Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

Göçmen Vize ile ABD'ye ilk giriş

Yolculuk
4.1k 789 549.6k 684

  • @goodluck @Hopasej @melcem

    Tavsiye ve iyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Gittikten sonra başıma gelenleri yazmaya devam edeceğim.


  • Okumak istemeyenler için özet: Pul almadım, sorunsuz girdim, sarı zarfı komple teslime ettim ve cd alınmadı.

    Vizeyi aldıktan sonra, çantada bir sarı zarfla bir süre beklemek en zor olanlardan biriydi. Bu sürede birkaç kez tekrarlayan kabuslarda bu zarfın yandığı da oldu kaybolduğu da unutulduğu da… Neyse, vizenin süresi altı ay ve ben hayatımın en zor dönemlerinden birindeyim, istesem de istemesem de yapmak zorunda olduğum ve çok uzun zamandır emek harcadığım bir işin de sonlarındayım. Bu nedenle ilk girişi baya bir geç tarihe erteledim. Bir de iki doz aşım tamamlanmamıştı, ikinci doz aşı 31 Aralık’ta olacak bunun üstüne bir de 14 gün daha beklemem gerekecekti. Neyse iki dozu da yaptırmış oldum o arada. Son gelişmeler, kurdaki acayip hareketler, zamlar filan olmasa muhtemelen bir iki hafta daha beklemeyi göze alabilirdim ama alamadım. Eylül ayında 5600-6500 tl aralığında olabilen gidiş-dönüş biletleri THY’de önce 8’lere sonra 9’lara sonra…12’binlere çıktı. O sürede benim gelirimde böyle muazzam bir artış olmadığı gibi olanın da bir işe yaramamaya başladığı bir seviyeye geçiş yaptık. Bu durumun yarattığı panikle 20 aralık haftası biraz takip biraz araştırmayla ilk giriş için 2-3 günlük de olsa bilet almaya karar verdim. İlk girişi, sürekli kalmayı düşündüğüm şehre değil, ama muhtemelen bir daha gitmek istemeyeceğim az da olsa gezilebilecek bir yere olmasını tercih ettim. Havaların giderek soğuyacak olmasının da etkisiyle daha kuzeydeki eyaletlere hiç bakmadım. Öyleydi böyleydi derken, New York’a karar verdim, bileti aldım, toplam 2 gece 3 gün sürecek şekilde airbnb’den Brooklyn-Williamsburg ortası bir yere rezervasyon yaptım.
    New York’u tercih etmeye en önemli etken, toplu taşıma ve havaalanından merkeze metro ve otobüs gibi seçeneklerin olmasıydı.
    Geldik gidiş gününe… Ankara’dan yola çıktığımda saat 02:00 sularıydı, 2 saat dışında uyuyamadan taksiye atlayıp havaalanına geçtim. THY 04.35 uçağı için şaşırtıcı bir biçimde tam zamanında uçağa aldı ve işlemleri tamamladı. Ne ki, uçağın içinde 1 saat bekledikten sonra pilot efendi uçağın arızalı olduğunu yeni uçağa aktarılacağımızı söyledi. Saat 05:40. NYC uçağı 08.35’te. İnmesi, koridor toplaşmasıydı, kapıydı derken saat 06:00. Yeni uçak geldi, açıklama elbette yok, özür yok, aktarmaya ne olacak bilgi yok. Uçak 06:50 havalandı. İniş saati 07:40. NYC uçağına 1 saatten az kalmış, daha uçağın park mevzusu var, git git bitmedi. Neyse Kabin Şefi’ne sordum yetişir mi? Onların planı hazırdı 15:00’de başka uçuş var ona binersiniz. Yok dedim bana izin verin ben bu uçuşa yetişirim, gerekirse de koşarım. Peki dedi, inmeden uçağın ön kapısının önündeki koltuğa gitmemi istediler. Ve başladım, neye olacak tabi ki koşmaya. O gün koşamadığım için içimde azcık dert olacaksa da kalmadı. Herhalde o koştur koştur hal, tıka basa dolu pasaport, pasaport kontrol memuru pul filan sormadı. Sorsa da savaşa hazırdım. Geçtim. Gözen güvenlik de pek ilgilenmedi, oradan geçiş de kısa sürdü ve uçağa zamanında bindim…

    Dikkat! : Kişisel tecrübeyle sabittir. Yabancı bir ülkeye giderken, özellikle uçaktan inmeye yakın tanımadığını kimseyle mümkün olduğu kadar iletişime geçmeyin. Size soru soranları da kısa cevaplarla mümkünse yanıtsız geçiştirin. İllaki cevap verecekseniz, gümrük girişi sonrasında, pasaport memurundan sonraya bırakın.! Yanlarında yasaklı maddeler taşıyor olabilirler, girişlerinde sorun yaşayacaklarsa sizi de peşlerinden sürükleyebilirler falan filan…

    İnerken yanıma yanaşan biri birkaç soru sordu. Önce kısaca cevap verdim baktım yanımda yürümeye başladı, lütfen artık dedim, kontrole gidiyoruz diyerek uzaklaştım.
    US-Citizens bölümünden girdim ve memura evraklarımı verdim. Memur Türkçe Merhaba XX. Nasılsın dedi? Aa dedim, Türkçe biliyor musunuz? Evet dedi. Memur bizden çıktı. Evrakları hızlıca inceledi, CD alınmadı, vizeye mührü vurdu ve işlem tamam. ABD’ye Hoş geldiniz!
    Hemen ardından bavul beklemeye başladım, bavulumda gıda yoktu. Yaptığım sandviçi de yolda yemiştim. Bavulu beklerken, bir yandan telefonla konuşuyorum, bu arada arkadan iki minik patinin bacaklarıma ve sırtıma vurduğunu hissettim. Arkamı döndüm minicik bir köpek, aa ne tatlısın sen diyecekken, pek de tatlı bir sahibi olmadığını gördüm. Polis: Çantanda ne var! Hiçbir şey yok bakabilirsiniz, panikle çantayı açmaya çalışırken, polis: Yiyecek var mı? Hayır ama sandviç yapmıştım onun poşeti var yedim. P: Nerede yedin? -Uçakta. P: İçinde ne vardı: Peynir, zeytin, avokado, ceviz… P: Et var mıydı? -Hayır et yoktu. P: Yani avokado diyorsun, -evet. P: Peki gidebilirsin. Arkadaşlar siz siz olun, keçi-koyun tulum peynirinden ekmek arası bir şeyler yapmayın, polis bilmiyordu ama ben köpeğin neyi kokladığını anladım 😊
    Not: JFK’dan Airtrain + Normal metro 7.75 USD +2.75 USD tutuyor. Otobüsler hemen havaalanı dışında, tek başınıza gidiyorsanız otobüs f/p açısından en uygun seçenek.
    Metrodan indikten sonra, şaşkınlıklarla etrafa bakındım. Her yer çöplük içindeydi, balya balya esrar yakılmış gibi kokular tek bir insandan çıkıyordu. Metro vagonlarında, walking dead sahnelerini aratmayacak zombi görünümlü tipler… Korktum. Sağda solda uzanmış evsizler, bağırıp çağıranlar, çöplükten beter leş gibi sokaklar, koca lağım fareleri… Brooklyn böyle bir yer değildir herhalde ben kötü yerine denk geldim diye düşündüm. Moralim bozuldu.
    İlk gün, check-in planı sonrası etrafı gezmeyi düşünüyordum. Ama hava soğuktu ve moralim baya bozulmuştu. Bu yorgunluk ve kafa dağınıklığıyla dışarı çıkmak moral bozukluğunu en fazla pekiştirirdi. NYC saatiyle 4 pmde çoktan uyumuştum.
    Tabii ki 01:30 gecenin bir yarısında uyanarak, garip bir biçimde altı saat kadar sabah olmasını bekledim. Uyarılara göre -12 olan hava hissedilen rüzgarla birlikte -18. Hazırlıklı gitmiştim veya ben öyle sanıyorum. İlk gün kısa bir koşuya çıktım, sabah 06:45’te evden çıktım. Sokaklardaki çöplük 5 kmlik bir alan boyunca nerdeyse aynı şiddetteydi. Spor yapan filan da yoktu. Parmaklarım kısa bir süre içinde acıyla buz kesti. Hızlıca eve dönmeye çalıştım. Hayatımda böyle soğuk görmedim!
    Cumartesi günü: Evden çıktım, ilk hedefim Brooklyn Köprüsü. Dünkü moral bozukluğu yoktu daha çok merak içindeydim. Dilimde de bir şarkı mırıldanıyorum… “What a feeling!” (Flash Dance filminin ünlü sahnesi. Evet o köprü muhtemelen bu köprü değil ama yine de “What a feeling, Being's believin', I can have it all, now I'm dancing for my life…”
    Neyse, o köprü bu köprü değilmiş arkadaşlar. Çorak çöllerin ortasındaki dev binalar yeşile hasret ağır metal yığınları arasından süzülüp giden ince bir su parçası… Sağdan sola ileriye geriye her yer aynı göğe uzanan taş yığınları arasında nefessiz kalmış bir su parçası. Tuhaf bir buruklukla şehrin kuzeyine doğru uzun yolculuğuma başladım.
    Chinatown, little Italy, Midtown derken evet hepsini yürüye yürüye o havada kısa bir kahve molasıyla Manhattan’ın ortasına geldim. Bir Starbucks’a geçtim, sütlü filtre orta boy kahve 3.20 usd. Oturacak yer yok gibi, kafenin içi buz gibi, sanki evsizler doluşmasın diye kasıtlı şekilde soğuk üfleyen klimalar. Neyse dış mekanda güneşin vurduğu bir taburede dinlendim. Wifi var ve tuvaletleri kullanabiliyorsunuz. Günün sonunda Central Park’a vardım. Saat öğleden sonra üç suları, parkta biraz gezinip, eve dönmeye karar verdim. Hava çok soğuktu ve yün eldiven kesinlikle bir işe yaramıyordu. Dahası telefon bataryası donduğu için şarjı bir anda yarılanmıştı. Daha fazla dışarıda kalınamazdı.
    Pazar günü: Sabah yüksek ateşle uyandım. Evde 11’e kadar dinlensem de kar etmedi. Kalan gün boyunca sokakta olacak ve gecesi uçuşa gidecektim. Yanımda iki adet parol almıştım. Ama hiçbir işe yaramadı. Newark havaalanı için aktarma durağı World Trade Center civarında bir starbucksa geçtim ve yaklaşık 3 saat kadar orada bekledim. Aynı gece sorunsuz bir biçimde uçağa bindim ve aynı gün gece Ankara’daydım. Şu anda bir hafta tamamlanmak üzere ve yakalandığım ağır grip etkisi azalarak da olsa sürüyor.
    Bir Akdenizli için bunca soğuk bunca beton yığını estetik yoksunu bu şehir sevilemezdi- üzgünüm New Yorklu kadeşlerim- berbattı!.
    Evsizler ekstra soğuk havalarda, tüm kapalı alanlara doluştuğu için ortaya tuhaf görüntüler çıkıyor. Tam da cumartesi günü deli olduğu iddia edilen biri, 42. Cadde civarında bir kadını gelen metronun önüne ittiği haberlerini alırken, birkaç saat sonra oradan geçtiğimi hatırlıyorum ve bu aşırılık beni şaşırtmıyor. Bindiğim metroların bazı vagonları sadece evsizlere aitti, topluca banklarda uyuyorlardı ve bu vagonlar insan sağlığı için pek iyi durumda değildi. Ben boş görüp bindiğimde, neden sonra kimsenin bunlara binmediğini fark ediyordum. Pazar arabası gizli bir tarikat sembolü gibi (şaka şaka), pazar arabalı biri görsem anlıyorum ya evsiz ya da “çarşıya” giden bir Latin veya Asyalı teyze…
    Tüm bu yola gitmeden bir gün önce 1976 yapımı olan ve NYC’de geçen bir film izlemiştim. “Taxi Driver” filmi. Ne eksik ne fazla, NYC, kara belaları, sosyal problemleri, çöplüğüyle ve evsizleriyle biraz o günlerdeki gibiydi. Bir sosyopatı oynayan Robert De Niro’nun şehri kökünden temizleme isteğini biraz da olsa anlıyorum şimdi… Aynı filmden herkese şu şarkıyla veda ediyorum, “late for the sky” Jackson Browne.
    Işıkla kalın…


  • @nehir-siyamm deneyimleriniz aktardığınız için teşekkürler.
    sonrası için de bol şans diliyorum.


  • @Nehir-Siyamm Hocam, başlangıç için yorucu olsa da ilerisi için iyi bir tecrübe edinmişsiniz, paylaştığınız için Teşekkürler, bundan sonraki sürecin umduğunuz gibi gitmesi dileğiyle...


  • @melcem çok teşekkür ederim, size katılıyorum.


  • @gucarslan iyi dileğiniz için çok teşekkür ederim.


  • @nehir-siyamm pisss... iğrenç ..... newyork , seni sevmiyordum.
    Bu yazı üzerine seni sevmediğim için bir kez daha kendimi kutladım....

    Tebrik ederim ;hem kazandığınız için, hem de böyle güzel cümlelerle orayı gözümüzde canlandırdığınız için.

    İkinci amerika seferiniz gönlünüze göre geçsin.


  • @kartalveat çok tesekkur ederim.


  • @nehir-siyamm
    Haftada 5000 sayfa okumak zorunda olunca çok uzun mesajları normalde oku(ya)mıyorum (bana da stresli bir yaşantınız mı oldu? diye öylesine sorabilirler)
    Ancak bu deneyimin her satırını okudum, kaleminiz net çok iyi!
    Peki, benim aklıma bir şey takıldı :) Bu ilk girişlerde USCIS ve SSA ziyareti gerekmiyor mu? Teşekkürler.

  • ⭐⭐⭐

    @kryptonite USCIS ve SSA’yi ziyaret etmenize gerek yok. SSN’in gelmesi için 21 gun, GC’nin gelmesi için de 90 günlük resmî sure var. Eğer bu süreler içinde gelmezse ancak SSA ve USCIS ofislerine başvurmanız gerekiyor. Ama yaygın şekilde bu süreler içerisinde geliyor SSN ve GC.


  • @nehir-siyamm deneyimlerinizi aktardiginiz icin tesekkurler. Giris hikayeniz cok guzeldi. Aramiza hos geldiniz.


  • Bu ileti silindi!

  • @kryptonite Çok teşekkür ederim.


  • @nehir-siyamm Deneyimlerinizi aktardığınız için çok teşekkür ederiz.

    İlk tanışma pek beklenen gibi olmamış olsa da, sonradan işlerin yoluna gireceğine inanıyorum. Sonuçta baştan başlamak çok zor bir iş, bu yolculukta olumsuz dönemeçler çokça olacaktır.

    İnsan beyni doğası gereği olsa gerek, olumsuzlukların üzerinde daha fazla tutulu kalıyor. Güzel şeyleri ise hemen arka plana atıyor. Bu gerçeği sürekli kendinize hatırlatıp resmin bütününe bakınca her şeyin aslında daha iyiye gideceğini, her olumsuzluğun size bir tecrübe olarak döneceğini düşünün.

    Yolunuz açık olsun :)


  • @nehir-siyamm, içinde söyledi: Göçmen Vize ile ABD'ye ilk giriş

    yer çöplük içindeydi, balya balya esrar yakılmış gibi kokular tek bir insandan çıkıyordu. Metro vagonlarında, walking dead sahnelerini aratmayacak zombi görünümlü tipler… Korktum. Sağda solda uzanmış evsizler, bağırıp çağıranlar, çöplükten beter leş gibi sokaklar, koca lağım fareleri… Brooklyn böyle bir yer değildir herhalde ben kötü yerine denk geldim diye düşündüm. Moralim bozuldu.

    Paylaşımınız içim teşekkürler. Amerikadaki yeni hayatınızda mutluluklar dilerim.


  • Herkese merhaba Amerikaya giriş çıkış yaptım ve süreci belki tecrübe açısından herkesle paylaşmak istiyorum.
    Amerikaya bir an önce gitmeyi iple çekiyordum ancak okulumdan dolayı bir türlü doğru zamanı bulamadım. Okulumun tamamen bitmesine birkaç ay kaldı.
    Öncelikle okulum aniden omicron’dan dolayı 20 gün ara verdi. Bende bu süreci fırsat bilip hemen uçak biletlerine bakarken buldum kendimi.Önce Amerikadaki arkadaşlarıma haber verdim elbette :)
    Gideceğim yer San Diegoydu ve girişi Los Angeles havalimanı üzerinden yapmaya karar verdim. Thy de uçak biletleri 14500 tl civarındayken ben AirFrance’ı 7800 tl civarlarına uçuşa sadece 3 gün kala gidiş dönüş olarak buldum. Gidiş 10 ocak - Dönüş ise 19 ocak tarihleriydi.
    Tabiki pandemiydi, 24 saatte pcr testiydi, Healthpass aşı kartıydı, transit vizesiydi (Fransa ve Hollanda için transit vizeye gerek yok hiçbir problem çıkarmıyorlar) derken ekstra onca şey araştırdım. Ve bileti cesaret edip aldım. Sonra bir gün öncesi gecesi geldim İstanbul Havalimanına Pcr testimi oldum. Pul almadım. Sabah uçağa geçtim. Amerika uçuşlarından önce bir form veriyorlar. Fransada kibar bir hanımefendi doldurmamızı istedi. Ben formu İstanbul’da aldım Fransada doldurdum ve verdim. İstanbul’da tek bir bilet veriyorlar Amerika uçuşunuzda bileti aynı bilette yazıyor. Çok detay var ancak genel olarak söylemem gerekirse Fransa uçuşundan oldukça memnun ayrıldım. Havalimanında siz sormasanız bile yardım ediyorlar. Hele o ‘Mösyö’ değişleri yokmu 🙂. İki saatlik bir aktarma süresinin ardından Boeing 777 ile Lax, e inişimizi yaptık ve herşey başladı. İnişten sonra 12-13 dakika Polis veznesiyle görüşmek için sıra bekliyorsunuz. Greencard lılar Citizen kısmından giriş yapıyorlar. Sarı zarfı beyefendiye teslim ettim Cd bende kaldı ve fotoğrafımı çekti.
    (Ssn’im hala gelmediği için selective service formunu hala dolduramadım. Geldiği zaman online bir şekilde halledeceğim. )
    Sonra kendimii Los angelesta buldum :)
    Bir abimin işyeri havalimanına çok yakındı ve İrvine taraflarında oturuyordu, esktra bir tesadüf uçuş saatim onun iş çıkış saatine denk gelince beni aldı ve San Diegoya arkadaşımın yanına bıraktı. Ben geleceğimi söyleyince kendi teklifte bulundu yoksa ben Flixbustan ayırıyordum biletimi lax - san diego 9 dolardı zannediyorum. Flixbus işinize yarayabilir bu konularda:) O yüzden belirttim.
    Geldim San Diegoya, Finest city’ ye :) 9-10 günlük giriş çıkışımda çok şey görmemi sağlayan bir detay vardı. Buradaki arkadaşlarla amazon delivery yapma şansı buldum. Şehri, trafiği bolca gezme görme şansım oldu :) Şehirde herşey gayet iyiydi. Açıkçası her şey var şehirde isteyene downtown hayatı, isteyene tatil köyü ortamı, isteyene öğrenci apartment, isteyene tipik American house.
    Şehir bana genel olarak güvenli geldi. Şehrin büyüklüğünde kaybolmadım.
    San Diegoda toplu ulaşım çok iyiydi bence. Caddelerinde onlarca otobüs geçiyor. Otobüsleri sürekli görmek mümkün.
    Birde şehirde tramvay var ve bütün şehri içeren uzun bir rotası var. Toplu ulaşım iyiydi diyebilirim.
    Şehirde mevcut ev fiyatları pahalı geldi.
    Yemekler muhteşemdi özellikle meksika mutfağını çok beğendim.(Carne Aseda Fries) mutlaka denemelisiniz.
    Ayrıca Dunkin Donuts kahvaltı için idealmiş.
    Porsiyonlar oldukça büyük 10 günde alışmışım şuan Türkiyede zorlanıyorum 🥲
    Yaşadığım çok tecrübe oldu. Hepsi muhteşem deneyimlerdi. San diegodan Los angeles’ a Dönüştede grubumuzdan gittiğimde görüşmeyi çok istediğim bir abim gelip beni San diego’dan aldı. Çok güzel bir muhabbetin ardından ertesi gün Lax’ten Klm 787 uçağı ile Amsterdam’dan sorunsuz bir şekilde döndüm. ( Dönüşte pcr testine gerek yokmuş)
    Genel olarak özetlemem gerekirse muhteşem bir deneyimdi. Hatta dönerken zorlandım diyebilirim. Çok güzel dostlarım varmış Amerikada. Bunu öğrendim güzel ülke güzel insanlarla çok başka oluyor. (Hepsiyle bu gruptan tanıştım.)
    Birkaç ay sonra temelli yerleşmenin planlarını heyecanla yapıyorum. Umarım faydalı deneyimler ve bilgiler verebilmişimdir. Herkese esenlikler😇


  • @miguldu Hocam paylaşım için Teşekkürler, yerleşme sürecinizinde böyle keyifli geçmesi dileğiyle...


  • @miguldu Hayırlı olsun.Amerikada kuracağın düzeninde ilk girişindeki gibi güzel olsun.
    Verdiğin bilgiler çok değerliydi.


  • @miguldu Hayırlı uğurlu olsun :)

    Hem yazdıkların, hem de yaşadıkların herkesi mutlu ve motive edecektir diye düşünüyorum. Ben okurken gülümsedim mesela :)

    Süper deneyim , devamında başarılar dilerim. Darısı başımıza :)


  • @miguldu Yaşadığın deneyimi paylaştığın için teşekkürler. Umarım Amerika'daki yeni yaşamın gönlünce olsun.


Benzer Başlıklar

  • ABD pasaportu ile Turkiye’ye gitmek

    Yolculuk
    3
    0 Oy
    3 İleti
    331 Bakış
    ATS16A
    @eire Geçerli ABD pasaportunuz ve Türkiye Cumhuriyeti nüfus cüzdanınız varsa Türkiye’ye sorunsuz bir şekilde giriş yapabilir, herhangi bir süre kısıtlaması olmaksızın Türkiye’de kalabilir ve Türkiye’den çıkış yaparken ABD pasaportunuz ile çıkış yapabilirsiniz.
  • ABD'ye giriş yaparken pasaporta vurulan damga problemi

    Yolculuk greencard pasaport
    3
    1
    1 Oy
    3 İleti
    3k Bakış
    S
    Teşekkür ederim.
  • ABD'ye uçak bileti (Hangi ulkeler transit vize gerektiriyor?)

    Taşındı Yolculuk
    579
    0 Oy
    579 İleti
    57k Bakış
    ATS16A
    @Ayşe-3, içinde söyledi: ABD'ye uçak bileti (Hangi ulkeler transit vize gerektiriyor?) Cevabınız için teşekkür ederim,gidiş uçağımızda terminal değişikliği yok ama dönüş uçuşumuzda Zürih için terminal bilgisi yok sadece Zürih havaalanı yazıyor orda bi karışıklık olmaz inşallah ZRH havalimanı tek terminal binasından oluşuyor, ABD uçuşunuzdan sonra bağlantı uçuşunuza skymetro treni ile ulaşacaksınız diye hatırlıyorum. Transfer tabelalarini takip etmeniz yeterli, skymetro ilerlerken tünel içerisinde gösterilen İsviçre Alp dağlarına ait animasyonu izlemeyi ihmal etmeyin, güzel yapmışlar 😉 https://www.flughafen-zuerich.ch/en/passengers/fly/all-about-the-flight/transfer
  • Abd'ye DV ile ilk giris/valize konulmaması gerekenler

    Kilitli Taşındı Yolculuk
    14
    1 Oy
    14 İleti
    6k Bakış
    crazycellsC
    basligi duzelttim arkadaslar, uyari icin tesekkurler. ama bu konudaki bilgiler sadece tek bir baslikta biriksin diye konuyu kilitliyorum: https://yesilkartforum.com/forum/topic/128/bavul-hazırlama-yeni-hayat-yeni-bir-başlangıç
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

16

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.7k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum