@micmeha Bu yazının altına imzamı atarım. Gidip gören bilir, hak verecektir ki bizim burada yaşadığımız şey hayat değil. Ayağını yerden kesecek bir araba almak, iyi bir telefon almak, iyi bir evde oturmak, ihtiyaç olan elektronik aletlere sahip olmak, bir tiyatroya gidebilmek, içi dolu bir kitaplığa sahip olmak, harcamaktan korkmadan çıkıp bir yemek yemek veya çay kahve içebilmek ve bunun gibi niceleri aslında lüks değildir. Yaşamak asıl bunlardır. Sırf nefes almak yaşamak değildir.
Hele ki hak, hukuk, adalet kavramlarını kaybetmiş ve artık bu kavramlara önem vermeyen bir toplumun içinde bulunmak gerçekten insanı her yönden karamsarlığa sürükler. Psikolojik olarak bir enkaz halindeyiz. Bilinçli kaç kişi yaşadığı bu toplumdan memnun? Kaç kişi mutlu olabilir bu psikolojide? Aynı zamanda psikoloji insan sağlığını etkileyen şeylerin de başında gelir, mutsuzluk, sağlam olmayan psikoloji insanın bağışıklık sistemine büyük zararlar verir.
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, zamanda çalışıp çabaladığınız, hak ettiğiniz değeri de burada asla göremeyecek olmaktan daha kötü bir durum yoktur. İnsan olarak saygı ve değer görmek gerekliliğine hiç değinmiyorum bile. Bu sektörün içinden biri olarak şunu çok üzülerek söyleyebilirim ki adaletin gücü değil, güçlünün adaletine esir olmuş durumdayız.
Yanlış anlaşılmasın bu 2 sene sonra değişmeyecek. Bu saydığımız ne varsa yönetime başka biri geldiğinde de düzelmeyecek. Kendimizi kandırmayalım. Değişmek istemeyen toplumları değiştiremezsiniz. İçinde bulunduğumuz durum dün de böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacak. Daha iyiydi, daha kötü oldu, yarın biraz daha iyi olur ben bunu tartışmıyorum. Bugün mevcut yönetimden şikayet edecek çoğu kişinin yarın devran döndüğünde başka isimlerle yeni kervana katılıp aynı adaletsizlikleri zevkle destekleyeceklerinden hiç şüphem yok. Çünkü güç bizim insanımızı yozlaştırıyor. Bugün ezilen, azınlık olan kişiler yarın gücü eline aldığında ezmekten çekinmeyeceklerdir. Bu her zaman böyle oldu, korkarım ki her zaman da böyle olacak. Korkarım ki Mustafa Kemal Atatürk'ün "size sesleniyorum, unutmayın ki; en büyük savaş, cehalete karşı yapılan savaştır." şeklinde vurguladığı cehalete karşı olan savaşımızı kaybettik. Üstelik bu yeni de değil.
Bugün bu saatte hiç hatasız en iyi yönetecek olan bile başa geçse, içinde bulunduğumuz durum en az 20 yıl devam edecek.
Demem o ki, yalnızca çocuklarınız adına değil, kendiniz adına da isteyin bunu. Gençsiniz, insan hayatının en verimli dönemlerini 30-50 yaş arası yaşar. İnşallah başarabiliriz, inşallah her şey gönlümüzce olur.