Birlik olmaktan bahsederler, kendisi Mercedes’e binsin, arkadaşı eşi dostu Toyota binsin isterler. İçten içe yaparlar bunu. Belli etmezler.
Yardım edeyim derler, yaptıkları yardımdan pişman olurlar çünkü karşılık beklerler, karşılık beklemese de egosu okşansın diye beklerler.
İş kurarlar, düzenleri tutar, en çok parayı ben kazanayım isterler. Kendisi ortamın ya da çevrenin hakimi olsun isterler. Bu da içten içe tabii. Amerikalıların yaptığı gibi ihtiyaçları olmayan büyüklükte, lükste evlerde yaşarlar, sadece onlar yaşasın isterler. Çevremde kimse beni geçmesin isterler.
ALLAH verir de verir, işleri güçleri rast gider ama kimselere faydaları olmaz. Hep bana hep bana yaşarlar. Bir gün düştülerinde etraflarında kimse olmaz. Kimse ellerinden tutmaz. Neden mi? İnsanlar salak değil. Senin art niyetini, içten içe kötülüğünün sinyalini bir yerde alırlar, bir yerde bir ortamda bunu istemesen de hissettirirsin. Sonra da döner dolaşır girdiğin kaostan çıkmaya çalışırsın. Ama çıkamazsın. ABD burası herkes bireysel, kapitalizmin başkenti vs vs kafasından çıkmadın, kimseye faydan olmadı ya, hah işte onlar da bu kafayı önüne koyarlar.
Bu yazıyı okuyup ABD’de yaşayanlar var da üstüne alınırsa kusura bakmayın “Alındıysanız sizde bu yazdığım profildesiniz!”. Üzgünüm ama gerçek bu. Kendinizle yüzleşin.
Hayat böyle bir şey değil. Kusura bakma ama paylaştıkça artan tek şey mutluluk değil. Kimseye yardım etmek zorunda değilsiniz. Kendinizi beklenti içine sokarak yardım ediyorsanız, lütfen kimseye yardım etmeyin. Sizin yardımınız size kalsın.
Almanya, Leverkusen’de bir iş adamı vardı. 1966’da gidiyor işçi olarak, 1973’de fabrika sahibi oluyor. O zaman bankadan kredi çekmek vs yok tabii. O bölgede ne kadar Türk varsa bu adama gidiyor yardım istemeye. O iş adamı kimseyi geri çevirmiyor. Memlekete gideceğiz para lazım, oğlum askere gidecek para lazım, sıkıştık para lazım, çocuklarımı Almanya’ya getireceğim para lazım, düğünümüz var para lazım vs. derken herkese yardım ediyor. Deftere yazıyor bunu. Herkesin adı soyadı, ne kadar aldıkları var. 1984’de bu iş adamı vefat ediyor. Çocukları,vefatından sonra defteri açıyor ki 1984’ün parasıyla 140.000 Alman Markı alacak var. Bugün 1,2 milyon Dolar yapıyor. Kimseden parayı istemiyorlar. Defteri de yakıyorlar. Aynı düzeni de devam ettiriyorlar. Tabii bunun karşılığında ne oluyor? Öyle bir iş geliyor ki sürekli, yetişemiyorlar. Bir noktadan sonra gelen işleri alamayacak duruma geliyorlar. Bayer fabrikasında çalışan mühendis 2750 Mark alıyor. Bunların yanında çalışan işçilerin minimum kazancı bu seviyelerde. 4-5 bin alanlar bile oluyor mesai vs yaptıkları için. Tabii sadece para yardımı değil, almanya’ya akraba getirilecek direkt bu iş adamına ya da ondan sonra varislerine gidiyorlar, sonra o akrabaya oturma izni, çalışma izni alıyorlar. Bunları yaparken de para almıyorlar insanlardan.
Çok uzattım özür dilerim. Kısacası iyiliği kendiniz için değil, ALLAH için yapın. Bir olup birlik olun ki büyüyün. 3-5 kuruşun hesabını yapmayın, hesabını yaparak çevrenizdeki insanları küçük duruma düşürmeyin. Yazacak daha çok şey var ama yeterince net olarak anlatmak istediklerimi ifade edebildiğimi düşünüyorum. Okuyan herkese şimdiden teşekkür ediyorum.