Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

Biden'in Göçmenlik Reformu Yasa Tasarısı (20 Ocak 2021)

Gündem
330 84 18.7k 82


  • Hurriyet te cikan haberden alintidir.

    Biden ayrıca, Trump döneminde sayısı ciddi şekilde azaltılan yıllık mülteci kabul kotasının yeniden 125 bin seviyesine çıkarılacağını belirtti


  • @TURKEYANDUSA çok haklısın dostum.


  • PP10014 and PP10052 yasaklarının bir an önce kaldırılması ile ilgili, twitter'da konuya yardımcı olan ve takip eden Avukatlar, kurumlar olduğu gibi aynı zamanda başta Başkan, Vice Başkan, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı ve senatörlere mağduriyetimizi anlatan twitler gönderiyoruz. Sizler de bastırırsanız inşallah yakın zamanda menzile ulaşacağız. Konuyu takip edenleri twitter adresleri: Brit Simon, Av. charles kuck, Av. curtis morrison, cyrus mehta, Greg siskind, Rafael Urena, jeffjoseph, Ted Hesson, DV OBSERVER, Immigration Forum, Diversity Visa Winners ve Senator Reverend Raphael Warnock
    ,


  • @TURKEYANDUSA iyi ki sizin gibiler var, teşekkür ederim. 🙏


  • @ayvalik10 ben burda ne anlatmak ıstedıgını anlamadım.detaylandırır mısın ? neden seni alsın ki derken ?

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @ayvalik10, içinde söyledi: Biden'in Göçmenlik Reformu Yasa Tasarısı (20 Ocak 2021)

    @gucaslan hayırdır bunlar gerçekler görmemezlilikten gelemezsin. Eksi yazarak bu iletiyi silinmesini istesen bile ben yazarım çünkü bunlar gerçekler. Şu anda amerika da yaşayan herkes hayır yazdıkların yanlış diyemez. Çok uzağa gitme dün kü @semavi kadir motor ustasıyım gelince çalışırız diyen kişiye tabiki gel çalış demedi. Hayatında görmediğin motorlar var dedi dağıtsam toplayamazsın dedi. Bİzler hintli yada meksikalı toplum gibi birleşip hemen iş bulalım milleti değiliz.

    Hatırladığım kadarıyla birisi "sana Türk usta lazım" dedi... Yani kurtuluş yolu olarak yazdı bunu...

    Bende bunun üzerine herşey oradan görüldüğü gibi değil, arabalar çok farklı... Dagitsa toplayamaz ama usta ise zamanla çozer fakat en önemli etken dil sorunu dedim... Yanına bir adam daha vermek zorunda kalıyorsunuz ve buda ekstra maaliyet oluyor dedim Hatta, dil bilen Türk olsa ve iyi bir usta olsa daha fazla verebileceğimi bile söyledim...

    Yanımda greencardla gelen bir kardesimiZ çalışıyor... Daha önce de bir başka arkadaş çalıştı...

    Ben Türklere pozitif ayrimcilik yapan birisiyim... Adım eklendiği için cevap vermek durumunda kaldım...

    Meksikalilar iş bulur çünkü dil sorunu yok...

    Hintliler iş bulur, çünkü dil sorunu olmayacak kadar kalabalıklar ve zaten İngilizce bir skeilde bilerek geliyor bazıları...

    21.dakikadan sonra anlatmıştım. Aslında yukarıda söylediklerimide konuştum ama yayın gitti telefon gidince. Merger oralari bossa konuşmuşum. Kesilmiş...
    Ama seyredilebir...

    https://youtu.be/zhVd-fXaO9w

    Tabi tartışma konusunu bilemiyorum. Neden adım geçti pek çözemedim :)


  • Umarım güzel haberler gelir 🤗


  • @brrr konu hakkında detay nedir mevzuya hakim olmayan kişi olarak ne dolayısıyla ne zaman bu karar iptal edilebilir.


  • @Doncarleone DV2020 kazananları ve vizeli oldukları halde ülkeye giriş yapmayanlar için.Bende şuan takip ediyorum partilerden haber geldiği söyleniyor,bir avukat da açılabilir demiş şuan süre olarak kimse birşey söylemiyor,bekleyip görücez

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @ayvalik10, içinde söyledi: Biden'in Göçmenlik Reformu Yasa Tasarısı (20 Ocak 2021)

    @gucaslan hayırdır bunlar gerçekler görmemezlilikten gelemezsin. Eksi yazarak bu iletiyi silinmesini istesen bile ben yazarım çünkü bunlar gerçekler. Şu anda amerika da yaşayan herkes hayır yazdıkların yanlış diyemez. Çok uzağa gitme dün kü @semavi kadir motor ustasıyım gelince çalışırız diyen kişiye tabiki gel çalış demedi. Hayatında görmediğin motorlar var dedi dağıtsam toplayamazsın dedi. Bİzler hintli yada meksikalı toplum gibi birleşip hemen iş bulalım milleti değiliz.

    merhaba sn. @ayvalik10
    ismim düzgün etiketlenmediği için sonradan gördüm mesajınızı. bu forumda yazılan mesajları + ya da - oy vermek sanırım yanlış bi' şey değil, ya da öyle ise ben bilmiyorum, kusura bakmayın. yazdığınız mesajı beğendiğimde + oy vermek ile beğenmediğimde - oy vermek arasında bir fark göremiyorum açıkcası. gördüğüm tek fark, bu duruma olan üslubunuz, o çok net.

    "hayırdır" şeklinde bir ifade, cevap verebileceğim bir üslup ne yazık ki değil. siz devam etmek isterseniz buyurun edin bu üsluba sn. @ayvalik10, meydan sizin.

    sn. @semavi
    bir tartışma olduğunu da ben de sizinle birlikte öğrendim açıkçası :) iletilere oy verdiğimizde buna sinirlenen arkadaşlar olması beni üzdü, ne yalan söyleyeyim. ama sizin adınız neden geçti ya da neden bu şekilde bir ortamda bulduk kendimizi inanın ben de bilemiyorum :) bir şekilde rahatsızlık verdiysem kendi adıma özür dilerim. bol kazançlar dilerim işlerinizde.


  • Bu arada Vize kazananları, Rafael Ureña Hukuk Bürosundan Philip Duclos, Curtis Lee Morrison, Rafael Ureña, Kristina Ghazaryan ve Abadir Barre ve Kuck Baxter Immigration LLC'den Charles H. Kuck temsil ediyor . Gelişmeleri twitter'dan takip edebilirsiniz. Amerikan gazetelerinde, haber ajanslarında, sosyal medyada, politikacılar nezdinde kamuoyu oluşturduk gibi. Twitter'da avukatlar tarafından hazırlanan mektubu herkes paylaşırsa daha çok gündeme gelecektir:


  • ........


  • @ayvalik10 yazdıklarınız özellikle forumdaki dv2020 ve dv2021 talihlilerinin bir noktada tabiri caizse zülfü yarene dokunur, her gün burayı takip edip sizin tabirinizce kendi menfaatimiz adına iyiye giden şeyler var mı diye postları okuyan biri olarak cevap verme gereği duydum. Her insan gibi buradaki insanlar geleceklerine bir şekilde daha umutlu bakmak ellerine geçen fırsatları değerlendirmek istiyorlar, burası polemik oluşturulacak bir yer değil ayrıca burada düşünce paylaşımı yapan insanların hemen hemen hepsi sizin yaptığınız bu çıkarımları yapabilecek insanlar eğer bu yola giriyorlarsa cesaretleriyle bir şeyleri göze alıyorlardır. Uzun lafın kısası umutlu bir bekleyişte olan ve uzunca bir süredir bu durumdan yıpranan insanlara menfaatinizi düşünüyorsunuz gibi bir yaklaşımda bulunmanız yersiz lütfen olumsuz düşüncelerinizi ve söylemlerinizi kendinize saklayanız...


  • Yeni gelecek olan 3. stimilus paketine gore, covid issizlik maaslari odemeleri Eylul sonuna kadar uzatilacak. Miktar henuz kesin degil ama ya $300 yada $400 olabilir. Su andaki $300 lik miktar Mart sonuna kadar gecerli. Ayrica her yetiskin ve cocuk icin yardim gelecek tekrardan. Aylik issizlik orani ise hala 6.3%. Bu oran ABD geneli icin hala cok yuksek. Covid oncesi oran 3.5% civarindaydi.

    Tum bu ekonomik tablo dahilinde ve Sayin @ayvalik10 yazdiklarina paralel olarak, Biden yonetiminin Mart sonunda bitecek olan kararnameleri tekrar uzatma ihtimali cok az ama Mart sonuna kadar da bence yururlukteki bu iki karanameleri iptal etmeyeceklerdir.

    Umutla vize bekleyen disarida binlerce insan var ama madalyonun oteki yuzu olarak, iceride is ve as bekleyen de birkac milyon insan var.


  • ........


  • https://www.youtube.com/watch?v=Ruk3ev9boz4 8.59dan sonra uzman avukatta galiba 31 marta kadar surecek seklinde bekledigini soyledi.


  • @yalta Bu konuda haklisiniz. Is basvuru sitelerinde yuzlerce hatta bazi alanlarda binlerce is ilani var. Ama bence devlet kurumlari onlar yerine labor department tarafindan aciklanan issizlik oranlarina ve eyaletler tarafindan verilen issizlik maaslarina dikkat ediyorlar. Tabii ki bu arada baska parametreler de var. Mesela, isyeri icin verilen krediler, isyerlerinin acilma oranlari, mortgage odeme oranlari vs vs...


  • ........


  • @yalta Dil işini nasıl hallettiniz hocam? Şuan nasıl diliniz? Ben de A2 ye kadar okudum ama çoğunu unuttum. Basit cümleleri anlıyorum ama konuşamıyorum.
    Edit: Bu arada boş şans dilerim. 😇


Benzer Başlıklar

  • Ulusal Göçmen Mirası Ayı (Haziran 2021)

    Gündem
    4
    7 Oy
    4 İleti
    162 Bakış
    thementorT
    @gucarslan paylaşım için teşekkürler. İnşallah kısa vadede sonuna gelmiş olduğumuz bu DV2021 sürecini kurtaracak bir adım atarlar da sözleri anlamlı hale gelir değerli yöneticilerin :)
  • Joe Biden'ın Barack Obama Problemi Var

    Gündem
    1
    2 Oy
    1 İleti
    153 Bakış
    redsat2000R
    Joe Biden'ın Barack Obama Problemi Var Timothy McLaughlin tarafından https://img.particlenews.com/image.php?url=0OmCgw_0Xf4z9Az00 Getty / Arsh Raziuddin / Atlantik Başkan Barack Obama, ilk görev dönemine üç yıl kala Avustralya Parlamentosu önünde durdu ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Asya’ya yönelmesine ilişkin vizyonunun taslağını çıkardı. Üslubu iyimserdi: Afganistan ve Irak'taki çatışmalar sona ermekteydi; Canberra'daki milletvekillerine "savaş dalgası azalıyor" dedi. Bu gelişmeler Washington'un odak noktasını değiştirmesine izin verecektir. Obama, "Kan ve hazine olarak bize çok pahalıya mal olan iki savaşla mücadele ettiğimiz on yıldan sonra," dedi, "ABD dikkatimizi Asya Pasifik bölgesinin muazzam potansiyeline çeviriyor." ABD'nin "Asya Pasifik'te güvenliği, refahı ve insanlık onurunu ilerletme" çabalarına yoğunlaşacağını taahhüt etti. Bu değişim, cumhurbaşkanının bölgeye yaptığı gezilerde sık sık başvurduğu büyüleyici bir kişisel anlatı ile desteklendi: Dört yıl boyunca Jakarta'da bir çocuk olarak yaşadı, daha sonra yazacağı, günlerini sokaklarda yarışarak geçirdi. Hawaii'ye taşınmadan önce cırcır böceği ve uçurtma avlayan eklektik arkadaş grubu. Bilindiği üzere "dönüm noktası" bölge liderleri tarafından büyük ölçüde memnuniyetle karşılandı, ancak Obama’nın Amerika’nın hantal dış politika aygıtını değiştirme yeteneğine olan güveni abartıldı. Myanmar ile yeniden ilişki kurma, diğer birkaç Güneydoğu Asya ülkesiyle ilişkilerin iyileştirilmesi ve Çin ile bölgesel bir kavgada Japonya'yı destekleyen ABD'nin pozisyonunun netleşmesi gibi kayda değer başarılar elde edildi. Ancak bölgeye tam bir bağlılık hiçbir zaman gerçekleşmedi, hem yabancı hem de yerli bir dizi engel ve dikkat dağıtıcı tarafından engellendi. ABD kendisini Irak ve Afganistan'dan tam olarak çıkaramadı, IŞİD şiddetle yükseldi ve Obama yönetimi Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in saldırgan, yayılmacı yönetimi tarafından düz bir şekilde yakalandı. Bir serbest ticaret anlaşması olan Trans-Pasifik Ortaklığı'na Amerikan katılımı, Obama'nın diğer parti üyeleri bile buna karşı çıktığında etkili bir şekilde reddedildi ve Donald Trump, görevdeki ilk günlerinde resmi olarak çekildi. Çin ile diğer 14 ülke arasında muazzam bir Asya serbest ticaret anlaşması olan Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Pazar günü Washington olmadan imzalandı. Singapur Dışişleri Bakanlığı'nın açık sözlü eski daimi sekreteri Bilahari Kausikan, "Asya'ya dönüş iyi bir fikirdi, ancak hiçbir zaman gerektiği gibi uygulanmadı," dedi. Joe Biden, kampanya yolunda eski patronunun mirasını benimsedi. Ancak Obama yılları, Pasifik bölgesinde özellikle büyük görünüyor - ve geçmişe bakma her şey yolunda değil. Pek çok yabancı ortak, Trump'ın dört yıllık kaotik “Önce Amerika '' doktrininin ardından normal görünüme dönüşü memnuniyetle karşılayacak olsa da, Asya'nın bazı bölgelerinde Obama dönemi politikalarına ve özellikle Biden yönetimindeki oyunculara olası bir geri dönüş konusunda bir ihtiyat da var. Çin'in büyüyen gücüyle yüzleşmeye gelince. Kausikan bana, Obama'nın diplomasi konusunda başarılı olduğunu ancak "güç kullanmaktan rahatsız olduğunu" söyledi ve sonuç olarak, Biden "herhangi bir zayıflık belirtisi için derinlemesine incelenecek ve arkadaşları ve düşmanlar tarafından incelenecek." Bu, "kaçamayacağı bir gerçektir" diye devam etti. Bölge, ticaret, Kuzey Kore’nin devam eden nükleerleşmesi ve iklim değişikliği gibi bir dizi zorluğu beraberinde getiriyor. Çoğu, Biden'ın göreve gelmesinden bu yana geçen dört yıl içinde, bölge üzerindeki hakimiyetini ileri sürmek için hareket eden, Hindistan'a sınırları boyunca toprak talepleri konusunda meydan okuyan, Tayvan'a yönelik tehditlerini artıran ve ülkedeki tehditkar davranışını genişleten Çin'le uğraşıyor. Güney Çin Denizi. Biden bu yıl Foreign Affairs dergisinde, ülkenin Washington için "özel bir meydan okuma" olduğunu yazdı. Eski başkan yardımcısı, "Çin’in taciz edici davranışları ve insan hakları ihlalleriyle yüzleşmek için ABD müttefikleri ve ortakları arasında birleşik bir cephe inşa etme" çabası içinde bulundu. Yine de sinirlerin yine de rahatlamaya ihtiyacı olacak. Örneğin Tayvan'daki yetkililer ve Hong Kong'daki prodemokrasi aktivistleri, Trump'ın görevden ayrılması konusundaki şüphelerini dile getirdiler ve Biden'ın Çin'e karşı daha uzlaşmacı bir duruşa dönüşü işaret etmesinden endişe duyuyorlar. Vietnam'daki bazı kişiler de Trump'ın kaybıyla sönük kaldı. Hong Kong'daki eleştirmenler, Obama'nın 2014'teki Umbrella protestolarına sessiz yanıtını, yönetiminin Pekin'in şehre tecavüzüne ilişkin uyarıları görmezden geldiğinin kanıtı olarak gösteriyor ve Trump yönetiminin, Çin hakkındaki fikir birliği fikrini daha şahin bir yöne kaydırarak silahları artırdığını not ediyor. satış ve Tayvan'a üst düzey yetkililer gönderme. (Trump, zaman zaman Xi'ye karşı dostça davrandı ve Hong Kong'un protesto hareketini desteklemeyi sık sık reddetti.) Yeni Amerikan Güvenlik Merkezi'nde Asya-Pasifik Güvenlik Programı'nın yardımcı kıdemli bir üyesi olan Eric Sayers, bana Biden'ın “hükümette bulunduğu dönemlerin merkezci görüşünü yansıtan Çin hakkında uzun bir sicile sahip olduğunu” söyledi. "Ancak durumun" konuyla ilgili son beş yılda hızla değiştiğini ve Biden'ın söyleminin de değiştiğini "kaydetti. Özellikle, bir Biden-kampanyası sözcüsü bu yıl Çin'in Sincan bölgesindeki azınlık Uygurlarına yönelik baskıyı bir "soykırım" olarak nitelendirdi. Washington ayrıca, son yıllarda Çin'in nasıl görüldüğü konusunda derin bir değişim yaşadı, bu, bir kısmı ülkeyi hedefleyen, bazıları neredeyse oybirliğiyle destekle geçen ve muhtemelen devam edecek olan bir dizi yasa ile örneklendirildi. Cumhuriyetçiler şimdilik Senato'nun kontrolünü elinde tutmaya devam ediyorlar, bu da geleneksel dış politika departmanlarında bile onaylanması gereken tüm Biden yönetimi atamaları için "Çin sorunuyla ilgili turnusol testi" nin muhtemel olacağını söyledi. . Bu, Biden'ı Çin için fazla yumuşak görülen bazı seçimleri dışlamaya zorlayabilir. Bir Biden yönetimi görevi için bir dizi yayın tarafından adı geçen, Obama’nın eski ulusal güvenlik danışmanı Susan Rice’ı ele alalım. O, bölgedeki bazılarının, Çin'in yurtiçi ve yurtdışında ciddi bir şüpheyle baktığı Amerikan hükümetine geri dönüşü görmekten çekinen Obama dönemi yetkilisinin türünü kişileştiriyor. Ağustos ayında Facebook'ta çokça paylaşılan bir gönderide Kausikan, Asya'ya çok az ilgisi olduğunu ve Çin ile rekabet için midesi olmadığını savunarak, adı Biden için olası bir koşucu arkadaşı olarak ortaya çıktığında Rice'ın "felaket" olacağını yazdı. Washington'un daha fazla ilgisini memnuniyetle karşılayacak müttefikler arasında bile bir denge sağlanmalıdır. Güneydoğu Asya, bu noktada bir örnek sunuyor: Myanmar'ı iki kez ziyaret eden Obama'nın yönetiminde çok az alana bu kadar ilgi gösterildi - burada bayrak sallayan okul çocuklarının kalabalıklarıyla karşılandı ve göl evindeki evinde Aung San Suu Kyi'den bir kucaklaştı. —Ve Laos'u ziyaret eden ilk Amerikan başkanı oldu. Trump yönetimi ise tam tersine bölgeyi büyük ölçüde ihmal etti ve asla Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği'ne, 10 ülkeden oluşan bölgesel bloğa veya Singapur'a bir büyükelçi atamadı. Bölgesel toplantılar göz ardı edildi ve ABD'deki Güneydoğu Asyalı liderlerin planlanan zirvesi, Obama'nın yaptığı gibi, pandemi nedeniyle asla gerçekleşmedi. Kausikan, "Amerikan yumuşak gücünün Trump döneminde gerilediğine şüphem yok" dedi. "Bu hemen hemen suyun ıslak olduğunu söylemek gibi." 2009'dan 2014'e kadar Endonezya'nın dışişleri bakanı olarak görev yapan Marty Natalegawa, bana sadece "çok basit ve prosedürel geliyor, ancak bu bölgede önemli" dedi. Obama döneminde dışişleri bakan yardımcısı olarak görev yapan bir Biden danışmanı olan Antony Blinken, Ağustos ayında tweet atarak, gelecek dönem başkanının "ortak ilgi alanına giren kritik konularda ASEAN'ı göstereceğini ve devreye sokacağını" söyledi. Trump yönetimi yetkilileri ziyaret ettiğinde veya üst düzey toplantılar yaptığında bile, mesajları genellikle Güneydoğu Asya ülkelerinin ABD ile Çin arasında seçim yapması gerektiği şeklindeydi. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Endonezya ve Vietnam’a yaptığı son ziyarette bu tutum o kadar belirgindi ki, Associated Press bunu bölgede "Çin karşıtı bir tur" olarak nitelendirdi. Natalegawa bana, çoğu liderin bu ültimatomu "yanlış bir seçim" olarak gördüğünü söyledi, bir tanesi bölgenin coğrafyasını hiçe saydığını söyledi. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgemiz için seçimlerin ne olduğunu bu kadar basitleştirmesinden kaynaklanan gereksiz bir komplikasyon. İkili değil. " Ve yine de, bu savaşan Çin karşıtı retoriğin bölgesel liderleri derecelendirmesine rağmen, buna eşlik eden eylemler, Obama'nın yumuşak güce aşırı derecede bağımlı olduğunu ve güç kullanmak istemediğini düşünenlerin takdirini kazandı. Filipinler'de eski bir yüksek mahkeme yargıcı olan ve Obama'nın Çin'in Güney Çin Denizi'ni talep etme girişimlerine karşı Manila'ya yardım etme konusundaki ilk çabalarına övgüde bulunan Antonio Carpio, "pivot kavramının iyi olduğu, ancak infazın iyi olmadığı" konusunda yakındı. . " Bana söylediğine göre bu çaba, Trump'ın konuşlandırmaya daha istekli olduğu ve sık sık çekişmeli sulardan gemiler gönderen askeri bileşenden yoksun. Carpio, net kırmızı çizgiler olmadan - özellikle Çin'in karasularının daha fazla militarizasyonu etrafında - Obama'nınkine benzer bir çıkmazla karşı karşıya kalma riskini taşıyor, dedi Carpio. Ve bu durumda, "Filipinler'deki ve Güneydoğu ve Kuzeydoğu Asya'daki ABD itibarı korkunç bir darbe alacak." Natalegawa, yeni gelen Biden yönetiminin Asya'da çok büyük zorluklarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Bunlardan birini çıkarmak veya hepsini ele almak için tek bir strateji uygulamaya çalışmak yeterli olmayacaktır. "Her nasılsa," dedi, "aynı anda yürüyebilmen ve ıslık çalabilmelisin." Joe Biden Has a Barack Obama Problem By Timothy McLaughlin https://img.particlenews.com/image.php?url=0OmCgw_0Xf4z9Az00 Getty / Arsh Raziuddin / The Atlantic Three years into his first term, President Barack Obama stood before the Australian Parliament and sketched out his vision for the United States’ tilting toward Asia. His tone was optimistic: Conflicts in Afghanistan and Iraq were winding down; the “tide of war is receding,” he told lawmakers in Canberra. These developments would allow Washington to shift its focus. “After a decade in which we fought two wars that cost us dearly, in blood and treasure,” Obama said, “the United States is turning our attention to the vast potential of the Asia Pacific region.” The U.S., he pledged, would concentrate on efforts to “advance security, prosperity, and human dignity across the Asia Pacific.” This shift was buttressed by a charming personal narrative that the president would often invoke on trips to the region: He had lived for four years as a boy in Jakarta, where, he would later write, he spent his days racing through the streets with an eclectic band of friends, hunting crickets and flying kites, before moving to Hawaii. “The pivot,” as it was known, was largely welcomed by regional leaders, but Obama’s confidence in his ability to shift America’s unwieldy foreign-policy apparatus proved to be overstated. There were notable accomplishments, such as reengagement with Myanmar, upgraded relations with several other Southeast Asian countries, and a clarification of the U.S. position supporting Japan over a territorial row with China. But a complete commitment to the region never materialized, hamstrung by a litany of obstacles and distractions, foreign and domestic. The U.S. was not able to fully extract itself from Iraq and Afghanistan, ISIS rose violently, and the Obama administration was caught flat-footed by Chinese President Xi Jinping’s aggressive, expansionist rule. American participation in the Trans-Pacific Partnership, a free-trade deal, was effectively ruled out when even Obama’s fellow party members turned against it, and Donald Trump formally withdrew from it during his first days in office. The Regional Comprehensive Economic Partnership, an enormous Asian free-trade agreement between China and 14 other nations, was signed on Sunday without Washington. “The pivot to Asia was a good idea, but it was never properly implemented,” Bilahari Kausikan, an outspoken former permanent secretary of Singapore’s ministry of foreign affairs, told me. On the campaign trail, Joe Biden embraced his former boss’s legacy. But the Obama years loom particularly large across the Pacific region—and the retrospection is not all rosy. While many foreign partners will welcome a return to a semblance of normalcy after four years of Trump’s chaotic “America First'' doctrine, there is also a wariness in parts of Asia over a possible reversion to Obama-era policies and players under Biden, particularly when it comes to confronting China’s growing power. Obama, Kausikan told me, excelled at diplomacy, but was “uncomfortable with exercising power,” and, as a result, Biden “will be deeply scrutinized for any sign of weakness, and he will be scrutinized by friends and foes.” That, he continued, “is a reality he cannot escape.” The region presents a host of challenges, including trade, North Korea’s continued nuclearization, and climate change. Most are entangled with China, which, in the four years since Biden was last in office, has moved to assert its dominance over the region, challenging India over territorial claims along their border, upping its threats against Taiwan, and expanding its menacing behavior in the South China Sea. Biden wrote this year in Foreign Affairs that the country represents “a special challenge,” for Washington. The former vice president pitched an effort to “build a united front of U.S. allies and partners to confront China’s abusive behaviors and human rights violations.” Yet nerves will nevertheless need easing. Officials in Taiwan and prodemocracy activists in Hong Kong, for example, have expressed their doubts about Trump leaving office and worry that Biden marks a return to a more conciliatory stance toward China. Some in Vietnam have also been left deflated by Trump’s loss. Detractors in Hong Kong often point to Obama’s muted response to 2014’s Umbrella protests as evidence that his administration ignored warnings about Beijing’s encroachment on the city, and note that the Trump administration has moved the consensus opinion on China in a more hawkish direction, stepping up weapons sales and sending high-ranking officials to Taiwan. (Trump himself has at times been friendly toward Xi, and has frequently refused to support Hong Kong’s protest movement.) Eric Sayers, an adjunct senior fellow for the Asia-Pacific Security Program at the Center for a New American Security, told me Biden has a “long record on China that reflects the centrist view of the time periods in which he has been in government,” but noted that the situation has “changed quickly in the last five years on the topic and so has Biden’s rhetoric.” Notably, a Biden-campaign spokesperson this year called the repression of minority Uighurs in China’s Xinjiang region a “genocide.” Washington has also experienced a profound shift in recent years in how China is viewed, exemplified by a slew of legislation targeting the country, some of which has passed with near unanimous support, a trend that will probably continue. Republicans, for now, remain in control of the Senate, meaning a “litmus test on the question of China” will be likely, Sayers told me, for all Biden-administration appointees that need confirmation, even beyond those in traditional foreign-policy departments. That could force Biden to rule out certain picks seen as too soft on China. Take Susan Rice, Obama’s former national security adviser, whose name has been floated by a number of publications for a Biden-administration post. She personifies the type of Obama-era official some in the region are hesitant to see return to American government, whom China hawks at home and abroad view with serious skepticism. In a widely shared Facebook post in August, Kausikan wrote that Rice would be “a disaster,” when her name surfaced as a possible running mate for Biden, arguing that she has very little interest in Asia and no stomach for competition with China. Even among allies who would welcome greater attention from Washington, a balance must be struck. Southeast Asia offers a case in point: Few areas were showered with as much attention under Obama, who twice visited Myanmar—where he was greeted with throngs of flag-waving school children and a hug from Aung San Suu Kyi at her lake-house home—and became the first sitting American president to visit Laos. The Trump administration, by contrast, has largely neglected the region, never appointing an ambassador to the Association of Southeast Asian Nations, the 10-country regional bloc, or to Singapore. Regional meetings were disregarded, and a planned summit of Southeast Asian leaders in the U.S., similar to one held by Obama, never materialized due to the pandemic. “There is no doubt in my mind American soft power degraded under Trump,” Kausikan said. “That is pretty much like saying water is wet.” The idea of just showing up “sounds very simplistic and procedural, but in this region, it matters,” Marty Natalegawa, who served as Indonesia’s foreign minister from 2009 to 2014, told me. Antony Blinken, a Biden adviser who served as deputy secretary of state under Obama, tweeted in August that the president-elect will “show up and engage ASEAN on critical issues of common interest.” Even when Trump-administration officials did visit, or hold high-level meetings, their message was often that Southeast Asian countries must choose between the U.S. and China. This position was so pronounced during Secretary of State Mike Pompeo’s recent visit to Indonesia and Vietnam that the Associated Press called it an “anti-China tour” of the region. Most leaders see this ultimatum as “a false choice,” Natalegawa told me, one that he said disregards the geography of the region. “It is an unnecessary complication arising out of the United States’ making such an oversimplification of what the choices are for our region. It is not binary.” And yet, as much as this bellicose anti-China rhetoric grated regional leaders, the actions that accompanied it nevertheless won some praise from those who felt that Obama was overly dependent on soft power and unwilling to exercise force. Antonio Carpio, a former supreme-court judge in the Philippines who lauded Obama’s initial efforts in helping Manila push back against China’s attempts to claim the South China Sea, lamented that the “concept [of] the pivot was good, but the execution was not.” The effort, he told me, lacked the military component that Trump has been more willing to deploy, frequently sending ships sailing through contested waters. Without clear red lines—particularly around further Chinese militarization of territorial waters—Biden risks facing a predicament similar to Obama’s, Carpio said. And in that case, “the U.S. reputation in the Philippines and in Southeast and Northeast Asia will suffer a terrible blow.” The incoming Biden administration, Natalegawa told me, faces a tremendous set of challenges in Asia. Singling one out or attempting to deploy one strategy to address them all simply will not suffice. “Somehow,” he said, “you have to be able to walk and whistle at the same time.”
  • U.S. mass killings hit new high in 2019

    Gündem
    19
    2 Oy
    19 İleti
    492 Bakış
    MySeaM
    Bazi insanlar bir sekilde Amerika'ya gelmisler, yine cesitli nedenlerden dolayi basarili olamamislar, uyum saglayamamislar, huzurlu hissedememisler ve nihayet yok sosyal hayat, yok yalnizlik falan gibi kendilerince mazeretler ortaya koyarak geri donme karari almislar veya almaktalar. Herkese ve her karara saygi! Yalniz: 1- Genelde uyum saglayip belli bir hayat kalitesine ulasanlar, zaten geri donmek istemiyorlar; donseler bile bir sure sonra tekrar Amerika'ya donmeye calisiyorlar. 2- Bu tur insanlar, sanirim vermis olduklari Turkiye'ye geri donme kararindan tamda 100% emin degiller ki, her defasinda yogun sekilde Amerika'yi bir karalama cabasindalar. Kendilerinin geri donme kararlarinin dogru oldugunu ispatlama derdindeler. Kendilerini hakli goren yandas pesindeler, veya hakli cikaracak olay pesindeler. 3- Zaten herhangi birisi kendi goruslerinin tersi bir yorum yaparsa da, sana ne benim hayatim, benim nedenlerim, benim kararim diyerek agresiflesme egilimi icindeler. 4- Verdikleri karadan bu kadar emin olsalar, tek amaci yurt disinda ve ozelliklede ABD'de yasam ve gocmenlik uzerine kurulmus bu foruma bir daha yazma ihtiyaci duymazlardi. Sonuc olarak, herkesin kendi hayati, kendi karari.
  • Trump'ın yeşil kartı kaldırması (Mayıs ayı yasa tasarısı)

    Kilitli Taşındı Gündem
    22
    0 Oy
    22 İleti
    1k Bakış
    crazycellsC
    evet, diger konudan devam edelim arkadaslar. Ben daha sonra iki basligi birlestirecegim. https://yesilkartforum.com/forum/topic/2264/greencard-çekilişi-kalkıyor-mayıs-ayı-yasa-tasarısı
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

26

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.7k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum