DV (Green Card) Çekilişinin Durdurulma Kararı (Aralık 2025)
-
@abdiyos, içinde söyledi: DV (Green Card) Çekilişinin Durdurulma Kararı (Aralık 2025)
Merhaba ivanov v trump davasında dv pause davası yani hükumet avukatları hakimin davacilar lehine karar vermesi durumunda sadece kararın davacilari kapsamasını istediler.
The Court Should Limit Any Relicf to the Plaintiffs before It. If the Court grants the relief sought, it should be strictly limited to those plaintiffs in this matter. That is because the Supreme Court has ruled that a ""niversal injunction falls outside the bounds of a federal court's equitable authority under the Judiciary Act." Trump ¥. CASA, Inc,Siz ne düşünüyorsunuz?
Demkki mahkeme kararı olmadan pause yi kaldirmiyacaklarini beyan etmişler anlamı cikiyor
-
@abdiyos Yüksek mahkemenin daha önce vermiş olduğu emsal karar olarak gösterdiği için beklenilen bir şeydi
-
@abdiyos Bu durumla ilgili @gucarslan bir ileti yazmisti. Sanirim bahsettiginiz dosyadaki davacilar arasinda numarasi cut off olmayanlarda bulunuyormus. Bu durumda nasil sadece davacilar vizeden faydalanabilecek ortada bir uyumsuzluk olusuyor. Sirf talep edildigi icin boyle bir karar cikacak anlamina gelmiyor degil mi?
https://yesilkartforum.com/forum/topic/7664/dv2026-2026-green-card-lotosu-aşamaları/14782
-
Bu ileti silindi! -
@abdiyos Zaten davayı açanların baştaki talebi kararın sadece kendilerini (yani davaya katılanları) kapsaması yönündeydi. O yüzden bu davadan herkesi kurtaracak genel bir karar çıkmasını beklemek maalesef biraz fazla iyimserlik olur. Ne yazık ki biz de fazlasıyla iyimser davrandık bu aşamaya kadar.
Bu davayı açan avukatların ve toplu dava açanların süreçlerini takip ediyorum , canlı yayınlarını da takip ediyorum ve son açıklamalarına göre, şu anki davaların gidişatına bakıp bu ay sonuna doğru yeni bir toplu dava daha açma ihtimalleri yüksek. Ama 30 Eylül sınırı ve mahkeme süreçlerinin ne kadar yavaş işlediği düşünülürse, yeni dava için kayıt sürelerini de çok kısa tutacaklarını belirtiyorlar. Kısacası; dava açmayı düşünenler için hala şans var ama bu ayı kaçırırsak takvim iyice sıkışacağı için dava işinde artık çok geç kalınmış olacak. -
@abdiyos Davanın başından beri bu zaten bilinen bir şeydi. Bu dava “class action” (herkesi kapsayacak şekilde) olarak açılmadı. Bunun neden yeni bir haber gibi burada paylaşıldığını anlamıyorum; bunu kaç kez söyledik. Kısacası, şu anda açılan iki davadan yalnızca davaya katılanlar yararlanacaktır. Hükümetin veya avukatların bunun dışında bir talebi yok.
-
@abdiyos bu bir talep ve gayet (onlar için ) normal. Hasar Kontrolü" moduna geçmiş durumdalar ancak Sadece davacılara vize basman senin 'güvenlik' bahanesinin yalan olduğunu kanıtlar, o yüzden bu ayrımcılığı bırak ve sistemi herkes için aç" deme ihtimali uzmanlar göre henüz yüksek.
-
@falsepoet maalesef öyle görünüyor ama bakalım hakimin kararı daha açıklanmadı belki pause herkes için kaldırır kararı çıkar inşallah
-
@emrewhite bence katılmakta fayda var ama işte malum Eylül son tarih acaba yetişir mi sorusu insanın aklını karıştırıyor
-
Merhaba,
Dava konuları yeniden gündeme gelmeye başladığı için birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde ben de davalarla ilgili bazı haberler ve yorumlar gördüm; hatta sonrasında dava katılımcısı arkadaşlardan biriyle iletişime geçmek adına foruma bir entry de girmiştim.
Bu yazıyı özellikle davalarla ilgili çok kesin yargılar ve ifadeler hakkında yazıyorum.
Davanın class action olmadığı doğru ve kararın named plaintiffs ile sınırlı çıkması beklenebilir. Buna itiraz etmiyorum. Ama “dava böyle açıldı, o yüzden sonuç kesin olarak sadece plaintiffs olur ve mesele kapanır” demek bence fazla keskin.
Burada hükümetin savunması zaten üç ayrı noktada çelişkili görünüyor.
Birincisi, pause security / vetting / screening gerekçesiyle savunuldu. Eğer bu gerçekten genel ve zorunlu bir güvenlik incelemesiyse, sadece dava açan plaintiffs’e işlem yapılması nasıl açıklanacak? Eğer plaintiffs’e işlem yapılabiliyorsa, aynı durumda olan non-plaintiffs neden bekletiliyor?
İkincisi, plaintiffs-only relief ihtimali var. Evet, avukatlar müvekkilleri için çalışır. Ama hükümet sadece plaintiffs’e relief verip genel pause’u sürdürürse, bu artık güvenlik gerekçesinden çok dava baskısına göre seçici uygulama gibi görünür.
Üçüncüsü, hükümetin 221(g) / refusal argümanı problemli. İnsanlar normal bir 221(g) süreci yaşamadı; genel pause nedeniyle issuance durduruldu ve dosyalar bu statüye itildi. Hükümet önce pause uygulayıp vizeleri basmıyor, sonra da pause’un sonucu oluşan refused / 221(g) durumunu sanki bağımsız, nihai ve itiraz edilemez bireysel karar gibi kullanıyor.
Bu yüzden mesele sadece “class action değil” diye kapanmıyor. Mahkeme relief’i plaintiffs ile sınırlı tutabilir, evet. Ama mootness, genel pause’un hukuka uygunluğu, vetting savunmasının tutarlılığı ve 221(g) argümanı hâlâ tartışmalı.
Ayrıca şunu da göz ardı etmemek lazım: Hâkim pause hakkında hukuka aykırılık yönünde bir gerekçe yazıp relief’i sadece plaintiffs ile sınırlı tutarsa, bu kararın uygulanması bile yeni tartışmalara yol açabilir. Hükümet zaten pause’u tutarlı bir zeminde savunmakta zorlanıyorken, kararın gerekçesi ile kapsamı arasında bir gerilim oluşursa bunu clarification (açıklama talebi), stay (kararın yürütmesinin durdurulması), appeal (temyiz) veya uygulamayı geciktirme/daraltma tartışmaları için kullanmaya çalışabilir.
En uç senaryoda hükümet, kendi önceki savunmalarıyla çelişme pahasına bile olsa, “kararın kapsamı/uygulanması belirsiz” diyerek süreci uzatmaya çalışabilir. Böyle bir şey 1.600+ plaintiffs için bile risk yaratabilir; çünkü DV’de son tarih 30 Eylül ve zaman hükümetin lehine işliyor. Elbette bunun başarılı olacağı kesin değil, ciddi usulî ve stratejik riskler taşır. Ama “hiç mümkün değil” de denemez.
Benim itirazım tam olarak buna: Avukatlar ve bazı yorumcular bir yandan hâkimin ne karar vereceğine kadar oldukça keskin tahminler yapıyor, diğer yandan follow-up lawsuit için interest list topluyorlar. Ama 1.5–2 ay kala açılacak yeni davaların ne kadar gerçekçi olduğu veya hükümetin kararı uygulamayı geciktirme ihtimali gibi riskler yeterince konuşulmuyor.
Yani plaintiffs-only sonuç beklenebilir; ama bu sürecin hukuken bu kadar düz, kesin ve kapalı olduğunu söylemek bence doğru değil. Ortada hükümetin kendi savunması içinde bile ciddi çelişkiler var. Bu nedenle benim yazdıklarım dahil, bu konuda çok keskin ve kesin çıkarımlarda bulunmak riskli.
-
@koci Hükümet avukatlarıda bunun farkında olduğu için savunmalarında davacı lehine bir karar çıkarsa bile sadece davacıların faydalanması gerektiğini yüksek mahkemeden çıkan geçmiş karara göre her davalarında olduğu gibi bunda da kullandılar. Dediğiniz gibi genel kapsamlı bir karar çıkabilir ama bunu çok olası görmüyorum yakın zamandaki örnekleri baktığımızda yargıçlar genel olarak Davacıların yararlanacağı şekilde kararlar vermiş.
İki dava içinde takvim aynı ilerliyor
8 Mayıs Son Davacı Savunması
15 Mayıs Son Hükümet Savunması
Haziran ortası veyahut sonu gibi yargıçtan bir karar bekleniyor zaman umarım yanımızda olur. -
davayı bilenler için sormak istiyorum hukümet yakında açılcak,kısa süreli bir süreç önlem alınacak diye bir savunması var mı ?
-
Değerli talihli arkadaşlar,
Buradaki bilgi paylaşımını ve herkesin iyi niyetli görüşlerini çok kıymetli buluyorum. Ancak bir hukukçu olarak bazı somut gerçeklere dikkatinizi çekmek isterim.
Sırf mülakata girebilmek için hepimiz ciddi maddi ve manevi yüklerin altına giriyoruz; şehir değiştirmeyi bırakın, ülke değiştirmeyi göze alarak büyük emekler veriyoruz. Çok açık konuşmam gerekirse, forumda oluşan bu 'dava herkesi kapsar, bekleyelim' şeklindeki iyimser hava yüzünden iki ay önce açılan davaya ben de katılmadım ve açıkçası şu an bu durumdan pişmanım.
Açılan davalar 'class action' statüsünde değil. Bu nedenle mahkemeden çıkacak ihtiyati tedbir veya esas kararlarının yalnızca dosyaya taraf olan resmi davacıları (named plaintiffs) kapsaması hukuken en muhtemel senaryodur. Bu somut usul gerçeğini bir kenara bırakıp, başkalarının açtığı davanın sonucunun kendiliğinden herkesi etkilemesini beklemek; bugüne kadar yaptığımız onca masrafa ve verdiğimiz emeğe karşı büyük bir risk almak demektir.
Şuna da dikkat çekeyim, açılan davaların birinde idare (davalılar), sürece ilişkin güvenlik soruşturması ve yeni düzenlemelerin tamamlanması için önce 60 gün, ardından da 90 gün süreye ihtiyaçları olduğunu belirtildiğini mahkemeye beyan etmişti. Ancak Aralık ayından bu yana neredeyse 5 ay geçmiş olmasına rağmen sürecin hala 'pause' durumunda kalması, idarenin nasıl bir oyalama taktiği izlediğinin en açık göstergesidir. Sadece bu tablo bile, idarenin kendiliğinden harekete geçmesini veya genel bir çözüm üretmesini beklemenin ne kadar tehlikeli olduğunu kanıtlamaktadır.
Elbette hukuki yollara başvurmak veya bir gruba katılıp katılmamak tamamen herkesin kendi kişisel takdiridir. Fakat vizemizi alabilmek için başka ülkelere giderek katlandığımız masrafları düşündüğümüzde, hakkımızı yasal yoldan aramak için katlanılacak dava maliyeti aslında önemini yitiriyor.
İdarenin takdir yetkisine veya keyfi tutumlarına karşı, mahkemelerin vereceği emredici kararların gücü asla göz ardı edilmemelidir. Sizlerden ricam, forumda sürece dair bilgilendirme yaparken ve başkalarının kararlarını etkileyebilecek yorumlarda bulunurken; hukuki gerçekleri, idarenin bu oyalayıcı tutumunu ve hepimizin aldığı büyük riskleri lütfen daha objektif bir çerçevede değerlendirmenizdir.
-
@koci size katılıyorum ve bunu de söylemek isterim, yanlış düşünüyorsam lütfen biri düzeltsin:
Diyelim ki karar sadece davacılar lehine çıktı. Bu durumda yeni dava açıldığında, ortada çok yeni bir emsal karar (yargıtay içtihatları mantığında) bulunacağı için, mahkemenin tamamen farklı bir sonuca gitmesi beklenmez. Zaten aynı hukuki gerekçeler üzerinden ilerlenmesi ve süreç baştan tartışılsa bile farklı bir karar çıkması mantıksız olur. Bu yüzden mahkemede çıkacak kararın fiilen herkesi (davacı olan ve olmayanları) etkileyeceğini düşünüyorum.
Zaten benzer örnekler var. Nevada’da açılan ve adopted children’ı etkileyen davada (Clark Hill’in yürüttüğü injunction süreci), mahkemenin yaklaşımı sadece davacıyla sınırlı kalmayıp uygulamanın geneline etki etti.
Aynı şekilde DV2025 sürecinde Birleşik Krallık’ın yanlışlıkla çekilişe dahil edilmemesi sonrası açılan dava sonucunda sistem düzeltildi ve sadece davacı değil, tüm UK başvuruları yeniden değerlendirildi.
Sonuçta mahkeme asıl olarak pause’un hukuka uygun olup olmadığını değerlendirecek. Eğer gerçekten güvenlik (vetting) gerekçesi geçerliyse, bu zaten herkese uygulanır; güvenli bulunanlara davacı olsun olmasın vize verilir, güvenli bulunmayanlara ise davacı olsa bile verilmez. Böyle bir sonuca ulaşmak daha mantıklı olduğunu düşünüyorum.
-
@süleyman-Turgut Davalı taraf, güvenlik incelemelerinin gözden geçirilmesi için süreci durdurduğunu söylese de yakında açılacağına dair hiçbir savunma yapmadı. Hatta alınan 221g lerin bile nihai karar olduğunu, mahkemenin buna itiraz edemeyeceğini savunuyor. Umarım sonuç olumlu olur ve herkesin faydasına olur.
-
Trump gitmeden dv lottery geri gelmeyecek gibi geliyor bana
-
@sonar canı istese iş bitene kadar uzatır
-
@sonar bence bu yıl dv26 için son 1-2 ay kala yada en geç covid zamanı gibi eylül başı hükümet kendisi pause kaldıracak (dava baskısı , prestij vs) ve 221g alanlara seri basım olucak. Konsolosluğa Pasaport götürme yarışı olucak. Dv 27 için de çok yakında tarih verirler diye düşünüyorum.
-
@Seteve-Carlos hadi inşallah 🙌🏻
-
Şahsi yorumum; özellikle EU bülteninin bu kadar uzun bir süre 20.000 bandında sabitlenmesinin sebebinin, "pause" kararının sona ermesiyle birlikte mevcut hükümetin mümkün olduğunca az vize tanımlama isteğiyle örtüştüğü yönünde. İhtimali düşük görüyorum ama bu ay da bülten çok az (göstermelik) artar veya 20.000’de kalacak olursa, yapacakları hamleler bu niyetlerini doğrulamış olacak.
Mevcut hükümetin, zaten onaylamadığı bu programı durdurmak veya ortadan kaldırmak için geçmişte bu programla ABD’ye yerleşen bir göçmenin gerçekleştirdiği terör saldırısını bahane olarak kullandığından şüphesi olan yoktur diye düşünüyorum. "Pause" kararı kalksa bile zaten 75 ülke yasağı (75 country ban) kalkmayacaktır. Bu ülkeler, halihazırda Trump’ın önceki konuşmalarından da bildiğimiz üzere, hükümet tarafından artık kesin suretle ABD’de göçmen olarak barınması istenmeyen ülkelerdir. Yani ABD hükümeti, ellerinden gelen bütün imkanlarla bu ülke vatandaşlarına vize vermek istemiyor. Hatta bu istekleri seçim kampanyalarında da belirtildi; şu anda da "Bakın, biz şu kadar göçmeni ülkelerine geri gönderdik..." gibi paylaşımlarla seçmene oynuyorlar. Yani bu gizli saklı yürüttükleri bir gaye değil; bilakis kendi seçmenine verileri göstererek, "Biz bu göçmenleri almayacağız, olanları da geri göndermek üzere çalışıyoruz," diyorlar.
Yalnız anlamadığım nokta şu: "Neden İsveç, Norveç gibi güzel ülkelerden göçmen almıyoruz da hep Afganistan, Pakistan vb. 'boktan' yerlerden göçmen alıyoruz?" (kendi açıklamasıyla). Tamam, 75 ülkeye göçmenlik yasağı getirdin ve bu ülkeler zaten şu an hiçbir surette göçmen vizesi alamıyor; peki neden geri kalan ülkeleri de dondurdunuz? Tek mantıklı açıklama, onlara da mümkün olduğunca az vize tanımlamak istemeleri. Bülten yavaşlatılıp sekteye uğradığı ve son dakika açıldığı sürece yasalar çiğnenmemiş, oyun kitabına göre oynanmış ve mali yıl bu şekilde kapatılmış olacak. Böylece istedikleri gibi, normalden çok daha az sayıda göçmene vize sağlamış olacaklar. Bu yıl zaten çok fazla boş dosya sayısı var; yani EU 20.000 sayısı, geçtiğimiz yıllarda belirtebileceğimiz EU 20.000'lerden daha az bir yoğunluğa sahip. Asia ve Africa bölgelerinin büyük çoğunluğu zaten vize yasağı alan ülkelerden oluşuyor. (EU'dan özellikle bahsetme sebebim bu, e bir de tabi bizi ilgilendiren kısım orası)
Bekleyip göreceğiz. Ben Türkiye’de işlerime devam ediyorum pause kalkmazsa kaldığım yerden devam edeceğim ama biliyorum ki herkes için bu durum mümkün olmayabiliyor. Dile kolay, bir yıl boyunca bu stresi yaşadık. Kimilerimiz bazı şeylerden feragat etmek zorunda kaldı; bazı tercihler yapılmadı, ertelendi veya vazgeçildi. Şimdi akıllarda "Bu fedakarlıkların hepsi boşa mıydı?" sorusu var. Herkese sabır diliyorum, umarım her şey hepimizin dilediğince olur.
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
17
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.8k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum