@lawyergirl merhaba sanırım benzer yaşlardayız ve ben de ingilizcemi çok iyi değil statüsünde değerlendiriyorum. ama bu başlığın alt dalları var.
kendimden örnek vererek bahsedeyim size biraz.
21 yaşındayken ingilizcem 0'ın bir parça üstündeydi. zar zor 50-60 kelimeye aşinalığım vardı. ama yurtdışı hayallerim olduğu için bir şeyler yapmalıyım dedim. biraz youtube biraz udemy baktım ama yok. kendimi bir programa sokamadım. twitter üzerinden özel ders veren yeni mezun bir hoca buldum. haftada bir günden anlaştım. maksadım bana ödev verecek, kontrol sağlayacak biriydi. 6 ayın sonunda a2 dediğimiz seviyeyi bitirmiştim. şimdi buraya kadar gelmek için bir hoca şart değil. ben dediğim durumdan ötürü biriyle anlaştım.
bundan sonrasında yola tek başıma devam ettim. cümle yapısını, gramer kurallarını falan anladığımdan dolayı dizi film izleyerek zaman geçirdim sonra wat'a gittim. benim artım orada sadece 4 türk olması geri kalan herkesin ingilizce konuşmasıydı. bu sayede konuşma pratiği kazandım. korkma. küçük şehirde ben yabancıyım dediğinde yardımcı olmaya çalışanlar mutlaka çıkıyor. cem yılmaz esprisi misali. tarzancada konuşsan karşı taraf çaba sarfediyor. ki akılı telefon devrindeyiz ve google çeviri 2000lerin başı gibi değil. bir çok basit cümlenin net çevirisi var. konuştukça özgüven geliyor ve hata yaparken utanma duygun gidiyor. sonuçta yabancısın ve öğreniyorsun hala.
şimdi yine türkiyedeyim. yaklaşık 6 ay önce daha reklamlarla insanları bıktırmadan 1+1 kampanyasıyla senelik 4500 tl ödeyerek o*enenglish satın aldım. hakikaten güzel uygulama yapmışlar. hiç özel ders hakkım yok ama vakit buldukça toplu derslere giriyorum. ki onda da sınıfta max 6 kişi olduğumuzu gördüm en kalailık günde. sadece 15 ünite zorunluluğu bir yerde bıktırıyor ama olsun. gramer pekişiyor.
bir de ücretsiz olan dil uygulaması hellotalk var. amacına uygun kullanılırsa ne ala ama ben üç günden sonra sapıtmayan bulamadım. kendi resmini koysan bir dert koymasan bir dert. benim pp dışında hiçbir resimde yüzüm gözükmüyor ama işte genellemek gibi olmasın bazı milletler bunu pek umursamıyor. yinede ülkemizin dizilerine aşık olmuş endonezyalı kadın arkadaşlar çok hevesli oluyor onlarla konuşma şansı bulursan ingilizce sohbete çok yardımcı oluyorlar. ama onlar da çoğunlukla erkeklere yazıyorlarmış (uygulamayı kullanan erkek bir arkadaşımın dediği bu doğruluğunu bilemem)
neyse. işin özü ingilizceyi amerikaya bırakma. oraya konuşma pratiğini bırak. geriye kalan kısmını burada halletmeye çalış. biz çalışanlar işten yorgun gelince zor oluyor böyle şeylere vakit ayırmak ama ayırınca da karşılığını alıyorsun mutlaka.