Arkadaşlar selam.
Bugün Ankara'da 07:35'te eşimle beraber 2 kişi turist vize mülakatımız vardı.
İlk olarak elçilik dış nizamiyesi önünde uzunca bir kuyruk oluşuyor. Gidecekler için tavsiyem; mülakat saatinden çok önce gitmeyin boşuna beklersiniz.
Biz 7:00 gibi oradaydık, öncelikle 07:35 randevusu olanları alıyorlar ve iç nizamiyeye giriyorsunuz. Orada pasaportları vezneye teslim edip sol taraftaki sırada bekliyorsunuz ve zaten isimleriniz okunuyor ve pasaportu geri veriyorlar. Ardından X-Ray'den geçiyorsunuz.
Devamında nizamiye binasından çıkıp konsolosluk hizmetleri binasına doğru 30 metre kadar dümdüz yürüyorsunuz, sola dönüp içeri giriyorsunuz.
İçeri girdik, hemen orada bir görevli randevu barkodlarını pasaportlarımıza yapıştırdı ve ardından sol tarafta danışma masasına yönlendirdi. Orada pasaport kontrolü yapıldı. Ardından geriye, koridorun sonuna doğru ilerleyin dediler. İlerlerken bizi başka bir görevli x numaralı vezneye yönlendirdi, orada pasaport kontrol tekrar yapılıp birer adet fotoğraf isteniyor. Ardından bizi yönlendiren görevli, hemen bitişikteki y numaralı vezneye parmak izi alınması adına yönlendirdi.
Parmak izi alındıktan sonra sıraya geçtik. Sıradayken ilk etapta 3 vezne açıktı, Asya kökenli hanımefendi, Hint kökenli olduğunu düşündüğüm hanımefendi ve Di Caprio'nun gençliğini andıran genç beyefendinin vezneleri hizmet veriyordu. İnanır mısınız bilmem; genç beyefendinin önünde mülakata giren kişi, "Ne kadar kalmayı planlıyorsunuz?" sorusuna "I'm not sure, maybe a week" dediği halde vizesini aldı.
Hint kökenli hanımefendiye denk gelen kişinin mülakatını da çok az duydum. Genellikle ek sorular sorarak ve Türkçe konuşarak adayı rahat hissettirmeye çalışıyordu.
Neyse, bizim sıramız geldi ve görevlinin yönlendirmesiyle sonradan açılan en soldaki vezneye geldik(orta yaşlı beyefendinin veznesi). Önümüzde bizim gibi bir çift vardı(sanırım bütün çiftleri oraya yönlendiriyorlar, diğer veznelerde çift görmedim). Çifte önceki seyahatleriyle ilgili sorular sorulduğunu ve yanıtladıklarını gördüm ve vizelerini aldılar.
Sıra bize geldi... Pasaportlarımızı teslim ettik ve devamında görüşmeler şu şekilde:
K: Konsolosluk memuru
B: Ben
E: Eşim
(İngilizce başladı)
K: Merhaba, pasaport lütfen(İngilizce)
E,B: Günaydın, buyurun.(İngilizce)
K: İlişkiniz nedir?(İngilizce)
B,E: Evliyiz.(İngilizce)
K: Kaç yıllık evlisiniz?(İngilizce)
B,E,: 4 yıldır evliyiz.(İngilizce)
K: Çocuk var mı?(İngilizce)
B,E: Yok.
K: Neden gitmek istiyorsunuz?(İngilizce)
B: Yazın, bildiğiniz üzere Dünya Kupası var, maçları izlemek için gitmek istiyoruz.(İngilizce)
K: Amerika'da bir akrabanız ya da arkadaşınız var mı?(İngilizce)
E,B: Yok.(İngilizce)
Konsolosun sesi çok anlaşılır değildi ve ekrana bir şeyler yazıyordu. Sesini tam duyamadığımı belirttim(çok hızlı konuşuyordu ve mikrofon kapalıydı) ve İngilizce konuşmaktan yana bir problem olmadığını ancak Türkçe olarak devam edersek daha iyi olacağını söyledim.(İngilizce)
K: Okay alright.(El işareti yaparak tercüman çağırdı)
(Türkçe devam ediyoruz)
K: Nereye gitmek istiyorsunuz?
B: Seattle ve California'ya gitmek istiyoruz.
K: Çocuğunuz var mı?(tekrar sordu)
B,E: Yok.
K: Nerede çalışıyorsunuz?
E: X firmada 3 yıldır Y title ile çalışıyorum.
K: Siz?(bana)
B: Ben de X firmada 3 yıldır Z title ile 5 ülkeye destek verecek şekilde çalışıyorum(ülkeleri saydım)
K: Daha önce Amerika vizesinden ret aldınız mı?
E,B: Hayır, ilk başvurumuz bu.
K: Nerede yaşıyorsunuz, eviniz sizin mi?
B,E: Ankara'da yaşıyoruz, evimiz kira.
Ardından ekrana bakarak uzuuuunca bir şeyler yazdı(bu arada önceki sorularda cevaplarımızdan sonra da sürekli ekrana bir şeyler yazdı. Neredeyse hiç göz teması kurmadı.)
Ayrıca pasaportu detaylıca incelemedi, sadece ilk sayfa pasaport kartı dediğimiz kısma baktı ilk teslim aldığında.
Daha önceki seyahatlerimizi sormadı, ne kadar süre kalacağımızı sormadı.
Ekrana uzunca bir şeyler yazdıktan sonra üzgünüm, vizenizi onaylayamıyorum diyerek pasaportlarımızı ve meşhur beyaz ret kağıdını teslim etti.
Gerçekten ikimiz de şok geçirdik, eşim "spesifik bir neden olup olmadığını öğrenebilir miyiz" şeklinde soru yöneltti ancak görevliler "kağıtta yazıyor, bekleme yapmayın" diyerek ilerlememizi istediler.
Sorulara karşılık yanıtlarımızda bir problem gerçekten göremiyoruz. Evimizin kira olması elimizde olmayan bir sebep. Türkiye'de veya ABD'de nüfusun yüzde kaçı ev sahibi? Bu bir sebepse eğer gerçekten çok komik.
Arkadaşlar, acaba verdiğimiz cevaplarda bir problem mevcut mu? Daha önce birçok deneyime sahip olan arkadaşımız var burada. Ben mülakat anımızı bu şekilde paylaşmış olayım, önerilerinize tamamen açığız.
İyi forumlar.