Öncelikle ben yurtdışında yaşamadım bunu baştan belirteyim o yüzden tavsiyemi dikkate almazsanız saygı duyarım. Hayatın zamanla ne getirip götüreceği belli olmaz tabi ama yazdıklarınızdan şu şekilde bir çıkarım yaptım, yurtdışında çalışabilecek kalifiyeniz ve tecrübeniz var bu sizi her daim bir adım önde olmanızı sağlayacaktır. İşler ters gidecekse ABD'de ters gider dünyanın öbür ucunda da aile babası olduğunuz için ağır bir sorumluluk taşıdığınızı anlayabiliyorum. İçinizi lütfen ferah tutun ailenizle birlikte olduğunuz sürece hayat bir şekilde yolunda gider. Bir yol sonra konuyu hortlattığımın farkındayım umarım çok mutlu olmuşsunuzdur.
-
-
İşten eve sabahleyin değilde, akşam olduğunda gelmeyi hayal ediyorum. Olur da bir gün temelli gidebilirsek, gece mesaisi olmayan, her geceyi evimde, çocuklarıma kitap okuyup, onları yatırdıktan sonra, kendi kitaplarımın arasında çayımı, kahvemi yudumlayıp, kısa bir makale okuyup, okuduğumu düşünüp hazmetmeye çalışırken uyuya kalmayı hayal ediyorum.
Hayatında resmi yazı dışında bir şey okumayan (bu resmi yazılarda basma kalıp cümlelerden ibarettir, çoğunlukla bir şey öğrenmeniz mümkün değildir.) kitap sayfası açmayan, iş konuşmaya gelince (konu farketmeksizin - her konuda) görüş beyan eden insanlardan bıktım.
İş yerinde amirliği, müdürlüğü elinden alınsa, geride kocaman bir hiç kalacak insanların; alçak dağları kendileri yaratmış gibi bir kanıya sahip olmaları bıktırdı beni. Bu adamların/ kadınların kendi üstlerine şirin görünmek için taklacı güvercine dönüştüklerini, astlarına ise şahine, pantere, aslana, kaplana, malkoçoğluna dönüştüklerini görüyorum. Bu bıktırdı beni.
Yirmi yıl önce, sıradan/vasat bir düz liseden mezun oldum. Yirmi yıl sonra ÖSYM 'nin sitesine girip kendi mezuniyet bilgilerime baktığımda imam hatip lisesinden mezun olduğumu gördüm. Sonradan İmam Hatip lisesine dönüştürlen, mezun olduğum lisenin eski öğrencilerinin tamamını imam hatip lisesi mezunu yapmışlar. Bu iki yüzlü zihniyetten bıktım.
Çocuklarımın da bu saçmalıklara maruz kalmadığı, çalıştığımda karşılığını alacağıma inandığım, kendi işime gücüme baktığım bir Amerika hayal ediyorum.
İyi geceler, iyi günler. Ümitleriniz gönlünüzce olsun.
-
Bugün ilginç bir çağrı aldım +1 27o-785-13oo,
Araştırdım, Kentucky çıktı
2019'den beri greencart lotosuna katılıyorum, böyle bir umudu olan biri için Kentucky güzel bir yer...Şöyle bir analiz yaptı chatgpt:
Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) ait bir telefon numarasıdır. 270 alan kodu Kentucky eyaletinin batı kesiminde kullanılır ve Bowling Green, Owensboro gibi şehirleri kapsar. Yani bu numara muhtemelen Owensboro bölgesinde kayıtlı bir sabit hatta aittir. Ancak yaptığımız araştırmada, bu numarayla ilişkili herhangi bir resmi kurum, büyük şirket veya tanınmış kuruluş bulunamamıştır.
Acaba kazanan biri istenen CV tarzı bilgiler için ismimi numaramı falan mı verdi ya da diye düşünmüyor değilim...
-
@Ekto-Oktan Cok hakli ve gecerli bir sebep umarim ABD vatandasligini alabilen Turkish/Amerikan'lardan olursunuz!
-
Hemen tıklayıp inceliyorum Serap Hanım. Hem tavsiyeniz hem de iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.
-
....yurt disina Calismaya veya temelli yerlesmeye gidenler icin ayaklari uzerlerinde duracak hale gelene kadar mutluluk cok azdir,,,, aile genc ise bir cok problem olur, cocuk yapmak cocuk buyutmek gibi,daha sonra borcsuz harcsiz bir eviniz olur ayaklarinizi yerden kesecek arabaniz olur iste o zaman mutluluk baslar. yurt disinin ayri bir mutlulugu,turkiyedeki gibi bir parti takip etmek veya taraftari olmak, olaylari izlemek, medyanin doldurusuna gelmemek durumlari olmayinca olur.
..hayat bir yarisdir ve her gunu degisik olabilir,insanlarin baslarina herseyler gelebilir,yani bir yerde mutlulugu tarif etmek cok zordur.kendimin hic bir SIKINTIM yok ama bir gun torunumun veya oglumun,kizimin hasta oldugunu isitince tum mutlulugum bir anda kaciverir.
..yaz aylarinda avrupadaki vatandaslarimiz turkiyeye gelirler hepsinin yuzlerinde mutluluk ifadeleri gozukur,iste 4 kisilik bir aileyele turkiyede bir ay nasil tatil yaptiklarini birde onlara sormak lazimdir.
-
....yukarda mysea arkadasimin yazdiklarina katiliyorum,evet o ulkede dogmadiktan sonra o toplumun paRCASI OLMak zordur,orda dogan gocmen coccuklari icinde zordur,cun ku gizli irkcilik vardir,bu dunyanin her ulkesinda aynidir,mesela turkiyeye gelmis suriyeliler hemen hemen 10 yil oldu toplumun bir parcasi olabiliyorlarmi,,,,diyelimki etrafta 5 amerikali ve iki gocmen var, adamlar gocmen olani ignor edip kendi aralarinda konusurlar ve gocmenin anlatacaklarina pek rahbet etmezler..bazi is yerlerinde gercek amerikali ve gocmen is icabi mecburen konusurlar........
..amerika cok kulturlu bir ulkedir,dunyanin her yerinden gelmis insanlar vardir,gocmen olanlar kendi gettolarini kurarlar,,,,baska bir sehirde yalniz basina yasiyan bir turk amerikaliyi evine yemege davet edemez amerikalida turku evine yemege davet etmez,gurbetciler icin o ulkede yapilacak en iyi sey salla basin i al maasini,tabiki iyibir meslek ve kultur varsa sahis yuksek mevkilere gelebilir ama mesai saati bittikten sonra gene yalnizdir,tabiki yazdiklarim kendi fikrimdir.
-
-
-
Birinin uyandırdığı iyi oldu buraları.. güzel anılar dinledim bir kaç bir şey öğrendim. Öğrenecek şey çok.
-
Sevgili dostlar nasılsınız - düşüncelerim değişmedi zorunlu hizmet süreme 5 yıl kaldı - o tarihe kadar işalllah ev ve birikimlerle beraber işalllah 150 000 doları geçeriz - bu para bana tek başıma yetecek kadar hem yatırımcı vizemi almaya hemde ilk 6 ay yetecek kadar onu biliyorum - kararımda kesinlikle kararlıyım - işallah o süre boyunca kendimi geliştirir ve kendimi bu anlamada sağlık yönünden bir sıkıntı yaşamam ...
Yaşım 46 olacak ama olsun kendimi iyi hissediyorum spor yapıyorum sağlık problemim yok şukur bakalım ve görelim o tarihe kadar gc başvurmaya devam .
işalllah isteğen emek veren istediği şeye kavuşur.
selamlar.
-
Merhaba. 2022 yılında Greencard çekilişini kazandım ve ailemle Amerika’ya giriş yaptım ancak 1 ay sonra Türkiye de deprem oldu ve evimin ve çevremin durumuyla ilgilenmek için ülkeye döndük sonra bir yıl dolmadan tekrar Amerika ya giriş yaptık 3 hafta kaldıktan sonra babamın hastalığı nedeniyle Türkiye’ye döndük ve dolayısıyla bu süreçte çocuk orada okula başladı ve Amerika’ya geldiğimizde işleriniz aksamaya başladı. Şimde tekrar amerikadayım ancak dönmemiz gerekiyor ve Greencard ımızın iptal olmaması için ne yapmam gerekiyor?
-
Merhaba forum ailesi, umarım hepiniz güzel bir gün geçiriyorsunuzdur. Bir süredir eşim ile beraber içinde bulunduğumuz aksiyonumuz ile alakalı Türkçe ve İngilizce olarak webdeki tüm içeriği sömürdükten sonra aklımdaki mevzuları yazıp bilgi paylaşımı yapabileceğim tek yer olan foruma geldim. Forum alt başlığı olarak anlamsız bir yer seçmiş olabilirim ama başlığı açabileceğim en mantıklı yerin burası olduğunu düşündüm, hata ettiysem eğer yöneticilerimiz doğru yere taşırlar umuduyla diyorum.
Konuya geleyim; Amerika’da yüksek lisans yapma aksiyonu içine girdik 2024 Ağustos ayı itibarıyla. Teksas eyaletini çok seviyor ve bir gün orada yaşayabilmek isteğimin zirvede olması nedeniyle Teksas özelinde üniversiteleri araştırdık. Çok iyi üniversiteleri bulunan eyaletin madden bize uygun olan en düşük rankli üniversitesi olan Texas State’e (San Marcos) karar verdik.
1 yıllık tezsiz inşaat yönetimi masterı hem ücretini karşılayabileceğimiz bir bölüm hem de 6 senesi profesyonel şekilde yaklaşık 12 senedir içinde bulunduğum sektörün Teknik Ofis (Planlama Maliyet Kontrol vd.) kısmına tam uygun olduğu için tercihimiz oldu. Toefl, referans mektupları, niyet mektubu derken geçen hafta başvuruyu tamamladık, şimdi dönüş bekliyoruz. Hakkımızda hayırlısı olsun.
Şimdi benim aklıma takılan iki husus var ve sizlerin yardımlarınızı, değerli yorumlarınızı rica ediyorum.
1)Texas State rank olarak düşük bir üniversite, mezun olduktan sonra 1+2 yıl opt hakkım olacak. Sektör tecrübeli bir insan olarak iş bulmak hususu imkansız mı? Bir çok yerde stem de olsa son yıllarda biz Türklerin iş bulamadığını tercihlerin hep hintli ve çinliler olduğunu okudum. Ayrıca çok iyi üniversiteler olmadığı sürece de iş bulmak imkansız diyenler çoğunlukta.
Opt ile devamında H1-B veya EB green card şansı oluyormuş insanların ama imkansız deniyor bunlar için de. H1 için kuradan dolayı kimseye çıkmıyor kolay kolay diyorlar ve hem H1 hem de EB için şirketler istekli değiller deniyor. Doğru mudur bu yorumlar bilgilerinize muhtacım.Biraz uzun yazdım sorularım kısa ama teşekkür ederim buraya kadar okuduysanız. Yorumlarınıza, fikirlerinize, yönlendirmelerinize açığım. Şimdiden yanıt veren herkese teşekkür ederim.
-
Selamlar değerli yeşil kart forum sakinleri, konuyu yanlış yere açtıysam affola yeni üye oldum 🙂 Türkiyede kurumsal bir şirkette çalışan, üç senelik tecrübeli bir yazılım mühendisiyim. Ancak ülkenin bilindik şartlarından dolayı ABD'ye bir şekilde gelmek istiyorum bu yönde tavsiyeleriniz nelerdir? Doğru bir karar olur mu? Seçenekler arasından baktığımda en kolay şekilde gelmek (GC çıkmadığı sürece tabi) yüksek lisans gibi duruyor ancak ücretler güncel dolar kuruyla fazla oluyor. İlerde oralarda kendi işimi kurma gibi bir hayalim de var. Teşekkürler şimdiden.
-
@Hurricane7433, içinde söyledi: Amerika'da isminizi değiştirmek isteseydiniz ne olurdu?
@isik Isa, diyebilirsiniz Isabel'in kısaltması gibi dusunebilirler. Yada Elisa da benziyor
Erkeğim
-
@baba-yaga Merhaba, 24 yaşında ve ikinci sınıf öğrencisi olacağım. Evet, askerlikle ilgili yeşil kart gerekliliğini biliyorum. Bahsettiğiniz programlara bakacağım, değerli yorumunuz için teşekkürler.
-
7 yıldır izlerim İdris ustayı onun sayesinde Amerikayı yeniden keşfettim diyebilirim.evet çekilişi kazandım kartı alabilirsem Amerikan rüyasını yaşamaya başlayacağım.Teşekkürler İdris usta.
-
Merhaba!
Avrupa
Artıları:
Yüksek sosyal güvence seviyesi: Avrupa'da, özellikle Almanya ve Hollanda'da, sağlık hizmetlerinden emeklilik ve yardımlara kadar güçlü bir sosyal güvenlik sistemi var.
Yaşam kalitesi: Avrupa şehirleri genellikle iyi organize edilmiştir; gelişmiş altyapıya, iyi bir ulaşım ağına ve kaliteli eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim mevcuttur.
Çalışma koşulları: Avrupa’da iş-yaşam dengesi daha çok önemsenir. Çalışma saatleri ABD'ye göre daha kısa ve tatiller daha uzun olabilir.
Çevre standartları: Avrupa’da çevre korunmasına büyük önem verilir. Çevre temizliği, sürdürülebilir kalkınma ve yeşil teknolojiler aktif olarak uygulanmaktadır.
İş imkanları: Almanya, mühendisler, IT uzmanları, doktorlar ve diğer nitelikli meslekler için yüksek talep görüyor. Hollanda’da teknoloji, uluslararası ticaret ve iş dünyasında uzmanlara ihtiyaç var.
Eksileri:
Vergiler: Avrupa'da ABD'ye kıyasla daha yüksek vergiler var, ancak bu vergiler pek çok sosyal güvenceler içerir.
Dil engelleri: Almanya ve Hollanda’da birçok kişi İngilizce konuşsa da, yerel dili bilmek iş bulma ve topluma daha fazla entegre olma açısından önemli olabilir.
Bürokratik zorluklar: Avrupa'da vize, çalışma izni ve vatandaşlık süreçleri daha uzun ve karmaşık olabilir.
Amerika
Artıları:
Ekonomik fırsatlar: ABD geniş bir iş yelpazesi sunuyor, özellikle teknoloji, finans, tıp ve bilim alanlarında. Bazı sektörlerde maaşlar Avrupa'ya göre daha yüksek olabilir.
Girişimcilik: ABD'de kendi işinizi kurmak daha kolaydır. Serbest piyasa ve daha az düzenleme, hızlı büyüme ve girişimlerin gelişimi için daha fazla fırsat yaratır.
Dil: İngilizce biliyorsanız, ABD’de entegrasyon ve iletişim daha kolay olacaktır.
Çeşitli kültürler: Amerika, dünyanın her köşesinden gelen birçok farklı kültürü barındıran bir yer olarak bilinir.
Eksileri:
Sağlık sistemi: ABD’de sağlık sistemi pahalıdır ve sigorta her zaman tüm ihtiyaçları karşılamaz. Bu en belirgin dezavantajlardan biridir.
Tatiller ve çalışma koşulları: ABD’de çalışma haftası daha uzun olabilir ve tatiller daha kısa olabilir. Çoğu şirkette tatil süresi sadece 10-14 gündür.
Yaşam tarzı: ABD’de hızlı ve rekabetçi ortam, özellikle büyük şehirlerde, stresli olabilir.
İş Bulma:
Avrupa: Almanya ve Hollanda, mühendislik, IT, tıp ve bilim gibi alanlarda nitelikli uzmanlar için birçok fırsat sunuyor. Ancak, katı vize ve bürokratik süreçler nedeniyle işe alım süreci daha uzun sürebilir.
Amerika: ABD’de büyük şehirlerde birçok iş imkanı mevcut. Ancak iş piyasası rekabetçidir ve pozisyonunuzu sağlamlaştırmak için daha fazla çaba gerekebilir. Güçlü bir CV'ye ve profesyonel becerilere sahip olmak önemlidir. -
Savacı, 26 Şubat 2024'te ikamet ettiği New Jersey'de 60 yaşında kalp krizi sonucu öldü. 2 Mart 2024'te New Jersey de defnedildi.
kaynak
Tolga Savacı - Vikipedi
Tolga Savacı - Vikipedi
magazin on Instagram
magazin on Instagram
-
@pelinoaydin Çok teşekkürler. Detayları yazarım sonra.
amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?
-
@newman haha teşekkür ederim sayın @newman , Voltaire'i severim (: onun kadar olamam ama onca aydının insanlığa kazandırdıklarını mümkün olduğu kadar (bir zahmet) üzerimde taşımak isterim. (bu arada unutmuşum bir ekleme yapayım, bahsettiğiniz söz Voltaire'e ait değil ama genelde ona atfedilen bir söz diye biliyorum, sevdiğim bir sözdür).
Eksi konusunu da anlamıyorum. "like-dislike" gibi görülüyor sanırım ama yazılanları göremiyorum ben insanlar nasıl okuyor da eksi veriyor

İnsanlar foruma yazarken çok rahat davranıyor. Günlük hayatta birbirlerinin yüzüne karşı vermeyecekleri tepkileri burada çok rahat verebiliyor. Anlamıyorum anne-babaya nasıl yaklaşılıyor örneğin veya sizin gibi görüşünün beğenilmediği, kafa yapısının uyuşmadığı, yaşa göre tepki verilmelidir demiyorum ama diyelim ki yaşı büyüklere, ne tepki veriliyor acaba? Hiç mi tahammül edilmiyor, de ki tahammül gerektiriyor, otobüste şurada burada? Sonra en az bir kişi bile olsa işte bu insanlar yüzünden gitmek istiyorum diyebiliyor, halbuki yapılan çıkarım sağlıklı değil. ABD'de veya Türkiye'de yıllarını geçirip başka yere gitmeye karar verirken yapılan çıkarımların sağlıklı olması gerekiyor.
Artık bu gibi forumlar, sosyal medya toplumun dijital çağdaki ortamları. Toplum gerçekte henüz isteyene istediğin tepkiyi verdiğin bir hale dönüşmedi bana göre. Ben iletilerinizi değerli buluyorum. Yazdıklarınızdan cımbızla kelime çekip söylemiyorum bunu. Katarsise düşmediğinizi düşünüyorum. "mutlu son" veya "beklenen son" hissini almıyorum sizin yazdıklarınızdan. Herkes filmin sonunun "olması gerektiği gibi" bitmesini beklediği, hep buna yönelik konuştuğu zaman başka bir yerden gelen bir fikir algılanamıyor, dikkate bile alınmıyor. Bana göre kimseyi ABD'de veya Türkiye'de iyi bir hayat beklemiyor, insanlar iç huzurunu yakalayamadığı veya algılardan kurtulup yeterince sağlıklı sebepler bulamadığı sürece
-
Dayım kendi isteğiyle 2013 te temelli dönüş yaptı Türkiye'ye. İlk olarak İsveç'e oradan Kanada'ya son olarak da ABD ye taşınmış. Yaklaşık 20 yıl yaşadıktan sonra geri dönme kararı almış. Altında yatan en temel sebep ise kendi ifadesine göre ''yalnızlık ve ait olamama hissi''nden bir türlü kurtulamamak. Bence bu ve benzeri manevi temellere dayalı dönüşlerin altında yatan sebep ilk etapta yeterince güçlü bir motivasyona sahip olamamaktan ileri geliyor. Dayım Türkiye'de fizik öğretmenliğine atandıktan bir yıl sonra ailesiyle tartışmanın da verdiği bir gazla ''maceracı'' yanına kulak verip önce İsveç'e teyzemin yanına gidiyor. Orada geçirdiği üç senenin ardından bir gazetede gördüğü röportajdan etkilenip iltica yoluyla Kanada/Toronto'ya gidiyor. Orada da birkaç yıl kaldıktan sonra Çinli işverenin Amerika'da ofis açması üzerine oraya yerleşiyor. Tabii gerek ilk etapta yaşanan maddi imkansızlıklar gerek iltica etmesi sebebiyle 7 yıl kadar Türkiye'ye ayak basamaması zaten kopuk olan aile ilişkilerini tamamen bitme noktasına getiriyor. Açıkçası dayım bu hikayeyi her anlattığında empati yapıyorum ama her seferinde o itici gücün yeterince kuvvetli olmadığını düşünüyorum. Bugüne nazaran en azından toplumsal olarak daha ılımlı bir Türkiye profili varken, o dönem için kıymetli sayılabilecek öğretmenlik gibi bir mesleğe sahipken belki de genç yaşının verdiği gazla böyle büyük bir maceraya atılmasının aslında ne kadar yersiz olduğunu idrak edip dönme kararı almış olabilir. Bu ve benzeri dönüş hikayelerinde duyduğum sebepler üç aşağı beş yukarı adapte olamama veya aradığını bulamama üzerine. Yani ABD de yaşamak ve çalışmak bir insan için sadece Mustang sahibi olma hayalinden ibaretse bu hayal gerçekleştiğinde düşülen boşluk ve çekimser olmanın getirdiği adaptasyon sorunu nedeniyle insanlar bunalıma girip ''tanıdık'' bir yerde olma dürtüsüne yenik düşüyor.
-
@azuleverde, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?
@newman haha teşekkür ederim sayın @newman , Voltaire'i severim (: onun kadar olamam ama onca aydının insanlığa kazandırdıklarını mümkün olduğu kadar (bir zahmet) üzerimde taşımak isterim. (bu arada unutmuşum bir ekleme yapayım, bahsettiğiniz söz Voltaire'e ait değil ama genelde ona atfedilen bir söz diye biliyorum, sevdiğim bir sözdür).
Eksi konusunu da anlamıyorum. "like-dislike" gibi görülüyor sanırım ama yazılanları göremiyorum ben insanlar nasıl okuyor da eksi veriyor

İnsanlar foruma yazarken çok rahat davranıyor. Günlük hayatta birbirlerinin yüzüne karşı vermeyecekleri tepkileri burada çok rahat verebiliyor. Anlamıyorum anne-babaya nasıl yaklaşılıyor örneğin veya sizin gibi görüşünün beğenilmediği, kafa yapısının uyuşmadığı, yaşa göre tepki verilmelidir demiyorum ama diyelim ki yaşı büyüklere, ne tepki veriliyor acaba? Hiç mi tahammül edilmiyor, de ki tahammül gerektiriyor, otobüste şurada burada? Sonra en az bir kişi bile olsa işte bu insanlar yüzünden gitmek istiyorum diyebiliyor, halbuki yapılan çıkarım sağlıklı değil. ABD'de veya Türkiye'de yıllarını geçirip başka yere gitmeye karar verirken yapılan çıkarımların sağlıklı olması gerekiyor.
Artık bu gibi forumlar, sosyal medya toplumun dijital çağdaki ortamları. Toplum gerçekte henüz isteyene istediğin tepkiyi verdiğin bir hale dönüşmedi bana göre. Ben iletilerinizi değerli buluyorum. Yazdıklarınızdan cımbızla kelime çekip söylemiyorum bunu. Katarsise düşmediğinizi düşünüyorum. "mutlu son" veya "beklenen son" hissini almıyorum sizin yazdıklarınızdan. Herkes filmin sonunun "olması gerektiği gibi" bitmesini beklediği, hep buna yönelik konuştuğu zaman başka bir yerden gelen bir fikir algılanamıyor, dikkate bile alınmıyor. Bana göre kimseyi ABD'de veya Türkiye'de iyi bir hayat beklemiyor, insanlar iç huzurunu yakalayamadığı veya algılardan kurtulup yeterince sağlıklı sebepler bulamadığı sürece
Like dislike gibi görülmüyor, öyle sunuluyor zaten. Ben yani şahsım(
) hoşlanmadığım bir mesaja bıdı bıdı laf yetiştirmektense - ye basıp geçiyorum, tepkim içimde kalmıyor hem, iyi oluyor yani

Bu arada -5 -6 lara kadar çok da zorlanmadan görülebiliyor mesajlar aslında ama yok ben göremiyorum neymiş şu eksi verdikleri merak ettim derseniz de select copy paste yapın, merakta kalmamış olursunuz
-
@aysegul kopyala yapıştırla uğraşmaktansa kişinin profiline gidilerek de rahat bir şekilde okunabilir, o konunun daha kolay çözümleri var ama problem şu, çoğu kişi katılmadığı bir görüş olduğuna hükmetmiş ancak belki benim katıldığım bir nokta var ama insanlar beğenmediği için ben daha okuyamadan görmekte zorlanıyorum. Zaten "like-dislike" diye sunulduğunu düşünmüyorum, kullanıcılar tarafından öyle anlaşıldığını sanıyorum. Örneğin küfür yazılmıştır, kime söylendiğinden bağımsız olarak o kelimeyi görmek rahatsız edicidir ve admin müdahale edene kadar diğer kullanıcılar eksi verir ve görülmesini zorlaştırır. Ben böyle bir amaçla sunulduğunu düşünüyorum.
Diğer türlü sunulduysa o zaman forumda çoğunluğun beğenmediği bir şey burada barınamaz, yok olur görülemez gibi bir amaca hizmet etmiş olur ki bu forumun böyle bir bakış açısına sahip olduğunu düşünmüyorum.
Eksi konusuyla ilgili anlamadığım nokta bu başlıktaki iletilerimden bir tanesinin küçük bir kısmında alenen yazdığım bir cümleydi. Soru ve öneri olarak forumla ilgili hatalar görüşler başlığına yönlenebilirim.
-
@Ali-Dmr ortaokulun sonuna kadar birlikte okuduğumuz arkadaşım biz liseye başlayınca annesi ve kardeşleriyle birlikte ABD'ye babasının yanına gitti. Üniversiteyi bitirdi çalışmaya başladı. Ara ara Türkiye'ye geldiğinde buluştuğumuzda bir Amerikalıyla derin bir dostluk kuramıyorsun, derinlikli bir sohbet edemiyorsun, naber nasılsın hafta sonu ne yaptın'dan öteye gidemiyorsun diyordu. Bu arada o bunu söylerken anne ve babası bir süredir altı ay Türkiye'de altı ay ABD'de kalıyordu ve şu an hâlâ öyle yapıyorlar.
Dayınızın bahsettiği yalnızlık ve ait olmama hissini anlayabiliyorum. Dört ay ABD'de yaşadım ve çalıştım. Ait olmama hissini bazen yaşasam da bu duygunun zamanla gelişebileceğini düşündüğümden üzerinde çok durmadım ancak yalnızlık konusu öyle değildi. Hem kendim orada yalnızlığı hissettim hem de oralı insanların bazılarında bunu gözlemledim. Arkadaşımın deneyimi üzerinden düşününce o da aitlikle ilgili çok bir problem yaşamıyordu ama bana yakındığı şey çoğunlukla yalnızlıkla ilgiliydi.
Tabii ki herkes aynı deneyimi yaşayacak diye bir durum yok ancak benim de karşılaştığım dönüş, dönmeyi isteme gibi konulardaki sebepler çoğunlukla yalnızlık üzerine. Ben de benzeri bir durumu kısa süreliğine de olsa yerinde deneyimlediğim ve gözlemlediğim için aktarılan deneyimlerden özellikle bu sebebi irdelemeye çalışıyorum. Bu bir geri dönüş sebebi belki ama gitmeyi düşünenler için de bir gidip gitmeme sebebi aslında
-
@azuleverde en çok duyduğum şey bu benim, ‘ne kadar çok amerikalı arkadaşım olursa olsun derin bir dostluk kuramıyorsun, derin bir muhabbetin içine giremiyorsun’.. ki bence normal bu.. duygusal insanlar için de başlı başına dönüş sebebi olabilir, doğru.
-
@azuleverde, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?
@newman haha teşekkür ederim sayın @newman , Voltaire'i severim (: onun kadar olamam ama onca aydının insanlığa kazandırdıklarını mümkün olduğu kadar (bir zahmet) üzerimde taşımak isterim. (bu arada unutmuşum bir ekleme yapayım, bahsettiğiniz söz Voltaire'e ait değil ama genelde ona atfedilen bir söz diye biliyorum, sevdiğim bir sözdür).
Eksi konusunu da anlamıyorum. "like-dislike" gibi görülüyor sanırım ama yazılanları göremiyorum ben insanlar nasıl okuyor da eksi veriyor

İnsanlar foruma yazarken çok rahat davranıyor. Günlük hayatta birbirlerinin yüzüne karşı vermeyecekleri tepkileri burada çok rahat verebiliyor. Anlamıyorum anne-babaya nasıl yaklaşılıyor örneğin veya sizin gibi görüşünün beğenilmediği, kafa yapısının uyuşmadığı, yaşa göre tepki verilmelidir demiyorum ama diyelim ki yaşı büyüklere, ne tepki veriliyor acaba? Hiç mi tahammül edilmiyor, de ki tahammül gerektiriyor, otobüste şurada burada? Sonra en az bir kişi bile olsa işte bu insanlar yüzünden gitmek istiyorum diyebiliyor, halbuki yapılan çıkarım sağlıklı değil. ABD'de veya Türkiye'de yıllarını geçirip başka yere gitmeye karar verirken yapılan çıkarımların sağlıklı olması gerekiyor.
Artık bu gibi forumlar, sosyal medya toplumun dijital çağdaki ortamları. Toplum gerçekte henüz isteyene istediğin tepkiyi verdiğin bir hale dönüşmedi bana göre. Ben iletilerinizi değerli buluyorum. Yazdıklarınızdan cımbızla kelime çekip söylemiyorum bunu. Katarsise düşmediğinizi düşünüyorum. "mutlu son" veya "beklenen son" hissini almıyorum sizin yazdıklarınızdan. Herkes filmin sonunun "olması gerektiği gibi" bitmesini beklediği, hep buna yönelik konuştuğu zaman başka bir yerden gelen bir fikir algılanamıyor, dikkate bile alınmıyor. Bana göre kimseyi ABD'de veya Türkiye'de iyi bir hayat beklemiyor, insanlar iç huzurunu yakalayamadığı veya algılardan kurtulup yeterince sağlıklı sebepler bulamadığı sürece
Degerli @Azuleverde yazinizda ki anahtar sozcuk "ic huzur".
Game of Thrones dizisini basindan beri seyredenler hatirlar, young lady Stark (Sansa) dizinin ilk bolumlerinde gozu yukseklerde, dogup buyudugu Winterfell'i begenmeyen, Westeros'un (Seven Kingdom) baskenti King's Landing'de yasamak isteyen 12-13 yaslarinda kucuk bir kiz'dir. King Robert, babasi Lord (Ned) Stark'i hand of the king (basvezir) olmasi icin King's Landing'e davet ettiginde o da babasi ve kucuk kardesi ile birlikte hep hayalini kurdugu baskent'e gider. Zamani geldiginde Kral'in oglu Joffrey ile evlenecektir fakat Kral Robert'in zamansiz olumu babasinin (Lord Stark) evlenmeyi bekledigi yeni kral Joffrey tarafindan basi kesilerek oldurulmesi sonrasinda basindan bir suru aci olaylar gecer. Annesi, agabeyi ve bir kardeside vahsice katledilir bu arada. Ihanetlere ugrar. Yapayalnizdir. Neyse diziyi izlemeyenler icin daha fazla "spoil" yapmayalim. Yillar sonra -sanirim 6. sezonun sonundaydi- nihayet Winterfell'e geri doner. Cocuklugunun gectigi Winterfell kalesinin bahcesinde kirmizi yaprakli cok yasli ve cok guzel bir agac vardir. Lady Stark bahceye iner o agacin altina oturur ve soyle der; I used to come here everyday when I was a little girl and prayed to be somewhere else. Yani, kucukken hergun bu agacin altina gelir ve baska bir yerde olmak icin dua ederdim/olmayi dilerdim. Fakat ihtiyaci olan huzur'un orada, begenmedigi Winterfell'de o agacin altinda oldugunu o zaman anlamistir. Gozlerini kapar ve derin bir ic ceker. Yani sizin ic huzur (inner peace) dediginiz o en buyuk zenginlik var ya, iste o sadece insanin dogup buyudugu topraklarda, o agacin altinda bulunuyor. Yillar sonra Londra, Paris, New York, LA birakip gelenlerde aslinda o agaca geliyorlar. Kanimca onlar icin artik sabahlari parkta goodmorning, 50 cent'e ispanak, 1,5 dolara kiyma anlamini yitirmis oluyor.
-
@newman Güzel bir benzetme yapmışsınız, bir Game of Thrones hayranı olarak sizi takdir ediyorum.
Ben de bir benzetme yapmak istiyorum.
Türkiye bence yokuş aşağı giden, fren bozuk bir otobüstür. Yokuş aşağı gittiği için bir süre hızlandı. Bizim gibi bir grup yolcu şoföre bağırdık durduk "Bu gidiş iyi değil, bir yere çarpacağız" dedik, ancak bunun karşılığında sadece şoförden hakaret işittik. Hepimiz canımızı (ve huzurumuzu) kurtarmak için otobüsten atladık ama bazı eşyalarımız ve sevdiğimiz insanlar hala otobüste kaldı. Şimdi görünen o ki yokuşun sonuna geliniyor ve ne yazık ki bir yerlere çarpmadan bu otobüsün durması mümkün olmayacak.
Otobüs durduğunda ve şoför değiştiğinde belki tekrar dönmek isteriz. Ama bir çoğumuz büyük ihtimalle bulunduğumuz yerde kalmayı tercih edecek. Belki de böylesi daha iyidir.
Ben Türkiye'den ayrıldığımdan beri kendimi hiçbir yere ait hissetmiyorum. Başka bir ülkeye de gidebilirim, ama siyasal islamcıların devri bitmeden bir daha Türkiye'de yaşamak isteyeceğimi sanmıyorum. -
@newman bu guzel benzetmeye şapka çıkarıyorum
-
@knnrn malesef o otobüs duvara patlamadan olayın farkına varmayacak çok büyük bir kitle var şoföre daha fazla gazla diyen. En kötüsü de otobüsten atlamak isteyipte şansı olmayan insanlar. Bizim yaptığımız aslinda belimize ip bağlayıp otobusten öyle atlamak bir şekilde otobüsü durdurmaya çalışmak. Gundemden veya ülkeden asla kopamiyoruz. Aklımızın bir köşesi hala turkiyede kalıyor daha önceki yurtdışı tecrubemden çok iyi biliyorum. YouTube kanalı açanların bir çoğunda bunu görüyorum.
-
@knnrn, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?
@newman Güzel bir benzetme yapmışsınız, bir Game of Thrones hayranı olarak sizi takdir ediyorum.
Ben de bir benzetme yapmak istiyorum.
Türkiye bence yokuş aşağı giden, fren bozuk bir otobüstür. Yokuş aşağı gittiği için bir süre hızlandı. Bizim gibi bir grup yolcu şoföre bağırdık durduk "Bu gidiş iyi değil, bir yere çarpacağız" dedik, ancak bunun karşılığında sadece şoförden hakaret işittik. Hepimiz canımızı (ve huzurumuzu) kurtarmak için otobüsten atladık ama bazı eşyalarımız ve sevdiğimiz insanlar hala otobüste kaldı. Şimdi görünen o ki yokuşun sonuna geliniyor ve ne yazık ki bir yerlere çarpmadan bu otobüsün durması mümkün olmayacak.
Otobüs durduğunda ve şoför değiştiğinde belki tekrar dönmek isteriz. Ama bir çoğumuz büyük ihtimalle bulunduğumuz yerde kalmayı tercih edecek. Belki de böylesi daha iyidir.
Ben Türkiye'den ayrıldığımdan beri kendimi hiçbir yere ait hissetmiyorum. Başka bir ülkeye de gidebilirim, ama siyasal islamcıların devri bitmeden bir daha Türkiye'de yaşamak isteyeceğimi sanmıyorum.Sayin @knnrn Gercekleri anlatmak istediginizin farkindayim ama boyle olumsuz seyler yazarken biraz dikkatli olmanizi tavsiye ederim. Sonra Turkiye dusmanligi falan gibi yakistirmalar ile etiketlenebilirsiniz!
-
@MySea, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?
Sayin @knnrn Gercekleri anlatmak istediginizin farkindayim ama boyle olumsuz seyler yazarken biraz dikkatli olmanizi tavsiye ederim. Sonra Turkiye dusmanligi falan gibi yakistirmalar ile etiketlenebilirsiniz!
Hepimiz vatan haini değil miyiz zaten?

-
-
@newman bana göre de iç huzur önemli konu sayın @newman ve birçok konuda karar verirken üzerine düşündüğüm bir konu.
Game of Thrones dizisini hiç izlemedim. Bilgisayardan açıp dizi film gömeyim, şu kadar bölüm izledim şu sezonu bitirdim gibi bir olayım hiç olamadı
çok nadir, arada bir film seyrederim. Diziyle ilgili yazdıklarınızı kafamda canlandırmaya çalıştım, muhtemelen unutmayacağım ama benim için spoiler oldu sayılmaz çünkü diziyi izler miyim bilmiyorum 
Demek meşhur Game of Thrones'ta da bu tema kendine yer bulmuş. Oldukça pahalı emek harcanan bir dizi diye biliyorum. Dur şunun şurasına da şu temayı ekleyelim diye haybeden koymamışlardır sanırım. Popüler kültürün etkisiyle bende diziye karşı bir merak oluşmuyordu ama bu bahsettiğiniz durum ilginç geldi.
Ben de size hayal meyal aklımda kaldığı kadarıyla bir film önerisinde bulunayım. Üniversite birinci sınıfta okulun sinema salonunda bir film gösterilmişti. İngilizce adını bilmiyorum, Türkçe adı ise yanlış hatırlamıyorsam Uzaklara Gidelim'di. Çok az sahne hatırlıyorum ama filmin tadı, yurtdışında yaşamayı düşünmediğim zamanlarda bile bana düşündürdükleri ve hissettirdikleri hâlâ aklımdadır. Muhtemelen bulup tekrar izleyeceğim ama henüz fırsat olmadı.
Aklımda kalanlar, filmin başında bir çift çocukları olacağını öğrenir. Yaşayacakları yere karar vermek için kadının hamileliği boyunca gezerler ama her gittikleri yerden ayrılırlar, gittikleri yerlere kadın bir türlü ısınamaz, karar veremez. En son büyüdüğü eve giderler ve oraya karar verir. En çok kadının bir yandan elma yerken karnı burnunda araba kullandığı sahneyi, arabayı durdurup arabadan çıkıp elmayı fırlattığı sahneyi, bir de en son vardıkları evin kullanılmayan virane gibi bir yer olduğu sahneyi hatırlıyorum. Burada da dizide bahsettiğinize benzer bir tema işlenmişti ve dediğim gibi yurt dışında yaşama fikrinin bende yer etmediği zamanlarda bile güzel şeyler düşündürtmüştür.
Son olarak Doğan Cüceloğlu bir kitabında çocukluk insanın ana vatanıdır diyordu. Ne kadar hayal kırıklığı, acı-tatlı tecrübe yaşarsanız yaşayın insanın dönüp sırtını dayadığı yer çocukluğudur, ana vatanıdır diyordu. Bu yüzden iyi bir çocukluk geçirmiş olmanın öneminden bahsediyordu. Dediğiniz şekilde insanlar da bir nevi ana vatanlarına dönüyor belki de
-
@knnrn sayın @knnrn Türkiye'nin durumu ve gidişatı az çok herkesin malumu. Türkiye'de yaşamamak için herkesin az veya çok sebepleri olduğu da hepimizin malumu. Türkiye'nin durumuyla, insanların gitme sebepleriyle ve Türkiye'ye dönmek istememe sebepleriyle ilgili sayfalarca yazabilir, her daim saatlerce konuşabiliriz. Ancak Türkiye'nin içinde bulunduğu durumun düzelmesi için fiilen bir şeyler yapan biri olarak, ayırdığınız şekliyle -cıların, -cuların devri bittikten sonra Türkiye'ye gelmek isterseniz, geldiğinizde ben burada çaba harcarken sen yoktun diyecek insanlarla karşılaşabileceğinizi bilmenizi isterim.
İnsanların Türkiye'de yaşamak istememe sebepleri olabilir. İnsanlar buradan dibine kadar nefret ederek gitmiş olabilir. İnsanlar burayı çok ağır eleştirerek buradan gitmiş olabilir. Yıllar sonra dönmeye de karar verebilir. Bunlarda hiçbir problem görmüyorum. Sebepler kişiye özel olabilir ve değişebilir. Ancak lütfen giden veya gidecek olan kimse orada kötü gidişatın devri bitmeden geleceğimi sanmıyorum demesin çünkü o durumda burada fiilen çaba harcayan insanlara haksızlık etmiş olursunuz
-
@azuleverde, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?
@knnrn sayın @knnrn Türkiye'nin durumu ve gidişatı az çok herkesin malumu. Türkiye'de yaşamamak için herkesin az veya çok sebepleri olduğu da hepimizin malumu. Türkiye'nin durumuyla, insanların gitme sebepleriyle ve Türkiye'ye dönmek istememe sebepleriyle ilgili sayfalarca yazabilir, her daim saatlerce konuşabiliriz. Ancak Türkiye'nin içinde bulunduğu durumun düzelmesi için fiilen bir şeyler yapan biri olarak, ayırdığınız şekliyle -cıların, -cuların devri bittikten sonra Türkiye'ye gelmek isterseniz, geldiğinizde ben burada çaba harcarken sen yoktun diyecek insanlarla karşılaşabileceğinizi bilmenizi isterim.
İnsanların Türkiye'de yaşamak istememe sebepleri olabilir. İnsanlar buradan dibine kadar nefret ederek gitmiş olabilir. İnsanlar burayı çok ağır eleştirerek buradan gitmiş olabilir. Yıllar sonra dönmeye de karar verebilir. Bunlarda hiçbir problem görmüyorum. Sebepler kişiye özel olabilir ve değişebilir. Ancak lütfen giden veya gidecek olan kimse orada kötü gidişatın devri bitmeden geleceğimi sanmıyorum demesin çünkü o durumda burada fiilen çaba harcayan insanlara haksızlık etmiş olursunuz
Haklısınız ama burada bir ayrım yapmak lazım. Türkiye'de olanlar çaba harcıyor, olmyanlar ileride hazıra konacak demek doğru değil. Ben ABD'de olduğum halde elimde geldiğince bu çabaya katkı sağlamaya çalışıyorum. Seçimlerde oy veriyorum, Twitter'da kamuoyu oluşturulmasına destek veriyorum, kendi meslektaşlarımın ufkunun açılmasını sağlamaya çalışıyorum, bu düzeni değiştireceğine inandığım gençlere burs ve maddi destek veriyorum. Türkiye'de olup da hiçbir şey yapmayan da bir sürü insan biliyorum. O nedenle kimse bana "biz burada kaldık, mücadele ettik, sen kaçtın" edebiyatı yapamaz.
-
@knnrn anladim sizin gelecekte ozunuze donme ihtimaliniz mevcut. Bende sizi takdir ediyorum. Ama ote yandan Turkiye hakkinda olumsuz haberlere sevinen, olumlu haberleri ise degersizlestirmeye, asagi cekmeye calisan, sizin simulasyonunuzla otobusun yokus asagi toslamasini sabirsizliklar bekleyen nice tipler goruyoruz. Anladigim kadariyla sn @Azuleverde onlara atifta bulunuyor. Yoksa sizin gibi Turk Saglik camiasini Houston'da basariyla temsil eden biri, "hicbir yere gitmiyorum bu ulkede kalip mucadeleme devam edecegim cunku ben Cumhuriyet cocuguyum" diyen Barbaros Sansal'in ki kadar bir degeri hak ediyordur en azindan. Imkani oldugu halde yurtdisina tuymeyip mucadeleye devam edenlere, karanligin ortasina bir mum dikmeye calisanlara benden de selam olsun.
-
Yere göge sigdiramadıgınız abdulhamit de Rus harbinde Ruslarla savasmak için rotşildlerden (ingiltere garantörlügünde& kılıfında) para almıstı.Parayı verdi üstüne Heykel dikti gitti ruslar. Parasını gariban osmanli halkı ödedi.
Biraz tarih bilgisi bilen ülkenin halini geçmisini gelecegini kestirebilir
Türkiyeye faydalı olmak illa burada durmakla olmaz. -
@newman Türkiye hakkında paylaştığınız olumlu haberlere sevinmek istiyorum ama örneğin uçak motoruyla ilgili videoyu açtığımda karşıma badem bıyıklı bir bürokrat çıkınca cinlerim tepeme çıkıyor. Yoksa bu projede çalışan mühendislere, bilim insanlarına saygım sonsuz ve gayretlerini takdir ediyorum. Ama başlarında niteliksiz, badem bıyıklılar (tek nitelikleri imam hatip lisesi mezunu olmak ve zamanında İETT'de işe girmiş olmak olanlar) olduğu sürece bir yere varabileceklerine inanmıyorum.
Bu arada, lafı açılmışken, imam hatipler kapatılsın!
-
@knnrn, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?
@newman Türkiye hakkında paylaştığınız olumlu haberlere sevinmek istiyorum ama örneğin uçak motoruyla ilgili videoyu açtığımda karşıma badem bıyıklı bir bürokrat çıkınca cinlerim tepeme çıkıyor. Yoksa bu projede çalışan mühendislere, bilim insanlarına saygım sonsuz ve gayretlerini takdir ediyorum. Ama başlarında niteliksiz, badem bıyıklılar (tek nitelikleri imam hatip lisesi mezunu olmak ve zamanında İETT'de işe girmiş olmak olanlar) olduğu sürece bir yere varabileceklerine inanmıyorum.
Bu arada, lafı açılmışken, imam hatipler kapatılsın!
Hahhahahaa Kenan Bey sabah sabah beni güldürdünüz Allah da sizi güldürsün, çok iyiydi, kara mizah gibi, ağlanacak halimize gülüyoruz gibi
️ ama yine de çok güldüm valla 
️
️
Benzer Başlıklar
138
Çevrimiçi
60.7k
Kullanıcı
5.1k
Konu
533.4k
İleti
Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum