ABD'den Haberler
-
Trump: "Gerçek kitabı ben yazacağım"
ABD Başkanı Donald Trump, gazeteci Bob Woodward'un kendisi hakkında yazdığı kitap ile ilgili "Woodward’ın kitabı şaka gibi, bana karşı yapılan saldırılardan sadece biri." yorumunu yaptı. Trump, "İsmi açıklanmayan gizli kaynaklara referans veriliyor. Kitapta hakkında iddiada bulunan birçok kişi, kendilerine isnat edilen sözlerin yalan olduğunu dile getirdi. Demokratlar kaybetmeyi kendilerine yediremiyor. Gerçek kitabı ben yazacağım.” dedi.Trump, sosyal medya hesabı Twitter'dan, ABD'li kıdemli gazeteci Bob Woodward'un yazdığı ve yarın piyasaya çıkması beklenen "Korku: Beyaz Saray'da Trump" adlı kitap hakkında değerlendirmelerde bulundu.
"SALDIRI YAĞMURU"
Büyük bir bölümü basına sızan kitap hakkında Trump, "Woodward'ın kitabı şaka gibi, bana karşı yapılan saldırılardan sadece biri. Saldırı yağmuru." ifadelerini kullandı.
https://www.sabah.com.tr/dunya/2018/09/10/trump-gercek-kitabi-ben-yazacagim
-
-
-
-
https://www.cnnturk.com/video/dunya/abdden-s-400-aciklamasi
Aman Ali Rıza bey ağzımızın tadı kaçmasın ! gibi düşünmek..
-
2018 abd'den rekor dis ticaret acigi
https://www.sozcu.com.tr/2019/ekonomi/dis-ticaret-acigi-rekoru-kirildi-11-yildir-boylesi-gorulmemisti-3813032/analystlerce 2050 yilinda cin ve hindistan'in ardindan dunya'nin 3. buyuk ekonomisi olacagi ongorulen abd yinede bircok ulkeden daha buyuk ekonomi olmayi surdurecektir. fingers crossed.
-
At least 49 people are killed and 48 injured in multiple Christchurch mosque massacres
-
-
-
-
TÜRKLERİN EN FAZLA BULUNDUĞU EYALETLER
Eyalet NufusNew York 21,825
New jersey 18,832
California 15,144
Florida 11,060
Texas 8,474
Massachusetts 7,263
Pennsylvania 6,052
Virginia 5,301
Ohio 5,175
Maryland 4,607
Alabama 192
Arizona 1,872
Colorado 1,489
Connecticut 2,911
DC 272
Georgia 2,432
Illinois 6,005
Indiana 1,278
Iowa 558
Kansas 261
Kentucky 569
Louisiana 349
Maryland 4,607
Massachusetts 7,263
Michigan 1,116
Minnesota 1,497
Missouri 412
Nebraska 438
Nevada 1,038
North Carolina 3,373
Oklohoma 227
Oregon 945
Pennsylvania 6,052
S. Carolina 1,294
Tennessee 604
Utah 628
Virginia 5,301
Washington 2,518
Wisconsin 425 -
Texas 8477 olmak üzere.İnşallah. :)
-
New York'ta kızamık salgını alarmı: Aşısı olmayan çocuklara kamusal alan yasağı
ABD'nin New York Eyaleti'ndeki Rockland'de, kızamık salgını nedeniyle acil durum ilan edildi. Kızamık aşısı yaptırmamış olan çocukların kamusal alanlara girmesini de yasakladı.
Rockland'de 153 kızamık vakasının teşhis edilmesi sonrası alarm verildi.
Aşı oranlarının giderek düştüğü ABD'de, Washington, California, Teksas ve Illinois dahil pek çok eyalette kızamık salgını patlak vermişti.
Aşı karşıtlığı, ülkedeki kızamık salgınlarının başlıca nedenleri arasında sayılıyor. Dini inançları, kişisel nedenleri ya da felsefi görüşleri gerekçe gösteren çok sayıda kişi, çocuklarını aşılatmayı reddediyor.
20'ye yakın eyalette bu gerekçelerle aşıya itiraz edenler üzerinde bir yaptırım yok.
Haberin Devamı için....
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-47715579 -
tıbbi nedenlerle aşı yaptırmamız yasak.(Alerjimiz var maaile) ben defalarca ölümden döndüm ve eskiden aşıların alerji yaptıgı bilnmedigi çin herhalde yaşanacak ömrüm varmış ki yaşadım . Çocuklarımın üçünde de aşı alerjisi var. bir çok aşılarını tam olmadılar. Ben biyoloji okudum. Aşıların koruyuculugu %100 degil sadece hafif geçirilmesini saglıyor. Dolayısıyla aşılı aşısız ayırımı kökten saçma. Aşılı da olsa aşısız da olsa o hastalık çocuga bulaşacaktır.Kızamık MUTLAKA GEÇİRİLMESİ GEREKEN ve geçirildikten sonra bagışıklıgı çok uzun süren bir hastalık yani hafif geçirilmesinde fayda var. Bu baglamda aşılar içerigindeki ZARARLI MADDELER revize edilip yerine insan saglıgını mahvetmeyecek mesela nörolojik sorunlara neden olmayacak(mesela bende işitme kaybına neden oldu-kalıcı) şekilde düzenlenirse o halde kim neden aşı olmasın ki? Bilmem anlatabildim mi ha bire salgın çıkarıp bööö yapacaklarına aşıları DÜZELTİP DÜZENLESİNLER. Zor bir şey mi?
-
@sinem-akçam Haberler içinde söyledi:
tıbbi nedenlerle aşı yaptırmamız yasak.(Alerjimiz var maaile) ben defalarca ölümden döndüm ve eskiden aşıların alerji yaptıgı bilnmedigi çin herhalde yaşanacak ömrüm varmış ki yaşadım . Çocuklarımın üçünde de aşı alerjisi var. bir çok aşılarını tam olmadılar. Ben biyoloji okudum. Aşıların koruyuculugu %100 degil sadece hafif geçirilmesini saglıyor. Dolayısıyla aşılı aşısız ayırımı kökten saçma. Aşılı da olsa aşısız da olsa o hastalık çocuga bulaşacaktır.Kızamık MUTLAKA GEÇİRİLMESİ GEREKEN ve geçirildikten sonra bagışıklıgı çok uzun süren bir hastalık yani hafif geçirilmesinde fayda var. Bu baglamda aşılar içerigindeki ZARARLI MADDELER revize edilip yerine insan saglıgını mahvetmeyecek mesela nörolojik sorunlara neden olmayacak(mesela bende işitme kaybına neden oldu-kalıcı) şekilde düzenlenirse o halde kim neden aşı olmasın ki? Bilmem anlatabildim mi ha bire salgın çıkarıp bööö yapacaklarına aşıları DÜZELTİP DÜZENLESİNLER. Zor bir şey mi?
gecmis olsun, fakat bu tur kurallar sizin kisisel sagliginiz icin degil halk sagligi icin verilir.
Asilar bugune kadar pek cok hastalik icin yuz milyonlarca kisinin hayatini kurtarmistir; sadece yil yil sayilara bakarak bile bu koruyuculugu gormek mumkundur, sizin gibi asi olmayan insanlarin sayisi arttikca ya da sayilarinin fazla olan toplumlarda bu tur hastaliklardan olen sayilari da hizli bir sekilde artmaya basladi. Bu kadar bariz gostergeler varken, o nedenle bu forumda "asi olmayi" onemsiz gosteremezsiniz. Bu provokatif soylemlere karsi ben de 'acacam agzimi, yumacam gozumu' :) Maalesef kisisel olarak alerjiniz varsa, bunun cezasini halkin geri kalani degil siz cekmelisiniz (eger birinin cekmesi gerekiyorsa). Siz asi olamiyorsunuz diye, neden baska insanlar kizamiktan ya da baska hastaliklardan olerek bunun cezasini ceksinler? Asilari uretmek, rastgele insanlara zararli olan seyleri karistirarak olmuyor, kolay bir sey de degil bu islemler... uzun sureler arastirma ve gelistirme yapmak gerekiyor; normal insanlara zarar vermeyen asilar size zarar veriyorsa bu toplumun genel bir problemi degildir (ki sizin bahsettiginiz alerjinin gorulme ihtimali bildigim kadariyla 10.000'de 1'den bile daha azdir, yani toplumun %99.99'u asi olabiliyor); biyoloji okumus olmaniz bu konuda bilgili oldugunuz anlamina gelmiyor, zaten bilgili olmadiginizi yazdiklarinizdan gorebiliyoruz. Insan hayati dunyanin en kutsal kavrami degildir maalesef, sizin hayatiniz kendiniz icin dunyanin en onemli seyi olabilir ama halkin geri kalani icin bir bedeli vardir ve bu bedel sonsuz degildir. Daha net anlamaniz icin ornek vereyim, sizin cok nadir bir hastaliginiz var ve bunu gidermek icin 100 milyar dolar lazim diyelim, bulundugunuz topluluk 100 milyar dolar ile bir kisinin hayatini iyilestirmenin yerine, toplumun tamamina katki saglayan bir yatirima bu parayi yatirmayi tercih edebilir, ki genelde eder de; bir kisinin hayati yerine, geriye kalan milyonlarin hayatina olumlu katki yapmak oldukca kabul edilebilir bir olgudur; hickimsenin hayati da dunyalara bedel degildir maalesef, toplumun gelisimi icin kabul edilebilir bir kayiptir... Bu tur durumlarda duygulari bir tarafa birakip, rasyonel olmaniz gerekiyor.
Asi olmayan sahislar hastalik yapan bakteri, virus veya diger patojenleri vucutlarinda tasiyip, bunlarin evrimlesmesine ya da gelismesine neden olabilecegi icin asi olan kisilerin de hastalik karsisinda korunmasiz kalmasina neden olabilirler, o nedenle koruyuculugu bariz olan asilari olan insanlar ile olmayanlar arasinda bir sinir koyulmasi gayet anlasilir ve kabul edilebilir bir durumdur; hatta halk sagligi icin gereklidir de... Eger bu hastaliklara alerjiniz varsa (ki aslinda gercekten de alerjisi olan insanlar oldukca azdir, cogunluk alerjisi oldugunu sanmaktadir ya da uydurmaktadir) maalesef tum yasalari halkin geri kalani yerine, sizin sagliginizi korumaya yonelik olusturmak ne dogru ne de etik degildir.
-
@crazycells Haberler içinde söyledi:
@sinem-akçam Haberler içinde söyledi:
tıbbi nedenlerle aşı yaptırmamız yasak.(Alerjimiz var maaile) ben defalarca ölümden döndüm ve eskiden aşıların alerji yaptıgı bilnmedigi çin herhalde yaşanacak ömrüm varmış ki yaşadım . Çocuklarımın üçünde de aşı alerjisi var. bir çok aşılarını tam olmadılar. Ben biyoloji okudum. Aşıların koruyuculugu %100 degil sadece hafif geçirilmesini saglıyor. Dolayısıyla aşılı aşısız ayırımı kökten saçma. Aşılı da olsa aşısız da olsa o hastalık çocuga bulaşacaktır.Kızamık MUTLAKA GEÇİRİLMESİ GEREKEN ve geçirildikten sonra bagışıklıgı çok uzun süren bir hastalık yani hafif geçirilmesinde fayda var. Bu baglamda aşılar içerigindeki ZARARLI MADDELER revize edilip yerine insan saglıgını mahvetmeyecek mesela nörolojik sorunlara neden olmayacak(mesela bende işitme kaybına neden oldu-kalıcı) şekilde düzenlenirse o halde kim neden aşı olmasın ki? Bilmem anlatabildim mi ha bire salgın çıkarıp bööö yapacaklarına aşıları DÜZELTİP DÜZENLESİNLER. Zor bir şey mi?
gecmis olsun, fakat bu tur kurallar sizin kisisel sagliginiz icin degil halk sagligi icin verilir.
Asilar bugune kadar pek cok hastalik icin yuz milyonlarca kisinin hayatini kurtarmistir; sadece yil yil sayilara bakarak bile bu koruyuculugu gormek mumkundur, sizin gibi asi olmayan insanlarin sayisi arttikca ya da sayilarinin fazla olan toplumlarda bu tur hastaliklardan olen sayilari da hizli bir sekilde artmaya basladi. Bu kadar bariz gostergeler varken, o nedenle bu forumda "asi olmayi" onemsiz gosteremezsiniz. Bu provokatif soylemlere karsi ben de 'acacam agzimi, yumacam gozumu' :) Maalesef kisisel olarak alerjiniz varsa, bunun cezasini halkin geri kalani degil siz cekmelisiniz (eger birinin cekmesi gerekiyorsa). Siz asi olamiyorsunuz diye, neden baska insanlar kizamiktan ya da baska hastaliklardan olerek bunun cezasini ceksinler? Asilari uretmek, rastgele insanlara zararli olan seyleri karistirarak olmuyor, kolay bir sey de degil bu islemler... uzun sureler arastirma ve gelistirme yapmak gerekiyor; normal insanlara zarar vermeyen asilar size zarar veriyorsa bu toplumun genel bir problemi degildir (ki sizin bahsettiginiz alerjinin gorulme ihtimali bildigim kadariyla 10.000'de 1'den bile daha azdir, yani toplumun %99.99'u asi olabiliyor); biyoloji okumus olmaniz bu konuda bilgili oldugunuz anlamina gelmiyor, zaten bilgili olmadiginizi yazdiklarinizdan gorebiliyoruz. Insan hayati dunyanin en kutsal kavrami degildir maalesef, sizin hayatiniz kendiniz icin dunyanin en onemli seyi olabilir ama halkin geri kalani icin bir bedeli vardir ve bu bedel sonsuz degildir. Daha net anlamaniz icin ornek vereyim, sizin cok nadir bir hastaliginiz var ve bunu gidermek icin 100 milyar dolar lazim diyelim, bulundugunuz topluluk 100 milyar dolar ile bir kisinin hayatini iyilestirmenin yerine, toplumun tamamina katki saglayan bir yatirima bu parayi yatirmayi tercih edebilir, ki genelde eder de; bir kisinin hayati yerine, geriye kalan milyonlarin hayatina olumlu katki yapmak oldukca kabul edilebilir bir olgudur; hickimsenin hayati da dunyalara bedel degildir maalesef, toplumun gelisimi icin kabul edilebilir bir kayiptir... Bu tur durumlarda duygulari bir tarafa birakip, rasyonel olmaniz gerekiyor.
Asi olmayan sahislar hastalik yapan bakteri, virus veya diger patojenleri vucutlarinda tasiyip, bunlarin evrimlesmesine ya da gelismesine neden olabilecegi icin asi olan kisilerin de hastalik karsisinda korunmasiz kalmasina neden olabilirler, o nedenle koruyuculugu bariz olan asilari olan insanlar ile olmayanlar arasinda bir sinir koyulmasi gayet anlasilir ve kabul edilebilir bir durumdur; hatta halk sagligi icin gereklidir de... Eger bu hastaliklara alerjiniz varsa (ki aslinda gercekten de alerjisi olan insanlar oldukca azdir, cogunluk alerjisi oldugunu sanmaktadir ya da uydurmaktadir) maalesef tum yasalari halkin geri kalani yerine, sizin sagliginizi korumaya yonelik olusturmak ne dogru ne de etik degildir.
farkındaysanız ben bize özel bir durumdan bahsettim bu bir ikincisi de aşı olmayalım demiyorum AŞILAR YAN ETKİLERİNDEN ARINDIRILSIN diyorum herhalde birer birey olarak bunu isteme ve alma hakkına sahibiz degil mi? Bilgisiz degilim bilinçsizce aşı söylemlerine karşıyım. Bilinçsizce aşı karşıtı söylemlere de karşı oldugum kadar. Hep bizi uyardıgınız bir hataya(genelleme ) maalesef siz de düşmüşsünüz Ali bey. :) neysse..
-
ekleyeyim bizim aşı alerjimiz raporlu.Yani uydurma degil.
-
@sinem-akçam Haberler içinde söyledi:
@crazycells Haberler içinde söyledi:
@sinem-akçam Haberler içinde söyledi:
tıbbi nedenlerle aşı yaptırmamız yasak.(Alerjimiz var maaile) ben defalarca ölümden döndüm ve eskiden aşıların alerji yaptıgı bilnmedigi çin herhalde yaşanacak ömrüm varmış ki yaşadım . Çocuklarımın üçünde de aşı alerjisi var. bir çok aşılarını tam olmadılar. Ben biyoloji okudum. Aşıların koruyuculugu %100 degil sadece hafif geçirilmesini saglıyor. Dolayısıyla aşılı aşısız ayırımı kökten saçma. Aşılı da olsa aşısız da olsa o hastalık çocuga bulaşacaktır.Kızamık MUTLAKA GEÇİRİLMESİ GEREKEN ve geçirildikten sonra bagışıklıgı çok uzun süren bir hastalık yani hafif geçirilmesinde fayda var. Bu baglamda aşılar içerigindeki ZARARLI MADDELER revize edilip yerine insan saglıgını mahvetmeyecek mesela nörolojik sorunlara neden olmayacak(mesela bende işitme kaybına neden oldu-kalıcı) şekilde düzenlenirse o halde kim neden aşı olmasın ki? Bilmem anlatabildim mi ha bire salgın çıkarıp bööö yapacaklarına aşıları DÜZELTİP DÜZENLESİNLER. Zor bir şey mi?
gecmis olsun, fakat bu tur kurallar sizin kisisel sagliginiz icin degil halk sagligi icin verilir.
Asilar bugune kadar pek cok hastalik icin yuz milyonlarca kisinin hayatini kurtarmistir; sadece yil yil sayilara bakarak bile bu koruyuculugu gormek mumkundur, sizin gibi asi olmayan insanlarin sayisi arttikca ya da sayilarinin fazla olan toplumlarda bu tur hastaliklardan olen sayilari da hizli bir sekilde artmaya basladi. Bu kadar bariz gostergeler varken, o nedenle bu forumda "asi olmayi" onemsiz gosteremezsiniz. Bu provokatif soylemlere karsi ben de 'acacam agzimi, yumacam gozumu' :) Maalesef kisisel olarak alerjiniz varsa, bunun cezasini halkin geri kalani degil siz cekmelisiniz (eger birinin cekmesi gerekiyorsa). Siz asi olamiyorsunuz diye, neden baska insanlar kizamiktan ya da baska hastaliklardan olerek bunun cezasini ceksinler? Asilari uretmek, rastgele insanlara zararli olan seyleri karistirarak olmuyor, kolay bir sey de degil bu islemler... uzun sureler arastirma ve gelistirme yapmak gerekiyor; normal insanlara zarar vermeyen asilar size zarar veriyorsa bu toplumun genel bir problemi degildir (ki sizin bahsettiginiz alerjinin gorulme ihtimali bildigim kadariyla 10.000'de 1'den bile daha azdir, yani toplumun %99.99'u asi olabiliyor); biyoloji okumus olmaniz bu konuda bilgili oldugunuz anlamina gelmiyor, zaten bilgili olmadiginizi yazdiklarinizdan gorebiliyoruz. Insan hayati dunyanin en kutsal kavrami degildir maalesef, sizin hayatiniz kendiniz icin dunyanin en onemli seyi olabilir ama halkin geri kalani icin bir bedeli vardir ve bu bedel sonsuz degildir. Daha net anlamaniz icin ornek vereyim, sizin cok nadir bir hastaliginiz var ve bunu gidermek icin 100 milyar dolar lazim diyelim, bulundugunuz topluluk 100 milyar dolar ile bir kisinin hayatini iyilestirmenin yerine, toplumun tamamina katki saglayan bir yatirima bu parayi yatirmayi tercih edebilir, ki genelde eder de; bir kisinin hayati yerine, geriye kalan milyonlarin hayatina olumlu katki yapmak oldukca kabul edilebilir bir olgudur; hickimsenin hayati da dunyalara bedel degildir maalesef, toplumun gelisimi icin kabul edilebilir bir kayiptir... Bu tur durumlarda duygulari bir tarafa birakip, rasyonel olmaniz gerekiyor.
Asi olmayan sahislar hastalik yapan bakteri, virus veya diger patojenleri vucutlarinda tasiyip, bunlarin evrimlesmesine ya da gelismesine neden olabilecegi icin asi olan kisilerin de hastalik karsisinda korunmasiz kalmasina neden olabilirler, o nedenle koruyuculugu bariz olan asilari olan insanlar ile olmayanlar arasinda bir sinir koyulmasi gayet anlasilir ve kabul edilebilir bir durumdur; hatta halk sagligi icin gereklidir de... Eger bu hastaliklara alerjiniz varsa (ki aslinda gercekten de alerjisi olan insanlar oldukca azdir, cogunluk alerjisi oldugunu sanmaktadir ya da uydurmaktadir) maalesef tum yasalari halkin geri kalani yerine, sizin sagliginizi korumaya yonelik olusturmak ne dogru ne de etik degildir.
farkındaysanız ben bize özel bir durumdan bahsettim bu bir ikincisi de aşı olmayalım demiyorum AŞILAR YAN ETKİLERİNDEN ARINDIRILSIN diyorum herhalde birer birey olarak bunu isteme ve alma hakkına sahibiz degil mi? Bilgisiz degilim bilinçsizce aşı söylemlerine karşıyım. Bilinçsizce aşı karşıtı söylemlere de karşı oldugum kadar. Hep bizi uyardıgınız bir hataya(genelleme ) maalesef siz de düşmüşsünüz Ali bey. :) neysse..
Bahsettiniz de, sizin asiya alerjiniz olmasi sizi hastaliklara bagisik yapmiyor :) Sizin durumunuzun ozel olmasi maalesef gercekleri degistirmiyor, bu durum hala toplum sagligi icin bir problem. Virus vucudunuza girdiginde "Sinem Hanim'in asiya alerjisi varmis, o nedenle onu hasta etmeyeyim; bu seferlik boyle olsun" mu diyor :) Siz, neye alerjiniz oldugunu bulmalisiniz ve bu maddeyi icermeyen asi var mi diye arastirmalisiniz, asilarin icindeki maddelerin bir gorevi var, hepsinin ayri ayri ne ise yaradigi cok net bilinmese de bu karisim en iyi sekilde calistigi icin kullaniliyordur, birini icinden cikarmaniz etkisini oldukca azaltabilir ya da tamamen bitirebilir. Maalesef asi yapmak ile kek yapmak arasinda fark var, kafaniza gore ekleme/cikarma yapamiyorsunuz... Ayrica hala yan etkilerinden arindirilsin diyorsunuz :) siz yan etkiyi ne zannediyorsunuz tam emin degilim... Bilim adamlarinin, asinin icine bilerek ama gizli sekilde kattigi zararli maddeler var zannediyorsunuz sanirim?
-
var zannetmiyorum gerçekten var derhal sizlerle paylaşıyorum. Ayrıca aşılara RAGMEN hastalık geçirebilirsiniz "aaa aşısı varmış Ali beyin hasta etmiim bari" demiyor virüs ve bakteri hzretleri. Yine yapacagnı yapıyor sadece istedigi kadar şiddetli yapamıyor o kadar. Ve tekrar ediyorum çocukluk çagı hastalıklarının MUTLAKA ÇOCUKKEN geçirilmesi gerekiyor. Ki ömür boyu ya da uzun süreli bagışıklık zaten oluşabilsin. Yetişkinken kızamık geçirmek insanı öldürebilir. (ensefalit) Ama aşılı ya da aşısız çocukken geçirmek ömür boyu ya da çok zun süreli bagışıklık saglar. Bunu da hepimiz bliyoruz. :) bilgi için dileyenler bakabilir. http://lilliputian.me/2014/08/prof-dr-alisan-yildiranin-asilar-ve-bagisiklanma-ile-ilgili-tabu-yikan-bildirimleri/
-
Prof.Dr. Alişan Yıldırım çocuk immunoloji ve alerji, Prof.Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Gögüs hastalıkları uzmanıdırlar. Bir diger dr Prof. Dr Ahmet Aydın ki 2015 te vefat etti rahmetli. Onun da vefat etmeden önceki görevi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk hastalıkları ve Metabolizma bölüm başkanı idi. Onun bir yazısını da buraya alıyorum. İlgilenenler için...
OTİZM VE AŞILAR (Prof.Dr. Ahmet Aydın)##spoiler==icerik icin tiklayin
Son yirmi yıldır çocuklarda görülen otizm, hiperaktivite gibi nörolojik gelişim ve davranış bozukluklarında müthiş bir artış olması kalıtımdan çok, çevresel etkenlerin bu klinik tablolara yol açabileceğini göstermektedir.
Otistik çocuklar kuşun, alüminyum, cıva ve diğer toksinler gibi çok miktarda serbest oksijen radikallerine maruz kalırlar. Bu konu kitabın ilgili bölümünde de anlatılmıştır. Bu nedenle antioksidan seviyeleri (özellikle glütatyon) seviyeleri çok düşüktür ve beyin ve diğer hücrelerimizin enerji santralleri olan mitokondriler hasara uğrar.
Ağır metaller ve diğer kimyasal toksinler selenyumlu proteinlere (glutatyon peroksidaz ve diğer selenyumlu enzimlere) sıkıca bağlanırlar. Karaciğerdeki detoksifikan P450 enzimlerinin çalışması birinci derecede glütatyona bağlıdır. Bu nedenle antioksidan ve detoksifikan sistem felç olur.
Bu bağlamda bazı çocuk hekimleri, nörologlar, psikiatristler ve ebeveynler bazı bilimsel ipuçlarını dayanarak otizmdeki bu artıştan kısmen bazı aşılarda bulanan timerosal adlı cıva ve alüminyum gibi metallerin sorumlu olduğunu ileri sürdüler. Aynı çevreler bu artışta ağır metal içermemesine rağmen Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısının (MMR aşısı, üç canlı virüs içerir) da payı olduğunu iddia etmeye başladılar (1-5).
Fakat tıbbi kanaat önderlerinin büyük çoğunluğu aşıdaki timerosal ve alüminyumun ya da MMR aşısının otizme neden olduğu fikrinin bilimsel bir dayanağının olmadığını, bir safsata olduğunu söyleyerek karşıtlarını suçlamakta ve yüz milyarlarca dolar bütçesi olan aşı firmalarının örtülü ya da açık desteği ile yapılan bazı araştırmaları göstererek kendi haklılıklarını bilimsel olarak kanıtlamaya çalışmaktadırlar. Gerçekten de aşı firması destekli bazı araştırmanın sonuçları otizm tablosu ile MMR ya da timerosal içeren aşılar arasında bir bağlantı olmadığını göstermektedir (6-8). Buna karşın böyle bir ilişkinin varlığını gösteren çalışmalar da mevcuttur, ama ana akım tıbbi çevreler nedense bunları görmezden gelmektedir (9).
Statükocu nöropsikiatrlara göre otizm tanısındaki patlama sanaldir. Aslında eskiden dikkate alınmayan davranış bozukluklarına artık teşhis konuluyordu ve hastaların sayısı da bu yüzden artıyordu. Başlangıçta makul gibi görünen bu açıklama yıllar içinde geçerliliğini kaybetti. Çünkü tanı kriterleri aynı kalsa da artıştaki patlamanın önü alınamıyordu. 'Cıvalı, alüminyum içeren aşılar ve MMR aşısı otizm yapıyor' diyenler daha fazla taraftar toplar hale geldi. Konu defalarca Amerikan Temsilciler Meclisinde hararetli tartışmalara neden oldu.
Aşı firmalarının yaptırdığı araştırmalarda tahrifat var mı?
Cıva ile otizm arasında hiçbir ilişki olmadığını ileri süren firma destekli bu araştırmalardan biri Patric Ip ve arkadaşları tarafından 2004 yılında ünlü Journal of Child Neurology'de yayınlandı (7). Birçok otorite de bu makaleyi 'aşı otizm yapmaz' iddiasının sağlam kaynaklarından biri olarak gösterdi. Fakat 2007 yılında Catherine DeSoto aynı araştırmanın verilerinin istatistik çalışmasını tekrar yaptığında cıva ile otizm arasında çok manalı bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Editörü bu makaleyi bir özür yazısı ile birlikte aynı dergide yayınlandı (10).
7 Temmuz 1999'da Amerika Pediatri Kurumu (AAP) ve Amerika Birleşik Devletleri Halk Sağlığı Servisi (PHS) bileşik bir toplantı yaparak kesin bir kanıt olmamasına rağmen bir önlem olarak (çok fazla gönüllü olmasalar da) tiomerosalin (cıva) aşılardan çıkartılmasına karar verdiler. O tarihten itibaren ABD'de cıva kademeli olarak aşılardan çıkartıldı (bazı grip aşılarında hala vardır).
Türkiye'deki aşı ve otizm haberleri
Türkiye basınında aşıların otizme yol açabileceğine dair haberler hiç yok değilse de son derece azdır. Konu ilk olarak 28 Ağustos 2005 Vatan Gazetesi'nde"Korkunç şüphe"; 30 Ağustos 2005 Sabah Gazetesi'nde ise "Aşı kurbanları" başlığı ile manşete çıktı. Haber büyük yankı uyandırdı.
Bu sırada bazı üniversite kuruluşları, pediatri dernekleri, çocuk psikiatri dernekleri ve Tabip Odaları bilimsel (!) verilere dayalı açıklamalarında hiçbir tehlikenin olmadığını, aşılardaki cıvanın düşük miktarda olduğunu, bir midyeninkinden daha az cıva içerdiğini söyleyerek aşı karşıtlarını yerin dibine batırdılar. Hatta bu tarz (bu kitabın yazarları gibi) düşünenleri aşı düşmanı ilan edip "halkın sağlığını tehlikeye atmakla"suçladılar.
Fakat ABD ve Avrupa ülkeleri bu tip aşıları niçin yasaklamışlardı? ABD, İngiltere ve Danimarka'da yapılan aşı firmalarının ısmarladıkları ve sonuçlarını tahrif ettikleri araştırmaları bilimsel dayanak olarak ileri süren ülkemizin kanaat erbapları, 'cıva otizme yol açabilir' diyenleri halk sağlığını tehlikeye atan aşı düşmanları ilan edip suçladılar. Peki, bu üretici ülkeler, ucuz bir koruyucu olmasına rağmen kendi ülkelerinde sattıkları aşılardan cıvayı niye çıkartmışlardı?
Timerosal şu anda (bazı grip aşıları hariç) bütün aşılardan çıkartılmaya başlanmıştır. Neyse ki T.C Sağlık Bakanlığı, artık içerisinde timerosal olmayan aşıları ithal edeceğini 2007 yılı içerisinde duyurdu ve büyük ölçüde aşılardaki cıva çıkartıldı. Peki, timerosalin zararlı olmadığını iddia eden otoriteler özeleştirilerini yapıp, daha önce cıvanın tehlikeli olduğunu söyleyen ve aşı düşmanı olarak ilan ettikleri hekimlerden özür dileyerek 'evet siz haklıymışsınız, biz yanlış yapmışız' dediler mi? Ne gezer; iftira ettikleri bizim gibi hekimlerden özür dilememişlerdir. Tabii ki bu durumda aşı kartellerini ürkütmemek adına sessiz kalma haklarını korumuşlardır. Çünkü şeriatın kestiği parmak acımaz!
Timerosal nedir?
Timerosal aşıların içinde kullanılan bir koruyucudur, onların mikropla bulaşmasını engeller. Yani bu madde, aşıların ömrünü uzatmak için kullanılmaktadır. Timerosalin %49.6'sı cıvadır; metabolize olduğunda etilcıva ve tiyosalisilata dönüşür. Mikropları tahrip eden (antienfektif) esas etken etil cıvadır. 1920'li yıllarda piyasaya çıkmış 40'lı yıllardan itibaren de aşılarda kullanılmaya başlamıştır.
O yıllarda son derece az aşı yapılmakta olduğunu unutmamak gerekir. Bazı otoriteler otizmin bir hastalık tablosu olarak tarif edildiği yıllar (1940'lı yıllar) timerosalin aşılar içine konulmaya başladıktan hemen sonraki döneme denk geldiğine dikkati çekmişlerdir.
Akut cıva zehirlenmesi ölüme yol açarken kronik cıva zehirlenmesi kalp hastalığı, otizm, konuşma bozukluğu, hiperaktivite, havale gibi çok sayıda hastalığa neden olur. Kronik cıva zehirlenmesinde görülen duyusal, nörolojik, motor, davranış nörotransmitter ve biyokimyasal bozuklukların aynısı otizmde de görülmektedir.
Aşıların içerdiği cıva miktarları
1980'li yılların ortalarında sadece karma (difteri-tetanos-boğmaca), çocuk felci ve kızamık aşıları uygulanıyordu ve bunlardan sadece karma aşı cıva (timerosal) içeriyordu. İki yaşına kadar 4 kere aşılanan çocuk ortalama (4x25)= 100g timerosal alıyordu. 1990 yılların başında menenjit (HiB) ve sarılık (Hepatit B) aşıları da rutin aşılar arasına katıldı. Böylece 2 yaşındaki bir çocuğun enjeksiyon yolu ile aldığı cıva miktarı 100 g'dan237.5 g'a yükselmiş oldu (Tablo 26-1).
Tablo 26-1. Aşıların içerdiği cıva miktarları
Yıl Aşı Cıva/doz Doz sayısı Toplam cıva Kümülatif cıva
1980 ortaları1980 sonları
1990 başları
Karma (DTP)
Menenjit (HiB)
Sarılık (Hepatit B)
25 g
25 g
12.5g
4
4
3
100 g
100 g
37.5 g
100 g
200 g
237.5 g
Çoklu dozlarla yapılan toplu aşılamalarda ise tehlike daha da büyüktür. Çünkü aşı şişesi iyi çalkalanmadıysa şişenin sonunda kalan bölümü alanlardaki cıva miktarı daha da yükselmektedir. Tek dozluk aşılarda ise tehlike o kadar belirgin değildir.
Cıva etkisini nasıl göstermektedir?
Cıva bileşiklerinin yağda erime özellikleri fazladır. Beyin ve sinir sitemi hücrelerinin büyük bir bölümü yağdan oluştuğu için cıvadan en zarar görürler. Cıva özellikle membran (zar) yapısındaki proteinlere bağlanarak hücre zarlarının işlevlerini bozarlar; akıcılığı kaybolan membran sertleşerek hücrenin çabuk yaşlanmasına neden olur.
Beyin hücrelerinde onlara özgü nörotübül denilen boncuk tarzında yapılar vardır. Cıva nörotübül yapımını sağlayan tubulin adlı yapıyı tahrip eder.
Cıva otizmin tek nedeni midir?
Otistik çocukların önemli bir bölümünde kan ve doku cıva düzeyleri yüksektir. Ama her otistik çocukta cıva yüksek değildir. Yani cıva otizmin önemli bir nedenidir ama tek nedeni değildir. Kurşun, alüminyum gibi ağır metallerin yanında sütteki kazein, buğdaydaki glüten, tarım ilaçları, böcek ilaçları ya da çok sayıda başka toksin de otizme yol açabilmektedir. Ülkemizde en çok görülen ağır metal açık ara kurşun olup, cıva ikinci sırada gelmektedir.
Cıvaya maruz kalan her çocukta otizm niçin görülmemektedir?
Cıvaya maruz kalan her çocukta otizmin görülmemesi genetik, bağışıklık ve beslenme faktörlerinin olumlu etkilerine bağlıdır. Yapılan çalışmalar otistik çocukların çoğunun ağır metalleri diğerlerinden daha yavaş vücut dışına çıkartabildiklerini göstermektedir. Cıvanın toksisitesinden korunmak için cıva içeren aşılardan kaçınılması, fazla cıva biriken büyük balık ve deniz ürünlerinin tüketilmemesi, diş tedavilerinde amalgam kullanılmaması gerekir.
Aşıların içinde bulunan etil cıva toksik olmayan bir madde midir?
Balık ve deniz ürünlerinin içinde bulunan cıva, daha farklı bir molekül olup metil cıvadır. Fakat hem etil cıva hem de metil cıva aynı derecede toksiktir. Yani cıva, cıvadır.
Yiyeceklerden mi aşılardan mı daha fazla cıva alıyoruz?
Bu durum diyete göre değişir.Balık ve deniz ürünlerini fazla yiyen kişiler aşılara göre daha fazla cıva alabilirler ama burada iki önemli unsur gözden kaçmamalıdır?
-
Ağızdan alınan cıva sağlıklı gıdalar yiyen bağırsaktaki faydalı mikrop düzeni normal olan kişilerde kana geçmeden dışkı yolu ile atılabilirler. Halbuki aşılar iğne yolu ile verildiğinden cıva kesinlikle kana geçer.
-
Aşı olan bir bebek doğduğu günden itibaren cıva ile tanışmaktadır. Halbuki genellikle hayatın ilk yılında deniz ürünlerini ya yememekte ya da çok az yemektedir. Beyin gelişiminin çok hızlı olduğu hayatın ilk aylarında ağır bir metalin ya da başka bir toksinin beyin üzerindeki hasarın çok daha fazla olduğu ise açıktır.
Ulusal Aşı Takviminde hangi aşılar bulunmaktadır?
Tablo 26-2. ULUSAL AŞI TAKVİMİ (Not: Zorunlu olmayan, suçiçeği, rotavirüs, grip ve rahim ağzı kanseri aşıları tabloda gösterilmemiştir).
Yaş Aşı 0 ay
1 ay2 ay
4 ay
6 ay
12 ay
18 -24 ay
4-6 yıl
10 yıl
Hepatit B
Hepatit BDBT, Polio, HiB, pnömokok, BCG
DBT, Polio, HiB, pnömokok
DBT, Polio, HiB, pnömokok, Hepatit B
MMR, pnömokok, Hepatit A
DBT, Polio, HiB, Hepatit A
DT, Polio, BCG, MMR
Tetanos, Hepatit B
BCG: Verem
DBT: Difteri-Boğmaca-Tetanoz
MMR: Rubella/Mumps/ Rubella=Kızamık /Kabakulak/Kızamıkcık
HiB: Haemophilus Influenza tip b (menenjit)
Polio: Çocuk felci
Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı timerosal ya da alüminyum içermemesine rağmen neden otizme neden olmakla suçlanıyor?
Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı timerosal içermese de otizme neden olabilir (1-5). Bunun temel nedeni otizme eğilimi olan çocuğun bağışıklık sisteminde olan yetersizlik halidir.
Normalde bağırsaktaki faydalı mikroplar (probiyotikler) Th1 adı verilen bağışıklık hücrelerinin yolunu uyarır. Bu yolun uyarılması mantarlar ve virüslerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar.
Sezaryen doğum, anne sütünün kullanılmaması, doğal olmayan katkılı gıdaların aşırı tüketilmesi, ekşimeyen yoğurtların ve kaymak bağlamayan pastörize ya da UHT teknolojisiyle üretilmiş sütlerin tüketilmesi, geleneksel fermente gıdaların (kefir, yoğurt, turşu, sirke vb) az tüketilmesi ve sık antibiyotik kullanılması bağırsaktaki faydalı mikrop düzenini büyük ölçüde alt üst eder.
Bu sırada Th2 yolu ise aşırı uyarılır; sonuçta bağırsak geçirgenliği artar, bazı maddeler bağırsaktan kana sindirilmeden geçer. Vücut tarafından düşman olarak algılanan bu maddeler bağışıklık sistemi tarafından tahrip edilir. Bu sırada sağlam dokular da bundan zarar görür. Astım, egzama, tiroidit ve çeşitli otoimmün hastalıklar oluşur.
Th1 yolunun yetersiz uyarılması halinde vücut mantarlar ve virüsler ile gereği gibi mücadele edemez. Bu nedenle Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısındaki 3 canlı virüs ile birden baş edemez. Yine aynı nedenden dolayı otistik çocuklarda mantar enfeksiyonları ve alerjik hastalıklar sıktır.
Bu nedenle kızamık aşısı tek olarak yapılmalıdır. Kızamıkçık ve kabakulak hastalıkları hafif geçirildiği için bu hastalıklara karşı aşılanma gerekmez. Ama maalesef piyasada artık kızamık aşısı tek olarak bulunmamaktadır.
Aşılarda timerosal dışında hangi katkı maddeleri bulunur?
Önce aşıların hangi maddeleri içerdiğine bakalım;
Etilen glikol: Antifrizde bulunan bir toksindir. Antifriz çocuk gelişimini bozabilir ve kısırlığa ve asidoza neden olabilir.
Fenol: Dezenfektan bir boyadır.
Formaldehit: Kanser yapan bir kimyasaldır.
Alüminyum: Aşıda antikor cevabını arttırmak için kullanılır; Alzheimer, epilepsi, otizm ve kansere neden olabilir.
Neomisin ve streptomisin: Antibiyotik olarak kullanılır. Bazı insanlarda alerjiye yol acar. Grip aşısı ayrıca yumurta alerjisi olan kişilerde nadir de olsa kurdeşen ve anaflaksi şoku gibi alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
Bunların dışında da aşılarda çeşitli kimyasallar bulunmaktadır (Tablo 26-3)Tablo 26-3. Çeşitli aşıların içlerinde bulunan maddeler (11).
Aşı İçindekiler
Verem (BCG) Asparagin, sitrik asit, laktoz, gliserin, demir, amonyum sitrat, magnezyum sülfat, potasyum fosfat.
Difteri-tetanos- asellüler boğmaca
DTaP (Infanrix)Alüminyum hidroksit, sığır ekstresi, formaldehit veya formolin, glutaraldehid, 2-fenoksietanol, polisorbat 80
Hemofilusinfluenza B (ACTHib) Amonyum sülfat, formaldehit veya formolin, çay şekeri
A Hepatiti (Havrix) Alüminyum hidroksit, amino asitler, formaldehit,veya formolin, , MRC-5 selüler protein, neomisin sülfat, 2-fenoksietanol, fosfatlı tamponlar, polisorbat
Hep B (Engerix-B) Alüminyum hidroksit, fosfatlı tamponlar, maya proteini
MMRV (ProQuad) Sığır albümini ya da serumu, jelatin, insan serum albümini, monosodyum l-glütamat, mrc-5 selüler protein, neomisin, dibazik sodyum fosfat, sodyum bikarbonat, sorbitol, çay şekeri, potasyum fosfat, monobasik fosfat, potasyum klorür, dibazik potasyum fosfat
Pnömokok (Prevnar) Alüminyum fosfat, amino asitler, soya peptonu, maya ekstresi
Pnömokok (Prevnar 13) Alüminyum fosfat, amino asitler, soya peptonu, maya ekstresi, polisorbat 80, soya peptonu, suksinat (tampon)
Rotavirus (Rotarix) Amino asitler, kalsiyum karbonat, kalsiyum klorür, D-glükoz, dekstran, demir (3) nitrat, L-sistin, L-tirozin, magnezyum sülfat, fenol kırmızısı, potasyum klorür, hidrojene karbonatlı sodyum, sodyum fosfat, sodyum L-glütamin, sodyum pirüvat, sorbitol, çay şekeri, vitaminler, ksantan
Suçiçeği (Varivax) İnsan albümini ya da serumu, etilendiamin-tetraasetik asit sodyum (EDTA), jelatin, monosodyum L-glutamat, MRC-5 DNA ve selüler protein, neomisin, potasyum klorür, monobazik potasyum fosfat, monobazik sodyum fosfat, çay şekeri
Zorunlu olmayan aşıları yaptırmanın zararları var mı?Bazı hekimler aşı kartellerinin de etkisi ile grip, ishal ve suçiçeği gibi zorunlu olmayan aşıların da yapılmasını teşvik etmektedirler. Timerosal ya da alüminyum diğer toksik maddelerin aşılardan iyice arındığını düşünelim. Mesela bu durumda, "suçiçeği aşı yaptırın" demek ne kadar doğrudur? Çocuk suçiçeği olursa kaşınacak, belki de bir hafta okuldan uzak kalacaktır ama mikroba karşı çok güçlü bir bağışıklık sağlayacaklardır. Aşı ise %100 bağışıklık sağlamamakta ve erişkin yaşlarda suçiçeği geçirilmesine neden olmaktadır. Çocukta basit bir enfeksiyon olan suçiçeği erişkinde çok ağır geçmekte, hatta ölüme bile neden olabilmektedir.
Aşılar solunum ve sindirim yolunu devre dışı bıraktığı için (ağızdan alınmıyor, iğne tarzında kalçadan yapılıyor) bağırsakta mukozal (iç tabaka) bağışıklık sağlamıyor. Doğal olarak geçirilen mikrobik hastalıklar ise mukoza bağışıklığı yapıyorlar. Bu da bağışıklık sistemini güçlendirerek birçok alerjik ve kronik iltihabi hastalıktan sizi koruyor (hijyen teorisi). Her hastalığın aşısını oluyorsanız bu korunmadan yoksun kalıyorsunuz. Bağışıklık sistemimizin üçte ikisinin solunum ve sindirim borularında olduğunu söylersek konunu ne kadar önemli olduğu açığa çıkar.
Ne yapmalı?
Elbette aşı yapmalıyız ama bunu yaparken de çocuklarımızı riske etmemeliyiz.
Devletin zorunlu tuttuğu aşıların dışında aşı yaptırmayınız.
Kızamık aşısı mümkünse tek yapılmalıdır. Kızamıkçık ve kabakulak hastalıkları hafif geçirildiği için bu hastalıklara karşı aşılanma gerekmez.
Grip aşılarının bazıları hala timerosal içermektedir.
Suçiçeği, ishal (rotavirus) ve grip aşıları Ulusal Aşı Takvimine dahil aşılar değildir. Kişiler özel bir hastalık risk grubunda değilseler bu aşıları yaptırmak zorunda değildir.Aşılardaki bir sorun da aşı mikroplarının patentlenme sorunudur. Biliyorsunuz ilaç firmaları patentleri ile para kazanırlar. Doğal bakteri ve virüslerin ise patentini alamazlar. Bu yüzden genetiği değiştirilmiş mikroplarla aşı hazırlarlar. Bu aşıların uzun vadeli zararları hakkında yeteri kadar bilgi sahibi değiliz.
Hayatın ilk 2-3 haftası içinde sağlıklı bir floranın oluşmaması bebeğin bağışıklık sistemini ciddi şekilde etkiler. Bu tip bebeklerin (özellikle sezaryen ile doğanların) bağışıklık sistemi standart aşılama programına uygun değildir ve ciddi sorunlara yol açabilir. Halbuki sağlıklı florası olan çocuklarda önemli bir sorun olmaz.
Çocuk hasara uğramışsa aşı bardağı taşıran son damla olur. Çocukları aşılamadan önce bağırsak floralarını düzeltmek gerekir.
Alüminyum
Peki aşıdan timerosal çıkartıldıktan sonra otizm azaldı mı? Tam tersine artmaya devam etti. Aşı firmaları bu durumu cıva otizm yapmıyor şeklinde yorumladılar. Ama çok dedikodusu olduğu için timerosali aşılardan çıkarttıklarını söylediler (Bu ne biçim bilimsellik!). Böylece kendilerini hukuki yönden sağlama aldılar. Peki, cıva yerine ne koydular dersiniz? Alüminyum..
Peki, alüminyum cıvadan çok daha masum bir madde mi? Hayır. Yapılan bir hayvan çalışmasında alüminyumun 6 mitokondriyal enzimin fonksiyonlarını azalttığı gösterilmiştir (12). Tek bir alüminyum enjeksiyonun bile beyin hücrelerinde iki yıla kadar aşırı aktivasyona yol açtığı saptanmıştır (13). Tabii ki alüminyum toksisitesi dozu ile ilişkilidir. Ayrıca an önemli alüminyum kaynağı aşılardır, fakat aşılar maruz kaldığımız tek alüminyum kaynağı değildir (Bkz. Ekler).
Tablo 26-3. Aşılarda bulunan alüminyum miktarları.
Aşı Alimünyum/doz Doz sayısı Yapılan aylar Toplam Alüminyum
Hepatit B
Karma (DTP)Pnömokok
Hepatit A
Toplam
250mcg
625 mcg125mcg
250mcg
3
44
3
0, 2, 6. Aylar
2, 4, 6, 18. Aylar2, 4, 6, 12. Aylar
12, 18. Aylar
3x250=750mcg
4x625=2500mcg4x125= 500mcg
3x250=750mcg
4500 mcg
FDA alüminyum dozunun günde 4-5mcg'ı geçmemesini önermektedir. Ama aşılarla alınan miktar bunu kat be kat aşmaktadır (14).
Amerikan Pediatri Akademisi alüminyumun sinir sistemi ve diğer dokularda hücresel ve metabolik süreçleri bozabileceğini bildirmektedir (15). Ama aynı akademi nedense alüminyumlu aşıların yapılmasında bir sakınca görmemektedir!
Akıllı aşılama nasıl yapılmalıdır?
Hakim tıbbi çevreler cıva konusunda olduğu gibi bu önerilere de şiddetle tepki verecek ve bizleri yine halk düşmanı olarak ilan edeceklerdir. Ama biz cıva konusunda olduğu gibi doğru bildiklerimizi açıklamaktan korkmayacağız.
Tabii ki bizle çocuklara hiç aşı yapılmasın demiyoruz. Ama aşıların beyin üzerindeki etkilerinden de çocuklarımızı korumalıyız. Üstelik aşı yapan her hekim Hipokrat yemini ettiklerine göre ebeveynlere aşının muhtemel zararlarından bahsetmeleri ahlaki ve vicdani görevleridir.
-
Belli bir risk yoksa 2 yaşına kadar hiç aşı yapmamak en iyisidir. Ama eğer anne Hepatit B taşıyıcısı ise bu süre içinde aşısı yapılmalıdır. Ayrıca yakın çevrede boğmaca, kızamık ve çocuk felci gibi aşıyla önlenebilen bir hastalık salgını varsa bu aşılar mutlaka iki yaşından önce yapılmalıdır.
-
Timerosal ve alüminyum aşılardan çıkarılmalıdır. Aşılara adjuvan olarak kalsiyum fosfat kullanılabilir (12).
-
Her aşı tek yapılmalı ve aralarında en az 3 aylık bir süre olmalıdır.
Bize göre sadece şu aşılar yapılmalıdır;
Boğmaca (asellüler)
Difteri
Tetanos
Çocuk felci (Salk aşısı)
Hepatit B
Kızamık (tek aşı olarak)
Maalesef bu aşıların çok azı tek aşı şeklindedir. Bu nedenle halen önerimizin uygulanma şansı yoktur. Aşıların tek olarak imal edilmesi gerekmektedir. Tabii ki bu önerilerimiz tartışmaya açıktır.Devlet çocuğa zorla aşı yaptırabilir mi?
İzmit'te yaşayan bir ailenin çocuklarına aşı yaptırmaması ile ilgili verilen mahkeme kararına yönelik akademisyenler ve hukukçular tarafından sunulan 'gerektiği halde zorla uygulanmalıdır' şeklindeki beyanlar hukuka uygun değildir (16).
Hasta Hakları yönetmeliğinin 22. maddesi uyarınca, kimse rızası dışında tıbbi bir müdahaleye tabi tutulamaz. Yine aynı yönetmelikte belirtildiği gibi çocuklara uygulanacak tıbbi müdahalelerle ilgili kararlar da ancak aile tarafından verilebilir. Ayrıca mahkeme kararı olsa dahi ailenin rızası dışında söz konusu uygulamayı yapacak ve nezaret edecek personel de, Anayasanın 17. Maddesi gereği "kasten yaralama" suçunu işlemiş olurlar.
KAYNAKLAR
Kawashima H, Mori T, Kashiwagi Y, Takekuma K, Hoshika A, Wakefield A. Detection and sequencing of measles virus from peripheral mononuclear cells from patients with inflammatory bowel disease and autism. Dig Dis Sci. 2000;45(4):723-9.
O'Leary JJ. Measles virus and autism. Lancet. 2000 26;356(9231):772.
Singh VK, Jensen RL. Elevated levels of measles antibodies in children with autism. Pediatr Neurol. 2003;28(4):292-4.
Wakefield AJ. MMR vaccination and autism. Lancet. 1999;11;354(9182):949-50.
Singh VK, Lin SX, Newell E, Nelson C. Abnormal measles-mumps-rubella antibodies and CNS autoimmunity in children with autism. J BiomedSci. 2002;9(4):359-64.
Verstraeten T, Davis RL, DeStefano F, Lieu TA, Rhodes PH, Black SB, Shinefield H, Chen RT; Vaccine Safety Datalink Team. Safety of thimerosal-containing vaccines: a two-phased study of computerized health maintenance organization data bases. Pediatrics. 2003;112(5):1039-48.
Ip P, Wong V, Ho M, Lee J, Wong W. Mercury Exposure in Children With Autistic Spectrum Disorder: Case-Control Study. J Child Neurol.2004; 19: 431-434
Andrews N, Miller E, Grant A, Stowe J, Osborne V, Taylor B. Thimerosal exposure in infants and developmental disorders: a retrospective cohort study in the United Kingdom does not support a causal association. Pediatrics 2004;114:584-591.
Ball LK, Ball R, Pratt RD. An assessment of thimerosal use in childhood vaccines. Pediatrics 2001;107:1147-1154.
DeSoto MC, Hitlan RT. Blood Levels of Mercury Are Related to Diagnosis of Autism: A Reanalysis of an Important Data Set.J Child Neurol, 2007; 22(11): 1308-1311
Grabenstein JD. Immuno Facts: Vaccines and Immunologic Drugs. St. Louis, MO: Wolters Kluwer Health Inc.; 2009
Mailloux RJ, Hamel R, Appanna VD. Aluminum toxicity elicits a dysfunctional TCA cycle and succinate accumulation in hepatocytes. J Biochem Mol Toxicol.2006;20(4):198-208.
Redhead K, Quinlan GJ, Das RG, Gutteridge JM. Aluminum-adjuvanted vaccines transiently increase aluminum levels in murine brain tissue. Pharmacol Toxicol. 1992;70(4):278-80.
http://thinktwice.com/aluminum.pdf
American Academy of Pediatrics, Committee on Nutrition. Aluminum toxicity in infants and children. Pediatrics. 1996;97(3):413-6.
http://www.gidahareketi.org/Stk-lardan-Ortak-Deklarasyon-Zorla-Asi-Yapmak-Hukuka-Aykiri-1735-haberi.aspx##endspoiler
-
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
28
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.8k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum