Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
  • ⭐⭐

    @MySea Ne güzel sistemmiş abi. Sadece alan başarısı gereken bir öğrencilik hayatı yaşasaydım keşke 😃


  • maddi manevi çok sebebi var kalmak istemenin de gitmek istemenin de.

    misal;
    haftada 40 saat çalışarak kazandıklarının kendisine yetmesini. çoğu şeyin ulaşılabilir olmasını. hobi edinmenin lüks sayılmamasını. e bir de fırsatlar ülkesi bu ülke. hakikaten yürekten emek harcayan ve çalışana hakkını veriyor. öncelikli sebeplerim bunlar. pasaportu çok güçlü mesela. dünyayı gezmek istiyorum, çok yardımı olur. hayalimdeki meslekle türkiyede geçinemezsin ama orada bu mümkün. vs. sebep bol gitmek isteyene, tıpkı kalmak isteyene bol olduğu gibi.


  • Çocukluğumdan Beri Asker Olmak isterdim Ce TSK Çalışma şansım oldu Ve çocukluk hayalim ile hiç alakası yoktu TSK Ve Bir çok yanlış olay vardı Bir asker kanunsuz davranamaz benim görğşümce bu yüzden istifa ettim ve yaklaşık 1 ay tabura inmek için bekledim hava muhalefeti çok kötüydü 4000m yüksekte bir karakolda görevlidir vanı bilenler bilir ne kadar kar olduğunu neyse kirpi araçlarında kaza çok olmaya başladı bizim taburcu sadece kirpi kazalarında 3 arkadaşım şehit oldu daha sonra ise benimle olan arkadaşım Şehit söz er Ramazan SARIKAYA Araç içinde şehit düştü bu duyguyu nasıl anlatsam bilmiyorum Karakolumuz Küçüktü Ve ailemi oradaki herkes ve daha 21 yaşındaydı ekmek parası için asker olmuştu yoksa çok sevdiğinden değil ve daha Az önce beraber yemek yediğiniz silah arkadaşınız öldü Annesinin o halini görünce duygulandım Merasim törenine Gösteriş için gittiler O gün karar verdim Bizim ülkemizden ve Bu ülkede yaşayan insanlarımızın yanlışa dur demediğini Şuanda Us army ile haberleşiyorum Kendime bir iş ayarlamaya çalışıyorum Yakın bir zamanda Us Marine hizmet edeceğim ve paramı biriktirip kardeşim Şehit Söz. Er Ramazan SARIKAYA Adına bir okul yaptırmak istiyorum Tüm aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun biraz duygulandım sadece şunu bilmenizi isterim her asker aynı değildir ben bir çok kaliteli insanın ekmek parası davası yüzünden askerde olduğunu biliyorum.

  • ⭐⭐⭐⭐

    @sinemed sizin mülakatınız nasıl geçti ve sonuçlandı mı? umarım gönlünüzden geçtiği gibi olmuştur...


  • @denizaker bende sizinle aynı şekilde düşünüyorum maalesef bu ülkenin halini gördükçe ve mevcut durumu gördükçe maalesef bu ülke ve bu ülkede yaşamak için hiç bir sebebim ve umudum kalmadı maalesef 🙂

  • ⭐⭐

    yetti artik. bu yil fazla fazla karsilasmaya basladim bu not availabe in your country he he he zirvaligindan. karsilastigim tum not available in your country he he he ekran goruntulerini bu iletime zamanla ekleyecegim. Amerikali'lar hiç hayatında böyle bir sayfafalar görmüş mü acaba.

    cf492f1d-6096-47ba-83dd-ac6031d315ef-image.png
    e9c426d9-0009-4969-b490-1150bc27af7e-image.png
    5ed0507c-f993-47c9-ba6f-21b218154a49-image.png


  • insanlar güler yüzlü, kibar, cinsiyet gözetmeksizin güler yüzle selam sabah veriyorlar. ahbap çavuş ilişkisi yok.
    torpil yok. adam kayırmaca yok. insan hayatını kısıtlama yok. hor görülme yok.
    haram yeme yok, adam kayırmaca yok, evrensel ahlâk var insanlar kendi aralarında ve bunu gözetiyorlar. polisleri ise it gibi o ayrı.
    bitmişlik tükenmiş hissiyle selamsız sabahsız birbirlerine vurucu öküz gibi bakan kadınlar ve onlara ve çocuklarına hizmet eden R. ivedik klonları yok.
    gittiğinizde bir süre sonra hissiniz şu olacak "aa ben insan yerine konuyorum. insanmışım ve değerliymişim lan ben ve insan demekki değerliymiş. saygı böyle birşeymiş"


  • Vergiler, daha iyi alım gücü, ve daha insancıl hayat için gidiyorum.

    Türkiye'de aşırı yüksek vergiler var. Ortalama bir çalışan olarak dolaylı ve dolaysız vergiler toplanırsa neredeyse aldığımız brüt maaşın %80ini vergilere ödüyoruz. Kalan %20 ile alabildiğimiz ürünler ise yabancıların beğenmediği çürük çarık, zehirli ürünler.

    Daha kötüsü ise ülkenin kendi vatandaşını 2. hatta 3. Sınıf yapıp yabancıları el üstünde tutması. Kendi ülkemde değersiz olacağıma gider yabancı yerde o duyguyu yaşarım.

  • ⭐⭐⭐⭐

    En önemli şeylerden biri ahlak ve dürüstlük. Bir de kurallar...
    Ben kurallara uymayı seven, uymayanları da uyaran biriyim. 🙂

    Şimdi sizlere ahlak ve dürüstlükle ilgili yaşadığım bazı olayları anlatacağım:

    Türkiye'de dışarıda yemek yemeyi pek tercih etmiyorum. Çünkü verdiğiniz paranın karşılığını alamıyorsunuz, çalışanlar genellikle nazik değil ve hijyen konusunda da ciddi eksiklikler var. Ama bazen mecbur kalınıyor…

    Geçenlerde dışarıdaydım, acıktım ve HD İskender'e girme gafletinde bulundum. Pidelerin üzerinde jambon inceliğinde, zar gibi, ete benzeyen yapraklar vardı. Üstelik tek sıra dizilmişti ve miktarı çok azdı. Üzerine salça sosu ve tereyağı dökmüş olmalarına rağmen inanılmaz lezzetsizdi, yiyemedim. Hem çok para ödedim hem de aç kaldım. Şikayetimi bildirdiğimde ise şef garson umursamaz bir tavır sergiledi.

    Amerika'da porsiyonlar o kadar büyük ki çoğu zaman bitiremiyorsunuz. Oranın kültürü gereği, kalan yemeğinizi paketlemek isteyip istemediğinizi mutlaka soruyorlar.

    Boston’da, Türklerin işlettiği Boston Döner isimli bir restoran var. İki kişi iki farklı çeşit sipariş verdik, haliyle bitiremedik. Et o kadar güzeldi ki böyle lezzetli bir döner yemeyeli uzun zaman olmuştu. Çalışanlar çok nazikti ve kalanları hemen paket yaptılar. Üstelik fiyatlar da çok uygundu.

    ABD’de yataklar (mattress) full, double, queen, king gibi isimlerle satılır ve ölçüleri inç cinsinden belirtilir, yani bizimkilerden farklıdır. Amazon'dan yanlış ebatta bir yatak siparişi verdik. Rulo olarak gelen yatağı açtık ve yanlış aldığımızı fark ettik. Açılmış bir ürünü kimse geri almaz diye düşünerek umutsuzca Amazon'u aradık. Ancak bize paramızın iade edileceğini söylediler! Peki, yatağı nasıl geri göndereceğiz, diye sorduğumuzda, "Göndermenize gerek yok, sizde kalabilir," dediler.

    Bunu duyunca şok olduk! Çünkü biz böyle bir anlayışa alışkın değiliz. 🙂 Türkiye’de bazen ürünü hiç açmamış olsak bile iade etmekte zorlandığımız anlar oluyor.

    Başka bir gün, bir spor ayakkabı mağazasına gittik. Satmak için başınızda ısrarla ürün öven biri yok. Rahatça deneme yapabiliyor, düşünmek için zaman bulabiliyorsunuz. Eğer satın aldığınız ayakkabıyı beğenmezseniz, yağmurda veya çamurda kullanmamış olmak kaydıyla, kuru zeminde yürüdükten sonra bile ayağınızı rahatsız ettiğini düşünürseniz 30 gün içinde iade edebiliyorsunuz.

    Daha buna benzer sayısız güzel deneyim yaşadım...


  • Afet vb durumlarda 5 TL'lik suyu 500 TL'ye satan ahlaksız esnaflarımız, 32 suç kaydıyla hala dışarıda serbestçe dolaşabilen psikopatlarımız, önüne gelenin istediği her mesleği yapabilme özgürlüğü (psikopatların taksi veya dolmuş şoförü olması gibi), çocuklarımızın hayatından endişe duymamıza sebep olan her tür pislik, ahlaksızlık ve sapkınlığın kol geziyor olması bla bla bla... Liste o kadar uzar gider ki..


  • Ulke insaninda malesef ekonomik zorluklarla birlikte bir curume, ahlak erezyonu mevcut. Denetim, kural, kanun vs. olmadigi icin herkes kendine gore hareket edip kendinde hak gorup karsisindaki insani kaziklamaya calisiyor.

    Turkiyede yaptigimiz yaz tatilimizde malesef ozellikle ticaretle ugrasan kucuk esnaftan oturu canimiz cok yandi. Neyin ederinin ne oldugunu cokta anlayamadik. Bazi durumlar oldu ki kanimiza dokunsa da mecbur kaldigimizdan sesimizi cikartmadik. Tatil icin Antalyaya gittigimizde kaldigimiz otele otobus - minibus olmadigindan havalanindan taksiye binmek istedik, havalani taksi duraginda ellerinde telsizlerle bekleyen grup Turk vatandasi olmamiza ragmen taksimetre ilk etapta acmak istemedi ve 50 euroya otele goturebilecegini soyledi. Sonrasinda usteleyince neyse bir tanesi bizi aldi otelimize goturdu, 1100 TL odedik. Sonrasinda geri otelden havalanina gelmek istedigimizde bin bir minnet, trip esliginde farkli bir uzun yoldan goturulerek 1500 TL odedik. Goturuldugumuz esnada da sanki butun ekonomik durumun suclusu kendi ulkesine turist olarak gelen biz ve yabanci turistlermis gibi kasko fiyatinin yuksekliginden, benzinin ne kadar oldugundan habersiz oldugumuz icin bir ayri trip yedik. Bu ve buna benzer en az 3 4 olay basimiza geldi tatil esnasinda,. Madem sikayetcisin yapma bu isi dendiginde ya tartisma cikti ya da fiziksel kavgaya ramak kaldi.

    Isin ozun kimsenin kimseye vicdani, saygisi, hosgorusu kalmamis. Herkes birbirinden bir takim olaylarin intikamini alip ceza kesip kaziklama pesinde. Nadirde olsa iyi niyetli insanlar hala ulkede var ama o kadar azinliklar ki malesef onlarda malesef bu kotu duzende ne kadar ayakta kalirlar muallak..


  • @FreeWoRLD elinizde sağlık tam motivasyonu kaybetmişken gidip gitmemek konusunda arada olduğum bir süreçteyim iyi oldu. Peki bunun Amerika versiyonu varmı?

  • ⭐⭐⭐⭐

    @FreeWoRLD

    İlk bu yorumu yazdığınızda tarihine 2015 demişsiniz, şu an bugünün tarihi 04.11.2024 ve yaklaşık 10 yıla yakın bir zaman geçmiş üstünden. Konjonktürde değişen bir durum yok, tespitlerinizde daha da olumsuza giden hususlar var. Tarihe not düşelim bundan 10 yıl sonra tekrar gözlemlemek ve kıyaslamak için 🙏🏻


  • @ATS16 Sittin (60 yıl) da geçse TR değişmez. 2 sene refah. 5 sene kriz. Sürekli tekrarlanan bir durum. Demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü, seçme seçilme özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, güçler ayrılığı gibi konuları hiç dile bile getirmeyeyim.

  • ⭐⭐⭐⭐

    Amerika'ya gelince hayatinizdan (en azindan cok buyuk oranda) cikan bazi seyleri listelemek istiyorum. Gelmek icin asagi yukari ayni kapiya cikiyor.

    Yalniz sunu dikkate almak gerekiyor. ABD cok buyuk bir ulke, icinde her biri ayri karaktere, cografyaya, iklime, insan yapisina vs sahip 50 tane devletten olusuyor. Bazi devletler Turkiye kadar buyuklukte. Nasil ki Bitlis'ten kalkip farkli bir sehire gittiginizde (Mesela Konya, Izmir, Antep, Eskisehir, Trabzon vs gibi) her biri tamamen farkli bir iklim, cografya, insan ve kulturle ve yasam sortamiyla karsilasiyorsaniz bunu 50 ile carpin. Ben kendi deneyimim uzerinden yaziyorum, sizin tecrubeleriniz yasadiginiz eyalet, sehir uzerinden cok daha farkli olup buyuk degisiklik gosterebilir. Benim burada olumlu bahsettigim konu sizin yasadiginiz eyalette, sehirde tam tersi veya berbat olabilir.

    Turkiyeden gelince oradayken caninizi sikan ama buraya gelince hayatinizdan cikan bazi seyler:

    • Trafik (Buyuk sehirler, metropoller haric)
    • Trafikte kural nedir bilmeyen, tanimayan, uymayan insanlar.
    • Carpik yapilanmis, beton yigini cirkin apartmanlarla dolu cirkin sehirler. Dar ve araclarla dolu adim atilamayan sokaklar.
    • Deprem. Deprem yok. Cok buyuk bir stres ve endise kaynagi deprem olgusu hayatinizdan cikiyor (California haric diyelim 🙂 )
    • Siraya girmeyen, kuyrugun basina gecen insanlar.
    • Yasadiginiz evi kabusa ceviren gurultucu komsular.
    • Devlet dairelerindeki kaba, kustah, ustten bakan ve ilgisiz memurlar
    • Toz, toprak, pislik icindeki sokaklar, bu sokaklardaki koku ve pislik yayilan cop kutulari, konyteynerlari. Burada sokaklarda evsel artiklari atacaginiz cop kutulari yok. Evinizde garajinizda biriktiriyorsunuz ve haftada bir toplaniyor.
    • Araba, cep telefonu, bilgisayar, laptop, her turlu elektronik esya icin ederinin 3-4 kati para odemek. Bir araba icin hayatinin yarisini ipotek etmek.
    • Yasaklarla, kistlamalarla dolu yavas ve pahalli internet
    • Verginin vergisinin vergisinin vergisini odemek.
    • Otopark sorunu. Bir yere gidince arabami nereye parkedecegim derdi yok. Marketin, doktorun, restoranlarin, fastfood dukkaninin, okulun, devlet dairesinin, stadyumlarin, herhangi bir isletmenin, kurumun vs her yerin ama her yerin genis ve bol araclik otopark yeri var. Herkesin kendi ikametinde kendisine ait en az 1 araclik otopark yeri var. Eve geldiginizde arabami nereye park edecegim derdi, sokak sokak park yeri arama derdi yok. Caddelerde park ettiginizde "hemserim mal gelecek, buraya parketme", "dukkanin onunu kapatma" diyen, dukkaninin onunu dubalarla parselleyen hiyar esnaf yok.
    • Kilik kyafetinize bakan, yargilayan insanlar. Nasil isterseniz oyle giyinirsiniz ve kimsenin umrunda degil.
    • Hayatiniza ve herseyinze burnunu sokan arkadas, komsu, akraba, is arkadasi vs turu insanlar. Nasil isterseniz oyle yasarsiniz ve kimse buna bir sey demez, diyemez.
    • Sinir nedir, kisisel alan nedir bilmeyen laubali, kustah, saygisiz insanlar.
    • Temel ogretimde (ilkokuldan liseye) servis ve okullara harcanan servet duzeyinde paralar. Burada her sey ucretsiz. Okul servisi, okulda verilan kahvalti, ogle yemegi, aktiviteler. Koyden yeni gelmis ve minubus almis birine okul ogrencileri emanet edilmez.
    • Islemeyen adalet, polis ve guvenlik duzeni.
    • Elektrik, su kesintisi.
    • Bir sey veya bir hizmet alirken kaziklanma ihtimalinin yuksek olmasi.
    • Yurtdisindan basit seylerin bile siparsini verememek. Gumruguydu, yasal limitydi, burokrasisiydi, saticilarin Turkiye'ye gondermeme kisitlamaliriydi... Burada dunyanin herhangi bir yerindeki saticidan siparis verebiliyorsunuz ve kisa surede evinizde oluyor. Basta ne odediyseniz o. Sinirlama, vergi, evrak kurek gumruk mumruk ugrasmiyorsunuz.
    • Sokak kopekleri, sokaklarda dolasan basibos, sahipsiz hayvanlar. Burada sokaklarda goreceginiz hayvanlar sincap, rakun, tavsan, geyik vs. Onlar da zaten insan gorunce kacip saklaniyorlar. Sokaklarda eziyet goren, ac kalan kedi-kopek yok.
    • Yasinizdan dolayi is bulamamak. Burada 70-80 yasindaki insanlar bile is bulup cakisabiliyor. Calismak isteyen herkese her yasta kapilar acik.
    • Her kose basindan her yerden firlayan sahtekarlar, dolandiricilar.
    • Patlamaya hazir bomba gibi dolasan, en kucuk anlasmazlik, tartismayi bile hizla tirmandirip hemen siddete yonelen psikolojisi bozuk cok yuksek sayida insan ve bunlarla her gun her yerde defalarca muhattap olmak. Bir sey olmasin da sag salim evime gideyim diye soylenen sozleri, muamaeliyi yutup alttan almak, ezilmek ve evine donmek. Bunun icinizi yemesi.
    • Ne kadar calisirsan calis hakkini alamamak, bu calismanin karsiligi pozisyonlara gelememek. Burasi ise calisanin, tecrubenin, bilginin ve uretkenligin odullendirildigi, hakkinin verildigi bir yer.
    • Kural, kanun tanimayan insanlar ve bunlara bir yaptirimin olmamasi, bunlari durduracak bir duzeninin olmamasi. Kendinizi surekli enayi gibi issetmeniz.
    • Torpil, partilisi, hemserisi, koylusu vs ayagina surekli hakkinizin yenmesi, organize olmus cahil insanlarin hakkiniz olan pozisyon ve imkanlari gasp edip geleceginizle oynamasi.
    • Cocuklari universite sinavlarina hazirlama temposu ve yarisina sokup cocukluklarini, gencliklerini yasayamamalari.

    Liste daha uzar gider. Su anda aklima gelmeyen, hatirlamadigim veya yasamadigim baska bir oneri olursa listeye eklerim.


  • Anksiyete ile yaşamaya alışan, her gün ülkeye dair umudunu kaybeden, olan ve bundan sonra olabilcek olanlara şaşırmayacağının bilincede olan milyonlardan biriyim ben de. Yok ya gitmem diyodum ülkemden, ortalama üstü gelir, iyi yaşam koşulları, konfor alanı, aileye yakın olmak..Ta ki artık bazı şeylerin sürdürülemez olduğunu kabul edene kadar.Hele insanın bakışı çocuğu olduktan sonra çok değişiyormuş.Süreç neyi gösterir bilmiyorum ama bu entry buralarda kalsın istedim.Bir gün biz gittik diye editlemek umuduyla..Merhaba ben cvatulip cağnım ülkemde umutları elinden alınmış hiçbir şeye dair inancı kalmamış mutsuz milyonlardan sadece biriyim!

  • ⭐⭐⭐

    @TuttoSPORT Sanirim 8.ci seneye giriyoruz burada ve henuz canimizi sikacak herhangi bir ciddi olumsuzluk yasamadik. Ben ve esim burada olmaktan suana kadar mutluyuz. Eger olumsuz yonde bir degisiklik olur ise, o zaman tekrar degerlendiririz elbette. Size de hakkinizda hayirlisini dilerim.


  • @FreeWoRLD vay maşallah yaa siz vatandaş olmuşsunuzdur sanırım. Benim tek sıkıntım dil konusunda onun dışında zorluk yaşayacağımı sanmıyorum. Dil konusunda bazı deneyimleri okuyorum izlediğim YouTube videoları var dili çok iyi olmayan insanlar öğretmenlik vs yapabiliyor ama buradaki arkadaşlar dil olmadan iş yapamazsın kötü işerde çalışırsın işsiz kalırsın şeklinde telkinler de bulunuyor haklı olabilirler bu şekilde insan biraz özgüven kaybı yaşayabiliyor dil bakımından ama bazı örnekleri gördüğüm zaman dil konusunda çok yeterli olmayan ama kendi işlerini öğretmenlik bile yapabilen insanları görünce motivasyon artıyor
    Dil ne kadar geliştirilebilirse okadar iyi tabi ama süreçte herşey dörtlük olmayabiliyor heryönden bir uyum söz konusu benim kafamdaki tereddüt bu şekilde dil konusu biraz soru işareti şuanda vize onaylanana kadar ilerleterek en hazır şekilde giymeyi planlıyorum hayırlısını diliyorum herkes için


  • @smartcells, içinde söyledi: Amerika'ya gitme sebepleriniz ?

    Amerika'ya gelince hayatinizdan (en azindan cok buyuk oranda) cikan bazi seyleri listelemek istiyorum. Gelmek icin asagi yukari ayni kapiya cikiyor.

    Yalniz sunu dikkate almak gerekiyor. ABD cok buyuk bir ulke, icinde her biri ayri karaktere, cografyaya, iklime, insan yapisina vs sahip 50 tane devletten olusuyor. Bazi devletler Turkiye kadar buyuklukte. Nasil ki Bitlis'ten kalkip farkli bir sehire gittiginizde (Mesela Konya, Izmir, Antep, Eskisehir, Trabzon vs gibi) her biri tamamen farkli bir iklim, cografya, insan ve kulturle ve yasam sortamiyla karsilasiyorsaniz bunu 50 ile carpin. Ben kendi deneyimim uzerinden yaziyorum, sizin tecrubeleriniz yasadiginiz eyalet, sehir uzerinden cok daha farkli olup buyuk degisiklik gosterebilir. Benim burada olumlu bahsettigim konu sizin yasadiginiz eyalette, sehirde tam tersi veya berbat olabilir.

    Turkiyeden gelince oradayken caninizi sikan ama buraya gelince hayatinizdan cikan bazi seyler:

    • Trafik (Buyuk sehirler, metropoller haric)
    • Trafikte kural nedir bilmeyen, tanimayan, uymayan insanlar.
    • Carpik yapilanmis, beton yigini cirkin apartmanlarla dolu cirkin sehirler. Dar ve araclarla dolu adim atilamayan sokaklar.
    • Deprem. Deprem yok. Cok buyuk bir stres ve endise kaynagi deprem olgusu hayatinizdan cikiyor (California haric diyelim 🙂 )
    • Siraya girmeyen, kuyrugun basina gecen insanlar.
    • Yasadiginiz evi kabusa ceviren gurultucu komsular.
    • Devlet dairelerindeki kaba, kustah, ustten bakan ve ilgisiz memurlar
    • Toz, toprak, pislik icindeki sokaklar, bu sokaklardaki koku ve pislik yayilan cop kutulari, konyteynerlari. Burada sokaklarda evsel artiklari atacaginiz cop kutulari yok. Evinizde garajinizda biriktiriyorsunuz ve haftada bir toplaniyor.
    • Araba, cep telefonu, bilgisayar, laptop, her turlu elektronik esya icin ederinin 3-4 kati para odemek. Bir araba icin hayatinin yarisini ipotek etmek.
    • Yasaklarla, kistlamalarla dolu yavas ve pahalli internet
    • Verginin vergisinin vergisinin vergisini odemek.
    • Otopark sorunu. Bir yere gidince arabami nereye parkedecegim derdi yok. Marketin, doktorun, restoranlarin, fastfood dukkaninin, okulun, devlet dairesinin, stadyumlarin, herhangi bir isletmenin, kurumun vs her yerin ama her yerin genis ve bol araclik otopark yeri var. Herkesin kendi ikametinde kendisine ait en az 1 araclik otopark yeri var. Eve geldiginizde arabami nereye park edecegim derdi, sokak sokak park yeri arama derdi yok. Caddelerde park ettiginizde "hemserim mal gelecek, buraya parketme", "dukkanin onunu kapatma" diyen, dukkaninin onunu dubalarla parselleyen hiyar esnaf yok.
    • Kilik kyafetinize bakan, yargilayan insanlar. Nasil isterseniz oyle giyinirsiniz ve kimsenin umrunda degil.
    • Hayatiniza ve herseyinze burnunu sokan arkadas, komsu, akraba, is arkadasi vs turu insanlar. Nasil isterseniz oyle yasarsiniz ve kimse buna bir sey demez, diyemez.
    • Sinir nedir, kisisel alan nedir bilmeyen laubali, kustah, saygisiz insanlar.
    • Temel ogretimde (ilkokuldan liseye) servis ve okullara harcanan servet duzeyinde paralar. Burada her sey ucretsiz. Okul servisi, okulda verilan kahvalti, ogle yemegi, aktiviteler. Koyden yeni gelmis ve minubus almis birine okul ogrencileri emanet edilmez.
    • Islemeyen adalet, polis ve guvenlik duzeni.
    • Elektrik, su kesintisi.
    • Bir sey veya bir hizmet alirken kaziklanma ihtimalinin yuksek olmasi.
    • Yurtdisindan basit seylerin bile siparsini verememek. Gumruguydu, yasal limitydi, burokrasisiydi, saticilarin Turkiye'ye gondermeme kisitlamaliriydi... Burada dunyanin herhangi bir yerindeki saticidan siparis verebiliyorsunuz ve kisa surede evinizde oluyor. Basta ne odediyseniz o. Sinirlama, vergi, evrak kurek gumruk mumruk ugrasmiyorsunuz.
    • Sokak kopekleri, sokaklarda dolasan basibos, sahipsiz hayvanlar. Burada sokaklarda goreceginiz hayvanlar sincap, rakun, tavsan, geyik vs. Onlar da zaten insan gorunce kacip saklaniyorlar. Sokaklarda eziyet goren, ac kalan kedi-kopek yok.
    • Yasinizdan dolayi is bulamamak. Burada 70-80 yasindaki insanlar bile is bulup cakisabiliyor. Calismak isteyen herkese her yasta kapilar acik.
    • Her kose basindan her yerden firlayan sahtekarlar, dolandiricilar.
    • Patlamaya hazir bomba gibi dolasan, en kucuk anlasmazlik, tartismayi bile hizla tirmandirip hemen siddete yonelen psikolojisi bozuk cok yuksek sayida insan ve bunlarla her gun her yerde defalarca muhattap olmak. Bir sey olmasin da sag salim evime gideyim diye soylenen sozleri, muamaeliyi yutup alttan almak, ezilmek ve evine donmek. Bunun icinizi yemesi.
    • Ne kadar calisirsan calis hakkini alamamak, bu calismanin karsiligi pozisyonlara gelememek. Burasi ise calisanin, tecrubenin, bilginin ve uretkenligin odullendirildigi, hakkinin verildigi bir yer.
    • Kural, kanun tanimayan insanlar ve bunlara bir yaptirimin olmamasi, bunlari durduracak bir duzeninin olmamasi. Kendinizi surekli enayi gibi issetmeniz.
    • Torpil, partilisi, hemserisi, koylusu vs ayagina surekli hakkinizin yenmesi, organize olmus cahil insanlarin hakkiniz olan pozisyon ve imkanlari gasp edip geleceginizle oynamasi.
    • Cocuklari universite sinavlarina hazirlama temposu ve yarisina sokup cocukluklarini, gencliklerini yasayamamalari.

    Liste daha uzar gider. Su anda aklima gelmeyen, hatirlamadigim veya yasamadigim baska bir oneri olursa listeye eklerim.

    su yazilanlardan birine itiraz etme ihtimali var mi diye baktim, sonra bu gerceklere öylece baka kaldim.. bence cogu insanin yurt disina cikma sebebi, biraz olsun kendini orada rahat hissetme sebebi, tam da bu yukarida seyler


  • Amerika'ya gelmek icin 1 milyon sebep sayılabilir. Ve geldikten sonra donmek icin ise tek sebep memleket ozlemi. İstersen bok çukurunda yasamış ol, yinede özlüyorsun.


Benzer Başlıklar

  • 10
  • 14
  • 599
  • 4
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

132
Çevrimiçi

60.6k
Kullanıcı

5.1k
Konu

533.2k
İleti


| | | |

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum