Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

  • Türkiyede bir düzen oturtamamış kirada yaşayan veya alt gelir grubuna sıkışmış kişilerin geri döneceğini pek sanmıyorum dediğiniz gibi genelde iyi kötü bir yaşantısı kazanılmış hakları olan insanlar bu kararsızlığı yaşıyor memurlar gibi. Ama tabi herkesin hayatı farklı adam TR de asgari ücret alıyordum ama daha mutluydum diyerek dönebilir beklentiler ve amerikaya gidince yaşananlarla alakalı bir durum. Tutunamama kısmını da maddi olarak değil daha çok manevi olarak yorumluyorum ben çünkü çok yaşlı veya çalışmaya engel bir durum yoksa çalışmaktan gocunmayan herkesin zaman içinde düzen oturtacağını düşünüyorum.
    Tabi bunlar daha gitmeden önceki düşüncelerim bakalım birkaç ay sonra gidince neler yaşayacağız 🙂


  • Mental olarak herkes icin degil tabi yurt disinda yasamak, hayatinin geri kalanini artik yeni yerlerde planlamak, cok caliskan biriysen üc assagi bes yukari türkiyede birseyler kazanirsin, yasarsin bi sekilde, sonucta 90 milyona yakin insan ülkede yasiyor. az olur cok olur, kolay olur zor olur, ayrica tartisilir..

    aslinda ülkede bir pasta var, herkese yeter, ama ac gözlülerden

    • gözü doyamayan is yeri sahipleri, yaninda calistirdiklarina nasil daha az para veririm ama saatlerce calistiririm diyenlerden, kendisi lüks evlerde sitelerde yasamak, en lüks arabalara binmek icn herseyi yapan, calisanini asgari ücretten gösterip, devletten ne kadar vergi calarsam, calisanimdan ne kadar calarsam biraz daha lüks yasarim diyenlerden

    • elindeki ürünü yiyecek olsun, araba olsun en yüksek fiyata satmaya calisanlardan , marketler toplanip whatsappta yumurtanin fiyatin bu hafta yükseltelim diyen acgözlülerden

    • bürokraside hicbir ihaleden hala gözü doymayanlardan, Amcasinin, Dayisinin vesilesi ile kendine belediyelerde is bulup, bekleyen onca insanin hakkina girenlerden, o makamlara gelip yetmiyormus gibi 2 kati maas alanlardan, bunuda utanmadan sikilmadan ailesine yedirebilecek, tiynetsiz haramzadelerden

    Kaciyoruz..

    herkes icin söyleyemem belki ama, bana kalirsa cogu kisinin yurt disina cikma yada baska bir yerde yasama sebebi; herkes biraz huzur ariyor gibi, bu yukarda saydiklarima ilaveten, Trafikte olur olmadik yere sinirlenen, kurallara uymadan araba kullanan insanlardan kaciyor gibi, Markette surda burda Sirada beklemeyen, hep bir uyaniklik pesinde her konuda hak yemek icin elinden geleni yapanlardan kaciyor gibi.. satin almak istedigin arabadan tut, bir isini yaptiracagin ustaya kadar, rahat rahat birilerine güvenenememekten kaciyor gibi..

    dikkat ederseniz yurt disina yerleseninde tepkileri sunu elde ettim bunu elde ettimden daha cok, yaya gecidinde duruyor arabalar, yol veriyor .. market var, ciftlik, basinda kimse yok, ürünleri aliyorsun, güvene bagli parayi kendin veriyorsun yada sokaklar temiz, her yer yesillik, orman agac, yürüyorsun huzurlu, hic ortada altinda ALTIN varmis deyip binlerce yillik gölü komple bosaltip, rezil eden, vara yoga heryerde agac kesen, yok eden, denizlere her türlü pisligi atanlar yok..

    normal halktan biri olarak aradigimiz tek sey aslinda huzur hepsi o, standart bir iste calisayim, calistigimin karsiligini hakkini alayim, olursa bir arabam olsun, belki sonra bir ev, ise gidip geleyim, eve dönerken markete ugrayim, ama cocugum benden birsey istediyse, yada ben ona birsey alayim istiyorsam, zorlanmayayim, cogu kisininde milyonlari kazanicam ben orda diye gittigi yok

    Yurt disina cikacak insanin tabi sunu bilmesi lazim, gittigin ülke senin degil, seninde olmayacak, kendi ülken gibide hissetmeyeceksin, kimsede sana bunu hissetirmeyecek, arkada biraktigin ülkende en gec 4 sene icinde sana yabanci olacak, Arafta kalacaksin.. hani bi videoda bir kiz vardi, uzun yillar yurt disinda yasadim, ülkeye döndüm, terliklerle birgün alis verise ciktim, o ayagimin yere degmesi farkliydi diye,


  • Aslinda buyuk bir paradox var: Hersey para degil ama parasiz da hicbirsey olmuyor...


  • @Alpagu, içinde söyledi: Amerika'da tutunamayıp geri dönenler var mı?

    Mental olarak herkes icin degil tabi yurt disinda yasamak, hayatinin geri kalanini artik yeni yerlerde planlamak, cok caliskan biriysen üc assagi bes yukari türkiyede birseyler kazanirsin, yasarsin bi sekilde, sonucta 90 milyona yakin insan ülkede yasiyor. az olur cok olur, kolay olur zor olur, ayrica tartisilir..

    aslinda ülkede bir pasta var, herkese yeter, ama ac gözlülerden

    • gözü doyamayan is yeri sahipleri, yaninda calistirdiklarina nasil daha az para veririm ama saatlerce calistiririm diyenlerden, kendisi lüks evlerde sitelerde yasamak, en lüks arabalara binmek icn herseyi yapan, calisanini asgari ücretten gösterip, devletten ne kadar vergi calarsam, calisanimdan ne kadar calarsam biraz daha lüks yasarim diyenlerden

    • elindeki ürünü yiyecek olsun, araba olsun en yüksek fiyata satmaya calisanlardan , marketler toplanip whatsappta yumurtanin fiyatin bu hafta yükseltelim diyen acgözlülerden

    • bürokraside hicbir ihaleden hala gözü doymayanlardan, Amcasinin, Dayisinin vesilesi ile kendine belediyelerde is bulup, bekleyen onca insanin hakkina girenlerden, o makamlara gelip yetmiyormus gibi 2 kati maas alanlardan, bunuda utanmadan sikilmadan ailesine yedirebilecek, tiynetsiz haramzaldelerden

    Kaciyoruz..

    herkes icin söyleyemem belki ama, bana kalirsa cogu kisinin yurt disina cikma yada baska bir yerde yasama sebebi; herkes biraz huzur ariyor gibi, bu yukarda saydiklarima ilaveten, Trafikte olur olmadik yere sinirlenen, kurallara uymadan araba kullanan insanlardan kaciyor gibi, Markette surda burda Sirada beklemeyen, hep bir uyaniklik pesinde her konuda hak yemek icin elinden geleni yapanlardan kaciyor gibi.. satin almak istedigin arabadan tut, bir isini yaptiracagin ustaya kadar, rahat rahat birilerine güvenenememekten kaciyor gibi..

    dikkat ederseniz yurt disina yerleseninde tepkileri sunu elde ettim bunu elde ettimden daha cok, yaya gecidinde duruyor arabalar, yol veriyor .. market var, ciftlik, basinda kimse yok, ürünleri aliyorsun, güvene bagli parayi kendin veriyorsun yada sokaklar temiz, her yer yesillik, orman agac, yürüyorsun huzurlu, hic ortada altinda ALTIN varmis deyip binlerce yillik gölü komple bosaltip, rezil eden, vara yoga heryerde agac kesen, yok eden, denizlere her türlü pisligi atanlar yok..

    normal halktan biri olarak aradigimiz tek sey aslinda huzur hepsi o, standart bir iste calisayim, calistigimin karsiligini hakkini alayim, olursa bir arabam olsun, belki sonra bir ev, ise gidip geleyim, eve dönerken markete ugrayim, ama cocugum benden birsey istediyse, yada ben ona birsey alayim istiyorsam, zorlanmayayim, cogu kisininde milyonlari kazanicam ben orda diye gittigi yok

    Yurt disina cikacak insanin tabi sunu bilmesi lazim, gittigin ülke senin degil, seninde olmayacak, kendi ülken gibide hissetmeyeceksin, kimsede sana bunu hissetirmeyecek, arkada biraktigin ülkende en gec 4 sene icinde sana yabanci olacak, Arafta kalacaksin.. hani bi videoda bir kiz vardi, uzun yillar yurt disinda yasadim, ülkeye döndüm, terliklerle birgün alis verise ciktim, o ayagimin yere degmesi farkliydi diye,

    izninizle yazdığınız her şeye imzamı atıyorum.. para tabii ki çok çok önemli bir etken hayatımızda fakat tek başına tüm hayatı yıkıp baştan yazmaya yetecek bir motivasyon asla değil bence.. hele ki ortada olmayan, hayali bir para için.. ABD'de her şey toz pembe olacak diye değil, tam olarak yazdığınız sebeplerden dolayı istiyorum gitmeyi..


  • @Alpagu aitlik hissi de zamanla değişiyor. Uzun yıllar yurt dışında yaşadım ve yaşıyorum, yazdiklariniza katiliyorum.Terlikle sokaga cikmasam da ulkemi artik ulkem gibi goremiyorum. Sagim solum önüm arkam hep farklı hiç bıraktığım gibi değil. Gelir dengesizliğinin izleri, çarpık kentleşme ,yabancı göç ve ekonomik krizin insanlar üzerindeki olumsuz psikolojik yansımaları ile bütüncül baktığınızda inanın insanın hisleri de değişiyor. Biz Türkiyeden daha ağır şartlarda çalışıyoruz evet yoruluyoruz ama huzurluyuz , güvendeyiz zamanla istediğimiz maddi anlamda çoğu şeyi elde edebileceğimizi de düşünüyoruz. Bu bile insana güç veriyor. Umarım herkes düşlediklerini dilediği yerde bulur🙏🏻


  • Bazı talihlilerin gitme amacı sonradan dönmek de olabiliyor. Bu çok garip geliyor kulağa ama öyle. 60 yaşlarına gelmiş GC talihlisi tanıdığım bir aile, vatandaşlık aldıktan sonra dönmeyi düşünüyorlar. Üstelik şu an orada da oldukça mutlu olduklarını söylemelerine rağmen.


  • Bende gençken üniversite öğrencisiyken ilk adımı attım ABD'ye. Şu an ki ABD'de yaşama hevesim o zamanki gibi değil. İlk gittiğimde yazlık bir şehre gitmiştim ve gerçek yüzünü çok görememişim herhalde. Bu tarihten sonra 2 kez çocuklarımızın doğumu için gittik. Fakat ABD hakkındaki arzum bu seyahatlerden sonra çok düştü. Özellikle değişik insan tiplerine çok denk geldim(güven vermeyen, tehlikeli tipler) ve herkesin bir güvenlik sorunu korkusu yaşadağını farkettim. TR'de şu an ortalama bir hayatımız var şartlarımız süper değil ama bozmaya da değmez gibi. İleriyi bilmediğimiz için ve eski ABD hevesimin hatrına çocukların doğumunu da orda gerçekleştirdik. İlerde isterlerse yerleşirler bizde ziyaret ederiz 🙂 Ha yine GC deniyorum çıkarsa yerleşmem ama 6 ayda bir gir çık yapıp vatandaşlığımı almaya çalışırım yine de. Çıkmazsada çocuklar 21 yaşına gelince GC çıkıyor zaten.

  • ⭐⭐⭐⭐

    @caner92 yerleşme planınız yoksa greencarda boşa başvurmayın bence. Sınırda şansınız yaver gitse sorun yaşamasanız bile vatandaşlık başvuru hakkınız olmayacak amerikaya sadece gir çık yapacaksanız


  • @caner92 gir cikla vatandas olamazsiniz..zaten gir cik vok yaparsaniz muhtemelen gc iptal edilip turist vizeye geri donersiniz.yasamayacajsan gcye basvurmayin.


  • @burakshop, içinde söyledi: Amerika'da tutunamayıp geri dönenler var mı?

    @caner92 gir cikla vatandas olamazsiniz..zaten gir cik vok yaparsaniz muhtemelen gc iptal edilip turist vizeye geri donersiniz.yasamayacajsan gcye basvurmayin.

    @Emre-Kurtulmuş, içinde söyledi: Amerika'da tutunamayıp geri dönenler var mı?

    @caner92 yerleşme planınız yoksa greencarda boşa başvurmayın bence. Sınırda şansınız yaver gitse sorun yaşamasanız bile vatandaşlık başvuru hakkınız olmayacak amerikaya sadece gir çık yapacaksanız

    Bu şekilde yapan çok var. Sorun yaşamayanlar duydum, sorun olanda illaki vardır. Denemeden bilemeyiz.

  • ⭐⭐⭐⭐

    @caner92, içinde söyledi: Amerika'da tutunamayıp geri dönenler var mı?

    Bu şekilde yapan çok var. Sorun yaşamayanlar duydum, sorun olanda illaki vardır. Denemeden bilemeyiz.

    GC aldiginiz anda vergi mukellefi oluyorsunuz, her sene vergi beyaninda bulunmak zorunda ve dunyanin her yerindeki kazanclarinizi bildirmek zorundasiniz.

    Vatandaslik basvursunda bulunurken basvuru formunda son 5 yildaki butun ikametlerinizi bildirmek zorundasiniz. Zaten GC giris cikis kayitlarindan ulkeye ne zaman girdignizi ciktiginizi, ne kadar sure kaldiginizi gorecekler.

    Ne son 5 yilda en az 30 ay Amerika'da yasadiginizi ispatlayabilirsiniz, ne de burada bir isiniz, eviniz, geliriniz oldugunu, vergi verdiginizi. Yani burada yerlesik oldugunuzu gosteremeyeceksiniz. Bir sekilde 5 yila kadar GC'i elinizde tutmayi basarsaniz bile vatandaslik basvursu yukarida saydigim nedenlerden dolayi red edilecektir. Vergi vermemissiniz, hic bir adreste ikamet etmemsisiniz, calismamisiniz, turist gibi ara sira gelip cikmissiniz. Bunu gorecekler.

    Sadece gir cik yaparak vatandasligi almaniz pek olasi degil. Niyetiniz buysa GC'i almanin size turist vizesinden fazla bir getirisi yok. Elinizdeki turist vizesi isinizi fazlasiyla gorur, bir de vergi beyaniyla falan ugrasmak zorunda kalmazsiniz.

    "Su anda emin degilim, GC kazandiktan sonra belki fikrim degisir buraya yerlesme karari alabilirim" diyorsaniz basvurabilirsiniz tabii, ama kafanizdaki diger planinin olumlu sonuclanmasi cok mumkun degil ve bu plana gore GC'i elde tutmanin hic bir avantaji da yok. Aksine bir suru kulfeti var ve yerlesik olmadiginiz icin bir yere de varamayacaksiniz.

  • ⭐⭐⭐⭐

    @caner92 denemeden bilemeyeceğiniz bir durum değil iki şeyi karıştırmamak lazım dediğim gibi şansınız yaver giderse giriş çıkışlarda sorun yaşamadan greencardınızı tutabilirsiniz ancak vatandaş olabilmek için son 5 yılın belli bir süresinde amerikada ikamet ediyor olmanız gerekiyor ve siz gir çık yaparak bu süreyi doldurmamış olacaksınız. Bahsettiğiniz örnek tahminimce greencardını tutmayı başarabilmiş kişilere ait örnekler yani vatandaş olmuş değil


  • @caner92 Her 6 ayda bir giris-cikis yaparak greencardinizi elinizde tutmaniz oldukca zor. Sans eseri bunu basaranlar belki vardir ama ileride vatandaslik basvurusunda bu durum sorun cikartabilir. Cunku tam anlamiyla ABD'de yerlesik hayata gecmemis oluyorsunuz.

    Eger Trump baskan secilirse, gocmenlik politikalarinda ve sinir guvenliginde buyuk oranda katilasma veya zorlasma olacaktir. Bu durumda sadece giris-cikislarla greencard pozisyonunu korumak cok cok daha zor olacaktir.


  • Bence burada en önemli nokta insanların Amerikaya gidince kendisini neler beklediğini az çok bilerek gitmesi. Daha önce benzer şeyleri 2024 sohbet odasında da yazmıştım. Amerika'da yaşayan çok fazla arkadaşım var. Kimisi çok mutlu kimisi çok mutsuz kimisi de geri döndü. Türkiye'de iyi bir işi olan, geliri de orta seviyede olan arkadaşlarımdan Amerika'ya gidip mutlu olan görmedim açıkçası. Sadece Türkiye'de yaptığı işi orada da yapan arkadaşlarım çok mutlu. Örneğin mühendis bir arkadaşım hayatımda verdiğim en güzel karar Amerika'ya gelmekti diyor. Ancak Türkiye 'de avukatlık yaparken Amerika'ya giden başka bir arkadaşım da en yanlış kararım buraya gelmekti diyor. Türkiye'de duruşmalara girip yoruluyordum, burada sıradan işler yapıp canım çıkıyor. Keşke hiç gelmeseydim diyor. Ben orada her işi yaparım, yeter ki gidebileyim diyen başka bir avukat arkadaşım Amerika'ya gitti ve 2 sene dayanabildi. Tek dediği şey yemek dağıtmakla, bir yerlerde işçi olarak çalışmakla Amerika'da istenilen yaşamın yaşanılamayacağı. Bize de greencard çıkmıştı fakat mülakat alamadığımız gidemedik. Eşim de ben de avukatız. Arkadaşım bize de sakın Amerika'ya gelmeyin, çok mutsuz olursunuz diye defalarca söyledi. Ancak bizim planımız biraz daha farklıydı. Biz orada iş kurmayı düşünüyorduk fakat kısmet değilmiş. Sonuç olarak sevgili @erenotti 'nin "Herkes kendi Amerikasını yaşıyor" cümlesinin en doğru cümle olduğunu düşünüyorum. Herkes Türkiye'de yaşadığı hayata göre bir değerlendirme yapıp dönüp dönmeyeceğine karar veriyor bence. Türkiye'de asgari ücretle çalışan birisi için Amerika'da asgari ücretle çalışmak çok daha iyi olabilir, ancak Türkiye'de iyi bir işi olup Amerika'da daha alt seviye işlerde çalışan birisi için daha iyi olmaz diye düşünüyorum. Dediğim gibi, Türkiye'de iyi bir işte çalışıp Amerika'ya giden arkadaşlarımdan mutlu olan kimseyi de görmedim.


  • @mustafa_27 , cok gecerli ve dogru tespitler iletmissiniz kaleminize saglik, bencede durum tamamen sizin soylediginizden ibaret. Soylediklerinize ek olarak Turkiye'de el becerisi gerektiren islerde calisan kisiler mesela kuafor, terzi, araba tamircisi, elektronik esya tamircisi vs Amerika'da onu cok acik, herkesin hakkinda hayirlisi.

  • ⭐⭐⭐⭐

    @mustafa_27 eğer ki amerikaya gelme amacınız ekonomikse dedikleriniz doğru ama herkesin buraya gelme amacı ekonomik değil


  • @Emre-Kurtulmuş Tabi ki öyle . Katılıyorum size. Fakat ekonomik olarak iyi seviyelerde olup da Amerika'ya gidince daha zorlu şartlar olduğunda çok mutlu olunmadığını söylemek istiyorum sadece. Ekonomik olarak ve fiziken çok yorulduğunda arkadaşlarımın çok mutlu olamadığını görüyorum. Ama kişiden kişiye değişir bunlar. Herkesin bakış açısı farklı sonuçta.


  • @mustafa_27 Gerçekten çok doğru tespitler. Yeni gelenlerin veya gelecek olanların dikkate alması gereken bir gerçekliği anlatmışsınız. Türkiye’de sahip olduğu mesleği, mesleki deneyimlerini ve kariyerini ABD’ye taşıyabilen arkadaşlarımız genellikle çok mutlu. Bunun yanında kaybedecek hiçbir şeyi olmayan, hali hazırda Türkiye’de geçim sıkıntısı çeken arkadaşlarımız da burada kavuştukları ekonomik refah ve iş olanakları ile mutlu. Esas problem orta sınıfta oluyor. Yani Türkiye’de emek verip belli bir mesleki deneyim ve unvan edinmiş, evini barkını alıp düzenini kurmuş fakat TK1 uçuşu İstanbul Havalimanından teker kestiği anda bütün unvan ve birikimlerini geride bırakan o arkadaşlarımız… Bir de belli bir yaşın üzerindeyseniz o sıfırdan başlama hissiyatı gerçekten çok zor. Ben geldiğimden beri amazon deposunda çalışıyorum. Amazon’da çalışırken bile yeni mezun olmuş 20 yaşında çocukların başınızda durup manager havası estirmesi insanın içinde değişik bir his bırakıyor bir noktadan sonra. Ama geçenlerde ilk defa paket dağıtmaya çıktım. Yanlış anlaşılmak istemem ama daha önce hiç bu kadar ezilmiş hissetmemiştim. Restaurant çalışanları umursamaz, müşteri kapıda bekletir gelmez falan neyse Allah bugünlerimizi aratmasın. Yıllarca verdiğimiz emeği başa sardık. Şimdi tekrar mücadele gerek. Level 1 ile başladık bir yıl önce. Şuan Level 3. Bir sonraki seviye area manager. Diplomanın denkliğini al, belki yeniden dersler al sınavlara gir, kabul görmek için yüksek lisans yap, mülakatlardan geç derken 30 yaşından sonra bu hayatta tekrar kendimizi ispatlamamız gerekecek. Açıkçası çocuğumun geleceğini düşünmesem kendi adıma Türkiye’deki orta halli hayatıma devam etmek isterdim. Arkadaşımızın da dediği gibi… Burada herkes kendi amerikasını yaşıyor. Umarım bütün arkadaşlarımız dilediği hayata ve hayallerine kolaylıkla kavuşur.

  • ⭐⭐⭐ Yasaklı

    İki arkadaşım yerleşti ABD'ye. Birisinin ailesi ile hiçbir yakınlığı yoktu, anne ve babasını dahi özlemiyordu. Hatta en son ABD vatandaşı bir kadınla evlendi ve düğününe ailesi gelmedi bile. Bu arkadaşın Türkiye'de herhangi bir mal varlığı da yoktu. Tamamen düzenini orada kurdu. Ben mesela bu arkadaşın hiçbir şekilde mutsuz olacağını düşünmüyorum ABD'de. Aile özlemi yok, TR'de mal varlığı yok. En önemlisi adamın kaybedecek hiçbir şeyi yok. Diğeri de aynı şekilde mal varlığı yoktu TR'de fakat ailesine o kadar hasret kaldı ki, güzel bir arabada alsa, iyi bir maaş alıp alım gücünü de arttırsa mutlu olamadı. Hani anne babam kardeşim dostlarım yanımda olsun varsın arabam olmasın, varsın istediğim telefonu birkaç ay sonra alayım düşüncesine girdi. Yakında geri dönmeyi düşünüyor. Bence işin özeti şu. Türkiye'de kendine ait evin varsa ya da bunun haricinde birkaç mal varlığın daha varsa, ailen ile çok yakınsan, ortalama da bir maaşın varsa, ABD'ye gittiğin zaman (özellikle bunları satarak gidersen) mutsuz olma ihtimali çok fazla olur diye düşünüyorum insanın. Fakat Türkiye'de zaten kiracıysa, aile özlemi de çekmeyecekse kaybedecek hiçbir şeyi yok demektir. Tabii en önemli şey de beklentiler. Ben tamamen şu an yaşadığım şehirde bahçeli müstakil kendime ait bir evde eşimle ortalama bir gelirle sevdiklerimizle yan yana yaşamayı tercih ediyorum. Çünkü hayat çok kısa ve her anın değeri bilinmeli diye düşünüyorum. Ki yıllardır ABD hayali kuran, yüksek binalar, şehir merkezleri, ABD gündelik yaşamı vs. bu tarz şeylere hayran biri olarak tamamen değişti hayattan beklentilerim son bir yıldır. Anca işte GC çıkarsa vatandaşlık alana kadar durur sonra tekrar TR'de hayalini kurduğum yaşama geri dönmek isterim. İnşallah hepimiz en kısa zamanda, kolaylıkla hayallerimize, hedeflerimize ulaşırız.


  • Yukarıda yazılan her şeye kesinlikle katılıyorum. Özellikle sevgili @erenotti kardeşimin sözünü bir süredir çok kullanıyorum. (TR'de hikayemi anlattığım hemen hemen herkese söylüyorum.) Benim tecrübem, yukarıdaki arkadaşların yazdıkları gibi katkı sağlamayacak ama bende yaşadıklarımı & hissiyatları mı & kararsızlıklarımı & içimden gelenleri yazmak istiyorum. (Filtre olmadan)

    Yaklaşık 9,5 ay Amerika'da kaldım. Ağustos sonuna doğru TR'ye geldim. Kasım ortası yada Aralık gibi tekrar döneceğim. (Mecbur döneceğim.) Türkiye'de "Direktör" pozisyonunda çalışıyordum. Çok iyi bir "işi , iş ortamını , arkadaşlarımı, iyi bir maaşı, iyi yan hakları (Özel sağlık, Araç Vb.)" bıraktım ve Amerika'ya geldim. 22 Yıldır aynı işi yapmanın can sıkıntısı nedeni ile bu kısma çok takılmadım. Pişman değilim o anlamda. Yaptığım işin Amerika'da karşılığı var ama çok iyi derece de İngilizce 'ye ihtiyacım var. Bunun için sabır etmem gerekiyor. Bunu zamanla aşacağımı biliyorum, sancılı olacak ama olacak.! Maddiyat önemli hem de çok önemli! Hayatımı idame ettirmek için, vasıfsız bir iş olsa da maddiyat kısmı bir şekilde çalışır atlatırım diye düşünüyorum. (Karın tokluğuna hayat)
    Asıl benim için önemli olan "Maneviyat" önceden de bu kısma belki bu başlıkta, belki başka başlıkta değinmiştim. Bu süre zarfında tek sıkıntım "Aile hasretim ve yakın arkadaşların eksikliği" oldu. Beni çokkkkkkkkkkk yıprattı. Çok ağladığım zamanlar oldu. Mesela bir bayram sabahı çok ağladım. Ailece yapılan o bayram kahvaltısının - sofrasının değeri çok başkaymış yaa... Tamam bundan 25-30 sene önce insanlar daha kötü bir teknoloji ile iletişim kuruyorlardı. O zamanlar ne hissediyorlardı tahmin bile edemiyorum. Belki de o görüntülü görüşme yok diye az etkileniyorlardı. (Çok mantıklı bir yorumum yok.) Ailem kahvaltısını yapıyor, güzel güzel sohbet ediyorsun. Kahvaltı sofrasını bile göstermemeye çalışıyorlardı, canım çekmesin diye. (Kahvaltıya bak: Muhlama (mıhlama-kuymak / biz muhlama deriz) , Çengelköy orta fırın simidi, sucuklu yumurta, su böreği, patatesli börek, peynirler vs vs.) tamam Amerika'da artık Türk malı yada damak tadımıza uygun çok şeye ulaşıyorsun ama inceliğe bakar mısınız. Yaaaaaaaaaa ne olacak gösterin sofrayı diyorum, benim canım çekmez diyorum. (Yalan çekmez mi yaaa o muhlamaya ekmek bandığını düşünmek bile etkiliyordu beni) neyse konuşuyorsun her şey süper, konuşma sırasında kimi zaman gülüyorsun, kimi zaman üzgün oluyorsun ama görüntülü konuşmak bir nimet ya. Ama telefonu kapattığında "karşındaki duvara , karşındaki monitöre bakıyorsun ve YALNIZ'sın. güzel 10 dk konuştun, hasret giderdin, ama sonuç "YALNIZ'sın yaw!!!!" 😞 o boş odaya bakıyorsun ve nedensizce bir süre ağlıyorsun. Ağlamak iyi oluyor, insanı rahatlatıyor. Erkek Adam ağlar! sonra kendi iç sesinle yalnız yalnız konuşmaya başlıyorsun. "Ulan diyorsun neden geldim? TR'de çok güzel bir hayatım vardı neden bozdum? ne işim var burada? Çekilir mi bu hayat? vs vs... sonra diğer iç ses devreye giriyor "dur olm yaaa, saçmalama sabır et olm, bu hayatı yaşamak için kimler nelerden vazgeçti de geldi, Sonra planların aklına geliyor, hayallerin aklına geliyor.. "Sonra o iki iç ses de susuyor. Kafanı kaldırıyorsun "YİNE DUVAR" , tamam ağlamıyorsun ama Duvar yada Monitör ile ilişkilerimi güçlendiriyorum. 🙂 Sonra çık dışarı, bir hava al, kahve içi diyorsun kendine... hem iyi - hem kötü hissettiğin bir gün yaşamaya devam ediyorsun...

    Neden anlattım. Ben tüm hayatım boyunca "Aile" ile yaşadım. Aile'min hep merkez noktasında oldum. (Aile yapısı ve mecburiyetler gereğince) dolayısıyla onlar bocaladı, ben bocaladım. Şimdi bana sürekli diyorlar TR'ye sakın dönme git hayatını yaşa, kendi hayatını kur diyorlar ama TR'ye geldiğimden beri Amerika'yı bir kere düşünmedim. Düşünmedim derken kötü anlamda demiyorum, benim şanssızlığımdan AOS sürecim uzun sürdü, hem güzel hem de garip bir şehirde yaşadım. Özetle , diger GC kazanan arkadaşlar gibi, aylarca TR'de hazırlık yapma şansım olmadı. (Maddi-Manevi hazırlık) Mecbur GC'yi almak için erken den Amerika'ya gittim ve aylarca bekledim. Bu süreç insanı yoruyor. O nedenle TR o kadar özlemişim ki Amerika'yı düşünmüyor ve özlemiyorum. Tabii bunlar benim yaşadığım bana özel tecrübeler. AOS yapan diğer arkadaşlar bu kadar uzun beklemedi. Buda bizim kısmetimiz ve yaşamamız gereken süreçmiş diye düşünüyorum. Neyse ana konuma geleyim. Bazen yine o 2 ses kapışıyor kendi aralarında 🙂 bende hangisi galip gelecek bilmiyorum ama şunu biliyorum. O kadar para harcadım, o kadar zaman harcadım, o kadar emek verdim. Amerika'ya geri dönüp deneyeceğim. Umarım biraz hissizleşirim (Zor / fazla duygusal adamım) yada Aile hasretini biraz bastırırım. İnşallah zamanla Aile hasretim azalır. Umarım içimdeki kapışan o 2 ses'den Amerika'da tutunmayı öğütleyen ses ağır gelir 🙂 Elimden geleni yapacağım. Olmaz ise dünyanın sonu değil...

    Not: 22 senelik aralıksız iş hayatından sonra 9,5 aylık boşluk bana çok güzel geldi. Kafamı dinledim 🙂 Zaman zaman gezdim. İş hayatımın son bölümlerinde de (son 1-2 yıldır) onu benimsemiştim. Tek bir hayatımız var ve çok da üzülmeye değmez. son dönemler de TR'de çok söylerdim. Ne yapalım üzülüp, üzülüp kanser mi olalım? GC için aldığım kararlardan pişman değilim. Yaşayıp göreceğim.... Hayat ne yaşatırsa yaşatsın kabul edeceğim ve yaşayacağım. (Kabul derken o anlamda değil, ben kadere inanmam , kaderin kendi seçimlerimiz ile olgunlaştığını, kendi seçimlerimiz ile oluşan yol ayrımları ve yeni yollara inanırım.) Tek bir hayatım var... Amerika yada TR'de fark etmez. "Tek Bir hayat" neden mutlu olmayalım? (Maddi anlamda demiyorum - Manevi Anlamda)

    Sevgi ve Saygılarımla....


Benzer Başlıklar

  • 17
  • 39
  • 763
  • 7
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

136
Çevrimiçi

60.6k
Kullanıcı

5.1k
Konu

533.2k
İleti


| | | |

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum