Bugün sabah saat 8:00’de konsoloslukta mülakatımız vardı. Biz saat 07:00 gibi konsolosluğun önünde hazır bulunduk, 07:30’da içeri alındık.
İlk olarak pasaportlar teslim ediliyor, ardından güvenlik kontrolünden geçiliyor. Sonrasında pasaport geri teslim ediliyor ve ana binaya girip işlemlerin yapılacağı alana geçiyorsunuz. Sol tarafta pasaportlara birer etiket yapıştırılıyor ve iki adet aynı numara yazan kağıt veriliyor. Bu numaranın ekranlarda yanmasını bekliyorsunuz.
İstenen evraklar:
Ana Başvurucu (Eşimden):
• Pasaport (aslı)
• Evlilik cüzdanı (aslı + fotokopi)
• Adli sicil kaydı
• Vukuatlı nüfus kayıt örneği
• CV
Benden:
• Pasaport (aslı)
• Adli sicil kaydı
• Vukuatlı nüfus kayıt örneği
• Evlilik cüzdanı fotokopisi
6 ve 10 yaşındaki çocuklarımızdan:
• Pasaport (aslı)
• Vukuatlı nüfus kayıt örneği
Verdikleri iki numaradan biri evrak tesliminde alındı. Görüşme dili olarak “İngilizce mi Türkçe mi?” diye sorulmadı, “İngilizce görüşeceksiniz değil mi?” diye teyit edildi. Biz de zaten avukatımızın da yönlendirmesiyle İngilizce yapacaktık, İngilizce görüşme yapacağımızı söyledik ve 18-21 numaralı bankoların bulunduğu alana geçtik.
Sıra beklerken, ne yazık ki önümüzde yapılan bir mülakata şahit olduk. 4 kişilik bir aileydi. Vize türünü tam anlayamadım ama iş teklifi aldıkları anlaşılıyordu. Kadın İngilizce bilmediği için çok sıkıştırıldı. Sürekli “anlıyorum ama konuşamıyorum” dedi, ancak konsolos görevlisi ısrarla bastırdı. En sonunda çevirmen eşliğinde başka bir görevli geldi ve vizeyi reddettiler. Yan bankoda da ağlayan bir kadın vardı. Bu sahneler biraz strese soktu açıkçası.
20 numaralı bankodaki görevli oldukça güler yüzlü, tatlı dilli biriydi. En net duyulan, tok sesli bir abimizdi.
Önce yemin ettirdi.
Sonrasında parmak izlerimizi aldı.
Çocuklar için sadece eşimin sol el 4 parmağını, 2 kez aldı.
Bize sorulan sorular:(sadece 4 soru soruldu)
X şirketinde çalışıyormuşsunuz, neler yapıyorsunuz?
Aynı şirkette mi devam edeceksiniz?
(Bana dönüp) Siz de mi aynı şirkette çalışıyorsunuz?
Çocuklar kaçıncı sınıfa gidiyor?
Sonra gülümsedi ve dedi ki:
“Her şey çok iyi görünüyor. Çocuklar için de güzel bir başlangıç olacak. Vizenizi onaylıyorum. Pasaportlarınız 5 gün içinde ulaşır ama genelde daha kısa sürüyor.”
Böylece büyük bir mutluluk ve rahatlamayla oradan ayrıldık. 
Son birkaç gün gerçekten oldukça stresliydi. Avukatımızın tavsiyesiyle, I-140 başvurusunda sunduğumuz 360 sayfalık dosyayı bile yanımızda götürmüştük. Ancak listedeki belgelerden örneğin PTT kaydını bile almadılar. Özellikle sordum, “Gerek yok” dediler.
Bu süreçte başta @finalhope hocam olmak üzere forumda destek veren herkese teşekkür ederim.