ABD'den Haberler
-
ABD'de Kongre, Trump'ı azil süreciyle ilgili ilk oturuma çağırdı: "Ya daveti kabul et ya da şikayeti bırak"
ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu, ABD Başkanı Donald Trump'ı 4 Aralık'ta gerçekleşecek azil soruşturmasının ilk oturumuna katılması için davet etti.
ABD Kongresi Adalet Komisyonu'nun başında bulunan Demokrat Jerrold Nadler, Trump'a hitaben yazdığı mektubunda Amerikalı lideri ilk oturuma davet etti, "Ya daveti kabul et ya da şikayeti bırak" dedi.
Geçen hafta ABD Kongresi Adalet Komisyonu iki hafta boyunca süren kamuya açık oturumları sona erdirmiş; bu sürecin ardından da kapalı kapılar ardında yapılan mülakatlar gelmişti.
Kongre'nin soruşturmayı yürüten istihbarat, denetim ve dış ilişkiler komisyonlarının resmi kanıtların yer aldığı raporunu 3 Aralık'ta açıklayacağı belirtildi.
Trump'ın da davet edildiği ilk oturum ise 4 Aralık'ta düzenlenecek.Trump, oturuma katılması takdirinde tanıkları sorgulama hakkına sahip olacak.
Trump'ın bu oturuma katılması zorunlu değil.
Bu oturumun ardından Kongre'nin adalet komisyonu, Trump'a resmi olarak bir suçlama yöneltilip yöneltilmemesi konusunda tavsiye verecek.'Ukrayna'ya yardım dondurulunca istifa ettiler'
Azil süreci soruşturmasında Trump'a yönelik olarak, Demokrat Parti'nin başkan aday adaylarından Joe Biden ve Ukraynalı gaz şirketi Burisma'yla iş yapan oğlu Hunter Biden hakkındaki ispatlanmamış yolsuzluk iddiaları konusunda Ukrayna'ya baskı yapma ithamları yer alıyor.
Suçlamaları reddeden Trump, azil soruşturmasını bir "cadı avı" diye tanımlıyor.
Soruşturmanın merkezinde, Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelensky arasında 25 Temmuz'da yapılan bir telefon görüşmesi var.
Telefon konuşmasının zabıtları, Trump'ın Zelensky'den, Joe Biden ve oğlu Hunter Biden hakkındaki ispatlanmamış yolsuzluk iddialarını soruşturmasını istediğini gösteriyor.
Trump'ın, Ukrayna'ya verilecek askeri yardımı çekerek Zelensky'ye baskı yaptığı öne sürülüyor.
Diğer yandan ABD Kongresi'nin Salı günü paylaştığı, Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe biriminden Mark Sandy'nin ifadesine göre iki Beyaz Saray bütçe yetkilisi, Ukrayna'ya verilecek yardımın askıya alınması sebebiyle istifa etti.
Sandy, bu iki yetkilinin Ukrayna'ya yardımın dondurulmasından ötürü endişe duyarak istifa ettiğini aktardı.
Azil süreci
Azil, Kongre'nin bir başkanı görevden alabildiği iki aşamalı bir siyasi sürecin ilk ayağı.
Temsilciler Meclisi, azil maddelerini geçirirse, Senato bir yargılama yapmak zorunda.
Senato'daki oylamada başkanın hüküm giyebilmesi için üçte ikilik bir çoğunluk gerekiyor. Ancak Cumhuriyetçiler Senato'da çoğunluğu elinde tuttuğundan bu pek olası değil.
Tarihte sadece iki ABD başkanı, Bill Clinton ve Andrew Johnson azil soruşturması geçirdi ancak hiçbiri görevden alınmadı.
Başkan Richard Nixon ise Watergate Skandalı sonrası, azledilip görevden uzaklaştırılmadan önce istifa etmişti.
kaynak: www.bbc.com -
Twitter, altı aydan fazladır aktif olmayan hesapları silecek
Twitter, altı aydan fazladır aktif olmayan hesapları 11 Aralık itibarıyla sileceğini açıkladı. Eğer 11 Aralık tarihi itibarıyla bu hesaplara giriş yapılmazsa bu hesaplar ortadan kalkacak.
BBC'nin teknoloji muhabiri Dave Lee'nin haberine göre bu hesaplara giriş yapılmadığı için Twitter'ın yeni gizlilik politikasına onay vermemiş olmaları bu kararın alınmasında rol oynadı.
Twitter ilk defa aktif olmayan hesaplara yönelik bu kadar büyük çapta bir temizliğe girişiyor.
Hayatını kaybeden kullanıcıların da eğer giriş bilgisini bilen bir tanıdığı yoksa hesabı silinecek.
Twitter, platformdaki bazı kullanıcıların iddia ettiği bu adımla bazı kullanıcı isimlerini boşa çıkarmayı amaç edinmediğini söyledi. Şirket, aktif olmayan hesapların takipçi sayısından düşerek gerçek anlamda bir rakama ulaşılacağını da vurguladı.Yavaş yavaş uygulanacak bu politika ilk olarak ABD dışında başlıyor.
Şirket, ileride hesaba giriş yapan ancak hiçbir etkileşimde ya da aktivitede bulunmayan hesaplara da aynısının yapılacağını söyledi.
Toplamda kaç hesabın bu durumdan etkileneceği bilinmese de milyonları bulması bekleniyor.
Bu adım Twitter'ın toplam kullanıcı sayısını etkilemeyecek, çünkü şirket bu rakamı her gün platforma giriş yapan kullanıcılar ile hesaplıyor. Eylül ayında açıklanan verilere göre Twitter'da 145 milyon kullanıcı var. -
S-400: ABD'nin karşı çıktığı, Ankara'nın 'kullanılacak' dediği füze savunma sistemi
Türkiye'nin Rusya'dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerini Pazartesi günü test etmeye başlamasının ardından, Ankara ve Washington'dan konuyla ilgili karşılıklı açıklamalar geliyor.
Salı günü Washington'da düzenlenen basın toplantısında ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye'nin S-400'leri test etmek amacıyla F-16'ların başkent Ankara semalarında uçtuğu haberlerinin Beyaz Saray'ı kaygılandırıp kaygılandırmadığı sorusunda, "Evet, kaygı verici" yanıtını verdi.
ABD'nin Türkiye'ye net bir şekilde, S-400 hava savunma sistemini tam olarak operasyonel hale getirmemesi talebini ilettiğini belirten Pompeo, Ankara ile soruna bir çözüm bulmak için çabaların sürdüğünü kaydetti.
Pompeo'nun açıklamalarına Türkiye'nin yanıtı ise gecikmedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Çarşamba günü düzenlediği basın toplantısında, "Bir ürün kutuda tutulmak için alınmaz. Hava savunma sisteminin ciddi bir maliyeti var ama maliyetten daha çok bizim ihtiyacımız var" dedi.İtalya'nın SAMP-T hava savunma sistemi bataryasını çekmesiyle, halihazırda Türkiye sınırında kalacak olan tek bataryanın İspanya'nın Patriot bataryaları olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, "Biz Amerika ile bu konuyu konuşmaya devam ederiz ama esasen burada dayatmacı bir üslubu ya da yaklaşımı kabul etmemiz de mümkün değil" ifadelerini kullandı.
Aylardır Türkiye'nin gündeminde olan Rus yapımı S-400 hava savunma sisteminin teslimatına Temmuz ayında başlanmıştı.
Milli Savunma Bakanlığı 12 Temmuz'da, ilk parçaların Türkiye'ye ulaştığını açıklamıştı.
İnternet sitesinden bir duyuru yayımlayan bakanlık, "Sözleşme kapsamında S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sisteminin birinci grup malzemelerinin Mürted Hava Meydanı / Ankara'ya intikali 12 Temmuz 2019 tarihinden itibaren başlamıştır" ifadelerini kullandı.
@tcsavunma tarafından yapılan numaralı Twitter paylaşımını geçinS-400 savunma sisteminin ikinci batarya malzemeleri de Türkiye'ye Eylül ayında ulaşmıştı. Milli Savunma Bakanlığı, S-400 sisteminin Nisan 2020'de faal hale gelmesinin planladığını bildirmişti.
Türkiye, biri opsiyonlu iki adet S-400 sisteminin satın alınması konusunda Rusya ile anlaşmaya varmıştı.
Varılan anlaşma uyarınca, sistemin kontrolü tamamen Türk Silahlı Kuvvetleri'nde olacak.
Anlaşmanın toplam maliyeti 2,5 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
Sistemin kullanıma hazır hale getirilmesiyle birlikte Türkiye, S-400 kullanan ilk NATO üyesi olacak.
ABD, daha önce bu anlaşmadan endişe duyduğunu açıklamıştı.
S-400 sistemi hakkında merak edilenleri derledik:
S-400 sisteminin teknik özellikleri neler?
Şu anda dünyada kullanımda olan en iyi hava savunma sistemlerinden biri olarak gösterilen S-400, Rusya'nın Soğuk Savaş döneminde geliştirmeye başladığı füze savunma sisteminin dördüncü neslini temsil ediyor.
S-400'ün geliştirilmesine 1993 yılında başlandı. Ancak, özellikle Soğuk Savaş sonrası savunma sanayine uygulanan bütçe kesintileri nedeniyle tamamlanması oldukça uzun zaman aldı ve ancak yeni bir teknoloji olarak değil, eski sistemin devamı olarak geliştirilebildi.
Bu nedenle mevcut sistemde kullanılan teknolojinin yüzde 70 ile 80'i bir önceki model olan S-300'den alındı. Bunlar arasında füze depolama sandıkları, fırlatma rampaları ve radarlar bulunuyor.Testlerine 1999 sonunda başlanan sistem 2007 yılında faaliyete alındı.
Bu sistem, insanlı ya da insansız her türlü hava aracının yanı sıra hem seyir (cruise) hem de balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip. Azami menzili 400 kilometre, ulaşabildiği en yüksek irtifa da 30 kilometre.
Ayrıca, her hedefe iki füze kilitleyerek, eşzamanlı olarak 80 hedefi vurabiliyor.
En fazla 3 bin 500 kilometre uzaklıktan fırlatılan orta menzilli balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip.
Sistemin içinde yer alan bir füzenin ağırlığı 1,8 ton, uzunluğu sekiz metre ve çapı da yaklaşık 50 santimetre. Ayrıca 145 kilograma kadar savaş başlığı taşıyabiliyor.Sistem nasıl çalışıyor?
Uzun menzilli izleme radarı, havadaki nesneleri takip ediyor ve gelen bilgiyi komuta aracına gönderiyor. Potansiyel hedefler, komuta arasında değerlendiriliyor
Hedef tanımlandıktan sonra komuta aracı füzenin fırlatılmasına karar veriyor
Fırlatmayla ilgili veriler, hedefe göre en iyi konumda bulunan fırlatma aracına gönderiliyor ve buradan karadan havaya füzeler gönderiliyor
Angajman radarı, füzenin hedefine ulaşmasına yardımcı oluyor
S-400 sistemi nerelerde kullanılıyor?
S-400 sistemi ilk olarak 2007 yılında başkent Moskova'nın savunulmasında kullanılmak üzere devreye alındı.
Ancak daha sonra, özellikle Rusya'nın uyguladığı dış politikaya paralel olarak, bazı kritik noktalarda da konuşlandırıldı.
Bunların başında Suriye'nin Tartus kentinde bulunan Rus hava üssü geliyor. Rusya, 2015 yılında hem kendi hem de Suriye hükümetine ait donanma ve hava unsurlarını korumak amacıyla S-400 füze savunma sistemi yerleştirdi.
Moskova yönetimi, Kasım 2016'da Baltık Denizi kıyısında Rusya'ya ait olan ancak anakarayla bağlantısı bulunmayan Kaliningrad'a füze savunma sistemi ve İskender füzeleri konuşlandırdı. ABD o dönem bu kararı, "Avrupa'yı istikrarsızlaştırmaya dönük bir adım" olarak eleştirdi.
Rusya'nın ayrıca Ukrayna'dan ilhak ettiği Kırım'da da S-400 füze savunma sistemi bulunuyor.
Son dönemde Rusya, çeşitli ülkelerle bu füze savunma sistemini satmak üzere anlaşmalar da yapmaya başladı. Rusya, 2015 yılında Çin'e altı tabur, 2016'da da Hindistan'a 6 milyar dolar karşılığında beş tabur satılması konusunda anlaşma imzalandı. Bir tabur, sekiz fırlatıcıdan oluşuyor.S-400 'Zafer' Hava Savunma Sisteminin Künyesi:
Üreticisi Almaz-Antey silah şirketi
Konuşlandığı Yerler Moskova, Suriye, Kaliningrad, Kırım
Kullanılmaya BaşlanmaTarihi 2007
Menzil 400 kilometre
Hız Saniyede 4,8 km
Azami Hedef İrtifası 30 km
Eşzamanlı Takip 80 hedef
Hedef Türü Uçak, seyir füzesi, orta menzilli füzeler, İHA ve diğer havadan izleme sistemleriTürkiye neden S-400 sistemi konusunda ısrarcı oldu?
Türkiye, uzun bir zamandır kendisine ait bir hava savunma sistemi kurmak istiyordu. Bunun için de daha önce çeşitli girişimlerde bulundu.
İlk olarak, 2013 yılında uzun menzilli füze savunma sistemi satın almak için bir ihale açtı. İhaleyi, 3,4 milyar dolar ile Çinli bir şirket kazandı ve şirket aynı zamanda Türkiye'ye teknoloji transfer etmeyi de kabul etti.
Ancak, o dönemde ABD ve NATO'nun tepki gösterdiği bu ihale daha sonra iptal edildi.
İhalenin iptal edilmesinin ardından Türkiye, farklı ülkelerle füze savunma sistemi için görüşmeler yapmaya başladı.O dönemde ABD savunma şirketi Lockheed Martin ve Avrupa füze ortak girişim grubu MBDA tarafından geliştirilen Orta Menzilli Hava Savunma Sistemi (MEADS) satın alması gündeme geldi. Kasım 2016'da Rusya ile S-400 için görüşmeler yapıldığı açıklandı.
Eski Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Nisan 2017'de yaptığı açıklamada, Türkiye'nin "acilen" hava savunma sistemine ihtiyacı olduğunu ve NATO üyesi olarak öncelikle ittifak içerisinde bu ihtiyacını gidermeye çalıştığını ancak bunun mümkün olmaması üzerine farklı arayışlara gidildiğini söyledi.
Işık, NATO üyesi ülkelerin "mali açıdan etkili bir teklif sunmadıklarını" da ifade etti.
NATO müttefiklerinin teklifleri üzerinde bir uzlaşı sağlanamayınca Türkiye Rusya ile görüşmelere başladı ve S-400 alımı konusunda anlaşmaya varıldı.
Türkiye'nin ayrıca kendi füze savunma sistemini geliştirme planı da bulunuyor.
Türkiye ile Rusya arasındaki anlaşmanın ayrıntıları hakkında ne biliniyor?
Rusya savunma sanayi şirketi Rostec anlaşmanının bedelinin 2,5 milyar dolar olduğunu açıkladı.
Anlaşma kapsamında Rusya'dan iki sistem ve dört batarya alınacağı duyuruldu.
Türkiye'nin satın aldığı sistem, NATO'nun savunma sistemleriyle uyumlu değil. Ayrıca, NATO, Türkiye'ye uyguladığı savunma alanında bazı kısıtlamalar da uyguluyor.
Bu kısıtlamalar arasında, Türkiye'nin bu tarz füze sistemlerini Ermenistan ve Yunanistan sınırlarına yakın bir noktaya konuşlandırmaması da yer alıyor.
Rusya'nın Türkiye'ye bu tarz bir kısıtlama getirmesi ise beklenmiyor.
ABD yaptırımları gündeme gelir mi?
Türkiye'nin S-400 alımı konusunda geri adım atmaması üzerine ABD Türkiye'ye yönelik bazı somut adımlar atmaya başlamış durumda.
ABD'li savunma sanayii şirketi Lockheed Martin tarafından geliştirilen ve Türkiye'nin de üretiminde katkı koyduğu yeni nesil savaş uçağı F-35'lerin Türkiye'ye teslimatı askıya alındı.
ABD'de F-35 eğitimi alan Türk pilotların eğitimleri de durdurulmuş durumda.
Türkiye, F-35 programı kapsamında 100 adet F-35A satın alacaktı. Ancak ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, Ankara'nın S-400 alımı konusunda geri adım atmaması üzerine satış anlaşmasını askıya aldı.
S-400'lerin teslimatı sonucu gündeme gelen yeni olası yaptırımlar da bulunuyor.
Haziran ayında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'a hitaben bir mektup kaleme alan ABD'nin eski Savunma Bakanı vekili Patrick Shanahan, "S-400'lerin teslim edilmesi durumunda ABD Kongresi Türkiye'ye yönelik yaptırımlar uygulamakta kararlı" demişti.
Söz konusu yaptırımlar, 2017'de yürürlüğe sokulan 'ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası' (CAATSA) kapsamında gündeme gelmişti.
Temsilciler Meclisi'ne Ekim ayında sunulan tasarıda, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze
savunma sistemi satın almasına yönelik yaptırım uygulanması maddesi de yer alıyordu.Operasyonel hale geldiğinde elinde kullanıma hazır S-400 sistemi olan tek NATO üyesi Türkiye olacak.
Bununla birlikte, Yunanistan'ın elinde bir önceki versiyonu olan yine Rus yapımı S-300 füzeleri var. Yunanistan, bu füzeleri NATO üyesi olmayan Güney Kıbrıs'tan satın almıştı.
ABD ve diğer başka NATO üyeleri, bu anlaşmaya iki açıdan karşı çıkıyor. İlk olarak askeri açıdan, bu sistemin NATO sistemleriyle uyumlu olmayacağı ve bunun da pratikte bazı sıkıntıları beraberinde getirebileceği uyarıları yapıyor.
Uzmanlar, NATO'nun birbirine entegre hava savunma sisteminin bulunduğunu ve Türkiye'nin S-400'ü satın almasının maliyet, nitelik ve teknoloji transferi gibi birçok teknik sorunu beraberinde getirebileceğini ifade ediyor.Ayrıca, NATO sistemleriyle ilgili bazı teknik detayların Rusya'nın; Rusya'nın savunma sistemiyle ilgili bazı bilgilerin de NATO'nun eline geçmesinden endişe ediliyor.
Yapılan itirazın ikinci nedenini ise siyasi gerekçeler oluşturuyor. Bu alımın tamamlanması halinde bunun Türkiye'nin NATO ile ilişkilerini yeniden tanımlamak adına attığı bir adım olarak yorumlanabileceği de belirtiliyor.
kaynak: www.bbc.com -
İngiltere İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, Brexit sonrası Sağlık Sistemi'nin ABD'ye satılabileceğini gösteren belgeler paylaştı
İngiltere'de ana muhalefetti İşçi Partisi'nin lideri Jeremy Corbyn, bir basın toplantısı düzenleyerek Başbakan Boris Johnson'ın "Brexit sonrası İngiltere Sağlık Sistemi kesinlikle ABD'ye satılmayacak" sözünün yalan olduğunu söyledi.
İngiltere ile ABD arasında Brexit sonrası imzalanması hedeflenen serbest ticaret anlaşmasında sağlık sisteminin de masadaki konulardan biri olacağına dair resmi belgeleri edindiklerini belirten Corbyn, "Sansürlenmemiş bu belgeler, Boris Johnson'ın inkârını lime lime ediyor" dedi.
Corbyn bu belgelerin İngiltere sağlık sisteminin satılabileceğini gösterdiğini söylerken "Johnson bunu saklamaya çalıştı ama bugün ifşa oldu" ifadelerini kullandı.
Washington ve Londra'da Temmuz 2017'den birkaç ay öncesine kadar yapılan altı ayrı görüşmeye dair 451 sayfalık belge ele geçirdiklerini söyleyen Corbyn, "Burada Brexit sonrası Trump ile anlaşmak için yürütülen gizli görüşmeler söz konusu" dedi.
İki tarafın ilaç patentlerini uzatma konusunda anlaştığını açıklayan İşçi Partisi lideri, "Daha uzun patent sürelerinin tek bir anlamı olabilir: Daha pahalı ilaçlar. Bunun sonucunda insanların hayatı riske girecek" diye konuştu.Buna örnek olarak Crohn hastalığı ve eklem iltihabı tedavisinde kullanılan Humira ilacını örnek veren Corbyn, "İngiltere sağlık sisteminde bir paketin maliyeti 1.409 sterlin. ABD'de ise aynı ilacın ücreti 8 bin 115 sterlin. ABD'de ilaçların ortalama 2,5 kat pahalı olmasının nedeni, oradaki patent sisteminin büyük ilaç şirketleri lehine bükülmüş olması" dedi.
İşçi Partisi daha önce ticaret görüşmelerine dair yoğun bir şekilde redakte edilmiş notları ele geçirmişti. Partinin bu sefer bu belgelerin sansürsüz halini gele geçirdiği anlaşılıyor.
Belgelerde ABD'nin, İngiltere'nin eşdeğer (jenerik) ilaçlara erişiminin düzenlenmesini gerekli gördüğünü aktaran Corbyn, "Dürüst olalım, ABD burada kendi ilaçlarını daha ucuza satmak için pazarlık yapmıyor" dedi.
İngiltere sağlık sistemi nedir?
National Health Service (NHS, Ulusal Sağlık Sistemi) Birleşik Krallık'ta yaşayan herkesin ücretsiz olarak sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlıyor.
1948'de kurulan bu sistem ile ülkede tüm doktor ziyaretleri ve tedaviler ücretsiz olarak yapılıyor. NHS'in kuruluşunu duyuran broşürde şu ifadeler yer alıyordu:
"Herkes - yoksul veya zengin, yetişkin veya çocuk - bunu kullanabilir ve bunun bir parçası olabilir. Birkaç istisna dışında hizmet tamamen ücretsizdir. Bu bir 'hayır hizmeti' değildir. Siz bunun ücretini vergilerinizle karşılıyorsunuz ve bu sistem hastalandığınızda maddi bir kaygı duymamanızı sağlayacak."
kaynak: www.bbc.com -
-
-
https://www.mynet.com/patron-cildirdi-300-bin-lira-maas-sinirsiz-tatil-190101201808 oyun işinde iyi para var
-
-
Trump ve Greta Thunberg arasında Twitter atışması
ABD Başkanı Donald Trump, Time dergisinin çevre eylemcisi Greta Thunberg'i yılın insanı seçmesini eleştirdi ve İsveçli genç kızın "rahatlayıp", sinemada bir film görmesi gerektiğini söyledi.
Trump, Twitter hesabında "Çok gülünç. Greta Öfke Kontrolü sorunu üzerinde çalışmalı, daha sonra bir arkadaşıyla eski moda güzel bi filme gitmeli! Rahatla Greta, Rahatla!!" dedi.
Thunberg ise yanıtını dakikalar sonra verdi ve Twitter'daki biyografisini "Öfke kontrolü sorunu üzerinde çalışan bir genç. Şu anda bir arkadaşıyla eski moda güzel bir film izliyor" yazdı.Twitter'daki atışma, 16 yaşındaki Thunberg'in geçen yıl başlattığı "Gelecek için Cumalar" adlı protestolarının dünyaya yayıldığı ve adının potansiyel Nobel ödülü için geçtiği bir dönemde geldi.
Sosyal medyada verilen yanıtlarda Trump'a tepki gösterildi ve ABD Başkanı'nın yaptığının "zorbalık" olduğunu söyledi, ancak bazı ünlü Twitter kullanıcıları da Trump'a destek verdi.
kaynak: www.bbc.com -
ABD Temsilciler Meclisi'nden sonra Senato'daki komisyon da Türkiye'ye yaptırım tasarısı onaylandı, Ankara'dan Ankara 'saygısızlığın yeni tezahürü' tepkisi geldi
ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu, Çarşamba günü S-400 füzesi satın alınması ve Suriye'nin kuzey doğusunda başlattığı askeri operasyon sebebiyle Türkiye'ye yaptırım uygulanması kararını onayladı.
Senato, uzun süredir Türkiye'ye yaptırım uygulaması için Başkan Donald Trump'a baskı yapıyor.
Cumhuriyetçilerin liderliğindeki Dış İlişkiler Komisyonu'ndaki "2019 Amerikan Ulusal Güvenliğini Koruma ve IŞİD'in Yeniden Ortaya Çıkmasını Engelleme Yasası" oylaması, 4'e karşı 18 oyla geçti.
Yasanın öncülerinden Cumhuriyetçi Senatör Jim Risch, "Senato'nun bir araya gelmesinin ve bu fırsatı Türkiye'nin tavrını değiştirmesi için kullanmasının zamanı geldi. Bize burun kıvırdılar, diğer NATO müttefiklerine de burun kıvırdılar." dedi.
Bir başka Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul ise yasa tasarısına itiraz etti. Bunun Başkan'ın gücünü kısıtlayacağını ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la müzakere etmesini zorlaştıracağını söyledi.Ancak komisyondaki senatörlerin çoğu, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füzesi almasına öfkeli. Bu satışın NATO'nun güvenliğini tehlikeye atacağı görüşündeler.
Aynı senatörler, Trump'ın Suriye'nin kuzeyinden ABD askerlerini geri çekme kararına da tepkili. Bunun, Türkiye'nin yakın zamana kadar IŞİD'e karşı savaşında ABD'ye destek veren Kürt güçlere karşı operasyon başlatmasına yol açtığını söylüyorlar.
Komisyonda kabul edilen tasarı, Senato'ya gidecek. Senato'da da onaylanması durumunda yasalaşması için Kongre'nin diğer kanadı olan Temsilciler Meclisi'nde de kabul edilmesi gerekiyor.
Temsilciler Meclisi de kendi hazırladığı Türkiye'ye yaptırım öngören yasa tasarısını Ekim ayında 16'ya karşı 403 oyla kabul etmişti.
ABD Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen ve Türkiye'ye yaptırım öngören yasa tasarısında neler var?
Benzer tasarıların hem Temsilciler Meclisi'nde hem Senato'da kabul edilmesi durumunda iki kanattan yetkilendirilen gruplar bir araya gelerek ortak bir tasarı oluşturuyor. Tasarının yeniden hem Temsilciler Meclisi hem Senato tarafından onaylanması gerekiyor.
Son olarak ABD Başkanı Donald Trump'ın da onayı gerekiyor.
Kongre'den geçen yasaları Trump 10 gün içinde veto edebilir.
Ancak ABD'de Kongre'nin her iki kanadının üçte ikisinin desteklediği bir yasa, daha sonra Başkan tarafından veto edilemiyor ve yürürlüğe giriyor.Dışişleri Bakanlığı: Saygısızlığın yeni tezahürü
Komisyonda alınan karara Ankara tepki gösterdi.
Dışişleri Bakanlığı, günün ilk saatlerinde yazılı bir açıklama yaparak "Barış Pınarı Harekatımız ve S-400 sistemi gerekçesiyle ülkemize yaptırım uygulanmasını öngören bir yasa tasarısının ABD Senatosu'nun Dış İlişkiler Komitesi'nde hangi saiklerle kabul edildiğini biliyoruz. Bunun nedeni, uzun zamandır itinayla hazırlanan projeye indirdiğimiz ağır darbeden kaynaklanan derin hayalkırıklığıdır" dedi.
Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, ABD Kongre'nin her iki kanadındaki girişimlerin iç siyasi hesaplarla yürütüldüğü belirtildi.
"Türkiye aleyhtarı malum çevrelerce de desteklenen girişimler, milli güvenliğimizle ilgili egemen kararlarımıza saygısızlığın yeni bir tezahürüdür" denilen açıklamada şu ifadeler de yer aldı:
"Bu girişimler, Türk-ABD ilişkilerine zarar vermenin ötesinde bir işlev görmemektedir.
"Temsilciler Meclisi'nin 29 Ekim'de kabul ettiği benzer içerikli bir yasa tasarısına gerekli tepkiyi vermiştik. Bu kez Senato'nun gündemine alınmaya çalışılan tasarı, yaptığımız izahatların anlaşılmak istenmediğini gösteriyor.
"ABD Kongresini, Türk-ABD ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik olarak geçtiğimiz haftalarda en üst düzeyde teyit edilen ortak hedeflerimize zarar vermeyecek yapıcı bir tutum benimsemeye ve aklıselimle hareket etmeye çağırıyoruz."
kaynak: www.bbc.com -
Harvey Weinstein - Tecavüz ve cinsel tacizle suçlanan Hollywood yapımcısı, bazı davacılarıyla 25 milyon dolar tazminat karşılığında anlaştı
Amerikalı ünlü Hollywood yapımcısı Harvey Weinstein'in avukatları, müvekkillerini tecavüz, cinsel taciz ve saldırıyla suçlayan kadınlardan bazılarıyla 25 milyon dolar tazminat karşılığında anlaştı. Tazminatın dağıtılacağı 30'dan fazla kişi, oyuncular ve Weinstein'in eski çalışanları.
Weinstein'le anlaşan kişilerin adları açıklanmadı.
Sadece Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan Amerikalı oyuncu Paz de la Huerta'nın avukatı Aaron Filler, müvekkilinin de bu kişiler arasında olmasını beklediğini söyledi.
Paz de la Huerta 2010'da Weinstein'i tecavüzle suçlamıştı.
Mahkemenin anlaşmayı onaylaması gerekiyor
Varılan anlaşma uyarınca ödemeler iflas eden film stüdyosu The Weinstein Company'nin sigorta poliçelerinden yapılacak.Hakkındaki iddiaları reddeden Weinstein, tazminat ödenen kişilerin suçlamalarından sorumlu tutulmayacak.
Ancak anlaşmanın mahkeme tarafından da onaylanması gerekiyor.
Bugüne kadar aralarında 30'dan fazla oyuncunun olduğu 70'den fazla kadın Weinstein'i tecavüz, cinsel taciz ve saldırıyla suçlamıştı.
Bu kişiler arasında Angelina Jolie, Gwyneth Paltrow ve Salma Hayek de vardı.
67 yaşındaki Weinstein halen New York'ta tutuksuz yargılanıyor.
Son duruşmada ise kefalet bedeli bir milyon dolardan beş milyon dolara çıkarıldı.
Weinstein Ocak ayında iki kadına cinsel saldırıda bulunduğu suçlamasıyla yeniden yargıç karşısına çıkacak.
kaynak: www.bbc.com -
S-400 ve F-35 krizi - Türkiye'den ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu'nda kabul edilen yaptırım tasarısına tepki: Saygısızlığın yeni tezahürü
ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu, Türkiye'ye Suriye'nin kuzeydoğusundaki askeri faaliyetleri nedeniyle yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısını onayladı. Ankara karara tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada karar için " saygısızlığın yeni bir tezahürüdür" denildi.
Dışişleri Bakanlığı, günün ilk saatlerinde ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu'nun kararıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, "Barış Pınarı Harekatımız ve S-400 sistemi gerekçesiyle ülkemize yaptırım uygulanmasını öngören bir yasa tasarısının ABD Senatosu'nun Dış İlişkiler Komitesi'nde hangi saiklerle kabul edildiğini biliyoruz. Bunun nedeni, uzun zamandır itinayla hazırlanan projeye indirdiğimiz ağır darbeden kaynaklanan derin hayalkırıklığıdır" denildi.'Aklıselimle hareket etmeye çağırıyoruz'
Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, ABD Kongre'nin her iki kanadındaki girişimlerin iç siyasi hesaplarla yürütüldüğü belirtildi.
"Türkiye aleyhtarı malum çevrelerce de desteklenen girişimler, milli güvenliğimizle ilgili egemen kararlarımıza saygısızlığın yeni bir tezahürüdür" denilen açıklamada şu ifadeler de yer aldı:
kaynak: www.bbc.com -
New Jersey'deki silahlı çatışmada biri polis, 6 kişi öldü
ABD'nin New Jersey eyaletindeki Jersey City kentinde yaşanan silahlı çatışmalarda, biri polis altı kişi öldü.
İki silahlı saldırganın kendilerini bir dükkana kapatıp, barikat kurmalarıyla çıkan çatışmayla sonuçlanan olayda iki polis de yaralandı.
Çevredeki okullar ve işletmeler geçici olarak kapatıldı.
Olayın nedeni henüz bilinmiyor ve yetkililer bir terör saldırısı olmadığına inandıklarını söylüyor.
Ölen polis memurlarından birinin 39 yaşındaki Joseph Seals olduğu, ruhsatsız silahlara el konulmasını öngören eyalet çapındaki programın bir parçası olduğu kaydedildi.Jersey City Emniyet Müdürü Mike Kelly, Seals'in "silahların sokaklardan toplanmasında önde gelen bir polis memuru olduğunu" söyledi.
Kelly, çatışmaların bir mezarlıkta başladığını söylerken, ABD medyası polis ve şüpheliler arasındaki tartışmanın bir cinayet soruşturmasıyla bağlantılı olduğunu bildirdi. Ancak bu bilgi yetkili makamlarca doğrulanmadı.
Kelly, polise derhal "yüksek kalibreli bir tüfekle ateş altına alındığını ve Seals'in adı açıklanmayan iki zanlıya yaklaştığı sırada öldürüldüğüne inandıklarını belirtti.
İkilinin, bir minibüsle kaçıp bir koşer süpermarkete sığındıkları, burada dört saat polis ve federal yetkililerle çatışan zanlıların yüzlerce el ateş ettiği kaydedildi.
Polis, ikilinin öldürülmeden önce dükkandaki üç kişiyi öldürdüğüne inanıyor. Dükkandan sağ kurtulan bir kişi de tedavi altına alındı.Kelly ayrıca, şüphelilerin kullandığı minibüste bir "yanıcı cihaz" bulunduğunu ve etkisiz hale getirildiğini anlattı.
Eyalet Valisi Phil Murphy de "Bildiklerimize sayanarak söylüyoruz. Kamu güvenliğine yönelik bugünkü olayla bağlantılı bir tehdit yok. Jersey City ve tüm New Jersey eyaleti için inanılmaz derecede zor bir gün oldu." dedi.
kaynak: www.bbc.com -
Trump'ın azil süreci: Temsilciler Meclisi ABD Başkanı'nı resmen 'görevi suistimal ve kongreyi engellemekle' suçladı
ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu, azil süreci kapsamında önemli bir adım atıp, Başkan Donald Trump'ı resmen görevi suistimal ve Kongre'nin çalışmasını engellemekle suçladı.
Komisyonun Başkanı Jerry Nadler'in kamuoyuna açıkladığı ithamlarda, ABD Başkanı, iç siyasi nedenlerle Ukrayna'ya yardımı askıda tutmakla suçlanıyor.
Başkan Trump, "hiç bir yanlış" yapmadığında ısrarlı ve süreci "delilik" diye tanımlıyor.
Suçlamalar, Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu'nda bu hafta kabul edilirse, daha sonra Kongre'nin alt kanadında, tüm meclis üyeleri tarafından oylanacak.
Eğer suçlamalar, Demokrat Partililer'in çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi'nde kabul edilirse, Cumhuriyetçiler'in çoğunluğunu oluşturduğu Senato'da azil yargılaması, büyük olasılıkla Ocak ayının ilk günlerinde başlayacak.Azil süreci, kimliği açıklanmayan bir ihbarcının geçen Eylül'de Trump ve Ukrayna lideri arasında Temmuz'da yapılan bir telefon görüşmesini şikayet etmesiyle başlamıştı.
Azil sürecini savunan Jerry Nadler, 2020 başkanlık seçimlerinin risk altında olduğunu söyledi.
Trump'ın kendisini "yasaların üzerinde gördüğünü" savunan Nadler, "Hiç kimsenin, başkanların bile yasaların üzerinde olmadığı konusunda net davranmalıyız." dedi.
Trump neyle suçlanıyor?
Trump, Ukrayna lideriyle yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin Ukrayna'ya yapacağı askeri yardımı, kendisine siyaseten yardımcı olacak yolsuzluk soruşturmaları başlatma şartına bağlıyor gibi görünüyor.
Demokratlar, Trump'ın bu soruşturmalar karşılığında iki pazarlık kozu kullandığını, bunların birinin Kongre'nin zaten onayladığı 400 milyon dolarlık askeri yardım, diğerinin de Ukrayna lideri Volodymyr Zelenksk'yle Beyaz Saray'da görüşme oldunu söylüyorlar.
Demokratlar ise, zor durumdaki bir ABD müttefikine bu şekilde baskı yapmanın, görevi sustimal olduğunu iddia ediyorlar.
Trump'ın, Ukrayna'dan istediği ilk soruşturma, önde gelen Demokrat rakibi, eski Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın oğlu Hunter Biden hakkındaydı. Hunter Biden, babası Başkan Obama'nın yardımcısıyken, Ukraynalı bir enerji şirketinin yönetim kuruluna girmişti.
Trump'ın ikinci talebiyse, Rusya'nın değil, Ukrayna'nın, Amerikan başkanlık seçimlerine müdahale ettiği yönündeki bir komplo teorisine destek verilmesiydi.
Bu teori daha sonra boşa çıkarılmış ve ABD'li istihbarat kuruluşları, Demokrat Parti'ye ait e-postaların 2016'da korsanlar tarafından çalınmasının arkasında Moskova'nın olduğunda hemfikir.
kaynak: www.bbc.com -
Doğu Akdeniz: Türkiye-Libya anlaşması bölgede dengeleri nasıl etkiler?
Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım'da imzalanan deniz yetki alanları sınırlandırmasına dair mutabakat muhtırası, Doğu Akdeniz'deki diğer ülkelerin tepkisini çekti. Yunanistan, Libya'nın Atina Büyükelçisini Persona non grata (istenmeyen kişi) ilan etti.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, büyükelçiden birkaç gün içinde ülkelerini terk etmesini istedikleriini söyledi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Türkiye'nin Doğu Akdeniz konusunda Rum kesimi hariç bölgedeki her ülkeyle ikili ya da tek taraflı anlaşmalara hazır olduğunu söyledi.
Türkiye, Libya'yla vardığı anlaşma sayesinde Yunanistan'la Kıbrıs ve Mısır arasında bir kalkan oluşturduğunu ve münhasır ekonomik bölgesinin batı sınırını oluşturduğunu kaydediyor. Atina ve Kahire, mutabakatın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtirken; Güney Kıbrıs, Lahey'de bulunan Uluslararası Adalet Divanı'na başvurmaya hazırlanıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Libya'ya asker göndermenin gündeme gelebileceği mesajını veriyor. 9 Aralık'ta TRT yayınına konuk olan Erdoğan, "Libya'nın Birleşmiş Milletler tarafından tanınan meşru hükümeti eğer bir destek isterse Türkiye'den askerimiz Libya'ya gider mi?" şeklindeki soru üzerine, "Böylesine bir çağrı özellikle Türkiye'ye tabii ki bu hakkı tanır. Yani Libya halkından, yönetiminden böyle bir davet geldiği anda bu bizim için adeta bir hak doğurur" diye konuştu.Doğu Akdeniz bölgesi, bölgede zengin doğalgaz rezervlerinin keşfedilmesiyle beraber özellikle 2010 senesinden itibaren giderek daha da artan şekilde gündeme geliyor.
kaynak: www.bbc.com -
S-400 ve F-35 krizi - Amerikan Kongresi'nden Trump'a çağrı: ABD, Türkiye'ye yaptırım uygulasın
ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosu'nun Silahlı Hizmetler Komisyonları, aylar süren pazarlıkların ardından Amerikan Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) 738 milyar dolarlık 2020 yılı bütçesinde anlaşma sağladı. İki komisyon da, Trump yönetimine, Rus S-400 füze savunma sistemini satın aldığı için Türkiye'ye yaptırım uygulanması çağrısı yaptı.
Komisyonların üzerinde mutabık kaldığı Ulusal Savunma Yetki Yasası'nın (NDAA) yıl bitmeden ABD Kongresi'nden geçmesi ve Başkan Donald Trump'ın onayına sunulması bekleniyor.
İki Komisyon'un Türkiye'yle ilgili önerileri ise bağlayıcılığı değil ve tavsiye niteliğinde.
ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosu Silahlı Hizmetler Komisyonları, F-35 savaş uçaklarının Türkiye'ye transferinin yasaklanmasını istedi.
Komisyonlar, Türkiye'nin S-400 füze savunma sistemini satın almasının F-35 programını tehdit ettiğini ve Trump yönetiminin Ankara'ya yaptırım uygulamasını gerektirdiği yönünde görüş birliğine vardı.Ayrıca Rusya'yla her tür askeri işbirliğinin yasaklanması da önerilirken, Türkiye'ye, Kuzey Akım 2 ve TürkAkım projeleri nedeniyle de yaptırım uygulanabileceği belirtildi.
ABD'de Temsilciler Meclisi Demokratların, Senato ise Cumhuriyetçilerin kontrolünde.
Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki anlaşmazlık yüzünden uzun süre Pentagon bütçesine yönelik müzakereler kilitlenmişti.Akar: S-400'ler şu an kuruluyor
Öte yandan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "S-400'ler şu an kuruluyor, personel eğitimi devam ediyor, normal faaliyetler planlandığı şekilde gerçekleşecek" dedi.
Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Akar, "F-35'in herhangi bir şekilde kodlarını açığa çıkması, başkalarının eline geçmesini biz de istemeyiz. Bizim için önemli, bizim de benim güvenliğimiz bakımından, bizim de hava kuvvetlerimizin bel kemiği olacak bir uçak. Bununla alakalı Malatya'da üssümüzü hazırladık, her şeyi yaptık" diye konuştu.
Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"F-16'larımız ömür devrini tamamlamak üzere. Bu takvimden sonra bizim yeni nesil bir uçak almamız lazım. Bu F-35 olmayabilir, vermezseniz ne yapacağız? Yeni bir araç yapacağız o zaman.
"Dünyada bir sürü uçak üretiliyor ama bizim dileğimiz NATO üyesi olarak, Amerika ile stratejik ortaklık ruhuna uygun şekilde hareket edilmesi ve kendi işimizi kendi içimizde çözmemiz.
"F-35 konusunda görüşmeler yoluyla her şeye rağmen sabırla tezlerimizi muhataplarına söyleyerek bu işin makul ve mantıklı bir şekilde çözülmesini ifade etmeye çalışıyoruz. Eğer bu mümkün olmazsa doğal olarak başka arayışlara gireriz."
kaynak: www.bbc.com -
Azil soruşturması - Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu Başkanı Jerrold Nadler: Trump ABD için tehdit
ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu Başkanı Jerrold Nadler, Başkan Donald Trump'ın yönetim tarzıyla ülkeleri için bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Nadler, "Trump'ın azledebileceği açık" dedi.
Demokrat Parti'den Jerrold Nadler, Komisyon'daki son azil oturumunda yaptığı konuşmada, elde edilen bulguların, Trump'ın kendi çıkarlarını ülkenin ulusal güvenliğinin önünde tuttuğunu gösterdiğini söyledi.
Başkan Trump'ın ABD'de seçimleri ve demokratik hükümet sistemini tehlikeye attığını belirten Nadler, Komisyon olarak Trump'ın azlinden yana olduklarını açıkladı.
Trump'ın Komisyon tarafından azli istenirken; "görevi kötüye kullanmak" ve "Kongre'nin faaliyetlerini engellemek" ile suçlanması bekleniyor.
Komisyon'daki Cumhuriyetçiler ise Nadler'e tepki gösterdi, sürecin siyasi maksatlı olduğunu belirtti.Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu'nun Cumhuriyetçi üyelerinden Doug Collins, "Demokratlar Donald Trump'ın ABD Başkanı olduğu gerçeğini kabullenemiyorlar ve 2020'de onu yenecek bir adayları yok" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump hakkında başlatılan azil soruşturmasının odağında, Ukrayna'ya askeri yardımın Kiev yönetiminin Demokrat başkan aday adaylarından Joe Biden ve oğlu Hunter Biden hakkında soruşturma başlatması koşuluna bağladığı iddiası var.ABD Adalet Bakanlığı Denetim Dairesi: FBI soruşturma başlatmakta haklıydı
Son olarak ABD Adalet Bakanlığı Denetim Dairesi tarafından hazırlanan bir raporda, Amerikan Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) Trump'ın 2016'daki seçim kampanyasını yönetenlerin Rusya'yla işbirliği yapıp yapmadığı konusunda soruşturma başlatmakta haklı olduğu belirtilmişti.Raporda ayrıca FBI'ın "siyasi bir önyargıyla" hareket etmediği vurgulanmış; Trump'ın, "kurban edildiği" ve "gizlice dinlendiği" iddiaları da reddedilmişti.
Bununla birlikte raporda, FBI'ın bazı usul hataları yaptığı ve eski İngiliz casusu Christopher Steele'in sunduğu kanıtlara gereğinden fazla güvendiği kaydedilmişti.Trump ise ABD Adalet Bakanlığı Denetim Dairesi'nin, "kendisine yönelik darbe girişimini" ortaya çıkardığını iddia etmişti.
Demokratların çoğunlukta olduğu ABD Temsilciler Meclisi'nda Trump hakkındaki azil oylamasının 2 hafta içinde yapılması bekleniyor.
Süreçte yargılama aşaması ise Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato'da olacak.

ABD'de Başkan'ın azledilmesi için ise Kongre'nin iki kanadının da onayı gerekiyor.
Onay için 450 üyeli Temsilciler Meclisi'nde salt çoğunluğun, 100 üyeli Senato'da ise üyelerin üçte ikisinin desteği gerek.
Senato'da 53 Cumhuriyetçi, 45 Demokrat, 2 de bağımsız üye var. Bu nedenle Trump'ın azli için mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti'nin senatörlerinden en az 20'sinin desteği gerekiyor.
ABD'de şimdiye dek kadar azil sürecine iki kez (1968'de Andrew Johnson ve 1998'de Bill Clinton) başvuruldu. İki başkan da Senato'da aklandı.
1972'de ise Başkan Richard Nixon, kendisine yakın bazı kişilerin Watergate iş merkezindeki Demokrat Parti'nin ofisine dinleme cihazı yerleştirdiğinin ortaya çıkmasıyla patlak veren skandalda, yargıyı yanıltmakla ve delilleri karartmakla suçlandı.
Nixon hakkındaki adli süreç tamamlanmadan istifa etti. O dönemde yaygın olan kanı, istifa etmemesi halinde Nixon'ın zaten azledileceği yönündeydi. -
Florida'da saldırı düzenleyen Suudi öğrenci bir öğretmen hakkında şikayette bulunmuş
ABD'nin Florida eyaletindeki Pensacola deniz üssünde geçen hafta silahlı saldırı düzenleyerek 3 kişinin ölümüne 8 kişinin de yaralanmasına neden olan Suudi ordu mensubu öğrencinin, öğretmenlerden biri hakkında resmi şikayette bulunduğu açıklandı.
Mohammed Alshamrani adlı öğrencinin, öğretmenin kendisine diğer öğrencilerin yanında aşağılayıcı bir hitapta bulunması üzerine "öfkeye kapıldığı" ifade edildi.
Üste eğitim görmek üzere bulunan Alshamrani, donanma güvenlik güçleri tarafından olay yerinde öldürülmüştü.
Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Cuma günkü olayı terör saldırısı olarak değerlendirdiğini açıkladı.
Florida Valisi Ron DeSantis, güvenlik önlemlerinin artırılması çağrısında bulundu.Saldırganın sosyal medyada aktif olduğunu ve "ABD'ye karşı derin bir nefret beslediğini" ifade eden vali, "Yabancıları getirirken ülkeyi korumak için tedbirler almak gerekiyor" dedi.
FBI, Alshamrani'nin tek başına mı yoksa bir grupla birlikte mi hareket ettiğini tespit etmeye çalışıyor.
Deniz üssünde eğitim gören diğer Suudi öğrencilerin olayla ilgili sorgulandığı, ancak tutuklama olmadığı açıklandı.'Porno zulası'
New York Times'da yer alan habere göre, üste eğitim veren öğretmen diğer öğrencilerin yanında, Alshamrani'nin "porno zulası" olduğunu söyledi.
Bu ifadenin, Suudi öğrencinin bıyığının porno filmlerinde rol alan oyuncuların bıyığına benzetilerek kullanıldığı ileri sürülüyor.
Yazdığı şikâyet başvurusunda Alshamrani'nin, "Sınıfın önünde böyle konuşmasına büyük öfke duydum" ifadesini kullandığı belirtiliyor.
ABD medyası, 21 yaşındaki Alshamrani'nin geçen hafta bir yemekte, silahlı saldırı görüntüleri içeren bir videoyu başkalarına gösterdiği haberleri yer aldı.
Sosyal medya araştırması yapan bir grup, Alshamrani'nin ismini taşıyan bir Twitter hesabından, saldırı öncesinde ABD karşıtı paylaşımlar yaptığını kaydetti.Suudi öğrenciler neden üsteydi?
Pensacola üssü, uzun süredir yabancı askeri güçlere uçuş eğitimi veriyor.
Burada, 1995'te eğitime başlayan Suudi pilotların yanı sıra İtalyan, Singapur ve Alman askeri personel de bulunuyor.
Pensacola deniz üssünün internet sitesinden elde edilen bilgilere göre okulda, 200 yabancı öğrencinin yanı sıra, 16 bin asker ile 7 bin 400 sivil personel bulunuyor.
Alshamrani, Suudi Hava Kuvvetleri'nde teğmendi.
ABD Savunma Bakanı Mark Esper, saldırının ardından, ülkedeki üslerde eğitim gören tüm yabancı askerlere yönelik inceleme süreçlerinin gözden geçirilmesi emri vermişti.
Başkan Donal Trump da yabancı askeri eğitim programlarının gözden geçirileceğini söyledi.
Trump, saldırının ardından Twitter'da paylaştığı bir mesajda, Suudi Arabistan Kralı Selman'ın kendisine taziyelerini ilettiğini duyurmuştu. -
Ulkeden ciktik geldik dunyanin obur ucuna, gel gor ki ulkemiz tanimli halinden, kurucusunun gosterdigi dogrultudan hizla uzaklasiyor.
Elden ne gelir dusunmeden edemedim bu haberi okuyunca. Simdilik izliyoruz sadece...
https://www.sozcu.com.tr/2019/ekonomi/resmi-gazetede-tartisma-yaratan-dini-hukumler-chpden-laiklik-tepkisi-5515489/ -
@caglaror faizsiz bankacılık ! olduğundan diyenler olabilir de irandan beter olacak diye korkuyorum
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
27
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.7k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum