Değerli Forumdaşlar hepinize sevgiler ve selamlar,
Sizleri US'e ilk giriş deneyimimiz ile ilgili bilgilendirmek istedik. Bizim DV süreci ile ilişkimiz tavşan kaç tazı tut oyunu şeklinde ilerliyor. Oyunun bir sonra ki level’ında ne olduğunu merak etmiyorum desem yalan olur.
İlk önce DV2025EU223XX numarası ile zorlu sürece adım atmış olduk ki, DV2025 sürecini takip edenler sonradan bu numaranın ne kadar kıl payı bir numara olduğunu bilirler. Belirsizlikle ikinci imtihanımız ise Ankara’nın malum performansı idi ve ona da forumdaşların kıymetli görüşlerini göz önünde bulundurarak dosyamızı Viyana’ya taşıyarak kendimizce önlem almaya çalıştık ve bu girişimimiz DV Immigrant Visa ile sonuçlandı.
Tavşan yine yerinde durmadı ve bu sefer Milenyum liderimizin 18 Aralıktaki kalkışması ile DV vizelerinin durumu yine belirsizliğe girdi. Tekraren forumdaşların önerilerini göz önünde bulundurarak eşim ve ben mümkün olan en kısa sürede US’e giriş yapıp, hiç değilse vizemizi geçici green karta çevirme kararı aldık. Aslında 19-29 Ocak tarihleri için uçak biletlerimiz, airbnb ve kiralık araç rezervasyonlarımız tamamdı ama içimiz rahat etmeyince sonradan hayıflanmak yerine erken girişe yeşil ışık yaktık ve ekstra bir plan yaptık.
Ben ve eşim eğitim sektöründe olmamız ve akademik yarı yılın en civcivli dönemine girmemiz nedeniyle bütün planımız bir hafta sonuna odaklı idi. 26 Aralık cuma günü öğleden sonra ilk önce YHT ile İstanbul Söğütlüçeşme durağı, oradan metrobüs ile Zincirlikuyu durağına geçiş yaparak Gayrettepe metrobüs hattından M11 İstanbul hava alanı metrosuna aktarma ile hava alanına ulaştık. Ne de olsa yanımızda bir sırt çantası ile seyahat edince zorlanmadık. Ama durumun kara mizah tarafı bulduğum biletin (Royal Jordanian, RJ) yolculara 1 kişisel, 1 kabin ve ilaveten 2 uçak altı bagaja müsaade etmesiydi (Evet, muhtemelen gelecekteki seferlerimde bu bagaj hakkının hakkını veremediğim için oldukça hayıflanacağım...). Uçuş içinse RJ yi seçmemin sebebi uçuş saatlerinin bizim programımıza uygunluğu idi. 26 Aralık Cuma günü saat 22.20 de İstanbul dan Amman aktarmalı Chicago uçuşu bekleme süreleri ile yaklaşık 17,5 saat sürüyordu. Dönüşü ise cumartesi günü Chicago dan saat 18.50 de kalkarak aynı rotayı tersine takip edip yine yaklaşık 17,5 saatte pazar günü akşamı saat 21.05 de İstanbul a iniyordu. (Daha önce RJ ile uçtum mu? Hayır. Uçuştan memnun kaldım mı? Nötrüm. Bir daha olsa RJ ile uçar mıyım? Zorda kalmadığım sürece alternatifleri değerlendirmeye çalışırım.)
Gelelim İstanbul havalimanı check-in sürecine. Ben öncesinde online check in yaptırmıştım ancak 1nci ayak olan İstanbul-Amman onaylandı, ikincisi online a açık değildi, havalimanında yaptırmam gerektiği belirtiliyordu. Peki dedik, yeterince zaman önce RJ kontuardaydık. Sıra bize geldiğinde pasaportları uzattığım görevli hanım pasaportlara bakıp isimleri görünce 'hah işte geldiler' edasıyla amiri olan beyin yanına gitti ve bizi göstererek yanımıza getirdi (Bu arada bu görevlilerin hepsi Türk). Kontuar amiri genç beyefendi bize niye bu hava yolu ile US’e gitmek istediğimizi uçuş rotamızın pek alışılmış olmadığını sordu. İkinci olarak neden çok kısa süreliğine gittiğimizi ve aynı uçakla geri döneceğimizi sordu. Son olarak, ‘e sizin hiç eşyanızda yokmuş’ diye ekledi (RJ nin diğer yolcularının yük katarlarına bakınca ne demek istediğini anladım tabii). Soruları cevaplarken çalışanlar için olası tüm kırmızı bayrakları kaldırmış olduğumuzu ve olağan şüphelilik için ne gerekiyorsa yaptığımızı çoktan anlamıştım Ama 5-10 dakikalık karşılıklı konuşma ve olayın ne olduğunu net bir şekilde anlattıktan sonra durum kakara kikiri ye evrildi, sağ olsunlar bizim hem gidiş hem dönüş check-in lerimizi istediğimiz koltuk konfigürasyonu ile yaparak ve pasaport ön sayfası ile vize sayfalarının fotoğraflarını çekerek Amman ı bilgilendireceklerini söyleyerek iyi dileklerle bizi uğurladılar (Bugün geri dönüş uçuşu sonrası kontuar amiri olan bey uçağın körüğü başlangıcında bizi görünce nasıl geçtiğini ve her şeyin yolunda olup olmadığını sordu ve ekibi ile kendisi çok ilgi gösterdiler, sağ olsunlar). Çıkış için pasaport kontrolünde, telefonundan sipsi eşliğinde ege havası çalmakta olan memurun bölümüne yönlendirildik. Memur pasaportlarımızı ve vizelerimizi kontrol ettikten sonra yeşil pasaport sahiplerinin de yurtdışı çıkış harcı ödemesi gerektiğini söyledi. Bende kendisini tekrar vizenin türüne yönlendirerek vizenin göçmen vizesi olduğunu, US oturum hakkımız olduğunu ve bu sürecin devam ettiğini beyan ettim. Vizeyi tekrar kontrol edip, vizeyi turist vizesi sandığını belirtip özür dileyerek çıkış kaşesini basarak iyi uçuşlar dileğiyle bizi uğurladı.
Amman havalimanı Ortadoğu’nun tüm özelliklerini içinde barındıran küçük bir havalimanı. Transit alandan ilgili boarding kapısına geldikten ve oldukça detaylı güvenlik kontrolü sonrasında yaklaşık 2 saatlik bir bekleme sonucunda uçuşun Chicago bağlantısı başladı. Kendisi uzun bacak boşluk mesafesi kısa uçuş sonrasında sabah saat 6.30 da O'Hare e indik. Fazla kalabalık değildi ve kısa süre sonra kendimizi CBP memuresinin karşısında bulduk. Zarfları ve pasaportları teslim ettikten sonra rutin adres teyidi ve pasaporttaki geçici green kartın kullanımı bilgilendirmesini yaptı. Zarflarımızın açıldıktan ve incelendikten sonra bizden önceki gelenlerin zarflarının oluşturduğu küçük yığının üstüne konulması içimi rahatlattı. Sonrasında hoş geldiniz dileğiyle birlikte bizi US’e davet etti bu esnada lokal saat 7.15 civarıydı. Akşam saat 18.50 deki dönüş uçağı için en geç saat 16.00 civarında tekrar O'Hare de olmayı planlıyorduk. Aradaki yaklaşık 8 saatlik süreyi değerlendirmek için öncesinde havalimanından kiralık araç rezerv etmiştim. Havalimanı içi raylı sistem ile kısa bir yolculuk sonrasında kiralık araç servisi bölümüne gelerek aracın işlemlerini tamamlayıp aracı teslim aldık. Araç kiralamaktaki niyet; havalimanı içerisinde uzunca bir süre ıkınıp sıkınmak yerine yakınlardaki bir alışveriş merkezine gidip bir şeyler yiyip içmek, biraz dinlenmek, biraz mağazaları dolaşarak ekonominin nabzını tutmak ve zaman geçirmek, daha da önemlisi yorgun hissedersek otopark alanında araba içerisinde biraz kestirmekti. Otellerin öğle saatlerinde check-in kabul ettiği ve araç kirasının uber ile en yakın alışveriş merkezine gidip dönmek için ödenecek paranın yaklaşık yarısına eşit olduğu düşünülecek olursa mantıklı ve konforlu bir karar verdiğimizin farkına vardık.
Chicago’daki sayılı saatlerimizi Schamburg’daki Woodfiled Mall ve civarında keyifli bir şekilde geçirdikten sonra planlandığı gibi kiralık aracı saat 16.00 civarı teslim ederek havalimanına geçiş yapıp dönüş işlemlerini başlattık. Bu arada belirtmem gerekir ki uçuşlarımızın tüm ayaklarında uçakların tamamı dolu idi. Chicago-Amman uçuşu benim için en felaketi oldu! Yaklaşık 11 saatlik uçuşta kendi koltuğumun yaklaşık %25 ini yanımdaki fazla kilolu bir yolcu ile paylaşmak zorunda kaldım. Öyle ki Amman’a indiğimizde uykusuzluk ve yorgunluktan kendi telefonumun yüz tanıma kilidi artık çalışmıyordu ve ayaklarım davul gibi şişmişti.
Sonrasında İstanbul uçuşu ile saat 21.00 civarında İstanbul havalimanına ulaştık. Vaktin geç olması ve YHT’ye yetişemeyecek olmamız nedeni ile Havaİst otobüsü ile rahat bir şekilde Esenler otogarına ulaştıktan sonra şehirlerarası otobüs seyahati ile sabah saat 5.00’te evimize ulaştık ve planladığımız şekilde mesailerimize yetişerek rutinimize döndük.
Uçuşların öncesi ve sonrası ile 3 uykusuz günde; 44 saati, 23600 km’yi ve 3 kıtayı kapsayan hızlı bir yolculuk gerçekleştirdik ve evet ben ve eşim 20 li yaşlarımızda değil 50’li yaşlarımızın ortalarındayız. Bu kadar detaylı bilgilendirme yapmamızdaki sebepte işte tam bu. Eğer ki bu ve benzer sebeplerden dolayı bir sürecin içerisine girmeniz gerekir de biraz ilhama ihtiyacınız olursa ve burada yazdıklarımız sizi az da olsa motive ederse amacımıza ulaşmış olacağız. Çünkü biz buradaki tecrübe paylaşımlarından geçmişte oldukça ilham aldık ve gelecekte de ilham almaya devam edeceğiz. İyi ki forum var, sizler varsınız.
Bizim için bundan sonraki süreç nasıl ilerleyecek bilmiyoruz. US’e kesin yerleşebilecek miyiz bilmiyoruz, ama bu alternatifi mümkün olduğunca elimizde tutmayı tercih ediyoruz. Bu geçirdiğimiz son tecrübeyi de en kötü ihtimalle eşim ile birlikte yaşamış olduğumuz pahalı ve çılgın bir anı olarak göreceğimizden eminim.
Son olarak sizlere bazı kısa önerilerimiz şu şekilde olacaktır:
- Yolculukta rahat kıyafetler giyinin.
- Yolculukta bol su için. Yanınızda matara termos türü su kapları taşıyın ve havalimanlarında içilebilir su sebillerinden doldurarak hem suya fahiş ödemeler yapmayın hem de suya erişiminiz kolay olsun. Güvenlik araması öncesinde sulukları boşaltıp çantanıza koyabilir sonrasında tekrar doldurabilirsiniz.
- Ben bu seyahatte Esim IO uygulaması kullanarak oldukça makul fiyata global data paketi satın aldım (7 günlük 5GB, $2.90) ve mobil erişim üzerinden eşim ile de paylaştım. Bütün yolculuk boyunca, US’de Ürdün’de (tabii ki karada olduğumuz zamanlarda) whatsup ve diğer uygulamalar üzerinden görüntülü/sesli ailelerimizle sürekli iletişim halindeydik ve navigasyon gibi diğer amaçlar için de sıkça kullandık. Performansı hoşuma gitti ve geri döndüğümüzde 1 GB bile harcamamıştık. Ama sanırım doğru bir şekilde ayarlarını yapamadığımdan TR den SMS ler alamadım ve denediğimde bankaların uygulamalarına giriş yapamadım. İlgili arkadaşların forumda sadece bu yöntem ile ilgili yeni bir başlık açıp tecrübelerini ve telefon ayarlarını paylaşmalarının pek çok kişiye fayda sağlayacağını düşünüyorum.
- Sonuncusu ve bence en önemlisi, herhangi bir anlaşmazlık ve olumsuzluk ile karşılaştığınızda kendinizi içten bir şekilde ifade ederek karşınızdaki kişiden yardım istemeye çekinmeyin.
Buraya kadar sıkılmadan okuyabildiyseniz sizleri tebrik ederim
. Her şeyin istediğiniz şekilde gerçekleşmesi temennisiyle, esenlikler dilerim.