Bangkok DV Mülakat Deneyimim (221(g) – AP / Pause Süreci)
Merhaba,
Sabah erken saatlerde uyanıp ABD Büyükelçiliği’ne gittim. Her DV mülakatında olduğu gibi standart adımları tamamladım: evrak teslimi, ödeme vb.
Bekleme Alanı ve İlk Gözlemler
Interview sırası için beklerken önümde başka bir Türk vardı, onun önünde ise Thailand vatandaşı bir kadın bulunuyordu. Bu detayı özellikle paylaşıyorum çünkü kafamda tam oturtamadığım bazı noktalar var. Bu kadının DV mi yoksa başka bir vize türü mü için başvurduğundan emin değilim; ancak vizesi onaylanınca çok mutlu oldu ve memur da kendisini tebrik etti. O an DV gibi görünmüştü (tek başına gelmişti).
Daha sonra forumdan tanıdığım, önümdeki Türk arkadaşımız tercümanı ile birlikte mülakata geçti. Ben de doğal olarak onları dinlemeye ve süreci gözlemlemeye başladım.
Benden Önceki DV Mülakatı
Memur, “Good morning” dedikten hemen sonra haberlerden bahsetti. Şu an DV sürecinin pause durumunda olduğunu, bu nedenle vize basamayacağını söyledi. Ancak mülakatı yapacağını ve ileride statü değişikliği olursa vizenin işlenebileceğini anlattı.
Mülakat sonunda kendisine 221(g) kağıdı verdi ve aynen şu cümleyi kurdu:
“It’s written refusal or whatever, but forget about it. If we get a green light, we will issue the visa.”
Başta pasaportu almayı düşünmedi; sürecin uzun sürebileceğini söyleyerek pasaportu geri verdi.
Bu noktada ben de büyük ihtimalle aynı süreci yaşayacağımı anladım.
Kendi Mülakatım
Daha sonra ben bankoya geçtim. Aynı memur beni karşıladı, evraklarımı ve pasaportumu aldı. Önündeki ekrana baktıktan sonra izin isteyip mikrofonu kapattı. Arkasında bulunan (muhtemelen supervisor olan) bir kişiye görüşmeye başlamadan önce soru sordu. Ardından “okay, okay” diyerek mikrofonu tekrar açtı.
Memur, “Haberleri takip ediyorsunuzdur” dedi. Ben de USCIS ile ilgili bir şeyler duyduğumu, önümdeki kişiyle konuşmalarını fark ettiğimi ama detayları çok bilmediğimi söyledim. Bunun üzerine bana zaman ayırarak DV sürecinin pause içinde olduğunu, şu an vize işleyemediğini ve elinden bir şey gelmediğini anlattı. Mülakatı yapacağımızı ama kısıtlamaların ne zaman kalkacağına dair hiçbir bilgi olmadığını söyledi ve bunun üzücü bir durum olduğunu ekledi.
Ben de bunun “kötü bir yılbaşı hediyesi” olduğunu söyledim. Kendisi üzgün olduğunu, kısıtlamaların kısa sürede kalkmasını umduğunu ama resmi olarak hiçbir bilgisi olmadığını belirtti.
Kendi kişisel görüşünü sorduğumda, geçmiş tecrübelere dayanarak bunun çok uzun süreceğini düşünmediğini, ancak official olarak yorum yapamayacağını söyledi. Bu cevabı vermesi bile benim için önemliydi.
Sorulan Sorular ve İnceleme
Mülakat sırasında dikkatimi çeken nokta şuydu:
- Eğitim
- Criminal record
- Askerlik durumu
- Doğum belgesi
Bunların dışında neredeyse hiçbir şeye bakmadı. Sadece mezun olduğum bölümü sordu, daha önce ABD’de bulunup bulunmadığımı sordu ve criminal record’u sözlü olarak teyit etti (“clean” dedim).
Normalde beklenen:
- Nereye gideceğim
- Tanıdık var mı
- Ne iş yapacağım
gibi sorular hiç sorulmadı. Benden önceki Türk adaya da bu sorular sorulmadı.
Sonunda benim için de bir form doldurdu ve şu ifadeyi kullandı:
“It is technically a refusal. However, if the restrictions are removed, we will let you know. You can post your passport and we can issue the visa.”
Tekrar bunun geçici bir süreç olup olmadığını sordum. Yine kişisel olarak çok uzun süreceğini düşünmediğini ama resmi bir bilgi olmadığını söyledi. Üzgün olduğunu belirterek iyi dileklerini iletti ve bol şans diledi.
Neden Ümidimin Az Olduğunu Düşünüyorum?
Mülakattan çıktıktan sonra “ümidim yok” gibi bir cümle kurmamın birkaç nedeni var:
-
Supervisor’a danışılması
Benim dosyam için supervisor görüşü alındı. Oysa benden önceki dosyada aynı işlem supervisor’a danışılmadan yapılmıştı. Ayrıca Thai vatandaşı olan başvuru sahibine onay verildi (DV olduğundan emin değilim ama o an öyle görünüyordu). -
Mülakatların çok kısa tutulması
Hem benim hem de benden önceki DV mülakatı oldukça kısa sürdü. Belirttiğim belge incelemeleri dışında detaylı bir mülakat yapılmadı.
Burada memurun söylemi ile eylemi arasında bir çelişki olduğunu düşünüyorum. Eğer gerçekten bu sürecin biteceğine ve sonunda pasaportlarımızı gönderip vize basılacağına inanılıyor olsaydı, daha kapsamlı bir mülakat yapılır ve ardından 221(g) verilirdi diye düşünüyorum.
Kendi Değerlendirmem
Ben bu sürecin politik olarak getirildiğini düşünüyorum. “Güvenlik kontrolü” adı altında sürecin uzatılacağını ve deadline’a kadar bekletilerek vizelerin yanabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle işleme devam edileceğine dair inancım şu an düşük.
Elbette umarım yanılıyorumdur ve hepimiz süreçlerimizi olumlu şekilde tamamlarız.
**Her detayı aktaramamış olabilirim ama mülakat sürecinin her zerresi ve detayı aklımda soru sorarsanız seve seve yanıtlarım.

