Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün

İngilizce
53 22 10.4k 7
  • ⭐⭐

    25 soruluk ücretsiz bir online test ile İngilizce seviyenizi ölçerek hangi dil sınavına hazırlanmanın sizin için uygun olabileceğine dair bir fikir edinebilirsiniz.

  • ⭐⭐

    İki kez yaptım birinde 13 birinde 14 :) daha çok yolumuz varmış.

  • ⭐⭐

    Your score is 17 out of 25 :) Grammer kurallarını doğru düzgün bir öğrenmem gerekiyor ama ne zaman?

  • ⭐⭐

    aynı sitede farkli bir sinav için testler var sitede gezinirken fark ettim
    Ücretsiz online hazırlık testleri: https://www.cambridgeenglish.org/tr/exams-and-tests/linguaskill/preparation/


  • Ben de yukarıdaki testten 17 doğru ile çıktım. Ama bir süredir kafamı meşgul eden bir soru var. İngilizce seviyesi "yes/no" olan ve beginner seviyesine gelmemişleri liste dışı tutarsak, hangi İngilizce nelere yeterli gelir, özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde yaşayanlar örnekleyebilir mi? Bir seviyedir gidiyor, evet her seviyenin tanımlanmış göstergeleri vardır elbette ama benim gibi -garip bir- İngiliz eğitimi ardından 3 yıl milli ve yerli ortaokul sonra 3 yıl da milli ve yerli liseye eğitimi alınca çorba bir seviyeye sahip oluyor. Şu an İngilizce'min bir seviyesinin bile olduğuna emin değilim. Kelime, gramer ve pratikteki eksik bilgiler bir yana, büyük oranda kirlenmiş ve karıştırılmış bir İngilizcem var.
    Gelelim soruma. Aşağıdaki örneklediğim durumlarda hangi seviyeler karşılık gelir sizce ve USA'da ne kadarı yeter/işe yarar.
    Üst seviyeleri çizmek gerekirse eksik ve fazlalıkları ekleyip-çıkartarak maddeleri seviyelendirebilir misiniz?:

    • Yolda birileri ile karşılaşınca saati sormak ve iyi günler dileyip hal hatır sormak seviyesi
    • Alış verişte kasiyerle ürünler hakkında konuşabilmek ya da ilgili ürün standında görevliden detaylı bilgi sorabilip anlatılanı anlamak
    • Mesai arkadaşına dünkü sinema filmini anlatabilmek.
    • Telefonda kablotv görevlisine TV deki sorunu anlatıp anlatılanları anlayabilmek.
    • Bir polis memuruna bir konuda bildirimde bulunmak ve soruları cevaplamak.
    • Resmi dairede bir form isteyip, doldurup, takıldığın yerleri görevliye sorabilmek.
    • Kendi mesleğinizle ilgili bir iş başvurusunun mülakatına katılmak.
    • Bir işte callcenter'da çalışıp müşterilerin sorunlarına çözüm üretmek.
    • Bir konferansta sözlü bildirim sonrası sorulan soruları cevaplamak
      ve örnek vermek isterseniz hangi seviye İngilizce hangilerine yeter siz de örnekler misiniz?
      Umarım anlatmak istediğimi anlatabilmişimdir.
  • ⭐⭐

    @caglaror 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    Ben de yukarıdaki testten 17 doğru ile çıktım. Ama bir süredir kafamı meşgul eden bir soru var. İngilizce seviyesi "yes/no" olan ve beginner seviyesine gelmemişleri liste dışı tutarsak, hangi İngilizce nelere yeterli gelir, özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde yaşayanlar örnekleyebilir mi? Bir seviyedir gidiyor, evet her seviyenin tanımlanmış göstergeleri vardır elbette ama benim gibi -garip bir- İngiliz eğitimi ardından 3 yıl milli ve yerli ortaokul sonra 3 yıl da milli ve yerli liseye eğitimi alınca çorba bir seviyeye sahip oluyor. Şu an İngilizce'min bir seviyesinin bile olduğuna emin değilim. Kelime, gramer ve pratikteki eksik bilgiler bir yana, büyük oranda kirlenmiş ve karıştırılmış bir İngilizcem var.
    Gelelim soruma. Aşağıdaki örneklediğim durumlarda hangi seviyeler karşılık gelir sizce ve USA'da ne kadarı yeter/işe yarar.
    Üst seviyeleri çizmek gerekirse eksik ve fazlalıkları ekleyip-çıkartarak maddeleri seviyelendirebilir misiniz?:

    • Yolda birileri ile karşılaşınca saati sormak ve iyi günler dileyip hal hatır sormak seviyesi
    • Alış verişte kasiyerle ürünler hakkında konuşabilmek ya da ilgili ürün standında görevliden detaylı bilgi sorabilip anlatılanı anlamak
    • Mesai arkadaşına dünkü sinema filmini anlatabilmek.
    • Telefonda kablotv görevlisine TV deki sorunu anlatıp anlatılanları anlayabilmek.
    • Bir polis memuruna bir konuda bildirimde bulunmak ve soruları cevaplamak.
    • Resmi dairede bir form isteyip, doldurup, takıldığın yerleri görevliye sorabilmek.
    • Kendi mesleğinizle ilgili bir iş başvurusunun mülakatına katılmak.
    • Bir işte callcenter'da çalışıp müşterilerin sorunlarına çözüm üretmek.
    • Bir konferansta sözlü bildirim sonrası sorulan soruları cevaplamak
      ve örnek vermek isterseniz hangi seviye İngilizce hangilerine yeter siz de örnekler misiniz?
      Umarım anlatmak istediğimi anlatabilmişimdir.

    Benden çok uzun süre yurtdışı deneyimi olan arkadaşlar varken benim cevap vermem biraz abes olabilir ama yine de ben de size bu konuda kendimce cevap vermek isterim.

    Öncelikle fikir vermesi için söylüyorum: Ben İngiltere'de 1 yıla yakın kaldım, Amerika'da da 2 haftaya yakın. İnglizcem KPDS 95-100 arası bir seviyede. İngilizce hukuki toplantılarda, sözleşme görüşmelerinde, yazışmalarda sorun yaşamıyorum.

    ABD'de 2 haftalık deneyimimde yaşadıklarım şunlardı: Banka hesabı açarken 2 saat civarında sürdü işlemim. Uzun uzun ve detaylı konuşmalar yapıldı. Yer yer formlardaki ifadelerle ilgili sorular sordum, vergiyle ilgili konularda mesela, ve bunlarla ilgili cevaplar aldım. Herhangi bir yardım almadan ve sanırım hiç tekrar da ettirmeden bütün işlemi kendi başıma hallettim.

    Telefonda bir resmi görevliyle görüşmem gerekti, 10 dakikalık önemli bir konuşmaydı sanırım, bunda da hiçbir sorun yaşamadım. Telefon konuşmalarında anlaşmak yüzyüze anlaşmaya göre çok daha zor olmasına rağmen (ses kalitesi, yüz-mimik ipuçlarından yoksunluk) yine sorun yaşamadım.

    Şimdi de size sorun yaşadığım yerleri söyleyeyim: Subway'den sandviç alırken, otobüste siyahi şoförle konuşurken, havalimanında görevliyle konuşurken pürüz yaşadım. Söylediklerini anlamakta birkaç defa zorluk çektim ve tekrar ettirmem gerekti.

    Demek istediğim şu: ABD'de çok çeşitli insan var ve herkes aynı net ve durulukta aynı İngilizceyi konuşmuyor. Bazıları yuvarlıyor, bazıları çok hızlı konuşuyor, bazılarının İngilizcesi ise sizinkinden kötü. Sandviç satan Meksikalı sizin söylediğinizi anlamayabiliyor, yarısını paket yapın yarısını burada verin diyorum net bir şekilde, sandviçi dörde bölüp bana veriyor mesela... Nasıl öyle anladığı tam bir muamma... :)

    Konuşma ve anlama pratiği bambaşka bir şey. Bunu ancak o toplumda biraz zaman geçirdikten sonra, kulak aşinalığı kazandıktan sonra akıcı bir seviyeye getirebilirsiniz ve kendinizi rahat hissedebilirsiniz. Sınavlarda ölçeceğiniz seviyeniz ne olursa olsun, isterseniz en iyi seviyede olun, başlangıçta bu gibi pürüzlerle karşılaşabilirsiniz.

    17 doğru ile çıktısaysanız sanıyorum B1-B2 arası bir seviyeniz var. Bu seviye ile yukarıdaki işlemlerin ilk üçünü, biraz pratiklik kazandıktan sonra rahatlıkla yapabilirsiniz diye düşünüyorum. Diğerlerinde de pürüz yaşayarak da olsa işinizi görebilirsiniz sanırım. İş görüşmelerinde de bir şekilde anlaşırsınız ama özgeçmişinize "English: Fluent" yazdıysanız bunun tam olarak doğru olmadığı düşünülecektir. Diğer taraftan bu seviye İngilizce ile IT sektöründe çalışmakta da ciddi bir sorun yaşayacağınızı hiç sanmıyorum. Ancak önemli ve resmi işlemlerde hata yapmamak için tercüman istemeniz iyi olabilir.


  • Teşekkürler aradığım cevaplardan bir kısmını aldım. Aslında soruyu Türkçe için de sorsam olurdu. Mimikler ve tonlamalar olmadan konuşmaya çalışmak, kelime haznenizin çok zengin olması ve kalıplara hakim olmakla yakından ilgili aslında. Büyürken çok zengin bir dili öğrensek de (TR) günlük hayattaki kullanım darlığı bizi 500-600 kelime ile yaşamaya itiyor. Ne iş yerinde ne de aile çevresinde insanlarla dili daha renkli ve detaylı kullanmayınca ister istemez köreliyorsunuz. Bilim, sanat, etimoloji konuşulmayan bir evde gerçekten kendinizi ifade yeteneğiniz azalıyor. Hele şu diziler yok mu, TR'nin baş belası.
    Aslında temel-günlük İngilizceyi 1-2 ay gibi sürede problemsiz hale getireceğime eminim ama uzun sürede sağlıklı bir İngilizce edinememek korkutuyor beni.
    Dediğiniz gibi IT alanı iyi ki terimlerin ortak kullanıldığı global bir alan. Oradan biraz şanslı olsam da bazı iş ilanlarındaki "good communication skills" kısmı tedirgin etmiyor değil :)
    Tekrar teşekkür ederim.

  • ⭐⭐

    @caglaror 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    Teşekkürler aradığım cevaplardan bir kısmını aldım. Aslında soruyu Türkçe için de sorsam olurdu. Mimikler ve tonlamalar olmadan konuşmaya çalışmak, kelime haznenizin çok zengin olması ve kalıplara hakim olmakla yakından ilgili aslında. Büyürken çok zengin bir dili öğrensek de (TR) günlük hayattaki kullanım darlığı bizi 500-600 kelime ile yaşamaya itiyor. Ne iş yerinde ne de aile çevresinde insanlarla dili daha renkli ve detaylı kullanmayınca ister istemez köreliyorsunuz. Bilim, sanat, etimoloji konuşulmayan bir evde gerçekten kendinizi ifade yeteneğiniz azalıyor. Hele şu diziler yok mu, TR'nin baş belası.
    Aslında temel-günlük İngilizceyi 1-2 ay gibi sürede problemsiz hale getireceğime eminim ama uzun sürede sağlıklı bir İngilizce edinememek korkutuyor beni.
    Dediğiniz gibi IT alanı iyi ki terimlerin ortak kullanıldığı global bir alan. Oradan biraz şanslı olsam da bazı iş ilanlarındaki "good communication skills" kısmı tedirgin etmiyor değil :)
    Tekrar teşekkür ederim.

    Rica ederim... Size tavsiyem Türkçe'yi en az ilk 6 ay hayatınızdan çıkarın. Aileniz ve yakın arkadaşlarınızla olan ilişkinizi ihmal etmeyin tabi ama kimseyle mecbur kalmadıkça Türkçe konuşmayın. Türkçe radyo, tv, internet, gazete, youtube, bunlara zorunlu haller dışında paydos (yesilkartforum hariç :)! İngilizce konuşabileceğiniz yeni arkadaşlar edinmekte acele edin. Hemen bir Community College veya kilise veya nerede olursa, başka bir İngilizce kursuna part-time da olsa başlayın.


  • Are you cola. Are you disco. Sonuç 11/25


  • Sonuç 21\25. Ama sonuçta bu bir sınav. Önemli olan günlük hayatta karşımızdakini anlayıp ve kendimizi ifade edebilmektir. Gün içerisinde karşılaşacağımız sıradan insanların hiçbiri kusursuz bir grammer kullanmayacaktır. Bu dünyanın her yerinde ve her dilde böyledir. Önemli olan sosyalleşmektir. Elbette temel ve kelime hazinemizin geniş olması gerek. Ama anlamak ve anlanılana cevap vermek için sosyelleşmek gerek. Günlük hayattımızda hiçbirimiz sempozyum da konuşmacı üslubu ile konuşmuyoruz. Bence bir temeli oluşturmak ve sosyelleşmek. Ve zamana bırakmak.


  • @saulgoodman Notlarımı aldım, aynen uygulayacağım :)


  • Bu ileti silindi!
  • ⭐⭐

    @hadi Bu detaylı ve yararlı katkı için çok teşekkürler. Bu yazınıza yazılımla ilgili başlıkta da atıf yapmak lazım.

    Kendi adıma açıklık getirmem gerekirse, benim "az bir ingilizceyle IT sektorunde haydi haydi calisilir" gibi bir iddiam olmadı. Sn. @caglaror 'un İngilizcesi az bir seviyede değil. Ben de ona, bu seviyenizle IT sektöründe ciddi bir sorun yaşayacağınızı sanmıyorum demiştim, bunu da SF'deki bir yazılım mühendisi arkadaşımdan bu konuda aldığım duyuma dayanarak ve IT sektöründeki global lisandan hareketle söyledim, ama elbette yanılıyor da olabilirim. Sizin çok daha bilgili olduğunuz açık.

    Bir de şu açıdan bakabilir miyiz; her IT işi sizin söz ettiğiniz nitelik ve çapta olmayabilir mi? Örneğin küçük ve IT ile ilgili olmayan bir şirkette, daha basit bir IT işini ele alalım. Mesela Youtube'da "ver elini amerika" kanalının sahibi böyle bir durumda. Bir LED fabrikasında IT ile ilgili işler yapıyor ve İngilizcesinin en azından başlangıçta iyi olmadığını da birkaç kere dile getirmişti. Bu işiyle ailesini geçindiriyor, durumları da gayet iyi görünüyor. :)


  • @hadi tecrübelerimi tüm detayıyla paylaşacağım. Böylece "IT alanında web developer olarak hangi seviye İngilizce gerekebilir" sorusuna bir yanıt oluşturabiliriz. Sanırım skaladaki tüm sonuç durumlarında (fail -> success) buraya aktarabilir durumda olacağım :)
    IT alanında çok fazla profesyonel tecrübem olmadı maalesef. Ama çalıştığım kurumda 30'dan fazla bilgisayar/yazılım mühendisi ile bir süre aynı havayı soludum, USA'nın yazılım proje kültürünün bizden üstün olabileceğini tahmin ediyorum. Ama trilyonluk Sağlık Bakanlığı Projelerinde hiç de iyi ele alınamayan uygulama geliştirme akışlarını birinci elden gözlemledim. İsim vermeyi gereksiz buluyorum ama kamu spotlarında dönüp duran projelerin gerisinde bolca Turkish/standart altı durumlar var diyebilirim. USA'da bu konuda kendimi geliştirirken İngilizce'mden önce teknik bilgi ve becerimin beni yolda bırakmayacağını umuyorum.


  • @saulgoodman Evet çok aynı kavramı farklı çaplardaki işler için kullanıyoruz. Dar anlamda "web developer" dersem kendi adıma daha doğru olabilir. Yine de IT ekosistemi çok geniş ve gerçekten sıfıra yakın İngilizce ile de iş bulunup çalışabilineceğini tahmin ediyorum. Ama Sayın @hadi 'nin bahsettiği kurumsal yapılarda çok daha fazla iletişim becerisi ve İngilizce gerekiyor olmalı. Buradan bizim Ankara GC grubundan SF'e giden IT profesyoneli arkadaşlarımdan maalesef hiç birisi foruma girmiyor :(
    Kulaktan kulağa olmaması için onlardan edindiğim bilgileri de aktarmak istemiyorum. Keşke ilk ağızdan yazsalar.


  • Bu ileti silindi!

  • Grammer seviyesini ölçen kısa bir test. Fikir vermesi açısından bile çözmek gereksiz. Geçen sene girdiğim IELTS AC skorum 7.0 yani C1 seviyesi oluyor. İngilizce bilgimi sürekli arttırıyorum... Bu testte 18 doğrum çıktı yani siteye göre B1 seviyesi. Writing'im özellikle grammerim zayıf ondandır.

    İngilizce seviyesini ölçen, tüm düynada geçerli TOEFL IBT ve IELTS AC var. (YÖK'e göre IELTS geçersiz dandik YDS geçerli... :D :D :D) Gerçekçi bir sonuç için onlara girilmesi daha mantıklı olur ama fiyatları kur sağolsun 4 haneli oldu. :S


  • Selamlar,
    Henüz daha ABD ye yerleşmedik. Kısmetse gelecek sene Temmuz da yerleşeceğiz.
    Ekim de 1 haftalığına gittik, İngilizce açısından bir problem yaşamadım. Antalya da 7 yıl kolejde eğitim gördüm. Erken yaşta İngilizce eğitimi almak üniversite de almaktan daha önemli. Ayrıca Antalya'da 9 sene yaz tatillerinde otel ve free shop dış hatlarda çalıştım. Özellikle free shop ta mesai arkadaşlarımdan başka neredeyse Türkçe konuşan müşteri yoktu. Çünkü o tarihlerde (92,93,94) yurtdışı tatilleri o kadar ekonomik değildi. O dönemde pratiğim bir hayli gelişmişti.

    Gelelim IT ingilizcesine. IT ingilizcesi diye bir şey yok.=) Zamanında İngiltere Başbakanı da bu ingilizceyi lanetleyen bir deklarasyon yapmıştı.
    Tamamen ürünlerin baş harflerinin ingilizcesini kullanmak üzerine kurulmuş bir gürültü. BRM, ESB, BPM vs. Yok scrum, yok agile, waterfall, sprint, regression test vs....
    Hele hele proje yönetimi diye bir safsata var ki hiç sormayın. Yöneticilik vasfı ruhunda olmayanların, kitaptan okudukları ile öne çıkmaya çalıştıkları komedi. Bir de kendini, Syber security specialist, IT Auditor, COBIT uzmanı olarak tanıtan işletme mezunu tipler var. Bizi denetlemeye geliyorlar. Kötü niyetli olsak, IT ile ilgili 2 soru sorsak eve ağlayarak gider.

    Neyse, IT de ekmek çok. Ama ben IT ciyim demek istiyorsanız, daha spesifik olarak yazılımcıyım demek istiyorsanız o iş çooook farklı.
    İki üç sene yazılım ile uğraşırsanız ve programlama mantığını iyi biliyorsanız ne dili bildiğiniz hiç önemli değildir. Örneğin c# biliyorsanız, 2 ayda aynı düzeyde Java ya çıkarsanız. Ama önemli olan programlama mantığını bilmeniz.
    Peki bu yeter mi. Yetmez. Proje geliştirmiş olmanız gerekir. C# ile programlama kitabı yazmış olsanız dahi,
    büyük bir projede çalışmamışsanız, analistin önünüze getirdiğini anlamıyorsanız, kullanıcının isteklerini kestiremiyorsanız, bir sorun çıktığında çözemiyorsanız yazılımcı olamazsınız.
    Yine iyi bir yazılımcı olmak istiyorsanız mutlaka ve mutlaka bir veri tabanı programlama dilini tuning leri dahil (Örn:Oracle PL/SQL) çok iyi bilmeniz gerekir. Bana endpointler gelsin ben sadece web servisle önyüzünü yaparım derseniz vasat seviyede kalırsınız.
    Bir raporlama ön yüzünü (Crystal Repors, Oracle Reports gibi) bilmeniz gerekir.
    Web servislerde şifreleme ve güvenlik taraflarını bilmeniz gerekir.

    Kendi planlarıma gelince gelecek sene gidince ilk 6 ay IT alanında iş aramayı düşünüyorum. Baktım olmuyor, uber:)
    Hepinize saygılar,


  • Bir IT çalışanı olarak beni ofis dışındaki ingilizce beni geriyor. özellikle devlet daireleri, alım satım işleri veya oranın kültürünü içeren ve yabancı olduğumuz muhabbetler vs..

    Bence A2-B1 seviyesinde olmak bile yeterli olacaktır dil bilgisi açısından. Öncemli olan vocabulary diye düşünüyorum. IT alanında konuşurken her türlü karmaşık durumu anlatabiliyor ve anlayabiliyorken kelime haznemin dar olduğu bir alanda apışıp kalıyorum doğal olarak.

    o yüzden ben eksiğimi belirledim ve kelime çalışıyorum. tabi sadce Adj. Verb. Noun ezberlemekle olmuyor. bazen çözmeye çalıştığın cümlede yer alan bir phrasal verb anlamı tamamen değiştiriyor. phrasal verbs ve idiom haznesini de geliştirmek lazım düşüncesindeyim.


  • Konu dallandı biraz ama birden aklıma geldi, yine İngilizce ile ilgili olarak soruyorum, -hani tesadüf bu ya- Adana Ayas Koleji'nde okuyan oldu mu hiç aramızda?
    Ek: Yeniden aynı isimde bir kolej açılmış. Benim kastettiğim 80-90 arasındaki Adana Koleji, kapanmıştı sonradan.


Benzer Başlıklar

  • Filipinler'de ingilizce dil okulları

    İngilizce
    1
    -1 Oy
    1 İleti
    280 Bakış
    E
    Filipinler, İngilizcenin resmi dili olduğu ve İngilizce eğitim veren çok sayıda dil okuluna ev sahipliği yaptığı için yurt dışında İngilizce öğrenmek için popüler bir destinasyondur. Filipinler'de İngilizce dil okulları, her yaştan ve seviyeden öğrenciye uygun çeşitli kurslar sunmaktadır. Filipinler'de İngilizce dil okullarının avantajları Fiyat: Filipinler, İngilizce öğrenmek için en uygun fiyatlı ülkelerden biridir. Kaliteli eğitim: Filipinler'deki dil okulları, yüksek kaliteli eğitim sunmaktadır. Akıcı konuşma: Filipinliler, İngilizceyi ana dilleri gibi konuşurlar, bu da öğrencilere akıcı konuşma becerilerini geliştirmeleri için bolca fırsat sağlar. Kültürel deneyim: Filipinler, renkli ve canlı bir kültüre sahiptir. İngilizce dil okullarında eğitim almak, öğrencilere Filipin kültürü hakkında bilgi edinme ve deneyimleme fırsatı verir. Filipinler'de İngilizce dil okulları türleri Filipinler'de İngilizce dil okulları, aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli türlerde kurslar sunmaktadır: Genel İngilizce: Bu kurslar, temel İngilizce grameri, kelime bilgisi ve konuşma becerilerini geliştirmeye odaklanır. Yoğun İngilizce: Bu kurslar, İngilizceyi hızlı bir şekilde öğrenmek isteyen öğrenciler için tasarlanmıştır. İş İngilizcesi: Bu kurslar, iş dünyasında İngilizceyi kullanacak öğrencilere yöneliktir. Sınava hazırlık: Bu kurslar, TOEFL, IELTS ve Cambridge ESOL gibi sınavlara hazırlanmaya odaklanır. Filipinler'de İngilizce dil okulları seçerken dikkat edilecek hususlar Filipinler'de İngilizce dil okulu seçerken aşağıdaki hususlara dikkat etmek önemlidir: Okulun itibarı: Okulun itibarını araştırmak, kaliteli eğitim aldığınızdan emin olmanın en iyi yollarından biridir. Kurs seçenekleri: Okulun sunduğu kurs seçeneklerini göz önünde bulundurun. Fiyat: Fiyatları karşılaştırarak, bütçenize uygun bir okul bulun. Konum: Okulun konumunu, ilgi alanlarınız ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda değerlendirin. Filipinler, İngilizce öğrenmek için giderek daha popüler bir destinasyon haline geliyor. Bunun birkaç nedeni var: İngilizce, Filipinler'in resmi dillerinden biridir. Filipinler'de yaşayan ve çalışan insanların büyük çoğunluğu İngilizce konuşabiliyor. Bu, öğrencilerin her gün İngilizce pratik yapma fırsatına sahip oldukları anlamına geliyor. Filipinler'de İngilizce kursları oldukça uygun fiyatlı. Amerika, İngiltere veya Kanada gibi diğer İngilizce konuşulan ülkelere kıyasla Filipinler'de İngilizce eğitimi almak çok daha ucuz. Filipinler, sıcak ve misafirperver bir ülkedir. Filipinliler, İngilizce öğrenmek için gelen öğrencilere çok sıcak ve misafirperver davranırlar. Bu, öğrencilerin İngilizce öğrenme deneyimini daha keyifli hale getirir. Filipinler'de İngilizce öğrenmenin bazı avantajları şunlardır: İngilizce konuşma becerilerinizi hızlı bir şekilde geliştirebilirsiniz. Filipinler'de her gün İngilizce pratik yapma fırsatına sahip olduğunuz için, İngilizce konuşma becerilerinizi diğer İngilizce konuşulan ülkelere kıyasla daha hızlı geliştirebilirsiniz. İngilizcenizi günlük yaşamda kullanabilirsiniz. Filipinler'de İngilizce, günlük yaşamda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu, İngilizcenizi günlük konuşma ve etkileşimde kullanma fırsatına sahip olduğunuz anlamına gelir. Filipinler'in kültürünü ve tarihini öğrenebilirsiniz. Filipinler, zengin bir kültüre ve tarihe sahip bir ülkedir. Filipinler'de İngilizce öğrenirken, aynı zamanda Filipinler'in kültürünü ve tarihini de öğrenebilirsiniz. Filipinler'de İngilizce öğrenmeye karar verirseniz, aşağıdakileri göz önünde bulundurmanız önemlidir: Dil seviyenizi belirleyin. İngilizce seviyenizi belirlemek için bir İngilizce seviye testi yapabilirsiniz. Bu, size uygun bir dil kursu seçmenize yardımcı olacaktır. Dil kursunu araştırmanız. Filipinler'de birçok farklı İngilizce dil kursu bulunmaktadır. Dil kursunu seçerken, kursun kalitesini, fiyatını ve konumunu göz önünde bulundurmalısınız. Filipinler'de yaşam maliyetini araştırın. Filipinler'de yaşam maliyeti, diğer İngilizce konuşulan ülkelere kıyasla daha düşüktür. Ancak, yine de Filipinler'de yaşam maliyetini araştırmanız önemlidir. Filipinler, İngilizce öğrenmek için harika bir destinasyondur. İngilizce konuşma becerilerinizi hızlı bir şekilde geliştirmek, İngilizcenizi günlük yaşamda kullanmak ve Filipinler'in kültürünü ve tarihini öğrenmek istiyorsanız, Filipinler sizin için doğru yer olabilir. Sonuç olarak, Filipinler, yurt dışında İngilizce öğrenmek için mükemmel bir destinasyondur. Filipinler'deki dil okulları, her yaştan ve seviyeden öğrenciye uygun çeşitli kurslar sunmaktadır.
  • İzmir’de İngilizce Kurs Tavsiyesi

    İngilizce
    25
    3 Oy
    25 İleti
    3k Bakış
    A
    Akademik yabancı dil kursunda 3 dönem eğitim almıştım kullandıkları eğitim materyalleri ve eğitim modellerinin yetişkinlere yönelik olması alışılagelmişin dışında bir eğitimle ingilizcemi iyi seviyelere getirdim diyebilirim katkı sağlamak adına deneyimimi paylaşmak istedim bi görüşün derim.
  • Hüseyin Demirtaş ile İngilizce

    İngilizce
    1
    4 Oy
    1 İleti
    742 Bakış
    mutlukurt0534M
    Sıfırdan İngilizce Öğrenmek: İngilizce öğrenmeye nereden başlamak gerekir? Sıfırdan İngilizce nasıl öğrenilir, İngilizce öğrenmeye nereden başlamak gerekir, İngilizce çalışmaya nereden başlamalıyım ya da adım adım İngilizce öğrenmek istiyorum, ne yapmalıyım gibi sorular öğrencilerden sık sık aldığım sorular. Bu sebeple yıllardır hem kendim deneyip kullandığım hem de kendi öğrencilerimin kullanıp başarılı olduğu adım adım İngilizce çalışma yöntemlerini sizinle bu derste paylaşacağım. Biraz uzunca bir ders olacak ama hayatınıza İngilizce kadar etki edecek bir konuda emeğinize ve dikkatinize değecek. Sıfırdan İngilizce Öğrenmek için bir Yol Haritası Bu Yazı Hayatınızı Değiştirebilir. Neden mi? Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü bu yazıda size İngilizce öğrenmeyi mantık çerçevesinde bütünsel bir şekilde anlatacağım. Yani belki de ilk defa dil öğrenirken tüm resmi göreceksiniz. Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü belki de ilk defa İngilizceyi korkulacak bir dil değil adım adım tamamlanacak ve sonu güzel bir yol olarak göreceksiniz. Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü bu yazıda dilbilimden, psikolojiye, teoriden, pratiğe, Trabzon'dan, Boğaziçine, İngiltere ve Amerika'ya uzanan bir dil serüveninden seçilmiş paha biçilmez ipuçları var. Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü başka kimsenin şu anda size anlatacaklarımı bir arada size anlattığını ya da anlatacağını düşünmüyorum. Klasik eğitim sistemi ve kurslar ne halde, benden daha iyi biliyorsunuzdur. Peki Böylesi Değerli Bir Şeyi Neden Paylaşıyorum? İnsanların değerli bilgiyi rekabet avantajı olarak görüp sakladığı bir dönemde maddi ve manevi değeri bu derece yüksek bilgileri sizinle neden paylaşıyorum? Bence en temelinde İngilizceyi bir ülke meselesi olarak görüyorum. Her gün İngilizce sebebiyle hedeflerine ulaşamayan insanlardan mesajlar alıyorum. İngilizce yok terfi yok, İngilizce yok yeni iş fırsatı yok, İngilizce yok hayal ettiği lisansüstü programa kabul yok, İngilizce yok yurt dışı eğitim bursu yok. İngilizce yok, sorun çok. Herkesin aktif ve akıcı bir şekilde İngilizceyi ikinci bir dil olarak konuşabildiği bir ülkede bilgiye ve eğitime erişim, uluslararası rekabet ve kaliteli iş gücü ve inovasyonun artacağına ve bunun ülkemize milyarlarca dolar katkısı olacağına inanıyorum. Bu bağlamda İngilizce şahsi bir mesele olmanın yanı sıra ayrıca bir ülke meselesi. O sebeple bu konunun çözülmesi gerekiyor ve ben de kendi üzerime düşeni yapmaya gayret ediyorum. İkincisi doğru rehberliğe herkesin hakkı olduğuna inanıyorum. Maalesef ve maalesef dil eğitimi de pek çok alan gibi ciddi anlamda ticarileşmiş bir durumda. Ticaretle bir sıkıntım yok. Ben de kitaplarımı, eğitimlerimi ve hizmetlerimi satıyorum. Ancak sıkıntılı bulduğum nokta piyasada çoğu zaman insanların boş boş dersler, teknikler ve programlarla oyalanıp vakitlerinin, paralarının ve umutlarının çalınması. 2 yıl kursa gidip de 2 satır yazı yazamıyorsanız aldatılmışsınız demektir. Acı ama gerçek bu. Ben bu durumu çalıştırdığım, rehberlik ettiğim pek çok öğrencide görüyorum. A üniversitesine, B kurumuna, C kursuna gitmiş ama İngilizce öğrenmenin mantığı bir türlü kendisine anlatılmamış. Sonra da herhalde bende bir sorun var sanıyor kişi. Hayır sizde bir sorun yok. Eğer bu satırları okuyup anlıyorsanız o zaman İngilizce öğrenecek kapasitedesiniz. Bunu hem bir hoca olarak hem de bu işin literatürünü okumuş bir araştırmacı olarak söylüyorum. Bu yazı ve paylaşacağım derslerle hayatınıza olumlu bir katkı yapmayı hedefliyorum. İngilizce ve Bakış Açısı Bu dersi sizinle paylaşmak istememin bir başka sebebi de bakış açısı çünkü size burada anlatacaklarımı bir araya getirip sentezlemek ve bu bakış açısıyla sunmak gerçekten zor, sayısız uykusuz gece ve yıllar alan bir iş. Liseye kadar İngilizce öğretmeni tanımayan bir insanın Trabzon'un küçük bir köyünden Boğaziçine yabancı dil derecesiyle gelmesi, Bülent Aksoy'dan etimoloji, Mine Nakipoğlu'ndan Beyin ve Dil ve daha nice dilbilim dersi, İlhan İnan'dan Dilin Evrimi, Albert Ali Salah'tan Bilişsel Bilim dersleri alması, Türkiye'nin önde gelen konferans tercümanları ile ileri seviye terminoloji ve dil kullanımı dersleri işlemesi, Martin Hicks ile Kültürlerarası İletişim çalışması, sonra bir de bunları Amerika ve İngiltere'de pratik iş tecrübeleri ile birleştirip farklı sektör, üniversite ve seviyelerden yüzlerce öğrenciyle çalışıp bütünsel bir sistem ve dil algısı geliştirmesi zor iş 🙂 Ama acayip de keyifli bir iş. Tüm bu değerler canlı kalsın, kaybolmasın, daha fazla insan ulaşsın istiyorum. Benim herkesle bire bir ilgilenmem ya da eğitimlerime kabul etmem mümkün değil ancak dijital mecralar vasıtasıyla bu değerli bilgileri belki şahsen hiç tanışma fırsatı bulamayacağım ama bu tür bir rehberliğe ihtiyacı olan milyonlara ulaştırmak istedim. Neden İngilizce Öğrenilmiyor? Yüzlerce öğrenciyle görüşen biri olarak size İngilizce öğrenilmemesinin 3 temel nedenini şimdi göstereceğim. bu 3 temel problemi aştığınızda İngilizce ile aranızda bir engel kalmaz. Dost olursunuz. İngilizce öğrenilememesinin en temel sebebi sistem problemi. Peki sistemden kasıt ne ilk önce ona bakalım. Ben öğrencilerimle yaptığım çalışma ve görüşmelerimde hep şunu fark ettim. Öğrenciler neye, nasıl ve hangi sırayla çalışacaklarını bilmiyorlar. Burada belki de daha önce hiç düşünmediğiniz kilit bir şeyden bahsettim: Sıra. Sıralama ve neyin hangi sıra ile öğrenildiği dil eğitiminde çok ama çok önemli. Mesela sırf bu konuya istinaden Konuşarak İngilizce Öğrenilmez yazısını yazdım. İngilizce Öğrenirken Sıra Neden Bu Kadar Önemli? Sıranın hayatımızda büyük bir yeri var. Mesela ilk önce emekleriz, sonra yürürüz ya da ilk önce kelimeleri söyleriz, sonra cümle kurmayı öğreniriz. Siz hiç anne, baba demeden tam cümle kurmaya başlayan çocuk gördünüz mü? Sıranın önemini gösteren şeylerden biri de yemek tarifleri. İyi İngilizce öğrenmeye bir bakıma iyi yemek yapmak gibi yaklaşabilirsiniz. Yemek tarifindeki sıralamaya uymadan 3 numaralı adımla 5 numaralı adımının yerini değişirseniz ya da başta yapılması gereken bir şeyi sonda yaparsanız ne olur? Genelde felaket olur, ortaya yenecek bir şey çıkmaz. İngilizce öğrenirken çoğu öğrencinin yaşadığı ilk sıkıntı bu. Dil öğrenmeye yanlış tarifle başlamak. Yanlış tarifle doğru yemek yapılmaz. O yüzden sıra çok ama çok önemli. O yüzden birazdan size neyi hangi sıra ile öğrenmenizi tavsiye ettiğimi ve sebeplerini anlatacağım. Neyi Nasıl Öğreneceğini Bilmemek Adeta veba seviyesinde bir problem ise neyi nasıl öğreneceğini bilmemek. Mesela 100 öğrenci ile görüşüyorsam 95'i nasıl reading çalışacağını, nasıl kelime öğreneceğini, listening becerisini nasıl geliştireceğini, writinge nasıl çalışacağını, speakingini geliştirmek için ne yapması gerektiğini ve de en temelde nasıl İngilizce gramer ve kelime çalışacağını bilmiyor. Bunları bilmeyince de yıllar boş ve verimsiz geçiyor. 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl öğrenci İngilizce çalışıyor ama çok az verim alıyor. Bu derste size tüm bu becerilere nasıl çalışacağınızı da tek tek göstereceğim. Dik Yukarı Top Sürmek Ben öğrencilerime İngilizce öğrenmek dik yukarı top sürmek gibidir diyorum. Neden çünkü bırakırsanız hızlı bir şekilde geri gider. O yüzden eğer İngilizce öğrenme konusunda ciddi iseniz bu konuda sürekli olmanız ve istikrarlı bir çalışma göstermeniz gerekiyor. 1 ay çalışır 1 ay ara verirseniz o önceden öğrendikleriniz büyük ölçüde uçar gider. Peki sürekli mi çalışmak gerekiyor unutmamak için. Hayır, belli bir seviyeye geldikten sonra çalışmaya ara verseniz bile öğrendiklerinizi kolay kolay unutmazsınız. Peki o belli seviye nedir? Günlük olarak okuduklarınızı ve dinlediklerinizi anlayacak ve ihtiyaçlarınızı yazılı ve sözlü olarak İngilizce anlatacak seviyeye geldikten sonra sürekli çalışmanıza gerek yok. Ancak bu seviyeye gelmeden çalışmaya ara verdiğiniz her defasında İngilizceniz gerileyecektir. Ara vermekten kastım 1 gün ara vermek değil. Birkaç hafta ara vermek. Ama tavsiyem hedefiniz mümkünse her gün İngilizce adına bir şey yapmak olsun. Hiç olmadı her gün İngilizce bir haber okuyun ya da dinleyin. İngilizce Öğrenmeye Başlamak İngilizce öğrenmeye başlamak ve İngilizce çalışmak konusunda şimdi söyleyeceklerim yetişkin öğrencilere yönelik olacak. Çocukların dil öğrenim süreçleri ile yetişkinlerin dil öğrenim süreçleri ve beklentileri arasında epey fark var. Benim aldığım sorular çoğunlukla yetişkinlerden geldiği için ve uzmanlık alanım yetişkinler olduğu için bu yazı 18 yaş ve üstü gruba hitap edecek. Yetişkinler “Hocam ben nasıl öğreneyim, nereden başlayayım?” diye sorduğunda benim temel önerim şu şekilde: İlk önce gramer, sonra reading, sonra listening, sonra writing en sonda ise speaking. Şimdi bu şekilde sıralamış olmam bunlar birbirine karışmayacak demek değil. Ancak bu sıralamadaki mantığı anlamanız çok önemli. İlk önce grameri öğrenerek nasıl cümle kuracağınızı öğrenmeniz lazım. Sonrasında ise bol bol okuma ve dinleme çalışarak kelime dağarcığınızı ve anlama becerinizi geliştirmeniz gerekiyor. Okuma ve dinleme, öğrendiğiniz gramer kurallarının zihninizde yerleşmesini sağlar. Sıralama Neden Böyle? Neden yazma ve konuşmayı okuma ve dinlemeden sonra koydum? Çünkü okuma ve dinleme ham madde sağlar. Ham madde olmadan üretim olmaz. Un olmadan ekmez olmaz. Aynen bunun gibi okuma ve dinleme olmadan da konuşma ve yazma olmaz. Konuşma ve yazma, üretim becerileridir. O sebeple ilk önce dinleme ve okuma becerileri ile altyapı oluşturulması ve konuşma ve yazma için malzeme toplanması gerekir. Neden Speaking Öncesi Writing? İngilizce konuşma becerisini en sona koymamın bir sebebi var. Konuşurken ve yazarken arka planda zihninizin kullandığı süreçler arasında çok büyük benzerlik var. Her ikisinde de ilk önce cümle kurma becerisi çalışır. Sonra yazarken elimizden konuşurken de dilimizden bu cümle çıkar. Yazmanın avantajı cümleleri kağıt üzerine düşünerek dökme imkanı olduğu için öğrendiğiniz kelime ve gramer yapılarını iyice anlayarak ve kolayca pratik yaparak birleştirmenize imkan sağlaması. Ayrıca yazdıklarınıza geri bildirim almak çok daha kolay. Böylece yanlışlarınızı görüp daha hızlı düzeltebilirsiniz. Yani bol bol İngilizce yazarak ve hızlı yazmayı öğrenerek aslında İngilizce konuşma için iyi bir pratik yapmış olursunuz. Daha sonra İngilizce konuşma pratiği yaparken yazma alıştırmalarında öğrendiğiniz cümle üretme becerisini sadece seslendirmeye ve dilinizi aktif kullanmaya uyarlamanız gerekir. İlginç bir yöntem değil mi? Kesinlikle öyle. Ancak ben işe yaradığını hem kendime hem de pek çok öğrencimde gördüm. 4 Beceri Arasındaki Derin İlişki İngilizce öğrenmeye ve genel olarak dil öğrenmeye daha bilinçli ve sağlıklı yaklaşmanızı sağlayacak noktalardan birisi 4 temel beceri arasındaki ilişkiyi bilmek. Reading ve listening becerileri, anlama ve algı becerileridir. Aktif üretimden ziyade analiz gerektirirler. Writing ve speaking becerileri ise üretim becerileridir. Anlama becerileri üretim becerilerinden önce gelişir. Üretim becerilerinin gelişmesi için önce anlama becerilerinin gelişmesi gerekir. Hatta bu konuda dilbilimde yetkinlik ve performans dediğimiz bir ayrım vardır. Bu ayrıma göre herkesin dil performansı yetkinliğinin altındadır. Performans ile kasıt üretim becerileri, yetkinlik ile kasıt ise anlama becerileridir. Bu durumu çocuklarda görüyoruz. Bir çocuk konuşmaya başlamadan önce aylarca dinliyor. Dinliyor, dinliyor, dili çözüyor, anlamaya başlıyor. Ancak ondan sonra üretime yani konuşmaya geçiyor. Bu bağlamda çoğu insanın İngilizce konuşamamasının sebebi altapının yani anlama becerilerinin aslında yeterince gelişmemiş olması. Eğer yazmayı geliştirmek istiyorsanız bol bol okuma çalışmalısınız. Konuşmayı geliştirmek istiyorsanız da bol bol dinleme yapmalısınız. Hem okuma hem dinleme yapmak eş zamanlı olarak yazma ve konuşma becerilerine katkı sağlar. İlk Başta Sadece Gramer mi? İlk adımda gramer var ancak sadece gramer çalışmak bir süre sonra sizi sıkabilir. O sebeple gramer ve readingi beraber götürmenizi öneririm. Becerileri Ayrı mı Tutmalıyım? Basit cümleleri anlayıp kurabilecek seviyeye geldiğinizde okuma, dinleme, yazma ve konuşmayı entegre yani bütünleşik şekilde çalışabilirsiniz. Mesela ilk önce human rights yani insan hakları konulu bir parça okursunuz. Sonra insan hakları konulu bir konuşma dinlersiniz. Sonra öğrendiğiniz kelime, ifade ve fikirleri kullanıp insan hakları konulu bir özet yazarsınız, sonra da insan hakları konulu 5-10 cümlelik bir konuşma yapıp kendinizi kaydedersiniz. Gördüğünüz üzere bu çalışmada reading, listening, writing ve speaking olmak üzere tüm 4 temel beceriyi de kullandık. Bu oldukça verimli bir çalışma şeklidir. Dediğim gibi basit düzeyde okuma ve anlama becerisi geliştirdiğinizde bu şekilde entegre ve sıralı çalışmak size daha çok verim sağlar. Ancak alternatif olarak 3-5 ayınızı sadece okuma ve dinlemeye ayırıp daha sonra sırayla yazma ve konuşma üzerinde çalışabilirsiniz. Bu Dersleri Sırayla İzleyin, Uygulayın Şimdi sizinle tüm bu anlattığım sistemi uygulamanızı sağlayacak adım adım çektiğim dersleri paylaşıyorum. Bu dersleri sırayla izleyin, notunuzu alın ve uygulayın. Sırayla tek tek inceleyeceğim konular şu şekilde. İngilizce Gramer Nasıl Çalışılır? İngilizce Kelime Nasıl Öğrenilir? İngilizce Nasıl Düşünülür? Reading Nasıl Geliştirilir? Listening Nasıl Geliştirilir? Writing Nasıl Geliştirilir? Speaking Nasıl Geliştirilir? İngilizce Gramer Nasıl Çalışılır? Çoğu öğrenci ömrünü gramer çalışarak harcıyor. Oysa gramer ömür boyu çalışılacak bir şey değildir. İngilizce Gramer Nasıl Çalışılır dersinde etkili ve doğru şekilde İngilizce gramer çalışmayı öğreneceksiniz. İngilizce gramer ile ilgili kaynak ve dersler için İngilizce Gramer sayfasını inceleyin. İngilizce Kelime Nasıl Öğrenilir? Okuma, dinleme, yazma ve konuşma gibi becerilere geçmeden önce öğrenmeniz gereken en temel şey İngilizce kelime öğrenmektir. Eğer yanlış şekilde İngilizce kelime öğrenirseniz ne kadar çalışırsanız çalışın İngilizceniz ilerlemez. İngilizce Kelime Nasıl Öğrenilir dersinde etkili ve kalıcı şekilde İngilizce kelime öğrenmenin yollarını keşfedeceksiniz. İngilizce kelime öğrenme ile ilgili kaynak ve dersler için Reading sayfasını inceleyin. İngilizce Nasıl Düşünülür? İngilizce öğrenirken muhtemelen size en az bir kez “İngilizce düşün” diyen oldu. Olmadıysa ben demiş olayım. İngilizce düşün denir ama bu İngilizce düşünme işi nasıl olacak pek anlatılmaz. Çoğu öğrenci İngilizce düşünmeyi ulaşılmaz bir hedef sanır. Oysa durum hiç de öyle değil. Nasıl İngilizce Düşünülür dersimde size adım adım İngilizce düşünme becerinizi geliştirmek için atmanız gereken adımları ve bilmeniz gereken noktaları anlatıyorum. Reading Nasıl Geliştirilir? İngilizce okuduğunu anlama becerisi diğer bütün becerilerin temelini oluşturacak. O sebeple bu alanda çok bilinçli ve titiz davranmanız gerekiyor. Readingin temelinde ise gramer ve kelime bilgisi yer alıyor. Bu 2 faktörü de yukarıdaki derslerde ele aldık. Reading Nasıl Gelişir dersi size etkili çalışma yöntemlerini ve adım adım takip edebileceğiniz kaynakları gösterecek. Listening Nasıl Geliştirilir? Listening becerisi speaking için temel oluşturur. O sebeple ne kadar çok dinlerseniz İngilizce konuşma için o derece iyi bir ön hazırlık yapmış olursunuz. Listening konusunda pek çok yanlış uygulama var. Mesela altyazılı film izlemek bunlardan biri. Listening Nasıl Gelişir dersinde İngilizce dinlediğinizi anlama becerinizi artıracak kanıtlanmış bir çalışma sistemini sizinle paylaşıyorum. Writing Nasıl Geliştirilir? Okumak ve yazmak modern dünyanın hele de İngilizce eğitim ve iş hayatının temel parçaları. Pek çok insan İngilizce yazma becerisini nasıl geliştireceğini ve İngilizce yazı yazmanın mantığını bilmiyor. Writing Nasıl Gelişir dersi size İngilizce yazı yazma becerinizi geliştirmenin inceliklerini adım adım gösterecek. Speaking Nasıl Geliştirilir? Geldik zirveye. İngilizce konuşmak herkesiz hayallerini süsleyen hedef. Ancak şu ana kadar umarım anlamışsınızdır ki İngilizce konuşmak için atılması gereken adımlar var. Temel grameri öğrenmeden, okuma anlama, dinleme anlama ve yazma becerilerini geliştirmeden İngilizce konuşma becerisini geliştirmek kolay olmayacak. Speaking Nasıl Gelişir dersinde İngilizce konuşma becerinizi geliştirecek kilit tekniklerden ve çok az insanın bildiği özel alıştırma yöntemlerinden bahsediyorum. İngilizce Kaynak Tavsiyeleri İngilizce öğrenen öğrencilerden sık sık kaynak tavsiyesi konulu mesajlar alıyorum. Hangi sözlüğü kullanayım, hangi kitabı alayım, hangi siteleri ziyaret edeyim gibi sorular sık sık sorulduğu için İngilizce öğrenme sürecinizde size yardımcı olacak kaynak tavsiyelerini bu bölümde derliyorum. Destek mi Lazım? Hüseyin Demirtaş ile YouTube kanalımda şu ana kadar İngilizce öğrenen yüz binlerce kişiye rehberlik eden derslerim sizi bekliyor. Kanala abone olun, en beğendiğiniz dersleri sevdiklerinizle paylaşın. İngilizce öğrenenlerin sorularına cevap vermek için Facebook'ta İngilizce Destek grubunu kurdum. İngilizce Destek grubu ile ilgili detaylı bir ve katılım şartlarını İngilizce Destek grubu tanıtım sayfasında bulabilirsiniz. Instagramdaysanız Hüseyin Demirtaş ile İngilizce hesabını takip edip, merhaba deyin Not: Alıntıdır. Kaynak: https://huseyindemirtas.net/ingilizce-ogrenmeye-nereden-baslamak-gerekir/ https://www.youtube.com/channel/UCR2SgFrRdoRrOxCAG-AYuxA
  • Sıfırdan İleri Seviyeye İngilizce Eğitim

    İngilizce
    103
    31 Oy
    103 İleti
    10k Bakış
    MySeaM
    [image: 1642170516212-fb_img_1641904664182-resized.jpg]
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

25

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.9k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum