05.11.2025 08.30 Ankara Mülakat Deneyimi (Gerçekleşen : 08.15-09.45)
7-8 yılın sonunda, okuduğum yüzlerce mülakat deneyiminden sonra bunu yaptığıma inanamıyorum 
En başından başlıyorum.. Yıllardır yaptığımız her başvurunun(eşimle x2 başvuru) sonunda HNBS yazısı gördüğüm gibi bu sefer de aynı sonucu göreceğimi düşünerek, sıfır heyecanla aldım bilgisayarı elime 3 mayısta. Kendi başvurumu kontrol ettim, aman ya Rabbim o da ne, her zamankinden farklı bir ekran, uzun bir yazı, başında bir yerlerde "randomly selected" yazıyor. Yani asıl talihli ben oldum, eşim yancı :)) Aynı -bence efsane olan- Can Beyler ve Kadir Beyler @semavi gibi (çok severiz ailece iki aileyi de) :)) Laptopı kucağıma alıp üst kata koştum, eşim terasta kaynak yapıyor (elektronik mühendisi, bayılır türlü türlü alet edevat işlerine) :)) Teras kapısına vurdum güm güm, açtı kapıyı, laptop ekranını suratına dayadım :)) Çıkmış dedim :))) Bıraktı o çok sevdiği alet edevatını, ciddi misin dedi, işte o akşam şaşkınlık ve heyecanla başlayan sürecimiz vize onayıyla dün taçlandı.
Yok ilk bülten ağustosun kaçında açıklanacak, yok ankara bu sene ne yapacak derken, biz ailece loto yaptık, ben diyorum ocak, eşimle kızım diyoki aralık, oğlum diyor ekim, not aldık iddiaya girdik, derken hepimiz kaybettik, 29 eylülde kcc ye attiğimiz emaille bir öğrendik ki, çaat kasıma randevu! Biz aralıktan sonrasını istiyorduk çünkü mayıs ayındaki kurban bayramı tatilinde(9 günlük kurban tatilinden faydalanacaktık) ilk girişi yapıp, temmuzda yerleşmek istiyorduk, ancak artık martta çocukların bahar ara tatilinde işten izin alıp, abd'ye giriş yapıp 2-3 hafta gideceğimiz yerleri gezip görmek olarak revize ettik planları. Temmuzda yine yerleşme planı geçerli.
Bu arada ben bin yıl önce falan mezun olmuştum üniversiteden, ilk 1-2 yıl diplomamı almaya çalışmıştım ama vermemişlerdi bir türlü, hazır değil, imzalanmadı vs diye. Çalışırken de lazım olmamıştı. Kalmıştı diplomam üniversite arşivinde. Neyse artık almam gerekiyordu, yazın gittik almaya, diploma odasında boş boş oturan 5 memur :)) Diplomayı bir çıkardılar, tc kimlik numaram yanlış yazılmış, (o kadar adam, bir işi de düzgün yapın bee minvalindeki iç sesler eşliğinde) hemen dilekçe verdim, İstanbul a döndük, birkaç hafta sonra gidip tekrar düzenlenmiş doğru diplomayı teslim aldım, greencard ın ön koşulu olan diploma işini halletmiş olduk 
Gelelim randevu aşamasına..
Zaten henüz tecrübe etmesem de artık aşina olduğum adım adım ezberlediğim bir süreç olacaktı, gel gör ki son 1,5-2 gün kaldığında bende stres, heyecan tavan yaptı.
Gece 01.30-02.00 gibi 4 kişilik ailemizle İstanbul'dan yola çıktık, sabah tam 6da konsolosluğa vardık, hemen yan sokağında (konsolosluğun yan duvarına) sırayla geriye doğru park etmiş 5 araç vardı ve oradaki polise sorduğumuzda oraya park edebileceğimizi, aracın çekilmeyeceğini söyledi ve 6.araba olarak park ettik. 06.30dan sonra insanlar kapıya birikmeye başladı. Herkesin elinde dosyalar.. bütün vize türleri için karışık şekilde bekleyen bir sürü insan. Arabada herkes uyurken beni uyku tutmadı tabi, etrafımı izliyorum. Bu arada bir anda arkamızda upuzun bir park etmiş araba kuyruğu vardı, ne ara o kadar doldu anlamadık, gerçekten kalabalıktı 
15er dakika arayla, 07.30 randevusuyla başlayarak (sanırım ilk randevu 07.30 du) insanları bahçedeki ana demir kapıdan içeri alıyor 2 polis. (Akıllı saat, elektronik sigara, telefon, çanta içeri alınmıyor, bunun da sık sık duyurusunu yapıyor polis, biz telefonları arabada bıraktık, cüzdanlarımızı araba anahtarını yanımıza aldık sadece, bir de evraklarımızı tabi)
Randevu saatinize 15 dk kala gitseniz kapıya yeterli. (Biraz rötar da olabiliyor bilginiz olsun) Duyuru şeklinde "07.30 randevuları öne gelsin, 07.30 randevuları tek sıra halinde giriş yapabilir" diye sesleniyor, iç bahçeye girip sırada bekliyorsunuz sanırım, sanırım diyorum çünkü biz sırada beklemedik 
Şöyle ki, 08.30 olan randevumuz için ben kalabalığın arasında bekliyordum, henüz en son 08.00 randevularını almışlardı içeri(08.15-08.20 gibiydi), arabada bekleyen 2 bıdıkla eşim geldiler yanıma(soğuktu tabi, içlerine polar vs giydirsem de üşüdüler), bu arada polis 0-6 yaş çocuğu olanlar gelsin diyor hep ama ben onu şöyle anlamıştım, her saat grubunda 0-6 yaş çocuğu olanlar o grupta önden girebiliyor gibi anlamıştım. Meğer saat fark etmeksizin girebiliyormuşuz, 08.15 randevuları girmemişken biz 08.30 randevusuyla erkenden girdik, bilseydim ilk grupla girebilirmişiz zaten :))) Boşuna bekledik 1 saat, çocuğu olanların bilgisi olsun. Yanıma gelen minik bıdığımı(6y) gören polis, siz hemen gelin dedi, biz 4ümüz öne ilerledik, demir bahçe kapısından buyur etti polis bizi, ben bahçedeki şu banklarda mı oturup bekleyelim" dedim(ben hala 08.30a kadar beklememiz gerektiğini zannediyorum), "yok beklemeyin direk geçeceksiniz, 0-6 yaş çocukların, hamilelerin, engellilerin ayrıcalığı var" dedi ve direk geçin dedi.
Girdik, biz yine bu sefer de bahçe içindeki kuyruğun sonunda beklerken(inatla her kuyrukta beklemeye çalışıyoruz) çocuklular öne dediler, biz o kuyruğu da pas geçip o malum demir, kapaklı tepsiye pasaportlarımızı bıraktık, çocuklar 2şer paylaşıp bıraktı bizim pasaportları, oradaki görevli çok kibardı, sevdi bizim bıdıkları, konuştu, el salladılar, stresli anlarda o bile çok iyi geldi düşünün 
Pasaportu verip sola doğru geçip oradaki sıraya geçtik, orada uyarıyorlar montlarınızın önünü açıp kameraya dönük durun diye. Neyse orada kısa ama çok hızlı ilerleyen bir kuyruk oluyor, 4erli grup olarak isminizi diafonla anons edip içeri alıyorlar ve o aşamada pasaportlarınızı geri veriyorlar.
Klasik havalimanı güvenliği gibi mont, saat, kemer vs çıkarıp pasaportlarla birlikte kutulara koyuyorsunuz, hepsi çok nazik, işlerin seri ilerlemesi için sizi yönlendiren Türk görevliler çalışıyor o aşamada da. Güvenlikten geçip eşyalarınızı koyduğunuz kutuyu da alıp dışarı çıkıyorsunuz, dışarıdaki küçük bir deske kutuları koyup eşyalarınızı alıp giyiniyorsunuz. Bu arada o xrayli bölümden çıkarken kapının ağır olduğunu söyledi bir görevli(malum ağır kapılar), diğer görevli sağolsun bizim için açtı kapıyı geçtik 
Yine malum uzun diye tabir edilen (ben daha uzun bekliyordum) o bahçe yolundan yürüyüp soldaki ana binadan içeri girdik. Burada vize türünüze göre ne tarafa geçmeniz ve ne yapmanız gerektiği söyleniyor. DV türü için gelenler olarak sol tarafa geçtik, ödeme yapılan gişede sıraya girdik(18 nolu gişeydi sanırım). Hemen solunuzda 19-20-21 numaralı gişelerde de mülakat yapıyorlardı (3 gişeden 2si mülakat için çalışıyordu, 1 erkek 1 kadın; bir gişe boştu).
Ödeme gişesi hızlıydı, çok beklemedik, yanımızda hem nakit$ götürdük hem de yurtdışına açık ve dolar hesaplarımıza bağlı kredi kartlarımız yanımızdaydı. Kredi kartımızdan dolar olarak çekileceği için kur farkı sorunu yaşamayacaktık o yüzden kredi kartıyla ödeyebiliriz dedik (TL hesabınıza bağlı kredi kartınızla ödediğinizde, banka o an kendi belirlediği yüksek kurdan TL ye çevirip ekstrenize normalden yüksek bir tutarda TL olarak ekstrenize yansıtır, tavsiyem dolar hesabınıza bağlayın kartınızı). Pasaportları ve kredi kartını verdik. Ancak başka sorun yaşadık :)) Kredi kartıyla 4 kişi için 330$ı ayrı ayrı çekip, her biri için ödeme fişi veriyordu bize, ilk 2 330$ı sorunsuz çekti, ki 3.sünde hata verdi pos cihazı, çünkü banka bloke koydu. Yani ilk ikisini kredi kartımdan ödedik, kalan 2sini de eşimin kredi kartından ödeyebilirdik ama iş uzamasın diye 660$ı da nakit ödedik. (Eşim şuan muhtemelen beni bankadan arıyorlar, 'şüpheli işlem, onay almamız gerekiyor' diyeceklerdir ama telefonumuz yanımızda olmadığı için okey veremiyorum, o yüzden kartla ödemeye devam edemiyoruz dedi, nitekim haklı çıktı, arabaya dönüp telefona baktığımızda gördük). Kalan 660$ için, eski yeni vs dikkat etmedik, bankadan çektiğimiz dolarlardan 700$verdik, 40$para üstü aldık. Her bir pasaportun arasına ödeme fişlerini koyarak bize teslim etti, 2 adette aynı sıra numarası yazan sıra fişi verdi, bankadakiler gibi.
O aşamadan sonra sağ tarafa doğru geçip, evrak teslimi için numaramızın yanmasını bekledik. 10-15 tane dizilmiş sandalyeler var orada oturup beklemenizi istiyorlar, ayakta durmanızı istemiyorlar. Hemen önümüzde turist vizesi için sırada bekleyen bir kalabalık vardı. Orada da işi bitenin beklemesine izin vermiyorlar, dışarı buyur ediyorlar. Orada oturup beklerken kızım yine bir talihli olan adaşı Defne ablasıyla tanıştı, ikisinin arasında hepimizin vizelerimizi sorunsuz alabilmemiz için dilek tuttum
Yine orada beklerken @drbaykal vizesini almış çıkıyordu, aldııkk dedi, onu tebrik ettik 
Evrak teslimi için 15 numaralı gişe için numaramız yandı, gişeye geçtik, Türk bir hanımefendi, gergin suratsız tipik bir memure (kusura bakmasın ama o kadar kibar, tatlı insanın arasında nasıl yaşayabiliyor o ruh haliyle hayret).. Verilen sıra numarası fişlerinden küçük olanı istedi verdik. Çok iyi klase edilmiş bir dosyayla, ne istese çat çat çıkarıp verdim, ki o kadar karışık istedi ki belgeleri, ona rağmen hepsinin yerini bildiğim ve titiz biri olduğum için bekletmeden hemen çıkarıp verdim yine de çok memnun edemedik bence (yine alttan demir tepsi gibi yerden veriyorsunuz belgeleri, koymanız yetmiyor, ileri itmenizi istiyor, yoksa nasıl alsınmış :))) ). Sağlık raporlarını zaten üstünde zımbalı şeyleri ayırıp vermiştik o şekilde istediklerini bildiğim için, o da orada yırtıp içindekileri çıkarıp dosyanıza ekliyor, fotoğrafları aynı zamanda scan ediyor. Bu arada daha önce usa'e gidip gitmediğimizi sordu, eşim gittim dedi ama eski pasaportunu istemedi (yanımızdaydı).
İstediği evrakları sıralı yazamıyorum, dediğim gibi 4ümüzün evraklarını çok karışık karışık istedi.
-Pasaportlar (bio sayfasının fotokopilerini çekmiştim, istemedi)
-2'şer fotoğraf
-Evlilik Cüzdanı aslı ve 2 fotokopisi
-Diploma aslı ve fotokopisi (asıl talihli olan benim üniversite diplomam yeterli oldu)
-Nüfus kayıt örnekleri (Edevlet/nüfus aile - 2 çocuk için benimkinden 2 kopya daha çıkarmıştım, onları verdim)(Ayrıca diplomamda kızlık soyadım yazdığı için eski soyadımla olan nüfus kayıt örneğimi de çıkarmıştım, söyledim, onu istemedi)
-Adli sicil kaydı (Edevlet, arşiv kayıtlı)
-Sağlık raporları (Medikalleeerrr diyerek istedi bunları da)
-Banka dökümanları (Garanti bankası, ingilizce olarak hem 6 aylık ekstre hem de varlık dökümü ile birlikte bir kapak yazısıyla ve imza sirküleri ile verdi, kapak sayfasında bütün hesaplarımızın total usd karşılığı da yazıyordu, bu dökümü almanın 75tl ücreti vardı, hesaptan kestiler. Hem eşim hem kendim için almıştık, evrak tesliminde banka dökümlerini istediğinde önce benim banka dökümümü verdim, eşim "benimkini de verelim mi" diye sordu, "neyiniz varsa verin tabi" dedi, tam onun dökümünü çıkarıyordum ki, benimki için "bu yeterli" dedi ve eşiminkini almadı, bu arada banka dökümlerini kendisi internet şubesinden döküm alıp imza sirküleri falan olmadan götürüp, vizesini alan talihliler de var, bu konuda esnekler, genel bilgi mahiyetinde yazayım)
-Eşimin askerlik belgesi (Edevlet)
-Kartların teslim edileceği USA adresi (bunu da bir A4 kağıdına büyük fontlarla hem kendi adımın yazdığı hem de adres sahibinin in care of şeklinde -c/o- belirtildiği şekilde yazmıştım adresi. Hanımefendi tutturdu bana vermeyin bu kağıdı siz okuyun ben yazacağım diye.. yahu abd adresi bu, ya yanlış yazılırsa ne olacak, eşim "bari size gösterelim siz yazın" dedi, neyseki buna tamam dedi, dayadım cama kağıdı, baka baka yazdı, ama hiç güven vermedi bana, girişte cbp memuru nasılsa soracak adresinizi değiştirecek misiniz diye, ondan adresi kontrol etmesini özellikle rica edeceğim ilk girişte)
Bir de annelerimizin kızlık soyadlarını sordu, yazdı, iyi oldu, çünkü ben sanırım onları yanlış yazmıştım 
Bu arada en başında İngilizce biliyor musunuz diye sordu evrakçı kadın, ben biraz biliyorum eşim iyi derecede biliyor dedim. En son gişeden ayrılırken de "hangi dilde yapacağız mülakatı" diye sordum, Türkçe dedi. Şaşırdım
Bu arada eşimin ısrarı vardı, "Amerika'ya yaşamaya gidiyoruz, bu senin challange'ın olsun mülakatı tabiki ingilizce yapacaksın" deyip duruyordu günlerdir :)) O yüzden kadın Türkçe deyince canı sıkıldı 
ustraveldocs kaydıyla ilgili ne barkodlu çıktıyı istediler, ne konusu geçti. Ne bu aşamada, ne mülakatta, bilginiz olsun.
Neyse şükür bitti oradaki işimiz. Gelelim mülakataaa..
Tekrar sol tarafa geçtik, mülakat gişeleri o taraftaydı çünkü, numaramızın yanmasını bekledik, beklerken kızımın Defne ablası vizesini aldı, tebrik ettik onu da
Bu arada diğer mülakatları az buçuk duyma şansımız oldu. 21 numaralı gişede, birilerine Where was your wedding diyordu görevli, aha dedim yakın zamanda evlenen bir çift 
Neyse numaramız yandı, 19 numaralı gişedeki tatlış Amerikalı Hanımefendiye doğru gittik. Günaydın, buyurun dedi :)) Ben de Hi deyince (evrakçı kadına inat :))) ), direk İngilizce devam ettik. Bu arada minicik yemin ettik sağ elleri kaldırıp, bir de parmak izlerimizi aldı (çocuklar için hem benden hem eşimden birer kez daha aldı.
Zaten sorular önceden belli ve çok basic şeyler olduğu için, rahatça cevapladık. İlk evliliğimiz mi, başka çocuklarımız var mı, USA e daha önce gittik mi (eşim yes dedi), overstay yaptınız mı (hayır dedi), eğitiminizi nerede aldınız (sadece bana sordu, hangi üniversite ve hangi bölümden mezun olduğumu söyledim), yurtdışında yaşadınız mı(hayır), nereye gideceksiniz (Austine gitmeyi planlıyoruz), iş planınız nedir (eşim elektronik müh., bazı büyük elektronik ve teknoloji firmaları merkezlerini austine taşıdılar, bunun bizim için iş fırsatı olabileceğini söyledim, eşimin amerikan firmasında çalıştığını transfer olabilme ihtimalinden bahsetmedim muahbbet açılmasın bir an önce bitsin diye :)) ). Eşime overstay yaptın mı dışında birşey sormadı, burada ne iş yaptığımızı, orada tanıdığımız olup olmadığını da sormadı. Herşeyin ok göründüğünü, vizemizi onayladığını, 1 hafta içinde mesaj alacağımızı söyledi, teşekkür ettik ve bitti. Çok tatlıydı, dinleyip dinleyip tıkır tıkır yazdı ekranına, belgeleri de kaşeledi bu arada, evlilik cüzdanımızı ve diploma aslını geri vermeyi unutmadı ama eşimin usa vizeli eski pasaportunu bu tatlış hanımefendi de istemedi belki unuttu bilmiyorum 
Mülakat, bu sürecin gerçekten en kolay ama en heyecanlı bölümüydü.. -yazısız bir kural gibi bir şey bu-
Sonra kat kat lahana gibi taşıdığımız montlarımızı, elimizde kalan evraklarımızı da alıp herkesle kafa selamı alıp verip gülümseyerek çıktık, çıkarken sarışın bir hanımefendi aldınız mı aldınız mı dedi kocaman parlayan gözleriyle, eveett dedim, çok mutlu oldu tebrik etti (tanımıyorum sanırım ama emin de değilim
). Telaş ve heyecandan gerçekten kimseyle sohbet edemedik, bir de tabi çocuklar olunca yanımızda 
Çıktık ve bir baktık arabayı bıraktığımız yerde bir çalışma var, bizim araba kalmış orada kabak gibi, bizi bekliyorlar :)) oralara şu turuncu park şeylerinden takıyorlardı, yani artık oradaki park etme durumları değişti mi bilemiyorum, yeni gidenlere sormak lazım. Aceleyle binip oradan çıktık, az ileride arabayı kenara çekip bagajdan alacaklarımızı aldık, yandexe Anıtkabir yazdık, start düğmesine bastı eşim, o da ne, araba elektronik sistemle ilgili bir hata verdi, çalışmadı :))) Biraz denedik denedik, neyse çalıştı araba sonunda, ama tedirgin olduk ve maalesef Anıtkabir'e gidemedik, saat 10.00 itibariyle rotayı eve çevirip direk İstanbul'a gelmek durumunda kaldık. Ve eve gelene kadar arabayı stop etmeden gelebildik şükür.
Bizim hikayemiz de böyleydi işte.. Biraz uzun oldu ama malum, ben kısa yazamıyorum 
Dileyen, gerçekten isteyen, bunun için emek ve çaba sarf eden herkesin sorunsuzca vizesine kavuşmasını diliyorum.
Ben azıcık eskiyim forumda(bir süre ara verdim tabi hnbs'lardan sonra), o sebeple genelde birçok konuya hakimdim zamanında da çok okuduğum için, yeni bilgilere de yeni başlıkları okuyarak ulaştım ve zihnimdekileri güncellemiş oldum, derya deniz olan bu mübarek forum sebebiyle en çok teşekkürüm @crazycells e, iyi ki kurmuş bu forumu. Lütfen kimse üşenmesin, hem süreciyle ilgili hem sonrasında Amerika'da kuracağı yaşamla ilgili bütün başlıkları okusun, hepsi kendi faydanıza, bir bilinmeze gitmeyin, emin adımlarla ilerleyin..
Destek olan, bilgisiyle yardımcı olan herkese çok çok teşekkür ederim. Bu foruma üye olan, bilgi paylaşan herkes iyi var.. Seviyorum sizi 