Herkese Merhaba
1,5 sene önce eşim ve oğlum ile birlikte randevu turistik vize randevumuzun günü geldi çattı ve bugün girdik.
Öncelikle yeni sisteme geçişte benim randevum "claim" olmadı, yani hesap açıldı ama continue application'da bekliyordu, eşiminki ve oğlumunki sorunsuz claim olmuştu. Randevudan bir kaç hafta önce konsolosluğu telefon ile aradım ve çok yardımcı oldular(kimse açmaz sanıyordum) sorun olmadığını ve randevuye gelebileceğimi söyledi. Bilmeyenler için önce bunu söyleyelim dedim.(bir sorununuz olursa konsolosluğu arayabilirsiniz)
Neyse;
Randevu, 10 eylül çarşamba günü sabah 9'daydı, okullar açıldığı için trafik yoğundu ve epey erken çıktık. Konsolosluğun olduğu bölge çok acayipti(ABD İstanbul Konsolosluğu), Kale gibi konsolosluğun karşısında resmen gecekondular var
ayrıca konsolosluğun karşısında yine apartman altı büfeler yer alıyor. Neyse biraz bekledik, 20dk kadar kala içeri alınmaya başladık, asansörle yukarı çıktık. Düşündüğümden çok farklı bir ortamdı, bir kere ufak, belki 70-80 m2'lik bir alan, ufak bir banka şubesi gibi düşünün, vezneler var camlı, sırayla önce pasaport kontrol sonra parmak izi verme kısmı en sonra da memur ile görüşme kısmı oluyor.
Forumda çok kişi, "şu adam hep red verdi, ben ona girmedim diğer uzakdoğulu kadının orada sıra bekledim" gibi gibi şeyler anlatıyorlardı, fakat memur seçebileceğiniz bir yer bulunmuyor ki(belki eskiden öyleydi) yani herkes tek sıra halinde bekliyor ve sıranız geldikçe gidiyorsunuz. Anca tuvalete gideyim diye sıradan falan çıkarsanız sıra değişebilir belki ama onu da yapan pek olmadı.
İkinci şaşırdığım ise, yine forumda pek çok kişi başkalarının mülakat deneyimlerini de epey canlı olarak duyduğunu anlatıyordu, ben ise kimsenin mülakatını duyamadım desem yeridir, duyabilecek seviyede bir ortam yok, sadece insanların suratlarının düşüp düşmediğine göre anlayabiliyorsunuz vize alıp almadıklarını(ya da elinde pasaportu alırken görürseniz)
Tabi bu bekleme aşaması biraz stres yaratıyor, ya da ben çok stresliyim bilmiyorum. Yani neredeyse "öylesine" başvurduğumuz bir vize başvurusu olmasına rağmen çok heyecanlandık.
Parmak izi alan beyfendi sanırım Meksikalıydı ve acayip sempatik bir adamdı, hey amigo merhaba, falan diye parmak izini aldığı insanlarla kırık Türkçesiyle konuşuyordu, ortamda herkesi gülümsetiyordu.
Neyse parmak izi zaten 2 dk'lık iş, sonra mülakat sırasına geldik, sıra sıra ilerledi ilerledi, bize geldi, boşalan gişeye ilerledik.
Çok tatlı genç bir Amerikalı hanımefendi, ama inanın oldukça pozitif. Bizim ailemizi görür görmez "voaw what a cool family" gibi bir tepkide bulundu. Oğlumuz ile selamlaştı el salladı vs. Biz de oldukça rahatladık o tavır karşısında. Sonra sorular başladı:
+Amerika'da ne yapacaksınız?
-Turistik olarak New York/Manhattan bölgesini ziyaret etmek istiyoruz. Sömestr tatilinde 9 günlük bir seyahat planladık(gerçekten de planımız bu)
+Oh okay
+Amerika'da aileniz var mı?(bence bunu tanıdığınız demek istedi ama aileniz diye telaffuz etti, belki Türkçesi zayıf diye de olabilir)
-Hayır yok
+Daha önce yurtdışına çıktınız mı?
-Evet çıktık Hollanda, Fransa, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Belçika, Avusturya, Macaristan, İspanya. Ekim sonunda da tekrar bir Hollanda seyahatimiz olacak.(pasaportumuzda aktif Şengenimiz var)
+Mesleğiniz nedir?
-Eşim: Ben x şirketinde yazılım uzmanıyım 3 senedir
-Ben: Ben ds160'ı ilk doldurduğumda x şirketinde çalışıyordum, fakat formu dolduralı 1,5 yıl geçtiği için işim değişti, şimdi kendi şirketim var ve 1 yıldan fazladır x ürünlerinin üretimini ve satışını gerçekleştiriyorum.
+Okeey(Öyle bir okey diyor ki, vize tamam sanıyorsunuz, tabi sürekli ekrana bir şey yazıyor klasik, o sıra bizim olmayan bir pasaportun arkasına sticker yapıştırdı ve üzerine bir şeyler yazıp içeri götürdü bir kaç dakika sonra geldi, arkada bizimle ilgili bir şey görüştü mü bilmiyorum)
....Uzun uzun ekrana yazmalar, bekliyoruz o sıra....
+Eviniz var mı?
-Kirada oturuyoruz, fakat ailemin bana verdiği bir ev var şu an inşaat halinde, o bitince oraya taşınacağız(doğruyu söyledim)
+Bank dökümanlarınızı görebilir miyim?
-(şaşırdık, belge istenmiyor deniyordu ama hazırlıklı gitmiştik)Tabi tabi, buyrun buradan bakabilirsiniz seyahat için birikimlerimiz burada mevcut(yaklaşık 10k usd civarındaki sahte olmayan ve seyahat için ayırdığım gerçek banka hesabını gösterdim, göz ucuyla inceledi ama suratında çok tatmin olmayan bir ifade sezdim)
+Okeey(yine öyle bir okey dedi ki vizeyi verecek sandık)
...Uzun uzun ekrana yazmalar devam etti...(ne yazıyor çok merak ediyorum)
...
...
...
Devam etti ekrana yazmalara...
Sonunda;
Cama yaklaştı ve üzgün bir ifadeyle "I'm really supersorry, vizenizi onaylayamıyorum, fakat lütfen bir süre sonra tekrar deneyin, bu sürede ailecek biraz daha seyahat yapmanız iyi olur, görüşmek üzere" dedi ve klasik 213b maddesiyle pasaportlarımızı geri uzattı.
Vakur bir ifadeyle teşekkürler dedik çıktık(masterchef'te şefler yarışmacıya 1 puan verince bile yarışmacılar teşekkür ediyorlar ya onun gibi oldu)
Şaka bir yana arkadaşlar ben mi abartıyorum bilmiyorum, reddedilme hissi çok rahatsız etti beni. Vize çıksa koşa koşa Amerika'ya da gitmeyecektik bu arada. Kendi halinde, modern, işinde gücünde, Avrupa'ya çok kez seyahat etmiş örnek bir ailenin bu reddedilme olayı bana koymadı desem yalan olmaz. Abartma diyebilirsiniz belki ama inanın yarın onay vereceklermiş gel deseler gitmem o derece kötü hissettik kendimizi.
Memura kızmıyorum, gerçekten çok pozitif yaklaştı bize, fakat zaten Avrupa'da gezilmedik yer bırakmamışız eşim ile, daha nereleri gezip ondan sonra başvuracağımızı anlamadım.
Tespit olarak, ds160'ın üzerinden 1,5 yıl geçmesinin çok uzun süre olması sebebiyle değişen iş durumlarımın mülakatımı kötü etkilemesi olduğunu düşünüyorum:
-DS160'ı tekrar güncelleyemiyorsunuz(sistem değişti, güncellerseniz 1,5 yıl sonraya randevu almanız gerekiyor, eski işimi söyleyip geçmeye çalışabilirdim ama dürüst davrandım)
-Bankada seyahat için yeterli para koymuştum(katakulle yapmadım olduğu gibi paramı gösterdim, hata mı ettim, eşten dostttan onbinlerce dolar mı koysaydım)
-Sorulara dürüstçe ve kısa cevap verdim ve kurallara uyarak sessizce bekledim, manipüle etmeye çalışmadım, boş konuşmadım.
Ne yapsaydım ya? Bilmiyorum.
Fakat karşılığında red almayı beklemezdim, belki de görevli hanımefendi de onun mahçubiyetiyle çok üzgün olduğunu iletti. Çünkü çoğu red alan tanıdığımdam duyduğum hikayelerde pasaportu neredeyse kafamıza atacakları dediler :)) Bize yine iyi davranmış sağolsun.
Bu arada linç yemeyeceksem kısa cevap vermenin iyi olmadığını düşünüyorum, bir kaç detay daha vererek cevaplasam daha iyi olabilecek cevaplarım vardı. Çünkü süreç resmen o an memuru ikna etme gücünüze bakıyor gibi ve bunu tek kelime cevaplarla yapmanın pek imkanı yok gibi(background'ınız da aşırı güçlü değilse)
Neyse çok yazdım. İçimi dökmek gibi oldu. Sağlık olsun, kızgın değilim.
Ben en azından uzun bir süre bu defteri kapattım 
Forumda deneyimini paylaşan herkese sonsuz şükranlarımı sunar randevuya girecek arkadaşlara da başarılar dilerim.