Merhaba!
Avrupa
Artıları:
Yüksek sosyal güvence seviyesi: Avrupa'da, özellikle Almanya ve Hollanda'da, sağlık hizmetlerinden emeklilik ve yardımlara kadar güçlü bir sosyal güvenlik sistemi var.
Yaşam kalitesi: Avrupa şehirleri genellikle iyi organize edilmiştir; gelişmiş altyapıya, iyi bir ulaşım ağına ve kaliteli eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim mevcuttur.
Çalışma koşulları: Avrupa’da iş-yaşam dengesi daha çok önemsenir. Çalışma saatleri ABD'ye göre daha kısa ve tatiller daha uzun olabilir.
Çevre standartları: Avrupa’da çevre korunmasına büyük önem verilir. Çevre temizliği, sürdürülebilir kalkınma ve yeşil teknolojiler aktif olarak uygulanmaktadır.
İş imkanları: Almanya, mühendisler, IT uzmanları, doktorlar ve diğer nitelikli meslekler için yüksek talep görüyor. Hollanda’da teknoloji, uluslararası ticaret ve iş dünyasında uzmanlara ihtiyaç var.
Eksileri:
Vergiler: Avrupa'da ABD'ye kıyasla daha yüksek vergiler var, ancak bu vergiler pek çok sosyal güvenceler içerir.
Dil engelleri: Almanya ve Hollanda’da birçok kişi İngilizce konuşsa da, yerel dili bilmek iş bulma ve topluma daha fazla entegre olma açısından önemli olabilir.
Bürokratik zorluklar: Avrupa'da vize, çalışma izni ve vatandaşlık süreçleri daha uzun ve karmaşık olabilir.
Amerika
Artıları:
Ekonomik fırsatlar: ABD geniş bir iş yelpazesi sunuyor, özellikle teknoloji, finans, tıp ve bilim alanlarında. Bazı sektörlerde maaşlar Avrupa'ya göre daha yüksek olabilir.
Girişimcilik: ABD'de kendi işinizi kurmak daha kolaydır. Serbest piyasa ve daha az düzenleme, hızlı büyüme ve girişimlerin gelişimi için daha fazla fırsat yaratır.
Dil: İngilizce biliyorsanız, ABD’de entegrasyon ve iletişim daha kolay olacaktır.
Çeşitli kültürler: Amerika, dünyanın her köşesinden gelen birçok farklı kültürü barındıran bir yer olarak bilinir.
Eksileri:
Sağlık sistemi: ABD’de sağlık sistemi pahalıdır ve sigorta her zaman tüm ihtiyaçları karşılamaz. Bu en belirgin dezavantajlardan biridir.
Tatiller ve çalışma koşulları: ABD’de çalışma haftası daha uzun olabilir ve tatiller daha kısa olabilir. Çoğu şirkette tatil süresi sadece 10-14 gündür.
Yaşam tarzı: ABD’de hızlı ve rekabetçi ortam, özellikle büyük şehirlerde, stresli olabilir.
İş Bulma:
Avrupa: Almanya ve Hollanda, mühendislik, IT, tıp ve bilim gibi alanlarda nitelikli uzmanlar için birçok fırsat sunuyor. Ancak, katı vize ve bürokratik süreçler nedeniyle işe alım süreci daha uzun sürebilir.
Amerika: ABD’de büyük şehirlerde birçok iş imkanı mevcut. Ancak iş piyasası rekabetçidir ve pozisyonunuzu sağlamlaştırmak için daha fazla çaba gerekebilir. Güçlü bir CV'ye ve profesyonel becerilere sahip olmak önemlidir.
-
-
İşten eve sabahleyin değilde, akşam olduğunda gelmeyi hayal ediyorum. Olur da bir gün temelli gidebilirsek, gece mesaisi olmayan, her geceyi evimde, çocuklarıma kitap okuyup, onları yatırdıktan sonra, kendi kitaplarımın arasında çayımı, kahvemi yudumlayıp, kısa bir makale okuyup, okuduğumu düşünüp hazmetmeye çalışırken uyuya kalmayı hayal ediyorum.
Hayatında resmi yazı dışında bir şey okumayan (bu resmi yazılarda basma kalıp cümlelerden ibarettir, çoğunlukla bir şey öğrenmeniz mümkün değildir.) kitap sayfası açmayan, iş konuşmaya gelince (konu farketmeksizin - her konuda) görüş beyan eden insanlardan bıktım.
İş yerinde amirliği, müdürlüğü elinden alınsa, geride kocaman bir hiç kalacak insanların; alçak dağları kendileri yaratmış gibi bir kanıya sahip olmaları bıktırdı beni. Bu adamların/ kadınların kendi üstlerine şirin görünmek için taklacı güvercine dönüştüklerini, astlarına ise şahine, pantere, aslana, kaplana, malkoçoğluna dönüştüklerini görüyorum. Bu bıktırdı beni.
Yirmi yıl önce, sıradan/vasat bir düz liseden mezun oldum. Yirmi yıl sonra ÖSYM 'nin sitesine girip kendi mezuniyet bilgilerime baktığımda imam hatip lisesinden mezun olduğumu gördüm. Sonradan İmam Hatip lisesine dönüştürlen, mezun olduğum lisenin eski öğrencilerinin tamamını imam hatip lisesi mezunu yapmışlar. Bu iki yüzlü zihniyetten bıktım.
Çocuklarımın da bu saçmalıklara maruz kalmadığı, çalıştığımda karşılığını alacağıma inandığım, kendi işime gücüme baktığım bir Amerika hayal ediyorum.
İyi geceler, iyi günler. Ümitleriniz gönlünüzce olsun.
-
Bugün ilginç bir çağrı aldım +1 27o-785-13oo,
Araştırdım, Kentucky çıktı
2019'den beri greencart lotosuna katılıyorum, böyle bir umudu olan biri için Kentucky güzel bir yer...Şöyle bir analiz yaptı chatgpt:
Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) ait bir telefon numarasıdır. 270 alan kodu Kentucky eyaletinin batı kesiminde kullanılır ve Bowling Green, Owensboro gibi şehirleri kapsar. Yani bu numara muhtemelen Owensboro bölgesinde kayıtlı bir sabit hatta aittir. Ancak yaptığımız araştırmada, bu numarayla ilişkili herhangi bir resmi kurum, büyük şirket veya tanınmış kuruluş bulunamamıştır.
Acaba kazanan biri istenen CV tarzı bilgiler için ismimi numaramı falan mı verdi ya da diye düşünmüyor değilim...
-
@Ekto-Oktan Cok hakli ve gecerli bir sebep umarim ABD vatandasligini alabilen Turkish/Amerikan'lardan olursunuz!
-
Hemen tıklayıp inceliyorum Serap Hanım. Hem tavsiyeniz hem de iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.
-
....yurt disina Calismaya veya temelli yerlesmeye gidenler icin ayaklari uzerlerinde duracak hale gelene kadar mutluluk cok azdir,,,, aile genc ise bir cok problem olur, cocuk yapmak cocuk buyutmek gibi,daha sonra borcsuz harcsiz bir eviniz olur ayaklarinizi yerden kesecek arabaniz olur iste o zaman mutluluk baslar. yurt disinin ayri bir mutlulugu,turkiyedeki gibi bir parti takip etmek veya taraftari olmak, olaylari izlemek, medyanin doldurusuna gelmemek durumlari olmayinca olur.
..hayat bir yarisdir ve her gunu degisik olabilir,insanlarin baslarina herseyler gelebilir,yani bir yerde mutlulugu tarif etmek cok zordur.kendimin hic bir SIKINTIM yok ama bir gun torunumun veya oglumun,kizimin hasta oldugunu isitince tum mutlulugum bir anda kaciverir.
..yaz aylarinda avrupadaki vatandaslarimiz turkiyeye gelirler hepsinin yuzlerinde mutluluk ifadeleri gozukur,iste 4 kisilik bir aileyele turkiyede bir ay nasil tatil yaptiklarini birde onlara sormak lazimdir.
-
....yukarda mysea arkadasimin yazdiklarina katiliyorum,evet o ulkede dogmadiktan sonra o toplumun paRCASI OLMak zordur,orda dogan gocmen coccuklari icinde zordur,cun ku gizli irkcilik vardir,bu dunyanin her ulkesinda aynidir,mesela turkiyeye gelmis suriyeliler hemen hemen 10 yil oldu toplumun bir parcasi olabiliyorlarmi,,,,diyelimki etrafta 5 amerikali ve iki gocmen var, adamlar gocmen olani ignor edip kendi aralarinda konusurlar ve gocmenin anlatacaklarina pek rahbet etmezler..bazi is yerlerinde gercek amerikali ve gocmen is icabi mecburen konusurlar........
..amerika cok kulturlu bir ulkedir,dunyanin her yerinden gelmis insanlar vardir,gocmen olanlar kendi gettolarini kurarlar,,,,baska bir sehirde yalniz basina yasiyan bir turk amerikaliyi evine yemege davet edemez amerikalida turku evine yemege davet etmez,gurbetciler icin o ulkede yapilacak en iyi sey salla basin i al maasini,tabiki iyibir meslek ve kultur varsa sahis yuksek mevkilere gelebilir ama mesai saati bittikten sonra gene yalnizdir,tabiki yazdiklarim kendi fikrimdir.
-
-
-
Birinin uyandırdığı iyi oldu buraları.. güzel anılar dinledim bir kaç bir şey öğrendim. Öğrenecek şey çok.
-
Sevgili dostlar nasılsınız - düşüncelerim değişmedi zorunlu hizmet süreme 5 yıl kaldı - o tarihe kadar işalllah ev ve birikimlerle beraber işalllah 150 000 doları geçeriz - bu para bana tek başıma yetecek kadar hem yatırımcı vizemi almaya hemde ilk 6 ay yetecek kadar onu biliyorum - kararımda kesinlikle kararlıyım - işallah o süre boyunca kendimi geliştirir ve kendimi bu anlamada sağlık yönünden bir sıkıntı yaşamam ...
Yaşım 46 olacak ama olsun kendimi iyi hissediyorum spor yapıyorum sağlık problemim yok şukur bakalım ve görelim o tarihe kadar gc başvurmaya devam .
işalllah isteğen emek veren istediği şeye kavuşur.
selamlar.
-
Merhaba. 2022 yılında Greencard çekilişini kazandım ve ailemle Amerika’ya giriş yaptım ancak 1 ay sonra Türkiye de deprem oldu ve evimin ve çevremin durumuyla ilgilenmek için ülkeye döndük sonra bir yıl dolmadan tekrar Amerika ya giriş yaptık 3 hafta kaldıktan sonra babamın hastalığı nedeniyle Türkiye’ye döndük ve dolayısıyla bu süreçte çocuk orada okula başladı ve Amerika’ya geldiğimizde işleriniz aksamaya başladı. Şimde tekrar amerikadayım ancak dönmemiz gerekiyor ve Greencard ımızın iptal olmaması için ne yapmam gerekiyor?
-
Merhaba forum ailesi, umarım hepiniz güzel bir gün geçiriyorsunuzdur. Bir süredir eşim ile beraber içinde bulunduğumuz aksiyonumuz ile alakalı Türkçe ve İngilizce olarak webdeki tüm içeriği sömürdükten sonra aklımdaki mevzuları yazıp bilgi paylaşımı yapabileceğim tek yer olan foruma geldim. Forum alt başlığı olarak anlamsız bir yer seçmiş olabilirim ama başlığı açabileceğim en mantıklı yerin burası olduğunu düşündüm, hata ettiysem eğer yöneticilerimiz doğru yere taşırlar umuduyla diyorum.
Konuya geleyim; Amerika’da yüksek lisans yapma aksiyonu içine girdik 2024 Ağustos ayı itibarıyla. Teksas eyaletini çok seviyor ve bir gün orada yaşayabilmek isteğimin zirvede olması nedeniyle Teksas özelinde üniversiteleri araştırdık. Çok iyi üniversiteleri bulunan eyaletin madden bize uygun olan en düşük rankli üniversitesi olan Texas State’e (San Marcos) karar verdik.
1 yıllık tezsiz inşaat yönetimi masterı hem ücretini karşılayabileceğimiz bir bölüm hem de 6 senesi profesyonel şekilde yaklaşık 12 senedir içinde bulunduğum sektörün Teknik Ofis (Planlama Maliyet Kontrol vd.) kısmına tam uygun olduğu için tercihimiz oldu. Toefl, referans mektupları, niyet mektubu derken geçen hafta başvuruyu tamamladık, şimdi dönüş bekliyoruz. Hakkımızda hayırlısı olsun.
Şimdi benim aklıma takılan iki husus var ve sizlerin yardımlarınızı, değerli yorumlarınızı rica ediyorum.
1)Texas State rank olarak düşük bir üniversite, mezun olduktan sonra 1+2 yıl opt hakkım olacak. Sektör tecrübeli bir insan olarak iş bulmak hususu imkansız mı? Bir çok yerde stem de olsa son yıllarda biz Türklerin iş bulamadığını tercihlerin hep hintli ve çinliler olduğunu okudum. Ayrıca çok iyi üniversiteler olmadığı sürece de iş bulmak imkansız diyenler çoğunlukta.
Opt ile devamında H1-B veya EB green card şansı oluyormuş insanların ama imkansız deniyor bunlar için de. H1 için kuradan dolayı kimseye çıkmıyor kolay kolay diyorlar ve hem H1 hem de EB için şirketler istekli değiller deniyor. Doğru mudur bu yorumlar bilgilerinize muhtacım.Biraz uzun yazdım sorularım kısa ama teşekkür ederim buraya kadar okuduysanız. Yorumlarınıza, fikirlerinize, yönlendirmelerinize açığım. Şimdiden yanıt veren herkese teşekkür ederim.
-
Selamlar değerli yeşil kart forum sakinleri, konuyu yanlış yere açtıysam affola yeni üye oldum 🙂 Türkiyede kurumsal bir şirkette çalışan, üç senelik tecrübeli bir yazılım mühendisiyim. Ancak ülkenin bilindik şartlarından dolayı ABD'ye bir şekilde gelmek istiyorum bu yönde tavsiyeleriniz nelerdir? Doğru bir karar olur mu? Seçenekler arasından baktığımda en kolay şekilde gelmek (GC çıkmadığı sürece tabi) yüksek lisans gibi duruyor ancak ücretler güncel dolar kuruyla fazla oluyor. İlerde oralarda kendi işimi kurma gibi bir hayalim de var. Teşekkürler şimdiden.
-
@Hurricane7433, içinde söyledi: Amerika'da isminizi değiştirmek isteseydiniz ne olurdu?
@isik Isa, diyebilirsiniz Isabel'in kısaltması gibi dusunebilirler. Yada Elisa da benziyor
Erkeğim
-
@baba-yaga Merhaba, 24 yaşında ve ikinci sınıf öğrencisi olacağım. Evet, askerlikle ilgili yeşil kart gerekliliğini biliyorum. Bahsettiğiniz programlara bakacağım, değerli yorumunuz için teşekkürler.
-
7 yıldır izlerim İdris ustayı onun sayesinde Amerikayı yeniden keşfettim diyebilirim.evet çekilişi kazandım kartı alabilirsem Amerikan rüyasını yaşamaya başlayacağım.Teşekkürler İdris usta.
-
Merhaba!
Avrupa
Artıları:
Yüksek sosyal güvence seviyesi: Avrupa'da, özellikle Almanya ve Hollanda'da, sağlık hizmetlerinden emeklilik ve yardımlara kadar güçlü bir sosyal güvenlik sistemi var.
Yaşam kalitesi: Avrupa şehirleri genellikle iyi organize edilmiştir; gelişmiş altyapıya, iyi bir ulaşım ağına ve kaliteli eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim mevcuttur.
Çalışma koşulları: Avrupa’da iş-yaşam dengesi daha çok önemsenir. Çalışma saatleri ABD'ye göre daha kısa ve tatiller daha uzun olabilir.
Çevre standartları: Avrupa’da çevre korunmasına büyük önem verilir. Çevre temizliği, sürdürülebilir kalkınma ve yeşil teknolojiler aktif olarak uygulanmaktadır.
İş imkanları: Almanya, mühendisler, IT uzmanları, doktorlar ve diğer nitelikli meslekler için yüksek talep görüyor. Hollanda’da teknoloji, uluslararası ticaret ve iş dünyasında uzmanlara ihtiyaç var.
Eksileri:
Vergiler: Avrupa'da ABD'ye kıyasla daha yüksek vergiler var, ancak bu vergiler pek çok sosyal güvenceler içerir.
Dil engelleri: Almanya ve Hollanda’da birçok kişi İngilizce konuşsa da, yerel dili bilmek iş bulma ve topluma daha fazla entegre olma açısından önemli olabilir.
Bürokratik zorluklar: Avrupa'da vize, çalışma izni ve vatandaşlık süreçleri daha uzun ve karmaşık olabilir.
Amerika
Artıları:
Ekonomik fırsatlar: ABD geniş bir iş yelpazesi sunuyor, özellikle teknoloji, finans, tıp ve bilim alanlarında. Bazı sektörlerde maaşlar Avrupa'ya göre daha yüksek olabilir.
Girişimcilik: ABD'de kendi işinizi kurmak daha kolaydır. Serbest piyasa ve daha az düzenleme, hızlı büyüme ve girişimlerin gelişimi için daha fazla fırsat yaratır.
Dil: İngilizce biliyorsanız, ABD’de entegrasyon ve iletişim daha kolay olacaktır.
Çeşitli kültürler: Amerika, dünyanın her köşesinden gelen birçok farklı kültürü barındıran bir yer olarak bilinir.
Eksileri:
Sağlık sistemi: ABD’de sağlık sistemi pahalıdır ve sigorta her zaman tüm ihtiyaçları karşılamaz. Bu en belirgin dezavantajlardan biridir.
Tatiller ve çalışma koşulları: ABD’de çalışma haftası daha uzun olabilir ve tatiller daha kısa olabilir. Çoğu şirkette tatil süresi sadece 10-14 gündür.
Yaşam tarzı: ABD’de hızlı ve rekabetçi ortam, özellikle büyük şehirlerde, stresli olabilir.
İş Bulma:
Avrupa: Almanya ve Hollanda, mühendislik, IT, tıp ve bilim gibi alanlarda nitelikli uzmanlar için birçok fırsat sunuyor. Ancak, katı vize ve bürokratik süreçler nedeniyle işe alım süreci daha uzun sürebilir.
Amerika: ABD’de büyük şehirlerde birçok iş imkanı mevcut. Ancak iş piyasası rekabetçidir ve pozisyonunuzu sağlamlaştırmak için daha fazla çaba gerekebilir. Güçlü bir CV'ye ve profesyonel becerilere sahip olmak önemlidir. -
Savacı, 26 Şubat 2024'te ikamet ettiği New Jersey'de 60 yaşında kalp krizi sonucu öldü. 2 Mart 2024'te New Jersey de defnedildi.
kaynak
Tolga Savacı - Vikipedi
Tolga Savacı - Vikipedi
magazin on Instagram
magazin on Instagram
-
@pelinoaydin Çok teşekkürler. Detayları yazarım sonra.
Amerika'ya gitme sebepleriniz ?
-
@MySea Ne güzel sistemmiş abi. Sadece alan başarısı gereken bir öğrencilik hayatı yaşasaydım keşke

-
maddi manevi çok sebebi var kalmak istemenin de gitmek istemenin de.
misal;
haftada 40 saat çalışarak kazandıklarının kendisine yetmesini. çoğu şeyin ulaşılabilir olmasını. hobi edinmenin lüks sayılmamasını. e bir de fırsatlar ülkesi bu ülke. hakikaten yürekten emek harcayan ve çalışana hakkını veriyor. öncelikli sebeplerim bunlar. pasaportu çok güçlü mesela. dünyayı gezmek istiyorum, çok yardımı olur. hayalimdeki meslekle türkiyede geçinemezsin ama orada bu mümkün. vs. sebep bol gitmek isteyene, tıpkı kalmak isteyene bol olduğu gibi. -
Çocukluğumdan Beri Asker Olmak isterdim Ce TSK Çalışma şansım oldu Ve çocukluk hayalim ile hiç alakası yoktu TSK Ve Bir çok yanlış olay vardı Bir asker kanunsuz davranamaz benim görğşümce bu yüzden istifa ettim ve yaklaşık 1 ay tabura inmek için bekledim hava muhalefeti çok kötüydü 4000m yüksekte bir karakolda görevlidir vanı bilenler bilir ne kadar kar olduğunu neyse kirpi araçlarında kaza çok olmaya başladı bizim taburcu sadece kirpi kazalarında 3 arkadaşım şehit oldu daha sonra ise benimle olan arkadaşım Şehit söz er Ramazan SARIKAYA Araç içinde şehit düştü bu duyguyu nasıl anlatsam bilmiyorum Karakolumuz Küçüktü Ve ailemi oradaki herkes ve daha 21 yaşındaydı ekmek parası için asker olmuştu yoksa çok sevdiğinden değil ve daha Az önce beraber yemek yediğiniz silah arkadaşınız öldü Annesinin o halini görünce duygulandım Merasim törenine Gösteriş için gittiler O gün karar verdim Bizim ülkemizden ve Bu ülkede yaşayan insanlarımızın yanlışa dur demediğini Şuanda Us army ile haberleşiyorum Kendime bir iş ayarlamaya çalışıyorum Yakın bir zamanda Us Marine hizmet edeceğim ve paramı biriktirip kardeşim Şehit Söz. Er Ramazan SARIKAYA Adına bir okul yaptırmak istiyorum Tüm aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun biraz duygulandım sadece şunu bilmenizi isterim her asker aynı değildir ben bir çok kaliteli insanın ekmek parası davası yüzünden askerde olduğunu biliyorum.
-
@sinemed sizin mülakatınız nasıl geçti ve sonuçlandı mı? umarım gönlünüzden geçtiği gibi olmuştur...
-
@denizaker bende sizinle aynı şekilde düşünüyorum maalesef bu ülkenin halini gördükçe ve mevcut durumu gördükçe maalesef bu ülke ve bu ülkede yaşamak için hiç bir sebebim ve umudum kalmadı maalesef

-
yetti artik. bu yil fazla fazla karsilasmaya basladim bu not availabe in your country he he he zirvaligindan. karsilastigim tum not available in your country he he he ekran goruntulerini bu iletime zamanla ekleyecegim. Amerikali'lar hiç hayatında böyle bir sayfafalar görmüş mü acaba.



-
insanlar güler yüzlü, kibar, cinsiyet gözetmeksizin güler yüzle selam sabah veriyorlar. ahbap çavuş ilişkisi yok.
torpil yok. adam kayırmaca yok. insan hayatını kısıtlama yok. hor görülme yok.
haram yeme yok, adam kayırmaca yok, evrensel ahlâk var insanlar kendi aralarında ve bunu gözetiyorlar. polisleri ise it gibi o ayrı.
bitmişlik tükenmiş hissiyle selamsız sabahsız birbirlerine vurucu öküz gibi bakan kadınlar ve onlara ve çocuklarına hizmet eden R. ivedik klonları yok.
gittiğinizde bir süre sonra hissiniz şu olacak "aa ben insan yerine konuyorum. insanmışım ve değerliymişim lan ben ve insan demekki değerliymiş. saygı böyle birşeymiş" -
Vergiler, daha iyi alım gücü, ve daha insancıl hayat için gidiyorum.
Türkiye'de aşırı yüksek vergiler var. Ortalama bir çalışan olarak dolaylı ve dolaysız vergiler toplanırsa neredeyse aldığımız brüt maaşın %80ini vergilere ödüyoruz. Kalan %20 ile alabildiğimiz ürünler ise yabancıların beğenmediği çürük çarık, zehirli ürünler.
Daha kötüsü ise ülkenin kendi vatandaşını 2. hatta 3. Sınıf yapıp yabancıları el üstünde tutması. Kendi ülkemde değersiz olacağıma gider yabancı yerde o duyguyu yaşarım.
-
En önemli şeylerden biri ahlak ve dürüstlük. Bir de kurallar...
Ben kurallara uymayı seven, uymayanları da uyaran biriyim.
Şimdi sizlere ahlak ve dürüstlükle ilgili yaşadığım bazı olayları anlatacağım:
Türkiye'de dışarıda yemek yemeyi pek tercih etmiyorum. Çünkü verdiğiniz paranın karşılığını alamıyorsunuz, çalışanlar genellikle nazik değil ve hijyen konusunda da ciddi eksiklikler var. Ama bazen mecbur kalınıyor…
Geçenlerde dışarıdaydım, acıktım ve HD İskender'e girme gafletinde bulundum. Pidelerin üzerinde jambon inceliğinde, zar gibi, ete benzeyen yapraklar vardı. Üstelik tek sıra dizilmişti ve miktarı çok azdı. Üzerine salça sosu ve tereyağı dökmüş olmalarına rağmen inanılmaz lezzetsizdi, yiyemedim. Hem çok para ödedim hem de aç kaldım. Şikayetimi bildirdiğimde ise şef garson umursamaz bir tavır sergiledi.
Amerika'da porsiyonlar o kadar büyük ki çoğu zaman bitiremiyorsunuz. Oranın kültürü gereği, kalan yemeğinizi paketlemek isteyip istemediğinizi mutlaka soruyorlar.
Boston’da, Türklerin işlettiği Boston Döner isimli bir restoran var. İki kişi iki farklı çeşit sipariş verdik, haliyle bitiremedik. Et o kadar güzeldi ki böyle lezzetli bir döner yemeyeli uzun zaman olmuştu. Çalışanlar çok nazikti ve kalanları hemen paket yaptılar. Üstelik fiyatlar da çok uygundu.
ABD’de yataklar (mattress) full, double, queen, king gibi isimlerle satılır ve ölçüleri inç cinsinden belirtilir, yani bizimkilerden farklıdır. Amazon'dan yanlış ebatta bir yatak siparişi verdik. Rulo olarak gelen yatağı açtık ve yanlış aldığımızı fark ettik. Açılmış bir ürünü kimse geri almaz diye düşünerek umutsuzca Amazon'u aradık. Ancak bize paramızın iade edileceğini söylediler! Peki, yatağı nasıl geri göndereceğiz, diye sorduğumuzda, "Göndermenize gerek yok, sizde kalabilir," dediler.
Bunu duyunca şok olduk! Çünkü biz böyle bir anlayışa alışkın değiliz.
Türkiye’de bazen ürünü hiç açmamış olsak bile iade etmekte zorlandığımız anlar oluyor.Başka bir gün, bir spor ayakkabı mağazasına gittik. Satmak için başınızda ısrarla ürün öven biri yok. Rahatça deneme yapabiliyor, düşünmek için zaman bulabiliyorsunuz. Eğer satın aldığınız ayakkabıyı beğenmezseniz, yağmurda veya çamurda kullanmamış olmak kaydıyla, kuru zeminde yürüdükten sonra bile ayağınızı rahatsız ettiğini düşünürseniz 30 gün içinde iade edebiliyorsunuz.
Daha buna benzer sayısız güzel deneyim yaşadım...
-
Afet vb durumlarda 5 TL'lik suyu 500 TL'ye satan ahlaksız esnaflarımız, 32 suç kaydıyla hala dışarıda serbestçe dolaşabilen psikopatlarımız, önüne gelenin istediği her mesleği yapabilme özgürlüğü (psikopatların taksi veya dolmuş şoförü olması gibi), çocuklarımızın hayatından endişe duymamıza sebep olan her tür pislik, ahlaksızlık ve sapkınlığın kol geziyor olması bla bla bla... Liste o kadar uzar gider ki..
-
Ulke insaninda malesef ekonomik zorluklarla birlikte bir curume, ahlak erezyonu mevcut. Denetim, kural, kanun vs. olmadigi icin herkes kendine gore hareket edip kendinde hak gorup karsisindaki insani kaziklamaya calisiyor.
Turkiyede yaptigimiz yaz tatilimizde malesef ozellikle ticaretle ugrasan kucuk esnaftan oturu canimiz cok yandi. Neyin ederinin ne oldugunu cokta anlayamadik. Bazi durumlar oldu ki kanimiza dokunsa da mecbur kaldigimizdan sesimizi cikartmadik. Tatil icin Antalyaya gittigimizde kaldigimiz otele otobus - minibus olmadigindan havalanindan taksiye binmek istedik, havalani taksi duraginda ellerinde telsizlerle bekleyen grup Turk vatandasi olmamiza ragmen taksimetre ilk etapta acmak istemedi ve 50 euroya otele goturebilecegini soyledi. Sonrasinda usteleyince neyse bir tanesi bizi aldi otelimize goturdu, 1100 TL odedik. Sonrasinda geri otelden havalanina gelmek istedigimizde bin bir minnet, trip esliginde farkli bir uzun yoldan goturulerek 1500 TL odedik. Goturuldugumuz esnada da sanki butun ekonomik durumun suclusu kendi ulkesine turist olarak gelen biz ve yabanci turistlermis gibi kasko fiyatinin yuksekliginden, benzinin ne kadar oldugundan habersiz oldugumuz icin bir ayri trip yedik. Bu ve buna benzer en az 3 4 olay basimiza geldi tatil esnasinda,. Madem sikayetcisin yapma bu isi dendiginde ya tartisma cikti ya da fiziksel kavgaya ramak kaldi.
Isin ozun kimsenin kimseye vicdani, saygisi, hosgorusu kalmamis. Herkes birbirinden bir takim olaylarin intikamini alip ceza kesip kaziklama pesinde. Nadirde olsa iyi niyetli insanlar hala ulkede var ama o kadar azinliklar ki malesef onlarda malesef bu kotu duzende ne kadar ayakta kalirlar muallak..
-
@FreeWoRLD elinizde sağlık tam motivasyonu kaybetmişken gidip gitmemek konusunda arada olduğum bir süreçteyim iyi oldu. Peki bunun Amerika versiyonu varmı?
-
İlk bu yorumu yazdığınızda tarihine 2015 demişsiniz, şu an bugünün tarihi 04.11.2024 ve yaklaşık 10 yıla yakın bir zaman geçmiş üstünden. Konjonktürde değişen bir durum yok, tespitlerinizde daha da olumsuza giden hususlar var. Tarihe not düşelim bundan 10 yıl sonra tekrar gözlemlemek ve kıyaslamak için

-
@ATS16 Sittin (60 yıl) da geçse TR değişmez. 2 sene refah. 5 sene kriz. Sürekli tekrarlanan bir durum. Demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü, seçme seçilme özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, güçler ayrılığı gibi konuları hiç dile bile getirmeyeyim.
-
Amerika'ya gelince hayatinizdan (en azindan cok buyuk oranda) cikan bazi seyleri listelemek istiyorum. Gelmek icin asagi yukari ayni kapiya cikiyor.
Yalniz sunu dikkate almak gerekiyor. ABD cok buyuk bir ulke, icinde her biri ayri karaktere, cografyaya, iklime, insan yapisina vs sahip 50 tane devletten olusuyor. Bazi devletler Turkiye kadar buyuklukte. Nasil ki Bitlis'ten kalkip farkli bir sehire gittiginizde (Mesela Konya, Izmir, Antep, Eskisehir, Trabzon vs gibi) her biri tamamen farkli bir iklim, cografya, insan ve kulturle ve yasam sortamiyla karsilasiyorsaniz bunu 50 ile carpin. Ben kendi deneyimim uzerinden yaziyorum, sizin tecrubeleriniz yasadiginiz eyalet, sehir uzerinden cok daha farkli olup buyuk degisiklik gosterebilir. Benim burada olumlu bahsettigim konu sizin yasadiginiz eyalette, sehirde tam tersi veya berbat olabilir.
Turkiyeden gelince oradayken caninizi sikan ama buraya gelince hayatinizdan cikan bazi seyler:
- Trafik (Buyuk sehirler, metropoller haric)
- Trafikte kural nedir bilmeyen, tanimayan, uymayan insanlar.
- Carpik yapilanmis, beton yigini cirkin apartmanlarla dolu cirkin sehirler. Dar ve araclarla dolu adim atilamayan sokaklar.
- Deprem. Deprem yok. Cok buyuk bir stres ve endise kaynagi deprem olgusu hayatinizdan cikiyor (California haric diyelim
) - Siraya girmeyen, kuyrugun basina gecen insanlar.
- Yasadiginiz evi kabusa ceviren gurultucu komsular.
- Devlet dairelerindeki kaba, kustah, ustten bakan ve ilgisiz memurlar
- Toz, toprak, pislik icindeki sokaklar, bu sokaklardaki koku ve pislik yayilan cop kutulari, konyteynerlari. Burada sokaklarda evsel artiklari atacaginiz cop kutulari yok. Evinizde garajinizda biriktiriyorsunuz ve haftada bir toplaniyor.
- Araba, cep telefonu, bilgisayar, laptop, her turlu elektronik esya icin ederinin 3-4 kati para odemek. Bir araba icin hayatinin yarisini ipotek etmek.
- Yasaklarla, kistlamalarla dolu yavas ve pahalli internet
- Verginin vergisinin vergisinin vergisini odemek.
- Otopark sorunu. Bir yere gidince arabami nereye parkedecegim derdi yok. Marketin, doktorun, restoranlarin, fastfood dukkaninin, okulun, devlet dairesinin, stadyumlarin, herhangi bir isletmenin, kurumun vs her yerin ama her yerin genis ve bol araclik otopark yeri var. Herkesin kendi ikametinde kendisine ait en az 1 araclik otopark yeri var. Eve geldiginizde arabami nereye park edecegim derdi, sokak sokak park yeri arama derdi yok. Caddelerde park ettiginizde "hemserim mal gelecek, buraya parketme", "dukkanin onunu kapatma" diyen, dukkaninin onunu dubalarla parselleyen hiyar esnaf yok.
- Kilik kyafetinize bakan, yargilayan insanlar. Nasil isterseniz oyle giyinirsiniz ve kimsenin umrunda degil.
- Hayatiniza ve herseyinze burnunu sokan arkadas, komsu, akraba, is arkadasi vs turu insanlar. Nasil isterseniz oyle yasarsiniz ve kimse buna bir sey demez, diyemez.
- Sinir nedir, kisisel alan nedir bilmeyen laubali, kustah, saygisiz insanlar.
- Temel ogretimde (ilkokuldan liseye) servis ve okullara harcanan servet duzeyinde paralar. Burada her sey ucretsiz. Okul servisi, okulda verilan kahvalti, ogle yemegi, aktiviteler. Koyden yeni gelmis ve minubus almis birine okul ogrencileri emanet edilmez.
- Islemeyen adalet, polis ve guvenlik duzeni.
- Elektrik, su kesintisi.
- Bir sey veya bir hizmet alirken kaziklanma ihtimalinin yuksek olmasi.
- Yurtdisindan basit seylerin bile siparsini verememek. Gumruguydu, yasal limitydi, burokrasisiydi, saticilarin Turkiye'ye gondermeme kisitlamaliriydi... Burada dunyanin herhangi bir yerindeki saticidan siparis verebiliyorsunuz ve kisa surede evinizde oluyor. Basta ne odediyseniz o. Sinirlama, vergi, evrak kurek gumruk mumruk ugrasmiyorsunuz.
- Sokak kopekleri, sokaklarda dolasan basibos, sahipsiz hayvanlar. Burada sokaklarda goreceginiz hayvanlar sincap, rakun, tavsan, geyik vs. Onlar da zaten insan gorunce kacip saklaniyorlar. Sokaklarda eziyet goren, ac kalan kedi-kopek yok.
- Yasinizdan dolayi is bulamamak. Burada 70-80 yasindaki insanlar bile is bulup cakisabiliyor. Calismak isteyen herkese her yasta kapilar acik.
- Her kose basindan her yerden firlayan sahtekarlar, dolandiricilar.
- Patlamaya hazir bomba gibi dolasan, en kucuk anlasmazlik, tartismayi bile hizla tirmandirip hemen siddete yonelen psikolojisi bozuk cok yuksek sayida insan ve bunlarla her gun her yerde defalarca muhattap olmak. Bir sey olmasin da sag salim evime gideyim diye soylenen sozleri, muamaeliyi yutup alttan almak, ezilmek ve evine donmek. Bunun icinizi yemesi.
- Ne kadar calisirsan calis hakkini alamamak, bu calismanin karsiligi pozisyonlara gelememek. Burasi ise calisanin, tecrubenin, bilginin ve uretkenligin odullendirildigi, hakkinin verildigi bir yer.
- Kural, kanun tanimayan insanlar ve bunlara bir yaptirimin olmamasi, bunlari durduracak bir duzeninin olmamasi. Kendinizi surekli enayi gibi issetmeniz.
- Torpil, partilisi, hemserisi, koylusu vs ayagina surekli hakkinizin yenmesi, organize olmus cahil insanlarin hakkiniz olan pozisyon ve imkanlari gasp edip geleceginizle oynamasi.
- Cocuklari universite sinavlarina hazirlama temposu ve yarisina sokup cocukluklarini, gencliklerini yasayamamalari.
Liste daha uzar gider. Su anda aklima gelmeyen, hatirlamadigim veya yasamadigim baska bir oneri olursa listeye eklerim.
-
Anksiyete ile yaşamaya alışan, her gün ülkeye dair umudunu kaybeden, olan ve bundan sonra olabilcek olanlara şaşırmayacağının bilincede olan milyonlardan biriyim ben de. Yok ya gitmem diyodum ülkemden, ortalama üstü gelir, iyi yaşam koşulları, konfor alanı, aileye yakın olmak..Ta ki artık bazı şeylerin sürdürülemez olduğunu kabul edene kadar.Hele insanın bakışı çocuğu olduktan sonra çok değişiyormuş.Süreç neyi gösterir bilmiyorum ama bu entry buralarda kalsın istedim.Bir gün biz gittik diye editlemek umuduyla..Merhaba ben cvatulip cağnım ülkemde umutları elinden alınmış hiçbir şeye dair inancı kalmamış mutsuz milyonlardan sadece biriyim!
-
@TuttoSPORT Sanirim 8.ci seneye giriyoruz burada ve henuz canimizi sikacak herhangi bir ciddi olumsuzluk yasamadik. Ben ve esim burada olmaktan suana kadar mutluyuz. Eger olumsuz yonde bir degisiklik olur ise, o zaman tekrar degerlendiririz elbette. Size de hakkinizda hayirlisini dilerim.
-
@FreeWoRLD vay maşallah yaa siz vatandaş olmuşsunuzdur sanırım. Benim tek sıkıntım dil konusunda onun dışında zorluk yaşayacağımı sanmıyorum. Dil konusunda bazı deneyimleri okuyorum izlediğim YouTube videoları var dili çok iyi olmayan insanlar öğretmenlik vs yapabiliyor ama buradaki arkadaşlar dil olmadan iş yapamazsın kötü işerde çalışırsın işsiz kalırsın şeklinde telkinler de bulunuyor haklı olabilirler bu şekilde insan biraz özgüven kaybı yaşayabiliyor dil bakımından ama bazı örnekleri gördüğüm zaman dil konusunda çok yeterli olmayan ama kendi işlerini öğretmenlik bile yapabilen insanları görünce motivasyon artıyor
Dil ne kadar geliştirilebilirse okadar iyi tabi ama süreçte herşey dörtlük olmayabiliyor heryönden bir uyum söz konusu benim kafamdaki tereddüt bu şekilde dil konusu biraz soru işareti şuanda vize onaylanana kadar ilerleterek en hazır şekilde giymeyi planlıyorum hayırlısını diliyorum herkes için -
@smartcells, içinde söyledi: Amerika'ya gitme sebepleriniz ?
Amerika'ya gelince hayatinizdan (en azindan cok buyuk oranda) cikan bazi seyleri listelemek istiyorum. Gelmek icin asagi yukari ayni kapiya cikiyor.
Yalniz sunu dikkate almak gerekiyor. ABD cok buyuk bir ulke, icinde her biri ayri karaktere, cografyaya, iklime, insan yapisina vs sahip 50 tane devletten olusuyor. Bazi devletler Turkiye kadar buyuklukte. Nasil ki Bitlis'ten kalkip farkli bir sehire gittiginizde (Mesela Konya, Izmir, Antep, Eskisehir, Trabzon vs gibi) her biri tamamen farkli bir iklim, cografya, insan ve kulturle ve yasam sortamiyla karsilasiyorsaniz bunu 50 ile carpin. Ben kendi deneyimim uzerinden yaziyorum, sizin tecrubeleriniz yasadiginiz eyalet, sehir uzerinden cok daha farkli olup buyuk degisiklik gosterebilir. Benim burada olumlu bahsettigim konu sizin yasadiginiz eyalette, sehirde tam tersi veya berbat olabilir.
Turkiyeden gelince oradayken caninizi sikan ama buraya gelince hayatinizdan cikan bazi seyler:
- Trafik (Buyuk sehirler, metropoller haric)
- Trafikte kural nedir bilmeyen, tanimayan, uymayan insanlar.
- Carpik yapilanmis, beton yigini cirkin apartmanlarla dolu cirkin sehirler. Dar ve araclarla dolu adim atilamayan sokaklar.
- Deprem. Deprem yok. Cok buyuk bir stres ve endise kaynagi deprem olgusu hayatinizdan cikiyor (California haric diyelim
) - Siraya girmeyen, kuyrugun basina gecen insanlar.
- Yasadiginiz evi kabusa ceviren gurultucu komsular.
- Devlet dairelerindeki kaba, kustah, ustten bakan ve ilgisiz memurlar
- Toz, toprak, pislik icindeki sokaklar, bu sokaklardaki koku ve pislik yayilan cop kutulari, konyteynerlari. Burada sokaklarda evsel artiklari atacaginiz cop kutulari yok. Evinizde garajinizda biriktiriyorsunuz ve haftada bir toplaniyor.
- Araba, cep telefonu, bilgisayar, laptop, her turlu elektronik esya icin ederinin 3-4 kati para odemek. Bir araba icin hayatinin yarisini ipotek etmek.
- Yasaklarla, kistlamalarla dolu yavas ve pahalli internet
- Verginin vergisinin vergisinin vergisini odemek.
- Otopark sorunu. Bir yere gidince arabami nereye parkedecegim derdi yok. Marketin, doktorun, restoranlarin, fastfood dukkaninin, okulun, devlet dairesinin, stadyumlarin, herhangi bir isletmenin, kurumun vs her yerin ama her yerin genis ve bol araclik otopark yeri var. Herkesin kendi ikametinde kendisine ait en az 1 araclik otopark yeri var. Eve geldiginizde arabami nereye park edecegim derdi, sokak sokak park yeri arama derdi yok. Caddelerde park ettiginizde "hemserim mal gelecek, buraya parketme", "dukkanin onunu kapatma" diyen, dukkaninin onunu dubalarla parselleyen hiyar esnaf yok.
- Kilik kyafetinize bakan, yargilayan insanlar. Nasil isterseniz oyle giyinirsiniz ve kimsenin umrunda degil.
- Hayatiniza ve herseyinze burnunu sokan arkadas, komsu, akraba, is arkadasi vs turu insanlar. Nasil isterseniz oyle yasarsiniz ve kimse buna bir sey demez, diyemez.
- Sinir nedir, kisisel alan nedir bilmeyen laubali, kustah, saygisiz insanlar.
- Temel ogretimde (ilkokuldan liseye) servis ve okullara harcanan servet duzeyinde paralar. Burada her sey ucretsiz. Okul servisi, okulda verilan kahvalti, ogle yemegi, aktiviteler. Koyden yeni gelmis ve minubus almis birine okul ogrencileri emanet edilmez.
- Islemeyen adalet, polis ve guvenlik duzeni.
- Elektrik, su kesintisi.
- Bir sey veya bir hizmet alirken kaziklanma ihtimalinin yuksek olmasi.
- Yurtdisindan basit seylerin bile siparsini verememek. Gumruguydu, yasal limitydi, burokrasisiydi, saticilarin Turkiye'ye gondermeme kisitlamaliriydi... Burada dunyanin herhangi bir yerindeki saticidan siparis verebiliyorsunuz ve kisa surede evinizde oluyor. Basta ne odediyseniz o. Sinirlama, vergi, evrak kurek gumruk mumruk ugrasmiyorsunuz.
- Sokak kopekleri, sokaklarda dolasan basibos, sahipsiz hayvanlar. Burada sokaklarda goreceginiz hayvanlar sincap, rakun, tavsan, geyik vs. Onlar da zaten insan gorunce kacip saklaniyorlar. Sokaklarda eziyet goren, ac kalan kedi-kopek yok.
- Yasinizdan dolayi is bulamamak. Burada 70-80 yasindaki insanlar bile is bulup cakisabiliyor. Calismak isteyen herkese her yasta kapilar acik.
- Her kose basindan her yerden firlayan sahtekarlar, dolandiricilar.
- Patlamaya hazir bomba gibi dolasan, en kucuk anlasmazlik, tartismayi bile hizla tirmandirip hemen siddete yonelen psikolojisi bozuk cok yuksek sayida insan ve bunlarla her gun her yerde defalarca muhattap olmak. Bir sey olmasin da sag salim evime gideyim diye soylenen sozleri, muamaeliyi yutup alttan almak, ezilmek ve evine donmek. Bunun icinizi yemesi.
- Ne kadar calisirsan calis hakkini alamamak, bu calismanin karsiligi pozisyonlara gelememek. Burasi ise calisanin, tecrubenin, bilginin ve uretkenligin odullendirildigi, hakkinin verildigi bir yer.
- Kural, kanun tanimayan insanlar ve bunlara bir yaptirimin olmamasi, bunlari durduracak bir duzeninin olmamasi. Kendinizi surekli enayi gibi issetmeniz.
- Torpil, partilisi, hemserisi, koylusu vs ayagina surekli hakkinizin yenmesi, organize olmus cahil insanlarin hakkiniz olan pozisyon ve imkanlari gasp edip geleceginizle oynamasi.
- Cocuklari universite sinavlarina hazirlama temposu ve yarisina sokup cocukluklarini, gencliklerini yasayamamalari.
Liste daha uzar gider. Su anda aklima gelmeyen, hatirlamadigim veya yasamadigim baska bir oneri olursa listeye eklerim.
su yazilanlardan birine itiraz etme ihtimali var mi diye baktim, sonra bu gerceklere öylece baka kaldim.. bence cogu insanin yurt disina cikma sebebi, biraz olsun kendini orada rahat hissetme sebebi, tam da bu yukarida seyler
-
Amerika'ya gelmek icin 1 milyon sebep sayılabilir. Ve geldikten sonra donmek icin ise tek sebep memleket ozlemi. İstersen bok çukurunda yasamış ol, yinede özlüyorsun.
Benzer Başlıklar
132
Çevrimiçi
60.6k
Kullanıcı
5.1k
Konu
533.2k
İleti
Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum
