Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
-
..kendimin kucuklugumden beri et ve sut ile aram iyi degildir,yemek icinde hic et yemem,mangalda sert pismis et ve kofte olarak yerim,yumusak eti cignerken migdem bulaniyor,cocuklugumde kendi ineklerimiz vardi,kendi sutumuzu icerdik sut deki kaymak da bana bir tiksinti vermisti,sutu ancak kahve icinde icerim.
..
.vel hasil australyaya geldik etin bol oldugu bir ulke et yemek lazim,hmmm ama kasaplarda hep domuz etide satiliyor her cesit et var ama,yabanci kasaba guven yok tabi, auburn bolgesinde bir kasap varmis,biraz carsinin disinda,ev sahibi oraya git dana de adam anlar dedi,kasap macar asilliymis turkler, dana ve inek etini ogretmisler,dana eti dana kiymasi,bir kac sefer gidip et aldik,....daha sonra ogrendik homebush bolgesinde koca bir mezbahane var et kesim ve satim yeri,bazi sabahlari oraya gitmeye basladik halka acik bir yer ayagimiza plastik tellik basimiza plastik sapka takiyorduk,etler cengellerde asili tam koyunmu istersin yarim koyunmu istersin, tam inek veya danami istersin hepsi var,birde elle cevrilen kiyma makinesi aldik, arasira bu salaneye gidip etimizi aldik,daha sonra bu mezbaha kapandi o bolgeye olimpic tesisler yapildi...eehh henuz pastirma sucuk gibi seyleri tanimiyoruz,abdullah kasabi diye biri yabanci biriyle ortak olup kasap actilar,sonra ortagini savdi,turk kasapi oldu adam sucukda yamaya basladi,para kazanmaya baslayincada yoldan cikti,ikinci hatun almis sonra ickili araba kullaniren trafik kazasinda hayatini kaybetti.daha sonra bir kac turk kasabi ve marketi acildi.
.....biz turkiyede calisirken seflerimize ve buyuklerimize karsi saygiliydik hele is yerlerinde mudurlere seflere saygi bambaskaydi efendim veya ahmet bey mehmet bey gibi konusurduk,ayni sekilde sokakda buyukerimize abi amca teyze kelimelerini kullanirdik bir nevi orf adet saygi...burda ikinci isimde calisiyorum,tezgahimin karsisinda kucuk bir odada seflerden biri calisiyor,ismi call gibi bir seydi, iscilerden biri geliyor hey call diye adama sesleniyor, adam cevap veriyor baskasi geliyor hey mate bakarmisin diyor... arasira f... li kelime kullaniyorlar,allah allah bu nasil kultur diyorum,ben adama bir sey soracagim efendim yerine sir diyorum, adam bana sir filan deme adimla cagir diyor,yasli adama ismiyle hitap etmeyi gururuma yediremiyorum,cok degisik bir kultur iste is yerindede veya sokakta olsun 18 yasindaki bir delikanli babasi yasindaki kisiye ismiyle hitap ediyor,alisilmis duzen kimsenin umurunda degil.bazen benim oglumda kayinpederine hey belesci der, turk degil..
...eh, meyva sebzede lazim,biraderin yaninda otururken ana yol ,uzerinde buyuk bir manav vardi,auburn bolgesinde pek manav yok,sydneyin icinde paddys diye bir market varmis,bir nevi pazar hem pazarlik esyalar satiliyor hemde meyva sebze,bir market arabasi alip bir kac sefer trenle oraya gittik,daha sonra araba alinca arabayla gittik,meyvayi box ile aliyoruz,patatesi sovani cuvalla aliyoruz.....bir muddet sonra yakinimiza flemington bolgesine buyuk buyuk toptanci meyva sebze binalari yapildi,cumartesi gunleri meyva sebze pazar gunleride pazarlik esyalar satilmaya basladi,ah flemington ah yaktin beni,sebebi ilerdeki yazilarda gelecek,,bu markette hem kilo ile aliniyor hemde boxlar ile yani karton kutular icinde,saat 13,00 de meyva marketi kapaniyor saat 11.00 den sonra gidince mallar ellerinden ciksin diye ucuzlatiyorlardi,hemde paarlik yapiyorduk.
australyaya geldik ama sehirin icini bilmiyorum, o yillarda nufus az, araba sayisi az, birader bir iki sefer arabasiyla sehir icine goturdu,bazi yerler parasiz park, bazi yerlerde park makineleri var 20 cent atip saatlerce kaliniyordu,bazi yerlerde hala var zannediyorum en son saati iki dolardi,,,,sehir icinde bir cok buyuk binalarin altinda ozel araba parklari vardir,tabi simdi saati 10-15 dolardan asagi degildir,serbestce park yapilacak yer bulmak zordur.bir seferinde sehirin en yuksek binasinin tepesine cikip sehire baktik,simdi o bina en kucuk bina olarak kaldi... bir seferinde anzac gunuydu yine sehire gittik ve eski ve yeni askerlerin gecit torenlerini izledik o gunlerde birinci dunya savasindan kalma gaziler vardi,cok yasli olanlari ustu acik arabayla torene katilirlardi. o anzan gununde anzac gununun ne manaya geldigini anladik,geliboluyu filan hatirladik.
.....bir gun auburn carsisinda dolasiyorum yasli bir aile dostu hanim fatma teyze de carsida dolasiyor,beni gordu ,kucuk bir nalburiye dukkaninin onundeyiz,altan dedi burdan maydonoz tohumu soracagim ismini bilmiyorum yardim edermisin dedi...bir yildir filan burdayiz,yahu kendimde maydonozun ismini bilmiyorum,utandim kadina yardimci olamadim,is yerlerinde filan cantamda devamli kucuk sozluk olur bakarim.. o gunden sonra yazamasakda ingilizce ogrenmeye daha cok calistim...
evde bir film izliyorum,, adamin biri appreciate dedi,ama soylerken a harfini yutuyorlar bende pricate anladim,ne diyor bu adam diye sozlukde aramaya basladim boyle bir kelime yok gibi, ertesi gunu is yerinde birine sordum,a harfine bakacaksin dedi ondan sonra bulup manasini anladim.ingilizcede kelimenin basindaki bir cok harf soylenmez,,, wrong ,knives bunlara benzer kelimelerde bastaki harf yutulur.
.....benim australyaya geldigim yillarca her kes ehli keyf idi, cumartesi gunu saat 13.00 olunca hayat dururdu, yani tum carsilar kapanir,acik yer olarak birahaneler olurdu,daha evvelden ickiyi sigarayi ekmegi almak lazimdi...1990 yilina dogru once cumartesi gunleri tam gun yaptilar, sonra pazar gunlerini ogleye kadar yapalim,ilgi gorurse tam gun acariz dediler yani super marketler alis veris merkezleri filan,kisa bir zaman sonra her sey tam gun oldu,alis veris merkezleri icin pazar gunu saat 16.00 ya kadar acikti,simdi saat 17.00 de kapaniyor, ama gida satan super marketler uzun saatler acik..
....evvelden cumartesi ogleden sonra her yer kapandigi icin persembe gunleri alis veris merkezlerini saat 21.00 e kadar acik tutuyorlardi, erkek berberler haric tabi.. -
..sydney australia, cumartesi sabahi saat 7,25,serin bir sabah,merak edip newyork zamanina baktim ordada cuma aksam uzeri saat 17,25,,14 saat filan zaman farki olmali
...daha evvel den yazi hazirlamadigim icin yazarken biraz daldan dala atlar gibi oluyorum....internetin olmadigi zamanlarda millet ikinci el esya alir ve satardi,ayni zamanda ikinci el arabalar filan, persembe sabahlari cikan trading post diye bir gazete vardi,her sey bunda bulunurdu..ikinci el araba alip satan insanlar sabahin korunde gazeteciye gidip gazete alirlardi....
....australyaya turkler geldi,hos geldiler,bazi kisilerle tanistik,kimi kadinlar kocalarini aldatiyor, kimi erkekler kadin pesinde,hep boyle insanlardan uzak kalip boylelerinin toplumuna girmedik.
..sydneyin meshur bir kac tane piknik yeri vardi, biri prospect golu,gol bir nevi sehire su verme depoloma yeriydi etrafina pik nik yerleri yapmislar millet rahatca gelip mangalini yakiyor, eyleniyor, couluk cocuk rahatca kosup oynuyordu,,birde 60 km kdar uzakta warragamba baraji vardi,cok guzel bir yerdi,tepe bir yerde pik nik sahasi genis bir alan araba parki icin problem yok,,,,kenarlarda barbeku yapmislar,beton mangal diyelim altinda odunlar var,yak atesi kizart eti,yine barbekulerin yanlarinda kaynayan sicak sular var su kazani koymuslar al sicak suyu cayini demle,bulasigini yika ne guzel gunlerdi onlar,bir kac aile birlesip giderdik,kadinlar bir kenara oturup lak lak ederler erkekler bir kenarda kagit oyunlari tavla oyunlari oynardik,sohbet ederdik guzel bir gun gecirirdik....sydney icinde deniz kenarlarindada piknik yerleri vardi,plajlarin bir kismi agaclikdir,bir masa isgal edip hem piknik olur hemde denizde yuzulur,kafa dengi aile dostlari olunca hafta sonlarida iyi olurdu,pinik yapmaya gitmezsek sirayla bir arkadasa misafir olurduk.....
....auburn bolgesinde turk cok ama cogu ingilizce bilmiyor,bankalar eczaneler turk kizlari calistiriyorlar.iki tanede turk doktoru gelip ortak muayene acmislardi,turkler baska doktorlara gitmezlerdi, eskiden gelen yaslilar hala turk doktorlarina giderler, daha sonralari baska doktorlar geldi,cocuklar buyuyup ailelere tercumanlik yapmaya baslayinca turk tercumanlarda fazla ihtiyac kalmadi...ford fabrikasindan sonra girdigim fabrika metal isleri yapiyor, fabrika catilarina veya duvarlarina bir nevi havalandirma sistemi yapiyor tabut gibi bir seyler yapardik,agir is yoktu, her kes yavas calisiyor,acele is yok ustalar kimseye aman acele et demiyorlar,kendim alismisim hizli calismaya digerlerinin iki gunde yaptiklari isi yarim gunde yapiyorum,ustalar gelip bir kac sefer yavas calis diye ikaz ettiler bende modaya uydum,,,yeni australyaliyiz fazla dil yok,,,calistigim tezgahin karsisindaki sef gelir gel benle der hadi bu kamyonu bosaltmaya yardim et.,hadi bu kamyonu doldurmaya yardim et,, baska zaman gelir hadi sen giyotinle sac kesen ustaya yardim et,fabrikanin comezi olduk,nerde adam lazimsa oraya gonderiyorlar,is hafif ve keyfi calisma bende itiraz etmiyordum.
..ayni is yerinde calisan iki bayan vardi,biri benim turk oldugumu ogrenince yanima geldi, fabrika calisanlari onlari abla kardes biliyorlarmis,megerse ana kiz mislar anne olan yanima geldi, bizi burda kiz kardes olarak biliyorlar biz anne ve kiziz aman kimseye bir sey soyleme dedi,benim problemim degil calistigim muddetce kimseye soylemedim....
..australyada bir yilimiz oyle boyle gecti,araba zaruri ihtiyac,is yerine otobusle gidiyordum,,,bir araba galerisinde guzel bir araba gordum, yarim yamalak pazarlik ettik,hem pesin para verecegim hemde borca girecegim arabadanda pek anlamam,arabayi almaya niyetlendim, biradere bahsettim soyarlar seni dedi, trading post gazetesinden kucuk iki kapili ford cortina 69 model vitesli bir araba bulduk, kucuk 1600 motor var,curugu carigi yok 750 dolara aldik,aldik ama ehliyet yok,motor trafik ofisine gidip ogrenci ehliyeti aldim, o zamanlar basitti bir kac soru sordular.ogrenci ehliyeti olunca araba kullanmak icin yaninda usta sofer olmasi lazim,yahutta sofer okullarindan kurs alinacak,,tanidik arkadaslar filan vardi, cogu zaman yanima oturdular bende araba kullandim,turkiyede motorsikletim vardi,vitesli araba icin zorluk cekmedim...
.....bir muddet sonra Direksiyon testi icin gun aldim,motor trafige gittim test yapacak adam bir kac soru sordu sonra bin arabaya dedi, yakinda bir iki sokak dolasip geldik,gel iceriye dedi,arabayi park edip ofise yururken arabaya baktim kaldirimdan yarim metreden disarda, himm daha iyi park etmesini ogrenememisim dedim,saolsun ehliyeti verdiler, o zamanin ehliyetleri kagit parcasiydi A4 kagidinin yarisi kadar bir ehliyet resim filanda yok...
....simdiki ehliyet durumlari degisti, bilgisayarda 40 tane filan soru soruluyor,toplam olarak 300 soru var bunlardan 40-42 soruluyor 3 tane yalnis olunca bilgisayar durup gir biraz daha ogrende gel diyor,daha sonrada direksiyon testi yapiliyor...15 yil kadar evvel kamyon ehliyeti almaya niyetlenmistim hemen hemen sorularin hepsini ezberledim tabi bir kac ay zamanimi aldi, ilk testte kaybettim daha sonra bir daha bilgisayar testine girdim bu sefer gectim,ya bu yasdan sonra kamyon ehliyetini ne yapacaksin diye vaz gectim...
.....trafik ofisina RTA denilirdi 10 yildir isim degistirdi simdi service oldu,bilgi sayar trafik bilgi testi icin degisik dillerde test yapiliyor,yeni gelen gocmenlere kolaylik oluyor..
....19 aralik gunu araba ehliyeti aldim 25 aralik christmas buyuk bayram, bir kac gun tatil,yeni ehliyetli kisi arabanin onune plakanin yanina ve arkaya kirmizi P harfi kucuk plaka koyar,digerleri arabadakinin yeni ehliyetli sofer oldugunu anlar,bir yil bu plastik P harfi tasinir simdi 3 yil oldu,bir yil kirmizi diger yillarda mavi ve yesil olarak konuluyor ve yeni soferin alkol kullanma hakki sifir.
.....ehliyeti aldik, ev sahibim ve bir iki aile newcastle sehrine gidecegiz dediler 180 km uzakta,orda bir hemserileri varmis aile problemleri varmis, iyi o zaman bende sizinle geleyim dedim,takildim peslerine, 4 araba ana yolda gidiyoruz hava cok sicak,uzerimde aklet var,yukardan asagi sarkan emniyet kemerinide asagi indirdim bir belimdeki tutuyor,baktim yanimda bir araba korna caliyor kocaman bir ford araba, cek kenara diyor allah allah bu adam ne istiyor diyorum,neyse cektik kenara,markasiz polis otosuymus,adam yanima geldi senin kemerin bagli degil dedi, asagi gosterip bak bagli iste dedim, olmaz cok tehlikeli, kayis omuzdan asagi olacak dedi ve bana 20 dolar ceza yazdi,ehliyeti aldik bir hafta sonra ilk cezamizi yedik.... 3gunluk macerali bir newcastle gezisinden sonra eve donduk, yolda araba bir kac sefer istop etti,,,hararet gosteriyor,megerse radyotor termostati bozukmus calismiyormus,ilk tamir isimizde boyle basladi. -
@sir-altan elinize saglik, bir problem yok sadece baslikta ufak bir duzeltme yaptim... :thumbs_up:
-
...asagi yukari australyada iki yilimiz doldu,bilet borcumuzu odedik, arabamizi aldik,hesabini bilen icin yasam fena degil,sigaramizi iciyoruz biramizi aliyoruz.sigaradan bahsetmek pek iyi bir sey degil.turkiyede az sigara kullanirdim australyada dudak tiryakisi oldum, gunde 20 lik sigara derken 35 e cikti,sigara bir dolardi, 30 yil sigara kullandiktan sonra 1998 yilinda biraktim o zaman bir paket sigara 7,00 dolar olmustu simdi 20 tanelik en ucuz sigara 30 dolarin uzerinde.sigara kullanmayi biraktim ama iki yil her saniye canim sigara istedi,inat ettim kendim kazandim cigerlerim temizlendi,simdi yakinlarimda biri sigara icse benim bogazim yanmaya basliyor,icerken anlamiyorduk.belki bir daire parasini sigaraya vermisimdir.
.....ekten puften bir kiralik evde oturuyorum isim fena degil hatun calisiyor, 2300 dolar kadar paramiz birikti,her kes ev alma derdinde,bizim niye olmasin dedik, bahceli mustakil evler pahali,o zamanin parasina gore 30,000 uzeri pahali sayiliyor,alsak alsak daire alabiliriz,bir kac yerde yeni daireler baktim,odeme bakimindan karsiliyamayiz diye dusundum, is yerinde bir arap vardi ona bahsetmistim,benim kuzenim daireler yapti satiyor dedi, muhiti soyledi benim butceye gore biraz pahali, sen icinde 6 ay oturacaksin parayi ev sahibine odeyeceksin oda onu deposit yapip bankadan kredi alacak dedi, cabramatta diye bir bolge,bu gunku takma adi vietnamatta,, o bolgeye yakin hosteller vardi,vietnam toplumuda bu bolgeye yerlesmis hala onlarin gettosu,carsida dukkanlarin uzerinde ingilizce tabela bulmak zordur.
....auburn carsisinda dolasirken bir emlakcinin onunden gectim, benim butceme uygun bir daire gordum carsiya cok yakin 16.000 yahut 17,000 dolar,bir bahce icinde iki apartman var 15 lik 30 daire,butun kiracilari cikarmislar biraz bakim yapip satisa cikarmislar,tek bir daire kalmis bina 3 katli altta birde garaj kisimlari var 4 katlik merdiven cikiliyor,bu iki binanin efsanesi varmis, malum auburn bolgesinde turk cok, bu 3o daireyede turkler kiraci olarak gelmisler,gerisini siz dusunun yuksek sesli muzik, kiracilar arasinda kavgalar filan,sonunda hepsini cikartmislar,eski turkler oraya turk hostelleri derlermis.
...emlakciyla gittik son daireyi bulduk kucucuk bir daire 2 odasi var mutfak salon bir,kucuk bir deposit verip bankaya gidip kredi isteyecegim dedim,daireyi tuttuk,bir iki gun sona bankaya gittim ev kredisi istedim,15,000 lazim. 12,000 ev kredisi veririm 3.000 de personel loans 3 bini 3 yilda odiyecegiz,digeri uzun vade o zaman ev kredisi 9,75 di.allah razi olsun dedik krediyi aldik, kadin calisir ama kredi verirken kadinlari pek saymazlar hamile olur is kaybeder filan falan kredi erkegin aldigi maasa gore verilir.o zamanlar ev muamelesi 3 ay suruyordu, simdilerde 6 hafta,her seyi avukat yapar ev alan ve satan hic bir seyle ugrasmaz.
......kredi cikti muamele bitti,avukat isi bitirdi buyrun anahtari dediler,iste gurbette bizimde bir evimiz oldu,tabiki son kurusu odiyene kadar tapu bankada durur.her sey guzelde o kadar basamak merdivenleri cikmak kolay olmuyor tabi, pazara gideriz bir suru meyva sebze bir bir yukari tasi,kucuk daire pek masraf istemiyor biraz halisi eskiydi,bundan sonraki is en hizli sekilde borc odeyip borctan kurtulmak...yazi bittikden sonra aklima geldi,is yerinde calisiyorum ev alirken paraya ihtiyacim var,sefi yakaladim benim bir nyillik senelik izinim var 4 hafta,izine cikmadan bana parayi odiyebilimisiniz dedim,oyle yapamayiz ama degisik bir sey yapariz, cuma gunu isden cikarsin,pazartesi yeni isci olarak baslarsin dedi,zaten fabrikada cok hak yok,isime geldi, cuma isden cikytim istifa ettim, pazartesi yeni isci olarak basladim.
-
elinize saglık ustad, devamını heyecanla bekliyorum...
-
https://www.youtube.com/watch?v=SET73evfoQU fevzi amcadan once gitmissiniz AU ya tanırmısınız??
-
auburn bolgesine nadir olarak gideriz,hatun turk firinina gidip bir kac simit alir,ekseri gima denen super markete gireriz,teyfik beyin marketi carsinin sonunda ve saga donup 100 metre kadar gidiliyor,karsisinda bir tane daha turk marketi olacak yani 20 metre arayla iki market,birinin yaninda manavda vardi,manav olan yerde eskiden macar kasabi vardi....auburn bolgesi cok degisti, salvarli pakistanlilar, hindistanlilar bengaldesliler filan irkci degilim ama insan seve seve gitmiyor,4-5 yil evvel bir afrikali genc cocuk tanidigim bir bayanin kucuk cantasini kapip kacti.
.kizimin bir arkadasi var, sehire yakin otururlar. tur ile auburn bolgesine gelecekmis, kocasida aman kendine dikkat et cantani ve telefonunu SIKI SIKI tut diyor.
....emailde calisiyorum kac tane foreman var bende bilmiyorum yani usta diyelim,benim basimda kibirli bir ingiliz var,savasta filan bulunmus gogsum madalya dolu bos yer yok derdi adi denis di...ben deniz kenarinda buyudum sayilir, ince bir misina kucuk bir olta alip deniz kenarina gider iskeleden asagi oltayi salardik,tabi ya balik gelir yada kucuk balik gelir gelirse kucucuk bir balik gelir,yani fazla balikcilik tecrubemiz yok, australyada da bir kac olta ve misina aldim....bir gun ustam deniz balik tutmayi severmisin dedi, tabi tabi dedim,yarin bir kac arkadas baliga gidecegiz senide alayim dedi, cumartesi gunu, okay dedim ev adresini verdim,adam geldi,arabada benden baska ayni is yerinde calisan iki kisi daha var. koyulduk yola,bir yerde yem aldik,eyyy deniz bir gazlamaya basladi 8 silindir arabasi var.sehirden ciktik gidiyoruz allah allah nereye gidiyoruz tahminime gore 150 km filan gittik seven mile beach diye bir yere geldik gercekten up uzun kumluk plaj, her kes takimlarini cikardi,ben gariban, karadan kumdan atilacak dogru durust bir seyim yok denis bakti,arabasinda makarali balik sopasi varmis al bunu kullan dedi,kumdan dalgali denize olta atacagiz, agir bir kursun var, taktik karidesi,sopayi bir salladim 3 metre ileri dustu denize erismedi, geri topladik bir daha denedim biraz daha ileri gitti ama uzaga degil,eh bu sefer olur dedim, iyi bir salladim gercekten kursun aciga gitti,gitti ama giderken misinayida kesmis,denisin sopasiyla bir kac kere attim gelen giden yok bir kisi iki balik tuttu,ondan sonra geri donduk, onlar arabada sohbet ediyorlar,ben ne dediklerini pek anlamiyorum, yolda denize bir kac dolar benzin parasi verdik,neyse deniz yine beni evimin onune getirip birakti..... o sevenmile beach denen yeri cok sevdim,daha sonralari gidip kamp yaptik,balikciligada adim attik....
..email fabrikasinda iki yilim filan doldu is rahat, australyalilar yasli insanlardi ve cok yardimci oluyorlardi,bir tanesinin cocuklari buyumus metal bunk varmis iki mkatli cocuk karyolasi istersen sana vereyim dedi eyvallah deyip aldim iki kucuk sunger yatak aldim cocuklar kullandilar. yakinimda irlandali bir kadin var cok kiskanc gozu herkesin uzerinde birisi bir sey yalnis yaparsa hemen ispiyonculuk yapiyor,galiba banada ters bir sey yapti sinirlendim sefe gidip isi birakiyorum dedim,gelip gelip niye birakiyorsun diyorlar birakiyorum ya diyorum yine bir alman sef vardi elinde bir kagida yazmis bak diyor 60.000 kisi issiz sonra is bulamazsin calismaya devam et,yok arkadas kararim kati birakiyorum,soyledim ve bir hafta sonra isi biraktim, yine issiz kaldik iste allah kerim...bir yil sonra fabrikanin yakinindan gectim baktimki fabrikadan eser kalmamis kapanmis. -
....auburn
ikametimiz orasi,yakin olarak da buyuk carsi alis veris merkezi olan merrylands diye bir yer var, birde buyuk carsi parramatta diye bir bolge var,parramatta bir nevi merkez,arasira bunlardan birine gidiyoruz merrylands da k-mart diye magaza var her sey satiyor,amerikann wall martina benzer ama son 15 senedir elbise giyecek kucuk ev esyalari satmaya basladilar.,parramatta bolgesi daha da buyudu,daha cok araba parki var sehir gibi.
.auburn carsisinda dolasiyorum biri altan bey diye seslendi dondum pos biyik birisi,allah allah diyorum ki bu adam, ben ahmetim dedi, ucakta beraber gelmistik,hatirladinmi dedi. tokalastik yeniden tanistik ailesinide getirmis,benim dairenin yakininda oturuyormus,ikinci bir aile dostumuz oldu,galiba 1990 dan evvel turkiyeye temelli gittiler.
..email fabrikasindan ayrildim, is aramaya basladim bir hafta icinde belki 150 is yeri dolastim,yok is veren yok tamam dedim bu sefer issiz kalacagiz,eski ev sahibimin bir tanidigi vardi arasira gelip giderlerdi onunlada biraz arkadas olmustuk,senin fabrikanda is yokmu is ariyorum dedim,calistigi is yeride benim evden 26 km uzakta, ustaya bir sorayim dedi, iki gun sonra gorustuk,tamam usta gelsin demis,yine sansimiz yaver gitti..kirrawee denen bir semtte gece vardiyesinde ise basladim,is ama ne is,paslanmaz celik den madenlere bir seyler yapiliyor,bir nevi paslanmaz tellerden boru yapiyoruz,tabi makine yapiyor,makineyi idare edecek eleman da lazim bir nevi elek gibi borular....
..gece vardiyesine basladik bir iki turk ve bir iki yabanci var is agir,butun demirler zimpara taslariyla kesiliyor,aksam uzeri saat 5,30 da basliyoruz,sabah 6,00 da paydos ediyoruz,uzun saatler, 8 saatten fazlasi mesai oluyor birde gece calistigimiz icin %30 zam var,12 saat calisiyoruz sonunda 199,25 dolar elime geciyor..eh araba aldik gezmeye basladik sydneyin disarlarini kesfediyorum cocuk bir tane ve kucuk, kimi gunler arabada geceliyoruz,o zamanlarin havasi bir baskaydi ana yola cikariz eski wolksvagen minibusler uzerlerinde surf bordlari filan saygili ozi cocuklari....
....ahmet rakadasimlada ailece samimi olunca berberce gezmelere gitmeye basladik,genellikle hafta sonu geceleri araba icinde geciyor,daha sonra cadirlar alip kampciliga basladik.calistigim is agir demir kes demir indir kaldir mamul makineden boru olarak cikiyor,biz onu makinelerde duz plaka gibi yapiyoruz,gecede 5-6 ton kaldirdigimiz oluyor, bir panele belki kirk defa pres basiliyor,yavas yavas makineleri kullanmayi ogrendim gece vardiyesi bir iki turk bir iki yabanci,bakiyoruz gunduz vardiyesindeki adam o panelden 6 tane yapmis biz biraz hizli calisip daha fazla yapiyoruz ve kendimize zaman kaliyor,yagli ve tozlu is ama mecburuz,
..ahmet ve ailesiyle biraz uzak bir yere gittik geceledik geri donuyoruz,yol uzerinde bir karavan parki var gidip gece kalmak istiyoruz dedik,adam gecelik isimiz yok dedi,ilerde kopru var gecince saga donun ve sahili takip edin dedi,,,,,gittik koca bir tuzlu su golu,koprunun altindanda okyanus girintisi var sahane bir yer bir tarafi gol diger tarafi okyanus,burasi benim kamp yerim oldu,baska yerlere filan gitmeme ragmen hemen hemen 30 yil her sene buraya gelip kamp yaptim,baska arkadaslar getirdim,coluk cocuk icin cok guzel bir yer, golun kiyisinda 100 metre git derinlik diz boyunu gecmez,gol kenari yine agaclik, sicak havada agaclarin alti sahane oluyor.2010 yilinda hatun hastalaninca benim de cadir kampciligim sona erdi,garajimda hala iki tane cadir duruyor. -
.yukardaki yazimda biraz atlama olmus,, email fabrikasindan ayrildiktan sonra bir hafta is aradim bulamadim,ford araba fabrikasinin onunden geciyordum,hani denize dusen yilana sarilir derler ya o misal,ofise girdim baktim bir kac kisi form dolduruyor,masada bos bir forum var bende doldurdum,ise alacak adam forumlari aldi iceri gitti 5-6 kisi var bekliyoruz,braz sonra adam geri geldi,ilk once benim ismimi soyledi, digerleride bakiyorlar kim bu adam bizden sonra geldi ama ilki once onu cagirdilar gibi,ise alacak memur bizi iceri cagirdi,eski kartimi bulmus,daha evvelden ayrilirken iyi intiba birakmisim,tamam sen iyi calismissin filan seni ise aliyorum dedi,bazi ayrilan iscilerin kartlarina kirmiz cekerler ve bir daha is vermezler
.....ertesi gun sabahleyin yine ford fabrikasinda ise basladim,bu defa araba camlarina lastik gecirmeye basladim ipli lastik,araba yaklasincada ustamla cami takiyoruz,escort cortina diye arabalar vardi,ben arabanin icinde yavas yavas ip cekiyorum ustamda disardan yavas yavas cami tokmakliyor, cam yerine oturunca bende yine siyah yapiskani cam ile lastik arasina suruyorum, bazen arabayi temizliyenler butun yapiskanida siliyorlar hadi git bir daha yapistir,is agir degil ama her elin parmaklari oynuyor camin etrafina cam lastigini geciriyorum bir hafta sonra bu sefer parmaklarim uyusmaya basladi,,ikinci hafta daha cok agrimaya basladilar, 3 uncu hafta sonunda isi birakiyorum dedim ve biraktim forda son defa veda ettik, baska bir arkadasimda calisyordu 2 hafta sonra gormustum,efendim hafta sonu iki zarf verdiler dedi,bir zarf normal haftalik ikinci zarf ise bir haftalik ekstra para aniden 140 kisiyi cikarmislar,daha sonrada japon arabalariyla mucadele edemiyecek duruma gelip sydneydeki ford araba fabrikasi kapandi,melbourne sehrinde imalata devam ediyorlar. -
..sydneye ilk geldigim yillarda pek baska sehirlere gitme imkanlarim olmadi,,, north taraf kuzey,centralcoast denen bolge var plajlari var golleri var newcastle sehiri var, o zamanlar bir sanayi sehriydi,sanayi sehri derken fazla sanayisi yoktu, 12.000 kisinin calistigi demir celik isletmeleri vardi, guney tarafinda wollonggong diye bir sehir vardir,ondan sonrasida plajli sahil kasabalari arasira merak edip buralari gormeye gidiyorduk....
...yine christmas bayrami geldi, 4 gun tatil var bir cok kucuk isyerleride bir kac hafta kapanip tatil yaparlar,arkadasim bir arkadasiyla 4 gunluk gezi yapmaya karar vermisler,bende geleyimmi dedim, okay dedi,diger arkadasda baska bir aileye soylemis,,,henuz cadirimiz filan yok,gece 12.00 de 4 araba yola ciktik guney taraflarina gidiyoruz,galiba toplam olarak 250 km filan gittik,herkes kendi arabasinda uyuyor,aksam olunca bir karavan parkina gidip emniyetli sekilde arabalar icinde kaliyoruz, ana yol uzerinde nerde bir plaj tabelasi gorsek hemen burnu cevirip gidiyoruz ve gormedigimiz bir yer gormus oluyoruz,geze geze batemansbay diye bir kasabaya kadar gittik,doga guzelligi olan sahane yerler var,nufus az oldugu icin sakin yerler......bir plajdaki karavan parkina gittik,arabalarda yatacagiz dedik cok az bir ucret verdik,eh herkes banyo yapmak istiyor,adam disarda bir yerde iki ayri banyo yapmis,tek kislik dus, dusun disinda odun atesiyle su isiniyor,banyo yapacak kimse sirada bekleyip atese odun atacak,sira gelene kadar ates sonmesin su isindin diye gayret ettik,
,,baska bir karavan parkinda yine geceliyoruz burda duslar iyi ama duslarin kapisinda kumbaralari var 10 cent atiyoruz su isiniyor,kutuya attim 10 centi girdim iceri bir turlu su isinmiyor,mevsim yaz denize girer gibi soguk suyla dus aldim,cikinca baktim yalnis dusa girmisim.bazi bolgelerde sabaha kadar acik tuvaletler vardi,yakinlarinda arbalarda yattik,macerali bir gezi yapip donduk......uzun yillar calisacagim fabrikaya girdim kaynak ve torna haricinde diger makineleri kullanmayi ogrendim, yagmur yaginca kucuk arabamin icine su giriyor,bir turlu nerden girdigini bulamadim on camin ustunde lastigin altinda curume olmus ordan giriyormus,,,fabrikadki memurlardan biri arabasini satiyormus,250 motorlu iki kapili ford falcon marka araba,anlastik adamla hem benim kucuk arabayi verdim hemde para verip arabayi aldim,alismisim kucuk motorlu arabaya bu yeni aldigim araba cok hizli,,,guzel fiyakali araba,eski arabalarin bagajlarida kocamandir,,,arabanin sahibi deniz kenarinda yasiyormus araba pas kapmis,bir muddet sonra paslar cikmaya basladi bazi yerleri curumus,tamir ettirdim bir muddet sonra baska yerden curuk cikiyor,bir yila yakin kullandim ve bir araba galerisinden degis tokus yaptim kaziklandik tabi. zamanla elimden 5 tane ford araba gecti, hurdalarini turmus olsaydim bu gun bir servet olurlardi,kiymetlerini bilemedik...
.. haftada bir sise bira icerken birayi kartonla almaya basladik 24 tanelik teneke veya cam icinde bira yani fazla sevmeye basladik,arasira fazla kacirip araba kullandigimda oldu,,,,calistigim is fena degil agir is ama parasi guzel,gece vardiyesinde calisiyorum,kucuk fabrika isler azalirsa gecici olarak gunduze aliyorlar,is cogalinca yine geceye donuyoruz,bu arada gece vardiyesinde calisan turklerin sayisi 8 tane oldu ozi kalmadi gibi, beni ise aldiran turk arkadasim ismi sam diyeyim onu gecenin ustabasi yaptilar,bend onun asistani oldum,,amerikali bir sef vardi adamda hic yabanci dusmanligi yoktu,yalniz cok alkol alirmis.bir muddet sonra adamin isine son verdiler daha evvel bir almani amerikaya gondermisler firma amerikan firmasi alman geri gelip mudur oldu, gunduz vardiyesinin usta basida helmut diye bir alman
....bir yerde turkler cogalinca guruplasmalar ve kiskancliklar baslar,ise aldirdigimiz arkadaslar arkamiza bicak saplamaya basladilar.sen baba adamsin dedigimiz bir adam fabrikanin seyyar kaynak makinesi calip goturuyor..
..hatunun sagligi biraz bozulmaya basladi,kandaki demir eksiliyor, bir gun calisirken dusmus,fabrikanin hemsiresi gelmis iceri almislar,doktorlara filan gittik ayda bir kan ignesi yapmaya basladilar, ikinci bir defa daha is yerinde fena olunca, tamam artik senin calisma hayatin burda bitti deyip isden cikardim....ev borcunu rahat rahat oduyorum, isden cikmasi cok degisiklik yapmiyacak isim devamli mesaili,robot gibi gecede 12 saat calisiyorum,madem isden ciktin oyleyse aileyi cogaltalim dedik ve bir cocuk daha istedik..bir kac aylik hamileyken gece is yerime telefon geldi yan kapi komsum ediyor eve gel esin hasta diyor,hizlica eve geldim hatun kucuk bir kalp krizi gecirmis,yakindaki hastaneye gorudum yatirdilar ilgilendiler.malum gecede asistan doktorlar olur ama hepsinin bagli oldugu uzman doktor vardir, hatuna bakan asistanda uzman doktora bildiriyor.....hatun cocuklugunda kalp romatizmasi gecirmis kapaklardan biri iyicene daralmis,uzman doktor dahiliyeci bir adamdi,asyaliydi ama hangi milletten oldugunu bilemiyorum, allah bin defa razi olsun bize adeta babalik yapti,kalp ameliyatlari yapilan hastanede profesor arkadasi varmis oraya gonderdi,bir kac gun icinde ameliyat olmasi lazim dediler hem ana hem cocuk icin tehlike varmis,sehire yakin yerde buyuk bir hastane var hem universite, profesor ya alman ya avusturyali filan olabilir ismi biraz yahudi ismine benziyordu, oda cok baba adamdi,hatunu muayene etti durumu bana anlatti, diger talebelerini cagirip hatunun kalbini dinletti cunku cok acayip bir kalp atisi varmis.ilk hastaneye geri donduk, iki gun gecmeden yine ameliyat yapilacak hastaneye basit hasta nakil araciyla goturuldu,bir veya iki gun sonra ameliyat ettiler,hepsinden binlerce defa allah razi olsun derim. -
@sir-altan Abi resmen film gibi bir hayat yaşamışsınız. Herkesin hayatında olaylar olur ama sizin başınızdan geçenleri, yaşadığınız sıkıntıları aldığınız zor kararları okuyunca insan gerçekten etkileniyor.
-
@sir-altan "Bir yerde Turkler cogalinca gruplasmalar ve kiskancliklar baslar..." Demek ki dunyanin obur ucunda da durum hic degismiyor!
Altan abi, Fordlari keske bir kenarda koleksiyon gibi tutabilseydin! Simdi gercektende iyi para ederlerdi. 😊
-
evet ford arabalarindan bir ikisini tutmus olsaydim curugu bile simdi cok degerli olurdu...2008 yilinda 450 sl mercedes aldim 1976 model sahane temiz araba,hartop, softtop, topless,18.000 $ odedim 4yildan fazla tuttum hatun basimin etini yemege basladi niye bunu tutuyorsun niye para veriyoruz filan,2013 yilinda satisa cikardim ilk gelen23,750 $ arabayi aldi son pismanlik fayda etmez gibi pisman oldum ama is isden gecti,arasira araba satis sitesine bakarim ayni araba 50.000 uzeri.araba bankadan daha cok faiz getiriyordu.
-
unutamadigim anilarimdan
..kucuk ford arabam var K-mart Dan kucuk bir cadir almistim iki kisi 10 dakikada kuruyoruz,galiba tatil zamaniydi atladim arabaya newcastle tarafindaki tuzlu su golu kenarinda bulunan karavan parkina gittim, hava biraz kararmisti,parkin kapali kapisi yok, ofiste kimse yok,o bolgenin adi swansea dir.kamp yerinde epey insan var hep australyali,aksam uzeri bir koseye cadiri kurdum,sabahleyin ofise geldim durumu anlattim adam problem yok dedi,simdi her sey degisti,bazi yerlerde aylarca evvelden yer ayirmak lazimdir...
..cadiri kurduk karsimizda bir gurup insan var bira iciyorlar sohbet ediyorlar, radyodan kriket macini dinliyorlar tabi kimisi at yarisi dinliyor,kadinlari bir yerde erkekleri bir yerde,bende arasira onlara bakiyorum, adamin biri yanima geldi gel bakalim yanimiza dedi,erkeklerin arasina gittim bir kadinda gelip hatunu aldi bir koseyi mutfak gibi yapmislar bir seyler hazirliyorlar,bu insanlar o bolgede yasayan komur madencileriymisler,merhaba merhaba bira ikram ettiler,tabi yeni ozi oldugumuzu ogrendiler...
yuvarlak balansli bir demir halkalari var, ileriye bir kazik dikiyorlar belli bir mesafeden ring demir atacagiz kaziga gecerse iyi puan ne kadar yakinina duserse iyi puan,eskiden ciftciler at nali ile bu oyunu oynarlarmis,..adamlar oyun oynadiklari muddetce benide cagirdilar,dogru durust ingilizce yok,anlatabildigim kadar konusuyorum.....bir aksam uzeri yine cadir onunde oturuyorum 13-14 yaslarinda bir erkek cocuk geldi,babam sabahleyin sandaliyla baliga cikacak bizle gelmek istermisiniz diye soruyor dedi,canima minnet gol cok buyuk gol,sabahleyin komsunun cadirinin onune gittim,biraz ilerde sandal indirme yeri var sandali indirip denize acildik,pek cok balik tutamadik zaten kucuk balik tutmak yasak, kucukse geri atiyoruz,bir kac balikla geri donduk,,, adama tesekkur ettim..
.....bir gunmu iki gunmu gecti hatirlamiyorum yine cadirin onunde oturuyorum, baktim kucuk bir kiz cocugu elinde iki tane kocaman balikla cadirin onune gelip babam bunlari size gonderdi dedi,babasini filanda bilmiyorum aldik baliklari tesekkur ettik,aksam uzeri adamla tanistik tesekkur ettik,velhasil ozilerin yaninda iyi bir hafta gecirdik sayilir.... -
.demir fabrikasinda clisiyorum,vardiye ustasi turk zaten bir manga kadariz,ustaya sam diyelim hani duvarcilarin ve kumarcilarin en cok ciktigi sehirdendir, deli dolu ama milliyetci arkadasdir, is ariyan olursa bizim fabrilaya aldirmaya calisir.sam ise gelmedigi zamanlarda fabrika bana emanet gunduzun sefi liste yapmis yapilacak isler belli,sam turkiyeye gitmem lazim dedi galiba 6 hafta filan, amerikali buyuk sef gelip altan bu vardiye sana emanet dedi,yahu dogru durust ingilizce yok,biraz isden anliyorum...iyi dedik....gece calisiyoruz gece yarisi soyle on kapinin onune ciktim arkadaslardan birinin arabasi yok,allah allah iceri baktim arkadas yok, nereye gitmisse bir saat sonra geldi.yanina gidip ya arkadas giderken bir haber verseydin bilgimiz olurdu,olur basina bir sey gelir idare ederiz dedim adam bana dusman oldu,benim yaptigim isleri sabote etmeye basladi..
.....sam hatunu ankara civarlarindan ayni koyden bir aileyi hukumet getirmis bir hostele yerlestirmis,iki hafta sonra sam a mektup yaziyorlar,arkadas gitti onlari hostelden cikardi bir ev tuttu adamida fabrikaya ise aldirdi, adami ilk gorduk adam iki cuma kacirdim diye agliyor,sukurler olsun dini butun bir musluman gordum dedim,,,, bir kac hafta sonrada adam cumaya gidiyoruz diye evden cikiyor cumadan sonrada ise gidecek malum,kadin aramaya gidiyormus 4 cocuklu adam,yanilmisim dedim.
...gece vardiyesinde her makinede calisiyorum buyuk pres var bastimi 200 ton basiyor,,,, cumaci arkadasla presde calisiyoruz,80-90 santim eninde paneller var her birine 40 defa pres basiyoruz,paneli cok dengelemek lazim biraz kacik bastimi panel gider,,, pedal benim ayagimda, kolumuza elimize dikkat etmemiz lazim,,, paneli guzel ayarladim tamammisin ustam dedim tamamim dedi,kendi tarafima bakip ayagimi pedala koydum ama bir daha panele bakim dedim,baktim gordumki adamin bilegi presin altinda,birden beynim dondu presi kapattim, adam is tazminati worker compensation denir almak icin bilegini feda etmeye razi olmus,bir daha bakmayipda pedala basmis olsaydim hayatim boyunca aci yasiyacaktim.....gunduzun sefine durumu anlattim, adami gunduz vardiyesine aldilar,bir kac gun sonra elinde 15-20 kiloluk boruyla yururken kendin i yere atiyor,ah belim vah belim diye feryad ediyor guya belini sakatlamis,gitti sonra sigortadan bir miktar tazminat almis.
-
Hikaye tadında güzel bir anlatım olmuş. Klavyenize sağlık. Yazarlık düşünmeniz lazım :) Teyzemin oğlu Brisbane'da yaşıyor. O da öve öve bitiremiyor oraları. Hani Avustralya'yı düşünmedim değil. Ama bakalım süreç düzgün işlerse kısmet Amerika gibi.
-
@sir-altan Altan abi selamlar ilgi ile okuyorum,ben 2000-2001 yılında Sydney'de yaşadım, ehliyet sınavında Türkçeden iki kez dııt sesi ile bilgisayar kapandı son şansımı ingilizce olarak denyip Learners lisansını almıştım o günler gözümün önüne geldi çok teşekkür ederim
-
.bu gun persembe ayin son persembesi,hafta sonu yesil bahce copu alinacak,bende firsat firsattir deyip biraz evvel bahcemin cimlerini bictim, bahceyi temizledim,,kis aylarina girmek uzere oldugumuz icin cimenler cabuk buyumezler.yukarda yorum yapan arkadaslar icin,ehliyet bilgisayar sinavi icin kendimde girmistim birincide kaybettim, ikincide gectim ama kamyon icindi luzum gorup direksiyon testine girmedim,bir kac ay evvel benim buyuk torunda ogrenci ehliyetini almis kiz,dede bir seferde bilgisayardan gectim edi,eh genclik tabi,bir okuduklari veya gordukleri kafalarina yerlesiyor.ehliyet bilgi sorulari gercekten zor sorular.
.....brisbane sehri gercekten guzeldir sydney ve melbourne sehirlerinden sonra ucuncu sehirdir uzun yillar evvel bir kac defa gittim,devamli degisen ve buyuyen bir sehir,buraya gelecek vatandasin bir meslegi varsa brisbaneye git yerles derim cunku ev fiatlari sydneye gore cok dusuk yani ev almak daha kolay olur.bu sehrin birde kotu tarafi var bir kac yilda bir seller basar ve buyuk zararlar verir,korkutucu tarafi orasi
..simdi biraz geriye donelim, hatun buyuk universite hastanesinde kalp ameliyati gecirdi,on taraftan ameliyat yapmayip kaburgalarin altindan yapiyorlar, hamilelik var,cok uzun yillar sonra daralan kapakciga ne yaptiklarini ogrendim parmak sokup actirmislar,,o zaman doktorlar 10 veya 15 yil sonra bir daha ameliyat olmasi gerekecek dediler,sansimiz varmis 32 yil ameliyata gerek duymadan yasamina devam etti, bize babalik yapan asya kokenli doktor,yine kalp hastanesinin yaninda olan kadin dogum hastanesinde gorevli profesor arkadasiyla konusuyor hatunun tedavisini ustlerine aliyorlar,allah razi olsun o hastanedende cok yardim gorduk ,kimi zaman bir hafta yatirdilar, ayda bir gittik bazen 3 haftada bir gittik....sonunda bir oglumuz oldu.
.....soyle boyle derken australyaya geleli 4 yilin uzerinde olmus,henuz turkiyeye gidemiyoruz,oglumuz yasina yaklasinca hadi hatun sen git bari aileni gor biraz kal diye hatunu cocuklarla babasinin evine gonderdim, yine o senelerde turkiyeye direk ucak yok,kimi italyaya gidip aktarma yapiyor, kimi almanyaya gidip aktarma yapiyor,hatunda lufthansa hava yollari ile gitti almanyadan turkieye gecti, gercekten eziyetli bir yolculuk... o yillarda vatanda terror olaylari baslamis,dukkanlara gidiyorlar her sey kara borsa olmus,gonderdigimede gonderecegimede bin pisman oldum,ama gunun sonunda 5 yila yakin suren bir hasretlik giderilmis oldu,turkiyede kizim dede bana portakal al diyor,adam carsi pazar portakal ariyor,kotu gunlerin baslangicinda olan gunler diyelim...
....kendim demir isinde calisiyorum,fabrikanin her kosesinde calisiyorum,mesai ile para fena degil,hatun ev kadini olup cocuklara bakiyor,kucuk bir dairede oturuyoruz,geldik 79 yilinin sonlarina dogru,turkiyeye donme fikrimiz yok, o zaman daireyi satip bahceli bir ev alalim dedik, emlakci getirdim,daireye bakti, 31-32 ye satariz dedi,biraz ev borcum var,satiliga koyduk bir alici cikti, muameleye basladi, ayni emlakci banada mustakil ev gostermeye basladi,south granville denir esas posta guildford diye gecer ordan bahceli 3 odali bir ev bulduk sahibi 47,000 istiyor 46,5 a anlastik banakaya gittim 22,000 ev kredisi istedim verdiler, daireyi alan adam daireyi kiraya verecekmis,benim aldigim evin muamelesi biraz uzadi satanin problemi varmis, satmis oldugum dairede kira ile bir kac ay oturdum zannediyorum
..baska yerde 4 odali daha guzel bir ev beyenmistim 52.000 istiyorlardi taksit odiyemem diye tesebbus etmedim,bin liralar ozaman degerli paralardi,simdi benim oturdugum bolgede 900.000 den asagi ev yok alanda bir suru tadilat yapiyor.
.....geldigimiz yillarda radyo yok televizyon yok,eee kimde bir kaset veya plak varsa emanet alip kopya yapiyoruz, bir tane plak calar almistim birde teyp, plakdan kasete cekiyorduk.arasira turk muzigi dinlemek iyi oluyor..1990 ile 2000 yillari arasi trt int uydu yayini yapmaya basladi,herkes alici alip canak baglatti,tek bir turk kanali ya dinliyeceksin yada izliyeceksin.. -
....australyada ilk heyecan yeni bir ulkeye yeni bir kulturun icine girmekle baslamisti,yeni kultur derken kendi orf ve adetlerimizden hic bir zaman vazgecmedik....ikinci heyecan yine 1974 yilinda kibris harekati idi,turkce hic bir sey yok,her kes ne duyarsa onu soyluyor,haberleri australya televizyonlarindan aliyoruz, bir gazete koca bir baslik yapip animal turkler hastaneyi bombaladilar diye yazmis,cok agirima gitmisti, o gunlerde gercekten cok heyecanlanmistik..
....her ulkede her irkda degisik karakterli insanlar vardir, bazilari bilgilidirler bildiklerini yavas yavas dogru anlatirlar, bazi insanlar vardir bilmezler ama ok gibi ortaya firtlayip yalnis seyler soylerler ve milleti yaniltirlar boyle insanlara inananlarda yalnislik yaparlar veya zarar gorurler....australyaya gelip de kisa zaman icinde bul bul gibi konusan insanlarimiz olmustur.bir misafirlige gelirler ondan sonra anlatmaya baslarlar yani disarda australyalilarla konusmuslar soyle demisler boyle demisler tabi turkce anlatirlar ama su soyledigin kelimelerin 10 tanesini ingilizceye cevir dersek apisir kalirlar.
....bunlarda bir tanesi arkadasimin arkadasiydi, auburn carsisinda yuruyorum arkadasimi gordum yaninda iste o bilmis biri var,merhaba merhaba, napiyorsunuz, ingilizceyi iyi konusan arkadas plak calar almis muzik shop a gidip plak alacagiz,carsida plak ve kaset satan yani ingilizce plaklar muzikler satan bir dukkan vardi,bende peslerine dustum dukkana girdik sahibi australyali, bizim cok bilmis arkadas ingilizce muzik istiyorum dedi,dukkanci soyle bir bakti,olgun olgun,nasli yardimci olurum ne tur muzik istiyorsunuz dedi, arkadas yine muzik muzik dedi, dukkanci muzik cesidinden bahsetmeye basladi,cok bilen turkler yaninda cok iyi ingilizce konustugunu anlatiyor,dukkanciya derdini anlatamiyor, bana yardimci ol da demiyor, diger arkadasinda ingilizcesi yarim yamalak,dukkan sahibi sabirli adam biliyor karsisinda yeni gocmenler var.muzik deyince country muzik var rock &roll muzigi var, adam galiba bir defa daha sordu, bizim arkadas bu sefer patladi, bir ayagini bir kac defa yere vurup hary hary muzik istiyorum diyor, ayagini yere vuruyor hary hary muzik diyor,hizli hizli muzik istiyormus,kendim nerdeyse gulmekten yerlere yatacagim.galiba bir sey almadan dukkandan ciktik.
.....demir isinde calisirken ayni tarzda bir arkadasim var,atmaya gelince mangalda kul birakmaz cinsinden iyi adam ama hep disarda ingilizce konustugunu anlatir yani digerlerine sunu demis bunu demis,ama gercekte ayni iki kelimeye bir araya getirecek kabiliyet yok.....diger bir arkadas flemington denen bir bolgede oturuyor,cok bilenin arabasi bozulmus, is yerimiz uzak diger arkadasa telefon etmis o da arabasiyla gidip almis...
......ne olduysa gunduzun ustasi
ise nasil geldin diye sordu, arakadasda (sam flemington bring hiya) diyor.....sayin ecevit basbakanlik yapiyor, o gunlerde devletin cok dovize ihtiyaci varmis,dolarini markini getir iyi turk parasi verecegim diyor,bir anda asagilarda olan turk lirasi bir dolar karsiligi 52 lira oldu, ooohhhh buyuk para,kimin bankalarda parasi varsa cekip turkiyeye gonderdiler,kimisi dostlarina borc vermisler,gidip kapilarin calip cabuk borcunu ode turkiyeye gonderecegim diyor, kimisi bankadan kredi aliyor......ondan sonra zaten turk lirasi bas asagi gitmeye basladi dustukce dustu,paralara sifirlar eklendi...yazacak cok sey var, kahvaltidan sonra yuruyuse cikacagim gelince devam ederim,kalin saglicakla.
-
....calisiyorum o zamanlarin maaslari cok az.kizim bes yasina yaklasti veya dort,baba ben bebek arabasi istiyorum diyor,icine bebegini koyup bahcede yurutecek bir araba.oyuncak dukkanlarina bakiyorum bebek oyuncak araba bile 20 dolarin uzerinde.biri kirilmis bir cocuk arabasi atmis,hemen tekerleklerini aldim sagda solda atilmis tahta cok bir kac parca tahta bulup dairenin icinde kucuk bir araba yaptim..bir gun eski resimlere bakiyordum yillar sonra diger kizima da ayni turden araba yapmisim.cocuklara yeni oyuncak alacak durumum yok, galiba ilk kiza pille calisan emekliyen bir bebek almistim....hayir kurumlari vardir,bazi kiliseler vardir arasira garaj sale satis yaparlar lokal gazeteye ilan verirler, millet istedikleri esyalari buraya bagislar,bende arasira gider cocuklara oyuncak alirdim guzel pilli oyuncak araba pill tutan yarleri biraz paslanmis,tamir eder ogluma verirdim yada ufak tefek kirilmis plastik oyuncaklar filan..bir seferinde rayda giden kucuk yaris arabalari seti almistim galiba bir kucuk kablosu kopmus,cocuklar yillarca araba yaristirdilar.ne yapalim hayat hikayelere gidiyor iste.
..iki kapili buyuk ford arabada boyna tamir isteyince degistirmeye karar verdim bir galeriye gidip kaziklandik, valiant marka station bir araba aldim ustede biraz para verdim,bir hafta sonra ordan gecince benim fordu 4000 dolara satisa koyduklarini gordum.televizyonda cocuklar icin meshur skippy detektif bush kangurusu oynardi,birde iskoclarin meshur kopegi lassi vardi,australyanin polis dizileri vardi, bir iki tanede pek ahlak kurallarina uymayan dizileri vardi. country practice diye bir dizi vardi avrupanin bir cok televizyonunda gosteriliyormus,millet ne guzel bir kasaba gidelimde gorelim dermis.
..bir av mecbuasi elime gecti aman tufek resimleri var avcilar av basinda resim cektirmisler filan,boyle bir kac mecbua aldim bu defa ava merak sardim,o zamanlar tufekler basitce her yerde satiliyor,bir tane winchester marka 30x30 mermi atan tufek aldim eski kowboy filmlerinde cok vardir,karakola gidip avci ruhsati aldim kagit parcsi 2 dolar seneligi,simdi biraz zor galiba bir iki gunluk kurs filan istiyorlar.fabrikadaki arkadas sam a hadi ava gidelim dedim, oda kendine bir cifte bulmus...galiba nisan ayi olacak paskalya easter tatili, 400 km kadar uzakta bir hayvanat bahcesi acilmisti dubbo diye bir yer hayvanlar acikta lar,hadi o taraflara gidelim hem orayi goruruz hem av yapariz filan, tabi ailece iki araba gidecegiz.fabrikada bir italyan delikanli vardi, bildigi bir yer varmis oraya gidin,big red jimm diye sorun o size av yeri gosterir dedi, hukumet arazilerinde av yapmak yasaktir,av ancak ozel ciftliklerde olur..
..gece yarisi yola ciktik benim araba hararet yapar isi ceyrek olur, arabanin ici soguk klima yok,daglara dogru gidiyoruz,ha simdi su isinir ha birazdan isinir diyorum ama radyotordeki su bir turlu isinmiyor.....sabahleyin italyan arkadasin soyledigi bolgeye gittik,bugday tarimciligi yapilan bir bolge kucuk kasabayi ve birahaneyi bulup red jimm i sorduk,boyle yerlerde bir general store bir benzinci bir kilise bir okul bulunur,general store hersey satan bakaldir.,adamin biri jimm yok dedi baska bir yer tarif etti,bos ver dedik,dubboya dogru gitmeye devam ettik,yolda giderken bir cekirge surusune yakalandik,bugday tarlalari olan yerlerde cok olurmus,mubarek hayvanlarin her bir serce parmak gibi cama vuran yapisiyor,arabanin neresine vururlarsa yapisip kaliyorlar,silecek calistiriyoruz araba cami camur gibi oluyor,cekirgeleri gectik kurtulduk, bir kenarda camlari temizledik,radyotorun on kismida cekirge ile dolmus,hayvanat bahcesinin oraya gidince iyi temizlik yaptik.
....hayvanat bahcesini dolastik gercekten buyuk hayvanlar icin kafes yok derin cukurlar acmislar hayvan baska bir yere gitmiyor....ava ciktik ama henuz av yapamadik.bir amerikan filminde gormustum orman kenarinda gol var adamlar hem kamp yapiyorlar hem av yapiyorlar cok ozenmistim,gercekte amerikan palavrasi tabi,arkadasima anlatmistim,tamam ya ben boyle bir yer biliyorum dedi, oberon diye bir yer var baraj filan varmis,direksiyonlari o tarafa kirdik, gercekten varmis ama kapatmislar hukumet yasaklamis, benzincilere filan soruyoruz ,bilmiyoruz diyorlar,bazi ciftlikler tabela koymuslar,av yok sormayin gibi.avi ancak citfliklerde yapabiliriz......oberon kasabasindan baska bir yere gelmeye basladik ciftlik arayacagiz,oyle bir toprak yola girdikki galiba 80 km filan arkadas 500 metre onde gidiyor ancak ben onumu gorebiliyorum..yass kasabasi var oralara geldik, tabi bir kac gece arabada sabahladik,bir kac kisiye sorduk bir kasaba ismi verdiler, 50 km icerlerde hadi oraya gittik, ciftliklere girip musaade istedik kimse musaade vermiyor, bir tanesi bir ciftlik tarif etti arazisi buyuk o musaade ediyor dedi,gittik adami bulduk david diye bir adam once biraz nazlandi sonra musaade etti,arazisi gol kenarindaymis, traktorla acilmis tehlikeli yoldan gol kenarina indik,adam sakin hayvanlara dokunmayin dedi.. yiyecegimiz icecegimiz var, gol kenarinda cadirlari kurduk,avlanacak hayvan kanguru ve tavsan var,yine ciftlik sahibi sakin kuslara ates etmeyin henuz mevsimi degil dedi.....oraya buraya biraz ates ettik, bir iki tavsan vurduk, silah talimi yaptik,golde tatli su baliklari varmis bir iki tane yakaladik ve pisirdik..4-5 gunluk macerali bir yolculuk yapip eve donduk, daha sonra bir kac sefer daha ayni ciftlige gittik.. australyada av deyince ne olur, bazi bolgelerde yaban kecileri vardir,yaban domuzlari vardir.bazi mevsimde ordek mevsimi olur.ordek avi sezonu acilinca protesto edenler avcilardan once gelirler,yani heyecanli av yapilacak bir sey yoktur.
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
17
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.7k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum
