Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
-
1973 yilinin sonuna kadar turkiyede calistim, isim iyiydi o gunun parasina gore 1700 tl net olarak elime geciyordu,kara yollarinda calisan bir vatandas 600 tl aliyordu. 1700 lira maasla araba alabilirmiydim,asla o gunlerin sartlarina gore otomobil hala lukus sayiliyordu,yine o maasla ev alabilirmiydim, cok zor, o muhitlerde yeni daireler 100-110 bin tl arasinda gidiyordu, tabi her yil paranin degeri dustu dairelerin fiatlari artti...kendi evim olmasi biraz zordu, ya kirada oturacaktim ya-da babamin veya kayinpederin dairelerinden birinde,aile icinde normal calisipda ev sahibi olan olmadi gibi...
.....australyaya geldik kari koca cok dusuk ucretle calismaya basladik,belki o zamanin parasina gore iyi paraydi 2 kisi haftada 100 dolar. bir yil dolmadan arabami aldim,turkiyede arabam olmasi hayal gibiydi.......2 yil sonra krediyle dairemi aldim, turkiyede yasasaydim o da imkansizdi,bazi koparatifler filan cikmisti onlar bir sey yapiyorlardi ama nasil bir seylerdi pek bilgim yok.
.....dusunupde geriye baktigim zaman australyaya gelmekle iyi yaptigimi ve sansli oldugumu dusunuyorum,borcsuz evimiz var, arabamiz var, hukumetin vermis oldugu emekli maasi rahat rahat yetip artiyor,yilda bir veya iki sefer emekli odeneklerine zam yapiliyor,gecen gun elektrik sagliyan sirketen maktup geldi, origin olacak, efendim elektrik kw ucretlerinde indirip yapacagiz yilda bu kadar kariniz filan olacak, allah razi olsun dedik, gerci cok elektrik kullanmiyoruz.kis mevsiminin ikinci ayi bitmek uzere ,isinmak icin dogru durust soba veya klima kullanmadik sayilir....
-
...erken yillarda kamp yapiyorum,kucuk bir cadirim vardi biraz buyugunu aldim,henuz kucuk bir dairede yasiyorum,malum ayni yere kampa gittik , ne hikmetse o yil havalar sansimiza yagmurlu gecti,kampcilikda birazda caylaklik var,yagmur devam edince topladim cadiri filan eve donduk,garajim filan yok,cadir islak, torbasiyla beraber oylece dolaba koydum. aradan bir yil gecti yine kamp zamani, gittik yerlestik cadir biraz rutubet kokuyor.masallah havalarda sahane gidiyor,yuzuyoruz geziyoruz,balik tutuyoruz, yine gunluk guneslik bir gun gok yuzu masmavi,hava sicak,iyi bir yaz gunu, ogle saatleri yemek icin cadirin yanina geldik, aniden kucuk kucuk dolu taneleri dusmeye basladi,yakinda buyuk bir agac vardi arabami agacin altina cektim,her saniyede dolular buyumeye basladi,tas gibi dolau dusmeye basladi,,beni m cadirin tavanina vuran dolu kanvasi yirtip iceri dusuyor,topu topu 5-10 dakikalik bir olay,dolu gecti,eee zarar tesbiti yapalim bakalim, cadirin icine girdim gok yuzunu gorecek onlarca delik olusmus....cadir bir yil havalandirilmadan dolapta kalinca curumus,islak islak birakmistim...
....biraz gecti yanima yasli bir hayir sever adam geldi, elince kucuk tup yapiskan bir parcada yamalik,lastikmi kanvas mi var ,bir sey olduysa yardim edebilirmiyim dedi,cadirin tepesini gosterdim ve hep beraber gulmeye basladik,toparlanip eve donduk,gelecek yil icin daha saglam cadir aldim yine cadirin uzerine serilen tarpolin deriz tarp aldim,yagmur olsun gunes olsun cadirin onunde oturabildik.
.....belediyede calistigim zamanlar,degisik degisik kimyasal maddeler kullaniriz, cogu kokar kimini kullanirken maske takmak gerekir.bir gun sef moorebank binasindaki salon halisini yika dedi, tek katli buyuk bir bina icinde kutuphane var, kucuk salonu var, gunluk kiraya verilen bir kac odasi var, odalari bazi sahislar kiralarlar ve orda bir seyler ogretirler genellikle yaslilar icindir, kucuk salonun yaninda ki odada yasli bayanlar el isleri kursu goruyorlarmis,bende makineye sicak suyu ve hali temizleme ilacini doktum ve haliyi yikamaya basladim,kendim kokuya alismisim bana koku gelmiyor ama ilk defa birisi gelse kokuyu hisseder,bes alti dakika dir calisiyorum, yan tarafdan feryatlar gelmeye basladi, yasli bir kadin bana gelip durdur o makineyi durdur o makineyi diyor,durdurdum ve disari ciktim, birisi can kurtaran yolda diyor,
,,yasli hanimlardan biri astim hastasiymis,,,,,benim hali temizleme ilacinin kokusu oraya kadar gitmis ve kadin fenalasmis,cankurtaran geldi aldi kadini ,digerleri de islerini biraktilar,benimde biraz moralim bozuldu...ondan sonra temizlik kokulu kimyasal ilaclarla temizlik yaparken etrafda yasli insanlarin olmamalarina cok dikkat ettik -
...dun aksam uzeri haberleri izliyordum,normal olarak saat 18.00 de haberler baslar,derken telefon caldi,bolgenin milletvekili,banttan konusuyor, once kendini tanitti,SIKINTILI zor gunler gecirdigimizden bahsetti,bu anda bir problem varsa 1 no lu tusa basin,baska probleminiz olursa ofisim ve ben her zaman yaninizdayiz deyip iyi gunler dileyip konusmasi bitti,eyvallah dedik....nasil bir sistemse herkese ev telefonundan mesaj gonderiyor...
.......2009 yili hatunun 60 yas gunu evliligin 40 inci yili, yas gununde cocuklar bir turk restaurantina goturduler,yegenlerde geldi yedik ictik dansoz filan vardi,bu kucuk kutlama, bunu buyultelim dedim,yurt disina bir yere gidelim diye dusundum ozi ler en cok bali ye giderler taylandin guzel bir iki tatil yeri vardir oraya giderler,once bende asya gezisi dusundum,bir yandanda icimden gelmiyor, jet star hava yollari hawaii icin indirim yapmis,iyi firsat cikti bos ver asyayi deyip hawaii ye gitmeye karar verdik,galiba ekim ayiydi, gittik hawaii de havalar sahaneydi 9 gece kaldik guzel bir tatil yaptik...
..her yil sene sonuna dogru hatun 1984 den beri yilda bir defa kalp uzmanini gorur,lubnanli doktordur iyi adamdir,hatuna bakarken ordan burdan sohbet ederiz, eh bu defa yine doktora gittik, adam bakti dinledi filan,,, eeeee artik sizin kan sulandirici haplari almaniz lazim,aile doktoruna gidin o ilaci yazsin tarif etsin filan,,,,,,bir kac gun sonra aile doktoruna gittik o da misirli kokenli doktor,musluman degil ne oldugunu yillardir cozemedim,1983 den beride bu adama gideriz,anlattik derdimizi okay 5mil kan sulandiriciyla basliyalim dedi, normalde 7 mg ile baslariz filan ilaci aldik once biraz tesir yaparmis,hangi sebzeler ilaca tesir edermis filan biraz anlatti..
...hatun kan sulandiriciyi kullanmaya basladi,basladi ama acayip oldu, ilac nasil tesir ettiyse sanki dermani kalmadi, doktora geri gidiyoruz,aile doktoru bu ilac asla boyle tesir yapmaz diyor,kadin dogru durust yuruyemiyor, ilaci kessek kesemiyoruz,benimde butun psikolojimi bozdu, yilbasinda kampa gidecegiz ben istemiyorum hatun gidelim diyor ,gittik kucuk torunda var,kiz erkek ayse bir yerde durmaz devamli pesinde kosuyorum.....haftalar aylar geciyor hatun bir turlu normale girmiyor,bana stress basiyor, kalp uzmanindan randevu aldik, ancak nisan ayinda gorebilirsiniz dediler, burda uzman doktorlar randevu ile calisirlar, her gun doludurlar,kimilerini gormek icin aylarca beklemek lazimdir ...
...2010 nisan ayinda doktoru gorduk, ya senin verdigin ilac bu kadini mahvetti dedim, adam gulmeye basladi, bu ilactan sikayet eden ilk defa sizsiniz dedi,yine muayene etti,romatizmali kalp kapagi biraz daha daralmis,doktor north sydneyde bir hastanede de calisiyormus, orda cerrah arkadasim var sizi ona gondereyim dedi, kendi sekreteri randevu aldi,randevu gunu oglumu kizimida yanima alip doktora gittik , cocuklar daha iyi anlarlar, anlatirlar,, genc bir kalp cerrahi,bakti doktorun raporuna bakti,, evet ameliyat lazim dedi,hatuna ameliyat olmak istiyormusun dedi, hatun dusunmeden evet dedi,,,,operator, iki sey yapabiliriz biri madeni kapak digeri domuzlardan alinan normal kapak, ama domuz kapagini size tavsiye etmem dedi, insan vucuduna domuz organlari daha cok uyum sagliyormus,diger madeni kapagi gosterdi anlatti,allah razi olsun iyi adam,tamam dedi iki hafta sonrasina ameliyat gunu verdi,defterine yazdi....
..hastanenin admission kismina gittik bir kagit verdik onlarda ameliyattan bir iki gun evvel gelin on testler yapilsin dediler,iyi hatirlamiyorum,bir hafta evvelmi gittik bir kac gun evvelmi gittik,hemen hemen butun gunumuz hastanede gecti, film cek kan muayenesi, ameliyatci konusur narkoscu konusur ameliyattan sonra fizikci konusur,bir gunde epey testler yapildi ve eve donduk, north sydney bize uzaktir,ama yakindaki bir istasyondan trene binince hic aktarma yapmadan hastanenin oldugu yere yakin istasyona giden trenler var,bizde bir kac sefer trenle gittik,bazen ameliyat gununde hastaneye cagiriyorlar,bizimkine anjino yapilacagi icin bir gun evvelinden cagirdilar...arkasi yarin...
-
@sir-altan, içinde söyledi: Avustralya'da bir omur boyle gecti
@caglaror, içinde söyledi: Avustralya'da bir omur boyle gecti
@JessePinkman Aynen foto lutfen.....
..birader resim yukleme seklini halen cozebilmis degilim,basladimmi bir seferde pes pese 10 resim yuklemem lazim.
-
....dunyada milyonlarca insan stress kurbanidir, stress cok kotu bir seydir,gelincede kolay kolay gitmez,stress vucudun bir cok organlarini etkiler......belediyede calistigim yillarda isimden dolayi stress e girmistim,basimin tepesi yanmaya baslamisti,ne sebebden yandigini cok zaman sonra anlamistim,,, 2009 yilinin sonlarinda benim hatunda kan sulandirici hap kullanmaya baslayinca bir anda halsizlesmis dermani kalmamis gibi olmustu,kavgasiz gurultusuz bir hayat geciriyoruz,bir anda kadinin hastalanmasida bilinc alti olarak benide stress e sokmustu,, ayak bas parmaklarim yanmaya baslamisti,allah allah bu da nesi, bazi insanlarda hastalikdan dolayi ayak parmaklarinda bir seyler olur,bende kendi kendime acaba seker hastasi filanmiyim diye huylanmaya baslamistim.
...nortshore hastanesinde ameliyatci doktoru gorduk sag olsun adam hemen ameliyat gunu verdi,sanki bana da bir mucize oldu, ayak basparmaklarimin yanmalarida bir anda gecti gitti.bu gunlerde bile zaman zaman arasira cok nadir bir ayak bas parmagim yanar,allah allah kafam neye takildi,cozemedigimiz ne var diye dusunurum,australyadan cok turkiyede aile icinde olan bazi seylere kafamiz takilir....
.....northshore hastanesinde hatuna kalp ameliyati yapacaklar ve calismiyan bir kapaga madeni bir kapak takacaklar, diger bir hucredede problem varmis orayada bilemedigim bir parca takmislar,arasira hatuna bionic women diye takilirim,,emekli oldugumuz icin cebimizden bir kurus para cikmadi.ameliyattan bir gun evvel kendi uzman kalp doktorumuz ayni hastanede bazi gunler calisiyormus, hatuna angiogram yapti.....bir gun sonrada hatun ilk sirada ameliyata gidecek,,,,sabahleyin galiba bir kac hap verdiler sedatif gibi bir sey olabilir,ameliyata giden sahislar heyecanlanirlar kadinlar bilhassa aglarlar, masallah bizimki cok sakin,ameliyathaneye goturecek hemsire gelene kadar coluk cocuk hatunun basinda durduk, sonra erkek hemsire geldi hadi gidiyoruz dedi,bizde ameliyat hanenin kapisina kadar yuruduk, yerde kirmizi bir cizgi var onu gecmek yasakmis, o cizgiye gelince kendimi bayilacak gibi hissettim..gorevliler 4 saat filan arayip sormayin dediler.
.....kucuk kizim bir arkadasiyla hastanenin kantininde kaldi, oglumla bende manly diye bir bolge var sahane plaji vardir arabasiyla oraya gittik biraz carsisini gezdik turistik bir yer ahim sahim bir carsi yok, hediyelik esyalar satan dukkanlar var restaurantlar var.bir iki saat buralarda oyalandik, daha sonra deniz kenarinda bir kac yere gittik,sydney limani icinde cok korfezler vardir cok guzeldirler.......
....ameliyatlarin icinde kalp ve beyin ameliyatlari en tehlikeli olanlardir,doktorlardan binlerce defa allah razi olsun diyorum,tabi makineleri icad edenleri ihmal etmemek lazim tibbi makineler aletler sayesinde binlerce can kurtariliyor.....ogleden sonra hastaneye geri donduk,hastaniz amelyathaneden cikti ama bir iki saat daha goremezsiniz yogun bakimda dediler, o kismin kendi yogun bakimi varmis ameliyattan cikan hastayi alip makinelere bagliyorlar basinda bir hemsire oturuyor dakika dakika kayit yapiyor... daha sonra hemsire hastanizi gorebilirsiniz dedi ,zaten bir bekleme salonu yapmislar hemsire telefondan konusuyor,iki iki kucuk yogun bakima gittik,hatun yatakda oturur vaziyette hortumlar kablolar bagli tabi uyutuluyor,resim makinem yanimdaydi resim cekebilirmiyim dedim hemsire olmaz cok elektronik aletler var dedi.
.hatun sag salim ameliyattan cikti,ben ve cocuklarda rahatladik,kendim trenle eve dondum... aileden biri boyle buyuk bir ameliyat gecirirse is yerleri hastanin yakinlarina ucretli olarak 10 gun izin veriyormus, oglum ve kizim bu sistemden faydalanip 10 ar gun izin almislar. -
.....bir cok seyleri duyariz ama kulagimizin bir kosesinden girip digerinden cikar,yani pek aldiris etmeyiz,o nedir yahu nasil bir seydir filan.cok kiside kalp hastaligi vardir,nesi var deriz kalbi var derler,ya da kalbinde pil var derler,bir cok kimsede he ya onun kalbinde pil varmis der, gercekte kalpte pil olmaz pacemaker isimli pille takilan bir cihaz baglaniyor.hen hangi bir sey kendi basimiza veya yakinimizin basina gelirse o zaman ciddiye alip arastiririz.internet yokken hep ona buna sorardik, ama internet cikti you tube burda her istedigimiz seyi ogrenebiliyoruz....13-14 yil evvel biraderimde karin agrisi sikayeti vardi- kolonoscopy yapacagiz demisler iste ilk defa duymus oldugum bir seydi.....
..benim hatuna da madeni kalp kapakcigi takacagiz denilince bende internetten arastirmaya basladim, ameliyat sahnesini bile gosteriyor,,,,,,iste yasadikca bir seyler basimiza geldikce tecrubemiz de artiyor,,,,,hatun kalp ameliyati oldu ikinci gun iki hastaya bir hemsire biraktilar,hastane biraz uzakta once otobuse binip yakindaki bir tren istasyonuna gidiyorum sonra tren sonra biraz yuruyus, hastane ziyaretcileri pek uzmuyordu, yemek saati haricinde her zaman hastamizi gorduk, galiba 4 uncu gun hatunu kaldirip yuruttuler ekzersiz yaptirdilar,banyo filan,ameliyattan 7 gun sonra taburcu ettiler.
.... o bolumun kucuk bir oturma salonu var, ziyaretciler oturuyor yuruyebilen hastalar gelip oturabiliyorlar,,,bende koltuklardan biirnde oturuyorum yakinima bir hasta yaklasti, oda ameliyat olmus, merhaba nasilsin filan, bende gecmis olsun dedim, adam ben seni biliyorum taniyorum dedi,biraz orta dogu tipli adam,allah allah sehirin diger bogesindeyiz,hmm nerden taniyorsun dedim, flemington pazarindan dedi....
...baska bir gun yine ayni yerde oturuyorum iki kadin bir yasli adam 3 tane orta yasli adam gelip oturdular,sivil savunmami sosyal gorevlimidir, iki kisi biraz itfayiciye benziyordu, yasli adam 71 yasinda sanki ya eski asker ya da emekli yuksek rutbeli polis sefi gibi,miting yapiyorlar, bir bayanin telefonu caldi, yasli adam kadina diklendi kapat o telefonu, bir daha duymak istemyorum diye sert cikisti, allah allah diyorum tam diktator, adam yine birine diklenip benim yasim 71 hepiniz bana hurmet edeceksiniz diyor, bunca yildir bu ulkedeyim bu tip konusan birini ilk defa gordum,yasli adam benim dedigim dedik demek istiyor digerlerine kiziyor, itfaiyeci gibi tahmin ettigim adamlardan biri yeter be deyip ihtiyarin uzerine yurudu, digerleri zorla tuttular,sonra hepsi cekip gitti.....
.....ameliyattan 7 gun sonra hatun eve geldi, ameliyat yapan doktor 4 hafta sonra beni gorun dedi, gittik birde hediye cuzden verdim,her sey guzel bir yil sonra yine gorusuruz dedi,ilk bir kac hafta 2 haftada bir kan alinip kan inceligi kalinligi incelendi.....yakinda bir hastane var galiba 6 hafta sonra ekzerzis icin oraya gidin diye mektup verdiler, gittik bir gun sadece yiyecek ve iceceklerden bahsettiler, ikinci defa ekzerzis salonuna gittik,belli ekzerzisler yapilacak,hatun ben burayi istemiyorum dedi, evde kendi kendimiz bir seyler yapariz,8 hafta sonra mutfakda is yapmaya basladi 3 ay sonra filan normallesmeye basladi,ameliyattan sonra 3 ay cok dikkatli olmak lazimmis,,eskiden ameliyatlar yapilirdi dikisler olur ameliyat yerine pansuman filan yapilir, dikisler alinir,kalp ameliyatinda kaburgalari kesiyorlar, sonrada bir sistemle yine bir birine bagliyorlar,hepsinden allah razi olsun.hatunun ameliyatindan sonra ne dikis problemi oldu ne de pansuman,6-7 santimlik bir kesik izi kaldi.
.....2010 yili tamamen evde gecti, tatil yapmadik, o yilki kamp son kampimiz oldu ondan sonra kampa filanda gitmedik, garajimda iki tane cadir ve diger gerecler oyle yatarlar.....hatunun kalbine toplam olarak 3 santime yakin diameterbir parca dikildi,,,,her halde kendimde cok hassaslastim bir yerde hatun iki defa hapsirsa hemen ne oluyor diye kosarim,yani boyle bir kalp hastasiyla yasamaninda psikolojik etkisi cok oluyor,kimi insanlar gamsizdirlar dunya yansa umurlarinda olmaz.....
-
@FreeWoRLD elinize saglik sayin @FreeWoRLD
-
@crazycells, içinde söyledi: Avustralya'da bir omur boyle gecti
@FreeWoRLD elinize saglik sayin @FreeWoRLD

-
bu,gunlerde kisitlamalar var malum hic bir seyin tadi tuzu yok
resim yukleme denemesi yaptim,okay,ammavelakin benim yukleyecegim resimlerin boyutlari yuksek buyuk oldugu icin forum yuklemiyor...
.....bu gun biraz eskilerden yazmak istiyorum, ahmet isimli aile dostum vardi,birde ablasi var biraz uzak muhitte oturur, ahmetin babasi vefat etmis,ablasi ahmetin esini arayip ahmete soyle diyor galiba turkiyeden mektup gelmis mektubu ver diyor, ahmetin bayilma huyu varmis,esi durumu bana anlatti, abi nasil soyliyecegiz korkuyorum dedi,iyi bir gun caya geliriz ben yavasca anlatirim derim.....gittik oturduk caylari yudumlarken esi mektubu getirip kocasina verdi,henuz ben agzimi acmamistim,ahmet mektubu okuyor,esi de bayilirmi diye bakiyor, ahmet neee babam mi olmus dedi,biraz duruldu filan,mektup biraz eski tabi bu sefer esine soylenip niye daha evvel bildirmedin diye biraz sitem etti.,bayilma filan olmadan atlattik isi bas sagligi diledik..
......Ankaranin bir kazasindan yine iki tanidigimiz var gidip geliriz,bir hanimin adi per.. diyeyim per in babasi vefat etmis,kocasi ve cocuklari soylemiyor, ayni sokakta oturan hemserileri nez hanim var onada gidip, geliriz. nez haniminda annesi vefat etmis ama onada soylememisler, isin garip tarafi, per hanim nez hanimin annesinin vefat ettigini biliyor, nez hanimda per hanimin babasinin vefat ettigini biliyor,her ikiside kendi anne ve babalarinin vefat ettigini bilmiyorlar,,,,arkadaslar arasinda konusuyoruz, ne yapacagiz nasil soyliyecegiz filan,,,,,bir gun per hanim diger bir aile dostunu alip nez hanimlara oturmaya gidiyor bu arada basin sag olsun,annen vefat etmis diyecek, oturuyorlar caylar sohbet filan, per hanim yerinden kalkip nez, hanima gidiyor ve kardesim basin sag olsun annen vefat etmis diyor,kadin soke oluyor,oturuyor asagi,biraz sonra nez hanim kendini toplayinca per hanimin yanina gidip seninde basin sag olsun kardesim seninde baban vefat etmis diyor..ikisi bir birlerine sarilip agliyorlar,iste gurbet hikayelerinden biri....
... bu gunlerde yapacak bir seyler yok, 10 yil evvel canon marka guzel bir kamera almistim, 2 tanede kucuk kameram var,canon ile nereye gitsem normal resim cekerim,aslinda makinenin cok ozellikleri var,normal auto focus disinda,makinenin programiyla oynayip degisik degisik resimler cekilir,benimde bu gunlerde canim SIKILDIKCA you tube den kamerayi kullanma videolari izliyorum,ondan sonra kamerami omuzuma asip yuruyus yapip resimler cekiyorum, evden fazla uzaklasamiyacagim icinde hep ayni yerlerin resimlerini cekiyorum,gercekten kamera cok marifetliymis,her seye ozenti lazimdir,bir zamanlar video edit uzerinde calismak istemistim SIKILDIM vaz gectim,bir insanin hobisi olmasi iyidir.
-
@sir-altan Abi, haberlere gore, Australia da asilanma orani oldukca dusuk, 15% civarlarinda. Kisitlamalar asilanma orani 70% olmadan kalmayacak diye sizin hukumet aciklama yapmis.
-
.....australyada asilanma orani her gun daha cok yukseliyor,devlet islerinde ve muhim islerde calisanlara pfzier asisi yapiliyor , diger normal vatandaslara astrazenece gibi bir asi,,,,maalesef her olayda insanlar bazi insanlar conspiracy yaratiyorlar,you tube de yuzlerce asi hakkinda ve covid hakkinda uretilmis teoriler var,o kadar cok sacma seyler yaziliyorki, bazi insanlarda bu yazilanlara inanip asi olmuyorlar.belki cok kisa bir zaman icinde tum okul cocuklari bile asi olacak.asi olmadinsa buraya gelme durumuda olabilir...hukumet o kadar masraf edip insanlarini iyiligi nicin calisiyor.
-
...sali gunu yuruyus yapiyorum bir yerde spor sahalari var ekseri ordan gecerim, bir kosede test cadiri var,bende siraya girdim,telefondan forum doldurdum test yaptilar eve dondum, ogle yemeginden sonra telefonuma mesaj geldi,eve yakin plaza var, icinde woolworths diye super market var,gecen hafta persembe gunu 12 ila 1,30 saatleri arasinda orda bulunduysaniz acil test olunuz diyor,, evet o gun o markete girip ekmek almistim ama saatini hatirlamiyorum,icime kurt dustu, sabahmi gittim ogleden sonra mi gittim bir kac saat endise icinde gecti.,hatun iyi hatirladi ben seni ALDI ye gondermistim ekmek bulamayinca diger markete gitmisin sabah saatleriydi dedi,biraz icim rahatladi yine kusku var, mevsim kis sabahlari biraz nezleli gibi uyaniyorum sonra geciyor.....carsamba sabahi cep telefonuma baktim test yapilan yerden mesaj gelmis negatif diyor,vallahi cok rahatladim,,bu virus gorunmez bir sey,gorunmiyen dusman,belki ilerde grip gibi kalacak ve bizler her yil covit-19 asisi olacagiz diye dusunuyorum.
-
....2010 yili hatuna dadilik yapmakla gecti diyebilirim, bir yil evvel kocaman ekranli digital br tv almistik, promosyon olarak az bir ucret karsiligi birde lap top veriyorlardi ikisinide aldik, lap topu tv ye bagladik,internet var, ondan sonra hatuna dizi sitelerinden turk dizileri aramaya basladik,turk kanallarinida bagladim,oyle boyle derken hatunu dizici yaptim,hala gunde bir kac dizi bolumu izler...eskiden dizi calip dizi yayinliyan siteler vardi, dizi izlerken virus filan gelirdi, dizi kesilirdi,neyse onlardan kurtulduk,yinede dizi yayinladiklari icin sag olsunlar,,muzik album yayinliyanlarda coktu,bir hayli muzik indirip cok cok mp3 yapmistim...
..2010 yilinin sonuna dogrun turkiyeden mesaj aldik, hatunun ablasi ve kizi, kucuk yengesi ve 2 kizi birde erkek kucuk delikanli subat ayinin sonlarina dogru bizi ziyarete geleceklermis, cok cok sevindik, 36 yil sonra akrabalarimiz australyaya geliyor. evde bir telas bir hazirlik basladi,her yer temizlenir bazi seyler degisir, sanki ingiltere kralicesi geliyor....misafirlerin gelecekleri gun bir bayan yegen sabahleyin geldi, kendisi hostes baska ucakla gelmis stand-bye ile her ucaga binebiliyorlar, sabah birini aldik, aksam uzeride diger 6 kisi geliyor iki araba gittik, normalde ucak indikten sonra en fazla bir saatte disari cikilir, bekle bekle agac olduk,biri turkiye fasulyesi getirmis digeri baska bir sey,velhasil biraz problem cikmis, bazi gida maddelerini gormemisler...
..gec saatte eve geldik, ev buyuk herkese yatacak yer cok, bir gun misafirlerimi dinlendirdim, bu arada kizimda izin almis, iki araba sehir icinde gorulecek yerleri gosterdik, mavi daglara gittik , sehirdeki buyk hayvanat bahcesine gittik,iki hanim yegenin izinleri azmis bir hafta sonra geri donduler,evli bayan 30 gun sonra cocuguyla geri dondu onada 30 gunluk vize vermisler, abla ve yengeyede 38 gunluk vize vermisler......38 gunun 37 gununde hic durmadan gezdik. hatunda bir hayli yoruldu, neyseki misafirler ev islerini ustlendiler yemek pisirme filan.....
..bu gun nereye gidiyoruz--lubnana,yakinda bir alis veris merkezi var tum bolge arap kokenlidir hadi oraya,,,,,,, yine bir gun hadi sizi vietnama gotureyim dedim, acayip acayip baktilar, iki kisi abla ve yenge digerleri donmustu,,,, 5-6 km uzaklikda cabramatta diye bir bolge var, oraya gittik, carsidaki dukkanlarda ingilizce tabela gormek zordur, hepsi vietnam dilinde,,,,bu bolgeye yakin hosteller vardir, vietnamdan gelen gocmenler hostellerden ayrildiktan sonra cabramatta bolgesine yerlesmisler, getto diyelim, manavi kasabi bakkali emlakcisi, hep vietnamli, carsiyi dolastik bir kac resim cektik, bir manav onunden gecerken kucuk yenge bir meyva gordu bu nedir eniste dedi, valla bende bilmiyorum ilk defa goruyorum dedim, vietnam meyvasi olmali,yende bir tane aldi, kestik birer dilim yedik,ama ne yedik bilmiyorum.... etraf kokuyor, yenge gidelim burdan kendimi astimli gibi hissediyorum dedi, atladik arabaya, bizim eve yakin bir yerde kocaman bir agacli park var, icinden dere gecer ,golet var, oraya goturdum agaclar arasina temiz havayi cigerlerine cektiler,kendim pek koku hissetmemistim ama misafirler hissetmisler...
..bankstown diye bir alis veris merkezi var, eski plaza diye carsi cadde var, burdada hep vietnam dukkanlari lokantalari cafe leri var bir gun hatunla dolasiyordum, askida guzel bir pantolon gordu,hosuna gitti, hadi git dene dedim, gitti galiba pantolonu denedi ve birakip disari cikti, cok kokuyor bir daha boyle shoplara girmem dedi..bazi insanlarin yedikleri seylerdenmidir uzerlerinde koku olur,ben hindistanlilarla calistim ofis islerinde calisanlar cok temiz ve iyi giyinirler, fakat yanlarina yaklasinca bir koku hissedilir,,,meshur cari veya curi kari olabilir bir yiyecekleri vardir,onsuz gunleri gecmez belki o kokuyordur.
..38 gun sonra galiba emirates hava yollari olacak gecde saat 22.00 de filan havalanacak aksam saatlerinde hava alanina gittik,abla ve yengeyi yolcu ettik,vizenizi uzatmak icin ugrasirim biraz daha kalin dedim ama kalmadilar, bilemiyorum vizelerini uzatirlarmi-uzatmazlarmi,simdi bulari yazarken geriye bakiyorum aradan 10 yil gecmis zaman su gibi akip gidiyor, hayatimizin yasamimizin kiymetini bilmek lazim....
..2010 yili sakin sessiz gecmisti tatile filan gidememistik 2011 de bir gezi yapalim diye dusundum,ucakla bir yere gitmek, asya ulkeleri var amerika var,bilemiyorum asya ulkelerinde sahane tatil yerleri var, taylanda sahane bir kac plaj var,australyalilar indenozyanin bali adasina giderler fiji vardir,ben amerikaya gitmeyi dusundum ve 2011 yilinin basinda planlar yapmaya basladim.
-
....2005 yilinda kiz dedesi olduk, ilk torun, 2010 yilinin sonlarina dogruda erkek delikanli dedesi olduk torun sayisi 2 oldu bir yildan biraz fazla gecince ikinci erkek torun dunyaya geldi, 3torunla idare ediyoruz iste ilk torun ogrenci ehliyetini aldi anasindan babasindan soferlik dersleri aliyor,yakinda ehliyet alir..
2011 yilinda bir yurt disi seyahati dusunmustuk,amerika olsun dedik, daha evvel internetten calisan bir hanim seyahat agentaligi yapiyor ogluma bir program hazirlamisti,hadi bakalim bu hatun bizede bir program hazirlasin diye dusunduk,biz isteyecegiz oda organize edip fiat verecek, bir kac gun sonra turizimci hanim telefon edip fiat verdi fena degil,birde internetten kendimiz bakalim dedik,ucak gunlerini otel gunlerini ayarlayip yazdik cizdik kendimize gore fiat cikardik,turizimci hanimin fiatindan 1000 dolar daha asagi oldu,1000 dolar az para degil,cocuklariminda yardimiyla seyahat isini kendimiz organize ettik,15 gunluk amerika gezisi, 2011 yilinin mayis ayinin ilk haftasinda yola ciktik, ilk durak san francisco, hava alanina safo derler..
....14 saatlik uzun yolculuktan sonra safo ya indik sabah erken saat devamli ucaklar geliyor, gumruk pasaport kismi cok kalabalikti hemen hemen bir saate yakin bekledik zannediyorum,problemsiz gumrukten ciktik yiyecek olarak buskuvit kuru badem, cikolata vardi, karantina formunda belirtmistim,valizimizi aldik kapiya yururken aranacagimizi zannediyordum bir gumruk memuru elimdeki karta bakti ve o tarafdan dedi,gosterdigi tarafa yuruduk aha sokaga ciktik.....terminaller arasi kucuk trenler var,bindikmi binmedikmi hatirlamiyorum,sehire gidecek istasyona geldik,tren biletleri makinelerde,hic kullanmamistim neyse bir gorevli vardi yardimci oldu iki tane 8 dolarlik bilet aldik ve trene bindik,cam kenarinda inecegimiz istasyonu kacirmiyalim diye devamli gozum istasyon tabelalarinda oldu,galiba powel istasyonunda indik, san francisco sehir merkezi,istasyonun ustunde magazalar var zannediyorum,bir iki sorduktan sonra post street uzerindeki otele geldik, carsiya yuruyerek 7-8 dakikalik mesafede,kendimizi tanittik 200 dolar deposit aldilar, biri asansorle yukari odamiza kadar cikardi cebimde 7 dolar bozuk para vardi tip olarak verdim, california ya hos geldiniz dedi...
..san francisco acayip bir yer ana caddede inanilmaz trafik var,sabah saatinde kanal kapaklarindan istim yukseliyor. tramvaylar trolibusler, cable car,her kosede isisiz gucsuz aylaklar evsizler var,,,,,galiba market street olacak uzun bir cadde buyuk magazalar bu cadde uzerinde ara sokaklardada cok magazalar var,ucuz gordugumuz seyleri aldik,san francisco nun meshur deniz kenari fisherman warf denen bolgesi var,restorantlar tekne turlari filan hep burda renkli ve hareketli bir yer....cable car denen vasitaya binip deniz kenarina indik, dolastik,bir gun sonra yine gelip alcatraz muze hapishane adasina tur yaptik,mubarek hava cok ruzgarliydi belki o bolge cok ruzgar aliyordu, gemiyle giderken resimler cekemedim.sehir merkezinden deniz kenarina inerken tum caddeler inisli yokuslu, uzaktan denizden bakinca sahane gorunuyor.... 5 gun kadar san francis co da kaldik, bir arap turist turkiyeye gelmis,geri donerken ya haci turkiyeyi nasil buldun diye sormuslar, arap turiste, turkiye cok guzel amma velakin demis, san francisco da cok guzel sehir, ama sehir merkezinde ve deniz kenarinda issiz gucsuz adamlar cok para isteyenler cok.
-
....sydneyde nikon marka camera beyenmistim,amerikada ucuz diye duydum ayni modelden bir tane ogluma hediye alirim diye dusundum,fisherman wharf deniz kiyisina inince bir kac kamera satan dukkan gordum,,dukkan sahipleri hep misir kokenli, bu model kamera varmi diyorum var, kac para adam yari fiyat soyluyor,himm ucuzmus ya, iyi biraz dolasayim sonra gelirim, bir kac dukkan daha dolasiyorum hep ucuz fiat veriyorlar, adamlarin maksadi musteriyi iceri cekip aksesuar satmak,bir tanesi o00 sen turksun filan istanbulu cok severim kameranda guzelmis ama filtersiz olmaz filan 50 dolara bir filter satti...
.....bir shop a gittim hani sen bu fiata verecektin dedim, adamin yuzu kizardi,kusura bakma o fiata satmam imkansiz dedi.kamera almak kafama takilmis, bir gun sonra filter satan dukkana gittim oda istedigim kamerayi ucuz soylemisti, kamera varmi var,tamam oyleyse sen hazirla ben atm den para cekip gelecegim, adam yalan soylemeye o kadar cok alismiski,bir iki atm den para cektim bir seferde 100 dolardan fazla vermiyor,neyse geri dukkana gittim, kamera hazirmi, kamerayi biliyorum sydneyde cok incelemistim,,, adam patronuna donup george o model kamerayi ismarlarmisin dedi, george a bakti ,george ismarliyor obur depodan yarin ogleden sonra gelir, o zaman gel diyor, icimden allah belami versin dedim, baska bir dukkana ugramistim sahibi chinliydi,adam dogru soyledi bu model kamerayi kimse 800 dolardan asagi satamaz, ucuz veririm diyenler yalan soyluyorlar dedi,uyandirdi beni ama uyanamadim,ertesi sabah erkenden hava alanina gidecegiz, cable car tramvay duragina yururken bir kamera shopu daha gordum, birde buraya bakayim dedim, kapida meksikali satici,icerde misirli sahibi, hatun arkamdan dikkat et de yalnis bir sey vermesinler dedi,
..kapidan girdik malum turk usulu yaglama ballama, bu tip kamera ariyorum sende varmi dedim,ne diyeyim kamera almadan gitmiyecegim kafama takilmis bellegim tutulmus sanki,him aa turkiyedenmisin istanbulu cok severim filan kamerayi gormuyorum,kac para 500 e yakin,parayi verdik,kucuk makbuz imzaladiksatis makbuzuna kameranin modelini yazmis ben olkumadim tabi..., saticisi kamerayi kutuya koyuyor, efendim 50 dolar daha vereceksin satis vergisi, onuda verdik, torba icinde kamerayi aldik tramvaya bindik otele geldik,sabah erken gidecegiz yemekten sonra valiz yerlestirecegiz,fazla yer kaplamasin diye yeni kamerayi kutusundan cikarip valizin icine camasirlarin arasina koyacagim,elima aldim, ahaa bu benim istedigim kamera degil, benimki 3100 modeldi verdigi 3000 ,modeli arkadaki ekran degisik,saat 21,00 i gecmis sabah 5,00 de trene gidecegiz,rengim mengim soldu,tabi kabahat benim goz gore gore kaziklandik, gerci kameranin degeri kadar para verdim ama istedigim kamera degildi, getirdik ogluma verdim,happy oldu, tabi kandirildigimi anlattim, alacagim kamerada arka ekrandan cekecegimiz seyi gorebiliyoruz, aldigim kamerada sadece tek gozle bakip resim cekecegiz,neyse oglum 9 yil filan kullandi,2 yil evvel dogum gunuydu,biraz para ben verdim biraz kendi katti, yuksek modellerden bir tane nikon aldik....baba eski kamerayi baldizima vermek istiyorum ne dersin dedi,benim kameralarim var sen bilirsin dedim.
..yolunuz san francisco ya duserde kamera shoplarina ugrarsaniz cok dikkatli olunuz,adamlarda acayip teknikler var yontemler var, bir shopda meksikalinindi,bir kamera cantasi gordum onu indirirmisin dedim,alicakmisin dedi, yok once bakacagim dedim, adam almiyacaksan beni niye mesgul ediyorsun dedi,indirmedi cantayi,bir sey satmak icin musterileri asagilama taktikleride var. -
.....san francisco da erkenden otelden ayrilip tren istasyonuna gittik, yine makineden iki bilet alip havaalanina gittik,alan icinde isleyen kucuk trene binip 3 nolu terminali bulduk, yolculuk hawaii....5 saatlik ucustan sonra hawaiide olduk, ucak cok kalabalikti yani bos koltuk yok gibiydi,ucakta bir karantina formu verdiler, doldurdum,hava alaninda alacaklar zannediyordum ama hostes hepsini geri topladi,sanfrancisco dan hawaii ye gidince daha degisik bir atmosferin icine giriliyor, san francis co gibi gurultu yok her taraf daha temiz,insanlar saygili, turizmciler hep yardimci oluyor---5-6 gun belki daha fazla hawaii de kaldik,ondan sonra geri donus los angeles sehrine,hava alanindan taksi ile otelimize gitmek daha ucuzmus,birisine shuttle yokmu dedim var bekle dedi, galiba telsizle haber verdi 15-20 dakika sonra shuttle geldi, minubus,bir iki yere yolcu birakti ve bizi otelimize goturdu......
..deniz kiyisinda 3 katli motel tipi yaygin bir otel,guzel havadar temiz,odaya bir buz dolabi istedik kucuk bir sey getirdiler, yakinda super market varmis gidip biraz yiyecek aldik.....bir gun disneyland a gittik diger bir gun sehir turu yaptik,kendi basimiza bir iki sefer venice beach ve santa monica ya gittik,bir haftamiz iyi gecti,tatil iste guzeldir ama cabuk gecer bizimkide cabucak gecti, ogle saatlerinde odamizi bosalttik,asagida bahce var havuz var oturacak yer var, saat 17,00 e kadar otelde kaldik ve lobiden hava alanina taksi cagirmalarini istedim 10 dakikaya kalmadan taksi geldi,15-16 dolara hava alanina goturdu...yine 14-15 saatlik bir ucak yolculugundan sonra sydney de olduk home sweet home,cocuklardan biri gelip hava alanindan aldilar......ekim ayinda okullar yilin son tatiline girerler 2 haftalikdir,tatile doymadik her halde, 6 yasindaki kiz torunuda yanimiza alip 900 km ye yakin uzakliktaki gold coast bolgesine gitmek icin yola ciktik araba kullanarak o kadar yolu kaldirabilirimiyim diye biraz dusundum,ilk etapta 550 km yol yapip deniz kenarinda sirin bir kucucuk kasabada karavan parkina yerlestik,dinlendik dus aldik hatun yemegini pisirdi,sabahleyin trafik uyanmadan yine yola ciktik,yorgun hissettigim yerde durup mola verdim, cumartesi gunuydu ogleden sonra gold coastta olduk, tom tom yok,haritaya baka baka apartmani bulduk, 20 kattan yuksek bir bina,galiba 17 inci katta 2 odali dayali doseli bir daireye yerlestik, yuksekten sehire bakmak iyi oluyor, 100 metre filan yuruyunce denize cikiliyor..10 yil evvel gunlugu 120 dolara fena degildi,gold coast denen yerde cok eylence parklari var coguna defalarca gittik, bizim kiz torun masallah erkek ayse,bir dakika bir yerde durmaz,pesinden kosmakdan kendimiz eylenemedik...
..8 gece burda kaldik sabahin dordunde yola ciktik, yollari bos buldugum yerlerde biraz gaza yuklendim surat limiti 100 km dir freeway lerde 110 olur. her 3 saatte bir mola verip aksam saatt 16,00 da filan evde olduk
-
...eylul ayinin ilk haftasinda arabamin hem sigortasi gelir hemde rego deriz,ruhsat yenileme,ruhsat icin once ehliyetli mekanikten pink slip alinir,yani araba iyidir muayeneden gecer, ondan sonrada her hangi bir sigortadan 3rd parti can yaralanma sakat kalma gibi durumlar icin sigorta yapilir,ondan sonra ruhsat yenilenir,ruhsat yenilemek icin kredi veya debit kart i varsa on-line yapilir.,green slip 3uncu parti sigorta arastirilip evden yapilir....green slip ve pink slip otomatikman simdi service diyoruz motor trafik ofisine gider.
.gecen yil eylul basinda arabami sigorta yaptim, yilda 5 bin km yi gecmemek sartiyla sigorta ucuza geldi.odometer 23,091 km de idi.simdi 25,080 km de ilk defa araba kullandigimdan beri ilk defa bu kadar az km doldurmusum, malum virus dolayisiyla bir yerlere cikmadik gezmedik.bir yilda 2000 km,,,,bu bir yil da en az benzin almis oldugum sene olacak.
..sigorta yeni yenileme formu gonderdi e-,mail....eylul ayindan gelecek 2022 eylul ayina kadar km,nin 33,091 olacak diyor yine 5 bin km lik anlasma yapiyorum,ayni zamanda sigorta gecen bir yil icinde ne kadar km yaptigimi sormuyor,her seyler normale girerse her halde bu yil kullanmadigim km leri gelecek yil kullanabilirim.....haziran temmuz ve austos aylari malum buralarda kis aylari,hava sicakligi 8 ile 25 derece arasinda degisiyor,bu yilda yine fazla bir yere cikmadik,iki sefer biraz kalin mont giydim onun haricinde ince ceketler,iki gundur ogle saatlerinde yuruyus yapiyorum uzun kollu bir gomlek ve uzerine cok kalin olmiyan yelek giyiyorum eve gelene kadar terliyorum, evet kis gecti sayilir 10 taneden fazla uzun kollu gomlegim var, ancak ikisini giyebildim......oglum evlenirken yeni takim elbise almistim, dugunden bir gun evvel evde resim cektirmek icin giydim birde dugun gunu ondan sonra 14 yildir takim elbise giymek kismet olmadi, evvelden biraz cevre vardi, dugunlere nisanlara davet edilirdik ve takim elbise giyerdik...australya bir takim elbise giyme ulkesi degil,bankalarda bazi memurlar giyerler, emlak saticilari giyerler.normal bolgelerde takim elbise giyeni gormek zordur, sehir icinde mahkeme binalari filan vardir o bolgelerde hakimler avukatlar filan takim elbiseyle dolasirlar.
-
.corona virus cikti cikali hic huzurumuz kalmadi,tatil yapamiyoruz bir yere gidemiyoruz,dogru durust ailece bir araya gelemiyoruz.vel hasil hayat cok monotonlasti.
..benim garaj hardware store gibidir, nalburiyenin ingilizce adi hardware olur,cok cesitli aletlerim takimlarim vardir,demir icin tahta icin belki 1000 tane kadar civata somun pul vida hepsi bulunur..sokaklara cok tahta atilir,bende rast gelirsem isime yarayani arabama atarim,gecen ay canim SIKILIYORDU,,, Bir tane teras sandalyesi yaptim, tabi 4x2 inch tahtalardan bir hayli agir oldu, yine canim SIKILDI, Eski bir oturma sirasi vardi bazi yerleri curuyor,onu cope attim yenisi yaptim,5-6 santime yakin tahta vidalarim bitmis 4-5 km uzakta bunning diye hardware store var,gidip bir seyler almaya cesaretim yok,gerci belediye sinirlari icinde her zaman gidebilirim.
....turkiyede yasasak emekli olarak, ahmetle mehmetle mustafayla filan konusup sohbet edip vakit geciririz,maalesef burda oyle imkan bulamiyoruz,camiye gitsem belki namazdan sonra biraz sohbet olur, turk kahvesi var,beni sarmiyor,yani aile disinda sohbet edecek kimseleri bulamiyorum,sokaktaki komsular gecerken bir selam verirler bir iki lak lak hadi bye.Turk olarak huyunu suyunu bilmedigimiz insanlarlada pek sohbet edemeyiz, malum turk olarak iki selam ve kelamdan sonra ya din konusulur ya da siyaset,hic sevmedigim seyler.
.....you tube ye bakarim el aletlerini kullanacak aparatlar vardir diy do it yourself,bir cok ustalar atolyelerinde bu aparat veya aletleri yaparlar show yaparlar,ismini hatirlamadigim bir turk ustada var you tube de videolari var..bende you yube ye bakip kendimin kolayca yapabilecegim aparat ve aletleri yapmaya calisiyorum,yap boz yeniden yap filan eylence oluyor,bir tane ince metal bukme aparati yaptim, bir tane tel, demir bukme aparati yaptim, bir tane jigsaw cut stationu yaptim..
angel grinder var onlarinda sabit durup kesme aparatlari var,bazilari ileri geri gidiyor,bazilarida sabit oldugu yerde demir veya tahta kesiyor.bir tane jigsaw aparati yapmak istiyorum....mutfak dolaplari yuksekdedirler,hanimlar yetisemezler,onlar icinde stool veya step stool vardir yani basamak diyelim bazi shoplarda satarlar,bir tane mutfak icin hatuna yaptim cok yuksek degil, bir tanede biraz yuksegini iki basmak kendime yaptim odalardaki dolaplar biraz yuksek arasira lazim oluyor,,,you tube de basmaklar iceri cekilenleri var, bazilarida normal sandalye gibi ama acilinca bir kac basamakli merdiven gibi oluyor...basamaklari iceri cekilenden bir tane yapmak istiyorum, baktim garajimda dogru durust tahtada kalmamis, bir cok yerlerde tahta paletler var alin goturun diyorlar,tahtasi guzel bir iki palet bulursam alip getirecegim ve tahtalarini sokup bir seylerde kullanacagim.....
bu gunlerde bir seyler yapmayinca vakit gecmiyor.kalin saglicakla. -
.....bir iki haftadir delta benide durdurdu gibi,hic bir seye elimi surmek istemiyorum,yani bir nevi bikkinlik yaratti diyebilirim..
......2011 yilini bitirdik ve 2012 ye geldik,turkiyede yasli anam var, bir bayan yegen yanina almis, birde bakici tutmuslar, yas 101 ama anamin kafasi hala yerinde,sirayla ablalarim anama bakiyorlar, bu defa bayan yegen ben bakacagim diye yanina almis,dogru durust telefon numarasini bilmiyorum bes alti aydir anamla konusmamistim,,,bir gun sabaha karsi bir ruya goruyorum,turkiyeye gitmisim anami goruyorum ben geldim ver elini opeyim diyorum,anam dur oglum iyiki geldin ben senin elini opeyim diyor, hayir ana olmaz oyle sey diyorum ve ruya kaybolup gidiyor,buranin gunduz saatlerinde turkiyeden mesaj geliyor buyukanne vefat etti diyorlar.gunlerdir gormus oldugum ruyanin etkisinden kurtulamadim,dusunuyorum dusunuyorumda anam olmeden evvel benle vedalasti diyorum.
....2012 avrupanin dunyanin yaz aylarina dogru yine bir amerika gezisi dusundum, havalar cok isinmadan amerika ve kanada programi yaptim galiba yine mayis ayinin ilk haftasiydi,cocuklarinda yardimiyla,otel odalari ayarladik ucak biletleri ayarladik.sabahmi yoksa aksammi yola ciktik hatirlamiyorum,14 saatlik yolculuktan sonra LAX a indik, sabahin erken saatleri 2 saat icinde baska bir ucaga binmemiz lazim,biraz pasaport kuyrugunda bekledik, bir gumruk memuruna aktarma yapacagim yardimci olurmusunuz dedim, hic yuz vermeden sirasni bekle dedi,,,pasaport memuru asyali biriydi, nerde kalacaksin dedi, kanadaya gidiyorum dedim, ne zaman gidiyorsun, bir saat sonra,heyecanli heyecanli pasaporttan gectik, gittik valizimizi bulduk,ordan ic hatlara valizi verdik,ucagimizin kalkacagi terminal kapisinda cok sira var,millet kuyruk olmus,iceri girenler arama taramadan geciyor,kapida bir meksikali gorevli kadin, bakiyorum gordugu meksikalilara koltuk cikiyor,sen gel sen gel gibi,bir amerikali patlayip seni sikayet edecegim dedi....
...el cantalarini gecirdik, kendimiz makineden geciyoruz ellerimi havaya kaldirip durdum, rontgen makinesi, adam o cebinde ne var dedi,uzerimde bir sey yok dedim, kislik gomlek giymistim onun cebinde elimi attim, kucuk bir plastik torba varmis,okul cocuklari icin sandavic filan konur,rontgen makinesinden kacilmiyor,neyse girdik terminale,ucagin gidecegi kapiyi buldum,... sirayla ucaga girdik, istikamet atlanta sehri ordan baska bir aktarma yapacagiz,koltugum cam kenarindaydi epey asagilari izledim,biz yukarda ucagin golgesi asagida gidiyor,sari toprak col gibi bir yerlerden gectik,grand kanyon olabilirmi olamazmi bilmiyorum....
..atlanta da indik baska bir ucaga binecegiz, elektrikli tabelaya bakiyorum ucus numarasina gore hangi kapidan kalkacak,tabelalari takip ede ede merdivenle bir alt salona indik, bom bos bir yer kimseler yok, bazi yerlerden kapilar aciliyor insanlar cikiyor,megerse kucuk tren isliyormus,kapiyi acip bizde perona girdik, hemen tren geldi atladik,birisi tekerlekli sandalyeli yolcu tasiyordu, bu numarali kapiya gidiyormu dedim, hayir ters istikametteyiz ama bir istasyon sonra tren geri donecek,asagi inmenize luzum yok dedi...
.... neyse ucagin kalkacagi kapiyi bulduk,burda pek arama olmadi zannediyorum,saat farklari yuzunden kac saattir yollarda oldumuzu iyicene karistirdim,atlantadan kanada torontaya gidecek ucaga bindik,cok uzun bir yolculuk degildi ama gece saat 21,00 den sonra torontoda olduk, pasaporta girdik, genc bayan gumrukcuye rastgeldik, nesli sekilde giris yapti,ne kadar kalacaksiniz dedi, bir hafta dedim,cok az deyip iyi tatiller diledi,cantalarimiz aranmadan gumrukten ciktik,simdi sehir icine gitmemiz lazim, bir taksi vardi kaca goturursun diye sordum 60 dolar filan dedi,, ilerde shuttle ofisi var,oraya gittim shuttle varmi dedim var dediler iki kisi gidis donus 89,00 kanada dolari,nakit para almiyorlar, kredi kartimla odedim,minubusle sehir merkezine geldik, sofer burda inin, sizi baskasi otele goturecek dedi,haydeee,olurmu boyle sey yah filan neyse indik, bir siyahi sofer bekliyormus,onun arabasina bindik ve otelin onune getirdi,gece saat olmus 11,30 filan,recepsiyondaki gorevli bir forum doldurmami istedi,kendimi kalem tutamiyacak kadar yorgun hissettim,yazi mi yazdim yoksa kagidimi karaladim kendimde bilmiyorum..canada torontoya hos geldik..otelimiz ara sokaktaydi, ucuz olarak onu bulmustuk 20 kattan yuksek bina,,odamiz sanki tek odali apartman dairesi gibi,icinde her sey var,en rahat ettigim otel odasida burasi olmustur.
.....sabah olunca yiyecek bir seyler almamiz lazim,lobideki gorevliye super market sordum tarif etti,ana cadde uzeri, 10 dakka kadar yuruduk marketi bulduk,kahvaltilip bir seyler, oglen ve aksam icin pisirilmeden yenecek seyler aldik,odamizda yemek pisirmek icin her sey var,dayali doseli daire gibi.otelden30-40 metre sag tarafta ana cadde var asagi yurusek sehir merkezi gol kenarina gidiyor, yukari yurursek yine bir yigin shoplar ve alis veris merkezi var,sevdim toronto yu sokaklari temiz, insanlari saygili,gittigim her yerde cebime bolge haritasi koyarim,bu defa oylesine yola ciktik, bir alis veris merkezine yan kapidan girdik diger kapidan baska sokaga ciktik,dolas dolas ondan sonra otelimiz nerdeydi hangi caddeden gidecegiz,bir hayli bocaladim otelin sokagida aklimda kalmadi, neyse zar sora sora ana caddeyi bulduk otele geri donduk.
...diger gun sehir merkezine gittik gol kenari,kocaman bir tower kule var ona ciktik, torontoya tepeden baktik, resimler cektim,kulenin bir tarafinda restaurant var,onun icin sehirin bir bolgesini kuleden goremedim..toronto sehrini secmemin baslica sebebi niagara selalesini gormek icindi,yine lobideki gorevliye selale icin tur biliyormusun dedim, bakti evet var fiati bu kadar dedi, tamam o zaman yarin icin book yap dedim....
..ertesi sabah bir otobus bizi otelin kapisindan aldi, sofer sarikli indian sihh filan deniliyor, rehberde yasli indian,rehberle biraz sohbet ettik turk oldugumuzu anladi yada ben anlattim, galiba bizim basbakan kanadaya gitmis, adam teyyip dedi,,,, otobus bizi merkezine goturdu, ordanda yolcular geldi galiba 30 kisiden azdik,tesaduf bir kac ailede australyali varmis,ucretimiz odedik, plastik bir back pack verdiler kucuk bir cikolata birde muz..yola koyulduk rehber arasira anlatti.selaleye yaklasirken bizi bir saraphaneye goturdu,bir iki sarap test yaptim, alici degilim tabi, hem saraphane hemde uzum bagi, sahibi alman kokenliymis.ondan sonra selalenin oldugu yere geldik, once otobusle bir tur yaptik,daha sonra ogle yemegi icin restauranta gidildi yemekler herkes kendi cebinden odiyecek biz girmedik,disarda bir seyler alip yedik bu arada selalaye yakin yere gidip resimler cektim......millet yemekten cikti, hadi binin otobuse,yine selalenin yakininda bir yere park ettik,esyalar otobusde kaldi,bir binaya geldik rehber herkese bilet verdi, asansore binip selale seviyesine indik, selalenin aktigi yer yuksek yani nehirin yan taraflari 40-50 metre yuksek belki daha fazladir,,, asagida tekneler var, her birimize isin bitince kaldir at cinsinden ince yagmurluk verdiler ve bindik tekneye,gemi turist dolu,nehirde ilerleyip selalerin dusus yerlerine yaklasti,iki yerden selale akiyor dakika da kac ton su akarmis,bir tanesi meshur olani ismi horseshoe yani at nali seklinde buna pek fazla yaklasilmiyor bazen sanki havadan yagmur yagiyor gibi oluyor,nehir icinde heyecanli selale turu oldu,kucuk kameram vardi resmimizi cek diye bir turiste verdim resim cekerken kamera islandi ,teleskopik gibi lensi vardi,yukardan yagmur gibi su geliyor islandi kamera ve cope gitti.
arkasi gelir.. -
.canadaya gitmek bir hayli uzun surdu,ama nihayetinde o kadar yola deger dedim,bazi seyler hayatta bir sefer nasip oluyor...
.toronto temiz bir sehir,insanlari gordugum kadar saygili kisilier,sokaklar temiz, evsiz barksiz sokakta yatan gormek yok gibi,sakin bir gundu kahvaltimizi edip gol kenarina geldik,bir kosede iskele var kucuk vapur var,bir bilet gisesi acik, nereye gider bu tekne dedim gorevli kadin karsidaki adaya dedi,iyi o zaman iki tane gidis donus bileti ver dedim,ben 65 uzeri oldugum icin tenzilatli bilet verdi, hatuna tam bilet,iskeleden iceri girdik, kucuk bir arabali vapur var ilk o gidiyormus, bir iki araba ve bir iki yolcu var, arabalar resmi belediye arabasi gibi..... 15 yirmi dakika kadar gittik zannediyorum vapur iskeleye yanasti,3-4 tane iskele var galiba,indik her taraf bom bos ama yemyesil. allah allah nasil bir ada dir bu diye dusundum....adada yasiyan yokmus,yaz mevsimi acilirmis kis mevsimi kapanirmis,belediye park iscileri vardi bahce duzenlemesi yapiyorlardi,sakin sakin bir hayli yuruduk,bir yerde plaj var.........adanin ici gercekten cok guzel, ama haziran ortalartinda filan aciliyormus,tabi gunluk yine gelenler oluyor,restaurantlar var, cocuklar icin luna park var, ciekler arasinda fiskiyeli havuz var,yani tertemiz bir yer doya doya temiz oksijeni cigerlere cek.,epey yuruduk bir iskeleye geldik , baska bir tekne geldi bazi yolcular indi bizde bindik, sehire yaklasirken cok resimler cektim.ana caddede biraz dolastik sonra otele donup dinlendik bir seyler atistirdik...farmers market gibi bir yer var oraya gittik,bir sey alacagimiz yok tabi.
.....diger bir gunde eaton centre diye buyuk bir alis veris merkezi var oraya yuruduk, yeni yapilmis sahane bir alisveris merkezi,icerde her sey var epeyi dolastik,hep aklimda kalir,kucuk bir dukkanin onunden gecerken manken uzerinde bir motgomer gordum,iceri girip saticiya fiatini sordum,adam 700 dolardan filan bahsetti....
....sokaga ciktik, ya burda hic hardware shop yokmu, takim taklavat aletler gormek istiyorum, birine sordum tarif etti,gittik, beyaz esyalar var her turlu takimlar aletler filan, dolasirken hatun cam olcekli surahi gordu kalin cam sapli 3 parca,yari fiatina indirmisler, ille alalim bunlari dedi,daha gidecek gorecek cok yerimiz var kirilirlar filan, bir sey olmaz bir sey olmaz alalim dedi, aldik,,mubarek surahiler nereye gittiysek hep benim sirt cantamda tasindilar, sydneye donunce baktim birinin kenari birazcik kirilmis, cok ince bir torpu eye ile eyeleyip el kesmiyecek hale getirdim........niagara selalesindeyken bir hediyelik shop gormustum, daldik iceri,hoodlu hafif bir ceket beyendim uzerinde kanada armasi var,hatira olsun diye alalim dedim,ceketi giydim filan iyi fiati 50 dolarin uzerinde, bunu alalim dedim, kadin pasaportunuz verin dedi, megerse duty free shopmus, parasini oduyeceksiniz,yan pencereden paketi size verecegim ve ordan amerikaya gececeksiniz dedi.yanda araba girisi varmis, duty-free bir sey alininca amerikaya goturulecek.. nehir uzerinde buyuk bir kopru vardi,ismi aklimda kalmadi,kanada tarafinda kanada gumruk kapisi, amerika tarafinda amerikan gumrugu,duty-free den alinan seyler hemen amerikaya goturulmesi lazimmis, satici kadina ya iki gun sonra newyorka gidiyorum ver ceketi dedim, yok kanun boyle veremem dedi. iyi deyip ciktik, biraz otede baska bir hediyelik shop varmis ona girdim,bu sefer hood olmiyan onunde kanada yazan kirmizi renkli bir ceket aldim,gercekte 20 dolar bile etmezler ama boyle yerlerde pahaliya satiyorlar..
...bir iki sefer eaton alis veris merkezine gittik,yol uzerinde bir shop var drug store yaziyor bir nevi eczane, kapidan cikanlari goruyoruim ellerinde koca kagit torbalar filan, allah allah millet torba dolusu mu ilac aliyor diyorum kendi kendime,bir dahaki geciste eczaneye iyicene yaklastim ve iceri baktim,bir bolumu eczaneymis bir bolumude super market gibi....
....torontoda 6 gunumuz gecti sayilir zaten ilk gunu saymiyorum gun yollarda gecmisti.torontodan newyorka gidecegiz,bir kac saat evvelinde hava alaninda olduk, yine aktarmali minubusle gittik.check -in icin yalnis siraya girmisim, sonra farkina varip, diger check-in e gittik, memur sarikli bir hindistanli hem sariklidirlar hemde sakallidirlar, valizin bir iki pound fazla bir dahaki sefere biraz azalt dedi, ya bu valiz iki kisi icin dedim, 23 kilodan fazla kaldirmalari yasakmis..valizi verdik iceri girdik,pasaport kontrolu var,bir kapiya yonlendik, aha amerikan gumruk memuru,bir iki soru sordu,pasaportu okeyledi,merak ettim ayrilirken siz amerikan memurumusunuz yoksa kanada memurumusunuz diye sordum,military trasli memur U.S. america sir... dedi, allah allah amerikanin burda ne isi var diye dusundum.
..sonradan ogrendim kanadada, irlandada ve galiba abu dhabide clearence merkezleri var, amerikaya direk giris yapiliyor, amerikanin her hangi hava alanina inince pasaport ve gumruk islemleri olmuyor,bizde ogrenmis olduk....
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
30
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.7k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum
