Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

  • Ben 53 yaşımdan sonra torunlarımın geleceği için GC rotary ye katıldım ve heyecanla mayıs ayını bekliyorum. A2/B1 arası ingilizcem var. Bu seviyeye son 1 yılda geldim hem de kendi imkanlarımla Türkiye'de. ABD'de dile maruz kalarak çok daha iyi seviyeye geleceğimi biliyorum.
    Asla dil konusunda umutsuz olmadım. Önemli olan amaçlarınızı bilmek ve ona göre hareket edip yaşamak.
    Güncel tartışmaya katılmak istemedim ama bir kaç cümle yazmak istiyorum;
    Yaşadığın ülkenin dilini elbette bilmek gerek ama bilmemek hayatın sonu değil. İnsanları yandın bittin kül oldun diyerek umutsuzluğa sokmak ta gereksiz. Sıfır dille cebinde 2-3 bin $ ile oraya gidip bir kaç yıl içinde kendine makul bir hayat kuran insanlar gördüm. 100 bin $ ve C1 ing ile gidip 2 sene sonra geri dönen de var. Her şey insanın içinde.

  • ⭐⭐

    İngilizceye yada ingilizce öğrenmeye karşı olacak aramızda beyni gelişmemiş insanlar olacağını düşünmüyorum. Bazı arkadaşlar ısrarla ingilizcesiz bir hiçsiniz, şunu yapamazsınız bunu yapamazsınız, öyle perişan olur böyle mahvolursunuz yazınca. İngilizcesi olmayan yada temel bilgisi olan arkadaşlarımız birebir deneyimlediği tecrübelerini paylaşıyor burada ancak onlar da ingilizce öğrenmeyeceğiz gerek yok yaşadığımız ülkenin diline karşı geleceğiz ve bu şekilde gayet güzel yaşıyoruz demiyor.
    Bakınız herkes gider gitmez yada vakti varsa öncesinden öğrenebildiğini öğrenmeye çalışıyor. Yani herkes ingilizcenin öneminin farkında kimse meraklanmasın.
    Bir Türk ( burada kendisinin Türk olduğunun farkında olması mühim ) zaten gittiği her yerde oraya adapte olur ve dilini öğrenir ve en az oranın vatandaşı kadar bilinçlenir.
    Şu kırıcı, motivasyon düşürücü, iğneleyici ve imalı dilden uzak duralım lütfen ben de turist olarak gittim bir çok bölgeyi gezdim bir çok Türk ile görüştüm hiç birisi mükemmel İngilizce ile geldim demedi hepsi başlangıç seviyesindeydim dedi bana ve şahit oldum ki çoğu gayet iyi ilerletmiş dillerini kısa sürelerde.
    Sayın @charon bilginize, deneyimlerinize tavsiyelerinize kimse bir şey demiyor bazen çok mühim bilgiler de veriyorsunuz teşekkürler sadece sizden ricam kullandığınız dile ve kelimelere dikkat edin.


  • @yasavul Merhaba,

    Çoğu eyalette Türk ehliyeti ile 6 ay boyunca araç kullanabilirsiniz.

    Saygılarımla.


  • Arkadaslar gider gitmez Amerikalilarla Amerikan tarihini tartismayacaksiniz, Ingilizce edebiyat kitabi yazmayacaksiniz. Ingilizce zamanla öğrenilir.

  • ⭐⭐

    @mesut1905 haklisiniz hocam hayirli olsun herkese 🙂


  • @charon Israrla bana uzun uzun cümleler kurmaya devam ediyorsunuz.
    Ve maalesef ki okuduğunuzu da anlamıyorsunuz.
    İngilizce bilmemem size cahil cühela biri olduğumu düşündürdü heralde.
    İngilizce öğrenilmemesi gerektiğini nerede savundum da bana bunları yazıyorsunuz?
    “Ehliyet alamazsınız, direksiyon sınavını geçemezsiniz, SSN alamazsınız, Kaçak geçenden farkınız olmaz” diyerek yalan yanlış bilgi veriyorsunuz ve hala savunduğunuzu söylüyorsunuz. Ben bu yanlışı düzeltmeye çalışıyorum.
    Sıfır İngilizce ile buraya gelip ev, araba, ehliyet vs..gibi resmi işlerinizi halledebilirsiniz. Düzeninizi kurunca da benim yaptığım gibi devletin ücretsiz İngilizce eğitimlerine başlayabilirsiniz. Zamanla ingilizceyi öğrenebilirsiniz. Benim yaşadığım ve savunduğum şey bu.
    Siz bu durumları yaşamadan, deneyimlemeden kime ne akıl veriyorsunuz?
    Her şeye ayrı ayrı yanıt verip değerli vaktimi size harcamayacağım ama en azından şunu söyleyeyim siz de bilgi sahibi olun, direksiyon sınavında İngilizce bilmediğinizi söylediğinize yanınıza bir çalışan biniyor ve işaret dili ile neler yapmanız gerektiğini size gösteriyor.
    Dediğim gibi, bunları yaşayan bilir, siz bilemezsiniz.
    Bunu da kahramanlık yapmışım gibi anlatmaya çalışmıyorum. Yeni bir düzen kurma noktasında insanlar çaresizliğe düşmesin, umut olsun, işler bir şekilde halloluyor demeye çalışıyorum.
    Pasaportumdaki göçmen vizesini gören her resmi kurum ingilizce bilmediğim halde translate kullanarak bana her işimde yardımcı oldu. Kendimi, çocuklarımı bir düzene sokar sokmaz 2. Ay dil eğitimime de başladım zaten. Ve daha bir çok şey var da onları müsait bir zamanda zaten forum üyelerine fayda sağlaması açısından paylaşacağım.

    Beni çok rahatsız eden, daha önce yazmış olduğum iletilerde de aynı üslubunuz vardı.
    Örneğin Georgia’ya gelmeden önce California’ya gitmeyi düşünmüştük ve bunu burada paylaştığımda hiç üzerinize vazife değilken oraya gidersem çocuklarımın cinsiyetlerini sorgulayacaklarını iddia edip gülmüştünüz.

    3 bebekli 5 kişilik bir aile olarak bir sürü bavulla geldiğimizi paylaştığım başka bir iletide yine aynı üslubunuz vardı.
    Ne sandınız ben Türkiye’den buraya bavullara domates biber mi doldurup getirdim??
    Yol dil bilmediğim bir ülkede marketin yolunu öğrenene kadar bebeklerim için 1 büyük boy bavul dolusu bebek bezi ve formül mama taşıdım.
    Siz insanların neler yaşadığını bilmeden bu kadar cömertçe konuşamazsınız.
    Sizi daha fazla yanıtlamayacağım.

    Not: Kimse ile bu tarz diyaloglara girmek istemezdim ama Amerika’ya seyahatimden kısa bir süre önce yine böyle fikirlere denk gelmiştim ve bu bende günlerce endişe, huzursuzluk, stres, kaygı yaratmıştı. Bu yüzden insanların bunları yaşamaması adına bunları yazıyorum.


  • @MomisCan tebrik ediyorum. Ağzınıza sağlık.
    @charon anlık duruma göre konuyu bilse de bilmese de cevap veriyor. Bir önceki iletide ne yazdığını unutuyor. Kaç kez düzelttim kendisini. Nitelikten çok nicelik peşinde.

  • ⭐⭐

    @MomisCan haklısınız hocam herşeyi biliyorsunuz.
    hayırlı olsun green cardınız 🙂

  • ⭐⭐

    @finalhope haklısınız, hayırlı olsun eb1iniz 🙂


  • @charon amaç ileti sayısını artırıp şu yıldızların sayısını çoğaltmak sanki. Halen daha buna hizmet ediyoruz. 2 ileti daha arttı 🙂

  • ⭐⭐

    @finalhope alakası yok. @gucarslan ile yaptığım mesajlaşma sonucu kendisi benim daha yapıcı olmamı önerdi. Kendisiyle anlaşamadık, bundan dolayı ben de aslansın kaplansın yaparsın,sıkıntı olmaz, mükemmelsin muhabbetine girmeye karar verdim.
    hani linkedinde her postun altında great opportunity yazan tayfa.
    Ondan dolayı diyoruz ki hayırlı olsun 🙂


  • Günlerdir bu konu başlığında yazılanları okuyorum ve kendimize uygun olmayan duygu ve düşünceleri pervasızca yerden yere vurduğumuzu görüyorum. Sürekli olarak sen öyle söylüyorsun ama bak böyle bir şey diyen var. Sen öyle söylüyorsun ama bak böyle yapmış olan var. Bak ben bunu yaptım, bak o bunu yaptı. Aman negatif yazma , pozitif yaz ki insanlar cesaretlesin diyen , diğer tarafta bak bu zor ama, şu kolay diyen var. Var var var var , varlar bitmez... İllaki her şeyi pozitif yada negatif yazmak zorunda değiliz, ya da her okuyan öyle algılayacak diye bir durum yok. Arkadaşlar forumun güzelliği "Saygı çerçevesinde" herkes özgürce her istediğini yazmalı... Bu yazılanları, tecrübeleri, önerileri, duygu ve düşünceleri herkes farklı algılayabilir... Etkilenebilir yada etkilenmez, farklı sonuçlar çıkarabilir. Bu sonuçlar hayatına hiç yansıtmayacak olabilir yada benzer şeyleri yansıtabilir yada deneyebilirler. Bu durum da çok normal zaten. Anlam veremediğim bir şekilde herkes bir duruşu - yada doğruyu empoze etmeye çalışıyor... Duruş yada doğru değişebilir... Bunu kısma uzunca yazmayacağım.. Çünkü herkesin finansal imkanları - sosyal çevresi - yardım alabileceği yada yardım alamayacağı çevresi - psikolojik durumunun iyi yada kötü olması - sağlam iradeli olması yada olmaması - hedeflerinin olup olmaması - bu hedefleri gerçekleştirmek için nelerden vazgeçeceği - hedefler için ne acılar çekeceği - tek başına yada aile olması, bulunduğu eyalet yada şehri farklı olabilir. "Her İnsan özetle farklı" / Hatta "şanslı" olması ve "doğru zamanda doğru yerde olmasına bile bağlı" bazı şeyleri kolay atlatması.
    Anlatmaya çalıştığım şey; Kimse negatif yazmıyor , yada kimseyi korkutmak amaçlı yazmıyor. Bir saptama yapıyor ve bu saptamalar illaki %100 doğru olacak diye bir şey yok. Bu forumda olanlar zaten yaklaşık 11-12.000 Km yol yapmaya , kıta değiştirmeye hazır insanlar 😊 Asgari bir zeka seviyesine sahipler , kimse kimseyi negatif etkileyemez yada korkutamaz. 11K km gelmişim ne korkutacak beni 😊
    Amerika yada Dünyanın "X" ülkesine her hangi bir nedenden dolayı taşınmış herkes eşit değil. Acı ama geride bıraktığımız hayatlarımızda da böyleydik... Ben konuyu uzatmak için yazmıyorum yine içimden geçenleri yazıyorum. Ben takip ettiğim her konu başlığında saygısızca yazmayan , ötekileştirme yapmadan yazan herkesten bir şeyler öğreniyorum. "A" kişi yada "B" kişisi önemli değil. Sadece değerlendirirken ne kadar samimi ve gerçekçi yazdığına bakarak onun yazdıklarından kendime bir şeyler çıkarıyorum. (Daha sonrasında gerektiğinde araştırıyorum.) Kişileri ayrıştırmadan (Nifak anlamında) yazılan her şeyi özetle önemsiyorum. Öncelikle hepimiz insanız. "Nokta" İlk yazan kişi "Charon bence kendince doğru" bir şey yazmış (tarz farklı olabilir.) - sonradan yazan arkadaşlarımızda "Bence kendilerince doğru" bir şeyler yazmışlar. Hepsinin görüşüne saygı duyuyorum ve almak istediklerimi alıyorum. Foruma onlarca mesaj attım ama şuana kadar kimseye "Şöyle yaz - yok böyle yazmalıydın demedim, demeyeceğim çünkü herkesin görüşüne saygı duyuyorum / doğru yada yanlışına bakmıyorum çünkü yazan kişinin penceresinden & bakış açısından o konu öyle yorumlanmış yada tecrübe edilmiş buna da saygı duymak gerekiyor. (Birisi o görüşü satın alacak) Özetle saygı çerçevesinde herkes kendine yazmaya devam etmeli. Bu arada bu mesaj "Charon" korumak için yazılmadı - zaten böyle bir şey gereksiz - kimsenin, kimseye korumasına gerek yok ancak herkesin "Saygıya ihtiyacı var." Sağ olsun zaten "Charon" son mesajlarında olgun birine yakışacak şekilde "haklısınız." diyerek konularını kapatmak istemiş. Aman yanlış anlaşılmasın diğer arkadaşlar da "Saygı Çerçevesinde" yazmışlar. Ancak bazı tepkileri yada yazılanları abartı buldum.

    Bu konu özelinde kendi deneyimimi yazarak konuyu benim açımdan kapatacağım. Yanıt veren birisi olur ise yanıt vermeyeceğim. Yukarıda yazdıklarım ve aşağıda yazacaklarım ile dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Kimisi beni anlayacaktır - kimisi anlamayacaktır - - yada anlamaya çalışmayacaktır - Böyle bir beklentim yok ona da saygı duyuyorum... 🙂

    25 Yıllık işi hayatımın yaklaşık 22 yılı Türkiye'de çok uluslu firmalarda çalışarak geçirdim. Bu yıllar zarfında "Fransızlar ile , Almanlar ile (kısmi az) , Hollandalılar ile ve son olarak Amerikalılar" ile çalıştım. Türkiye'deki kariyerimi "Director" pozisyonunda tamamladım. (Yaklaşık 14 yılını yönetici olarak geçirdim.) Bu geçen süre zarfında farklı kurum kültürleri-yaklaşımları gördüm, bireysel yada kolektif tecrübeler edindim ve yine bireysel ve kolektif güzel ve başarılı işlerin altına imzamızı attık. İngilizce seviyem hiç bir zaman iyi seviye de olmadı. Ben geliştiremedim ve bunun tek suçlusu da ben oldum. (Suçlu demeyelim ama önceliklerim başkaydı.) Yaklaşık 1 yıldır Amerika'dayım (bunun yaklaşık 4 Ay'ı Türkiye'de geçti) ve 22 yıllık kurumsal hayat, edinilen bilgi - tecrübe vb. tüm süreçler buraya gelince SIFIRLANDI. Buraya gelirken bilmiyor muydum? Biliyordum buna rağmen geldim. Çünkü denemesem pişman olurdum. Şuan en çok zorlandığım şey "İNGİLİZCE" , "kendimi kapana sıkışmış ve çaresiz gibi hissediyorum." / ( "kendimi bir hiç gibi hissediyorum." da yazabilirdim çokta önemli değil 🙂 / böyle şeylere takılmamak / durumun özüne bakmak lazım) Şunu biliyorum ki; İngilizcem hemen çok iyi dereceye gelemeyeceği için orta vadede beni zor bir süreç bekliyor. (Türklerin yani bizim orta vademizden bahsetmiyorum.) Kursa gidiyorum , daha çok sosyalleşmeye çalışıyorum. Özetle elimden geleni yapmaya çalışıyorum...

    Ayrıca bana göre iş dönüp dolaşıp bana göre 5 tane ana başlığa geliyor. 1. Finansal İmkanlar 2. Network (Çevre) 3. Psikolojik durum ve yönetme 4. Asimile yani değişimine hazır olmak ve çaba göstermek. 5. Sebat etmek - Hepsinden bahsetmeyeceğim, şu aşamada gerekte yok. 1. problem sanırım en önemlisi ne yazık ki, 1. problem gerçekten bazı şeylerde sizi ciddi şekilde etkiliyor. Önceki iletilerimde yazdığım gibi ben şanslıyım (babam ile yaşadığım için kira vermiyorum.) en azından 1 yıllık periyot için öyle diyeyim. (Green Card'ı alana kadar kaçak çalışmadım - GC'yi aldım ve TR'ye gittim 4 ay kaldım ve geri döndüm. Özetle cicim aylarım yeni bitti ve welcome to real life şimdi benim için) Kenardaki birikimim eridi ve İngilizcem olmadığı için 25 yıllık deneyimim ile şimdilik "Nitelikli" bir iş yapamayacağım. Şuan "Nitelik yerine Nicelik" yani paraya ihtiyacım olduğu için de "Lyft" ile hayata başladım ancak ne kadar dayanabilirim bilmiyorum. Hayatın karşıma ne çıkaracağını bilmiyorum. Ümitsiz değilim ama zaman zaman mutsuzum 🙂 (ben ama başkası değil) Mecburen şimdilik hayatımı idame ettirmek için bu işe başladım. Bir taraftan da iş arıyorum. Bakalım zaman ne gösterecek…

    Telefon hattı almak / ehliyet almak / banka hesabı açmak / kredi kartı çıkarmak vb. işlemler bir şekilde az İngilizce ile hallediliyor. Bunlar buradaki hayat için büyük göstergeler değil bana göre. Bu arada yine bu durumlar eyalet ve şehre göre değişkenlik gösteriyor. Bazı yerlerde kolay, bazı yerlerde zorlanıyorsun ama bir şekilde hallediliyor. Ancak iyi seviye de İngilizceniz yok ise iş bulmak zor. İş bulmaktan kastım “kendi istediğiniz standartlarda” iş bulmak zor. (Tecrübeli olduğumuz Beyaz yaka diyelim.) Ha bugün; Aşçı, Marangoz, çatı ustası, berber, elektrik ustası olsaydım yada İnşaat'taki teknik işlerden anlasaydım sanırım daha kolay iş bulurdum. Neyse bizde ekmeğimizi çok şükür şimdilik “Fake Taksicilikten” çıkarmaya başladık 😊 Allah iş bulana kadar bu işi yapmak için güç ve sabır ver yarabbim. “Amin.”

    Sürç-i lisan ettiysek affola, amacım yukarıdaki iletileri yazan, forumun değerli üyelerine (kimseye) laf sokmak yada kimseyi korumak için değildi. İçimden gelenleri yine olabildiğince samimi şekilde ifade etmeye çalıştım.

    Saygı ve Sevgilerimle

  • ⭐⭐⭐⭐

    @MomisCan Her şeyi tek başınıza, 3 küçük çocuğunuzla, kimseden destek almadan yapmış olmanız gerçekten takdir edilesi. İngilizce konusunda ise geriye dönüp baktığınızda eminim siz de keşke daha çok ağırlık verseydim diyorsunuzdur ama içinde bulunduğunuz durumu da forumdan takip ettiğim kadarıyla biliyorum. O zamanlar en büyük sorununuz İngilizce bilmemek değil, mülakat alabilmekti ki, tabi ki bunu önceliklendirmekte haklısınız. Mülakat alamadıktan sonra anadiliniz gibi İngilizce konuşsanız ne fayda 🙂

    Sizin vesileniz ile benzer bir süreç örneği de ben vereyim. Hikayedeki ana karakter ben olmadığım için çok detay vermeden kısaca anlatacağım.

    Birkaç ay önce bir aile dostumuzun oğlu yanıma Ohio’ya geldi. DV2024’te en son mülakat alanlardan biri. Hatta süreçten bile vazgeçmiş, artık olmayacağını kabullenmiş ve Almanca öğrenmeye başlamıştı Almanya’ya gitmek için. Eylülde 2. dağıtımla mülakat aldı. Mesleği hemşirelik. İngilizcesi neredeyse sıfır.

    Geldiği gün havaalanından arkadaşımla beraber onu aldık. Eski bir telefonla geldiği için şarjı bile yoktu, indiğinde görüşemedik ama küçük bir havaalanı olduğu için birbirimizi bulmamız zor olmadı. O gelmeden iPhone siparişi vermişti. Hemen yeni telefonunu kurduk ve Visible E-sim ile hattını hallettik daha arabadayken.

    O gelmeden önce ben bankadan randevu almıştım. Eve geçip valizleri bıraktıktan sonra bankaya gidip hesabını açmaya gittik ancak bize “adres kanıtı” yüzünden sorun çıkarttılar ve ben olmasam kolayca çözülemeyecek, en azından o gün çözülemeyecek bir sorundu. Yardımımla ve biraz da bankaya baskı yapmamla sorunu çözdük ama uğraştırdılar. İlk gün kütüphaneyi de öğrettim.

    İlk hafta ilk kredi kartını, bilgisayarını, ihtiyacı olabilecek birçok şeyi de aldık beraber. Bu süreçlerde hep yanındaydım. Ama şunu fark ettim ki ben orada olduğum sürece İngilizce konuşmuyor, hatta konuşulana kulak vermiyor, hep ben konuşuyorum. Önce yavaş yavaş Panerada kendisi bir şeyleri istemeye başladı. Aslında hala konuşamıyordu ama kendisi sempatik ve güler yüzlü biri, beden diliyle bile isteğini anlatabiliyordu, sadece ya farkında değildi ya da ben varım diye olaya çok dahil olmak istemiyordu.

    Ben gittikçe geri çektim kendimi. Arabası için ilanlara kendisi baktı, translate kullanarak pazarlığını kendisi yaptı, araba bakmak için randevuyu kendisi aldı. Test drive yapmaya beraber gittik. Aracı sahibinden aldığı için plakası yoktu, sahibi plakasız sattı. O yüzden DMV’ye de beraber gittik. Henüz SSN gelmediği ehliyet alamamıştı, kimliği olmadığı için de temp tag veya normal plaka veremediler. Hatta DMV’deki memur, aracı senin üstüne yapalım diye teklif etti bana. Başka bir çaresi yok mu dedim. Bu arada dedim ya arkadaş çok sempatik, onun güler yüzlülüğü sayesinde DMV’deki memur çok çaba sarf etti, İngilizce konuşamadığının farkındaydı o yüzden daha da yardımcı olmaya çalıştı. En sonunda SSN olmadan State ID çıkartabileceğimizi, onunla da plaka alabileceğimizi anladım ama memur daha önce hiç böyle bir işlem yapmadığı için Ohio merkezi arayarak yardım istedi ve onların yardımıyla yaptı işlemi. Yaklaşık 2 saat geçirdik orada ama halloldu. Belki de ben tek olsam yapamazdım ama İngilizce bilmeyen sempatik biri olunca yardımcı olmaya daha istekliler bence.

    Kütüphaneye gittiğinde kimliği olmadığı için kütüphane kartı çıkartamamıştı, kimliği aldığı gibi kütüphaneye üye olmaya gitti, tek başına. İngilizce kursları olduğunu biliyordu. İngilizce kursu için kayıt olmasına da yardım ettim ama her şeyi ben yapmadım. Sadece kursun başlayacağı gün adının kayıtlı olmasına emin oldum, geri kalan kayıt işlemini o günü gidip kendisi halletti.

    Daha sonra SSN geldi ve Walmarta iş başvurusu yaptık. Başvuruyu yaparken de yardım ettim ama ararlarsa sen konuş dediğinde hayır o zaman işi alamazsın dedim. Neyse ki mesaj attılar ertesi gün iş görüşmesine gel diye. Ertesi gün iş görüşmesine tek gitti ve işi aldı. İş görüşmesinde kursu olduğunu söyledi ve çalışma günlerini/saatlerini o şekilde ayarlamalarını istedi. Özellikle Walmart bu konuda çok anlayışlı. 1 hafta içerisinde işlemleri halloldu ve çalışmaya başladı.

    Sonuç olarak toplam bu süreç 3 hafta sürdü. 3 hafta içerisinde telefon hattı, banka hesabı, kredi kartı, kimlik, araba, İngilizce kursuna yazılma, SSN ve iş bulmayı halletmişti. Kendi deyimiyle ben olmadan asla yapamazdı ama bence ben sadece yol gösterendim, kendi sayesinde halloldu.

    İşe başladıktan birkaç hafta sonra İngilizce bilmediği için psikolojisinin kötü etkilendiği bir dönem oldu. Bence bu birçok kişide oluyor çünkü yeni bir yere geliyorsanız ve hemen çevre edinemiyorsanız yalnızlaşıyorsunuz, bu da kötü ekiliyor. Kendisi de Türkiye’de çok sosyal bir insanken burada öyle bir çevresi olmayınca modu düştü tabi ki.

    Aldım karşıma konuştum. Bunların çok normal olduğunu anlattım, derdini anlamaya çalıştım. İngilizce kursunda hoca sadece İngilizce konuştuğu için dersi anlamadığını, kursu bu yüzden bırakmak istediğini; iş yerinde çalışma arkadaşlarının ortamına giremediğini, burada yapamayacağını ve Türklerin olduğu bir bölgeye gitmek istediğini söyledi.

    Bu duruma kesinlikle karşı çıktım ve kendisini zorlamasını istedim. Kursta daha dikkatli olmasını, dersi anlamadığını bana değil de açık açık hocasına söylemesini, hayatından Türkçe’yi çıkartmasını (telefonda çok fazla Türk arkadaşlarıyla konuşuyor ve Türkçe dublajlı diziler filmler izliyordu), iş yerinde ise İngilizce bilmediği için insanlardan uzak durmak yerine daha da çok konuşmaya çalışmasını, bu şekilde bir şans vermesini istedim.

    Kursta hocasıyla konuştuktan sonra hocası ona derslerden 1 saat önce gelip birebir ders yapmayı teklif etti (kursların ve bu derslerin tamamen ücretsiz olduğunu belirtmeyi unuttum sanırım). İş yerindeki arkadaşları ise bir gün dışarıda görüşelim demişlerdi ve kendisi ne zaman diye sorunca dışarıda buluşmalar başladı.

    Şimdi, gelmesinin üzerinden 3.5 ay geçtikten sonra, kursun ara tatile girmesinden ve soğuklar yüzünden derslerin iptal olmasından dolayı hadi artık kurs olsun bugün diye isyan ediyor kursun olmadığı günlerde 🙂 İş arkadaşları ile haftada en az 1 kez dışarı çıkıyor ve “Bu hayatı Amerikalılarla yaşayacaksın yaa!” diyor 🙂 Market alışverişini zaten kendisi yapıyor, kafeye bara tek gidiyor, hatta banka işlerini bile kendisi hallediyor. İngilizcesi hala çok iyi değil, zaten 3-4 ayda mucizevi şekilde öğrenemez, yine de burada yaşayabilmeyi, hayata tutunmayı öğrendi, çaba sarf ediyor. Bu süreçte daha çok yardım edip daha çok yanında olsaydım, ya da gitmeye karar verdiğinde Türklerin yanına gitseydi, şu an olduğu kadar iyi bir konumda olamazdı.

    İngilizce’niz olsun olmasın burada yeni bir hayata başlamak kolay değil. Psikolojik olarak buna kendini hazırlamak da çok kolay değil. Bazı şeyleri yaşayarak öğreniyorsunuz ve pes etmedikçe, çabalamaya devam ettikçe bazı şeyleri yoluna koyabiliyorsunuz. İngilizce bilmek evet çok büyük bir artı, özellikle buradaki hayata adapte olmak için çok büyük katkısı var ama İngilizce biliyorsunuz diye her şey güllük gülistanlık olmuyor, bilmiyorsunuz diye göçmenlikten vazgeçeceğiniz, hiçbir şeyi kendiniz halledemeyeceğiniz anlamına da gelmiyor.

    Sizin de sürecinizin en başından beri nasıl bir çaba sarf ettiğinizi görüyorum. Bu göçmenlik yolunda başarılı olacağınıza inanıyorum. Kimsenin dedikleri moralinizi bozmasın ama kendinizi konfor alanına da alıştırmayın. Zorlansanız da konfor alanından çıkıp kendinizi sınayın. Evet insanlardan yardım almak güzel ama benim tecrübe ettiğim kadarıyla, yardım almayıp kendinizi zorladığınızda hem tatmininiz artıyor hem de daha hevesli ve öğrenmeye açık oluyorsunuz. Ne olursa olsun çabalamayı bırakmayın. Geriye dönüp baktığınızda iyi ki diyeceksiniz. Gerçi sizin çabalamayı bırakacak biri olduğunuzu düşünmüyorum ama hani anlık bir mod düşüklüğünüz olur, kötü bir zamana gelir diye söylüyorum.

    Kendime eleştiri: İyi ki kısa yazacağım dedim, yine paragraflar yazmışım 🙂


  • @EzgiLera Ağzınıza sağlık , her zamanki gibi süper yazmışsınız...

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @charon, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    @finalhope alakası yok. @gucarslan ile yaptığım mesajlaşma sonucu kendisi benim daha yapıcı olmamı önerdi. Kendisiyle anlaşamadık, bundan dolayı ben de aslansın kaplansın yaparsın,sıkıntı olmaz, mükemmelsin muhabbetine girmeye karar verdim.
    hani linkedinde her postun altında great opportunity yazan tayfa.
    Ondan dolayı diyoruz ki hayırlı olsun 🙂

    aslında sizi uyarmamın sebenini yazmışsınız ancak; konuyu manüpüle edip farklı yöne çekme çabanızı da anlamış oldum.
    ben yine de sizi bu konu için de uyarmış olayım. çünkü yavaş yavaş forumdaki sürenizin sonuna gelmek üzeresiniz.

    iş bu mesajınıza istinaden diğer forum kullanıcılarına bir hatırlatma yapayım madem, sağolun verdiğiniz pas için;

    değerli forum kullanıcıları;

    962c74e2-188e-4564-a0b0-4e892d89e62a-image.png

    teşekkürler 😉


  • Artık ana konumuza dönebiliriz sanki...

    Yakın zamanda Florida'ya özellikle tampa ve miami şehirlerine taşınmış olan varsa deneyimlerini dinlemek, sohbet etmek ve ufakta olsa tecrübelerinden faydalanmak isterim.

  • ⭐⭐

    @gucarslan cok degisik bir durum. Siz bana yapici ol dediniz,yapici oluyorum, Hala tehdit aliyorum.

    Begendiremiyorum kendimi. Sorun nedir? Benim ne yazmam gerektigini net yazarmisiniz?(Hatta hangi kelimeleri kullanmam gerektigini de yazin lutfen) Hayirli olsun'da sikinti var ise sizin onayladiginiz baska birsey de yazabilirim.


  • @EzgiLera çok teşekkür ederim yazınız için. Gerçekten istedikten sonra her şey bir şekilde halloluyor.
    Ben de benzer şekilde ilerlemeye çalışıyorum.
    5 gün sonra 3. Ayımızı dolduracağız ve müsait bir zamanımda bu süreçte yaşadıklarımızı paylaşacağım.
    Sürecim boyunca da hep takipçi olup motivasyon sağladınız, ayrıca teşekkür ederim 🙏🌸

  • ⭐⭐

    Herkese selamlar,

    Önümüzdeki hafta itibarıyla ABD’ye gelişimin üçüncü ayını tamamlamış olacağım. Bu süreçte yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum; belki birilerine faydası dokunur. Öncelikle Türkiye’deki hazırlıklardan başlayayım.

    Amerika’ya Gelmeden Önce Yapılması Gerekenler

    USCIS Ödemesi

    Vizenizi aldıktan sonra yapmanız gereken ilk işlemlerden biri, USCIS green card basım ücretini ödemek olmalı. Konuyla ilgili forumda detaylı bilgiler mevcut, adımları takip ederek her bir aile bireyiniz için ödemenizi gerçekleştirebilirsiniz. Bu ücreti ABD’ye giriş yaptıktan sonra da ödeyebilirsiniz, ancak önceden ödemenizi tavsiye ederim.

    Faturalı Telefon Hattı

    Eğer Türkiye’de kullandığınız telefon hattı faturalı ise, faturasız bir hatta geçiş yapabilirsiniz. Böylece her ay fatura ödeme zorunluluğunuz ortadan kalkar. Faturasız hatta geçtikten sonra da hattınızı aktif tutmak için 6 ayda bir bakiye yüklemeniz yeterli olacaktır.

    Kredi Kartları

    Kullandığınız kredi kartlarının yıllık aidatı varsa, bunları iptal edebilir veya aidatsız bir kart ile değiştirebilirsiniz.

    İlaçlar

    Düzenli olarak kullandığınız ilaçlar varsa, ABD’de aynı ilacı veya muadilini bulana kadar yetecek miktarda ilaç temin etmelisiniz. Ayrıca ihtiyacınız olabilecek diğer ilaçları da yanınıza alabilirsiniz.

    Evraklar

    Yanınıza gerekli olabilecek tüm evrakları almayı unutmayın. Eğer belgeleriniz Türkçe ise, İngilizce çevirilerini de yanınızda bulundurmanız faydalı olur.

    Pasaport, vize ve Green Card onay belgeleri
    Doğum ve evlilik belgeleri (varsa çocuklar için doğum belgeleri)
    Diploma ve transkriptler
    Ehliyet ve sabıka kaydı vs.

    Amerika’ya Geldikten Sonra Yapılması Gerekenler

    Amerika’da en önemli şeylerden biri sabırlı olmak. Buradaki işler ne yazık ki Türkiye’deki kadar hızlı ilerlemiyor. Özellikle SSN olmadan bazı işlemleri yapmanız mümkün olmayabiliyor.

    Telefon ve Hat Seçimi

    ABD’ye geldiğinizde bence yapmanız gereken ilk şeylerden biri telefon hattı temin etmek olmalı. Eğer Türkiye’den getirdiğiniz telefon çift SIM destekliyorsa, eSIM ile ABD hattınızı aktif edebilirsiniz. Aile paketi olan bir arkadaşınız veya akrabanız varsa ona dahil olabilirsiniz veya Prepaid (ön ödemeli) bir hat satın alabilirsiniz.Ben Best Buy üzerinden bir Mint Mobile hattı satın aldım. Türkiye hattımı kullanmaya devam edecegim için yeni bir telefon aldım ve ABD hattımı ona tanımladım. Ek olarak, telefonunuzun App Store/Google Play ayarlarını ABD olarak güncellemeyi unutmayın; bazı uygulamalar yalnızca ABD bölgesi seçili olduğunda görünüyor.

    Banka Hesabı Açma

    İkinci olarak, bir banka hesabı açmanız gerekecek. İlk olarak Chase Bank’e gittim ancak 2 farkli adres kanıtı istedikleri için hesap açamadım. Daha sonra Bank of America’ya (BofA) gittim. Üç farklı şube gezdikten sonra, herhangi bir adres kanıtı veya SSN olmadan, sadece arkadaşımın sözlü adres beyanı ile hesabımı açabildim. Henüz Green Card’ım veya ehliyetim olmadığı için pasaportumu ve Türkiye’deki adres bilgimi verdim. Secure kredi kartı için başvuruda bulundum. Bir hafta içinde debit kartım ve kredi kartım adresime ulaştı.SSN’im geldikten sonra herhangi bir BofA şubesine giderek SSN güncellemesini yaptım. Daha sonra Chase Bankası’ndan online olarak hesap açtım. Ancak hesabımı online açtığım için iki gün sonra kilitlendi. Musteri hizmetleri arayarak durumu izah ettim. Debit kartım geldikten sonra şubeye giderek hesabı aktif hale getirdim. Sonrasinda hesaba bir miktar para ekleyerek kredi karti basvurusunda bulundum. Ek olarak chase ve diger bankalarin yeni hesaplar icin promosyonlari bulunuyor hesap actirmak istediginiz zaman bunlari da konusmanizi tavsiye ederim.

    Ehliyet, Kimlik (State ID) ve Araba

    ABD’nin bazı eyaletleri dışında toplu taşıma oldukça sınırlı, bu yüzden mümkün olan en kısa sürede araç almak gerekiyor.Ben bu konuda biraz şanslıydım; arkadaşımın tanıdığı bir kişi eyalet değiştirdiği için aracını satıyordu. Kendisiyle anlaşıp uygun bir fiyata aracı satın aldım.

      Ehliyet için:
    

    Georgia eyaletinde Türkçe sınav seçeneği var, dilerseniz sınava Türkçe olarak girebilirsiniz.Sınav çok zor değil, birkaç kez sorulara çalıştıktan sonra kolayca geçebilirsiniz.Eğer Georgia’ya taşınmayı düşünüyorsanız, elimde bir çalışma dokümanı var; isteyenlerle paylaşabilirim.

      Road Test:
    

    Arabaniza bir kamera takiyorlar ve telefonla sizi ariyorlar. Hoparlore alip size komutlar veriyorlar. Direksiyon sinavida o kadar zor degil. Oncelikle dmv ofisinde bulunan yere duz ilerlemenizi soyluyorlar sonra geri geri gelmenizi daha sonra paralel ve reverse parking yapiyorsunuz. Eger bu adimlari gectiyseniz sonra surus yapiyorsunuz. Trafige ciktiktan sonra kurallara uyarsaniz eger herhangi bir sorun yasamadan gecersiniz.

      State ID icin:
    

    Ehliyet alirken state id ye de basvuru yapabilirsiniz. Ekstra 10 veya 20$ lik bir ucreti bulunuyor. Herhangi bir sinava vs. girmeniz gerekmiyor.

    Ev Arama

    ABD’ye ilk geldiğimde bir süre arkadaşımın yanında kaldım. Daha sonra uzun süreli olarak Airbnb üzerinden bir oda kiraladım.

    İş Arama

    ABD’de resume (CV) formatı Türkiye’dekinden farklı olduğu için, yapmanız gereken ilk şeylerden biri CV’nizi ABD formatına çevirmek olmalı.
    Resume’nizi hazırladıktan sonra kariyer sitelerine üye olup iş başvurularına başlayabilirsiniz.

    Kendinden biraz bahsedecek olursam. 8 yıldır IT alanında çalışıyorum. Cogunlukla sunucu ve network yonetimi alanlarinda calistim. Son zamanlarda da guvenlik alaninda da kendimi gelistiriyordum. Over-qualified veya under-qualified olup olmasina bakmadan, alanımla ilgili tüm ilanlara başvurdum.Günlük 20-25 iş başvurusu yapıyordum.Birçok olumsuz geri dönüş aldım.Kendime Şubat ortasına kadar iş bulamazsam farklı alanlarda da şansımı deneyeceğim şeklinde bir plan yapmıştım. Neyse ki şansım yaver gitti ve bir firma ile görüşme fırsatı yakaladım. İlk görüşmem gayet guzel gecti ve bir sonraki aşamaya geçtim. Ikinci Yüz yüze görüşmede guzel gecti ve son aşamaya geldim. Son aşamada biraz stres yapmış olsam da her şey yolunda gitti ve iş teklifi aldım.Teklifi kabul ettim ve şu anda ikinci haftamı tamamlamak uzereyim. Şimdilik her şey güzel gidiyor.

    Üyelikler ve Referans Kodları Kullanımı

    ABD’de birçok hizmet ve üyelik sistemi referans kodları (referral) ile indirim veya avantaj sunuyor. Yeni üyelik açarken bu kodları kullanarak tasarruf edebilirsin. Yeni üyelikler açmadan önce “referral code” veya “referans bonusu” araştırarak indirim kazanabilirsiniz. Cevrenizdeki kişilerden de referans kodu isteyerek karşılıklı avantaj sağlayabilirsiniz.

    Kupon Kullanımı ve İndirimlerden Yararlanma

    ABD’de kupon kullanımı oldukça yaygın ve neredeyse her alışverişte indirim kazanmak mümkün. Özellikle süpermarketlerden online alışverişlere kadar birçok yerde kuponlarla tasarruf edebilirsiniz. Özellikle alışverişten önce kısa bir kupon araştırması yaparak her zaman indirim kazanabilirsin!

    Bu süreçte en önemli şey sabır ve kararlı olmak. Bazen kendinizi bir boşluğa düşmüş gibi hissedebilir, bazen ‘Nereye geldim ben?’ diye sorabilirsiniz. Ama biraz sabır ve azimle, inanın her şey yoluna girecek. Zorluklar geçici, ama attığınız adımların kalıcı etkisi olacaktır. Her şeyin bir zamanı ve düzeni var, yeter ki doğru adımları atmaya devam edin. Yazıyı buraya kadar okuduysanız, umarım sizin için faydalı olmuştur!

    Selamlar,
    Onur


  • @onuru Onur merhaba,
    Öncelikle tebrik ederim, farklı bir ülkede yeni bir hayata başlamışsınız. Gerçekten çok güzel bir yazı, yaşanmışlıklar ve bir çok ipucu barındırıyor.

    Benim sormak istediklerim:
    1-İngilizceniz ne durumda?
    2-İş başvurusu olarak günlük 20-25 başvuru Atlanta ve çevresi için mi yaptınız? Yoksa önce iş bulayım neresi olursa yerleşeyim mi dediniz?
    3-İş başvurusu için en çok tercih ettiğiniz platform hangisi?


Benzer Başlıklar

Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

145
Çevrimiçi

60.6k
Kullanıcı

5.1k
Konu

533.2k
İleti


| | | |

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum