[Arşiv] DV2023 Mülakat Deneyimleri
-
Bu ileti silindi! -
6 Ocak 2023 saat 9.15 deki mulakatimiz için tüm detaylardan bahsediyorum...bir takım özel durumlarimizdan kaynaklı ancak paylaşma şansımız oldu..
İyi okumalar :)-Merhaba dostlar sağlık raporumuzu aldık..vee büyük gün yani vizemizi alacağımız heyecanlı günde neler yaşadık hepsini tek tek anlatıyorum..her anı bizimle yaşamak için mutlaka sonuna kadar dinlemenizi tavsiye ediyorum..çünkü aralarda aklınıza takılan onlarca sorunun cevabını vereceğim..
-mülakatımız 6 ocak saat 9.15 deydi
-Ben eşim ve bebeğimiz aymira ile birlikte konsoloslukta belirtilen saatte olmamız gerekiyordu..
-Uzun zamandır o büyük gün için kafamızda farklı farklı senaryolar kuruyorduk.Deyim yerinde ise öküz altında buzağını arıyorduk..hiç kafaya takılmayacak kısımlar için tedirgin oluyorduk.
-Fakat tüm tedirginliklerimiz ve o gün ve o saate kadardı..hepsi o gün bitecekti.
-evvet detaylı deneyimlere başlıyoruz ( geçiş efekti ve sesi koyulacak)
-mülakat günümüzden 1 gün önce yani 5 ocak gecesi biz kardeşlerimle beraber gece saat 3 e kadar monopoly oynadık..sanarsınız sabah mülakata biz gitmeyeceğiz..üstelik biz etimesgutta oturuyoruz mülakata gireceğimiz yer çukurambar..sağolsun eşimin kuzeni Ahmet abimiz bizi etimesguttan alıp çukurambara götürecek ☺ neyseki aymira erkenden uyudu..saat gece 3 oldu ve hepimiz alarmları saat 6.20’ye kurduk..ve uyuduk
-saat 6.20de kalktık 7 gibi Ahmet abinin bizi alacağını hesaplayarak hazırlandık..kahvaltı yaptık hazır olda bekledik ☺
-tüm belgeleri günlerce, defalarca kontrol ettim..belgeleri fazladan fazladan aldık..hiç lazım olmayacağını düşündüğümüz belgeleri dahi yanımda bulundurmak istedim..sonuçta içeri fazla evrak ile girmek yasak değil..
-evden çıkmadan öncede son bir kez kontrol ettim belgelerimizi ve saat 7 de Ahmet abi kapıya geldiğini söyledi aşağı indik..
-20 km lik sabah trafiğinden sonra saat 8.20’de çukurambarda abd büyükelçiliğin önüne varabildik..biraz erken geldik..dışarısı buzz gibiydi..ilkten elçiliğin girişini vs bulup içe nasıl alınacağımızı öğrenmek için elçiliğin kapısına tek başıma gittim.
-aymira ve eşim arabada bekledi..küçük bir keşiften sonra geri döndüm yaklaşık saat 8.40 a kadar sıcak arabada bekledik..
-sonrasında bebek arabasını aldık..üstümüzdeki tüm eşyaları arabaya Ahmet abinin yanına bıraktıktan sonra konsolosluğa yavaştan yürüdük.
-aymira mama kullanmıyor..yanımıza sadece emzik,bebek bezi, ıslak mendik aldık..
-ben belgeleri cash olarak dolar ve bir miktarda tl aldım..ne olur olma diyede kimliklerimizide aldık..pasaportlarımız fazlasıyla kimlik yerine geçiyor ama dediğim gibi tedirginlikler silsilesi bunlar hep☺
-uzun bir sıra vardı..sıranın en arkasına geçtik..randevu saatimizden yaklaşık yarım saat önce sıradaydık..
-önceki araştırmalarımdan bebekli aileleri en öne aldıklarını öğrenmiştim.
-eşime bebek arabasını biraz sola çekmesini memurun görmesini sağlamasını istedim ☺
-biraz sola çektik bebek arabasını ve memur direk seslendi..:)
-en arkadaki çocuklu aile en öne gelebilir mi? Tabi canım dedim koşa koşa… ☺
-hemen vize basılacak pasaportları çıkarttığımız çekmeceye koyar mısınız dedi memur?
Kurşun geçirmez büyük bir camın olduğu yerde duvardan çekmece çıkıyor ve pasaportları o çekmeceye koyuyorsunuz..
-pasaportları aldı 1-2 dk beklettikten sonra geçebilirsiniz dedi.Güvenlik kontrolüne doğru gidiyorduk pasaportlarımızı oradan alacak ve güvenlik aşamasından geçip içeri girecektik kiii..memur tekrar seslendi arkadamızdan mustafa diye..
-senin adın görünmüyor randevuda dedi..dedim haydaaa…
-randevu belgesi var mı dedi..bende mülakat mektubu mailini gösterdim..orada ben ve eşim gözüküyordu..aymirayı sonradan işlettiğimiz için aymira yoktu ama ben vardım..hadi aymira görünmüyor dese anlarım ama ben nasıl görünmem..
-ds 260 confirmation page ve mülakat mailini gösterdikten sonra bekle dedi..içeri aradı..
-benim kalbim ağzımda atmaya başladı..daha içeri girmeden bir aksilik olmasa bari dedim..o kadar emek verip zaman ayırıp buradan dönmek istemiyorum diye geçirdim içimden ☺
-Bana dönüp Roda diye birini tanıyor musun? Diye sordu.bende hayır tanımıyorum dedim.Hayır sizi içeri almıyorum yalan söylüyorsuuun dedi dermişiiim ☺
bekletti 3-5 dk ve sonra tamam geçebilirsin dedi..
-güvenlik kısmına herkesi atlayıp en önden geçtik..kızımız sağolsun ☺
-kemer ve bozuk para vs herseyi çıkarın dediler..öncesinde bildiğimiz için takı, kemer, bozuk para, getirmedik zaten telefon vs gibi elektronik eşyalar kesinlikle yasak..montumu ve cebimdeki parlarla belgeleride tepsiye koyup xrayden gönderdim sonra geçtik aymirayı dönüp aldım ve bahçeye girdik..
-uzun bir yol yürüdükten sonra karşımızda silahlı bir güvelik memurundan sola dönüp ana binaya giriyoruz.
-işte olay burada başlıyor ☺
-ilk girdiğimizde bize resepsiyon gibi bir yerden bir kağıt verdiler..bunu okuyun ve sonra karşı kabinden ödeme yapın dediler..verdikleri kağıtta yaptığımız ödemenin vize reddi almamız durumunda geri ödenmeyeceğini vs yazıyordu.
-neyseki detaylarını biliyorduk ve ditek karşı kabinin önüne gittik.
-pasaportlarımızı ve kişi başı 330 dolar toplamda 990 dolar para istediler..üstüne 10 dolar döndüler
Bu arada parayı alan memur Türk vatandaşıydı.
-parayı verdik ve bize makbuz ile birlikte sıra numarası verdiler..sıra numarasıda 61 di..dedim hayda memleketi burada da gördüm.. ☺
-sonra sol tarafdan devam edin ve numaranız yanana kadar bekleyin dediler..
-yaklaşık 20 dk bekledikten sonra numaramız yandı..
-14 numaralı bölümden çağırıldık..Bölüme gittik ve bizden sırayla belgeler istediler..
Hatırladığım kadarıyla..evlilik cüzdanı ve 2 fotokopisi,her kişi için 2 şer biyometrik fotoğraf,asıl talihlinin diploması ve diploma fotokopisi,pasaportlar ve fotokopileri,yetişkinlerin adli sicil kayıtları yabancı tercümeli arşivli şekilde,nüfus kayıt örnekleri,erkek yetişkin yani benim askerlik belgem,confirmation pageler,banka kayıdı..
-bu belgeleri istediği sıra ile camın altından ilettim kadın memura,bu arada kadın yarım bir Türkçe ile iletişim kurdu..ingilizce konuşmadı..
-tüm belgeleri aldıktan sonra İngilizce biliyor musun diye sordu eşime..eşimde çok iyi bilmediğini söyledi tamam dedi.
-bekleyin, sıra numaranız tekrar yandığında ilgili kabine gidin dedi..tamam dedik salona geçip oturduk derken tekrar aynı kadın memur çağırdı..
-kızınız görünmüyor dedi…haydaa arkadaş daha mülakat kısmına geçemeden siz beni kalpten mi götüreceksiniz?doğum belgesi, ds 260 confirmaton page vs hepsini gösterdim elimde..
-tamam eşim ds260ları gönderdikten sonra doğum yaptı..mülakat günü aldıktan sonra aymirayıda ds260a ekledik ama burada kızınız yok diyince insan abdestinden şüphe ediyor açıkçası ☺
-Neyseki tamam buldum dedi ve tekrar bekleme salonunda beklemeye devam ettik.
-bekler ikeeen..bir takım aksiyonlar yaşadık..
-aymira uyandı ve acıktı.. ☺ onu doyurduk tabi aksiyonumuz bu değildi ☺
-Biz bekler iken greencard talihlisi bir çiftin mülakatına şahit olduk ama nasıl şahit olduk gerçekten anı yaşadık…
-çiftin görüşme esnasında konuşmalarına şahit olduk memur ile..
-memur kadın çocuğunuzu eklememişsiniz dedi..
-red geliyor dedim..gerçekten kendinizi o duruma koyduğunuz ve içinde olmak istemediğiniz bir diyalog fakat hatalı bir işlem yapılmış ve memur vizelerine red vereceklerini söyledi ısrarla..çift ne kadar itiraz etsede..red aldılar..çiftin yüz ifadesi gerçekten üzücü,ve empati kurmak gerekirse sinir bozucuda bir durum.insan kendine uzun bir müddet sinir olabilir yaptığı hatadan kaynaklı.. memur avukat tutabilirsiniz durumla alakalı dedi ve çift konsolosluktan ayrıldı..haklarına hayırlısı olması dileklerimizle..- 2-3 kişi sonrasında bizim numaramız yandı..ve uzak baktığınızda dahi ben Amerikalıyım diye bağıran genç bir beyfendinin gişesine dopru yürüdük..merhaba, günaydın dedi güler yüzlü bir şekilde.
-bizde merhaba ve günaydın dedik ve başlamadan önce sağ ellerinizi havaya kaldırıp biraz sonra vereceğiniz tüm bilgilerin doğruluğu için yemin eder misiniz dedi?... hay hay canım tabi ki dedik ☺ aymirada uyanıktı o sırada yüzü memura bakacak şekilde sol koluma aldım ve sağ ellerimizi kaldırdık ☺ aymira hariç ☺ nasıl detay veriyorum ama bu kadarını ancak mülakata beraber girdiğiniz kişiyle yaşarsınız dostlar bi beğeni ve abone olmayı çook görmeyin ☺ devam edelim..
-yemini ettik ve sıra geldi sorulara..bak hala heyecanlanıyorum ☺
-ilk olarak amerikada ve Amerika dışında bir ülkede yaşadığınız mı diye sordu ? eşime yani asil talihliye soruyor tüm bunları..ben daima bir adım arkada durdum ve belgeleri verip almak dışında iletişimde pek bulunmadım her aşamada..sadece merhaba merhaba ☺
-aymira tüm bu sorular sırasında memura gülücükler saçıyor..ben alttan cimcikliyorum kızım biraz daha gül biraz daha diye ☺ şaka bir yana arkadaşlar..
-sonra amerikada nereye gitmeyi planlıyorsunuz dedi..california san Francisco dedi eşim ve kimin yanına gitmeyi düşünüyorsunuz diye sordu..eşimde.. eşimin üniversiteden arkadaşı var onun yanına gideceğiz dedi..
-sonra İngilizce biliyor musun diye sordu eşimde az dedi ☺ orada fazlasıyla pratik yaapcaksınız dedi ve güldü..çok güler yüzlü memurlar..güvenliklere kadar herkes yardımcı oluyor heleki çocuklu bir aile iseniz..kırmızı halı sermedikleri kalıyor..belki o da serilidir de heyecandan farketmemişizdir..
-neyse memur tüm soruların ardından sihirli cümleyi kurdu.. VİZENİZİ ONAYLIYORUM.
-Bizim gözlerde dolarlar kulağımızda rafet el romanın macera dolu Amerika şarkısı..içimizde bir mutluluk ile teşekkür ederiz iyi çalışmalar diyerek çıkışa yöneldik ☺
-binadan şiddetli ankara soğuna çıkmadan önce kızımızı güzelce sarıp sarmaladık..
-güvenlikler kapılarımızı açarak bize iyi günler dilekleri ile uğurladı..
Bu arada tam kapıdan çıkarken en başta senin adın yok diye bana küçük bir panik atak yaşatan Amerikan memuru ile karşılıklı bende seni çok sevdim bakışı ve gülücükleri attık..ve binadan çıktık ☺
-Evet arkadaşlar elçilik binasından çıkıyor karşı çaprazdaki kafeye gidip birer americano söylüyoruz..ve geçtiğimiz yaklaşık 1.5 saatlik stresi bir oh çekerek atıyoruz..:) sonra yine bizimle beraber mülakata giren greencard talihlilerinden birinden rica ettim telefonunu kullanmak için..benim telefonum eşimin kuzenindeydi telefonumu aradım ve mülakattan çıktığımızı söyledim sağolsun bizi almaya geldi..telefon elime geçer geçmez ailelerimize ve aşimize dostumuza..bu senenin greencard talihlilerinden adaşım mustafaya haber verdik ☺
-evet arkadaşlar..vizemizi alma sürecimiz bu şekildeydi..artık bu video ile beraber greencard sürecimiz noktalanmış oldu..uçak biletimizide aldık pek yakında americaya uçuyoruz ☺ sorularınızı yorumlardan veya instagram hesabıbımız selimgiller den sormayı ve kanalımıza abone olup içeriğimiz beğenmeyi unutmayınız..hoşça kalın takipte kalın ☺
- 2-3 kişi sonrasında bizim numaramız yandı..ve uzak baktığınızda dahi ben Amerikalıyım diye bağıran genç bir beyfendinin gişesine dopru yürüdük..merhaba, günaydın dedi güler yüzlü bir şekilde.
-
@elifkeskinn hayırlı olsun 🙏🙏🙏
-
Merhabalar, 27 Ocak Cuma günü saat 9.45 görüşmemden kısaca bahsetmek isterim.
Mülakat sabahı, yanında kaldığım arkadaşım ile birlikte Söğütözü metro durağından yaklaşık 5dk yürüme ile konsolosluğun yanındaki Starbucks'a geçtik ve beklemeye koyulduk. Saat 9.20 gibi konsolosluğun önüne geçtim, 15'er dakika ara ile verilen mülakatlar için bekleyenleri öncelikle pasaport kontrolü için çağırıyorlar. Konsolosluğun önüne geçtiğimde 9.30 mülakatlarını çağırdılar ve fazla beklemeden 9.45 mülakatları ile birlikte ben de pasaport kontrolünü geçerek sırasıyla x-ray'den geçiş, uzunca bir bahçenin ardından ana binaya giriş, pasaportumun arkasına etiket yapıştırılması ve hemen çaprazındaki bankoda 330$ nakit ödeme işlemlerini yaptım (mülakat hatırlatma mailinde tam para getirilmesini özellikle belirtmişler ancak Ankara'da birkaç döviz bürosu gezmeme rağmen bozukluk bulamamıştım, 350$ verdim ve 20$ para üstünü aldım). Ödeme sonrası pasaportun arasına iki adet ödeme makbuzu ve sıra numaram olacak şekilde geri aldım. Sonrasında sıra numarasını takip ederek yine fazla beklemeden evrak teslimi için Türk bir hanımefendinin bulunduğu vezneye geçtim ve teker teker istediği belgelerimi kendisine teslim ettim. Grupta çokça bahsi geçen asık suratlı hanımefendi değildi muhtemelen (: kendisi gayet ilgili bir şekilde yardımcı oldu. Evraklarımı teslim alırken sormayı unutmuş olmalı ki oradan ayrıldıktan sonra tekrar aynı vezne için numaram yandı ve daha önce ABD'ye gittiniz mi ve yurtdışında bulundunuz mu sorularını sordu. Evrak teslimi sonrasında tahmini 15-20 dakika kadar bekledikten sonra yine çokça bahsi geçen Amerikalı sarışın ve gerçekten samimiyetini ve içtenliğini hissedebileceğiniz beyefendi ile görüşmemizi gerçekleştirdik. Türkçe olarak yaptığımız görüşmede ilk olarak yemin ettim ve kendisinin sorduğu sorulara kısa ve net yanıtlar vererek nihayetinde "tebrikler vizenizi onaylıyorum, önümüzdeki hafta PTT'den pasaportunuzu alabilirsiniz" yanıtını aldım. Sorduğu sorular geçmiş mülakat deneyimlerindeki gibi; evli misiniz, çocuğunuz var mı, üniversitede ne okudunuz, ne iş yapıyorsunuz, ABD'de nereye gideceksiniz, neden orayı tercih ettiniz ve orada tanıdığınız var mı, gidince ne iş yapacaksınız, aileniz bu durumu nasıl karşılıyor şeklindeydi. Tahmini 9.40 gibi girdiğim konsolosluktan 10.40 civarında çıkmış oldum.
Green Card kazananı olduğumu öğrendiğim andan itibaren bu forumla tanışmış olduğum için gerçekten kendimi şanslı hissediyorum. Buradaki yönlendirmeler ve geçmiş deneyimler çok değerli. Süreçte yardımlarını esirgemeyen ve karışık görülebilecek bu süreci gönüllü yardımlarıyla kolaylaştıran tüm adminlere, deneyimlerini paylaşan arkadaşlara ve @gucarslan Bey'e sonsuz teşekkür eder, herkese kolaylıklar dilerim.
-
@BeyzaSelim eşim ve ben sizi YouTube den takip ediyorduk ama artık etmiyoruz çünkü videolarınıza yaptığımız yorumları sürekli sildiniz ve kaldırdınız nedenini bilmiyorum takdir sizin tabi. Vizeniz hayırlı olsun yeni hayatınızda başarılar.
-
@elifkeskinn, içinde söyledi: DV2023 Mülakat Deneyimleri
Öncelikle yazıma benzer durumdakilerin kolay ulaşabilmesi açısından ''ABD Yolunda Evlilik'' ekleyeyim.
Belirtmeliyim ki greencard senelerdir duyduğum fakat hakkında hiçbir bilgim olmayan bir kelimeydi, ta ki bu seneye kadar... İnsanların senelerdir başvuru yaptığından ve talihli olmanın ne kadar büyük bir şans olduğundan habersiz, bu sene ilk defa başvuru yapıp bilgisayar başından kalkarken müthiş bir özgüven ile o zamanki sevgilim şu an ki eşime ‘’görürsün bana çıkacak’’ demiştim... Uzatmadan sürece geçiyorum.
29 Ekim’de nikahımızı kıydık aynı hafta hemen kimlik ve pasaportumu yenileyip add applicant ile eşimi dosyama dahil ettim. Hemen Ankara konsolosluğuna mail atarak evliliğimden dolayı bilgilerimi yenilemek için dosyamı açtırdım. Kendileri benden aile cüzdanım ve eşimin pasaportunu scan olarak mail atmamı istediler. Bu arada ben add applicant yapmama rağmen eşim için onlar da bir dosya açmışlardı yani sisteme girdiğimde eşimin 1 tane benim ekleyip submit ettiğimiz dosyası, 1 tane start now yazan henüz hiç doldurulmamış dosyası vardı. Eğer kazandıktan sonra evlilik yapıp konsoloslukla güncellenme için iletişime geçtiyseniz benim ve gruptan yazan birkaç kişinin de başına geldiği gibi bununla karşılaşabilirsiniz telaşlanmaya gerek yok hem konsolosluktan hem de @gucaslan ‘dan aldığım cevap ile fazla olan dosya için hiçbir işlem yapmanıza gerek yok start now yazan fazlalık dosyayı o şekilde bırakıyoruz. 3K civarlarında bir CN ile tahmin edersiniz ki aralık ayında mülakat almayı beklerken 27 ocakta mülakatımızı gerçekleştirdik. (Belirtmeliyim ki lottery kazandıktan sonra evlenen bir çift olarak ilişki kanıtlarımızı hazırlamıştık fakat bunları sormadılar biz de verme gereği duymadık. Çünkü bizim açımızdan ilişkimize dair bir şüphe yoktu ama bu koşullarda olan herkesin hazırlıklı olması tabi ki şart lütfen rahat davranıp şüpheye düşme ihtimallerini değerlendirerek elinizde kanıt belgelerinizi bulundurun.)
Unganlar : tahliller ve röntgen için iki kişi 95$, Dr. Ungan’ın muayenesi ve ikimize de 4’er aşı vurulması için 680$ ödeme gerçekleştirdik.
MÜLAKAT DENEYİMİ
(Konsolosluğun önünde park halindeki arabalardan biri bagaj kısmını emanetçi olarak düzenlemişti ve biz içeriye sokamayacağımız tüm eşyalarımızı kol çantamın içerisine koyarak ona verdik.) Saat 10.00’daki randevumuz için 09.00’da konsolosluk önünde beklemeye başladık. Saat 09.45 e kadar normal hızda ilerleyen sıra iyice yoğunlaşınca kapıdaki görevli beyefendinin ‘içeriden bir süre göndermeyin dediler bu yüzden biraz bekleteceğiz fakat randevu saati gelen kimse endişelenmesin herkesi alacağız’ demesiyle daha da kalabalıklaştı. Saat 11.00 gibi ana binaya girebildik.
İlk olarak girişteki masada Türk bir görevli tarafından pasaportumuza bir barkod yapıştırıldı ve formda eksik bir bilgimiz var mı diye soruldu. Ardından yönlendirdiği gişede pasaportlarımızı teslim edip iki kişi 660$ ödememizi gerçekleştirdik ve bize 2 adet sıra numarası verildi. 5 dk. içerisinde numaramız ilk defa yandı ve evrak teslimine başladık. Yabancı olduğunu anladığımız aksanlı Türkçe konuşan hanımefendi, asıl talihli olan benden: nüfus kayıt örneğimi, aile cüzdanını+fotokopisini, adli sicil kaydımı, banka dokümanımızı ve diplomam+fotokopisini, 2 adet fotoğrafımı, Eşimden: aile cüzdanı fotokopisi, 2 adet fotoğraf, nüfus kayıt örneği, adli sicil kaydı ve askerlik belgesini istedi ve elimizdeki sıra numarasının birini alarak bize sadece tek evliliğiniz mi diye sordu ardından İngilizce biliyor musunuz sorusuna evet deyince hiç tereddüt etmeden o halde mülakatı İngilizce yapacaksınız dedi biz de evet İngilizce yapmak isteriz dedik, tekrar çağırılmak için beklememizi söyledi. Aradan 10 dk. gibi bir sürenin geçtiğini sanıyorum ki sıra numaramız tekrar yandı ve deneyimlerde birçok kişinin bahsettiği sarışın gözlüklü beyefendi olduğunu varsaydığım görevlinin karşısına geçtik. Önce sağ ellerimizi kaldırıp yemin etmemizi istedi ardından önce benim daha sonra eşimin parmak izlerimizi aldı. Kısa bir sessizlik olduktan sonra evlilik tarihimizi sordu ve bu sırada cüzdandan kontrol etti ve yakın bir tarihmiş tebrik ederim dedi. Ekranı kontrol ederek bize nereye gitmeyi düşündüğümüzü sordu. Chicago yanıtını verdim. Çok soğuk olduğunu biliyorsunuz değil mi diye sordu gülerek. Biz de gülümseyerek evet biliyoruz yanıtını verdik. Arkadaşlar mı aile mi orada? diye sordu. Arkadaşlarımız oradalar. dedik. Ne iş yaptığımı sordu. Mesleğimi söyleyip aylar önce istifa edip yeni bir iş baktığımı belirttim. Üniversite mezunusun değil mi dedi. Evet yanıtını verirken diplomamı kontrol etti bu sırada eşime dönerek sen de mezun musun ne iş yapıyorsun diye sordu. Eşim evet eğer isterseniz diplomam yanımda dedi ama görevli gerek olmadığını söyledi. (meslek ünvanlarımız: sales manager ve corporate comunication responsible). Klasik olarak orada ne iş yapacağımız sorusuyla devam etti. Biz de Türkiye’de yaptığımız aynı işleri yapmak istediğimizi fakat önce muhtemelen geçici işler yapacağımızı söyledik. Ardından ‘congratulations I approve your visa’ cümlesini duyup ağzımız kulaklarımızda binadan ayrıldık. Tüm bu görüşme toplamda 4-5 dk.’dan fazla sürmedi.
Tüm süreçte aslında ne kadar büyük bir ayrıcalık olduğunun farkında olduğumuz ama mülakat günü önemini daha çok hissettiğimiz yeşilkart forum ve telegram grubunun değerli adminlerine sonsuuuz teşekkürler. Özellikle benim gibi ne kadar büyük bir şansa sahip olduğunun farkında bile olmayan bir talihlinin sürecinin bu kadar sorunsuz ve basit atlatılmasının mimarı kendileridir. Gönüllü verdikleri bu ‘’hizmet’’in ne kadar önemli olduğunu umarım tüm üyeler farkındadır. Herkese bu yolculukta ve yeni hayatlarında kolaylıklar diliyorum umarım bir gün bir yerlerde yollarımız kesişir.
Sevgiler,Yeni yaşantınız ve vizeniz hayırlı olsun 🤩
-
@elifkeskinn tebrikler yeni hayatınızda başarılar dilerim
-
@elifkeskinn tebrikler vizeniz hayırlı olsun yeni hayatınızda başarılar dilerim.
-
@BeyzaSelim vizeniz hayırlı olsun, geçtiğimiz günlerde yüklediğiniz videoyu da izlemiştim ve eşinizin gözlerindeki mutluluk sanki ben kazanmışım gibi hissettirdi artık yakın takipçilerden birisiyim😊
-
@BeyzaSelim hayırlı olsun 🙏
-
@BeyzaSelim vizeniz hayırlı olsun tebrik ederim.
-
@BeyzaSelim tebrik ederim vizeniz hayırlı olsun ilk aylardaki deneyimlerinizi de bekliyoruz ABD’de bol şans dilerim
-
@BeyzaSelim vizeniz hayırlı olsun. Yeni hayatinizda mutluluklar
-
@Musty50 hayırlı olsun vizeniz başarılar 🙏
-
@elifkeskinn Tebrikler. Yeni hayatınızda mutluluklar. Şans sizinle olsun.
-
Merhabalar, mülakat deneyimimden bahsetmeden önce süreç hakkında çok bilgi aldığım, kafamdaki soruları giderdiğim bu forumda emeği geçen herkese ve telegramdaki tüm adminlere teşekkür ederim.
22 Kasım 2022 tarihinde 1 Aralık tarihine mülakat aldığımı öğrendim. Yani 10 gün sonrasıydı. Fakat bir önceki mülakat o sıra daha yeni dağıtılmıştı yanlış hatırlamıyorsam ve ben yeni bir dağıtım beklemiyordum, olsa bile 10 gün sonrasına beklemiyordum çünkü mülakatlar genelde dağıtımdan 40 gün sonrasınaydı. Benim de iş için yurtdışına çıkmam gerekiyordu, mülakat almadan önce pasaportumu bir acenteye vermiştim bu seyahat için, mülakat da bu sırada gelmez, gelsede vaktim var sorun olmaz diye düşündüm. Fakat mülakat aldığımda pasaport bende değildi ve 10 gün sonra mülakata girecektim :) ertesi gün de pasaportum acenteden resmi aracı kuruluşa verilecekti ve benim de parmak izi vermem gerekiyordu, oradanda konsolosluğa gidecekti her şey. Hemen öncelikle işyerime haber verip durumdan bahsettim ve seyahati iptal etmek zorunda olduğumu bildirdim. Sabah da ilk iş acentenin kapısına dayanıp pasaportumu istiyorum, seyahatten vazgeçtim dedim :) İş yerinden bir mail gerektiğini falan söylediler bunları halledip pasaportumu almıştım mülakat haberinden bir gün sonra. Pasaport konsolosluğa gitmiş olsa sanırım öyle elimi kolumu sallaya sallaya gidip pasaportumu geri verin diyemezdim sanırım. Alırdım tabiki ama biraz daha uzun sürerdi muhtemelen. Sonuç olarak küçük bir adrenalin neticesinde henüz acentede olan pasaportumu kolayca ertesi sabah almıştım.
Mülakat evraklarının geneli kısa sürede toplanabildiği için 10 gün sonrasına veya kısa süre sonrasına mülakat almak büyük bir sorun teşkil etmiyor, tabii eğer yurtdışından TR'ye mülakat için gelmiyorsanız bu sürede. İlk iş hemen Unganlar randevusu aldım, en yakın boşluk 29 Aralık tarihineydi.
Unganlar randevusundan çok uzun bahsetmeyeceğim çünkü yazılanlardan farklı bir süreç geçirmedim. Kan verme, akciğer grafisi, aşılar ve kısa süren bir muayene.
Muayeneye gözlüklerimle gittim fakat doktor gözlüklü olduğumu farketmedi bile, bununla ilgili bir test vs yapılmadı dolayısıyla. Zaten genelde araba kullanırken takıyorum gözlük. Daha önce operasyon/hastalık geçirdin mi gibi klasik sorulardan sonra ABD' de ne yapacağımı sordu. Sonrasında aşılarımı yaptı ve bitti süreç. Ekstra bir bilgi verilmez ise ertesi gün 15:00-17:00 saatleri arasında raporumu alabileceğim söylendi ve ayrıldım oradan. Ertesi gün belirtilen saatler arasında gittim ve önceki günki yoğunluktan eser yoktu ve çok sakindi. O saatlerde öyle oluyormuş. Raporu aldım ve ayrıldım oradan, iki gün sonra mülakatım vardı sabah erkenden.1 Aralık 2022 Mülakat Günü;
Ankara'da yaşadığım için Unganlar ve mülakat süreçleri operasyonel olarak daha rahat geçti benim için. Sabah erkenden oraya gittim ve beklemeye başladım, ilk giden bendim o gün yanlış görmediysem. Mülakata yaklaşık 1 saat vardı, bu esnada ben de içeride uzun kalırım vs diye 2-3 sigara içtim, vakit geçirdim. Sonra dışarısı kalabalıklaşınca ben de ufak ufak konsolosluk bahçesine geçtim. Orada bir kaç forumlu arkadaş ile kısa sohbet ettik. Sonrasında mülakat saatlerine göre içeri çağırdılar ve oraya doğru yöneldik. İlk bir kontrol noktası var. Pasaport veriyorsun orada ve sonra içeri alıyorlar seni Xray' den geçiyorsun, pasaportunu alıp mülakata gireceğin başka bölüme yürüyorsun.
Mülakatın gerçekleşeceği bölümde ilk olarak 330 USD yatırıyorsun ve sıra numarası alıp ikinci aşama olan evrak teslimi için ekrandan sıranı takip etmeye başlıyorsun.
Daha sonra evrak teslimi için sıram geldi. Talep edilen evraklar bekar bir erkekten istenen klasik evraklardı( yazı uzun olacağı ve bu konunun ilk iletisinde gerekli evraklar yer aldığı için madde madde yazmayacağım.) DS260ta GC adresi belirtmediğim için onu bilgisayardan yazıp A4 çıktı almıştım. Evrak teslim alan kişi bu kağıdı üstte görünce kendisi direk zaten '' adresi alıyım '' dedi ve uzattım. AIS kayıt çıktısı alınmadı bu arada. Evrak teslimi sırasında bana daha önce yurtdışında yaşayıp yaşamadığım soruldu. Almanya ve Amerika olduğunu söyledim. Ne kadar süre kaldığım soruldu. Almanya da yaklaşık 10 ay kalmıştım. Polis raporu alıp almadığım soruldu. 1 yıldan daha az kaldığım için almadığımı söyledim. Arkasından bununla ilgili bir soru gelmedi, bunu zaten araştırmıştım almam gerekmiyordu. Sonra ben eski pasaportum da burada istiyor musunuz diye sordum. ABD vizesi yoksa gerek yok dedi, geçerliliği olan bir vizemin olmadığını sadece eski Work and Travel ve diğer vizelerimin olduğunu söyledim ve sonuç olarak almamış oldu eski pasaportumu. Talep edilen evrakları ilgili kişiye verdikten sonra bir yandan da önümde yedek getirmiş olduğum evrakları düzenliyordum çünkü dağılmışlardı, bir yandan da eksik bir şey kaldı mı kesinlikle vermem gereken diye göz atıyordum kendi halimde. Yetkili kişi de orda ekranda işini yapıyordu, yani bu sırada benden bir şey beklemiyordu aslında. Birden bana onlarla uğraşmayı bırak dedi, peki dedim. Ama herhangi bir şey sormadı ve istemedi bu esnada, sanırım bi 30-40 sn geçti böyle, ben tekrardan evrakları alıp şöyle bi düzenledim ve dosyaya koydum o haliyle. Onu da gördü ve 'onlarla uğraşmamanı söylemiştim' tarzında bir şey söyledi tekrar. Ben tekrardan sakin bir şekilde peki deyip hazır olda bekler gibi beklemeye başladım, hiçbir şey yapmadan ancak böyle beklenirdi :) Mülakatı hangi dilde yapmak istediğimi sordu, Türkçe ve İngilizce ikiside uygundur dedim. Önünde bir kağıttan iki dili yuvarlak içine aldı, muhtemelen mülakat yapacak yetkilinin farketmesi içindi. Sonra bu süreç bitti ve yerime geçip tekrar ekrandan bu sefer mülakat sıramı beklemeye başladım.
Ben ekran önüne beklemeye geldiğim sırada, önümde olan arkadaşlardan biri yakınımda mülakatı yapmaya başladı, kısa sürdü ve aldı mülakatını. Hemen sonrasında benim sıram geldi aynı yetkilinin bankosunda. Güleryüzlü, sakin ve kibar birisiydi. Kendisi Türkçe başlamıştı mülakata, yemin ettim ve devam etti Türkçe olarak, nereye gitmek istediğimi, orada ne yapacağımı sordu. Cevap verdim bu sorularına. Orada tanıdığın var mı diye sordu, gideceğim yerde yok ama NY'da bir arkadaşım olduğunu söyledim. Zaten GC 'nin kargo edileceği adres de NY idi. Başka soru gelmedi. Sonrasında İngilizce konuşabiliyor musun diye sordu İngilizce olarak ve buradan sonra mülakat İngilizce devam etti. '' Evet konuşabiliyorum'' dedim. Sonrasında iyi güzel falan dedi ben bazen zorlanıyorum Türkçede çünkü karşımdakinin ne dediğini bazen anlayamıyorum zorlaşıyor dedi. Ben de '' anlıyorum haklısınız, sanırım İngilizceyi tercih ediyorsunuz'' dedim. Gülümseyerek ''evet'' dedi. Ben de gülümseyerek ''İngilizce devam edebiliriz'' dedim. Bu sırada ekrana da bakıyor ve bir şeyler yazıyordu. Sonrasında bana '' sana pasaportunu ve diploma aslını geri vereceğim ama endişe edecek bir şey yok '' dedi. Ben şaşırmıştım çünkü gidişata göre böyle bir şey beklemiyordum, eksik evrakım yoktu ve yaklaşık olarak üç kişilik bir aileye yetecek kadar da finansal durum göstermiştim nakit + araba olarak ( bahsi geçmişken araba için ruhsat aslı ve fotokopisi ve hepimiz bildiği satış sitelerinin birinden değer gösterir bir belge eklemiştim). Mülakat gidişatı da gayet normaldi, bir önceki arkadaşın mülakatını duymuştum ve ondan farklı değildi aslında, aynı sorular vs. Ben okay falan dedim ama şaşırdığımı anladı sanırım. Pasaport, diploma, ruhsat ve AP ye kaldığımı gösteren bir A4 kağıdını bana uzatırken '' bir sorun olmadığını, merak edilecek bir şey olmadığını '' tekrarladı. Bir mail alacaksın o maile cevap ver, ve sonrasında senden pasaportun istenecek onu bize gönder dedi. Tamam, çok teşekkür ederim deyip, pasaport vs alıp uzaklaştım. Montum ve diğer yedek evraklar oturduğum sandalyedeydi, onları da alıp hemen kendimi dışarı attım. AP'ye kalmıştım yani.
AP Durumu,
Aynı gün DS5535 formu gönderildi bana mail ile akşama doğru. Aslında içeriğindeki bilgiler DS260 ile hemen hemen aynı sadece kardeş bilgisi isteniyor ve seyahatlerinin detayı isteniyor farklı olarak. Bir de DS260ta olduğu gibi iş deneyimi, yaşamış olduğun adres kısımları da var. DS260 da eklemeyi unuttuğun bir nokta var ise ekleyebiliyorsun burada. Aynı gün Uğur abi ile iletişime geçtim ve beni telegram AP grubuna aldı ve süreç hakkında bilgi verdi, formu doldururken yardımcı oldu. Kendisi de endişe edecek bir şey olmadığını ve vizemi alacağımı belirtince biraz rahatlamıştım gerçekten, bunun çok yüksek ihtimal isim kontrolü( name check) olduğunu süreç bitince vizemi alabileceğimi söyledi. Dediğim gibi o anda bunları kendisinden duymak rahatlattı ve kendime tamam biraz daha bekleyeceksin yapacak bir şey yok dedim. Neyse detaylı bir şekilde seyahat bilgilerimi ve kardeş bilgilerimi ekledim ertesi gün formu gönderdim. Bu sırada AP grubundaki geçmiş mesajları vs okudum. AP hakkında biraz bilgi edinmeye çalıştım. Benim AP durum '' düz AP '' olarak adlandırılıyordu. Bu düz AP 'de anladığım kadarıyla neden AP ye kaldığını %100 net bir şekilde öğrenemiyorsun. Bir de eksik evraktan AP durumu var biliyorsunuz, bu olunca somut şekilde zaten size şu eksik deniliyor ve neden AP'ye kaldığınızı biliyorsunuz. Düz AP de böyle bir durum yok, genelini name check olarak düşünebilirsiniz. Ben neden acaba diye çok düşündüm fakat düşündükçe '' yok abi bunlardan da AP' ye kalınmaz '' demeye başladığımı farkedince bıraktım :) çünkü kafa yorunca beyin illaki bir şey buluyor mantıklı/mantıksız . Umutlu bir şekilde beklemeye karar vermiştim. Çünkü nedenini öğrenmenin bir yolu yoktu ve en iyisi sabırlı bir şekilde beklemekti. AP hususunda genel olarak söyleyeceğim aslında çok normal bir süreç ve üzerine çok düşünmeden beklemeniz yönünde. Yani eksik evrakınız var ve doğal olarak AP' ye kalıyorsunuz ya da işte benim örneğimde olduğu gibi name check durumu ya da başka bir ek soruşturma için düz AP ye kalıyorsunuz, doğal olarak sizden biraz daha süre istiyorlar aslında. Bu duruma böyle bakmak lazım. Umarım kimse kalmaz ama endişe edecek bir durum söz konusu değil.
Formu gönderdikten yaklaşık bir ay sonra mail ile pasaportum istenmişti, çok sevinmiştim. AP grubundan bilgi verdim, Uğur abi sürecin bittiğini belirterek gözün aydın demişti. Ama ben Issued ya da fiziki olarak pasaportu görmeyi bekliyordum tam anlamıyla sevinmek için :). Hemen tekrar AIS kaydı ile pasaportu gönderdim. Yıl sonu olması sebebiyle konsolosluk da bir yarım, ve bir de tam gün olmak üzere kapalıydı hatırlarsınız. Bu iki günde pasaportum ulaşmadı oraya. Aslında normalde de gecikmişti tatil öncesinde de ulaştırılabilirdi, ben kayıt falan açtım bu sebepten, gecikme için bir telefon numarası beni aradı hızlandıracağını iletti aslında hızlandı ama işte o sırada da tatiller girdi araya. Neyse gönderici Ankara, alıcı Ankara olan bir kargo 6 güne ulaştı konsolosluğa. Ben hemen artık alırlar pasaportu vizeyi basar gönderirler diye düşünüyordum ama o da beklediğimden biraz uzun sürdü. Çünkü kargo oraya ulaştıktan sonra IV Unit'e gitmesi bile kendi içlerinde 3 gün kadar sürüyormuş. Neyse pasaport teslim edildi 6 gün sonra ve beklemeye başladım tekrardan. 21 Aralıkta CEAC da durumum Refused dan AP ye döndü( AP'ye kaldığınızda durum Refused oluyor, endişe edecek bir şey yok, normal). Bu da çok güzel haberdi artık sona yaklaşmıştım, ama beni sevindirecek olan ISSUED durumuydu :). Your visa has been printed gibi bir şey yazıyor orda, onu görmek istiyordum :). O da 24 Ocakta oldu aynı gün pasaportum kargoya verildi. 25 inde ben teslim aldım vize basılı pasaportumu. Bu sürecin yarısı bitti denebilir, diğer yarısı da ABD'de sürecek diye bakıyorum bu duruma.
Umarım bekleyen herkes vizesine en kısa sürede, sorunsuz ve sıkıntısız kavuşur. Bol şans.
Sağlıkla, huzurla kalın. -
Merhabalar,
25 Ocak Unganlar ve 27 Ocak 2023 saat 08:15 mülakat deneyimimizi paylaşmak istiyorum.-
UNGANLAR:
Saat 11 de unganlar randevusuna. 10:30 civarında gittik. Bana 2 aşı, eşime 3 aşı, bir oğlumuza (12 yaş altı) 2 , diğer oğlumuza (12 yaş altı) 2 aşı yaptılar.
Eşim ve ben akciğer röntgeni çekildik ve kan verdik.
1080 usd Unganlar, 95 usd Düzen laboratuvar tuttu.
1080 usd yi kredi kartından 20346 tl ve 95 usd yi de 1783 TL olarak ödemesini yaptık.
Hepimize hanımefendi doktor baktı. Bana klasik sorularını sordu, mesleğimi sordu ve kısa sürdü.
Eşim sağlıkçı olduğu için onunla biraz daha fazla muhabbet havasında geçmiş muayene. Nereye gideceğini ne yapacağını filan sormuş sohbet ederken.
13:45 de işimiz bitti ve Unganlardan çıktık. Ertesi gün saat 14:30 da ben unganlara giderek kapalı zarftaki sağlık raporlarımızı ve akciğer filmini içeren ağzı zımbalı ve kaşeli CD leri aldım.
Araç parkı olarak hep Tunalı hilmi caddesi ve caddeye çıkan ara sokakları kullandım. Ama bunu herkese tavsiye etmiyorum çünkü trafik polisleri sürekli tetikte ve ceza yazabilirler :) :) -
MÜLAKAT:
08:15 randevusu için saat 07:30'da elçilik önünde olduk. Sıra çok fazla değildi. Görevli önce 08 randevusu olanlar gelsin diye anons yaptı. 08 randevusu çok azdı. Ardından 08:15 randevuları çağırıldı.
Üstümüzde hiç bir metal, bozuk para vb. veya elektronik cihaz yoktu. Yanıma aldıklarım: Cüzdanım, Para, belgeler, pasaportlar ve arabamın yedek anahtarı (yedek anahtarı klasik anahtar şeklinde ve hiçbir elektronik devre olmadığı için onu aldım)
Önümüzde 2-3 kişi vardı hemen sıra geldi ve İlk girişteki bankodaki görevli vize basılacak pasaportları istedi. Tek tek kontrol etti. Sonra sol taraftaki giriş kapısı önüne doğru yönlendirdi. Burada pasaportlarımız üzerine yapıştırılmış barkodlu bir şekilde bize geri verildi. Montlarımızın çıkarılmasını ve üstümüzdeki her şeyi kutulara koyarak X-rayden geçmemiz istendi. Ardından o ünlü uzun yoldan ilerleyerek ana binaya kapısına vardık. Girişte solda deskte 2-3 Türk görevli var. Pasaportlarımız istendi verdik. Bir kağıt uzatıldı okuyup geri verilmesi rica edildi. Kağıtta vize reddi olması durumunda para iadesi yapılmayacağı gibi klasik prosedürler yazıyordu. Hemen sağdaki 12 Nolu gişe önündeki sıraya geçmemizi ve ödemeyi yaparak sıra numarası almamız söylendi.
12 Nolu gişenin orada beklemeye başladık. Önümüzde 2 kişi vardı. 5-10 dk içinde sıra geldi. Nakit 1320 usd ödeme yaptım. Sıra numarası olarak I 53 verildi.
Ardından mülakatların yapıldığı ve sanırım 1 den 16 ya kadar numaraların olduğu bankoların olduğu büyük salona geldik ve bir görevli sağ tarafta bulunan sandalyelere oturarak beklememizi söyledi. Salon oldukça büyük ve tüm sandalyeler neredeyse doluydu. Salonda yaklaşık 60-70 kadar kişi vardı sanırım. Belki son kalan sandalyelere biz oturduk. Buradan şu sonuç çıkıyor, 12 nolu veznede göçmen vize ödemeleri yapıldığına göre o sırada 3 case dışında salondakilerin tamamı diğer vize türleriydi. Bu durum zaten sıra numaraları yanarkende ortaya çıkıyor. I 51, I 52, I 53 diye giden numaralar I = Immigrant (göçmen) vizeler için sıra numarası, N 100, N 101, N102 diye giden numaralar ise Non-immigrant (göçmen olmayan) vize türleri için verilen numaralardı. Ve sürekli N numara türü ağırlıkla ilerlemekteydi. Salonda evrak teslimi yapan ve göçmenlik vize türü mülakatına gelmiş olan İranlı aileler mevcuttu. Ayrıca Non-immigrant vize türünde öğrenci olduklarını düşündüğüm 2 farklı kişinin pasaportlarının geri verildiğini ve red yediklerine şahit oldum.
15 ve 14 numaralı bankoda bulunan iki hanımefendi I vize türleri için evrakları alıyorlardı. 15'de Türk, 14'te yabancı bir hanımefendi vardı.
Az bir bekleyişten sonra I 53 numaramız yandı ve biz 15 numaralı bankoda bulunan Türk hanımefendiye denk geldik. Hanımefendi görevli gayet kibar ve profesyonel bir şekilde evraklarımızı teker teker istemeye başladı. Pasaportlar, Benim diplomam ve fotokopisi (bakıp diploma aslını hemen geri veriyor), Evlilik cüzdanı ve 2 adet fotokopisi (bakıp aslını hemen geri veriyor), Benim ve eşimin Adli sicil kaydı , Nüfus kayıt örnekleri (4 adet), Askerlik belgesi, Daha önce evlilik ve boşanma oldumu dedi. Evet dedik. Mahkeme kararlarının asıllarını, fotokopisini ve İngilizce yeminli tercümelerini verdim. Eşimin diploması ve fotokopisini verecek miyim diye sordum, hayır dedi. Banka hesap dökümünü istedi. Verdikten sonra ev tapusu ve ekspertiz raporu var dedim. Eğer tapunun fotokopisi yanınızda varsa verebilirsiniz dedi. Var dedim verdim. Ekspertiz raporu almadı. Araç ruhsatını sordum. Hayır gerek yok dedi. Mülakatı İngilizce yapabilir misiniz dedi. Yapabilirim ama Türkçe kendimi daha rahat hissederim dedim. Tamam peki dedi. Numaranızı takip edin tekrar yanacak dedi ve tekrar oturarak beklemeye başladık. I vize türlerine 12 ve 11 nolu bankolar bakıyordu. Diğer tüm bankolar diğer vizelere ayrılmıştı.
Kısa bir bekleyişin ardından I 53 numaramız 12 nolu bankodaki gözlüklü sarışın Amerikalı bir beyfendi denk geldi. Sanırım mülakatı Türkçe isteyen herkese o gün bu beyfendi baktı.
Beyfendi son derece kibar ve pozitif yaklaşımda birisi.
Günaydın diye selamladı. Daha sonra sağ elimizi havaya kaldırmamızı istedi ve Türkçe olarak yemin metnini ekrandan okudu ve yemin ettik.
...... yemin eder misiniz?
Evet, ederim.Ardından pasaportlara ve yüzlerimize tek tek bakarak isimlerimizi okuyarak kontrol yaptı. Daha sonra önce benim ardından eşimin parmak izini aldı.
Daha sonra evraklara geçti.
İlk önce daha evvelden evlilik olmuş ve boşanma olmuş dedi. Evet dedim. Mahkeme kararlarına sadece 1-2 saniye baktı ve güzel bir şive ile tammam dedi. :)
ve Mahkeme kararlarını, fotokopisini ve yeminli tercümesini, yani tamamını geri bana verdi.
Diplomama baktı ve siz ODTÜ'den mezun oldunuz, dedi. Evet dedim. Tamam dedi.
Banka hesap dökümüne şöyle göz ucu ile 1-2 saniye kadar baktı her sayfasını çevirerek.
Başka bir ülkede yaşadınız mı hiç dedi. Hayır dedim.
Başka ülkelere gezmek amaçlı gittiniz mi dedi? Evet gezmek ve iş amaçlı olarak gittim dedim.
Daha önce ABD'ye gittiniz mi dedi. Evet gittim dedim.
Nereye dedi. Michigan, Chicago ve New York dedim.
Şu an ABD için geçerli bir vizeniz var mı peki dedi. Hayır, süresi doldu dedim. Tamam dedi.
ABD'de nereye gideceksiniz dedi. Teksas dedim.
Orada bir tanıdığınız var mı dedi. Evet abim orada yaşıyor dedim. Güzeel dedi kafasını sallayarak.
Houston'da mı dedi. Hayır, Austin'de dedim. Tamam dedi.
Ardından doğrudan İngilizce olarak, İngilizce konuşabiliyor musun dedi. Ben de İngilizce olarak, Evet, konuşabiliyorum dedim.
Ardından İngilizce olarak devam etti ve şu anda bir işte çalışıyor musun dedi. İngilizce olarak devam ettim ben de; Evet, kendi adıma çalışıyorum bir şirketim var dedim.
Peki ABD'ye gittiğinde bunu devam mı ettireceksin dedi. Belki, olabilir diye cevap verdim.
Hemen ardından Türkçe'ye döndü ve gülümseyerek Tebrrıklarr, vizenizi onayliyorum. 1 Hafta içinde pasaportlarinizi PTT'den alabilirsiniz dedi.
Bizde eşimle gülümseyerek, Teşekkürler dedik.
(Bu arada pasaportlarımız yeşil pasaporttu ve hiç bir olumsuzluk veya sıkıntı bununla ilgili yaşamadık.)
Oradan ayrılırken içimizde nasıl bir sevinç vardı anlatamam. İnanılmaz bir yük kalktı omuzlarımızdan ve öylesine derin bir iç çektik ve rahatladık ki...
Dışarıda ve arabada abartmıyorum eşim belki yarım saat belki 45 dakika sevinçten hüngür hüngür ağladı...Bu süreçte deneyimleri ve bilgileriyle her şekilde bize destek olan forum ve DV2023 grubu yöneticilerine, üyelerine, yani aslında yeşilkartforum ailesine, ailemize teşekkür ediyorum. Umuyorum ki, bu ailenin dayanışması sürekli devam edecek, daha çok insanın bu süreçte öncelikle mülakat alması için çaba gösterecek ve bu süreçte doğru bir şekilde ilerlemesine katkıda bulunacaktır. Herkesin bahtı da yolu da açık olsun, umarım her şey gönlünüzce olur. Teşekkürler.
-
-
@bco2023 hayirli olsun :D
-
@bco2023 biraz bekleyişli heyecanlı stresli olmuş olsa da tebrik ederim sonunda vizenize kavuşmuşsunuz hayırlı olsun yeni yaşamınızda başarılar dilerim.
-
@mekansizbaykus iyi dilekleriniz için teşekkürler vizeniz hayırlı olsun tebrik ederim.
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
19
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.7k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum