• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. kingocali
    3. İleti
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    kingocaliK Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 25
    • Konu 0
    • İleti 319
    • Gruplar 1

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @Arthur-Morgan Hayırlısı olsun :)

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @Arthur-Morgan 14 kere, ilk harf büyük, gerisi küçük. Ama 13.de, 38.000. sıradan ve şimdi tekrar başvurdum. İyi düşün :)

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      2016'dan beri kılına dokunmadığım 40 santim sakal var. 13. denememde, Trump Başgan döneminde, bir virüsün dünyada 1 milyon kişiyi öldürdüğü sene, 38.000. sıradan kazandım. Totem olarak işe yarayacağını garanti edemem. Ama turist vizesine aynı sakalla başvurduğum, vize mülakatına aynı sakalla girdiğim, vizeme aynı sakallı fotoğrafı bastırdığım, Amerika'ya aynı sakalla girdiğim ve hiçbir sorun yaşamadığım (hatta sakalın lafı bile edilmediği) için, sakalın negatif hiçbir etkisi olmadığını garanti ederim. Sakallara özgürlük!

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @fredyjones

      Ben göbekli bir kardeşinizim. Tampa, FL doğumlu, Amerikan vatandaşlığından, vergi oranlarını çok yüksek bulduğu için kendi isteğiyle çıkmış (ve sonradan, vergi oranlarını “uygun” bulduğu için, Çekya’dan oturma izni almış), kendisi de göbekli bir arkadaşım, “Florida’ya gitme. Florida, Los Angeles gibidir. Göbekliler mutlu olamaz” tavsiyesinde bulunmuştu. Florida’da “huzur” aramak için, bu da bir kriter olabilir. Bizdeki gibi göbek varsa, bunu da göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim :)

      @gorkem34

      Geçen yılbaşında New York, NY’tayken, beni misafir eden arkadaşlara yeni yıl hediyesi bakıyordum. Üzerinde “TOO DUMB FOR NY; TOO UGLY FOR LA” yazan bir tişörte denk geldim. Çok hoşuma gitti. Tam olarak benim durumumu özetlediği ve yukarıdaki anekdodu abideleştirdiği için, forumdaşlarla da paylaşmak isterim. Yerleşilecek yerin seçiminde, mutlu olmak da bir hedefse, bu da bir kriter olabilir :)

      @enestalha

      New York, NY’ta yaşayan, karı – koca ayrı ayrı, senede yarım milyon Dolar kazanan arkadaşlarım bile, Hawaii’nin ne kadar pahalı olduğundan şikayet ediyorlardı. Balayına gitmişler; o kadar “tatlı” hatıraya rağmen, acısını unutamamışlar :)

      @AgeGuns

      New York, NY’a turistik amaçlarla gittim. Hiç de sevmedim. Soranlara, “İstanbul’da nefret ettiğimiz her şeyi al. Binle çarp. New York o” diye özetliyorum. Ama gidebilirsem, yanında aylarca beleşe kalabileceğim arkadaşım New York’ta. İş isteyebileceğim birkaç arkadaşımdan biri ve muhtemelen de o işi bana verebilecek tek arkadaşım New York’ta. Daha önceki paylaşımlarımda, Amerika’da bir destek sisteminin öneminden bahsetmiştim. Benim New York’ta kurulu bir destek sistemim var. Muhtemelen, en yoğun Türk nüfusunun yaşadığı yerlerden oldukları için, New York ve Los Angeles yazan arkadaşların, buraları tercih etmelerinin sebebi, onların da oralarda kurulu destek sistemlerinin bulunmasından kaynaklanıyor olabilir. Yoksa, benim hayalim de Los Angeles (Yirmili yaşlarımda çok istemiştim. İçimde kaldı). Ama orta ve uzun vadeli hayatım için Anchorage, Juneau ya da Seward, AK üzerinde duruyorum (Pek insan sevmiyorum da). Eyalet, günümüzde Türkler arasında çok popüler olduğu için, düşük bir ihtimal, Galveston ya da Corpus Christi, TX da olabilir (Ama suya kıyısı olmazsa, olmaz). Ama ilk gidişte, hiç sevmesem, istemesem de, mecburen New York, NY...

      @sincapiton

      Yemeği uçakta veriyorlar. İstersen, ekstra ücret karşılığında sandviç, kek, vs de satın alabiliyorsun. Alkol hariç, içecekler beleş. New York – İstanbul arasında iki ayda bir mutlaka uçan New York’lu arkadaşım, uyumak için ilaç alıyor. Ben yolculuk ve gözlem yapmayı seven bir insan olduğum için, uyumamayı tercih ediyorum. İlk paragrafta söylediğim gibi, göbekli bir kardeşinizim. Boy da var. Ben de rahat uçabilmek için, business uçmak da ikinci el araba fiyatı olduğu için, iki ekonomi alıyorum. Hem çift yemek yiyorum, hem de ekstra bagaja para vermiyorum. Hayattayken, kedimi de yanıma alıyordum. Tabii ona ilaç veriyordum. Ömründe bir kere ve tek yön gideceksen, bir kere için gözden çıkarılabilecek bir para bence. Türkiye’de bekleyenin kalacaksa ve sürekli gidip geleceksen, iş değişir. Ben tek tabanca olmanın rahatlığıyla yazıyorum...

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Radikal kararlar

      Amerika'da okuyacak para varsa, burada 1-2 yıl zaman kaybetmeye gerek yok. Burada nasıl okulun ilk 1-2 yılında okuduğun bölümle ilgili temel bilgiler öğretiyorlarsa, orada da okulun ilk 1-2 yılında okuduğun bölümle ilgili temel bilgiler öğretiyorlar. Aynı temeli orada da alırsın. Üstelik temelin üzerine kat çıkacağın dilde ve eğitim sisteminde alırsın. Direkt git, okula Amerika'da başla. @Rhonster 'ın dediği gibi, böylelikle, geçerlilik, denklik, vs konularına kafa yormak zorunda da kalmazsın.

      Amerika'da okuyacak para yoksa ve sen milli sporcu, devlet sanatçısı, Matematik olimpiyatlarında dünya birincisi, dünya satranç şampiyonu, Greta Thunberg gibi BM Genel Kurulu'nda Trump'a fırça atmış çevre aktivisti, vs değilsen, lise mezunu olarak Amerika'da lisans eğitimi için burs bulman zor olacağı için, babanın dediği gibi, bileziği koluna burada takmanda fayda var.

      Özetle, para da, üniversiteyi Amerika'da okumak konusunda, ilk başvurunda çekilişten green card kazanmak kadar önemli bir faktör (Belki de, okumak özelinde, ondan daha önemli bir faktör). Tabii, "Nasılsa cebimde green card'ım olacak. Ucuz bir eyalette, vasıfsız işlerde full-time çalışır; Amerikalılar gibi, okulu zamana yayarak part-time bitiririm" dersen; dönemde 2 ders alıp, okulu 8-10 senede bitirmeyi göze alırsan, bütün söylediklerimi geri alıyorum. Bu durumda, @Ryback 'in söylediği gibi, başvuru yapmaya bir an önce başlamak daha mantıklı. Kaçıncı denemende çıkacağı belli değil. Çıksa bile, gidip gidemeyeceğin belli değil (Case number'ın benimki gibi yüksek olursa, mülakat sırası bile gelmeyebilir). Başvurmaya ne kadar erken başlarsan, o kadar çok çekilişe katılır, şansını da o kadar arttırırsın.

      @Erkand 'ınkiler de tavsiye gibi tavsiye. Soğukkanlı, gerçekçi, rasyonel. Helal olsun!

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @gorkem34 F-1 ile gittim. 3 kere de Amerika'dan başvurdum. Yine çıkmadı. Çıkası yoksa demek ki :) Tabii hepsi, DV-2020'den önceydi (Bkz. Teorim)...

      @cüneyt-tarıkman O şekilde başvurup, sürekli ret alan ("bir türlü kazanamayan" desek daha doğru olacak sanki) iki tanıdığım vardı. Biri, 3'ü Amerika'da olmak kaydıyla, 15-20 defa başvurup, bir türlü kazanamayan, Amerika'dan sınıf arkadaşım (Yüksek öğrenimli, Amerika tecrübeli, Amerika'da başı belaya girmemiş, dil sorunu olmayan, bekar). DV-2020'yi 12 bin küsuruncu sıradan kazandı. Şubat'ta vizesini cebine koydu. Nisan'da uçacaktı. Malum nedenlerden uçamadı. Temmuz'da uçtu. Girişini yaptı. 3. gününde memlekete döndü. Şimdi green card'ının, Amerika'da verdiği adrese postalanmasını bekliyor. Diğeri de, son 21 senenin 13'ünde başvurup, sonuncusunda, 38 bin küsuruncu sıradan "kazanan" benim. Profilim sınıf arkadaşımınkiyle aynı. Dediğim gibi, bir pattern var gibi; ama dediğiniz gibi, elimizde göçmenlik bürosu verileri olmadan bunu asla kanıtlayamayız. Zaten bende de ümitler 2022'ye kaldı...

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @tekne3 Geçen gün @Rhonster bir yerlerde "68 ve 72 yaşlarında kazanıp giden var. 3 senedir de Amerika'dalar" gibi bir şey yazmıştı. Yanlış hatırlıyorsam, lütfen beni düzeltsin. Bundan daha yaşlısını hayal edemiyorum açıkçası. Ben orta yaşlıyım. (Şimdilik) En yaşlı talihli olmadığımdan eminim ( Bahtım böyle giderse, 31 yıl sonra olmayacağımdan emin değilim :) ). Hoş, 38 bin küsuruncu sıra numarasıyla, "talihli" olmadığımdan da eminim. Zira, o yüzden hala DV-2022 odalarında dolanıyorum :)

      @enestalha @Sympathique Valla, böyle kabir azabı gibi bir şey kardeş. Ne gidebiliyon; ne kalabiliyon :D

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      1.000 yaşındayım. Dünyanın en çirkin insanıyım. Hem kel, hem fodulum. Bana çıktı. Teori iptal :)

      "38.000. sıradan çıkmış. Mülakat sırası bile gelmez. O yüzden, çıkmış sayılmaz" diye kendine güvenen varsa, yakın kıdem tazminatlarını, gitsin :D

      Şaka bir yana, benim, DV-2020'ye kadar, yalnızca yakın çevremdeki kazananlara bakarak (o zaman forumdan falan haberim yoktu tabii), yüksek öğrenim görmüş, bir kariyeri, eşi (tercihen o da kariyerli) ve çocuğu olanların çekiliş şansının belli bir katsayıyla çarpıldığına dair bir teorim vardı (Bana bir şans veriliyorsa, bu profile uyanlara 3 şans veriliyormuş gibi düşünün).

      DV-2020 ve üstü için ise, yine yalnızca yakın çevremdeki kazananlara bakarak, Amerika tecrübesi olan, Amerika'da adli kaydı ve dil sorunu olmayan, yine yüksek öğrenimli, ancak bu kez bekar insanlara daha fazla şans verildiği izlenimi oluştu.

      Örneklem bu kadar dar, sınırlı ve subjektif olunca, ulaştığım sonuç zaten hiçbir istatistiksel anlam ifade etmiyor ama, yalnızca bu forumun heterojenliğine baksanız bile, çekilişin tamamen rastlantısal olduğunu görebilirsiniz.

      Dünyanın en çirkini olduğum kadar, aynı zamanda dünyanın en bahtsız da insanıyımdır. Bana bile çıktı yani :)

      Tabii yine, "38.000. sıradan çıkmış. Çıkmış bile sayılmaz" deme hakkınız saklıdır (ve muhtemelen de, tam olarak gerçeği yansıtmaktadır) :D

      Hisse: Liseyi bitirin. Pasaportları yenileyin. Fotoğrafları tazeleyin. Gerçekleri beyan edin. Yazım hatalarını iyi kontrol edin. Öyle olsa olur mu; böyle yapsak sayılır mı diye kuralları esnetmeye çalışmayın. Tam talep edildiği şekilde başvurun. Gerisi tevekkül...

      Kazanmak isteyen herkese bol şans...

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Yüksek lisans icin gerekli belgeler

      (Kendim dahil) Toplam 6 kişi adına, Amerika'da toplam 9, İngiltere'de toplam 13 üniversiteye, toplam 5 doktora, toplam 17 yüksek lisans başvurusu yaptım.

      Genel izlenimim odur ki, İngilizce konuşulan bir ülkeden, İngilizce konuşulan bir ülkeye gönderilen transkriptler, kesinlikle mühürlü zarfta gitmeli. İngilizce dışı dil konuşulan ülkelerde, İngilizce transkript alınabiliyorsa, kesinlikle mühürlü zarfta gitmeli. İngilizce dışı dil konuşulan ülkelerde, İngilizce transkript alınamıyorsa, bazı üniversiteler, transkripti kesinlikle mühürlü zarfta talep ettiğinden (üniversiteden üniversiteye değişiyor; sizin başvurmayı düşündüğünüz üniversitelerin taleplerine bakmanızda fayda var), transkripti üniversitenin verdiği dilde alıp, tercümesini yaptırıp, üniversiteden, verdiği orijinal transkript ve yaptırdığınız tercümesini aynı zarfa koyup mühürlemelerini talep edebilirsiniz. Yeminli tercümana çevirtip, noter onayı yaptırırsanız, itiraz edemezler. Başvuracağınız üniversitenin mühürlü zarf talebi yoksa, zaten çevirisiyle transkripti birbirine zımbalayıp göndermeniz yeterli. Benim, üniversite talep ettiği başvuru belgeleri arasında aksini talep etmediği için, mühürsüz zarfta gönderdiğim transkriptler (ve çevirileri) arasında kabul edilmeyen hiç olmadı. Tekraren, başvuracağınız üniversitenin transkriptleri nasıl talep ettiğine bakın lütfen.

      Referans mektupları konusunda, 2010'dan beri başvurduğum hiçbir üniversite, yazılı, imzalı referans kabul etmiyor. Sizden, başvuru formunda, referans talep edeceğiniz hocalarınızın isim ve iletişim bilgilerini vermenizi istiyor. O iletişim bilgileri uyarınca, hocalarınıza mail atıp, mail içinde kendilerine bir link vererek, o linkteki referans formunu online olarak doldurmalarını talep ediyor. Hocalarınızdan yazılı olarak referans mektubu almaktan ziyade, kendilerinden, başvuracağınız okullardan (onlara da hangi okullar olduğunu bildirmeniz, o okullardan gelen mail'lere karşı hassasiyetlerini arttıracaktır) kendilerine mail olarak gönderilecek referans formlarını dolduracaklarına dair sözlü taahhüt almanız daha gerçekçi olacaktır. Yine tecrübem odur ki, hocalardan hem yazılı referans mektubu vermeleri, hem de kendilerine gönderilen online formu doldurmaları rica edildiğinde, "E yazılısını verdik ya!" şeklinde tepki veriyorlar. Sonra, Amerika'daki üniversite yalnızca online referans kabul ettiğinden, hocaya türlü yakınlıklar, şirinlikler yapmak gerekiyor. Başvurmayı düşündüğünüz üniversitelerin, referansı da nasıl talep ettiğine bir bakın derim. Ama %99 ihtimalle, online olduğunu göreceksiniz. O yüzden, hocalardan mektup almak yerine, sözlerini ve iletişim bilgilerini alın. Başvurduğunuz üniversite, size referans talebini hocanıza gönderdiğini haber verdiğinde, mutlaka siz de hocanızla iletişim kurup, kendinizi ve referans talebinizi hatırlatın.

      Okulun ilk yılına dair tüm masraflarınızı karşılayabilecek kadar mevduatınız olduğunu belgeleyen banka dokümanlarını (çoğu banka İngilizce veriyor; vermezlerse, bunu da çevirtmeniz gerekir) ya da size burs veren kurumun eğitiminize ayırdığı bütçeyi ve ödeme taahhüdünü belgeleyen kurum dokümanlarını (devlet İngilizce veriyor; sizin bursiyeri olduğunuz kurum vermiyorsa, bunu da çevirtmeniz gerekir) da yanınıza almayı unutmayın. Bunlarda mühürlü zarf koşulu yok.

      Şimdiden hayırlı olsun. Başarılar...

      Yüksek Lisans ve Doktora içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @newyorker Hepimiz birbirimizinkini kutlarız inşallah. Bizde parası / diploması olan / olmayan, numarası küçük / büyük ayrımı yok. Biraz da istediklerimiz olsun canım hayatta. Hep felaketler olacak değil ya? Hem evrenin bize 2020'den birikmiş borcu var :)

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: [Arşiv] DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari

      @waldeinsamkeit

      Evrakların yollanıp yollanmamasından bağımsız olan bir durum. Numaranız current olduğunda, evraklarınızı yollamış iseniz size mülakat randevusu veriyorlar; yollamamış iseniz vermiyorlar (Tabii bunların tamamı, büyükelçiliğin açık olması ve aksi yönde bir executive order olmaması varsayımıyla geçerli).

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      Amerika'ya gidilmek isteniyorsa, bir yol bulunup, gerçekten gidiliyor. Ama çekiliş olmadan, Amerika'da kalmak o kadar kolay olmuyor maalesef.

      Sınıfta 6 Türk'tük. Hepimiz San Diego'ya yüksek lisans yapıp, akabinde Amerika'da kalmak niyetiyle gelmiştik. Hepimiz bu işi yasal yollarla yapmayı tercih ettik. Yalnızca birimiz kalabildi; 5'imiz, bize H-1 getirecek bir iş bulamadığımız için geri dönmek zorunda kaldık.

      Sınıftan olmayıp, hepsi San Diego'ya bizimle aynı dönemde, dil okulu, ön lisans, lisans ya da yüksek lisans yapıp (Biri hemşire, diğeri muhasebe alanında meslek lisesi mezunu olup, herhangi bir okula gitme niyeti olmayan 2 kişi istisnadır), akabinde Amerika'da kalmak niyetiyle gelmiş 48 Türk'ten, yalnızca 12'si kendisine H-1 getirecek bir iş bularak, 4'ü evlenerek, 2'si yasal olmayan yollara başvurarak kalabildi; 30'u geri döndü (Akademisyen olarak geldiğini bildiğim 4, çekiliş kazanarak geldiğini bildiğim 1, gelirken kalma niyeti olmadığını bildiğim 1, nasıl geldiğini bilmediğim 6 ve öğrenci vizesiyle geldiğini bildiğim, ancak akıbetlerini bilmediğim 5 Türk'ü dahil etmiyorum).

      Türkiye'deki lisans programından tanıdığım 4 sınıf arkadaşımdan, 2'si dil okulu bahanesiyle New York'a, 2'si yüksek lisans için Amherst ve Chapel Hill'e gitti. Chapel Hill'e giden okulu bitirip, Amherst'e giden okulu dahi bitiremeden geri döndü. New York'a gidenler, yasal olmayan yollara başvurarak kalabildi.

      Ben, Türkiye'de 7 sene özel okulun ardından, Amerika'da 7 ay gittiğim dil okulunda İngilizce problemini tamamen ve ebediyen çözdüm. İlk yüksek lisansımı Amerika'da yaptım. Amerika'daki okul sırasında asistanlık, okul bittikten sonra staj yaptım. Okul bittikten sonra, 1 yıllık Optional Practical Training sürem içinde, birkaç vasıfsız işte (bahçıvanlık, güvenlik görevliliği, POP pazarlama elemanlığı) çalıştım. Eşzamanlı olarak, bana H-1 getirecek vasıflı bir iş arayışım içinde, her sektör ve boyuttan sayısız şirketle mülakat yaptım. Özetle, Amerika'da, vasıflı bir iş bulup, çalışabilmek dışında, bir insanın deneyimleyebileceği her şeyi deneyimledim; deneyebileceği her yolu denedim ( Vatandaşla evlilik ve askere alma bürosu deneyimlerimi de, başka bir başlık altında yeri gelirse paylaşırım. O işlere de girmediğimden değil :) ). OLMADI!

      Şu an, İngilizce sorunum yok. Biri lisans, (biri Amerika'dan) ikisi yüksek lisans; 3 üniversite diplomam var. 3 sene, 3 ay, 13 günlük Amerika tecrübem var. Kredi geçmişim var. Üstelik iyi. Social Security Number'ım var. Alien Number'ım var. 10 senelik pasaportum var. 10 senelik turist vizem var. Evcil hayvanım yok. Hanım - çocuk yok. Bakmakla yükümlü olduğum 1. derece akrabam yok. New York, NY'ta 5, San Diego, CA'da 10, Huntsville, AL'da 15 sene, beni hiç çalışmasam bile idare edebilecek param var. Ama dibini görürsem, hayatta tek dikili ağacım kalmayacağı için, hepsini harcama lüksüm yok. Gidersem, iyi bir iş bulup, çalışmak zorundayım. Ama geçmiş tecrübelerimden, iyi iş bulmanın kolay olmadığını, hatta mümkün bile olamayabileceğini çok iyi biliyorum. O yüzden, o işi bulmadan, olmayacak maceralara da atılamam. Üstelik 2021 çekilişini de kazandım. Ama 38 bin küsuruncu sıradan kazandım. Bu seneki çekilişin doğası 2018'inkine benziyormuş. Muhtemelen bana mülakat sırası dahi gelmeyecekmiş. Özetle, bütün imkan ve avantajlarıma rağmen, HALA GİDEMİYORUM!

      San Diego'ya, 32 yaşında, cebinde yalnızca Türkiye'de sattığı motorunun ve gitarının parasıyla gelen (inanın, toplasanız 15.000 Dolar etmez); yasal olmayan yollarla çalışarak, önce dil okulu (İngilizce'yi neredeyse sıfırdan öğrenmek üzere), ardından ön lisans, ardından lisans, ardından yüksek lisans bitiren; lisans mezuniyetinden beri, San Diego'daki web tasarım firmalarında web tasarımcısı olarak çalışan; San Diego'ya birlikte geldiği doktor kocasından ayrılmış Türk bir hemşireyle evlenen; şu anda, hala San Diego'da hepimizin hayalindeki hayatı yaşayan Türk de tanıyorum. Katbekat fazla imkanım olmasına rağmen, (yalnızca para harcanan) turistik geziler dışında Amerika'ya gidememenin acısını da bizzat yaşıyorum (Yalnız olmadığımı da, yukarıda somut verilerle paylaştım).

      Demem odur ki, gelin, bugün elimizde olan ya da olmayan imkanlarla, yarın elimize geçip geçmeyeceğinin garantisi dahi olmayan fırsatları değerlendirmeyelim. Birbirimizin şevkini ve kalbini kırmayalım. Gün doğmadan neler doğar? Krediler çekilir. Akrabalar el verir. Piyangodan para çıkar ( Çekilişten göçmenlik çıkacağına inanıyorsunuz; para çıkacağına mı inanmıyorsunuz? :) ). Gidenler gider; gidemeyenlerin yerine sıradaki talihli gider. Zaten o yüzden 55.000 vizeyi 132.000 kişiye çıkarmıyorlar mı?

      Bu zor günlerde, aynı tarafta olmakta fayda var. Saygılar...

      Edit: Sayıları, aklıma gelen yeni kişilerle güncelledim. İlk okumanızla ikinci okumanız arasında rakam farkı varsa, sebebi rakamların güncellenmiş olmasıdır.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Amerika'da Yaşanacak Eyalet ve Şehrin Seçimi

      @tugba_nyc_love

      2001 - 2004 arası, San Diego'da, devlet üniversitesinde okudum. Bir dönemlik okul ücreti (tuition) 4.000 Dolar, kayıt ücreti (registration fee) 800 Dolar idi. Amerika'da okumak için, gayet mütevazı rakamlar olduğu söylenebilir. Kiram (su faturası içinde), ayda 800 Dolar; elektrik, kablo, telefon gibi sabit giderlerim, 200 Dolar civarında idi. F-1 öğrenci vizesi ile, yalnızca kampüs içinde ve en fazla 20 saat çalışarak (yasal sınırlar bunlar), yalnızca yeme, içme ve gezme giderlerimi karşılayabiliyordum. Okul ücretleri, kira, sabit giderler Türkiye'den geliyordu. Üstelik, okul kırtasiyesinde kasiyerlik, okul kantininde komilik gibi vasıfsız (Saati $6.75) değil; 20 saati doldurmak için, aynı anda birkaç hocanın lisansüstü (Saati $10.10) ve araştırma (Saati $13.70) asistanlığını yaptığım yarı-vasıflı işlerde çalıştım.

      Okul bitip, 1 yıllık Optional Practical Training sürem başladığında, bir yandan H-1 getirecek iş arayıp, diğer yandan vasıfsız işlerde çalıştım. Saati $5'dan bahçıvanlık (o zaman California'da asgari ücret $6.75 olmasına rağmen, abinin bende emeği olduğundan öyle anlaştık), $7'dan güvenlik görevliliği, $75'dan (geçici süreli, proje bazlı) POP pazarlama elemanlığı (Migros'ta margarin sürülmüş ekmek tadımı yaptırdığınızı düşünün) yaptım. En iyi günümde, kiramı, sabit giderlerimi, yiyip, içip, gezdiğimi karşılayabildim. Arabanın sigortası, benim sigortam geldiğinde, Türkiye'den destek gelmeden, peynir gemisi yürümedi.

      Bugün, San Diego'da aynı dairenin kirası 1.450 Dolar. New York'ta aynı dairenin kirası 3.900 Dolar.

      Aralık 2019 - Ocak 2020'de gittiğimde, New York'ta, 20 sene önce, çekilişten Green Card kazanarak gelmiş, Türk ailelerin evlerinde (temizlik, yemek, bulaşık, çamaşır, ütü gibi aklınıza gelebilecek bütün) ev işleri ve çocuk bakıcılığı yaparak (ne kadar ağır da olsa, vasıfsız işler), ayda 3.600 Dolar kazanan (ve hala tek kelime İngilizce konuşamayan) bir Türk ablayla tanıştım. Ama dediğim gibi, New York'ta 1+1'in kirası 3.900 Dolar. Abla, Brooklyn'in Manhattan ve East River görmeyen kesimlerinde yaşıyor, işe metroyla gidip geliyordu. Şansı ve hayatta kalabilmesinin tek sebebi, eşinin ve şu an yetişkin olan oğlunun da vasıfsız işlerde çalışıyor ve kendisine destek veriyor olmasıydı. Üstelik, Trump öncesinde, kardeşini, onun eşini ve çocuklarını da bir şekilde yanına aldırarak, bir destek sistemi kurabilmişti (En azından, beklenmedik masraflarda, çevresinde kendisine destek olabilecek birileri var).

      Doğuştan vatandaş olan Amerikalı arkadaşım, New York'ta okurken, vasıfsız işlerde çalışarak (garsonluk yapmış) geçimini ve okula ilişkin sarf malzemesi masraflarını karşılayabilmiş olsa da, okul ücretini öğrenci kredisiyle ödeyebilmiş. Üstelik, doğuştan New York'lu olduğundan, yabancı öğrencinin ödediği ücretin üçte birini ödüyor. Ona rağmen, ödemek kolay değil. New York, muhtemelen, Massachusetts, Connecticut ve New Jersey'den sonra, okulların en pahalı olduğu eyalet.

      Ucuz eyaletler, büyük su kütlelerine kıyısı olmayan, sanayii nispeten az gelişmiş eyaletler olabilir. Idaho, Montana, North ve South Dakota, biraz daha pahalı olmak kaydıyla, Nebraska, Oklahoma, Iowa gibi... Bunun bir istisnası Alaska olabilir. Zira, suya bolca kıyısı var.

      New York'ta hem okumak, hem çalışmak, hem "yaşamak" mümkün değil midir? Mümkün olduğunca ucuz bir okulda, birkaç ev arkadaşıyla, şehir merkezinden uzak bir yerde, mütevazı bir dairede, birkaç işte çalışarak mümkün olabilir. Ama o da F-1 vizesiyle mümkün değildir. Çekilişten Green Card kazanırsanız olabilir. Ama o takdirde de, birkaç işte çalışıp, part-time okusanız bile, okul bitmeden "yaşamaya" ne kadar zaman ve haliniz kalır; orası meçhul. Üstelik, beklenmedik harcamalar için, bir destek sistemi hala şart. Zira, Amerika acımasız bir yer.

      Gerçekçi olursak, çalışarak okumak için daha mütevazı bir şehir / eyalet seçmeniz; hayaliniz bu ise, New York'a okul bittikten sonra gitmeniz, hem finansal, hem zamansal, hem de ruhsal olarak daha sağlıklı ve fizibil olabilir.

      Bol şans...

      Eyaletler içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Amerika'da Yaşanacak Eyalet ve Şehrin Seçimi

      @ErenPekkol

      San Diego, 15 yıl önce tam aradığınız gibi bir yerdi. Ancak, Aralık 2019 - Ocak 2020'de gittiğimde gördüm ki, işler epey değişmiş. 2001 - 2004 yılları arasında (su faturası dahil) ayda 800 Dolar verdiğim 1+1, 1.450 Dolar olmuş. 4-5 Dolar'a yediğim burrito, 7-8 Dolar; 7-8 Dolar'a olduğum saç tıraşı, 12 Dolar'a çıkmış. Aynı 1+1 New York'ta 3.900 Dolar. Aynı saç tıraşı New York'ta 30 Dolar. Karşılaştırınca "çok mu pahalı"? Değil. Ama pek ucuz olduğunu da söyleyemeyiz. Hele ki, 15 yıl öncesiyle karşılaştırdığınızda...

      Yine de, verdiğiniz rakam Kanada Dolar'ı değil ise, 1.200 Dolar'a okyanusa ve şehir merkezine uzak, ama üniversitelere yakın bir yerde ev bulmak mümkün. Grossmont'ta, La Mesa'da, El Cajon'da, hem Grossmont College'a, hem San Diego State'e, hem de National University'ye yakın 1+1'ler bulabileceğinizi tahmin ediyorum. Arabanız da olacaksa, buralardan USD'ye, UCSD'ye de ulaşabilirsiniz.

      "Güzel kazanma"ya gelince, kampüs içi çalışmayla, Downtown'da pedicab'le, Uber'le, Amazon Flex'le, maç ve konserlerde part-time güvenlik görevliliğiyle ailenize destek olmanız mümkün. Ama bugüne kadar, full-time okula gidip "güzel kazandığını" gördüğüm tek insan, kızılderili kumarhanesinde krupiyelik yapıyordu. Black Jack'le, Poker'le, American Roulette'le aranız iyi değilse, sizde green card olacağını ve kanunen full-time okumak zorunda olmayacağınızı (Zira, F-1 vizesiyle, okula full-time gitmek, yalnızca kampüs içi çalışmak, onda da, haftada 20 saati geçmemek zorundasınız) da düşünerek, full-time çalışıp, part-time okula gitmek daha mantıklı olabilir. Okul 2 senede bitmez de, 4 senede biter. Ama daha "güzel kazanma" imkanınız olabilir. Ama bu sefer de, henüz üniversite diplomanız elinize geçmediğinden, "güzel kazandıran" iş imkanları sınırlı olacaktır. Örneğin, Costco'da, Ralphs'te, Vons'da kasiyerlik veya reyon elemanlığı, asgari ücretin 2 katı kazandırır. Elinizden daha teknik (inşaat işçiliği, her türlü mekanik ve elektronik tamir) işler geliyorsa, asgari ücretin 6-8 katına kadar kazanabilirsiniz. Ama hayalinizdeki hayat bu mudur, ona karar verecek olan sizsiniz.

      Bu sıralar, California'da yaşamakta olan, üniversite mezunu ve iyi iş sahibi olup, "güzel kazanan" Türkler'in bile, hararetle Texas'a taşındığını görüyorum. Texas konusunda derinlemesine bilgi sahibi değilim ama, yalnızca trende ve taşınanların profiline bakarak, günümüzde aradığınız şeyi Texas'ta bulmanızın daha olası olduğunu düşünüyorum.

      Amerika'da nereye taşınılabileceği konusunda uzman değilim ama, San Diego konusunda yeterince bilgi sahibi olduğumu düşünüyorum. Paylaşmak istedim. Allah yolunuzu açık eder, gönlünüze göre verir inşallah...

      Eyaletler içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Amerika'da Günlük Yaşamdaki Farklılıklar

      @tugbafurkan

      Rica ederim. Giderayak, aklıma 3 madde daha geldi:

      1. Kiralama şirketinden aracı teslim alırken, kısa - uzun farların, sinyal ve stop lambalarının çalışıp çalışmadığını bir kontrol etmenizi tavsiye ederim. Polis, lambalarından herhangi biri çalışmayan araçlara karşı hassastır; durdurur.

      2. Yola çıkmadan önce, aracı teslim aldığınız görevliden, yakıt deposunun kapağının pratik bir şekilde nasıl açılıp kapandığını öğrenin. Benzinciler self servistir (California'da en az 20 yıldır öyle. New York'ta, 20 yıl önce pompacı olarak çalışan arkadaşlarım olsa da, şimdi orada da öyle olduğunu duydum. Diğer eyaletlerde de öyle olduğunu zannederim). Büyük ihtimalle, kendiniz açıp kapamak zorunda kalacaksınız.

      3. Belki Türkiye'den ayrılmadan önce, bir benzinciye gidip, pompanın nasıl çalıştığını öğrenmek de faydalı olabilir. Zira, dükkan kısmı kalabalıksa, ya da gece geç vakitse, kasadaki görevli, kasayı bırakıp, size yardımcı olmaya pek yanaşmayabilir. (Temel olarak, depo kapağını açıp, hortumu contaya kadar sokup, tetiğe basıyorsunuz. Dolum tamamlandığında, tetik otomatik olarak ilk konumuna dönerek, yakıt akışını otomatik kesiyor. Ödemeyi doluma başlamadan önce pompa numarası belirterek görevliye, ya da kredi kartıyla doğrudan pompaya yapabiliyorsunuz. Ama mobil teknoloji de entegre olduktan sonra, pompanın teknolojisi de illaki değişmiştir. Pompada mobil ödeme konusunda tecrübem yok. Elektrikli ve hibrit araçlar konusunda da tecrübem yok.)

      Tekraren, güvenli yolculuklar. Her şey gönlünüzce olsun... Ve, ihtimal düşük olsa da, darısı başımıza...

      Kültür ve Hobi içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Amerika'da Günlük Yaşamdaki Farklılıklar

      @tugbafurkan

      1. Yollar bizimkinden geniştir. Dikiz aynaları arkanızı tamamen göstermekte yetersiz kalabilir. Şerit değiştirmeden önce, bir de kafanızı çevirerek, camdan ölü noktada araç var mı diye kontrol etmeniz, seyahat güvenliğinizi arttıracaktır.

      2. Hız limitlerine uyun. Polis, hız limitlerini hassasiyetle uygular.

      3. Bizdekinin aksine, "Stop" işaretlerinde (gerek yerde, gerek tabelada yazan) tamamen durulur. 3 saniye beklenerek, kavşağın boş, ya da kavşaktaki araçların tamamının durmuş olduğundan emin olunarak harekete geçilir. Geçiş hakkı, kavşağa ilk gelendedir. "Stop" işaretinde, önünüzde başka bir araç varsa, o hareket ettikten sonra, onun durduğu yerde durup, kavşakta önünüzdeki aracın geçmesini bekleyen araçlardan birinin geçmesine izin vermelisiniz. O geçişini tamamladıktan sonra, harekete geçebilirsiniz. Yine bizdekinin aksine, polis "Stop" işareti kurallarını hassasiyetle uygular.

      4. California eyaletinde, sağa dönmek için yeşil ışığı beklemek zorunda değilsiniz. Işıklarda durup, aynı "Stop" işaretinde olduğu gibi 3 saniye bekledikten sonra, yola çıkmak güvenli ise, yeşili beklemeksizin sağa dönebilirsiniz. Diğer eyaletler konusunda bilgi sahibi değilim. Sadece, böyle bir şey olduğunu görür, ya da sağa dönüşte yeşili beklerken, arkanızdaki araç size korna çalarsa şaşırmayın diye yazdım.

      5. San Diego'da, sola dönüşlerde, sola ok gösteren trafik ışıkları vardır (Bizde de var). Sola dönüş kolaydır. Ancak Los Angeles ve New York'ta, sola dönüş oku yok. Yeşil yanarken, kavşağın size ayrılan sol şeridinde durup, karşı yönden gelen araçların tamamının geçip, karşı yönün boşalmasını bekliyor, karşı yön boşalınca sola dönebiliyorsunuz. Los Angeles ve New York gibi trafiği yoğun yerlerde, sola dönmek bir ömür sürebiliyor. DC ve NC'da nasıldır; bilemiyorum. Ama dikkat edilmesi gereken başka bir konu daha...

      6. Aracınızı yol kenarına park ederseniz, aracınızı bıraktığınız yönün, trafiğin aktığı yönle aynı olduğundan emin olun. Türkiye'deki gibi kaldırıma asla çıkmayın. Kaldırım taşlarının rengine, üzerinde yazanlara, trafik levhalarına dikkat edin (Örneğin, kaldırım taşlarının rengi kırmızı ise, oraya asla park edilemez. Yakında yangın musluğu, vs vardır. Sarı ise, geçici bir süre ile duraklanabilir. Yolcu ya da eşya indirilip bindirilebilir. Süresi üzerinde yazar. Yeşil ya da beyaz ise, oraya park edilebilir. Ancak, haftanın birkaç günü, belirli saatlerde, o yolda temizlik yapılacağından, aracınızı o gün ve saatlerde orada bırakmak, kaldırım yeşil ya da beyaz olsa bile yasaktır). Kaldırımda parkmetre var ise, parasını mutlaka atın. Parking Enforcement, park kurallarını hassasiyetle uygular.

      7. Yaya geçidi olsun, olmasın, yola yaya indiğinde, tamamen durmalı, yayanın karşıya geçmesini beklemelisiniz. Polis, yayaların geçiş üstünlüğünü hassasiyetle uygular. Yaya geçidi yoksa, belki kendinizi kurtarabilirsiniz ama, yaya geçidinde yaya varsa ve siz durmazsanız, affetmez.

      8. Çoğu trafik ışığında kamera vardır (Gerçi artık bizde de var). Kırmızı ışıkta durmazsanız, cezası nereye giderseniz gidin, sizi mutlaka bulur.

      9. Geçiş üstünlüğü olan (sirenli, çakarlı) bir araç geliyorsa, ne taraftan geliyor olursa olsun, sağa çekip, durup, geçmesini beklemelisiniz (Kendi memleketimizde yapmayan çok çıkıyor ama, orada herkes yapıyor).

      10. Polis arabası arkanıza gelip, tepe lambalarını yakıyorsa, mutlaka en yakın güvenli yerde sağa çekip durmalısınız (Bu, Amerikan polisinin, sizi çevirme yöntemidir ve tartışmaya açık değildir). Memur bağırarak ya da hoparlöründen aksi yönde talimat vermediği sürece, aracı terk etmemeli, camlarınızı açıp, ellerinizi memurun göreceği bir yerde tutarak (Sürücü direksiyonda, yolcu dashboard'da) memurun size gelmesini beklemelisiniz (Önce telsizle dispatch'e çevirme yaptığını ve yerini bildirecek, sonra bilgisayarına plakayı yazacak, sonra yanınıza gelecek. Süre alabilir). California'da uluslararası sürücü belgesi geçmiyordu. Diğer eyaletleri bilmiyorum. Ama "geçici" olarak kullanıldığı sürece, Türk ehliyeti geçiyor. Dolayısıyla, pasaportlarınız, Türk ehliyetiniz ve kiralama belgeleriniz kolay ulaşabileceğiniz bir yerde olsun. Zira, yanınıza gelir gelmez, bunları görmek isteyecek.

      11. İndiğinizde, free shop'tan, vs. alkol alırsanız, alkol mutlaka bagajda olmalı. Kabinin içinde alkol şişesi görürse, ceza kaçınılmaz.

      12. Ne yaparsanız yapın, polisin talimatlarına karşı gelmeyin, onunla tartışmaya girmeyin ve asla madde etkisinde araç kullanmayın. Aksi takdirde, Allah korusun, green card macerası kısa sürebilir.

      Güvenli yolculuklar...

      Kültür ve Hobi içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: [Arşiv] DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari

      @crazycells Ben yalnızca, somut verilere dayanarak, bir ihtimal olup olmadığını öğrenmeye çalışıyordum. Cevabınız beklentimi fazlasıyla karşıladı. Çok teşekkür ediyorum.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: [Arşiv] DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari

      @newyorker Son derece zarif, bir o kadar da gerçekçi bir temenni olmuş. Teşekkür ediyorum. Hepimiz için inşallah. @DORUK Sizde 20 sene önceki heves ve enerjimi görüyorum. Allah gönlünüze göre verir inşallah.

      Kimsenin, hele ki içinde bulunduğumuz belirsizlik ortamında, sıranın 38.000'e gelip gelmeyeceğini öngörmesini bekleyemeyeceğimin farkındayım; o sebeple, sorumu düzeltmek ve biraz daha somutlaştırmak isterim: Forumda, geçmiş yıllarda, dosya numarası 35.000 ve üzerinde olup, başvuru sürecini zamanında tamamlayarak, Green Card'ını cebine koymuş tanıdığı, bildiği olan var mıdır? Bir de şansımı öyle deneyeyim. İlginize teşekkür ederim.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: [Arşiv] DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari

      Selamlar, saygılar. Geçtiğimiz 21 yılın, çıktığı takdirde gitmemin önünde hiçbir engel bulunmayan 13'ünde, nasılsa çıkmaz rahatlığıyla (genelde bahtlı bir insan değilimdir), DV çekilişlerine katıldım. Tam da beklediğim gibi, Amerika'da öğrenci olduğum 3 yıl süresince de, memlekete geri gelip, Amerika'ya dönmek için yanıp tutuştuğum yıllar boyunca da, yakınından dahi geçemedim. İş hayatından, ekonomik konjonktürden ve büyük şehirden nasibimi alarak, İstanbul'daki tüm varlığımı nakte çevirip, güneyde, sakin, sessiz, müstakil bir yere taşınmaya karar verdiğim yıl, 38 bin küsuruncu sıradan çıkacağı tuttu (Nasıl bir yılda çıktığını, kaçıncı sıradan çıktığını, aslında çıkmış sayılıp sayılamayacağını takdirlerinize bırakıyorum). Planlarımla, (genelde pek de var olmayan) "talih"imin arasında kaldım. Geçmiş yılların Excel dosyalarına bakıyorum. Hadi 2020 çok bahtsız bir yıldı; onu hiç saymıyorum. 2019 kazananı olup, vizesini en son alan 29 binlerde. 2018 kazananı olup, vizesini en son alan 25 binlerde. 2017 kazananı olup, vizesini en son alan 30 binlerde. Üstelik, bu listelerde, 30 binden sonra numara da yok. Günümüz koşullarında olmadığımızı, her şeyin "normal" olduğunu ve "talihli"nin hiçbir eksiğinin bulunmadığını varsayarsak, çekilişi 38 bin küsuruncu sıradan kazanan bir "talihli"nin, mülakat sırası gelip, 30 Eylül 2021'e kadar vizesini cebine koyabilmesi gerçekçi olarak mümkün müdür; bu konuda tecrübesi olan arkadaşlar tecrübelerini paylaşabilirler mi? Ben de ona göre kendime bir yol çizeyim. Teşekkürler, saygılar.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • 1
    • 2
    • 12
    • 13
    • 14
    • 15
    • 16
    • 16 / 16