https://www.instagram.com/reel/CjetYG7jgDl/?igshid=YmMyMTA2M2Y=
Bazen yükselme kadar düşüşü de yaşarsınız. Bu durum bizler için bazen borsa endeksine benzer . Doğru ve güzel bir replik. Ara sıra beynimize bu düşünceyi hatırlatmak gerekir.
İşten eve sabahleyin değilde, akşam olduğunda gelmeyi hayal ediyorum. Olur da bir gün temelli gidebilirsek, gece mesaisi olmayan, her geceyi evimde, çocuklarıma kitap okuyup, onları yatırdıktan sonra, kendi kitaplarımın arasında çayımı, kahvemi yudumlayıp, kısa bir makale okuyup, okuduğumu düşünüp hazmetmeye çalışırken uyuya kalmayı hayal ediyorum.
Hayatında resmi yazı dışında bir şey okumayan (bu resmi yazılarda basma kalıp cümlelerden ibarettir, çoğunlukla bir şey öğrenmeniz mümkün değildir.) kitap sayfası açmayan, iş konuşmaya gelince (konu farketmeksizin - her konuda) görüş beyan eden insanlardan bıktım.
İş yerinde amirliği, müdürlüğü elinden alınsa, geride kocaman bir hiç kalacak insanların; alçak dağları kendileri yaratmış gibi bir kanıya sahip olmaları bıktırdı beni. Bu adamların/ kadınların kendi üstlerine şirin görünmek için taklacı güvercine dönüştüklerini, astlarına ise şahine, pantere, aslana, kaplana, malkoçoğluna dönüştüklerini görüyorum. Bu bıktırdı beni.
Yirmi yıl önce, sıradan/vasat bir düz liseden mezun oldum. Yirmi yıl sonra ÖSYM 'nin sitesine girip kendi mezuniyet bilgilerime baktığımda imam hatip lisesinden mezun olduğumu gördüm. Sonradan İmam Hatip lisesine dönüştürlen, mezun olduğum lisenin eski öğrencilerinin tamamını imam hatip lisesi mezunu yapmışlar. Bu iki yüzlü zihniyetten bıktım.
Çocuklarımın da bu saçmalıklara maruz kalmadığı, çalıştığımda karşılığını alacağıma inandığım, kendi işime gücüme baktığım bir Amerika hayal ediyorum.
İyi geceler, iyi günler. Ümitleriniz gönlünüzce olsun.
Bugün ilginç bir çağrı aldım +1 27o-785-13oo,
Araştırdım, Kentucky çıktı
2019'den beri greencart lotosuna katılıyorum, böyle bir umudu olan biri için Kentucky güzel bir yer...
Şöyle bir analiz yaptı chatgpt:
Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) ait bir telefon numarasıdır. 270 alan kodu Kentucky eyaletinin batı kesiminde kullanılır ve Bowling Green, Owensboro gibi şehirleri kapsar. Yani bu numara muhtemelen Owensboro bölgesinde kayıtlı bir sabit hatta aittir. Ancak yaptığımız araştırmada, bu numarayla ilişkili herhangi bir resmi kurum, büyük şirket veya tanınmış kuruluş bulunamamıştır.
Acaba kazanan biri istenen CV tarzı bilgiler için ismimi numaramı falan mı verdi ya da diye düşünmüyor değilim...
@Ekto-Oktan Cok hakli ve gecerli bir sebep umarim ABD vatandasligini alabilen Turkish/Amerikan'lardan olursunuz!
Hemen tıklayıp inceliyorum Serap Hanım. Hem tavsiyeniz hem de iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.
....yurt disina Calismaya veya temelli yerlesmeye gidenler icin ayaklari uzerlerinde duracak hale gelene kadar mutluluk cok azdir,,,, aile genc ise bir cok problem olur, cocuk yapmak cocuk buyutmek gibi,daha sonra borcsuz harcsiz bir eviniz olur ayaklarinizi yerden kesecek arabaniz olur iste o zaman mutluluk baslar. yurt disinin ayri bir mutlulugu,turkiyedeki gibi bir parti takip etmek veya taraftari olmak, olaylari izlemek, medyanin doldurusuna gelmemek durumlari olmayinca olur.
..hayat bir yarisdir ve her gunu degisik olabilir,insanlarin baslarina herseyler gelebilir,yani bir yerde mutlulugu tarif etmek cok zordur.kendimin hic bir SIKINTIM yok ama bir gun torunumun veya oglumun,kizimin hasta oldugunu isitince tum mutlulugum bir anda kaciverir.
..yaz aylarinda avrupadaki vatandaslarimiz turkiyeye gelirler hepsinin yuzlerinde mutluluk ifadeleri gozukur,iste 4 kisilik bir aileyele turkiyede bir ay nasil tatil yaptiklarini birde onlara sormak lazimdir.
....yukarda mysea arkadasimin yazdiklarina katiliyorum,evet o ulkede dogmadiktan sonra o toplumun paRCASI OLMak zordur,orda dogan gocmen coccuklari icinde zordur,cun ku gizli irkcilik vardir,bu dunyanin her ulkesinda aynidir,mesela turkiyeye gelmis suriyeliler hemen hemen 10 yil oldu toplumun bir parcasi olabiliyorlarmi,,,,diyelimki etrafta 5 amerikali ve iki gocmen var, adamlar gocmen olani ignor edip kendi aralarinda konusurlar ve gocmenin anlatacaklarina pek rahbet etmezler..bazi is yerlerinde gercek amerikali ve gocmen is icabi mecburen konusurlar........
..amerika cok kulturlu bir ulkedir,dunyanin her yerinden gelmis insanlar vardir,gocmen olanlar kendi gettolarini kurarlar,,,,baska bir sehirde yalniz basina yasiyan bir turk amerikaliyi evine yemege davet edemez amerikalida turku evine yemege davet etmez,gurbetciler icin o ulkede yapilacak en iyi sey salla basin i al maasini,tabiki iyibir meslek ve kultur varsa sahis yuksek mevkilere gelebilir ama mesai saati bittikten sonra gene yalnizdir,tabiki yazdiklarim kendi fikrimdir.
Birinin uyandırdığı iyi oldu buraları.. güzel anılar dinledim bir kaç bir şey öğrendim. Öğrenecek şey çok.
Sevgili dostlar nasılsınız - düşüncelerim değişmedi zorunlu hizmet süreme 5 yıl kaldı - o tarihe kadar işalllah ev ve birikimlerle beraber işalllah 150 000 doları geçeriz - bu para bana tek başıma yetecek kadar hem yatırımcı vizemi almaya hemde ilk 6 ay yetecek kadar onu biliyorum - kararımda kesinlikle kararlıyım - işallah o süre boyunca kendimi geliştirir ve kendimi bu anlamada sağlık yönünden bir sıkıntı yaşamam ...
Yaşım 46 olacak ama olsun kendimi iyi hissediyorum spor yapıyorum sağlık problemim yok şukur bakalım ve görelim o tarihe kadar gc başvurmaya devam .
işalllah isteğen emek veren istediği şeye kavuşur.
selamlar.
Merhaba. 2022 yılında Greencard çekilişini kazandım ve ailemle Amerika’ya giriş yaptım ancak 1 ay sonra Türkiye de deprem oldu ve evimin ve çevremin durumuyla ilgilenmek için ülkeye döndük sonra bir yıl dolmadan tekrar Amerika ya giriş yaptık 3 hafta kaldıktan sonra babamın hastalığı nedeniyle Türkiye’ye döndük ve dolayısıyla bu süreçte çocuk orada okula başladı ve Amerika’ya geldiğimizde işleriniz aksamaya başladı. Şimde tekrar amerikadayım ancak dönmemiz gerekiyor ve Greencard ımızın iptal olmaması için ne yapmam gerekiyor?
Merhaba forum ailesi, umarım hepiniz güzel bir gün geçiriyorsunuzdur. Bir süredir eşim ile beraber içinde bulunduğumuz aksiyonumuz ile alakalı Türkçe ve İngilizce olarak webdeki tüm içeriği sömürdükten sonra aklımdaki mevzuları yazıp bilgi paylaşımı yapabileceğim tek yer olan foruma geldim. Forum alt başlığı olarak anlamsız bir yer seçmiş olabilirim ama başlığı açabileceğim en mantıklı yerin burası olduğunu düşündüm, hata ettiysem eğer yöneticilerimiz doğru yere taşırlar umuduyla diyorum.
Konuya geleyim; Amerika’da yüksek lisans yapma aksiyonu içine girdik 2024 Ağustos ayı itibarıyla. Teksas eyaletini çok seviyor ve bir gün orada yaşayabilmek isteğimin zirvede olması nedeniyle Teksas özelinde üniversiteleri araştırdık. Çok iyi üniversiteleri bulunan eyaletin madden bize uygun olan en düşük rankli üniversitesi olan Texas State’e (San Marcos) karar verdik.
1 yıllık tezsiz inşaat yönetimi masterı hem ücretini karşılayabileceğimiz bir bölüm hem de 6 senesi profesyonel şekilde yaklaşık 12 senedir içinde bulunduğum sektörün Teknik Ofis (Planlama Maliyet Kontrol vd.) kısmına tam uygun olduğu için tercihimiz oldu. Toefl, referans mektupları, niyet mektubu derken geçen hafta başvuruyu tamamladık, şimdi dönüş bekliyoruz. Hakkımızda hayırlısı olsun.
Şimdi benim aklıma takılan iki husus var ve sizlerin yardımlarınızı, değerli yorumlarınızı rica ediyorum.
1)Texas State rank olarak düşük bir üniversite, mezun olduktan sonra 1+2 yıl opt hakkım olacak. Sektör tecrübeli bir insan olarak iş bulmak hususu imkansız mı? Bir çok yerde stem de olsa son yıllarda biz Türklerin iş bulamadığını tercihlerin hep hintli ve çinliler olduğunu okudum. Ayrıca çok iyi üniversiteler olmadığı sürece de iş bulmak imkansız diyenler çoğunlukta.
Opt ile devamında H1-B veya EB green card şansı oluyormuş insanların ama imkansız deniyor bunlar için de. H1 için kuradan dolayı kimseye çıkmıyor kolay kolay diyorlar ve hem H1 hem de EB için şirketler istekli değiller deniyor. Doğru mudur bu yorumlar bilgilerinize muhtacım.Biraz uzun yazdım sorularım kısa ama teşekkür ederim buraya kadar okuduysanız. Yorumlarınıza, fikirlerinize, yönlendirmelerinize açığım. Şimdiden yanıt veren herkese teşekkür ederim.
Selamlar değerli yeşil kart forum sakinleri, konuyu yanlış yere açtıysam affola yeni üye oldum 🙂 Türkiyede kurumsal bir şirkette çalışan, üç senelik tecrübeli bir yazılım mühendisiyim. Ancak ülkenin bilindik şartlarından dolayı ABD'ye bir şekilde gelmek istiyorum bu yönde tavsiyeleriniz nelerdir? Doğru bir karar olur mu? Seçenekler arasından baktığımda en kolay şekilde gelmek (GC çıkmadığı sürece tabi) yüksek lisans gibi duruyor ancak ücretler güncel dolar kuruyla fazla oluyor. İlerde oralarda kendi işimi kurma gibi bir hayalim de var. Teşekkürler şimdiden.
@Hurricane7433, içinde söyledi: Amerika'da isminizi değiştirmek isteseydiniz ne olurdu?
@isik Isa, diyebilirsiniz Isabel'in kısaltması gibi dusunebilirler. Yada Elisa da benziyor
Erkeğim
@baba-yaga Merhaba, 24 yaşında ve ikinci sınıf öğrencisi olacağım. Evet, askerlikle ilgili yeşil kart gerekliliğini biliyorum. Bahsettiğiniz programlara bakacağım, değerli yorumunuz için teşekkürler.
7 yıldır izlerim İdris ustayı onun sayesinde Amerikayı yeniden keşfettim diyebilirim.evet çekilişi kazandım kartı alabilirsem Amerikan rüyasını yaşamaya başlayacağım.Teşekkürler İdris usta.
Merhaba!
Avrupa
Artıları:
Yüksek sosyal güvence seviyesi: Avrupa'da, özellikle Almanya ve Hollanda'da, sağlık hizmetlerinden emeklilik ve yardımlara kadar güçlü bir sosyal güvenlik sistemi var.
Yaşam kalitesi: Avrupa şehirleri genellikle iyi organize edilmiştir; gelişmiş altyapıya, iyi bir ulaşım ağına ve kaliteli eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim mevcuttur.
Çalışma koşulları: Avrupa’da iş-yaşam dengesi daha çok önemsenir. Çalışma saatleri ABD'ye göre daha kısa ve tatiller daha uzun olabilir.
Çevre standartları: Avrupa’da çevre korunmasına büyük önem verilir. Çevre temizliği, sürdürülebilir kalkınma ve yeşil teknolojiler aktif olarak uygulanmaktadır.
İş imkanları: Almanya, mühendisler, IT uzmanları, doktorlar ve diğer nitelikli meslekler için yüksek talep görüyor. Hollanda’da teknoloji, uluslararası ticaret ve iş dünyasında uzmanlara ihtiyaç var.
Eksileri:
Vergiler: Avrupa'da ABD'ye kıyasla daha yüksek vergiler var, ancak bu vergiler pek çok sosyal güvenceler içerir.
Dil engelleri: Almanya ve Hollanda’da birçok kişi İngilizce konuşsa da, yerel dili bilmek iş bulma ve topluma daha fazla entegre olma açısından önemli olabilir.
Bürokratik zorluklar: Avrupa'da vize, çalışma izni ve vatandaşlık süreçleri daha uzun ve karmaşık olabilir.
Amerika
Artıları:
Ekonomik fırsatlar: ABD geniş bir iş yelpazesi sunuyor, özellikle teknoloji, finans, tıp ve bilim alanlarında. Bazı sektörlerde maaşlar Avrupa'ya göre daha yüksek olabilir.
Girişimcilik: ABD'de kendi işinizi kurmak daha kolaydır. Serbest piyasa ve daha az düzenleme, hızlı büyüme ve girişimlerin gelişimi için daha fazla fırsat yaratır.
Dil: İngilizce biliyorsanız, ABD’de entegrasyon ve iletişim daha kolay olacaktır.
Çeşitli kültürler: Amerika, dünyanın her köşesinden gelen birçok farklı kültürü barındıran bir yer olarak bilinir.
Eksileri:
Sağlık sistemi: ABD’de sağlık sistemi pahalıdır ve sigorta her zaman tüm ihtiyaçları karşılamaz. Bu en belirgin dezavantajlardan biridir.
Tatiller ve çalışma koşulları: ABD’de çalışma haftası daha uzun olabilir ve tatiller daha kısa olabilir. Çoğu şirkette tatil süresi sadece 10-14 gündür.
Yaşam tarzı: ABD’de hızlı ve rekabetçi ortam, özellikle büyük şehirlerde, stresli olabilir.
İş Bulma:
Avrupa: Almanya ve Hollanda, mühendislik, IT, tıp ve bilim gibi alanlarda nitelikli uzmanlar için birçok fırsat sunuyor. Ancak, katı vize ve bürokratik süreçler nedeniyle işe alım süreci daha uzun sürebilir.
Amerika: ABD’de büyük şehirlerde birçok iş imkanı mevcut. Ancak iş piyasası rekabetçidir ve pozisyonunuzu sağlamlaştırmak için daha fazla çaba gerekebilir. Güçlü bir CV'ye ve profesyonel becerilere sahip olmak önemlidir.
Savacı, 26 Şubat 2024'te ikamet ettiği New Jersey'de 60 yaşında kalp krizi sonucu öldü. 2 Mart 2024'te New Jersey de defnedildi.
kaynak
Tolga Savacı - Vikipedi
Tolga Savacı - Vikipedi
magazin on Instagram
magazin on Instagram
@pelinoaydin Çok teşekkürler. Detayları yazarım sonra.
Öncelikle hepinize merhabalar.Uzun süre pek aranızda yoktum.Yurt dışını kafama tamamen kazıdım ve bu doğrultuda elimden geleni yaptım.Fakat kaderden öte köy yok maalesef covid sebebli olmadı işlerim.Şuan işi bıraktım tazminat alma şansım da varken hem onu kullanıp hem de tamamen gitmeye odaklanmak istedim.
2 seçenek arasın da kaldım şuan;
1-Canada; İlac college aracılığla canada(bu college olarak çok mantıklı fakat dil sınavını geçemedim.Ve dil kursuna kayıt yapıp daha sonra kidönemler de veya süreçte college kısmına geçe bileceğimi söylediler,
2-Abd burada hemen dil okulu.
Şimdi; doviz durumu malum.Aklımda Canada göçmenlik için daha iyi.College geçince çalışma ve sonrasında vatandaşlık daha basit. fakat daha pahalı, bir de şuan yazımı yazmadan 5 dk önce GC çekilişine yine başvurdum.Diyorum ki 6 aylık dil okulu ile abd ye gidip o süreçte gc çekilişi de görüp olmazsa canada ya college için gideyim.Çünkü maddi açıdan çalışmadan, para akışı olmadan kalacağım zaman çok önemli.Sizlerin yaşayanınız veya fikri olanlanrınız; bir kelam yazarsa çok makbule geçer.Uzun oldu kusura bakmayın, sağlıcakla kalın 
@Nothing-Man selamlar.
Kişisel tecrübemi paylaşayım. Ilac dan online derslere giriyorum. Günde üç saat haftada beş gün.
Ben 17 ağustos da başladım ve 21 mayısa kadar sürecek. Ağustosta 20000₺ ödedim. Bence pahalı değil. Hatta Cambly den bile ucuz bence.
Benim programım pathway yani sizin bahsettiğiniz kurs bitimi college ya da university için dil sınavına girmeden geçiş programı. Başlangıç seviyem lvl6 çıktı ve genel İngilizce ile başladım. Şimdi pathway 1 kurundayım.
Kurs nasıl:
Bence paranın hakkını veriyor. Tabiki kişisel çalışmaya da bağlı gelişim süreci ama kendimden örnek vereyim, zayıf bir İngilizce seyiyesinde başladım ama dün yapay zeka ile ilgili PowerPoint presentation yaptım. Düşün yani.
İngilizce öğrenmeye başladığımı pathway programı ile anladım. Adamlar çok zorluyor. Sürekli essay yazmak, sınıfta her gün reading ve listening testleri yapmak, her hafta presentation yapmak çok zorlayıcı. İki haftada bir IELTS sınavı uygulamak da ayrıca deneyim kazandırıyor. Ama işte bu şekilde öğreniyorsun. Bence diğer kurslar zaman ve para kaybı. Hele Cambly gibi uygulamalarla bu iş olmaz bence. Gerçekten adam gibi eğitimin içine girmek gerekiyor diye düşünüyorum.
Tabiki ne planladığın da önemli. Şimdi Amerika da taksi şöförü olmayı planlıyorsan bu program gereksiz sana Cambly yeter ama kalifiye bir mesleğim olsun istiyorsan ve bunun için de orada bir okul bitirmek istiyorsan ancak bu tarz bir kurs ile yapabilirsin.
@mehmet-JS, içinde söyledi: canada/abd dil okulu fikir/düşünceleriniz???
@Nothing-Man selamlar.
Kişisel tecrübemi paylaşayım. Ilac dan online derslere giriyorum. Günde üç saat haftada beş gün.
Ben 17 ağustos da başladım ve 21 mayısa kadar sürecek. Ağustosta 20000₺ ödedim. Bence pahalı değil. Hatta Cambly den bile ucuz bence.
Benim programım pathway yani sizin bahsettiğiniz kurs bitimi college ya da university için dil sınavına girmeden geçiş programı. Başlangıç seviyem lvl6 çıktı ve genel İngilizce ile başladım. Şimdi pathway 1 kurundayım.
Kurs nasıl:
Bence paranın hakkını veriyor. Tabiki kişisel çalışmaya da bağlı gelişim süreci ama kendimden örnek vereyim, zayıf bir İngilizce seyiyesinde başladım ama dün yapay zeka ile ilgili PowerPoint presentation yaptım. Düşün yani.
İngilizce öğrenmeye başladığımı pathway programı ile anladım. Adamlar çok zorluyor. Sürekli essay yazmak, sınıfta her gün reading ve listening testleri yapmak, her hafta presentation yapmak çok zorlayıcı. İki haftada bir IELTS sınavı uygulamak da ayrıca deneyim kazandırıyor. Ama işte bu şekilde öğreniyorsun. Bence diğer kurslar zaman ve para kaybı. Hele Cambly gibi uygulamalarla bu iş olmaz bence. Gerçekten adam gibi eğitimin içine girmek gerekiyor diye düşünüyorum.
Tabiki ne planladığın da önemli. Şimdi Amerika da taksi şöförü olmayı planlıyorsan bu program gereksiz sana Cambly yeter ama kalifiye bir mesleğim olsun istiyorsan ve bunun için de orada bir okul bitirmek istiyorsan ancak bu tarz bir kurs ile yapabilirsin.
20000 ne ödedin görünmüyor TL herhalde?
@ibrahimasar, içinde söyledi: canada/abd dil okulu fikir/düşünceleriniz???
@mehmet-JS, içinde söyledi: canada/abd dil okulu fikir/düşünceleriniz???
@Nothing-Man selamlar.
Kişisel tecrübemi paylaşayım. Ilac dan online derslere giriyorum. Günde üç saat haftada beş gün.
Ben 17 ağustos da başladım ve 21 mayısa kadar sürecek. Ağustosta 20000₺ ödedim. Bence pahalı değil. Hatta Cambly den bile ucuz bence.
Benim programım pathway yani sizin bahsettiğiniz kurs bitimi college ya da university için dil sınavına girmeden geçiş programı. Başlangıç seviyem lvl6 çıktı ve genel İngilizce ile başladım. Şimdi pathway 1 kurundayım.
Kurs nasıl:
Bence paranın hakkını veriyor. Tabiki kişisel çalışmaya da bağlı gelişim süreci ama kendimden örnek vereyim, zayıf bir İngilizce seyiyesinde başladım ama dün yapay zeka ile ilgili PowerPoint presentation yaptım. Düşün yani.
İngilizce öğrenmeye başladığımı pathway programı ile anladım. Adamlar çok zorluyor. Sürekli essay yazmak, sınıfta her gün reading ve listening testleri yapmak, her hafta presentation yapmak çok zorlayıcı. İki haftada bir IELTS sınavı uygulamak da ayrıca deneyim kazandırıyor. Ama işte bu şekilde öğreniyorsun. Bence diğer kurslar zaman ve para kaybı. Hele Cambly gibi uygulamalarla bu iş olmaz bence. Gerçekten adam gibi eğitimin içine girmek gerekiyor diye düşünüyorum.
Tabiki ne planladığın da önemli. Şimdi Amerika da taksi şöförü olmayı planlıyorsan bu program gereksiz sana Cambly yeter ama kalifiye bir mesleğim olsun istiyorsan ve bunun için de orada bir okul bitirmek istiyorsan ancak bu tarz bir kurs ile yapabilirsin.20000 ne ödedin görünmüyor TL herhalde?
Kanada dolarının TL karşılığı. Sonuna simgesel TL koymuştum ama görünmüyor olabilir.
@mehmet-JS, içinde söyledi: canada/abd dil okulu fikir/düşünceleriniz???
@Nothing-Man selamlar.
Kişisel tecrübemi paylaşayım. Ilac dan online derslere giriyorum. Günde üç saat haftada beş gün.
Ben 17 ağustos da başladım ve 21 mayısa kadar sürecek. Ağustosta 20000₺ ödedim. Bence pahalı değil. Hatta Cambly den bile ucuz bence.
Benim programım pathway yani sizin bahsettiğiniz kurs bitimi college ya da university için dil sınavına girmeden geçiş programı. Başlangıç seviyem lvl6 çıktı ve genel İngilizce ile başladım. Şimdi pathway 1 kurundayım.
Kurs nasıl:
Bence paranın hakkını veriyor. Tabiki kişisel çalışmaya da bağlı gelişim süreci ama kendimden örnek vereyim, zayıf bir İngilizce seyiyesinde başladım ama dün yapay zeka ile ilgili PowerPoint presentation yaptım. Düşün yani.
İngilizce öğrenmeye başladığımı pathway programı ile anladım. Adamlar çok zorluyor. Sürekli essay yazmak, sınıfta her gün reading ve listening testleri yapmak, her hafta presentation yapmak çok zorlayıcı. İki haftada bir IELTS sınavı uygulamak da ayrıca deneyim kazandırıyor. Ama işte bu şekilde öğreniyorsun. Bence diğer kurslar zaman ve para kaybı. Hele Cambly gibi uygulamalarla bu iş olmaz bence. Gerçekten adam gibi eğitimin içine girmek gerekiyor diye düşünüyorum.
Tabiki ne planladığın da önemli. Şimdi Amerika da taksi şöförü olmayı planlıyorsan bu program gereksiz sana Cambly yeter ama kalifiye bir mesleğim olsun istiyorsan ve bunun için de orada bir okul bitirmek istiyorsan ancak bu tarz bir kurs ile yapabilirsin.
Selamlar
Merak ediyorum sanayide iş başvurusu için hangi düzeyde ingilizce isteniyor bu sertifikamı yoksa firmalar kendisi sınava sokuyor mu?
Teşekkürler
@halilk2020 her firmanın işe alım şekli farklı olabilir. Benim bu dil sertifika college ya da üniversiteye giriş kolaylığı için kullanılan sertifika.
Ayrıca işe girmek için work permit almış olmanız gerekli. Sizi hire edecek kişi bunu soracaktır mutlaka.
Şuan Türkiye'yseniz ve Türkiye den işe başvuracaksanız size dönüş yapmaları Michael Jackson' ın U.S başkanı olma şansıyla aynı.
@mehmet-JS, içinde söyledi: canada/abd dil okulu fikir/düşünceleriniz???
@halilk2020 her firmanın işe alım şekli farklı olabilir. Benim bu dil sertifika college ya da üniversiteye giriş kolaylığı için kullanılan sertifika.
Ayrıca işe girmek için work permit almış olmanız gerekli. Sizi hire edecek kişi bunu soracaktır mutlaka.
Şuan Türkiye'yseniz ve Türkiye den işe başvuracaksanız size dönüş yapmaları Michael Jackson' ın U.S başkanı olma şansıyla aynı.
Benim ilerdeki planım GC çıkarsa Amerikada geçici işlerde çalışıp ve aynı zamanda ingilizceyi ilerletip uzman olduğum işde iş aramak kismet olursa
@mehmet-JS Merhaba mehmet nasılsın.Dediğin öneri bana da sunuldu.Fakat ben burada kalmak istemiyorum.Artık bir yola girmek ve ilerlemek istiyorum.Şimdi burada pek öneri gelmemiş maalesef ama Canada/ABD' de olan kişiler ile görüştüm.Mantıklı olan dil okulu kısmında ABD olduğu konusunda şuan fikrim oluştu.Hem bu süreçte GC da açıklanacak.Daha sonrasında oldu/olmadı duruma göre college olarak Canada tarafına geçmek mantıklı gibi.Evrak işleri için irtibata geçtim umarım vize alma vs konularda bir problem olmaz.Teşekkürler yorumun için.
@halilk2020 İnşallah olur,
Amerikada ingilizce kursuna ücretsiz katılma imkanları var. Turist vizesi ile gidildiğinde bazı kiliseler ve kütüphaneler ücretsiz kurs düzenliyorlar. Zaten gündelik hayatin kendisi de doğal bir kurs ortamı sunuyor. Günlük 24 saat ingilizceye maruz kalıyorsunuz. Ve sadece konaklama ve yeme içme masrafı oluyor. 6 ayda çok güzel bir seviyeye gelirsiniz. Hatta belki vizeyi 6 ay daha uzatır 1 yıl doğal ortamında ingilizceyi harika bir düzeye getirirsiniz. Ayrıca turist vizesiyle uygun fiyata kurslarda var Amerikada. Bence online olayı veya Turkiyede kurs olayı ile zaman kaybetmemek lazım. Tabi bunlarında faydası var ama sabun köpüğü misali bir şey. Yani geçici. Amerikada 24 saat ingilizceye maruz kalmak ile Turkiyede günde 2-3 saat yarim yamalak maruz kalmak arasında öğrenme acısından ne kadar fark olacağını düşünsenize. Bu yuzden ingilizce isini kafaya koyduysaniz ve vize+konaklama masrafini karsilayabiliyorsaniz vakit kaybeymeden gidin derim. Hem o 6 ay icerisinde belki evlenir, belki bir sponsor bulur green card o şekilde alırsınız. Yani sürpriz gelişmeleri de tetiklemiş olursunuz. Yinede işinize karışmak gibi olmasın. Benim ki sadece kişisel düşüncem. Ama Turkiyede online veya kursa giderek öğrenme girişimlerini de gereksiz görmüyorum. Yanlış anlaşılmasın. Bu gayretlerde çok önemli ve en azindan bir temel ve aşinalık sağlıyorlar. Benim söylemek istediğim köklü bir çözüm arıyorsanız en ucuz ve en makul yöntem gidip ortamında ingilizceye maruz kalmaktır.
Merhabalar, ben de sayın @mehmet-JS gibi ILAC dil okulunun pathway programına katıldım. 10 haftalık bir program için haftalık 100 Kanada Doları olmak üzere toplamda 1000 Kanada Doları (o dönemki kur ile 5.000 TL) ödedim. Malum salgın nedeniyle eğitim online olarak verildiği için oldukça uygun bir fiyata bu programı aldım diyebilirim. Aksi halde çok daha ciddi meblağları vermek durumunda kalacaktım ve dil eğitimi sırasında çalışma Kanada'da çalışma izni verilmediği için de dil okulu masrafına ek olarak kira, mutfak, ulaşım vb giderler de eklenecekti. Yani eğer siz de Kanada'da dil okulu ve sonrasında bir college programına katılmayı planlıyorsanız en azından dil okulu için salgının bitmesini beklemek yerine bu online fırsatı değerlendirmenizi tavsiye ederim. Elbette bir dili öğrenmenin en sağlam yolu o dilin konuşulduğu ülkede yaşamaktır ama özellikle ekonomik açıdan avantajlarını düşünecek olursak Online ILAC kursunu şiddetle tavsiye ediyorum.
Özellikle ILAC diye belirtmemin sebebi ise pathway sertifikasının pek çok college da geçerli olmasıdır. Patwhay programına ne zaman katılacağınızı ise mevcut dil seviyeniz belirliyor. Eğer yapılan seviye sınavı sonrasında belirli bir düzeyin altındaysanız (emin olmamakla birlikte ''advanced'' diye hatırlıyorum) önce genel ingilizce kursu alıyorsunuz daha sonra pathway'e geçiş yapıyorsunuz. İki haftada bir yapılan TOEFL testleri ile de puanınız belirleniyor. Neden direkt TOEFL veya IELTS e girmek varken bununla uğraşayım derseniz de zamanında TOEFL a girmiş birisi olarak çok net söyleyebilirimki patwhay programı çok çok çok daha basit. Zaten bu yüzden de alacağınız sertifika sınırlı sayıda üniversite tarafından kabul görüyor. Ama ILAC ın sertifikasını hemen hemen bütün college lar kabul ediyor.
Benim kabul aldığım college 3 Mayıs tarihinde başlıyor. Aralık ayında da vize başvurusu yapacağım. İki senelik eğitimden sonra da 3 senelik çalışma izni sağlıyor collegelar. Tabii bunun için gideceğiniz okul devlet college ı olmalı ve 3 yıllık çalışma izni için en az 2 senelik eğitim almalısınız. (Bazı özel collegelar da bir yıl gibi bir çalışma izni sağlayabiliyor ama garanti vermiyorlar bu konuda) Ben 2 yıl eğitim + 3 yıl iş tecrübesi ile kalıcı oturum iznine başvurmayı planlıyorum. Tabii burada başta yaş olmak üzere pek çok kriter gözetiliyor. Alacağınız puan ile bir havuza yerleştiriliyorsunuz ve en yüksek puan alan kişiden başlayarak değerlendirmeye alıyorlar. Green Card sisteminin çekilişten ziyade kalifikasyon odaklı olanı diyebiliriz bu göçmenlik sistemi için. Merak edenler internet üzerinden ''Express Entry'' diye aratabilirler. Tabii bu sisteme illa ki Kanada'dan başvurmak zorunda değilsiniz. Türkiye veya başka bir ülkede yaşıyor olsanız da başvuru yapmanız mümkün. Ben kendi adıma Kanada'da eğitim ve iş tecrübesi gibi iki önemli kritere puan toplamak adına yukarıda bahsettiğim 5 yıllık programı uygulamayı düşünüyorum tabii vizeye takılmazsak.
@Ali-Dmr umarım sorunsuz vizeyi alırsın. College in DLI listesinde değil mi hatta bazı college ler in sadece belirli programları dahil oluyor. Dikkat etmek lazım sonunda şok olmamak için.
@Nothing-Man umarım planlanladıklarını gerçekleştirirsin. Eğer Canada planların dahilindeyse başlangıçta college yi orada okumak daha mantıklı. Immigration için malum express entry sistemine girmek gerekiyor. Canada da college okumanın önemli puan getirisi var çünkü.
@mehmet-JS Hocam normalde okul Ocak ayında başlayacaktı fakat ben college'ı online olarak okumak istemediğim için bir sonraki başlangıç tarihi olan Mayıs ayına kaydırdım programı. O zamana kadar ikinci dalganın da hafifleyeceğini, bu DLI muhabbetinin netleşeceğini düşündüm.
İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim, bir yandan bu yolu deniyor bir yandan da GC çekilişine katılıyorum. Yaş 30 a gelmeden bir şeylere başlamak istiyorum. Umarım siz de sıkıntısız bir şekilde gidersiniz Kanada'ya.
@Ali-Dmr, içinde söyledi: canada/abd dil okulu fikir/düşünceleriniz???
Merhabalar, ben de sayın @mehmet-JS gibi ILAC dil okulunun pathway programına katıldım. 10 haftalık bir program için haftalık 100 Kanada Doları olmak üzere toplamda 1000 Kanada Doları (o dönemki kur ile 5.000 TL) ödedim. Malum salgın nedeniyle eğitim online olarak verildiği için oldukça uygun bir fiyata bu programı aldım diyebilirim. Aksi halde çok daha ciddi meblağları vermek durumunda kalacaktım ve dil eğitimi sırasında çalışma Kanada'da çalışma izni verilmediği için de dil okulu masrafına ek olarak kira, mutfak, ulaşım vb giderler de eklenecekti. Yani eğer siz de Kanada'da dil okulu ve sonrasında bir college programına katılmayı planlıyorsanız en azından dil okulu için salgının bitmesini beklemek yerine bu online fırsatı değerlendirmenizi tavsiye ederim. Elbette bir dili öğrenmenin en sağlam yolu o dilin konuşulduğu ülkede yaşamaktır ama özellikle ekonomik açıdan avantajlarını düşünecek olursak Online ILAC kursunu şiddetle tavsiye ediyorum.
Özellikle ILAC diye belirtmemin sebebi ise pathway sertifikasının pek çok college da geçerli olmasıdır. Patwhay programına ne zaman katılacağınızı ise mevcut dil seviyeniz belirliyor. Eğer yapılan seviye sınavı sonrasında belirli bir düzeyin altındaysanız (emin olmamakla birlikte ''advanced'' diye hatırlıyorum) önce genel ingilizce kursu alıyorsunuz daha sonra pathway'e geçiş yapıyorsunuz. İki haftada bir yapılan TOEFL testleri ile de puanınız belirleniyor. Neden direkt TOEFL veya IELTS e girmek varken bununla uğraşayım derseniz de zamanında TOEFL a girmiş birisi olarak çok net söyleyebilirimki patwhay programı çok çok çok daha basit. Zaten bu yüzden de alacağınız sertifika sınırlı sayıda üniversite tarafından kabul görüyor. Ama ILAC ın sertifikasını hemen hemen bütün college lar kabul ediyor.
Benim kabul aldığım college 3 Mayıs tarihinde başlıyor. Aralık ayında da vize başvurusu yapacağım. İki senelik eğitimden sonra da 3 senelik çalışma izni sağlıyor collegelar. Tabii bunun için gideceğiniz okul devlet college ı olmalı ve 3 yıllık çalışma izni için en az 2 senelik eğitim almalısınız. (Bazı özel collegelar da bir yıl gibi bir çalışma izni sağlayabiliyor ama garanti vermiyorlar bu konuda) Ben 2 yıl eğitim + 3 yıl iş tecrübesi ile kalıcı oturum iznine başvurmayı planlıyorum. Tabii burada başta yaş olmak üzere pek çok kriter gözetiliyor. Alacağınız puan ile bir havuza yerleştiriliyorsunuz ve en yüksek puan alan kişiden başlayarak değerlendirmeye alıyorlar. Green Card sisteminin çekilişten ziyade kalifikasyon odaklı olanı diyebiliriz bu göçmenlik sistemi için. Merak edenler internet üzerinden ''Express Entry'' diye aratabilirler. Tabii bu sisteme illa ki Kanada'dan başvurmak zorunda değilsiniz. Türkiye veya başka bir ülkede yaşıyor olsanız da başvuru yapmanız mümkün. Ben kendi adıma Kanada'da eğitim ve iş tecrübesi gibi iki önemli kritere puan toplamak adına yukarıda bahsettiğim 5 yıllık programı uygulamayı düşünüyorum tabii vizeye takılmazsak.
Mayısta başlamasını planladığınız devlet kolei hangisi. Hangi bölüm okuyacaksınız ve maliyeti nedir kısaca bilgi verirmisin.
@ibrahimasar Lambton College. Okuyacağım program ise business management. Devlet collegeları ortalama yıllık 15.000 Kanada doları istiyor. Benim gideceğim bu college görece biraz daha ekonomik, bu nedenle çok tercih edilen okullardan. 2 yıl için ödeyeceğim toplam ücret 26.000 dolar civarı. Benim okuduğum bu bölüm ''postgraduate'' yani lisansüstü eğitim olarak geçiyor (bizdeki yüksek lisans gibi değil. o üniversitelerde oluyor). Böyle olmasının önemli bir avantajı da son dönem full staj yapılıyor. Bu da normalde öğrenciyken sahip olduğunuz haftalık 20 saat ile sınırlandırılan çalışma izninin full time olması demek. Araştırma yaparken gideceğiniz kolejlerin ve programların kapsamına çok iyi bakmak gerekiyor.
Bir diğer konu da evli olan çiftlerden öğrenci olanı aynı şekilde haftalık 20 saat çalışma iznine sahipken diğer eş full time çalışma iznine sahip olabiliyor. Bu da mali açıdan önemli bir avantaj sağlıyor bence.
daha yeni şöyle bir email geldi
ILAC College Diploma HEM ÇALIŞ HEM OKU Programları 92 Hafta 15.000 CAD yerine 6.000 CAD !
ILAC Kiss Program dahilinde ILAC College eğitiminize de hiç zaman kaybetmeden %40 indirimle evinizden başlayabilirsiniz.
Sertifika program eğitiminize burada başlayabilir devamında ekstra bir ücret ödemeden Kanada'ya transfer olabilirsiniz.
Şimdi ILAC College'de 92 hafta İşletme, Pazarlama, Turizm Otelcilik ve IT programları 6000 CAD'dir.
Katılabileceğiniz programlar;
Sales & Marketing Diploma Programı / 92 hafta ( 52 hafta eğitim + 40 hafta full time çalışma)
Business Administration Diploma Programı / 92 hafta ( 52 hafta eğitim + 40 hafta full time çalışma)
Health Care Administration Diploma Programı / 92 hafta ( 52 hafta eğitim + 40 hafta full time çalışma)
Communication & Service Essentials Diploma Programı / 60 hafta ( 30 hafta eğitim + 30 hafta full time çalışma)
Service Excellence for Business Diploma Programı / 48 hafta ( 24 hafta eğitim + 24 hafta full time çalışma)
@halilk2020 Amerika'da, İngilizce yeterliliğinin belgelenmesi için sertifika ve / veya sınav sonucu talep edilmesi, yalnızca okul başvurularında karşılaşılan bir durum.
İş görüşmesi için, Fortune 500 listesinde ilk 200'e giren teknoloji şirketine de, dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketine de, Amerika'nın ikinci büyük eczaneler zincirine de, plastik parça imalatı yapan KOBİ'ye de, gıda imalatı yapan yabancı patrona ait KOBİ'ye de, internet tarihinin, pazara en hızlı giriş yapan ürününü sunan, scale-up aşamasındaki teknoloji girişimine de, sivil toplum örgütüne de, sanat kumpanyasına da, üniversiteye de, asker alma bürosuna da gittim. Onlarca mülakata girip çıktım. İngilizce sertifikası ya da İngilizce sınav sonucu soran, kendisi İngilizce sınavı yapan işverenle hiç karşılaşmadım.
CV'sinde gördüklerini beğenirlerse, adayı mülakata çağırıyorlar. Amerikalı'ya ne soruyorlarsa, yabancıya da aynısını soruyorlar. Adayın verdiği cevapları beğenirlerse, (belki ilk mülakattan, belki birkaç mülakat turundan sonra) onu işe alıyorlar. Beğenmezlerse, almıyorlar.
Adayın verdiği cevapların değerlendirilmesinde, adayın kendisine sorulan soruyu anlaması, mülakatçının da adayın verdiği cevabı anlaması, yazılı olmayan bir ön şart olduğu ve karşılıklı anlaşılıp anlaşılamadığı ilk 30 saniye içinde zahmetsizce anlaşılabilen bir şey olduğu için, hiçbir Amerikalı işveren, kendi memleketinde işe eleman alırken, sertifikayla, sınavla uğraşmıyor (Belki, örneğin, Almanya'da çalıştırmak için eleman alıyorsa, Almanca testi yapıyor / istiyor olabilir).
Siz sanayi özelinde sormuşsunuz. Müsaade ederseniz, ben konuyu tüm teknik alanlara genişleterek cevap vermek isterim: İfası için, teknik bilgi, birikim, beceri gereken tüm mesleklerde, İngilizce yeterliliği (ya da yetersizliği) daha az sorun oluyor (Lakin, tekraren, bunun somut bir limiti / derecesi yok).
Örneğin, bir şirketin hukuk müşaviri olacaksanız, son derece ağır bir dille yazılmış kanun, yönetmelik, tüzük ve içtihatları okumak, bu konularda gelecek soruları anlamak, cevaplamak, iş çözümsüzlükle sonuçlanırsa, derdinizi, kendi memleketinin eliti olan hakimlere anlatmak zorundasınız. Hafif bir İngilizce'yle altından kalkmak mümkün değil.
Ama örneğin, konusuna hakim, alanında yetkin bir tasarım mühendisiyseniz, "Orası öyle olmaz. Böyle olmalı" deyip, ekranda çizdiğiniz şeyi parmakla göstermeniz, çoğu kez yeterli olacaktır. Çalışmaya başladıktan sonra, İngilizce'niz zaten gelişecek, işinizi iyi yaptığınız sürece, çevrenizdeki insanlar, İngilizce'niz gelişene kadar geçecek süreyi ve o zamana kadar yapacağınız ufak tefek hataları görmezden gelecektir.
Üç tane örnek vermek isterim:
Yukarıda bahsettiğim, internet tarihinin, pazara en hızlı giriş yapan ürününü sunan, scale-up aşamasındaki teknoloji girişiminde çalışırken, bir gün, işe, söylediklerinin ancak %25'i anlaşılabilen Çinli bir elektronik mühendisi başladı. İngilizce'si berbattı ama, belli ki mülakatta, kendisinin, kendisinden beklenenleri yapabileceğine dair güven verebilecek performansı gösterebilmiş. Nitekim kadın, şirketin uzun zamandır çözüm üretilemeyen en büyük problemini, işe başladığı gün çözdü. O gün itibariyle, o kadını, kendisi istemediği sürece, hele ki İngilizce'si yüzünden, şirketten atabilecek bir güç kalmadı 
İstanbul Üniversitesi Makine Mühendisliği'ni bitirmiş bir arkadaşım, mezuniyetinden sonra, Türkiye'de 1 yıl Tasarım Mühendisi olarak çalıştı. Sonra sıfır İngilizce'yle New York'a gitti. Dil okuluna başladı. 1 yılı aşkın süre devam etti. Dil okulunda okuduğu süre boyunca, önce pompacılık (o zaman öyle bir meslek vardı; Amerika'da artık yok), sonra taksi şoförlüğü, sonra limuzin şoförlüğü yaptı. Dilini kabul edilebilir seviyeye getirdikten sonra (ki, o seviye, söylemeye çalıştığım gibi, teknik alanlarda nispeten daha düşük; üstelik durum, hem okulda, hem işte böyle), City University of New York'ta Makine Mühendisliği yüksek lisansı yaptı. Okul bitince, Türkiye'de olduğu gibi, Tasarım Mühendisi olarak iş buldu. Zaman içinde, Mühendislik Müdürü oldu. Şu an ise, Genel Müdür. Doğru yaptıkları: 1. Tüm dünyada geçerli, tüm dünyada aşağı yukarı aynı şekilde yapılan bir mesleğin eğitimini almış olmak. 2. O meslekte iş tecrübesi edinmiş olmak. 3. Bir süre düşük yaşam standartlarında yaşamak zorunda kalsa da, dilini geliştirmeye yeterince zaman ayırmış olmak. 4. Amerika'da, Türkiye'de eğitimini aldığı, tecrübe kazandığı alanda, eğitimini ileriye götürecek (aynı zamanda, Türkiye'de aldığı eğitimi meşrulaştıracak) okulu, bölümü ve öğretim seviyesini seçmiş olmak ( Başkası olsa, bu teknik eğitimin üzerine, sırf öylesi daha kolay diye, Radyo - Televizyon falan okur, memlekete dönüp, yalaka medyada, gazı bol, içeriği bomboş, "Gençler, temel bilimler okuyun, mühendislik okuyun; memleketi kalkındırın" programları yapardı
). 5. Eğitimini aldığı, tecrübe kazandığı meslekte iş aramak. Şansı: Bulmak 
(Burssuz) Bilkent Üniversitesi İşletme Yönetimi lisans programını bitirmiş bir arkadaşım, Türkiye'de faaliyetleri olan global bir Amerikan şirketinin İstanbul ofisinde, denetçi (en geniş bakış açısıyla, "muhasebeci" diyebiliriz) olarak işe başladı (Sanayi işi olmasa da, tüm dünyada geçerli, tüm dünyada aşağı yukarı aynı şekilde yapılan, kuralları belli, teknik bir alan). Özel sektör için oldukça düşük bir maaşa, 4 sene, gece - gündüz çalıştı. Şirketin avantajları, 1. İşe başlamadan önce, 3 haftalık bir işe hazırlık eğitimi vermesi, 2. Senede en az bir defa, 1-2 haftalık, iş başı, yenileme / güncelleme / tazeleme eğitimleri vermesi, 3. Her 3 kişilik çömez ekibinin başına, takıldıkları yerde soru sorabilecekleri, işi öğrenebilecekleri, hata yaptıklarında arkalarını toplayacak bir kıdemli denetçi koyması, 4. Mesaiye kaldıkları zaman, ekip üyelerinin tüm masraflarını (bulundukları yere göre, otel, yol, yemek, vs), hiçbir sınır koymak ve hiç vakit kaybetmeksizin karşılaması idi. 4. senesinin sonunda, arkadaş, New York'taki genel merkeze "Ben Niy Yoyk'ta çayışmak iştiyoyum. Geyebiyiy miyim amca?" diye mail attı. Amerika'da okul tecrübesi yok. Amerika'da iş tecrübesi yok. Green card'ı, çalışma izni; hiçbir şeyi yok. Amerika'ya turist olarak bile gitmemiş. Özel lise ve özel üniversite dışında, hiç İngilizce konuşmamış. "2 hafta içinde gel, başla" dediler. Gitti, başladı. Gittiğinde, gerekli sertifikasyona bile sahip değildi. CPA sınavına girdi. İlkinde beceremedi. İkincisinde aldı. (Geçici olarak) Türkiye'ye döndü. SMMM sınavına girdi. İlkinde beceremedi. İkincisinde aldı. (Kalıcı olarak) Amerika'ya döndü. Önce Denetçi'ydi. Sonra Kıdemli Denetçi oldu. Sonra Müdür oldu. Sonra Kıdemli Müdür oldu. Şu an ise, Partner. Daha üstü yok. Bonuslar hariç, yılda 500.000 Dolar kazanıyor. Doğru yaptıkları: 1. Tüm dünyada geçerli, tüm dünyada aşağı yukarı aynı şekilde yapılan bir mesleğin eğitimini almış olmak. 2. O meslekte iş tecrübesi edinmiş olmak. 3. İstediği şeyi erken yaşta tespit edip, tüm adımlarını kendisini ona ulaştıracak şekilde atmak. 4. İstediği şeyi talep edecek özgüvene ve medeni cesarete sahip olmak. 5. Amerika'da, Türkiye'de eğitimini aldığı, tecrübe kazandığı alanda, eğitimini ve tecrübesini ileriye götürecek (aynı zamanda, Türkiye'de aldığı eğitimi ve edindiği tecrübeyi meşrulaştıracak) sertifikasyonu almak için çaba göstermek. 6. İşler istediği gibi gitmediğinde moralini bozup, pes etmemek. Şansı: Kendisini, istediği yöne götüren yola sokacak, önünü açacak, "Yürü ya kulum" diyecek o ilk işi, olabilecek en iyi yerde bulabilmiş olmak 
Kanada hakkında bilgi sahibi değilim. Sorunuzun kapsamına Amerika dahil değilse, vaktinizi harcadığım için özür dilerim 
@kingocali Bir an ne bu diye şaşırmadım değil
Teşekkürler bilgiler için.Dv 2021 talihlisi siniz gördüğüm kadarıyla, umarım süreç sizin için güzel geçer.Bende son paragrafta olduğu gibi muhasebeciyim.Başka bir ülkede yapmak ister miyim; bilmiyorum... Tabi arkadaşınızın şansı gibi bir deneyim yaşamış olsam loto kazanmış gibi sevinirim o ayrı 
Ben bir dil okulu ile anlaştım, evrak işleri başladı.
İlk hedef ABD, fakat bunun bile gerçekleşmesi için her şeyin yanında 'hadi yürü ya kulum' a ihtiyacım var.Umarım isteyen inanan kim varsa hayallerine kavuşur..
@Nothing-Man @halilk2020 arkadaşımız, sanayide iş bulmak için nasıl bir İngilizce seviyesi gerektiğini ve bunu nasıl belgelemesinin bekleneceğini sormuş. Ona cevaben yazdım.
Gerek https://yesilkartforum.com/forum/topic/3765/sat-komandosu-eğitimi-almış-birisi-gc-a-başvurabilir-mi?=1605218625607 , gerek https://yesilkartforum.com/forum/topic/2165/amerika-ya-büyük-umutlarla-gelip-mutlu-olamamak/177?=1605218625611 başlıkları altında, "Aman, ben ettim; siz etmeyin. Eğitimini aldığınız, tecrübesini kazandığınız bir mesleğiniz varsa, gittiğiniz yerde ondan vazgeçmeyin. Amerika'da başarılı olduğunu gördüğüm kim varsa, mesleğinde ısrar edip, onu ileriye götürmeye çalışanlardandı. Uber'cilikle, Amazon Flex'çilikle bir yere varılmaz. Kendinize yazık etmeyin" temalı fikirler beyan ediyorum. Allah da, karşıma hep, gül gibi, üstelik Amerika'da da yapabileceği mesleği olup (SAT komandosu, polis, doktor, muhasebeci), yapmak istemeyenleri çıkarıyor
Tabii ki seçim sizin ama, ben Amerika'da bir mesleğim olmamasından çok çektim. Bir mesleği olup, Amerika'da onu yapanların da ne kadar başarılı olduklarını gördüm. Sizler her "Yapmayacağım" dediğinizde, ben bir adım daha yaklaşıyorum kalp krizine 
Dosya numaram 38 binlerde olduğu için, green card'dan pek ümitli değilim. Bu sene çekilişe tekrar başvurdum. 2001'de, ben de Amerika'ya önce dil okulu için gitmiş, sonra yüksek lisans, sonra üniversitede asistanlık, sonra staj yapmış, ama günün sonunda bir mesleğim olmadığı için, bana H1 getirecek bir iş bulamayarak, memlekete dönmek zorunda kalmıştım. Zaten ondan sonra da işimiz green card çekilişlerine kaldı. 13. denememde, 38.000. sıradan kazandım. Pandemi, Trump Başgan, terör alarmı derken, buraya kadar olan hikayem, çekilişe 14. defa başvurmamla sonuçlandı. Zaten o yüzden yırtıyorum kendimi, "Bir mesleğiniz varsa, onun üzerine gidin. İşiniz 6.750.000 kişinin başvurup, 132.000 kişinin seçilip, 55.000 kişinin vize alabildiği bir çekilişe kalmasın" diye 
Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum