Herkese merhaba, öncelikle bugüne dek anksiyetik sorularıma dahi cevap veren tüm arkadaşlara teşekkürü borç bilirim.
Malum gelişmeler sonrası 19 Aralık cuma günü istifa dilekçemi verip işten normalde bildirdiğimden 12 gün önce ayrılmış oldum.
O gece uzun uzun düşündük, bilet baktık, uyuyakaldık uyandık ve ne yapalım derken ( baktığımız biletler de kişi başı 13.000 TL pahalandı bu birkaç saatte ) bilet alıp şansımızı denemeye karar verdik.
Bu kararı verirken geldiğimiz son nokta özetle şöyleydi:
Ola ki uçağa bindirilmedik ya da ülkeye girişimiz onaylanmadı, geri gönderildik. Bu bizim standartlarımızda maalesef önemli bir maddi kayıp. Ama bugüne dek hiç olur olmadık şeyler için risk alıp para kaybetmişliğimiz de yok. Millet nerelerde ne paralar kaybediyor, biz yakaladığımız bu şans için kaybetmişiz çok mu dedik.
Eğer giriş yapıp, bir hafta on gün kalıp geri dönmemiz bir işe yaramayacaksa da pahalı bir tatil yapmış oluruz dedik.
Ama olur da, bu giriş bir işe yarayacaksa bunu denemeye karar verdik ve geceden sabaha pahalanan biletlerimizi nihayet aldık.
O gün ATM’lerden döviz çekmeye çalıştık ancak daha önce döviz çektiğimiz ATM’ler dahi değişmişti bir türlü ATM’den döviz çekemedim. Hafta sonu olduğu için TL hesaplarımızdaki günlük para çekme limitlerinin elverdiği ölçüde para çektik ve yüksek kurdan bir miktar parayı dövize çevirdik. Havalimanındaki ATM’lerden döviz çekeriz dedik.
O gün hızlıca toparlanabildiğimiz kadar toparlandık. Türkiye’de avukat olduğum için halledilmesi gereken çok işim vardı, o gece neredeyse uyumadan gönderilecek ne varsa göndermeye çalıştım. İki büyük köpeğimiz var. Apar topar onlarla ilgili ne yapabileceğimize baktık ve emaneten bir planlama yapıp pazar sabahı havalimanına doğru yola çıktık.
Biz havalimanına marmaray+metrobüs+metro kullanarak gittik. Zaten elimize iki küçük valiz almıştık.
Yolda online check-in yaptık ancak formun tekrar doldurulması gerektiği uyarısıyla eşimin biniş kartını oluşturmadı aplikasyon. J kontuatında check-in bekledik, Gözen Security personeli sıradayken pasaportlarımızı istedi ve bir cihaza okuttu, valizimizi kendimiz hazırlayıp hazırlamadığımız, başkasının eşyası olup olmadı, valizin yanından ayrılıp ayrılmadığımızı sordu ve pasaporta sticker yapıştırdı. Check-in’e devam ettik, aslında online check-in yaptığımızı ama eşimin biniş kartında sorun yaşadığımızı anlattık ancak Gözen Security’nin pasaportu cihaza okutmasıyla bu sorun da düzelmiş. THY personeli de bir sorun olmadığını teyit etti, kabin valizlerimizi tarttı, etiket yapıştırdı ve böylece pasaport kontrole gittik.
Pasaport kontroldeki polis memuru bizden yurtdışı çıkış pulu istedi. Kendisinize vizemizdeki daimi oturum ibaresini gösterdik ancak oralı olmadı, kart olmadıkça pul istedikleri gibi bir şeyler söyledi. Ama biz oradaki polis masası gibi bir yere gittik, durumu anlattık ve uygulama tebliğinden bahsettik. Durumu bilen daha yetkili olduğunu düşündüğümüz polis hangi numarada işlem yaptığımızı sordu ve kendisinin orayı arayacağını ve pul almadan geçebileceğimizi söyledi. Akabinde pul almadan çıkış yapmış olduk.
Şimdi gidip ATM’den döviz çekelim dedik ama tüm ATM’lerin pasaport kontrol öncesinde olduğunu fark ettik. Bu her havalimanında böyle mi tam emin değilim ama güvenlik sebebiyle bu şekilde olduğunu söylediler. Bir kez daha, ama bu kez daha yüksek bir kurdan bir miktar dolar almak zorunda kaldık :)))
Uçuşa alınacağımız kapı alanına girişte Gözen Security tekrardan pasaportlarımızı aldı ve bir cihaza okuttu sanırım. Hemen birkaç adım ilerisinde ikinci bir Gözen Security noktasında pasaportlarımızı yeniden aldılar ve çok hızlı bir şekilde bana “ siz geçiyorsunuz “ eşime ise “ sizi böyle alalım “ dediler ve tüm çantayı, üstünü oldukça detaylı şekilde aradılar. Sanırım birlikte gidenlerin birini rastgele ( ama bence check-in sırasındaki kontrolde belirliyorlar ) seçip detaylı arama yapıyorlar.
Aramamın ardından oturup binişi bekledik. Biraz daha geniş koltuklar bekliyordum ama uçuşumuzda da ilave bir sorun yaşamadan uçuşu da tamamladık. Rotamızın bir kısmı kutuplar üzerinden olduğu için uzun uzun parçalı buz kütlelerini seyrettim. Pek uyuyamadım.
İnişimizin ardından non us citizen sırasına girdik. Buradaki CBP memuruna pasaportlarla birlikte sarı zarfı verdik. Bizi çok sıcak karşıladı, sohbet etti kendinden bahsetti, 10.000 usd üstü para ve taze meyve/gıda/et vb. bir şey getirip getirmediğimizi sordu. Fotoğrafımız çekildi ve birkaç dakika içerisinde işimiz bitti, damgayı vizemize bastı ve bize 1 yıl boyunca green card olarak bu vizeyi kullanabileceğimizi, 9 ay geçmesine rağmen kartımız gelmemişse (hangi kurumu dediğini tam anlamadım) müracaat etmemizi söyledi.
O kadar ekstra hiçbir şey sorulmadan geçtik ki, gümrükte ağır bir muamele görür müyüz, geri gönderilir miyiz diye endişe ettiğimden fazla uzaklaşmadan önce bi pasaportu filan kontrol ettim. Başka bir şey yapacak mıydık hissine kapıldım. Hızlıca forumu açıp bu şekilde geçenlerin yazdıklarını okuyup öyle ikna olup ancak uzaklaştım geçiş noktasından :)) Üstümden nasıl bir stres yükü aldığını kendisi bilmiyor ama bizi böyle sıcak karşılayan memuru hayatım boyunca unutmayacağım.
Havalimanından shuttle ile San Diego’ya geldik. Tramvay kullanarak kalacağımız yerin yakınında inip kalacağımız yere yürüyerek ulaştık. Şimdi bunları yazarken ilk günümüz çoktan geride kaldı bile.
İlk günümüzde:
1- Bir ABD numarası aldık. ( t-mobile’dan ) aslında e-sim kullanıyorduk ancak banka hesabı vs. Açtırmayı deneyeceğimiz için bir ABD numarası edinmek mantıklı geldi.
2- SSN’i öğrenebilir miyiz acaba diye SSA’e uğradık ancak randevu gerektiğini söylediler. Daha ülkeye gireli 12 saat olmadığından çok zorlamadık.
3- BOFA, Chase ve bir bankaya daha girdik ancak SSN ya da ilave addres proof gerektiğini uzun uzun anlatıp bize banka hesabı açmadılar.
Yarın bir iki şube daha deneyeceğiz. Şimdi deneyimli forum üyelerinden yardım istediğim bazı konular var. SSA’den randevu alıp SSN öğrenmeyi deneyelim mi? Bir de banka hesabı için alternatif bir öneri var mıdır?
Bu belirsiz süreçte, birimizi kartlar gelene kadar kalır diğerimiz döner diye düşünmüştük ama bunu yapamayacağız sanırım. Çünkü her şeyi o kadar orta yerden bıraktık ki. İkimiz de bir haftaya filan döneceğiz gibi. Mevcut durumda bu konuda ne önerirsiniz?
Bir de, sadece pasaport ile ehliyet almayı deneyelim mi?
Herkese her şey için çok teşekkürler tekrardan… bakalım bu süreç bize ne gösterecek. Umarım kalıcı göçümüzü sorunsuz şekilde yapabiliriz.
Geriye dönük okuma yapanlar için bir güncelleme :
Şehir merkezindeki başarısız banka hesabı açma denemelerimizden sonra yerleşim yeri mahallelerinden birinde bulunan bir BOFA şubesine gittik ve orada da bize hangi ID ile işlem yapacağımızı sordular. Pasaport diyince, ilave ID olup olmadığını sordular. Burada artık bunu neden sorduklarını nihayet anladık ve Türkiye kimlik kartımız, Türkiye ehliyetimiz, üzerinde isimlerimiz yazılı banka kartları ve benim uluslararası meslek kartım olduğunu belirtmek aklımıza geldi. Bunları çıkartıp görevliye verdik. Bu kartlara baktı ve sonrasında pasaport + ehliyet ile banka hesabımızı açtı. 1.000 USD depozito yatırdık ve her ikimize de 500 USD bakiyeli secured credit cart çıkarttı. Belki normal kart da kabul edilebilirdi bilemiyorum. O esnada daha fazla nakit yanında olup da bankaya yatırabilecekler belki ilk başta normal kredi kartına başvurmayı da tercih edebilirler ama biz en azından bi kredi kartı olsun ve credit history oluşturmaya başlayalım diye en güvenli yoldan gittik. Görevli bize SSN'lerimiz geldiğinde bizzat gelerek bildirmemiz gerektiğini söyledi. İkinci girişimizde SSN'lerimizle birlikte bankaya gittik, SSN'lerimizi sisteme aldı ve bildirdiğimize dair imzalarımızı attık.