Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün

İngilizce
53 22 10.3k 7

  • Bir IT çalışanı olarak beni ofis dışındaki ingilizce beni geriyor. özellikle devlet daireleri, alım satım işleri veya oranın kültürünü içeren ve yabancı olduğumuz muhabbetler vs..

    Bence A2-B1 seviyesinde olmak bile yeterli olacaktır dil bilgisi açısından. Öncemli olan vocabulary diye düşünüyorum. IT alanında konuşurken her türlü karmaşık durumu anlatabiliyor ve anlayabiliyorken kelime haznemin dar olduğu bir alanda apışıp kalıyorum doğal olarak.

    o yüzden ben eksiğimi belirledim ve kelime çalışıyorum. tabi sadce Adj. Verb. Noun ezberlemekle olmuyor. bazen çözmeye çalıştığın cümlede yer alan bir phrasal verb anlamı tamamen değiştiriyor. phrasal verbs ve idiom haznesini de geliştirmek lazım düşüncesindeyim.


  • Konu dallandı biraz ama birden aklıma geldi, yine İngilizce ile ilgili olarak soruyorum, -hani tesadüf bu ya- Adana Ayas Koleji'nde okuyan oldu mu hiç aramızda?
    Ek: Yeniden aynı isimde bir kolej açılmış. Benim kastettiğim 80-90 arasındaki Adana Koleji, kapanmıştı sonradan.


  • 2 kod yazan kendini yazılımcı sanıyor ya ona gülüyorum . bide san francisco diyorsunuz bu işin mekke si gidin de orda sizi çiğ çiğ yesinler

  • ⭐⭐

    Giden herkesi gurbet ellerde çiğ çiğ yesinler, hepsi başarısız olsun, mutsuz olsun, birileri de bunu görüp mutlu olsunlar, kına yaksınlar. :)

    İnternette, sosyal medyada, yurt dışına gidip bir şeyler yapmaya çalışanlara, veya bunu planlayara karşı bir negatif tavrı sık sık görüyorum. Sanki büyük bir kitle başkalarının felaketinden mutu olmayı bekliyor gibi. Bizim millete mi hastır, bütün dünyada mı böyledir, bilemiyorum.


  • @saulgoodman 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    Giden herkesi gurbet ellerde çiğ çiğ yesinler, hepsi başarısız olsun, mutsuz olsun, birileri de bunu görüp mutlu olsunlar, kına yaksınlar. :)

    İnternette, sosyal medyada, yurt dışına gidip bir şeyler yapmaya çalışanlara, veya bunu planlayara karşı bir negatif tavrı sık sık görüyorum. Sanki büyük bir kitle başkalarının felaketinden mutu olmayı bekliyor gibi. Bizim millete mi hastır, bütün dünyada mı böyledir, bilemiyorum.

    @saulgoodman 😄
    eskiden gidenin arkasindan su filan dokulur iyi dileklerde bulunulurdu simdi durum asagidaki gibi sanirim...


    https://youtu.be/y1RTjHV1BkM

  • ⭐⭐

    @caglaror 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    Ben de yukarıdaki testten 17 doğru ile çıktım. Ama bir süredir kafamı meşgul eden bir soru var. İngilizce seviyesi "yes/no" olan ve beginner seviyesine gelmemişleri liste dışı tutarsak, hangi İngilizce nelere yeterli gelir, özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde yaşayanlar örnekleyebilir mi? Bir seviyedir gidiyor, evet her seviyenin tanımlanmış göstergeleri vardır elbette ama benim gibi -garip bir- İngiliz eğitimi ardından 3 yıl milli ve yerli ortaokul sonra 3 yıl da milli ve yerli liseye eğitimi alınca çorba bir seviyeye sahip oluyor. Şu an İngilizce'min bir seviyesinin bile olduğuna emin değilim. Kelime, gramer ve pratikteki eksik bilgiler bir yana, büyük oranda kirlenmiş ve karıştırılmış bir İngilizcem var.
    Gelelim soruma. Aşağıdaki örneklediğim durumlarda hangi seviyeler karşılık gelir sizce ve USA'da ne kadarı yeter/işe yarar.
    Üst seviyeleri çizmek gerekirse eksik ve fazlalıkları ekleyip-çıkartarak maddeleri seviyelendirebilir misiniz?:

    • Yolda birileri ile karşılaşınca saati sormak ve iyi günler dileyip hal hatır sormak seviyesi
    • Alış verişte kasiyerle ürünler hakkında konuşabilmek ya da ilgili ürün standında görevliden detaylı bilgi sorabilip anlatılanı anlamak
    • Mesai arkadaşına dünkü sinema filmini anlatabilmek.
    • Telefonda kablotv görevlisine TV deki sorunu anlatıp anlatılanları anlayabilmek.
    • Bir polis memuruna bir konuda bildirimde bulunmak ve soruları cevaplamak.
    • Resmi dairede bir form isteyip, doldurup, takıldığın yerleri görevliye sorabilmek.
    • Kendi mesleğinizle ilgili bir iş başvurusunun mülakatına katılmak.
    • Bir işte callcenter'da çalışıp müşterilerin sorunlarına çözüm üretmek.
    • Bir konferansta sözlü bildirim sonrası sorulan soruları cevaplamak
      ve örnek vermek isterseniz hangi seviye İngilizce hangilerine yeter siz de örnekler misiniz?
      Umarım anlatmak istediğimi anlatabilmişimdir.

    Son üçü hariç ben hepsini pre-intermediate ile yapıyorum. Ama en zoru call center. Ben zaten telefonda konuşmakta çok zorluk çekiyorum. Bir de benim etrafımdaki Amerikalılar da şu sıkıntı var adama İngilizce bilmiyorum ona göre konuş yavaş ve tek tek sonra ok deyip aynı aksan ve hızla devam ediyor. Genel bir zeka düzeyinde bu noktada sıkıntı sizi çok dinlemiyorlar. Genelde çok dinlemiyorlar. Bu sebepten dolayı "are you listening me" lafı filmlerde çok geçiyor herhalde. Sonuç olarak listenizin son üçü hariç gerisi kolay bir iki ay konuşma pratiği yetiyor onlar için.

    Not ben bir yerde İngilizce görmedim düz lisede anca gerisi duolingo, Youtube ve englishcentral yaptım yaklaşık iki sene boyunca şimdi sıkıntı yaşamıyorum.


  • @king 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    2 kod yazan kendini yazılımcı sanıyor ya ona gülüyorum . bide san francisco diyorsunuz bu işin mekke si gidin de orda sizi çiğ çiğ yesinler

    Bu tür yaklaşımların etik olmadığını düşünüyorum. Bir çok insan elindeki çok az kaynaklarla kendilerini geliştirip başarılı olmaya çalışıyor hiçbir insan diğer bir insandan üstün degildir yeterli imkanlar tanınırsa yeterli bir azimle bizim yazılımcı arkadaşlarımızında dünyanın her yerinde başarılı olacagını inanıyorum . (hatta eminim)

    @saulgoodman 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    Giden herkesi gurbet ellerde çiğ çiğ yesinler, hepsi başarısız olsun, mutsuz olsun, birileri de bunu görüp mutlu olsunlar, kına yaksınlar. :)

    İnternette, sosyal medyada, yurt dışına gidip bir şeyler yapmaya çalışanlara, veya bunu planlayara karşı bir negatif tavrı sık sık görüyorum. Sanki büyük bir kitle başkalarının felaketinden mutu olmayı bekliyor gibi. Bizim millete mi hastır, bütün dünyada mı böyledir, bilemiyorum.

    Duygularıma tercüman olmuşsunuz teşekkürler..


  • @saulgoodman benim de sirf bu yuzden etrafimdan gizli yaptigim tek sey budur. Sadece gitmesini istedigim kisilere Green Kart cekilisinin oldugunu soylemistim. Ilgili tarihleri de ilettim. Tekrar sordugumda kimse basvuru yapmamisti. Bir tek basvuran benim aralarinda cikarsa da soylememeyi ve anlatmamayi dusunuyorum.
    Bence bu sadece Turklere has bir durum. Kanada, Amerika ve Meksikadan da arkdaslarim var konusur sohbet ederiz arada. Olaylara ya da durumlara verdikleri tepkiler bizimkilerden cok farkli motive edici ve pozitif yonde oluyor. Biz negatife programli gibiyiz.


  • Hızlı bir şekilde tamamladığım Business English testinde 21/25 yaptım. %90'ı Amerikalı olan müşterilerime (gerisi Avrupa ve Avusturalya) online eğitim danışmanlığı yaparak hayatımı idame ettiriyorum. Canlı görüşmelerimiz sırasında zaman zaman üzgünüm İngilizce anadilim olmadığı için şu an tam doğru kelimeyi hatırlayamıyorum dediğimde no your English is perfect diyorlar. Test puanı ile gerçek hayat tecrübesinin karşılaştırılabilmesi açısından ve cesaret vermesi umuduyla paylaştım, yararlı olması ve yanlış anlaşılmaması dileğiyle...

  • ⭐⭐

    @heavenblue 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    @saulgoodman benim de sirf bu yuzden etrafimdan gizli yaptigim tek sey budur. Sadece gitmesini istedigim kisilere Green Kart cekilisinin oldugunu soylemistim. Ilgili tarihleri de ilettim. Tekrar sordugumda kimse basvuru yapmamisti. Bir tek basvuran benim aralarinda cikarsa da soylememeyi ve anlatmamayi dusunuyorum.
    Bence bu sadece Turklere has bir durum. Kanada, Amerika ve Meksikadan da arkdaslarim var konusur sohbet ederiz arada. Olaylara ya da durumlara verdikleri tepkiler bizimkilerden cok farkli motive edici ve pozitif yonde oluyor. Biz negatife programli gibiyiz.

    Size katılıyorum. Ayrıca neden doğru bir karar verdiğinizi düşündüğümü anlatayım izninizle:

    Green card'ın size "çıktığını" öğrendikten sonra ("you have been randomly selected" mesajını okuduğunuz o unutamayacağınız andan söz ediyorum) ABD'ye gidişinize kadar çok uzun bir süre geçecek. Bu süre zarfında birçok aşama olacak, hepsi belirsizlik içerecek ve sabırla beklemeniz gerekecek (özellikle case numaranız düşük değilse). Eğer çekilişte kazanırsanız ve bunu çevrenize söylerseniz sürekli bu süreçle ilgili sorularla karşılaşacaksınız. Bu konu etrafınızdaki herkesin gündemi haline gelebilecek. Cesaretinizi, şevkinizi kırabilecek bir çok yorumla, negatif yaklaşımla da karşılaşabileceksiniz. Herhangi bir konuda karar/plan değiştirmek isterseniz bunu bir de çevrenize izah etmekle uğraşacaksınız. Zaten yorucu ve stresli bir süreçtir bu, daha da zorlaştırmış olacaksınız.

    O yüzden doğru kararı verdiğinizi düşünüyorum. Çok yakınlarınız dışında, çok gerekmedikçe mümkünse -gidene kadar- kimseye söylememek bence huzurunuz için en iyisidir.

    Belki size yardımcı olabilecek insanların size yardımcı olmasına ilişkin bazı fırsatları kaçırırsınız böyle yaparak ama ben bunun hem birçok kişi için yüksek bir ihtimal olmadığını, hem de göze alınabilecek bir bedel olduğunu düşünüyorum.

    Her şeyi ifşa etmenin çok normalleştiği bir çağda bunu başarabilirseniz sizi kutlarım. Biz öyle yaptık, yapıyoruz ve başımız fazla ağrımıyor.


  • @saulgoodman Evet -ben dahil- ciddi anlamda yurtdışı konusunda prototiplerimiz var. Bildiğin sınırları ve karakterleri net tarifler bunlar. O yüzden kimseyi türediği prototip için eleştiremiyorum artık. Dünya büyük ve güzel. Herkes istediği yerde ve şekilde yaşasın... :)


  • @sharm "Cuk oturmuş duruma :) "


  • @heavenblue Korumacı bir yaklaşım ama sizi suçlayamam. Neler çektiğimizi -özellikle akrabalardan- anlatamam. İnsanın etrafında pozitif ve yapıcı insanlar olmalı. Can çıkar huy çıkmazmış, o yüzden elimde ne varsa paylaşırım. Bilgimi asla esirgemem. IT'nin en çok bu özelliğini seviyorum. Yüzlerce insandan karşılıksız destek aldım, kodlarımdaki buglardan tutun anlamadığım algoritmaları bana anlatmalarına kadar. Pek çoğuyla karşılıksız projelerde çalıştım, bir sürü ücretsiz etkinlikte kafalarını ütüledim. Ve aynısını ben şu an soru soranlar için yapmaya çalışıyorum. -Ödev konusu hariç :P -
    O yüzden yaşına bakmaksızın kötü yorumlara ve niyet okuyanlara aldırmıyorum artık. Sessize alma özelliği eklemeli Nodebb ye :)


  • @sadriabi Teşekkür ederim :)

  • ⭐⭐

    @caglaror 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    @heavenblue Korumacı bir yaklaşım ama sizi suçlayamam. Neler çektiğimizi -özellikle akrabalardan- anlatamam. İnsanın etrafında pozitif ve yapıcı insanlar olmalı. Can çıkar huy çıkmazmış, o yüzden elimde ne varsa paylaşırım. Bilgimi asla esirgemem. IT'nin en çok bu özelliğini seviyorum. Yüzlerce insandan karşılıksız destek aldım, kodlarımdaki buglardan tutun anlamadığım algoritmaları bana anlatmalarına kadar. Pek çoğuyla karşılıksız projelerde çalıştım, bir sürü ücretsiz etkinlikte kafalarını ütüledim. Ve aynısını ben şu an soru soranlar için yapmaya çalışıyorum. -Ödev konusu hariç :P -
    O yüzden yaşına bakmaksızın kötü yorumlara ve niyet okuyanlara aldırmıyorum artık. Sessize alma özelliği eklemeli Nodebb ye :)

    Genel bilgi paylaşımı konusunda ben de öyleyim. İnternette yıllardır kendi sitelerim dahil çeşitli sitelerde elimden geldiğince herkese açık bilgi paylaşımı yaparak sadece tüketen olmamaya, katkı sağlayan da olmaya çalışıyorum. Şahsi bilgi paylaşımında sadece -biraz da mecburen sanırım- kabuğa çekilerek yaşamak zorunda hissediyoruz. Toplum ve ülke şartları malum.


  • @saulgoodman Geceleri İngilizcemi geliştirmek için internette önerilen Netflix dizilerini izliyorum. Ve gündüzleri yazılım çalışıyorum. 6 haftam kaldı. Resmen gün sayıyorum. O tekerler piste değecek, gümrük geride kalacak, bavulları alıp SFO'nun havasını ciğerlerime çekeceğim. ;)

  • ⭐⭐

    @caglaror 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    @saulgoodman Geceleri İngilizcemi geliştirmek için internette önerilen Netflix dizilerini izliyorum. Ve gündüzleri yazılım çalışıyorum. 6 haftam kaldı. Resmen gün sayıyorum. O tekerler piste değecek, gümrük geride kalacak, bavulları alıp SFO'nun havasını ciğerlerime çekeceğim. ;)

    Ne güzel... Kolaylıklar, başarılar... Better Call Saul'ü tavsiye ederim. ;)

    Ben avukatlık-danışmanlık işleri, aile sorumlulukları ve sağlık sorunlarım nedeniyle bu ara maalesef ABD hazırlıklarımı istediğim hızda yürütemiyorum. Ama gidiş tarihimi ben de -en azından niyet olarak- erkene çektim, benzer tarihlerde ABD'de olabiliriz. Ben orada bir arkadaşım olduğundan uzun süre SF civarına bakındıysam da Austin/Texas'a gideceğim gibi görünüyor. SF'de size bol şans ve kolaylıklar diliyorum. Oturacağınız semti belirleyebildiniz mi, öngördüğünüz bir kira dahil aylık masraf var mı?


  • @saulgoodman Better Call Saul'u hemen ekliyorum listeme -ekledim-, buradayken bitecek gibi görünmüyor hepsi ama listede olduğu sürece izlerim bir gün.
    Benzer işler bende de var. Yaklaşık 2 ay önce 1 yıllık aylıksız izin aldım (8 ay kalmış olacak). Yazılım çalışabilmek için bazı sağlık sorunlarını erteledim ben de. Yazılım alanında iş çok ama nitelikleri ve her bir niteliğin seviyesini tutturmak çok zor. Mülakatları geçebilmek için CS101 dersleri, matematik, LeetCode, HackerRank, Cracking the Coding Interview gibi konu ve kaynaklara çalışıyorum. İstediğim seviyeye gelemezsem ve iş ile ilgili hiç bir ipucu oluşmazsa (eşimin de aynı şekilde) biz de 5-6 ay sonra Austin planları yapabiliriz.
    Bizim ufaklık olduğundan ve 2+1 ile 2+2 arasındaki fark toplam kiraya göre az olduğundan 2.5k - 2.7k arası bir kiralık bulabiliriz sanırım. Aylık giderin ilk başlarda 3.5k ile 4k arasında kalacağını ümit ediyorum. Uber/Lyft için gitmeden sürücü belgesi randevusunu alıp gider gitmez Lyft ile başlamayı düşünüyorum. Oturacak semt olarak BART (Bay Area Rapid Transit -bir tür raylı sistem) hattı üzerinde Santa Clara veya diğer uçta Walnut Creek tarafı mantıklı geliyor. SF tarafında iş bulunabilse bile araç parkı sorun olduğundan BART en iyi çözüm.


  • @saulgoodman 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    @heavenblue 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    @saulgoodman benim de sirf bu yuzden etrafimdan gizli yaptigim tek sey budur. Sadece gitmesini istedigim kisilere Green Kart cekilisinin oldugunu soylemistim. Ilgili tarihleri de ilettim. Tekrar sordugumda kimse basvuru yapmamisti. Bir tek basvuran benim aralarinda cikarsa da soylememeyi ve anlatmamayi dusunuyorum.
    Bence bu sadece Turklere has bir durum. Kanada, Amerika ve Meksikadan da arkdaslarim var konusur sohbet ederiz arada. Olaylara ya da durumlara verdikleri tepkiler bizimkilerden cok farkli motive edici ve pozitif yonde oluyor. Biz negatife programli gibiyiz.

    Size katılıyorum. Ayrıca neden doğru bir karar verdiğinizi düşündüğümü anlatayım izninizle:

    Green card'ın size "çıktığını" öğrendikten sonra ("you have been randomly selected" mesajını okuduğunuz o unutamayacağınız andan söz ediyorum) ABD'ye gidişinize kadar çok uzun bir süre geçecek. Bu süre zarfında birçok aşama olacak, hepsi belirsizlik içerecek ve sabırla beklemeniz gerekecek (özellikle case numaranız düşük değilse). Eğer çekilişte kazanırsanız ve bunu çevrenize söylerseniz sürekli bu süreçle ilgili sorularla karşılaşacaksınız. Bu konu etrafınızdaki herkesin gündemi haline gelebilecek. Cesaretinizi, şevkinizi kırabilecek bir çok yorumla, negatif yaklaşımla da karşılaşabileceksiniz. Herhangi bir konuda karar/plan değiştirmek isterseniz bunu bir de çevrenize izah etmekle uğraşacaksınız. Zaten yorucu ve stresli bir süreçtir bu, daha da zorlaştırmış olacaksınız.

    O yüzden doğru kararı verdiğinizi düşünüyorum. Çok yakınlarınız dışında, çok gerekmedikçe mümkünse -gidene kadar- kimseye söylememek bence huzurunuz için en iyisidir.

    Belki size yardımcı olabilecek insanların size yardımcı olmasına ilişkin bazı fırsatları kaçırırsınız böyle yaparak ama ben bunun hem birçok kişi için yüksek bir ihtimal olmadığını, hem de göze alınabilecek bir bedel olduğunu düşünüyorum.

    Her şeyi ifşa etmenin çok normalleştiği bir çağda bunu başarabilirseniz sizi kutlarım. Biz öyle yaptık, yapıyoruz ve başımız fazla ağrımıyor.

    Yalniz olmadigima sevindim :) gercekten dediginiz surecin yasanacagini tahmin edebiliyorum.

    "you have been randomly selected" durumundan sonra eminim ki heyecan ve kipir kipir bir sevinc yasayacagim. Bu asamadan sonra yapacagim sey sakinlesmek ve kendime yapilacaklar listesi olusturmak olacaktir. Dediginiz gibi secildikten sonra uzun bir surec bizi bekleyecek.

    Eminim ki, kurdugunuz bu site bu yolda olan ve yeni hayatlarina devam eden herkese yeterli destegi ve yardimi sagliyordur. Uye olali cok az bir zaman olmasina ragmen bir suru bilmedigim seyi ogrendim. Paylasimini esirgemeyen herkese cok tesekkurler. Umarim bir gun ben de deneyimlerimi paylasanlardan olurum :)


  • @saulgoodman 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    @caglaror 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    @heavenblue Korumacı bir yaklaşım ama sizi suçlayamam. Neler çektiğimizi -özellikle akrabalardan- anlatamam. İnsanın etrafında pozitif ve yapıcı insanlar olmalı. Can çıkar huy çıkmazmış, o yüzden elimde ne varsa paylaşırım. Bilgimi asla esirgemem. IT'nin en çok bu özelliğini seviyorum. Yüzlerce insandan karşılıksız destek aldım, kodlarımdaki buglardan tutun anlamadığım algoritmaları bana anlatmalarına kadar. Pek çoğuyla karşılıksız projelerde çalıştım, bir sürü ücretsiz etkinlikte kafalarını ütüledim. Ve aynısını ben şu an soru soranlar için yapmaya çalışıyorum. -Ödev konusu hariç :P -
    O yüzden yaşına bakmaksızın kötü yorumlara ve niyet okuyanlara aldırmıyorum artık. Sessize alma özelliği eklemeli Nodebb ye :)

    Genel bilgi paylaşımı konusunda ben de öyleyim. İnternette yıllardır kendi sitelerim dahil çeşitli sitelerde elimden geldiğince herkese açık bilgi paylaşımı yaparak sadece tüketen olmamaya, katkı sağlayan da olmaya çalışıyorum. Şahsi bilgi paylaşımında sadece -biraz da mecburen sanırım- kabuğa çekilerek yaşamak zorunda hissediyoruz. Toplum ve ülke şartları malum.

    Ben de ayni hissiyati yasiyorum. Kendi hayatima ait konularda ice donuk yasamak beni daha cok motive ediyor. Kolay yol alabiliyorum


Benzer Başlıklar

  • İngilizce Geliştirmek için İzlenebilecek Yabancı Diziler

    İngilizce
    23
    0 Oy
    23 İleti
    1k Bakış
    celicaC
    @TMG ben az once bu videoyu buldum baya ilginc aksanlar var https://www.youtube.com/watch?v=riwKuKSbFDs
  • En kolay İngilizce öğrenme ve pratik etme yolu

    İngilizce
    1
    1 Oy
    1 İleti
    434 Bakış
    oguzhanyenerO
    Herkese Merhaba, DV2020 talihlilerindenim ve bir problem veya gecikme olmazsa 2020 yazında Amerika'da bulunacağım. Amerika'da ve Türkiye dışında bir çoğumuzun ortak problemi olan İngilizce'yi geliştirebilmek için Cambly adında bir siteyi kullanıyorum. Cambly'de ana dili İngilizce olan eğitmenlerle istediğim zaman görüntülü konuşarak İngilizce öğrenip, geliştirebiliyorum. Aşağıdaki linki kullanarak Cambly'den ücretsiz 10 dakikalık deneme dersi kullanabilirsiniz. https://www.cambly.com/invite/letsenglish https://www.cambly.com/invite/letsenglish
  • Hüseyin Demirtaş ile İngilizce

    İngilizce
    1
    4 Oy
    1 İleti
    741 Bakış
    mutlukurt0534M
    Sıfırdan İngilizce Öğrenmek: İngilizce öğrenmeye nereden başlamak gerekir? Sıfırdan İngilizce nasıl öğrenilir, İngilizce öğrenmeye nereden başlamak gerekir, İngilizce çalışmaya nereden başlamalıyım ya da adım adım İngilizce öğrenmek istiyorum, ne yapmalıyım gibi sorular öğrencilerden sık sık aldığım sorular. Bu sebeple yıllardır hem kendim deneyip kullandığım hem de kendi öğrencilerimin kullanıp başarılı olduğu adım adım İngilizce çalışma yöntemlerini sizinle bu derste paylaşacağım. Biraz uzunca bir ders olacak ama hayatınıza İngilizce kadar etki edecek bir konuda emeğinize ve dikkatinize değecek. Sıfırdan İngilizce Öğrenmek için bir Yol Haritası Bu Yazı Hayatınızı Değiştirebilir. Neden mi? Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü bu yazıda size İngilizce öğrenmeyi mantık çerçevesinde bütünsel bir şekilde anlatacağım. Yani belki de ilk defa dil öğrenirken tüm resmi göreceksiniz. Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü belki de ilk defa İngilizceyi korkulacak bir dil değil adım adım tamamlanacak ve sonu güzel bir yol olarak göreceksiniz. Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü bu yazıda dilbilimden, psikolojiye, teoriden, pratiğe, Trabzon'dan, Boğaziçine, İngiltere ve Amerika'ya uzanan bir dil serüveninden seçilmiş paha biçilmez ipuçları var. Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü başka kimsenin şu anda size anlatacaklarımı bir arada size anlattığını ya da anlatacağını düşünmüyorum. Klasik eğitim sistemi ve kurslar ne halde, benden daha iyi biliyorsunuzdur. Peki Böylesi Değerli Bir Şeyi Neden Paylaşıyorum? İnsanların değerli bilgiyi rekabet avantajı olarak görüp sakladığı bir dönemde maddi ve manevi değeri bu derece yüksek bilgileri sizinle neden paylaşıyorum? Bence en temelinde İngilizceyi bir ülke meselesi olarak görüyorum. Her gün İngilizce sebebiyle hedeflerine ulaşamayan insanlardan mesajlar alıyorum. İngilizce yok terfi yok, İngilizce yok yeni iş fırsatı yok, İngilizce yok hayal ettiği lisansüstü programa kabul yok, İngilizce yok yurt dışı eğitim bursu yok. İngilizce yok, sorun çok. Herkesin aktif ve akıcı bir şekilde İngilizceyi ikinci bir dil olarak konuşabildiği bir ülkede bilgiye ve eğitime erişim, uluslararası rekabet ve kaliteli iş gücü ve inovasyonun artacağına ve bunun ülkemize milyarlarca dolar katkısı olacağına inanıyorum. Bu bağlamda İngilizce şahsi bir mesele olmanın yanı sıra ayrıca bir ülke meselesi. O sebeple bu konunun çözülmesi gerekiyor ve ben de kendi üzerime düşeni yapmaya gayret ediyorum. İkincisi doğru rehberliğe herkesin hakkı olduğuna inanıyorum. Maalesef ve maalesef dil eğitimi de pek çok alan gibi ciddi anlamda ticarileşmiş bir durumda. Ticaretle bir sıkıntım yok. Ben de kitaplarımı, eğitimlerimi ve hizmetlerimi satıyorum. Ancak sıkıntılı bulduğum nokta piyasada çoğu zaman insanların boş boş dersler, teknikler ve programlarla oyalanıp vakitlerinin, paralarının ve umutlarının çalınması. 2 yıl kursa gidip de 2 satır yazı yazamıyorsanız aldatılmışsınız demektir. Acı ama gerçek bu. Ben bu durumu çalıştırdığım, rehberlik ettiğim pek çok öğrencide görüyorum. A üniversitesine, B kurumuna, C kursuna gitmiş ama İngilizce öğrenmenin mantığı bir türlü kendisine anlatılmamış. Sonra da herhalde bende bir sorun var sanıyor kişi. Hayır sizde bir sorun yok. Eğer bu satırları okuyup anlıyorsanız o zaman İngilizce öğrenecek kapasitedesiniz. Bunu hem bir hoca olarak hem de bu işin literatürünü okumuş bir araştırmacı olarak söylüyorum. Bu yazı ve paylaşacağım derslerle hayatınıza olumlu bir katkı yapmayı hedefliyorum. İngilizce ve Bakış Açısı Bu dersi sizinle paylaşmak istememin bir başka sebebi de bakış açısı çünkü size burada anlatacaklarımı bir araya getirip sentezlemek ve bu bakış açısıyla sunmak gerçekten zor, sayısız uykusuz gece ve yıllar alan bir iş. Liseye kadar İngilizce öğretmeni tanımayan bir insanın Trabzon'un küçük bir köyünden Boğaziçine yabancı dil derecesiyle gelmesi, Bülent Aksoy'dan etimoloji, Mine Nakipoğlu'ndan Beyin ve Dil ve daha nice dilbilim dersi, İlhan İnan'dan Dilin Evrimi, Albert Ali Salah'tan Bilişsel Bilim dersleri alması, Türkiye'nin önde gelen konferans tercümanları ile ileri seviye terminoloji ve dil kullanımı dersleri işlemesi, Martin Hicks ile Kültürlerarası İletişim çalışması, sonra bir de bunları Amerika ve İngiltere'de pratik iş tecrübeleri ile birleştirip farklı sektör, üniversite ve seviyelerden yüzlerce öğrenciyle çalışıp bütünsel bir sistem ve dil algısı geliştirmesi zor iş 🙂 Ama acayip de keyifli bir iş. Tüm bu değerler canlı kalsın, kaybolmasın, daha fazla insan ulaşsın istiyorum. Benim herkesle bire bir ilgilenmem ya da eğitimlerime kabul etmem mümkün değil ancak dijital mecralar vasıtasıyla bu değerli bilgileri belki şahsen hiç tanışma fırsatı bulamayacağım ama bu tür bir rehberliğe ihtiyacı olan milyonlara ulaştırmak istedim. Neden İngilizce Öğrenilmiyor? Yüzlerce öğrenciyle görüşen biri olarak size İngilizce öğrenilmemesinin 3 temel nedenini şimdi göstereceğim. bu 3 temel problemi aştığınızda İngilizce ile aranızda bir engel kalmaz. Dost olursunuz. İngilizce öğrenilememesinin en temel sebebi sistem problemi. Peki sistemden kasıt ne ilk önce ona bakalım. Ben öğrencilerimle yaptığım çalışma ve görüşmelerimde hep şunu fark ettim. Öğrenciler neye, nasıl ve hangi sırayla çalışacaklarını bilmiyorlar. Burada belki de daha önce hiç düşünmediğiniz kilit bir şeyden bahsettim: Sıra. Sıralama ve neyin hangi sıra ile öğrenildiği dil eğitiminde çok ama çok önemli. Mesela sırf bu konuya istinaden Konuşarak İngilizce Öğrenilmez yazısını yazdım. İngilizce Öğrenirken Sıra Neden Bu Kadar Önemli? Sıranın hayatımızda büyük bir yeri var. Mesela ilk önce emekleriz, sonra yürürüz ya da ilk önce kelimeleri söyleriz, sonra cümle kurmayı öğreniriz. Siz hiç anne, baba demeden tam cümle kurmaya başlayan çocuk gördünüz mü? Sıranın önemini gösteren şeylerden biri de yemek tarifleri. İyi İngilizce öğrenmeye bir bakıma iyi yemek yapmak gibi yaklaşabilirsiniz. Yemek tarifindeki sıralamaya uymadan 3 numaralı adımla 5 numaralı adımının yerini değişirseniz ya da başta yapılması gereken bir şeyi sonda yaparsanız ne olur? Genelde felaket olur, ortaya yenecek bir şey çıkmaz. İngilizce öğrenirken çoğu öğrencinin yaşadığı ilk sıkıntı bu. Dil öğrenmeye yanlış tarifle başlamak. Yanlış tarifle doğru yemek yapılmaz. O yüzden sıra çok ama çok önemli. O yüzden birazdan size neyi hangi sıra ile öğrenmenizi tavsiye ettiğimi ve sebeplerini anlatacağım. Neyi Nasıl Öğreneceğini Bilmemek Adeta veba seviyesinde bir problem ise neyi nasıl öğreneceğini bilmemek. Mesela 100 öğrenci ile görüşüyorsam 95'i nasıl reading çalışacağını, nasıl kelime öğreneceğini, listening becerisini nasıl geliştireceğini, writinge nasıl çalışacağını, speakingini geliştirmek için ne yapması gerektiğini ve de en temelde nasıl İngilizce gramer ve kelime çalışacağını bilmiyor. Bunları bilmeyince de yıllar boş ve verimsiz geçiyor. 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl öğrenci İngilizce çalışıyor ama çok az verim alıyor. Bu derste size tüm bu becerilere nasıl çalışacağınızı da tek tek göstereceğim. Dik Yukarı Top Sürmek Ben öğrencilerime İngilizce öğrenmek dik yukarı top sürmek gibidir diyorum. Neden çünkü bırakırsanız hızlı bir şekilde geri gider. O yüzden eğer İngilizce öğrenme konusunda ciddi iseniz bu konuda sürekli olmanız ve istikrarlı bir çalışma göstermeniz gerekiyor. 1 ay çalışır 1 ay ara verirseniz o önceden öğrendikleriniz büyük ölçüde uçar gider. Peki sürekli mi çalışmak gerekiyor unutmamak için. Hayır, belli bir seviyeye geldikten sonra çalışmaya ara verseniz bile öğrendiklerinizi kolay kolay unutmazsınız. Peki o belli seviye nedir? Günlük olarak okuduklarınızı ve dinlediklerinizi anlayacak ve ihtiyaçlarınızı yazılı ve sözlü olarak İngilizce anlatacak seviyeye geldikten sonra sürekli çalışmanıza gerek yok. Ancak bu seviyeye gelmeden çalışmaya ara verdiğiniz her defasında İngilizceniz gerileyecektir. Ara vermekten kastım 1 gün ara vermek değil. Birkaç hafta ara vermek. Ama tavsiyem hedefiniz mümkünse her gün İngilizce adına bir şey yapmak olsun. Hiç olmadı her gün İngilizce bir haber okuyun ya da dinleyin. İngilizce Öğrenmeye Başlamak İngilizce öğrenmeye başlamak ve İngilizce çalışmak konusunda şimdi söyleyeceklerim yetişkin öğrencilere yönelik olacak. Çocukların dil öğrenim süreçleri ile yetişkinlerin dil öğrenim süreçleri ve beklentileri arasında epey fark var. Benim aldığım sorular çoğunlukla yetişkinlerden geldiği için ve uzmanlık alanım yetişkinler olduğu için bu yazı 18 yaş ve üstü gruba hitap edecek. Yetişkinler “Hocam ben nasıl öğreneyim, nereden başlayayım?” diye sorduğunda benim temel önerim şu şekilde: İlk önce gramer, sonra reading, sonra listening, sonra writing en sonda ise speaking. Şimdi bu şekilde sıralamış olmam bunlar birbirine karışmayacak demek değil. Ancak bu sıralamadaki mantığı anlamanız çok önemli. İlk önce grameri öğrenerek nasıl cümle kuracağınızı öğrenmeniz lazım. Sonrasında ise bol bol okuma ve dinleme çalışarak kelime dağarcığınızı ve anlama becerinizi geliştirmeniz gerekiyor. Okuma ve dinleme, öğrendiğiniz gramer kurallarının zihninizde yerleşmesini sağlar. Sıralama Neden Böyle? Neden yazma ve konuşmayı okuma ve dinlemeden sonra koydum? Çünkü okuma ve dinleme ham madde sağlar. Ham madde olmadan üretim olmaz. Un olmadan ekmez olmaz. Aynen bunun gibi okuma ve dinleme olmadan da konuşma ve yazma olmaz. Konuşma ve yazma, üretim becerileridir. O sebeple ilk önce dinleme ve okuma becerileri ile altyapı oluşturulması ve konuşma ve yazma için malzeme toplanması gerekir. Neden Speaking Öncesi Writing? İngilizce konuşma becerisini en sona koymamın bir sebebi var. Konuşurken ve yazarken arka planda zihninizin kullandığı süreçler arasında çok büyük benzerlik var. Her ikisinde de ilk önce cümle kurma becerisi çalışır. Sonra yazarken elimizden konuşurken de dilimizden bu cümle çıkar. Yazmanın avantajı cümleleri kağıt üzerine düşünerek dökme imkanı olduğu için öğrendiğiniz kelime ve gramer yapılarını iyice anlayarak ve kolayca pratik yaparak birleştirmenize imkan sağlaması. Ayrıca yazdıklarınıza geri bildirim almak çok daha kolay. Böylece yanlışlarınızı görüp daha hızlı düzeltebilirsiniz. Yani bol bol İngilizce yazarak ve hızlı yazmayı öğrenerek aslında İngilizce konuşma için iyi bir pratik yapmış olursunuz. Daha sonra İngilizce konuşma pratiği yaparken yazma alıştırmalarında öğrendiğiniz cümle üretme becerisini sadece seslendirmeye ve dilinizi aktif kullanmaya uyarlamanız gerekir. İlginç bir yöntem değil mi? Kesinlikle öyle. Ancak ben işe yaradığını hem kendime hem de pek çok öğrencimde gördüm. 4 Beceri Arasındaki Derin İlişki İngilizce öğrenmeye ve genel olarak dil öğrenmeye daha bilinçli ve sağlıklı yaklaşmanızı sağlayacak noktalardan birisi 4 temel beceri arasındaki ilişkiyi bilmek. Reading ve listening becerileri, anlama ve algı becerileridir. Aktif üretimden ziyade analiz gerektirirler. Writing ve speaking becerileri ise üretim becerileridir. Anlama becerileri üretim becerilerinden önce gelişir. Üretim becerilerinin gelişmesi için önce anlama becerilerinin gelişmesi gerekir. Hatta bu konuda dilbilimde yetkinlik ve performans dediğimiz bir ayrım vardır. Bu ayrıma göre herkesin dil performansı yetkinliğinin altındadır. Performans ile kasıt üretim becerileri, yetkinlik ile kasıt ise anlama becerileridir. Bu durumu çocuklarda görüyoruz. Bir çocuk konuşmaya başlamadan önce aylarca dinliyor. Dinliyor, dinliyor, dili çözüyor, anlamaya başlıyor. Ancak ondan sonra üretime yani konuşmaya geçiyor. Bu bağlamda çoğu insanın İngilizce konuşamamasının sebebi altapının yani anlama becerilerinin aslında yeterince gelişmemiş olması. Eğer yazmayı geliştirmek istiyorsanız bol bol okuma çalışmalısınız. Konuşmayı geliştirmek istiyorsanız da bol bol dinleme yapmalısınız. Hem okuma hem dinleme yapmak eş zamanlı olarak yazma ve konuşma becerilerine katkı sağlar. İlk Başta Sadece Gramer mi? İlk adımda gramer var ancak sadece gramer çalışmak bir süre sonra sizi sıkabilir. O sebeple gramer ve readingi beraber götürmenizi öneririm. Becerileri Ayrı mı Tutmalıyım? Basit cümleleri anlayıp kurabilecek seviyeye geldiğinizde okuma, dinleme, yazma ve konuşmayı entegre yani bütünleşik şekilde çalışabilirsiniz. Mesela ilk önce human rights yani insan hakları konulu bir parça okursunuz. Sonra insan hakları konulu bir konuşma dinlersiniz. Sonra öğrendiğiniz kelime, ifade ve fikirleri kullanıp insan hakları konulu bir özet yazarsınız, sonra da insan hakları konulu 5-10 cümlelik bir konuşma yapıp kendinizi kaydedersiniz. Gördüğünüz üzere bu çalışmada reading, listening, writing ve speaking olmak üzere tüm 4 temel beceriyi de kullandık. Bu oldukça verimli bir çalışma şeklidir. Dediğim gibi basit düzeyde okuma ve anlama becerisi geliştirdiğinizde bu şekilde entegre ve sıralı çalışmak size daha çok verim sağlar. Ancak alternatif olarak 3-5 ayınızı sadece okuma ve dinlemeye ayırıp daha sonra sırayla yazma ve konuşma üzerinde çalışabilirsiniz. Bu Dersleri Sırayla İzleyin, Uygulayın Şimdi sizinle tüm bu anlattığım sistemi uygulamanızı sağlayacak adım adım çektiğim dersleri paylaşıyorum. Bu dersleri sırayla izleyin, notunuzu alın ve uygulayın. Sırayla tek tek inceleyeceğim konular şu şekilde. İngilizce Gramer Nasıl Çalışılır? İngilizce Kelime Nasıl Öğrenilir? İngilizce Nasıl Düşünülür? Reading Nasıl Geliştirilir? Listening Nasıl Geliştirilir? Writing Nasıl Geliştirilir? Speaking Nasıl Geliştirilir? İngilizce Gramer Nasıl Çalışılır? Çoğu öğrenci ömrünü gramer çalışarak harcıyor. Oysa gramer ömür boyu çalışılacak bir şey değildir. İngilizce Gramer Nasıl Çalışılır dersinde etkili ve doğru şekilde İngilizce gramer çalışmayı öğreneceksiniz. İngilizce gramer ile ilgili kaynak ve dersler için İngilizce Gramer sayfasını inceleyin. İngilizce Kelime Nasıl Öğrenilir? Okuma, dinleme, yazma ve konuşma gibi becerilere geçmeden önce öğrenmeniz gereken en temel şey İngilizce kelime öğrenmektir. Eğer yanlış şekilde İngilizce kelime öğrenirseniz ne kadar çalışırsanız çalışın İngilizceniz ilerlemez. İngilizce Kelime Nasıl Öğrenilir dersinde etkili ve kalıcı şekilde İngilizce kelime öğrenmenin yollarını keşfedeceksiniz. İngilizce kelime öğrenme ile ilgili kaynak ve dersler için Reading sayfasını inceleyin. İngilizce Nasıl Düşünülür? İngilizce öğrenirken muhtemelen size en az bir kez “İngilizce düşün” diyen oldu. Olmadıysa ben demiş olayım. İngilizce düşün denir ama bu İngilizce düşünme işi nasıl olacak pek anlatılmaz. Çoğu öğrenci İngilizce düşünmeyi ulaşılmaz bir hedef sanır. Oysa durum hiç de öyle değil. Nasıl İngilizce Düşünülür dersimde size adım adım İngilizce düşünme becerinizi geliştirmek için atmanız gereken adımları ve bilmeniz gereken noktaları anlatıyorum. Reading Nasıl Geliştirilir? İngilizce okuduğunu anlama becerisi diğer bütün becerilerin temelini oluşturacak. O sebeple bu alanda çok bilinçli ve titiz davranmanız gerekiyor. Readingin temelinde ise gramer ve kelime bilgisi yer alıyor. Bu 2 faktörü de yukarıdaki derslerde ele aldık. Reading Nasıl Gelişir dersi size etkili çalışma yöntemlerini ve adım adım takip edebileceğiniz kaynakları gösterecek. Listening Nasıl Geliştirilir? Listening becerisi speaking için temel oluşturur. O sebeple ne kadar çok dinlerseniz İngilizce konuşma için o derece iyi bir ön hazırlık yapmış olursunuz. Listening konusunda pek çok yanlış uygulama var. Mesela altyazılı film izlemek bunlardan biri. Listening Nasıl Gelişir dersinde İngilizce dinlediğinizi anlama becerinizi artıracak kanıtlanmış bir çalışma sistemini sizinle paylaşıyorum. Writing Nasıl Geliştirilir? Okumak ve yazmak modern dünyanın hele de İngilizce eğitim ve iş hayatının temel parçaları. Pek çok insan İngilizce yazma becerisini nasıl geliştireceğini ve İngilizce yazı yazmanın mantığını bilmiyor. Writing Nasıl Gelişir dersi size İngilizce yazı yazma becerinizi geliştirmenin inceliklerini adım adım gösterecek. Speaking Nasıl Geliştirilir? Geldik zirveye. İngilizce konuşmak herkesiz hayallerini süsleyen hedef. Ancak şu ana kadar umarım anlamışsınızdır ki İngilizce konuşmak için atılması gereken adımlar var. Temel grameri öğrenmeden, okuma anlama, dinleme anlama ve yazma becerilerini geliştirmeden İngilizce konuşma becerisini geliştirmek kolay olmayacak. Speaking Nasıl Gelişir dersinde İngilizce konuşma becerinizi geliştirecek kilit tekniklerden ve çok az insanın bildiği özel alıştırma yöntemlerinden bahsediyorum. İngilizce Kaynak Tavsiyeleri İngilizce öğrenen öğrencilerden sık sık kaynak tavsiyesi konulu mesajlar alıyorum. Hangi sözlüğü kullanayım, hangi kitabı alayım, hangi siteleri ziyaret edeyim gibi sorular sık sık sorulduğu için İngilizce öğrenme sürecinizde size yardımcı olacak kaynak tavsiyelerini bu bölümde derliyorum. Destek mi Lazım? Hüseyin Demirtaş ile YouTube kanalımda şu ana kadar İngilizce öğrenen yüz binlerce kişiye rehberlik eden derslerim sizi bekliyor. Kanala abone olun, en beğendiğiniz dersleri sevdiklerinizle paylaşın. İngilizce öğrenenlerin sorularına cevap vermek için Facebook'ta İngilizce Destek grubunu kurdum. İngilizce Destek grubu ile ilgili detaylı bir ve katılım şartlarını İngilizce Destek grubu tanıtım sayfasında bulabilirsiniz. Instagramdaysanız Hüseyin Demirtaş ile İngilizce hesabını takip edip, merhaba deyin Not: Alıntıdır. Kaynak: https://huseyindemirtas.net/ingilizce-ogrenmeye-nereden-baslamak-gerekir/ https://www.youtube.com/channel/UCR2SgFrRdoRrOxCAG-AYuxA
  • Ferhat Yıldız ile Pratik İngilizce Öğrenme ve Konuşma Videoları

    Taşındı İngilizce
    5
    2 Oy
    5 İleti
    8k Bakış
    gkhanfeezG
    Vallaha bana sorarsanız hızlı öğrenme değilde green çıkan kişinin en az bil yılı oluyor. Oturup çalışmak en iyisi. Ben daha önce bu arkadaşı izledim İngilizcenin klasik kuralını öğretiyor bir nevi ''subject+verb+object'' bir senedir Yotube'dan native öğretmenlerin derslerini izliyorum hepsi de gramer öğretiyor. Türkiye'de bize boş boş gramer öğretiyorlar lafları geziyor ama adamların kendi nativeleride gramer öğretiyor. Bizim ana dilimiz başka olduğu için mecburen pratikte sıkıntımız var. Ben bir sene boyunca gramerlere çalıştım ama ingilizcemin asıl daha oturması için bir site üzerinden ingilizce konuştum onun çok faydası oldu. Bence uzun uzadıya gramer öğretenleri dinlemekte fayda var çocuk olsa başka ama yetişkine gramer öğretmekte daha mantıklı geliyor bana. Türk işi beş dakkada halledelim olunca ingilizce çok zorlaşıyor. :) ve benim altın kuralım hergün en az 1 saat pratik.
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

28

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.7k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum