@kingocali, içinde söyledi: DV2022 Bekleme Odası
@Drywall Bu cevap bana zannederim. Değilse, peşinen özür dilerim.
Şehir dışına giderken (üstelik birden fazla defa), "Her gün gel. Köpeğimi gezdir. Kakasını, eline geçirdiğin torbayla yerden alıp, çöpe at. Kum kabından kedilerimin kakasını temizle. Önlerine mamalarını, sularını koy. Kapıyı çek, çık" diye, garajında bir de SUV (anahtarı da garaj duvarında asılı) olan evinin anahtarını emanet eden insan, in miyim, cin miyim anlayamamışsa, zihinsel bir engeli var demektir.
Bana defalarca ve günler boyunca evini emanet edip gidiyorken, Türkiye'den, cismini bile görmediği insana sponsor olup, üniversitede yanına onu alıyorsa; benim bir lisans (İstanbul Üniversitesi Makine Mühendisliği), bir yüksek lisans (San Diego State University İşletme Yönetimi) diplomam varken, üstelik tecrübem de bulunan iş geliştirme pozisyonu için, yalnızca bir lisans (İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği) diploması olan, iş geliştirme tecrübesi olmayan insana sponsor olup, su arıtma teknolojileri üreten şirketinde yanına onu alıyorsa, sorun güven sorunu da, liyakat sorunu da değil demektir. Sorunun ne olduğunu layıkıyla tespit etmek için fazla taraflıyım. Onu takdirlerinize bırakayım. Ama beni "güvenilmez" bulmasıyla alakalı olmadığını anlamış olacağınızı düşünüyorum. Zira, tekraren, evini, arabasını, eşyalarını, olmayan çocuklarının yerine koyduğu hayvanlarını emanet edip, günler boyu, millerce uzağa gidiyor.
Bu, cevapladığım kadar özel bir eleştiri değil, daha genel bir serzeniş ise, Ermeniler, Filipinliler, Vietnamlılar, herhangi bir vizeyle gelen memleketlilerini; Meksikalılar, vizeleri bile olmadan gelen memleketlilerini işe alıp, iş yerinde yatıp kalkmalarına izin veriyorlar. Hintliler, Çinliler, memleketlilerini üniversitede önce öğrenci, sonra asistan olarak yanlarına alıyorlar; burs veriyorlar. Tunuslular, Afganlar, memleketlilerine sponsor olup, yasal işlere yerleştiriyorlar. Neredeyse, bir bizim toplumda böyle şeyler olmuyor. Ben de tam olarak bunu söylemeye çalışıyor, hangi duygu ve düşünceler gerekçesiyle olmadığını neden ve sonuçlarıyla ve bütün açıklığıyla paylaştığınız için, size çok teşekkür ediyorum.
Bir keresinde Zurich'den Miami'ye ucuyoruz, yan koltukta genc birisi vardi. Tanistik ve konusmaya basladik. Kendisi Israil'liymis ve ilk defa ABD'ye gidiyordu greencardli olarak. "Varinca tanidik var mi, nerede kalacaksin, ne is yapacaksin" diye sordum. "Beni havaalaninda karsilayacaklar, kalacak yer ve is ayarlamislar, hatta ilk arabam bile hazir" dedi. "Kimler karsilayacak, akraban mi?" diye sordum, "Miami'de yasayan yahudi komitesi" dedi. "Karsiliginda ne kadar odeyeceksin?" diye sordugumda, cevabi "Bu sadece yeni gelenler icin gonullu bir yardim, para karsiligi degil" olmustu.
Eski calistigim ofisde Hintli bir kadin vardi. Onunla bir konusmamizda, yanlarina Hindistan'dan yeni gelen bir cift oldugunu, evlerinde misafir ettiklerini ve kendilerine kiralik ev, araba ve is ayarlamaya calistiklarini soylemisti. "Tanidiklariniz mi" diye sordum, "Ilk defa buraya geldiklerinde tanistik ama Hindistan'dan ayni sehirden geldiler" dedi.
Florida'da yillar once Ermeni bir kadinla tanistik, tesaduf eseri bir pizzacida. Kadin 60li yaslardaydi ve oldukca bozuk bir Turkce konusuyordu. Esimle beni ertesi gunu icin evlerine davet etti. Gittik. Ailesi, abisi ve kizkardesi ile tanistirdi. Kendi aralarinda Eermenice-Turkce karisimi bir dil konusuyorlardi. Eski Osmanli zamanindaki Dogu Anadolu'da konusulan dilmis ve anne-babalarindan ogrenmisler, anadilleri yani. Oturduk, sohbet ettik, Turk kahvesi ictik, sonra bizi bir restauranta goturduler yemek yedik. Biz orada yasadigimiz surece esimle ve benle surekli gorustuler, gidip geldiler, bizde onlara gittik, bize sanki kendi aile bireyleriymisiz gibi davrandilar.
Bunlar aklima simdilik gelen baska milletler ile ilgili ornekler...