Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

Amerikan Kültürüne Giriş 101

Kültür ve Hobi
44 21 8.1k 16

  • Başlık, açan kişinin bilgi verdiği türden bir başlık oldu ama aslında ben bilgi talep edeceğim. Uzun yıllar Amerika'da yaşamak isteyen başka millet insanları için Amerikan kültürünü oraya gitmeden tanımanın yolları nedir? Youtube gibi sosyal medya kanalları bunun için biçilmiş kaftandır fakat sayısız içeriğin olduğu bu ortamlarda nokta atışı tavsiyeniz olur mu?

    Hangi filmi/diziyi izleyelim, hangi kitabı okuyalım, hangi kişileri takip edelim, hangi sitelere girelim ki oraya gittiğimizde bocalama dönemimiz acılı geçmesin?

    Şuan orada yaşayan ve bu konuda araştırma kaynağı tavsiyesinde bulunacak ya da doğrudan tecrübesini paylaşacak olan vardır bu forumda. O zaman, evet söz sizde arkadaşlar.


  • Hafif yanlı da verilse USA tarihi hakkında güzel bir Türkçe kaynak: https://www.kitapyurdu.com/kitap/abd-tarihi/68643.html&filter_name=ABD tarihi

    A.B.D. Tarihi


  • Yasadiginiz eyalete, sehre, mahalleye gore farklilik gosterebilir ama burada insanlar TR'ye kiyasla genellikle digerlerine karsi daha saygili. Onyargi yok. Toplum, mahalle baskisi yok. O ne der, bilmemkim ne dusunur yok. Varsaymak yok: "kesin o onu demistir bu da bunu demistir, onun parasi yoktur bunun bilmemnesi coktur" gibi varsayimlar ve onyargilarla insanlara yaklasmak yok.
    Bilmeden sormadan, okumadan, arastirmadan bir ise yeltenmek yok. Bilgi toplumu. Turkler cok pratik zekali amerikalilar hic pratik degil yanilsamasi tam da buradan kaynaklaniyor. TR'den kalma aliskanliklar, bilmeden etmeden her bi halta atlamak, cok bilmislik yapmak ile pratik zeka karistiriliyor. Burada herkes kanun ve kurallara uygun hareket ediyor. Hele ki etmesin.
    Ben Massachusetts'te yasiyorum. Yukarida yazdiklarim bu bolgedeki gozlemlerim. Ancak bu kadar geliskin olmayan eyaletlerde yukarida yazdiklarimin aksi durumlarda oluyor olabilir. Eger yardimci oluyorsa vaktim oldukca daha da yazabilirim.

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    Amerikan dizileri bu konuda yardımcı olabilir. Şu listelere bir bakın:

    https://usvisagroup.com/ten-tv-shows-represent-american-culture/

    http://www.bbcamerica.com/anglophenia/2013/06/11-tv-shows-that-explain-american-culture

    Bunları izlerken konuyu değil sunulan yaşam tarzını anlamaya çalışın. Daha önce izlediğiniz dizileri bu gözle tekrar izlemek de yararlı olabilir.


  • @knnrn Paylaşım için teşekkürler. Amerikan kültürünü yansıttığını düşündüğüm dizileri önceden de izlemiştim. Fakat Amerika'ya gelme ihtimalim henüz 1 aylık. İzlediklerime bu gözle bakmamıştım, belki tekrar izlerim. Fakat dün 'Three Billboards Outside Ebbing, Missouri' filmini izlerken fark ettim ki izlediğim dizi filmler güzel durum analizleri yapıyor olsa bile Amerikan kültürünü doğru olarak yansıtıyor mudur emin değilim. Bu yüzden orada yaşayan kişilerin tavsiye ettiği yayınlar daha yararlı olacaktır.

    @sadriabi Tam bu noktada sizin dediğinize geliyorum. Nerede yaşayacağım önemli. Mesela yukarıda yazdığım film eminim Amerikan kültürünü tam olarak yansıtıyordur. Fakat daha çok kasaba hayatını. Fakat içinde geçen adalet, dürüstlük örnekleri genel olarak ülke çapında benzerdir. Yazdıklarınızı daha derinlemesine bir analiz olarak sunarsanız çok memnun kalacağım. Ben Washington'da(çevre eyaletler de olabilir daha belli değil) yaşayacağım bu arada.
    @caglaror teşekkür ederim.


  • Bu ileti silindi!

  • sn @newcomer bugün yemek yerken tamda bu konu ile ilgili bir national geographic reklamı gördüm eşim ile birlikte çok ilgimizi çekti umarım sizinde çekecektir. Tarihi yanlış hatırlıyor olabilirim fakat yanlış ise sonra düzeltirim; 2 temmuzda "A'dan Z'ye Amerika" diye bir belgesel kuşağı başlayacak tamamen Amerika kültürünü anlatan bir belgesel, gitmekle kalmak arasındaki soru işaretlerine büyük ölçüde cevap niteliğinde bir belgesel olduğunu düşünüyorum, saygılarımla ...

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @newcomer Ben uzun yillardir bu filmleri, dizileri izliyorum. Ancak buraya gelip gorene kadar pek cok seyi anlayamamistim. Bunlari izlemek hicbir zaman yeterli olmayacak.

    Gercek Amerika'yi anlamak icin size tavsiyem tum Michael Moore belgesellerini izleyin. Daha sonra "13 Reasons Why" ve "Wild Wild Country" gibi ABD'nin karanlik yonunu gosteren yapimlari izleyin.


  • @knnrn Tavsiye için teşekkürler. Bu dizileri neden tavsiye ettiğinize dair bir açıklama yapar mısınız? 13 Reasons Why'ı az çok anladım ama Wild Wild Country toplumun genelinden çok bir tarikatı konu alıyor anladığım kadarıyla.

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @newcomer 13 Reasons Why ABD'deki ergenlerin, aile ortamının ve eğitim sisteminin sorunlarını görmek için yararlı olabilir. Wild Wild Country ise Amerikalıların ne kadar yobaz ve farklılıklara kapalı olduklarını gösteriyor.


  • Abd egitim sistemi sorunluysa gelip bide burdaki sisteme baksinlar birdaha sorunun s sini demeye tovbe ederler 😌

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @metert Maalesef ABD'de eğitim sisteminde pek çok sorun var. Türkiye'den iyi olması bu sorunları önemsiz kılmıyor. Bizi rahatsız eden iki sorundan bahsetmek istiyorum:

    • Çocuklara verilen/satılan gıdalar çok sağlıksız. Öğle yemeği makarna, patates kızartması, meyveli yoğurt ve cipsten ibaret olabiliyor.
    • Zorbalık/bullying çok yaygın.

  • Yani benim kastettigim seyler daha cok sistemin isleyisi hakkinda .7 yasindan itibaren 18 yasinda girecegi bi sinav icin hazirlanmasi hayatinin anahtarinin bu sinav oldugu fikrinin asilanmasi .bu dusunce ogrencileri kucuk yastan itibaren strese sokuyor ve ileriki yaslarda buyuk sorunlara yol acabiliyor.genc beyinler yapabileceklerinin yeteneklerinin farkinda olmuyor sadece sinava endeksleniyor.tabiki sinav olmasin demiyorum bi olcut olarak tabiki olmali ama 2.sinifa gideb cocugun aklinda olan bi sinav olmamali.testler kitaplar konu anlatimli seyler sadece ezbere dayali bir sistem bastan sona degismesi gerek.turkiyedeki yemekhane kulturude oldukca sagliksiz zaten yemekhane kulturunden ziyade kantin yaygin ordakilerinde nasil oldugu maglum.buradaki okullarda da zorbalik denirmi bilmiyorum zorbalik denince benim aklima amerikan filmlerindn kafama yerlesen klasik okulda 2 tane iri cocuk olur celimsiz gorduklerinin parasini alir ,yemegini alir ,kafasina klozete sokar :) rezil edip asagilamaya calisir bu ne kadar dogru gercek bilmiyorum boyle bir sey varmi gercektende ?burdaki okullardada psikolojik ve fiziksel siddet fazlasiyla var ayrica ogrencilere aralarinda ciddi bir rekabette asilaniyor bunu iyi okullarda gormek daha mumkun .kotu okullarin sikintisida ayri.bence bu birazda insan dogasiyla alakali guclu gucsuzu ezer.sistem ulke bi yere kadar engelleyebiliyor.okullarin kaliteside muhitten muhite gercekten degisiyor.egitim hayatimi bi cok ilde gecirmis biri olarak boyle tecrubeledim.yani bunlari yanlis anlasilmasin sizi yanlislamak kendimi dogrulamak icin soylemedim sadece halen Universite ogrencisi, bu seylerin ustunden uzuunca yillarak gecmeyen biri olarak soyledim.ayrica kisinin kendi basarisizligini sisteme ona buna atarakta kendini hakli cikaramayacagini dusunuyorum;).sadece demek istedigim cocuklar yaris ati gibi yetistiriliyor , kendi yeteneklerinin yapabileceklerini potansiyelinin farkina vardirilmiyor, ilgi alani onemsenmiyor.her seyde oldugu gibi bundada yapmis olmak icin yapildigi icin oluyor.ne bi spor dersi spor der onune top atar al oyna bana gelme der adi spor olur ne bi lab olur iki seyi karistirir oda yilda 1 kere bile degil adi lab olur.bi cok faktorun etkilesimi sonucunda olusuyor bu sorunlar gittikcede cig gibi buyuyor onune gecilemez hale geliyor.hemen duzelecek bir seyde degil hadi sunu yapalim mukemmel olsun degil yillarca surecek olan bi donusum sureci.ben yine sansliyim guzel okullarda lisede okuma sansi buldum iyi egitimcilerle karsilastim.sonuc olarak tr nin abd ye yetismesi icin 40 degil 400 bin firin ekmek bile az gelir :).tesekkurler

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    Küçük çocukların bile silaha erişip okullarda birbirlerini öldürmesi konusunu unutmuşum. Az önce Twitter'da bunu görünce aklıma geldi:


  • Sayın @knnrn benim iki tane çocuğum var. Dolayısıyla okullar konusunda daha fazla bilgiye gereksinme duyuyoruz. Hazır bu konuda açıklama yapmışken zorbalık konusunu biraz açabilir misiniz? Hangi koşullarda zorbalık çocuklar arasında oluşuyor? Sizce zorbalık ırkçı düşüncelerden mi, çete vb. gibi oluşumlardan mı, çocukların fiziksel özelliklerden mi(güçlü,çelimsiz, zayıf,şişman vb) kaynaklı.? Ayrıca okul yönetimleri özellikle bu son silahlı saldırılardan sonra okul baskınlarına karşı gerekli önelmleri alıyor mu ? Biraz fazla soru oldu ama bu konular bizim için önde gelen konulardan . Teşekkür ederim.


  • Benim yanında kaldığım akrabamın çocuğuyla “annenin aksanı ne bicim, igrenc İngilizce konuşuyor” diyerek bullying yapmışlar geçen sene. Çocuk okula gitmek istememis annesinden utanmış. Bir sene boyunca bunu atlatması icin uğraşmışlar.

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @bowline Herhangi bir sebeple farkli ve zayif gordukleri her cocuga karsi yapilabiliyor. Oglumuz gecen yil okula basladiginda Ingilizce konusamiyordu ve ayrica cok utangacti, o donemde diger cocuklarin zorbaligina maruz kalmis. Bunu bize cok sonra soyledi. Zorbaligi yapanlar da anaokulu ogrencisi.

    Silahli saldirilar sonrasinda gerekli onlemler soyle alindi, ogretmenlerin silah tasimasi tartisiliyor. Boyle bir olay olursa ogretmen silahla ogrenciyi vuracak. Amerikalilara gore mukemmel bir cozum. Tabii bu saldirilari yapan cocuklarin yaslarinin 8-9'dan basladigini unutmamak lazim.

    Bu sorunu anlamak icin Michael Moore'un Bowling for Columbine belgeselini izlemenizi oneririm. Saldiriyi yapan cocuklarin uzun sure nasil zorbaliklara maruz kaldiklarini gorunce ben cok uzulmustum.


  • bu işlerin anaokulunda bile olması oldukça garip nasıl bir aile yaşantıları varsa artık 5 6 yaşındaki çocuk bunu bi yetersizlik olduğunu düşünüyorda dalga geçiyor hani yine biraz büyük olsa neyse.8 9 yaşındaki çocuklarında silah alıp millete saldırması akıl alır gibi değil normal bi insan bi çocuğun kesinlikle yapacağı bir şey değil.%99 ailesinden aşırı psikolojik ve fiziksel şiddet gören sorunlu çocuklardır.iyi okulların çevrelerinin kiralarının pahalı olmasının neden buymuş.sanırım amerika standartlarında iyi okul "iyi eğitim"den ziyade "güvenli" okul anlamına geliyor.


  • Kenan benden once gelmis ve her zaman dogru bilgileri veren bir arkadasimiz ama son aktardigi bazi kanaatlerine katilmadigimi belirtmeliyim.
    Amerikada da dincilik, tutuculuk dini-politikaya-ticarete alet etmek TR'deki kadar olmasa da var. Ama eyaletlere gore cok farklilik gosteriyor. Benim yasadigim bolge din toplum icinde nisbeten geri plana itilmis durumda. Sekuler bir topluluk. Escinsel evlilik serbest, dindar insanlar azinlikta.

    Bullying yine yayginligi bolgesine ve okuluna gore degisir diye dusunuyorum. Gecen donem 2. siniftaki oglum servisdeki bir cocugun fiziksel tacizine maruz kaldi diye mudur ve mudur yardimcisi olaya aninda mudahale edip mukemmel bir sekilde cozduler. Nitekim oglumun okulu 2013'te bullying ile mucadele odulu almis. Ayni mudur 13 yildir gorevde ve Massachusetts capinda bir odul aldi. Bu arada biz de oglumun sinif arkadasina soyledigi siddet icerikli bir soz yuzunden ayni okul yoneticileri tarafindan uyarildik.
    School district superintendent (il milli egitim mudur diyelim) bu konuda cok pro aktif. Florida shooting oldugunda her iki ayda bir polis, itfaiye ve okul yonetmlerinin birlikte yaptiklari hazirliklari, tatbikatlari izah eden mailler yolladi. Okuldaki guvenlik onlemleri sebebiyle boyle bir olayin bizim okul bolgesinde yasanma ihtimali yoktur sizi temin ederim diyor. Brian Forget - Triton School District MA. TR'ye direkt milli egitim bakani olarak atansa bir kac senede adam eder, iddia ediyorum.

    Yani ogretmenlerin silahlandirilmasi vesaire Amerikalilarin yaygin gorusu degil. Bir kisminin gorusu olabilir. Blue (demokrat) eyaletlerde silahlanmaya karsi buyuk bir tepki var. Okul hemsiresi bizi her gordugunde ozur dileyip lutfen haberleri seyretmeyin diyor. Bu duyduklariniz amerika degil, bu baskanin yaptiklari gercek amerikayi temsil etmiyor diyip duruyor.

    Hepimizin izlenimleri cok farkli. Benimkiler cok olumlu. Bu taraftan da paylasim yaparak gelecek kardeslerimizi cesaretlendirmek isterim. Yazdiklarimin abartili olmadigini da bilmenizi isterim.

    8 yasinda oglumla gelmeden once okul bolgesi, egitim kalitesi konusunda kafayi yiyecek kadar arastirma yapmis bir babayim. Ilk geldigimizde bize ev kiralamayi kabul eden ilk apartman kompleksine kapagi attik. Yukarida detaylarini anlattigim Salisbury Elemantary Schoolun, oglum basladigi gecen sene okul puani 6 idi. Bu sene 4'e dusmus. Bu vesileyle greatschool.org kaynakli okul puanlama sisteminin cok yaniltici olabilecegini bilmenizi isterim. Yan kasabaya school of choice formu doldurarak cocugu gonderebiliriz Newburryport MA, okul puani 10. Puanlamanin belirttiginin aksine bu okul digerinden cok daha iyi. Paunlama sisteminde okul cevresindeki kaldirimlarda bulunana tekerlekli sandalye platformunun sayisi gibi bir dolu kriter var. Bu okulun kabahati degil. Anne baba olan arkadaslar okul puaniyla cok fazla ugrasmasinlar. Eyalet secimi daha onemli bence.

    Yaklasik bir bucuk senedir Massacuhetts'te yasiyorum. Her Turk gocmen gibi ucuz ve sicak Texas'i cok cok cok dusundum. Kritik bir kararla soguk ve pahali olani sectim. Forumdaslar 800-900 dolara ev kiraladigini birkac yuz dolara tum faturalarini odedigini duydugumda biraz canim acidi. Kiram 2100 dolar elektrik+su+gaz+internet vs 500 dolari buluyor. Burasi pahali, ama sebepleri var. Amaciniz daha medeni, daha uygar, daha gelismis (her acidan) bir toplumda yasamaksa eyalet seciminizi ona yapin. Ayrimcilik yasak oldugu icin dile getirilmese bile sosyo ekonomik ve kulturel acidan belli bir seviyenin uzerindeki kisiler guney eyaletlere, guney kulturune, politik tercihlerine karsi hor goren bir yaklasim icerisindeler. Benden simdilik bu kadar.

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @sadriabi Yazdıklarımdan "Amerika kötüdür, karanlıktır" gibi bir şey anlaşıldıysa özür diliyorum. Yukarıdaki mesajların birinde Amerika'da her şey çözülmüş, hiç sorun kalmamış gibi bir şey ifade edildiği için, bu yüzünden de bahsetmek istedim. Elbette ben de bunların geneli ifade etmediğini biliyorum.

    ABD'nin kuzeyinin biraz daha uygar, açık görüşlü olduğunu biliyoruz. Güneyi de benzer oranda yobaz ve dar görüşlü olabiliyor. Yine de oturmuş bir sistem var, bireylerin yobaz olması eyalet ve devlet yönetimini çok fazla etkilemiyor. Geçen gün Houston ISD superintendent bir mesaj yollamıştı, DACA ile ilgili gelişmeler bizi bağlamaz, hiç kimse öğrencilerimize dokunamaz, vize/statü kontrolü yapmak isteyenleri bizzat bana bildirin demiş. Yasa dışı göçmen çocuklara sahip çıkmış oldu. Daha önce benzer bir mesajı ırkçılık yapan ABD başkanı için yollamış, göçmen çocuklarına sahip çıkmıştı.

    Okul puanları ile ilgili görüşlerini ben de çok defa söyledim. Bu puanları dikkate alıp almamak size kalmış. Okul yönetimlerinin de bu puanları pek önemsediğini sanmıyorum. Oğlumuz iki yıldır nispeten "düşük puanlı" bir okula gidiyor, ama biz okuldan da öğretmenden de çok memnun kaldık.

    Texas'ta yaşam ucuz, iş imkanı çok ama biz de burada çok uzun süre kalmak istemiyoruz. Kuzey eyaletlerini düşünmeye başladık.


Benzer Başlıklar

  • Amerika'da NBA Kültürü

    Kültür ve Hobi
    1
    4 Oy
    1 İleti
    119 Bakış
    smkS
    Merhabalar, NBA ile ilgili hiçbir ileti ve başlık göremedim yenisini açayım istedim. Dün hem Alperen Şengün'ü izlemek için hem de yapılacaklar listemden NBA maçı ortamını görmeyi silmek için Orlando Kia Center'daki Orlando Magic-Houston Rockets maçına gittim. İlk izlenimlerim, herkesin keyfi yerinde alkol satışı ve yeme içme opsiyonlarının olduğu, insanların aileleriyle geldiği ve eğlendiği bir yermiş Salonlar. Beklediğimden daha kalabalıktı ama insanlar genel olarak saygılı ve kibar. Gelelim maaliyete :drum: 2 kişi otopark ücreti dahil toplam vergi biletleme falan filan dahil $110 dolar ödedik. Bira $15, alkolsüzü $10. Ucuz diyemem ama pahalı da sayılmaz. Herkese şehrindeki takımın bir maçına gitmesini tavsiye derim. Son olarak Alperen fena iyi bir oyuncu, başarılarının devamını dilerim.
  • Amerikadaki üniversitelerde cinsel sapkınlık gerçek mi?

    Kilitli Kültür ve Hobi
    14
    -6 Oy
    14 İleti
    3k Bakış
    crazycellsC
    @İbrahim-Yazar Dunya uzerindeki farazi 10.000 tanridan; bazi arkadaslar 1 tanesine inanip geri kalan 9999 tanesini reddetmeyi tercih eder, bazilari ise 10.000'ine de inanmamayi tercih eder. Dolayisiyla birini "ateist" diye asagilamaya calismadan once aranizda "inanilmayan tanri sayisi" farkinin 1 oldugunu unutmayin. Insanlarin kendi ozel hayatlarinda ne yaptigi sizi ilgilendirmez. Dunyanin baska bir yerinde baskalari sizin istediginiz gibi yasamiyorlar diye "sapkin" olarak nitelendirilemez. Cinsel iliskiye girmek sapkinliksa, bu forumdaki herkesin ebeveyni sapkin oluyor dediginize gore. Ayrica ciddi saglik problemleriniz oldugunu dusunuyorum, iki resit insanin kendi rizalariyla cinsel iliskiye girmesinin 7 yasindaki cocukla ne alakasi var? Bir psikologa gorunmenizi oneririm.
  • amerikan isimlerine giriş

    Kültür ve Hobi
    3
    3 Oy
    3 İleti
    3k Bakış
    DustyBlueD
    İsa’nın havarileri de birçok popüler ismin yaygınlık nedenidir. Peter, 12 havariden biridir ve Hristiyan kilisesinin kurucusu olması nedeniyle Hristiyan dünyadaki en önemli dini şahsiyetlerden biridir. Katolik inancında ilk Papa olarak ve Ortodokslukta Birinci Antakya Patriği olarak görülür. Asıl adı Simon’dur. İsa ona Aramice ‘kaya’ anlamına gelen isimle hitap ettiği için ‘kaya’, Yunanca’ya Petros olarak çevrildi. Latince Petrus oldu. İspanyolca evreninde Pedro, Arapça esintili Butros, Rus etkili Petro, Fransız etkili Pierre, İtalyan Piero, Ermeni Bedros versiyonları ile de karşımıza çıkar. Pierce, bu ismin değişmiş bir versiyonudur. Amerikalılar bu isimden türettikleri ‘Pete’ adını da yaygın şekilde kullanır. Thomas, İsa’nın 12 havarisinden birinin adı. Aramice de ‘ikiz’ anlamına gelen, ‘ta’oma’nın Yunanca İncillerde bu telaffuzla kaydedilmesiyle Batı Hristiyan dünyada Thomas oldu. Tom, Tommy, Tommie gibi kısaltmaları da vardır. Andrew, eski Yunancada ‘adam’ ‘erkek’ anlamına gelen bir kökten doğan ‘Andreas’ isminden İngilizce evrenine geçmiş bir isim. Buradaki ‘erkek’ o günün kültürü çerçevesinde biyolojik cinsiyetten çok, ‘güçlü’, ‘cesur’ gibi anlamları ima eder. İtalyan kökenlilerde ‘Andrea’ şeklinde kullanılır. Diğer Batı kültürlerinde ise ‘Andrea’ genelde kız ismidir. İskandinav kökenliler Anders, Fransızlar Andree, Ruslar Andrei, İspanyollar Andreo veya Andrés şekillerinde kullanır bu ismi. Andrew, sıkça ‘Andy’ veya ‘Drew’ şeklinde kısaltmalarıyla da kullanılır. Batı toplumlarının hepsinde yaygın olmasının nedeni ise 12 havariden birinin adı olması nedeniyledir. Philip ismi, Yunanca ‘atsever’ demek. ‘’Philos (sevmek)’’ ve ‘’hippos(at)’’ sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuş. Antik Yunan’da at sahibi olmak, çok zenginlere özgüydü. Dolayısıyla bu ismi taşımak bir tür asalet imasıydı. Makedon kralların adı olmasıyla Avrupa kültürlerinde de yayıldı. Ancak asıl popüleritesini 12 havariden birinin ismi olmasına borçlu. Roma’nın baskısına rağmen inancından dönmediği için Pamukkale yakınındaki Hierrapolis kentinde Roma askerlerince öldürüldüğüne inanılır. Phil, Flip, Feli, Philly, Lip, Pip, Pep ve Pippo gibi kısaltmaları var. Fransız ‘Philippe’, İspanyol veya Portekiz ‘Felipe’, Doğu Avrupa kökenli ‘Filip’ gibi versiyonlarıyla da karşımıza çıkar. Paul, aslında antik çağda da kullanılan bir isim. Paullus diye bilinen ünlü bir Roma uygarlığı ailesi de var. Orijinalinde ‘küçük’, ‘mütevazı’ gibi anlamlara gelmesi nedeniyle bir ailede aynı ismi taşıyandan küçük olan için bir lakap olarak da kullanılırmış. Hristiyanlıkla beraber bu isimde patlama yaşanmasının nedeni ise Hristiyan kilisesinin oluşumunda oldukça önemli rol oynayan erken dönem Hristiyan büyüğü, Tarsuslu Aziz Paul’un adı olmasıdır. İbranice asıl ismi ‘Saul’dur ve bu da İsrail’in ilk kralı ‘Talut’un İbranice adıdır. Aynı zamanda Roma imparatorluğu tebası olduğu için Yunanca ‘Paulus’ adını da taşır. Büyük olasılıkla Paul, Saul’e benzediği için seçilir bu isim. Hispanik Pablo, Ermeni Boğos, Latin dillerde Paolo, İtalyan Paolino, Portekiz Paolinho, Rus Pavel versiyonlarına da sıkça rastlamak mümkün. Ruslar ismi Pavel olanlara ‘Paşa’ diye hitap eder. Yine bu ismin Paula, Pauline, Paulina ve Paulette gibi kadın adı versiyonları da yaygındır. Mark, ‘savaş tanrısı Mars’a adanmış’ anlamındaki Latince ‘Mart-kos’un zamanla kısalmış haliyle oluşan çok popüler bir isim. Antik çağın en popüler üç erkek adından biri olan Marcus, Mark isminin de atası. Dört İncil’den biri olan Markos’u kaleme alan Evanjelist Markos nedeniyle Hristiyan dünyada oldukça popüler olmuştur. Marco, Marek, Marcos, Marquinhos, Marko gibi versiyonları da ile karşımıza çıkabilir. Martin de Mark ile aynı kökten geliyor. ‘Harbi’ demek. Ünlü Fransız aziz ‘Saint Martin’ sebebiyle Hristiyanlar arasında popülerliği artmış. Martin Luther nedeniyle Protestanlar arasında popüler bir isme dönüşürken, son yarım yüzyılda da Martin Luther King nedeniyle siyah Amerikalılar arasında yaygın bir isme dönüştü. Hristiyan azizler ve din büyüklerinin isimleri de birçok popüler ismin kaynağı olmasa da yaygınlık nedeni olabilir. George, eski Yunanca’da ‘çiftçi, köylü, aile reisi’ gibi anlamlara geliyordu. Hristiyanlıktan çıkmayı reddettiği için MS 303 yılında öldürülen ve askerlerin azizi olarak kabul edilen Yunan kökenli Roma askeri Aziz Georgios nedeniyle Doğu Hristiyan dünyasında yaygın bir kullanıma kavuşmuş. Haçlı Seferleri sırasında onun öyküsünü öğrenen askerlerce Batı Avrupa evrenine de taşındı ismi. ‘’İngiltere’nin piri’’ olarak kabul edildi. Bununla beraber 18’nci yüzyıldaki Alman kökenli Birinci George’a kadar İngiltere’de nadiren kullanıldı. Sonrasında ismin kullanımı adeta patladı. ABD’nin kurucu ilk başkanı da bu adı taşıdığı için ABD’de oldukça popüler bir erkek ismi oldu. George ismi İspanyolca Jorge, Rusça Yuri, Almanca Jurgen, Rumca Yorgi veya Yorgos, İtalyanca Giorgio veya Gino, İskandinav Jorgen, Alman Jörg, kadınlarda Georgia, Georgina, Gina gibi kullanımlarıyla da oldukça popüler bir isimdir. Stephen veya Stephan, Yunanca’da ‘zafer tacı’ demek. Aynı ismin Steven şeklinde bir versiyonu da yaygındır. Hristiyan kilisesinin ilk şehidi olan Aziz Stephen’den dolayı Hristiyan dünyada çok popülerdir. Steve veya Stevie şeklinde kısaltmaları da sıkça karşımıza çıkar. İspanyolca versiyonu Esteban, Şekspiryan versiyonu Stephano, Portekizce versiyonu Estêvão, Fransız versiyonu Étienne, İskandinav Stefan, kadın isimlerde Stephanie, Estefania gibi kullanımlarına da rastlarız. Nicholas, eski Yunanca’da ‘halkın zaferi’ gibi bir anlama geliyor. İsmin popülerleşmesi, Noel Baba’ efsanesine ilham kaynağı olan Demreli Aziz Nikolas sayesinde olmuş. Amerikan kültüründe günlük dilde Nick, Colin, Nicky gibi kısaltmalar kullanılır. Nicole, Nina, Cosette, Colette gibi kadın verisyonları da var. Mika, Klaus, Collins, Nico, Nikolai, Kai, Niels gibi isimler de hep Nikolas’ın versiyonları… Antik Roma’da bir yönetici sınıf ailesinin adı olan ‘Sergius’ da, İstanbul’da adına Küçük Ayasofya’nın inşa edildiği Aziz Sergius’tan sonra özellikle Doğu Hristiyan dünyasında popüler bir isim oldu. Ermeni kökenli Amerikalıların ‘Sarkis’ ve Rus kökenlilerin ‘Sergei’ şeklindeki isimleri Latin kökenlilerde ise Sergio şeklinde karşımıza çıkar. Patrick, Latincede ‘asil’ anlamındaki ‘Patricius’tan geliyor. İrlanda’nun Hristiyanlaşmasında önemli rol oynayan 5’nci yüzyıl azizi Saint Patrick’ten dolayı özellikle İrlanda kökenliler arasında oldukça popüler bir isim. Rick, Ricky, Pat gibi kısaltmaları da kullanılır. Patricia en popüler kadın versiyonudur. Patricia ismi de, Patti, Trishia, Trish gibi şekillerde sıklıkla kısaltılır. Dördüncü yüzyılda şehit edilen Azize İskenderiyeli Katerina’nın adının Anglikanize olmuş hali Katherine de çok yaygın bir kadın adı. Rus kültürünün popüler ettiği Katerina versiyonu da son yıllarda oldukça popüler. Farklı Hristiyan kültürlerde Kat, Kate, Kath, Karina, Katrina, Kaylie, Katya, Katyusha, Kay, Rina gibi kısa versiyonları da yaygın. Yine aynı ismin İrlanda dilindeki söylenişinden İngilizceye geçen Kathleen veya Cathleen ile Fransızca söylenişi olan Carine ve Danimarka dilindeki söylenişi olan Karen de yine İngilizcede kendi başına birer isme dönüşmüş durumda. Timothy, antik Yunanca, yaklaşık çevirisiyle ‘Şerafettin’ anlamına gelen bir isim. 20’nci yüzyılın ortalarında oldukça popülerlik kazanmış. Hristiyanlığın ilk yüzyılındaki Efesli Aziz Timoteus sebebiyle Hristiyan dünyada yaygınlaşmış. Tim veya Timmy şeklinde kısaltılmaları da yaygın. Sebastian, Latince ‘Sivaslı’ anlamındaki Sebastianus’tan (Sebastialı) geliyor. Sivas’ın Antik Yunan çağındaki adıydı Sebastia. Rus kökenlilerde bu isim Sevastian şeklinde yazılıyor. Sebastos, ‘haşmetmeab’ demek. Roma imparatorları için kullanılan ‘Augustus’ saygı ifadesinin Yunanca çevirisi bu. Üçüncü yüzyılda şehit edilen Aziz Sebastian nedeniyle Hristiyan dünyada oldukça popülerlik kazanan bir isim olmuş. ‘Xavier’ (Haviyer okunuyor) veya ‘Javier’ özellikle Hispanik dünyada popüler bir isim. Etimolojik kökeninin Bask dilinde ‘yeni ev’ anlamına gelen sözcük olduğu yolunda bir teori var. Ancak ismin popüler olmasının nedeni 16’ncı yüzyıl Katolik Azizi Fransis Xavier. Charlotte Mary Yonge ise, 1863 tarihli ‘Hristiyan İsimlerin Kökenleri’ kitabında ismin kaynağının Endülüs kültürü olduğunu ve ‘Cafer’ isminin İspanyol kültüründeki telaffuzundan geldiğini yazıyor. Gregory, Latince Gregorius isminden geliyor ki onun da kaynağı kadim Yunanca’da ‘basiretli’ ‘gözü açık’ anlamlarına gelen ‘gregorios’. Gözlemek fiilinden geliyor. Halk etimolojisinde Latince ‘greg’ ile ‘sürü’ anlamı da kazandı. Onları gözetleyen çoban iması nedeniyle Papalar ve Azizler arasında popüler bir isim oldu. Aziz Büyük Gregory başta olmak üzere 16 Papa bu ismi kullandı. Aktör Gregory Peck ile birlikte ABD’de 1950’lerde en popüler erkek isimlerinden birine dönüştü. Değişik Hristiyan kültürlerde Reg, Gregg, Craig, Gregor, Ari, Kirkor, Gregoir gibi versiyonları var. Malcolm, İrlandalı bir Aziz olan ve 500’lü yıllarda İskoçların Hristiyanlaşmasında önemli rol oynayan ‘Aziz Columba’nın takipçisi’ ifadesinden oluşmuş bir İskoç erkek ismi. Columba, Latince ‘güvercin’ demek ve yüzyıllarca hem kız hem de erkek ismi olarak kullanılmış. 10’ncu yüzyıldan itibaren dört İskoç kralı Malcolm ismine sahipti. Malcolm X’ten dolayı son yarım yüzyılda Amerikalı siyahlar arasında da popüler bir isim oldu. Margaret ismi ise eski Yunanca’da ‘inci’ anlamına gelen Margarita’dan geliyor. Onun da kaynağı Sanskritçedeki ‘Manyari’. Dördüncü yüzyılda katledilen Azize Margaret’ten dolayı Ortaçağ Avrupa’sında bütün Hristiyan kültürlere yayıldı. Marjorie, Margareta, Gretel, Greta, Rita, Megan gibi versiyonları, Maggie, Mae, Marge, Meg, Peg, Peggy gibi kısaltmaları ile de sıkça karşımıza çıkan bir kadın ismidir. Anthony ismi, antik Roma’daki ‘Antoni’ aşiretinden gelen bir isim. Mark Antony de bu aşirettendi. Bu ismi bütün Hristiyan dünyasında popüler yapan ise tarihteki ilk Hristiyan keşiş olan Mısırlı Aziz Antoni’dir. Fransız Antonin veya Antoine, İspanyol Antonio, Alman Anton versiyonları da var. Ortaçağda ise, İtalya’nın Padova kentinde yaşayan Portekizli Aziz Anthony nedeniyle yeniden popülerlik kazandı. Tony şeklinde kısaltılması çok yaygındır. ‘Neden Amerika’daki İtalyanların çoğunun adı Tony?’ diye İtalyanların hiç gülmediği bir şaka soruya konu olur. Yanıt, ‘İtalyan göçmenler gemilere bindiklerinde yakalarına takılan ‘to NY (New York’a doğru)’ yazısını yeni isimleri sanıp, Ellis Adasında isimleri sorulduğunda Tony dedikleri için’. Amerikan film endüstrisinde İtalyan kökenli Amerikalı mafya üyesi ismidir Tony. Şakayı her yerde yapmamak lazım. Valentine, Latince ‘güçlü, zinde’ demek. 14 Şubat 269 yılında öldürülen Aziz Valentino, adını Sevgililer Gününe de veren azizdir. Barbara, Yunancada ‘yabancı’ demek. Üçüncü yüzyılın ortalarında Hristiyan olduğunu öğrenen pagan babası tarafından öldürülen (babasının da aynı anda çakan şimşekle öldüğüne inanılır) Yunan kökenli Santa Barbara nedeniyle Hristiyan dünyada popüler bir isim olmuş. Antik Latin ve Yunan kökenli bazı ünlü isimler Bizim ‘İskender’ dediğimiz ismin karşılığı olan Alexander veya Aleksander bunların en ünlüsüdür. Yunanca ‘halkın muhafızı’ gibi bir anlamı var. Büyük İskender ile çok erken çağda küresel şöhret yakalamış bir isim. Alex, Lex gibi kısaltmalara uğrar. İskoç versiyonu olan ‘Alec’, İspanyol versiyonu olan Alejandro’nın yanı sıra Alexandria (İskenderiye) şeklinde kadın ismi olarak da sıkça rastlanır. Alexandr ismini taşıyan Rus erkeklere genelde ‘Saşa (sasha)’ diye hitap edilir. Ancak kızlarda Alexandra ismi yaygınlaştıkça, bu ismi taşıyan kızlara da Sasha adı takılmaya başlandı. Hollanda ve bazı İskandinav kökenli toplumlardan olanlar İskender ismini Sander şeklinde taşırlar. Bazı Güney Avrupa kökenlilerde ise bu kısaltma Sandro şeklinde karşımıza çıkıyor. İskender’in kısaltmasının kız versiyonu ise ‘Sandra’. Sandra adının ise Sandy şekline dönüşmüş bir versiyonu daha var. ‘Leon’ Yunanca ‘arslan’ demek. Müslüman yoğunluklu coğrafyadaki genel karşılığı ise ‘Esat’. Bu isim Latince’ye ‘Leo’ olarak geçti ve Roma’dan Avrupa’nın her köşesine yayıldı. Yunanca ‘Leonidas’ ise ‘Arslanoğlu’ anlamına geliyor. Arslan’ın Ermenice karşılığı ise Levon. Leonard ise bizim halk dilindeki ifadeyle ‘aslan parçası’ gibi bir anlama geliyor. Leo, Lennard, Lenny versiyonları da var. Bu isim Latin dillerinde ise ‘Leonardo’ olaral geçer. Lionel ise ‘Leon’un Fransızca evreninde yaşı genç ‘Leon’lar için kullanılan versiyonun zamanla bağımsız bir isme dönüşmesiyle karşımıza çıkan aynı anlamda bir başka isim. ‘Leona’ da, Leo’nun kadın versiyonu. Leonard demişken, Penny ismi de Homeros’un destanında Odysseus’un eşinin adı olan Penelope‘un halk dilinde kısaltılmış versiyonu. Olivia, Latince ‘Zeytin ağacı’ demek. Bu şekilde ilk kez kullanımı ve ünlenmesi Shaekspeare’in 12’nci Gece oyunuyla olmuş. Oliver ise bu ismin erkek versiyonu. 17’nci yüzyılda askeri diktatör Oliver Cromwell nedeniyle Anglo Sakson dünyada popülaritesi düşmüş, 19’ncu yüzyılda ise Charles Dickens’in Oliver Twist romanıyla yeniden yükselmiş bir isim. Oliver isminin Amerikan kültüründe kısaltılmış lakabı ise ‘Noll’. Roma’da ‘orman’ anlamına gelen ‘Silva’dan gelen Silvius da özellikle kadın versiyonu ‘Silvia’ ile yaşayan bir isim. Silvio şeklinde erkek ismi de var. Silvia, Roma’yı kuran Romulus ve Remus’un anneleriydi. Altıncı yüzyılda Azize Silvia ile özellikle İtalya’da yaygınlaştı. Shakespeare bu ismi İngiliz evrenine taşıyan kişi oldu. İngilizcede daha çok Sylvia şeklinde yazılıyor. Dennis, Denis veya Dennys, Yunan mitolojisinde şarap tanrısı Dionysus’tan gelen bir isim. Denny, Deen, Den gibi kısaltmaları da kullanılır. Denise, Denisa, Deni, Denice, Deniece, Dione, ve Dionne gibi kadın versiyonları da var. Eski Yunanca’da ‘zafer getiren’ anlamındaki Veronica veya Veronika’nın Latince ‘hakikat’ anlamındaki Veraiconica’dan geldiğini savunanlar da var. Nika, Nikki, Vera ve Ronnie gibi kısaltılmış versiyonlarına sahip kadınlar da çoktur. Roma’nın ünlü aile adı Julianus’dan gelen Julian da çeşitli versiyonlarıyla popüler bir isim olarak varlığını sürdürüyor. Gençliği ima eden bir anlamı var. Fransız Julien, İtalyan Giuliano, İspanyol Julio (Hulyo) gibi versiyonlarının yanı sıra, Julia, Juliana, Julie gibi kadın isimleri olarak da karşımıza çıkar. Zeus’un kızı Helen’in adı da popüler bir kız ismi. Rus kültüründe Alyona versiyonuyla yaygın. Rusça Yelena da aynı isim. Helene, Eleni, Alana gibi versiyonları da var. Roma’nın savaş tanrıçası Victoria’nın adı karşımıza sıkça çıkar. Erkek versiyonu ‘Victor’dur. ‘Zafer’ isminin karşılığıdır. Vicky, Vickie, Vicki, Vic veya Tori şeklinde kısa formları da var. Yunan mitolojisinde ise savaş tanrıçası Nike’dir. Ursula, ‘uysal’ anlamına gelen Agnes (Hispaniklerde ‘Inez’ şeklinde karşımıza çıkar), ‘iyilikte güzellikte rakibe’ anlamındaki Emily, ‘sevimli’ yani ‘sevilmeye değer’ anlamındaki Amanda (Mandy şeklinde kısaltması da var) yaygın bazı Latince kökenli isimlerden bazıları… Justin, Latince ‘adil’ anlamındaki Justinus’un İngiliz kültüründeki versiyonu. Justine (Adile) şeklinde kadın versiyonu da var. Diana, Roma’da avcılığın, ormanların ve doğumun tanrıçası Diana’dan geliyor. Fransız versiyonu Diane de sıklıkla kullanılıyor. Kadim Yunan kökenli bir isim olan Sofia da Batı dünyasında oldukça yaygın bir kız ismine dönüşmüş durumda. Türkçedeki anlamsal karşılığı ‘Bilge’ olabilecek bu ismin Sofie, Sonia ve Sonja gibi versiyonları da var. Çeşitli kaynaklardan doğan bazı popüler isimler Bazı isimler, aslında fiziksel özellikleri nedeniyle lakap olarak takıldıkları kişiler nedeniyle popülerleşmiş. Örneğin ‘Calvin’, aslında Latince kel demek. Protestan Reformasyonun liderlerinden Fransız teolog Jean Calvin’in (İngilizcede John Calvin) soyadı, Protestan dünyada popüler bir erkek ismi oldu. Claude ise Latincede ‘topal’ demek. Ünlü bir Roma ailesinin soyadı oldu. 7’nci yüzyıldaki Aziz Claude’tan dolayı Hristiyanlar arasında isim olarak yayıldı. Ressam Claude Monet ile birlikte yeniden yaygınlık kazandı. Melanie, Yunanca ‘koyu karanlık’ anlamından geliyor. Yunan mitolojisinde bir perinin adı olunca popüler bir kadın adı oldu. Melinda, Melania, Mel, Mindy, Melany gibi versiyonları da var. Sosyal etkileşim de bir başka isim kaynağı. ABD’ye belli bir kültürden insanların adı olarak gelip, edebiyat, sanat veya kişisel ilişkilerle bir sonraki kuşakta farklı kültür kökenlilerin de benimsediği isimler de var. Örneğin Alice’in Rus versiyonu olan Alisa, Yunan Mitolojisi kaynaklı ve erken dönem Yunanlı din şehidesi Larissa’dan gelen Larisa veya onun kısa formu ‘Lara’ son yıllarda popülerlik kazandı. Yunan mitolojisinde adı ‘barış’ anlamına gelen tanrıça İrene’nin Rusça söylenişi olan Irina da bunlardan biri. Üçüncü yüzyılda öldürülen aziz Tatyanus’un adının kadın versiyonu olan Tatyana ismi de Rus kökenliler dışında da kendine sahipler buluyor. Bir başka maktul aziz, Anastasius’un isminin kadın versiyonu olan Anastasia da bu şekilde yaygınlık kazanan bir başka isim. Gri’nin 50 Tonu romanının kahramanının adı olmasıyla bugünlerde tarihinin en popüler dönemini yaşıyor. Slav kökenli Nadya veya Nadia da ABD’de oldukça popülerlik kazanan bir kız ismi. Fransız versiyonu Nadine olan bu ismin anlamı ‘umut’. Susan, Susanna, Suzy, İbranice kökenli bir isim ve ‘zambak’ demek. Sue şeklinde kullanıldığı da oluyor. Yine İbranice ‘menengiç ağacı’ anlamındaki ‘Elah’ da Batı dünyasına ‘Ayla’ şeklinde geçmiş. Heather, bizdeki Funda isminin karşılığı bir kız ismi. Daisy (Papatya), Rose veya Rosa (Gül), Jasmin (Yasemin), Lily (zambak), Violet (menekşe), Daphne (Defne) çiçek bahçesinden kadınlar için transfer edilen popüler isimlerden bazıları. Scott, aslında ‘İskoçyalı’ anlamında bir soyadı iken isme dönüşmüş ve sonradan da İskoçya kökenli olmayanlar arasında da popülerleşmiş bir isim. Scot, Scotty, Scottie gibi versiyonları da var. Bonnie, İskoç dilinin Fransızca ‘Bon’dan aldığı ve kadınlar için ‘hoş’, ‘alımlı’ anlamında kullandığı bir isim. 19’ncu yüzyılda İskoç göçmenlerle Amerika’ya taşınmış. Bruce, İskoçların Amerika’ya kazandırdığı bir başka isim. Aslında Norman kökenli bir isim ve Fransa’daki Brix kentinin adı. 14’ncü yüzyılda İngilizlerden bağımsızlığı kazanan İskoç kahramanı Robert the Bruce (Brixli Robert) ile doğmuş bir isim. 19’ncu yüzyıldan beri İngilizce konuşulan dünyada popüler bir erkek ismi. Bruce Springsteen ile birlikte son çeyrek yüzyılda yeni bir popülerlik yaşıyor. Oscar, Keltik kültürde ‘aziz dost’ anlamına gelen bir isim. Terence, İrlandalıların, ‘çete elebaşı’, ‘fitneci’ anlamlarına gelen ‘toirdhealbhach’ ifadesini Anglikanize etmeleriyle oluşmuş bir isim. Dini faaliyetlerinden dolayı bu şekilde adlandırılan İrlandalı azizler nedeniyle övünç kaynağı olarak İrlandalılar arasında popüler bir erkek adı olmuş. Amerika’da İrlandalı olmayanlar arasında yayılması ise ancak son yüzyılda oldu. Bu ismi taşıyanlara Terry diye hitap edilir genelde. ‘Kevin’ bir başka İrlandalı ismi. Orijinali, centilmen, yakışıklı anlamındaki Caoimhín. 20’nci yüzyıl Amerikasında İrlanda kökenli olmayanlar arasında da popülerleşti. ‘Asil’, ‘ulu’ anlamındaki Brian veya İrlandaca yazılışıyla Bryan, Vikinglerin İrlanda adasını işgalini engelleyen İrlanda kralı Brian Boru ile doğmuş bir isim. Bu nedenle İrlanda kökenliler arasında oldukça yaygın bir isim. Son dönemin bütün Amerikalılar arasında popüler bir başka İrlandalı ismi ise Ryan. İrlanda dilinde ‘küçük bey’ gibi bir anlama geliyor. Bu arada Rihanna’nın ise Ryan ile ilgisi yok. Bildiğimiz ‘reyhan’ın Bronx aksanlı bir telaffuzundan başka bir şey değil. Siyah Amerikalılarda son yarım yüzyıldır başta Müslüman kültürü olmak üzere farklı kültürlerden isim edinme veya tamamen özgün bir isim uydurup sahiplenme eğilimi güçlendi. Aisha (Ayşe), Jamal (Cemal), Malik, Malaika (Melike), Imani (İman) bu trendin popüler isimleri arasında. Popüler kültürün etkisi de isim dalgalanmalarında oldukça rol oynuyor. Örneğin, 19’ncu yüzyıl sonunda bir ara yaygınlaşılıp sonra kaybolan Samantha adı, 1960’lı yıllarda yayınlanan Tatlı Cadı dizisindeki Samantha karakteri ile bir anda en popüler kız isimlerinden birine dönüştü. Arya adı Game of Thrones dizisinin etkisi ile 2016 yılında en popüler kız isimlerinden biri oldu. Yine Obama’nın kızı Malia’nın adı da son yılların en popüler kız isimlerinden biri. Eskiden çok sayıda kişiye az sayıda benzer isim verildiği için, bu kişileri ayırt etmek için lakaplar, kısaltmalar kullanılıyordu. Geleneksel isimlerin çok sayıda kısaltma veya farklılaşmış versiyonu olmasının temel nedeni bu. Ancak, özgün isimlerde ve farklı kültürlerden gelen isimlerdeki patlama, kısaltma veya lakap takma ihtiyacını da ortadan kaldırıyor. Sanatta, sporda, popüler kültürde, akademide, entelektüel yaşamda, iş dünyasında 100 yıl öncenin en açık fikirli Amerikalılarını bile şaşırtabilecek çeşitlilikte bir Amerikan isimleri kataloğu oluşmuş durumda.
  • 22 Oy
    3 İleti
    2k Bakış
    cleoC
    Tesekkurler, pratik icin guzel bir video 🙂
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

29

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.9k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum