Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

Amerika'ya gitme sebepleriniz ?

Taşındı Göçmenlik Sohbetleri
763 252 114.7k 167

  • Vergiler, daha iyi alım gücü, ve daha insancıl hayat için gidiyorum.

    Türkiye'de aşırı yüksek vergiler var. Ortalama bir çalışan olarak dolaylı ve dolaysız vergiler toplanırsa neredeyse aldığımız brüt maaşın %80ini vergilere ödüyoruz. Kalan %20 ile alabildiğimiz ürünler ise yabancıların beğenmediği çürük çarık, zehirli ürünler.

    Daha kötüsü ise ülkenin kendi vatandaşını 2. hatta 3. Sınıf yapıp yabancıları el üstünde tutması. Kendi ülkemde değersiz olacağıma gider yabancı yerde o duyguyu yaşarım.

  • ⭐⭐⭐⭐

    En önemli şeylerden biri ahlak ve dürüstlük. Bir de kurallar...
    Ben kurallara uymayı seven, uymayanları da uyaran biriyim. 🙂

    Şimdi sizlere ahlak ve dürüstlükle ilgili yaşadığım bazı olayları anlatacağım:

    Türkiye'de dışarıda yemek yemeyi pek tercih etmiyorum. Çünkü verdiğiniz paranın karşılığını alamıyorsunuz, çalışanlar genellikle nazik değil ve hijyen konusunda da ciddi eksiklikler var. Ama bazen mecbur kalınıyor…

    Geçenlerde dışarıdaydım, acıktım ve HD İskender'e girme gafletinde bulundum. Pidelerin üzerinde jambon inceliğinde, zar gibi, ete benzeyen yapraklar vardı. Üstelik tek sıra dizilmişti ve miktarı çok azdı. Üzerine salça sosu ve tereyağı dökmüş olmalarına rağmen inanılmaz lezzetsizdi, yiyemedim. Hem çok para ödedim hem de aç kaldım. Şikayetimi bildirdiğimde ise şef garson umursamaz bir tavır sergiledi.

    Amerika'da porsiyonlar o kadar büyük ki çoğu zaman bitiremiyorsunuz. Oranın kültürü gereği, kalan yemeğinizi paketlemek isteyip istemediğinizi mutlaka soruyorlar.

    Boston’da, Türklerin işlettiği Boston Döner isimli bir restoran var. İki kişi iki farklı çeşit sipariş verdik, haliyle bitiremedik. Et o kadar güzeldi ki böyle lezzetli bir döner yemeyeli uzun zaman olmuştu. Çalışanlar çok nazikti ve kalanları hemen paket yaptılar. Üstelik fiyatlar da çok uygundu.

    ABD’de yataklar (mattress) full, double, queen, king gibi isimlerle satılır ve ölçüleri inç cinsinden belirtilir, yani bizimkilerden farklıdır. Amazon'dan yanlış ebatta bir yatak siparişi verdik. Rulo olarak gelen yatağı açtık ve yanlış aldığımızı fark ettik. Açılmış bir ürünü kimse geri almaz diye düşünerek umutsuzca Amazon'u aradık. Ancak bize paramızın iade edileceğini söylediler! Peki, yatağı nasıl geri göndereceğiz, diye sorduğumuzda, "Göndermenize gerek yok, sizde kalabilir," dediler.

    Bunu duyunca şok olduk! Çünkü biz böyle bir anlayışa alışkın değiliz. 🙂 Türkiye’de bazen ürünü hiç açmamış olsak bile iade etmekte zorlandığımız anlar oluyor.

    Başka bir gün, bir spor ayakkabı mağazasına gittik. Satmak için başınızda ısrarla ürün öven biri yok. Rahatça deneme yapabiliyor, düşünmek için zaman bulabiliyorsunuz. Eğer satın aldığınız ayakkabıyı beğenmezseniz, yağmurda veya çamurda kullanmamış olmak kaydıyla, kuru zeminde yürüdükten sonra bile ayağınızı rahatsız ettiğini düşünürseniz 30 gün içinde iade edebiliyorsunuz.

    Daha buna benzer sayısız güzel deneyim yaşadım...


  • Afet vb durumlarda 5 TL'lik suyu 500 TL'ye satan ahlaksız esnaflarımız, 32 suç kaydıyla hala dışarıda serbestçe dolaşabilen psikopatlarımız, önüne gelenin istediği her mesleği yapabilme özgürlüğü (psikopatların taksi veya dolmuş şoförü olması gibi), çocuklarımızın hayatından endişe duymamıza sebep olan her tür pislik, ahlaksızlık ve sapkınlığın kol geziyor olması bla bla bla... Liste o kadar uzar gider ki..


  • Ulke insaninda malesef ekonomik zorluklarla birlikte bir curume, ahlak erezyonu mevcut. Denetim, kural, kanun vs. olmadigi icin herkes kendine gore hareket edip kendinde hak gorup karsisindaki insani kaziklamaya calisiyor.

    Turkiyede yaptigimiz yaz tatilimizde malesef ozellikle ticaretle ugrasan kucuk esnaftan oturu canimiz cok yandi. Neyin ederinin ne oldugunu cokta anlayamadik. Bazi durumlar oldu ki kanimiza dokunsa da mecbur kaldigimizdan sesimizi cikartmadik. Tatil icin Antalyaya gittigimizde kaldigimiz otele otobus - minibus olmadigindan havalanindan taksiye binmek istedik, havalani taksi duraginda ellerinde telsizlerle bekleyen grup Turk vatandasi olmamiza ragmen taksimetre ilk etapta acmak istemedi ve 50 euroya otele goturebilecegini soyledi. Sonrasinda usteleyince neyse bir tanesi bizi aldi otelimize goturdu, 1100 TL odedik. Sonrasinda geri otelden havalanina gelmek istedigimizde bin bir minnet, trip esliginde farkli bir uzun yoldan goturulerek 1500 TL odedik. Goturuldugumuz esnada da sanki butun ekonomik durumun suclusu kendi ulkesine turist olarak gelen biz ve yabanci turistlermis gibi kasko fiyatinin yuksekliginden, benzinin ne kadar oldugundan habersiz oldugumuz icin bir ayri trip yedik. Bu ve buna benzer en az 3 4 olay basimiza geldi tatil esnasinda,. Madem sikayetcisin yapma bu isi dendiginde ya tartisma cikti ya da fiziksel kavgaya ramak kaldi.

    Isin ozun kimsenin kimseye vicdani, saygisi, hosgorusu kalmamis. Herkes birbirinden bir takim olaylarin intikamini alip ceza kesip kaziklama pesinde. Nadirde olsa iyi niyetli insanlar hala ulkede var ama o kadar azinliklar ki malesef onlarda malesef bu kotu duzende ne kadar ayakta kalirlar muallak..


  • @FreeWoRLD elinizde sağlık tam motivasyonu kaybetmişken gidip gitmemek konusunda arada olduğum bir süreçteyim iyi oldu. Peki bunun Amerika versiyonu varmı?


  • @FreeWoRLD

    İlk bu yorumu yazdığınızda tarihine 2015 demişsiniz, şu an bugünün tarihi 04.11.2024 ve yaklaşık 10 yıla yakın bir zaman geçmiş üstünden. Konjonktürde değişen bir durum yok, tespitlerinizde daha da olumsuza giden hususlar var. Tarihe not düşelim bundan 10 yıl sonra tekrar gözlemlemek ve kıyaslamak için 🙏🏻


  • @ATS16 Sittin (60 yıl) da geçse TR değişmez. 2 sene refah. 5 sene kriz. Sürekli tekrarlanan bir durum. Demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü, seçme seçilme özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, güçler ayrılığı gibi konuları hiç dile bile getirmeyeyim.

  • ⭐⭐⭐⭐

    Amerika'ya gelince hayatinizdan (en azindan cok buyuk oranda) cikan bazi seyleri listelemek istiyorum. Gelmek icin asagi yukari ayni kapiya cikiyor.

    Yalniz sunu dikkate almak gerekiyor. ABD cok buyuk bir ulke, icinde her biri ayri karaktere, cografyaya, iklime, insan yapisina vs sahip 50 tane devletten olusuyor. Bazi devletler Turkiye kadar buyuklukte. Nasil ki Bitlis'ten kalkip farkli bir sehire gittiginizde (Mesela Konya, Izmir, Antep, Eskisehir, Trabzon vs gibi) her biri tamamen farkli bir iklim, cografya, insan ve kulturle ve yasam sortamiyla karsilasiyorsaniz bunu 50 ile carpin. Ben kendi deneyimim uzerinden yaziyorum, sizin tecrubeleriniz yasadiginiz eyalet, sehir uzerinden cok daha farkli olup buyuk degisiklik gosterebilir. Benim burada olumlu bahsettigim konu sizin yasadiginiz eyalette, sehirde tam tersi veya berbat olabilir.

    Turkiyeden gelince oradayken caninizi sikan ama buraya gelince hayatinizdan cikan bazi seyler:

    • Trafik (Buyuk sehirler, metropoller haric)
    • Trafikte kural nedir bilmeyen, tanimayan, uymayan insanlar.
    • Carpik yapilanmis, beton yigini cirkin apartmanlarla dolu cirkin sehirler. Dar ve araclarla dolu adim atilamayan sokaklar.
    • Deprem. Deprem yok. Cok buyuk bir stres ve endise kaynagi deprem olgusu hayatinizdan cikiyor (California haric diyelim :) )
    • Siraya girmeyen, kuyrugun basina gecen insanlar.
    • Yasadiginiz evi kabusa ceviren gurultucu komsular.
    • Devlet dairelerindeki kaba, kustah, ustten bakan ve ilgisiz memurlar
    • Toz, toprak, pislik icindeki sokaklar, bu sokaklardaki koku ve pislik yayilan cop kutulari, konyteynerlari. Burada sokaklarda evsel artiklari atacaginiz cop kutulari yok. Evinizde garajinizda biriktiriyorsunuz ve haftada bir toplaniyor.
    • Araba, cep telefonu, bilgisayar, laptop, her turlu elektronik esya icin ederinin 3-4 kati para odemek. Bir araba icin hayatinin yarisini ipotek etmek.
    • Yasaklarla, kistlamalarla dolu yavas ve pahalli internet
    • Verginin vergisinin vergisinin vergisini odemek.
    • Otopark sorunu. Bir yere gidince arabami nereye parkedecegim derdi yok. Marketin, doktorun, restoranlarin, fastfood dukkaninin, okulun, devlet dairesinin, stadyumlarin, herhangi bir isletmenin, kurumun vs her yerin ama her yerin genis ve bol araclik otopark yeri var. Herkesin kendi ikametinde kendisine ait en az 1 araclik otopark yeri var. Eve geldiginizde arabami nereye park edecegim derdi, sokak sokak park yeri arama derdi yok. Caddelerde park ettiginizde "hemserim mal gelecek, buraya parketme", "dukkanin onunu kapatma" diyen, dukkaninin onunu dubalarla parselleyen hiyar esnaf yok.
    • Kilik kyafetinize bakan, yargilayan insanlar. Nasil isterseniz oyle giyinirsiniz ve kimsenin umrunda degil.
    • Hayatiniza ve herseyinze burnunu sokan arkadas, komsu, akraba, is arkadasi vs turu insanlar. Nasil isterseniz oyle yasarsiniz ve kimse buna bir sey demez, diyemez.
    • Sinir nedir, kisisel alan nedir bilmeyen laubali, kustah, saygisiz insanlar.
    • Temel ogretimde (ilkokuldan liseye) servis ve okullara harcanan servet duzeyinde paralar. Burada her sey ucretsiz. Okul servisi, okulda verilan kahvalti, ogle yemegi, aktiviteler. Koyden yeni gelmis ve minubus almis birine okul ogrencileri emanet edilmez.
    • Islemeyen adalet, polis ve guvenlik duzeni.
    • Elektrik, su kesintisi.
    • Bir sey veya bir hizmet alirken kaziklanma ihtimalinin yuksek olmasi.
    • Yurtdisindan basit seylerin bile siparsini verememek. Gumruguydu, yasal limitydi, burokrasisiydi, saticilarin Turkiye'ye gondermeme kisitlamaliriydi... Burada dunyanin herhangi bir yerindeki saticidan siparis verebiliyorsunuz ve kisa surede evinizde oluyor. Basta ne odediyseniz o. Sinirlama, vergi, evrak kurek gumruk mumruk ugrasmiyorsunuz.
    • Sokak kopekleri, sokaklarda dolasan basibos, sahipsiz hayvanlar. Burada sokaklarda goreceginiz hayvanlar sincap, rakun, tavsan, geyik vs. Onlar da zaten insan gorunce kacip saklaniyorlar. Sokaklarda eziyet goren, ac kalan kedi-kopek yok.
    • Yasinizdan dolayi is bulamamak. Burada 70-80 yasindaki insanlar bile is bulup cakisabiliyor. Calismak isteyen herkese her yasta kapilar acik.
    • Her kose basindan her yerden firlayan sahtekarlar, dolandiricilar.
    • Patlamaya hazir bomba gibi dolasan, en kucuk anlasmazlik, tartismayi bile hizla tirmandirip hemen siddete yonelen psikolojisi bozuk cok yuksek sayida insan ve bunlarla her gun her yerde defalarca muhattap olmak. Bir sey olmasin da sag salim evime gideyim diye soylenen sozleri, muamaeliyi yutup alttan almak, ezilmek ve evine donmek. Bunun icinizi yemesi.
    • Ne kadar calisirsan calis hakkini alamamak, bu calismanin karsiligi pozisyonlara gelememek. Burasi ise calisanin, tecrubenin, bilginin ve uretkenligin odullendirildigi, hakkinin verildigi bir yer.
    • Kural, kanun tanimayan insanlar ve bunlara bir yaptirimin olmamasi, bunlari durduracak bir duzeninin olmamasi. Kendinizi surekli enayi gibi issetmeniz.
    • Torpil, partilisi, hemserisi, koylusu vs ayagina surekli hakkinizin yenmesi, organize olmus cahil insanlarin hakkiniz olan pozisyon ve imkanlari gasp edip geleceginizle oynamasi.
    • Cocuklari universite sinavlarina hazirlama temposu ve yarisina sokup cocukluklarini, gencliklerini yasayamamalari.

    Liste daha uzar gider. Su anda aklima gelmeyen, hatirlamadigim veya yasamadigim baska bir oneri olursa listeye eklerim.


  • Anksiyete ile yaşamaya alışan, her gün ülkeye dair umudunu kaybeden, olan ve bundan sonra olabilcek olanlara şaşırmayacağının bilincede olan milyonlardan biriyim ben de. Yok ya gitmem diyodum ülkemden, ortalama üstü gelir, iyi yaşam koşulları, konfor alanı, aileye yakın olmak..Ta ki artık bazı şeylerin sürdürülemez olduğunu kabul edene kadar.Hele insanın bakışı çocuğu olduktan sonra çok değişiyormuş.Süreç neyi gösterir bilmiyorum ama bu entry buralarda kalsın istedim.Bir gün biz gittik diye editlemek umuduyla..Merhaba ben cvatulip cağnım ülkemde umutları elinden alınmış hiçbir şeye dair inancı kalmamış mutsuz milyonlardan sadece biriyim!

  • ⭐⭐⭐

    @TuttoSPORT Sanirim 8.ci seneye giriyoruz burada ve henuz canimizi sikacak herhangi bir ciddi olumsuzluk yasamadik. Ben ve esim burada olmaktan suana kadar mutluyuz. Eger olumsuz yonde bir degisiklik olur ise, o zaman tekrar degerlendiririz elbette. Size de hakkinizda hayirlisini dilerim.


  • @FreeWoRLD vay maşallah yaa siz vatandaş olmuşsunuzdur sanırım. Benim tek sıkıntım dil konusunda onun dışında zorluk yaşayacağımı sanmıyorum. Dil konusunda bazı deneyimleri okuyorum izlediğim YouTube videoları var dili çok iyi olmayan insanlar öğretmenlik vs yapabiliyor ama buradaki arkadaşlar dil olmadan iş yapamazsın kötü işerde çalışırsın işsiz kalırsın şeklinde telkinler de bulunuyor haklı olabilirler bu şekilde insan biraz özgüven kaybı yaşayabiliyor dil bakımından ama bazı örnekleri gördüğüm zaman dil konusunda çok yeterli olmayan ama kendi işlerini öğretmenlik bile yapabilen insanları görünce motivasyon artıyor
    Dil ne kadar geliştirilebilirse okadar iyi tabi ama süreçte herşey dörtlük olmayabiliyor heryönden bir uyum söz konusu benim kafamdaki tereddüt bu şekilde dil konusu biraz soru işareti şuanda vize onaylanana kadar ilerleterek en hazır şekilde giymeyi planlıyorum hayırlısını diliyorum herkes için


  • @smartcells, içinde söyledi: Amerika'ya gitme sebepleriniz ?

    Amerika'ya gelince hayatinizdan (en azindan cok buyuk oranda) cikan bazi seyleri listelemek istiyorum. Gelmek icin asagi yukari ayni kapiya cikiyor.

    Yalniz sunu dikkate almak gerekiyor. ABD cok buyuk bir ulke, icinde her biri ayri karaktere, cografyaya, iklime, insan yapisina vs sahip 50 tane devletten olusuyor. Bazi devletler Turkiye kadar buyuklukte. Nasil ki Bitlis'ten kalkip farkli bir sehire gittiginizde (Mesela Konya, Izmir, Antep, Eskisehir, Trabzon vs gibi) her biri tamamen farkli bir iklim, cografya, insan ve kulturle ve yasam sortamiyla karsilasiyorsaniz bunu 50 ile carpin. Ben kendi deneyimim uzerinden yaziyorum, sizin tecrubeleriniz yasadiginiz eyalet, sehir uzerinden cok daha farkli olup buyuk degisiklik gosterebilir. Benim burada olumlu bahsettigim konu sizin yasadiginiz eyalette, sehirde tam tersi veya berbat olabilir.

    Turkiyeden gelince oradayken caninizi sikan ama buraya gelince hayatinizdan cikan bazi seyler:

    • Trafik (Buyuk sehirler, metropoller haric)
    • Trafikte kural nedir bilmeyen, tanimayan, uymayan insanlar.
    • Carpik yapilanmis, beton yigini cirkin apartmanlarla dolu cirkin sehirler. Dar ve araclarla dolu adim atilamayan sokaklar.
    • Deprem. Deprem yok. Cok buyuk bir stres ve endise kaynagi deprem olgusu hayatinizdan cikiyor (California haric diyelim :) )
    • Siraya girmeyen, kuyrugun basina gecen insanlar.
    • Yasadiginiz evi kabusa ceviren gurultucu komsular.
    • Devlet dairelerindeki kaba, kustah, ustten bakan ve ilgisiz memurlar
    • Toz, toprak, pislik icindeki sokaklar, bu sokaklardaki koku ve pislik yayilan cop kutulari, konyteynerlari. Burada sokaklarda evsel artiklari atacaginiz cop kutulari yok. Evinizde garajinizda biriktiriyorsunuz ve haftada bir toplaniyor.
    • Araba, cep telefonu, bilgisayar, laptop, her turlu elektronik esya icin ederinin 3-4 kati para odemek. Bir araba icin hayatinin yarisini ipotek etmek.
    • Yasaklarla, kistlamalarla dolu yavas ve pahalli internet
    • Verginin vergisinin vergisinin vergisini odemek.
    • Otopark sorunu. Bir yere gidince arabami nereye parkedecegim derdi yok. Marketin, doktorun, restoranlarin, fastfood dukkaninin, okulun, devlet dairesinin, stadyumlarin, herhangi bir isletmenin, kurumun vs her yerin ama her yerin genis ve bol araclik otopark yeri var. Herkesin kendi ikametinde kendisine ait en az 1 araclik otopark yeri var. Eve geldiginizde arabami nereye park edecegim derdi, sokak sokak park yeri arama derdi yok. Caddelerde park ettiginizde "hemserim mal gelecek, buraya parketme", "dukkanin onunu kapatma" diyen, dukkaninin onunu dubalarla parselleyen hiyar esnaf yok.
    • Kilik kyafetinize bakan, yargilayan insanlar. Nasil isterseniz oyle giyinirsiniz ve kimsenin umrunda degil.
    • Hayatiniza ve herseyinze burnunu sokan arkadas, komsu, akraba, is arkadasi vs turu insanlar. Nasil isterseniz oyle yasarsiniz ve kimse buna bir sey demez, diyemez.
    • Sinir nedir, kisisel alan nedir bilmeyen laubali, kustah, saygisiz insanlar.
    • Temel ogretimde (ilkokuldan liseye) servis ve okullara harcanan servet duzeyinde paralar. Burada her sey ucretsiz. Okul servisi, okulda verilan kahvalti, ogle yemegi, aktiviteler. Koyden yeni gelmis ve minubus almis birine okul ogrencileri emanet edilmez.
    • Islemeyen adalet, polis ve guvenlik duzeni.
    • Elektrik, su kesintisi.
    • Bir sey veya bir hizmet alirken kaziklanma ihtimalinin yuksek olmasi.
    • Yurtdisindan basit seylerin bile siparsini verememek. Gumruguydu, yasal limitydi, burokrasisiydi, saticilarin Turkiye'ye gondermeme kisitlamaliriydi... Burada dunyanin herhangi bir yerindeki saticidan siparis verebiliyorsunuz ve kisa surede evinizde oluyor. Basta ne odediyseniz o. Sinirlama, vergi, evrak kurek gumruk mumruk ugrasmiyorsunuz.
    • Sokak kopekleri, sokaklarda dolasan basibos, sahipsiz hayvanlar. Burada sokaklarda goreceginiz hayvanlar sincap, rakun, tavsan, geyik vs. Onlar da zaten insan gorunce kacip saklaniyorlar. Sokaklarda eziyet goren, ac kalan kedi-kopek yok.
    • Yasinizdan dolayi is bulamamak. Burada 70-80 yasindaki insanlar bile is bulup cakisabiliyor. Calismak isteyen herkese her yasta kapilar acik.
    • Her kose basindan her yerden firlayan sahtekarlar, dolandiricilar.
    • Patlamaya hazir bomba gibi dolasan, en kucuk anlasmazlik, tartismayi bile hizla tirmandirip hemen siddete yonelen psikolojisi bozuk cok yuksek sayida insan ve bunlarla her gun her yerde defalarca muhattap olmak. Bir sey olmasin da sag salim evime gideyim diye soylenen sozleri, muamaeliyi yutup alttan almak, ezilmek ve evine donmek. Bunun icinizi yemesi.
    • Ne kadar calisirsan calis hakkini alamamak, bu calismanin karsiligi pozisyonlara gelememek. Burasi ise calisanin, tecrubenin, bilginin ve uretkenligin odullendirildigi, hakkinin verildigi bir yer.
    • Kural, kanun tanimayan insanlar ve bunlara bir yaptirimin olmamasi, bunlari durduracak bir duzeninin olmamasi. Kendinizi surekli enayi gibi issetmeniz.
    • Torpil, partilisi, hemserisi, koylusu vs ayagina surekli hakkinizin yenmesi, organize olmus cahil insanlarin hakkiniz olan pozisyon ve imkanlari gasp edip geleceginizle oynamasi.
    • Cocuklari universite sinavlarina hazirlama temposu ve yarisina sokup cocukluklarini, gencliklerini yasayamamalari.

    Liste daha uzar gider. Su anda aklima gelmeyen, hatirlamadigim veya yasamadigim baska bir oneri olursa listeye eklerim.

    su yazilanlardan birine itiraz etme ihtimali var mi diye baktim, sonra bu gerceklere öylece baka kaldim.. bence cogu insanin yurt disina cikma sebebi, biraz olsun kendini orada rahat hissetme sebebi, tam da bu yukarida seyler


  • Amerika'ya gelmek icin 1 milyon sebep sayılabilir. Ve geldikten sonra donmek icin ise tek sebep memleket ozlemi. İstersen bok çukurunda yasamış ol, yinede özlüyorsun.


  • Fırsatlar Ülkesi. Kendi işimi büyütmek, dünyanın en büyük şirketlerinden birini kurmak için. Ve Mutlu olmak için.

    Ek olarak, Türkiye gibi bir ülke de, cahil kesimin yaptığı seçimler, cahil olmayan kesimi de etkiliyor maalesef. Bu düzenden kurtulmak istiyorum Allah'ın izniyle.


  • Bunu kısaca yazıcağım Saygı görmek. Bundan kastım nedir. parasında değilim ortalıktaki kekosunda değilim sosyal sorunlarında hiç değilim ben saygı görmek istiyorum. Taşıdığım Pasaport için gurur duymayı ülkemin adını söylediğimde insanların şaşırarak bakmasını hayranlık duymasını merak edip sorular sormasını orası da neresi,Hmm iyiymiş gibi sorular sormamasını istiyorum. Göçmenlik kuyruklarında gittiğim her ülkede arka odaya alıcaklarmı diye düşünmek istemiyorum. Yurt dışında bir haksızlığa uğradığımda konsolosluğumun güçlü olmasını bana gerçekten yardım etmesini istiyorum hatta Amerikalılar bu konuyla ünlenmiştir ABD pasaportunun uluslararası koruması sağ olsun "Ben Amerikan Vatandaşıyım bana böyle davranamazsınız." Gibi bir çok kalıp yerleşti literatüre adamların Konsolosluk gücü sağ olsun. bunu çok görür olduk. Kısacası ben saygı istiyorum arkadaşlar. Ben insanlık görmek istiyorum. Ben yaşadığım yer için parçası olduğum toplum için gurur duymak istiyorum Türkiye'de bunların hiçbiri yok Almanyadan gelen orada muhtemelen orta seviyeli bir ailenin kızının gelip bana Çalıştığım otelde garip bir göz ile küçümseyici bakmasını istemiyorum. Yurt dışına gittiğimde Japonyaya gidiceğim vizesiz olmasına rağmen türküm diye bana vize soran hala vizesiz gidebildiğime inanmayan havayolu şirketlerini istemiyorum.. Ben ülkemin adını söylediğimde bu insanlar titresin istiyorum. Ve maalesef bunu Türkiye vermiyor hiç vatan millet sakaryaya gerek yok bir çok yabancı arkadaşım var burası ile alakalı bildikleri tek şey Ekonomik kriz,Kebap,Dondurmacı adamlar yani yeter ben Türküm dediğimde bu kadar saçmalık insanların aklına geliyor kimseninde umursadığı yok bazı insanlar Türkiye'nin varlığından veya tam olarak nerde olduğundan bile emin değil. O Yüzden istediğim şey Saygı. Çok net bir şekilde Saygı ve prestij istiyorum.

  • ⭐⭐

    @Ekto-Oktan Cok hakli ve gecerli bir sebep umarim ABD vatandasligini alabilen Turkish/Amerikan'lardan olursunuz!


Benzer Başlıklar

  • Amerika’da Yüksek Lisans Yapmak

    Göçmenlik Sohbetleri abd master master yüksek lisans amerika
    1
    0 Oy
    1 İleti
    69 Bakış
    P
    Merhaba forum ailesi, umarım hepiniz güzel bir gün geçiriyorsunuzdur. Bir süredir eşim ile beraber içinde bulunduğumuz aksiyonumuz ile alakalı Türkçe ve İngilizce olarak webdeki tüm içeriği sömürdükten sonra aklımdaki mevzuları yazıp bilgi paylaşımı yapabileceğim tek yer olan foruma geldim. Forum alt başlığı olarak anlamsız bir yer seçmiş olabilirim ama başlığı açabileceğim en mantıklı yerin burası olduğunu düşündüm, hata ettiysem eğer yöneticilerimiz doğru yere taşırlar umuduyla diyorum. Konuya geleyim; Amerika’da yüksek lisans yapma aksiyonu içine girdik 2024 Ağustos ayı itibarıyla. Teksas eyaletini çok seviyor ve bir gün orada yaşayabilmek isteğimin zirvede olması nedeniyle Teksas özelinde üniversiteleri araştırdık. Çok iyi üniversiteleri bulunan eyaletin madden bize uygun olan en düşük rankli üniversitesi olan Texas State’e (San Marcos) karar verdik. 1 yıllık tezsiz inşaat yönetimi masterı hem ücretini karşılayabileceğimiz bir bölüm hem de 6 senesi profesyonel şekilde yaklaşık 12 senedir içinde bulunduğum sektörün Teknik Ofis (Planlama Maliyet Kontrol vd.) kısmına tam uygun olduğu için tercihimiz oldu. Toefl, referans mektupları, niyet mektubu derken geçen hafta başvuruyu tamamladık, şimdi dönüş bekliyoruz. Hakkımızda hayırlısı olsun. Şimdi benim aklıma takılan iki husus var ve sizlerin yardımlarınızı, değerli yorumlarınızı rica ediyorum. 1)Texas State rank olarak düşük bir üniversite, mezun olduktan sonra 1+2 yıl opt hakkım olacak. Sektör tecrübeli bir insan olarak iş bulmak hususu imkansız mı? Bir çok yerde stem de olsa son yıllarda biz Türklerin iş bulamadığını tercihlerin hep hintli ve çinliler olduğunu okudum. Ayrıca çok iyi üniversiteler olmadığı sürece de iş bulmak imkansız diyenler çoğunlukta. Opt ile devamında H1-B veya EB green card şansı oluyormuş insanların ama imkansız deniyor bunlar için de. H1 için kuradan dolayı kimseye çıkmıyor kolay kolay diyorlar ve hem H1 hem de EB için şirketler istekli değiller deniyor. Doğru mudur bu yorumlar bilgilerinize muhtacım. Biraz uzun yazdım sorularım kısa ama teşekkür ederim buraya kadar okuduysanız. Yorumlarınıza, fikirlerinize, yönlendirmelerinize açığım. Şimdiden yanıt veren herkese teşekkür ederim.
  • Amerika'dan yardim istegi

    Göçmenlik Sohbetleri
    39
    8 Oy
    39 İleti
    2k Bakış
    I
    @aslimh, içinde söyledi: Amerika'dan yardim istegi @hadi-BE Cok tesekkur ederim 🙏🏻 @aslimh, içinde söyledi: Amerika'dan yardim istegi @hadi-BE Cok tesekkur ederim 🙏🏻 Anthony enişteye selam söyle. Aklını başında tutsun, kaçırmasın seni. Bir daha senin gibisini bulamaz, Impossible yani. Resmi de atıcam birazdan. [image: 1616673792454-asl%C4%B1.jpg]
  • Amerika'da toplumun bir parçası nasıl oluyoruz ?

    Göçmenlik Sohbetleri
    13
    4 Oy
    13 İleti
    1k Bakış
    S
    ....yukarda mysea arkadasimin yazdiklarina katiliyorum,evet o ulkede dogmadiktan sonra o toplumun paRCASI OLMak zordur,orda dogan gocmen coccuklari icinde zordur,cun ku gizli irkcilik vardir,bu dunyanin her ulkesinda aynidir,mesela turkiyeye gelmis suriyeliler hemen hemen 10 yil oldu toplumun bir parcasi olabiliyorlarmi,,,,diyelimki etrafta 5 amerikali ve iki gocmen var, adamlar gocmen olani ignor edip kendi aralarinda konusurlar ve gocmenin anlatacaklarina pek rahbet etmezler..bazi is yerlerinde gercek amerikali ve gocmen is icabi mecburen konusurlar........ ..amerika cok kulturlu bir ulkedir,dunyanin her yerinden gelmis insanlar vardir,gocmen olanlar kendi gettolarini kurarlar,,,,baska bir sehirde yalniz basina yasiyan bir turk amerikaliyi evine yemege davet edemez amerikalida turku evine yemege davet etmez,gurbetciler icin o ulkede yapilacak en iyi sey salla basin i al maasini,tabiki iyibir meslek ve kultur varsa sahis yuksek mevkilere gelebilir ama mesai saati bittikten sonra gene yalnizdir,tabiki yazdiklarim kendi fikrimdir.
  • Amerika'da göçmen olmalı mıyım? (Kararsızlıklar / Artılar ve Eksiler)

    Taşındı Göçmenlik Sohbetleri
    242
    3 Oy
    242 İleti
    47k Bakış
    S
    Selamlar değerli yeşil kart forum sakinleri, konuyu yanlış yere açtıysam affola yeni üye oldum :) Türkiyede kurumsal bir şirkette çalışan, üç senelik tecrübeli bir yazılım mühendisiyim. Ancak ülkenin bilindik şartlarından dolayı ABD'ye bir şekilde gelmek istiyorum bu yönde tavsiyeleriniz nelerdir? Doğru bir karar olur mu? Seçenekler arasından baktığımda en kolay şekilde gelmek (GC çıkmadığı sürece tabi) yüksek lisans gibi duruyor ancak ücretler güncel dolar kuruyla fazla oluyor. İlerde oralarda kendi işimi kurma gibi bir hayalim de var. Teşekkürler şimdiden.
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

30

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.7k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum