Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

[Arşiv] DV2023 Mülakat Deneyimleri


  • @brcnl1822 Tebrik ederim. Sancılı ve heyecanlı bir süreç olmuşa ama finalde hikayenizin güzel son bulmasına sevindim, bol şans dilerim :)


  • @ayse-dogan Tebrik ederim, yeni yaşantınızda bol şans.


  • @ayse-dogan Tebrik ederim. Yeni hayatınızda başarılar dilerim. Yolunuz açık olsun


  • @brcnl1822 hayırlı olsun


  • @evrimooloji teşekkürler darısı bekleyen tüm arkadaşlarımızın başına inşallah


  • @lutfitunca çok teşekkürler :)


  • @Enes-Toprak tebrikler yeni hayatınızda başarılar..


  • @ayse-dogan Tebrikler yolunuz açık olsun yeni hayatınızda


  • @gucarslan çok teşekkür ederim sağolun


  • @sfckr süpersiniz sağolun


  • @sibrikoz beyin dediği doğru @Yıldıray81 bey bunun yanında 1 ay içesinde giriş yapmazsan tekrardan vize çıkartmak çok basit ummanda


  • @ayse-dogan tebrikler vizeniz hayırlı olsun


  • @Kaan-Özcan tebrikler hayırlı olsun


  • @Enes-Toprak tebrikler


  • @mehmet-ein-avanaş hayırlı olsun


  • @misty vizeniz hayırlı olsun, yeni hayatınızda başarılar


  • @Önder-Bilgiç tebrik ederim vizeniz hayırlı olsun.Green cardla giriş yapıldıktan sonra ne kadar süre kalınıyor bilginiz var mı?(ABD'de )


  • Dv2023 serüvenimizi detaylı bir şekilde paylaşıyorum. Olabecek herşey gerçekleştiği için, sonraki yıllar için de ışık tutacak tecrübelerimiz oldu.

    Başvuru
    Her yıl olduğu gibi 3 Kasım 2021 tarihinde dv çekilişi sitesinden eşim ve kendi adıma ayrı ayrı başvuruyu yaptım.

    Boşanma
    Ocak 2022'de eşim boşanma kararı aldı. Mart ayında mahkememiz görüldü. Uzun süren ilişkilerin bitimi acılı ve sancılı oluyor. O dönemde 'Çıkmaz ya, olaki çıksa bile ne gidicem' gibi tuhaf düşünceler dönüyor kafamda.

    Çekiliş sonucu
    Mayıs ayının 12'sinde boşanma kararının kesinleştiği kağıt geldi elime. Green card başvurusunu unutmuşum. O gün öğleden sonra dur bir bakayım dedim. Kendi hesabıma girdim. You have been randomly selected filan diye başlayan bir sayfa yazı.

    Eski eşimin hesabına giriş yapiyorum 'Has not been selected' yazıyor. Sonra Google'dan bakınca anladım ki 6700'lü bir sıra numarasıyla çekilişi kazanmışım. Ofisteki arkadaşlara döndüm ve 'Arkadaşlar bana green card çıktı' dedim. Sonrasında hemen aklıma eski eşim geldi. Ona da soyledim. Oğlumuz için sevineceğini düşünürken tepkisi 'O kadar yıl başvurduk çıkmadı da bu sene mi çıkacağı tuttu' oldu.

    Boşanma işi kafamı kurcalıyor bir taraftan. Ben de yesilkart forumun telegram gurubunu bilmiyorum. Kopya bir guruba üye oldum. Bilgi sıfır. Bu arada ds-260 diye bir form doldurmam gerektiğini öğrendim. Üç tane danışmanla görüştüm form doldurmakta yardımcı olsunlar diye. Birini hiç unutmuyorum. Adam şöyle dedi:

    • Ya keşke çocuğu eklemeseydiniz başvururken.
    • Neden?
    • Boşanmış olduğunuz ve velayet sizde olmadığı için sorun olur. (Yanlış bilgi 1: Boşanmış olmanızdan bağımsız olarak çocuklarınızı başvuruda yazmamak mülakatta red sebebi)
    • Ama başvururken evliydik.
    • Ha, doğru (Dinlememiş). O zaman onun formunu doldurmayın.
    • Neden?
    • Velayet sizde olmadığı için çocugun başvurusunu reddederler. Muhtemelen sizinkini de reddederler.
      (Bu noktada tepem atıyor)
    • Beyefendi, ben Elektronik muhendisiyim ve Türkiye'de ve İngilterede iki adet yüksek lisansım var. ABD beni velayetimde olmayan çocuğumu götürmek istiyorum diye red ederse kendileri bilir. Benim için böyle birşey söz konusu değil.
      (Bu sefer danışman bozuntusu çark etti. Zaten bu bilgi de yanlış).
    • Haaa, sizi alırlar. Zaten Biden hükümeti greencard başvurularında üniversite mezunu olmayı şart koşmayı konuşuyor. (Bu bilgiyi araştırdım. Doğru idi. Sonra bir değişiklik olmadı).
      ABD'deki arkadaşlarla konuşuyorum. Eski eşinle yeniden evlenin vs telkinleri, bunu da ciddi ciddi konuştuk eski eşimle.

    Sonra Muhammed Üzüm (avukat) ile iletişim kurdum. Günler geçiyor, olmuş ayın 20'si. Ben halen yeşilkart forum telegram sayfasını bilmiyorum. Avukatı arama sebebim de başvururken evliydik, şimdi ayrıyız. Ne yapıcaz?

    Eskiden boşansanız da, eski eşten formu doldurması isteniyormuş. Muhammed bey 'Şimdi forma divorced' seçeneği eklendiği için gerek yok. Siz sadece kendiniz ve çocuğunuz için doldurun yeterli dedi.

    Kritik Bilgi-1: Asıl talihli ile eşi başvuru ile sonuç açıklanması arasında boşanırlarsa, eski eşin formu boş bırakılacak.

    Bir de acele edin, çünkü artık gönderim tarihi önemli. Numaranız iyi. Ama hakkınızı kaybedersiniz, danışmana veya bize de para vermenize gerek yok. Zaten İngilizceniz var. Kendiniz doldurun, basit bir form diye telkin etti. Bu tutumunu çok beğendim.

    Neyse, hemen kendimin ve oğlumun formlarını doldurdum, 26 Mayıs tarihinde submit ettim.

    Bilgi-2: Eski adres bilgilerine çok takılıyor kazananlar. Hiç gerek yok. Tarihler arası boşluk olmadan, 16 yaşından itibaren kaldığınız ve hatırladığınız adresleri yazın.

    Yabancı Ülkelerden Adli Sicil Belgesi
    Irak'ta dört yıl çalıştığım için, bu konunun başımı ağrıtacağını düşünerek hemen oradan nasıl adlı sicil belgesi alabileceğimi araştırmaya başladım. Ve malesef Türkiye'den daha önce ugraşıp da alabilen olmadığını öğrendim. Önce Irak'taki Türk konsolosluğuna yazdım. Onlar da Irak makamlarından bunu yazıyla istediklerini söyleyen bir yanıt verdiler. Ben yine de ben de almaya çalışayım dedim. İyi ki de öyle demişim. 15 aydır halen bizjm konsolosluk yanıt verecek.

    Önce Irak'taki eski firmanın personel müdürü vs aranıp durdum. Yardımcı olalım demelerine rağmen sonuç alamadım.

    Basraya gidip kendim almayı bile düşündüm fakat Irak pandemi sebebiyle turist vizesi vermiyordu ve bu belge bir haftada çıkabiliyordu. Araştırırken Bağdat'ta bir avukatın bu işi yaptığını yazan web sayfasına ulaştım. (Detayları yabancı ülkelerden adlı sicil belgesi alma konu başlığı altında yazdım).

    Bu arada yeşilkart forumun telegram gurubuna da üye oldum.

    Devam edelim. Şimdi iş, bu avukata uluslararası vekalet vermek ve Irak konsolosluğu veya büyükelçiliğinden ilgili evrakları temin etmekteydi. İstanbul'daki konsolosluk 'Biz sadece Iraklılara hizmet veriyoruz' diyerek kapıyı kapadı.

    Büyükelçiliği aradım. Önce onlar da öyle dedi. Durumu izah ettim. Üç hafta boyunca haftada iki üç kere aradım. Ve sonunda 'Bağdatı arayıp soralım, haftaya bir daha arayın' dediler. 3 haftada öyle geçti.

    Sonunda dediler ki gelin işleminizi yapalım.

    Bastım Ankara'ya gittim. Sıra numarası aldım, bekliyorum. Konsolos geldi. Öğrendim ki Bağdatı aramamışlar. Konsolos demesin mi 'Biz yabancılara bu işlemi yapmıyoruz'.

    Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Dedim 'Turist vizesi verseniz, ben gidip yapacağım işlemi. Ama vermiyorsunuz pandemi sebebiyle. Bu yüzden ben Bağdat'tan avukat buldum, vekalet verdim. İlgili evrakları verirseniz sarı zarfla, ben ona göndereceğim. O da halledecek'.

    Konsolos 'Yarım saat oturun. Ben Bağdat'ta dışişleri Bakanlığını arayıp size bilgi vereceğim' dedi. Yaklaşık iki buçuk saat bekledim. 2 saat sonra elçilik kapanacak. Irak dışişleri bakanlığı sitesinden büyükelçilik ve konsoloslukların yabancılara bu belgeyi nasıl vereceklerini anlatan bir yazı buldum. Web sayfasının çıktısını yakındaki bir kırtasiyeden aldırttım. Sonra götürdüm konsolosa ulaştırdım. On dakika sonra konsolos 'İşleminizi yapacağız' dedi. Orada Arapça arzuhalciler, elçilik çalışanları şaşkın. Daha önce Irak vatandaşı olmayan kimseye yapmamışlar bu işlemi.

    Neyse, belgeleri aldım, Irağa gönderdim ve 3 aylık koşturma sonucunda Şahadat Adam Mahkumiye belgesini aldım. Bunu Türkiyede yapabilen ilk kişiydim. Ama sonuncu olmadığımı biliyorum.

    Sonra da 2023 mülakatları dağıtılmaya başlasın diye beklemeye başladım.

    Mülakat Bekleme ve Mülakat
    Mülakat bekliyoruz ama iyice endişelenmeye başladım. Ocak Şubat gibi geleceğini düşündüğüm mülakat bir türlü gelmiyor. Birkaç vizesiz gidilebilecek ülke elçiliğine email attım. Yok.

    Ve Nisan ayında '23 Haziran' tarihli mülakat davetiyesi geldi.

    Ola ki tüberküloz çıkarsa vakit kaybı olmasın diye 1 Hazirana (ki doğum günüm) Unganlar randevusu aldım.

    Muayene sorunsuz halloldu. Çok yakında Cinnah otel var. Orada kaldık. O gün tam 50 olduğum için, kan tahlili de yapılmadı.

    Sonra finansal belgeleri toplamaya başladım. İş bankasında birkaç hesap, araba, özel emeklilik sigortası ve çocuğum için gelecek sigortası dahil hepsini alt alta koydum. Karışmasın ve kolay ayırt edilebilsin diye her birini ince seperator etiketlerle işaretledim. Ve bunlara bir de kapak sayfası yaptım. Bu düzenli durum hoşlarına gitmiş olacak ki finansal durum ile ilgili hiçbir sorgulama yapmadıkları gibi, belgelere bakmayacaklarını söylediler.

    Hazırladığım kapak sayfasına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz. Önerim bunu yapmanız yönünde.

    https://docs.google.com/spreadsheets/d/1Y_qsO3yMsBMJDor3IUFvOHqGwn5p7nTL5ETOsIn13n4/edit?usp=drivesdk

    23 Haziran'da mülakata gittik. Belgeleri Türkçe bilen ABD'li hanımefendi aldı. Diğer bahsedilen Türk görevliye göre çok nazikti. Diploma sorunca, bir lisans iki yüksek lisansım olduğunu, hepsini vereceğimi söyledim.

    Sadece en sonuncusunu verin lütfen deyince, Liverpool Üniversitesinde yaptığım yüksek lisans diplomasını uzattım. Kadın baktı baktı 'İngilterede ne kadar kaldınız?' diye sordu. Sebebi, İngiltere'den adlı sicil belgemin olmamasıydı ve ben bunu tahmin ediyordum. 'Yuksek lisansımı online yaptığım için fazla kalmadım. Bir hafta on gün kadar' diye yanıtladım. Siz İngilizce biliyorsunuz o zaman dedi. Evet dedim. O zaman mülakatınız ingilizce olacak deyince, ben iyi olur dedim. Konuşmaya da ingilizce devam ettik.

    Kendiaine 'Normalde 12 ay ve üzeri kalınan ülkelerden adlı sicil belgesi istiyorsunuz. Ben Cezayirde 11 ay on gün kaldığım için her ihtimale karşı aldım' dedim. O belgeyi de istedi.

    Sonra gidip mülakat çağrısını beklememizi söyledi. Burada amaç, saklayacak birşeyim yok, ben temiz vatandaşım vurgusunu yapmak.

    Mülakat çağrımız gelince pencereye gittik. Yemin ettikten sonra, mülakatı yapan sarışın gözlüklü genç bey de 'İngilterede ne kadar kaldınız' diye sordu. Aynı açıklamayı ona da yaptım. Türkiye'de dereceniz var mı diye sordu. Bir lisans ve yüksek lisans da Türkiyede yaptığımı ifade ettim.

    Amerika'da nerede yaşayacaksınız?
    Sorusuna 'Houstonda yaşayacağım' dedim.

    Sebebini sorunca 'Petrol ve gaz sektöründe elektrik ve otomasyon işlerinde çalışıyorum. Aynı işi yapmaya devam edeceğim' dedim.

    Irak'ta ve Cezayirde neden bulunduğumu sordu. İş sebebiyle olduğunu ifade ettim.

    Oğlumun biyolojik çocuğum mu üvey çocuğum mu olduğunu sordu. Biyolojik oğlum olduğunu söyledim.

    Nerede kalacağımı veya ABD'de tanıdığım olup olmadığını sormadı.

    Vizenizi onaylıyorum, önümüz bayram olduğu için vize basılı pasaportunuz biraz gecikebilir, merak etmeyin dedi.

    Oradan çıkarken yüz ifadelerimizi gören herkes 'Hayırlı olsun' dileklerini ilettiler. Nasıl sevindiysek artık.

    Biz de güle oynaya İstanbul'a döndük.
    Artık herkese vedalar vs başladı.
    Derken, bayramın ertesi günü moral bozucu bir e-posta ile 'DS-5535' formunu yirmi gün içinde doldurup iletmemi istedi elçilik. Ya İngiltere'de gerçekten altı aydan daha kısa kalıp kalmadığımı öğrenmek, ya da Irak ve Cezayirde çalışmalarım sebebiyle istendi. Bilemiyorum.

    Uğur bey ile (gucarslan) özelden yazıştık. Hemen gönderin, beklemekten başka yapacak birşey yok dedi.

    Ben de hemen doldurup yolladım formu. Bir taraftan içim içimi yiyor. Bu formun ortalama işlem süresi 8 ay görünüyor. Üç ay sürse vizeyi alamıyacağız. Bekledik. Üç gün sonra benim vize issued olurken, oğlumun vizesi rejected oldu (221g).

    Pasaportlar geldi. Benim vizem basılmış, oğlumun pasaport boş.

    Tekrar Uğur beyle konuştuk. Sağolsun hem sakinleştiriyor, hem motive ediyor 'Merak etmeyin alacaksınız vizeyi, ABD büyükelçiliğine email atın 'Onüç yaşındaki oğlumun AP süreci için destekleyici doküman istiyor musunuz' diye sorun. Yaşını vurgulayın diye açıkladı. Yazdım. Ertesi gün oğlumun pasaportunu istediler. Gönderdik ve vizesi basılıp geldi.

    Bu arada biz tatile çıktık. Tatildeyken pasaport 28 temmuzda İstanbulda postaneye geldi. 31 temmuzda teslim aldık ve 11 Ağustos tarihine aktarmalı uçuşla ABD biletinizi aldık. 12 Ağustos tarihinde 32 saatlik yolculuk sonunda NY JFK'dan girişimizi yaptık.

    Neden JFK?
    Göçmen girişinin en sık olduğu havalimanı olduğu için giriş sorgusu çok fazla olmuyor diye duymuştuk.

    İndikten sonra JFK kuyruğunu görünce benim sigarasızlık iyice başıma vurdu.

    Kuyruğu hızlandırmak için ek memur koydular. Bu memur aynı zamanda göçmen sorgu memuru olduğu için ayrı bir yere gitmemize gerek kalmadan evraklarımızı aldı, fotoğrafımızı çekti, I-551 damgasını pasaportlara vurdu, 'Amerikaya hoş geldiniz' dedi ve ta taaaa... İşte ABD topraklarındayız.

    THY ile gidiş dönüş iki kişi 4500 USD iken biz nasıl 1909 USD'ye hallettik, green cardlilarin transfer vizesi durumu, ABD de banka hesabı açma (girişimizin dördüncü günü hesap açtım), SSN, SSA ile görüşme, ehliyet alma (bugün sınavı geçtim) gibi konuları ayrı ayrı yazacağım.

    Öncelikle gucarslan (Uğur bey) ve tüm adminlere, yeşilkart foruma ve edindiği bilgileri paylaşanlara teşekkürler.

    Mülakatı olanlara başarılar, transfer yapmak isteyenlere ise bol şanslar diliyorum.

    Selam ve sevgiler


  • @warmgrey ayrıntılı ve spesifik bir deneyiminiz var eminim birçok kişiye yardımcı olacak.


  • @warmgrey tebrikler vize sonrası hayatınızda başarılar.


Benzer Başlıklar

  • DV2026 Mülakat Deneyimleri

    1.10.2026 00:00 tarihine kadar sabitlendi Taşındı Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci
    760
    1
    10 Oy
    760 İleti
    89k Bakış
    Peyk74P
    Merhabalar, Viyana maceramda olan biteni anlatma sırası bende artık. :)) Ben 12 Temmuz 2026'da Viyana'ya uçtum ki bu benim 52 yıllık hayatımda ilk uçuşumdu belirteyim. Korkudan değildi; sadece hani şu lunaparkta gondola binersiniz de içiniz kabarır, boğazınıza gelir ya o boşluk hissini sevmediğimden kaynaklıydı. Neyse ki çok şükür sorunsuz şekilde indik. Akşam üstüydü ayağımda ameliyat olduğumdan dolayı var olan runwalker ve elimde bastonumla otele attım kendimi. Ertesi gün, 13 Temmuz'da, aşılar, kartlar vs. vs. toplayıp Uber ile doğruca Dr. Molnar'ın ofisine gittim. Tabii elimde telefon, translate açık vaziyette girdim içeri. "Selamünaleyküm ben taaa Türkiye'den geldim." diyemedim tabii ama yine de kibar ve yardımsever bir şekilde karşılandım, sağ olsunlar. Bir form verildi, doldurdum, teslim ettim. Sonra bir odaya alındım, orada da sağlığımla ilgili birkaç soru soruldu. Aşı kartıma baktı, ameliyat olup olmadığım, daimi kullandığım ilaçlarımın olup olmadığı, su çiçeği geçirip geçirmediğim soruldu ve sonra Dr. Hanım'ı beklemeye başladım. 10 dk sonra geldi. Çok kibar ve güzel bir insandı. Aşımı yaptı ve gitti. Sonra elime bir harita ve adres olan kâğıt verildi ve doğğğru film çekilmeye gittim. Bu arada her yere Uber ile gittim mecburen ve 10 Ubercinin 8'i Türk'tü. Röntgen merkezi girişinde sıra alma makinesinin önünde oo piti piti yapıp üsttekine bastım, numaramı aldım, içeri girdim, oturdum ve kalktım. Hazırlanmam için beni odaya götürdüler. 3-5 dk sonra röntgen işi de bitti ve CD'yi beklemeye başladım. Yaklaşık 10 dk sonra yine çağrıldım ve CD'yi alıp işi bitirdim. Hava bana göre bayağı sıcaktı. Bir market bulup su almak için bayağı yürüdüm çünkü gpt bana kapalı market buldu ). Caağğnım üç harfliler orada olmadığı için az daha susuzluktan ölecektim. :)))) Sonra ne yapayım derken yemek işini aradan çıkartayım dedim ve orada meşhur Ferhat Döner varmış. Tesadüf ya, yine bir Türk Uberci kardeşimle oraya gittim. O bölgede 40-50 bin kadar Türk olduğunu söyledi. Neyse, buldum. Uzun bir kuyruk sonrası dürümümü alıp yedim ama bizim buradaki et dönerden çok da farklı değildi. (Kıymadan yapılanlardan çok iyiydi tabii.) Sonrasında biraz yürüyeyim derken Decathlon buldum. Girdim, bakındım, bir iki şey aldım ama fiyat kıyaslaması yapmayacağım bile. Sonra otel tabii. Hava çok sıcaktı ve ayağımdan dolayı çok da dolaşamadım. Akşam yine mide meselesi için düştüm yollara. Bu sefer meşhur yemekleri olan şinitzel yemek için bir mekâna gittim, gpt'nin tavsiyesi ile siparişimi verdim. Güzelce serin bir havada karnımı doyurdum ama tabii tam doymadı. Neden? Ekmek yok adamlarda :))) Döndüm otele. Başladı karın ağrılarım. Evraklar sorular cevaplar neyse bütün evrakları döktüm masanın üstüne. Tekrar sırala, istifle, dosyala; o öyle olursa bunu buradan kolay bulurum, öyle olursa böyle olur vs. vs. Bir taraftan da WhatsApp grubumuzdaki yazışmaları takip ediyorum. Ben elçiliğe yakın bir otel tutmuştum, gitmesi kolay olsun diye ama o akşam görüşmenin elçilikte olmadığını başka bir adreste olduğunu öğrendim hani şu hep konusu olan adı geçen meşhur Marriot otelin yanındaki bina da olacağını öğrendim. Bu arada gruptaki herkese teşekkür ederim, onların sayesinde görüşme yerini öğrendim. Orada burada derken, araştır, bak, bul derken gece yarısı oldu. Yattık ama uyku yok. Binlerce soru... Ki sorulabilecek sorulara çalışmış olmama rağmen en çok korktuğum, dilimin yeterli olmamasıydı. Saat 2 gibi uyumuşum, 15 Temmuz 2026 büyük gün Sabah 5'te uyandım. Tıraş, duş vs. derken 08.00'de yine Uber ile gittik Marriott Otel'in yanına. Neyse, koştur koştur gittik, 4. kata çıktık. Bildiğin apartman gibi bir yer. Kapıda polis, hemen arkasında X-ray cihazı. Polis abi Almanca bir şeyler diyor ama bende tık yok. İşaretle de anlatmadı. Ben Türkçe ve kibarca bir şeyler söylerken yanda bir asker bekliyordu, O biraz Türkçe biliyormuş. Bir şeyler konuştular, sepeti uzattı polis, kerata baştan sepeti uzatsa anlarız da biz Türk'üz, pratik zekâlıyız dunkof Neyse, sonrasında ayağımdaki şeyden dolayı elle üst araması yaptılar girdik, içeriye başladım beklemeye ama, gözlerim tanımadığım hâlde Alize Hanım'ı arıyor istemsizce çünkü o Türkçe biliyor. Sonra yine gruptan İngilizce bildiğini bildiğim ve 15 dakika arayla mülakata gireceğimiz sevgili kardeşim Oktay'a bakıyorum ama o da yok. Eee napacağız şimdi derken içimden hatim indiriyorum tabii. Gülmeyin bak, gerçekten başınıza gelir heee. :)) Neyse, benim için çok uzun, sizin için kısa bir zaman sonra Oktay kardeşim ve ailesini kapıda görünce bayağı rahatladım. Neyse, güvenlik işlerinden sonra geldiler. Allah razı olsun ondan. Hal hatır ederken beni çağırdılar, birlikte gittik. Bu arada Viyana'da görüşmeye giderken hiçbir şeyinizi elinizden almıyorlar; saat, telefon falan yanınızda. Neyse, birlikte gittik. Oktay "Yardımcı olabilir miyim ingilizce bilmiyor" diye sordu evrak teslimi yapan bayan "Olur." dedi. Sol el dört parmak sağ el dört parmak baş parmakların izi alındı. Onu ver, bunu ver... Barkodlu evrak kabul ettikleri için ben sadece diplomamı çevirtmiştim. Diğer evraklar neden Türkçe dedi. Orada ben bir gittim geldim, sonra "Barkodlu kabul ediyorsunuz." derken kadın Türkçe konuşmaya başladı biz şaşırdık tabi meğerse evrakları teslim alan kişi Alize Hanım'mış. Ben "Aa ben sizi tanıyorum." deyince başladı gülmeye. Hazırladığım çok şeyi almadılar. Diploma, boşanma kararı ve kesinleşme şerhini, Formül A, sabıka kaydı, pasaport, iki tane fotoğraf, banka hesap dökümü ki Türkçe ve TL cinsinden yazılıydı derken fotokopileri almadı sanırım bu kadar evrak aldı. Sağ olsun Oktay, "Görüşmede de yardımcı olabiliyor muyuz?" deyince Alize Hanım, "Orada ben yardımcı olurum." dedi. Neyse, orayı da bağladık. :)) Sonra vezneye gönderdi. Hemen 330 dolar uzattım ama kadın kredi kartı istiyor. "Nakit ödeyeceğim." dedim ama illa kredi kartı istedi. Neyse, verdik. İşlemler yapıldı, sonra yine başladık beklemeye. Beni çağırdılar gittim görüşmeyi yapacak hanımefendi çok güler yüzlü pozitif biriydi yanımıza Alize hanım da geldi. Sol el dört parmak izi tekrar alındı o neden bilemedim, sonra soru sormaya başladı. Sorular çalıştığım sorulardı ama ne sorduğunu anlıyorum ama cevap yok bende kaldım. Neyse, sağ olsun Alize Hanım çevirdi, ben cevapladım. Ne sordu? Önce "Sağ elini kaldır, yemin et." dedi. Sonra adımı, işimi, nereye gideceğimi sordu. Ne iş yaptığımı sordu emekliyim dedim, Çalışacak mısınız diye sordu orada çalışmadan yaşayacağımı falan sandı sanırım garibim yazık bende bozmadım :))) "Evet." dedim. Ne iş yapacağımı sordu, söyledim. Müthiş İngilizcem ile çok heyecanlı olduğumu söyledim. O da burada arkadaşça konuştuğumuzu düşün tarzında bir şeyler söyleyerek beni telkin etti. Ama dediğini anladım kendime haksızlık edemem burada. :))) Sonra teşekkürleşerek ayrıldık. Tüm olaylar bir saat falan sürdü. Sonra yine mide olayları... Gulash diye yöresel bir yemekleri varmış, fena değildi. Biraz daha yürüyüş, market alışverişi derken yine Türk bir Uberci kardeş ile doğru havaalanına. Bu arada Türk arkadaşlara sordum: "Bizi kıskanıyorsunuz demiii?" dedim. Oturup ağladılar. Orada yaşadıkları hayatı, zorlukları, fakirliği duyunca ben de dayanamadım, ağlaştık. Böylece Viyana maceramız da bitti döndük yurda. İnşallah vizelerimizi de alabiliriz de herşey istediğimiz gibi olur. Başta bu siteyi kuranlar olmak üzere herkese sabırla ve hiç bir menfaati olmadan bıkmadan usanmadan cevap veren herkese çok teşekkür ederim ve whatsapp grubumdaki kardeşlerime çok teşekkür ederim umarım gideceğimiz yerde de konuşmak görüşmek nasip olur herkese selamlar. Sormak istediğiniz bir şey olursa elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışırım ama tek şartla Türkçe sorun :)))
  • [Arşiv] Sayılarla DV2022

    Kilitli Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci
    389
    4
    25 Oy
    389 İleti
    42k Bakış
    Yeşilkart ForumY
    Bu başlık arşivlenmiştir. Bu konudaki soru ve yorumlarınıza şu başlıkta devam edebilirsiniz: Sayılarla Green Card Lotosu (Diversity Visa) Sürecine Bakış
  • green card başvuru bilgilerinde yanlış olması

    Kilitli Muslu Hukuk Bürosu Sorularınızı Cevaplıyor! green card
    3
    0 Oy
    3 İleti
    4k Bakış
    Claudia J. MusluC
    @Muhammet-Shagylyjov, içinde söyledi: green card başvuru bilgilerinde yanlış olması Merhaba. Benim babam bu sene green card çekilişini kazandı. Bu arada ben ve babam Turkmenistan uyrukluyuz. Çekilişe katılırken babamın bilgileriyle onun adına ben başvurmuştum. Ama çocuk sayısını (3) bilgisini doldurduktan sonra, yaşım 21 den büyük olmasına rağmen diğer iki kardeşlerimle beraber kendi bilgilerimi de yazdım, bilgisizlikten doğduğum seneyi 21 yaştan küçük olacak şekilde (çünkü büyük dersem kabul etmiyordu sistem mantıklı olarak) yanlış doldurdum. Şimdi ise babam çekilişi kazandı. Ds 260 formunda benim ve kardeşlerimin ismi var, ve bilgiler doldurulacak. Siz ne dersiniz, nasıl olur, bu yanlış bilgi babamın vize alma sürecini olumsuz etkilermi, yoksa direk ret mi verirler? Etkilemeyecekse/etkileyecekse ds 260 formunu doldururken dikkat edeceğim husus var mıdır? Cevaplarsanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkür ederim. Sayın @Muhammet-Shagylyjov DS260 formunu doğru doldurmanız gereklidir. Yeşil karta başvururken girdiğiniz cevaplara göre siz de yesil kart hakkına sahip olabiliyorsunuz. Her durumda DS260 formunu doğru bilgilerle doldurmanız gerekmektedir. Vukuatlı nüfus kayıt örneklerinizden aile durumu ve yaşlarına bakacaklardır. Muhtemelen babanız yeşil kartı mantıklı bir açıklama ile alabilecektir ancak siz alamayacaksınız. Babanız yesil kartı aldıktan sonra belli koşulları gerçekleştiriyorsanız sizin için de yesil kart başvurusunda bulunabilir. Teşekkürler.
  • 7 Oy
    4k İleti
    2m Bakış
    Yeşilkart ForumY
    Bu konudaki sorularinizi bu bolumdeki en guncel mulakat deneyimleri basliginda sorabilirsiniz: https://yesilkartforum.com/forum/category/77/greencard-lotosu-diversity-visa-süreci
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

28

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.9k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum