Merhaba herkese. 27.10.2024 tarihinde Amerika'ya ilk girişimi gerçekleştirdim. Deneyimimi geç de olsa paylaşmak istedim.
THY ile İzmir'den İstanbul aktarmalı JFK'ye uçtum. Oldukça keyifli bir uçuştu. Koridor tarafında olduğum için çok rahattım hatta.
Gelelim detaylara. Uçuşlara kabul ve güvenlik geçişinde sorun yaşamadım. Pasaport kontrolü ve ülke çıkışında elimde fiziki bir kart olmadığı için yurtdışı çıkış harcı talep etseler de vizemin Green Card yerine geçtiğini belirttim. Amirine sorup 5 dk kadar aralarında konuştuktan sonra ödetmeden geçmeme karar verdiler. Burası çok saçma çünkü resmen yasal olan bir şeyi kendi aralarında teyit etmeye çalışıyorlar. Madem Green Card var neden elinde değil diye sordular, sakin sakin elimdeki vizenin Green Card yerine geçtiğini, bunun vize üstünde de yazdığını anlatıp gösterdim. Memur da pasaportu alıp söz konusu ibareyi amirine gösterince ikna oldular ve damga basıp geçirdiler. Nedense yüzleri asıldı harç ödemeyince
Sizler de mutlaka bu şekilde hareket edin dostlarım, olay parasında değil. Yanlış bir uygulama yapıp insanlara olmayacak bir harç ödetmelerinde. Hukuksuzluk yapmaya çalışıyorlar. Neyse dönelim konuya,
8 kg el bagajı, sırt çantam ve ufak bir el çantasıyla bindim. Gözen kontrolü de sorunsuz ve hızlı bir şekilde tamamlandı. Green Card için gidiyorum diyince memurlardan bir tanesi hani kart nerede diye sordu. Hayda dedim pasaporttaki gibi açıkla şimdi baştan. Neyse güzelce açıklayıp vizeyi ve sarı zarfı gösterdiğimde doğrudan kapıya geçirdiler. Çantamı açan ya da detaylı şekilde arayan olmadı. Sarı zarf önemli, onu asla ama asla kaybetmeyin ve unutmayın.
Uçuş sonrasında JFK girişinde ortam beklediğimden boştu. Green Card'lı olmama rağmen turist sırasına soktular. Sıram yaklaştığında hızlı hızlı öne yürürken memur sert şekilde durdurdu. "Sakin olun ve orada durun. Acelemiz yok." diye uyardı. Oysa bendeki normal bir refleksti. İşte o an Amerika'nın yavaşlığını ilk kez deneyimlemiştim. Aklınızda olsun, bizdeki gibi haldır huldur koşturmuyorlar. "Take your time" anahtar cümle 
Sıra bana gelince şimdi gelebilirsiniz diyip pasaportumu ve sarı zarfımı aldı. Adresini değiştirecek misin diye sorarken bir yandan sarı zarfı açıyordu. Bir kağıda önceden yazdığım adresi uzattım ve bilgisayardan gerekli değişiklikleri yaptı. Parmak izlerim ve fotoğrafımı aldı. Bu işlemler çok kısa sürdü. En son "Welcome to America." dedi ve sulu gözlü biri olduğumdan mutluluktan ağlayarak ülkeye giriş yaptım 
Sorunsuz şekilde ülkeye girdiğimi düşünürken ilerleyen süreçte bazı aksilikler oldu. Öncelikle SSN kartım, vize görüşmesinde verdiğim ilk adrese gitti. Adresimi değiştirdiğim halde oraya yollamışlar. Hadi onu halledip arkadaşımdan SSN'imi aldım. Ama aylar geçmesine rağmen Green Card'dan ses seda çıkmadı. Aralık sonunda bir haber geldi ki 7 Ocak için biyometrik randevusu vermişler. Allahtan oradaydım ve o randevuya gidebildim. Meğer Green Card yeniden fotoğraf çekilmem gerektiği için basılmamış. Hala da elime ulaşmadı, geldiğinde güncellemesini yapacağım. Demem o ki ilk verdiğiniz adres de sonrakiler de hep güvenilir ve ulaşabileceğiniz adresler olsun. Ne olur ne olmaz. Ve ara ara USCIS'ten bildirim ve mektuplarınızı kontrol edin. Olur da fiziki bir maili kaçırırsanız o ekrandan ulaşabiliyorsunuz.
Sevgiyle kalın.