Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

Amerikan Kültürüne Giriş 101

Kültür ve Hobi
44 21 8.1k 16

  • Sagdan vurdugu icin hosuma gitmeyen yerler var ama aydinlatici, en azindan Amerikan sagindakileri anlamaya yardimci oluyor. En bastaki Turk gocmen analojisi de cok yerinde olmus, videoyu izleyiniz: https://www.prageru.com/videos/american-trinity-three-values-make-america-great


  • ABD’de yasayan forum uyelerinden kaldiklari sehri ve eyaleti de belirterek tarihi, siyasi, sanat ile günlük yasam ve aliskanliklar gibi konularda gozlemlerini paylasmalarinin topluma uyum ve entegrasyon acisindan son derece faydali olacagini düşünüyorum.


  • Çok yerinde ve güzel bir konu burasını canlı tutalım lütfen.

  • ⭐⭐⭐

    modules:composer.user_said_in, @sadriabi, Amerikan Kültürüne Giriş 101

    Amaciniz daha medeni, daha uygar, daha gelismis (her acidan) bir toplumda yasamaksa eyalet seciminizi ona yapin. Ayrimcilik yasak oldugu icin dile getirilmese bile sosyo ekonomik ve kulturel acidan belli bir seviyenin uzerindeki kisiler guney eyaletlere, guney kulturune, politik tercihlerine karsi hor goren bir yaklasim icerisindeler.

    Deneyim gercekten onemli ve bu yazinizi yaklasik 1.5 senelik yasam ile okudugumda daha fazla anlamlandirabiliyorum - benimseyebiliyorum.

    Sekuler yasami umut ederek geldik fakat evanjelik mentaliteyi ne kadar uzak kalsaniz bile, mutlaka hissediyorsunuz guney eyaletlerinde.
    Belki 1.5 sene cok fazla bir zaman gibi gelmeyebilir cogumuza gore fakat ben Amerikaya geldigimin 2.ci haftasindan itibaren toplumun cogu kademesi ile direk iletisim olarak icli disli calismaktayim. Sahip olabildigim izlenimler, verilen hizmet (veya satis) ile musteri iliskileri sonucunda kazanilabilecek fikirlerden cok daha ote.

    Yasadigimiz bolge ne kadar imkanlar, doga guzelligi, vb gibi faktorler acisindan olumlu olsada; yuzeysel olmayan, kafa yapisi olarak daha medeni, daha uygar ve gelismis bir toplumda ve bolgede yasamayi zamanla dusunmeye basladim acikcasi.
    Bu herhangi bir sorun yasadigimiz anlamina gelmiyor fakat yasam kalitemizi (maddiyattan ote) nasil daha iyiye aliriz konusuna geliyor (ki yasadigim yer maddi olarak, tipik guney eyaleti imkanlarini bile pek saglamiyor)

    Bakalim, ilerleyen zamanlarda daha demokrat cogunluklu eyaletlere adim atasim var. Denemekten zarar gelmez.
    Nede olsa bir gocmen veya gocmenlik yolunda biri olarak en buyuk avantajimizin bizi oldugumuz yere baglayan tek seyin is ve kira kontrati oldugunu bilmek olsa gerek. Bu ozgurluge en azindan yolun basinda sahip oldugumuzu bilmek oldukca guzel.


  • Silahlanmayla ilgili duygu ve dusuncelerim cok karisik. Dogma buyume sosyal demokrat, ve sadece bilime, sanata ve egitimin gucune inanan bir kisiyim. Dolayisiyla ABD'deki bireysel silahlanmaya tabi ki refleks olarak karsiyim ya da karsiydim. Su an tam emin degilim. Ya da soyle soyleyeyim mevcut sonuclarina baktigimda hali hazirdiki kanun ve nizamlarla duzenlenmis (ya da duzenlenememis haline) kesin karsiyim. Toplu oldurme olaylarinin onune gecmek icin mutlaka bazi onlemler alinmali eyalet ve federal duzeyde. Gecenlerde bizim yerel haberlerde, galiba Vermont eyaletinde, cocuklarini bir shooting olayinda kaybetmis bir cift, eyalet yasalarinda degisiklik talep ediyordu: silah ruhsati satin alma ile silah satin alabilme arasinda tampon bir sure olsun diye galiba. Tam anlayamadim, sonra da arastirmadim. Ama nihayetinde diyorlardi ki tepesi atan adam bir anda silah satin alip kullanamasin.

    Bu mevzuyu duzenleyen Amerikan anayasinin meshur 2. maddesi. Okumadim, derinlemesine kazimadim. Ama galiba soyle bir arka plani da var. Birey kendini yeri geldiginde ceberrutlasabilecek devlet kuvvetlerinden de korumak icin silahlanabilir. Ilk duyusta sacma geliyor, nasil yani eskiyaligimi mesrulastiriyor diye. Galiba soyle bir arka plani var. Malum kurucu babalar sayesinde bugun ABD dedigimiz ulke Ingiliz hegemonyasindan kurtulup bagimsizligini kazaniyor. O surecte Ingilizlerin ve belki de baska bolgelerde diger kolonici uluslarin baskisina ve eziyetine magruz kaliyor. Boston'da meshur tea party olayi var mesela. Ingiliz krali surekli olarak vergileri keyfine gore artirdigi icin bir gun tuccarlar isyan edip Boston aciklarinda cay yuklu ticaret gemilerini yakiyorlar. Kral devamli asker/muhafiz gonderip buradaki halki baski altinda tutmaya calisiyor. Iste anayasada soz edilen bireysel silahlanma hakkinin kokenleri galiba oralardan geliyor. Bir gun bu devlet baski yapmaya ve eziyet etmeye baslarsa ona karsi kendini savunma hakki veriyor bireye. Yani mesela bir dusunun farzi misal dunyanin bir yerinde 100 yillik sekuler bir cumhuriyette bir gun devlet islam devrimi yapmaya kalkarsa onlara karsi sekuler insanlarin silahlanma hakkini savunan bir anayasa. Enteresan. Boyle bakinca kulaga fena gelmiyor. Bununla ilgili State of Jones filmi ilginc bir seyir olabilir.

    Ote yandan nufusun cok genis bir alana yayildigi hemipimizin malumu. Cok merkezi yerlerde yasayanlar disinda yani buyuk sehir merkezleri disinda hemen herkes mustakil evlerde yasiyor. Evlerin aralari bazen fazlasiyla acik aralikli. New England bolgesinde benim gezdigim bolgeler sehir merkezleri disinda hep country side. Bizim ev bile 28 adet condomium ana yoldan iceri 100 metre oraminin icine giriyoruz. Arka cam komple ormana bakiyor. Boyle bir yerlesim kulturunde kendini hirsizdan, ugursuzdan korumak icin silah sahibi olmak belki de o kadar sacma bir sey degil. Sadece insan oglundan degil vahsi hayvanlardan da. Ben cok kirsal bir yerde yasamama ragmen vasak, tilki ve ayi (evet yanlis dumadiniz komsu kasabada evlere yakin yerlerde goruldugu haberlere cikti) ile karsilasmak isten degil. Bir diger dusundurucu konu malumunuz otomobille seyahat cok yaygin. Mesafeler uzak. Bu sebeple de insanlar bireysel silahlanmaya ihtiyac duyuyor olabilir.

    Kafa karisikligim bunula da bitmiyor. Hayrani oldugum southern rock muzik tarzi tamamen silah yanlisi ve dinci bir soyleme sahip. Burada yasamay baslayip politik ortami gozelemey baslayinca sozleri mecburen umursamak zorunda kaliyor insan. En buyuk southern rock grubu Lynyrd Skynyrd'in konserini actim God and Guns diye bir sarkiya girdiler. Tamamen demokrat politikacilari hedef alan silahsizlanma karsiti bir soylem. Oglumda yanimdaydi,nasil kapatacagimi bilemedim. Sonuc larak bunlar yanlis dusunceler oglum uzak durmak lazim deyip kapattik.

    Yukarida paylastigim bazi bilgiler tam olarak gercekleri yansitmayabilir. Iki yillik gozlemim sonucundaki gozlemlerim, edinimlerim ve cikarimlarim. Konuyla ilgili daha fazla arastirmis okuma yapmis, bilgi arkadaslar varsa ve bilgilerini paylasirsa memnun olurum. Ote yandan forum benim icin bir gunluk gibi oluyor. Geri donup eski mesajlarimu okudugumda geldigim noktayi kiyaslama sansi veriyor.

    Kalin saglicakla.

  • ⭐⭐

    @freeworld ''evanjelik mentalite'' den kastınız nedir gibi olumsuz şeyler yaşadınız? @newcomer Netfilix dizileri filmleri genelde Amerikanın demokrat kesimini yansıtır. size önerim yukarıda gösterilen en mavi yerlere gitmeyi hedeflemeniz. New York Kaliforniya Wasginton (eyaleti veya DC fark etmez.) Oregon baya iyi demokratlık konusunda. sarıkla gezmediğiniz sürece her hangi bir ayrımcılık yaşanma ihtimali çok çok düşüktür öbür yerlere göre.

  • ⭐⭐⭐

    @lordbolton
    Sorun yaşamadım açıkçası yanlış anlaşılmayayım fakat din çok öne çıkarılmakta ve her tanışmanın ve samimiyetin sonucunun genellikle “bu pazar kiliseye” gidelime dönmesi.

    Koyu dindar ve ciddi tutucu bir kesim mevcut buralarda ve gayet doğal olarak (elbette inandıkları, onunla büyüdükleri din olarak) hemen teşvik etme girişimleri oluyor. Hayat biraz kilise etrafında dönüyor. Ben NY’da 3 sene yaşadım mazide, burada 1.5 senede gördüğüm kadar kiliseyi, belki yarısını görmedim. Gerçekten bir Bible belt eyaleti buralar.

    Bu kötü bir davranış değil varolan şartlara göre fakat biraz yenilikçiliği ve açık görüşlülüğü öldürüyor. Çocuğumuzunda bu şekilde büyümesini tercih etmezdim. Bu nedenle diğer bölgeleride denemekte fayda olur diye düşünüyorum.

  • ⭐⭐

    @freeworld anlıyorum hangi eyalette yaşıyorsunuz? Amerikanın kırmızı yerlerinin gelenekselci olduğunu biliyorum benim izlenimime göre kilise daha çok din değilde sosyalleşme yeri olarak kullanan çok fazla insan var diye okumuştum elbette insan kendini rahat ettiği yerde yaşamalı. tabi dindar bir insanın da sizi kiliseye çağırması doğal dini gereği insanları dinine çağırıyor kötü bir amacı yok inancı gereği sizi de kurtarmak istiyor.. eğer baskı tarzı bir şey yoksa bence sorun da yok tabi benim kendi fikrim.

  • ⭐⭐⭐

    @lordbolton
    Hem mavi hemde kırmızı bir eyalette, ufakta olsa yorum yapabilecek kadar süre yaşamış biri olarak aradaki farkın devasa olduğunu söyleyebilirim, en azından benim deneyimime göre. Elbette sadece NY ve şu an yaşadığımız NC eyaletinin saf beyazların bulunduğu bir bölgesi için konuşabiliyorum.

    Bir önceki yazımda belirttiğim gibi İyi niyetten şüphem yok. Hatta Türkiye’deki yaşlı teyzelerimize benzetirim hep. İyiliğini ister.
    Fakat yaşamak ve turist olmak bambaşka konular. Kök salmaya başlamak için en verimli toprağı bulmak gerek.

  • ⭐⭐

    Bu başlık güzelmiş. Canlı tutmak adına benim de küçük bir katkım olsun.
    Kızılderili yaşam bölgelerine dair bilgiler olan bir link;
    (https://www.ancient-origins.net/history/why-isn-t-map-history-books-007401)


  • Kisa bir not olarak dursun kenarda, Oracle'da calisan bir cifti almistim Lyft ile aracima. Kisa bir girizgahtan sonra GC ile geldigimi vb soyledigimde bizi dogrudan aksam yemegine davet ettiler (yaslari 20lerde). Oncesinde din konusu donmustu. Isa ve Tanri ile ilgili guzellemelerinden sonra zorla punduna getirip cep telefonu numarami aldilar. Bir sure txt mesaji ile davetlerini yinelediler. Bildigin misyoner stayla. Iyi niyetlerinden suphem yoktu (bizi yol yakinken dogru yola cevirmek istiyorlardi :P) ve cok naziktiler.
    TX da CA, nin 2 kati kilise var (belki daha fazlasi). Cidden mavi ile kirmizi arasindaki fark kadar farklilar.


  • @caglaror ABD'de ayni Turkiye'de oldugu gibi tarikat ve dini misyonerlik olaylari coktur. Disaridan cok fazla gorunmez ama ABD'dede cok dindar ve tutucular var. Tabii bu isten cok iyi para kazananlar da var. Ornegin, Texas'dan Joel Osteen. Adamin tarikat gibi takipcileri var. Bagislarla, TV programlariyla, canli programlari ile milyon $ lar yapiyor.

  • ⭐⭐

    Bir videoda izlemiştim youtube da; mormonlar için dini anlatma ve davet işi ciddi bir işmiş. Gencleri dünyanın değişik yerlerinde mormonluk inancını anlatma görevine gidiyormuş. Tabi once cok yogun bir sekilde onların kilise medreselerinde yatılı bir eğitime katılıyorlarmış. Bildiğiniz bayağı kapı kapı dolaşıp yolda gezenlere yaklaşıp inançlarını anlatıyorlar. Galiba utah eyaletinde bayağı ciddi bir mormon nüfusu varmış.

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @Drywall Korona virüs yüzünden artık misyonerler kapı kapı gezemiyor, mektupla halletmeye çalışıyorlar.

    alt metni

  • ⭐⭐

    @knnrn Çok ilginç 🤔 kapıdan kovsan bacadan misali olmuş 😄

  • ⭐⭐

    @knnrn, içinde söyledi: Amerikan Kültürüne Giriş 101

    @Drywall Korona virüs yüzünden artık misyonerler kapı kapı gezemiyor, mektupla halletmeye çalışıyorlar.

    alt metni

    Ahaha. İlginçmiş cidden. Koyun can, kasap et derdinde.


  • amerikan kulturu,,,,amerikada olan evliliklerin %41 bosanmistir,ikinci evlilik yapanlarin %67 si bosanmistir,ucuncu evlilik yapanlarin %74 u bosanmistir......crime suc olarak en yuksek oranda tecavuz ve assault dur assault satasma dovme kavga gibi.

  • ⭐⭐⭐⭐


Benzer Başlıklar

  • Amerikan Futbolu

    Kültür ve Hobi
    6
    8
    14 Oy
    6 İleti
    1k Bakış
    afras dmesA
    Takımlar genellikle güçlendirmeler yaparlar ve büyük oyuncuları kadrolarına katarlar, bu normal bir süreçtir. Ancak, bir oyuncunun bir takıma katılmasıyla tüm başarının ona atfedilmesi konusunda farklı görüşler olabilir. Oyuncuların düşük kontratlara imza atmaları, bir takımın maddi olarak güçlenmesi açısından yaygın bir durumdur, ancak bu, oyuncuların şampiyonluk isteği ve takım için çalışma arzusu olarak da değerlendirilebilir.
  • Amerikadaki üniversitelerde cinsel sapkınlık gerçek mi?

    Kilitli Kültür ve Hobi
    14
    -6 Oy
    14 İleti
    3k Bakış
    crazycellsC
    @İbrahim-Yazar Dunya uzerindeki farazi 10.000 tanridan; bazi arkadaslar 1 tanesine inanip geri kalan 9999 tanesini reddetmeyi tercih eder, bazilari ise 10.000'ine de inanmamayi tercih eder. Dolayisiyla birini "ateist" diye asagilamaya calismadan once aranizda "inanilmayan tanri sayisi" farkinin 1 oldugunu unutmayin. Insanlarin kendi ozel hayatlarinda ne yaptigi sizi ilgilendirmez. Dunyanin baska bir yerinde baskalari sizin istediginiz gibi yasamiyorlar diye "sapkin" olarak nitelendirilemez. Cinsel iliskiye girmek sapkinliksa, bu forumdaki herkesin ebeveyni sapkin oluyor dediginize gore. Ayrica ciddi saglik problemleriniz oldugunu dusunuyorum, iki resit insanin kendi rizalariyla cinsel iliskiye girmesinin 7 yasindaki cocukla ne alakasi var? Bir psikologa gorunmenizi oneririm.
  • amerikan isimlerine giriş

    Kültür ve Hobi
    3
    3 Oy
    3 İleti
    3k Bakış
    DustyBlueD
    İsa’nın havarileri de birçok popüler ismin yaygınlık nedenidir. Peter, 12 havariden biridir ve Hristiyan kilisesinin kurucusu olması nedeniyle Hristiyan dünyadaki en önemli dini şahsiyetlerden biridir. Katolik inancında ilk Papa olarak ve Ortodokslukta Birinci Antakya Patriği olarak görülür. Asıl adı Simon’dur. İsa ona Aramice ‘kaya’ anlamına gelen isimle hitap ettiği için ‘kaya’, Yunanca’ya Petros olarak çevrildi. Latince Petrus oldu. İspanyolca evreninde Pedro, Arapça esintili Butros, Rus etkili Petro, Fransız etkili Pierre, İtalyan Piero, Ermeni Bedros versiyonları ile de karşımıza çıkar. Pierce, bu ismin değişmiş bir versiyonudur. Amerikalılar bu isimden türettikleri ‘Pete’ adını da yaygın şekilde kullanır. Thomas, İsa’nın 12 havarisinden birinin adı. Aramice de ‘ikiz’ anlamına gelen, ‘ta’oma’nın Yunanca İncillerde bu telaffuzla kaydedilmesiyle Batı Hristiyan dünyada Thomas oldu. Tom, Tommy, Tommie gibi kısaltmaları da vardır. Andrew, eski Yunancada ‘adam’ ‘erkek’ anlamına gelen bir kökten doğan ‘Andreas’ isminden İngilizce evrenine geçmiş bir isim. Buradaki ‘erkek’ o günün kültürü çerçevesinde biyolojik cinsiyetten çok, ‘güçlü’, ‘cesur’ gibi anlamları ima eder. İtalyan kökenlilerde ‘Andrea’ şeklinde kullanılır. Diğer Batı kültürlerinde ise ‘Andrea’ genelde kız ismidir. İskandinav kökenliler Anders, Fransızlar Andree, Ruslar Andrei, İspanyollar Andreo veya Andrés şekillerinde kullanır bu ismi. Andrew, sıkça ‘Andy’ veya ‘Drew’ şeklinde kısaltmalarıyla da kullanılır. Batı toplumlarının hepsinde yaygın olmasının nedeni ise 12 havariden birinin adı olması nedeniyledir. Philip ismi, Yunanca ‘atsever’ demek. ‘’Philos (sevmek)’’ ve ‘’hippos(at)’’ sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuş. Antik Yunan’da at sahibi olmak, çok zenginlere özgüydü. Dolayısıyla bu ismi taşımak bir tür asalet imasıydı. Makedon kralların adı olmasıyla Avrupa kültürlerinde de yayıldı. Ancak asıl popüleritesini 12 havariden birinin ismi olmasına borçlu. Roma’nın baskısına rağmen inancından dönmediği için Pamukkale yakınındaki Hierrapolis kentinde Roma askerlerince öldürüldüğüne inanılır. Phil, Flip, Feli, Philly, Lip, Pip, Pep ve Pippo gibi kısaltmaları var. Fransız ‘Philippe’, İspanyol veya Portekiz ‘Felipe’, Doğu Avrupa kökenli ‘Filip’ gibi versiyonlarıyla da karşımıza çıkar. Paul, aslında antik çağda da kullanılan bir isim. Paullus diye bilinen ünlü bir Roma uygarlığı ailesi de var. Orijinalinde ‘küçük’, ‘mütevazı’ gibi anlamlara gelmesi nedeniyle bir ailede aynı ismi taşıyandan küçük olan için bir lakap olarak da kullanılırmış. Hristiyanlıkla beraber bu isimde patlama yaşanmasının nedeni ise Hristiyan kilisesinin oluşumunda oldukça önemli rol oynayan erken dönem Hristiyan büyüğü, Tarsuslu Aziz Paul’un adı olmasıdır. İbranice asıl ismi ‘Saul’dur ve bu da İsrail’in ilk kralı ‘Talut’un İbranice adıdır. Aynı zamanda Roma imparatorluğu tebası olduğu için Yunanca ‘Paulus’ adını da taşır. Büyük olasılıkla Paul, Saul’e benzediği için seçilir bu isim. Hispanik Pablo, Ermeni Boğos, Latin dillerde Paolo, İtalyan Paolino, Portekiz Paolinho, Rus Pavel versiyonlarına da sıkça rastlamak mümkün. Ruslar ismi Pavel olanlara ‘Paşa’ diye hitap eder. Yine bu ismin Paula, Pauline, Paulina ve Paulette gibi kadın adı versiyonları da yaygındır. Mark, ‘savaş tanrısı Mars’a adanmış’ anlamındaki Latince ‘Mart-kos’un zamanla kısalmış haliyle oluşan çok popüler bir isim. Antik çağın en popüler üç erkek adından biri olan Marcus, Mark isminin de atası. Dört İncil’den biri olan Markos’u kaleme alan Evanjelist Markos nedeniyle Hristiyan dünyada oldukça popüler olmuştur. Marco, Marek, Marcos, Marquinhos, Marko gibi versiyonları da ile karşımıza çıkabilir. Martin de Mark ile aynı kökten geliyor. ‘Harbi’ demek. Ünlü Fransız aziz ‘Saint Martin’ sebebiyle Hristiyanlar arasında popülerliği artmış. Martin Luther nedeniyle Protestanlar arasında popüler bir isme dönüşürken, son yarım yüzyılda da Martin Luther King nedeniyle siyah Amerikalılar arasında yaygın bir isme dönüştü. Hristiyan azizler ve din büyüklerinin isimleri de birçok popüler ismin kaynağı olmasa da yaygınlık nedeni olabilir. George, eski Yunanca’da ‘çiftçi, köylü, aile reisi’ gibi anlamlara geliyordu. Hristiyanlıktan çıkmayı reddettiği için MS 303 yılında öldürülen ve askerlerin azizi olarak kabul edilen Yunan kökenli Roma askeri Aziz Georgios nedeniyle Doğu Hristiyan dünyasında yaygın bir kullanıma kavuşmuş. Haçlı Seferleri sırasında onun öyküsünü öğrenen askerlerce Batı Avrupa evrenine de taşındı ismi. ‘’İngiltere’nin piri’’ olarak kabul edildi. Bununla beraber 18’nci yüzyıldaki Alman kökenli Birinci George’a kadar İngiltere’de nadiren kullanıldı. Sonrasında ismin kullanımı adeta patladı. ABD’nin kurucu ilk başkanı da bu adı taşıdığı için ABD’de oldukça popüler bir erkek ismi oldu. George ismi İspanyolca Jorge, Rusça Yuri, Almanca Jurgen, Rumca Yorgi veya Yorgos, İtalyanca Giorgio veya Gino, İskandinav Jorgen, Alman Jörg, kadınlarda Georgia, Georgina, Gina gibi kullanımlarıyla da oldukça popüler bir isimdir. Stephen veya Stephan, Yunanca’da ‘zafer tacı’ demek. Aynı ismin Steven şeklinde bir versiyonu da yaygındır. Hristiyan kilisesinin ilk şehidi olan Aziz Stephen’den dolayı Hristiyan dünyada çok popülerdir. Steve veya Stevie şeklinde kısaltmaları da sıkça karşımıza çıkar. İspanyolca versiyonu Esteban, Şekspiryan versiyonu Stephano, Portekizce versiyonu Estêvão, Fransız versiyonu Étienne, İskandinav Stefan, kadın isimlerde Stephanie, Estefania gibi kullanımlarına da rastlarız. Nicholas, eski Yunanca’da ‘halkın zaferi’ gibi bir anlama geliyor. İsmin popülerleşmesi, Noel Baba’ efsanesine ilham kaynağı olan Demreli Aziz Nikolas sayesinde olmuş. Amerikan kültüründe günlük dilde Nick, Colin, Nicky gibi kısaltmalar kullanılır. Nicole, Nina, Cosette, Colette gibi kadın verisyonları da var. Mika, Klaus, Collins, Nico, Nikolai, Kai, Niels gibi isimler de hep Nikolas’ın versiyonları… Antik Roma’da bir yönetici sınıf ailesinin adı olan ‘Sergius’ da, İstanbul’da adına Küçük Ayasofya’nın inşa edildiği Aziz Sergius’tan sonra özellikle Doğu Hristiyan dünyasında popüler bir isim oldu. Ermeni kökenli Amerikalıların ‘Sarkis’ ve Rus kökenlilerin ‘Sergei’ şeklindeki isimleri Latin kökenlilerde ise Sergio şeklinde karşımıza çıkar. Patrick, Latincede ‘asil’ anlamındaki ‘Patricius’tan geliyor. İrlanda’nun Hristiyanlaşmasında önemli rol oynayan 5’nci yüzyıl azizi Saint Patrick’ten dolayı özellikle İrlanda kökenliler arasında oldukça popüler bir isim. Rick, Ricky, Pat gibi kısaltmaları da kullanılır. Patricia en popüler kadın versiyonudur. Patricia ismi de, Patti, Trishia, Trish gibi şekillerde sıklıkla kısaltılır. Dördüncü yüzyılda şehit edilen Azize İskenderiyeli Katerina’nın adının Anglikanize olmuş hali Katherine de çok yaygın bir kadın adı. Rus kültürünün popüler ettiği Katerina versiyonu da son yıllarda oldukça popüler. Farklı Hristiyan kültürlerde Kat, Kate, Kath, Karina, Katrina, Kaylie, Katya, Katyusha, Kay, Rina gibi kısa versiyonları da yaygın. Yine aynı ismin İrlanda dilindeki söylenişinden İngilizceye geçen Kathleen veya Cathleen ile Fransızca söylenişi olan Carine ve Danimarka dilindeki söylenişi olan Karen de yine İngilizcede kendi başına birer isme dönüşmüş durumda. Timothy, antik Yunanca, yaklaşık çevirisiyle ‘Şerafettin’ anlamına gelen bir isim. 20’nci yüzyılın ortalarında oldukça popülerlik kazanmış. Hristiyanlığın ilk yüzyılındaki Efesli Aziz Timoteus sebebiyle Hristiyan dünyada yaygınlaşmış. Tim veya Timmy şeklinde kısaltılmaları da yaygın. Sebastian, Latince ‘Sivaslı’ anlamındaki Sebastianus’tan (Sebastialı) geliyor. Sivas’ın Antik Yunan çağındaki adıydı Sebastia. Rus kökenlilerde bu isim Sevastian şeklinde yazılıyor. Sebastos, ‘haşmetmeab’ demek. Roma imparatorları için kullanılan ‘Augustus’ saygı ifadesinin Yunanca çevirisi bu. Üçüncü yüzyılda şehit edilen Aziz Sebastian nedeniyle Hristiyan dünyada oldukça popülerlik kazanan bir isim olmuş. ‘Xavier’ (Haviyer okunuyor) veya ‘Javier’ özellikle Hispanik dünyada popüler bir isim. Etimolojik kökeninin Bask dilinde ‘yeni ev’ anlamına gelen sözcük olduğu yolunda bir teori var. Ancak ismin popüler olmasının nedeni 16’ncı yüzyıl Katolik Azizi Fransis Xavier. Charlotte Mary Yonge ise, 1863 tarihli ‘Hristiyan İsimlerin Kökenleri’ kitabında ismin kaynağının Endülüs kültürü olduğunu ve ‘Cafer’ isminin İspanyol kültüründeki telaffuzundan geldiğini yazıyor. Gregory, Latince Gregorius isminden geliyor ki onun da kaynağı kadim Yunanca’da ‘basiretli’ ‘gözü açık’ anlamlarına gelen ‘gregorios’. Gözlemek fiilinden geliyor. Halk etimolojisinde Latince ‘greg’ ile ‘sürü’ anlamı da kazandı. Onları gözetleyen çoban iması nedeniyle Papalar ve Azizler arasında popüler bir isim oldu. Aziz Büyük Gregory başta olmak üzere 16 Papa bu ismi kullandı. Aktör Gregory Peck ile birlikte ABD’de 1950’lerde en popüler erkek isimlerinden birine dönüştü. Değişik Hristiyan kültürlerde Reg, Gregg, Craig, Gregor, Ari, Kirkor, Gregoir gibi versiyonları var. Malcolm, İrlandalı bir Aziz olan ve 500’lü yıllarda İskoçların Hristiyanlaşmasında önemli rol oynayan ‘Aziz Columba’nın takipçisi’ ifadesinden oluşmuş bir İskoç erkek ismi. Columba, Latince ‘güvercin’ demek ve yüzyıllarca hem kız hem de erkek ismi olarak kullanılmış. 10’ncu yüzyıldan itibaren dört İskoç kralı Malcolm ismine sahipti. Malcolm X’ten dolayı son yarım yüzyılda Amerikalı siyahlar arasında da popüler bir isim oldu. Margaret ismi ise eski Yunanca’da ‘inci’ anlamına gelen Margarita’dan geliyor. Onun da kaynağı Sanskritçedeki ‘Manyari’. Dördüncü yüzyılda katledilen Azize Margaret’ten dolayı Ortaçağ Avrupa’sında bütün Hristiyan kültürlere yayıldı. Marjorie, Margareta, Gretel, Greta, Rita, Megan gibi versiyonları, Maggie, Mae, Marge, Meg, Peg, Peggy gibi kısaltmaları ile de sıkça karşımıza çıkan bir kadın ismidir. Anthony ismi, antik Roma’daki ‘Antoni’ aşiretinden gelen bir isim. Mark Antony de bu aşirettendi. Bu ismi bütün Hristiyan dünyasında popüler yapan ise tarihteki ilk Hristiyan keşiş olan Mısırlı Aziz Antoni’dir. Fransız Antonin veya Antoine, İspanyol Antonio, Alman Anton versiyonları da var. Ortaçağda ise, İtalya’nın Padova kentinde yaşayan Portekizli Aziz Anthony nedeniyle yeniden popülerlik kazandı. Tony şeklinde kısaltılması çok yaygındır. ‘Neden Amerika’daki İtalyanların çoğunun adı Tony?’ diye İtalyanların hiç gülmediği bir şaka soruya konu olur. Yanıt, ‘İtalyan göçmenler gemilere bindiklerinde yakalarına takılan ‘to NY (New York’a doğru)’ yazısını yeni isimleri sanıp, Ellis Adasında isimleri sorulduğunda Tony dedikleri için’. Amerikan film endüstrisinde İtalyan kökenli Amerikalı mafya üyesi ismidir Tony. Şakayı her yerde yapmamak lazım. Valentine, Latince ‘güçlü, zinde’ demek. 14 Şubat 269 yılında öldürülen Aziz Valentino, adını Sevgililer Gününe de veren azizdir. Barbara, Yunancada ‘yabancı’ demek. Üçüncü yüzyılın ortalarında Hristiyan olduğunu öğrenen pagan babası tarafından öldürülen (babasının da aynı anda çakan şimşekle öldüğüne inanılır) Yunan kökenli Santa Barbara nedeniyle Hristiyan dünyada popüler bir isim olmuş. Antik Latin ve Yunan kökenli bazı ünlü isimler Bizim ‘İskender’ dediğimiz ismin karşılığı olan Alexander veya Aleksander bunların en ünlüsüdür. Yunanca ‘halkın muhafızı’ gibi bir anlamı var. Büyük İskender ile çok erken çağda küresel şöhret yakalamış bir isim. Alex, Lex gibi kısaltmalara uğrar. İskoç versiyonu olan ‘Alec’, İspanyol versiyonu olan Alejandro’nın yanı sıra Alexandria (İskenderiye) şeklinde kadın ismi olarak da sıkça rastlanır. Alexandr ismini taşıyan Rus erkeklere genelde ‘Saşa (sasha)’ diye hitap edilir. Ancak kızlarda Alexandra ismi yaygınlaştıkça, bu ismi taşıyan kızlara da Sasha adı takılmaya başlandı. Hollanda ve bazı İskandinav kökenli toplumlardan olanlar İskender ismini Sander şeklinde taşırlar. Bazı Güney Avrupa kökenlilerde ise bu kısaltma Sandro şeklinde karşımıza çıkıyor. İskender’in kısaltmasının kız versiyonu ise ‘Sandra’. Sandra adının ise Sandy şekline dönüşmüş bir versiyonu daha var. ‘Leon’ Yunanca ‘arslan’ demek. Müslüman yoğunluklu coğrafyadaki genel karşılığı ise ‘Esat’. Bu isim Latince’ye ‘Leo’ olarak geçti ve Roma’dan Avrupa’nın her köşesine yayıldı. Yunanca ‘Leonidas’ ise ‘Arslanoğlu’ anlamına geliyor. Arslan’ın Ermenice karşılığı ise Levon. Leonard ise bizim halk dilindeki ifadeyle ‘aslan parçası’ gibi bir anlama geliyor. Leo, Lennard, Lenny versiyonları da var. Bu isim Latin dillerinde ise ‘Leonardo’ olaral geçer. Lionel ise ‘Leon’un Fransızca evreninde yaşı genç ‘Leon’lar için kullanılan versiyonun zamanla bağımsız bir isme dönüşmesiyle karşımıza çıkan aynı anlamda bir başka isim. ‘Leona’ da, Leo’nun kadın versiyonu. Leonard demişken, Penny ismi de Homeros’un destanında Odysseus’un eşinin adı olan Penelope‘un halk dilinde kısaltılmış versiyonu. Olivia, Latince ‘Zeytin ağacı’ demek. Bu şekilde ilk kez kullanımı ve ünlenmesi Shaekspeare’in 12’nci Gece oyunuyla olmuş. Oliver ise bu ismin erkek versiyonu. 17’nci yüzyılda askeri diktatör Oliver Cromwell nedeniyle Anglo Sakson dünyada popülaritesi düşmüş, 19’ncu yüzyılda ise Charles Dickens’in Oliver Twist romanıyla yeniden yükselmiş bir isim. Oliver isminin Amerikan kültüründe kısaltılmış lakabı ise ‘Noll’. Roma’da ‘orman’ anlamına gelen ‘Silva’dan gelen Silvius da özellikle kadın versiyonu ‘Silvia’ ile yaşayan bir isim. Silvio şeklinde erkek ismi de var. Silvia, Roma’yı kuran Romulus ve Remus’un anneleriydi. Altıncı yüzyılda Azize Silvia ile özellikle İtalya’da yaygınlaştı. Shakespeare bu ismi İngiliz evrenine taşıyan kişi oldu. İngilizcede daha çok Sylvia şeklinde yazılıyor. Dennis, Denis veya Dennys, Yunan mitolojisinde şarap tanrısı Dionysus’tan gelen bir isim. Denny, Deen, Den gibi kısaltmaları da kullanılır. Denise, Denisa, Deni, Denice, Deniece, Dione, ve Dionne gibi kadın versiyonları da var. Eski Yunanca’da ‘zafer getiren’ anlamındaki Veronica veya Veronika’nın Latince ‘hakikat’ anlamındaki Veraiconica’dan geldiğini savunanlar da var. Nika, Nikki, Vera ve Ronnie gibi kısaltılmış versiyonlarına sahip kadınlar da çoktur. Roma’nın ünlü aile adı Julianus’dan gelen Julian da çeşitli versiyonlarıyla popüler bir isim olarak varlığını sürdürüyor. Gençliği ima eden bir anlamı var. Fransız Julien, İtalyan Giuliano, İspanyol Julio (Hulyo) gibi versiyonlarının yanı sıra, Julia, Juliana, Julie gibi kadın isimleri olarak da karşımıza çıkar. Zeus’un kızı Helen’in adı da popüler bir kız ismi. Rus kültüründe Alyona versiyonuyla yaygın. Rusça Yelena da aynı isim. Helene, Eleni, Alana gibi versiyonları da var. Roma’nın savaş tanrıçası Victoria’nın adı karşımıza sıkça çıkar. Erkek versiyonu ‘Victor’dur. ‘Zafer’ isminin karşılığıdır. Vicky, Vickie, Vicki, Vic veya Tori şeklinde kısa formları da var. Yunan mitolojisinde ise savaş tanrıçası Nike’dir. Ursula, ‘uysal’ anlamına gelen Agnes (Hispaniklerde ‘Inez’ şeklinde karşımıza çıkar), ‘iyilikte güzellikte rakibe’ anlamındaki Emily, ‘sevimli’ yani ‘sevilmeye değer’ anlamındaki Amanda (Mandy şeklinde kısaltması da var) yaygın bazı Latince kökenli isimlerden bazıları… Justin, Latince ‘adil’ anlamındaki Justinus’un İngiliz kültüründeki versiyonu. Justine (Adile) şeklinde kadın versiyonu da var. Diana, Roma’da avcılığın, ormanların ve doğumun tanrıçası Diana’dan geliyor. Fransız versiyonu Diane de sıklıkla kullanılıyor. Kadim Yunan kökenli bir isim olan Sofia da Batı dünyasında oldukça yaygın bir kız ismine dönüşmüş durumda. Türkçedeki anlamsal karşılığı ‘Bilge’ olabilecek bu ismin Sofie, Sonia ve Sonja gibi versiyonları da var. Çeşitli kaynaklardan doğan bazı popüler isimler Bazı isimler, aslında fiziksel özellikleri nedeniyle lakap olarak takıldıkları kişiler nedeniyle popülerleşmiş. Örneğin ‘Calvin’, aslında Latince kel demek. Protestan Reformasyonun liderlerinden Fransız teolog Jean Calvin’in (İngilizcede John Calvin) soyadı, Protestan dünyada popüler bir erkek ismi oldu. Claude ise Latincede ‘topal’ demek. Ünlü bir Roma ailesinin soyadı oldu. 7’nci yüzyıldaki Aziz Claude’tan dolayı Hristiyanlar arasında isim olarak yayıldı. Ressam Claude Monet ile birlikte yeniden yaygınlık kazandı. Melanie, Yunanca ‘koyu karanlık’ anlamından geliyor. Yunan mitolojisinde bir perinin adı olunca popüler bir kadın adı oldu. Melinda, Melania, Mel, Mindy, Melany gibi versiyonları da var. Sosyal etkileşim de bir başka isim kaynağı. ABD’ye belli bir kültürden insanların adı olarak gelip, edebiyat, sanat veya kişisel ilişkilerle bir sonraki kuşakta farklı kültür kökenlilerin de benimsediği isimler de var. Örneğin Alice’in Rus versiyonu olan Alisa, Yunan Mitolojisi kaynaklı ve erken dönem Yunanlı din şehidesi Larissa’dan gelen Larisa veya onun kısa formu ‘Lara’ son yıllarda popülerlik kazandı. Yunan mitolojisinde adı ‘barış’ anlamına gelen tanrıça İrene’nin Rusça söylenişi olan Irina da bunlardan biri. Üçüncü yüzyılda öldürülen aziz Tatyanus’un adının kadın versiyonu olan Tatyana ismi de Rus kökenliler dışında da kendine sahipler buluyor. Bir başka maktul aziz, Anastasius’un isminin kadın versiyonu olan Anastasia da bu şekilde yaygınlık kazanan bir başka isim. Gri’nin 50 Tonu romanının kahramanının adı olmasıyla bugünlerde tarihinin en popüler dönemini yaşıyor. Slav kökenli Nadya veya Nadia da ABD’de oldukça popülerlik kazanan bir kız ismi. Fransız versiyonu Nadine olan bu ismin anlamı ‘umut’. Susan, Susanna, Suzy, İbranice kökenli bir isim ve ‘zambak’ demek. Sue şeklinde kullanıldığı da oluyor. Yine İbranice ‘menengiç ağacı’ anlamındaki ‘Elah’ da Batı dünyasına ‘Ayla’ şeklinde geçmiş. Heather, bizdeki Funda isminin karşılığı bir kız ismi. Daisy (Papatya), Rose veya Rosa (Gül), Jasmin (Yasemin), Lily (zambak), Violet (menekşe), Daphne (Defne) çiçek bahçesinden kadınlar için transfer edilen popüler isimlerden bazıları. Scott, aslında ‘İskoçyalı’ anlamında bir soyadı iken isme dönüşmüş ve sonradan da İskoçya kökenli olmayanlar arasında da popülerleşmiş bir isim. Scot, Scotty, Scottie gibi versiyonları da var. Bonnie, İskoç dilinin Fransızca ‘Bon’dan aldığı ve kadınlar için ‘hoş’, ‘alımlı’ anlamında kullandığı bir isim. 19’ncu yüzyılda İskoç göçmenlerle Amerika’ya taşınmış. Bruce, İskoçların Amerika’ya kazandırdığı bir başka isim. Aslında Norman kökenli bir isim ve Fransa’daki Brix kentinin adı. 14’ncü yüzyılda İngilizlerden bağımsızlığı kazanan İskoç kahramanı Robert the Bruce (Brixli Robert) ile doğmuş bir isim. 19’ncu yüzyıldan beri İngilizce konuşulan dünyada popüler bir erkek ismi. Bruce Springsteen ile birlikte son çeyrek yüzyılda yeni bir popülerlik yaşıyor. Oscar, Keltik kültürde ‘aziz dost’ anlamına gelen bir isim. Terence, İrlandalıların, ‘çete elebaşı’, ‘fitneci’ anlamlarına gelen ‘toirdhealbhach’ ifadesini Anglikanize etmeleriyle oluşmuş bir isim. Dini faaliyetlerinden dolayı bu şekilde adlandırılan İrlandalı azizler nedeniyle övünç kaynağı olarak İrlandalılar arasında popüler bir erkek adı olmuş. Amerika’da İrlandalı olmayanlar arasında yayılması ise ancak son yüzyılda oldu. Bu ismi taşıyanlara Terry diye hitap edilir genelde. ‘Kevin’ bir başka İrlandalı ismi. Orijinali, centilmen, yakışıklı anlamındaki Caoimhín. 20’nci yüzyıl Amerikasında İrlanda kökenli olmayanlar arasında da popülerleşti. ‘Asil’, ‘ulu’ anlamındaki Brian veya İrlandaca yazılışıyla Bryan, Vikinglerin İrlanda adasını işgalini engelleyen İrlanda kralı Brian Boru ile doğmuş bir isim. Bu nedenle İrlanda kökenliler arasında oldukça yaygın bir isim. Son dönemin bütün Amerikalılar arasında popüler bir başka İrlandalı ismi ise Ryan. İrlanda dilinde ‘küçük bey’ gibi bir anlama geliyor. Bu arada Rihanna’nın ise Ryan ile ilgisi yok. Bildiğimiz ‘reyhan’ın Bronx aksanlı bir telaffuzundan başka bir şey değil. Siyah Amerikalılarda son yarım yüzyıldır başta Müslüman kültürü olmak üzere farklı kültürlerden isim edinme veya tamamen özgün bir isim uydurup sahiplenme eğilimi güçlendi. Aisha (Ayşe), Jamal (Cemal), Malik, Malaika (Melike), Imani (İman) bu trendin popüler isimleri arasında. Popüler kültürün etkisi de isim dalgalanmalarında oldukça rol oynuyor. Örneğin, 19’ncu yüzyıl sonunda bir ara yaygınlaşılıp sonra kaybolan Samantha adı, 1960’lı yıllarda yayınlanan Tatlı Cadı dizisindeki Samantha karakteri ile bir anda en popüler kız isimlerinden birine dönüştü. Arya adı Game of Thrones dizisinin etkisi ile 2016 yılında en popüler kız isimlerinden biri oldu. Yine Obama’nın kızı Malia’nın adı da son yılların en popüler kız isimlerinden biri. Eskiden çok sayıda kişiye az sayıda benzer isim verildiği için, bu kişileri ayırt etmek için lakaplar, kısaltmalar kullanılıyordu. Geleneksel isimlerin çok sayıda kısaltma veya farklılaşmış versiyonu olmasının temel nedeni bu. Ancak, özgün isimlerde ve farklı kültürlerden gelen isimlerdeki patlama, kısaltma veya lakap takma ihtiyacını da ortadan kaldırıyor. Sanatta, sporda, popüler kültürde, akademide, entelektüel yaşamda, iş dünyasında 100 yıl öncenin en açık fikirli Amerikalılarını bile şaşırtabilecek çeşitlilikte bir Amerikan isimleri kataloğu oluşmuş durumda.
  • 22 Oy
    3 İleti
    2k Bakış
    cleoC
    Tesekkurler, pratik icin guzel bir video 🙂
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

39

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.8k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum