3 Kasım'da Ankara'da turist vizesi randevum vardı ve ret aldım. Burada benim yaptığımı düşündüğüm hatayı ileride yapan olursa diye yazmak istedim. Bu arada elbette ret almamın sebebi bahsedeceğim konu mu bilmiyorum ama görüşmede çok fazla o konunun üzerinde durdukları için ben öyle olduğunu düşünüyorum.
Öncelikle @shinriyeon yeni sistemde ds numarasını güncelleyemiyorsunuz. Sistem üzerinde bulunan talepler bölümüne yeni ds 160 formumu yükleyip bir talep oluşturdum ama randevunuzu iptal edip yeni ds numaranız ile yeni randevu alabilirsiniz gibi bir cevap verdiler. Ben de görüşmeye hem eski hem de yeni ds formumu götürdüm. Daha merhaba nasılsınız dedikten sonra hemen yeni bir ds formum olduğunu söyledim. Neden değiştirdiğimi sordu görevli, ben de ona bir seneden uzunca bir süre önce randevuyu oluşturduğumu ve bu süre zarfında işimin değiştiğini bunun major bir değişiklik olduğunu düşündüğüm için de yeni bir form oluşturduğumu söyledim. Tamam deyip, yeni formu istedi ve 1 dakikalık bilgisayarda 1-2 işlem yaptıktan sonra mülakata başladık.
Benim daha önce bir Schengen, bir de Birleşik Krallık vizem bulunuyordu. Bütün vizelerimde herhangi bir ihlal yapmadan gezilerimi gerçekleştirdim. Hayatımda ilk kez bir vizeden ret aldım. 
Hem 2 kere Birleşik Krallık damgasının olması, hem 3 farklı Avrupa (schengen) ülkesine ziyaretim, vizesiz Balkan ülkesi ziyaretlerim olduğu, banka hesabımda yeterli olabileceklerini düşündüğüm bir miktar para olması ve Türkiye'de kurulu kendime ait bir şirket olması sebebiyle aslında vizeyi alabileceğimi düşünüyordum.
Vize memuru klasik olarak daha önce hiç ABD'ye gittin mi, nerede kalacaksın, kaç gün kalacaksın gibi soruları sordu. Sonra şirketimle alakalı spesifik sorular sormaya başladı, kaç kişi çalıştırıyorsun, hangi alanlarda hizmet veriyorsun gibi. Ben buraya kadar görüşmenin iyi gittiğini düşünüyordum.
Ta ki, benim yine ülkeye dönüş için kendimce bir olgu olarak gördüğüm ailemin vize başvurusu yapmamasına kadar. Evliyim ve 5 yaşında bir çocuğum var. Eşim ve çocuğumun neden vizeye başvurmadığını söylediğinde çocuğumun 5 yaşında olduğunu, bu sene İngiltere'ye giderken bile (ki 4 saatlik bir uçuş) çok zorluk çektiğimizi ve eşimin Amerika'ya oğlum bu kadar ufakken gelmek istemediğini söyledim. Buraya kadar bana hiç diğer gittiğim ülkeleri sormadığını ve görüşmenin artık yavaş yavaş bittiğini hissettiğim için, daha önce İspanya ve Almanya'ya da tek başıma gittiğimi, tek başıma tatil yapmanın da ayrı bir keyfi olduğundan bahsettim.
Fakat anladığım kadarıyla ben "çocuğum ve eşim burada ülkeye geri dönmek için daha büyük nasıl bir motivasyon olabilir" diye düşünürken, mülakatı yapan kişi "kendisi gidecek zorluğu çekecek sonra çocuğunu alacak" diye düşündü. Çünkü dediğim gibi hiçbir şekilde ne gezdiğim ülkeleri, ne maddi durumumu hiçbir şey sormadı. En son sorusu "Gezmek istediğin bu güzel yerleri oğlun da görsün istemez misin?" oldu ben de ona cevap olarak biraz daha büyüdüğü zaman onunla da mutlaka Amerika'yı gezmek istediğimi söyledim. O sırada üzgünüm dedi ve pasaportu uzattı. Hani bir tabir var ya; yemin edebilirim ama ispatlayamam diye, o an mülakatçının içinden "2 sene sonra beraber başvurursunuz o zaman" dediğine yemin edebilirim ama ispatlayamam. 
İşin ironik tarafı ise benden önce aynı mülakatçıyla görüşme yapan bir kadın arkadaşımız vardı ve durumumuz birebir aynı idi. O da evli, eşi başvurmuyor ve çocuğu küçük diye götürmek istemiyor. O arkadaşa 5 dakika içinde vizeyi verse de bana ret verdi. Benim çıkarırım evli erkeklerin tek başına gitmelerine sıcak bakmıyorlar.