Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

Yurt dışındaki Türklerin dayanışma eksikliği

Göçmenlik Sohbetleri
28 18 2.2k 19
  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    Bu konu hakkinda cok konustum... Uzun uzun konusmak artik beni yoruyor...

    Son bir kac aydir evlenen, olen, hastalik geciren, tedai ihtiaci olan vs insanlara yapilanlari gordukten sonra iyiki 'Houston' diyorum...

    Herkes hakettigi gibi bir cevre kurar... bazen bir kac denemeden sonra olur bu...

    Kuramayan, herkes kotu bir ben iyiyim diye gecinen kisilerden uzak duruyorum... Bir cogu sorunun kendilerinde oldugunun biile farkinda degiller...

    5 yilda 30 yildir yasayan bir cok kisiden daha cok cevre edindim tarzim ve birazda isim geregi...

    Herkesin dogrusu dogrudur... Benim dogrumda bu...

    Turkler kotudur on kabulunu kiramayanlari aileme yaklastirmiyorum ve cok mutluyum...

    Diger eyaletleri bilemem... Houston'da son donemde sahit olduklarim goz yasartici idi benim icin... Turk toplulugun kalitesini yukseltenlere tesekkur ediyorum...

    Selamlar...


  • Kesinlikle ama kesinlikle çok çok az son 6 aydır LA'de yaşıyorum buradaki Ermeni, İranlı, Arap ve Yahudileri gördükten sonra Türk olarak gerçekten bu konuda baya eksiğiz sebebini hep içimizdeki bastıramadığımız haset duygusuna bağlıyorum.Tanıştığım yeni insanlardan dolaylı veya doğrudan hep bir benefit elde etme durumunu hissettim.O yüzden burada çoğu yakın arkadaşlarım Azerbaycanlı ve hiçbir şikayetim yok.İşin kötü tarafı ünlü bir Türk restaurantında çalışıyorum ve hep bir ajitasyon modundayız 😃


  • @Burak-Erdoğan, içinde söyledi: Yurt dışındaki Türklerin dayanışma eksikliği

    ..... hep içimizdeki bastıramadığımız haset duygusuna bağlıyorum.Tanıştığım yeni insanlardan dolaylı veya doğrudan hep bir benefit elde etme durumunu hissettim.... 😃

    Iste tam da kirilma noktasi bu cumlelerde...

  • ⭐⭐⭐⭐

    Ben maddeler halinde incelemek istiyorum. Dayanışma eksikliğinin düşüncesi bile üzüyor beni. Fakirlik, salt maddi fakirlik değildir. Dayanışma ve birlikte hareket etme olanağından yoksun olmak en büyük fakirlik sebebidir.

    1. Kendisiyle aynı fikirde olmayanı direk karşıt olarak tanımlamak.
    2. Herkesi kendi gibi bildiğinden, insanların menfaatçi olduğuna yönelik peşin hükümlü olmak.
    3. Başkalarının başarısını hazmedememek.
    4. Tutarsızlık, ani ve ölçüsüz karar değiştirmek.
    5. Sevgiyi samimiyet kurabilme cetveliyle ölçmek.
    6. Çabuk samimi olmaya çalışmak, çabuk sır vermek.
      1. kişiler hakkında dedikoduya eğimli olmak.
    7. Kişilerin yüzüne karşı eleştiri yapamamak, kendi yüzüne yapılan eleştiriye tahammül edememek.
    8. Hızla başarıya ulaşmak istemek. Başarıya ulaşanların kayırıldığına olan inanç.
    9. Aceleci olmak.
    10. Tembel olmak.
    11. Grup işlerinde kendisinden fazla şey beklendiğini düşünmek.
    12. Grup içinde ön planda gözükmek için göz boyamaya çalışmak.
    13. Grup içinde gayretli kişileri ön planda görünmeye çalışmak ile itham etmek.
    14. İnsanların kendisinin parasından, mevkisinden, olanaklarından faydalanmaya çalıştığını düşünerek bu imkanları paylaşmama yönünde belirgin çaba içinde olmak.

    Aklıma gelen başlıca bu sebeplerden ötürü Türkiyede de verimli bir topluluk olma becerisini gösteremiyoruz zaten.


  • Herhangi markete girdiğimde yabancı bir insanla gelişi güzel sohbet başlar, ama saçın güzel der ama bebeğiniz tatlıymış der.. Konuşmak isteyen, bir şeyler paylaşmak isteyen her türlü sohbet başlatır, kaynaşır, arkadaş olur.
    Türk marketine gidiyoruz, herkesin baş eğik, biri birisiyle göz göze gelecek diye ödü kopuyor. Neden, neden diye çok sordum kendime., şöyle bir kanıya vardım. ‘Dedikodu’! Çok komik ama öyle. Aman bu onun tanıdığı, bunlar geçen kavga ettiler, haa bu şunun karısı değil mi, neden geri döndüler ki acaba,… uzar gider.. Biz millet olarak özele girmeye bayılıyoruz. Laf taşımayı spor olarak görüyoruz😂 İnsanlar ağızlarından bir şey kaçırır da biri hakkında başka birini kötüler, o da arkadaşı çıkar aman Allah ben en iyisi hiç konuşmayım diyor.. Kimse kimsenin yüzüne bakmıyor.. Yabancılarda durum öyle değil işte, Sarah nerede nasıl diye soruyorsun yine yabancı olan ortak arkadaşına, sadece iyi diyor. Özeline girip geçen gün aralarında konuştuklarını ayak üstü bana anlatmıyor. Bunu toplum olarak aşabileceğimizi sanmıyorum🙂 böyle geldi böyle gider. Takmıyorum da açıkcası, 3-4 aile dostumuz var onlarda bize yetiyor çok şükür.
    Ama toplu etkinliklerde falan çok komik oluyor yaa herkes fısır fısır, biri öbürünü gözüyle gösteriyor,kaynıyor kazanlar😂 Toplu etkinlere de çok gitmiyoruz yani.. Gülüyorum ama aslında içler acısı, bir o kadar da üzülüyorum.. uzun oldu..


  • @gizemyavuz92 yazdığın yazıdan sonra eskiden paylaşılan bir yazıyı tekrar yazıyım buraya

    "İlk defa İsveç'te bir kızla çıktık. Muhabbet ediyoruz, kız sevdiğim filmleri soruyor, okuduğum kitapları soruyor, gezdiğim ülkeleri soruyor. Ama işimi sormuyor.
    Ben alışmışım , adın nedirden sonra ikinci soru işin nedir. Yok abi döndük dolaştık sevdiğimiz yemeklere falan geldik hala sen ne iş yaparsın demiyor kız bir türlü.
    En son ben sordum, dedim ki ya her şeyi sordun da, sen ne iş yaparsın diye sormadın. Dedi ki kız, ne iş yaptığını sorarsam dolaylı olarak sosyal statünü, kaç para kazandığını da sormuş olurum. Ayıptır. Ben paranı, statünü merak ettiğim için değil seni merak ettiğim için buradayım.
    O gün anladım ki bizde kast sistemi var. Atasözümüz var davul bile dengi dengine diye. Meğerse her davul denkmiş.
    Başka gün yüksek mühendis bir amcayla tanıştım. Ne projeler yapmış. Tüneller, köprüler, havaalanları vs...
    Senin yaşında oğlum var dedi. O da mühendis mi dedim. Hayır işçi, duvar ustası dedi.
    Dedim o nasıl oldu, Benim babam döve döve okutur mühendis yapar.
    Adam kızdı. Niye öyle diyorsun benim oğlum çok iyi bir duvar ustasıdır. Zorla kötü mühendis olacağına, iyi bir duvar ustası olmasının ne kötülüğü var dedi. Adam gurur duyuyor oğluyla.
    Utandım. Mühendisin oğlu gerekirse zorla kötü bir mühendis yapılır, iyi bir duvar ustası olmasına izin verilmez."diye düşündürüldük.


  • @ayvalik10 Iste bu muhendis ornegindeki gibi nedenlerle her depremde ve sonrasinda binalar yikiliyor, her selde kopruler yollar yikiliyor vs vs.

    Bir kisiyi istemedigi, benimsemedigi bir is alanina zorlarsaniz, yaptigi hicbir is duzgun olmaz. Is yapmis olmak icin yapar.

    Sadece anne ve babalar degil ama malesef Turkiye'deki egitim sistemi de insanlari istemedikleri bolumleri okumaya zorluyor.

    Bunun en buyuk ornegi benim. Hicbir zaman bilgisayar IT alaninda okumak ve calismak istemedim ama Turkiye'de istedigim alanlarda bir bolum kazanamadigim icin ve diger bazi faktorler de o donemde benden tarafta olmadigi icin bolum olarak bu alana gecmek zorunda kaldim. Bir cesit mecburiyetten dolayi okudum ve bu alanda bachelor degree tamamladim. Ama hicbir zaman sevemedim IT alaninda calismayi. Kendimi bu alanda gelistirmek bile istemedim. Sevmedigim icin de hic bu alanda calismadim.



  • Yurtdışında yaşamadım ama gerek oralarda yaşayan akrabalar gerek arkadaş ziyaretleri ya da tur ve iş gezileri gibi çok fazla gidip gelme ziyaret fırsatımlarım oldu.Şunu net söyleyebilirim,yurtdışında yaşayan Türkler'de kesinlikle yardımseverlikten eser yok ,tabiki herkes için konuşmuyorum ama büyük çoğunluğu maalesef böyle en yakınımdan, en uzağa genelde tüm Türklerin mantığı aynı Türkiye'den kimse gelmesin,ziyaret olabilir o da mümkünse çok kısa süreli onun dışında buralara kesinlikle ama kesinlikle yerleşmesinler düşüncesi içindeler.Bunu uzun yıllar deneyimledim,ve şunu da düşündüm herkes aynı değildir bana olumsuz durumlar denk gelmiş olabilir ,fakat Türkiye'de yaşayan çevremden ,ve de yurtdışında iş için ya da eğitim için bulunan ve geri dönen birçok kişiden aynı benzer hikayeler dinledim ,yani kiminle konuşsam herkesten aynı şeyleri duydum ve de en son yaşadığım korkunç olayla da noktayı koydum.
    2020 Mart ayı eşimle birlikte bir akrabamızın düğünü için Almanya'daydık ve biz gittikten kısa bir süre sonra pandemi nedeniyle sınırlar kapandı ve biz yaklaşık 6 ay ülkemize dönemedik,durum böyle olunca kalacak yer aramaya başladık fakat otel ,pansiyon her yer kapalıydı.Orada yaşayan akraba ,arkadaş,tanıdık,tanımadık kim varsa hepsine ulaştık yardım istedik ,ancak iyi zamanda yüzümüze gülen tüm kapılar kapandı,çaresizlikten 5 sene önce bir arkadaş ziyaretine gittiğimizde arkadaşımızın komşusu olan alman bir aile tanışmıştık;arkadaşım oradan taşındığı içinde biraz tedirgin bir şekilde alman aileye telefon açtık ,önce kendimizi tanıtıp daha sonra durumumuzu kısaca özetledik ,inanın çaresizliğimize o kadar üzüldüler ve paniklediler ki ;kendi dertleri gibi durumu görev edindiler,oteller pansiyonlar kapalı ama biz ikinci evi ya da yazlığı olan arkadaşlarımız var onlarla görüşelim dediler ve 1 gün içerisinde sorun çözüldü.Başka bir arkadaşlarının yaşlı babaları pandemi dönemi için daha iyi bakım yapılacak bir huzurevine yerleştiğinden evinin uygun olduğunu orada kalabileceğimizi söylediler,biz kulaklarımıza inanamadık.Hiç abartmıyorum yakın akraba arkadaş dahil binlerce kişi ile görüştük hepside imkanı olan kişiler,Türkiye de yaşarken yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen insanlar dahil kimse durumumuzla ilgilenmedi bile,herkes aman başımıza kalırlar,aman yabancılar dairesiyle başımız derde girer gibi o kadar saçma ve gereksiz düşüncelerle yardım etmek istemediler ki inanılır gibi değil,kaldı ki biz vize konusunda zaten yabancılar dairesiyle irtibattaydık,sorun çıkması gibi birşey mümkün değildi ayrıca kimseye yük olma niyetinde de değildik,maddi olarak bir sıkıntımız da yoktu ,maalesef tüm bahaneleri kullandılar.Ama hani o kuralcı katı almanlar,pandemi dönemi olağanüstü durum ilan eden almanlar var ya işte onlar bize kucak açtılar ,inanın orada kalırken bile sürekli arayıp sordular,her konuda bizi arayın destek alın dediler.
    Sonuç olarak sadece şunu söyleceğim,vicdan,merhamet ,insanlık ;dil,din,ırk,kan bağı ve mezheple olmuyormuş bu yaşadıklarımız bize bir sürü şeyler öğretti,önyarglarımız kırıldı ,hayata bakış açımız değişti,ayrıca en önemlisi çok şükür hayatımızdan bir sürü insana benzer kalabalıkların gitmesini sağladı.


  • @ser_gün86 Sizin tanidiginiz hickimse rahatlarini sizin icin bozmak istemedikleri icin kapilarini size acmamislardir. Sasiracak bir durum yok 🙂

    Benzer bir durumu biz de yasamistik ilk Florida'ya gittigimiz zamanlarda. Ilk once, Florida'ya gitme sebebimiz olan, esimin uzaktan akrabasi olan doktor bizimle hic ilgilenmedi. Bir defa yemege goturme ve bir defada cafeye goturme disinda arayip sormadi bile!

    Ilk haftalarda otelde kalirken, babamlarin uzaktan bir akrabasinin telefonunu verdiler bize Turkiye'den. Aradik, telefonda kisaca kendimizi tanittik, durumu anlattik. Akrabamiz San Francisco'da yasiyormus, ailecek bir restaurant isletiyorlarmis vs vs.

    "Abi yanina gelsek, oradan baslasak, nasil olur?" diye sorduk. Oyle sorunca, ilk sorusu "Ne kadar paraniz var?" oldu. O sirada, eger yanlis hatirlamiyorsam, nakit olarak $1,000-1,200 kalmisti bizde. 🙂 Sonra sanirim bizdeki parayi begenmemis olacak ki "Benim burada kurulu bir duzenim var, malesef sizin icin bozamam!" dedi. "Iyi abi duzenini biz hic bozmayalim o zaman, size mutluluklar..." dedik ve telefonu kapattik. 😃

    Arkasindan hemen Turkiye'yi aradik ve bir daha akraba diye agzini acan olursa, agzina kurekle vuracagiz dedik 😛 😛


  • Hocam,size de çok geçmiş olsun, bizim şaşırdığımız olay şu bir kişi ,beş kişi on kişi bu şekilde davransa neyse tanıdık,tanımadık en az 1000 kişi hiç abartmıyorum tek tek herkese ulaştık,hepsi anlaşmış gibi aynı tepkiyi verdiler.Bir de biz bu insanların bir çoğuyla Türkiye'de uzun yıllar aynı ortamlarda bulunduk,zor zamanlarında her defasında onlara destek olduk,yaşadığımız durum tabiri caizse tam anlamıyla bir dost akrabağa kazığı oldu.Onlara kalsa sokakta kalalım,hükümet zaten buna izin vermezmiş,bize kalacak yer ayarlarlarmış :))) Bu yaşadığımız süreçlerden sonra artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz. 😉


  • Yukarida da yazmistim, bu Turk insaninin genel olarak genlerinde var. Istisnalar elbette her durumda oldugu gibi bu durumda da vardir ama geneli bu sekilde... ABD, Almanya veya baska ulke farketmiyor. Yurtdisina cikinca durum bu!

  • ⭐⭐⭐⭐

    @MySea, içinde söyledi: Yurt dışındaki Türklerin dayanışma eksikliği

    Yukarida da yazmistim, bu Turk insaninin genel olarak genlerinde var. Istisnalar elbette her durumda oldugu gibi bu durumda da vardir ama geneli bu sekilde... ABD, Almanya veya baska ulke farketmiyor. Yurtdisina cikinca durum bu!

    Şöyle bir toparlamak istiyorum, Yurtdışı ve ya yurtiçi, bir Türkün;
    Kişilik ve karaktere göre değişmek üzere,
    Tanıdığınız biri yurtiçinde ya da yurtdıışında size destek olmuyorsa sizi sevmiyordur. NOKTA..
    Tanımadığınız biri, yurt içinde ve ya yurtdışında size destek olmuyorsa,
    1- Tanıdığı kişilerden sebepli ya da sebepsiz kazık yemiştir, size bulaşmak istemiyordur.
    2- Sizden bir menfaati olmayacağını düşündüğünden sizinle uğraşmak istemiyordur.
    Aksi durumda sizi tanıyan kişi, eğer seviyorsa mutlaka yardım edecek bir alan bulacaktır. Tanımayan kişi eğer olumsuz tecrübesi çok değilse, ya da kişilik olarak bu olumsuzlukları insanın tabiatına yorup, yoluna devam eden biriyse size peşin hükümle yaklaşmayacak ve ufak ya da büyük, ihtiyacınızın çözümünde yol gösterecek, destek olacaktır. Bunların aksi, kötü niyetli, insan ilişkisi zayıf, sosyal zekadan yoksun, + psikolojik olarak insanların olumsuz hallerinden zevk alan kişiler olmaları gerekir.
    Açık söylüyorum, tanıdığınız biri size yol göstermekten bile imtina ediyorsa sizi sevmiyor ya da sizin kötü durumunuzdan zevk alıyordur. Öyle insanlara hayatınızda yer vermeyin, görüşmeyin, onlara muhtaç olmamaya gayret edin.


  • @ibrahimasar Hocam birde soyleleri var: Yardimci oluyorsunuz, yol gosteriyorsunuz ve hatta evinizin kapilarini aciyorsunuz; ve nihayetinde, sizinle isleri bittigi anda, sorunlari cozuldugu anda, artik ne selam kaliyor ne de arayip sorma...

  • ⭐⭐⭐⭐

    @MySea, içinde söyledi: Yurt dışındaki Türklerin dayanışma eksikliği

    @ibrahimasar Hocam birde soyleleri var: Yardimci oluyorsunuz, yol gosteriyorsunuz ve hatta evinizin kapilarini aciyorsunuz; ve nihayetinde, sizinle isleri bittigi anda, sorunlari cozuldugu anda, artik ne selam kaliyor ne de arayip sorma...

    O bahsettiğim, sizi tanıyanın ya da tanımayanın yaşadığı olumsuz durumlara örnek bir hikaye de bu. Her insan güncel hayatında buna benzer pek çok olumsuz tecrübe yaşıyor maalesef. İletişim eksikliği mi dersiniz. Kişilik bozukluğu mu dersiniz...
    Kısaca ben de bir örnek vereyim. Ankaradan işten ayrıldım, Bodruma yerleşeceğim. İstanbuldaki borca batmış ama elime doğmuş yiğenime bir destek olup, onuda buraya getirip çekip çevirme, borçlarını kapatma, hayatını bir düzene sokma, bir birimize destek olup çalışıp geçinme planlarıma karşılık, yiğenimin, burada çalışırken, kendi mesaisi esnasında iş yerinden para tırtıklamayı, elde ettiği bu parayla tam karşıma kendi dükkanı açmayı, o döneme kadar elde ettiğimiz müşterileri kendine yöneltip beni batırmayı planladığını öğrendim. Sonra neden böyle bir plan yaptığını sorduğumda ''ölene kadar seninle mi çalışıcam, boynuz kulağı geçer'' cevabı aldım. Ulan benim kabahatim ne. Niye beni batırıyosun, git ötede oyna 🙂 Tabi getirmedim arkadaşı. Selamı sabahı kestim. Ablamla aram açıldı, neden götürmedin diye. Annem ayrı afra tafra yaptı. Ortada fol yok yumurta yok. Demek ki adamın bizde bir kuyruk acısı var. E şimdi, ben bu adamı mı amerikada el üstünde tutayım. Bu başımıza gelen olumsuz tecrübelerden sadece biri. Enişteden, kayın biraderden, abladan arkadaştan, komşudan, baldızdan, bacanaktan, burada ara ara görüştüğümüz müşteriden... kazık yemediğimiz kimse kalmadı. Ama biz akıllanmıyoruz. Toleransımız yüksek. Her seferinde canımız yanıyor. Kızıyoruz, küsüyoruz. Sonra yardıma muhtaç yaralı bir kuş görünce elimiz ayağımız boşalıyor.. Alemin enayisi dedikleri var ya. Biziz işte o 🙂


  • @ibrahimasar, içinde söyledi: Yurt dışındaki Türklerin dayanışma eksikliği

    Ben maddeler halinde incelemek istiyorum. Dayanışma eksikliğinin düşüncesi bile üzüyor beni. Fakirlik, salt maddi fakirlik değildir. Dayanışma ve birlikte hareket etme olanağından yoksun olmak en büyük fakirlik sebebidir.

    1. Kendisiyle aynı fikirde olmayanı direk karşıt olarak tanımlamak.
    2. Herkesi kendi gibi bildiğinden, insanların menfaatçi olduğuna yönelik peşin hükümlü olmak.
    3. Başkalarının başarısını hazmedememek.
    4. Tutarsızlık, ani ve ölçüsüz karar değiştirmek.
    5. Sevgiyi samimiyet kurabilme cetveliyle ölçmek.
    6. Çabuk samimi olmaya çalışmak, çabuk sır vermek.
      1. kişiler hakkında dedikoduya eğimli olmak.
    7. Kişilerin yüzüne karşı eleştiri yapamamak, kendi yüzüne yapılan eleştiriye tahammül edememek.
    8. Hızla başarıya ulaşmak istemek. Başarıya ulaşanların kayırıldığına olan inanç.
    9. Aceleci olmak.
    10. Tembel olmak.
    11. Grup işlerinde kendisinden fazla şey beklendiğini düşünmek.
    12. Grup içinde ön planda gözükmek için göz boyamaya çalışmak.
    13. Grup içinde gayretli kişileri ön planda görünmeye çalışmak ile itham etmek.
    14. İnsanların kendisinin parasından, mevkisinden, olanaklarından faydalanmaya çalıştığını düşünerek bu imkanları paylaşmama yönünde belirgin çaba içinde olmak.

    Aklıma gelen başlıca bu sebeplerden ötürü Türkiyede de verimli bir topluluk olma becerisini gösteremiyoruz zaten.

    👌🏻

  • ⭐⭐⭐⭐

    Amerika’da aile ve sosyal ilişkiler ilgili son haftalarda ilginç anılar biriktirdim. Ve bu anılardan kendime hayata dair dersler çıkardım.

    1. Mahallemdeki Yedek Kilise Papazı bu Pazar ayinde iken apar topar kiliseden ayrıldı. Geri geldiğinde kendisine Hayırdır Ne oldu diye sordum ? Oğlunun arabası arıza yapmış . Baba olarak oğluma yardım için gitmek zorunda kaldığını söyledi. Bazen Hayatın akışı Tanrıya ibadetten bile önce gelebiliyor. Aile Babası olmak herşeyden daha önemli .
    2. Bu hafta eşyalarımı yeni eve elde taşırken ismini bile bilmediğim bir komşum arabası ile geçerken bir anda yanımda durdu. Onun sayesinde kolayca işlerimi hemen hallettim. İyiliğin nereden geleceğini bilemezsin . İyilik yap ve unut . İyi ilişkiler kur çevrenle . Bir gün birisi de seni görür ve elini uzatır.
    3. Savannah ‘ta tanıştığım arkadaşım ile iki hafta önce görüşürken yeni taşındığım eve ait eşyalardan konuşuyorduk. Bende evimin küçük olduğunu ve ufak bir masa ve 2 sandalye satın alacağımdan bahsettim. Kendisi evinde böyle bir şeylerinin olduğunu ve bana hediye edeceğini söyledi. Bugün Arkadaşım küçük şirin masamı ve 2 sandalyemi bana teslim etti. Kendi imal etmiş ve güzelce boyamış . Bu durum Çok hoşuma gitti ve gururlandım. Bu Arkadaşımı ve mahalle komşumu sadece 4 aydır tanıyorum. Hediyesi benimle birlikte yaşıyacak . Yeni yaşadığın bir ülkede İnsanların içinde kendini sevdirmek ve iyi ilişkiler kurmak güzel bir duygu. Buradaki yardımlaşma bizim böbürlenerek anlattığımız ama unuttuğumuz eski ananelerimizin bir yansıması bence .

    Eski adetlerimizi unuttuğumuz ve insan olma özelliğini kaybettiğimiz bu dönemde , Yaradanın çocukları olarak doğruya tekrar dönmemiz gerekiyor. Paradan da önemli bu meziyetlere ve özelliklere tekrar dönmek şart.

    İyilik , güzel arkadaşlık , dostluk , karşılıksız sevgi ve yardımlaşma

    Yarın Ramazan Bayramı ! Herkese iyi Bayramlar


  • Bizim insanımızın herşeyi maddiyat olmuş.Türkiye almanya ABD farketmez öncelikle akrabalar asla iyi olmanı iyi kazanmanı iyi arabaya binmeni çekemez.menfaati olmazsa aramaz sormaz aradığındada mutlaka bir işi düşmüştür. Yüzüne gülerler ama senin olmadığın bir ortamda hep senin dedikodun yapılır. Onun için akrabalardan nekadar uzak okadar iyi. Kuzenim Almanya’da bişey ayarla bende geleyim diyorum ne yapacan burda almanya eskisi gibi değil Türklerden nefret ediyorlar müslümanlara hakaret ediyorlar bisürü bahane uyduruyor.sen dön diyorum ne iş yapacam Türkiye’de diyor


  • Ben kendi adıma henüz ABD'ye gidememiş birisi olarak başta @semavi Kadir abi olmak üzere orada yaşayan bir çok Türk ile (mail üzerinden tanışma/görüşme) fırsatı buldum.
    Sağolsunlar hepsi de mesajlarıma geri dönüş yaptılar, benimle sohbet ettiler ve "bu daha ABD'ye bile gelmemiş, cevap vermesem de olur" düşüncesiyle hareket etmediler. Hiçbir beklentisi olmamalarına rağmen, oradan kilometrelerce uzak bir insana bile vakit ayırdılar.

    Sanırım, bahsedilen kesim daha çok eski jenerasyon olabilir. oraya giden son 20 yıl içerisinde ki bir çok Türk'ün yardımsever olduğu kanısına vardım.

    Avrupadakiler hakkında ise pek bir fikrim yok. Fakat Almanya/Hollanda'da yaşayıp Türkiye'ye geldiğinde, "sakın gelmeyin, durumlar orada da çok kötü" diyen kesime acayip gıcığım.


  • yahu başlık altındakileri okuyunca bi içim karardı...
    İnsanlar çok haklılar sitem ettikleri konularda dibine kadar.
    Bizde toplum olma bilinci yok maalesef. Eğer öyle olsaydı ükemizin başındaki en büyük sorunu seçim dönemine bırakmaz gerekli protestoları tertip eder, derhal çözüm isterdik. Daha doğrusu istediğimiz çözümü uygulatırdık. Dışarıda da Türklerin tutumu maalesef gevşek birbirlerine pek yardımcı değiller. Zira psikolojik mastürbasyon yapma hevesiyle daha çk kazanıp daha ucuza aldığı arabasıyla gelip burada hava atma ihtiyacı içinde olan Türk vatandaşı, başka bir Türkün kendi gibi yükselme ihtimalini kıskanıyor. Sonra buraya gelip @stardium kardeşimizin değidi gibi aman Avrupa'ya gelmeyin durumlar çok kötü diye insaımızı kandırabileceğini sanıyorlar. Maalesef armızda böyle kaypaklık yapanlar haddinden fazla. Bırakın bunlar kendi gelişsin ama siz sürünün, adam bundan zevk alıyor. Böyle olmasını istiyor. Allah sonumuzu hayır etsin ve umarım hak eden herkes istediği yere göç edebilsin. Kim ister ülkesini terk etmeyi fakat şartlar insanları maalesef buna zorluyor.


Benzer Başlıklar

Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

19

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.8k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum