İşten eve sabahleyin değilde, akşam olduğunda gelmeyi hayal ediyorum. Olur da bir gün temelli gidebilirsek, gece mesaisi olmayan, her geceyi evimde, çocuklarıma kitap okuyup, onları yatırdıktan sonra, kendi kitaplarımın arasında çayımı, kahvemi yudumlayıp, kısa bir makale okuyup, okuduğumu düşünüp hazmetmeye çalışırken uyuya kalmayı hayal ediyorum.
Hayatında resmi yazı dışında bir şey okumayan (bu resmi yazılarda basma kalıp cümlelerden ibarettir, çoğunlukla bir şey öğrenmeniz mümkün değildir.) kitap sayfası açmayan, iş konuşmaya gelince (konu farketmeksizin - her konuda) görüş beyan eden insanlardan bıktım.
İş yerinde amirliği, müdürlüğü elinden alınsa, geride kocaman bir hiç kalacak insanların; alçak dağları kendileri yaratmış gibi bir kanıya sahip olmaları bıktırdı beni. Bu adamların/ kadınların kendi üstlerine şirin görünmek için taklacı güvercine dönüştüklerini, astlarına ise şahine, pantere, aslana, kaplana, malkoçoğluna dönüştüklerini görüyorum. Bu bıktırdı beni.
Yirmi yıl önce, sıradan/vasat bir düz liseden mezun oldum. Yirmi yıl sonra ÖSYM 'nin sitesine girip kendi mezuniyet bilgilerime baktığımda imam hatip lisesinden mezun olduğumu gördüm. Sonradan İmam Hatip lisesine dönüştürlen, mezun olduğum lisenin eski öğrencilerinin tamamını imam hatip lisesi mezunu yapmışlar. Bu iki yüzlü zihniyetten bıktım.
Çocuklarımın da bu saçmalıklara maruz kalmadığı, çalıştığımda karşılığını alacağıma inandığım, kendi işime gücüme baktığım bir Amerika hayal ediyorum.
İyi geceler, iyi günler. Ümitleriniz gönlünüzce olsun.
Tolga Savacı - Vikipedi
magazin on Instagram











