Forumun En Beğenilen İletileri

Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
  • RE: DV2025 (2025 Green Card Lotosu) Aşamaları

    Merhaba herkese,
    Bu guzel haberi sizlerle de paylasmak istiyorum. Viyana’daki mulakatim biraz once tamamlandi, approved (yaaayyy).
    Viyana’ya yonlendiren, deneyimlerini paylasan herkese ayri ayri tesekkur ederim.
    Deneyimlerimi detayli bir sekilde yazacagim

  • RE: DV2025 Mülakat Deneyimleri

    Herkese merhabalar,
    Bir Hong Kong mülakat deneyimi de benden gelsin. Öncelikle sürecimin en başından sonuna kadar destekçim olan ve bu süreçte tanışmış olduğum nadide kıymetli insanlardan biri olan @aykut1907 e teşekkürlerimi ileterek başlamak istiyorum. 2024 mayıs ayında sonuçlar açıklandığında, araştırıp çok kıymetli dostum @orhanozbekk in de bilgi ve destekleriyle birlikte dosyamı Hong Kong’a 2024 Ağustos ayında KCC ile taşıdım. Bu süreçten itibaren sık sık foruma girip geçmiş deneyimleri okudum. Bu bağlamda da foruma katkı sağlayan herkese, sorularımı cevaplayan ve buraya büyük katkısı olan @gucarslan beye, süreçte yardımcı olup bilgilerini esirgemeyen @10urdmn beye de teşekkürlerimi sunarım.

    HONG KONG’A GİDİŞ
    28 Aralık Çin aktarmalı yolculuğum toplamda 16 saat sürdü. 29 aralık 2024 sabah saat 11:00 gibi Hong Kong’a iniş yaptım. Şu konuyu da sizlere baştan bildireyim ki ne yazık ki Çin hükümeti biraz sorun çıkarabiliyor. Uçuşuma son 25 dk kala uçağa yetişebildim ben aktarma esnasında. Çünkü çok büyük bir havalimanları var ve inanılmaz bir yoğunluk olduğundan gümrükten çıkış, kendi terminalimi buluş ve tekrar oranın gümrüğünden giriş yapmak oldukça vaktimi aldı. Çin kurallarına göre uçuş bekleme süreniz 24 saati aşmıyorsa (bazı havalimanlarında geçerli olmayabiliyor, lütfen elçiliğin sayfasından kendiniz teyit ediniz) sizden vize istenmiyor, pasaportunuza 24 saat geçerli olan transit vize pulunu yapıştırıyorlar ve gümrükten o şekilde geçebiliyorsunuz. Onun dışında ise Çin, aktarma sırasında ne yazık ki benim valizimi kaybetti. Bunu Hong Kong’a indikten sonra öğrendim. Havalimanında hemen kayıp bagaj hizmetlerinde bir form doldurdum, ertesi güne bulup getireceklerini temin ettiler bana fakat totalde 3 gün valizsiz kaldım. Allahtan evraklarımın hepsi ve kıymetli eşyalarım sırt çantamdaydı, sizlere tavsiyem de kesinlikle evraklarınızı valize koymamanız olur. Sonuçta ne olur ne olmaz bilinmez.

    İndikten sonra havalimanında para bozdurmak için döviz ofisleri bulunuyor. Bunlardan birine girdim ve öğrendim ki hem para bozuyor, hem Octopus hem de simkart satıyormuş. Yüksekten bozacağını tahmin ettiğimden az bir miktar burada bozdurduktan sonra, 88HKD’ye 80 GB internet veren bir simkart alıp aktive etmelerini rica ettim, bir de Octopus kart aldım. Octopus kart ücreti 139HKD idi. Bunun 39HKD’si kart ücreti idi; 100 HKD ise içindeki bakiye olarak kalıyor. Havalimanının içinden kalkan Airport Express hızlı trenle son durağa kadar gittim. Bu hızlı tren ücreti 110 HKD idi. Son durak yani Central’da indikten sonra 1 durak ilerde Admiralty’de tutmuş olduğum Airbnb Guest House’uma henüz konumunu o zaman bilemediğimden taksi ile geçtim. Central-Admiralty taksi ücreti 35HKD idi. Sonrasında ise metro ağ sistemini çözüp, her yere metro ile gittim, daha hesaplı oldu.

    SAĞLIK MUAYENESİ
    30 aralık 2024 saat 09:00’da Dr. Nicolson’da muayene randevum vardı. Sabah tam 09:00 gibi ordaydım. Bank of China’nın yanında bulunan Wing On House’a girip asansörle 14. kata çıktım. Burası plaza gibi bir yer. Asansörün başında dahi çalışanlar var kaçıncı kata gidiyorsanız sizi yönlendiriyorlar. 14. Kata çıktığınızda direk karşınızda esas UMP Medical ismiyle Dr. Nicolson’ın kliniğini görüyorsunuz. UMP’yi görüp yanlış geldim diye düşünmeyin, doğru yerdesiniz. Kapının girişinde makinadan US Visa Medical Examination’a basıp sıramı aldım ve içeri geçip sıramı bekledim. Benim gittiğim dönemde oldukça Türk vardı, sizin döneminizde de olursa şayet mutlaka birinden birine denk gelirsiniz beklerken. Sıranız geldiğinde tatlı dilli bir hanımefendi sizi çağırıp 2 adet form doldurtuyor. Çok fazla Türk gelmiş olsa gerek ki formdaki yazıların yanında Türkçe çevirileri yazıyor. Formun bir tanesi genel bilgileriniz; isim soyisim, pasaport no, güncel adres, Amerika’da yaşamayı planladığınız adres gibi. Diğer form ise sağlık ile olan bilgilerden oluşuyor; herhangi bir rahatsızlığınız var mı?, hiç ameliyat oldunuz mu? gibi sorular var. Formları doldurduktan sonra benden pasaport fotokopimi, 5 adet 1x1.5 inch büyüklüğünde olan fotoğrafları, antikor test sonuçlarımı (antikor test sonuçlarımı ingilizceye çevirtmiştim tercüman aracılığıyla fakat çok da tercüman çevirine gerek yokmuş yine de garanti olsun derseniz çevirtebilirsiniz), Covid aşı kartımın fotokopisini, aşı listemi de yine ben kendim ingilizceye çevirip sağlık ocağında doktora kaşe ve imzalatmıştım, bununla birlikte diğer tüm belgeleri aldı. Ayrıca, küçüklükten geçirmiş olduğum bir rahatsızlık sebebiyle hepatit aşısı vurulmama gerek duyulmuyordu dolayısıyla burdan gitmeden kendim ona dair bir İngilizce evrak hazırlayıp yine aynı şekilde aile hekimime imzalatmıştım, onu da verdikten sonra biraz beklememi söylediler.
    Sonrasında beni arka tarafta giyinme kabinlerinin bulunduğu alana alıp, ameliyat kıyafetler gibi kıyafetler verdiler ve bu kıyafetleri sadece iç çamaşırı kalacak şekilde giyinmemi söylediler. Sonrasında akciğer grafiği için bir odaya aldılar, erkek doktor xray cihazının yanında bulunan Türkçe çeviriyi göstererek derin nefes alıp tutmamı söyledi. Sadece Türkçe çeviri yoktu, altında birkaç farklı ülkenin dillerinin de çevirileri bulunmakta fakat en üste Türkçe’yi koymuşlar. Bunu görünce tabi akıllara herkese bu sene öncü olan @onuru bey geliyor :) Kendisine de ayrıca burdan selam olsun diyor, sorularımı sabırla yanıtladığı için de teşekkürlerimi bir kez daha sunuyorum.
    Xray işlemi çok kısa sürüyor. Sonrasında kan alımı için odaya alıyorlar sizi. Kan vermeden önce göz muayenesi yapıyor, sıkıntısız geçti benim. Kontak lens kullanıp kullanmadığınızı soruyor ve ona göre notunu alıyor. Sonrasında ise tansiyon, ateş ölçümü ve kan alımına geçiyor aynı hemşire. Bu hemşire için herkes eli çok hafif demiş ama bunca yıldır kan veriyorum hayatımda ilk kez bu kadar canım yandı. Kişiden kişiye değişiyor demekki. Kan alındıktan sonra doktor kontrolüne geçiyorsunuz. Doktor sedyeye uzanmanızı söylüyor, ayakkabılarınızı çıkarıp uzanıyorsunuz ve ayağınıza bakıyor önce. Sonra diz refleks testi yapıyor eski usül, sonra da vücudunuza bakıp leke yara veya ameliyat izi vs olmadığında ‘’no scar no scar’’ şeklinde sık sık tekrar ediyor. Sonrasında ise odadan çıkıp giyinebileceğinizi söylüyor. Üstünüzü değiştirdikten sonra tekrar ilk bekleme lobisine geçiyorsunuz ve kısa bir süre sonra oradaki görevli sizi çağırıp hangi aşıları olmanız gerektiğini söylüyor. Ben Türkiye’de tüm aşıları gitmeden önce yaptırdım. Size tavsiyem aşıları gitmeden 2-3 hafta içinde yaptırın ki 1 ay dolmamış olsun. 1 ay dolarsa ikinci doz geldiğinden orada aşı yaptırmak durumunda kalabilirsiniz. Benim 1 ay dolmamıştı fakat ben polio aşısını; OPV yani oral polio olarak geçen ağızdan damlatmalı şeklinde olanı yaptırmıştım. Israrcı olmama rağmen bu versiyonunu kesinlikle kabul etmiyorlar, dolayısıyla bana 7 ocağa polio aşısını olmak üzere gün verdiler. Geri kalan aşılarım tamdı. Olduğum aşılar şu şekilde; (kişiden kişiye bu değişir, lütfen antikor test sonuçlarınızı alıp doktorunuza danışarak yaptırınız.)
    -Tdap (tetanoz)
    -Menenjit
    -Influenza
    -Varicella (zaatürre)
    -Oral polio (çocuk felci)

    Tüm işlemler bittiğinde 4000 HKD ödemem gerektiğini söylediler. Daha önce mailde kendilerine kredi kartı geçip geçmediğini sormuştum ve bana geçtiğini iletmişlerdi. Fakat ne yazık ki sistemsel hata sebebiyle kartım çalışmadı orada. Hemen aşağısında bulunan Bank of China’dan para çektim ve geri yukarı çıkıp ödemeyi yapıp çıktım.

    Not: DS260 formu ESC ekran çıktısı gibi belgeler hali hazırda ellerinde olduğundan onlara gerek kalmadı. Siz yine de nolur nolmaz onların da çıktısını alıp gidin.

    4 Ocak’ta Marina’da Covid aşımı oldum.Aynı gün Nicholson kliniğine gidip Covid aşı belgemi verdim. 7 ocakta da tekrar gidip polio aşımı oldum. Polio aşı ücreti 160 HKD tuttu, bu sefer yanımda nakit götürmüştüm ödemeyi o şekilde yaptım. Sonuçlarımın ise 10 veya 11 ocak çıkabileceğini söylediler. Ben 10 ocak mesai bitimine doğru uğrayıp hazırlanmış olan evraklarımı aldım ve mülakat günümü beklemeye başladım.

    KENDİ MÜLAKATIM ÖNCESİ TERCÜMANLIK DENEYİMİM
    Burada hepimiz esasen Hong Kong nezdinde eğer bir tercüman tutacaksak bu konsolosluğun yeminli tercümanı olmak zorunda diye düşünürdük. Fakat öyle değilmiş. Ben İngilizce bildiğimden tercüman tutmadım kendime, fakat 2 arkadaşımıza tercümanlık yaptım. Bunun için ilgili arkadaşlar konsolosluğa benim adımı ve soyadımı verip; bu kişi mülakat günü tercümanım olacaktır şeklinde mail attılar ve Hong Kong konsolosluğu da onayladı. Lütfen sizin de böyle bir düşünceniz varsa kendi nezdinizde konsolosluktan müsade alarak yapınız, onay almadan rastgele bir tercüman sokmanızı tavsiye ETMEM. 2 arkadaşın da mülakatı gayet rahat ve güzel geçti ve onlar da onay aldılar.

    MÜLAKAT GÜNÜM
    13 Ocak 2025 tarihi sabah saat 08:30’da konsolosluğun önünde sırayla bizleri içeri aldılar. Çanta sokulmadığına dair duyumlar almıştık ama yanıltıcı bilgilermiş. Çanta sokuluyor elbette, sadece içinde çakmak, tablet, telefon vs olmasın diyorlar. Telefonunuzu da ayrı bir kutuya koyup alıyorlar ama çantanız sizde kalabiliyor. Yukarı çıkıp hemen pasaportumu gişedeki görevliye verdikten sonra beklemeye başladım. Bir süre sonra evrak teslimi için 3. Bankodaki kibar ve samimi beyfendi çağırdı yanına. İstediği evraklar şu şekildeydi;

    • Lise ve üniversite diplomaların aslı, tercümeleri ve fotokopileri
    • Adli sicil kaydı
    • Tam vukuatlı nüfus kayıt belgesi
    • Formül a belgesi
    • 2 adet fotoğraf
    • Dr muayene sonuç belgesi
    • İkâmetgah belgesi
      Buradaki belgelerden adli sicil kaydının ve formül a belgesinin İngilizcesini e-devletten alabiliyorsunuz. Ben nüfus kayıt belgesi ve ikâmetgah belgesinin yanı sıra, sgk hizmet dökümü, sosyal güvenlik kaydı gibi belgeleri lazım olabilir düşüncesiyle yeminli çevirilerini yaptırmıştım fakat istemediler. Banka hesap dökümünün de İngilizcesini almıştım fakat bunu da istemediler.
      Bu belgeleri teslim ederken bana ordaki aynı görevli ‘’Evli misin?, Hiç evlendin mi?, Çocuğun var mı? Hiç 6 aydan fazla başka bir ülkede yaşadın mı? Hiç Amerika’da bulundun mu?’’ diye sordu ve cevapladım. Belgelerinin tamamının tesliminden sonra bana pasaportumla birlikte bir makbuz verip diğer koridorda bulunan vezneye geçerek ödemeyi yapmamı söyledi. Vezneye geçip 330 dolar ücreti yatırdıktan sonra veznenin verdiği fişle birlikte pasaportumu geri aynı görevliye verdim ve bana diplomalarımın asıllarını teslim ettikten sonra oturup beklememi söyledi. Bir süre sıramı bekledikten sonra 1 numaralı gişede bulunan görevli ismimi söyleyip beni çağırdı ve esas mülakat başladı.
      Öncelikle sağ elimi kaldırıp tüm vereceğim bilgilerin doğruluğunun ve kesinliğinin üzerine yemin etmemi istedi. Yemin ettikten sonra, önce sol el 4 parmak sonra sağ el 4 parmak en sonda iki el başparmakların izlerini aldı. Sonra bana sorduğu sorular sırasıyla şu şekildeydi;
      -Mezun olduğun en yüksek derece nedir?
      -Bölümün nedir?
      -Şuanda ne iş yapıyorsun?
      Öğretmenim dedikten sonra; hangi kademede öğretmenlik yapıyorsun?
      -Daha önce hiç Amerika vizesine başvurdun mu?
      -Daha önce hiç Amerika’da bulundun mu?
      -Daha önce hiç yurtdışına çıktın mı?
      Evet cevabından sonra; Hangi ülkelere gittin?
      -Daha önce hiç ortadoğuda bulundun mu?
      Evet cevabından sonra; Hangisi/Hangileriydi?
      -Daha önce 6 aydan fazla hiç başka bir ülkede yaşadın mı?
      Evet cevabından sonra bu kısım biraz daha sohbet havasında gelişti. Çünkü kendisi de benim bulunduğum ülkede bulunmuş olup, oradaki bir Türk restoranında yemek yemiş ondan bahsetti. Şu sokağı hatırlıyor musun oraya yakın mıydın diye sordu bir de. Ben de 13-14 yaşlarında orada bulunduğumu söyleyip sokak isimlerini anımsamadığımı söyledim. Evet doğru haklısın dedi. Sonra bilgisayarda çok kısa bir işlem yaptıktan sonra;
      ‘’Your visa is approved’’ yani vizeniz onaylandı dedi. Tarafıma email atacaklarını ve pasaport için beklemem gerektiğini söylediler, elbette dedim ve mülakatı tamamladım.

    MÜLAKAT SONRASI
    Normalde önceki haftalardan da gözlemlediğim herkesin pasaportunu mülakatından 1 veya 2 gün sonra aldığı yönündeydi. Ben de 15 ocak 2025 tarihi akşam saat 7’ye biletimi almıştım fakat ne yazık ki vizem hala basılmadığından gidemedim dolayısıyla uçuşum iptal oldu, biletim yandı. 16 ocak 2025 tarihi saat 12:00 gibi CEAC sisteminden kontrol ettiğimde hali hazırda ‘’Ready’’ olan sürecim ‘’Administrative Processing’’e dönüştü. -Ufak bir hatırlatma; CEAC sitesinde durumunuzun AP’ye dönüşmesi vizenizin 1 veya 2 saate kadar hazır olacağı anlamına geliyor burada. Mavi AP kağıdı almadığınız sürece burada sistemde gördüğünüz AP, aynı AP değil yani. Bunu görünce hazırlandığını anlayıp hemen konsolosluğa gittim. İçeri geçtiğimde oradaki benim dosyamla ilgilenen ve beni 4. keredir gören beyfendi beni tanıyarak ‘’Ouh Seda, welcome’’ şeklinde karşıladı. Biraz bekledikten sonra sarı zarfla birlikte pasaportumu verdi, sarı zarfı asla açmamam gerektiğini ve kesinlikle kabin bagajına koymamam, Amerika’ya girişte yanımda el çantamda bulundurmam gerektiğini söyledi. Hatta konuşmanın sonunda, Amerika’daki hayatında sana şans diliyorum diyip; bu sürecin bizler için çok uzun ve yorucu olduğunu anladıklarını fakat ellerinden geldiğince hızlı yapmaya çalıştıklarını da ekledi. Çünkü bir önceki günden biletim olduğunu ve biletimin yandığını biliyordu :) kendince bir açıklama yapmaya çalıştı. Sorun yok, her şey için çok teşekkür ederim dedim ve pasaportu belgelerle birlikte alıp çıktım. Böylelikle 18 günlük Hong Kong serüvenim sona ermiş oldu. Aynı gün akşama bilet bulup Türkiye’ye dönmek üzere yola koyuldum.

    ŞEHİR, YEMEK VE KONAKLAMA İLE ALAKALI DİĞER BİLGİLER
    Ben ocak ayında geldim. Mevsimsel olarak bizim kışlarımız gibi değildi. Daha çok ılık bir sonbahar havası vardı. Gelmeden önce de baktığım için yanıma aşırı kalın kıyafetler getirmemiştim. Konakladığım Airbnb Guest House yani misafir evi diye geçiyor. Konumu Admiralty Wan Chai bölgesinde adanın içerisinde. Metroya 50m mesafede oldukça merkezi ve güzel bir konumda. Central'da bulunan konsolosluğa, Nicolson'a, Marina'ya sadece 1 durak yani yaklaşık 10 dklık mesafede. Bunlara yakın olmak peki çok mu önemli? Hayır değil. Çünkü müthiş gelişmiş metro ağ sistemleri sayesinde karşıda dahi kalsanız kolaylıkla adaya gelebilirsiniz. Konsolosluğa yakın olacağım diye çok masraflı otelleri tutmanıza gerek kalmayabilir, tabi sizlerin de tercihine bağlı bu durum. Onun dışında ise, kaldığım yerin odaları küçük kapsül 10m2lik odalardan oluşuyor. Ben tek kişilik odada kaldım. Fakat kalabalık aileye pek uygun olmayabilir. Oldukça uyguna geldi. 17 gece için airbnb komisyonu ile birlikte 21bin TL ödedim. Sonrasında pasaportumu beklediğim zamanda alamayınca ekstra 1 gün daha kalmam gerektiğinde ise 850 TL gibi bir tutar daha ödedim. Mutfak ve tuvalet banyoları ortak kullanım alanındaydı. Kadın erkek için tuvalet banyoları ayrı. Odalar ve tuvalet banyolar genel olarak ultra temiz diyemesem de temiz denilebilirdi. Ben sadece idare ederim çok da lükse gerek yok mantığında olduğumdan burada konakladım. Oldukça güvenliydi, genelde üniversite öğrencisi kızlar vardı. Bir kadın olarak tek başıma bulunmama rağmen asla güvensiz hissettiğim bir durum olmadı.
    Yemeklere gelecek olursak; ben asya mutfağına dair hiç bir şey yiyemediğimden ne yazık ki çok zorlandım. Şehirde zaten çok tuhaf bir et ve baharat kokusu var, sürekli midem bulandı kokudan. Bu huyumu bildiğimden yanımda çokça konserve ve kuru gıda getirmiştim. Onlarla idare ettim veya daha bilinen global markaların Coffee shop veya restoranlarına gidip yemeye çalıştım. Sanırım bu süre zarfında hem yemek yiyememekten hem de stresten 2-3 kilo verdim. Bu süreç inanın kolay bir süreç değil. Emek ve sabır isteyen gerici bir süreçti benim için. Bir an önce bitirip evime dönebilmek için gün saydım desem yeridir.
    Hong Kong çok düzenli, temiz, disiplinli ve kuralcı bir ülke. Turistlere oldukça alışkınlar, siz muhattap olmadığınız sürece sizinle asla konuşmuyorlar veya sizi rahatsız edici hiç bir şey yapmıyorlar. İnsanlar saygılılar ve yardımseverler. Halkın çoğu İngilizce biliyor o sebeple çok zorlanmadım iletişimde. Ülkede gezilecek oldukça yer var, tapınakların hepsi ücretsiz bu sebeple masrafsız gezilebilecek güzel bir fikir olabilir. Onun dışındaki yerler için de KLook, Agoda isimli uygulamaları indirip gitmek istediğiniz yerin giriş bilet fiyatlarını daha uygun tarifelere bulabilirsiniz.

    YAPILAN ORTALAMA MASRAFLAR
    40 bin TL uçak bileti gidiş dönüş
    21 bin TL konaklama 17 gün için
    8bin TL Covid aşı ücreti
    18bin TL doktor muayene ücreti
    730 TL Polo aşısı
    11.700 TL (güncel kurdan 330 Usd) vize ücreti
    Yaklaşık 20bin TL yeme içme ek harcamalar
    25bin TL ikinci uçak biletim
    850 TL 1 gece daha ekstra konaklama ücreti

    NOT: Bu masraflar tek kişi olarak ortalama güncel kurdan TL bazında hesaplanmıştır. Gideceğiniz döneme ve kişi sayısına göre masraflarınız değişiklik gösterebilir.

    Ben şuan bunu uçağımı beklerken yazdım. Umarım deneyimim Hong Kong'a dosya taşımak isteyen herkese yardımcı olur. Tekrardan tüm forum ailesine teşekkürlerimi sevgi ve saygıyla sunarım. Herkese AP'siz, vizeli günler dilerim :)

    Seda

  • RE: DV2025 Mülakat Deneyimleri

    Selamlar...01 Nisan 2025 günü gerçekleşen sağlık muayenesi deneyimlerimizi aktaracağım.
    Ben (46), eşim (45) ve kızımız (3) üç kişilik aile olarak muayenelerimizi gerçekleştirdik.

    Anahtar kelimelerimiz
    Viyana
    Üç kişilik aile
    3 yaşında çocuk

    Nasıl Ulaşılır?

    Dr. Molnar daki sağlık muayeneniz için Schottenring durağında inerek Augartenbrücke köprüsünden geçip karşı caddeye girdiğinizde Medizin Augarten i solda göreceksiniz. Kliniğin girişi avluya açılan bir geçişin içinde sağdadır, caddede değildir.
    Schottenring durağına konakladığınız lokasyona göre 3A otobüsü, U2 ve U4 metroları ve 1-2-31-71 numaralı tramvaylar ile ulaşmanız mümkündür.
    Biz Booking.com üzerinden Vienna Residence kiralık dairesinde konaklamamızı yaptık. Kaldığımız lokasyon Rathaus Platz ve Parlament Österreich' in hemen arkasında, Rathaus metro ve tramvay durağı yakınında Auerspergstraße ile Josefstädter caddeleri kesişiminde bulunuyordu. Hemen yakınında Billa ve Spar Gourmet marketleri ile Bipa adlı kozmetik ve hijyen ürünleri mağazası bulunmaktadır. Tüm saray, müzeler ve Innere Stadt bölgesine rahatlıkla yürünecek mesafededir. Memnun kaldım tavsiye ederim.

    Muayeneye Gidiş ve Muayene

    Sabah 09:00 daki sağlık muayenemiz için saat 08:05 te dairemizden ayrıldık ve U2 metrosu ile Schottenring durağında indik. Yukarıda anlattığım ulaşım bilgileri ile saat 08:30'da kliniğe ulaştık. Erken gittiğimiz için kliniğin arkasındaki avlu içindeki parkta 5-10 dk bekledikten sonra içeriye alındık.
    Klinik 09:00 da açılıyor. Erken gidecek olursanız take away kahvenizi alıp arkadaki avluda beklerken yudumlarsınız zira etrafta bir kafe vs. bulunmuyor.
    İçeriği girdiğimizde önce pasaportlarımızı teslim ettik ve dijital vesikalık fotoğraflarımız çekildi. Ardından herbir aile bireyi için form doldurduk. Formda ad-soyad, doğum tarihi, doğum yeri gibi kişisel bilgilerinin yanı sıra dosya numaranız, adresiniz (Türkiye adresimizi yazdık) ve green card ın teslim edileceği Amerika adresiniz soruluyor.
    Form doldurma sonrasında aşı kartlarımızı ve antikor testlerimizi teslim ettik. E-Nabızdan alınan antikor testlerinde bazı antikorlar (Kızamık-Kızamıkçık) türkçe yazmaktadır. Ancak Stefan ve hemşireler Türkçe terimlere aşina olmuşlar, evrağın üstünde çeviri yapmama gerek kalmadı.
    Formlar doldurulduktan sonra, üzerinde resminizin ve bilgilerinizin olduğu karekodlu bir röntgen bilgilendirme evrakı geliyor ve imzalamanız gereken yerler söyleniyor. Röntgeni çekilecek kişilere bu evraklar veriliyor, bu evrakı röntgen merkezinde vereceksiniz. Devamında röntgen merkezi için ulaşım bilgileri ve aşı sonuçlarının mailinize geldiğinde dosyayı açacağınız şifre bilgilendirmesi yapılıyor.

    Gerekli Evraklar
    *Geçerli pasaport
    *Aşı kartları
    *Antikor testleri

    Bilgiler sisteme girildikten sonra tüm evraklar size geri veriliyor.
    Sonra hemşire Migena tansiyon ve vücut ısısı ölçümlerimizi yaparken, kronik rahatsızlık, ameliyat geçmişi, gözlük kullanımı, alerjik olma durumu, sigara kullanımı konuları üzerinden soru cevap yaptık.. Son olarak boy ve kilo bilgileriniz sisteme girildi.
    Ardından fiziksel muayeneye geçtik. Bizim muayenemizi Dr. Ivana Molnar gerçekleştirdi. Muayene sırasında, kulak ve boğaz kontrolü, sırt ve kardiyolojik dinlemeler, batın kısmında fiziksel muayene ve refleks testleri yapıldı.
    Tüm aile için evrak teslimi ve muayeneler 1 saat içinde gerçekleşti. 2 yetişkin 1 çocuk (3Y) için aşılarımızı Türkiye'de tamamlamış olduğumuzdan ve yaşlarımız itibariyle herhangi bir idrar ve kan testimiz olmadan sadece fiziki muayenelerimiz için 1.070€ ödememizi yaptık, faturamızı aldık.
    Evraklarınızı alınca kontrol etmeyi unutmayınız.
    İsimler, doğum tarihleri, dosya numaranız ve pasaport numaralarınız!
    Şimdi röngen merkezine gidiyoruz.

    Klinikten çıktıktan sonra karşı kaldırıma geçin ve sola doğru yürüyün kaldırımda Autobus Haltestelle yazan bir tabela ve tabelanın altında 5A yazdığını göreceksiniz..Tabeladan birkaç adım ileride elektronik levha var 5A nın durağa geliş süresini gösteriyor olacak.
    5A numaralı otobüse binip 8. durak olan Lorenz-Böhler durağında iniyorsunuz. Otobüs içinde bir sonraki durağın bilgilendirmasi görsel ve işitsel olarak yapılıyor, durağı kaçırma endişeniz olmasın.
    Lorenz Böhler de indikten sonra otobüsün gittiği yöne doğru yürüdüğünüzde solda kırmızı renkli binada Diagnosezentrum Brigittenau ya ait beyaz Röntgen MRT CT yazılı tabelayı göreceksiniz. İçeriği girdiğimizde Ich habe keine termin (ortadaki seçenek) ile sıra numaramızı aldık. Girişte sağda bankolar var onlara geçip Dr. Molnar'dan yönlendirildiğimizi söyledik, kayıt için pasaportlarımızı ve klinikte verilen resimli barkodlu röntgen bilgilendirme formlarımızı verdik. Sisteme bilgilerin girilmesi ardından pasaportlarımızı ve evrakları geri alarak çekim için bekledik.
    İçeride bekleyenler arasında çok yaşlı ve öksüren hastalar var, tavsiyem maske takılarak gidilmesi yönünde olacaktır.
    Eşimin ve benim çekimlermiz arka arkaya yapıldı ve cd tesliminin 15-20 dakika süreceği söylendi. Biz bu süreyi Wien Traisengasse Bahnhst'de bulunan Anker'de kahve sandviç eşliğinde geçirdik. Röntgen merkezinden çıkınca sola doğru caddeyi yürüdüğünüz ve ilk sağa döndüğünüzde ileride istasyon girişini ve Anker'i göreceksiniz.
    Sonrasında röntgen merkezine gidip cd lerimizi teslim aldık. Röntgen merkezi sonuçları dijital ortam üzerinden 1 gün sonra Dr. Molnar'a ulaşıyormuş.
    Buradan çıkıp 10 dakika yürüyüş ile Millenium City AVM ye gidip alışveriş ve yeme içme etkinliklerini gerçekleştirebilirsiniz.
    Biz bu etkinliğimizi yaparken Dr. Molnar'dan aşı bilgilerimizin olduğu mail geldi. Bu maildeki belgeler DoS antetli ve bize bilgi için gönderiliyor.
    Devamında hemen Millenium City önünde Handelskai durağından S1, S2, S3, S4 veya REX7 ye binerek 2. durak olan Praterstern'de inip içinde Prater ve Madame Tussauds Vienna müzesinin bulunduğu tema parkına gidilebilir.
    Çocuklu ailelere kesinlikle tavsiye ederim, bir nevi çocukların cenneti diyebiliriz. Ayrıca büyükler için de dönme dolap ile panaromik Viyana seyri hiç te fena olmaz.
    Sonuç olarak herşey güzel ve yolunda gitti..
    Mülakat deneyimimle tekrar karşınızda olacağım....👋

  • RE: DV2026 Mülakat Deneyimleri

    BANGKOK MÜLAKAT DENEYİMİ ÇIKTIIII:)
    Arkadaşlar merhaba, öncelikle atladıgım bi şey olursa sorabilirsiniz seve seve yardımcı olurum, çünkü burda bana herkes seve seve yardımcı oldu. @Serapp @ATS16 @aysegul @zero @onuru sizlere de ekstra ekstra teşekkür ederim bu süreçte her şeye bıkmaddan yardımcı oldunuz.

    Biz kccye sorup tarihi öğrendikten sonra ilk iş bumrungranda whatsapp üzerinden yazıp bir randevu tarihi oluşturduk sağlık muaynesi için. Bizden whatsapp üzerinden genel bilgilerimizi isteyip 1 gün sonra maille dönüş yapıp randevuyu onayladılar. Mailde gerekli olan evrak listesini aşıları ilettiler.
    -Tetanus, Diphtheria and Polio (Tdap)
    -Measles,Mumps,Rubella(MMR Vaccine)
    -Hepatit B Vaccine
    -Varicella Vaccine
    -İnfluenza Vaccine
    -Hepatit A
    Bunlar yazıyordu. Şehirdeki devlet hastanesine gidip belgede yazan bu aşıların antikorunu istediğimizi söyledik. Tdapin antikoru bakılmıyor onun dışında hepsine baktı doktor fakat bazı testler 10-15 günü buluyor buna göre gidin hatta bazıları e nabız hiç düşmüyor mutlaka hastaneye gidip veya arayıp sorun. Bizim sonuçlar 9 günde çıktı. Biz direkt hastaneden imzalı kaşeli aldık e nabıza düşmediği için çıkaramadık ordan. Sonuclara göre aile hekimine gidip aşıları olmamız gerektiğini söyledik fakat önce biraz kota yok bunlar gebelere yapılıyor bir bakalım vs dediler, üstüne düştük il veya ilçe sağlık müdürünnü sağlık bakanlığını arayıpp soralım dedik bu sefer tamam tamam yapalım dediler :) grip aşısı dışında eksik aşılarımızı yaptılar. Grip aşısını dışardan alıp yaptırdım. Canlı aşı durumundan dolayı 2 aşımı 1 hafta 2 aşımı 1 hafta yaptılar, eşimin de aynı şekilde. Hatta eşimin grip aşısını çok aşı oldu diye yapmadı onu bk'da yaptırdık anlatıcam :) 2 hafta içinde tüm aşılarımızı olup aşı kartımızı doldurup uçak biletine geçtik. AŞI İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİR DETAY VERECEĞİM SAĞLIK MUAYNE KISMINDA.

    UÇAK+KONAKLAMA
    Arkadaşlar biz 2 kişiyiz eşimle birlikte 1 Kasımda İST-DELHİ-BANGKOK aktarmasıyla uçtuk. Bileti biraz geç aldık bu sebeple en uygun indigo havayoluydu bunu tercih ettik. 15 gün kala aldık biletleri, sadece dönüş olarak. Tek Pnr ile havayolu sorumluluğunda aktarma şeklinde aldık. 2 kişi 16 binden 32 bine aldık. İstanbuldan checkin yaptık ve bangkoka kadar başka bir işlem yapmadık. İST-DEHİ uçağı genişti, yazılanların aksine ne abartılı koku ne zor yolculuk yaşadık. Koltuk araları iyiydi 3-4-3 şeklindeydi, tek pnr ile uçtuğumuz için ve transit alandan cıkmadıgımız için hindistan transit vize istemiyor. 4 saat aktarmalıydı. 19:15 bindik gece 04:45 gibi Delhideydik. Delhi havalimanında direkt bangkok'a aktarma yapcakları ayırıp güvenlik noktasına götürüyolar, güvenlik noktası 1 tık yavaş ilerliyor ve detaylı arama oluyor ama abartıldıgı gibi zorluk yok. Güvenlik geçişi vs derken aktarma süresi zaten 3 saat kaldı. 08:45de Bk uçağına bindik bu daha küçük uçaktı ve biraz daha yorucu geçti :) Gelmeden 72 saat önce tdac formunu doldurmanız gerekiyor. Gelmeden 1 gün önce doldurduk dönüş biletimiz yoktu boş bıraktık o kısmı. Detaylı sorunuz olursa yazabilirsiniz. 2 Kasımda 14:50 gibi Bangkok'a indik tdac formunu doldurdugumuz için direkt pasaport kontrolüne girdik, çok kalabalık oldugu için mi bilinmez ama herhangi bir dönüş bileti sorulmadı, herhangi bir soru bile sorulmadı direkt geçtik bagaj alıp yanılmıyorsam 2 alt kattaki grabların oldugu yere indik. Biz metro vs kullanmadık hiç bu sebeple yanlıs bilgi vermim. Hattı da havalimanından almadık pahalıydı. Wifiden grab çağırdık otele, gelmeden kapalı çarşıdan baht almıştık biraz onunla ödeme yaptık. Biz ilk 1 hafta Bumrungranda yürüme 2 dk, hastane sokağında olan bi otelde kaldık. Vaov değildi ama hastaneye 2 kere gideceğimiz için bizi çok rahatlattı ve uygun bi oteldi. Otel Adı: FuramaXclusive Sukhumvit yani bence kurtarır. Otelin hemen yanında meşhur seven elevenden hat aldık. 350 baht sınırsız hat aldık biz true diye marka. (Taylandda hiçbir otelde sigara içilmiyor odalar,balkonlar,lobby vs dahil sadece dışarıda belli alanda bilginiz olsun :)

    4 KASIM BUMRUNGRAND SAĞLIK MUAYNESİ
    Bizim Randevu Saatimiz yollanan belgede 07:00-11:00 gözüküyordu, 07:00 de ordaydık.
    Öncelikle A Binasına 10. Kata geldik ve orda personel karşıladı kayıt oluşturduk bileklik taktılar kolumuza ve kağıt verdiler yapılacak işlem için.
    Biz çeviriyle anlaştık herhangi bir destek almadık çat pat akıyor bazen anlaşamayınca sinirleniyolar ama salıyolar :) Verdiği kağıdı takip ettik tüm işlemleri 15. Katta C bölümünde gerçekleştirdik. Girişte deskte çeviriyle evrakları istediler, istenen evraklar;
    -Pasaport
    -1 fotoğraf 2x2 inç (5cm)
    -Ds260 confirme sumbit formu
    -Mülakat davet mektubu
    -Antikor sonuçları ve aşı kartı
    -Eğer daha önce işlem geçirdiyseniz belgeleri. (biz ekstra adli sicil kaydı götürdük öyle okudugumuz için ama almadılar ne oldugunu anlamadılar bile)
    EN ÖNEMLİ KONU BİZ TÜRKİYEDE TÜM AŞILARIMIZI OLDUK FAKAT TDAP DENİLEN AŞIYI AİLE HEKİMİMİZ DİREKT TDAP OLARAK YAZDI BU SEBEPLE İÇİNDE POLİO OLDUGUNA İKNA EDEMEDİK, ISRARLA KARMA AŞI OLDUGUNU POLİO OLDUGUNU SÖYLEDİK AMA KABUL ETMEDİ TETRAXİM YAZMASI GEREKİYORMUŞ Kİ BİLECEKLERMİŞ İÇİNDE NE VAR. BU SEBEPLE AŞI KARTINIZA İSTEDİKLERİ MARKAYI MUTLAKA YAZDIRIN. ÖRNEĞİN GRİP AŞIMIZ VAXİGRİP YAZIYORDU KABUL ETTİ. YANİ BOŞUNA AŞI OLDUK TEKRAR 1700 BAHTTI.
    Rutin muaynede göz,boy,kilo kontrolü yapıldı. Klasik alkol,sigara,kullandıgınız ilaç,alerji vs soruluyor 5 dk sürmedi rutin muayne çeviriden anlaştık rahatça
    Sonra birde doktor rutin muayne yaptı aynı soruları sordu kağıda işaretledi bide boğazımıza,kulağımıza,karnımıza baktı :)
    Daha sonra röntgen çektirdik, en son aşı olduk. Sonra yanılmıyorsam 12. kattaydı ödeme yaptık kartla işlemlerimiz bitti. 4 kasımda girdik 6 kasımda 14:00 de alabilirsiniz dediler. Unuttugum bi şey varsa sorun lütfen :)
    6 kasımda hastaneden belgelerimizi aldık açılmaması gerektiğini ve son geçerlilik tarihini iletip yapıştırdılar meşhur sarı zarfa :) sonra biz hastane yanındaki otelden çıktık daha turistik bölgeye yakın bi otele geçtik.

    12 KASIM VİZE MÜLAKAT DENEYİMİ
    Öncelikle biz Tercüman Emre bey ile çalıştık forumda görüp konuşmuştum, o kadar yardımcı oldu ki her konuda öneririm ve foruma teşekkür ederim.
    Bizim mülakat saatimiz 08:00 di. Biz heyecandan uyayamadıgımız için 6:15te ordaydık :D konsoloslugun karşısında kafe vardı gidip oturduk.
    07.30da emre beyle sıraya girdik, gelmeden ustravel kaydı yapmıştık ücretsiz seçenek aramexi seçtik direkt, girişte pasaportumuza barkodu yapıştırdılar ds260 sumbit formunu alıp baktıla ve bir kağıt verip içeri aldılaar. İçeri girmeden çakmak,powerbank,usb vs varsa ya bi yere bırakın ya atın :) telefonu girmeden kapattılar ve girişte bi sepete koyduk anahtarlık gibi sayı aldık. Hemen alana girdik, çok kalabalık değildi emre bey yardımcı oldu pasaport fotokopisini alıp vize ücretini ödedik, üstüna paid damgası vuruldu. Sonra evrak teslim sırasına girdik. Biz toplam 6 türktük sıra hızlı geldi. Önce asıl talihli benim evraklarımı istediler ben gittim eşim sırada bekledi.
    İSTENEN EVRAKLAR ASIL TALİHLİ:
    -Pasaport-Ds260 Sumbit Formu
    -Formül A ve çevirisi
    -Evlilik Cüzdanı, Fotokopisi, çevirisi
    -Formül B ve çevirisi
    -En son mezun oldugum okulun diploması,fotokopisi, çevirisi (Üniversiteyi verdim liseye bakmadı bile)
    -Üniversite Transkript ve çevirisi
    -Adli sicil kaydı
    -2 adet fotoğraf arkasına isim yazın
    -Sağlık raporu(hastane veriyor)
    Benden bu belgeleri istedi evrak kısmındaki kadın. Sağ ve sol el parmak izi aldı. Birkaç soru sordu ne zamandır taylanddasın, formül a ile formul b deki soyadı farkını sordu evlilik oldugunu söyledik. Üniversite bölümümü sordu iyice bi inceledi 5 dk falan sonra ben çıktım eşim girdi.

    İstenen evraklar Ekstra:
    Askerlik belgesi (tecilli ama ona rağmen götürülmesi gerekiyor neden yapmadıgına dair çevirisiyle)
    Onunda dışında benimle aynı belgeleri istediler
    Evlilik cüzdanı fotokopisi 2 tane çektirin eşimden de ayrı istediler
    Transkript,evlilik cüzdanı, diploma bunların mutlaka orijinallerinin fotokopisi olsun çünkü orijinalini geri verip fotokopiyi alıyor
    Eşimde onay aldıktan sonra vize görüşme sırasına girdik. 15 dk falan bekledikten sonra sıra bize geldi.

    Banka veznesi gibi camekan arkasında görevli, biz ayakta bu sefer eşimle aynı anda girdik. Önce sağ el parmak izi aldı tekrar, sağ eli kaldırdık yemin ettik.
    Daha sonra yukarıdaki evrakları verdik tekrar hem ben eşimi inceledi klasik birkaç soru sordu bana, ne zaman tanıştınız, ne zaman evlendiniz, nasıl tanıştınız, nerde yaşamayı düşünüyorsunuz, tanış var mı, ne mezunusun dedi. okey okey perfect dedi geçti. Sonra eşime geldi ne iş yapıyosun, ne iş yapacaksın dedi o kadar. Eşimin arşivinde dosya vardı bunu ds260da belirttiğimiz için ordan gördü sordu tercüman anlattı herhangi bir mahkame kaydı gerekçeli karar vs almadı biz götürmüştük. Avukat dilekçemiz vardı çevirisiyle birlikte onu verdik okudu, okey okey dedi. Sonra tak bir damga ve tebrikleeeerrr dediiii :) o an hiç geçmeyecek sandık ama su gibi aktı. Hastane randevusu daha zordu gerçekten :D 2 haftaya kadar teslim edilir pasaport dediler ama o kadar kalmaz umarım, herkese öyle dediler bu arada :)

    Yanımızda götürdüğümüz ama istenmeyen evrak. Lise diploma,Lise transkript,Banka dökümü,İlişki kanıtı, Mahkeme kayıtları. Eşim lise mezunu ondan son okulu lise oldugu için onu istediler. Yani biz fazla fazla götürdük ama onlar istediklerini aldı :)

    Benim deneyimim ve aklıma gelen bu, aklınıza takılan her şeyi sorabilirsiniz. Ustravelı bilerek yazmadım benim hatalı bi süreç geçmişti. Ama öğrendim seve seve yardımcı olurum :) Dilerim hepimizin deneyim yazdıgı bir yıl olur! :)

  • RE: Green Card sahiplerinin ABD dışında Kalış Süreleri

    Immigration avukati Arda Beskardes'in bir paylasimini asagiya aliyorum.

    asagida daha once bu listeye birkac kere yazdigim bir metin var:

    herkes bu yesil karti muhafaza icin 6 ay'da bir giris cikis kuralini soruyor. 6 ay esasinda kanuni bir kural degil. "6 ay kurali" diye bir kural yok. 12 ay diye de bir kural yok. kanun bir yesil kart sahibinin ne kadar siklikla amerika'ya giris cikis yapmasi gerektigini aciklamiyor. eskiden bir yilda bir giris yapilmasi gerekiyor diye bir kural vardi, yaklasik 10 yil once kalkti bu kural.

    6 ay kurali vatandaslik hakkindan geliyor; ne yazik ki insanlar yesil kart koruma kurallariyla karistiriyor. vatandaslik kuralina gore, vatandasliga hak kazanmak icin asagidaki uc sartin gerceklesmesi gerekiyor:

    1. en az 5 yildir (bir amerikaliyla evliyseniz 3 yildir) yesil kart sahibi olucaksiniz; ve

    2. bu 5 (veya 3 yilin) en azindan yarisini fiziksel olarak amerikada gecireceksiniz (30 veya 18 ay); ve

    3. bu 5 veya 3 yil suresince bir defada 6 aydan fazla amerika disinda bulunmayacaksiniz....

    eger bir seferde 6 aydan fazla amerika disinda bulunursaniz, o zaman 30 ayiniz sifirdan saymaya basliyor.

    bakilan tarih basvuru tarihinizden itibaren geriye yonelik olan 5 yil. yani, 1 ocak 2013'te basvuruda bulunursaniz, 7 yildir yesil kartiniz var ise, onemli olan ilk 2 yilda ne kadar amerika'da bulundugunuz degil, son 5 yilin ne kadarini amerika'da gecirdiginiz.

    iste, bu 6 ayda bir giris-cikis yapmak gerek saplantisi yukardaki 3. sarttan geliyor. eger vatandaslik kaygisinda degilseniz o zaman 6 ayda bir giris-cikis yapmaniz gerekmiyor.

    kanuna gore yesil kart amerikada suresiz ikamet hakki. eger gocmenlik makamlari artik ikamet etmediginize kanaat getirirlerse, o zaman elinizden alabiliyorlar. bu karari tek bir unsura dayanarak vermiyorlar. durumun geneline bakiyorlar. "eger durum geneline bakarsak, bu kisi amerikada ikamet ediyor mu, etmiyor mu?"... eger ediyorsa sorun yok. etmiyorsa, o zaman bu kisinin amerikada ikamet etmemesi uzun vadeli bir durum mu, yoksa gecici mi? yani, yakin gelecekte bu kisi amerika'da ikamet edecek, ama su an amerika disinda sorumluluklari oldugu icin onlari bitirmeyi mi bekliyor. sonucta tatmin olmazlarsa gidiyor yesil kart-- "surekli amerikada yasamiyorsaniz ne geregi var ikamet iznine" gerekcesiyle...

    bu tabi ki objektif bir degerlendirme degil. her yil giris yapacaksiniz filan gibi bir kural olsa o zaman isiniz cok kolay, ne yapmaniz gerektigini bilirsiniz. ama karar sureci cok subjektif oldugu icin insan iki arada bir derede kaliyor.

    benim muvekkilerime kisaca soyledigim su:

    1. eger amerika ile siki baglantilariniz (banka hesabi, gelir olmasa bile her sene vergi beyaninda bulunmak; eyalet ehliyeti; amerikada ismine kayitli telefon numarasi; vs. vs.) varsa; ve

    2. giris cikista bir yili gecirmezseniz cok problem olmuyor...

    re-entry permit diye bir basvuru sureci var, gerekirse bunu yapabiliyorsunuz. eger bir yili gecireceginize cok eminseniz o zaman re-entry permit alin diyorum.. o zaman iki sene giris-cikis yapmaniz gerekmiyor. onun da iki dezavantaji var:

    1. vatandaslik surecinizi geciktiriyor; ve

    2. bir daha yenilemek cok zor-- bak kardesim, tamam, su an ikamet edemiyorum, bana iki yil verin, sonra kesin ikamet edicem diyorsunuz, sonra tekrar "ikamet etmeyecegim" demek problem cikartabiliyor.

    son olarak sunu da ekleyim, zaten otomatik yesil kart iptali diye birsey suc islemediginiz surece olmuyor. genelde cekirge bir sicrar, iki sicrar sistemiyle ilerliyor durum. eger sizin artik amerika'da ikamet etmediginizden suphelenirse giriste zorluk cikartiyorlar-- "bu sekilde devam ederseniz kartinizi elinizden aliriz, re-entry permit'e basvurun" diyorlar. boyle bir uyaridan sonra re-entry permit basvurusu yapmaz ve tekrar giris-cikis yapmaya kalkarsaniz kartinizi kapida elinizden aliyorlar.

    dilerim sorularinizin cevabini bulmussunuzdur...

    M. Arda Beskardes
    Attorney-at-Law
    11 Broadway, Suite 615
    New York, New York 10004
    USA

    +1-718-766-9454 -t (New Number!)
    +1-718-425-9978 -f
    arda@... -e
    www.hukuk.pro

  • [Arşiv] DV2022 (2022 Green Card Lotosu) Aşamaları

    DV2022 Green Card Lotosu Talihlilerinin Dikkatine!


    DV2022 sureci ana hatlariyla su asamalardan olusmaktadir:

    1. DS-260 formunu Green Card alacak herkes icin doldurup gondermek
    2. KCC'den email ile gelen talimatlar dogrultusunda, istenilen evraklari tarayip dijital olarak gondermek
    3. Dosya(case) numarasinin aktif olmasini beklemek
    4. Forumdaki “Mulakat Deneyimleri” konularini ve “ABD’de Yasam" kategorisindeki konulari okumak
    5. KCC'nin bir mulakat tarihi vermesini beklemek
    6. Mulakata Hazirlik ve Konsolosluk'ta Gocmen Vize Gorusmesi
    7. Vize basili pasaportlari PTT'den almak
    8. Seyahat hazirligi ve ABD’ye ilk giris(vize suresi bitmeden)


    DV2022 Zaman Cizelgesi:

    alt text


    DV2022 Asamalari ayrintilariyla soyledir:

    1. DS-260 formunu Green Card alacak herkes icin doldurup gondermek

    dvprogram.state.gov adresinden kazandiginizi ogrendikten sonra buradan DS-260 formunu kendiniz ve Green Card alacak aile fertleriniz icin ayri ayri doldurmaniz gerekiyor. Eger cekilise basvurduktan sonra bilgilerinizde degisiklik olduysa (evlilik, bosanma, dogum vs.) bilgilerinizi guncellemeyi unutmayin!

    Kazandiginizi ve daha sonra mulakat tarihinizi ogrenebileceginiz tek yer dvprogram.state.gov adresidir. Ayrica her yil uygulamalarda ufak tefek degisiklikler oluyor, bu nedenle hicbir hata yapmamak icin bu surecte sadece forumdaki DV2022 baslikli konulardaki bilgilerle hareket etmelisiniz!

    Bu formlari yesilkartforum.com/cekilis adresindeki hazirlamis oldugum yonergelere gore doldurun (Bu pakette DS-260 formundaki her sorunun turkce olarak aciklamasini bulacaksiniz, eger yonergelere cep telefonu ya da tabletlerden ulasmaya calisiyorsaniz su linki kullanabilirsiniz). Ayrica formlari doldururken Youtube Kanalimizdaki su video'dan da yararlanabilirsiniz:

    https://www.youtube.com/watch?v=KH88Z3vC16o

    Formlari hizli bir sekilde dolduran arkadaslarin cogu daha sonra formlarda yanlislik yaptigini farkediyor. Bu nedenle formu hemen doldurmanizi tavsiye etmem, lutfen formu doldurma isini birkac gune yayin ve sonrasinda ayri bir gunde tum cevaplari tekrar kontrol edip formlarinizi gonderin. Formlari bir kere gonderdikten sonra mulakat tarihi alana kadar cevaplarda degisiklik yapmamanizi tavsiye ederim. Ayrica surecte hicbir gecikme yasamamak icin en yakin zamanda DS-260 formunu Green Card alacak herkes icin doldurup gondermenizi oneririm.

    Forum kaynaklari:

    Formlari online olarak doldurduktan sonra en sondaki 'confirmation page' yani barkodlu onay sayfasinin ciktisini alin ve bu ciktiyi vize gorusmenizde beraberinizde goturun (Formu gonderdikten sonra herhangi bir gun siteye girerek cikti alabilirsiniz).

    2. KCC'den email ile gelen talimatlar dogrultusunda, istenilen evraklari tarayip dijital olarak gondermek

    Formlarinizi doldurduktan ve online olarak gonderdikten sonra yapmaniz gereken tek sey KCC'den email gelmesini sabirla beklemek. Size ve aile uyelerinize ait DS-260 formlariniz KCC ‘ye ulasip islendikten sonra, gerekli destekleyici belgeleri tarayip dijital ortamda gondermenizi isteyen talimat alacaksiniz (e-mail basvuru sirasinda verilen veya DS-260 formuna yazdiginiz e-mail adresine gonderilebiliyor, karisiklik yasamamak adina tum surecte sadece ana e-mail adresinizi kullanmanizi tavsiye ederim). Bu surecle ilgili ayrintili bilgiyi DV2022 Mulakat Deneyimleri basliginda bulabilirsiniz.

    3. Dosya(case) numarasinin aktif olmasini beklemek

    Talimatlara uyarak istenen belgeleri KCC’ye yolladiktan sonra dosya numaranizin aktif (current) olmasini bekleyeceksiniz. Dosya numaraniz aktif olduktan sonra dvprogram.state.gov adresindeki sayfaniza girerek (cekilise basvuru yaparken aldiginiz confirmation number ile giris yapiyorsunuz) mulakat tarihinizi ogrenebilirsiniz. Mulakat tarihiniz siteye aktarildigi zaman KCC'den dvprogram.state.gov sayfanizi kontrol etmenizi soyleyen bir e-mail alacaksiniz. Bu e-mail de cekilise basvuru esnasinda yazdiginiz e-mail adresine veya DS-260 formunda belirttiginiz e-mail adresine gonderilebilir, karisiklik yasamamak adina tum surecte tek bir e-mail adresi kullanmanizi tavsiye ederim.

    Formlariniz islendikten ve belgeler KCC'ye ulastiktan sonra, yani bilgileriniz database 'e aktarildiktan sonra, size mulakat tarihi verilmesi icin numaranizin "aktif" olmasi gerekmektedir. Numaralar formlarin gonderilis ve islenmis oldugu tarihlere gore ayrilir ve bu formlar "dosya numaralari"na gore siralandiktan sonra o ay dagitilacak vize sayisina gore bir “cut-off” yani “sinir” belirlenir. Dosya numarasi sizin cekilisi kazanma siranizdir ve degistirilmesi mumkun degildir. Vizelerin dagitimina kucuk dosya numaralarindan baslanir, bu nedenle dosya numara(case number)niz cok buyukse -30.000 gibi- formunuzu ilk siz gondermis olsaniz bile, dosya numaralarina gore siralamada arkalarda kalacaginiz icin size ilk aylarda mulakat tarihi verilmeyecektir!

    O ay hangi "dosya numaralarinin" aktif oldugu her ay aciklanan vize bulteninde yer almaktadir. Eger numaraniz aciklanan numaradan kucukse sizin de dosya numaraniz aktif olmus demektir. Bu bultene suradaki "visa bulletin" adresinden ulasabilirsiniz. Her ayin 15'ine dogru bir sonraki ayin bulteni aciklanir. Ve aciklanan bultende "B. DIVERSITY IMMIGRANT (DV) CATEGORY..." basliginin altindaki EUROPE bolgesindeki 'aktif' (current) numaraya bakmaniz gerekmektedir. (Her bolge icin ayri sayida kisi DV icin sans kazanmaktadir, dolayisiyla her bolgenin dosya numaralarinin ilerleyisi birbirinden farklidir(bagimsizdir). Turkiye ‘Europe’ kategorisinde bulunuyor.)

    Bunun disinda her ayin bulteninde bir sonraki ay aktif olacak numaralar da "C. DIVERSITY (DV) IMMIGRANT CATEGORY RANK CUT OFF WHICH WILL APPLY..." baslikli kisimda on bilgi olarak verilir. Yani su an icinde bulundugumuz Mayis ayinda, gelecek ay olan Haziran'a ait vize bulteni aciklanacak ve bu Haziran bulteninin icinde hem Haziran'a ait hem de Haziran'dan bir sonraki ay olan Temmuz'a ait aktif numaralar aciklanacak.

    Fikir vermesi amaciyla gecen yilda ve bir onceki yilda hangi dosya numaralarin ne zaman aktif olduklarina su sayfadan bakabilirsiniz:
    http://yesilkartforum.com/bulten/

    Kimin dosyasina ne zaman mulakat tarihi verilecegini ogrenmek ve ABD'deki yakin sehir veya eyaletlere gidecek forum uyelerinin birbirlerine destek olmalarini saglamak icin DV2015 zamani forum uyesi mario'nun Turkiye'den DV2015’i kazananlar icin hazirladigi excel tablosundan yararlandilar. Benzer tablolara her yil devam ediyoruz. Son 3 yila ait tablolar surada:

    DV2019 tablosu: https://bit.ly/2L0H2pM
    DV2020 tablosu: https://bit.ly/2V0zMOz
    DV2021 tablosu: https://bit.ly/3csLtWZ

    Bu da bu yilin tablosu: https://bit.ly/3ep3byM

    Lutfen bu tabloyu bu foruma uye olsa da olmasa da; bu satiri okuyan butun DV2022 kazananlari doldursun. Bu cizelge, butun DV2022 kazananlari icin faydali bir dokuman olacak.

    4. Forumdaki “Mulakat Deneyimleri” konusunu ve “ABD’de Yasam" kategorisindeki basliklari ve konulari okumak

    Bu surecte islemlerin gerceklesmesini beklerken, bilgi ve deneyim dolu forum konularini ve gecmis yillarin mulakat deneyimlerini incelemeyi unutmayin. Maalesef pandeminin etkisiyle henuz DV2021 vizeleri verilmedigi icin onceki yillara ait konulari inceleyebilirsiniz.

    DV2020 Mulakat Deneyimleri
    DV2019 Mulakat Deneyimleri

    Not: Sadece deneyimlerin aktarildigi su konuya da ayrica goz atabilirsiniz: https://yesilkartforum.com/forum/topic/2888/çeşitlilik-vizesi-mülakat-deneyimleri

    5. KCC'nin bir mulakat tarihi vermesini beklemek

    Sizin dosya numaraniz aktif olduktan, form ve belgeleriniz islendikten sonra size bir mulakat tarihi verildiginde, dvprogram.state.gov sayfaniza girip oradan mulakat tarihinizi ogrenebileceksiniz. dvprogram.state.gov sayfaniz guncellendigi zaman KCC'den size bir e-mail gelecek ve siz de siteye girip mulakat tarihinizi ogreneceksiniz (Bazen email’den hemen sonra sayfaniz henuz guncellenmemis oluyor, email geldikten sonra 3-4 saat bekleyip tekrar siteye girebilirsiniz!).

    Mulakat tarihleri KCC tarafindan belirlendikten sonra dosyalariniz formlarda belirttiginiz konsolosluga gonderiliyor, yani eger Ankara'daki Amerikan Konsoloslugu'nda mulakata girecekseniz belgeleriniz oraya gonderilecek. Turkiye'de gocmen vizeler icin sadece Ankara ABD Konsoloslugu'nda mulakata giriliyor.

    6. Mulakata Hazirlik ve Konsolosluk'ta Gocmen Vize Gorusmesi

    Mulakat oncesi belgelerinizi nasil hazirlayacaginizi ve mulakatlarla ilgili tum ayrintilari DV2022 Mulakat Deneyimleri basliginda bulabilirsiniz! Ayrica forumdaki gecmis yillarin mulakat deneyimlerini de incelemenizi siddetle tavsiye ederim!

    7. Vize basili pasaportlari PTT'den almak

    Mulakattan sonra AIS’ten secmis oldugunuz PTT subesine uzerine gocmen vize basili pasaportunuz gonderilecek. PTT, pasaportunuzu konsolosluktan aldigi zaman telefonunuza bilgi gonderecek.

    8. Seyahat hazirligi ve ABD’ye ilk giris(vize suresi bitmeden)

    Green Card almak istiyorsaniz size verilen vizenin son tarihine kadar (yaklasik 6 ay sureniz olacak) ABD'ye ilk girisi yapmak zorundasiniz. ABD'ye girdikten sonra Green Card'iniz ve doldurdugunuz formlarda istediyseniz SSN(Social Security Number)'niz DS-260 formunda verdiginiz adrese gonderilecek.

    DV2022 mulakat deneyimleri konusunun ilk iletisinde de acikladigim uzere, vize paketi geldikten sonra ABD'ye giris yapmadan $220 USCIS Gocmenlik ucretinizi odemenizi tavsiye ederim. Bu USCIS ucretini odemeden Green Card'iniz size gonderilmeyecek. Bu konudaki ayrintili bilgiyi su baslikta bulabilirsiniz: USCIS Immigrant Fee Ödeme (ekran görüntüleriyle)

    Ayrica ABD’ye seyahat ve ABD disinda kalis sureleriyle ilgili sorulariniz icin su konuyu da incelemenizi kesinlikle tavsiye ederim: Green Card sahiplerinin ABD dışında Kalış Süreleri

    Onemli not: Foruma kayit olduktan sonra lutfen imzanizi uygun sekilde guncelleyin. Hangi kullanicinin hangi surecte oldugunu gorunce sorularinizi ve sorulma amacini anlamamiz ve dolayisiyla cevaplamamiz kolaylasiyor.


    Lutfen DV2022 mulakatlari ile ilgili sorulari "DV2022 Mulakat Deneyimleri" adli konuda, DS-260 formu ve surecle ilgili diger sorularinizi "DV2022 (2022 Green Card Lotosu) asamalari" adli konuda sorun. DV2022 sureciyle ilgili baska bir baslik acmaniza gerek yoktur.

    Ayrica konu ile alakasiz her soru, daha sonra konuyu okuyanlar icin gereksiz bilgi olusturacaktir. Eminim ki kimse kendini boyle bir durumda bulmak istemez, bu nedenle baskalarini da bu duruma sokmadigimizdan emin olalim. Tesekkurler!

  • RE: [Arşiv] DV2021 Mulakat Deneyimleri

    Herkese selamlar. 24.09.2021 Mülakat deneyimim.

    Nasıl başlasam bilmiyorum. :D Bildiğiniz gibi Ankara yabancı ülke de doğanları mülakata çağırmıyordu. İster Türk olun ister yabancı fark etmiyor, sadece doğum yerine göre çağırıyordu. Bu yüzden sadece Türkiye de doğmuş kişilere mülakat verdi. Benim artık dava (GoodluckvBiden plaintiff) harici bir ümidim kalmamıştı. Çünkü tüm dosya onayı olan Türkiye doğumluları 2-3 Eylül'e kadar çağırdılar. Ondan sonraki günler ve haftalar mülakatsız geçti. Ankara'nın sitesindeki açıklamayı da değiştirip sadece Türkiye de doğmuş kişileri mülakata çağıracakları yazıyordu.

    Ben bu haberi ilk duyduğumda, sanırım Temmuz ayıydı ya da Ağustos ayı. 200 küsür mülakat maili gelmişti ve benim gibi yabancı ülke doğumluları atlamışlardı. Üzüntüden1 haftaya yakın ağlamıştım, çok mutsuz olmuştum ve hayal kırıklığına uğramıştım.

    Her neyse 17 eylül de Telegram grubuna yine bize haksızlık oldu bari bizi çağırsalardı diye yazmamın üzerinden tam 2 dakika geçtikten sonra 23:00 da mülakat maili geldi. Ani bir şok geçirdim, hayatımda ilk defa bir şeye bu kadar şaşırıp çok sevinmiştim.

    Telegrama yazdığım yazının ekran görüntüsü. Saat 22:58, mülakat maili 23:00 da geldi. :D
    https://i.imgur.com/cQswIqG.jpg

    Hemen sağlık muayenesi için randevu almaya çalıştım ama tüm yerler baştan sona dolmuştu. Ertesi gün sabah umutsuzca tekrar doctorun.com'a girip randevu almaya çalıştım. Şansıma pazartesi günü saat 11:30 civarına randevu buldum ve hemen aldım. Daha sonra YHT'den bileti alıp pazartesi 06:00 da Ankara'ya giden trene bindim ve aynı gün geri döndüm. Sonuçları mülakattan bir gün önce, yani perşembe günü aldım ve bir gece Ankara'da Seven Deep Otel'de kaldım.

    Telefonda 250 TL istediler tamam dedim. Otele gelince gruptan tavsiye üzerine geldiğimizi söyleyince ayak üstü 2 dakika pazarlık yaparak kahvaltı+oda 200 tl ye kaldım. Ben otelden memnun kaldım, temizdi ve olması gereken her şey vardı.

    Gelelim Unganlara. 11:30 civarı unganlara geldim. Bir kat aşağıdaki düzen laboratuvarına yönlendirdiler. Orada kan tahlili ve akciğer röntgeni çektiler. 47.5 dolar ücret ödedim. (TL kabul ediyorlar)

    Daha sonra Unganlara çıktım. Akşam üzeri 17:30 da geldin dediler. Ben de bu sırada boş durmayıp, ne olur ne olmaz diye sayın @crazycells beyin tavsiyesi üzerine TC pasaportu çıkartmak için Ankara Valiligi İl Nüfus Ve Vatandaşlık Müdürlüğüne gittim. (Bu arada ben 2020 de TC vatandaşı oldum. Ds-260 formunu gönderdikten sonra)

    Randevum yoktu ama içerisi boştu ve çalışanlar bana yardımcı oldular. Oradaki memura dedim 3-5 güne çıkar mı? Yok dedi. Green card kazandım ve cuma günü vize mülakatım var dedim. O da mülakat tarihini gösteren bir yazı var mı elinde dedi. Evet var dedim ve Ankara konsolosluğu için çıkardığım randevu saatini gösteren çıktıyı çalışan memura uzattım.

    Mülakat tarihini gösteren kağıtın çıktısını, pasaport başvuruma ekleyip gönderdi. Sağ olsun üzerinden 24 saat geçmeden istanbul'daki adresime geldi TC pasaportu.

    17:30 da unganlara gittim. Odaya gidip soyundum, mavi ameliyat önlüğü giyip doktoru bekledım. Ondan önce boy ve kilo ölçümü yaptı sekreter kadın. Doktor kadın gelince klasik sorular sormaya başladı. Ameliyat oldun mu, falanca hastalıkları geçirdin mi, kanser misin, içki ve alkol tüketiyor musun ? Gibi gibi sorular sordu. Bu soruları sorarken 3 tane aşı yaptı bana. ( Aşı kartım yoktu. )

    Çıkışta 300 dolar ödeme yaptım. Sonuçları mülakattan bir gün önce perşembe günü aldım.

    Mülakatım saat 10:30'daydı. Saat 10:00 gibi konsolosluğun önünde sıraya girdim. Maile gelen covid formunu önceden çıkarıp doldurmuştum. Onu kapıdaki görevliye verip, içeri girdim.

    Girişteki işçi bana bir sıra numarası verdi. Sıram gelince gişeye gidip ödeme yaptım 330 dolar. Ödemeyi yaptıktan sonra beni bekletmeden evrakları teslim etmek için diğer gişeye yönlendirdi. Pasaportu, hem Azerbaycan'daki hem de Türkiye'deki sicil belgelerini, doğum belgesinin orjinalini ve kopyasını, diplomanın orjinalini ve kopyasını, nüfus kayıt örneğini ve banka hesap özetini verdim(20.600 USD). Benden askerlik belgesi istemediler diye vermedim ama yanımdaydı. Ayrıca benden TC kimliği ve pasaportu da istemediler ben de söylemedim TC vatandaşlığım olduğunu.

    Bir de green kartın geleceği adresi değiştirmek istediğimi söyledim. Adresi önceden kağıta yazmıştım, onu da kendisine uzattım.

    Evrakları verdikten sonra tekrar salona geçip mülakat sıramın gelmesini bekledim. 6 numaralı gişedeki orta yaşlı kadınla mülakat yaptım. Merhaba deyip direk Türkçe mülakat yaptım. Hiç ingilizce yapalım diye ısrarda bulunmadı. Mülakatım sanırım 2-3 dakika sürdü.

    Nereye gidiyorsun? Nerede kalacaksın ? Ne iş yapacaksın ? Bu 3 soruyu sordu sadece.
    NYC'ye gideceğim. Arkadaşımın yanında kalacağım. İlk başta geçinebilmek için her işi yapacağım, uber gibi, garsonluk gibi dedim. Tebrik ederim vizeni onaylıyorum dedi ve bitti. :D

    Aynı gün saat 15:49 civarı AnkaraIV mail adresinden mail geldi. Vize basabilmeleri için , Diploma'nın e-devletten barkodlu çıktısını email ile kendilerine göndermemi istediler. Benim diplomam da eski yabancı kimlikteki e devletimdeydi. Yeni TC kimliğimin e devletinde çıkmıyor diploma. Eski e devletin şifresini bilmiyordum. Nasıl bulurum nasıl yaparım diye telaşa düştüm. Eve gelince annem sağ olsun, evrak çantası içinde bir kağıta yazılmış bir şifre buldu. Dedi bunu dene belki budur.

    Ümitsizce denedim ve şifre çalışıyordu. :D Hemen akşam [email protected] adresine gönderdim ve pazartesi sabahı issued oldum. Salı günü pasaportu Levet PTT şubesinden teslim aldım.

    6 ekim günü Amerika ya giriş-çıkış yapmak için gideceğim. 10 Ekim de geri döneceğim. Daha sonra kışın uzun süreli Amerika'ya gitmeyi düşünüyorum.

    Başta @crazycells @gucarslan ve @Muhtaradana olmak üzere burada ve Telegram grubundan yardım eden herkese çok teşekkür ederim. Bu site ve sizlerin yardımı sayesinde vize alabildim. Her şey için sağ olun. Bundan sonra başıma gelenleri foruma yazmaya devam edeceğim. Vizeyi aldım diye forumu bırakmıyorum. Artık burası benim ikinci ailem gibi bir şey oldu. :)

    Edit: İnşallah açılan davalar sonucu, burada emek harcayan ama vize alamayan arkadaşlarımız da vizelerini alırlar.:folded_hands:

  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    merhaba, uzun zamandir son donemde olani biteni aktarmaya firsat bulamadim. ilk girisimde yasadiklarimi https://yesilkartforum.com/forum/post/273380 linkinde paylasmistim. o gunun uzerinden neredeyse uc ay gecti. bu sure icinde ev tutma, is bulma, araba satin alma, okul bulma, ailemi yanima alma gibi ilk adimlari tamamladim. uzunca bir ileti olacak, umarim faydali olur okuyanlara.

    1. is arama

    is konusunda gorece oldukca avantajli basladigimi soylemem lazim. turkiye’de calistigim firmanin abd pazarina girmek gibi bir amaci olunca, mulakat oncesinde durumumu paylasip alacagim vizenin ortak bir amaca hizmet edebilecegini belirtmistim. mayis ve haziran aylarini kapsayan surede sirketim icin pazar arastirmasi yapip musteri arayacaktim, sirketim de benim oradaki masraflarimi karsilayacakti. tam bir win-win olarak baslamis oldu bu anlamda benim icin bu surec.

    sirketim icin abd'de yaptigim gorusmeler cok pozitif ilerlese de alinacak buyuk karar bekledigim kadar hizli alinamadi. ev tutabilmek icin en az iki paycheck gerekiyordu, alternatif olarak bir ise baslangic yazisi da isimi gorecekti. calistigim firma bu konuda yardimci olmayinca, yine net sekilde is aramak zorunda oldugumu sirketime bildirip linkedin uzerinden aramalara basladim. buradan sonra yazacaklarim bir tasra universitesinden 2008 yilinda mezun olmus, 1 yillik askerlik donemi haricinde kesintisiz calisma hayatinda bulunmus, 11 yilini mekanik tasarim ve urun gelistirme faaliyetlerine, 1 yilini takim liderligine, 1 yilini da kalite guvence yoneticiligine vermis bir makine muhendisinin tecrubelerini icerir.

    aramalarimi ve basvurularimi linkedin ve indeed uzerinden yaptim. gordugum is ilanlarini, ilani verenler acisindan genel olarak ikiye ayirabilirim. ilani kendi veren ve sureci takip eden firmalar, is arayanlarla calisan arayanlari bir araya getiren “recruiter” kurumlar. ilk tipteki firmalar genelde 3-4 hafta icinde basvurulara pek bakmiyorlar. bunlar genelde kendi ik organizasyonu olan gorece buyuk firmalar. basvuru sonrasinda biraz sabirli olmak gerekli. ikinci grup ise bu isten bir kazanc elde ettigi icin daha hizli sekilde sizi uygun firmalarla bulusturabiliyorlar. linkedin uzerinden 2 ayri recruiter firma ile gorusmelerim ilerledi ve her ikisinden de gorusme talebi geldi. bu gorusmeler sonrasinda bir adet permanent (bizdeki karsiligi belirsiz sureli sozlesme) bir adet de contract to permanent (belirli sureli sozlesme ile baslayip karsilikli anlasma sonrasinda permanent olabilen sozlesme) is teklifim vardi. butceler ve sartlar benim icin uygun olsa da yasadigim yere 40-50 dakika mesafede olmalari nedeniyle bir hafta sure istedim iki firmadan da. paralelde ve bekleme suresinde sadece contracted, yani permanent’a donme ihtimali cok dusuk olarak, 4 farkli teklif aldim. sadece mekanik tasarim icin 35-45 USD/saat, tasarim ve analiz icin ise 50-60 USD/saat civarinda geldi rakamlar. onceligim permanent bir teklif oldugu icin bu kismi da tesekkur ederek kapattim.

    indeed uzerinden basvurdugum bir firma 3 saat gibi cok hizli bir surede gorusme talebinde bulundu. 15 dakikalik telefon gorusmesi sonrasinda 3 gun sonra fabrikaya davet edildim. fabrikadaki gorusme de inanilmaz pozitif gecti ve ertesi gun resmi teklifi gonderdiler. kucuk bir pazarliktan sonra teklifi kabul ettim ve 18 temmuz’da isbasi yapmak icin sozlestik. basvurumla is teklifini kabul etmem arasinda 1 hafta falan vardi. 13 yillik kariyerimin en guzel 4.5 yilini gecirdigim firma ile cok benzer bir yapida ve amacta olmasi nedeniyle oldukca heyecanli bir baslangic oldu. yarin ilk paycheck'imi alacagim, simdilik bekledigimden daha iyi gidiyor her sey. calisma saatleri 8am-5pm olarak belirtilmisti ama bunun 1 saati yemek molasi icin. 8:15am-04:30pm arasi calisip 15 dakika yemek molasi veriyorum, kendime cok ciddi bir zaman kaliyor bu sekilde.

    kucuk bir ozet birakmak gerekirse, indeed cok etkin. basvurmadiginiz ilanlardan bile surekli mesajlar geliyor. gorusme esnasinda okul, not ortalamasi, aldiginiz dersler hic mevzubahis olmuyor. butun olay mesleki olarak kendinize ne kattiniz, ne basardiniz, ekip calismalarindaki roller ve varsa ekip yonetim tecrubeleriniz uzerine. denklik, fe/pe dokumani vs konusulmadi bile. ayrica permanent contract’in yan faydalari da var. bana onerilen pakette ciroya gore yil sonu bonusu, maasin yani sira saglik sigortasi icin katki, 401k planina sirket katkisi, 10 gun ucretli izin, 5 gun ucretli mazeret izni, 5 gun de ucretsiz izin verildi. ayrica izinlerin birlestirilmesi konusunda da herhangi bir sorun olmayacagi soylendi. ayrica ilk teklifi kabul etmeyin, durumunuza gore az da olsa pazarlik yapin. en azindan yakit parasi cikar o yil icin :)

    ayrica delivery isleri ile ek butce yaratmak gibi bir dusuncem vardi. lyft ve uber en az 1 yillik eyalet ehliyeti isteyince sadece paket dagitimi kaldi elde. bulundugumuz bolgede grubhub, doordash, amazon flex, walmart spike tamami bekleme listesine aldi. sadece uber eats'i aktif olarak kullanma sansim var, onu da henuz deneyimleme firsati bulamadim.

    1. ev arama, yerlesme

    sanirim baska bir ulkeye yerlesme konusunun en buyuk soru isareti nerede yasanacagina karar verebilmek. is hazir oldugunda bu konu cok dert olmasa da belirsizlikler icinde gercekten cok zor ve cetrefilli bir surec. esim aktif calisma hayatina dogumdan sonra 6 yil kadar ara verdigi icin muhim olan benim ara vermeden makul bir is bulabilecegim bir eyalet secebilmekti. bununla birlikte public school’larin iyi olmasi, yasam maliyetlerinin cok yuksek olmamasi ve asiri kurak yesilden uzak olmamasi da diger beklentilerimizdi.

    bizim icin bu konu mulakat tarihi alana kadar hic gundeme gelmedi. olumsuz bir sonuca karsi yikilmamak icin hic detay dusunmedik. mulakat tarihi belli olduktan sonra da vergi konusunu dusunerek orlando ve houston oncelikli olarak ihtimalleri degerlendirmeye basladik. bir makine muhendisi olarak FL’da is bulmak cok kolay degil gordugum kadariyla. Houston’i da iklimi ve sehrin yapisi nedeniyle ikinci plana aldik. Seattle dogasi bakimindan mukemmel olsa da hem uzaktan da uzak olmasi hem de yasam maliyetlerinin oldukca yuksek olmasi sebebiyle bizim icin bir secenek olmaktan cikti. ozellikle makine muhendislerinin Chicago ve cevresinde daha cok secenege sahip olmasi bizi bu cevreye yoneltti. en buyuk cekincemiz bu bolgenin suc oraninin gorece yuksek olmasi iken Naperville sehrine bir youtube videosunda denk geldim ve cok begendim. suc orani oldukca dusuk, yasam maliyetleri makul ve en onemlisi public school’lar her seviyede cok cok iyiydi.

    aradigimizi buldugumuzu dusunerek Naperville’deki evlere bakmaya basladik. 2+2 site icinde dairelere bakiyorduk ve kiralar 1500-2500 dolar arasinda degisiyordu. ozellikle bolgedeki public school’un notlari bu kira bedellerinde inanilmaz etkiliydi. 5-6 site ile gorustukten sonra kira - okul kalitesi dengesinde bize en uygun gelen bir site ile kiraci olabilmek icin gorustum. ilk gorusme sonrasinda bir application yaptim, bunun icin 70*2 olmak uzere 140 USD odeme yaptim. basvuru sonrasinda son iki paycheck’imi istediler. basvuru sirasinda gocmen olarak geldigimi, henuz USD cinsinden bir kazancim olmadigini cok net sekilde belirtmis olmama ragmen, bu konu karsima cikinca biraz motivasyonumu kaybettim. odemelerim hakkinda garanti verebilmek icin 2 kira depozito 3-4 pesin kira bile teklif ettim ancak boyle bir calisma yontemleri olmadigini, mutlaka duzenli geliri ispat eden bir dokuman sunmami talep ettiler. o ana kadar son derece pozitif giden surec bir anda kocaman bir soru isaretine donusmustu. bu kisimla ilgili tek pozitif konu, paycheck olmasa bile resmi bir ise baslangic yazisinin yeterli olabilecegini soylemeleri oldu.

    diger sitelerle gorusup onlardan da benzer cevabi alinca, mecburen calismaya devam ettigim turkiye’deki firmama durumu aktarip, aslinda bir baglayiciligi olmayan bir ise baslangic yazisi talep ettim. bu talebim sirkete gore hakli nedenlerle maalesef karsilik bulmadi ve is arama surecim basladi.

    gorusmeler devam ederken, orada tanistigim 21 yildir Chicago’da yasayan bir Turk abim bana yardimci olabilecegini soyledi hem de ben teklif etmeden. bu durumda yasadigim ruh halimdeki degisimi tarif etmem mumkun degil. acaba gelmesek mi diye dusunmeye basladigim bir anda adeta hayat verdi bu yaklasim. bazen turklerden uzak durun gibi oneriler goruyorum, herkesin tecrubesi tabi ki ayridir. herkes iyi insanlarla tanisir umarim, yoksa bu isin milleti milliyeti bence cok yok.

    kendisinin destegi ile yaziyi site yonetimine gonderdim ve 2 gun sonra basvurumun onaylandigini ogrendim. 4 mayis’ta giris yaptiktan sonraki donemde en buyuk rahatlamam buydu kesinlikle. 16 haziran’da dairenin tasinmaya uygun olacagini ogrendim ve otel odalarindaki son gunlerimi gecirdikten sonra 16 haziran gunu, yeni evimize simdilik tek basima tasinmis oldum :) evliligimizin 10. yildonumunun boyle bir duruma denk gelmesi de bu surecin bize bir surprizi oldu :) evi kontrol etmek icin 3 gun suremin oldugunu belirtip bir form teslim ettiler, evdeki butun eksikleri forma islememi istediler. cikan tum kusurlari kagida yazip 3. gun teslim ettim. 10. gunde bu kusurlar cok kucuk eksikler disinda tamamlandi.

    aylik sabit giderler icin ozetlemek gerekirse, 1934 USD kira, 10 USD otopark ucreti disinda bir ucret simdilik cikmadi. kiralama oncesinde su, kanalizasyon ve cop giderleri icin de yaklasik 30-40 USD gibi bir rakamdan bahsetmislerdi. ayrica bir sigorta yapmadan evde oturmaya baslayamiyorsunuz. sigorta icin bana bir internet adresi verdiler, anlasmamiz var ucuza yaptirabilirsiniz diye onerdiler. 53 USD pesin, ayda 14 dolardan 10 aylik odemeler seklinde bu firma ile sigorta konusunu da hallettim. daha sonra araba icin sigorta yaptirirken aslinda yanlis bir karar oldugunu anlasam da is isten gecmisti artik. araba ve ev sigortasini beraber yaptirmak bir indirim kalemiymis tek basina, gec ogrenmis oldum. ayrica evde genel standarda uygun sekilde camasir makinesi, kurutma makinesi, bulasik makinesi, induksiyon ocakli firin, mikrodalga ve 3 adet klima demirbas olarak kullanima hazirdi. evin girisi, mutfak ve banyolar disinda kalan alanlar da hali ile kapli sekilde hazirlanmisti.

    eve yerlesmeden once hic esyamiz olmadigi icin esya almak icin ashley’s homestore’a gittim. aslinda ikinci el esyalar da cok iyi bir opsiyon baslangic icin ancak yillardir maddi olarak surekli kendimizi kisitlamisken bu konuda bir miktar simariklik yapma luksunu gorduk kendimizde. iki adet uclu koltuk, bir adet queen, bir adet twin size yatak ve alezleri icin toplam 4160 USD odedim. nakit odemeyi kabul eden cok az yer var, cashier check ile odeme alabileceklerini soylediler. bofa’dan tam tutar kadar cashier check alip odemeyi tamamladim.

    en azindan yatacak yeri saglamak icin queen size yatagi erken teslim alma sansimi sorguladim. 16 haziran sabahina teslimat icin anlastik. anahtari henuz teslim alamadigim icin yasli bir komsumun posetlerini evine kadar tasimak karsiliginda apartman kapisini acik tutma hakkini kazandim :) teslimat tam zamaninda yapildi ve evimize ilk esyamiz girmis oldu. bir hafta sonrasinda ise geriye kalan twin yatak ve koltuklarimiz ulasti. koltuklarin ebatlari ev icin uygun olsa da merdivende yukari tasinirken dondurulemeyecek bir buyuklukteydi. bu konu hic aklima gelmemisti, disaridan da eve almak mumkun olmadigi icin cok begendigimiz koltuklardan vazgecmek zorunda kaldim. magaza herhangi bir ucret yansitmadan baska bir urun alabilecegimi soyledi ve alisverisi esimin gelisine kadar beklemeye aldik. ozellikle apartmanda yasayacak arkadaslarin esya secerken buna dikkat etmelerini siddetle oneriyorum. aile olarak geri geldik ve farkli esyalar sectik. daha uygun bir koltuk seti alip arada kalan miktara 480 USD kadar ekleme yapip yemek takimini da satin aldik. cocuk odasi ve yatak odasi icin henuz harcama yapmadik. toplam tutar 4500 usd gibi bir rakam oldu. kalan kisimi da ikea'dan tamamlamayi dusunuyoruz, 1500 usd civarinda da oraya odeme yapip 6000 usd ile mobilya konusunu kapatacagimi dusunuyorum.

    evin diger kucuk ev aleti ihtiyaclarina gelince, hali yikama makinesini 200 USD’ye, tencere tava takimini 80 USD’ye, utuyu 60 USD’ye, sac kurutma makinesini 40 USD’ye, filtre kahve makinesini 10 USD’ye, sac duzlestiricisini 20 USD’ye target - walmart ikilisinden secerek aldim. bu konuda tek yanilgim hali yikama makinesinde oldu. hem kuru hem islak temizleme ozelligi cazip geldi, modellere cok fazla bakmaktan gorselleri karistirdim ve sert zemin performansinin yeterli olmadigini gordum. ayrica hali temizlemek icin yuksek bir vakum uretiyor, inanilmaz sesli calisiyor. donuste 65 USD kadar da normal bir supurge icin harcama yaptim. bunun disinda kalan tum urunlerden cok memnun kaldim. urun basina yaklasik %20 civarinda da ek garantiler satin aldim onu da eklemem gerekir. son olarak bir diger buyuk harcamayi da TV icin yaptim. 1400-1500 USD bandindaki OLED TV’ler inanilmaz cezbedici olsa da orada kendimi sinirladim. Turkiye’de kullandigimiz emektar LED panelli TV’miz bile hala yeterli iken daha otesine simdilik harcama yapmamaya karar verdim. 65” 2022 model bir LED TV’yi Costco’dan 520 USD’ye satin aldim. 50 USD de garanti icin odeme yaptim. TV konusunda frene basmak kesinlikle dogru kararmis, gayet yeterli bir urun. costco demisken, costco marketlere uyelik almadan giremiyorsunuz bile. internet sitelerinde dahi fiyatlari sadece uyelere aciyorlar bazi urunlerde. 60 ve 120 USD’lik iki farkli uyelik vardi. 60 USD’lik uyeligi sadece alisveris yapma hakki gibi dusunebilirsiniz. 120 USD’lik uyelik ise her alisveriste %2 puan getiriyor. ayrica eger yil icinde kartin getirisi 60 USD’den az olursa, aradaki farki da size iade ettiklerini soylediler. bunu deneyimleme sansim olmadi, teyit etmek icin cok da ugrasmadim acikcasi. sadece market ve benzin alisverisleri bile bu tutari geri getirecegi icin 120 USD’lik uyeligi tercih ettim. ayrica marka model detayina da girmedim, ozellikle bir soru olursa seve seve detaylari paylasabilirim.

    1. araba satin alma, ehliyet ve state id

    artik yerlesecegimiz muhit ve detaylar belli olunca araba satin almak farz olmustu. geldigimden beri kiralik aracla tum islerimi gorsem de geri donup kalici sekilde yasamaya baslamadan once bu konuyu halletmem gerekiyordu. ayrica bos zamanlarda delivery isleri ile ek butce yaratmak gibi bir dusuncem de oldugu icin araba aramaya basladim.

    oncelikle bir ford bayisine gittim, gocmenlikle ilgili durumumu anlatip bir arac almak istedigimi ancak kredi skorum olmadigi icin daha dusuk butceli bir arac aradigimi belirttim. kendileri sifir credit score bile olsa finansman verebileceklerini soyleyerek istedigim arac hakkinda sorular sormaya basladilar. 3-4 arac uzerinde dusunup test surusu yaptiktan sonra bir aracta karar kildim. 8k down payment teklif ettim ve finansman icin gorusmelere basladilar benim adima. 40 dakika kadar yalniz basima bekledikten sonra durumu sordugumda hicbir kurumun kredi vermedigini, buna ugrastiklarini soylediler. zaten kredi alamayacagim cok acikken bosu bosuna sorgulama yapilmis oldu. bunun bana etkisi ne olur bilmiyorum ama olumsuz yansima ihtimali var elbette. ellerinde kalan araclarin benim butcemi cok asacagini belirtip ayrilmak istedim. fakat gercekten cok israrli sekilde sizi araba almak icin sagli sollu atak halindeler. bu kez de leasing secenegi gundeme geldi. 35k degerindeki bir araca 12k down payment, aylik 450 dolardan 48 ay odeme ve leasing sonrasinda 13k ek odeme gibi bir plan cikardilar. toplam odemeyi dusununce aylik odemeleri camdan disari atilmis para gibi dusundum ve iyi bir credit score olusana kadar sifir arac alma fikrini tamamen cikardim aklimdan.

    birkac gun sonra toyota, nissan ve honda bayilerini de benzer sekilde gezdim. sorun yasamaktan cok cekindigim icin dusuk mil yapmis (60-80k), mumkunse en az 6 ay satici garantisi iceren bir arac baktim. boyle olunca da fiyatlar cok yukseldi ve sonraki denememi carmax’ta yapmaya karar verdim.

    carmax gercekten galeri galeri gezmekten cok daha iyi bir tercih. tum marka ve modeller birden fazla secenekle karsinizda. girin, cikin, test surusu isteyin, en ufak bir sorun olmadan arabalari dilediginiz gibi gorebilme firsati veriyorlar. burada da 3-4 alternatif belirledim ve bir danismanla gorusmeye basladim. finansman konusunda bilgilerimi isterken ehliyetimi istedi. Turkiye ehliyetimi uzatinca Illinois ehliyetimin oluo olmadigini sordu. henuz basvurmadigimi ama en kisa surede alacagimi soyleyip islemleri ilerletmek istedigimi belirttim. carmax’tan arac almak icin illinois eyaleti de bir sartmis, bunu da o anda ogrenmis oldum. odeme planlarini alip carmax’tan ayrildim.

    araba macerasina bir ara verip ehliyet konusundaki tecrubemi aktarmak istiyorum. carmax’tan aldigim bilgi ile ertesi gun DMV’ye gitmek icin randevulara bakmaya basladim. aksam saatlerinde tum randevular doluydu, sabah 7 gibi baktigimda ise en yakin olmasa da 30 dakika mesafede bir bosluk buldum. randevumu aldim ve randevu saatinden 20 dakika once ulastim. giriste bir gorevli randevunuzu ve hangi islem icin geldiginizi sorguluyor. randevusuz girmek inanilmaz sans isi, uc kez dmv ziyaret ettim, hicbirinde randevusuz giren gormedim. gorevli bankoya yonlendirdi ve beklemeye basladim. gorevliye state id ve ehliyet almak istedigimi ve surus testi icin musait bir zaman bulamadigimi belirtip guncel durumu kontrol etmelerini istedim. olumlu bir cevap cikmadi ve surus testi baska gune kalmis oldu. bu esnada SSN, green card ve kira kontrati talep edildi. kira kontratini telefondan gosterdim ancak yeterli olmadi, ciktisini istediler. 5 dakika mesafede bir print shop bulup 23 sayfalik kitabe gibi sozlesmenin ciktisini aldim.

    burada bir parantez acayim, bir is gorusmesi icin 5 sayfa cikti alip 5 USD odemisken 23 sayfa icin 23 USD gibi duz adam hesabi yapmistim, olay oyle degilmis. kagit ve murekkep masrafindan ziyade ilgili kisinin zamani daha kiymetli oldugu icin, sayfa sayisindan bagimsiz dokuman basina 5 USD aliyorlarmis. elbette 300 sayfa cikti icin farkli bir tarife cikar ama 5 sayfa vs 23 sayfa konusunda iki durumda da 5 USD odeyince sasirdim.

    DMV’ye geri donuyorum. ciktilari alip geri gittigimde ehliyet sinavinin nasil oldugunu sordum, hemen arka taraftaki ekranlari gostererek sinava burada gireceksiniz diyince biraz sasirdim cunku sinav icin baska bir zaman gitmem gerektigini dusunuyordum. oncesinde cok bakamadigim icin burada hazirliksiz yakalanmis oldum. ehliyet isini erteleyip sadece state id ile devam etmek istedim. state id icin ekstrem bir beklenti yok, sundugum evraklar yeterli oldu. bankoda yapilacaklari isaretledikleri bir kagit ile birlikte sira numarasi verdiler, fotografim cekildi, sirami bekledikten sonra bankoda evraklari teslim ettim. boy ve kilo bilgisi sordular. lbs olarak ezberlemedigim icin bocalarken oraya biraktiklari tabloyu gordum. metrik sistemden imperial sisteme donusturmek icin bu tabloyu kullanip bilgilerimi ilettim. sac rengi ve goz rengimi de soyledikten sonra 20 USD ucret odeyip state id’nin kagit versiyonunu dakikalar icinde teslim aldim. gercek kimlik daha sonra adrese gonderiliyor, kagit olanin plastik olandan tek farki gecerlilik suresi ve malzemesi. gorevli hanimefendi o kadar iyi o kadar yardimci yaklasti ki cok sasirdim. siyah olarak bildigim sac rengimin aslinda kahverengi oldugunu iddia etmesi ve kimlige oyle islemesine de bir itirazim olmadi, ne derseniz o olsun diyebildim :) DMV surecinin ilk etabi boyle bitti.

    eve donunce illinois icin gecerli kural kitabini indirip calismaya basladim. cok buyuk oranda alisik oldugumuz kurallar gecerli. stop levhalarinda kesinlikle durmak, okul otobuslerini gorunce isi gucu birakip hayata ara vermek, serit degisikliklerinde tum kurallara eksiksiz riayet etmek, kirmizi isigin isleyisini anlamak yeterli. tabi tabelalarin anlamlari da kritik. geneli ayni olsa da ozellikle yol calismasi, gecis yapmak yasak, bilgilendirme tabelalari bir miktar bize gore farkli. calisirken bunalip atladigim kisim ise yaptirimlar oldu. alkol ve uyusturucu kullanimi sonrasindaki cezalarin sureleri, 21 yas altina ozel durumlar cok detay oldugu icin calismadim acikcasi. kitabi bitirdikten sonra internetten dummy testler buldum, zaten toplasaniz 130-140 farkli soru var, tekrarli cozdukten sonra cevaplar ezberleniyor. ertesi gun sinav icin randevu aldim, bu sefer de direksiyon sinavi icin yer yoktu. calismisken aradan cikarmak icin randevuyu aldim ve DMV’ye gittim. state id kaydindaki ayni sira ile banko - fotograf - sira bekleme sekansi gectikten sonra yazili sinava girecegimi, direksiyon sinavi icin yer bulamadigimi soyledim. burada bir goz kontrolu yapiyorlar. bankonun uzerinde bir cihaz var, alninizi tam dayamaniz gerekiyor yoksa ekran enerjilenmiyor. gorevli bir satiri okumanizi soyluyor, klasik doktor muayenesinde oldugu gibi harfleri okuyorsunuz. bu kisim bittikten sonra gozlerinin iki tarafinda isiklar yaninca haber ver dediler, 3-4 saniye bekledikten sonra isiklari fark ettim ve isiklar yandi. bu da gorus acinizi test eden bir yontemmis. sinav icin kayit isi tamamlandiktan sonra 30 USD odeme yaptim, belirttikleri bilgisayara gecip sinava basladim. oncelikle kimlik dogrulamak icin birkac soru geliyor, dilerseniz bir deneme testi yapabiliyorsunuz. ben dogrudan sinava gectim. sorular coktan secmeli ve dokunmatik ekran kullaniliyor. 35 soruluk bir sinav, 28 soru dogru cevaplamak yeterli. ayrica sorulari pas gecme hakkiniz var, sinavin sonuna birakabiliyorsunuz. ayrica cevabin dogru mu yanlis mi oldugunu aninda gorebiliyorsunuz. iki sorudan emin olamayip pas gectim, gordugum 30. soruda sinavi tamamlamis oldum. kayit yaptirdigim bankoya geri gittim, sinavi gectigimi soyleyip bir kagit teslim ettiler. direksiyon sinavi icin gittigimde tekrar odeme yapmamak icin bu kagidi vermemi soylediler. ikinci etabi da tamamlamis oldum boylece. eve dondugumde de youtube’dan direksiyon sinavi videolari izleyip ertesi gune hazirlandim.

    direksiyon sinavi icin bosluk bulabilmek adina sabah 7’ye dogru kalkip kontrol ettim ve bana 4 dakika mesafedeki DMV’de randevu buldum. direksiyon sinavi icin 30 dakika kadar once gittim. yine banko - fotograf - sira bekleme sekansi yasandi, sonrasinda onceki gunden aldigim kagidi, aracin sigorta ve tescil belgelerini teslim edip direksiyon sinavi icin beklemeye basladim. biraz yogunluk oldugu icin bir bekleme alanina alindik, 20-25 dakika bekledikten sonra cagirdilar. sinava kendi aracinizla giriyorsunuz. araci uygun bir noktaya cekip icinde beklememi soylediler. 5-6 dakika bekledikten sonra examiner geldi ve sinava basladik. ilk sorusu baska eyaletten ehliyetimin olup olmadigiydi, baska eyaletten degil ama Turkiye’den yaklasik 15 yillik ehliyetim oldugunu soyledim. bir dokumani doldurup imzaladiktan sonra sinava basladim. kritik olan noktalar cift elle kullanim, sinyallere dikkat etmek, seridini dogru takip etmek, hiz sinirlarina tam riayet etmek. butun sinav boyunca green card muhabbeti yaptik, pek sinav gibi de degildi acikcasi. lottery kelimesi kullaninca kac para kazandin cok sanslisin yorumu bayaa guldurdu :) kucuk bir aciklamadan sonra detaylari anlattim. bir ara sokaktan ciktik, bir alana geldik. paralel ya da T seklinde park yaptiracak diye beklerken DMV’nin onune geldigimizi gordum. bos bi alana park etmemi soyledi, normal sekilde park ettim. tebrik edip hatasiz sekilde sinavi tamamladigimi soyledi examiner. binaya gectik, kagittan ehliyetimi aninda teslim aldim. state id’deki gibi kagit ehliyet orijinal ehliyetle ayni statude. state id ve ehliyet almak randevu bulundugu takdirde toplam 1-1.5 saatlik ismis, buna da bayaa sasirdim.

    DMV konusunu kapatip tekrar arac satin alma konusuna donuyorum. carmax’a tekrar gitmeden once facebook marketplace’te sansimi denemeye karar verdim. 3-4 tane arac belirleyip gormek istedigimi yazdim, 2 tanesi dondu. ilk gittigim arac bir civic’ti, 2012 model 85000 milde sadece tek kisinin kullandigi bir aracti. genel manada iyi bir araba olsa da fiyati benim bekledigim rakamdan biraz yukaridaydi. ikinci gordugum arac ise 2014 model 77500 milde bir ford focus’tu. 8900 USD olan fiyati tum vergi ve plaka giderleri dahil 9600 USD olarak anlastik ve aracimi satin almis oldum. burada bir risk aldim acikcasi, araci kontrol ettirmek icin ekspertiz aradim, 12-13 yeri aradim hepsi doluydu. araci kacirmamak icin alacagimi ancak motor ve sanzimanda major bir problem olursa araci geri getirecegimi belirttim. satici kabul edip resmi bir firmanin 3 aylik ariza sigortasini hediye edebilecegini soyledi. bu bekledigim bir adim degildi ama iyi hissettirdi. bu kosullarda araci satin aldim. odemeyi pesin yaptim, tum evrak isleri 15 dakikada tamamlandi. araci satin aldiktan 1 gun sonra kontrol icin bir firma buldum, neyse ki araba saglam cikti. makul gorulebilecek 2-3 tamir ihtiyaci disinda herhangi bir sorun yok, sansimiz yaver gitti diyebilirim.

    arac konusunu kapatirken, ozellikle ya kredi skoru icin odemelerin baslamasi lazim gel araba al ya da leasing cok mantikli gelir gelmez sifir araba almis olacaksin yaklasimlarina hemen mesafe koymak lazim. baslangicta kredi skoru cikana kadar buyuk borca girmemek lazim. ucuz bir arabanin deger kaybi da az oluyor, kredi skoru cikinca aracinizi pesinat gibi dusunup istediginiz araci daha makul sartlarda alir gecersiniz.

    1. banka ve finansman isleri

    4 mayis'ta giris yaptiktan sonra 5 mayis'ta ilk is olarak bofa'dan hesap actirmistim. ssn ve green card'in kendisi gelmeden kredi kartina basvuramayacagimi soyledikleri icin bir sure bu evraklari beklemek durumunda kaldim ve tum islemlerimi turkiye'de yillardir kullandigim kredi karti ile yuruttum. cok genel bir bilgi ama usd ekstresi istemek ciddi anlamda kur donusumundeki kayiplardan sizi koruyacaktir.

    yerlesecegim yer belli olup ssn ve green card elime ulastiktan sonra yine bofa'ya gidip kredi karti talebimi bildirdim. baslangicta sadece secured kart verebileceklerini soylediler, diger bankalara gitmek istemedim ve tekliflerini kabul ettim. gorevli 500 - 5000 usd arasinda kart alabilecegimi soyleyince bunu kart limiti olarak dusundum ve ne cok dusuk ne cok yuksek olmasin diyerek 2000 usd'yi sectim. secured kart oldugu icin 2000 usd'ye bloke koyuldu, kart talebim onaylandi. baslangicta bu 2000 usd'lik bloke cok can siksa da kredi skoruna pozitif etkisi olabilecegi icin artik dert etmiyorum. ayrica alisveris sirasinda limitin yuksek olmasi da ciddi avantaj. tabi kredi kartinin kullanim mantigi bizdeki gibi degil. hesap kesim gununde maksimum %30'luk bir tutari ekstrede gormek lazim. genelde harcama yaptiktan sonra her gece kontrol ediyorum, borc gorunen miktari ana hesabimdan aktararak devam ediyorum. bu karti unsecured hale getirmek icin ciddi bir zaman var onumde, beklemeye devam.

    para transferi konusunda bir iyi bir dertli deneyimim oldu. turkiye'den ayrilmadan once tum naktimi dolara cevirmistim. ilk transferimi de usd-usd yapmam gerekince wise benzeri sistemler avantajli olmadi. ykb-bofa arasinda swift ile iki kez aktarim yaptim. ikiser gunde transferler tamamlandi. istifa sonrasinda hakedislerimi tl-usd transferi yapmam gerekti, burada durum biraz karisti. bu kez wise cok daha mantikliydi, kur donusumu ile alakali bir kayip yasamak istemedim. yasadigim sorun ise tamamen kendi hatam oldu. bizdeki gibi iban benzeri kolay bir sistem maalesef yok, en azindan bofa'da yok. hesap bilgilerinizde iki ayri routing number var, bunlardan biri paper/electronic digeri ise wire. swift transferlerinde wire secenegini kullanip sorun yasamamistim cunku hesaba gelecek tum transferler icin bu numaranin kullanilmasi gerektigi yaziyordu aciklamada. tl-usd transferinde de wise'a ayni routing number'i verdim. meger wise electronic transfer yaptigi icin diger routing number gerekliymis. transfer yaklasik 2 hafta kadar surdu. once bofa parayi wise'a iade etti, ben wise'da routing number'i degistirip tekrar talimat verdim. bilgileri dogru girince bu transfer de 2 gunde tamamlanmis oldu. aradaki zamanda evin kirasini odeyemedigim icin 150 usd kadar ceza odemek durumunda kaldim. ayrica daha fazla gecikirsem kiraci haklarimi da kaybedecegimi bildiren bir mail aldim. daha fazla gecikmemek icin tr kredi karti ile odeme yaptim, 55 usd de islem ucreti odedim. routing number'i yanlis secmemin maliyeti fazladan odenen 205 usd, bolca stres ve kirayi ilk aydan geciktirmek oldu.

    bunun disinda baska bankalara dogrudan basvuruda bulunmadim. arac almaya calisirken cokca sorgulama yapilmis, surekli financing talebimin neden reddedildigine dair mektuplar aldim. genelde ayni metinler var, yeterli kredi gecmisi olmamasi, kisa zamanda cok sorgulama yapilmasi. bugun itibariyla credit karma'dan kontrol ettigimde TransUnion'da 694 puanim (%100 payment history, %12 credit card use, 0 derogatory mark, 1 mo credit age, 1 total account, 7 hard inquiry), Equifax'ta ise 687 puanim (%100 payment history, %12 credit card use, 0 derogatory mark, 1 mo credit age, 1 total account, 2 hard inquiry) var.
    TransUnion'daki hard inquiry'lerin 5'i onaylanmayan arac finansmani ile ilgili, kalan 2'si de bofa'dan kendi denedigim finansman talepleri. Equifax'a ise arac icin yapilan sorgulamalar gecmemis, 1'i arac sorgulamasi, 1'i de sadece aylik duzenli odeme olsun diye best buy'dan basvurdugum citibank kredi karti. ikinci kredi kartini acip hesap sayisini arttirmak icin discovery'ye basvurmayi dusunuyorum.

    1. okul

    6 yasindaki ogluma duzgun bir public school bulmak en onemli kriterlerimizdendi. kira - okul puani dengesini gozeterek sectigimiz site, owen elementary school sinirlari icinde kaliyor. greatschools'a gore 9/10 test score 8/10 student progress ve 3/10 equity skoru var. surekli ilgilenen bir aile oldugumuz icin equity'yi cok dert etmedim acikcasi, umarim yanlis bir karar almamisizdir. niche.com'daki puanlari ise A academics, A diversity ve A+ teachers seklinde.

    okul da belli olduktan sonra ilk sorumuz dil konusunda nasil ilerlememiz gerektigiydi. anaokulunda ve 1. sinifta ingilizce egitimi almis olsa da burasi icin asla yeterli bir egitim degil maalesef. gelmeden onceki iki ay haftada iki saatlik ozel derslerle biraz desteklemeye calistik, yine de esas ilerleme burada hayata karistiktan sonra olacak. okuldaki gorevliye ek bir egitim vs gerekip gerekmedigini sordum, okullar acildiginda bir seviye belirleme sinavi olacagini, eger ihtiyac olursa ek derslerle cok kisa surede arkadaslari ile iletisim kurabilir hale gelecegini soylediler.

    okul kaydi tamamen online. aile bilgilerinizi ve istenen tum kisisel bilgileri girdikten sonra okulun basvuruyu kabul etmesini bekliyorsunuz. kucuk bir revizyon gerekti bizim basvurumuzda, 2 gun icinde kayit islemi tamamlandi.

    okulun siniflara gore bir kirtasiye listesi vardi. bu listeyi isterseniz kendiniz tamamlayabiliyorsunuz, isterseniz okul aile birliginin anlastigi siteden paket halinde satin alabiliyorsunuz. kisa sureli ciddi bir indirim vardi, site uzerinden 55 usd karsiliginda kirtasiye ekipmanlarini satin aldim. icinde boyasindan kulakligina defterinden silgisine her sey mevcut. kendim alsam ne kadara cikardi bilemiyorum, kiyaslamaya zamanim olmadi.

    simdilik tamamlayamadigim tek evrak okuldan talep edilen saglik bilgi formu. istersem turkiye'den de doldurtabilecegim soylendi ama yillardir gittigimiz cocuk doktorumuz da, saglik ocagindaki aile hekimi de formu doldurmak istemediler. mecburen buraya kaldi isimiz, simdilik halledebilmis degilim. agustos ayi ilk haftasi en yakin hastaneden randevu alip cozmeye calisacagim.

    okula ulasim sari otobuslerle olacak. henuz rota, zaman gibi detaylar belli degil. okullarin acilis tarihi 18 agustos, onumuzdeki hafta saglik raporunu teslim ederken netlestirmeye calisacagim diger konu da bu.

    okullar henuz acilmadigi icin simdilik detay veremiyorum. zaman icinde guncellemeye calisacagim bu konuyu. ozellikle dil konusunun nasil ilerleyecegini cok merak ediyorum.

    oldukca uzun bir mesaj oldu, uc ayin kosturmasini bir araya getirmeye calistim. zaman zaman telefona yazdigim notlari toparladigim icin kopmalar olduysa kusura bakmayin :) Naperville sehrine yerlesmis durumdayiz, her gecen gun daha cok seviyorum burayi. tabi henuz kis aylarini gormedigimiz icin rahatiz muhtemelen. benzin alirken goz kapaklarimin donacagini soyledi is arkadasim, biraz tirsmadim degil :)

    okuyan herkese cok tesekkurler, saglicakla kalin...

  • RE: [Arşiv] DV2023 Mülakat Deneyimleri

    Öncelikle mülakat için konsoloslukta tanıştığım ve gruptan hiç haberi olmayıp danışmana ücret ödeyerek işlemlerini tamamlayan hanımefendiyi gördükten sonra bu grubun velinimet olduğunu tekrar anladım, başta @gucarslan Uğur abi olmak üzere forumda ve grupta emeği geçen, bize koşulsuz karşılıksız yardımcı olan herkese teşekkür ederim.

    01.10.2022 Unganlar Deneyimi

    İstanbul'dan Ankara'ya bir gün öncesinden kendi aracımla geldim ve arkadaşımda konakladım, 01.10.2022 günü 9.35teki randevum için 9.20de Unganlar'a geldim fakat hemen aldılar, burada pasaportumu ve aşı kartımı teslim ettim, sonrasında fotoğrafımı çekip form gibi bir evrakla kan vermeye ve röntgene yönlendirdiler, o işlemleri tamamladıktan sonra 1 saat sonra gelmemi söylediler, döndüğümde Handan hanımın muayenesine girdim, üzerimdekileri çıkarıp o meşhur yeleği giydim (kesik olan taraf öne gelecek) ve Handan hanım geldi, klasik bazı hastalıklarımın, rahatsızlıklarımın olup olmadığını sordu, dövme ve piercingi sordu, uyuşturucu, alkol, sigarayı sordu, sonrasında muhabbet etmeye başladık, muhabbet ederken ilk başvuruda kazandığımı ve case numberımı öğrenince yıllardır bu işi yaptığını ve ilk defa böyle bişeyle karşılaştığını söyledi malum şansım epey yaver gitti ve case numberım epey düşüktü 😄 bu arada 2 sol koluma 2 sağ koluma aşıyı çoktan yapmıştı bile, sonrasında hayırlı olsun dedi ve çıktım. O gün cumartesi olduğundan pazartesi günü giderek raporumu teslim aldım, bu işlemlere 879 TL ve 5.760 TL olmak üzere toplamda 6.639 TL'yi kredi kartı ile ödedim.

    05.10.2022 Mülakat Deneyimi

    8.15teki randevum için 7.50'de konsolosluğun önüne geldim, 7-8 kişilik bir sıra vardı, Türk güvenlik görevlileri dışarıdan kutu gibi bir şeyden pasaportumu aldı, kontrol ettikten sonra küçük sarı bir kağıdı avcumuza sürmemizi istedi, sonra onu da kontrol edince içeri aldılar, içerde evrakları ve ceketimi makineye koyup kendim de x-rayden geçip alana girdim, sonrasında bir bölüme yönlendirdiler ve orada Türk bir kadın görevliye pasaportumu verdim, pasaportumun arkasına bir şey yapıştırdı ve ödeme yapmam için sıraya geçmemi söyledi, sırada 1 saat belki daha fazla bekledim ve 330 dolar ödeme yaptım, burada bir sıra numarası verdiler ve bankoların olduğu diğer tarafta beklememi söylediler. Yarım saate yakın bekledikten sonra sıra numaram yandı ve başka bir Türk kadın görevliye evraklarımı teslim ettim. Evraklarım;

    1- Pasaport
    2- Diplomam ve fotokopisi
    3- Vukuatlı nüfus kayıt örneği
    4- Askerlik Kaydı Belgesi
    5- Arşivli Adli Sicil Kaydı
    6- Mali belgeler (burada şunu söyleyeyim, hiçbir başka para girişi olmayan ve son 1 ay içinde yatırmış olduğum dolar hesabımın özetini ve aracımın ruhsatı, ruhsat fotokopisi ve arabam.com'dan aldığım aracın değerini gösteren ekran görüntüsünün çıktısı, new jersey için 17.700 dolar ve 310bin TL değerinde araç gösterdim. Ayrıca bankadan aldığım imza sirkülerini almadılar.)
    7- Adres değişikliği için yeni adresi yazdığım küçük not kağıdı
    8- Vize ücretini ödediğime dair fiş ve 2 tane basılan sıra numaralarından birini (bunları vermeyi unutmayın ben vermemiştim 20 dk sonra adımı anons ederek geri çağırdı ve istedi 😄)
    9-Sağlık raporu

    Buradaki görevli hanımefendi daha önce yurtdışında yaşayıp yaşamadığımı, amerikada bulunup bulunmadığımı sordu, hayır dedim, mülakatı ingilizce yapabilir misiniz diye sordu mümkünse türkçe dedim ve tamam bekleyebilirsiniz dedi. Sonrasında yarım saat kadar daha bekleyince sonunda numaram yandı ve sarışın renkli gözlü Türkçesi gayet anlaşılır güler yüzlü Amerikan beyefendiyle mülakatımıza başladık, önce sağ elimi kaldırıp yemin ettim, ardından parmak izlerimi aldı sırasıyla;

    -Nereye gitmek istiyorsunuz?
    New Jersey.
    -Neden orası?
    Çünkü orada tanıdıklarım, aile dostlarım var.
    -Orada ne iş yapacaksınız?
    İlk başlarda küçük işlerde çalışacağım, ingilizcemi geliştirince küçük bir cafe açmayı planlıyorum.
    -Daha önce hiç yurtdışında yaşadınız mı?
    Hayır
    -Tebrikler, vizenizi onaylıyorum, 5 iş günü içerisinde pasaportunuz teslim edilir dedi ve karşılıklı teşekkürler, iyi günler selamlaşmalarından sonra konsolosluktan kuş gibi ayrıldım. Bunlar dışında parayla ilgili olsun ya da başka bir konuda hiçbir soru sormadı, toplam 2 dakika anca sürmüştür, muhtemelen bu sürecin en kolay anı mülakat anıydı.

    Tekrar yeşilkartforum oluşumunu kurmakta, devam ettirmekte emeği geçen herkese şükranlarımı sunarım, burası olmasaydı ben hiçbir işimi halledemezdim. Umarım bütün arkadaşlarım mülakatlarını ve akabinde vizelerini de alırlar, herkese bol şans, mülakatta New Jersey'e gideceğimi söyledim çünkü orada arkadaşım olduğundan onun evinin adresini verdim, ilk bir süre New York'ta oda bulana kadar onda kalıp sonra New York'a geçeceğim, 1-2 ay içinde New York'ta olurum, benden sonra New York ya da New Jersey'e gelecek olan arkadaşlar yardımcı olabileceğim bir konu olursa hiç çekinmeden ulaşabilirler.

  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri

    herkese tekrar merhaba.
    New York'taki 6. ayımızın içindeyiz. vize uzatma başvurularımızın uscis'e ulaştığı ve dosyalarımızın inceleme sürecinin başladığının haberini uscis'ten aldık.
    bundan sonraki süreçte ek bir inceleme belgesi veya eksik bir belge durumu çıkmazsa 2-3 ay içinde biometrics randevusu için (gerekirse) haber bekleyeceğiz.
    biz buraya gelmeden önce YouTube ve diğer mecralarda gitme kararı verenlerin paylaşımlarını dört gözle bekliyorduk. acaba gitmekle doğru kararı verdiler mi? hayatlarında mutlular mı? artık burada olduğumuz için bu soruların cevaplarını merak eden yeni insanlar için kendimce kısa bir özet geçmek isterim. Hayatımızda bu 6 ayda neler değişti? iyi mi yaptık, neleri özlüyoruz? yine konu başlıkları içinde toplamaya çalışacağım. Aslında yazacaklarımın birçoğunu zaten çok iyi biliyorsunuz.

    ekonomi: bu başlıkla konuya girmemin nedeni satın alma gücünüz olduğunda mutluluğun ve rahatlığın bir anda psikolojiyi ne kadar etkilediğini gösterebilmek. 8 yıl kadar önce bir başka platformda konuyu kaleme aldığım birim mukayesesi aslında üzerinden zaman geçince anlıyorum ki yanlışlıklar barındırıyor. yani Amerika'da harcanan 8 birim para, Türkiye'de harcanan 8 TL'ye eşittir önermesi temelinde yanlış bir iddia. Çünkü 8 TL'nin bir Türk'e ifade ettiğiyle 8 USD'nin bir Amerikalı'ya ifade ettiği farklı tamamen farklı.... Konuya saatlik ücretler bazında baktığınızda ödediğiniz para karşılığında satın aldığınız ürün/hizmet eşitliğini daha iyi ve adil bir şekilde masaya yatırabiliyoruz.
    buradaki giriş seviyesi bir işin saatlik ücreti ortalama 15 dolar seviyesinde. (genelde vergi dahil başlangıç seviyesi paraların 17-18 usd civarında olduğunu söyleyebilirim) 8 saatlik bir shiftin sonunda günlük kazanç için 120 usd diyebiliriz. Türkiye'de asgari ücret 5.500 TL olduğu için haftada 40 saat çalışan birinin saatlik ücreti yaklaşık 35 TL'ye, 8 saatlik bir mesai sonrasında günlük kazancın 280 TL'ye geldiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla NY'da çalışma izni olan birinin kazancı olan saatlik 15 USD eşittir, İstanbul'daki saatlik 35 TL diyebiliriz. Ancak bu başlangıç seviyesi olan paralarla neleri ne kadar alabildiğiniz kısmı epey değişiyor. Örneğin, NY'da en yaygın süpermarketler olan ve aşırı ucuz iddiasında olmayan Trader's Joe ve Amazon'a ait olan Wholefoods marketleriyle İstanbul'daki Migros'ları, karşılaştırmak yerinde olacak. Yoksa iki şehirde de daha ucuz rakamlarla hizmet veren marketler de mevcut.

    Örneğin Trader's Joe'da 12'li büyük boy kahverengi yumurta (organik) 4 usd (vergi dahil).
    Migros'un kendi markası olan Mjet 10'lu büyük boy kahverengi yumurta (organik) 39.5 TL.

    Bu durumda NY'ta yaşayan en alt gelir düzeyindeki bir çalışan 12'li yumurta almak için 15 dk çalışmak zorundayken İstanbul'da en alt gelir düzeyindeki bir çalışanın 10'lu yumurta için 1 saat 10 dk civarında çalışması gerekli. Yalnız bu 70 dakikalık mesainin içinde 70 dk gerçek çalışma yapması lazım. Yani akşamki derbinin geyiği bu süreye dahil değil.

    Yumurtayı kırıp kahvaltıyı başlattığımıza göre yanına bir kahve yapalım. Starbucks'ın çekirdek kahvesi burada 12 oz olarak satıldığı için yaklaşık 340 gramlık paketlerde 14 dolara yerini alıyor. Türkiye'deki fiyatı 210 lira civarında.
    Bu durumda yine bir Amerikalı yaklaşık 1 saatlik mesaiyle 340 gramlık çekirdek kahvesini alabilirken, Türkiye'de 250 gramlık çekirdek kahve için 6 saat çalışmak lazım.

    Kahvaltımızı ettiğimize göre kabanımızı alıp dışarı çıkabiliriz. Kaban demişken eksi 15 dereceye kadar sıcak tuttuğunu iddia eden Calvin Klein marka kaz tüyü mont burada 70 usd'ye satılırken, aynı mont İstanbul'da 5 bin TL. İsteyenlere özelden linkleri gönderebilirim. Bu durumda bu montu alabilmek için Amerikalı 4,5 saatten biraz daha fazla çalışmak zorundayken, bir Türk'ün maalesef 143 saat çalışması gerekiyor. 143 saat bir anlam ifade etmediğinden başka bir ifadeyle yaklaşık 18 gün çalışması gerek ki kabanı alabilsin. Timberland bot burada yaklaşık 130-150 usd aralığında, Türkiye'de 4.200 TL. Amerikalı 9 saat çalıştığında botu alabilirken Türk 15 gün çalışırsa botu alabiliyor.

    araba, ev, televizyon, telefon örneklerine hiç girmiyorum çünkü bu dramatik farkı tatsız seviyelere doğru taşımaktan başka bir işe yaramıyor. bu örnekleri farklı ürün ve hizmetlerle karşılaştırıp çoğaltmak pekala mümkün ancak sonuçlar hep aynı. işte bu satın alma gücünü etrafta gezerken gördüğünüzde ve bizzat yaşadığınızda üzerinizde çok ciddi bir hafifleme oluşuyor. sanki tonlarca yüklük bir baskıyı omuzlarınızdan atmışsınız gibi. dünyanın en önde gelen ülkelerinden birini Türkiye'yle kıyaslamak belki adil değil ancak biz de insanız ve sadece bir kez geldiğimiz bu dünyada siyasiler için çalışmaktansa kendimiz için çalışmak istiyoruz.

    Aslında bu konuyla ilgili asıl söylemek istediğim buranın çok ucuz Türkiye'nin çok pahalı olduğu meselesi değil. Burada ciddi bir enflasyon artışı var ve gıda fiyatları 6 ay öncesine göre bile bugün daha pahalı. Asıl söylemek istediğim; insani temel ihtiyaçların nasıl giderileceği konusu hayatımızın tam ortasında ve yıllardır giderek daha da büyüyen bir koca delik. İçine almadığı meslek gurubu yok. Bütün bir hayatı bu sorunun etrafında dolaşarak geçirmek kadar üzücü bir şey yok.
    Çok daha anlamlı hayatlara sahip olabilecekken sadece bu meseleyle ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Yazık hayatlar...

    İstanbul'un meşhur trafiğinden sonra NY'un hafta sonları biraz sorunlu çalışan metro sistemi olsa da bize bu stressiz hayat çok iyi geldi. 127 dolara aldığınız metro kartınız cebinizdeyken ny'un 5 mahallesi içinde istediğiniz gibi sınırsızca ulaşım sorununu hızlıca çözebiliyorsunuz.

    Kültür sanat alanında NY açık büfe gibi. Broadway showları pek ucuz olmasa da insanın ağzını bırakacak kadar iyi. Alaaddin'in sihirli lambasından çıkan cini öyle bir düzenekle sahnenin herhangi bir noktasından çıkarabilmeleri ya da uçan halıyı nasıl öyle uçurabildikleri meselesi 3 dilek hakkından birini buna kullanmak isteyeceğiniz kadar sizi etkiliyor. Üstelik bu şovu izleyeceğiniz New Amsterdam Tiyatrosu 1903 yılında ilk kez kapılarını açmış. Bilmiyorum İstanbul'da kaldı mı böyle yaşayan ve yaşatılan tarihi kültür merkezleri. Bunun dışında MET ve MOMA'nın dışında şehirde çok fazla sayıda sanat sergisi mevcut, bunların bazıları ücretsiz. Lincoln Center'da canlı klasik müzik konserlerini ya da Madison Square Garden'da NBA maçlarını izleyerek gerçek bir New Yorker deneyimi yaşamak mümkün.

    Yazıyı buraya kadar sabırla okuduysanız merakınızı gidermenin vaktidir, her şey gerçekten bu kadar kusursuz mu? Tabii ki hayır.
    Hatta şöyle ifade edeyim, bahsettiğim satın alma gücünün hafifliğini ortalama bir Amerikalının aklından bile geçirmediğine emin olabilirsiniz. Yani bizi derinden etkileyen bu durum onlar için yok hükmünde. Bu biraz da, görebildiğiniz, duyabildiğiniz, işitebildiğiniz, düşünüp konuşabildiğiniz organlarınıza doğuştan sahip olduğunuz için sürekli şükran duygusu taşımamak gibi. Onların da böyle bir mutluluk hormonu yok. Bir Amerikalı'yı çevirip ''biliyor musun elinde tuttuğun iPhone, Tr'de 45 bin lira, asgari ücretin 9 katı, yani bu telefonu yaklaşık 25 bin dolar ödeyerek satın aldığını düşün dediğinizde ilgisini tamamen yitiriyor. Çünkü onun için bir telefonun 25 bin dolar olabilmesi diye bir seçenek yok. Tıpkı bir filin lastiği olabileceğini düşünsene demişsiniz gibi size bakmaya başlıyorlar. Bunu bizzat denediğim için not düşebilirim.

    New York'ta yazın epey sıcaktı kışın da oldukça soğuk olacak. Bu açıdan İstanbul'un havasının genel anlamda daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak hava temizliği açısından İstanbul'dan sonra çok mutluyum. Burada legal olan ve özellikle Brooklyn'de yoğunlaşan ot kokusunu saymazsam tabii.

    Sigara içmeyen biri olarak beni en mutlu eden şeylerden biri de, kitabımı ve kahvemi alıp bir kafenin bahçesinde birkaç saat oturduğumda sigara içen bir kişinin bile dumanına maruz kalmamak. Gerçekten sigara içen birini görmek için özel olarak dışarıda birkaç saat yürümeniz lazım. İstanbul'da ben böyle bir kafeye pek denk gelmedim. Özellikle Starbucks'larda herhangi bir dış masaya oturduğunuzda masanın üstünde uçuşan küller, tam ortada duran dokunmak bile istemediğiniz küllük kötü bir görüntü olarak maalesef hafızamda.

    Genel olarak mutluyuz, ailelerimizi özlemenin, yaşadığımız bu hafifliği onların da yaşamasını istememiz dışında pek bir sorunumuz yok. Ancak her şeye rağmen kendimizi bir Amerikalı gibi hissedemiyoruz, çünkü değiliz. Sanırım uzun vadede bireyin aşması gereken en önemli mesele bu.

  • RE: [Arşiv] DV2023 Mülakat Deneyimleri

    Çok görenler iyi bilir; her felaketin ardından çok kısa süren ama çok can yakan bir sessizlik olur, bir ölüm sessizliği. Kaçıncı felaketti bilmiyorum, canımı çok yakan bir şey yaşamıştım yine. Kısa süreli bir sessizliğin ardından ağız dolusu küfürler ederek, çok sevdiğim işimden, çoğu zaman nefret etsem de hala sevdiğim şehirden ayrılmaya karar vermiştim. Başka da bir seçenek bırakmamışlardı bana. Bana genelde seçenek bırakmazlar zaten.

    Güneşli, güzel bir Bodrum günüydü, tatil sezonu olmadığı için gereksiz kalabalık yok. Aylardan ekim, biraz doğa yürüyüşü, ardından deniz, bizden başka kimsenin olmadığı bir koyda. Harika başlayan gün, aldığım telefonla ağız dolusu küfürlerin edildiği güne dönmüştü. O gün karar verdim başvurmaya, ilk defa. İlk başvuru sahipleri genelde hep kendilerine çıkacağını düşünür, hayal ederler. Oysa ben, bana çıkacağından emindim.

    Ertesi gün döndüm istanbul’a. İşten çıkmadan önce schengen başvurusu yapayım dedim, henüz çalışıyorken alayım, bir hafta belçika’ya giderim. Abim ve ablam belçika vatandaşı.

    Vermediler.

    Allah var, hiç kızmadım. Hatta soranlara, “ben olsam ben de bana vermezdim vize” dedim. 34 yaşında, bekar orta doğulu bir erkeğim sonuçta.”

    Aşık olduğum bir kadın vardı, aynı kurumun farklı departmanlarında çalıştığımız. Bir dönem birlikte olduk, aynı evde yaşadık. Sonra olmadı. Kötü bitti, bir süre nefret bile ettim belki ama bir şekilde arkadaş kalmayı başarmıştık. Ondan yardım istedim ingilizcem yetersiz olduğu için. İlk başvuru ve kesin çıkacak bana, öyle ya. Hata yapmamam lazım.

    Sağ olsun, beraber doldurduk başvuru formunu. Aslında biraz da bahane etmiştim ingilizcemin yetersiz olmasını. Sonra, ona hiç yalan söylemediğim için yine söylememeye karar verip, “sadece yalnız kalmak için bahane ettim formu dedim. Şaşkınlıkla bakarken, en sevdiği çikolatayı verip, doğum gününü kutladım. Zira, doğum günüydü. Şaşkınlığı, tebessüme dönüştü. Sarıldık. “Yeryüzünde bir cennet olsaydı, adı sarılmak olurdu.”

    O an ikimiz de biliyorduk son sarılmamız, hatta son görüşmemiz olduğunu. Öyle de oldu. Sonra hiç iletişim kurmadık, onun kurma şansı yoktu çünkü ben sosyal medya hesaplarımı da kapatıp, numaramı değiştirmiştim. Ben ise tercih etmedim.

    Ailemin yanına dönüp 7 mayıs gününü beklemeye başladım. Bu süreç, içinde olduğumda çok uzun gelen ama şimdi baktığımda çok kısaymış gibi görünen bir süreçti. Daha önce çalıştığım ajans danışmanlık hizmeti de verdiği için aslında genel hatlarıyla her şeyi biliyordum. Ama yine de muhtemelen hepinizin izlediği youtube videolarını izlemek, ekşi sözlük yazılarını okumakla geçti zamanım. Ailemin çiftliğinde hayvancılık yaparken, boş kaldıkça da bakınıyordum tüm içeriklere.

    Sanırım izlediğim bir videoda, sonuçlar açıklanmadan önce, hıdırellez’de toprağa dileklerini yazdıkları kağıtlarını gömdüklerini izlemiştim. 6 mayıs günüydü, ertesi gün sonuçlar açıklanacaktı. 6 mayıs’tı, darağacında üç fidanımızı kırmışlardı. Toprağa kağıt gömmek saçma geldiği için, abd’de yaşamayı hayal ve umut ederek, 3 tane ağaç fidesi diktim bahçemize. 3 fidanın da anısına…

    Ertesi gün sonuçların açıklanmasını beklerken sabırsızlanıyordum. Gün boyu aklımdaydı ama, akşam hayvanların yem saatiydi, inekler sağılacaktı. Aklımdan çıkmıştı bir an. İnekleri sağarken, hatırladım. Sistem yoğundu ama ikinci denememde başarmıştım açmayı. Bilgilerimi girdikten sonra istem dışı gözlerimi kapatıp, yavaşta açtım. Evet, oydu. Beklediğimiz karşılama mesajıydı. Şaşkınlıkta tebessüm edebildim sadece.

    Ben aslında form gönderme tarihinin 2023 kazananları için bir önemi olmayacağını düşünüyordum ama, yine de riske girmeyip hızlıca doldurup gönderdim birkaç gün içinde. Sonrası beklemek, mali yılı. Forumun telegram grubunda sohbet edip, hayallerimizi paylaşıyorduk birbirimizle. Haziran başıydı sanırım, izmir’e gittim, kızkardeşimin yanına. 3 ay kadar izmir’de kaldım. O günlerde izmir kazananları ile bir buluşma düzenledik. Bu buluşma ile hayatıma bir şekilde girmeyi başarıp, bundan sonrası için de hep iyi ve güzel hatırlayacağım Tuğba ile tanıştım. Bazı insanlar böyledir, bilirsiniz. İlk görüşte tanırsınız. Tanıştığımızda Tuğba idi, artık Tuğbağ. Tuğbağ’ya yazının devamında ayrıca değineceğim.

    İlk bülten açıklanıp ilk mülakatlar da dağıtılınca harika bir yıl olacağı düşüncesine kapılmıştık ama, Ankara yine şaşırtmamıştı. Güçarslan ilk günden “Ankara’ya güvenmeyin” diyordu zaten. İlk gün dediğim, sürecin ilk günü değil bu arada, açıklamak isterim; konuşmaya başladığı ilk gün. Kurduğu ilk cümle bir rivayete göre “ankara’ya güvenmeyin” miş. :)
    Güçarslan’a da bir paragraf ayıracağım ama buradan da yine teşekkür edeyim. Minnettarız ben ve tüm sokak hayvanları…

    Ankara şaşırtmayıp, 50-60 mülakat ile ayları bitirirken, onu bile kesip hiç mülakat vermemeye başlayınca, current olur olmaz gidebileceğim tüm ülkelere mail atmaya başladım. Schengen bölgesi dışında. Çünkü daha önce schengen reddim vardı, bir yıldan uzun süredir işsizdim. Schengen alamazdım.

    Bazı konsolosluklar cevap vermedi, bazısı oturum istedi, bazısı sonra bakarız dedi. Hele biri var ki, “eğer bir yerden mülakat alırsan taşırız” dedi. Dalga geçiyorlar herhalde dedim, “bir yerden mülakat alsam, sana niye taşıyayım, oraya giderim.”

    Konsolosluklardan dönüş alamamanın can sıkıntısı, ankara’nın mülakat vermemesinin öfkesi, zamanın geçmiyor oluşu gibi birçok duyguyu bir arada yaşarken maalesef o acı güne uyandık. Resmi sayılara göre bile 50 binden fazla yurttaşımız hayatını kaybetti. Ben bir çok afette hem muhabir olarak hem de arama-kurtarma personeli olarak görev aldım. Asıl işim olan “halkın haber alma hakkını” o felaketlerde ikinci planda tutmuştum. Bir canlıya dokunmak, umut olmak görevlerin en yücesiydi.

    Gidemedim, bir taş kaldıramadım enkazdan, bir insana, bir kediye, köpeğe, kuşa, böceğe, çiçeğe hayat olamadım. Onun vicdan azabı, diğer tüm duygularımdan baskındı.

    Vazgeçtim. İçimden gelmedi tekrar kendi sürecime odaklanmak. Grupta bile haber alamadığımız arkadaşlarımız vardı, hiç konuşmamış olsak da. Bizimle aynı hayalleri kuran insanlardan birinin bile enkaz altında olması ihtimalinin yüreğimde açtığı yaranın tarifi yoktu, yok.

    Bir faydası yok. Yokluk bolluğundan varlığı neremize süreceğimizi şaşırıyoruz çoğu zaman.

    Birgün ogün aradı, “nasılsın, dönüş alabildin mi bir yerden” diye. Ogün’le grupta tanışıp özeden de sık sık konuşuyorduk zaten. “Gidebileceğim yerlere attım, dönmediler. Zaten içimden de gelmiyor artık” dedim. Schengen bölgesi ve barbados gibi uzak ülke alternatiflerini kafamda elemiştim ben. Ama ogün, “eğer mülakat alabilirsen davet mektubu ile schengen de alabilirsin belki” dedi.

    Mülakat alıp gidememe durumunda yaşayacağım hayal kırıklığını çok iyi biliyordum. O yüzden schengen bölgesini direkt elemiştim. Ama mantıklı geldi. Ya da inanmak istedim. Sonuçta bir sürü resmi evrakla başvuracaktım.

    Evet, çok acı ama deprem psikolojisinden çıkmıştım. Üstümüze yıkılan kendi evimiz olmayınca, enkazda kalan kendimiz olmayınca daha çabuk unutuluyor bazı acılar. Ne acı…

    Schengen bölgesindeki tüm ülkelere aynı maili attım. Birkaç saat sonra Viyana’dan dönüş geldi.
    “Dosyanızı kcc’den isteyeceğiz.”
    Ertesi gün, dosyanı aldık dediler. İnanılmaz bir şeydi benim için. Vfs den hemen randevu aldım avusturya için, en erken 9 mart vardı.

    3 mart günü, mülakat maili aldım, 21 mart için. “Rüya bu sanırım” diye geçiriyordum içimden.

    Tarih çok yakın, çok hazırlıksızım, schengen’im yok…

    Yine de Viyana’ya mail atıp ileri bir tarihe istemedim mülakatımı. Rahatsız olmasınlar, benden sonra başkalarına ön yargılı olmasınlar diye. Sonra ciddi bir koşturmacaya başladım. Cağnım Tuğba ve Ogün hemen hemen her konuda yardımcı oldular. Süreç dışında, bir sürü özel konuda da.

    Viyana’daki sağlık kurumu aşıları kabul ediyordu ama bir de onlarla uğraşmak istemedim.

    Schengen randevum 9’unda, Avusturya bir haftada sonuçlandırıyor. Yani yetişiyor her şey. Evraklar, çeviriler ok.

    16 sında pasaportumun kargoya verildiği sms ini aldım. 17 martta pasaportum gelecek, 19 martta viyana’da olacağım. 19-20 martta İngiltere’den benim için gelen arkadaşımla Viyana’yı gezeceğiz, doğum günümü kutlayacağız.
    21 mart. Dünyanın en güzel günü. Nevroz.
    Sabah sağlık kontrolü, öğleden sonra mülakat.

    Plan harika bizim için. Doğum günümden bir gün sonra mülakat hem de bahar bayramında. Yeni bir bahara başlayacaktım.

    Olmadı. Schengen’den red almıştım. Red mektuplu pasaportu elime aldığımda yaşadığım duygu; öfke, üzüntü, hayal kırıklığı değildi. Herkes bilir bu duyguyu ama adını koyan yok. Birgün bu duyguya bir isim vereceğim.

    Yine başa dönmüştük, sürecin başına değil, bunu da açıklamak isterim; metnin başına… Çok görenler iyi bilir, her felaketin ardından çok kısa sürüp çok can yakan o ölüm sessizliğini.

    Buraya kadarmış dedim. Ama çok kısa sürdü o da, “hayır! Buraya kadar değil, amerika’ya kadar.” Öyle ya, biz düşersek kalkar yine direniriz.

    Önce itiraz ettim sonuca, çok kısa sürede itirazıma da dönüş yaptılar. Yine olumsuz.

    Bir yerden mülakat alırsan taşırız diyen, benim de dalga geçtiğim Makedonya geldi aklıma hemen. Bir bildikleri varmış demek ki… Durumumu anlattım, cevap dahi vermediler. Gittim. Ülkenizdeyim dedim, yine cevap yok. Konsolosluğa gittim, güvenliğe anlattım. Pasaportumu alıp içeri gitti, 5 dakika kadar sonra geldi. Üzülmüştü durumuma ama elinden bir şey gelmiyordu belli ki. Bazı yüz ifadeleri tüm cümlelerden daha çok şey anlatır.

    Bosna, tiran, kosava. Makedonya’dayken onlara da attım, onlar dönmeyince, yarım kalan trajedimi tamamlamak üzere Ankara’ya geri döndüm.

    Viyana’ya gidemeyeceğim belli oldu. Ankaraya geri istedim dosyayı. Ankara malum, çok geç cevap veriyor hatta çoğu zaman hiç vermiyor ama bana döndüler birkaç günde. Biz alırız ama sana sıra hiç gelmeyebilir özetini çıkardığım bir metinle. Kabul ediyorsan bildir, taşıyalım dediler. Kabul ettim. Birkaç gün sonra da taşımışlardı.

    Viyana’ya her şey için teşekkür ettiğim bir mail attım. Daha önce vize alamadığımı, gelemeyeceğimi bildirmiştim zaten. Dosyam artık ankara’da ama ben bir şekilde gelebilirsem mali yıl bitmeden, yine mülakat verir misiniz dedim. Kapasitemiz kadar dosyayı aldık, ancak boşluk olursa alabiliyoruz yeni dosya ama seni görmeyi çok isteriz, Viyana’ya gelince bize bildir lütfen, mülakat planlayalım dediler.

    Viyana konsolosluğunun iyi niyeti, insanlığa dair umutlarımı yeşertti. Benim dosyamı alıp almamalarından bağımsız. İyi insanlar, iyi ki var. Minnettarım.

    Dönüp dolaşıp Ankara’ya gelmiştik yine. Üstelik daha kötü bir durumda bile belki. Zira AV sırasındaki yerimi kaybetmiş olabilirdim. Ama üç ihtimal vardı sonuçta, bu en kötü ihtimaldi ve biz iyi olanın olacağına inanmak istiyorduk.

    Birinci ihtimal dediğim gibi en kötüsü, sıranın en sonuna atılmak. İkincisi dosyam zaten ankara’dan gidip geri geldiği için daha önceki sıralamayı beklemek. Ve üçüncüsü, en sevdiğimiz, olmasını istediğimiz; dosyam mülakat aldığı için ready olarak ankara’ya geri geldi. İlk dağıtımda mülakat almak…

    Ama Ankara işte. Bildiğimiz gibi…

    Viyana ihtimali benim için hiç bitmedi aslında. Dosyam Ankara’dayken de vazgeçmedim. Viyana belediye başkanına, ilçe başkanlarına, oradaki sivil toplum kurtuluşlarına durumumu anlatan mesajlar attım. Avusturya vizesi için yardımcı olmalarını istedim. Irak Kürdistan’ından viyana’ya göç edip orada büyüyüp şimdi ilçe başkanlığı yapan bir kadın vardı, ismini şu anda hatırlayamadım ama o döndü.

    Sordu cevapladım. Durumu tam olarak anlayınca, “ben kendisinin sosyal medya danışmanıyım, kendisine yazdıklarınızı ilettim. Şu adrese mail atın sizinle ilgilenecek dedi. Attım, sahiden de ilgilendi. Ne yapabileceğini, yardımcı olmayı çok istediğini söyledi. Tabi bunda, benim kendisini önceden stalklayıp, onun duymak isteyeceği cümleler ile durumumu anlatmamın da etkisi vardır şüphesiz.

    Ben, tek amacımın viyana’ya gelip abd konsolosluğunda mülakata girmek olduğunu ama schengen alamadığımı söyledim. Siz orada resmi bir kurumun başındasınız ve her yıl yüzlerce insan çeşitli etkinlikler için sizi ziyarete geliyor. Prosedür nasıl işliyor bilmiyorum ama siz beni davet ederseniz, vize alabileceğimi düşünüyorum dedim. Tüm masraflarımı kendim karşılayacağım diye de ekledim.
    “Ben ilgileneceğim, bir çaresini bulacağız. Hayallerine kavuşmanda payım olmasından mutluluk duyacağım” dedi.

    Sonrası beklemek. Günler günleri kovalarken, çiftlikteki tavuklarımız kuluçkadan kalktılar, bir sürü küçücük civcivlerimiz oldu. İki ineğimiz doğurdu, buzağılardan biri cinsinden ötürü çok büyüktü. Görseniz, inanmazdınız yeni doğduğuna. Özetle hayat devam ediyordu bir şekilde. Yaşam her şeye rağmen sürüyordu. Yaşam olan her yerde de umut vardır.

    İlk dağıtımda mülakat alamadım tabi ki. Olmasını en çok istediğimiz senaryo gerçekleşmemişti. Hong kong ve umman dosya kabul ediyordu. Benim durumumda olan arkadaşlar taşıdı ve hatta mülakat da aldılar ama ben mail atmadım. Güçarslan’ın payı büyük bu konuda. “Ready dosya, mülakat alacaktır” dedi her defasında.

    Arada seçim oldu, hatta seçimler. Yine baharlar gelmedi…

    Yaşadığım stres ve sıkıntı hat safhadaydı. Uykularım kaçıyordu artık. Ankara’ya defalarca durumumda bir gelişme olup olmadığını sorduğum mailler attım ama, hiçbirine dönmediler. Hong kong ve umman’ı da kaçırdım tabi. Vakit daraldıkça stres arttığı için oraları da denedim ama geç kalmıştım. Alamıyorlardı…

    Boşuna bir de Umman vizesi almış oldum.

    En son her gün yazmaya başladım Ankara’ya. Bir ara bıkmış olacaklar ki, “taşırken de dediğimiz gibi sıra sana gelir mi gelmez mi bilmiyoruz” özetiyle bir cevap verdiler.

    Viyana ilçe başkanı, “senin için bir çözüm bulamadım, çok üzgünüm ” diye dönüş yaptı.

    “Bütün zahiri sükunetime rağmen, kafamın içi bir harp, bir ihtilal sahnesi gibiydi…”

    Vakit daralıyor, kota doluyor, hayallerim avuçlarımdan kayıp giderken; elimden hiçbir şey gelmiyordu. Bu çaresizlik, çözümsüzlük beni sinir hastası yapmaya başladı. Her şeye çabucak öfkeleniyordum, en basit konularda dahi. Kendime bile katlanacak gücüm yok gibi hissediyordum. Ki güçsüz hissetmek en güçsüz zamanlarımda bile başıma gelmezdi. Benim hep umudum, inancım vardı.

    Ama bu başkaydı.

    Kanser tedavisi gören babamı, yoğun bakım odasına götürdüklerinde de benzer şeyler hissetmiştim. 2017 yılıydı. Hayatımın tam olarak en kötü döneminin başladığı yıldı. 2023 bitmek üzereyken de bitmiş değil hala kötülükler… Yanı başınızda kötü bir şeyler oluyor ve ne kadar isterseniz isteyin düzeltemiyorsunuz. Böylesi bir çaresizlik. Bir eline güneşi, ötesi eline ayı al deseler yapabilirsiniz, yapabilecek kadar güçlü hissedersiniz ama o anki duruma çözümünüz yoktur.

    Yaz mevsimi Yunanistan’ın vizeyi en kolay verdiği dönem, malum. Elimde ondan başka bir şans kalmamıştı. Yunanistan’dan schengen alıp, viyana kapısına dayanmalıydım.

    Oldukça makul bir dosya hazırlayıp, senaryoyu en ince ayrıntısına kadar kurgulayıp, başvuru formunu doldurdum. Son kurşundu, biliyordum. En azından bu hayalim bitmesin diye, viyana’ya taşıyın demedim. Vizemi alıp, “beni görmeyi çok istediğiniz için geldim” diye mail atacaktım. Ama benim işlerimde bir aksilik çıkmazsa, kesin büyük bir aksilik var demektir. Oldukça makul olan dosyamın mimarı, öz kuzenim son anda vazgeçti. Detayları es geçiyorum. Ertesi gün schengen randevum var ama artık bir dosyam yok. Basit goller yiyorduk her defasında…

    Abimi sponsor gösterip öyle başvurdum. Çok büyük ihtimalle yine red alacaktım ama insan olsun istiyor işte. Küçük de olsa bir umut vardı içimde vize alabileceğime dair.

    Çok uzun yazdım biliyorum ama, inanın daha;

    “Ses vermeyen geceleri,
    Tanımı zor acıları,
    Tek kişilik sancıları,
    Yazamadım, yazamadım…”

    Ya yunanistan’tan schengen alıp viyana’ya gidecektim, ya da Ankara’nın bir umut mülakat vermesini bekleyecektim. Eylül mülakatlarını da dağıttı ankara, evet. Ama benim dosyam ready bekliyor. Bu yüzden ufak da olsa bir umudum ankara’ya dair de vardı.

    Yunanistan’dan da red aldım, Ankara “bizim başka mülakat planlamamız mümkün değil” dedi.

    “Kaderin cilvesi, bir adım attığında seninle dalga geçmesidir. Her adım attığında, önünde bir engel belirir ve seni sınar. Kaderin karşısında pes etmek yok, onunla mücadele etmek vardır. Çünkü kaderin asıl gücü, senin pes etmene izin verdiğinde kendini gösterir. “

    Alternatifsiz kalmıştım yine. Gözümü kararttım, bir şekilde viyana’ya gidecektim. Viyana’ya mail attım, “sözünüz hala geçerli mi? Ben ankaradan ve denediğim tüm ülkelerden mülakat alamadım. Viyana’ya geleceğim” dedim.

    Cağnım viyana, “geliş tarihini bildir Ankaradan dosyanı alacağız ve mülakat planlayacağız” dediler. Çok kısa, çok net.

    31 ağustos’ta viyana’da olacağım dedim, 31 ağustos saat 13:00 de mülakata bekliyoruz dediler. Saat 10:00 vardığım viyana’da 13:00 de mülakata girdim. Her şey yolunda görünüyordu ama, görüşmenin sonuna doğru AP süreci olacağını söylediler. 10 soru gönderdiler maille hemen cevaplayıp gönderdim.

    4 eylül’de sağlık kontrolüne girdim, 5 eylül de ellerine ulaştığını ve AP sürecinin bitmesini beklediklerini söylediler. Ve maalesef bugün, 7 eylül’de kota dolduğu için vize basamayacaklarını bildirdikleri maili aldım.

    Hiç şüphesiz herkes çok istiyor, çok emek veriyor ve hak ediyor. Ama hak ettiklerimizi çoğu zaman alamıyoruz zaten. Harcadığım emek, yaptığım masraflar ve en önemlisi aldığım risklerin böyle sonuçlanması can yakmıyor değil. Ama canımızın ilk yanması değil. Son olur umarım.

    Doğarken ağladı insan, bu son olsun, bu son…

  • RE: DV2024 Mülakat Deneyimleri

    ..
    Arkadaşlar selamlar bizde bugün vizemizi alanlardan olduk. Biraz uzun olacak ancak durum değişiyor ve faydası olur diye detaylı yazacağım buraya borçluyum çünkü bunu. Öncelikle bu platformu kuran destekleyen bıkmadan yılmadan aynı sorulara cevaplar verenlere kuruculara yazarlara ve tabi @gucarslan beye @lumos hanıma teşekkürü bir borç bilirim. Özellikle birinden daha bahsetmem gerekir ki bende çok emeği vardır burada @cebrailoz gibi biri karşıma çıktığı için inanılmaz şanslıyım kendisi bir senedir bıkmadan sorularıma cevaplar verdi araştırmaya sevk etti yeri geldi bişi farkedince hemen bana attı ben bişi demeden ve bunu karşılık beklemeden yaptı gerçekten bugün aldıysak hakkını yazarak ödeyemeyeceğim kadar uğraşmıştır benimle. Kendisine çok teşekkürler tekrar. Ve tabi sinan hocama da ayrıca teşekkürler ona da ne zaman yazsam bilgilendirdi rahatlattı çok güzel insanlarla tanıştım iyi varlar. Geleyim sürece,

    Ekim ayında ilk başvurumuzu yaptık ve 'conformation number'ımızı kaydettik ve sıfır beklentiyle hayatımıza devam ettik. Sonra mayıs ayı geldi sonuçların açıklandığını duydum ama aklımın ucundan dahi geçmiyor sonuçlara bakayım dedim gece geç saatte girdim ve telefondan göz ucuyla kontrol ediyordum ve kazandım mı kaybettim mi nasıl yazıyor ne karşıma çıkacak ne anlam çıkarmalıyım nasıl okumalıyım onu dahi bilmiyorum sonra bir baktım sayfa açıldı bişiler yazıyo ama anlamıyorum çeviri programıyla çevirdim ki ne göreyim randomly selected yazıyo ahaa dedim bişi çıktı galiba tam anlamlandıramadım tabi heyecanlandım o göz ucuyla kontrol yerini pür dikkat bir hale bıraktı bi yakınıma attım o anın heyecanıyla o da çok anlamadı kazanmışsın galiba ama bu vize değildir yazıyo bi araştıralım dedi. Gecenin saat 1'inden sabah 5-6'lara kadar araştırdım videolar izledim burayı keşfettim sonra anladım ki hak kazanmışım sadece ve ds 260 formunu doldurmam gerekiyor çabuk şekilde. Youtube üzerinden forumun ve başkalarının videolarına göre formu doldurdum ve benim yaptığımı ASLA! yapmayın acele edeceğim derken hatalı doldurmayın. Şöyle oldu ben taa ekimdeki başvuruda isim yazan yere soyismimi, soyisim yazan yere ismimi yazmışım(nasıl oldu hala bilmiyorum a0 ingilizcesi olan biri bile doğru doldurur ama oluyo işte). Haliyle ds 260 formunu doldururken izlediğim videolara göre formum gözükmeyince bende hatalı doldurmaya devam ettim ds 260 formunda da isim soyisim hatasını aynen devam etmişim ama farkında değilim. Taaa ki form doldurma süreci bitti çok sonra farkettim hatamı ve başımdan aşağı kaynar sular dökülür gibi oldu. Tabi ki de sonra form açılıyor ama @gucarslan beyin dediği gibi sakın ama sakın mülakat maili alana kadar ds formunuzu açtırmayın. Bende öyle yaptım farkettiğimde panikledim üzüldüm @cebrailoz sağolsun sakin olmamı söyledi bunun elenme sebebi olmadığını böyle hataların daha evvelde yapıldığını ve onay alındığını söyledi. Gerçekten nasıl rahatladımı anlatamam çünkü taa ekimdeki başvuruda bu hatayı yaptığım için aslında o isimde kazanan olmadığını dolayısıyla beni kesin eleyeceklerini düşünmüştüm neyseki öyle olmadı.
    Aylar ayları kovalıyordu ve @gucarslan beyin meşhur sözü Ankaraya asla güvenmeyin sözü geçerliliğini abartarak yüzümüze vurunca buradan ümidimizi kesip ocak ayından itibaren 50 küsür ülkeye mail atmaya başladım. Tabiki de bazıları olumsuz döndü bazıları hiç dönmedi ama yılmadık 3-4 hafta sonra bir daha mail attım yine olumsuz döndüler derken 29 şubatta gruptan arkadaşlar Viyananın dosyalarını taşımayı kabul ettiklerini görünce bende mailimi kontrol edeyim dedim ve sanki ilk defa kazanıyomuşcasına sevindiğim o maili gördüm. Mailde 'Dv vaka dosyanızı hala ofisimize taşımayı düşünüyorsanız mümkün olan en kısa sürede bu mesajı yanıtlayın' şeklinde mail gördüm. Nasıl sevindiğimi anlatamam. Tabi daha büyük bi beladan habersizdim: Schengen.
    Daha önce hiç yurt dışına çıkmadım pasaportum dahi yoktu. Nasıl alınır nereye başvurulur red edilirse ne yapılır hiç ama hiç bir fikrim yoktu. @cebrailoz sağolsun hemen maile cevap verme schengeni ayarla öyle o tarihi kabul ederiz demişti 1,5 aya yakın vakit vardı ve hemen araştırdım vfs üzerinden başvurulduğunu ama randevu gerektiğini öğrendim. 11 martta 3 gün sonrasına bi mucize Bursadan randevu buldum. Eşim ve çocuğum için aldım randevuyu ama kendime alamadan sistem gitti. Ama iptallerin olduğunu bildiğim için evrakları toplamaya başladım.
    Burayı ayrı yazacağım çünkü karıştırılıyor. Avusturya için çok yüksek red oranı var deniyor bu doğru. Ben 7 yıllık memur olduğum için alabildiğimi sanıyorum. Başvurumda dosyama Abd Viyana konsoluğu tarafından mülakata davet edildiğimi gösteren maili ve Molnardan imzalı kaşeli randevu günü pdf'ini de ekleyip öyle schengene başvurdum ve olumlu oldu. Bazıları bunları yapmasına rağmen alamadı. Neyse 14 martta istanbuldan çıkıp sabah 8.30da Bursa vfs kapısında olduk evrakları teslim ettik çıktık döndük. 3 iş gününde süreç bitti pasaportlar geldi ve sonra anladım ki şansımızı olumluydu çünkü çok red alan oldu bizden sonra.
    Vizeyi de alınca artık mülakat evraklarını toparlamaya başladım.
    Sağlık için:
    İstanbulda eğitim araştırma hastanesinden antikor testi yaptırıp molnara gönderdik ben ve eşimin sonuçlarını. Sonuçlarımıza göre ihtiyaç olanları bize yazdılar bizde orda hallederiz deyip sadece sinovac covid aşısını olduk aşı kartını çıkartıp gittik başka aşı yapmadık.
    Sağlık:
    Pasaport ( aldı
    Covid aşı kartı ( aldı )
    Antikor testi sonucu ( e nabızdan ) (aldı)
    Molnar randevu
    Viyana maili
    Ds 260 onay
    Abd adres
    Klasik sorular soruldu ameliyat oldunuz mu, sigara alkol vs var mı, gözlük kullanıyo musunuz gibi. Sonra fiziksel muayene ve refleks ölçüldü sonra bana polio içerikli tdap aşısı, eşime de polio içerikli tdap ve mmr yapıldı. Çocuk için hiç bir aşı yapılmadı 2 yaş altı olduğu için aşı takvimini e nabızdan çıkarıp götürmüştük. 1220 euro ödeyip çıktık. Mülakat için
    Talihli :
    Pasaport ve fotokopisi (pasaportu aldı sadece)
    Banka dökümü (aldı-ingilizce döküm ve imza sirküleri)
    Evlilik cüzdanı+fotokopisi (sadece cüzdanı aldı)
    Ceac onay sayfası
    2 adet fotoğraf (aldı)
    Viyana maili
    Dv program
    Diploma aslı+çevirisi+fotokopisi+transkripti+mezun belgesi ( diploma orjinali, fotokopisi ve çevirisini aldı )
    Formül A+B ( aldı )
    Vukuatlı nüfus kayıt örneği
    Askerlik belgesi
    Adli sicil kaydı ( aldı )
    Atlas kaydı
    Sgk döküm
    Araba ruhsatı+fotokopisi
    Abd adres ( aldı )
    Eşim :
    Pasaport+fotokopisi ( pasaportu aldı )
    2 adet fotoğraf ( aldı )
    Formül A+B (aldı )
    Evlilik cüzdanı+fotokopisi
    Adli sicil kaydı ( aldı )
    Vukuatlı nüfus kayıt örneği
    Ceac onay
    Viyana mail
    Dv program
    Atlas kaydı
    Abd adres
    2 yaş altı çocuk:
    Pasaport+fotokopisi ( pasaportu aldı )
    2 adet fotoğraf ( aldı )
    Formül A ( aldı )
    Benim vukuatlı nüfus kayıt örneği
    Ceac onay
    Viyana mail
    Dv program
    Atlas kaydı
    Abd adres

    Ben fazla fazla belge hazırladım ancak sadece bunları aldı. Buraya not düşeyim bize gelen evrak hazırlama mailinde e devletten alınan belgeler için çeviriye gerek olmadığı, sadece ingilizce alınabilineni e devletten ingilizce aldık kalanı yine e devletten Türkçe aldık ve barkodlu belgelerimiz bu şekilde kabul edildi. Sadece diplomamı yeminli tercümandan tercüme ettirdim ayrıca notere gitmedik.
    Saat 1'de idi görüşme 12.45 gibi içeri 4.kata çıktık. Bebek arabası yanımızdaydı sadece akıllı saatleri almadılar ve çantayı x rayden geçirdiler içinde tanımlayamadıkları bişi oldu çıkarıp gösterdik sonra içeri alındık ve bekledik. Yanımızda bizim gibi dosyasını taşıyan ferhat hocam eşi ve aslan parçası çocuğu ve merve hanım ile eşi vardı selamlar burdan tekrar. Sonra meşhur Alize hanım ismimizi okudu ve arada cam olan bankoya geçtik. Yukarıda saydığım evrakları aldı parmakizimizi aldı ve ödeme için yan tarafında bulunan bankoya geçebileceğimizi ardından konsolosun bizi çağıracağını söyledi. 3x330 dolar toplamda 990 dolar nakit ödeme yaptım kredi kartı da geçiyordu. Artık o anı bekliyorduk diğer babkoda birileri daha ellerini kaldırıp yemin ediyordu derken bi bankodan ismimiz okundu ve oraya geçtik elimizi kaldırıp yemin etmemizi istedi görevli ve onayladık. Sonra ne zaman evlendiğimizi, ne zaman üniversiteden mezun olduğumu sordu çocuğumuzun ne zaman doğduğunu sordu tekrar benim ve eşimin parmak izini aldı anlam veremedim mülakat olduğunu dahi anlayamadım ve ingilizcem çok iyi olmadığı için yardımcı olması için Alize hanımda geldi görevli ekrana bakarken bir kaç bilgi daha aldı ve sonra bayrağı eline aldı çocuğuma verdi bende Alize hanıma onaylandı mı şimdi dedim evet dedi bir daha sordum Approved mı yani dedim evet bitti pasaportların hazır olduğunda mail atacağız dedi ve o an çok mutlu olduk bitirdik işlemleri. Sonra aşağıya indik ve ferhat bey geldi onunda onaylandı sarıldık mutlu olduk. Sonra merve hanım geldi onlarında onaylanmıştı.
    Tam bir yıllık süreç böyle bitti biraz uzun oldu detaylı oldu umarım birilerine faydası dokunur. Herkese teşekkürler umarım isteyen herkes vizesini alır ve bizi bir daha mutlu eder güzel haberlerinizi okumayı bekliyoruz.

  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    ABD'de iki seneyi tamamlamışız, zaman gerçekten inanılmaz hızlı akıyor. Göçmenlikle ilgili hep söylenen şey ilk senenin özellikle psikolojik olarak çok zor olduğu, ikinci sene alışma dönemi olduğu ve üçüncü yıl ile birlikte kendini gerçekleştirmeye başlayacağın dönemin de başlayacağıdır. Bizim ilk yılımız da zorlayıcı oldu, kendimizi ne kadar hazırlamış olsak da bazen baş etmekte zorlandığımız, bazen olmayacak galiba dediğimiz ama çoğu zaman iyi ki dediğimiz günlerimiz oldu.

    Yolumuza Dallas'ta başlama kararı aldık, bizim için oldukça uzun süren araştırmalar, günlerce okumalar, ABD'li arkadaşlarımızla eyaletler üzerine uzun sohbetler (bu konuda çok şanslıydık, çok fazla farklı eyaletlerde doğmuş, büyümüş, yaşamış arkadaşımız vardı) sonucu Dallas'a karar verdik. Başlangıçta çok zordu çünkü ben 10 yıllık DV başvuru sürecimde (ki bana yine de çıkmadı, asıl talihli eşimdi) tüm hayallerimi California üzerine kurmuştum, 10 senede 5 kez gitmiştim ve kardeşimi de 10 sene önce dil okuluyla oraya göndermiştim. Kendisi hala orda olmasına rağmen, başlangıç için çok daha kolay olacağını düşündüğümüzden Texas'ı seçtik. İlk zamanlar çok üzülmüştüm, şu hayatta bir tek kardeşim var, 10 senedir zaten ayrı yaşıyoruz, aynı ülkede olacağız ama yine aramızda 1000 mil mesafe olacak diye ama neyse ki 2 sene sonunda, o da Dallas'a taşınmaya karar verdi :)

    Kendisi burda olmasa da bize çok yardımı dokundu. Öncelikle burda yaşayan bir arkadaşını aradı ve sağ olsun bizi havaalanından kocaman bir truck ile alıp airbnb'den kiraladığımız bir aylık evimize bıraktı. Gelmeden önce iki kedi ile geleceğimiz için Amazon'dan kedilerin kum, mama, kum kabı gibi, bizim de acil ihtiyaç duyacağımız şeyleri yine bizi karşılayan arkadaşına göndermişti, o yüzden ilk günlerimiz çok stressiz, dinlenerek ve rahat geçti. Telefon hattı almak için uğraşmadık, kendi planına bağlı olan iki hattı ve yine benim adıma SSN olmadan ek kart olarak çıkarttığı Citibank'in Best Buy visa kartını da yollamıştı.

    Sırada hesap açmak için bankaya gitmemiz vardı, yanımızda $10,000'ın biraz altında bir para vardı, en yakın BofA'ya gidip hesaplarımızı SSN ve adres kanıtı olmadan hızlıca açtık. SSN ve GC'nin geleceğini şu an için bunun kanıtı olarak elimizde sarı zarfın bir fotokopisi ve pasaportumuzdaki göçmen vizesi olduğunu gösterip, Türkiyedeki adresimizi verip, geçici adres olarak da bizi karşılayan arkadaşın adresini verip işlemlerimizi hallettik. Daha sonra bankaya gidip, SSN ve GC'mizi ve kendi adresimizi gösterir kira kontratımızı verip bilgilerimizi güncellettik. SSN'imiz gelmeden önce SSA ofise gidip durumu anlatıp sözlü olarak SSN'imizi kolayca öğrenmiştik. SSN'imiz 13. günde, GC'miz ise 34. günde elimize ulaşmıştı. SSN'imiz geldikten sonra kardeşim 8 yıllık kredi kartına bizi de ekledi, böylece Credit Score'umuz da onun CS'undan pozitif olarak etkilenmiş oldu. Daha sonra Türkiyede kalan $100,000 civarında paramızı swift ile QNB'den BofA'ya gönderdik. Toplam $100 gibi bir masraf çıkmıştı, ilgili başlıkta detaylarını anlatmıştım.

    Banka hesabını açtıktan sonra sırada araba almak vardı ancak araba piyasası Covid sonrası dönem olduğu için zıvanadan çıkmıştı. Öyle yıllarca ABD'ye gidip başlangıçta 3-5 bin dolara araba alırım hayalleri bizim için imkansıza yakındı çünkü sürülebilecek arabalar 8-9 bin dolardan başlıyordu ve piyasada hem araba yoktu hem de çok hızlı satılıyordu. Birkaç arabayı, arabamız olmadığı için randevuları daha ileri saate verdiğimiz için kaçırmıştık bile. İmdadımıza yine kardeşimin arkadaşı yetişti. Türkiyedeki ailesi bir taşınmaz alacakmış ve onun da para göndermesi gerekiyormuş, para değiş tokuşu yapabileceğimizi söyledi ve hemen kabul ettik. Bir anda 20 bin dolarımız daha olmuştu :) Araba aramada elimiz de yükselmişti böylece, kendisi bi de bize kıyak yaptı ve birkaç dealer gezdirdi ama yine de istediğimizi bulamadık. Bütün gün FB marketplace, Craigslist derken eşim sonunda 2016 Model bir Toyota Camry yakaladı ve 1. haftamız dolmadan bir Cumartesi günü arabamızı da almıştık. Özellikle Cumartesi yazdım çünkü ABD'de araba almak arabayı görüp, parayı vermek kadar kolay bir işlem. Arabayı satan adam, araba alım satımıyla ilgili yapılacak tüm işlemleri anlattı, sonrasında da yapılacak yasal işlemleri 30 gün dolmadan eşim halletti. Böylece ulaşım sorunumuz da çözülmüştü.

    Sırada konaklama sorunumuzu çözmek vardı, artık arabamız da olduğu için kolayca hallederiz diyorduk ki hiç kolay olmadı. 34 Apartman kompleksi gezdik, 1+1 evlerin fiyatları ortalama $1,700-1,900 aralığındaydı, rakamlar Texas için inanılmaz yüksekti, Covid bir kez daha istediğimizi bulamamamıza sebep olmuştu. Çoğunlukla Plano-Frisco bölgesine baktığımız evler sonucu artık bir tanesine karar vermemiz gerekiyordu çünkü Airbnb'de son haftamıza yaklaşıyorduk. Son gün diye bir Cumartesimizi daha bu işe ayırıp Pazar karar veririz ve Pazartesi teklifi sunarız dedik. Cumartesi günü baktığımız evlerden birinde bizi Leslie adında çok sempatik birisi karşıladı, hatta Yunan adaları ve Türkiye'ye tatile gittiğini uzun uzun anlattı ve bize uygun olacak bir evi gezdirdi. Ev gerçekten, tam da istediğimiz gibi çokça ışık alan, yüksek tavanlı, ikinci katta neredeyse 90m2 büyüklüğündeydi. Fakat kirası $1,780 idi ve içinde çamaşır ve kurutma makinesi yoktu, ya kiralayacak ya da kendimiz alacaktık. Ev benim favorilerimde 1. eşimin favorilerinde ise 3. sırayı almıştı. Tabii ki kimin favorisinin kazandığını tahmin etmeniz zor olmayacaktır :) Evden ayrıldıktan birkaç saat sonra Leslie bizi aradı ve dediki "Elimizde bir apartman dairesi daha varmış, fakat listelemeyi unutmuşuz, o da istediğiniz gibi ikinci katta, içi yenilenmiş ve yüksek tavanlı, fiyatı da $1,400 civarında, hızlıca gelirseniz size göstermek istiyorum." Şok olduk hemen gittik, Leslie ile sohbet (sonrasında karşılaşmamız hangi iyiliğimizin karşılığıydı acaba diye çok düşündüm :) ), eve baktık, çok beğendik (diğeriyle tek farkı cephesiydi, ilk gezdiğimiz güneye bakarken bu kuzeye bakıyordu) ve biz bunu tutmak istiyoruz dedik. Leslie bize gerekli evrakları gönderdi ve 48 saat içerisinde işlemlerinizi bu linkten yapabilirsiniz dedi. Pazar günü tüm işlemleri yapıp beklemeye başladık. Pazartesi günü ne görelim, Manager evin fiyatının yanlış olduğunu söyleyip yeni bir teklif yönlendirmiş, ev $1,720 görünüyor. Tabii ki hemen itiraz ettik, anlattık, imzaladık, olmaz dedik, dedi ki "Arkadaşımızın son çalışma günüydü hata yapmış.", bizi ilgilendirmez dedik ve direttik. Bizim istediğimiz şekilde ilerledi, tek sorun, ABD'ye göç eden herkesin ev tutarken major sorunu olan kabul sorunumuz kalmıştı. Neyseki kardeşimin co-signer'lığı ve 1 fazladan kira secure deposit ile evimizi kiralamış olduk.

    Küçük bir parantez açmak istedim, evi ilk kiraladığımızda konumunun bu kadar muhteşem olduğunu farketmemiştik, hem muhit çok güzel hem de ulaşım çok kolay, sadece 2 ışık ile Tollway'e bağlanıp istediğimiz yere çok hızlı ulaşabiliyoruz. Ayrıca Kuzey cephe olması da çok önemliymiş, siz siz olun Texas'ta Güney cepheden uzak durun :) İlk yılımız dolunca yeni dönem için ev kira artışımız standart yapıldı, yanılmıyorsam $80 kadardı, ikinci yıl için kira artışımız geldiğinde biraz yüksek geldi ve leasing office'ten randevu alıp konuşmaya gittik. Kendilerine yeni kiracı olsak daha düşük fiyata evi tutabileceğimizi, bize indirim yapmalarını rica ettik. Konuşurken çok da umuzumuz yoktu açıkcası, en kötü ihtimalle kışın fiyatlar düşünce 2 odalı apartman dairesine geçeriz diye düşündük. Mail ile döndüler, teklifi yenilemişler ve hiç artış yapmamışlar :) Bu sene de geçen yıl ile aynı rakama oturmaya devam edeceğiz. Seneye dilerim ev almak için gerekli şartları oturtmuş oluruz.

    Hızlıca ev eşyaları için Ikea alışverişimize başladık, bu arada Nebraska Furniture diye bir yeri öğendik, kocaman bir mağaza ve çok iyi dealları oluyordu. Mobilyalarımızın büyük kısmını ordan ve kalan eşyaları da Ikea'dan alıp taşınmaya başladık. Washer ve Dryer aylık kirası $50 dolar idi fakat bu bize çok anlamlı gelmemişti, dedik ikinci el bi yerlerden alalım. Dallas'ta Best Buy'ın kocaman bir ikinci el outleti var oraya baktık, FB Marketplace'e baktık, istediğimiz gibi az kullanılmış, eziği çiziği olmayan bir türlü bulamadık, en son yine Dallas'ta bir ikinci elciden ikisini $600 aldık.

    Son olarak iş ile ilgili deneyimide anlatıp devamını ikinci iletiye bırakacağım, uzun uzun yazıp çok da sıkmak istemiyorum :) Biz 40'lı yaşlara merdiven dayamış 2 yetişkin olarak, kariyerimizi Türkiyede 15+ yıl geliştirmiş, çok uluslu kuruluşlarda yöneticilik pozisyonuna kadar yükselmiş, sıfırdan nasıl başlarız diye düşünürken, eşim tüm bu koşturmaca arasında iş başvurularına devam ediyordu. Bense "Yeaa ben 17 sene çok yoruldum, azcık çalışmayacağım, sonra retail felan öyle kafamı yormadan raf dizerim." dedim, keşke demeseydim. Covid'in sanırım en güzel etkisini de burda gördük, inanılmaz iş imkanı vardı. Her gün yeni ilanlar açılıyor, her başvuruya dönüş alıyor felan derken, 45. gün bir Japon şirketinde işbaşı yaptı adam :) Tabii bunda daha önce Amerikan şirketlerinde çalışmış olması, çok iyi seviyede İngilizcesinin yanında İspanyolcayı da akıcı düzeyde konuşuyor olması etken oldu. Hayır ikimiz de IT alanında çalışmıyoruz, keşke çalışsak. O, supply chain ve logistics bense HR alanında çalıştık yıllarca. Bu arada ben de söylediğimi yaptım, dinlendim, kafa yormayacak retail işlerinde, delivery işlerinde hatta bir okulda teacher assistant olarak da çalıştım ama artık benim de düzenli bir iş bulma zamanım geldi :)

  • RE: DV2025 Mülakat Deneyimleri

    Herkese merhaba bugün gerçekleşen Hong Kong mülakat deneyimimiz den bahsetmek istiyorum. Şuan da yanımızda bilgisayar olmadığı için süreci baştan sonra çok detaylı yazamayacağım. Sadece bugün ki mülakattan bahsedeceğim. Türkiye ye döndüğümüzde uzun uzun baştan sona süreci yazarım. Elimden geldiğince ayrıntılı olarak mülakatımızdan bahsetmek istiyorum.

    Öncelikle hiç stres yapılacak bir durum yok herşey çok basit ilerledi. Konsolosluğa girerken kapıda isminizin yazıp yazmadığını kontrol ediyorlar daha sonrasında sizi içeri alıyorlar.Tercüman ile gelecekseniz eğer daha önceden tercüman ile geleceğinizi bildirdiğiniz ve o kişinin ad soyad bilgilerinin bulunduğu maili yazdırıp yanınızda getirmeniz gerekiyor ancak bu şekilde içeri alınıyorlar.

    Bizim randevumuz 8:30 da başlayacaktı bizi 8:25 de içeri aldılar. Öncelikle belli güvenlik aşamalarından geçirdiler. Girerken pasaportlarımızı alıp sonra geri verdiler. Kemeriniz, saatiniz vb varsa çıkarttırıyorlar fakat daha sonra onları da geri veriyorlar. Telli dosyaları içeri alıyorlar bizim dosyalarımız başta telliydi sonra ekstra masraf yapıp sunum dosyası aldık gerek yokmuş aslında. Telefonları kapatmanızı istiyorlar ve size bir numara vererek emanete alıyorlar çıkarken o numarayı göstererek verdiğiniz eşyalarınızı geri alıyorsunuz. Daha sonrasında 2. kat a çıkıyorsunuz. Orda sırada bekliyorsunuz. Oturma yerleri var 4 adet banko var. İlk 3 banko dosya kabulu yapıyor en sağda ki banko da ise mulakat görüşmeleri yapılıyor. Odaya ilk girdiğinizde pasaportlarınızı sizi çağırmalarını beklemeden dosya kabul eden bankolardan birine veriyorsunuz onlar daha sonra sizi çağırıyorlar.

    Sıra bize geldiğinde eşim ve benden istenen evraklar şu şekilde oldu;

    . Adli sicil kayıtlarımız ve fotokopileri
    . Asıl talihli olan eşimin lise diploması ve çevirisi (benden istenmedi)
    . Askerlik belgesi
    . Nüfus kayıt örneği, çevirisi ve fotokopisi
    . Eşimin üniversite diploması ve fotokopisi
    . Nicolson dan aldığımız sağlık zarfları
    . 5x5 fotoğraf
    . Formul A çevirisi (gerek yok ama yaptırdık) ve fotokopisi
    . Formul B çevirisi ve fotokopisi
    . Aile cüzdanı
    . Abd de ki adresin çıktısı

    Yanımızda getirdiğimiz fakat istenmeyen evraklar;

    . Ds 260 onay sayfası
    . Mülakat maili
    . Sigorta dökümü
    . Diploma transkriptleri
    . Kimlik , eski pasaportlar ve fotokopileri
    . Banka dökümanları
    . İkametgah
    . Evlilik kanıtları
    . Yazışmalar E posta lar
    Lise diploması hariç hiç bir belgeye noter vb yaptırmadık. Hepsini E-Devlet üzerinden aldık.
    Teslim ettiğimiz ve şuan da orda kalan fakat pasaportlarımız ile geri alacağımız belgeler Lise diploması aslı ve aile cüzdanımız.

    Bu evrakları teslim ettikten sonra sizi ödeme için vezneye yönlendiriyorlar. Eşim ve benim için iki zarf halinde 330-330 dolar olarak ayrı ayrı ödememizi gerçekleştirdik. Bir arkadaşımız sanırım 400 dolar getirmiş ve para üstü veremeyeceklerini söyleyince kredi kartıyla ödeme gerçekleştirdi. Ödeme yapılan yerde e posta ve telefon adreslerimizi bir kağıda yazmamız istendi. Aynı şekilde dosyalarımızı teslim ettiğimiz banko görevliside bu bilgileri yazmamızı istemişti. Tüm bu işlemlerden sonra en sağ tarafta bulunan mülakat veznesinden çağrılmak için bekliyorsunuz. Diğer arkadaşlarımızın mülakatı tamamlandıktan sonra bizim ismimiz çağrıldı ve tercümanımızla beraber mülakatın yapılacağı vezneye gittik. Burada ayakta duruyorsunuz özel bir odaya girmiyorsunuz. Mikrofondan konuşuyorsunuz. Dosyaları teslim ettiğiniz yer ile mulakata girdiğiniz vezneler yan yana. Aklınızda canlanması için söylemek istedim. Daha sonra görevli kişi bizden sağ ellerimizi kaldırıp önce yemin ettirdi daha sonra sırasıyla ;
    . Daha önce Amerika vizesine başvurdunuz mu ?
    . Nerede yaşıyorsunuz ?
    . Çocuğunuz var mı ?
    . Meslekleriniz neler ?
    . Ne iş yapıyorsunuz ?
    . Hiç tutuklandınız mı ?
    . Daha önce 6 ay dan uzun süre başka bir ülkede yaşadınız mı ?
    Bu soruları sordu ve ardından o sihirli cümleyi kurdu 😂 "I approve your visa" diyerek mulakatın tamamlandığını söyledi ve böylece mülatamızın tamamlanmış oldu. Sonra dan evlenmiş olmamıza rağmen bizden evlilik ile ilgili tek bir kanıt istenmediği gibi tek bir soru bile sorulmadı. Dosyaları teslim ettiğimiz kişi pasaportların 3 ile 5 gün içerisinde basılacağını söyledi bizde 2 gün sonra dönüş uçağımızın olduğunu belirttik. Bunun pek mümkün olmadığını fakat ellerinden geleni yapacağını iletti. Böylece bu süreçte bu şekilde sonlanmış oldu.

    Başta sürecin başından sonuna kadar neredeyse her aşamada tecrübesinden yararlandığım @onuru bey e daha sonra @gucarslan bey e @Serapp hanıma whatsapp dan ve telefondan bir çok soru sorduğum @gloria hanıma @ATS16 bey e burada tanıstıgım ve çok yardımı dokunan @samedt bey e ve hong kong da buluşup fikir alışverişinde bulunduğum tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Pasaportlarımız basılınca kısa bir güncelleme daha geçerim. Hepimiz için vizelerimizi çok kolay aldığımız bir süreç olsun.

  • RE: DV2025 Mülakat Deneyimleri

    Merhaba dostlarım, kader arkadaşlarım, yoldaşlarım...

    15 Ocak Ankara'da AP ile sonuçlanan sürecimden bahsetmiştim, I-134 formu verilerek sponsor talep edildi. Konsolosluktan çıkarken hani o uzun bir yol var ya.. İste o yolun dili olsa da konuşsa :D Büyük bir hayal kırıklığı, çöküş, öfke, üzüntü ile hemen sürecimi yazmıştım buraya ve @gucarslan 'ın 'merak etmeyin vizenizi alacaksınız' yorumu hala bir umut olduğuna inandırdı beni. Sonraki birkaç gün depresyon ve çözüm yolu aramak ile geçti, bu süreçte bize destek olan, tüm sorularımıza sabırla cevap veren @gucarslan 'a sonsuz teşekkür ediyorum, ayrıca forumda olan herkese çok teşekkür ediyorum, bazen küçük görünen bir bilgi bile yazsanız o aslında başkası için kilit nokta olabiliyor, o yüzden burayı aktif kullanmak, detaylıca takip edip her şeyi okumak çok kıymetli 🙏🏻

    I-134 (Sponsor) Talebine Alternatif Çözüm:
    Kesinlikle sponsor bulamayacağımıza karar verdiğimiz an farklı bir yolu deneyelim dedik.
    Not!: Sponsor bulmak gerçekten zor arkadaşlar bir çok evrak isteniyor ve resmen kişi bize kefil oluyor, birebir tanışmadığınız çok yakınınız olmayan birisi bununla uğraşmaz. Detaylar için https://yesilkartforum.com/forum/topic/255/sponsorluk-islemleri-ve-yapilmasi-gerekenler-i-134-ve-i-864?_=1737974479665 inceleyebilirsiniz.
    • Farklı yol ise ekstra para göstermek ve çalışma planı
    24.280$ olan hesabımı 42.567$ yaptım. Tl, dolar, euro olarak yükledim. Ben Enpara kullanıyorum mobil bankacılıktan evrakları alabilirsiniz fakat ben bankadan Qnb Finansbank’tan Varlık Dökümü (TR), 6 Aylık Hesap Dökümü (Tr) ve Konsolosluk Yazısı (Ing), İmza Sirküsü (TR) aldım.
    • Çalışma Planı
    Biraz mesleğimi ve elimdeki imkanları anlatarak bunları nasıl değerlendireceğimize dair bir plan hazırladık, örneğin gittiğimiz ilk 3 aylık, 6 aylık, 12 aylık ve 18 ay sonrası planımızı anlattık 1.5 sayfalık bir yazı oldu (İngilizce)
    Annem maddi olarak destek oldu ve onun destek olduğuna dair mektup hazırladık (Letter of Financial Support) (İngilizce), bana ne kadar verdiği ve nasıl teslim ettiği yazıyor.
    Şu an çalıştığım işe uzaktan devam edeceğim (Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı firmasında Eğitim/Vize Danışmanıyım) bunu anlatan bir Reference Letter aldım işverenimden (İngilizce)
    Bir tane evimiz var eşim ve benim adıma ortak tapumuz var bunu ekledim(Türkçe)
    Bu belgelere ek olarak Pasaportlarımız
    Mülakat sırasında verilen üzerinde I-134 or a plan for work yazan sarı form
    Ais PTT kaydı (mülakat için ilk etapta yaptığımız değil, kargo gönderebilmek için ayrıca yapmak lazım link bırakıyorum aşağıya, eşime ayrı kendime ayrı)
    Öncelikle bunları güzelce taradım kaydettim, evrakları da bir zarfa koydum sonra ais kaydı yaptım bunun da çıktısını aldım https://yesilkartforum.com/forum/post/459899 bu iletiden detaylara bakabilirsiniz.

    Bütün bu taradığım belgeleri konsolosluğa mail attım, Sayın Konsolosluk Görevlisi,
    xx.xx.xx'te konsolosluğunuzda yaptığımız görüşmenin ardından ve mali kaynaklarımızın yetersizliğine ilişkin talebinize yanıt olarak, aşağıdaki güncellemeleri sağlıyorum:
    Mali birikimlerimi artırdım, bir çalışma planı hazırladım ve işverenimden mevcut işime Türkiye'den uzaktan devam edeceğimi teyit eden bir mektup aldım. Bu belgeler incelemeniz için ekte yer almaktadır.
    İlk aylar için yerleşim ve istihdam planlarımızın göç sürecimizi desteklemek için yeterli olduğuna inanıyoruz. Başvurumuzla ilgili olumlu bir sonuç için lütfen desteğinizi rica ediyoruz. (ing)
    Daha sonra ptt gidip kargoyu verdim, Dosyanın üstüne ‘IV Unit Dikkatine’ yazdım, ais ptt kaydında bir belge var onu ptt memuruna gösterdim zaten bildiği bir işlemdi ve hemen yaptı.
    21.01.2025 15:44te kargoyu verdim. 22.01.2025 14:30 civarı teslim edildi.
    Ceac Status Check
    15.01.2025 Refused ☹
    24.01.2025 Administrative Processing 🤔
    27.01.2025 Issued 🥳🥳 Ve Doğum günümde bugün vizem onaylandı en güzel hediyeyi almış oldum… Çok karmaşık bir duygu, dilerim ki herkes hayaline ulaşır her şey gönlünüzce olur 🙏🏻
    Sürecimle ilgili aklınıza takılanları sorarsanız yardımcı olurum, şimdi gidişimizi planlayacağız Nisan ilk haftası olarak düşünüyoruz ama ne olur ne olmaz o kadar beklemeden gitsek mi diye de karışığız, bakacağız artık.
    Not: Lütfen sürecinizden kimseye bahsetmeyin, olabildiğince saklayın çünkü kimden ne geleceğini bilemezsiniz kimin ne hissedeceği nasıl bir enerji yollayacağı belli olmuyor, bazı şeyleri gerçekten içte tutmak lazım biz bir çok kişiye duyurduk maalesef(yakın çevre ama akraba arkadaş vs işte) ve ilk etapta bizim için güya dua eden insanlar ap kaldığımızı duyunca (ap ne tam da bilmedikleri için red olarak görüp) hafif alaycı tavırla hani Amerika’ya gittin geldin mi hehee diye saçma sapan gülerek sürecimi soruyordu yani :D

    Uzun oldu ama faydalı olur umarım, hepinize bol şanslar diliyorum, her şey gönlünüze göre olsun 🌸🌸

  • RE: DV2025 Mülakat Deneyimleri

    Selam arkadaşlar,

    Çok stresli ve hastalıklı günler ardından mutluluğa ulaştım :)

    Yazıyı bitirince fark ettim çok uzun yazmışım 2 satır özet yazayım, ya da son Final kısmını okuyabilirsiniz;

    30 Ocak tarihindeki mülakatımda 11 yıl önce alkollü araç kullandığımdan dolayı ki bu arşiv kaydında görünüyor, 1 ay 20 gün hapis cezasından ötürü AP kaldım ve 3 Şubat'ta vizem onaylandı.

    30 Ocak 2025'te Viyana'da bulunan mülakatım için 27 Ocak 2025 tarihinde Viyana'ya uçtum, Airbnb'den kiraladığım eve yerleştim (ev çok kötüydü, hasta oldum).

    Sağlık Muayenesi
    28 Ocak 2025 Salı günü doktor muayenem için saat tam 09.00'da klinikte hazır bulundum, CN sordu ve yazdı, fotoğrafım çekildi, form doldurdum ve önce hemşirenin kontrolüne girdim, Türkiye'de antikor testi yaptırmıştım, ama çok eksik aşım vardı, 5 aşı yapılacak dendi ok dedim. Sonra doktorun çağırmasını beklerken genç kardeşim Halil geldi, buradaki nickini hatırlayamadım, bul beni Halil :)
    Ardından da Fehmi hocam, eşi ve oğlu geldiler. Önce ben doktor kontrolüne girdim, iç çamaşırınız hariç soyunuyorsunuz, doktor geldi orada bir iltifatı aldım hayatımın büyük bölümü sporcu olmamdan :) Ama doktor çok hızlı konuşuyor, arada anlaşmakta zorluk çektim. Kan aldı ve 5 tane aşı yaptı covid dahil. 1 sağ omuzdan, 2 sol omuzdan, 1 belimin sağ tarafı ve 1 de belimin sol tarafından.

    Yapılan aşılar;

    • Covid
    • GRI (influanza)
    • HEPBE (Hepatit B)
    • MMR
    • REPE

    Bunların hepsi muayene dahil 600 euro tuttu, gel gör ki cepte 550 euro çıktı. Sekreter 100 mt soldaki atm gösterdi oraya gittim, TEB kartım ile günde 10bin TL karşılığı komisyonsuz çekebileceğimi düşünerek 250 euro istedim, acelem var diye ekran detaylarına da bakmadım tabii, %14,5 komisyon almış ATM !!! 50 Euro civarı komisyonla hesabıma 11480 TL civarı yansıdı. Siz siz olun nakiti bol bulundurun. Oradan röntgen çekilmeye gittim, numara aldım, içerisi kalabalıktı. Sıram gelince değişik bir aksanla soyadım seslenildi, zor anladım. Röntgen çekildi, tekrar bekledim ve CD çekilip bana verildi.

    Ertesi günü buradan yazıştığım, telefonda görüştüğüm, aynı gün mülakatımız olan @siraç hocamla telefonlaştık, buluştuk. @siraç hocam, yenge ve muhteşem 4 oğlu ile çok güzel birkaç saat geçirdik. Hatta California'da hep beraber barbekü partisi yapma konusunda sözleştik :)

    Mülakat Günü

    Sabah uyandığımda boğazımın biraz şiştiğini, hafif ateşimin olduğunu fark ettim. Klinikten de henüz mail gelmemişti, @siraç hocamın maili gelmiş ama bilgi hatası varmış, birlikte kliniğe gidelim diye konuştuk ki benim mail geldi. Eczaneden boğaz spreyi ve ağrı kesici/ateş düşürücü bir ilaç aldım. 13:00'da olan mülakatımız için saat tam 12:00'da Amerikan Büyükelçiliği kapısında hazır oldum, evet büyükelçilik :) Hatta @siraç hocamda telefonda konuşuyoruz, diyor ki karşısındaki parktayız, ya park yok burda diyorum :) Sonra güvenliğe sordum, 13'te interview var, bu da confirmation page diyorum, bakıyor kağıda ama bişey anlamıyor, sonra bahçede duran sivil giyimli biri geldi güvenliğin yanına ve kağıda baktı ooo sen yanlış geldin dedi, sizlerinki konsoloslukta oluyor ve saat 13'te oluyor dedi, bizim dosyalara hakim biri. Hatta hangi trenin, hangi hattına bineceğimi detaylıca anlatıyor, gerçekten çok yardımseverdi. Ben işi riske atmayarak Uber ile gittim. Siz bu hataya düşmeyin, ben google maps e göre hareket ettim, halbuki mailde adres yazılı idi.
    @siraç hocam ve ailesiyle konsolosluk karşısındaki parkta buluştuk. 12:40 gibi karşıya geçtik, Halil, Fehmi hocam ve ailesi ve diğer herkes kapıda buluştuk. Toplam 7 case idik. Çıktık yukarı, rutin güvenlik kontrolü ardından içeri oturduk. Önce sıra ile evrak teslimi için çağırıyorlar, sıra bana gelince gittim, aldıkları;

    • Pasaport ve 2 fotoğraf
    • Greencard'ın Amerika'da gideceği adres, adı-soyadı ve telefon numarası
    • 2 adet lisans diplomam, edevlet mezun çıktıları ve fotokopileri
    • 2 farklı bankaya ait hesap dökümlerimin bakiye gösteren sayfaları ve borsa portföyüm
    • Formül A
    • Arşivli adli sicil kaydı (arşiv kaydım var, yeminli dosya tercümeleri)

    Ardından hemen sol vezne bankosundan kredi kartım ile 330 USD ödedim ve oturarak mülakata çağrılmayı bekledim.
    Her çağrılan elinde bayrakla ayrılıyor olması hepimizi çok mutlu etti, alkışladık. En son Halil ve ben kaldım, Halil çağrıldı ve Halil kardeşim de bayrağını aldı. Hatta kardeşim dedi ki abi istersen senin mülakatın bitmesini bekleyeyim dedi, yok kardeşim seni annen-baban bekliyor aşağıda, çok sağol dedim.
    Tek ben kalınca içime şüphe düştü, Hakan bir sıkıntı var dedim... Adım seslenildi, mülakata başladık, ben tercüman talebim olmamıştı, benden öncekilerin çoğu Alize hanım eşliğinde mülakatı tamamlamıştı. Ben ingilizce rutin soruları yanıtladım. Elime Administrative Processing kutucuk işaretli beyaz bir kağıt verdi, uçağımın ne zaman olduğunu sordu, Cumartesi dedim. Pasaportu ve fotoğrafları da verdi ve sürecin tamamlandığında sana mail atarız, pasaportunu yine DV için gelen biri ile gönderebilirsin dedi. O andaki duygularımın, çöküşümün tarifi imkansız...

    Sessiz bir şekilde çıktım, yolda yürüyorum umarsızca, nereye gittiğimi bilmeden. Telefonum uçak modunda ve açmak gelmiyor içimden. Çünkü ben zaten mutsuzum ve benden güzel haber bekleyen gerek ailem, gerek buradan tanıştığım arkadaşlara da mutsuz haber vermek gelmiyor içimden.

    Eve gittim, 1-2 saat sonra açtım telefonu, tahmin ettiğim üzere bir sürü mesajlar...
    Herkese beklemeye alındım demekle yetindim. Arayanlar oldu, destek olanlar oldu hepsine ayrı ayrı teşekkürler.

    Uykusuz ve hasta bir şekilde sabah edebildim, konsolosluğa mail attım ve dedim ki; Biliyorum yoğunsunuz ama geçmiş tecrübelerinize göre tahmini ne zaman yanıt alabilirim ? 1-2 saate yanıt geldi; "early next week"

    Yanıt verdim; ben şansımı deneyeceğim ve Türkiye'ye dönmeyeceğim dedim, 5-6 gün daha buralardayım ve sizden yanıt bekliyor olacağım.

    Cuma günü itibari ile hastalığım daha da artmıştı ve hatta akşamına daha kötü oldum, Uber çağırarak Vienna General Hospital'a gittim. Önce hemşire ateşimi ölçtü, 37,9 idi. Form verdi doldurdum ve farklı bir bankoya kayıt için gittim. Pasaportumu istedi, ardından Türkçe konulabilirsin dedi :) Çalışan Türkmüş, hatta çok yardımcı oldu bana, sigortan var mı dedi, Aksigortadan avrupa seyahat sigortam var dedim, anlaşmamız yok dedi. Normalde prosedür gereği senden 400 euro almam gerekiyor dedi ama bence işlemlerin o kadar tutmaz, 100 euro alıcam ama muayeneden sonra dedi. Türkiye'de fatura için bir adres istedi ama 3-4 aya geliyormuş. Bende kız kardeşimin adresini yazdım. Doktorun kapısında beklemeye başladım, 5 dk sonra çağrıldım. Doktor solunum yollarıma baktı, kullandığım ilaç, alerji vs var mı dedi yok dedim. Bunları bilgisayara yazdı. Bana 3 tane ilaç yazdı gönderdi. Yine bana yardımcı olan hemşirenin yanına gittim, o bana evime yakın nöbetçi eczaneyi buldu ve adresini çıkarıp verdi. Ödeme dedim ? Verdiğin adrese göndeririz dedi. Bu kısmı çok anlayamadım, ya bana gerçekten iyilik yaparak hiç ödeme almadı, ya da sağlam bir fatura gidecek kardeşimin adresine, bilemedim :)

    İlaçlarımı aldım ve baktım ki antibiyotik fln yok. Ben yıllardır böyle hasta olduğumu bilmem, sporcuyum, sağlıklı beslenir, günlük 1000mg c vitamini alan biriyim. Ertesi günü Cumartesi itibari ile farklı bir Airbnb evi kiraladım, tam Viyana opera karşısında. Konsolosluğa 600 mt. Günlerce yine hastalıkla boğuştum tabii.

    Final: 3 Şubat Pazartesi saat 14:48'de şu maili aldım;

    "Dear Mr. Dundar,
    we can issue your DV visa.
    Please bring your passport to the U.S. Consulate for visa issuance either today until 4 PM or tomorrow between 8:30 - noon.
    Thank you.

    Best regards,"

    Pantolomun bir paçasını asansörde, montumun bir kolunu konsolosluğa koşarken giydim :)

    Maili aldıktan takribi 15 dk sonra konsoloslukta idim. Alize hanım bekliyordu beni güler yüzle, pasaportumu verdim, eğer vaktin varsa bekle vizeni basalım alıp gidersin. Beklemek ne kelime, sabaha kadar burada yatarım ben :)
    15-20 dk bekledim ve o an, vizem basılmış pasaport ve de arşiv kaydımda bulunan 11 yıl önce alkollü araç kullanmaktan 1 ay 20 gün hapis cezasına ait (ertelenmişti) mahkeme tercümelerini bana iade etti. Onlar incelenmiş, bu yüzden AP kalmışım. Ve de dedi ki iyi ki Türkiye'ye dönmeyip bekledin dedi, kendisine çok teşekkür ettim ve ekledim; Sizi Türkiye'de yeşilkart forumdakilerin hepsi tanıyor ve sizi çok seviyoruz dedim, güldü ve teşekkür etti.

    Ne çok yazmışım, ben bile sıkıldım, neyse en üste 2 satır özet geçeyim :)

  • RE: DV2025 Mülakat Deneyimleri

    HONG KONG MÜLAKAT DENEYİMİ

    Herkese merhabalar ben Kadir. Sizlere 20 Şubat'taki Sağlık randevusu sürecimi ve 3 Mart'ta girmiş olduğum mülakat deneyimini aktaracağım.
    Detayları aktarmadan önce dosya taşıma sürecimde yardımını çok gördüğüm değerli @cttl abime buradan saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Biraz soru yağmuruna tutmuş olabilirim, çok teşekkür ederim :) . Bu forumun kurulmasını sağlayan kişilere teşekkürlerimi iletiyorum. Ayrıca Mülakat deneyimini mükemmel anlatmış forum arkadaşlarıma teşekkür ederim. Sizlerin güzel anlatımı sayesinde vize görüşmesini kusursuz bir şekilde tamamladım diyebilirim. Mülakat günü tanıştığımız @ugurbocegi, @mehmetserdarnar , @alikacar06 , @Ethem-Kostak, Osman, Furkan bey ve değerli eşine, @cptmuzaffer ve değerli eşine, İlkay bey ve değerli eşi @zeynep-soyupak ve çocukları Erkay ve Linda'ya, @metinbeci bey ve değerli eşi ve oğluna, ve Marina Medical’de tanışmış olduğum Oğuzhan bey ve değerli eşine saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Sizlerle tanışmak bir keyifti. Yeni yaşamınızda başarılar diliyorum.

    Dosya taşıma süreci ve diğer bilgiler

    Green card sonuçları açıklandıktan sonra Case numaramın 7 bin küsür olduğunu öğrendiğimde Ankara'da mülakat yetişebilir düşüncesiyle bekleyiş sürecine girdim. Daha sonra ocak ayında forumda araştırmalar içerisine girdim ve bu case no ile Ankara'da mülakat alamayacağımı düşündüğümden kaynaklı Hong Kong'a dosya taşıma işlemlerimi başlattım. Numaram current olduğu için 31 Ocak Cuma günü Hong Kong'un mail adresi olan " [email protected] " adresine dosya taşıma maili attım. 6 Şubat günü konsolosluk tarafından kabul edildiğime dair mail aldım ve böylelikle dosyam Hong Kong'a taşınmıştı. Daha sonra forumdan okuduğum kadarıyla mülakat gününün 1.5 ay sonrasına gelebileceğini düşündüğüm için heyecanlı bekleyişim başlamıştı. Çok şaşıracağım bir şekilde 12 Şubat'ta Hong Kong konsolosluğu tarafından mülakat tarihimin 3 Mart olduğu bilgisi aldım ve beni aşırı stres ve heyecan bastı. Çünkü önümde 19 gün vardı ve benim hiçbir belgem, antikor testim, aşı bilgilerim vs. hazır değildi. Daha sonra hızlı bir şekilde ilk olarak Dr.Nicolson ve Anderson'a sağlık randevusu alabilmek için mail attım. Tercüme edilecek belgeleri hazırladım. Devlet hastanesinden antikor testi olursam eğer yetişmeyeceğinden korktuğum için özel hastanede antikor testi oldum. ve sadece Hepatit B aşısı oldum. Daha sonra ilk olarak Dr.Nicolson'dan cevap aldım ve bana 18 Şubat'ta randevu ayarlayabileceklerini, daha sonrasına veremeyeceklerini ilettiler. Anderson ise 24 Şubat'a randevu verdi. Benim için en iyi tarih 24 Şubat'tı çünkü yetiştiremediğim evraklar vardı. Bu arada sonradan düşündüm ve 24 Şubat'ında çok geç olacağını düşündüğüm için randevu tarihini 20 Şubat'a çekmesi için Anderson'a tekrar mail attım ve bu isteğimi gerçekleştirdiler. Böylelikle Nicolson'a randevuyu iptal etmelerini söyledim. Hemen Sağlık randevum belli olduğu için Covid aşısının randevusu için Marina Medical'den 21 Şubat 11:30'a randevu aldım. Sağlık randevumun tarihi kesinleştiği için 19 Şubat TSİ 02:30 saatiyle IST-HKG Direkt uçuşuyla THY'dan bilet aldım. Tüm herşeyimi ayarladıktan sonra Hong Kong'a 19 Şubat'ta 17:30 civarında indim ve pasaport kontrolüne girdim. Görevli memur hiçbir soru sormadan 90 gün geçerli olan küçük bir kağıt verdi ve bavul teslim alanına geldim. Bavulumu aldıktan sonra 100 dolar bozdurarak 700 HKD civarı para aldım. Diğer mülakat deneyimini anlatan arkadaşlar gibi sizlere önerim havalimanında 100 dolar bozdurmanız yeterli. Çünkü havalimanındaki kur 7 iken şehir içinde 7.7 civarında. Daha sonra herkesin söylediği "80GB 88HKD" sim kartını aldım, octopus card(ulaşımda,markette,restoranlarda ve çoğu yerde geçerli olan ve çok önemli kart, 200HKD) aldım ve tuttuğum airbnb'de kalmak için A11 numaralı otobüse bindim. Kaldığım airbnb, Konsolosluğun 2 km ötesinde olan Hennesy Rd'da Wan Chie Fire Station kısımlarında kalıyor. Çok merkezi bir yer olduğu için ulaşım konusunda hiçbir sıkıntı yaşamadım. Forumda herkesin belirttiği gibi Hong Kong ulaşım açısından inanılmaz gelişmiş. Gitmek istediğiniz yeri google maps'te yazdığınızda otobüs kısmına basınca detaylı şekilde bilgi alınabiliyor.

    Nicolson mail : [email protected]
    Anderson mail : [email protected]

    Sağlık randevusu için hazırladığım belgeler (Türkçe olan kısımları ingilizce tercüme ettirdim)

    -Antikor testim
    -Çocukluk yıllarıma dair aşı kartlarım
    -Hepatit B aşısı olduğuma dair aşı belgesi
    -1x1.5 inch 5 adet fotoğraf (2.54cm x 3.81cm)
    -Covid 19 aşı kartı
    -ESC çıktısı
    -Ds 260 Confirmation Page
    -Pasaport fotokopisi
    -Kimlik fotokopisi
    -Amerika'da belirttiğim adres çıktısı
    -21 şubat'ta covid aşısı olacağıma dair mail çıktısı

    Sağlık Randevusu

    20 Şubat 14:10'da olan Anderson randevu sürecime başlamak için saat 13:50'de Mong Kok'ta Wai Fung Plaza'da bulunan ve 8.katta olan Quality HealthCare Medical Centre'a giriş yaptım. Molada oldukları için 10 dakika kadar bekledikten sonra çalışanlar geldi ve müşterileri almaya başladılar. Ben ilk sırada olduğum için beni çağırdılar. İlk olarak U.S Visa Medical Examination için geldiğimi söyledim ve benden şu belgeleri talep ettiler:

    -Pasaportum
    -1x1.5 inch 5 adet fotoğraf
    -Antikor testi
    -Aşı kartlarım(çocukluk aşılarım,covid 19 aşı kartım ve hepatit b aşısı belgesi)
    -ESC çıktısı
    -Amerika'da belirttiğim adres ( ve ayrıca bu kağıda e mailimi ve telefon numaramı yazmamı istedi)

    Daha sonra onlara covid aşısı randevusu aldığıma dair mail çıktısını verdim ve aynı zamanda influenza aşısınıda olmam gerektiğini söylediler. Hemen o esnada Marina Medical'e whatsapp üzerinden yazdım ve İnflueanza aşısı olmam gerektiğinide söyledim ve Covid aşısı ile birlikte vurulacağımı belirttim. Bana yapacakları testleri anlatmaya başladı. İlk olarak idrar testi vermemi istedi. Daha sonra kan vereceğimi söyledi ve göğüs röntgenine gireceğimi söyledi. İlk olarak idrarımı verdim ve daha sonra kanımı verdim. Biraz oturduktan sonra hemşire odaya çağırıp göğüs röntgenimi çekti. Biraz bekledikten sonra başka bir hemşire göz testine soktu, (tek gözümü kapatmamı istedi ve aynaya bakıp harfi okumamı istedi), boy ve kilo ölçümü yaptı, tansiyonumu ölçtü ve genel olarak sorular sormaya başladı(Önündeki pcde translate açıktı ve anlamadığım soruları oraya yazdı ve bana Türkçesini gösterdi):

    -Daha önce ameliyat geçirdin mi?
    -Astım var mı?
    -Alkol kullanıyor musun?
    -Daha önce birine zarar vermek istedin mi?
    -İlaç kullanıyor musun?
    -Uyu*turucu kullanıyor musun?
    -Ailede kanser vakası var mı?

    gibi genelde "No" diyeceğim sorular soruldu.
    Daha sonra ayrı bi odada Doktor'un muayene edeceğini söyledi. Sadece iç çamaşırım kalacak şekilde üstümü çıkartmamı ve verdikleri mavi önlüğü giymemi söyledi. Odada dediklerini yaptıktan sonra doktor geldi ve hemşire kızın bana sorduğu soruların aynısını sordu. Bazı refleks testleri yaptıktan sonra kalbimi dinledi, ciğerimi kontrol etti ve yaklaşık 10 kere nefes alıp vermemi istedi.
    Bütün testlerden sonra herşey normal gözüküyor dedi ve Doktor odadan ayrıldı. Üstümü tekrar giydikten sonra kolidorda bekledim ve başka bir hemşire aşı bilgisi için odaya çağırdı. Vermiş olduğum antikor testim ve aşı kartlarım sonrası o gün orada aşı olmadım. Fakat Covid ve İnfluenza aşısı olunduktan 2 hafta sonra hemşire kadın olmam gereken aşıları belirtti. (MMR,Tdap,Polio.) Ben bu aşıları Türkiye'de olabilir miyim diye sordum ve kabul ettiler. Daha sonra ödeme yapmak için tekrar benden belgeleri alan hanımefendiye gittim ve ödeme yaptım. Toplamda 4780 HKD ödeme yaptım. Oradaki işim o günlük bitmişti. 21 Şubat'ta covid aşısı (biontech) ve influenza aşısını Marina Medical’de olduktan sonra aşı kartlarını Anderson'a bıraktım ve sağlık testi sürecini başarıyla tamamladım. Hemşire hanıma özellikle 3 Mart'ta mülakatımın olduğunu belirttim ve yetişmesi için ricada bulundum. Bana 10 iş günü içinde çıkabileceğini söyledi. Daha erken çıkması halinde sizleri e mail üzerinden bilgilendireceğiz dedi. Oradan ayrıldım ve bekleme sürecine girdim. Daha sonra hafta sonu araya girdi ve 25 Şubat Salı günü dayanamadım ve oradaki sekreterliğe mail attım. ( [email protected] ) 1 gün sonra cevap geldi ve Cuma günü (28 Şubat) Sağlık raporunuzu teslim alabilirsiniz dediler. Çok sevinmiştim çünkü bu kadar kısa sürede çıkmasını beklemiyordum. Eğer ki rapor yetişmeseydi Konsolosluğa mülakatı ertelemek için mail atmak zorunda kalacaktım ve buda süreci riskli bir duruma getirecekti.

    Mülakat için hazırladığım belgeler (Sadece Yeminli tercüme yaptım)

    -Lise diploması aslı, tercümesi ve fotokopisi
    -Mezuniyet belgesi aslı, tercümesi ve fotokopisi
    -Arşivli Adli sicil kaydı ( e devletten ingilizce olarak alınabiliyor)
    -Askerlik belgesi aslı, tercümesi ve fotokopisi)
    -Formül A
    -Vukuatlı nüfus kayıt örneği aslı, tercümesi ve fotokopisi
    -İkametgah belgesi aslı, tercümesi ve fotokopisi
    -ESC çıktısı
    -Ds 260 Confirmation Page
    -Sgk 4A Hizmet dökümü (sadece 1. ve 4. sayfasını tercüme ettirdim)
    -Sgk çalışma belgesi aslı, tercümesi ve fotokopisi
    -Pasaport fotokopisi
    -Kimlik fotokopisi
    -2x2 inch boyutunda 5 adet Fotoğraf (5cm x 5cm)

    3 Mart Mülakat Deneyimi

    3 Mart sabah 08:30 da olan mülakatım için saat 07:00'de evden çıktım ve konsolosluğa 07:25'de vardım. Daha sonra konsolosluğun karşısındaki kafede beklerken tanışmış olduğum ve yazımın başında belirtmiş olduğum değerli arkadaşlarımla birlikte 08:20 de konsolosluk önünde sıraya girdik ve görevliler tarafından 08:25 de içeriye alınmaya başladık. Telefonlarımızı kapattıktan sonra cüzdanımı, telefonumu ve belgelerimin bulunduğu sırt çantamı küçük bir sepete koydular ve sepeti elimde tutmam için verdiler. Daha sonra üst aramasından geçtikten sonra telefonumu aldılar ve konsolosluktan çıkış yaparken teslim almam için bir numara verdiler. Elimdeki sepetle birlikte 1 kat yukarı çıkıp sağa döndüm ve görüşmenin gerçekleştiği odaya girdim. Türk arkadaşlarımla birlikte orada oturduk. Önümüzde toplam 4 gişe vardı ve 4 numaralı hanımefendiye ilk olarak ben belgelerimi ve pasaportumu teslim etmek için gittim. Benden pasaportumu istedi. Daha sonra teker teker benden bu belgeleri istedi:

    -Formül A
    -Vukuatlı Nüfus kayıt örneği
    -Anderson'dan almış olduğum sağlık raporu
    -2x2 2 adet fotoğraf(1 tanesinin arkasına soyismimi ve ismimi yazdım)
    -Lise diploması aslı ve tercümesi
    -Lise Mezuniyet belgesi
    -Arşivli adli sicil kaydı
    -Askerlik belgesi

    Bu saymış olduğum belgelerin sadece tercümeli olanını verdim. Bana fotokopisi var mı bunların dedi, bende bu belgeler sizde kalabilir, sizin için hazırladım dedim. Daha sonra hiç evlendin mi diye sordu, hayır dedim. Amerika'da daha önceden bulundun mu dedi, hayır dedim. Daha sonra 330 Dolar olan vize ücretini ödemem için bir kağıt verdi ve hemen kolidorun solunda olan vezneden ücreti ödedim ve kağıdı hanımefendiye verdim. Daha sonra oturmamı söyledi ve ismim çağırıldığında gelmemi söyledi. 3-4 dakika kadar bekledikten sonra 1 numaralı gişede olan Amerika'lı memur tarafından çağırıldım ve mülakatım başlamış oldu. Bu arada ben tercüman tutmadım. Orada tercüman tutan arkadaşlarım vardı. Eğer ki kendinizi daha güvende hissedebileceksiniz tercüman tutabilirsiniz. Görevli memur ilk önce parmak izlerimi vermemi istedi. Sol 4 parmağımı okuttum ardından sağ 4 parmağımı okuttum ve 2 baş parmağımı okuttum. Daha sonra sağ elini kaldır dedi ve vereceğin bilgilerin doğru olduğuna yemin eder misin dedi. Ben de yemin ettim. Daha sonra lise diplomama baktı ve hangi okuldan mezunsun dedi ve bunu türkçe şekilde söyle dedi. Türkçe şekilde söyledim. Daha sonra şu soruları sordu:

    -Bitirdiğin en yüksek okul derecesi nedir?
    -Daha önce Amerika'ya gittin mi?
    -Türkiye ve Hong Kong dışında ülkeye gittin mi?
    -Amerika'da ailen var mı?
    -Ne iş yapıyorsun?
    -Daha önce tutuklandın mı?

    Bu soruları sorduktan sonra sadece kısa cevaplar verdim ve yeterli oldu. Daha sonra 2-3 dakika boyunca bilgisayarda birşeyler yazdı ve şu cümleyi söyledi:
    "Vizenizin onaylanması için tavsiyede bulunacağım. Pasaportunuzu 2 ila 5 iş günü içerisinde buradan teslim alabilirsiniz" dedi. Daha sonrasında teşekkür ettim ve bu şekilde mülakatımı sonlandırdım. O gün oradaki ilk vizeyi alan kişiydim. 5-6 saat sonra https://ceac.state.gov/CEACStatTracker/Status.aspx?App=IV sitesinden vizemin durumunu kontrol ettiğimde "AP" yazdığını gördüm ( bu durum sizde de olursa endişelenmeyin normal bir durum) ve 1-2 saat sonra ise " Issued" yazdığını gördüm. Bir sonraki gün olan 4 Mart sabahında Konsolosluk tarafından şu şekilde mail aldım: "Pasaportunuza vize basıldı ve saat 14:00-15:00 arası pasaportunuzu teslim alabilirsiniz." Daha sonra pasaportumu ve hiç açmamam gereken sarı zarfı teslim aldım. Bu sıkıntılı ve stresli süreci başarıyla tamamlamış oldum.

    Yapmış olduğum giderler

    • Fotokopi (belge) çıkarma maliyeti → 350 TL
    • Belgeleri tercüme etme işlemi → 0 TL (Tanıdık olduğu için masraf olmadı)
    • Gidiş uçak bileti → 25.000 TL
    • Dönüş uçak bileti → 17.800 TL ( esnek bilet)
    • Airbnb konaklama (17 gün) → 17.000 TL
    • Yeme-içme → 7.000 TL
    • Anderson muayene ücreti → 22.400 TL
    • Covid-19 aşı ücreti → 8.000 TL
    • İnfluenza aşı ücreti → 2.350 TL
    • Türkiye'de iken olduğum Antikor testi → 5000 TL
    • Türkiye'de iken olduğum Hepatit B aşısı → 350 TL
    • Ulaşım masrafım → 3.000 TL
    • Vize ücreti 330 Dolar → 12.000 TL
    • Ekstra giderler (hediye,kişisel harcamalar) → 5000TL
    Toplam: 125.250 TL ( 3.435 USD )

    İşte böyle, buraya kadar okumuş olan herkese teşekkür ederim. Vizesini almak isteyen herkese bu süreçte başarılar diliyorum.
    Saygılarımla

  • RE: DV2025 (2025 Green Card Lotosu) Aşamaları

    Sevgili forumdaşlar merhabalar. Bu sabah Hong Kong abd konsolosluğuna eksik belgelerimi teslim ettim ve öğleden sonra vizem basılı bir şekilde pasaportumu teslim aldım. Uzun, yorucu ve stresli bir süreci sonunda geride bıraktım. Burak isimli bir arkadaşım da bugün benimle birlikte vizesini aldı, kendisine selam olsun. Sıradaki mülakata girecek arkadaşların da bu mutluluğu yaşamasını diliyorum. Yeşilkart forum olmasaydı kesinlikle dosya taşıma diye bir şeyden haberdar dahi olmazdım, her şey bu forumun sayesinde. Hepinize çok teşekkürler.

  • RE: DV2026 (2026 Green Card Lotosu) Aşamaları

    28.08.2025 Dosya Taşıma Güncellemesi Hakkında


    arkadaşlar herkese merhaba,
    hani "nereye elimizi atsak kuruyor" diye bir tabir var ya, tam olarak bu durumdayız.
    tr kazananlarini, dünyanın en kötü konsolosluğuna mahkum edenler, tam bundan vazgeçti derken artıkları olumlu adımı da iptal ettiler. fam güncellemesi de bugün yarın yapılır zaten.

    DOS'un, bugün yayınladığı kural değişikliği ile 1 kasim 2025 itibariyle "dosya taşıma" hakkını, sadece oturum izni ya da vatandaşı olunan ülke olarak güncelledi.

    Adjudicating Applicants in Their Country of Residence

    bizi ilgilendiren kısım;
    Diversity Visas: These changes will be applied to Diversity Visa applicants in the DV-2026 program year.

    guncellemede, dağıtımı yapılmış mülakatlar muaf tutuldu.

    dosyasini başka konsolosluga taşımış arkadaşlarımız ne yapmalı?

    mevcut göçmenlik dosyasını başka bir konsolosluğa taşımış ama mülakat almamış arkadaşlarımız; dosyalarını taşıdıkları konsolosluğa, ilgili değişikliğin linkini paylaşıp durumlarının ne olacağını, dosyalarının orada mi yoksa ilk konsolosluklarina (ankara) mi geri taşınacağını sormalilar. çünkü DOS bu konudaki kısmı ucu açık birakmis. ancak bunu lütfen önümüzdeki hafta yapmaya başlayın; çünkü ilgili yönetmelik için onlar da süreci DOS'tan öğrenecek.

    üç ihtimal var;

    1- kcc bütün dosyaları seçildikleri ülkelere göre geri transfer edip ilk konsolosluk olarak günceller.

    2- konsolosluklar, dosyasi kendilerine taşınan ve cut-off olmuş dosyaları ya kabul edip sürece devam eder ya da geldikleri konsolosluklara iade edip ilgili göçmenlik dosyasıni kendilerinden ayirir

    3- şu ana kadar olmuş bütün işlemleri olduğu gibi bırakıp yeni işlem kabul etmez.

    işte bu 3. şıkta bir sorun geliyor gundeme. dosya mülakat aşamasına gelmiş olsa mülakat zamanı oturum talep edilirse o zaman dosya ana konsolosluga iade edilir. işte o zaman da ankara o dosyaya mülakat vermez, vermek istemez. bunu çok yaşadık. en kötü senaryo yaşanmış olur, dosya arafta kalır..

    şu an kimse sürecin nasıl işleyeceğini bilmiyor. bu yüzden kervanı yine yolda düzeceğiz. biliyorum moraliniz cok bozuldu ama ilk günden beri dediğimiz gibi, her senenin dinamiği birbirinden farkli. bu sene de onlardan biri oluyor. umut edelim ki, hali hazırda taşınmış dosyalara dokunmasinlar ve elbette ankara insafa gelip maksimum düzeyde mülakat versin bu sene.

    onun dışında, başka ülkelerden oturum alma vb işlemelere sırf dv mülakatı için görmenizi tavsiye etmem. geçmiş yıllarda bunu yapanlari 30 eylul'e kadar ap'de bıraktıklarını biliyoruz. boşa zaman ve para harcamayın.

    VE LÜTFEN;
    konsolosluklardan aldığınız cevapları buraya aktarın.
    çünkü elimizdeki tek bilgiler onlar olacak, onlara göre hareket edeceğiz.

    hepiniz için tekrardan güzel şeylere sebep olmasını dilerim.

    içinizi ferah tutun, ne zaman dusseniz elinizden tutacağız!
    hiçbiriniz yalnız kalmayacaksınız.

  • RE: DV2026 (2026 Green Card Lotosu) Aşamaları

    bu sabah vizemiz onaylandı çok şükür.
    en kısa sürede mülakat deneyimi olarakta paylaşacağım 😀😀

Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

31

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.7k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum