Bilgilerimizin paylaşılması sürecinde bireyler olarak özelimizi webte herhangi bir yere göndermenin de bizim sorumsuzluğumuz olduğunu düşünmemle birlikte, gelecekte anonimliğin kişiselliğin önemli olmaması ile eş anlamlı olduğunu düşünüyorum. Teknolojideki başat firmalar ile yalın tüketiciler olarak bizim edilgen kalmaktan başka şansımız yok. Herhangi bir online sözleşmeyi onaylarken (zaten tersi mümkün değil) "Next" "Next" yapıp ilerlemekten başka şansımız yok ki.
Gezdiğimiz her online kaynak, fareyi/imleci her gezdirmemiz, ekrandaki belirli bir yeri ne kadar uzun ekranda tuttuğumuz, kamera açıksa göz hareketlerimiz, aramalar, sesler, txt mesajları, epostalar, alışverişlerimiz, fantazilerimiz, meraklarımız hepsinden mamul bir sanal biz zaten şirketlerin envanterindeki bir sanal profilde duruyor.
Artık özelimiz çoktan anonim oldu. Bundan kaçmak da anlamsız. Tersine belki de bu iyi bir şeydir 😉
İşin felsefesi bir yana, hedef gözeterek ateş eden facebook gibi araçları kullanmayı ben de önermiyorum, ama siz kullanmasanız bile aslında oralarda varsınız?
Yüz tanıma API'leri artık bozulmuş görüntülerden bile sizi yüksek başarı ile tespit ediyor.
Yaşasın "anonymous" diyerek aforizmalarıma ara veriyorum 😉
-
-
Merhaba. Öncelikle sorunuza genel bir çerçevede cevap vermeye çalışacağım.
ABD vatandaşlığı sürecinde tutuklanma veya hakkında şikâyet bulunması tek başına otomatik olarak vatandaşlığa engel değildir. USCIS (Göçmenlik Dairesi) başvurularda en çok şu unsurlara bakar:
Mahkûmiyet kararı (conviction) olup olmadığı
Kişinin gerçekten suçlu bulunup bulunmadığı
Son yıllarda “iyi ahlaki karakter” (Good Moral Character) şartını karşılayıp karşılamadığıEğer dava sonunda suçlu bulunmazsa, bu durum genellikle vatandaşlığa başvuruda ciddi bir engel oluşturmaz. Ancak yine de:
Tutuklanma mutlaka başvuru formunda belirtilmelidir
USCIS dava ile ilgili ek belge isteyebilir
Devam eden davalar süreci daha detaylı incelemeye neden olabilirBu süreçte en önemli konu, başlangıçtaki iddialar değil mahkemenin nihai kararıdır. Eğer gerçekten bir mahkûmiyet çıkmazsa, bu çoğu durumda vatandaşlık için engel sayılmaz; ancak her dosya bireysel olarak değerlendirilir.
Genel olarak ABD vatandaşlığı değerlendirmelerinde “iyi ahlaki karakter” kavramı sadece sabıka kaydına bağlı değildir, kişinin genel davranışları ve yasalara uyumu da dikkate alınır.
Bu tür durumlarda en doğru değerlendirme, dosyanın tüm detaylarına bakılarak yapılır.
-
-
Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler
-a, -e, -ı, -i, -u, -ü zarf-fiil ekleriyle bilmek, vermek, kalmak, durmak, gelmek ve yazmak fiilleriyle yapılan tasvirî fiiller bitişik yazılır: düşünebilmek, sevebilmek; alıvermek, gülüvermek; uyuyakalmak; gidedurmak, yazadurmak; çıkagelmek, süregelmek; düşeyazmak, öleyazmak vb.
Kurallı birleşik eylemler her zaman bitişik yazılır.
Yeterlik (Yeterlilik) Fiili:
“-ebilmek” fiiliyle yapılır. Fiile “gücü yetme, başarma” anlamı katar. İzin isteme, izin verme, olasılık gibi anlamlar da katabilir.
Arabayı tek başıma itebilirim. (Gücü yetme)
Gidebilir miyiz? (İzin isteme)
Gidebilirsiniz, (izin verme)
Bugün yağmur yağabilir. (Olasılık)Bu birleşik eylemin olumsuzluğu değişik biçimlerde yapılabilir:
gelebilirim: gelemem, gelmeyebilirim, gelemeyebilirim
görebilirsin: göremezsin, görmeyebilirsin, göremeyebilirsinBu kullanımlarda bazen isteğe bağlı, bazen istek dışı olasılık anlamı görülebilir:
Yarın, bir işim çıkarsa gelemeyebilirim. (İstek dışı olasılık)
Bu konuya değinmeyebilirim. (İsteğe bağlı olasılık)https://tdk.gov.tr/icerik/yazim-kurallari/bitisik-yazilan-birlesik-kelimeler/
-
Yolunuz UT, Moab’a düşerse keyifli bir otel olan The Gonzo Inn tavsiye ederim. Sahibi/işletmecisi Türk bir arkadaşımız ve Türk misafirperverliğini yansıtacaktır. Reklam değil, sadece bir tavsiye 😌
-
@OffGuard Elinize sağlık, çok güzel açıklamışsınız. Sıfırdan holding'e giden bir şirketler yaratmak istiyorum lakin, eninde sonunda ya birinin, birilerinin veyahut devletin el koyacağını bildiğim için tüm maddi manevi varlığımı yurtdışına taşımaya odakladım. Amerika. Şirketler, ticaretler hepsi bu ülkede olacak ve Amerika'da büyük bir şirketin önderi olacağım.
Hayal değil, gerçek. kafayı bununla bozdum sanırım.
-
....desenize adamlari kapidan kovuyorlar,bacadan iceri giriyorlar, buyuk rakkamlarla deportlar yapilmis,bir zamanlar 11 milyon illegal gocmen var diye duymustum,her yil 100 bin atsalar kolay kolay temizliyemezler,eh koca amerikada bazi isleri yapacak elemanlarda lazim onuda kacaklar yapiyorlardir.
-
Trump'in Agenda47 planlamasindaki gocmenlikle ilgili ana maddeler:
1- Milyonlarca yasadisi kacaklari toplu sinirdisi etmek.
2- ICE (Immigration and Customs Enforcement) agentasinin hem calisan sayisini hemde butcesini yukseltmek.
3- Santuary sehirlerin federal butceden aldiklari fonlari kesmek eger gocmenlik konusunda isbirligi yapmazlarsa.
4- Meksika sinirindaki duvari tamamlamak.
5- Yenilenmis guvenlik teknolojilerini sinir guvenliginde kullanmak.
6- Ozel sektoru de sinir guvenligi konusuna dahil etmek.
7- Iltica konusundaki yururlukteki kurallari gozden gecirip yenilemek.
8- Meksika ile sinir guvenligi konusunda daha fazla isbirligi yapmak.
9- Iltica konusundaki basvuru kriterlerini azaltmak ve islemleri zorlastirmak.
10- Sinir guvenligi icin butceden daha fazla fon ayirmak.
11- Askeriyenin degisik birimlerini sinir guvenligine dahil etmek.
12- Sifir-tolerans politikasini getirip uygulamak, ozellikle sinirlarda.
13- Dogumla otomatik olarak alinan vatandasligi sonlandirmak.
14- Liyakata (puanlamaya) dayali gocmenlik sistemini getirip uygulamak.
15- Vize ihlali yapanlara daha yuksek ve etkili cezalar vermek (visa overstay etc)
16- Vize kullanimlarini biometrik kontrol ve izleme sistemi ile daha etkin izleme (ulkeye giris cikislari)
17- Insan kacakcilari ile daha etkin mucadele etmek.
18- Kacaklara ve cocuklarina saglanan koruma programlarini (DACA vb) kaldirmak.
19- DACA korumasi altindakilere sinirdisi etme yolunu acmak.
20- E-verify sistem uygulamasini ise alimlarda mecburi hale getirmek.
21- Kacak calistiranlara yuksek miktarda cezalar kesmek. -
-
-
@Ayşenur-Zaza 2006 da Türkiye Antalya da izlemiştim. Bu gün Montreal de açık bir havada izledik ve gerçekten etkileyiciydi. Güneş in ve aydınlığın çok kıymetli olduğunu hissettim. Ve nedense geçmiş çağlarda tutulmalara yüklenen anlamlar (anlık kararma ve ortamın ısı ve ışık değişikliği ) kimbilir bilmeyenler için çok ürkütücü gelmiştir diye düşündüm🫣
-
@MySea, içinde söyledi: USA-TURK.com ve Forumuna Ne Oldu?
Eskiden birde Mezun Forum vardi. Ona ne oldu bilgisi olan var mi?
Benim green card başvurumu onlar yapmışlardı 10 dolar ücret alarak.
-
@crazycells Mükemmel bir arşiv. Fotoğraflara bakarken merak edip başka bilgilere de ulaştım. Çok teşekkürler...
-
-
Geçen sene aralık ayında yayınlandıktan "Generative AI" alanında bir çağ başlattı resmen. Sadece içerik üretiyor, içeriği özetliyor vs. için küçük çaplı öneriler veriyor diye düşünmeyin. Yazdığım kodu input olarak verdiğim zaman gözümden kaçan hataları vs. tespit edip bunları düzeltip bir çıktı sağlıyor. Eksikleri var mı? Tabi ki. Bazı durumlarda sonucu değiştirmeye çalışırsanız "halüsinasyon görmek" dediğimiz duruma geçip kafasına göre cevaplar üretebiliyor. Bu haliyle bile inanılmaz bir araç. Yayınlandıktan sonra eski yöneticim şöyle demişti: "Arkasında çalışan tüm teknolojileri biliyoruz, ancak halen nasıl çalıştığını anlayamıyorum"
Yapay zeka geliştirilmelerinin durdurulmasını desteklemiyorum. Çünkü bence sorun bu geliştirmelerin geldiği/geleceği nokta değil, insanlığın buna ne kadar hazır olduğu. Yanlış hatırlamıyorsam ChatGPT'nin yayınlanmasından birkaç hafta sonra OpenAI bir yazı yayınlamıştı, "Elimizde GPT-4'ten de çok karmaşık ve yüksek parametreli modeller var, ancak insanlık buna etik açıdan hazır olmadığı için yayınlamaktan çok uzaktayız" diye. Maalesef linkini şu an bulamadım.
-
-
@Amedh Eski sayfalar arasında bulup merak ettiğim bu kahve halen aynı kalitede ise bulup denemek isterim. Önerdiğiniz bir site var mı öğrenmek isterim 🙂
-
Evet bu spor gerçeten maliyetli bir spordur. Çok büyük hacimlere çıkacaksanız.
Sağlığımız için iyidir ve sizin fiziksel yorgunluğunuzu aldığı kesindir. Çok yoğun bir iş gününden sonra kendinizin spor salonuna girerken ki bitkinliğinizi ve o spordan çıktığınızdaki enerjinizi hissedince çok şaşıracaksınız. Oysaki mantıken içeride muazzam performans ile kendinizi daha çok yoracak olacakken işler hiç de böyle olmuyor. Kendinizi daha maskülen ve stresten arınmış olarak bulacağınıza garanti veririm. Amacınızı doğru belirlemeniz şarttır. Yarışmalara katılmayacaksanız günlük öğünlerinizin bir tık üstüne çıkarak ideal görünümü yakalayacaksınızdır. Tabi bunda en büyük etkenlerden biri de fiziki yatlınlığınız.
Spor candır ve mutlaka herkes yapmalıdır.
Dipnot: Lütfen spor günlerinzin birinde mutlaka 15 -30 dk arası kardiyo ile kalp sağlığınızı da destekleyin. Bu kas gelişiminizi de doğrudan etkilecektir. -
Çok acayipleşmedik mi?
-
Her ağacın kurdu kendinden olur derler ve son birkaç gündür forumda bazı kişilerin nasıl agresifleştiğini, saldırgan olmaktan keyif aldığını, bağcıyı dövme amacını gördükçe aslında gitme çabamın ne kadar doğru olduğunu, gerekçelerimin ne kadar yerinde olduğunu fark ediyorum.
Neden böyleyiz biz? Sokakta, forumda, sosyal medyada ve her yerde? Neden?
Kavgaya hazır, bilgisi olmadan fikri olan insanlar olmamızın altında yatan nasıl bir kafa yapısı? Keşke demek iyi değil de keşke böyle olmasak..
Düzeleceğine de hiç umudum yok ne yazık ki. Akşam akşam içimi dökeyim onu da burada yapayım istedim. Bizim sürecimiz artık sona yaklaşıyor sanıyorum Ocak ayının ilk yarısı için gelir tarihimiz. Sonra alırız, alamayız onu bilmiyorum yaşayıp göreceğiz. Ben çok istiyorum gitmek, bunun nedeni de gerçekten boğuşarak enerji tüketmek istemiyorum. Enerjimi işime gücüme, üretmeye, düşünmeye harcayayım istiyorum.
Gidemezsem, onay alamazsam da bakacağız...
Sevgiler, selamlar
-
merhaba sayın @mhepekiz. maalesef haklısınız uzun zamandır toplum olarak uzlaşma kültüründen ve anlayıştan yoksun kaldığımız kesin. bununla ilgili aşağıya bir yazı bırakıyorum.
Uzlaşmak en önemli insani özelliklerimizdendir. Her insanın farklı düşüncesi ve anlayışı vardır. Bu farklılıklar insanlığın gelişimi için bir zenginlik bir gerekliliktir. Uzlaşmayı günlük hayatımızda olumlu bir kavram olarak kullanırız. Ancak bu kavramların sınırlarını iyi tespit etmek gerekir. Uzlaşmanın temelinde bilgi, erdem, sevgi, insanlık adına fayda olmalı. Uzlaşmak insanları daha zararlı bir sonuca gitmekten kurtarmalıdır.
Yüz savaş kazanmak hüner değildir. Hüner savaşmadan güvenliği sağlamaktır.
(Çin Atasözü)Uzlaşma insanlığın mahvına yönelikse, kötülükte anlaşma ise buna uzlaşma değil suçta ya da kötülükte işbirlikçilik demek uygun olur. Her insan kavga yapabilir, zıtlaşabilir. İnsan eğitimsiz, sevgisiz ve erdemsiz olduğunda bunlar olağan hallerdendir. Ancak kişinin sosyal ilişkilerinde uzlaşı kültürü içinde hareket etmesi belli bir beyin ve yürek kalitesini gerektirir.
Uzlaşı anlayışı, kazan/kazan ilkesinin zemini oluşturur. Eskiden akıllı insana izafe ettikleri “Bir iş yaptığında hem kendisi hem başkası fayda görür.” şeklindeki davranış modeli de uzlaşı kültürü içinde yerini bulur. Uzlaşmayı hayatımıza öyle yaymalıyız ki, kavgalaşma ve çatışmaya yer bırakmamalıyız. Çünkü bu bir seçimdir. Uzlaşma kültürüyle insanlığa ve medeniyete, kavga ile yabanıllığa ve vahşete doğru yol alırız. Uzlaşma aklı kullanmanın ve başkalarının da aklından istifade etmenin yollarından biridir.
Uzlaşmadan bizi uzaklaştıran etmenler nelerdir? Bunu öğrendikten sonra uzlaşma kültürünü algılamamız daha kolay olacaktır. Uzlaşmayı karşılıklı konuşma ve dinlemeyi bilenler başarabilir. Napolyon “Her şeyi konuşabilen insanlar, her şeyin üstesinden gelebilirler.” der bir sözünde.
Özgüven eksikliği uzlaşma anlayışını ortadan kaldırır. Eğer özgüven yoksa kandırılma, aldatılma korkusu ön plana çıkar. Karşı tarafı anlama ve değerlendirme yetimiz sekteye uğrar. Karşı tarafı tam anlamayınca şüpheci yaklaşırız, kötü varsayımlarla hareket ederiz.
Özgüveni uzlaşma konusundan bir üst kavram olarak kabul etmek gerekir. Özgüvenin oluşumunda bilgili olmanın, empati kurabilmenin, konuşmayı, dinlemeyi ve tartışmayı bilmenin büyük önemi vardır. Bilgi olmadan konuşmak, dinlemek ve tartışmak verimli sonuçlar doğurmaz. İletişim kazalarına yol açar. Gereksiz tartışmaların, zıtlaşmaların hatta kavgaların nedeni olabilir.
Bilgili olmanın arka planında erdem ve hoş görü de bulunmalıdır. Aksi takdirde bilgi bir üstünlük kurma, ezme ve sömürme anlayışıyla uzlaşmanın değil kavganın aracı haline gelebilir. Bizi uzlaşmadan uzaklaştıran en önemli etmenlerden biri de önyargılarımızdır. Geçmişteki deneyimlerimizin bize enjekte ettiği duygu ve düşünceler olumlu adımların önünde bir duvar oluşturabilir. “Şu millet haindir.” “Bu millet zalimdir.” “A partisi hırsızdır.” “B partisi aşırı uçtur.” gibi yargılar uzlaşma zeminini ortadan kaldırır. Her olayı, olguyu zamana ve mekâna göre kendi şartları içinde değerlendirmek gerekir. Önyargı uzlaşmanın önünde duvar oluşturur.
Uzlaşma fikri alçak gönüllüğü, fedakârlığı, feragati ve eleştiriye açık olmayı gerektirir. Kendini sürekli büyük görmek herkese tepeden bakmak, üstün ve önemli konumda olduğunu varsaymak, uzlaşmanın önündeki engellerdendir. Kişi “Ben bilirim, ben yanılmam, ben geri adım atmam, ben güçlüyüm, ben önemliyim” diyerek uzlaşma anlayışından uzaklaşır. Katı zihinsel yapıya sahip bu tür kişiler zamanla hem yalnızlaşır hem de uzlaşmanın getirdiği zenginliklerden yoksunlaşarak verimsizliğe düşerler.Uzlaşma gizli gündem taşıyarak oluşmaz. Kafanın arkasında farklı planlar taşıyarak yapılan uzlaşma, uzlaşma değil hilekârlık olur. Sıkışan eller kısa zamanda yumruğa döner. Uzlaşma belli bir yürek şeffaflığını gerektirir. Yüreği yansıtmayan yüzdeki maske çabuk düşer. Peki, uzlaşma sonunda kazanımlarımız ne olur?
Uzlaşma kültürü bizim insanca yaşamamızın anahtarıdır. Sosyal barış uzlaşma ile mümkün olur. Demokratik yönetim ancak uzlaşma ile mümkündür. Özgürlük alanımızı ancak uzlaşıyla genişletebiliriz. İç huzurumuz da uzlaşmanın sükûnetiyle sağlanır. Uzlaşmak hayatı bir bütün olarak görmemizi sağlar. Uzlaşmak ahenk ve uyumdur. Batı dünyası uzlaşma kültürü içinde takım ruhunu yakaladığından bilimde ve teknikte ileri adımlar atmaktadır.
Uzlaşma olursa dayanışma ve güç birliği sağlanır. Toplumumuza bakıyoruz. Trafikte insanlar kavgalı. Bu nedenle her yıl binlerce insanımız ölüyor. Sosyal ilişkilerde uzlaşmasız tutum nedeniyle adliyeler iş yükünü kaldıramıyor. Siyasette sürekli kavga hali var. Uzlaşma olmadığından kötü yönetiliyoruz. Ülkenin varlığı ve birliği tehlikede. İnatçı keçiler gibi köprüden düşmek üzereyiz. Oysaki uzlaşma olsa birçok hayati ve önemli dertlerimiz çözümlenecektir. Yüzümüz gülecek mutlu olacağız. ( alıntıdır)
-
Aynı görüşteyim , haytımın bundan sonraki bolumunu 40lı yaşların sonunda ailemle eşsiz doğal güzelliklere sahip ülkemde geçirmek varken,
bundan sonrası için başka denizlere yelken açma macerasına atılıyoruz , eğer aralıktaki gorusmeden olumsuz bir yanıt çıkmazsa..
dediğiniz gibi zamanımızı enerjimizi kendimiz ve ailemiz için harcmak istiyoyoruz bundan sonra. -
@mhepekiz Çok acayipleşmedik mi? içinde söyledi:
Her ağacın kurdu kendinden olur derler ve son birkaç gündür forumda bazı kişilerin nasıl agresifleştiğini, saldırgan olmaktan keyif aldığını, bağcıyı dövme amacını gördükçe aslında gitme çabamın ne kadar doğru olduğunu, gerekçelerimin ne kadar yerinde olduğunu fark ediyorum.
Neden böyleyiz biz? Sokakta, forumda, sosyal medyada ve her yerde? Neden?
Kavgaya hazır, bilgisi olmadan fikri olan insanlar olmamızın altında yatan nasıl bir kafa yapısı? Keşke demek iyi değil de keşke böyle olmasak..
Düzeleceğine de hiç umudum yok ne yazık ki. Akşam akşam içimi dökeyim onu da burada yapayım istedim. Bizim sürecimiz artık sona yaklaşıyor sanıyorum Ocak ayının ilk yarısı için gelir tarihimiz. Sonra alırız, alamayız onu bilmiyorum yaşayıp göreceğiz. Ben çok istiyorum gitmek, bunun nedeni de gerçekten boğuşarak enerji tüketmek istemiyorum. Enerjimi işime gücüme, üretmeye, düşünmeye harcayayım istiyorum.
Gidemezsem, onay alamazsam da bakacağız...
Sevgiler, selamlar
Aslında bu yorum biraz bana komik geldi. Çünkü geçen hafta herhalde face'de bir yorum yaptınız. Birilerinin çok basit soruları defalarca sormasından dolayı serzenişte bulunmuştunuz. İşte ince nokta burada her zaman alttan almak lazım tabi herkes için. Şimdi biz alttan almayıp laf edince karşı taraflarda irite olup basıyor küfürü ki o günde hoş olmayan yorumlar vardı. Ben normalde forum dışında sosyal medyalarda yorum yaparken baya agresifim basıyorum ağzıma geleni. Bu forumu seviyorum ve ona göre davranıyorum. Hep alttan almaya çalışıyorum. Biri basit bir olayı bile anlamıyorsa tekrar anlatmaya hatta kendim yapmaya çalışıyorum. Bu sebeplerden forumdaki imzamda ilgili konunuzu okuyun yazıyor ve gene de okunmuyor. Forumdaki bazı arkadaşlara ondan dolayı tanımasam da çok saygım var.
-
Orta denen bir şey var
- Ben o gün birisini belirtmedim genel konuştum zaten o soruyu soran kişi de Greencard başvurusu bile yapmamış biriydi gocunanlar yarası olanlardı demek
- Küfür etmekle mülayim olmak arasında çoook uzun bir yol var. Orta denen şey işte tam burada. O küfür edenler sanıyor mu ki benim küfür bilgim yok. İnsanlık farkı diyelim
- Alttan almak, gerekli yerlerde elbette yapılır da orada kime karşı alttan alınacak? Ben kanaat önderi değilim toplumu sakinleştireyim
- Benim 5500 kişiye yaklaşmış bir Youtube kanalım var sizin kadar sevgi kelebeği değilim herkesin işini yapamam zira o kadar acayip talepler geliyor ki buna "Daha çok" zaman ayıramam zira işim var ailem var vs
- Başka soru?
-
@mhepekiz Çok acayipleşmedik mi? içinde söyledi:
Orta denen bir şey var
- Ben o gün birisini belirtmedim genel konuştum zaten o soruyu soran kişi de Greencard başvurusu bile yapmamış biriydi gocunanlar yarası olanlardı demek
- Küfür etmekle mülayim olmak arasında çoook uzun bir yol var. Orta denen şey işte tam burada. O küfür edenler sanıyor mu ki benim küfür bilgim yok. İnsanlık farkı diyelim
- Alttan almak, gerekli yerlerde elbette yapılır da orada kime karşı alttan alınacak? Ben kanaat önderi değilim toplumu sakinleştireyim
- Benim 5500 kişiye yaklaşmış bir Youtube kanalım var sizin kadar sevgi kelebeği değilim herkesin işini yapamam zira o kadar acayip talepler geliyor ki buna "Daha çok" zaman ayıramam zira işim var ailem var vs
- Başka soru?
Teşekkürler anladım ben alacağımı aldım.
-
Toplum olarak kötü yöne gidiyoruz. Bakalım sonumuz hayrola.
-
@ Çok acayipleşmedik mi? içinde söyledi:
@Ziyaretçi
Orta denen bir şey var
- Ben o gün birisini belirtmedim genel konuştum zaten o soruyu soran kişi de Greencard başvurusu bile yapmamış biriydi gocunanlar yarası olanlardı demek
- Küfür etmekle mülayim olmak arasında çoook uzun bir yol var. Orta denen şey işte tam burada. O küfür edenler sanıyor mu ki benim küfür bilgim yok. İnsanlık farkı diyelim
- Alttan almak, gerekli yerlerde elbette yapılır da orada kime karşı alttan alınacak? Ben kanaat önderi değilim toplumu sakinleştireyim
- Benim 5500 kişiye yaklaşmış bir Youtube kanalım var sizin kadar sevgi kelebeği değilim herkesin işini yapamam zira o kadar acayip talepler geliyor ki buna "Daha çok" zaman ayıramam zira işim var ailem var vs
- Başka soru?
sayın @Ziyaretçi ilk önce Greencard talihlisisiniz sanırım. Olumsuz bir şey yaşamadan sorunsuzca gider güzel mutlu mesut bir hayatınız olmasını temenni ederim.
-
Çok bilmişlikten ötesi yok. Aslında kör cahilliktir.
-
@barış Arkadaş hesabını silmiş olmalı ki yaptığı paylaşım "Ziyaretçi" olarak görünüyor. Ben de bu konuyu görünce birilerinde farkındalık oluşuyor diye düşünüp umutlanmıştım. Maalesef o kadar kolay değilmiş. "Atar yapmak" veya "kapak olacak şeyler yazmak" daha revaçta.
-
Günümüz Türkiye’sinde ve geçmişte sürekli bir “taraf” olmuş. O “taraf”ların sadece adı değişmiş fakat sürekli gündemde olmuş. O “taraf”cı, bu “taraf”cı, her karar her hareket buna göre alınmış. O nedenle biz karşı “taraf”ın düşüncesine saygı duyulmasını hiç beklemeyelim.
-
Dün kurumumuza bir yazı geldi acil olarak secimde görev alan personelin bilgilerini istediler. Görev aldılarsa neden görev istedikleri, istemedilerse neden istemediklerini soruyorlar.
Emanete yasıyoruz. Sonumuz hayr olsun -
@hockeyumpire2 Çok acayipleşmedik mi? içinde söyledi:
Dün kurumumuza bir yazı geldi acil olarak secimde görev alan personelin bilgilerini istediler. Görev aldılarsa neden görev istedikleri, istemedilerse neden istemediklerini soruyorlar.
Emanete yasıyoruz. Sonumuz hayr olsunTaraf bertaraf araştırmasıdır.
Demokraside oyunuz sayılır, feodalizmde sayınız oydur. Mogens Jallberg -
@hockeyumpire2 Çok acayipleşmedik mi? içinde söyledi:
Dün kurumumuza bir yazı geldi acil olarak secimde görev alan personelin bilgilerini istediler. Görev aldılarsa neden görev istedikleri, istemedilerse neden istemediklerini soruyorlar.
Emanete yasıyoruz. Sonumuz hayr olsunBu bahsettiğiniz şeyle ilgili twitterda paylaşımlar görmüştüm bugün, hatta inanmadım asparagas olabilir gibi düşünüp geçmiştim, anlayamamıştım hatta geçen seçimde görev alanlarla ilgili soruşturma mı yoksa yeni seçim için kaşla göz arası yapılacak oldu bittiye getirilecek bir hazırlık mı emin olamamıştım, dünya küçük derler ya, onun gibi, şimdi sizin mesajınızı okuyunca teyit etmiş oldum bilginin doğruluğunu.. Gerçekten Allah sonumuzu hayretsin, çok tuhaf bu olan bitenler..
Benzer Başlıklar
139
Çevrimiçi
60.6k
Kullanıcı
5.1k
Konu
533.2k
İleti
Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum
California'da Yangınlar Büyüyor