Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

Pasifik
388 32 32.8k 42

  • @sir-altan Ahh AUS ahh. Bir orasi bir de Yeni Zelanda. Iki kisi var videolarini takip ettigim, yasiyorlar bu hayati :(
    Kisi ve sogugu hic sevmeyen birisi olarak keske iki kurede de evim olsa ve surekli yazi takip etsem diyorum...
    AUS: https://www.youtube.com/channel/UCSnwORddxZG1SyB8lSxWQGg
    NZ: https://www.youtube.com/channel/UCOXXhG6f8-ex5wjakTwaGoA


  • @caglaror, içinde söyledi: Avustralya'da bir omur boyle gecti

    @sir-altan Ahh AUS ahh. Bir orasi bir de Yeni Zelanda. Iki kisi var videolarini takip ettigim, yasiyorlar bu hayati :(
    Kisi ve sogugu hic sevmeyen birisi olarak keske iki kurede de evim olsa ve surekli yazi takip etsem diyorum...
    AUS: https://www.youtube.com/channel/UCSnwORddxZG1SyB8lSxWQGg
    NZ: https://www.youtube.com/channel/UCOXXhG6f8-ex5wjakTwaGoA

    Malum parti yüzünden ülkeden kaçma derdine düştük...


  • alt metni

    alt metni


  • @sir-altan, içinde söyledi: Avustralya'da bir omur boyle gecti

    alt metni

    alt metni

    Çadır sağlam durmuyor gibi isterseniz beni alın oraya bi bakıyım. Şaka bir yana güzel ortam.


  • Nasil Gurbetci Oldum.
    Bu gun gurbet ellerinde dort milyona yakin insanimiz yasiyor,bu insanlar nasil gurbetci olmuslardir.Bir coklari ikinci ve ucuncu kusak olarak bulunduklari ulkelerde dogmuslardir.Yine bazilarimiz da istek yapilarak veya aile birlestirmesi ve evlilik yoluyla kendilerini gurbette bulmuslardir.Tabiki herkesin kendine gore nasil gurbetci olduguna dair bir hikayesi vardir.

    ….Bende bulunmakta oldugum ulkede birinci kusakdan sayilabilirim,bu ulkeye geldigimiz zamanlar aile toplantilarinda herkes ne sebeble gurbete ciktigini anlatirdi,toplum azdi aile ziyaretlerinde boyle hikayeler dinlerdik, kimisi berberdi bir dukkan parasi yapip kiradan kurtulmak icin cikmisti, kimi buyuk mudurdu yada sef,di is yerindeki gecimsizlikten isini birakip gurbete cikmisti, kimiside iflas etmis esnafti, her seylere ragmen herkeslerin kafasinda hep hep ayni fikir donerdi, kisa zaman icinde anavatanda ev dukkan daire almak ve geri donup vatanimizda kendi insanlarimiz icinde huzur icinde yasamakti…Ne yazikki bu fikirde olanlarin ancak % 2 si temelli olarak anavatanimiza donebildiler.
    ….Tabiki benimde kendime gore nasil gurbetci olduguma ,dunyanin diger ucundaki bir ulkeye nasil gittigime dair bir hikayem var…Buraya geldigim yillarda hikayemi anlattigim dostlarim inanmayip gulup gectiler..Eger sizler biraz sabirli olup hikayemi okumak isterseniz bende bende anlatmaya hazirim…

    …….Turkiyede Esimle beraber iyi bir sirkette calisiyorduk,isimiz ve maasimiz fena sayilmazdi.aile durumlarimiz iyiydi.aslinda gurbete cikmamiza hic sebeb yoktu bizim icin gurbet luzumsuzdu…..Gunlerden bir gun bizimkiyle caylarimizi yudumlayip sohbet ediyorduk,kim kafasina islemisse,bana kanguru derisinden yapilma kurk ceketten bahsetmeye basladi.Kanguruyu duymamistimki kurku nerden duyayim, Okay dedim hafta sonu carsiya cikar bir kurk ceket aliriz deyip konuyu gecistirmek istedim, yok yok ben gercekten kanguru derisinden kurk istiyorum diye aglamaya basladi, yeni evliydik, cicim aylarindaydik. Uzme canini sekerim, Cumartesi gunu kapali carsiya cikar istedigin kurku buluruz dedim. Hafta sonu tren vapur gectik karsiya o zamanlar daha henuz bogaz koprusu filan yoktu. Alt ust ettik dukkanlari ama kanguru derisinden kurk ceket yok…Envai cesit kurk ceketleri serdiler hanimin onune, nuh dedi peygamber demedi ben illede kanguru derisinden istiyorum deyip sizlanmasina devam etti..
    ……Koskoca turkiyede kanguru derisinden kurk yokmus, Ingiltere, Almanya ve Amerikada yasiyan bir kac arkadasim vardi hemen onlara mektuplar yazip olcusunu bildirdim ve en kisa zamanda bu kurk ceketi alip bana postalamalarini rica ettim…Ettim ama gelen cevaplar hep olumsuz cikti, anladigima gore bu kurk ceketler Sadece Kangurular ulkesi Australyada satiliyormus.

    …..Caydiramadim bizimkini.inadi tutu bir kere.madem hic bir yerde bulamadik bizde gidip yerinden aliriz dedim.. Isimizden bir muddet icin izin aldik, sonra Amerika baglantili iki gidis donus ucak bileti aldik ve bindik ucaga kangurular diyarina dogru..Dunya yuvarlak oldugu icin giderken tam iki gun suruyormus,yuksek daglari asmak icin bayir yukari gittigi icinde ucak bir hayli yavas suratle ucuyormus…Mubarek ucak Istanbul belediye otobuslerinden daha beterdi inmedigi hava alani kalmadi gibi,. ..Iste boyle istanbulu terkerttikten iki gun sonra Sydney sehirine geldik, ucuz bir otele yerlestik, yorgunlugumuz gectikten sonra sehiri gezmeye basladik, Hanimin istedigi kurk ceketi bulduk,bizimki nes’esinden adeta havalara ucmaya basladi,Bir kurk ceket bize binlerce dolara maal oldu tabi, Bir de tavsan derisinden yapilma cok meshur kowboy sapkalari varmis Akubra diyorlar,bende bir tane kendime aldim,heh heh he vatana donunce iyi hava atacaktik yani.
    ….Cok guzel bir gundu limandaki deniz kenarinda geziyorduk, tur teknelerinden birine atladik tam uc saat limani gezdirecekti,cok guzel bir limandi hayran kala kala etrafi seyrediyorduk. Bir ara teknenin burnuna gittik, asagiya dogru bakinca teknenin onunde adeta tekneyle yaris eden yunus baliklarini gordum bizimkine gosterdim oda yunuslara bakmak icin egilince omuzunda asili cantasi cuup diye denize dustu ve yunus baliginin boynuna takilip gitti,Cantanin icinde ucak biletlerimiz ve paramiz vardi herseyimiz ordaydi, iste o an kucaklayip bizimkinide denize atmayi dusundum ama yapamadim….
    ..Tur bitip iskeleye cikinca limandaki gorevlilere cat pat ingilizcem le durumu anlattim. Her seyimizin yunus baliginin boynunda gittigini soyledim… Iyi adamlarmis baska gorevliler cagirdilar sonra uzulmeyin biz sizleri bir muddet misafir ederiz billet paranizi yapinca geri donersiniz deyip bizleri devletin misafirhanesine yerlestirdiler, is bulana kadar azicikda maas vermeye basladilar.,bir kac gun sonra is bulup calismaya basladik. Dunyanin bir ucuna sadece bir kurk ceket almak icin gelmistik bilet paramizi tamamlayinca geri donecektik.

    …Biraz calistik paramizi yaptik, hadi bir kac ay daha calisip biraz daha para yapalim dedim, her sey yolunda giderken bir gun bizimki bebek bekledigini soyledi. Dusunduk tasindik bebegin burda dunyaya gelmesine karar verdik, Zamani gelince bebek dogdu yasam fene degildi bizi kovanda yoktu,bari biraz daha para yapalimda istanbulun iyi muhitinden bir daire alalim diye biraz daha kalmaya karar verdik.Donusumuz geciktikce gecikti, Derken ikinci ve ucuncu cocuklar dunyaya geldiler, yillar su gibi akip gitmeye basladi..Bir gun anladikki soyle ve boyle deyip kendimizi kandiriyoruz,cocuklar sirayla okula basladilar, daha da baglandik. Baslangicta bir kurk ceket almaya gelmistik ama bir turlu geriyede donememistik… Kurk ceket ile hanim bir turlu anlasamadi ceket mi kuculdu hanimmi buyudu bende anliyamadim Beni tavsan derisinden kowboy sapkasida kapi arkasindaki askida dura dura intihar etti..

    ….Iste boyle benim hikayemde bu kadar bir ceket icin geldik, gurbetci olup yaban ellerinde bir omur tukettik.

    …Okuyanlara tesekkurler.samata gir.gir. ironi


  • @sir-altan Abi cok ilginc bir hikaye olmus! Okurken kendimi film izliyormus gibi hissettim :) Kanguru derisinden bir kurk icin ulke degistirmek guzel bir ilham konusu aslinda :D


  • ..2014 yilinda turkiye tatili yaptik ve geri donduk.turkiyeye gidislerimiz hep sevinc icinde olur,memleketimizi gorecegiz, yakinlarimizi gorecegiz.kac haftaligina gitmis olsakda artik ana vatan uzun yilardan sonra ana vatan olmaktan cikmistir, elimizde yabanci pasaport vardir,bir yerde geri donus gununu sayariz,hastalanmiyalim basimiza bir kaza bela gelmesin diye de temkinli olmaya calisiriz,gelirken sevinc icinde geliriz ama donuste aynisi olmaz,yakinlarla dostlarla vedalasmak zor olur huzunlu olur,bir dahaki gelisimizde vedalastigimiz, helallastigimiz kimselerden bazilarini goremeyiz,vefat etmislerdir,iste hayat bir nevi hikayelere gider roman gibidir.

    ....2015 yilinda yakin muhitlerde yazlik kiralayip tatil yaptik, cok heyecanli bir sey olmadi,cadir kampini cok ozlediim ama hatunun saglik durumundan yapmak,istemiyorum....2016 yilina dogru bir yurt disi tatili daha dusunduk,her gun biraz daha yaslaniyoruz belki ilerdeki yillarda bu firsatlari bulamayiz diyorum,bazen maddi durum iyi olsada saglik durumu kotu olabilir....iste yine bir amerika ve kanada gezisi dusunduk, 20 -21 gunluk bir tatil.... kanadanin vancouver sehrini gormek istiyorum, daha evvelki kanadaya gidisimizde cok yorulmustuk, bu defa amerikada iki gun dinlenip oyle kanadaya gidelim dedik.,sydneyden kalkan ucak ya los angeles sehrine ya da san francisco sehrine gider havada 14 saatlik non stop yolculuk,san francisco sehrini sectik ucak biletini ayarladik..... sira otellere geldi, 2011 yilinda kaldigim otel fiatlari tavan yapmis, sehir merkezinde butcemize gore otel bulamadik........fisherman wharf in kuzey ucuna yakin bir yerde bir otel bulduk butceye uygun iki gunluk rezervasyon yaptik....van ness caddesi uzerinde bir otel

    .....her sey organize edildi, aradan 5 yil gecti hangi ucak sirketiyle gittigimiz hatirlamiyorum,sabah saatlerinde inis yapip pasaport kuyruguna girdik, iyi bir memura rastgeliriz diye dusunuyordum, sira geldi guler yuzlu chin asilli bir memurun masasina gittik,pasaportta dogum yeri istanbul yaziyor, genc memur hem sohbet etti hemde istanbuldan konustuk,hmm siz daha evvel burda bulunmussunuz dedi, fazla sormadan parmak izi verdik resim cekildi ve pasaportlara 3 aylik damga vurdu, iki kucuk carry-on cantasiyla gidiyoruz valiz yok beklemedik cantalarada kimse bakmadi,yiyecek filan varsa zaten belirtiyorum.
    ..disari ciktik van ness caddesine nasil giderim diye bakiyorum uzak bir yerde,bir kac kisiye sordum bilmiyorum dedi,tabi hava alanindan trene binip sehir merkezine geldik.en iyisi bir taksi bulayim dedim, bana gore cok uzak bir yer degil ama uzakmis, yine chinli bir taksi soferine ratgeldik adresi soyledim, otelin onune getirdi galiba 11 dolar filan tuttu 11 verdim hani benim bahsisim dedi 2 dolarda bahsis verdik....
    ...ne derler ne ka para oka ekmek, odedigimiz paraya gore sahane bir otele gelmedik zaten iki gece kalacagiz,otel calisanlari latino,etraf hakkinda biraz bilgi aldim,dinlendik disari ciktik, yolun sonu fisherman wharf iskelelere cikiyor,bir hayli yuruyup hatira tazeledik,bu bolge turistlerin en cok ziyaret ettigi bolge, restaurantlar, turlar velhasil her turlu sey var diyelim....ucak yolculugu yorucu oluyor, insan oturdugu yerde yoruluyor......buldugumuz bir marketten yiyecek bir seyler aldik,kahvaltilik aksam yemegi gibi,iki gece kalacagimiz icin cok bir seye ihtiyac yok.
    .....ikinci gunde yine deniz kenarina indik,hep san francisco koprusu uzerinden gecmek isterdim adi golden gate bridge dir,kucuk bir kulubede tur biletleri satiliyor,tekne turu sorduk, koprunun altindan geciyormus.iyi dedik ilk musteri olarak siraya girdik,yarim saat icinde arkamizda koca bir kuyruk olustu,bindik tekneye yavas yavas acilmaya basladik, sahilden acildikca sehrin guzelligi daha guzel gorunuyor,koprunun altina geldik her kes resim ceksin diye tekne iyicene yavasladi,resimler cekildi,yavas yavas geriye donus basladi, alcadraz adasinin etrafindan gectik, cok eski meshur hapishane simdi muze olarak ziyaret ediliyor.
    .cumartesi sabahi saat 9,00 benimde kahvalti saatim geldi,sonra devam ederim...


  • ...guzel bir tekne turu yaptik, bu arada teknede iki genc turk kizina rastladik,galiba dil ogreniyorlar,,,tekneden indikten sonra biraz ilerde pasaj gibi bir yer var oraya yuruduk,deniz uzerine kocaman bir kac tane sal yapmislar,mubareklerin uzeri seal fog baliklari ile dolu,hepsi uyukluyor,biraz etrafi dolastik eh buraya kadar gelmisken bir defa daha cable -car..tramvay a binelim deyip bindik ve sehir merkezine gittik, tren istasyonun uzeri alis veris merkezi iceri girip yiyecek bir seyler aldik,bir masada oturup yedik,fiatlar tabi cok pahali geldi,ust katlarda magazalar var ama alacagimiz bir sey yok, fazla dolasmadik.

    ..otele donmek icin otobus sordum kimse dogru durust bir sey bilmiyor,turk street var yolun sonu otelin caddesine cikiyor, hadi biraz yuruyelim ordan otobuse bineriz dedik,haritaya gore yakin gozukuyor,ama bir hayli uzakmis, yolda bir bakkaldan sise suyu aldim,arap asilli birine benziyordu, baktim birine sarilmis sigara satiyor.epeyi yuruduk ve van nes caddesine ciktik otobus geldi, bindik otele yakin bir durakta indik....
    ....sabahleyin erkenden hava alanina gitmemiz lazim,otobus duragida otelin karsisinda,erken saatte uyandik , sandovic yapip cantamiza koyduk,otelle vedalasip duraga gittik, sofere nerde inecegimi soyledim,yer altinda metro varmis, trene binip sehir merkezine gidecegiz, bir yerde otobus durdu hadi inin dedi, atladik asagi ama etrafta istasyon filan gozukmuyor,kosede bir dukkan sahibi dukkanini aciyordu, selam verip yahu nerde bu metro istasyonu dedim , biraz ileriyi gosterip asagi inin dedi. istasyonu bulduk indik asagi,bilet almamiz lazim, istasyon bombos,bir asyali gorevli hanim vardi yanimiza geldi, nereye gidiyorsunuz filan, sehir merkezi, daha dogrusu hava alani dedim, guler yuzlu kadindi, makineden hemen iki tane yasli bileti aldi, biraz sonrada metro treni geldi bindik ve sehir merkezinde indik
    ....hava alanina gidecek tren bir ust kattan gidiyormus oraya ciktik, makinelerden iki bilet aldim galiba tanesi bu sefer 10 dolar filandi bir hayli pahali....gecen gelisimizde cable-car la gidis 5 dolardi bu sefer oda 8 dolar olmus.
    ..tren 20 dakikada hava alanina gidiyor hava alani son durak, gittik trenden indik, hava alani icinde isleyen kucuk trene binip,ucagin kalkacagi terminale gittik, australyadayken seattle sehrini gormek istemistim o bolgede iki sehir vardi galiba biri portland, o zamanlar eski forum vardi ordan birine sormustum o hanimda seattle daha iyi demisti...bir tanede san francisco da yasiyan bir hanim vardi universite hocasi filandi galiba, mine hanim olmali. evimin bahcesinde misafir evi var istersen gelip bizde kalabilirsiniz demisti,sehir merkezine uzak oldugu icin pek sicak bakmamistim.


  • @sir-altan Hiç böyle bir şey okumamıştım Altan bey, filmlere konu olacak bir göç hikayeniz varmış gerçekten de. Peki İstanbul'daki evinizi, düzeninizi ve işinizi nasıl ve ne zaman iptal etmeye, değiştirmeye geldiniz?


  • ....kanguru kurku kafamda yaratmis oldugum bir kurgudur.turkiyeden yurt disina gelenlerin hep belli amaclari vardi, kisa zamanda bir ev veya dukkan parasi yapip geri donmek gibi. ilk geldigimiz yillarda herkesin kendine gore yurt disina cikis sebebi vardi.bana sen nicin geldin diye soranlarada sakadan...eh hanim kanguru kurku istedi onun icin geldik diyordum.,,,australyaya abimin yapmis oldugu istekle geldik.australya icin vizemizi aldik, ondan sonra ucak bileti bekledik sagolsun abim biletimizide aldi,her zaman kendisine minnet borcluyum..... ucak bileti elime gectikten sonra, 3 hafta evvelinden is yerine istifami verdim ,yolculuga bir hafta kala da esyalarimizi dagittik satabildigimizi sattik,kimisini emanet biraktik kimi esyayi hediye ettik.

    .kanguru kurku kurgusunda anlatmak istedigim eger yurt disina ciktiysaniz ve orda size git diyen yoksa geriye donus cok zordur,almanya ve diger avrupa ulkelerine ilk gidenlerin orda devamli kalma oturma garantileri yoktu,en kisa zamanda bir seyler yapip ulkeye geri donme dusunuyorlardi,australya ise ulkede devamli oturup yasiyacak gocmen aliyordu..


  • .gezinin ikinci duragi seattle sehri,sydneydeyken biraz inceleme yapmistim
    ..san francisco dan ucaga bindik hangi hava yollari hatirlamiyorum,birbucuk saatlik ucus olmali 1100 km kadar,seattleye giderken arada yuksek bir dag var cok guzel manzarasi var,koltugum cam kenari olmadigi icin havadayken resmini cekemedim....seattle de ucaktan icince nasil sehire gidecegimizi arastirmistim, araba parkinin 4 uncu katinda tren istasyonu varmis sehir giden kucuk tren,tabelalari takip ederek istasyonu bulduk,gorevli kimse yok bilet icin makine var,emekliler icin ucuz bilet oluyor ama beceremeyip iki tane tam bilet aldik galiba 3 dolar filan tanesi olmali,san francisco treni tam kazik.

    ......kucuk trenle sehir merkezine geldik indik, istasyonda sari yelekli bir gorevli vardi birinci caddeyi sordum tarif etti,birinci caddeden otelin bulundugu queen ann caddesine cikiliyor, evde ne kadar harita incelediysemde istasyondan cikinca biraz bocaladik, asagimi gidecegiz yukarimi, bir iki yuz metre kadar asagi yuruduk,yol kenarinda isciler vardi, queen ann caddesi ne tarafta dedim, bilmiyoruz dediler. biraz ilerde baska bir sari yelekli adam vardi usta basi gibi ona sordum,yukarda ama ne kadar uzak bilmiyorum dedi,erken saat oldugu icin acelemiz yok oteller ogleden evvel musteri almiyorlar,hawaii haric..elimizde tekerlekli kucuk canta yurumeye basladik, bir hayli uzakmis, bir iki kiz geliyordu onlara sordum,bizde burda misafiriz bilmiyoruz dediler...sonunda queen ann caddesinin basina geldik, bayir yukari bir yol basliyor,hatun ben artik bu cantayi cekemiyorum bittim dedi,iki cantayi ceke ceke oteli bulduk, bayirin tepesinde bir otel,,,,,,guler yuzlu insanlarla karsilastik, odamizi gosterdiler gidip yerlestik. oglen ve aksam icin bir seyler alalim dedik, lobideki bayana super market sordum yuru sola don dedi, biraz yuruduk sola donduk karsimiza bakkal cikti, dilim ekmek dedim yok, asagida market var dedi. galiba safeway marketi olacak bulduk,isimize gelen seyleri aldik,seattle karadeniz havasi gibi yagmurlu olmaya basladi.. birinci gun dinlendik, tabi cebime bir sehir haritasi koydum, her yerde kaybolma adetim vardir, burda kaybolmiyalim dedim.....

    ertesi gun kahvaltimiz aldik ve sehiri gorelim dedik,sehir merkezi deniz kiyisi biraz uzak.otelin arka tarafi sanki bir yarim ada gibi ordanda yuruyerek sehir merkezine gidilebiliniyor, buyuk tur gemileri filan var....otelin onu ntek yol cadde bir sokak otedende sehire giden otobus geciyormus, gittik otobus geldi bindik sofer burda inmek istiyorum dedim, inecegimiz yeri gecmisiz, sofer burda inmeniz lazim dedi, geri donus yapacak ben burda inin dedim ama siz duymadiniz dedi,indik otobusden biraz iler yuruduk ve bayir asagi bir sokaga girdik deniz kenarina iniyor...tur tekneleri var eylence yerleri var bayagi gidip gelen cok. biraz saga sola baktik,yukari ana caddeye cikmak buyuk problem, bir dukkanin yaninda asansor varmis asansorle yukardaki ana caddeye cikiliyormus sorduk bulduk, bindik asansore, saga sola bakinirken adamin biri nereye gideceksiniz dedi, cadde ismi soyledim asansorden inip bizi caddeye cikardi,ciktigimiz yerde tam bir market pazar yeri,ismi aklimda kalmadi, biraz carsi pazar dolastik bir iki meyva aldik..geriye nasil gidecegiz, otelde mono rail var demislerdi.seattlenin meshur kulesi var ordan kalkiyor oraya geliyor,bulduk mono raili kucuk tren,emekli usulu birer dolarlik bilet aldik, mono railden inince 10 dakika kadar otele yuruduk,kulenin oldugu bolgeye seattle centre deniliyor tiyatrolar filan var fiskiyeli guzel bir havuzu var oturup dinlenmek icin masalar, cimenlerin uzerine filan uzanmak, guzel bir yer.
    ..otelin lobisinde bir kac computer koymuslar internet var,cok guzel oldu..


  • 23 ekim cumartesi,gunler cabucak gelip geciyor,,seattle sehrinden ayrilisimiz uzerinden 5 yil gecmis.

    ....seattle sehrinde sadece sehir merkezinde vakit gecirdik,her sehrin gorulecek, gezilecek baska bolgeleride vardir tabi. asagida deniz kenarinda bir hayli yuruduk,acayip bir trafigi var..deniz kenarinda koca bir feris yukariya yukselen donme dolap dedigimiz sey, london da da deniz kenarinda var onada eye deniliyor, galiba en yuksegi 165 metreye kadar cikiyormus....
    ....bizim her gittigimiz sehirde gorunur yerde varsa MAYC,S magazalarina girmek olur,burdada bir tanesi gozumuze carpti daldik iceri, bazi bolumlerinde giyecekler icin %80 indirip yapilmistir,yumusak mokesen yazlik ayakkabi gordum bayagi indirip yapmislar cok hosuma gitti ama rengi yesil,baska rengi yokmu , yokmus, genc bir tezgahtar delikanli var kosusturuyor,,, acele etme manasina gelen take it ease dedim.birden adamin rengi degisti ne demek istiyorsun filan dedi,kafasimi iyiydi anliyamadim, yalnis bir sey soylemedim,australyali kiz arkadasim vardi hepsi soyle boyle diye lafla vurmaya kalkti, neyse ayakkabiyi aldik taban cok guzel sanki havada yuruyorsun, ne yazikki bir kac kere giydikten sonra ayakkabida renk kalmadi.......giyecek olarak ucuz cok sey bulduk, ne varki iki kucuk canta ile seyahat ettigimiz icin fazla bir seyler alamadik.
    ......deniz kenarinda tur teknesi var,bir tanesi uzun bir yere gidiyormus ordanda yolcular otobuse binip geri donuyorlarmis,otobusde yer olmadigi icin o tekneye binemedik,liman icin tur yapan baska bir tekneye bindik,nasil bir tekneyse yolcularin oturmalari icin normal plastik sandalyeler koymuslar.ilk defa boyle bir sey gordum yani hic guvenligi yok,liman icinde guzel bir tur oldu guzel manzaralar gorduk, yuk tankerleri gorduk.,hava biraz serindi..seattlede boing ucaklarinin yapildigi fabrika varmis,tur ile gidiliyormus,maalesef onu kacirdik ucak imalat fabrikasini gormek isterdim......sehirin bir cok yerlerinde cok sokaklarda yatan insanlar gordum,hele siyahi bir kadin ne zaman yanindan gecsek hep uyuyordu....
    ..otel,odasi arka sokaga bakiyordu zaten otel bayir uzerinde,gorecek fazla bir sey yoktu,bir gun yuruyerek kulenin oraya gittik,otelimize yakin sayilir 10 dakika kadar yuruyus mesafesi,hadi kukeye cikalim dedim hatun ben asagida beklerim sen cik dedi,bilet alip siraya girdik kucuk bir aramadan gectik sonra asansorle tepeye ciktik,gercektyen 360 derece sehir gorunuyor,bir hayli resimler cektim,deniz kenari guzel bir sehir,tabi icinde yasamayinca neyi ne oldugunu kimse bilmez.

    ..seattlenin meshur seri katili vardir river murders diye gecer, adam 50 den fazla hayat kadinini olduruyor.yaparlar yaparlar ,yakalandiktan sonrada sanki hic bir sey yapmamislar gibi kuzu kuzu yaptiklarini anlatirlar.....amerikanin bati sahillerinde los angeles, ve san francisco sehrinden sonra seattle sehrinide gormus oldum,, 5 gece seattle de kaldik,bundan sonraki yolculuk kanadanin vancouver sehrine,,,,benim hatun bazi ilaclar kullanir onlarin yan tesirlerindenmidir bir turlu anliyamiyorum, bazen sicak havda usur, soguk havada terler,,seattlede biraz sifayi kapti gibime geldi.


  • Gurbetteki- Kadin.

    ….Gecen senenin son aylarinda haftada iki gun mecburi olarak isci bulma kurumuna gidip bir kac saat oturuyor, bilgisayarda ve gazetelerde is ariyordum.,is aramiyordum ama issizlik parami kesmesinler diye bende oyunumu oynuyordum..
    …..Orta yaslarda bir bayan gelip bir kac sandalye otemde oturuyordu,once italyan veya balkanlardan zannettim, kirik dokuk ingilizce konusuyordu,Bu forumu doldurmama yardimci olurmusunuz diye sorunca isminin assiye oldugunu ogrendim.turkmusun dedim evet amca turkum dedi,boylece Assiye ile tanistik..Gunler gectikce bana acilmaya ve yavas yavas hayatini anlatmaya basladi….

    …Assiye Kirsehir civarlarindandi daha 17 sine girince kendisine bile sormadan gelin edivermisler.bir kac sene icinde iki cocuk dogurmus Asiye.Kocasinin ailesi bir hayli kalabalikmis,Asiye hem cocuklarini buyutmeye ugrasmis hemde kocasi ve ailesine adeta hizmetci olmus,Evde calismis, tarlada calismis,genc yasta yipranmaya baslamis,Yorgunluk canina tak edince isyan etmeye baslamis Asiye…..Her ise kosmayinca kotu gelin olmaya baslamis,birde kocasi her zaman kendi ailesini dinleyip Asiyeye deger vermiyormus,Bir zaman sonra iftira atip Asiyeyi Babasinin Evine gondermisler,cocuklarinida vermemisler,Daha hayatinin korpe caginda Asiye dul bir kadin olmus.

    …….Australyada Ablasi varmis Asiyenin,turist olarak davet etmisler vizesi alti aylikmis, gelmis cok beyenmis buralari,seni burda birakalim demisler, yalniz buralarda kalmak icin bir tek yol varmis oda birisiyle evlenmekmis ….Yasli bir dul adam cikmis Asiyenin karsisina,babasi yasinda oldugu kadar da ickiyi cok seven bir adammis,Tanismislar, adam Asiyeye bir hafta muddet vermis ,bir hafta icinde benimle evlenmezsen ben kendime baska es ararim demis,Vizesi bitmek uzereymis asiyenin, Denize dusenin yilana sarildigi gibi Asiyede Adama evet demis ve bir kac gun sonra nikah kiymislar,iste o zamanlar Asiye sadece 26 yasindaymis,iki hafta sonra Asiye adamdan hamile kalmis, sonra bir kiz cocuklar dunyaya gelmis,Ikinci koca ickici ve cekilmez adammis,yedirdigi iki lokma ekmegi hep kafasina kakarmis,..Kizlari bir kac aylik olunca Asiye kocasini terketmis,cunku bu evliligin asla yurumeyecegine cok inanmis,

    ……Asiye her An turkiyeye gidip kizlarini gormek istiyormus, vatan hasreti canina tak demis ama issizlik parasi ancak karinlarini doyurmaya yetiyormus,masraflarini bir hayli kisip cok tasarruf yapmis biraz para biriktirmis,Turkiyeye tatile gitmek icin planlar yapmaya baslamis, Iste o siralar birisi kafasina girip herkeslerin arabasi var sen kendine nicin araba almiyorsun demis, Asiye ehliyet almis ama araba sahibi olamamis,..iste o birisi Asiyeye bir araba bulmus ve satin almislar elindeki avucundaki butun parasi arabaya gitmis,Ne yazikki bir kac ay sonra arabanin butun civatalari gevsemis, yani devamli tamir istiyormus,parasi gittigi gibi arabayada binememis Asiye,arabanin yurumeyecegini anlayinca arabayi bahcenin bir kosesine cekmis.satiliga cikarmis ama kimse para vermiyormus,arabadan anlamadan dinlemeden iyi aldatilmis Asiye.

    ….Iste yine is bulmada sohbet ediyorduk, vatanimi cok ozledim amca dedi, tam 11 senedir gidemedim,Turkiyedeki buyuk kizim gecen sene Onyedisine basti onuda hemen evlendirmisler yakinda bebegi olacakmis, Turkiyeye tatile gitmek istiyorum ama gidemiyorum,param yok pulum yok,cakildim kaldim bu gurbet ellerde dedi…Yapacagim fazla bir sey yoktu, sabirli ol kardesim insallah bir gun gider hem aileni gorur hemde hasret giderirsin dedim.

    …..Iste boyle gurbet ellerde milyonlarca insanimiz var, kimileri duzenlerini kurmuslar, en azindan bir kac yilda bir anavatanlarina gidip tatillerini yapiyorlar, sevdikleri insanlari goruyorlar guzel vatanimizin havasini cigerlerine cekip sularini iciyorlar, Yine Boyle Asiye hanim gibi gerek erkek gerek kadin binlerce insanimiz bir cok sebeblerden dolayi uzun yillar vatanlarina gidemiyorlar,kalpleri vatan hasretile yaniyor.

    Sir,altan tarafindan yazilmistir
    7 mayis 2008 Sydney
    Okuyanlara tesekkurler.


  • ..uyduk seytana bir kere...

    ......eski bir animiz aklima geldi...demir fabrikasinda gece vardiyesinde 12 saat calisiyorum, bir kac turk arkadas var,bir tanede genc bir turk geld itanidik birinin oglu.biraz yoldan cikmis biri gozukuyor,yakin arkadasimla sohbet ederken genc delikanli ya siz hic king cross a gittinizmi diye sordu,yoooo oyle yerlerde isimiz olmaz....king cross sydney icinde bir muhittir,gece kulupleri, discolar,madde saticilig, hayat kadinlari filan hep orda bulunur...
    .genc delikanli hafta sonu sizi gotureyim iki tanede kiz tanidigim var tanistiririm dedi.arkadasiminin canina minnet,benim kadinla kizla isim olmaz,eh sydneyde yasiyoruz hele bir de bu king cross denilen bolgeyi gorelim dedik....

    .....cuma gecesiydi mesai yapmadan saat gece 2.00 de isi bitirdik ve dogru sehire gittik,genc adam bizi bir gece kulubune goturdu, bir hayli kalabalik kimi dans ediyor kimi alkol aliyor,delikanlida gelecek kizlari bekliyor,kizlar ekmisler onu,bizde biramizi alip bir masaya oturduk, karsilardaki masada iri yari bir adam var, galiba kendini bulmus, arasira elini kaldirip .pat, pat hizla masaya vuruyor

    ..biraz zaman gecti iri yari sarhosla kisa boylu bir genc karsimiza geldiler,ufak olan bunu ben alayim oburunude sen diyor yani bizi dovecekler,kafalari iyi,bizim genc arkadas meydanda yok kizlari ariyor olmali,karsimiza iki bela geldi, dovusuruz ama karsimizdakileri bilmiyoruz,dayak yeriz rezil oluruz,adamlar laf atiyorlar kavga cikartmak istiyorlar,derken biz burda islander deriz adali,iri yari adalilar vardir tonga samoa, yeni zellanda adalarindan hepsi cok iri yari ve kuvvetlidirler,iste onlardan bir tanesi yanimiza gelip karsimizda duran insanlara bunlar benim arkadaslarim,cekilin gidin burdan dedi, kulupte bayagi adali var,kabadayilar cekilip gittiler,basimiz belaya girmeden kurtulduk,neyse adaliyla arkadas olduk adi remon gibi bir seymis,..
    .....benim arkadas bir kac bardak bira icip biraz kafayi buldu,birde araba kullanip evlere gidecegiz......kulubun bir ucunda dans pisti var, 3 tane s pantolonlu sahane kiz
    gelip piste ciktilar hepsi iri yari,biri benle dans edecek kimse yokmu diyor,benim arkadas piste firlamak istiyor ben tutuyorum, dur gitme diyorum.adali remon kulubu iyi bilip her kesi taniyormus, arkadasin yanina gelip hey sen gitme dedi, no pi.ka var kasatura dedi.....megerse piste cikanlar transvestite misler yani cinsiyet degistiren erkekler......birer bira daha ictikten sonra kulubu terkedip evlerimize donduk ,bizi kulube goturen genc arkadasda kayboldu,pazartesi gunu bin bir mazeret filan.


  • Hayat hikayelerini kitap niteliğinde Altan bey soluksuz şekilde akşam 17:00 dan beri yemek vs araları harici okumaktayım.Şuan 80.sayfa yı bitirdim saat 02:00 yatma vakti 😀🍀hayat tecrübelerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim


  • .kanadaya dogru...
    2016 yili amerika gezimde yine kanadadan bir sehiri gormek istemistik,bati sahillerinde ki en yakin sehirde vancouver sehiriydi,oraya girmeye karar verdik,,,,seattle sehrinden vancouver sehri 3 saatlik mesafede ve tren gidiyor,bizde degisiklik olsun diye tren ile kanadaya gecmeye karar verdik, sydneydeyken net uzerinden tren bileti aldik....seattlede 5 gun cabuk gecti bu arada hatun biraz usuttu grip oldu gibi...kanadaya gitmeden evvel biraz mevsimini incelemistim o tarihlerde havalar pek isinmiyordu,20 derece sicaklik bizim icin yeterli...
    ......seattlede otelimiz ile tren gari arasi mesafesi yarim saatlik yurume yolu,agir cantalarimiz yok yuruyebiliriz,hatunun fazla enerjisi kalmadigi icin taksi ile tren garina gidelim diye dusunduk, sabahleyin kahvalti ettik, yolda yemek icin sandovic hazirladik,her sey hazir olunca asagiya inip anahtari teslim edip taksi cagirtmalarini rica ettik, bir kac dakika sonra taksi geldi, soferi yasli neseli bir kanadali adam,anlata anlata bizi tren garina goturdu,garin kapisinda bulunan ilk yolcu biz olmaliyiz,yavas yavas diger yolcularda gelmeye basladilar, yarim saat filan disarda bekledik zannediyorum ondan sonra yolcu salonunun kapisini actilar,biz on koltuklardan birine oturduk,perona cikacak yerde bir masa var,bir afro amerikali uniformali adam geldi, yanina yine beyaz amerikali bir bayan once masada biraz bir seyler yaptilar,sonra VIP birinci sinif yolculari almaya basladilar,galiba pasaportlarla cikis yapiyorlar,bir yandanda valizler kargo vagonuna gidiyor,sira bize geldi bizde kalkip adamin yanina gidip biletlerimizi ve pasaportumuzu verdik..kisa zamanda yolcu salonu insanla doldu, bu arada tren gelip perona yanasti.....

    ..ne kadar bekledik hatirlamiyorum yolcu almaya basladilar,sira bize gelince en on vagona yonlendirildik,ordada bir bayan gorevli var, trenin kapisi perondan yuksekte,eski filmlerde olur seyyar bir basamak yapmislar uzerine basip vagona ciktik koltugumuzu bulup oturduk,ucaklardaki gibi ayak altina canta filan koymak imkansiz,bas ustu raf var cantanin biri zar zor sigdi,tren hareket etmeden evvel siyahi gorevli operlordan konustu, kanadana gumruk memurunun geri cevirme yetkisi filan varmis,trende 250 yolcu var,bir kaci gercek amerikali digerleri baska ulkelerden gelen turistler filan,cok australyali oldugunu zannediyorum,yolculuk 3 saat surecek yani oglenleyin 12,00 filan vancouver sehrinde olacagiz...

    .tren hareket etti guzel yemyesil yerlerden gecmeye basladik, amerikan ciflik evleri gormeye basladim tarim makineleri filan bir yerde kocaman orman urunleri fabrikasi,her taraf koca koca kesilmis agac dolu, trenimizbir kac kasabada durup yolcu aldi veya indirdi. bazi yerlerde kenarda yuruyen insanlar trene el salladilar.lokolmotif duduk calinca anliyoruzki bir kasabaya geliyoruz,yada tren yolu uzerinde gecit filan var,yem yesil yerler cok hosuma gitti,bir yerde beyaz kartallari gorduk o bolgede cok varmis,yine tren gorevlisi bu istasyondan sonra tren durmayacak dedi,uzun zamandir uzun mesafelere giden trene binmemistik, 3 saatlik yol pek SIKICI gelmedi, vancouver sehrine girdik, tren bir yerde durdu,sehire zamaninda geldi ama ne hikmetse bir yerde iyicene yavasladi, daha sonra durdu,belki 45 dakika kadar trende bekledik,yine hareket etti ve perona yanasti,once onumuzdeki yuk vagonundan valizler cantalar indirildi,vagon kapilarini acmiyorlar sirayla olacakmis,once yine VIP yolcular birinci sinif diyelim onlar indirildiler, daha sonra en son vagondan baslayip yavas yavas diger vagonlarin kapilari acildi,en onde olmamiza ragmen son olarakda bizim vagonun kapisi acildi ve pasaport kontrol sirasinin en sonuna ilave olduk,galiba bir tane gumruk memuru koymuslar, isler yavas gidiyor.
    .hatirladigima gore burdada bir karantina formu vermislerdi, yiyecek varmi kismi sorusuna okey cekmistim, memura pasaportlarimizi verdik,yiyecek ne var dedi, kucuk kavanoz recel dilim peynir buskuvit,burdan nereye gideceksiniz diye sordu, hawaii dedim,islem yapip verdi pasaportumuzu bu adamda pek guler yuzlu degildi....

    ...gardan disari ciktik neyse bir taksi geldi bindik otelin adresini verdim,sofer konusmuyor ama neseli bir adam,her halde bir kaset koymus sirf opera muzigi dinliyor,arasira parmaklariylada muzige eslik ediyor,mesafe uzun degil sohbet edemedik, otelin onune getirdi galiba 10 dolar civarlarinda para odedik.
    .....otel lobisine girip derdimi anlattim, efendim odalar temizleniyor, temizlenir temizlenmez anahtari verecegim diyor,galiba adamlarin prensipleri saat 15,00 den evvel odalara kimse almiyorlar yani saat 15,00 e kadar bekledik, arasira az kaldi efendim cok yakinda odaniza cikarsiniz filan,saat ucte anahtar verdiler,yardimcisiz odamiza ciktik kucuk bir oda,eh kanadaya bir daha hos geldik.


  • ...vancouver canadanin british columbia eyaletinde....kalmis oldugumuz otel granville koprusunun cok yakinindaydi,hemen hemen ayagi diyelim, koprunun altinda deniz girintisi dere olusmus genis bir dere adi false creek...
    .otele yerlestikten sonra ilk isimiz super market bulmak,yiyecek bir seyler almak, yuz metre kadar asagida bir super market varmis gittik,bir seyler aldik,bu defa kanadaya zamansiz geldigimizi anladim,havalarin isinmasini bekleyip biraz daha gec gelmek lazimmis,torontoyada erken mayis ayi baslarinda gitmistik ama usumemistik,vancouver okyanus kenari oldugu icin belki daha ruzgarliydi...amerika ve kanada icin elektrik adaptoru vardi,talihsizlik olarak yanimiza almayi unutmusuz,telefon ve kamera pillerini sarj etmek icin..bir gun sonra lobiden birine adaptor nerde bulurum diye sordum, bir yer tarif etti, sehir merkezine yakin, hatununda bogazina balgam geliyor ama bir turlu cikmiyor,,,,,hem adaptor alalim hemde bir eczaneye ugrayip ilac alalim dedik, sehire dogru yuruduk, eczaneyi bulduk,acayip bir bina eczane, beyaz esyalar elektronik esyalar gida marketi hepsi bir arada sayilir.
    ..eczaci hanima derdimiz anlattik ilac verdi,hatun sifayi kapmis usutmus,bir tanede adaptor aldik,her devletin prizine uyacak bir adaptor,eczane buyuk 3 yol agzinda,ciktik disari otelimize dogru yuruyoruz 15-20 dakika yuruduk yahu bizim otel bu kadar uzakta degildi, sonra binalar da biraz degisik geldi,cebimde kucuk harita vardi cikardim baktim allah allah baska bir caddede yuruyoruz,eczanenin degisik kapisindan cikmisiz,biraz haritaya baktik, biraz rastgeldigimiz insanlara sorduk ve otelin yolunu bulduk,tamamen ters tarafa gitmisiz...

    ..otelden cikip sag tarafa donunce deniz kenarina iniliniyor hem sag tarafimizda hem sol tarafimizda yuksek kopruler var,bize yakin olan granville koprusu,,,,biraz bayir asagi inip dere kenarina geldik dere derken deniz suyu tabi..sag tarafimiz bir yarim ada gibi uzanip kanada place denilen sehir merkezine gidiyor,dere kenarinda kucuk iskele var,kucuk sal gibi tekneler var aqua-duck gibi isimleri aklimda kaldi....eh macera olsun geldik bir kere bindik tekneye karsi sahile ciktik,tekneler bir kac iskeleye gidiyor,karsi tarafda farmers market varmis,bir nevi kalici devamli pazar yeri,shoplari biraz dolastik fazla gorecek bir sey yok,dere kenari cok guzel bisikletliler ve yayalar icin ozel yol yapmislar,bisikletle dolasmak icin sahane.

    ..vancouver gunleri biraz yagmurlu gecti,diger bir gun otobuse binip kanada place denen yere gittik, lokantalar,hediyelik esya satan dukkanlar gemi iskeleleri var,bizim sansimiza cok ruzgarliydi,kanadanin meshur ayilari vardir,kucuk kucuk anahtarlik yapmislar yani ayicikli anahtarlar,hediyelik bes alti tane aldim.kanada dada kdv var ne alirsan hemen uzerine vergiyi ekliyorlar.orda bir cadde uzerinde bir saat gordum kaldirima konulmus sabit bir saat bir adam boyu yuksekliginde veya daha kisa, saatin ozelligi buhar ,istim gucuyle calisiyor cok enteresan bir sey.
    ....sehir merkezi ile otelimizin arasinda alis veris merkezi var alt katinda tren istasyonu var,bir iki sefer yuruyerek buraya gittik,magazalari dolastik,kucuk cantalarla seyahat ettigimiz icin bir sey almadik,o zamanlar kanada dolari australya dolarindan cok az daha yuksekti.2012 yilinda kanadaya gelirken vize istemiyorlardi bu defa elektronik vize aldik ve ucret odedik.vancouver toronta kadar guzel degil hemde temiz degildi,bir caddede turk pizzacisi gorduk belki gozlemeciydi,bazi yerlerde bir kac evsiz vardi junki deriz,sehir merkezine yakin yerde kaldik fazla bir yerleri goremedik,gezilecek gorulecek baska muhitleri oldugunu dusunuyorum,hatun kendini toplayamayinca tatilinde pek tadi cikmadi

    ..otele yakin bir sokakta eskici vardi daha dogrusu resmi charity shop,enteresan bir seyler bulurum diye gordugume ugrarim, genc bir tezgahtar vardi biraz sozlestik australyaliymis,rakkamlari buyuk kendi kucuk bir bayan saati gordum 5 dolar filan hatun icin aldim onada kdv yukledi.....bir iki gun hatun otelden disari cikmadi,oda havasiz koktu,kucuk pencere var zar zor actim,kendim cikip dere kenarinda yuruyus yaptim,simdiye dek yapmis oldugumiuz tatillerimiz hep guzel gecmisti bu vancouver tatili pek neseli gecmedi,meshur bir soz vardir her zaman kazanamayiz diye.

    .otelin lobisi yaninda bir bar var aksam uzerleri aciliyor, saat 17.00 ile 18.00 arasi alkol musterileri icin bedavaymis,hatunla asagi indik bar acik,eh bir bardak kirmizi sarap soyledim yagci garson getirdi, hatun disarda durdu garson hatun icinde bir seyler vereyimmi filan dedi, ben sarabii bitirdim,bir daha istermisin yok istemem,eeee garson 11 dolarlik fatura getirdi,buda nesi yahu,saat 18.00 i gecmis ben ondan sonra gelmisim, 11 dolara vergide kestiler 15 dolara bir kadeh sarap icmis oldum,diger gunlerde erken gidip odedigim paranin acisini cikardim.
    arkasi gelir..


  • @sir-altan Abi bardaki garsona sarap icin bahsis vermemissin? 🧐😄


  • .....kanadanin vancouver sehrinden pek tad alamadik,belki gunler yagmurlu gecti,hatun grip oldu.....bir iki sefer kanada place denen deniz kenarina gittik,karsi tarafta north vancouver var,gidip gelen yolcu vapurlari var,karsiya gecmeyide dusunmedik. ortalarda alis veris merkezi var bir iki sefer orayi dolastik,sehir merkezinde bir kule vardi,bakinca cok yuksek gozukmuyor,kuleye cikip sehire tepeden bakmayi dusunmedim.

    .....iyi kotu galiba vancouverde 6 gece gecirdik,burdanda hawaiiye gidecegiz,ucak ogleden sonra kalkacak,alis veris merkezinin altinda buyuk tren gar i var,otelden ayrildiktan sonra 20 dakika filan yuruyup istasyona geldik,hava alanina gidecek hatti bulduk,bilet gisesi yok, bilet makineleri var,bilet almak icin kanada vatandaslari bile bocaliyor, biri digerine yardimci olurmusun diyor oburu ben anlamiyorum diyor,neyse yelekli bir gorevli var herkese yardimci olmaya calisiyor,sag olsun bizim icinde iki bilet dusurdu,bileti alip perona ciktik,hava alanina gidiyoruz,yol uzerinde bir yerde DFO varmis outlet merkezi,hava alanina geldik, iceri girdik bir gorevli nereye gidiyorsunuz diye sordu hawaii dedim, bu tarafdan deyip amerikan gumrugune yonlendirdi,burda hem cikis hemde amerikaya giris yapiliyor,once check-in yaptik kargo kismina verilecek bir seyimiz yok, koltuk ayarliyan adama ya o emergency kapilarinin onunde yer varsa verirmisin dedim, varmis verdi,bu koltuklarin onunde baska koltuk olmadigi icin ayaklarimizi rahatca uzatabiliyoruz,boyle koltuklari genellikle kucuk bebekli ailelere verirler,,,, ne varki ucak 6 koltuk sirali ucakmis yani 3 sagda 3 solda koltuk var,acil cikis kapisi onunde yer verdiler ama onumuzde yine baska koltuklar var,cam kenarinda baska bir vatandas vardi,ucak kalkarken doya doya asagilara bakamadim,yine bir suru gol gibi yerlerin uzerinden gectik zannediyorum....

    ,,,,,board kartimizi aldik, sandovic yapmistik oturup karnimizi doyurduk,ondan sonra gumruk kismina gittik, tekerlekli sandalye ile dolasan bir genc gorevli, makinede forum doldurun dedi pasaportun sahifesini copy yaptik,sorulari cevapladik ve makine kagidi pirint yapti,ondan sonra gumruk memuruna geldik,fazla soru sormadan amerikaya giris yapti,adimiz turk ismi ve muslumaniz adamlar yinede biraz supheyle bakar gibiler.
    ....kanadadan amerikaya ucak bileti fiati fena degildi, bizde pazar gunu cikalim dedik o gun icin daha fazla bilet ucreti odedik ve o gun sadece bir ucak hawaiiye gidiyormus,ucagimiz tika basa dolu oldu,ucaga girmeden evvel mumkunse carry-on cantalarini kargo kismiz verin dediler bir kac kisi gonderdi, herkesin elinde cary-on cantasi,ayrica kadinlarda birde kocaman omuz cantasi........ucagimiz havalandi ve kanadaya veda ettik,iki sefer kanadada bulundum ucuncu defa gitmeyi dusunmuyorum gorecegimi gordum sayilir,tabi kanadanin baska guzel sehirleride var,cogu ic bolgelerde.

    ....bes saat kadar havada uctuk ve hawaiiye geldik,ic hatlardan cikar gibi ucaktan cikip minubus duragina gittik,hjawaiiye gelince sanki bir anda hatunun gribide gecmis gibi oldu,hava sicakligi normal guzel bir atmosfer.


  • bir iki haftadir bir seyler yazamadim,belki tembellikten belkide yazacak sey kalmamis olmasindan olabilir.

    ....kullandigim arabayi 2014 yilinda sifirdan almistim bu gune kadar ancak 25.000 km yapmisim araba yeni gibi,bu yilin basinda cam silecegi degistirdim,rego muayenesi yaparken mekanik tekerlerin degismesi alzim dedi, 4 tekeride degistirdik.....malum bir iki ay lock-down yasadik,mecbur olmadikca sokaga cikmadik,araba kullanmayincada 7-8 hafta evvek aku nun bosaldigini gordum,neyse garajimda sarj aleti var aku yu cikarip sarj ettim,bir arabada bir akunun 7 yildan fazla dayanmasi zordur,gelecek hafta tatile gidecegim,bir kac haftadir akuyu degistireyimmi diye evhamlaniyordum..
    .....persembe gunu oglum geldi,konu geziden ve akuden acildi, hah iste gecen hafta biri gelip arabama iyi aku takti 250 dolar dedi,benimde alacagim akular 230-240 dolar civarinda,ucuzlarida var ama olmusken iyisi olsun diye dusundum,neyse oglum istiyorsan mesaj atip gelsin taksin dedi, okay dedim mesaj atti, adam yarim saate kadar gelir takarim demis,oglu aku isini yapiyormus bazende babasini gonderiyormus,yani baba ogul evlere gidip aku takiyorlar,oglum evine dondu biraz sonra minubusle adam geldi, hello mello,adam bahceyi gorunce,(duvar kenarlarinda cicekler sebzeler bir birine karismis )sizin wog oldugunuzu anladim dedi,once biraz canim SIKILDI bende wog um deyince isler degisti,adam akuyu sokerkende cene yapmaya basladi, malta maltiz kokenliymis,biraz ordan biraz kibrisdan ordan burdan sohbet etmeye basladik,velhasil 10 dakikalik isi adam yarim saatte bitirdi sohbet etmeye ihtiyaci varmis,hawaiiye gittinmi gittim fiji ye gittinmi gitmedim,biraz da hawaii den bahsettik, adam 60 yaslarinda filan neseli adam,nasil olduysa konu gelibolu canakkale savasina geldi,ya dedi o kumandan galiba mustafa olacak ataturkden bahsediyor,iste mustafa sehit yabanci sehit anneleri icin cok guzel bir soz soylemis cok takdir ettim dedi. sizin evlatlariniz bizim bogrumuzde uyuyorlar gibi ataturkun sozu var.... allah allah bunu nerden duymus olmali diye dusundum, biraz ataturku ovdum,neyse adam yeni akuyu takti eskisini aldi, faturasini yazdi gitti.
    ...bir kac ay evvel australyanin gelibolu dizisini izlemistim,dusmanina haince yuklenmeyen bir dizi o dizidede ataturkun yabanci sehitler icin soylemis oldugu soz geciyordu,maltiz akucu diziyi izlemis olmali diye dusundum....

    .....cok cok turkiye haberlerine bakmam yani televizyonda bakmam,sabahlari bir kac turk gazetesine net uzerinden goz atarim, turk lirasini takip ederim. hani bazi haberleri okuduktan sonra, gercekten turkiyede kadin olmak cok zor diye dusunuyorum, her gun bir veya iki manyak cikip ya karisini yada ayrilmak isteyen sevgilisini katlediyor, genc kizlar sosyal medyadan tuzaga dusuruluyorlar,yine sosyal medya uzerinden evli cocuklu kadinlar kandiriliyorlar.yani nereye gidiyor bu memleket diyorum, evvelden erkekliginde bir serefi vardi,simdi serefsiz erkekler kadinlari kandirip ya paralarini yiyorlar ya da kredi cektirip parayi kendi keyiflerince yiyorlar,erkekligin serefinide yere batiriyorlar, zaten bu isleri yapanlarda utanma diye bir sey yokturki...


Benzer Başlıklar

  • EB-3 Vize Başvuru Sürecinde Avustralya'ya Gitmek

    Pasifik
    3
    0 Oy
    3 İleti
    225 Bakış
    S
    australya hukumeti yabanci talebelere kolaylik gosteriyor,dil ogrenmek isteyenler icinde problem cikacagini zannetmiyorum.tabiki dil ogrenmek icin gitmek istediginizi kanitlamak lazimdir,normal bir fabrika iscisi ben australyaya dil ogrenmeye gidiyorum derse red alir.
  • ​Global Talent Independent Visa Program (Global Yetenek Vizesi) - Avustralya

    Pasifik
    2
    4 Oy
    2 İleti
    657 Bakış
    gucarslanG
    yukarıdaki iletimde arkadaşımın başvuru yaptığından bahsetmiştim. başvurusu üzerinden 40 gün kadar geçti ve daimi oturum iznini dün itibariyle aldı kendisi. bahsettiğim gibi Energy and Mining Technology dalında yapmıştı başvurusunu. [image: 1611899281156-es3-a7svkaio_ng.jpg]
  • Green Card ile Avustralya Vizesi Almak

    Taşındı Pasifik
    4
    0 Oy
    4 İleti
    2k Bakış
    gucarslanG
    @sir-altan merhaba, aramıza tekrardan hoşgeldiniz. deneyimlerinizi uygun başlıklarda aktarmasız bizler için de çok değerli. son dönemde cok fazla talep gören ülkelerin başında geliyor. sizin yerleşme sureciniz nasil oldu acaba? bu başlıkta aktarirsaniz cok memnun oluruz
  • Avustralya Göçmenliği

    Taşındı Pasifik
    33
    1
    4 Oy
    33 İleti
    6k Bakış
    F
    Merhaba, 491 nolu vize için eş lerden de dil puanı isteniyor mu
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

23

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.7k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum