Şahsi yorumum; özellikle EU bülteninin bu kadar uzun bir süre 20.000 bandında sabitlenmesinin sebebinin, "pause" kararının sona ermesiyle birlikte mevcut hükümetin mümkün olduğunca az vize tanımlama isteğiyle örtüştüğü yönünde. İhtimali düşük görüyorum ama bu ay da bülten çok az (göstermelik) artar veya 20.000’de kalacak olursa, yapacakları hamleler bu niyetlerini doğrulamış olacak.
Mevcut hükümetin, zaten onaylamadığı bu programı durdurmak veya ortadan kaldırmak için geçmişte bu programla ABD’ye yerleşen bir göçmenin gerçekleştirdiği terör saldırısını bahane olarak kullandığından şüphesi olan yoktur diye düşünüyorum. "Pause" kararı kalksa bile zaten 75 ülke yasağı (75 country ban) kalkmayacaktır. Bu ülkeler, halihazırda Trump’ın önceki konuşmalarından da bildiğimiz üzere, hükümet tarafından artık kesin suretle ABD’de göçmen olarak barınması istenmeyen ülkelerdir. Yani ABD hükümeti, ellerinden gelen bütün imkanlarla bu ülke vatandaşlarına vize vermek istemiyor. Hatta bu istekleri seçim kampanyalarında da belirtildi; şu anda da "Bakın, biz şu kadar göçmeni ülkelerine geri gönderdik..." gibi paylaşımlarla seçmene oynuyorlar. Yani bu gizli saklı yürüttükleri bir gaye değil; bilakis kendi seçmenine verileri göstererek, "Biz bu göçmenleri almayacağız, olanları da geri göndermek üzere çalışıyoruz," diyorlar.
Yalnız anlamadığım nokta şu: "Neden İsveç, Norveç gibi güzel ülkelerden göçmen almıyoruz da hep Afganistan, Pakistan vb. 'boktan' yerlerden göçmen alıyoruz?" (kendi açıklamasıyla). Tamam, 75 ülkeye göçmenlik yasağı getirdin ve bu ülkeler zaten şu an hiçbir surette göçmen vizesi alamıyor; peki neden geri kalan ülkeleri de dondurdunuz? Tek mantıklı açıklama, onlara da mümkün olduğunca az vize tanımlamak istemeleri. Bülten yavaşlatılıp sekteye uğradığı ve son dakika açıldığı sürece yasalar çiğnenmemiş, oyun kitabına göre oynanmış ve mali yıl bu şekilde kapatılmış olacak. Böylece istedikleri gibi, normalden çok daha az sayıda göçmene vize sağlamış olacaklar. Bu yıl zaten çok fazla boş dosya sayısı var; yani EU 20.000 sayısı, geçtiğimiz yıllarda belirtebileceğimiz EU 20.000'lerden daha az bir yoğunluğa sahip. Asia ve Africa bölgelerinin büyük çoğunluğu zaten vize yasağı alan ülkelerden oluşuyor. (EU'dan özellikle bahsetme sebebim bu, e bir de tabi bizi ilgilendiren kısım orası)
Bekleyip göreceğiz. Ben Türkiye’de işlerime devam ediyorum pause kalkmazsa kaldığım yerden devam edeceğim ama biliyorum ki herkes için bu durum mümkün olmayabiliyor. Dile kolay, bir yıl boyunca bu stresi yaşadık. Kimilerimiz bazı şeylerden feragat etmek zorunda kaldı; bazı tercihler yapılmadı, ertelendi veya vazgeçildi. Şimdi akıllarda "Bu fedakarlıkların hepsi boşa mıydı?" sorusu var. Herkese sabır diliyorum, umarım her şey hepimizin dilediğince olur.