktığınızda ödediğiniz para karşılığında satın aldığınız ürün/hizmet eşitliğini daha iyi ve adil bir şekilde masaya yatırabiliyoruz.
buradaki giriş seviyesi bir işin saatlik ücreti ortalama 15 dolar seviyesinde. (genelde vergi dahil başlangıç seviyesi paraların 17-18 usd civarında olduğunu söyleyebilirim) 8 saatlik bir shiftin sonunda günlük kazanç için 120 usd diyebiliriz. Türkiye'de asgari ücret 5.500 TL olduğu için haftada 40 saat çalışan birinin saatlik ücreti yaklaşık 35 TL'ye, 8 saatlik bir mesai sonrasında günlük kazancın 280 TL'ye geldiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla NY'da çalışma izni olan birinin kazancı olan saatlik 15 USD eşittir, İstanbul'daki saatlik 35 TL diyebiliriz. Ancak bu başlangıç seviyesi olan paralarla neleri ne kadar alabildiğiniz kısmı epey değişiyor. Örneğin, NY'da en yaygın süpermarketler olan ve aşırı ucuz iddiasında olmayan Trader's Joe ve Amazon'a ait olan Wholefoods marketleriyle İstanbul'daki Migros'ları, karşılaştırmak yerinde olacak. Yoksa iki şehirde de daha ucuz rakamlarla hizmet veren marketler de mevcut.
Örneğin Trader's Joe'da 12'li büyük boy kahverengi yumurta (organik) 4 usd (vergi dahil).
Migros'un kendi markası olan Mjet 10'lu büyük boy kahverengi yumurta (organik) 39.5 TL.
Bu durumda NY'ta yaşayan en alt gelir düzeyindeki bir çalışan 12'li yumurta almak için 15 dk çalışmak zorundayken İstanbul'da en alt gelir düzeyindeki bir çalışanın 10'lu yumurta için 1 saat 10 dk civarında çalışması gerekli. Yalnız bu 70 dakikalık mesainin içinde 70 dk gerçek çalışma yapması lazım. Yani akşamki derbinin geyiği bu süreye dahil değil.
Yumurtayı kırıp kahvaltıyı başlattığımıza göre yanına bir kahve yapalım. Starbucks'ın çekirdek kahvesi burada 12 oz olarak satıldığı için yaklaşık 340 gramlık paketlerde 14 dolara yerini alıyor. Türkiye'deki fiyatı 210 lira civarında.
Bu durumda yine bir Amerikalı yaklaşık 1 saatlik mesaiyle 340 gramlık çekirdek kahvesini alabilirken, Türkiye'de 250 gramlık çekirdek kahve için 6 saat çalışmak lazım.
Kahvaltımızı ettiğimize göre kabanımızı alıp dışarı çıkabiliriz. Kaban demişken eksi 15 dereceye kadar sıcak tuttuğunu iddia eden Calvin Klein marka kaz tüyü mont burada 70 usd'ye satılırken, aynı mont İstanbul'da 5 bin TL. İsteyenlere özelden linkleri gönderebilirim. Bu durumda bu montu alabilmek için Amerikalı 4,5 saatten biraz daha fazla çalışmak zorundayken, bir Türk'ün maalesef 143 saat çalışması gerekiyor. 143 saat bir anlam ifade etmediğinden başka bir ifadeyle yaklaşık 18 gün çalışması gerek ki kabanı alabilsin. Timberland bot burada yaklaşık 130-150 usd aralığında, Türkiye'de 4.200 TL. Amerikalı 9 saat çalıştığında botu alabilirken Türk 15 gün çalışırsa botu alabiliyor.
araba, ev, televizyon, telefon örneklerine hiç girmiyorum çünkü bu dramatik farkı tatsız seviyelere doğru taşımaktan başka bir işe yaramıyor. bu örnekleri farklı ürün ve hizmetlerle karşılaştırıp çoğaltmak pekala mümkün ancak sonuçlar hep aynı. işte bu satın alma gücünü etrafta gezerken gördüğünüzde ve bizzat yaşadığınızda üzerinizde çok ciddi bir hafifleme oluşuyor. sanki tonlarca yüklük bir baskıyı omuzlarınızdan atmışsınız gibi. dünyanın en önde gelen ülkelerinden birini Türkiye'yle kıyaslamak belki adil değil ancak biz de insanız ve sadece bir kez geldiğimiz bu dünyada siyasiler için çalışmaktansa kendimiz için çalışmak istiyoruz.
Aslında bu konuyla ilgili asıl söylemek istediğim buranın çok ucuz Türkiye'nin çok pahalı olduğu meselesi değil. Burada ciddi bir enflasyon artışı var ve gıda fiyatları 6 ay öncesine göre bile bugün daha pahalı. Asıl söylemek istediğim; insani temel ihtiyaçların nasıl giderileceği konusu hayatımızın tam ortasında ve yıllardır giderek daha da büyüyen bir koca delik. İçine almadığı meslek gurubu yok. Bütün bir hayatı bu sorunun etrafında dolaşarak geçirmek kadar üzücü bir şey yok.
Çok daha anlamlı hayatlara sahip olabilecekken sadece bu meseleyle ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Yazık hayatlar...
İstanbul'un meşhur trafiğinden sonra NY'un hafta sonları biraz sorunlu çalışan metro sistemi olsa da bize bu stressiz hayat çok iyi geldi. 127 dolara aldığınız metro kartınız cebinizdeyken ny'un 5 mahallesi içinde istediğiniz gibi sınırsızca ulaşım sorununu hızlıca çözebiliyorsunuz.
Kültür sanat alanında NY açık büfe gibi. Broadway showları pek ucuz olmasa da insanın ağzını bırakacak kadar iyi. Alaaddin'in sihirli lambasından çıkan cini öyle bir düzenekle sahnenin herhangi bir noktasından çıkarabilmeleri ya da uçan halıyı nasıl öyle uçurabildikleri meselesi 3 dilek hakkından birini buna kullanmak isteyeceğiniz kadar sizi etkiliyor. Üstelik bu şovu izleyeceğiniz New Amsterdam Tiyatrosu 1903 yılında ilk kez kapılarını açmış. Bilmiyorum İstanbul'da kaldı mı böyle yaşayan ve yaşatılan tarihi kültür merkezleri. Bunun dışında MET ve MOMA'nın dışında şehirde çok fazla sayıda sanat sergisi mevcut, bunların bazıları ücretsiz. Lincoln Center'da canlı klasik müzik konserlerini ya da Madison Square Garden'da NBA maçlarını izleyerek gerçek bir New Yorker deneyimi yaşamak mümkün.
Yazıyı buraya kadar sabırla okuduysanız merakınızı gidermenin vaktidir, her şey gerçekten bu kadar kusursuz mu? Tabii ki hayır.
Hatta şöyle ifade edeyim, bahsettiğim satın alma gücünün hafifliğini ortalama bir Amerikalının aklından bile geçirmediğine emin olabilirsiniz. Yani bizi derinden etkileyen bu durum onlar için yok hükmünde. Bu biraz da, görebildiğiniz, duyabildiğiniz, işitebildiğiniz, düşünüp konuşabildiğiniz organlarınıza doğuştan sahip olduğunuz için sürekli şükran duygusu taşımamak gibi. Onların da böyle bir mutluluk hormonu yok. Bir Amerikalı'yı çevirip ''biliyor musun elinde tuttuğun iPhone, Tr'de 45 bin lira, asgari ücretin 9 katı, yani bu telefonu yaklaşık 25 bin dolar ödeyerek satın aldığını düşün dediğinizde ilgisini tamamen yitiriyor. Çünkü onun için bir telefonun 25 bin dolar olabilmesi diye bir seçenek yok. Tıpkı bir filin lastiği olabileceğini düşünsene demişsiniz gibi size bakmaya başlıyorlar. Bunu bizzat denediğim için not düşebilirim.
New York'ta yazın epey sıcaktı kışın da oldukça soğuk olacak. Bu açıdan İstanbul'un havasının genel anlamda daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak hava temizliği açısından İstanbul'dan sonra çok mutluyum. Burada legal olan ve özellikle Brooklyn'de yoğunlaşan ot kokusunu saymazsam tabii.
Sigara içmeyen biri olarak beni en mutlu eden şeylerden biri de, kitabımı ve kahvemi alıp bir kafenin bahçesinde birkaç saat oturduğumda sigara içen bir kişinin bile dumanına maruz kalmamak. Gerçekten sigara içen birini görmek için özel olarak dışarıda birkaç saat yürümeniz lazım. İstanbul'da ben böyle bir kafeye pek denk gelmedim. Özellikle Starbucks'larda herhangi bir dış masaya oturduğunuzda masanın üstünde uçuşan küller, tam ortada duran dokunmak bile istemediğiniz küllük kötü bir görüntü olarak maalesef hafızamda.
Genel olarak mutluyuz, ailelerimizi özlemenin, yaşadığımız bu hafifliği onların da yaşamasını istememiz dışında pek bir sorunumuz yok. Ancak her şeye rağmen kendimizi bir Amerikalı gibi hissedemiyoruz, çünkü değiliz. Sanırım uzun vadede bireyin aşması gereken en önemli mesele bu.
@Alper-Bayram ne güzel paylaşım çok teşekkür ederim
@ahsenaydgdu edit kazın ayağı öyle değilmiş
evinizi odanızı ayarlamadan kimse californiaya gelmesin airbnbden falan uzak durulsun.. 4000$ gitti evden çıkarıldık, yanlışlıkla cancel yaptım yani okadar sorun olmaz zannettim ama çok büyük bi hataymış. Siz siz olun airbnbde asla cancel yapmayın aşırı berbat iptal politikaları müşteri hizmetleri aç gözlü hostlarıyla berbat bi platform. Bu yüzden bütün planlarım alt üst oldu..
Airbnb parayı vermiyor ev sahibi iptal ettin evden çık diyor yeni yaşıma hüngür şangır ağlaya ağlaya girdim. Los angelesta biraz iyi bir muhitte gerçekten ev bulmak şartları karşılamak evi sana vermeleri için ev sahibine dil dökmekler 2 depozit bir kira ödemek vs vs bir sürü şey.. bu konu gerçekten zormuş,
e senin zaten kaldığın bi ev vardı noldu ne bu şimdi derseniz. Ev sahibimiz eve geri dönmesi gerekti o gelince biz mecbur çıktık ve kasımın 6 sı geldiğimizden beri 4. Ev 🥹 artık cocuğa tatildeyiz falan diyorum ne diyeceğimida şaşırdım..
@ahsenaydgdu, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri
@ahsenaydgdu edit kazın ayağı öyle değilmiş
evinizi odanızı ayarlamadan kimse californiaya gelmesin airbnbden falan uzak durulsun.. 4000$ gitti evden çıkarıldık, yanlışlıkla cancel yaptım yani okadar sorun olmaz zannettim ama çok büyük bi hataymış. Siz siz olun airbnbde asla cancel yapmayın aşırı berbat iptal politikaları müşteri hizmetleri aç gözlü hostlarıyla berbat bi platform. Bu yüzden bütün planlarım alt üst oldu..
Airbnb parayı vermiyor ev sahibi iptal ettin evden çık diyor yeni yaşıma hüngür şangır ağlaya ağlaya girdim. Los angelesta biraz iyi bir muhitte gerçekten ev bulmak şartları karşılamak evi sana vermeleri için ev sahibine dil dökmekler 2 depozit bir kira ödemek vs vs bir sürü şey.. bu konu gerçekten zormuş,
e senin zaten kaldığın bi ev vardı noldu ne bu şimdi derseniz. Ev sahibimiz eve geri dönmesi gerekti o gelince biz mecbur çıktık ve kasımın 6 sı geldiğimizden beri 4. Ev 🥹 artık cocuğa tatildeyiz falan diyorum ne diyeceğimida şaşırdım..
Halledersiniz siz 
@Alper-Bayram anlatım şekliniz çok hoş umarım sürekli buraya birşeyler yazarsınız çünkü yazdığınız yazıların akışından okumaktan zevk aldığım en iyi üyelerden birisiniz bence
bol şans
@ahsenaydgdu, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri
@ahsenaydgdu edit kazın ayağı öyle değilmiş
evinizi odanızı ayarlamadan kimse californiaya gelmesin airbnbden falan uzak durulsun.. 4000$ gitti evden çıkarıldık, yanlışlıkla cancel yaptım yani okadar sorun olmaz zannettim ama çok büyük bi hataymış. Siz siz olun airbnbde asla cancel yapmayın aşırı berbat iptal politikaları müşteri hizmetleri aç gözlü hostlarıyla berbat bi platform. Bu yüzden bütün planlarım alt üst oldu..
Airbnb parayı vermiyor ev sahibi iptal ettin evden çık diyor yeni yaşıma hüngür şangır ağlaya ağlaya girdim. Los angelesta biraz iyi bir muhitte gerçekten ev bulmak şartları karşılamak evi sana vermeleri için ev sahibine dil dökmekler 2 depozit bir kira ödemek vs vs bir sürü şey.. bu konu gerçekten zormuş,
e senin zaten kaldığın bi ev vardı noldu ne bu şimdi derseniz. Ev sahibimiz eve geri dönmesi gerekti o gelince biz mecbur çıktık ve kasımın 6 sı geldiğimizden beri 4. Ev 🥹 artık cocuğa tatildeyiz falan diyorum ne diyeceğimida şaşırdım..
Haydaaaaaa, geçmiş olsun.
Umarım biran önce çözülür.
🫣
@Alper-Bayram, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri
herkese tekrar merhaba.
New York'taki 6. ayımızın içindeyiz. vize uzatma başvurularımızın uscis'e ulaştığı ve dosyalarımızın inceleme sürecinin başladığının haberini uscis'ten aldık.
bundan sonraki süreçte ek bir inceleme belgesi veya eksik bir belge durumu çıkmazsa 2-3 ay içinde biometrics randevusu için (gerekirse) haber bekleyeceğiz.
biz buraya gelmeden önce YouTube ve diğer mecralarda gitme kararı verenlerin paylaşımlarını dört gözle bekliyorduk. acaba gitmekle doğru kararı verdiler mi? hayatlarında mutlular mı? artık burada olduğumuz için bu soruların cevaplarını merak eden yeni insanlar için kendimce kısa bir özet geçmek isterim. Hayatımızda bu 6 ayda neler değişti? iyi mi yaptık, neleri özlüyoruz? yine konu başlıkları içinde toplamaya çalışacağım. Aslında yazacaklarımın birçoğunu zaten çok iyi biliyorsunuz.ekonomi: bu başlıkla konuya girmemin nedeni satın alma gücünüz olduğunda mutluluğun ve rahatlığın bir anda psikolojiyi ne kadar etkilediğini gösterebilmek. 8 yıl kadar önce bir başka platformda konuyu kaleme aldığım birim mukayesesi aslında üzerinden zaman geçince anlıyorum ki yanlışlıklar barındırıyor. yani Amerika'da harcanan 8 birim para, Türkiye'de harcanan 8 TL'ye eşittir önermesi temelinde yanlış bir iddia. Çünkü 8 TL'nin bir Türk'e ifade ettiğiyle 8 USD'nin bir Amerikalı'ya ifade ettiği farklı tamamen farklı.... Konuya saatlik ücretler bazında baktığınızda ödediğiniz para karşılığında satın aldığınız ürün/hizmet eşitliğini daha iyi ve adil bir şekilde masaya yatırabiliyoruz.
buradaki giriş seviyesi bir işin saatlik ücreti ortalama 15 dolar seviyesinde. (genelde vergi dahil başlangıç seviyesi paraların 17-18 usd civarında olduğunu söyleyebilirim) 8 saatlik bir shiftin sonunda günlük kazanç için 120 usd diyebiliriz. Türkiye'de asgari ücret 5.500 TL olduğu için haftada 40 saat çalışan birinin saatlik ücreti yaklaşık 35 TL'ye, 8 saatlik bir mesai sonrasında günlük kazancın 280 TL'ye geldiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla NY'da çalışma izni olan birinin kazancı olan saatlik 15 USD eşittir, İstanbul'daki saatlik 35 TL diyebiliriz. Ancak bu başlangıç seviyesi olan paralarla neleri ne kadar alabildiğiniz kısmı epey değişiyor. Örneğin, NY'da en yaygın süpermarketler olan ve aşırı ucuz iddiasında olmayan Trader's Joe ve Amazon'a ait olan Wholefoods marketleriyle İstanbul'daki Migros'ları, karşılaştırmak yerinde olacak. Yoksa iki şehirde de daha ucuz rakamlarla hizmet veren marketler de mevcut.Örneğin Trader's Joe'da 12'li büyük boy kahverengi yumurta (organik) 4 usd (vergi dahil).
Migros'un kendi markası olan Mjet 10'lu büyük boy kahverengi yumurta (organik) 39.5 TL.Bu durumda NY'ta yaşayan en alt gelir düzeyindeki bir çalışan 12'li yumurta almak için 15 dk çalışmak zorundayken İstanbul'da en alt gelir düzeyindeki bir çalışanın 10'lu yumurta için 1 saat 10 dk civarında çalışması gerekli. Yalnız bu 70 dakikalık mesainin içinde 70 dk gerçek çalışma yapması lazım. Yani akşamki derbinin geyiği bu süreye dahil değil.
Yumurtayı kırıp kahvaltıyı başlattığımıza göre yanına bir kahve yapalım. Starbucks'ın çekirdek kahvesi burada 12 oz olarak satıldığı için yaklaşık 340 gramlık paketlerde 14 dolara yerini alıyor. Türkiye'deki fiyatı 210 lira civarında.
Bu durumda yine bir Amerikalı yaklaşık 1 saatlik mesaiyle 340 gramlık çekirdek kahvesini alabilirken, Türkiye'de 250 gramlık çekirdek kahve için 6 saat çalışmak lazım.Kahvaltımızı ettiğimize göre kabanımızı alıp dışarı çıkabiliriz. Kaban demişken eksi 15 dereceye kadar sıcak tuttuğunu iddia eden Calvin Klein marka kaz tüyü mont burada 70 usd'ye satılırken, aynı mont İstanbul'da 5 bin TL. İsteyenlere özelden linkleri gönderebilirim. Bu durumda bu montu alabilmek için Amerikalı 4,5 saatten biraz daha fazla çalışmak zorundayken, bir Türk'ün maalesef 143 saat çalışması gerekiyor. 143 saat bir anlam ifade etmediğinden başka bir ifadeyle yaklaşık 18 gün çalışması gerek ki kabanı alabilsin. Timberland bot burada yaklaşık 130-150 usd aralığında, Türkiye'de 4.200 TL. Amerikalı 9 saat çalıştığında botu alabilirken Türk 15 gün çalışırsa botu alabiliyor.
araba, ev, televizyon, telefon örneklerine hiç girmiyorum çünkü bu dramatik farkı tatsız seviyelere doğru taşımaktan başka bir işe yaramıyor. bu örnekleri farklı ürün ve hizmetlerle karşılaştırıp çoğaltmak pekala mümkün ancak sonuçlar hep aynı. işte bu satın alma gücünü etrafta gezerken gördüğünüzde ve bizzat yaşadığınızda üzerinizde çok ciddi bir hafifleme oluşuyor. sanki tonlarca yüklük bir baskıyı omuzlarınızdan atmışsınız gibi. dünyanın en önde gelen ülkelerinden birini Türkiye'yle kıyaslamak belki adil değil ancak biz de insanız ve sadece bir kez geldiğimiz bu dünyada siyasiler için çalışmaktansa kendimiz için çalışmak istiyoruz.
Aslında bu konuyla ilgili asıl söylemek istediğim buranın çok ucuz Türkiye'nin çok pahalı olduğu meselesi değil. Burada ciddi bir enflasyon artışı var ve gıda fiyatları 6 ay öncesine göre bile bugün daha pahalı. Asıl söylemek istediğim; insani temel ihtiyaçların nasıl giderileceği konusu hayatımızın tam ortasında ve yıllardır giderek daha da büyüyen bir koca delik. İçine almadığı meslek gurubu yok. Bütün bir hayatı bu sorunun etrafında dolaşarak geçirmek kadar üzücü bir şey yok.
Çok daha anlamlı hayatlara sahip olabilecekken sadece bu meseleyle ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Yazık hayatlar...İstanbul'un meşhur trafiğinden sonra NY'un hafta sonları biraz sorunlu çalışan metro sistemi olsa da bize bu stressiz hayat çok iyi geldi. 127 dolara aldığınız metro kartınız cebinizdeyken ny'un 5 mahallesi içinde istediğiniz gibi sınırsızca ulaşım sorununu hızlıca çözebiliyorsunuz.
Kültür sanat alanında NY açık büfe gibi. Broadway showları pek ucuz olmasa da insanın ağzını bırakacak kadar iyi. Alaaddin'in sihirli lambasından çıkan cini öyle bir düzenekle sahnenin herhangi bir noktasından çıkarabilmeleri ya da uçan halıyı nasıl öyle uçurabildikleri meselesi 3 dilek hakkından birini buna kullanmak isteyeceğiniz kadar sizi etkiliyor. Üstelik bu şovu izleyeceğiniz New Amsterdam Tiyatrosu 1903 yılında ilk kez kapılarını açmış. Bilmiyorum İstanbul'da kaldı mı böyle yaşayan ve yaşatılan tarihi kültür merkezleri. Bunun dışında MET ve MOMA'nın dışında şehirde çok fazla sayıda sanat sergisi mevcut, bunların bazıları ücretsiz. Lincoln Center'da canlı klasik müzik konserlerini ya da Madison Square Garden'da NBA maçlarını izleyerek gerçek bir New Yorker deneyimi yaşamak mümkün.
Yazıyı buraya kadar sabırla okuduysanız merakınızı gidermenin vaktidir, her şey gerçekten bu kadar kusursuz mu? Tabii ki hayır.
Hatta şöyle ifade edeyim, bahsettiğim satın alma gücünün hafifliğini ortalama bir Amerikalının aklından bile geçirmediğine emin olabilirsiniz. Yani bizi derinden etkileyen bu durum onlar için yok hükmünde. Bu biraz da, görebildiğiniz, duyabildiğiniz, işitebildiğiniz, düşünüp konuşabildiğiniz organlarınıza doğuştan sahip olduğunuz için sürekli şükran duygusu taşımamak gibi. Onların da böyle bir mutluluk hormonu yok. Bir Amerikalı'yı çevirip ''biliyor musun elinde tuttuğun iPhone, Tr'de 45 bin lira, asgari ücretin 9 katı, yani bu telefonu yaklaşık 25 bin dolar ödeyerek satın aldığını düşün dediğinizde ilgisini tamamen yitiriyor. Çünkü onun için bir telefonun 25 bin dolar olabilmesi diye bir seçenek yok. Tıpkı bir filin lastiği olabileceğini düşünsene demişsiniz gibi size bakmaya başlıyorlar. Bunu bizzat denediğim için not düşebilirim.New York'ta yazın epey sıcaktı kışın da oldukça soğuk olacak. Bu açıdan İstanbul'un havasının genel anlamda daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak hava temizliği açısından İstanbul'dan sonra çok mutluyum. Burada legal olan ve özellikle Brooklyn'de yoğunlaşan ot kokusunu saymazsam tabii.
Sigara içmeyen biri olarak beni en mutlu eden şeylerden biri de, kitabımı ve kahvemi alıp bir kafenin bahçesinde birkaç saat oturduğumda sigara içen bir kişinin bile dumanına maruz kalmamak. Gerçekten sigara içen birini görmek için özel olarak dışarıda birkaç saat yürümeniz lazım. İstanbul'da ben böyle bir kafeye pek denk gelmedim. Özellikle Starbucks'larda herhangi bir dış masaya oturduğunuzda masanın üstünde uçuşan küller, tam ortada duran dokunmak bile istemediğiniz küllük kötü bir görüntü olarak maalesef hafızamda.
Genel olarak mutluyuz, ailelerimizi özlemenin, yaşadığımız bu hafifliği onların da yaşamasını istememiz dışında pek bir sorunumuz yok. Ancak her şeye rağmen kendimizi bir Amerikalı gibi hissedemiyoruz, çünkü değiliz. Sanırım uzun vadede bireyin aşması gereken en önemli mesele bu.
Çok güzel bir yazı. Daha sık yazmanızı bekliyoruz.
@ahsenaydgdu, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri
@ahsenaydgdu edit kazın ayağı öyle değilmiş
evinizi odanızı ayarlamadan kimse californiaya gelmesin airbnbden falan uzak durulsun.. 4000$ gitti evden çıkarıldık, yanlışlıkla cancel yaptım yani okadar sorun olmaz zannettim ama çok büyük bi hataymış. Siz siz olun airbnbde asla cancel yapmayın aşırı berbat iptal politikaları müşteri hizmetleri aç gözlü hostlarıyla berbat bi platform. Bu yüzden bütün planlarım alt üst oldu..
Airbnb parayı vermiyor ev sahibi iptal ettin evden çık diyor yeni yaşıma hüngür şangır ağlaya ağlaya girdim. Los angelesta biraz iyi bir muhitte gerçekten ev bulmak şartları karşılamak evi sana vermeleri için ev sahibine dil dökmekler 2 depozit bir kira ödemek vs vs bir sürü şey.. bu konu gerçekten zormuş,
e senin zaten kaldığın bi ev vardı noldu ne bu şimdi derseniz. Ev sahibimiz eve geri dönmesi gerekti o gelince biz mecbur çıktık ve kasımın 6 sı geldiğimizden beri 4. Ev 🥹 artık cocuğa tatildeyiz falan diyorum ne diyeceğimida şaşırdım..
çok geçmiş olsun umarım kısa sürede çözülür sorun.
@Alper-Bayram Güzel bilgiler ve anlatım için teşekkürler.
@Alper-Bayram, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri
herkese tekrar merhaba.
New York'taki 6. ayımızın içindeyiz. vize uzatma başvurularımızın uscis'e ulaştığı ve dosyalarımızın inceleme sürecinin başladığının haberini uscis'ten aldık.
bundan sonraki süreçte ek bir inceleme belgesi veya eksik bir belge durumu çıkmazsa 2-3 ay içinde biometrics randevusu için (gerekirse) haber bekleyeceğiz.
biz buraya gelmeden önce YouTube ve diğer mecralarda gitme kararı verenlerin paylaşımlarını dört gözle bekliyorduk. acaba gitmekle doğru kararı verdiler mi? hayatlarında mutlular mı? artık burada olduğumuz için bu soruların cevaplarını merak eden yeni insanlar için kendimce kısa bir özet geçmek isterim. Hayatımızda bu 6 ayda neler değişti? iyi mi yaptık, neleri özlüyoruz? yine konu başlıkları içinde toplamaya çalışacağım. Aslında yazacaklarımın birçoğunu zaten çok iyi biliyorsunuz.ekonomi: bu başlıkla konuya girmemin nedeni satın alma gücünüz olduğunda mutluluğun ve rahatlığın bir anda psikolojiyi ne kadar etkilediğini gösterebilmek. 8 yıl kadar önce bir başka platformda konuyu kaleme aldığım birim mukayesesi aslında üzerinden zaman geçince anlıyorum ki yanlışlıklar barındırıyor. yani Amerika'da harcanan 8 birim para, Türkiye'de harcanan 8 TL'ye eşittir önermesi temelinde yanlış bir iddia. Çünkü 8 TL'nin bir Türk'e ifade ettiğiyle 8 USD'nin bir Amerikalı'ya ifade ettiği farklı tamamen farklı.... Konuya saatlik ücretler bazında baktığınızda ödediğiniz para karşılığında satın aldığınız ürün/hizmet eşitliğini daha iyi ve adil bir şekilde masaya yatırabiliyoruz.
buradaki giriş seviyesi bir işin saatlik ücreti ortalama 15 dolar seviyesinde. (genelde vergi dahil başlangıç seviyesi paraların 17-18 usd civarında olduğunu söyleyebilirim) 8 saatlik bir shiftin sonunda günlük kazanç için 120 usd diyebiliriz. Türkiye'de asgari ücret 5.500 TL olduğu için haftada 40 saat çalışan birinin saatlik ücreti yaklaşık 35 TL'ye, 8 saatlik bir mesai sonrasında günlük kazancın 280 TL'ye geldiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla NY'da çalışma izni olan birinin kazancı olan saatlik 15 USD eşittir, İstanbul'daki saatlik 35 TL diyebiliriz. Ancak bu başlangıç seviyesi olan paralarla neleri ne kadar alabildiğiniz kısmı epey değişiyor. Örneğin, NY'da en yaygın süpermarketler olan ve aşırı ucuz iddiasında olmayan Trader's Joe ve Amazon'a ait olan Wholefoods marketleriyle İstanbul'daki Migros'ları, karşılaştırmak yerinde olacak. Yoksa iki şehirde de daha ucuz rakamlarla hizmet veren marketler de mevcut.Örneğin Trader's Joe'da 12'li büyük boy kahverengi yumurta (organik) 4 usd (vergi dahil).
Migros'un kendi markası olan Mjet 10'lu büyük boy kahverengi yumurta (organik) 39.5 TL.Bu durumda NY'ta yaşayan en alt gelir düzeyindeki bir çalışan 12'li yumurta almak için 15 dk çalışmak zorundayken İstanbul'da en alt gelir düzeyindeki bir çalışanın 10'lu yumurta için 1 saat 10 dk civarında çalışması gerekli. Yalnız bu 70 dakikalık mesainin içinde 70 dk gerçek çalışma yapması lazım. Yani akşamki derbinin geyiği bu süreye dahil değil.
Yumurtayı kırıp kahvaltıyı başlattığımıza göre yanına bir kahve yapalım. Starbucks'ın çekirdek kahvesi burada 12 oz olarak satıldığı için yaklaşık 340 gramlık paketlerde 14 dolara yerini alıyor. Türkiye'deki fiyatı 210 lira civarında.
Bu durumda yine bir Amerikalı yaklaşık 1 saatlik mesaiyle 340 gramlık çekirdek kahvesini alabilirken, Türkiye'de 250 gramlık çekirdek kahve için 6 saat çalışmak lazım.Kahvaltımızı ettiğimize göre kabanımızı alıp dışarı çıkabiliriz. Kaban demişken eksi 15 dereceye kadar sıcak tuttuğunu iddia eden Calvin Klein marka kaz tüyü mont burada 70 usd'ye satılırken, aynı mont İstanbul'da 5 bin TL. İsteyenlere özelden linkleri gönderebilirim. Bu durumda bu montu alabilmek için Amerikalı 4,5 saatten biraz daha fazla çalışmak zorundayken, bir Türk'ün maalesef 143 saat çalışması gerekiyor. 143 saat bir anlam ifade etmediğinden başka bir ifadeyle yaklaşık 18 gün çalışması gerek ki kabanı alabilsin. Timberland bot burada yaklaşık 130-150 usd aralığında, Türkiye'de 4.200 TL. Amerikalı 9 saat çalıştığında botu alabilirken Türk 15 gün çalışırsa botu alabiliyor.
araba, ev, televizyon, telefon örneklerine hiç girmiyorum çünkü bu dramatik farkı tatsız seviyelere doğru taşımaktan başka bir işe yaramıyor. bu örnekleri farklı ürün ve hizmetlerle karşılaştırıp çoğaltmak pekala mümkün ancak sonuçlar hep aynı. işte bu satın alma gücünü etrafta gezerken gördüğünüzde ve bizzat yaşadığınızda üzerinizde çok ciddi bir hafifleme oluşuyor. sanki tonlarca yüklük bir baskıyı omuzlarınızdan atmışsınız gibi. dünyanın en önde gelen ülkelerinden birini Türkiye'yle kıyaslamak belki adil değil ancak biz de insanız ve sadece bir kez geldiğimiz bu dünyada siyasiler için çalışmaktansa kendimiz için çalışmak istiyoruz.
Aslında bu konuyla ilgili asıl söylemek istediğim buranın çok ucuz Türkiye'nin çok pahalı olduğu meselesi değil. Burada ciddi bir enflasyon artışı var ve gıda fiyatları 6 ay öncesine göre bile bugün daha pahalı. Asıl söylemek istediğim; insani temel ihtiyaçların nasıl giderileceği konusu hayatımızın tam ortasında ve yıllardır giderek daha da büyüyen bir koca delik. İçine almadığı meslek gurubu yok. Bütün bir hayatı bu sorunun etrafında dolaşarak geçirmek kadar üzücü bir şey yok.
Çok daha anlamlı hayatlara sahip olabilecekken sadece bu meseleyle ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Yazık hayatlar...İstanbul'un meşhur trafiğinden sonra NY'un hafta sonları biraz sorunlu çalışan metro sistemi olsa da bize bu stressiz hayat çok iyi geldi. 127 dolara aldığınız metro kartınız cebinizdeyken ny'un 5 mahallesi içinde istediğiniz gibi sınırsızca ulaşım sorununu hızlıca çözebiliyorsunuz.
Kültür sanat alanında NY açık büfe gibi. Broadway showları pek ucuz olmasa da insanın ağzını bırakacak kadar iyi. Alaaddin'in sihirli lambasından çıkan cini öyle bir düzenekle sahnenin herhangi bir noktasından çıkarabilmeleri ya da uçan halıyı nasıl öyle uçurabildikleri meselesi 3 dilek hakkından birini buna kullanmak isteyeceğiniz kadar sizi etkiliyor. Üstelik bu şovu izleyeceğiniz New Amsterdam Tiyatrosu 1903 yılında ilk kez kapılarını açmış. Bilmiyorum İstanbul'da kaldı mı böyle yaşayan ve yaşatılan tarihi kültür merkezleri. Bunun dışında MET ve MOMA'nın dışında şehirde çok fazla sayıda sanat sergisi mevcut, bunların bazıları ücretsiz. Lincoln Center'da canlı klasik müzik konserlerini ya da Madison Square Garden'da NBA maçlarını izleyerek gerçek bir New Yorker deneyimi yaşamak mümkün.
Yazıyı buraya kadar sabırla okuduysanız merakınızı gidermenin vaktidir, her şey gerçekten bu kadar kusursuz mu? Tabii ki hayır.
Hatta şöyle ifade edeyim, bahsettiğim satın alma gücünün hafifliğini ortalama bir Amerikalının aklından bile geçirmediğine emin olabilirsiniz. Yani bizi derinden etkileyen bu durum onlar için yok hükmünde. Bu biraz da, görebildiğiniz, duyabildiğiniz, işitebildiğiniz, düşünüp konuşabildiğiniz organlarınıza doğuştan sahip olduğunuz için sürekli şükran duygusu taşımamak gibi. Onların da böyle bir mutluluk hormonu yok. Bir Amerikalı'yı çevirip ''biliyor musun elinde tuttuğun iPhone, Tr'de 45 bin lira, asgari ücretin 9 katı, yani bu telefonu yaklaşık 25 bin dolar ödeyerek satın aldığını düşün dediğinizde ilgisini tamamen yitiriyor. Çünkü onun için bir telefonun 25 bin dolar olabilmesi diye bir seçenek yok. Tıpkı bir filin lastiği olabileceğini düşünsene demişsiniz gibi size bakmaya başlıyorlar. Bunu bizzat denediğim için not düşebilirim.New York'ta yazın epey sıcaktı kışın da oldukça soğuk olacak. Bu açıdan İstanbul'un havasının genel anlamda daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak hava temizliği açısından İstanbul'dan sonra çok mutluyum. Burada legal olan ve özellikle Brooklyn'de yoğunlaşan ot kokusunu saymazsam tabii.
Sigara içmeyen biri olarak beni en mutlu eden şeylerden biri de, kitabımı ve kahvemi alıp bir kafenin bahçesinde birkaç saat oturduğumda sigara içen bir kişinin bile dumanına maruz kalmamak. Gerçekten sigara içen birini görmek için özel olarak dışarıda birkaç saat yürümeniz lazım. İstanbul'da ben böyle bir kafeye pek denk gelmedim. Özellikle Starbucks'larda herhangi bir dış masaya oturduğunuzda masanın üstünde uçuşan küller, tam ortada duran dokunmak bile istemediğiniz küllük kötü bir görüntü olarak maalesef hafızamda.
Genel olarak mutluyuz, ailelerimizi özlemenin, yaşadığımız bu hafifliği onların da yaşamasını istememiz dışında pek bir sorunumuz yok. Ancak her şeye rağmen kendimizi bir Amerikalı gibi hissedemiyoruz, çünkü değiliz. Sanırım uzun vadede bireyin aşması gereken en önemli mesele bu.
Devamını bekliyoruz elinize sağlık güzel bir anlatım olmuş
@Alper-Bayram Yeni hayatınızda bol şans. bu arada sigara kokusu için bile olsa oraya taşınmak lazım:) biz malesef dışarıda oturmuyoruz sırf bu yüzden.. içerisi daha havadar diye:(
@Alper-Bayram elinize emeğinize sağlık. Hemen hemen herkes aynı konulardan muzdarip Türkiye de fakat kimse bunu değiştiremiyor maalesef. New york gerçekten çok canlı bir şehir. İnanılmaz kozmopolit. Kimin ne olduğu neden orada olduğu ile ilgili kimse birbirini rahatsız etmiyor. Ama dediğiniz gibi ot kokusu, metrolardaki fareler, aşırı kalabalık bizi bizden almıştı. New york ta yaşamak isteyenleri Long Island ı da görmelerini isterim. Yaklaşık 2.5 saat araçla ama çok güzel nezih sakin bir yer. Darısı bizim de en kısa zamanda burada sizin gibi deneyimlerimizi yazmamıza...
@ahsenaydgdu Güzel şeyler olacak o yüzden bu yaşadıklarınız. Her cefanın sonunda bir sefa vardır derler. Sen canını sıkma arkadaşım. Yeni yaşında ağladın ama bu günleri gülerek hatırlayacaksın. Bu arada yeni yaşın da hayırlı olsun.
Büyük bir cesaret gösterip uzun bir yola çıktın. Bunu da atlatırsın. Çok mutlu olacağınız bir ev sizi bekliyordur. Tüm bunlar ondandır.
Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum