ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri
-
Merhaba, ilk girisimizi 18 Ocak tarihinde yapmistik.
Benim SSN 20 Ocak itibariyle basilmis ve 4 Subat itibariyle elime gecti.
17 yasindaki oglumun SSN karti gelmedi, cocuklara SSN uretilmiyor mu? Ya da sahsen mi basvurmak gerekir bilgisi olanlardan yonlendirme rica ediyorum. -
@meke merhaba. benimde cocuk 17 yasinda. bizim hepimizin ayni anda posta adresimize ulasti, eger 21 gunluk posta surecinde adresinize gelmediyse. bulundugunuz yere yakin bir SSA merkezinden durumunuzu mulakat ediniz. Fakat once SSA nin sitesinden randevu olusturmaniz gerekecek. epeyce bir guvenlik sorusu falan geliyor onunuze bunlarin kaydini olusturduktan sonra randevu alma mevzusu olusuyor.
-
@Subutay Bilgi icin tesekkur ederim. Bazi forum uyelerinin belirttigine gore SSN bilgileri farkli zamanlarda gelen aile bireyleri de oluyormus.
Bekleyip gorecegiz, gelmez ise onerdiginiz gibi bir yol izleyecegiz. -
@meke https://yesilkartforum.com/forum/topic/165/social-security-number-ssn-ve-basvurusu/1469 bu başlıktan devam edebilirsiniz SSN konusuna.
Çokça örnek deneyim paylaşıldı o başlıkta, faydalanabilirsiniz.
Oğlunuza da inşallah yeni başvuruya gerek kalmadan SSN kartı gelir, 1 aylık bekleme süresinin bitmesine daha varmış. -
Benim GC 7 Subat itibariyle print edilmis olarak raporlaniyor. muhtemelen postaya verildi verilecek.
Oglumun GC payment received olarak raporlaniyor. acaba GC ile SSN arasinda bir sira iliskisi var mi?
Henuz SSN eline gecmedigi icin GC bekletiliyor olabilir mi? -
@meke Merhabalar
Ssn in basılma tarihini göremiyoruz diye biliyordum da acaba nereden kontrol edebiliriz?
Ben de 24 ocakta geldim 21 gün oldu daha ses yok.
-
@bakarmisin100 ben de öyle biliyorum, SSN basılma tarihi belirtilmemiş. Dolayısıyla gelmezse haberdar oluyoruz ve SSN ofisten randevu alıp tekrar başvuru yapmak gerekiyor.
-
Yaklasik 17 ay olmus Amerika ya tasinali. Gunler su gibi akip gidiyor. Ben 56, esim 52 yasinda. 2 oglan ve bir de kiz, 24, 19 ve de 13 yaslarinda. Buyuk cesaret bu yasta; tekmil duzeni birakip bilinmeyene yol almak, derdin neydi diyenlere ayrica ne diyecegini cogu zaman bilememek. Neydi derdimiz; ekonomi, siyaset, trafik, mesleki doyumsuzluk, insan iliskileri mi?....Hicbiri, belki de hepsi. Ama en onemlisi degisim istegi ve belki de maceranin ta kendisi. Hayata bir kere gelmisken (bunu bir Hintli ye soyledigimde alinmisti inaclarindan dolayi) keske yapsaydim, gitseydim dememek icin.
Egitim, yabanci dil ve ekonomik birikiminizle geldigimizde hersey daha kolay oldu baslangicta. Tabiat icinde guzel bir ev, iyi komsular ve daha birkac hafta gecmeden kariyerinize uygun(akademisyen) bir ise baslamak. Ilk baslarda bircogu icin zorlu olan surec bizim icin tam tersi kolay ve heyecan doluydu. Ormanlarda, nehir kenarlarinda yuruyusler yapmak, yazin guneydogunun cehennem sicagindan sonra serin bir uyku uyumak, kisin kar, baharda cicekler, sonbaharda kulturel solenlere sahit olmak cok ama cok guzel. 4 mevsim yasanir northeast de. Aslinda bu yonlerden maceramiz fena gitmiyor. Cocuklar da hemen uyum sagladilar, agir ders yukleri yok, odev yok, ders basarilari da gayet guzel, cok mutlular anlayacaginiz.
Tum bu guzel gelismelere karsin itiraf etmek gerekir ki esim, aslinda esas olarak ben biraz zorlaniyorum. Ozellikle calistigim kurumda. Turkiye de iken zirvede oldugum bir pozisyonu ve rahatligi burada bulamiyorum. Bircok seyi bastan ogrenmeye calismak, birilerinden bunu ogrenmek bana ve esime cok zor geliyor. Ama diger yandan Amerikan toplumuna karismanin, uyum saglamanin en iyi yolu da bir is bulup calismak. Zaten amacimiz da farkli bir toplumu, kulturlerini, yasam tarzlarini ogrenmek degilmiydi? Ama iste yas ileri olunca bu isler biraz zor oluyor. Simdilik dayaniyoruz, bakalim gittigi yere kadar.
En sikayetci oldugum seylerden birisi de yemek konusu. Cok ariyorum, Turkiye de carsi da gezerken bir lokantaya girip yemek yemeyi, adamlarda carsi kavrami yok zaten, hersey otomatik ve programlanmis. Sicak bir karsilama, sohbet, zaman zaman nazimizi gecirebilecegimiz bir ortam yok maalesef. Hele yemek yedikten sonra sormadan hesabi direk masaya koyuyorlar ya, cok zoruma gidiyor hakikaten. Halbuki bizde, hesabi isterken o arada size cay ikram edilir. Sadece yemek degil tabi, bir cok asina oldugumuz kulturel aliskanliklari, insan iliskilerini burada bulmak cok zor. Tabi en onemlisi geride biraktigimiz akrabalarimiz, dostlarimizin ozlemi zaman zaman yuregimizi acitiyor.
Amerika ya goc eden, goc etmeyi dusunen herkese kolayliklar dilerim, dilerim bu maceralarinda umduklarina kavusurlar, saglikli ve mutlu bir hayat yasarlar. -
@Tracy cesaretinize hayran kaldım ben 33 yaşındayım her sene başvururken kendi kendime diyorum ki 40'dan sonra sanırım başvuramam diyorum tabi o yaşa geldiğimde ne olur biter bilmiyorum ama şuan için o cesaret yok bende

-
@Tracy Çok güzel bir yazı bende 52 yaşımdayım ve bu sene kısmet olursa tek başıma geleceğim biraz zor olacak ama umutluyum. teşekkürler bu yaşta gidilir mi diye düşünmeye başlamıştım, gidilirmiş.

-
@Tracy Nice yeni mutluluklar ve deneyimler sizinle olsun.
-
Tracy tebrik eder yeni hayatinizda mutluluk ve basarilar dilerim. Amerikadaki restoran isleyisi ve garsonlar sanki tek bir fabrikadan cikmis gibi malesef. California'yada gitseniz ayni Teksasda da yemek yense ayni. Garsonlar masaya ekstra bir yemek , icecek soylemediginizde cat diye hesabi getirip birakiyor bir nevi benim senle isim bitti ode hesabini masayi isgal etme muamelesi.. Bu durumda ilk masaya oturdugunuz andaki yapilan sirinlikler , espriler biraz yapay ve samimiyetsizce oluyor cunku siparis verilip yemek yenene kadar su doldurmalar, yemegin nasil diye bos beles gebes muhabbetler ama sonra yemek bitince hadi benimde senle isim bitti yallah
Bizde esimle cok yadirgiyoruz ama malesef burdaki kultur bu ve hic bir zaman icin degismeyecek, adamlarda zaten yemekten keyif almak diye bir durumda yok. Yemek yemeyi sadece karinlari doyurmak icin goruyorlar, sohbet etmek sosyallesmek dusuncesi ile yemek yenmiyor. Isyerimde insanlar oglen aralarinda yan yana gelip olurda sohbet ederiz diye otoparkta park halinde arabalarina gidip klimayi dibine kdr kokleyip yemeklerini 2 buklum arabalarinda yiyorlar
Ilginc bir kultur bizim alisik olmadigimiz ve muhtemelen de kolay kolay anlayip adapte olamayacagimiz.. -
@AE123, içinde söyledi: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri
Tracy tebrik eder yeni hayatinizda mutluluk ve basarilar dilerim. Amerikadaki restoran isleyisi ve garsonlar sanki tek bir fabrikadan cikmis gibi malesef. California'yada gitseniz ayni Teksasda da yemek yense ayni. Garsonlar masaya ekstra bir yemek , icecek soylemediginizde cat diye hesabi getirip birakiyor bir nevi benim senle isim bitti ode hesabini masayi isgal etme muamelesi.. Bu durumda ilk masaya oturdugunuz andaki yapilan sirinlikler , espriler biraz yapay ve samimiyetsizce oluyor cunku siparis verilip yemek yenene kadar su doldurmalar, yemegin nasil diye bos beles gebes muhabbetler ama sonra yemek bitince hadi benimde senle isim bitti yallah
Bizde esimle cok yadirgiyoruz ama malesef burdaki kultur bu ve hic bir zaman icin degismeyecek, adamlarda zaten yemekten keyif almak diye bir durumda yok. Yemek yemeyi sadece karinlari doyurmak icin goruyorlar, sohbet etmek sosyallesmek dusuncesi ile yemek yenmiyor. Isyerimde insanlar oglen aralarinda yan yana gelip olurda sohbet ederiz diye otoparkta park halinde arabalarina gidip klimayi dibine kdr kokleyip yemeklerini 2 buklum arabalarinda yiyorlar
Ilginc bir kultur bizim alisik olmadigimiz ve muhtemelen de kolay kolay anlayip adapte olamayacagimiz..Hizmet sektörünün içerisinde birisi olarak size nispeten katılıyorum. Ekibimdeki garson arkadaşlara bunu (sipariş alırken takındıkları tutum ile sonundaki tutumun olabildiğince eşit olması, misafiri - müşteriyi kişisel tecrübeleri - tavsiyeleri ile nazikçe tüketime davet etmelerini, misafir ilave sipariş vermek istemiyorsa nezaketi ve güler yüzü bırakmamalarını, hesabı öderken mutlaka misafire acele etmemesini hatırlatmasını ama biraz sonra çeki almak için burada olacağını söylemesini vb) hep hatırlatıyorum. Bazı durumlarda çalışan garson arkadaşları da haklı görüyorum zira bu arkadaşlar da ekmek parası peşinde özellikle yoğun gün ve saatlerde, masa turnover’i yükseltmesi gerekiyor.
Illinois’de bahşiş kazanılan işlerde çalışanlar saatlik ücret $9 alıyorlar ve geri kalan kazançları tamamen bahşişlerden geliyor. Baz maaşlı bir çalışanın full time çalışırsa $9 x 40 saat x 4 hafta = $1.440 aylık maksimum, çoğu haftalık 40 saati de bulamıyor zaten. Bu pencereden de bakmak faydalı olacaktır.
-
Yanitiniz icin tesekkur ederim, restoran sektorunde calismasamda Amerikadaki sisteme az cok yatkinim ve calisanlarin aslinda para kazanma kaygisiyla ne kadar stresli olduklarinin bilincindeyim. Bu durumu da gayet insani buluyorum benzer durum aslinda Turkiyedeki taksicilik sektorunde de yasaniyor, soforlerin genelde cogu sinirli, gergin ve stresli cunku aracin gunluk kazancini oncelikli olarak cikartip mal sahibine vermeleri gerekiyor kalan zamanda da kazandiklari kendilerine kaliyor. Burda aslinda asil elestirilmesi gereken konu restoran sahipleri cunku bana gore sistem en bastan yanlis insaa edilmis ve ceketin dugmeleri yanlis iliklenmis. Amerika da bilmiyorum baska sektorlerde benzer bir isleyis var mi ama Amerikan halkina siz garsonlara tip vermezseniz bizim maliyetlerimiz artar neticesinde de sizin yiyeceginiz yemeklerin fiyati artar algisi cok guzel yerlestirilmis. Amma velakin dunyanin baska hic bir noktasinda bu sistemde restorancilik yapilmiyor. Avrupada ornegin garsona 3 4 euro bahsis verseniz bile adamin oyle bir beklentisi ilk etapta cok olmadiginda gayet mutlu oluyor ama Amerikada mesela garsona yuzde 10 bahsis verseniz bile insanlar mutlu olmuyor hatta bu durumu kotu servis mi verdim diye sorguluyorlar.
Neyse konuyu cok dagitmak istemeden kendi dusuncelerimi yazmak istedim. Soyledigim konular tabiki degismeyecek bu ulkede ama Amerikada bir cok konu malesef dunyanin tersine islediginden ya sev ya terket durumu aslinda biraz mevcut.
-
Bu ileti silindi! -
@AE123 sektörün içinden biri olarak yemekten keyif almıyorlar, sohbet etmiyorlar karın doyuruyorlar noktasına hiç katılmıyorum. Yemek sonu çeki hemen getirme noktasıda dediğiniz gibi buranın alışkanlığı ancak gittiğiniz restoranın kalitesinede bağlı. Eğer düzgün bir restorana gittiyseniz önce sorarlar sizin için yapabileceğim başka bir şey var mı istediğiniz herhangi bir başka bir şey var mı diye ardından çeki getirir ve acele etmemenizi ne zaman hazır olursanız ödeyebileceğinizi söylerler. Ama daha alt kalite yerlerde daha çeki getirirken elinde pos cihazıyla gelirler nerdeyse.
Yanlış görmüyorum ben durumu zaman = para denklemini amerikada yaşayan hepimiz biliyoruz kısacası getiri vermiceksen masayı çokta meşgul etme alışkanlığı var bkz: türkiyede 1 kahveyle 5 saat kafede oturmaya çalışanlara karşı işletmelerin önlem almaya çalışması -
Bu ileti silindi! -
Ben genelde yuzde 15 veya 20 oraninda tip vermeye calisirim. Sonucta o insanlar da emek harciyorlar ve gecimlerini o sekilde sagliyorlar.
Ancak, son zamanlarda dikkat ettiyseniz, heryerde bir tip alma ve isteme olayi basladi. Ozellikle de Covid donemi sonrasinda, Subway de, Starbuck da ve benzeri yerlerde, bir sub veya coffee aliyorsunuz, cihaza odeme yaparken, ilk soru tip istemek oluyor cihazda. Onceden hic oyle birsey yoktu. Sanki tip vermeyi zorla dayatiyorlar.
-
@MySea katılıyorum to go aldığımız ufak tefek şeylerde bile tip beklentisi biraz sizi içgüdüsel olarak zorunluymuş hissi yaratıyor ilk başlarda vermeyince bir garip hissediyor gibiydim ama sonradan vermemeye alıştım. Normaldede eğer servisten yemekten memnun kaldıysam %15-20 arası bırakıyorum memnun değilsemde %10
-
merhaba, yazdıklarım belki buraya tek başına giren çoğu insan için umut olur.
imzada sürecim yazıyor ama 17 ay olacak buraya geleli. tek başıma girdim ve türkiyede 7 yıllık bi beyaz yakalıydım (biyoteknoloji masterlı bi kimyagerim). kariyerim cok iyi yerde olmasam bile konfor alanım vardı.
buraya gelince de hemen işimi bulabilirim sandım ama hala arıyorum. öncelikle buraya tek geliyorsanız ve kadınsanız hayat gerçekten kolay olmayacak.
2 yıl geçse de olmayacak. belki 3-4.yılda düzelebilir ama benim hala oturmuş bir düzenim yok. çok çabalamanız gerekiyor. sürecin sonunda da hospitality sektöründeyseniz anca hayatınızı idame ettirebilirsiniz. 16 ay bir hotelde housekeeperlık yaptıktan sonra artık mobbinge dayanamayıp işimden ayrıldım (ki bence türkiyede de zor işlerde çalışmama rağmen housekeeperlığın dünyanın en zor işlerinde ilk 3 sırada olduğunu düşünüyorum).
amerika bana hep korkutucu gelmişti ve hiçbir zaman hayalim olmamıştı. gelmeden önce de zor olacağını biliyordum ama bu kadarını söyleseler belki de gelmezdim. ama dönmeyi düşünüyor muyum? hayır cünkü dönecek bir yer kalmadı tüm her şeyimi yakıp geldim.
ilk aylarda dönmek isterseniz sabredin diyemem ama dönmek en kolayıydı ve ben kalmayı seçtim. diliniz yoksa yepyeni bir dil, kültür sizi çok zorluyor.
1,5 yıl olacak hala arkadaşlıklar maalesef ki Türkiyedekiyle aynı değil ve açıkçası da neredeyse hiç yakın arkadaşım yok. benim bulunduğum eyaletteki türk communitysi epey iyi tek şansım bu olabilir. özellikle yalnız ve göçmen kadınlar hakkında cok güzel şeyler yapan dernekler vs. var. Tavsiyem başlangıçta ne iş yapıyorsanız onu bir an önce daha içinize sinen ve iyisi ile değiştirmeye bakın çünkü ben housekeeperlığı 1,5 yıl yaptığım için ve gelir gelmez yaptığım ilk iş bu olduğu için şu an diğer alanlardaki başvurularımdan hep redd alıyorum.
ehliyetinizi hemen alın ki elinizde herkes yapıyor olsa bile kargo ve yemek teslimi işi gibi bir seçeneğiniz olsun (ben trafik korkumu bugün yenebildiğim için epey geç kaldım ama yeni aldım :)).
ve en önemlisi de amerika bence iş bakımından büyük bir tr olduğu için kimse sizin cvnize türkiyede ne yaptığınıza bakmıyor. girişken olun ve network yapın. tüm türk etkinliklerinde boy gösterin ve referans bulmaya çalışın.
dil konusunda ise cok klasik ama ben yaptığım iş sebebi ile boş oda temizlememe ve kimseyi görmeme rağmen gördüğüm bulduğum her insanla konuştum ve kursa bile gitmeden cok geliştirdiğimi düşünüyorum. kimse size ne kötü ingilizce konusuyo demez ve rezil olmazsınız, deneyin ve utanmayın.
ve tavsiyem eğer tek geliyorsanız bence büyük eyalete gelmeyin. benim ehliyetim ve şoförlüğüm olsaydı ben daha kücük ama iş imkanı olan bir eyalette başlamayı seçerdim.
herkese bol şans ve sabır diliyorum.
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
36
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.8k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum
🧿
Merak edin ancak endişe etmeyin. İngilizce konusunda kendinize ne kadar çok yatırım yaptıysanız şimdiye kadar ki hayatınızda, maddi olarak ne kadar çok güçlü gelirseniz, mesleğiniz ve tecrübeleriniz ABD’de ne kadar çok kabul ediliyorsa, forumdaki diğer tüm başlıkları & deneyimleri ne kadar çok okursanız o kadar az sancılı geçecek adaptasyon süreciniz.
Gelecekten bir gün filmi gibi oldu biraz