merhabalar..
turist vizesini ankara konsolosluğundan almaya hak kazandım. 1 hafta içinde belirlemiş olduğum postaneye geleceğini söylediler. sürece gelince;
maalesef ki güzel ülkemiz ( bir kürt olarak bunu çok rahat söyleyebilirim -ki kendimi hiçbir türk vatandaşından ayrı görmem- ülkemiz dünyanın bence en güzel ülkesi olma potansiyelinde , sadece cahil insanlar ve kötü yönetim nedeniyle rezil durumdayız ) son yıllarda avrupa ve amerika hatta tüm dünya nazarında kara listede, yeşil pasaportumla dahi girerken avrupa ülkeleri ahret soruları soruyordu son zamanlarda.
bence vizeyi almak çin en önemli mesele -ki şu
videoda'da emekli abd konsolos çalışanının da söylediği gibi- adamların size türkiye'ye döneceğiniz konusunda güvenmesi lazım, sizin türkiye'de güçlü bağlantılarınızın olduğuna inanması lazım. bunun için de sizin en iyi yapacağınız şey bence pasaportunuzu ( özellikle gelişmiş ülkelere giriş çıkış yaparak ) doldurmak, yeşil pasaportlu biri olarak bunu yapmak benim için sadece maddi açıdan zor oldu ve sonuçta amacıma ulaştım. normal pasaportu olanlar için önerim yakın ülkeler, vizesiz ülkeler, sonra polonya, romanya,makedonya,karadağ gibi kolay vize veren ülkeler sonra schengen ülkeleri olabilir. ayrıca şu da önemli bence: örneğin giriş polonya çıkış çekya olsun. gezdiğiniz, turist olduğunuz belli olsun. ds-160 forumu doldururken bir ülke değil 2 veya 3 ülke yazarsınız bu şekilde. olabildiğince pasaportu doldurmaya bakın. zaten vize başvurusu yaptığınızda en az 1 sene sürecek randevu gelmesi, o süreçte gezebilirsiniz. randevuya az bir süre kala da yeni bir ds-160 formu doldurarak (gezdiğiniz tüm ülkeleri yazarsınız) ve bunu ais üzerinden eski formu güncelleyerek başvuruya girebilirsiniz.
diğer nokta uzun süredir aynı iş yerinde veya meslekte çalışıyor olmak veya kendi mesleğinizi yapıyor olmak. üzerinizde taşınır/taşınmaz mal olması da avantaj ama belgelere bakarlar mı bilemem.
gelelim benim mülakata: sanırım 1 dakika sürdü, ve çok büyük ihtimalle önceden verilip verilmeyeceği belliydi. yukarıda bahsettiğim videodan da bunu öngörebilirsiniz.içeri giriş yaptım 2 nolu kapıda fotomu aldılar 1 nolu kapıda parmak izi verdim sonra sıraya girip mülakat için bekledim. baya da kalabalıktı millet erkenden gelmiş randevu saatine bakmadan de herkesi içeri almışlar, benim randevu saatimde olmasına rağmen sıranın sonlarındaydım. mülakatı yapan görevliler türkçe biliyorlardı ama pek iyi değillerdi sanırım. yakın bir mesafe var ve mikrofon kullanıyorlar bu yüzden hemen her şeyi duyabiliyorsunuz. benim ingilizcem çok iyi değil ben kendi kendime öğrendim ona rağmen kendime güvenim var, mülakat yapanlar arasında mükemmel ingilizce konuşan akademisyenler de vardı hiç konuşamayan turist adayları da vardı. önceleri herkese onay verdiklerini gördüm ve rahatladım ama sonra neredeyse kimseye vermemeye başladılar bu da beni korkuttu.
sıra bana geldiğinde turist vizesi için orada olmama rağmen ingilizce konuşmaya karar verdim, sorulan sorular:
- new york, manhattan ve belki de miami. daha önce avrupa'da birçok başkent gezdim stockholm, berlin, viyana (bunu söyledim çünkü bence önemliydi) şimdi de amerika'yı gezmek istiyorum.
[burada araya girmek istiyorum çünkü önemli, orada bulunan ve tercümanlık yapan hanımefendi görevli beyefendiye bir şey gösterdi. küçük bir ekran gibiydi köşede bir yerde yeşilimsi bir ışık yanıyordu sanırım. ki bu da yukarıdaki videoyu doğruluyor, öncesinde onay olup olmayacağı belli, orada son kez bir yoklama yapıyorlar. ]
- nerede ne kadar zamandır çalışıyorsun* (bunu bilgilerimi teyit etmek için sorduğuna eminim)
- 15 yıldır falanca yerde çalışıyorum.
- usa de tanıdığın kimse var mı?