Günlerdir bu konu başlığında yazılanları okuyorum ve kendimize uygun olmayan duygu ve düşünceleri pervasızca yerden yere vurduğumuzu görüyorum. Sürekli olarak sen öyle söylüyorsun ama bak böyle bir şey diyen var. Sen öyle söylüyorsun ama bak böyle yapmış olan var. Bak ben bunu yaptım, bak o bunu yaptı. Aman negatif yazma , pozitif yaz ki insanlar cesaretlesin diyen , diğer tarafta bak bu zor ama, şu kolay diyen var. Var var var var , varlar bitmez... İllaki her şeyi pozitif yada negatif yazmak zorunda değiliz, ya da her okuyan öyle algılayacak diye bir durum yok. Arkadaşlar forumun güzelliği "Saygı çerçevesinde" herkes özgürce her istediğini yazmalı... Bu yazılanları, tecrübeleri, önerileri, duygu ve düşünceleri herkes farklı algılayabilir... Etkilenebilir yada etkilenmez, farklı sonuçlar çıkarabilir. Bu sonuçlar hayatına hiç yansıtmayacak olabilir yada benzer şeyleri yansıtabilir yada deneyebilirler. Bu durum da çok normal zaten. Anlam veremediğim bir şekilde herkes bir duruşu - yada doğruyu empoze etmeye çalışıyor... Duruş yada doğru değişebilir... Bunu kısma uzunca yazmayacağım.. Çünkü herkesin finansal imkanları - sosyal çevresi - yardım alabileceği yada yardım alamayacağı çevresi - psikolojik durumunun iyi yada kötü olması - sağlam iradeli olması yada olmaması - hedeflerinin olup olmaması - bu hedefleri gerçekleştirmek için nelerden vazgeçeceği - hedefler için ne acılar çekeceği - tek başına yada aile olması, bulunduğu eyalet yada şehri farklı olabilir. "Her İnsan özetle farklı" / Hatta "şanslı" olması ve "doğru zamanda doğru yerde olmasına bile bağlı" bazı şeyleri kolay atlatması.
Anlatmaya çalıştığım şey; Kimse negatif yazmıyor , yada kimseyi korkutmak amaçlı yazmıyor. Bir saptama yapıyor ve bu saptamalar illaki %100 doğru olacak diye bir şey yok. Bu forumda olanlar zaten yaklaşık 11-12.000 Km yol yapmaya , kıta değiştirmeye hazır insanlar 😊 Asgari bir zeka seviyesine sahipler , kimse kimseyi negatif etkileyemez yada korkutamaz. 11K km gelmişim ne korkutacak beni 😊
Amerika yada Dünyanın "X" ülkesine her hangi bir nedenden dolayı taşınmış herkes eşit değil. Acı ama geride bıraktığımız hayatlarımızda da böyleydik... Ben konuyu uzatmak için yazmıyorum yine içimden geçenleri yazıyorum. Ben takip ettiğim her konu başlığında saygısızca yazmayan , ötekileştirme yapmadan yazan herkesten bir şeyler öğreniyorum. "A" kişi yada "B" kişisi önemli değil. Sadece değerlendirirken ne kadar samimi ve gerçekçi yazdığına bakarak onun yazdıklarından kendime bir şeyler çıkarıyorum. (Daha sonrasında gerektiğinde araştırıyorum.) Kişileri ayrıştırmadan (Nifak anlamında) yazılan her şeyi özetle önemsiyorum. Öncelikle hepimiz insanız. "Nokta" İlk yazan kişi "Charon bence kendince doğru" bir şey yazmış (tarz farklı olabilir.) - sonradan yazan arkadaşlarımızda "Bence kendilerince doğru" bir şeyler yazmışlar. Hepsinin görüşüne saygı duyuyorum ve almak istediklerimi alıyorum. Foruma onlarca mesaj attım ama şuana kadar kimseye "Şöyle yaz - yok böyle yazmalıydın demedim, demeyeceğim çünkü herkesin görüşüne saygı duyuyorum / doğru yada yanlışına bakmıyorum çünkü yazan kişinin penceresinden & bakış açısından o konu öyle yorumlanmış yada tecrübe edilmiş buna da saygı duymak gerekiyor. (Birisi o görüşü satın alacak) Özetle saygı çerçevesinde herkes kendine yazmaya devam etmeli. Bu arada bu mesaj "Charon" korumak için yazılmadı - zaten böyle bir şey gereksiz - kimsenin, kimseye korumasına gerek yok ancak herkesin "Saygıya ihtiyacı var." Sağ olsun zaten "Charon" son mesajlarında olgun birine yakışacak şekilde "haklısınız." diyerek konularını kapatmak istemiş. Aman yanlış anlaşılmasın diğer arkadaşlar da "Saygı Çerçevesinde" yazmışlar. Ancak bazı tepkileri yada yazılanları abartı buldum.
Bu konu özelinde kendi deneyimimi yazarak konuyu benim açımdan kapatacağım. Yanıt veren birisi olur ise yanıt vermeyeceğim. Yukarıda yazdıklarım ve aşağıda yazacaklarım ile dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Kimisi beni anlayacaktır - kimisi anlamayacaktır - - yada anlamaya çalışmayacaktır - Böyle bir beklentim yok ona da saygı duyuyorum... :)
25 Yıllık işi hayatımın yaklaşık 22 yılı Türkiye'de çok uluslu firmalarda çalışarak geçirdim. Bu yıllar zarfında "Fransızlar ile , Almanlar ile (kısmi az) , Hollandalılar ile ve son olarak Amerikalılar" ile çalıştım. Türkiye'deki kariyerimi "Director" pozisyonunda tamamladım. (Yaklaşık 14 yılını yönetici olarak geçirdim.) Bu geçen süre zarfında farklı kurum kültürleri-yaklaşımları gördüm, bireysel yada kolektif tecrübeler edindim ve yine bireysel ve kolektif güzel ve başarılı işlerin altına imzamızı attık. İngilizce seviyem hiç bir zaman iyi seviye de olmadı. Ben geliştiremedim ve bunun tek suçlusu da ben oldum. (Suçlu demeyelim ama önceliklerim başkaydı.) Yaklaşık 1 yıldır Amerika'dayım (bunun yaklaşık 4 Ay'ı Türkiye'de geçti) ve 22 yıllık kurumsal hayat, edinilen bilgi - tecrübe vb. tüm süreçler buraya gelince SIFIRLANDI. Buraya gelirken bilmiyor muydum? Biliyordum buna rağmen geldim. Çünkü denemesem pişman olurdum. Şuan en çok zorlandığım şey "İNGİLİZCE" , "kendimi kapana sıkışmış ve çaresiz gibi hissediyorum." / ( "kendimi bir hiç gibi hissediyorum." da yazabilirdim çokta önemli değil :) / böyle şeylere takılmamak / durumun özüne bakmak lazım) Şunu biliyorum ki; İngilizcem hemen çok iyi dereceye gelemeyeceği için orta vadede beni zor bir süreç bekliyor. (Türklerin yani bizim orta vademizden bahsetmiyorum.) Kursa gidiyorum , daha çok sosyalleşmeye çalışıyorum. Özetle elimden geleni yapmaya çalışıyorum...
Ayrıca bana göre iş dönüp dolaşıp bana göre 5 tane ana başlığa geliyor. 1. Finansal İmkanlar 2. Network (Çevre) 3. Psikolojik durum ve yönetme 4. Asimile yani değişimine hazır olmak ve çaba göstermek. 5. Sebat etmek - Hepsinden bahsetmeyeceğim, şu aşamada gerekte yok. 1. problem sanırım en önemlisi ne yazık ki, 1. problem gerçekten bazı şeylerde sizi ciddi şekilde etkiliyor. Önceki iletilerimde yazdığım gibi ben şanslıyım (babam ile yaşadığım için kira vermiyorum.) en azından 1 yıllık periyot için öyle diyeyim. (Green Card'ı alana kadar kaçak çalışmadım - GC'yi aldım ve TR'ye gittim 4 ay kaldım ve geri döndüm. Özetle cicim aylarım yeni bitti ve welcome to real life şimdi benim için) Kenardaki birikimim eridi ve İngilizcem olmadığı için 25 yıllık deneyimim ile şimdilik "Nitelikli" bir iş yapamayacağım. Şuan "Nitelik yerine Nicelik" yani paraya ihtiyacım olduğu için de "Lyft" ile hayata başladım ancak ne kadar dayanabilirim bilmiyorum. Hayatın karşıma ne çıkaracağını bilmiyorum. Ümitsiz değilim ama zaman zaman mutsuzum :) (ben ama başkası değil) Mecburen şimdilik hayatımı idame ettirmek için bu işe başladım. Bir taraftan da iş arıyorum. Bakalım zaman ne gösterecek…
Telefon hattı almak / ehliyet almak / banka hesabı açmak / kredi kartı çıkarmak vb. işlemler bir şekilde az İngilizce ile hallediliyor. Bunlar buradaki hayat için büyük göstergeler değil bana göre. Bu arada yine bu durumlar eyalet ve şehre göre değişkenlik gösteriyor. Bazı yerlerde kolay, bazı yerlerde zorlanıyorsun ama bir şekilde hallediliyor. Ancak iyi seviye de İngilizceniz yok ise iş bulmak zor. İş bulmaktan kastım “kendi istediğiniz standartlarda” iş bulmak zor. (Tecrübeli olduğumuz Beyaz yaka diyelim.) Ha bugün; Aşçı, Marangoz, çatı ustası, berber, elektrik ustası olsaydım yada İnşaat'taki teknik işlerden anlasaydım sanırım daha kolay iş bulurdum. Neyse bizde ekmeğimizi çok şükür şimdilik “Fake Taksicilikten” çıkarmaya başladık 😊 Allah iş bulana kadar bu işi yapmak için güç ve sabır ver yarabbim. “Amin.”
Sürç-i lisan ettiysek affola, amacım yukarıdaki iletileri yazan, forumun değerli üyelerine (kimseye) laf sokmak yada kimseyi korumak için değildi. İçimden gelenleri yine olabildiğince samimi şekilde ifade etmeye çalıştım.
Saygı ve Sevgilerimle