Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?

Göçmenlik Sohbetleri
124 34 10.9k 29

  • @MySea evet sayın @MySea ben de bahsettiğiniz amaçla yazdığınızı düşünmüştüm ancak aktardıklarınız üzerinden genel bakış açımı belirtmek istedim.

    Türkiye'deki olumsuzluklar üzerine sayfalarca yazabiliriz, saatlerce konuşabiliriz ama benim dikkat ettiğim bir nokta da çok fazla bilgi çarpıtma olması (hem ABD hem Türkiye için).

    Bahsettiğim bu bilgi çarpıtmasından bahseden çoğu zaman sayın @newman oluyor. Genelde eksi veya olumsuz eleştiri alıyor ama ben yazdıklarından fesat veya nefret dolu olduğu çıkarımında bulunmuyorum. Şunun için söylüyorum, çoğu zaman dümdüz bir yazı yazılıyor ama insanlar altında türlü niyetler arıyor. Bana göre bu da doğru çıkarımlar yapmamıza engel.

    Sağlıklı kararlar verilebilmesi için doğru bilgi ve kişiye göre değişebilse de doğru çıkarımlar elzem. Aktardığımız tecrübelerle bunları okuyanları etkileyebileceğimiz için ne yazdığımız, ne niyetle yazdığımız bana göre aslında hepimizi ilgilendiren konular.

    Bir konunun sürekli aynı yönlerini konuşunca konu tam anlaşılamıyor gibi geliyor bana. Bu yüzden karşıt görüşlerin bir arada bulunmasını her zaman desteklemişimdir. Bir önceki iletimde atlamışım ama yorumlarınız için size de teşekkürler! Önemsediğim bir konuda görüşlerimi belirtmeme aracı olan iletilerden biri oldu


  • @azuleverde @MySea Önce görüşleriniz için teşekkür ederim. Bu forumda yer alan insanların amacı GC başvuru sonucu hayatlarını USA'da devam ettirmek. Bu insanlar bir şeylerden rahatsız veya umutsuz olduğu için başvuru yapıp sıfırdan yeni bir hayat kurmayı göze alıyorlar. Bugünü kaybettiğini düşünüp, kendisi ve çocukları için bir gelecek sağlamak, bir umut ışığı yakmak istiyorlar. Şartları çok iyi olup da, "yaşamımdan son derece memnunum" diyen bir arkadaşımın sanırım GC ile işi olmaz diye düşünüyorum. İzlemiyorum, ama bir dizi ismi dikkatimi çekti. "Doğduğun ev kaderindir" diye. Bizim de doğduğumuz ülke kaderimizdir. İnsanlar bu kaderi değiştirmeye çalışıyor.


  • @MySea, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?

    @newman, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?

    @Azuleverde sizin sabriniz omre bedel :) Hergun sistematik bir sekilde foruma minimum 20+ mesaj gonderen bu arkadasin iyi niyetinden suphe duyuyorum, bilincli sekilde ortami ajite etmeye calisiyor gibime geliyor. Adeta forumda yatip kalkiyor. Sagolsun arada bir bilgilendirici mesajlar yolladigida oluyor ama genelde boyle. Ekim'de foruma katilmis su an'a kadar 1000'in uzerinde mesaj gondermis. Be birader isin gucun yok mu senin ya. Her konu da fikri var. Tesbihte hata olmaz, her hiyarim var diyene, eline bir avuc tuz alip kosturuyor muhterem. :)

    Benim niyetim ve foruma gunde kac defa yazdigim, benden baska kimseyi ilgilendirmez. Bu arada, isim de var, gucum de var, buraya ayiracak kadar cok zamanim da var.

    Bu kadar fesat ve nefret dolu olmanizi gerektirecek nasil bir hayatiniz oldu hicbir fikrim yok, ama benim paylasimlarimi takip etmeye devam edin! En azindan mutlu hissedersiniz belki 😀

    Bu soyledigini cevirip sana sormak lazim senin Turkiye'den bu nefretinin sebebi ne diye. Surekli olumsuz haberleri foruma tasiyorsun, yetmiyor bilmem kim tanidigini konu edip yine Turkiye'ye salliyorsun. ABD'de ki Ermeni/Rum diasporasindan farksizsin. Benim Amerika'dan nefret etmemi gerektirecek bir sorun yok. Fesatlik, kiskanclik sahip olamayanlarin duygusudur. Benim cok sukur herseyim var, ve cok mutlu bir insanim. Ben Amerika'ya gitmek istedigimde sadece ucak bileti almam gerekiyor o kadar. Turkiye'den nefret edenlerden nefret ediyorum ben. Anladin? :)


  • @azuleverde, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?

    @newman yine eksileri almışsınız sayın @newman :) mutlak değerce epey itibarlısınız :crossed_fingers:

    Saglik olsun n'apalim sn. @Azuleverde eksilerden korkup forumda ki egemen zihniyete boyun egecek degilim. Forumda sizden baska "fikirlerinize katilmiyorum ama onlari ifade edebilmeniz icin …." diyecek Voltaire'ler ariyorum. Yok maalesef. :)


  • Sayin @newman Benim ABD ve Turkiye hakkinda paylastigim hersey ya kisisel gozlem ve yasadiklarim veya gazete ve TV'lerden elde ettigim bilgiler. Sizi memnun edemedilerse, yapacak birsey yok, gercekler bazen cok acidir!

    Bu son yazdiklarinizdan sonra benim size baska yazacak hicbirseyim yok! Mutlulugunuzun daimi olmasini dilerim!


  • @newman haha teşekkür ederim sayın @newman , Voltaire'i severim (: onun kadar olamam ama onca aydının insanlığa kazandırdıklarını mümkün olduğu kadar (bir zahmet) üzerimde taşımak isterim. (bu arada unutmuşum bir ekleme yapayım, bahsettiğiniz söz Voltaire'e ait değil ama genelde ona atfedilen bir söz diye biliyorum, sevdiğim bir sözdür).

    Eksi konusunu da anlamıyorum. "like-dislike" gibi görülüyor sanırım ama yazılanları göremiyorum ben insanlar nasıl okuyor da eksi veriyor :)

    İnsanlar foruma yazarken çok rahat davranıyor. Günlük hayatta birbirlerinin yüzüne karşı vermeyecekleri tepkileri burada çok rahat verebiliyor. Anlamıyorum anne-babaya nasıl yaklaşılıyor örneğin veya sizin gibi görüşünün beğenilmediği, kafa yapısının uyuşmadığı, yaşa göre tepki verilmelidir demiyorum ama diyelim ki yaşı büyüklere, ne tepki veriliyor acaba? Hiç mi tahammül edilmiyor, de ki tahammül gerektiriyor, otobüste şurada burada? Sonra en az bir kişi bile olsa işte bu insanlar yüzünden gitmek istiyorum diyebiliyor, halbuki yapılan çıkarım sağlıklı değil. ABD'de veya Türkiye'de yıllarını geçirip başka yere gitmeye karar verirken yapılan çıkarımların sağlıklı olması gerekiyor.

    Artık bu gibi forumlar, sosyal medya toplumun dijital çağdaki ortamları. Toplum gerçekte henüz isteyene istediğin tepkiyi verdiğin bir hale dönüşmedi bana göre. Ben iletilerinizi değerli buluyorum. Yazdıklarınızdan cımbızla kelime çekip söylemiyorum bunu. Katarsise düşmediğinizi düşünüyorum. "mutlu son" veya "beklenen son" hissini almıyorum sizin yazdıklarınızdan. Herkes filmin sonunun "olması gerektiği gibi" bitmesini beklediği, hep buna yönelik konuştuğu zaman başka bir yerden gelen bir fikir algılanamıyor, dikkate bile alınmıyor. Bana göre kimseyi ABD'de veya Türkiye'de iyi bir hayat beklemiyor, insanlar iç huzurunu yakalayamadığı veya algılardan kurtulup yeterince sağlıklı sebepler bulamadığı sürece


  • Dayım kendi isteğiyle 2013 te temelli dönüş yaptı Türkiye'ye. İlk olarak İsveç'e oradan Kanada'ya son olarak da ABD ye taşınmış. Yaklaşık 20 yıl yaşadıktan sonra geri dönme kararı almış. Altında yatan en temel sebep ise kendi ifadesine göre ''yalnızlık ve ait olamama hissi''nden bir türlü kurtulamamak. Bence bu ve benzeri manevi temellere dayalı dönüşlerin altında yatan sebep ilk etapta yeterince güçlü bir motivasyona sahip olamamaktan ileri geliyor. Dayım Türkiye'de fizik öğretmenliğine atandıktan bir yıl sonra ailesiyle tartışmanın da verdiği bir gazla ''maceracı'' yanına kulak verip önce İsveç'e teyzemin yanına gidiyor. Orada geçirdiği üç senenin ardından bir gazetede gördüğü röportajdan etkilenip iltica yoluyla Kanada/Toronto'ya gidiyor. Orada da birkaç yıl kaldıktan sonra Çinli işverenin Amerika'da ofis açması üzerine oraya yerleşiyor. Tabii gerek ilk etapta yaşanan maddi imkansızlıklar gerek iltica etmesi sebebiyle 7 yıl kadar Türkiye'ye ayak basamaması zaten kopuk olan aile ilişkilerini tamamen bitme noktasına getiriyor. Açıkçası dayım bu hikayeyi her anlattığında empati yapıyorum ama her seferinde o itici gücün yeterince kuvvetli olmadığını düşünüyorum. Bugüne nazaran en azından toplumsal olarak daha ılımlı bir Türkiye profili varken, o dönem için kıymetli sayılabilecek öğretmenlik gibi bir mesleğe sahipken belki de genç yaşının verdiği gazla böyle büyük bir maceraya atılmasının aslında ne kadar yersiz olduğunu idrak edip dönme kararı almış olabilir. Bu ve benzeri dönüş hikayelerinde duyduğum sebepler üç aşağı beş yukarı adapte olamama veya aradığını bulamama üzerine. Yani ABD de yaşamak ve çalışmak bir insan için sadece Mustang sahibi olma hayalinden ibaretse bu hayal gerçekleştiğinde düşülen boşluk ve çekimser olmanın getirdiği adaptasyon sorunu nedeniyle insanlar bunalıma girip ''tanıdık'' bir yerde olma dürtüsüne yenik düşüyor.


  • @azuleverde, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?

    @newman haha teşekkür ederim sayın @newman , Voltaire'i severim (: onun kadar olamam ama onca aydının insanlığa kazandırdıklarını mümkün olduğu kadar (bir zahmet) üzerimde taşımak isterim. (bu arada unutmuşum bir ekleme yapayım, bahsettiğiniz söz Voltaire'e ait değil ama genelde ona atfedilen bir söz diye biliyorum, sevdiğim bir sözdür).

    Eksi konusunu da anlamıyorum. "like-dislike" gibi görülüyor sanırım ama yazılanları göremiyorum ben insanlar nasıl okuyor da eksi veriyor :)

    İnsanlar foruma yazarken çok rahat davranıyor. Günlük hayatta birbirlerinin yüzüne karşı vermeyecekleri tepkileri burada çok rahat verebiliyor. Anlamıyorum anne-babaya nasıl yaklaşılıyor örneğin veya sizin gibi görüşünün beğenilmediği, kafa yapısının uyuşmadığı, yaşa göre tepki verilmelidir demiyorum ama diyelim ki yaşı büyüklere, ne tepki veriliyor acaba? Hiç mi tahammül edilmiyor, de ki tahammül gerektiriyor, otobüste şurada burada? Sonra en az bir kişi bile olsa işte bu insanlar yüzünden gitmek istiyorum diyebiliyor, halbuki yapılan çıkarım sağlıklı değil. ABD'de veya Türkiye'de yıllarını geçirip başka yere gitmeye karar verirken yapılan çıkarımların sağlıklı olması gerekiyor.

    Artık bu gibi forumlar, sosyal medya toplumun dijital çağdaki ortamları. Toplum gerçekte henüz isteyene istediğin tepkiyi verdiğin bir hale dönüşmedi bana göre. Ben iletilerinizi değerli buluyorum. Yazdıklarınızdan cımbızla kelime çekip söylemiyorum bunu. Katarsise düşmediğinizi düşünüyorum. "mutlu son" veya "beklenen son" hissini almıyorum sizin yazdıklarınızdan. Herkes filmin sonunun "olması gerektiği gibi" bitmesini beklediği, hep buna yönelik konuştuğu zaman başka bir yerden gelen bir fikir algılanamıyor, dikkate bile alınmıyor. Bana göre kimseyi ABD'de veya Türkiye'de iyi bir hayat beklemiyor, insanlar iç huzurunu yakalayamadığı veya algılardan kurtulup yeterince sağlıklı sebepler bulamadığı sürece

    Like dislike gibi görülmüyor, öyle sunuluyor zaten. Ben yani şahsım(🤪) hoşlanmadığım bir mesaja bıdı bıdı laf yetiştirmektense - ye basıp geçiyorum, tepkim içimde kalmıyor hem, iyi oluyor yani😁😁
    Bu arada -5 -6 lara kadar çok da zorlanmadan görülebiliyor mesajlar aslında ama yok ben göremiyorum neymiş şu eksi verdikleri merak ettim derseniz de select copy paste yapın, merakta kalmamış olursunuz 👍🏻


  • @aysegul kopyala yapıştırla uğraşmaktansa kişinin profiline gidilerek de rahat bir şekilde okunabilir, o konunun daha kolay çözümleri var ama problem şu, çoğu kişi katılmadığı bir görüş olduğuna hükmetmiş ancak belki benim katıldığım bir nokta var ama insanlar beğenmediği için ben daha okuyamadan görmekte zorlanıyorum. Zaten "like-dislike" diye sunulduğunu düşünmüyorum, kullanıcılar tarafından öyle anlaşıldığını sanıyorum. Örneğin küfür yazılmıştır, kime söylendiğinden bağımsız olarak o kelimeyi görmek rahatsız edicidir ve admin müdahale edene kadar diğer kullanıcılar eksi verir ve görülmesini zorlaştırır. Ben böyle bir amaçla sunulduğunu düşünüyorum.

    Diğer türlü sunulduysa o zaman forumda çoğunluğun beğenmediği bir şey burada barınamaz, yok olur görülemez gibi bir amaca hizmet etmiş olur ki bu forumun böyle bir bakış açısına sahip olduğunu düşünmüyorum.

    Eksi konusuyla ilgili anlamadığım nokta bu başlıktaki iletilerimden bir tanesinin küçük bir kısmında alenen yazdığım bir cümleydi. Soru ve öneri olarak forumla ilgili hatalar görüşler başlığına yönlenebilirim.


  • @Ali-Dmr ortaokulun sonuna kadar birlikte okuduğumuz arkadaşım biz liseye başlayınca annesi ve kardeşleriyle birlikte ABD'ye babasının yanına gitti. Üniversiteyi bitirdi çalışmaya başladı. Ara ara Türkiye'ye geldiğinde buluştuğumuzda bir Amerikalıyla derin bir dostluk kuramıyorsun, derinlikli bir sohbet edemiyorsun, naber nasılsın hafta sonu ne yaptın'dan öteye gidemiyorsun diyordu. Bu arada o bunu söylerken anne ve babası bir süredir altı ay Türkiye'de altı ay ABD'de kalıyordu ve şu an hâlâ öyle yapıyorlar.

    Dayınızın bahsettiği yalnızlık ve ait olmama hissini anlayabiliyorum. Dört ay ABD'de yaşadım ve çalıştım. Ait olmama hissini bazen yaşasam da bu duygunun zamanla gelişebileceğini düşündüğümden üzerinde çok durmadım ancak yalnızlık konusu öyle değildi. Hem kendim orada yalnızlığı hissettim hem de oralı insanların bazılarında bunu gözlemledim. Arkadaşımın deneyimi üzerinden düşününce o da aitlikle ilgili çok bir problem yaşamıyordu ama bana yakındığı şey çoğunlukla yalnızlıkla ilgiliydi.

    Tabii ki herkes aynı deneyimi yaşayacak diye bir durum yok ancak benim de karşılaştığım dönüş, dönmeyi isteme gibi konulardaki sebepler çoğunlukla yalnızlık üzerine. Ben de benzeri bir durumu kısa süreliğine de olsa yerinde deneyimlediğim ve gözlemlediğim için aktarılan deneyimlerden özellikle bu sebebi irdelemeye çalışıyorum. Bu bir geri dönüş sebebi belki ama gitmeyi düşünenler için de bir gidip gitmeme sebebi aslında


  • @azuleverde en çok duyduğum şey bu benim, ‘ne kadar çok amerikalı arkadaşım olursa olsun derin bir dostluk kuramıyorsun, derin bir muhabbetin içine giremiyorsun’.. ki bence normal bu.. duygusal insanlar için de başlı başına dönüş sebebi olabilir, doğru.


  • @azuleverde, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?

    @newman haha teşekkür ederim sayın @newman , Voltaire'i severim (: onun kadar olamam ama onca aydının insanlığa kazandırdıklarını mümkün olduğu kadar (bir zahmet) üzerimde taşımak isterim. (bu arada unutmuşum bir ekleme yapayım, bahsettiğiniz söz Voltaire'e ait değil ama genelde ona atfedilen bir söz diye biliyorum, sevdiğim bir sözdür).

    Eksi konusunu da anlamıyorum. "like-dislike" gibi görülüyor sanırım ama yazılanları göremiyorum ben insanlar nasıl okuyor da eksi veriyor :)

    İnsanlar foruma yazarken çok rahat davranıyor. Günlük hayatta birbirlerinin yüzüne karşı vermeyecekleri tepkileri burada çok rahat verebiliyor. Anlamıyorum anne-babaya nasıl yaklaşılıyor örneğin veya sizin gibi görüşünün beğenilmediği, kafa yapısının uyuşmadığı, yaşa göre tepki verilmelidir demiyorum ama diyelim ki yaşı büyüklere, ne tepki veriliyor acaba? Hiç mi tahammül edilmiyor, de ki tahammül gerektiriyor, otobüste şurada burada? Sonra en az bir kişi bile olsa işte bu insanlar yüzünden gitmek istiyorum diyebiliyor, halbuki yapılan çıkarım sağlıklı değil. ABD'de veya Türkiye'de yıllarını geçirip başka yere gitmeye karar verirken yapılan çıkarımların sağlıklı olması gerekiyor.

    Artık bu gibi forumlar, sosyal medya toplumun dijital çağdaki ortamları. Toplum gerçekte henüz isteyene istediğin tepkiyi verdiğin bir hale dönüşmedi bana göre. Ben iletilerinizi değerli buluyorum. Yazdıklarınızdan cımbızla kelime çekip söylemiyorum bunu. Katarsise düşmediğinizi düşünüyorum. "mutlu son" veya "beklenen son" hissini almıyorum sizin yazdıklarınızdan. Herkes filmin sonunun "olması gerektiği gibi" bitmesini beklediği, hep buna yönelik konuştuğu zaman başka bir yerden gelen bir fikir algılanamıyor, dikkate bile alınmıyor. Bana göre kimseyi ABD'de veya Türkiye'de iyi bir hayat beklemiyor, insanlar iç huzurunu yakalayamadığı veya algılardan kurtulup yeterince sağlıklı sebepler bulamadığı sürece

    Degerli @Azuleverde yazinizda ki anahtar sozcuk "ic huzur".
    Game of Thrones dizisini basindan beri seyredenler hatirlar, young lady Stark (Sansa) dizinin ilk bolumlerinde gozu yukseklerde, dogup buyudugu Winterfell'i begenmeyen, Westeros'un (Seven Kingdom) baskenti King's Landing'de yasamak isteyen 12-13 yaslarinda kucuk bir kiz'dir. King Robert, babasi Lord (Ned) Stark'i hand of the king (basvezir) olmasi icin King's Landing'e davet ettiginde o da babasi ve kucuk kardesi ile birlikte hep hayalini kurdugu baskent'e gider. Zamani geldiginde Kral'in oglu Joffrey ile evlenecektir fakat Kral Robert'in zamansiz olumu babasinin (Lord Stark) evlenmeyi bekledigi yeni kral Joffrey tarafindan basi kesilerek oldurulmesi sonrasinda basindan bir suru aci olaylar gecer. Annesi, agabeyi ve bir kardeside vahsice katledilir bu arada. Ihanetlere ugrar. Yapayalnizdir. Neyse diziyi izlemeyenler icin daha fazla "spoil" yapmayalim. Yillar sonra -sanirim 6. sezonun sonundaydi- nihayet Winterfell'e geri doner. Cocuklugunun gectigi Winterfell kalesinin bahcesinde kirmizi yaprakli cok yasli ve cok guzel bir agac vardir. Lady Stark bahceye iner o agacin altina oturur ve soyle der; I used to come here everyday when I was a little girl and prayed to be somewhere else. Yani, kucukken hergun bu agacin altina gelir ve baska bir yerde olmak icin dua ederdim/olmayi dilerdim. Fakat ihtiyaci olan huzur'un orada, begenmedigi Winterfell'de o agacin altinda oldugunu o zaman anlamistir. Gozlerini kapar ve derin bir ic ceker. Yani sizin ic huzur (inner peace) dediginiz o en buyuk zenginlik var ya, iste o sadece insanin dogup buyudugu topraklarda, o agacin altinda bulunuyor. Yillar sonra Londra, Paris, New York, LA birakip gelenlerde aslinda o agaca geliyorlar. Kanimca onlar icin artik sabahlari parkta goodmorning, 50 cent'e ispanak, 1,5 dolara kiyma anlamini yitirmis oluyor. :)

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @newman Güzel bir benzetme yapmışsınız, bir Game of Thrones hayranı olarak sizi takdir ediyorum.
    Ben de bir benzetme yapmak istiyorum.
    Türkiye bence yokuş aşağı giden, fren bozuk bir otobüstür. Yokuş aşağı gittiği için bir süre hızlandı. Bizim gibi bir grup yolcu şoföre bağırdık durduk "Bu gidiş iyi değil, bir yere çarpacağız" dedik, ancak bunun karşılığında sadece şoförden hakaret işittik. Hepimiz canımızı (ve huzurumuzu) kurtarmak için otobüsten atladık ama bazı eşyalarımız ve sevdiğimiz insanlar hala otobüste kaldı. Şimdi görünen o ki yokuşun sonuna geliniyor ve ne yazık ki bir yerlere çarpmadan bu otobüsün durması mümkün olmayacak.
    Otobüs durduğunda ve şoför değiştiğinde belki tekrar dönmek isteriz. Ama bir çoğumuz büyük ihtimalle bulunduğumuz yerde kalmayı tercih edecek. Belki de böylesi daha iyidir.
    Ben Türkiye'den ayrıldığımdan beri kendimi hiçbir yere ait hissetmiyorum. Başka bir ülkeye de gidebilirim, ama siyasal islamcıların devri bitmeden bir daha Türkiye'de yaşamak isteyeceğimi sanmıyorum.


  • @newman bu guzel benzetmeye şapka çıkarıyorum


  • @knnrn malesef o otobüs duvara patlamadan olayın farkına varmayacak çok büyük bir kitle var şoföre daha fazla gazla diyen. En kötüsü de otobüsten atlamak isteyipte şansı olmayan insanlar. Bizim yaptığımız aslinda belimize ip bağlayıp otobusten öyle atlamak bir şekilde otobüsü durdurmaya çalışmak. Gundemden veya ülkeden asla kopamiyoruz. Aklımızın bir köşesi hala turkiyede kalıyor daha önceki yurtdışı tecrubemden çok iyi biliyorum. YouTube kanalı açanların bir çoğunda bunu görüyorum.


  • @knnrn, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?

    @newman Güzel bir benzetme yapmışsınız, bir Game of Thrones hayranı olarak sizi takdir ediyorum.
    Ben de bir benzetme yapmak istiyorum.
    Türkiye bence yokuş aşağı giden, fren bozuk bir otobüstür. Yokuş aşağı gittiği için bir süre hızlandı. Bizim gibi bir grup yolcu şoföre bağırdık durduk "Bu gidiş iyi değil, bir yere çarpacağız" dedik, ancak bunun karşılığında sadece şoförden hakaret işittik. Hepimiz canımızı (ve huzurumuzu) kurtarmak için otobüsten atladık ama bazı eşyalarımız ve sevdiğimiz insanlar hala otobüste kaldı. Şimdi görünen o ki yokuşun sonuna geliniyor ve ne yazık ki bir yerlere çarpmadan bu otobüsün durması mümkün olmayacak.
    Otobüs durduğunda ve şoför değiştiğinde belki tekrar dönmek isteriz. Ama bir çoğumuz büyük ihtimalle bulunduğumuz yerde kalmayı tercih edecek. Belki de böylesi daha iyidir.
    Ben Türkiye'den ayrıldığımdan beri kendimi hiçbir yere ait hissetmiyorum. Başka bir ülkeye de gidebilirim, ama siyasal islamcıların devri bitmeden bir daha Türkiye'de yaşamak isteyeceğimi sanmıyorum.

    Sayin @knnrn Gercekleri anlatmak istediginizin farkindayim ama boyle olumsuz seyler yazarken biraz dikkatli olmanizi tavsiye ederim. Sonra Turkiye dusmanligi falan gibi yakistirmalar ile etiketlenebilirsiniz!

  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    @MySea, içinde söyledi: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?

    Sayin @knnrn Gercekleri anlatmak istediginizin farkindayim ama boyle olumsuz seyler yazarken biraz dikkatli olmanizi tavsiye ederim. Sonra Turkiye dusmanligi falan gibi yakistirmalar ile etiketlenebilirsiniz!

    Hepimiz vatan haini değil miyiz zaten? :)




  • @newman bana göre de iç huzur önemli konu sayın @newman ve birçok konuda karar verirken üzerine düşündüğüm bir konu.

    Game of Thrones dizisini hiç izlemedim. Bilgisayardan açıp dizi film gömeyim, şu kadar bölüm izledim şu sezonu bitirdim gibi bir olayım hiç olamadı :) çok nadir, arada bir film seyrederim. Diziyle ilgili yazdıklarınızı kafamda canlandırmaya çalıştım, muhtemelen unutmayacağım ama benim için spoiler oldu sayılmaz çünkü diziyi izler miyim bilmiyorum :)

    Demek meşhur Game of Thrones'ta da bu tema kendine yer bulmuş. Oldukça pahalı emek harcanan bir dizi diye biliyorum. Dur şunun şurasına da şu temayı ekleyelim diye haybeden koymamışlardır sanırım. Popüler kültürün etkisiyle bende diziye karşı bir merak oluşmuyordu ama bu bahsettiğiniz durum ilginç geldi.

    Ben de size hayal meyal aklımda kaldığı kadarıyla bir film önerisinde bulunayım. Üniversite birinci sınıfta okulun sinema salonunda bir film gösterilmişti. İngilizce adını bilmiyorum, Türkçe adı ise yanlış hatırlamıyorsam Uzaklara Gidelim'di. Çok az sahne hatırlıyorum ama filmin tadı, yurtdışında yaşamayı düşünmediğim zamanlarda bile bana düşündürdükleri ve hissettirdikleri hâlâ aklımdadır. Muhtemelen bulup tekrar izleyeceğim ama henüz fırsat olmadı.

    Aklımda kalanlar, filmin başında bir çift çocukları olacağını öğrenir. Yaşayacakları yere karar vermek için kadının hamileliği boyunca gezerler ama her gittikleri yerden ayrılırlar, gittikleri yerlere kadın bir türlü ısınamaz, karar veremez. En son büyüdüğü eve giderler ve oraya karar verir. En çok kadının bir yandan elma yerken karnı burnunda araba kullandığı sahneyi, arabayı durdurup arabadan çıkıp elmayı fırlattığı sahneyi, bir de en son vardıkları evin kullanılmayan virane gibi bir yer olduğu sahneyi hatırlıyorum. Burada da dizide bahsettiğinize benzer bir tema işlenmişti ve dediğim gibi yurt dışında yaşama fikrinin bende yer etmediği zamanlarda bile güzel şeyler düşündürtmüştür.

    Son olarak Doğan Cüceloğlu bir kitabında çocukluk insanın ana vatanıdır diyordu. Ne kadar hayal kırıklığı, acı-tatlı tecrübe yaşarsanız yaşayın insanın dönüp sırtını dayadığı yer çocukluğudur, ana vatanıdır diyordu. Bu yüzden iyi bir çocukluk geçirmiş olmanın öneminden bahsediyordu. Dediğiniz şekilde insanlar da bir nevi ana vatanlarına dönüyor belki de


  • @knnrn sayın @knnrn Türkiye'nin durumu ve gidişatı az çok herkesin malumu. Türkiye'de yaşamamak için herkesin az veya çok sebepleri olduğu da hepimizin malumu. Türkiye'nin durumuyla, insanların gitme sebepleriyle ve Türkiye'ye dönmek istememe sebepleriyle ilgili sayfalarca yazabilir, her daim saatlerce konuşabiliriz. Ancak Türkiye'nin içinde bulunduğu durumun düzelmesi için fiilen bir şeyler yapan biri olarak, ayırdığınız şekliyle -cıların, -cuların devri bittikten sonra Türkiye'ye gelmek isterseniz, geldiğinizde ben burada çaba harcarken sen yoktun diyecek insanlarla karşılaşabileceğinizi bilmenizi isterim.

    İnsanların Türkiye'de yaşamak istememe sebepleri olabilir. İnsanlar buradan dibine kadar nefret ederek gitmiş olabilir. İnsanlar burayı çok ağır eleştirerek buradan gitmiş olabilir. Yıllar sonra dönmeye de karar verebilir. Bunlarda hiçbir problem görmüyorum. Sebepler kişiye özel olabilir ve değişebilir. Ancak lütfen giden veya gidecek olan kimse orada kötü gidişatın devri bitmeden geleceğimi sanmıyorum demesin çünkü o durumda burada fiilen çaba harcayan insanlara haksızlık etmiş olursunuz


Benzer Başlıklar

  • DV2024 İzmir Adayları Buraya (misafir de kabul ederiz)

    Göçmenlik Sohbetleri
    89
    3 Oy
    89 İleti
    2k Bakış
    hasbelkaderH
    zaman cok hizli geciyor. 2023 te TR ye giderken buraya yazmisim. onun uzerine 2 defa daha gittim...
  • Amerika'da toplumun bir parçası nasıl oluyoruz ?

    Göçmenlik Sohbetleri
    13
    4 Oy
    13 İleti
    1k Bakış
    S
    ....yukarda mysea arkadasimin yazdiklarina katiliyorum,evet o ulkede dogmadiktan sonra o toplumun paRCASI OLMak zordur,orda dogan gocmen coccuklari icinde zordur,cun ku gizli irkcilik vardir,bu dunyanin her ulkesinda aynidir,mesela turkiyeye gelmis suriyeliler hemen hemen 10 yil oldu toplumun bir parcasi olabiliyorlarmi,,,,diyelimki etrafta 5 amerikali ve iki gocmen var, adamlar gocmen olani ignor edip kendi aralarinda konusurlar ve gocmenin anlatacaklarina pek rahbet etmezler..bazi is yerlerinde gercek amerikali ve gocmen is icabi mecburen konusurlar........ ..amerika cok kulturlu bir ulkedir,dunyanin her yerinden gelmis insanlar vardir,gocmen olanlar kendi gettolarini kurarlar,,,,baska bir sehirde yalniz basina yasiyan bir turk amerikaliyi evine yemege davet edemez amerikalida turku evine yemege davet etmez,gurbetciler icin o ulkede yapilacak en iyi sey salla basin i al maasini,tabiki iyibir meslek ve kultur varsa sahis yuksek mevkilere gelebilir ama mesai saati bittikten sonra gene yalnizdir,tabiki yazdiklarim kendi fikrimdir.
  • 27 Oy
    153 İleti
    15k Bakış
    Cibali_KarakoluC
    İşten eve sabahleyin değilde, akşam olduğunda gelmeyi hayal ediyorum. Olur da bir gün temelli gidebilirsek, gece mesaisi olmayan, her geceyi evimde, çocuklarıma kitap okuyup, onları yatırdıktan sonra, kendi kitaplarımın arasında çayımı, kahvemi yudumlayıp, kısa bir makale okuyup, okuduğumu düşünüp hazmetmeye çalışırken uyuya kalmayı hayal ediyorum. Hayatında resmi yazı dışında bir şey okumayan (bu resmi yazılarda basma kalıp cümlelerden ibarettir, çoğunlukla bir şey öğrenmeniz mümkün değildir.) kitap sayfası açmayan, iş konuşmaya gelince (konu farketmeksizin - her konuda) görüş beyan eden insanlardan bıktım. İş yerinde amirliği, müdürlüğü elinden alınsa, geride kocaman bir hiç kalacak insanların; alçak dağları kendileri yaratmış gibi bir kanıya sahip olmaları bıktırdı beni. Bu adamların/ kadınların kendi üstlerine şirin görünmek için taklacı güvercine dönüştüklerini, astlarına ise şahine, pantere, aslana, kaplana, malkoçoğluna dönüştüklerini görüyorum. Bu bıktırdı beni. Yirmi yıl önce, sıradan/vasat bir düz liseden mezun oldum. Yirmi yıl sonra ÖSYM 'nin sitesine girip kendi mezuniyet bilgilerime baktığımda imam hatip lisesinden mezun olduğumu gördüm. Sonradan İmam Hatip lisesine dönüştürlen, mezun olduğum lisenin eski öğrencilerinin tamamını imam hatip lisesi mezunu yapmışlar. Bu iki yüzlü zihniyetten bıktım. Çocuklarımın da bu saçmalıklara maruz kalmadığı, çalıştığımda karşılığını alacağıma inandığım, kendi işime gücüme baktığım bir Amerika hayal ediyorum. İyi geceler, iyi günler. Ümitleriniz gönlünüzce olsun.
  • Amerika'da tutunamayıp geri dönenler var mı?

    Taşındı Göçmenlik Sohbetleri
    599
    2 Oy
    599 İleti
    85k Bakış
    M
    Birinin uyandırdığı iyi oldu buraları.. güzel anılar dinledim bir kaç bir şey öğrendim. Öğrenecek şey çok.
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

27

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.7k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum