Amerika'da MBA yapmak?
-
@kingocali :)) abi zaten yurt dışı hayalim olmasaydı üniveristeyi fazla sallamazdım e-ticarete atılırdım.özellikle giyim sektöründe güzel gelir var.modern kölelik yapıp 3-5 kazanacağıma kendi işimin patronu olurum.
-
@sensei73, içinde söyledi: Amerika'da MBA yapmak?
Kendimin 30 yıl önceki hali geldi gözümün önüne. Endüstri mühendisliği okumuş ama bankacı olmuş biri olarak nacizane tavsiyem, ne alan, bölüm, vs. seçerseniz seçin, sevdiğiniz işi yapın. Ya da daha doğrusu seveceğiniz bölümü okuyun. İş bulabilir miyim, kalıcı olabilir miyim, iyi para kazanabilir miyim, bunlar tabii ki önemli ve doğru sorular. Ama en önce, ben ne istiyorum, neyi seviyorum diye bir sorun kendinize. Sevmeden yapacağınız bir iş iyi para kazandırıyor olsa da, bir süre sonra hayattan soğursunuz. Yazdığınız bölümleri seviyor ve istiyorsanız, süper.
Sayın Kingocali çok güzel yazmış. Kısaca 1. MBA yapacaksanız, işletme okumaya gerek yok. Ekonomi iyi bir seçim olur. 2. Çift anadal, eğer bu olmazsa, Açıköğretim'de ikinci üniversite olayı, çok iyi fikir. 3. MBA'deki uzmanlık alanınızı seçerken, lisansta daha sevdiğiniz veya başarılı olduğunuz dersleri de dikkate alın. 4. İngilizce bildiğinizi varsayıyorum. Mutlaka ikinci bir yabancı dil öğrenin. Ben 35 yaşında Rusça öğrendim. Hiçbir zaman geç diye düşünmeyin. 5. Önde olsanız dahi, olduğunuz yerde takılır kalırsanız, arkadan gelenler sizi geçer gider. Sürekli kendinizi geliştirin. 6. İş bulabilir miyim diye stres yapmayın. Verecek bir şeyleri olan için, alan her zaman bulunur.
Bol şans ve başarılar.Kesinlikle katiliyorum. Ben de oncesinde bilgisayar okumus, sonrasinda yine bilgisayar ve network guvenliginde devam etmis birisi olarak, bu alanda calismak istemedigimden dolayi, finans uzerine MBA yaptim. Finance/Accounting/Auditing alaninda calismaktayim ve cok memnunum. Hangi alanda calismak istiyorsaniz, o alana odaklanmada fayda var.
-
@kingocali, içinde söyledi: Amerika'da MBA yapmak?
Karı - koca uzman hekim olan iki arkadaşım var. Koca Anestezi Uzmanı (Amerika'nın en çok kazandıran mesleği). Eşi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı (Amerika'nın en çok kazandıran 3. mesleği). İkisi de Türk (Bu detay birazdan önem kazanacak). Amerika'nın sağlık çalışanlarına en çok ihtiyaç duyduğu şu günlerde Amerika'ya gittiler. Hackensack, NJ'de Rus pastanesi açıyorlar. Sakın Tıp okuma kardeşim :D
Yaş 36. İngilizce sıkıntılı SDSU da yüksek lisans nasıl yaparım? Bu arada bilgisayar mühendisliği mezunuyum. Kredi 2.76 bilmem gerek var mı.
-
@denizci10 Öncelikle, pandemi yokmuş gibi cevap vermek durumundayım. Zira, pandemiden sonra işlerin nasıl yürüdüğüne dair en ufak fikrim yok. Umarım vereceğim bilgiler pandemiden dolayı güncelliğini çok kaybetmemiş olur ve işinize yarar.
Sonralıkla, Amerika'da yaşın mevzu olduğunu hiç görmedim. Hatta, Amerika'ya 32 yaşında gelip, 33 yaşında dil okulu, 35 yaşında Grossmont College'da General Education alanında ön lisans, 39 yaşında California State University San Marcos'ta Computer Science alanında lisans, 43 yaşında Southern States University'de MBA bitiren, sonra da Amerika'da kalan arkadaşım var.
En son olarak da, MBA başlığı altında yazdığınız için, MBA yapmak istiyormuşsunuz gibi; hangi alanda yüksek lisans yapmak istediğinizi belirtmediğiniz, ama hangi alanın mezunu olduğunuzu belirttiğiniz için, kendi alanınızda yüksek lisans yapmak istiyormuşsunuz gibi iki ayrı cevap vereceğim -- ki, zamanında düşünmediğim bir olasılık için, bir iterasyon daha yapmak zorunda kalmayalım.
MBA yapmak istediğiniz varsayımıyla: SDSU'da ALI (American Language Institute) adında bir enstitü var. Çok geniş kapsamlı bir dil okulu. International Business English gibi, Teaching English as a Second Language gibi, Teaching English as a Foreign Language gibi programları olduğu için, 40'lı, 50'li yaşlarında bile öğrencileri var. ALI, English for Academic Purposes ve Pre-MBA programlarından birine (ya da ikisine birden) başvurur, program(lar)ı devamsızlık yapmadan ve başarıyla tamamlamayı, TOEFL ve GMAT zorunluluğunu oraya gittikten sonra yerine getirmeyi taahhüt ederseniz, SDSU'daki MBA programına şartlı kabul sağlıyor. Ona uygun bir I-20 yolluyor. Konsolosluk da, hem dil okulunu, hem de yüksek lisansı SDSU'da yapacakmışsınız gibi bir vize veriyor. İngilizce'deki "sıkıntı"nızın seviyesine göre, 1 dönemde mi, 2 dönemde mi halledersiniz; kendiniz karar verir, ona göre başvuru yaparsınız. Mesela, benim özel okuldan 7 senelik sağlam bir İngilizce temelim vardı. Ama hiç İngilizce pratiğim, hiç hayat tecrübem yoktu. Evimden, ailemden ilk kez uzak kalacaktım; tek başıma ilk kez yaşayacak, kendi işimi ilk kez kendim görecektim. Hem yeterli İngilizce pratiğini kazanmak, hem de geçiş dönemini nispeten hafif atlatmak için ALI'a iki dönem gitmeyi tercih ettim. Önce English for Academic Purposes (EAP), sonra Pre-MBA programlarına yazıldım (Şartlı MBA kabulüm, bunlarla birlikte geldi zaten). Pre-MBA'i beklemeden, EAP'nin sonunda TOEFL'a ve GMAT'e girdim. İkisini de ilk denememde hallettim. Pre-MBA'e kafam rahat gittim. Ertesi dönem de, tüm şartları sağlamış olduğum için, direkt MBA'e başladım. ALI, GMAT skoru 540'ın (SDSU'nun MBA programına girmek için gereken minimum skor. Ortalama 610) altında olan, ama devamsızlığı olmayan, ödevlerini zamanında ve eksiksiz teslim etmiş, çalıştığı, çabaladığı her halinden belli olan öğrencileri için, SDSU Graduate Business Advisor'a referans mektubu yazabiliyor. Her şeyiniz dört dörtlükse ve bir GMAT'e takıldıysanız, önünüzü açabiliyor. GPA konusunda, Amerikalı öğrenciler için minimum 2.85, uluslararası öğrenciler için minimum 3.00 (Ortalama 3.40) istiyorlar. Ama sitede "should" denmiş; "must" denmemiş. CV'niz, iş veren(ler)inizden alacağınız referans mektupları, sizin yazacağınız niyet beyanınız sağlam olursa, bunun da esnetilebileceğinden eminim. Bunun örneğini de, bir sonraki başlıkta vereceğim.
Kendi alanınızda yüksek lisans yapmak istediğiniz varsayımıyla: Öncelikle, bir önceki paragrafta anlattığım şartlı kabul süreci, MBA dışı yüksek lisanslar için de aynen geçerli. Yalnızca, Pre-MBA programı yerine, Pre-Masters programına (Benim zamanımda yoktu; artık var) kayıt olacaksınız; GMAT yerine, GRE'ye gireceksiniz. Sürecin geri kalan tüm aşamaları aynı.
Ben MBA'e girmeye çalışırken, yine SDSU'nun Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümünde (ikisi aynı bölüm) yüksek lisansa girmeye çalışan bir Türk arkadaş vardı. Erzurumlu'ydu. Lisansı Doğu Akdeniz Üniversitesi Elektrik - Elektronik Mühendisliği bölümünde bitirmişti. GPA'i, GRE'si, neredeyse hiçbir şeyi programa girmeye yetmiyordu. Ama arkadaşta (kelimelerimi dikkatli seçmeye çalışıyorum) "medeni cesaret" vardı. Bölümünde Türk hoca olduğunu keşfetmiş (o zaman bir tane vardı); tabiri caizse, günlerce adamın kapısında yattı. "Hocam, bana referans ver" diye ısrarcı oldu. Adam da sonunda dayanamadı; verdi. Oğlan programa kabul aldı. Bir şekilde de bitirdi. Babam (İstanbul Üniversitesi'nde 3000 göstergeli öğretim görevlisi) ayda 300 milyon, annem (İstanbul Üniversitesi'nde 3600 göstergeli öğretim görevlisi) ayda 400 milyon, Deloitte'ta çalışan yeni mezun (Bilkent Üniversitesi İşletme) arkadaşım ayda 560 milyon, Good Year'da çalışan yeni mezun (Boğaziçi Üniversitesi Yönetim ve Bilişim Sistemleri) arkadaşım ayda 1 milyar 300 milyon kazanırken, Ericsson'da ayda 5 milyara işe girdi. Özetle, doğru kişiden alınacak referans mektubu, epey bir kapı açıyor.
İyi haber şu ki, şu an SDSU'nun Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümünde 4 Türk öğretim üyesi var. Lazım olursa diye, bölüm directory'sinin linkini aşağıya bırakıyorum.
https://electrical.sdsu.edu/people/faculty
Umarım faydalı olabilmişimdir...
-
@kingocali hocam eline emeğine sağlık açıkçası MBA yapmak için yazmıştım ama şimdi diğer seçenekte fena gelmedi. Açıkçası yaş sıkıntı olur diye düşünmüştüm vize almak için. Çünkü konsolosluk ne işin var orada bu yaştan sonra diyebilir diye çekincem vardı o gitti. Çok teşekkür ederim. Açıkçası niyetim bi şekilde gidip orada kalabilmek bunun için her yolu deneyeceğim. Mesela kanada ya okul için gidip sonrasında kalabilmek gibi niyetim de var. Tüm tuşlara basacağım bakalım ne çıkacak.
-
@denizci10 Rica ederim. Konsolosluk hala "Ne işin var orada bu yaştan sonra?" diye sorabilir. Soracaktır. Sormalıdır. Sormak görevi ve en doğal hakkıdır. Önemli olan, kendilerine özgüvenli, güçlü ve kararlı bir cevap verebilmek. Bence "Kariyerimde hedeflediğim üst pozisyonlara ulaşabilmek için, kendime yatırım yapmam gerektiğini, Amerika'da yapacağım yüksek lisansın da, bu yönde yapılmış iyi bir başlangıç olacağını düşünüyorum. Ama bu demanding atmosferde başarılı olabilmek için, önce İngilizce'mi kusursuzlaştırmam gerekiyor. Ardından, akademik gelişimime odaklanacağım" gayet güçlü ve ikna edici bir cevap. Şartlı kabul de, bunun resmi belgesi ve tartışılmaz kanıtı.
Vizeler konusunda bilgili ve tecrübeli forumdaşların sıkça söylediği gibi, zor olan, konsolosluğa dil okulunu kabul ettirebilmek. Bence şartlı kabul, dil okulunu da legitimize ediyor. Yüksek lisans konusunda, zaten kimse yaşa takılmaz. Zira, kariyerin ne zaman gerektirirse, paranı ne zaman denkleştirirsen, yüksek lisansı o zaman yaparsın. Bunu da, eğitim orada ticari ve çok büyük bir sektör olduğu için, dünyada en iyi Amerikalılar bilir.
15 senede, Amerika'nın göçmenlik politikası mutlaka değişmiştir. Trump zamanında ne hale geldiğini zaten biliyoruz. Biden'ın henüz kendi düzenini oturtamadığını zaten görüyoruz. Ama benim orada bulunduğum 2001 - 2004 yılları arasında, ALI'dan geçtiğini gördüğüm 31 Türk (bu sayıyı, aklıma yeni insanlar geldikçe edit'leme hakkımı saklı tutarım) içinde, konsolosluğa, reddetmelerini zorlaştıran en sağlam senaryoyla giden kişi bendim. Yüksek lisansa şartlı kabul almıştım. Şartları yerine getirmem için yürümem gereken yol belliydi. Hem dil okulu, hem yüksek lisansı kapsayan F1'i pasaportuma basıverdiler. Geriye kalan 30 Türk'ün tamamı, Amerika'ya yalnızca dil okulu vizesiyle gelmişti. Dil okulundan sonra, aralarından 5'i ön lisansa (içlerinden yalnızca 1'i lisans ve yüksek lisansa kadar devam etti), 4'ü (Marketing, E-Commerce falan gibi) bir takım sertifika programlarına, 4'ü yüksek lisansa kabul aldı. 1'i, Çevre Mühendisliği bölümündeki Türk hocalardan (o zaman 3 tane vardı; şimdi hiç kalmadı) biriyle evlendi. Kalanlar, bir yere giremeyip, memlekete döndü. 30 Türk'ün 5'i 10'lu yaşlarının sonunda (üniversite okuma hayaliyle gelmiş), 20'si 20'li yaşlarının başında (yüksek lisans yapma hayaliyle gelmiş), 3'ü 20'li yaşlarının ortalarında (yüksek lisans yapma hayaliyle gelmiş), 2'si 30'lu yaşlarının başındaydı (biri üniversite okuma hayaliyle gelmiş; diğerinin ne olduğu, niye geldiği belli değil). Hepsi de, yaşa takılmadan, hem de dil okulu için verilmiş F1 vizesiyle gelebilmişti.
Aklımızdan çıkarmamamız gerekir ki, ben yalnızca, öyle ya da böyle, konsolosluk memurunu ikna edip, vizesini cebine koyabilmiş olanları gördüm. Vizesi reddedilenlerden, onların senaryolarından, ret sebeplerinden haberdar değilim. Dolayısıyla, aktardıklarım pek objektif sayılmaz. Yine de, dil okulunda gördüğüm Türk profillerinin heterojenliğinden, okulun şartlarını sağlayıp, gereken paraya da sahip olduktan sonra, hele ki şartlı kabul durumunda, vize almanın hala çok zor olmayacağı konusunda ümitliyim.
Hangi yolu seçerseniz seçin, Allah yolunuzu açık etsin... Saygılar...
-
@kingocali çok teşekkür ederim. Son zamanlarda artısıyla ve eksisiyle her şeyi söyleyen ender kişilerden birisisiniz. Elinize sağlık.
-
Türkiye'de yüksek lisans mezunuyum. Yüksek lisans yapmam ve uluslararası dergilerde makalelerimin olması ABD'de direkt doktora yapabileceğim anlamına gelmiyor değil mi? Keşke orada direkt doktoradan devam edebilsem. Var mı bir yolu yoksa tekrar yüksek lisans mı yapmam gerekiyor?
Üniversite / Bölüm: Pamukkale Üniversitesi / Tekstil Mühendisliği -
@Ghost Ne geliyor, ne gelmiyor. Öncelikle belirtmeliyim ki, Amerika'da doktora yapabilmek için, Amerika'da yüksek lisans yapmış olmak gibi bir kaide yok (Hatta çoğu kez, lisansta çok başarılı olmak, araştırmalar, yayınlar yapmış olmak kaydıyla, yüksek lisans yapmış olmak gibi bir kaide bile yok). Ama herhangi bir yerde yüksek lisans ve uluslararası dergilerde yayın yapmış olmanız, Amerika'da doktora yapabilmenizi de garantilemiyor. Başvurmak istediğiniz okulun doktora şartlarına bakıyorsunuz. Sağlıyorsanız, o okulda, araştırma yapmak istediğiniz konuda çalışmaları olan bir doktora danışmanı buluyorsunuz. "Ben şu konuda araştırma yapmak istiyorum. Danışmanım olur musunuz?" diye iletişime geçiyorsunuz. Neden o konuda çalışmak istediğinizi, hangi metodolojiyi kullanmayı düşündüğünüzü, sonunda nasıl bir sonuç elde etmeyi hedeflediğinizi ve bu sonucun bilime / dünyaya ne gibi bir katkısı olacağını anlatan bir "doctoral proposal" yazmanız, hocanın sizi ciddiye almasına yardımcı olacaktır. Bazı okullarda, doctoral proposal yazılması zaten kabul şartlarından biri. Hoca konuyu ve teklifinizi beğenirse, geri kalan aşamalar (TOEFL'mış, GRE'ymiş, referans mektubuymuş, niyet beyanıymış) kolaylaşıyor. Bazı şartları sağlamasanız bile, hoca Admissions'a "Ben bu adamı / kadını istiyorum" dedi mi, kapılar açılıyor.
Önce hocayı bulup, sonra okulun şartlarına da bakabilirsiniz. Ama çok iddialı bir okulsa ve sizin şartlarınızla okulun kabul şartları arasında uçurumlar varsa, hocanın sözü yetmeyebilir.
Bazı okullar / hocalar, belli araştırma konularında devletten, özel kişi veya kurumlardan fon almış, dolayısıyla, araştırmalarını o konuda yoğunlaştırmak zorunda olabiliyor. Bu durumda, okulun / hocanın web sitesinde "Şu konuda araştırma yapacak doktora adayları aranıyor" şeklinde ilanlar yayınlanıyor -- ki, bu şekilde doktora programlarına başvuran doktora öğrencilerine, (yerli olsun, yabancı olsun) çoğu kez bir burs da sağlanıyor.
Özetle, Amerika'da doktora yapabilmeniz, yalnızca hocanın / okulun, size özel koşulları (mezuniyet ortalamanız çok yüksek olabilir; GRE skorunuz çok yüksek olabilir; uluslararası dergilerde yayınlanan makalelerinizi çok beğenebilirler; teklif ettiğiniz araştırma konusu ve yöntemini çok beğenebilirler; onların ilanına başvuran tek aday siz olabilirsiniz; danışmanınız Pamukkale Üniversitesi'nden oraya gitmiştir; danışmanınız memleketliniz çıkar, vs) beğenmesi ve kabul etmesine bağlı. Yukarıda örnek verdiğim koşulların hepsinin gerçek olması halinde, Türkiye'de yalnızca lisans mezunu olsanız bile, Amerika'da doktoraya kabul edilmeniz olası.
Naçizane, ilgi duyduğunuz konuda uzmanlaşan okul ve hocaları araştırmaya başlamanızı, onların araştırma konularında neleri ve nasıl araştırabileceğinize çokça kafa yormanızı, "Ben bunu böyle, böyle yapacağım. Sonucu şu olacak ve dünyada şunu değiştirecek" şeklinde bir metin kaleme almanızı (internette formatları, örnekleri mevcut) ve nihayetinde, kabul alma olasılığınızı arttırmak için, birden fazla okula başvurmanızı tavsiye ederim.
-
@kingocali ayrıntılı yanıt için çok teşekkür ederim. Evet haklısınız. Dediklerinizi dikkate alacağım. Çok sağolun :)
-
@MySea abi çok güzel yazmışsın cevap atmadan geçemezdim. Darısı başıma inşalllahhh :)))
-
@kingocali
Hocam ben bi yanlış yapıp tıp okudum 😅 yanlış bir yönlendirmeyle girdik 6 yılımız çöp oldu.
Benim size bir sorum olacaktı. Farklı bir sektörden gelmem MBA için bir engel mi ? Tıp okurken çok farklı yerlerde çalıştım örneğim Koç üniversitesinde coding teacher olarak çalıştım uzun bi süre. Not ortalamam çok yüksek değil 2.83 genelde MBA için 3+ istiyorlar Bu durum bana sıkıntı çıkarır mı?
Bir de asıl sektöre atılmak istediğim alan belli. Dermokozmetik sektöründen giriş yapıp üretim yapmak istiyorum . Pubmedden okuduğum makaleler hep bu konu üzerine ( Tıp’ın bana katkı sağladığı tek yer sanırım :) ) ama kendi işimi kurmak istediğim için daha öncesinde MBA yapmanın daha sağlıklı olduğuna karar verdim , Türkiye de işletme okumak işlevsel gelmiyor . Bir abimiz olarak ne önerirsiniz -
@ahsenn Öncelikle, estağfurullah.
Sonralıkla, hiç öyle demeyin. Ben şimdiki aklım olsa, kesinlikle Tıp okurdum. Üstelik, beni doğru da yönlendirdiler. Ben yönlenmemeye inat ettim. Neymiş? "Ömrüm boyunca okuyamaz"mışım. Sanki ömrün boyunca okunmayan meslek kaldı 21. yüzyılda...
Hemen kendi derdimi bırakıp, sizin sorularınıza geçiyorum. Hayır, farklı bir sektörden gelmeniz, MBA'e kabulünüzü kesinlikle olumsuz etkilemez. Tam tersine, sınıf karmasını oluştururken, herkes farklı düşünsün ve birbirinden öğrensin diye, mümkün olduğunca farklı sektörlerden öğrenci seçmeye çalışırlar.
Yabancı öğrencilerden, genellikle minimum 3.0 GPA istedikleri doğru. Ama bu 3.0 GPA Allah'ın emri değil. Genelde "should have a minimum GPA of 3.0" yazarlar; "must have..." yazmazlar. Karar vermeden önce, öğrencinin diğer özelliklerine de mutlaka bakarlar. İyi "niyet mektubu", iyi GMAT skoru, güçlü referans mektupları hayat kurtarır. Bir de, siz zaten kendi işinizi yapacaksınız. MBA'inizi (oradaki okulları ezbere daha iyi bildiğim için, örneğin, San Diego'da) University of California San Diego'da (San Diego'nun en iyi okulu) yapmazsınız; National University'de (San Diego'nun girmesi daha kolay, ama mezunları hala saygı gören bir okulu) yaparsınız. Bana inanın, okulun "marka"sından biraz daha taviz verirseniz, açıkta kalmanıza imkan yok. Öyle söyleyeyim (Ama siz yine National University seviyesinin altına da inmeyin tabii).
Size normalde "Healthcare Management" ya da "Pharmaceuticals" üzerine MBA yapmanızı tavsiye ederdim ama, siz kendi işimi kuracağım deyince, "Entrepreneurship" daha akla yatkın gelmeye başladı. "Entrepreneurship" specialization'ı daha pratiğe dayalıdır. İş planınızı hazırlamanıza, hatta oluşturacağınız network'ten, katılacağınız bir yarışmadan finansman bulmanıza, özetle işinizi kurmanıza da yardımcı olabilir.
Ben sizin yerinizde olsam, kendimi biraz zorlar, girişimcilik maceramın başarısız olma ihtimaline karşı, hem Healthcare Management, hem Entrepreneurship specialization'ı yapmaya çalışırdım. Zira, Entrepreneurship specialization'ı ile, dışarıda iş bulmak kolay olmayabilir. MBA de, neresinden baksanız, hem zaman, hem para anlamında büyük yatırım.
-
Merhaba. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (örgün öğretim) bir avukatım. Eylül'de meslekte 4. yılımı, staj ile birlikte 5. yılımı dolduracağım. Ancak artık yaşam koşullarımdan tatmin olamadığım için değişik kariyer planlamalarına yöneldim ve buraya denk geldim. Genel olarak matematik ağırlıklı bölümler yönünden yorumlar yapılmış. Ben daha ziyade yöneticilik, insan kaynakları gibi alanlar üzerinden ilerlemenin bana ve yeteneklerime uygun olabileceğini düşündüm. İngilizcem iyi derecede, zaten aktif olarak kitap çevirmenliği de yapıyorum. Şu an için hedefim GMAT ve TOEFL hazırlığı. Bu alanda önerilere oldukça açığım. Bunun dışında kabul şartlarımızı nasıl arttırırız, nelere dikkat etmeliyiz, hadi diyelim istediğimiz yerden kabul aldık bundan sonrası nasıl ilerler, gidenler MBA tecrübeleri konusunda ne der bunları ayrıca merak ediyorum. Şimdiden cevaplar için teşekkür ederim.
-
@hgu, içinde söyledi: Amerika'da MBA yapmak?
Merhaba. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (örgün öğretim) bir avukatım. Eylül'de meslekte 4. yılımı, staj ile birlikte 5. yılımı dolduracağım. Ancak artık yaşam koşullarımdan tatmin olamadığım için değişik kariyer planlamalarına yöneldim ve buraya denk geldim. Genel olarak matematik ağırlıklı bölümler yönünden yorumlar yapılmış. Ben daha ziyade yöneticilik, insan kaynakları gibi alanlar üzerinden ilerlemenin bana ve yeteneklerime uygun olabileceğini düşündüm. İngilizcem iyi derecede, zaten aktif olarak kitap çevirmenliği de yapıyorum. Şu an için hedefim GMAT ve TOEFL hazırlığı. Bu alanda önerilere oldukça açığım. Bunun dışında kabul şartlarımızı nasıl arttırırız, nelere dikkat etmeliyiz, hadi diyelim istediğimiz yerden kabul aldık bundan sonrası nasıl ilerler, gidenler MBA tecrübeleri konusunda ne der bunları ayrıca merak ediyorum. Şimdiden cevaplar için teşekkür ederim.
(Bahsettiğiniz alanlarda iş gücü arzı fazla olduğundan, rekabetin de fazla olduğunu düşünmekle birlikte) General Management ve Human Resource Management'ın yanında ve sizin özgeçmişiniz özelinde, Intellectual Property Management'ın da hem size uygun, hem de gelecek vaadeden bir alan olduğunu düşünüyorum. Sizin özgeçmişinizle ve tavsiye ettiğim alanda kendinizi geliştirmeniz halinde, hem Amerika, hem de Türkiye'de, iş bulma ihtimalinizin de, iş güvenliğinizin de, kazancınızın da daha yüksek olacağına inanıyorum. Amerika'da, bu alana odaklanan JD + MBA Joint Degree programları var. Dil bilginiz de iyiymiş. Bence bu programlar için biçilmiş kaftansınız.
GMAT ve TOEFL hazırlığı için, Kaplan'ın hazırlık kitapları, online hazırlık programları, yüz yüze hazırlık kursları var. İmkanlarınız hangisine el veriyorsa, hepsini gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. İmkanlar el veriyorsa, hazırlık kursuna da Amerika'da gitmenizi öneririm. İmkan varsa, San Diego State University ve San Francisco State University'de, American Language Institute isimli dil okulları mevcut. Bunların English for Academic Purposes ve Pre-MBA programlarını tavsiye ederim.
Yüksek GPA ile yüksek TOEFL ve GMAT skorlarının yanında, ne istediğinizi iyi bildiğinizi ve tüm adımlarınızı hedef odaklı attığınızı gösteren, liderlik ve pozitif değişim yaratma istek ve potansiyelinizi ortaya koyan, niyetinizi iyi anlatan, iyi yazılmış bir niyet mektubu ve kişiselleştirilmiş, detaylı ve kuvvetli referans mektupları, kabul edilme ihtimalinizi arttırır.
Kabul aldıktan sonra, kabul mektubunuz ve I-20'nizle birlikte vizeye başvurursunuz. Eğitiminizin ve barınma giderlerinizin ilk yılını karşılayacak maddi imkanlarınız (gereken meblağ I-20'de yazar) olduğunu belgeleyebilir ve konsolosluk memurunu eğitiminizi tamamladıktan sonra ülkenize döneceğinize ikna edebilirseniz, vizenizi zorlanmadan alırsınız. Geriye yurt / ev ayarlamak, uçak bileti almak ve gitmek kalır.
Zaten 4-5 yıl tecrübeniz varmış. Aksi takdirde, MBA konusunda birinci tavsiyem "İş tecrübesi edinin" olurdu. İş tecrübesi mevcut olduğuna göre, diğer tavsiyelerim, "Derse hazırlıklı gidin" (Her dersten önce, hocalar onlarca sayfa okuma ödevi verecek), "Derse katılın", "Bir hocanızın asistanlığını yapın" ve "Staj yapın" olur. Mümkünse, Optional Practical Training sürenizi de, amacına uygun (Alanınızda bir iş bularak, o alanda uluslararası bir tecrübe kazanma amaçlı) kullanın.
Önce kabul alma çabalarınızda, sonra okulunuzda başarılar...
-
@kingocali
Kingocali öncelikle başlıktaki, arından da soruma vermiş olduğunuz bilgilendirici cevaplar için çok teşekkür ederim. Dil hazırlık kursu düşünmüyorum. İlk planım GMAT ve TOEFL'a kendi gayretlerimle olabildiğince hazırlanmak. Sonuca göre ihtiyaç çok büyük olursa bahsettiğiniz seçenekleri de göz önüne alacağım. Adli tatilin izin verdiği kadar çalışacağız bakalım :)JD + MBA programları her ikisinden de ayrı ayrı kabul alma şartı koştuğu için çok uzak ihtimaller. Açıkçası zaten ABD'ye gidebilirsem avukatlığın o ülkenin sosyo-kültürel dengesiyle iç içe olduğunu düşündüğüm için geleneksel anlamda avukatlık da yapmak istemem. Orada yetişmemiş olmak bile mesleki başarıyı oldukça etkileyecektir diye düşünüyorum. MBA programlarında da data mining, data protection gibi alanlar dahilinde şu an yapmış olduğum KVKK danışmanlıklarına en yakın olanı tercih etmeye çalışacağım. Başvurmak istediğim üniversitelerde en aykın alan araştırmam devam ediyor. Burada bir parantez açarak https://www.mba.today/ sitesinden çokça yararlandığımı belirteyim.
Şu an GMAT üzerine yoğunlaşmış durumdayım. Pek çok kişi çok zor, çok sıkıntılı bir süreç ve alışkın olmadığımız bir sınav çeşidi diyerek gözümü korkutmuş durumda sadece. Bunu aşabilirsem umuyorum diğer aşamalar daha sakin geçebilir. Yine pek çok kişi sizin de dediğiniz gibi essay ve recommendation letter'ların öneminden bahsetmiş. Essay'lerden biraz umutluyum açıkçası, sonuç işim zaten derdimi anlatmak üstüne :)
Asıl merak ettiğim kısımlar aslında barınma vs gibi konuların nasıl halledilecği ama 3 gündür aralıksız araştırmalarımın sonucunda önce GMAT ve TOEFL, ardından -gelirse- mülakat çağrısı gibi durumlar kesinleşmeden bir de kendimi bu gibi detaylarla yormamam gerektiğini fark ettim. En en en zor kısımları yaparsam geri kalanı bir şekilde halledeceğimi umuyorum.
Aslında bu üniversitelerde halihazırda MBA yapmakta olan ya da yakın zamanda eğitimini tamamlamış kişilerle irtibata geçebileceğim, deneyimlerini sorabileceğim bir platform var mıdır onu da merak etmekteyim.
Değerli cevabınız ve güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim :)
-
@hgu, içinde söyledi: Amerika'da MBA yapmak?
@kingocali
Kingocali öncelikle başlıktaki, arından da soruma vermiş olduğunuz bilgilendirici cevaplar için çok teşekkür ederim. Dil hazırlık kursu düşünmüyorum. İlk planım GMAT ve TOEFL'a kendi gayretlerimle olabildiğince hazırlanmak. Sonuca göre ihtiyaç çok büyük olursa bahsettiğiniz seçenekleri de göz önüne alacağım. Adli tatilin izin verdiği kadar çalışacağız bakalım :)JD + MBA programları her ikisinden de ayrı ayrı kabul alma şartı koştuğu için çok uzak ihtimaller. Açıkçası zaten ABD'ye gidebilirsem avukatlığın o ülkenin sosyo-kültürel dengesiyle iç içe olduğunu düşündüğüm için geleneksel anlamda avukatlık da yapmak istemem. Orada yetişmemiş olmak bile mesleki başarıyı oldukça etkileyecektir diye düşünüyorum. MBA programlarında da data mining, data protection gibi alanlar dahilinde şu an yapmış olduğum KVKK danışmanlıklarına en yakın olanı tercih etmeye çalışacağım. Başvurmak istediğim üniversitelerde en aykın alan araştırmam devam ediyor. Burada bir parantez açarak https://www.mba.today/ sitesinden çokça yararlandığımı belirteyim.
Şu an GMAT üzerine yoğunlaşmış durumdayım. Pek çok kişi çok zor, çok sıkıntılı bir süreç ve alışkın olmadığımız bir sınav çeşidi diyerek gözümü korkutmuş durumda sadece. Bunu aşabilirsem umuyorum diğer aşamalar daha sakin geçebilir. Yine pek çok kişi sizin de dediğiniz gibi essay ve recommendation letter'ların öneminden bahsetmiş. Essay'lerden biraz umutluyum açıkçası, sonuç işim zaten derdimi anlatmak üstüne :)
Asıl merak ettiğim kısımlar aslında barınma vs gibi konuların nasıl halledilecği ama 3 gündür aralıksız araştırmalarımın sonucunda önce GMAT ve TOEFL, ardından -gelirse- mülakat çağrısı gibi durumlar kesinleşmeden bir de kendimi bu gibi detaylarla yormamam gerektiğini fark ettim. En en en zor kısımları yaparsam geri kalanı bir şekilde halledeceğimi umuyorum.
Aslında bu üniversitelerde halihazırda MBA yapmakta olan ya da yakın zamanda eğitimini tamamlamış kişilerle irtibata geçebileceğim, deneyimlerini sorabileceğim bir platform var mıdır onu da merak etmekteyim.
Değerli cevabınız ve güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim :)
O zaman, IT Law üzerine LLM tavsiye etmek durumundayım. LLM / MBA Dual Degree programları da var. Ama avukatlık yapmak istemediğiniz için, üzerine baro sınavına girmeniz konusunda ısrar etmeyeceğim; söz :) Baro kaydınız olmayacağı için, avukatlık yapmazsınız; müşavirlik yaparsınız :)
Ben artık dinozor olduğum için, benzetmem havada kalabilir. Ama bundan daha iyi bir açıklama şekli de düşünemiyorum. Peşinen özür dilerim. Ben Türkiye'de üniversite sınavına girdiğimde, sınav iki basamaklıydı. Birinci basamak olan ÖSS (Öğrenci Seçme Sınavı), üniversiteye girecek muhasebe, mukayese ve muhakeme becerisi olmayanları eleme amaçlı bir sınavdı. İkinci basamak olan ÖYS'ye (Öğrenci Yerleştirme Sınavı), ancak bu ön elemeden geçebilenler girebilirdi. ÖYS ise bilgi ölçerdi; "üniversiteye girebilme potansiyeline sahip adayları" seviyelerine uygun üniversiteye ve bilgilerine uygun bölüme yerleştirirdi. ÖSS, zeka testi gibi sorular içerirdi. ÖYS ise, lise müfredatındaki hemen her konu başlığından sorularla, adayların o konuyu, dolayısıyla dersin genelini ne kadar kavradıklarını ölçerdi.
Bunları şu sebepten anlattım: GMAT matematik ve dilbilgisi soruları, ÖSS dengi sorular. ÖYS gibi spesifik, zorlayıcı ve bilgi ölçme odaklı değil. Sizin birikiminizdeki bir insan rahatlıkla yapar.
GMAT okuma soruları, metinler aklınıza gelebilecek her alandan (bilim tarihi, insan hakları, iş hukuku, sosyoloji, vs) olabilecekleri (özellikle hakim olma ihtimaliniz olan alandan sormuyorlar ki, mevcut bilginizle cevap veremeyin; mutlaka metni okumak ve anlamak zorunda kalın), uzun oldukları ve Amerikalı bir yüksek lisans öğrencisinin okumak ve anlamak zorunda olduğu türden bir İngilizce'yle yazıldıkları için, bu konuda pratiği olmayan bir adayı zorlayabilecek türden sorular oluyor. Hazırlık kurslarında, okuma sorularını cevaplamanın tekniğini de öğretiyorlar. Zaten ben de o yüzden kurs tavsiye etmiştim. Ama madem seçenekler arasında kurs yok, o zaman çeşitli konularda bol bol okuma yapmanızı tavsiye ederim. Zira, okudukça, anlama beceriniz keskinleşiyor. Ben GMAT'e bir kere girdim. İlk girişimde bana lazım olanı aldım. O zamanlar (2001'de), bana kursta öğretilen tekniği kullandım (Kursta, önce soruyu okumayı; sonra metinde var olan göstergeler uyarınca, metin içinde sorunun cevabını aramayı öğretiyorlar). Ama şimdi girsem, önce metni okurum. Sonra ilgili sorulara, metne bakma gereği bile duymadan cevap veririm. Zira, zaman içinde o kadar çok metin okudum ki, artık okuduğumu anlayıp, kritik olan kısımlarını tespit edip, onları aklımda tutabiliyorum.
GMAT yazma sorularının da, yine kursta öğretilen basit bir formülü var. Zaten ben de o yüzden kurs tavsiye etmiştim. Ama madem seçenekler arasında kurs yok, ben özetlemiş olayım: Kursta, beş paragraf yazmanızı; ilk paragrafta, soruyu aynen tekrar edip, "Bu tartışılan bir konudur. Benim bu konudaki fikrim şudur" yazmanızı; ikinci ve üçüncü paragraflarda, fikrinizi destekleyen yardımcı fikirlerinizi ve / veya örnekleri yazmanızı; dördüncü paragrafta, "Şöyle bir karşıt görüş de vardır. Onların argümanı da budur" yazmanızı; son paragrafta da, "Karşıt görüşün şu sebeple geçerli bulmadığım argümanlarına rağmen" fikirlerinizi özetleyip, sonuç çıkarmanızı istiyorlar. Ve bu formül, sınavda işe yarıyor! Formülü alışkanlık haline getirirseniz, yazma sorununu da çözmüş oluyorsunuz.
Siz ya da sizinle GMAT hakkındaki fikirlerini paylaşanlar Türkiye'de ALES'e (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) girdiniz mi; bilemiyorum. Ama GMAT, yazma bölümü hariç, ALES'ten çok da farklı, çok da zor bir sınav değil. Aradaki tek fark ve muhtemelen GMAT'in "zor" algılanmasının tek nedeni, sınavın, İngilizce dilinde hazırlanmış, Amerikalı lisansüstü öğrenci adaylarını elemek ve / veya seçmek için tasarlanmış bir sınav olması ve bizim, onlarla aynı sınava girmek zorunda olmamız. Ben şu anda, İngilizce'me ve Türkçe'me eşit oranda güveniyorum (Tabii ki Amerika'ya gitmeden önce durum böyle değildi). Dolayısıyla, benim için iki sınav arasında (yine yazma bölümü hariç) hiçbir fark yok. O yüzden de, GMAT'in alışkın olmadığımız bir sınav çeşidi olduğu tespitine katılmıyorum.
Her okulun, adı farklı olsa da, işlevi aynı olan bir "International Student Center"ı var. Zaten başvurunuzu yaparken yolunuz mutlaka kesişecek (Kabul aşamasında MBA Program Coordinator'la muhatap olacaksınız. Kabul kararını Academic Advisor ya da Academic Board of Advisors verecek. Kabul mektubunu onlar yazacak. Ama I-20'yi yalnızca International Student Center veriyor). Barınma seçeneklerini size International Student Center sunacak. Zaten yabancı öğrencilerin önceliği var. Kampüs içi barınma (yurt) tercih ederseniz, size kendileri yardımcı olacak. Kampüs dışında yaşamak (apartman) isterseniz, sizi, bildikleri profesyonel apartman yönetimi şirketlerine yönlendirecekler. Naçizane tavsiyem, önce yurda gidin. Okul çevresini keşfettikten ve size uygun apartmanı bulduktan sonra, apartmana o zaman geçersiniz. Vize başvurusu sırasında da, yaşayacağınız yer önceden ayarlanmış olursa (hele ki, kampüs içinde de olursa), işleriniz çok daha rahat ve kolay görülür.
Kampüs içi konaklamayı International Student Center'la yazışarak halledebilirsiniz. Kampüs dışı konaklama için, International Student Center'ın yönlendirdiği profesyonel apartman yönetimi şirketleri, sizden, gitmeden önce bir sözleşme imzalamanızı ve muhtemelen bir depozito ödemenizi isterler. Sözleşme işlerini siz zaten benden daha iyi bilirsiniz. Depozito için de, sizi bir online ödeme sistemine yönlendirirler (Benim zamanımda, traveler's check falan gönderiyorduk). Güvenli olsun diye, limitini kendiniz belirlediğiniz sanal kartınızla ödersiniz. Yeni mezun dil okulu öğrencisi olsaydınız, "aile yanı konaklama"dan da bahsederdim ama, bu konaklama seçeneğinin meslek sahibi bir yetişkine uygun olduğunu düşünmüyorum.
MBA öğrencilerinin ya da taze mezunların tecrübelerini paylaştığı herhangi bir platformdan, maalesef haberdar değilim.
Yardımcı olabildiysem ne mutlu. Rica ederim.
-
Merhabalar.
Oldukça detaylı ve doyurucu bilgiler paylaştığınız için öncelikle teşekkür ederim. Ben şuan da Florida'da Jacksonville şehrinde yaşıyorum, Green Card sahibiyim. 8 aydır da burada yaşıyorum. Linsansı İTÜ Geomatik mühendisliğini zorlaya zorlaya 9 yılda bitirdim 2.13 ortalama ile. Zorlayarak bitirmemin sebebi yanlış seçimler, kendi işimi kurup bir noktaya kadar başarılı olup sonra batmak, maddi sorunlar gibi sebepler neden oldu. Kendi mesleğim ile alakalı Türkiye'de iş tecrübem var fakat şuan Amerika'da çok başka işler yapıyorum. Ne istediğim konusunda bir noktada karar vermiştim aslında ama hayat şartları seçenekleri değiştirmem konusunda zorluyor diyebilirim. Aslında pilot olmak istiyorum bu mesleğin bana daha uygun olacağına karar verdim, bunun için Türkiye'de iken THY'nın Yetiştirilmek Üzere aldığı pilotluk akademisine başvurdum. IELTS ve DLR'dan başarılı oldum ve CRM aşamasında elendim. Elenmek ile ilgili süreçte yaşanan şaibeler kısmına hiç girmek istemiyorum. Derken pandemi patlak verdi ve Green kartım elimdeydi zaten ve buraya geldim. Burada da pilot okulları kredi seçeneği ile okumak konusunda problem yaşıyorum co-signer olmadan kredi kullanamıyorum. 1,5 yıllık bir kredit historyim, finance ile alınmış araba ve kredi kartlarım var. Pilotluk seçeneği masada ama mevcut sorunlar ve yaşımın ilerliyor olması beni diğer tarafa sürüklüyor şuanda. Bu noktada da burada MBA yapmak gibi bir düşüncem var ama bu kısım biraz atıl kalmış durumda benim için ve çok bilgim yok açıkçası. Bunun için gereken krediyi FAFSA ile bulabiliyorum onaylı FAFSA başvurum var. Mühendisliğin teknik tarafından çıkıp işin yönetici tarafına yönebileceğim bir alan bulmak istiyorum.
Bütün yazılanları okudum ama yine de 2.13 ortalama ile MBA yapabilmem imkanım ne düzeydir?
İnternational student'a düşmemek ve daha az FAFSA kredisi kullanmak için Florida'daki okulları düşünüyorum ama kariyerim için ve iş bulmak için doğru bir karar olur mu emin değilim?
Hangi alanların söylediğim şartlara daha uygun olacağı ve bu işin neresinden tutmam gerektiği ile ilgili tavsiyeleriniz olursa çok memnun olurum.
Şimdiden çok teşekkürler. -
@Orhan-Volkan-Zanbak, içinde söyledi: Amerika'da MBA yapmak?
Merhabalar.
Oldukça detaylı ve doyurucu bilgiler paylaştığınız için öncelikle teşekkür ederim. Ben şuan da Florida'da Jacksonville şehrinde yaşıyorum, Green Card sahibiyim. 8 aydır da burada yaşıyorum. Linsansı İTÜ Geomatik mühendisliğini zorlaya zorlaya 9 yılda bitirdim 2.13 ortalama ile. Zorlayarak bitirmemin sebebi yanlış seçimler, kendi işimi kurup bir noktaya kadar başarılı olup sonra batmak, maddi sorunlar gibi sebepler neden oldu. Kendi mesleğim ile alakalı Türkiye'de iş tecrübem var fakat şuan Amerika'da çok başka işler yapıyorum. Ne istediğim konusunda bir noktada karar vermiştim aslında ama hayat şartları seçenekleri değiştirmem konusunda zorluyor diyebilirim. Aslında pilot olmak istiyorum bu mesleğin bana daha uygun olacağına karar verdim, bunun için Türkiye'de iken THY'nın Yetiştirilmek Üzere aldığı pilotluk akademisine başvurdum. IELTS ve DLR'dan başarılı oldum ve CRM aşamasında elendim. Elenmek ile ilgili süreçte yaşanan şaibeler kısmına hiç girmek istemiyorum. Derken pandemi patlak verdi ve Green kartım elimdeydi zaten ve buraya geldim. Burada da pilot okulları kredi seçeneği ile okumak konusunda problem yaşıyorum co-signer olmadan kredi kullanamıyorum. 1,5 yıllık bir kredit historyim, finance ile alınmış araba ve kredi kartlarım var. Pilotluk seçeneği masada ama mevcut sorunlar ve yaşımın ilerliyor olması beni diğer tarafa sürüklüyor şuanda. Bu noktada da burada MBA yapmak gibi bir düşüncem var ama bu kısım biraz atıl kalmış durumda benim için ve çok bilgim yok açıkçası. Bunun için gereken krediyi FAFSA ile bulabiliyorum onaylı FAFSA başvurum var. Mühendisliğin teknik tarafından çıkıp işin yönetici tarafına yönebileceğim bir alan bulmak istiyorum.
Bütün yazılanları okudum ama yine de 2.13 ortalama ile MBA yapabilmem imkanım ne düzeydir?
İnternational student'a düşmemek ve daha az FAFSA kredisi kullanmak için Florida'daki okulları düşünüyorum ama kariyerim için ve iş bulmak için doğru bir karar olur mu emin değilim?
Hangi alanların söylediğim şartlara daha uygun olacağı ve bu işin neresinden tutmam gerektiği ile ilgili tavsiyeleriniz olursa çok memnun olurum.
Şimdiden çok teşekkürler.Öncelikle, ne Türkiye'deki, ne de ABD'deki pilotluk eğitimi konusunda hiçbir fikir sahibi olmadığımı belirtmeliyim. Pilotlukla ilgili sorularınıza sağlıklı cevap veremem. Ama MBA'i ilgilendiren sorularınıza şöyle cevap vereyim:
24 Ocak 2021 tarihli, 00:38 saatli iletimde bahsettiğim, MBA'ini Southern States University'de yapmış olan arkadaş MBA yapabildiyse, herkes MBA yapabilir. Okul kalitesinden ve / veya marka değerinden yeterince taviz verilerek, 2.13 GPA ile bile kabul almak mümkün. Sizden TOEFL isterler mi, bilmiyorum ama, yüksek GMAT skoru ile, kuvvetli niyet ve referans mektupları ile, ortalama bir okul bile mümkün. Sizin, akademik olarak başarılı görünmemenize neden olan özelliklerinizin (duration of studies, low GPA) nedenlerini (girişimcilik denemeniz), iyi / kötü tecrübelerinizin size ne kattığını, MBA eğitiminin size ne katmasını beklediğinizi ve tamamının gelecekteki kariyerinize nasıl yön çizeceğini çok iyi anlatan bir hikayeye ihtiyacınız var yalnızca (Niyet mektubunda ortaya koyacağınız ve referans mektuplarıyla desteklenecek).
Aynı iletimde bahsettiğim, MBA'ini Pace University'de (New York'un ortalama bir okulu) yapmış olan Amerikalı arkadaş Goldman Sachs'te Vice President'lığa yükselebildiyse, Türk kocası Bilkent İşletme lisans diplomasıyla, MBA'i bile olmadan Deloitte'a Partner olabildiyse, MBA'inizi Florida'da yapmanın en azından bir dezavantaj olmayacağını da garanti edebilirim. İş hayatında çok çalışıp, kendinizi sürekli geliştirerek; inisiyatifler alıp, ölçülebilir, kanıtlanabilir başarılar kazanarak çizeceksiniz kendi kaderinizi.
Madem hayaliniz uçmak, ama kısa vadede o hayalinize kavuşmanızın kolay bir yolu yok, belki de havayolu endüstrisine bir ucundan dahil olup, oraların tozunu yutmaya başlayabilirsiniz. Aşırı romantik düşünüyor olabilirim ama, dünyada yetişmiş pilota artan ihtiyacı da göz önüne alarak, belki şirkette şirket içi bir pilotaj eğitim programı açılır ve siz ona dahil olabilirsiniz. Belki havayolu / havaalanı personeli olarak çalışırken birikim yapar, pilotaj eğitiminizin masrafını çıkarabilirsiniz. En kötü ihtimalle, kredi skorunuzu yükseltir, kredi için eligible hale gelebilirsiniz. Ben havayolu işine, bir şekilde, bir ucundan girmenizi yararınıza görüyorum.
Sizin özgeçmişinizle, teknik tarafta kalmanız, havayollarında iş bulmanıza daha çok yarar sağlayabilir. Kendi alanınızda yüksek lisans yaparsanız, rota simülasyonu ve optimizasyonu ile ilgili iş bulabilirsiniz. Bunu yalnızca havayolu bazında da düşünmeyin. Yakın gelecekte karşımıza çıkacak hava taksi, drone delivery gibi hizmetlerde de böyle çalışanlara ihtiyaç duyulacak. Karşınıza Yellow Cab'lerde, Amazon'da bile iş fırsatları çıkacak.
Yine teknik tarafta kalırsanız, bahsettiğim hava taksi, drone gibi araçların tasarımında, geliştirilmesinde, eğitiminde de rol alabilirsiniz. Bu araçların simülatörlerinin tasarlanması ve geliştirilmesinde; araçların kendilerinin geliştirilmesinde (mesela, GPS / Glonass bağlantısının kesildiği ya da karıştırıldığı durum ve ortamlar için, GIS bazlı navigasyon sistemlerinin geliştirilmesi) iş bulabilirsiniz. Zira, bunları yapabilecek mühendislere de, pilot kadar çok ihtiyaç duyulacak.
"Bana bugün para lazım" derseniz ve MBA'de ısrar ederseniz, benzer simülasyon ve optimizasyon işlerini havayolları dışında, havaalanlarında da bulabilirsiniz. Yukarıdakilere ek olarak, havayollarında hat simülasyonu ve optimizasyonu (yeni hatlar açılması ve mevcut hatların kapanması), sefer sayılarının optimizasyonu, uçak simülasyonu ve optimizasyonu (turbojet motorlu Transatlantik uçak vs. turboprop motorlu bölgesel yolcu uçağı), yolcu optimizasyonu (boş koltukla uçup atıl kapasiteyle uçma maliyetlerine katlanmak vs. overbooking yapıp açıkta kalan yolcuların otel masraflarını karşılamak); havaalanlarında crowd management (yeni pasaport kontrol noktası, kapı, kontuar açmak vs. mevcut pasaport kontrol noktasını, kapıyı, kontuarı kapatmak) işleri bulabilirsiniz. Bunun için, MBA'de specialization olarak Operations Management seçmenizi ve bulduğunuz her fırsatta, sektörde staj yapmanızı tavsiye ederim. Üstelik, mühendislik geçmişinizle, Operations Management MBA'ine kabul almanız da biraz daha kolay olur.
Seçenekler çok fazla. Verilecek kararlar çok ciddi. Benim konu hakkındaki bilgim ve görgüm yukarıda paylaştıklarımla sınırlı. Umarım bir faydam olabilmiştir. Değerlendirmelerinizde kolaylıklar ve başarılar...
-
@kingocali Çok teşekkür ederim tekrardan böyle detaylı bilgiler verdiğiniz için. Ciddi bir araştırma sürecine gireceğim bu noktada ve güzel bir yol haritası çizmek istiyorum, yazınızda ki önemli detayların altını çize çize doldurarak değerlendireceğimden emin olabilirsiniz. Tekrardan çok teşekkürler bilgi ve yardımlarınız için.
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
12
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.9k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum