Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

DV (Green Card) Çekilişinin Durdurulma Kararı (Aralık 2025)


  • Green Card Süreçlerinde Kritik Mahkeme Kararı!
    ABD'de bir federal yargıç. USCIS'in seyahat yasağı
    kapsamındaki 39 ükeden gelen göçmenlerin Green
    Card başvurularını durdurmasın! hukuka aykır
    buldu.
    Bu karar, uzun süredir bekleyen başvuru sahipler
    için sürecin yeniden lerlemesi anlamına geliyor.
    (Bu haberin bizimle alakası yok ama OLUMLU)

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @Seteve-Carlos amerika içi green kart başvuruları için maryland hakimi aldı bu kararı.

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @Yaheli kendimi kandırmak bile olsa şuna inanıyorum. kılavuz yayınlansın 1 ay süre var başvuru için sonra çekilişin yapılması için 2 gün koy. Peki bu kazananlar belli olduktan sonra ne zaman mülakata girecekler. 01 ekim 2026 tarihinde. Bu tarihe kadar 5 ay var. Ondan dolayı anlayacağın daha çok zaman var. Ben buna yoruyorum. Sonuçta bu kişiler karşı karşı iki bina arasında belge gönderme süresi 1 ayı buluyor. Tembeller yani anlayacağın. Ayrıca şubat gibi yanlış hatırlamıyorsam mülakat tarihleri değişiklik yoktur açıklamasını yapmışlardı. Minik minik adımlar da olsa başvuru sistemini revize ettiler. Test sistemini yayınlıyorlar. Ondan dolayı ümitliyim.


  • Merhaba ivanov v trump davasında dv pause davası yani hükumet avukatları hakimin davacilar lehine karar vermesi durumunda sadece kararın davacilari kapsamasını istediler.

    The Court Should Limit Any Relicf to the Plaintiffs before It.
    If the Court grants the relief sought, it should be strictly limited to those plaintiffs in this
    matter. That is because the Supreme Court has ruled that a ""niversal injunction
    falls outside
    the bounds of a federal court's equitable authority under the Judiciary Act." Trump ¥. CASA, Inc,
    

    Siz ne düşünüyorsunuz?


  • Bu ileti silindi!

  • @abdiyos, içinde söyledi: DV (Green Card) Çekilişinin Durdurulma Kararı (Aralık 2025)

    Merhaba ivanov v trump davasında dv pause davası yani hükumet avukatları hakimin davacilar lehine karar vermesi durumunda sadece kararın davacilari kapsamasını istediler.

    The Court Should Limit Any Relicf to the Plaintiffs before It.
    If the Court grants the relief sought, it should be strictly limited to those plaintiffs in this
    matter. That is because the Supreme Court has ruled that a ""niversal injunction
    falls outside
    the bounds of a federal court's equitable authority under the Judiciary Act." Trump ¥. CASA, Inc,
    

    Siz ne düşünüyorsunuz?

    Demkki mahkeme kararı olmadan pause yi kaldirmiyacaklarini beyan etmişler anlamı cikiyor


  • @abdiyos Yüksek mahkemenin daha önce vermiş olduğu emsal karar olarak gösterdiği için beklenilen bir şeydi


  • @abdiyos Bu durumla ilgili @gucarslan bir ileti yazmisti. Sanirim bahsettiginiz dosyadaki davacilar arasinda numarasi cut off olmayanlarda bulunuyormus. Bu durumda nasil sadece davacilar vizeden faydalanabilecek ortada bir uyumsuzluk olusuyor. Sirf talep edildigi icin boyle bir karar cikacak anlamina gelmiyor degil mi?

    https://yesilkartforum.com/forum/topic/7664/dv2026-2026-green-card-lotosu-aşamaları/14782


  • Bu ileti silindi!

  • @abdiyos Zaten davayı açanların baştaki talebi kararın sadece kendilerini (yani davaya katılanları) kapsaması yönündeydi. O yüzden bu davadan herkesi kurtaracak genel bir karar çıkmasını beklemek maalesef biraz fazla iyimserlik olur. Ne yazık ki biz de fazlasıyla iyimser davrandık bu aşamaya kadar.
    Bu davayı açan avukatların ve toplu dava açanların süreçlerini takip ediyorum , canlı yayınlarını da takip ediyorum ve son açıklamalarına göre, şu anki davaların gidişatına bakıp bu ay sonuna doğru yeni bir toplu dava daha açma ihtimalleri yüksek. Ama 30 Eylül sınırı ve mahkeme süreçlerinin ne kadar yavaş işlediği düşünülürse, yeni dava için kayıt sürelerini de çok kısa tutacaklarını belirtiyorlar. Kısacası; dava açmayı düşünenler için hala şans var ama bu ayı kaçırırsak takvim iyice sıkışacağı için dava işinde artık çok geç kalınmış olacak.


  • @abdiyos Davanın başından beri bu zaten bilinen bir şeydi. Bu dava “class action” (herkesi kapsayacak şekilde) olarak açılmadı. Bunun neden yeni bir haber gibi burada paylaşıldığını anlamıyorum; bunu kaç kez söyledik. Kısacası, şu anda açılan iki davadan yalnızca davaya katılanlar yararlanacaktır. Hükümetin veya avukatların bunun dışında bir talebi yok.


  • @abdiyos bu bir talep ve gayet (onlar için ) normal. Hasar Kontrolü" moduna geçmiş durumdalar ancak Sadece davacılara vize basman senin 'güvenlik' bahanesinin yalan olduğunu kanıtlar, o yüzden bu ayrımcılığı bırak ve sistemi herkes için aç" deme ihtimali uzmanlar göre henüz yüksek.


  • @falsepoet maalesef öyle görünüyor ama bakalım hakimin kararı daha açıklanmadı belki pause herkes için kaldırır kararı çıkar inşallah


  • @emrewhite bence katılmakta fayda var ama işte malum Eylül son tarih acaba yetişir mi sorusu insanın aklını karıştırıyor


  • @emrewhite @bkaraca @abdiyos

    Merhaba,

    Dava konuları yeniden gündeme gelmeye başladığı için birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde ben de davalarla ilgili bazı haberler ve yorumlar gördüm; hatta sonrasında dava katılımcısı arkadaşlardan biriyle iletişime geçmek adına foruma bir entry de girmiştim.

    Bu yazıyı özellikle davalarla ilgili çok kesin yargılar ve ifadeler hakkında yazıyorum.

    Davanın class action olmadığı doğru ve kararın named plaintiffs ile sınırlı çıkması beklenebilir. Buna itiraz etmiyorum. Ama “dava böyle açıldı, o yüzden sonuç kesin olarak sadece plaintiffs olur ve mesele kapanır” demek bence fazla keskin.

    Burada hükümetin savunması zaten üç ayrı noktada çelişkili görünüyor.

    Birincisi, pause security / vetting / screening gerekçesiyle savunuldu. Eğer bu gerçekten genel ve zorunlu bir güvenlik incelemesiyse, sadece dava açan plaintiffs’e işlem yapılması nasıl açıklanacak? Eğer plaintiffs’e işlem yapılabiliyorsa, aynı durumda olan non-plaintiffs neden bekletiliyor?

    İkincisi, plaintiffs-only relief ihtimali var. Evet, avukatlar müvekkilleri için çalışır. Ama hükümet sadece plaintiffs’e relief verip genel pause’u sürdürürse, bu artık güvenlik gerekçesinden çok dava baskısına göre seçici uygulama gibi görünür.

    Üçüncüsü, hükümetin 221(g) / refusal argümanı problemli. İnsanlar normal bir 221(g) süreci yaşamadı; genel pause nedeniyle issuance durduruldu ve dosyalar bu statüye itildi. Hükümet önce pause uygulayıp vizeleri basmıyor, sonra da pause’un sonucu oluşan refused / 221(g) durumunu sanki bağımsız, nihai ve itiraz edilemez bireysel karar gibi kullanıyor.

    Bu yüzden mesele sadece “class action değil” diye kapanmıyor. Mahkeme relief’i plaintiffs ile sınırlı tutabilir, evet. Ama mootness, genel pause’un hukuka uygunluğu, vetting savunmasının tutarlılığı ve 221(g) argümanı hâlâ tartışmalı.

    Ayrıca şunu da göz ardı etmemek lazım: Hâkim pause hakkında hukuka aykırılık yönünde bir gerekçe yazıp relief’i sadece plaintiffs ile sınırlı tutarsa, bu kararın uygulanması bile yeni tartışmalara yol açabilir. Hükümet zaten pause’u tutarlı bir zeminde savunmakta zorlanıyorken, kararın gerekçesi ile kapsamı arasında bir gerilim oluşursa bunu clarification (açıklama talebi), stay (kararın yürütmesinin durdurulması), appeal (temyiz) veya uygulamayı geciktirme/daraltma tartışmaları için kullanmaya çalışabilir.

    En uç senaryoda hükümet, kendi önceki savunmalarıyla çelişme pahasına bile olsa, “kararın kapsamı/uygulanması belirsiz” diyerek süreci uzatmaya çalışabilir. Böyle bir şey 1.600+ plaintiffs için bile risk yaratabilir; çünkü DV’de son tarih 30 Eylül ve zaman hükümetin lehine işliyor. Elbette bunun başarılı olacağı kesin değil, ciddi usulî ve stratejik riskler taşır. Ama “hiç mümkün değil” de denemez.

    Benim itirazım tam olarak buna: Avukatlar ve bazı yorumcular bir yandan hâkimin ne karar vereceğine kadar oldukça keskin tahminler yapıyor, diğer yandan follow-up lawsuit için interest list topluyorlar. Ama 1.5–2 ay kala açılacak yeni davaların ne kadar gerçekçi olduğu veya hükümetin kararı uygulamayı geciktirme ihtimali gibi riskler yeterince konuşulmuyor.

    Yani plaintiffs-only sonuç beklenebilir; ama bu sürecin hukuken bu kadar düz, kesin ve kapalı olduğunu söylemek bence doğru değil. Ortada hükümetin kendi savunması içinde bile ciddi çelişkiler var. Bu nedenle benim yazdıklarım dahil, bu konuda çok keskin ve kesin çıkarımlarda bulunmak riskli.


  • @koci Hükümet avukatlarıda bunun farkında olduğu için savunmalarında davacı lehine bir karar çıkarsa bile sadece davacıların faydalanması gerektiğini yüksek mahkemeden çıkan geçmiş karara göre her davalarında olduğu gibi bunda da kullandılar. Dediğiniz gibi genel kapsamlı bir karar çıkabilir ama bunu çok olası görmüyorum yakın zamandaki örnekleri baktığımızda yargıçlar genel olarak Davacıların yararlanacağı şekilde kararlar vermiş.

    İki dava içinde takvim aynı ilerliyor

    8 Mayıs Son Davacı Savunması
    15 Mayıs Son Hükümet Savunması
    Haziran ortası veyahut sonu gibi yargıçtan bir karar bekleniyor zaman umarım yanımızda olur.


  • davayı bilenler için sormak istiyorum hukümet yakında açılcak,kısa süreli bir süreç önlem alınacak diye bir savunması var mı ?


  • Değerli talihli arkadaşlar,

    Buradaki bilgi paylaşımını ve herkesin iyi niyetli görüşlerini çok kıymetli buluyorum. Ancak bir hukukçu olarak bazı somut gerçeklere dikkatinizi çekmek isterim.

    Sırf mülakata girebilmek için hepimiz ciddi maddi ve manevi yüklerin altına giriyoruz; şehir değiştirmeyi bırakın, ülke değiştirmeyi göze alarak büyük emekler veriyoruz. Çok açık konuşmam gerekirse, forumda oluşan bu 'dava herkesi kapsar, bekleyelim' şeklindeki iyimser hava yüzünden iki ay önce açılan davaya ben de katılmadım ve açıkçası şu an bu durumdan pişmanım.

    Açılan davalar 'class action' statüsünde değil. Bu nedenle mahkemeden çıkacak ihtiyati tedbir veya esas kararlarının yalnızca dosyaya taraf olan resmi davacıları (named plaintiffs) kapsaması hukuken en muhtemel senaryodur. Bu somut usul gerçeğini bir kenara bırakıp, başkalarının açtığı davanın sonucunun kendiliğinden herkesi etkilemesini beklemek; bugüne kadar yaptığımız onca masrafa ve verdiğimiz emeğe karşı büyük bir risk almak demektir.

    Şuna da dikkat çekeyim, açılan davaların birinde idare (davalılar), sürece ilişkin güvenlik soruşturması ve yeni düzenlemelerin tamamlanması için önce 60 gün, ardından da 90 gün süreye ihtiyaçları olduğunu belirtildiğini mahkemeye beyan etmişti. Ancak Aralık ayından bu yana neredeyse 5 ay geçmiş olmasına rağmen sürecin hala 'pause' durumunda kalması, idarenin nasıl bir oyalama taktiği izlediğinin en açık göstergesidir. Sadece bu tablo bile, idarenin kendiliğinden harekete geçmesini veya genel bir çözüm üretmesini beklemenin ne kadar tehlikeli olduğunu kanıtlamaktadır.

    Elbette hukuki yollara başvurmak veya bir gruba katılıp katılmamak tamamen herkesin kendi kişisel takdiridir. Fakat vizemizi alabilmek için başka ülkelere giderek katlandığımız masrafları düşündüğümüzde, hakkımızı yasal yoldan aramak için katlanılacak dava maliyeti aslında önemini yitiriyor.

    İdarenin takdir yetkisine veya keyfi tutumlarına karşı, mahkemelerin vereceği emredici kararların gücü asla göz ardı edilmemelidir. Sizlerden ricam, forumda sürece dair bilgilendirme yaparken ve başkalarının kararlarını etkileyebilecek yorumlarda bulunurken; hukuki gerçekleri, idarenin bu oyalayıcı tutumunu ve hepimizin aldığı büyük riskleri lütfen daha objektif bir çerçevede değerlendirmenizdir.


  • @koci size katılıyorum ve bunu de söylemek isterim, yanlış düşünüyorsam lütfen biri düzeltsin:

    Diyelim ki karar sadece davacılar lehine çıktı. Bu durumda yeni dava açıldığında, ortada çok yeni bir emsal karar (yargıtay içtihatları mantığında) bulunacağı için, mahkemenin tamamen farklı bir sonuca gitmesi beklenmez. Zaten aynı hukuki gerekçeler üzerinden ilerlenmesi ve süreç baştan tartışılsa bile farklı bir karar çıkması mantıksız olur. Bu yüzden mahkemede çıkacak kararın fiilen herkesi (davacı olan ve olmayanları) etkileyeceğini düşünüyorum.

    Zaten benzer örnekler var. Nevada’da açılan ve adopted children’ı etkileyen davada (Clark Hill’in yürüttüğü injunction süreci), mahkemenin yaklaşımı sadece davacıyla sınırlı kalmayıp uygulamanın geneline etki etti.

    Aynı şekilde DV2025 sürecinde Birleşik Krallık’ın yanlışlıkla çekilişe dahil edilmemesi sonrası açılan dava sonucunda sistem düzeltildi ve sadece davacı değil, tüm UK başvuruları yeniden değerlendirildi.

    Sonuçta mahkeme asıl olarak pause’un hukuka uygun olup olmadığını değerlendirecek. Eğer gerçekten güvenlik (vetting) gerekçesi geçerliyse, bu zaten herkese uygulanır; güvenli bulunanlara davacı olsun olmasın vize verilir, güvenli bulunmayanlara ise davacı olsa bile verilmez. Böyle bir sonuca ulaşmak daha mantıklı olduğunu düşünüyorum.


  • @süleyman-Turgut Davalı taraf, güvenlik incelemelerinin gözden geçirilmesi için süreci durdurduğunu söylese de yakında açılacağına dair hiçbir savunma yapmadı. Hatta alınan 221g lerin bile nihai karar olduğunu, mahkemenin buna itiraz edemeyeceğini savunuyor. Umarım sonuç olumlu olur ve herkesin faydasına olur.


Benzer Başlıklar

Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

135
Çevrimiçi

60.6k
Kullanıcı

5.1k
Konu

533.2k
İleti


| | | |

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum