@stardium bence sizin de göçmenize az kalmış.. Nasip olacak ins, en kısa zamanda.. Aynılarını yaşadım, aynı seyleri yaptım ama bir yandan da eski iş yerlerimle iletişime geçip reference letter istiyordum..
Üniversitemle iletişime geçip ingilizce transkript, ders dökümü istiyordum ve etrafımdaki herkese yurtdısında yasayacagımı söylüyordum...
Planladığım seyler ya iş basvurusu yapıp gitmek, ya eğitim amaçlı gitmek yada greencard la gitmekti ama hep gitmekti...
Canada 'yı kafaya koymuştuk gidecektik.. Birde ne olsun greencard çıkmıştı... Planlar tekrar değişmişti ama hedef gitmekti, hemde daha kötüsü ülkeye küs gitmekti..
Sonra Kanada'da ki hayallerimizi yıkan akrabamızı dinledik sosyal devlet diye herseyimizi önümüze koyduk, biran önce gitmek ve bu bahsettiğin ortamdan kurtulmak için atladık ucaga , evimizi kilitledik, cocugum için daha hamileyken baslattıgım emeklilik birikimine kadar ne varsa tüm birikimimiz, hayallerimiz, 8 valiz, 2sırt cantası, 1büyük poset ve birde bebek arabası ile 11saat lik ucus sonrası Toronto'da ydık...
Başarmıstık.. 3ay kaldık ve bazı ailevi nedenler ve oradaki akrabamızın davranışları hoşumuza gitmediği için ve greencard ı mız çıktığı için oraya degmeyecegını anladık...
Döndüğümüzde ölü gibiydik, hem fiziksel daha kötü psikolojik olarak tek kelimeyle bitik durumdaydık.. Ben diğer gün hemen işe baslamak için dilekçemi verdim.. Cunki sıfıra vurmus olarak dönmüştü.. Eşimin üzüntüsü daha kötüydü toparlayamadı kendini, ingilizce konusmak tan bile nefret etmiştim, üzgünüm, kızgınım, bütün hayallerim mahfolmustu...
Dedik ki ne Amerika sı birdaha edirne'ye bile gitmeyiz. (Mesela kanada 'da inanılmaz seyler basarmıstık ve muhtesem bir çevre yapmıstık, uyum, kültür hiç bir problem yasamadık)
1ay geçti... İşime dönmüştüm ama işte insanın ruhuna girince bir daha eski sen olamıyorsun. İster bela de ister sevda... Kafaya koymustum ama oda kalmamıştı..
Bir sabah uyanıp ne işim var, burada hayat kolay mis gbi işim, evim diyip sükredip, 5 dakika sonra bu ben değilim yaşamak istemiyorum ve oğlumun burada bir gelecegi yok diyordum. Eşime korkudan söyleyemiyordum..
Piskolojim bozulmasına ramak kala... Basladım kişisel gelişim kitapları, cesaretli olanlara hayatın torpil geçtiği kitapları okuyup, hokey maçlarına gidip biraz uzaklaşmak ta iyi gelmişti..
Sonra kafaya koydum yapacagım, deneyecegım... Herseyi basa aldım hiç yaşanmamıs gbi, anın tadını cıkarıp hayal kurmaya devam ettim. Para nın cogunu hallettim. Ucak biletleri bile hazır olmak üzere ve daha güzeli eşim artık bi orayıda deneyelim diyor hahaha 
Sürecim nasıl ilerleyecek kadere bıraktım.
Cok uzun oldu kusura bakmayın, demek istediğim vazgecmeyin... Eger istemesini bilirseniz el getirir yel getirir sel getirir.... Yeterki vazgecmeyin...