Forumun En Beğenilen İletileri

Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    | sezon - 1 | bölüm - 5 |

    Her zaman olmasada bir kaç günde bir geceleri uykudan uyanıyorum. Karanlıkta uyku sersemi etrafımı algılamaya çalışıyorum. İlk olarak pencereden süzülen ışık yardımıyla tavana gözlerimi dikiyorum lamba ile birlikte yavaşça dönen pervane, sonrasında gözlerimi duvarda gömülü olan klimaya çeviriyorum ve ardından odanın çıkış kapısı, banyo kapısı, elbise odası kapısı ve TV.. emin olmak adına yatağın başucu duvarına hafif tıklayıp duvarın sesini dinliyorum evet duvar alçıpandan.. tamam bunların hiçbiri Türkiye'de yaşadığım evde yoktu, evet evet amerika'dayım.. Yaşadıklarım uzun bir rüya değilmiş, aynı yaşam güneş doğduğunda tekrarlayacak..

    Çok abartmaya gerek yok ama koşullar ne olursa olsun burada ekonomik olarak ayakta durmak daha rahat. İşten çıktığında eve gitmek için kapıda seni bekleyen arabanın olması güzel bir duygu. Ayıptır söylemesi arabada lüks çerezler, meyveler ve değişik bir takım şeyler yolculuk sırasında badem, kaju, ceviz, şam fıstığı, fındık.. evet bunları ayrı ayrı arabaya doldurdum. Yolculukta ağzımı boş bırakmıyorum muhabbet edecek kimse olmadığı için çene kaslarıma iyi geliyor. Türkiye'de karışık çerez alırken leblebi ve kuru üzüm arasında ayıklayıp büyük bir keyifle yediğim çerez çeşitlerini burada avuçlayarak yiyebilmek farklı bir his.. 10 leblebi, 20 kuru üzümden sonra bir badem devrini geride bırakmakta ayrı bir his tabi..

    Yiyecek ve içecek konusunda burada sorun yok. Besinlerin sağlık açısı başka bir konu bu konuda herkesin kendi görüşü farklı tabi. Ama dünyada organik beslenen ülke kaldımı bilmiyorum. Ayıptır söylemesi geçen gün iş yerinden Hakan abi ile öğle yemeğine dışarı gidelim dedik çıktık. Bir tavukçu var oraya gidelim dedi gittik. Girdik içeri, yani nasıl anlatsam abartmamış olurum bilmem ama kişi başı 13$ ile sınırsız yemek ve içecek.. self servis tabağına her çeşit tavuk, balık, et, sebze yemekleri, tatlılar, meyveler, salatalar ve içecek çeşitleri.. içeriye baktım kalabalık bir masaya geçtik ben utangaçlıktan değil yiyebileceğim miktarda görüntüsü reklamlarda olduğu gibi görünen yemek çeşitlerini tabağa dizdim. Hakan abi sen aç değil misin? diye gözüme baktı. Bu kadar yeter dedim. Doymasan tekrar alırsın dedi. Maşallah Hakan abi 4 kişilik yiyebilme kapasitesine sahip. Az etrafı gözlemledim Hakan abinin az bile aldığını farkettim. çoğunluk aynı bol bol et tüketiyorlar. Hemen hemen herkes iri yarı kadın erkek farketmez hepside fiziken ağır sayılır. Bazıları zaten ağır yaşam programına katılmaya aday diyebilirim. Yani diyeceğim abartmaya gerek yok ama ekonomik olarak biraz rahatlık var. En azından hayatta kalma ihtiyaçlarını karşılama kolaylığı var. 1 yada 2 dolara sadece salata yiyip ortalıkta fit bir fizikle takılan insanda çok yani.

    İşim ile ev arasında 30 yada 40 dakikalık bir mesafe oluyor genelde. Ortalama haftada benzine 40$ yada 50$ dolar veriyorum. Arada geziyorum tabi 50$'ı geçmedi diye biliyorum. Arabanın olması farklı bir şey. Haftasonu çalışmıyor araba ile nereye gitmek istesem map'ten açıyorum bazen Afgan marketi, Arap marketi o, bu, şu marketleri dolanıp durumum. Teknoloji mağazaları, kullandığım telefon samsung A10 burada bunları kullanan görmedim. Burada bu ayarda telefonlara bizdeki tuşlu telefonlara yaptığımız muameleyi yapıyorlar. Tanıdığım çoğu insan bunu neden kullandığımı soruyor. Bilmiyorlar tabi bu telefondan greencard başvurusu yaptığımı, onsuz buraya gelmek ayıp olur.. Bu telefon sayesinde tam olarak 1 buçuk aydır amerika'dayım. Bu sabah evden çıktım arabada şehir merkezini dolanıyorum. Kadir @semavi abiden bir mesaj aldım.

    [13/11 10:57] Kadir Zora: Ercan kolay gelsin
    [13/11 10:57] Kadir Zora: Greencard geldi senin

    Hemen müziğin sesini açtım rotamı Kadir abinin iş yerine çevirdim, otobana daldım bu çılgınlığı yaşamak farklı bir duygu. Savaş görmemiş alman tankı aracım beni güvenli bir şekilde oraya gitmemi sağladı. Kadir abi ile selamlaştık hal hatır Sefa abi vardı onlada selamlaşma falan derken Kadir abi zarfı elime uzattı, bir yandan sohbet devam ediyor. Aklım zarfın içinde.. Sefa abi zarfın açılış töreni falan yapalım dedi. Ben sanki çok sıradan bir durummuş gibi yok abi artık alıştım çok merak etmiyorum greencard falan.. oysaki muhabbet olduğundan ayıp olmasın diye sakin davranıyorum.. Sefa abi aç hadi aç dedi hemenden zarfı kenardan yırttım açtım çıkardım. 2 yıla yakın geceli gündüzlü uğraştığımız kart elimdeydi.. Sefa abiye baktım yani normal bir kart işte dedim.. ardından Sefa abi ama baksana ne kadarda güzel bir tasarım kartın tasarımı fotoğrafımada güzel yakışmış değil mi? diye ekledim..

    Artık geriye ehliyet kaldı muhtemelen ilk giriş deneyimim ehliyet ile final bölümü olacaktır. Farklı tecrübeler oldukça konu başlıklarında tekrar yazmaya çalışırım. Herkese dileklerinin gerçekleşmesi dileğiyle. Zaman ayırıp okuyan herkese teşekkürler, umarım bir gün başta @gucarslan @muhtaradana olmak üzere DV20 ve DV21 kazananların deneyimlerini okumak nasip olur..

    önceki bölüme dön yada 6. bölüme geç>

  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    Ülkeye giriş yapalı 1 ay oldu, Cary/NorthCarolina'ya yerleştim fakat deneyimlerimi aktaramadım. Zaten herkesin yeterince deneyimi var bana düşmez fakat belki birgün birinin işine yarayabilir düşüncesiyle SSN, Ev, Banka, StateID, Ehliyet, Araba ve Bölge olarak kısa kısa toparladım. Eğer yanlış bilipte hatalı aktardığım bir bilgi var ise deneyimli arkadaşlarımız beni düzeltirse çok sevinirim, herhangi bir yanlış bilgi aktarmak istemem.

    SSN, GC:
    2015 senesin Wat yapmıştım eşimle de orada tanıştık hatta, 2mizin'de SSN'i mevcut, ortalama bir kredi skorumuz vardı. SSN kartları 8. gün ilk adrese ulaştı (eşimin amcasına) oda bize kargoladı 11. gün elimizdeydi. Eşimin SSN numarası aynı fakat benim değişmişti. Neden kaynaklandı anlayamadık, acaba Greencard başvurusu yaparken yanlışlıkla yenisini mi istiyorum işaretledim hiç hatırlamıyorum. Banka hesabım onun üzerineydi, evi ona tuttuk, elektrik falan her şeyi gidip yenilemem gerekti. Greencard ise postaya verilmiş, güncelleme mailini aldık. Bu arada evi tuttuğumda, adres değişikliği yaptım my.uscis'den ama nereye postalandı bilmiyorum. Gelince bu kısmı editlerim.

    EV:
    Evi birçok eyalette de bulunan MAA isimli leasing firmasından kiraladık. Community olarak geçiyor biliyorsunuzdur zaten uzun süreli sadece beyaz eşyalı Suit Otel mantığında çalışıyor. Otel gibi diyorum çünkü anahtarını bile değiştiremiyorsun. Bilmediğimden değiştirmiştim, hemen aradılar değiştirmişsiniz diye, bende neden habersiz giriyorsun diye çıkıştım biraz limoni olduk. Ama çok ilgililer yalan olmasın firmadan memnunum. Kiralarken 1 aylık depozite istedi veya SmartDeposit diye bir seçenek sundu yarım aylık kira veriyorsun fakat geri ödeme almıyorsun sanada sürpriz bir fiyat çıkmıyor. Yeni olduğumuz için sürpriz çıkmasın istedik yarım kira geri ödemesiz verdik. Daire 2 + 1 gayet kullanışlı geniş, Comunity imkanları güzel 1380USD 10 aylık kontrat yaptık. USA içerisinde gelirimiz olan bir işimiz olmadığı için banka dökümü istedi. Bankadaki parayı 3 aya böldü onu maaş olarak yazdı, kendince böyle bir hesap yaptı. faturalar yaklaşık 250USD tutuyor site aidatı 17USD. Eşya olarak resmen bulamadık katlanır masa sandalye şişme yatakla yaşadık uzun süre. Ikea'dan alırız diye hesabını yapmıştık fakat TR'den farklı çalışıyor burda ki Ikea. Online mağazası yok, Normal şube kargoluyor fakat ondada her mağazanın stoğu farklı. yakında Charlote şehrinde var fakat onda çok alakasız parçalar var. Şansımıza Ashley'de sonbahar indirimi varmış. Internette 5 6 ay diyordu kargolama ama oda mağazanın kendi deposunda varmış şansımıza, biraz araştırıp aldıktan sonra 10 günde gönderdiler. Memnunum ürünlerden. 3 ay financing yaparak aldık vade farkı koymuyordu hem de +Credit Score.

    BANKA:
    Yanımızda cash para vardı o yüzden İlk iş bankayı hallettik paraları yatıralım diye. Benim BofA checkin hesabım vardı zaten, eşimin yoktu ona açtırdık. Eski SSNlerle açtırmıştık. Benim numara değişince sonradan güncellemeye gittim. Online olmuyor maalesef şubeden yapmanız lazım. Gitmişken bir de Secured Kredi kartı açtırdım sonuçta oda +Credit Score

    STATE ID:
    State ID önemli arkadaşlar ehliyetiniz yokken araba almak için önemli, bu kısmı araba kısmında anlatacağım, birde konfor sağlıyor yanınızda pasaport, greencard veya herhangi bir belge taşımanıza gerek yok. Aslında buranın T.C. Kimlik kartı gibi düşünebiliriz. DMV'den alınıyor, 1 adet imzalı adres proof gerekli(Ev kiralama sözleşmesini götürdük), ve pasaport.Sizden I94 isteyecekler inatla ve uzun kavgalar edecekler anlamak istemeyecekler. I551 göçmen vizesi ve I94 göçmen vizesi olmayan vize türleri içindir diye bastıra bastıra anlatmak gerekiyor(Yeşilkart Forumdan paylaşılmış bende ordan bilgilendim). State ID almak 10 dakika bile sürmüyor tabiki randevunuz varsa. Biz randevusu olmayanları, randevusu olanlar gelmezse alıyorlar. 2 saat kadar bekledik dışarda. Pandemiden dolayıymış. Randevu da en erken 2 ay sonraya var. Şanslıysanız az beklersiniz. Real ID'niz varsa State ID'ye gerek yok bu arada. Zaten Real ID = State ID + Driver License. Fakat ehliyetiniz olmadığı için ve araba almak keyif değil ihtiyaç olduğu için, State ID çıkartmak gerekli evi tuttuktan hemen sonra.

    EHLİYET:
    Bu eyaletteki en mantıksız işlerden birisi şu ehliyet işi. Ehliyet olmadan araba alamazsın, araban olmadan ehliyet alamazsın, Çünkü direksiyon sınavına giremezsin gibi bir saçmalık ve yanlış bilinen çok şey var eyalette arkadaşlar. Öncelikle biz NC harici ehliyet tanımayız diyorlar. Çoğu polis de bilmediği için okuduğuma göre bazı arkadaşları tutuklamışlar. Tabiki vatandaşlık öncesi böyle bir sicil istemeyiz. Turist vizesi ile T.C. ehliyeti 6 ay geçerli fakat, biz Resident olduğumuz için başka bir eyaletten gelen residentların kuralları ile aynı. NC eyaleti için yeni resident olmuş kişiler 60 gün içerisinde ehliyet ve arabalarını DMV'ye işletmeliler. Bu süreçte araç kullanabilirsiniz. DMV çalışanlarının dahi bilmediğine şahit oldum, telefonla birkaç üstleriyle görüşmeler yaparak ikna oldular ve doğruymuş kullanabilirsiniz dediler. 2 3 gün arayla sabah 6 da kapısında sıraya girmeniz ve bütün gününüzü geçirmeniz gerekebiliyor. Ama bu 60 gün içinde de sıfırdan ehliyet almalısınız. Süreç normalde şu şekilde işliyor. Knownledge testine gir 25 soruda en az 20 doğru yaparak geçiyorsunuz ve Lerning Permit sürücü oluyorsunuz, fakat Lerning Permit için NC ehliyeti olan birinin size supervision olması gerekiyor.Supervisionsuz kullanamıyorsun gibi kısıtlamaları var. Fakat bizim NC ehliyeti olan kimsemiz olmadığı için almadık, ki zaten neden alalım 60 gün kullanabiliyoruz, o yüzden burdan bir açık yakaladık. Knowledge testinin geçerlilik süresi 90 gün, yani 90 gün içinde Road Test sınavına girip sürüş testini verdiğiniz zaman Kalıcı ehliyeti alıyorsunuz. Yani kesinlikle Lerning Permit olup 2 yıl beklemenize gerek yok, 2 sınava 'da sırasıyla 1 gün içinde girip ehliyeti alabilirsiniz. Sınavlar; 25 soruluk test de, Direksiyon da 15 20 dakika sürüyor. Fakat buradaki sıkıntı ve aracın ve aracınızın geçerli insure'unuz yoksa road teste giremiyorsunuz. Yine NC'ye özel bir kural ödünç araba ile giremiyorsunuz, Non-Owner Car Insure yaptırmanız gerekli. Ben Budgetdan kiraladım Non-Owner Car Insure yaptırdım, bu seferde kiralık aracında insure belgesi gerekiyor, ve Budget buna kesinlikle izin vermeyiz dedi. Kesinlikle işler karmakarışık oluyor bu noktada. Çünkü diğer bilinen yanlış NC ehliyetsiz araba alınamaz. Buradaki çözüm ilk 60 gün içerisinde T.C. Ehliyeti + State ID ile araç alabiliyorsunuz. Sonunda aracı alıp, Non-Owner car insure'umu normal araba insure'une çevirttim ve o araçla direksiyon sınavına girip ehliyeti aldım. Knowledge testi ilk gün vermiştim zaten 90 gün geçerliliği var. Bu arada Knowledge testi geçemezseniz 1 hafta sonra bir daha girebiliyorsunuz. Yani özet olarak benim NC'de ehliyet için verebileceğim best practice'im sırasıyla; NC State ID -> Araba Al -> Araca Insure yaptır -> Sabahtan DMV ye git -> Knowledge testine gir -> Direksiyon testine gir -> Ehliyeti Kap

    ARABA:
    Ehliyet kısmında anlattığım yöntem ile aracı aldım. Bu kısımda değinmek istediğim konu, çok araç araştırdım, su/çip krizi buraya da vurmuş 2. eller pahalı, sıfır zaten Credit Score'dan dolayı internetteki fiyatları 2'ye katlıyor. Bizde orta halli bir araca financing yapalım dedik. O noktada GEICO isimli Insure şirketindeki arkadaş çok yardımcı oldu açıkladı sistemden fiyatları hesaplatarak gösterdi. Financing araç alımı için Full Covarage insure zorunlu imiş. bizlerinde Credit Score olmadığı ve ehliyet T.C. ehliyeti olacağı için Full Covarage normalde 150 ise 400 450 'lere kadar çıkıyor fiyat ve bunu financing süresince yaptırmamız gerekecek, fakat Peşin bulursak aracı işte full coverage değilde 100USD sini ben ödeyeyim gerisini sigorta şirketi ödesin diyebiliyorsun. Bu şekilde yapınca ise 400 450USD'lik insure 150USD ye düşüyor. Hem de 6 aylık oluyor Financing süresince ödemiyorsun indirime giriyor credit score oluşunca. 2. el araba dahi olsa Financing ile 3 araç parası ödemiş oluyorsun. Bu husus Leasing içinde geçerli. Görünmeyen gizli masraflar fakat çok büyük masraflar. Bu noktada bizi en az 6 ay götürecek bütçemiz dahilinde bir araç arayışına girdik. Aracı ertesi gün bir dealer'da bulduk. Anlaştık peşin kart çekerek yarım saatte aldık. 1 aylık olan geçici plakayı araca taktı ve geçici registration belgesini ve title imzalayıp ı vererek satışı yaptı. Bütün DMV kayıtlarını plaka başvurusunu Dealer hallediyor. Bunun için zaten bir 300USD kadar paperwork ödemesi almıştı, ama plaka ve register evinize geliyor siz hiçbir DMV işlemi ile uğraşmıyorsunuz. Sadece kartınızı ödemeyi yapıp aracı kullanabiliyorsunuz. Satıştan önce aracın şase numarası yani VIN ile aracın insure'unu yaptırmak zorundasınız değilse geçici belgeler çıkmıyor. GEICO'nun mobile appi çok kullanışlı tavsiye ederim. Bizim insure eşim ile beraber aile paketi yaptırdık, T.C. ehliyeti olmasına rağmen 150 160 USD gibi bir rakamdı yanlış hatırlamıyorsam. Aracı kim kullanacak ise ona da insure yapılması zorunlu. Bundan sonra DMV size vergi zamanı gelince posta atıp ödemenizi bildiriyor, dikkat etmeniz gereken husus son tarihten 2 3 hafta önce ödemelisiniz çünkü size yeni register posta ile yollayacak ve o registerdaki etiketi plakaya yapıştıracaksınız.

    Bölge (Cary/NorthCarolina):
    Bölgeyi de biraz uzun tutucam arkadaşlar çünkü gerçekten güzellemek istiyorum, aslında benim için de sürpriz olan tamamen keşfetmeye gelip kaldığım yer. Teknoloji sektöründeyim, iş imkanlarından dolayı Batı Amerika istesemde aşırı saat farkı, Uçakla bile olsa Eşimin ülkesine ve Türkiye'ye ulaşım zorluğu, Yeni başlayan aile'ler için yaşam masrafı, birazda evsizlerin yoğun olduğu şehir hayatından bıkmışlığımız vb. sebeblerden dolayı için North Carolina eyaletini Cary'i tercih ettik. Burada ki en büyük diğer faktör ise Doğu silikon vadisi olarak bilinen Research Triangle Parka çok yakın olmasıdır. Apple, Google, Microsoft gibi firmaların çok büyük yatırım yaptığı bir bölge. Cary, Raleigh(Başkent) ve Durham arasında bulunan yüksek binaların olmadığı bir kasaba diyebiliriz. Raleigh ile Durham ise normal bir şehir hayatı olan yerler. Bu 3 İl birbirine çok yakın 15 20 dakikada gidebileceğiniz üçgen şeklinde bir bölge. Cary de tam ortalarında, hiçbir yüksek binanın olmadığı fakat her türlü marka, mağaza ve restorantın bulunduğu Aşırı doğa harikası bulunan yemyeşil bir şehir. Geçen gün sitemizin içinden, insandan ürkmeyen geyikler geçiyordu. Sonradan öğrendiğime göre de USA'nın en yaşanılabilir şehirleri listelerinde başlarda yer alıyormuş. Genel olarak 1 tane bile evsiz veya sıkıntı çıkaracak tip göremezsiniz sokaklarında, çok huzurlu bir hayatı var. İş imkanıda bir o kadar fazla zaten bildiğiniz üzere USA'nın hiçbir eyaletinde böyle bir sorun yok fırsatlar ülkesi. Ben böyle bir yerin varlığından bile haberim yoktu meğersem çok Türk'ün yaşadığı bir yermiş. Hatta bir Türk marketi denk geldi(salçasından, bulguruna, tarhanasına), sahibi marketci abi burası küçük Berlin dedi inanamamıştım, şimdiye kadar şehir merkezinde Türk araba tamircisi tabelası ve 3 adet Türk restoranı tabelası da denk geldi. Gerçekten öyleymiş. Eşim Marshalls' da kasiyer olarak işe girdi, hergün çok fazla Türk alışverişe geliyormuş. Cary baktığınız zaman küçük bir bölge olduğu için beklemiyorsunuz bu kadar Türk. Bir diğer konu bu Raleigh-Durham-Cary bölgesinde 3 Adet gerçekten çok başarılı üniversite mevcut, muhtemelen Araştırma merkezi ve bazı yatırımlar bu yüzden bu bölgede yoğunlaşmış. Dışarıdaki iş olanaklarını saymıyorum sadece bu 3 üniversitenin kendi içerisindeki labaratuvarlarında dahil inanılmaz fazla iş olanağı mevcut, bazı ülkelerden bile fazla istihdam sağlıyor olabilir. Eğitimine devam etmek isteyen arkadaşlar içinde büyük bir imkan mevcut.1 aylık izlenimimde insanların çoğunluğu eğitimli ve kibarlar. Bir bakalım beğenmezsek gideriz diye geldik fakat resmen aşık olduk. Şuan için şiddetle tavsiye ederim :)

  • RE: [Arşiv] DV2022 (2022 Green Card Lotosu) Aşamaları

    30 eylül..

    iki rakam, beş harften oluşan bu tarih; kimileri için yeni bir hayata başlamanın, kimileri için az da olsa hüznün tarihidir dv talihlilileri için.

    çekilişi kazandıklarını öğrendikleri günden bu güne kadar, içinde bulundukları stresli durumun onlara yaşattıkları kimi zaman hüzün, kimi zaman sevinçle devam ettiler hayatlarına. mülakat alanların sevincini paylaştılar, kendileri almamış olsa bile..

    dayanışmanın en az DV2021 kadar göklere çıktığı bu mali yılda, vizesine kavuşan herkesi canı gönülden kutluyorum. lakin en çok da; son güne kadar mücadele eden, bu sürecin peşini bi' an olsun bile bırakmayıp bütün imkanlarını seferber eden herkesin karşısında saygıyla eğiliyorum.

    hayat, bazen 40 sayfalık bir deftere basılacak bir kağıt parçasından ibaret olmuyor.
    ya da tam tersi, bütün her şey o kağıt parçasına bağlı oluyor..

    DV2022 sürecinde; AOS ile ya da dosya taşıma ile mülakat almış bütün herkesi emeklerinin karşılığını aldığı bir kere daha kutluyor; aileleriyle birlikte abd'de mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir hayat diliyorum.

    vizesini alamamış, ankara konsolosluğu'nun ya da diğer devlet kurumlarının saçma politikalarının kurbanı olan diğer arkaşdalarımı da canı gönülden kucaklıyorum.
    sabrınız, emekleriniz her zaman değerli ve saygın olacak.

    kurduğunuz hayaller belki bu sefer değil ama; önümüzdeki yıllarda hayat bulacak buna emin olabilirsiniz.

    DV2020 ve DV2021'de aynı kaderi paylaştığımız arkadaşlarımızın yanına sizleri de ekliyor, hüznünüzü en az sizin kadar paylaşıyorum.

    iş bu yazıyı bitirirken, DV2022 sürecinde takip ettiğimiz bütün AP dosyalarının başarıyla sonuçlandığı müjdesini de sizlerle paylaşmayı borç bilirim.

    yaptığım ufak bir telkinle, beş gündür tabiri caizse konsolosluğun kapısında kamp kurmuş arkadaşlarımızı, bugün saat 15:00'da arayarak şunu sordular;

    -"neredesiniz?"

    cevap belliydi hepsi için;

    -"kapının tam dışındayız.."

    sonrasında hepsini içeri alıp pasaportlarını teslim aldılar ve arkadaşlarımız pasaportlarını 30 eylül, saat 15:30'da içeri teslim etti.

    bu; son yıllarda yaşadığımız en stresli, en duygulu AP sürecini olarak tarihe geçerken arkadaşlarımızın için de son ama en güzel anı oldu.

    onları da bir kere daha tebrik ediyorum bu sabır ve azimleri için.
    ilk gün ne dediysem, son gün de arkadasındaydım; "hepiniz vizenizi alacaksınız, son gün olsa bile.."

    iş bu ahvalden mütevellit;
    bütün DV2022 ailesini sevgi, saygı ve sevinçle kucaklıyorum.
    şanınız devrana, bahtınız da size yoldaş olsun..

    son söz elbette her sene olduğu gibi yine sanat güneşimize bırakıyorum;

    "elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak.."


    .

  • RE: DV2025 Mülakat Deneyimleri

    Merhaba forumumuzun kıymetli üyeleri. Benzer durumların yaşanabileceğini ve bu yola çıkanlara faydamız olabileceğini düşünerek özelde olsa yeni tecrübelerimizi paylaşmak istedik. Deneyimime her adımında her noktasında desteği olan @gucarslan abiye gönülden teşekkür ederek başlamak istiyorum. Daha önce paylaştığım mülakat deneyiminden bilindiği üzere ben ve eşim vize görüşmesine Viyanada girdik ve 2 olumlu sonuçla döndük. Ancak bizim 3 vizeye ihtiyacımız vardı.
    Kızım 26 haftalıkken doğmayı tercih ederek Kasım ayında dünyaya geldi. Kısa süre sonrada 2 Ocak 2025 olarak mülakat tarihimiz belli oldu. Mail geldiğinde sevinemedik çünkü kızımız kuvözdeydi ve ne yapacağımızı bilemiyorduk. Belki taburcu olur belki bizimle gelebilir umuduyla mülakat tarihini onayladık. Sağlık randevusunu oluşturduk. Biletlerimizi ona göre aldık. Gün geldi ancak kızım henüz taburcu olmamıştı, beni geçtim annesini dahi yanına almıyorlardı. Haftada 1 gün 1 saat görebiliyorduk sadece. Bizde @gucarslan ın tavsiyesi üzerine erteleme durumuna girmedik ve sağlık için ayrı, mülakat için ayrı olmak üzere iki defa Viyanaya gittik.
    Molnar ile olan randevumuzda durumumuzdan bahsettik, üzgündük ve üzüntümüzü paylaştıklarını gerçekten hissettik, 2 Ocak 2025 te konsolosluk görüşmesi için Viyanaya tekrar geleceğimizi söyledik, konsoloslukla görüştükten sonra kendileri açısından bir problem olmayacağını, tekrar randevu alabileceğimizi söylediler. Burukta olsa bu aşamayı geçmiş olmanın minik sevinciyle oradan ayrıldık ve Türkiyeye döndük.
    Tarih 2 Ocak 2025 e gelirken kızımız henüz taburcu olmamıştı, yola çıkmadan kızımızı gördük ve eşimle düştük Viyana yoluna. Hastane önünden dahi ayrılmak istemesekde her adımımızın kızımızın geleceği olduğunun farkındaydık. 2 Ocak günü konsolosluğa gittik. Evrak teslimi için çağırdıklarında evrakları teslim ederken kızımızdan bahsettik. Umut ettiğim şekilde karşılandı durumumuz, bize moral verme çabalarını görünce doğru insanlarla karşı karşıya olduğumuzu anladık. Evraklardan sonra durumumuz üzerine görüşmüş olmalılar ki Vize görüşmesi sırasında biz daha ne yapacağımızı soramadan onlar konuya girdi ve çözüm üretmeye çalıştılar. Kızımız taburcu olduğunda ve pasaportu hazır olduğunda onlarla iletişime geçmemizi isteyerek yeniden bir randevu vereceklerini belirttiler. Hatta yine biz bir şey demeden, seyahat etmesinin kısa sürede kızım için sorun olabileceğinden kızımızı düşünerek, tekrar planlanacak görüşmeye benim gitmemin yeterli olduğunu, hatta sadece evrakları ve kızımın pasaportunu ulaştırmamın yetebileceğini (ihtimal) söylediler, sağlık muayenesi içinde benimle iletişime geçeceklerini belirttiler. Biz konuşmadan önce bizi düşündüklerini görmek içimizi çok rahatlattı. Eşim ve ben vizelerimizi alarak Türkiyeye geri döndük. Kısa süre sonra bir mail aldık ve kızımız taburcu olduğunda sağlık muayenesini Ankarada göçmen sağlığı için yetkili klinik olan Unganlarda gerçekleştirebileceğimizi, işlemlerin tamamlanmasından sonra kendileri ile iletişime geçerek randevu alabileceğimizi bildirdiler. Attıkları her mailde kızımız için güzel temennilerini samimice yazmaktan hiç geri durmadılar.
    Sabırla ve dualarla kızımızın taburcu olmasını beklemeye başladık. Minik savaşçım Ocak ayı sonuna geldiğimizde zaferini ilan etti ve hemşire ablalarına bizi aratarak “ anne baba beni almaya gelin size kavuşmaya hazırım “ dedi. Bu sevinci bu mutluluğu tarif etmem gerçekten imkansız, ne gülüşlere ne göz yaşlarına nede kelimelere sığdıramam o an yaşadığımız duygularımızı.
    Konumuza dönecek olursam, bir süre sonra Unganlar ile iletişime geçtim ve randevu aldım. Randevumuz netleşince konsolosluğa mail attım. Bu seferde bizimle sevincimizi paylaştılar. Aynı zamanda evraklarla birlikte benim konsoloslukta olmam gerektiğini tekrar randevu planlayacaklarını yazdılar. Ancak bu sefer bizim schengen problemimiz oldu. Bu durumu açıklayan bir mail ile cevap verdik. Sadece evrakları ulaştırmamızın mümkün olup olmadığını sordum. Kıymetli üyelerimizden değerli @Flight101 abim evrakları götürmeye hazır olduğunu söyleyerek bana büyük bir destek verdi. Kendisine buradan tekrar teşekkür ediyorum. Ancak konsolosluktan bize bunun mümkün olmadığını önümüzde 2 seçenek olduğunu söylediler. İlk seçenek schengen vizesi alarak Viyanaya gitmemiz, ikinci seçenek dosyamızı Ankara Konsolosluğuna taşımak olduğunu yazdılar. Schengen bizim için bir problemdi ve dosya taşımayı tercih ettik.
    Bu yazışmalar üstüne her forum üyesinin ilk aklına gelen kişi @gucarslan abiye mesaj atarak durumdan bahsettim, sağolsun beni sakinleştirdi ve atacağım mail taslağına hatta içeriğine kadar yardımcı oldu. Konsolosluk ile navigatörden ve email adreslerinden iletişime geçtik. Bu kısma inanmanız zor olabilir bende ilk başta hayret ettim. 1 gün bile geçmeden Ankaradan cevap verdiler ve 17 Mart 2025 e randevu oluşturduklarını, evraklar için detaylı mail atacaklarını bildirdiler. Sağlık için zaten randevumuz vardı onu değiştirmedim. Günü gelince sağlık muayenesine günü gelincede konsolosluğa gittim. (Sağlık muayenesinde aşılarımız zamanlıydı o nedenle aşı yapılmadı, sadece fiziki muayene yapıldı. 100$ ücret alındı.) Konsolosluğa gittim ve kızımı getirmeme gerek olmadığını orada öğrendim. Çünkü detaylı mail bana gelmemişti. Geçmiş tecrübelerden bilsemde bana mail gelmediği için kızım ve eşimle birlikte gitmiştim. İçeriye tek başıma girdim. Normal mülakat süreçlerinden geçtim, kızımın 2 fotoğrafını, nüfus kayıt örneğini ve pasaportunu teslim ettim. Vize ücreti için Viyanada ödeme yapıp yapmadığımı sordular, yaptım deyince makbuz istediler. Makbuzu da evrakları alan görevliye verdim. Tekrar ödeme yapmama gerek kalmadı. Sıram gelince konsolos beyle selamlaştıktan sonra dosyamı neden geri taşıdığımı sordu, bende durumumuzu tane tane anlattım. Anlayışla karşıladı ve kızımın vizesini onayladığını belirtti.
    Bu sefer hiç bir burukluk olmadan büyük bir sevinçle kapıda bekleyen kızım ve eşime koştum, kana kana onlara sarıldım. Artık seyahat planlarına başlayabilecek bu ana kadar hiç düşünemediğimiz kadar Amerikayı düşünebilecek, planlarımızı yapabileceğiz.
    Bize Ankara konsolosluğunun bahsettiği detaylı mail gelmedi, bu nedenle AIS kaydı yapamadım. Mülakattan 1 hafta sonra PTT den hala ses çıkmayınca AIS sitesindeki iletişim numarasını aradım. Bana bir mail adresi verdiler. Oraya AIS kaydı yapamadığımı anlatan mail yazdım. Hemen dönüş yaptılar ve kızımı ekleyebileceğimi söylediler. Ekledim ve 1 hafta geçmeden kızımın pasaportu elimize ulaştı. Böylelikle ABD öncesi sürecin sonuna gelmiş olduk.
    Durumumdan haberdar olan benden manevi desteğini hiç esirgemeyen abilerime ablalarıma kıymetli arkadaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. @gucarslan abi hakkını nasıl öderim bilmiyorum. Allah senden razı olsun, sayende zerre panik yapmadan kontrollü bir şekilde, güzel iletişimler kurarak sürecimizi tamamladık.
    Ben kendi durumumla benzer olan bir örnek bulamadım, umarım bu paylaşımım ihtiyacı olana yol gösterir. Özelden sorulacak cevabını bildiğin her soruyu cevaplamaya, yardımcı olmaya hazırım. Bunu bu foruma borç bilirim. Faydalandığımın kat kat fazlasından faydalandırmak nasip olsun bana. Yollarımız açık olsun. Hiç kimsenin yaşadığımızı yaşamaması dualarımızla.
    Sağlıcakla kalın..

  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    | sezon - 1 | bölüm - 8 |

    Ön ödemeli aylık $50 ile T-mobile hattı kullanıyorum. İnternet, konuşma ve sms herşey sınırsız. Sorunsuz kullanıyorum. Geçenlerde tekrar yükleme yapmak için plan yaptım iş çıkışı yüklerim dedim. Ama unuttum. Ertesi sabah uyandım işe gidicem mapi açmak için telefonu çıkardım bir baktım internet yok. O an farkkettim interneti olan telefon bir nebze arabadan daha önemli. Çünkü internet olmazsa bir yere gitmek mümkün değil. Heryere map açıp öyle gitmek gerekiyor. Yükleme işlemi internetten yapılıyor ama internetim yok. Yükleme yapan Metro t- mobile mağazaları var oralarda yüklenir. İnternet olmadığı için mağazaları mapte arayamıyorum. Neyse yola çıkarsam tabelalardan yolu bulurum diye düşündüm. Zaten o gün biraz geç gidecektik işe saat 10 gibi orda olacaktık. Yarım saatlik yol. Ben 9 gibi çıktım. Otobana doğru yol aldım. Otoban düz, yolu hertürlü bulurum sorun değil, otobandan çıkarken işe doğru karmakarışık yollar ve çoğu sokak biririyle aynı orda karıştırabilirim diye düşündüm. Otobana girdim mapsiz gidiyorum bir yandan neden hiç etrafımı incelemedim diye düşünüyorum bir yandan sokakları hatırlamaya çalışıyorum. Otobandan çıkışa doğru girdim tam çıkışın olduğu yerde büyük bir markete girdim belki orda Metro mağazası vardır diye düşündüm girdim yok. Neyse yanlış yollara girsemde sorun değil bir yerde mağaza bulurum illaki arabaya bindim daldım sokaklara bi 10, 15dk dolandım hiç hatırlamadığım yerlerden geçip gidiyorum. Bir yandan yeni evler görüyorum çok hoşuma gitti bu yolculuk. Biraz ilerledim baktım apartmanlar sıralı sıralı ilerliyor iki katlı ve o sokaklarda insanlar var kalabalık ispanyolların yaşadığı bir yerdi. Başka yerlerde böyle kalabalık insanların bir arada olduğunu görmemiştim. Hoş bir atmosferi vardı. Neyse az ilerledim uzaklaştım ordan 5dk sonra Metro tabelası gördüm. Hemen arabayı oraya çektim. Girdim iki genç kadın. Selam verdim, ingilizce bilmediğimi onlara ingilizce olarak söyledim. Anlayışla karşıladılar, ispanyolca diye sordu biri onuda bilmiyorum dedim. I want pay t-mobile dedim. Kendi aralarında ispanyolca konuşuyorlardı. Anladı ve ödemeyi yaptı. Onlara el kol hareketleri ve araya anlaşılır ingilizce kelimeler ile "please automatic paymant month again" dedim. Sistemden hesap bilgilerimi girip otomatik olarak halletti. Artık internetsiz kalmayacağım, bu sorunu çözdüm. İspanyollarda yardım etme konusunda iyiler. Sıcak ve samimi insanlar oluyorlar. Ama gördüğüm o apartmanlar sokağı aklımda kalmıştı. İnternet açıldı arabaya bindim iş yerini mape yazdım 2dk diyor.. indim arabadan sağıma soluma baktım iş yerinin arka sokağındaydım. Saat 10'a daha vardı. Aramızda kalsın şanslıyım işte kabullenelim artık.. lütfen okurken sağ kulağınızın memesini elinizle iki kez çekiştirip etrafınızda bulunan herhangi bir cisime tıklatın. Aman nazar değmesin.

    Apartmalar sokağının yolunu biliyorum geri gittim. Gözüme kestirdiğim bir yerin ofisine girdim. Genç 25 30 yaş arası bir kadın. Dil bilmediğimi söyledim. 'I need home' dedim anlayışla kaç oda diye sordu. 1 dedim. Biraz konuştu tabi ben anlamadığım için bana bir kağıda kimlik, ssn ve gelir belgesi getirin yardımcı olalım yazıyordu. Fiyat aylık 700$ 1+1 oda ayrı mutfak salon bir yani. Aklıma yattı. Hemen çıktım işe geldim muhasebeye gittim abi gelir belgesi verde ev tutayım dedim. Tamam dedi bir kağıt verdi. Akşam gittim ssn, gelir belgesi ve greencard verdim. Fotokopileri çekti. Biz araştırma yapıp size haber vereceğiz dedi.
    Üst kat mı yoksa giriş katı mı diye sordu. Ona zorda olsa ''I am relaxed man" bende rahatlık hastalığı var benim için en iyisi giriş kat dedim güldü. Tamam gidip eve bakalım dedi. Gittik neredeyse hepsi ispanyol aileler yoğunlukta bir site, büyükte sayılır. Kapıyı açtı ilk girişte mutfak dar bir koridor gibi düşünün sağlı sollu tezgah aradan girip hafif geniş kare sayılır bir koridor sol tarafta yatak odası ve banyo koridordan sonra geniş sayılır bir salon. Salonun zemini parke koridor ve mutfak fayans yatak odası zemini kalın halı ile kaplı. Hoşuma gitti.. kıza sordum totalde ne kadar olacak ödemem? 300 depozito ekeltirik size ait su kiraya dahil. Araştırma için önden 100 dolar istediler. Bu 100 dolar başlangıçta sadece araştırma yapmaları içindir olumlu yada olumsuz bu para öylesine gidiyor. Tamam dedim verdim 100$ hemen araştırın diye rica ettim. Ama dönüş yaparken beni aramayın mesaj atın sizi anlayamam dedim güldü ve not aldı.

    Ertesi gün öğlen vakti muhasebeci abi beni aradı.

    • Ya buraya biraz önce bir kız gelip seni sordu apartman için başvuru yapmışsın
    • abi bunun için gelmesine gerek yoktu bu işler böyle mi oluyor?
    • valla ilk defa böyle gelen oldu, daha önce böyle yapanı görmedim. Normalde ararlar ama yakın olduğu için teyit etmek istemişlerdir. Senin için bir form doldurdum sana dönüş yaparlar. Kız iyiydi maşallah. Senden baya konuştuk iyidir falan dedim..

    Sağololsun muhasebeci abi biraz övmüş. Aradan bir kaç saat geçti bana mesaj geldi. Kızın ismi Kristy, kiralama konusunda sorun yok sözleşme için gelebilirsin diyor. Akşam iş çıkışı gittim. Kristy, Tamara ve adını bilmediğim 3 kadın ofiste takılıyorlar. Kristy ile selamlaştık ssn ve greencard verdim bilgileri girip sözleşmeyi halletmeye başladı. Elektrik şirketi işini yapmam gerektiğini söyledi. Ben bu işleri bilmiyorum burada nasıl sorun çözüyorlar diye translate kullanarak sordum. Eğer istersen bir şirket ile görüşüp size yardımcı olabilirim dedi. Çok iyi hiç birşey yapmadan her işim çözülüyor. İçimden dilini bilmediğim bir kağıda imza atmam yeterli galiba diye düşündüm. O an ya bu sözleşmede bilmediğim başka şeylerde varsa? diye düşünüyorum. Acaba bunlar beni kandırmaya çalışıyor olabilirler mi? Ayıptır söylemesi bazı ispanyol kızlar fiziksel olarak biraz fazla iyi görünüyorlar.. Yok ya baksana 3'de birbirinden güzel kızlar, bunlar öyle şeyler yapmaz diye iç hesaplaşma yapıyordum. Neyse kira depozito dahil $1000 dolar verdim anahtarı verdiler.

    Atladım arabaya evin önünde verandalı park yeri var tam kapının önünde. İndim iki adımda kapıya vardım. Dışardan bakınca tuhaf bir hissiyat oluyor. Biraz etrafımı gözlemledim arabam var hemen önümde evim var bu garip bir duygu amerikaya geldik hemenden hayatı yaşamak tuhaf bir mutluluk işte.. anahtarı çevirdim girdim mutfakta hiç farkında değildim buzdolabı varmış. Fırın, ocak çok tatlı bir giriş eve mutfaktan girmek zevkliymiş. Koridorun lambasının pervanesi güzelmiş. Oda ve salonda jaluzi perde varmış. Şaka maka hiç zorlanmadan ev tuttum bu kadar kolay olmaması gerekiyordu böyle şeylere alışkın olmayan bir toplumdan gelmenin verdiği tuhaf bir duyguyu yaşıyorum. Tek yaptığım şey parayı verip bir kağıda imza atmaktı. Acaba odanın içinde başımı ne tarafa alsam duvardan bir pirize yakın olurum, telefon şarzı için düşünmeye gerek yok.. adamlar bunu hesaplamış odada 12 adet piriz var istediğin köşeye yamul ve fişi pirize tak. Aynı durum salonda da var her yer piriz. Evliyim artık biraz mutluluğu yaşadıktan sonra bu eve ne lazım diye düşündüm. Aslında azla yetinmeyi içselleştirmiş kimliğim sadece yemeğe ve yatacak yere ihtiyaç var dedim. Gittim yatak fiyatlarına baktım mağazalarda pahalı oluyor. En kötü 1000$ dan başlıyor. İnternetten daha uygun bulunur. Ordan kalın bir yorgan, yastık ve bir battaniye aldım 100$ civarı tuttu. Markete gittim ayıptır söylemesi biraz kırmızı birazda tavuk eti aldım. Bunlarla beraber buzdolabımın oksijen seviyesini arttıracak biraz yeşillik tropik bir görüntü elde etmek için de çeşitli meyveler falan fistan.. Bir adet bıçak bir adet tava alayım dedim tavalar 10,5$ fena değil ben 11$ olandan aldım kendimi bir anlığına çok zengin hissetmek istedim, 50 sentin havası hızlı sönüyor ama olsun etkisi yaşatıyor. Eve geçtim ocağa tavayı koydum. Eti pişireyim dedim sonra aşçılık tecrübeme dayanarak eti heder etmemeyi kabullendim. Dolaba dizdiğim sebzeler arasında bir kaç domates ve biber aldım ince ince doğmadım. Tavada üstüne bir kaç yumurta kırdım.. menemen böyle yapılmaz ama ben yapınca güzel oluyor. Tam ekmeği bandıra bandıra bitirdim. Odanın zemini kalın halı ile kaplı. Aldığım kalın yorganı ikiye katlayıp yere serdim, yastığı koydum üstüme çektim battaniyeyi, oh.. ne demişler insanın evi gibisi yoktur.. valla rahatlıktan geberecem artık o derece mutluluk verici bir duygu.. öyle yada böyle amerikada 2. ayımı tamamladım.

    Bir gün sonra Kristy elektrik aboneliği için beni çağırdı gittim 160$ abonelik depozito verdim ekeltirik işini hallettim çok basit bir işlem. Kasmaya gerek yok bazen şartlar zor olabilir. Ama çözülemeyecek kadar zor değildir. Rahat olun şans bir şekilde sizi yönlendiriyor.. Amerikada görüşmek dileğiyle.. yorumlarınızı beğenerek teşekkür ediyorum. Tekrardan teşekkürler..

    önceki bölüme dön yada 9. bölüme geç>

  • RE: [Arşiv] DV2022 Mülakat Deneyimleri

    Bana yıllar gibi gelen ayların ardından hep hayalini kurduğum mülakat deneyimini nihayet yazıyorum. Deneyimimi sağlık muayenesi ve mülakat olarak ikiye ayıracağım, okumak istediğiniz yerden başlayabilirsiniz. Kendime dair bir özet verecek olursam tek kişiyim, 19 yaşındayım ve haliyle lise mezunuyum. Türkiye'den gitme istediğim ekonominin kötüye gitmesiyle başlamadı çocukluğumdan beri bir Amerika hayalim vardı o yüzden greencard benim için aklınıza gelebilecek her şeyi ifade ediyordu. Açık konuşayım, son yıllarda milletimize karşı saygımı yitirdim, her gün karşılaştığım kaba, ahlaksız insan türleri yüzünden ülkeden soğudum ama talihli olduktan sonra bu forumda başlayan maceramda, bu ülkenin belki de en iyi insanlarını tanıdım. Öncelikle DV2022 telegram grubu yöneticilerinden İsmail abi başta olmak üzere tüm yöneticilere teşekkürlerimi iletiyorum. Tek kuruş harcamadan, tek hata yapmadan bugün vizemizi aldıysak, bu aile sayesinde. Gerçekten bir aile gibi oldu burası benim için çünkü en umutsuz hissettiğim anda bile grupta insanlara, bana nasıl umut olduklarını gördüm. Şimdiye kadar düzenledikleri kampanyalar ve sarf ettikleri tüm efor için adminlerimize teşekkürlerimi sunuyorum.

    -SAĞLIK MUAYENESİ-
    14 Aralık'taki mülakatım için 1 hafta öncesine, 8 Aralık'a aldığım sağlık muayenesi için İstanbul'dan Ankara'ya gittim. Unganlar'a 10 dk yürüme mesafesinde Notte Hotel diye bir yerde 2 gece boyunca konakladım ve şunu söyleyebilirim ki kesinlikle önermem. Gece koridordaki seslerden dolayı sürekli uykum bölündü, çalışanlar ilgisizdi. 8 Aralık 11:45'teki randevum için 11:30'da binaya giriş yaptım ve 4. kata çıktım. Orada Unganların front-desk'inden pasaportum, covid-19 aşı kartım ve DS-260 onay sayfasını (barkotlu) teslim ettim ve beklemeye geçtim. Sonrasında beni çağırıp fotoğrafımı çektiler ve bir alt kattaki düzen laboratuvarına gönderdiler. Orada kan tahlili, göğüs röntgeni ve idrar tahlili (25 yaş üstüne bu yapılmıyormuş. Fiyatı da yanlış hatırlamıyorsam 60 dolar) yapıldı. Bu 3 işlem için 117.5 Dolar ödedim. Sonrasında tekrar unganlara çıktım ve bana saat 2:45'te tekrar gelmemi söylediler. Çıkıp yemek yiyip biraz oyalandıktan sonra tekrar unganlara gittim yoğunluktan dolayı biraz beklemem gerekti sonrasında Handan Hanım beni muayene etmek için içeriye çağırdı. Boy ve kilo ölçümü yapıldıktan sonra sadece iç çamaşırım kalacak şekilde soyundum ve nasıl giyildiğini anlamamın biraz uzun sürdüğü bir yelek giydim :) Sonra Handan Hanım muayene için geldi ve muayeneye direkt 19 yaşında bir kazanan ne kadar şanslısın diyerek başladı :) Sonrasında kalp ciğer ve hatırlamadığım birçok bölgeyle ilgili bir rahatsızlık yaşadın mı diye sorarken bir yandan göğüs ve sırtımda dinlemeler yaptı. Ardından Türkiye'de ne yaptığımı, okuduğum okula dair detayları sordu. Amerika'da nereye gitmek istediğimi, okula devam edip etmeyeceğimi sordu ben de ilk etapta sadece çalışmayı düşündüğümü söyledim. Sonrasında uyuşturucu, alkol, sigara kullanıp kullandın mı, psikolojik sorun yaşadın mı depresyona girdin mi intihar denedin mi tarzı klasik soruları sordu. Bu soruları sorarken 3 aşımı tamamladı. (Aşı kartı götürmediğim için tüm aşıları oldum) Dövme piercing var mı dedi yok dedim ve tamam giyinebilirsin diyerek muayeneyi sonlandırdı. Giyinip perdenin arkasından çıktıktan sonra tebrik ederim mülakatta bol şans dedi ve tekrar beni danışmaya yönlendirdi. Danışmada da tam 250 Dolar ödeme yaptım. (3 aşı yaptırdığım için maximum ücreti ödedim aslında) ve yarın 3-6 arası raporunu alabilirsin bir sıkıntı olursa biz seni arayacağız, aramazsak her şey yolundadır dendi. Ertesi gün saat 3'te gittim ve raporumu aldım. Gri bir zarf ve bunu asla açmamanız gerekiyor. Kapalı şekilde konsolosluğa götürün.

    -MÜLAKAT GÜNÜ-

    Veee gelelim o kutsal güne.. Şimdiye kadarki hayatımın en güzel günüydü diyebilirim. 14 Aralık Salı günü olan mülakatım için pazartesi Ankara'daydım. Konsolosluğa 5dk yürüme mesafesinde Class Otelde konakladım ve herkese gönül rahatlığıyla önerebilirim. Tek eksiği kahvaltı zayıftı onun dışında her şey güzeldi. Yine forum yöneticilerimizin tavsiyesiyle Pazartesi akşamı Onur Bey ile buluşup ( yan odamda konaklıyordu, okuyarsa selam olsun 😊) belgelerimiz için son bir çapraz kontrol sağladık. O gece yine İsmail abi sağ olsun zamanını ayırdı ve beni bayağı bir rahatlattı. Hakkını nasıl öderim bilmiyorum tekrar tekrar teşekkürler 😊 Gece biraz zor geçti uyuyamadım heyecandan ama bir şekilde sabah ettik. Sabah 8:45’te olan randevumuz için 7 buçuk gibi konsolosluğun önündeydik. Hemen karşıdaki kaktüs kafede bugün mülakatı olan 4 kişi toplandık ve mülakat öncesi sohbet ettik. Ardından 8:15de mülakatı olan 2 kişi girdi sonra çok geçmeden biz gittik ve boş olduğu için sanırım saat daha 8:30 olmadan güvenlik bizi içeri aldı. Girişte Covid ile ilgili bir form doldurduk ve içeri girdik. Hiçbir metal, teknolojik alet sokulmuyor içeriye. Pasaportumu verdim ve sıra numarası alıp beklemeye koyuldum. Sıra numaram ilk yandığında belgelerimi vermeye gittim. Buradaki hanımefendi İngilizce konuşabiliyor musunuz dedi ben de evet dedim. Pasaport, 2 adet fotoğraf, Adli sicil kaydı ve Nüfus kayıt örneği ( KCC’ye gönderdiklerim ve yenileri) Diploma aslı ve fotokopisi, sağlık raporu, banka dokümanlarım, öğrenci belgem ve greencardımın gönderilmesini istediğim adresi verdim. Sonrasında tekrar beklemeye koyuldum ve numaram 2. sefer yandığında 330 Dolar vize ücretini ödemek için kasaya gittim. Ödemeyi gerçekleştirdikten sonra tekrar bir bekleyiş ve numaram son kez yandı. Mülakatım için çağırıldığım vezneye gittim ve dünyalar tatlısı bir hanımefendi merhaba hosgeldiniz diyerek aşırı yüksek bir enerjiyle beni karşıladı. Ben de aynı şekilde merhaba dedim sağ elimi kaldırıp yemin etmemi istedi ve yemin ettim. Sonra parmak izimi alırken İngilizce bilmeme biraz şaşırdı ve nerede öğrendin dedi ben de okulda dedim. Aksanın çok iyi dedi ben de Amerikan kültürüne başından beri ilgili olduğumu dile kendimi yıllardır maruz bıraktığımı söyledim. Sonrasında mülakat başladı;
    -Nerede yaşıyorsun?
    +İstanbul
    -Çalışıyor musun öğrenci misin?
    +Öğrenciydim ancak ara verdim (kayıt dondurdum)
    -Hangi bölüm?
    +Alman Dili ve Edebiyatı
    -Wow, German (boş bölüm halbuki 😊)
    Sonra banka hesabıma baktı. Burada vermem gereken detaylar; 14.700 Dolar gösterdim hesapta ve parayı Ağustosta hesaba yatırdım.
    -Sana para gönderildiğini görüyorum, kim bu?
    +Babam.
    -Peki bu para senin mi artık yoksa geri mi vereceksin?
    +Babamın desteği, bende kalacak.
    -Baban ne iş yapıyor? O da İstanbu’da mı?
    +Tekstil, evet İstanbul.
    Her şey süper görünüyor dedi yine mükemmel bir enerjiyle gülerek, ben bir rahatladım anlatamam..
    -Amerika’da nereye gideceksin?
    +Florida
    -Neden Florida?
    +İklimi güzel, ucuz yaşam maliyetleri ve turizm bölgesi olmasından dolayı iş fırsatlarının çokluğu.
    -Mantıklı, peki ne iş yapacaksın.
    +Doğrusunu isterseniz bulduğum her işi yapacağım ilk etapta, orada kendime bir hayat kurmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Hizmet sektörü olur.
    -Tebrikler, vizeniz onaylandı 4 iş günü içerisinde pasaportunuzu göndereceğiz.
    +Çok teşekkür ederim, have a great day dedim ve o an içimde fırtınalar koparken kendimi dışarı attım. Ama nasıl attım ne siz sorun ne ben cevaplayayım. Bu muhteşem hissi isteyen, çabalayan herkes inşallah yaşar. Şunu da anladım ki stres yapmaya hiç gerek yokmuş her ne kadar elimizde olmasa da. Görevli olan herkes yardımcı olmaya çalışan güler yüzlü insanlardı. Özellikle mülakat alanındaki hanımefendi işinde çok profesyoneldi anlaşılan. İçimdeki tüm heyecanı çok güzel yönetmemi sağladı. Bu güzel deneyimin herkese nasip olması dileğiyle… BEKLE BENİ ORLANDO 😊

  • RE: [Arşiv] DV2022 Mülakat Deneyimleri

    Bu deneyimde, “DV2022 süreci hakkındaki düşüncülerimizi”, “Greencard sonrası evlilik sürecimizi”, “Herhangi bir oturum iznine sahip olmadan, dosya transferimizi Malezya’ya nasıl gerçekleştirdiğimizi”, “DV2022 sürecini hangi kaynaklardan yararlanarak takip ettiğimizi” ve “Malezya’da girmiş olduğumuz sağlık kontrolü ile mülakat deneyimimizi” başlıklar halinde bulacaksınız.

    Bu deneyimimi foruma aktarmadan önce, bu detaylı paylaşımda beni motive eden kişinin @gucarslan olduğunu belirtmek isterim. Kendisinin burada ki emeklerinin ve dokunduğu hayatların karşısında kuru kuru teşekkür etmek yerine, bu deneyimimizi foruma yeni gelecek olan arkadaşlara aktarmak, benim için daha anlamlı bir teşekkür niteliği taşımaktadır. Yeşilkartforum ve forumun Telegram gruplarında bu ortak bilince irili, ufaklı katkı sağlayan değerli insanlardan aldığım sayısız bilgi ve deneyim için minnettarım, iyi ki varsınız.

    DV2022 Süreci Hakkında ki düşüncelerim

    DV tarihinin en farklı senelerinden birisi de kuşkusuz DV2022 olmuştur. Kazanan insanların sürekli kendini sorguladığı, keşkeler ile aylarını geçirdiği, birçoğumuz için tüm umutların hayal kırıklıklarına dönüştüğü bir DV yılı. Sıra numarasının bir önemi olmadığı, DS-260 formunu en erken gönderen 27K sıra numarasına sahip kazananların mülakatını alıp vizesine kavuşurken, sıra numarası 5K içerisinde olan insanların DS-260 formunu geç gönderdiği için mülakat alamadan sürecin sonuna gelinen bir yıl olmuştur. DV2022 yılını daha iyi anlamak isteyen arkadaşlar için, 2022 Mayıs ayı içerisinde, o dönem Telegram grubunda yönetici olan değerli arkadaşım @berke1998 , @tunax, eşim ve benim yer aldığımız abdpost.com editörü Özlem Hanımla yapmış olduğumuz söyleşiyi buraya bırakıyorum.
    https://www.youtube.com/watch?v=1F6jt6t7rn8

    Greencard Sonrası Evlilik Sürecimiz

    DV2022 çekilişinin son başvuru günü olan, 9 Kasım 2020 tarihinde saçma bir fotoğrafçıdan çektirdiğim fotoğrafı kendim editleyerek günün son saatlerinde başvurmuştum. Bu bizim 3. başvurumuzdu. 2021 Mayıs ayında çekilişi kazandığımızı öğrendik. Tabi hızlı bir araştırmalardan sonra daha önce 2018 yılında red yediğimiz B1/B2 vize türü için kısmi olarak yararlanmış olduğum yeşilkartforum’dan tekrar yararlanmaya başladım.
    Forumdan aldığımız tavsiyeler üzerine, evlendikten sonra DS-260 forumunu her aile üyesi için doldurulmasının daha sağlıklı olacağını öğrendik ve uzun bir süredir birlikte yaşadığımız kız arkadaşım ile pandemi yüzünden ertelemiş olduğumuz evliliği ani bir şekilde tekrar gündemimize aldık. Tam o dönem de covid-19 kısıtlamaları olduğu için bu Mayıs ayı sonuna kadar en erken bulabildiğimiz tarihte evlendik. Daha sonra pasaport yenileme ve evrak işlerini bekledikten sonra, CN’in yüksek olmasından, biraz da daha dikkatli ve eksiksiz dolduralım, aceleye gelmesin diye DS-260 forumlarımızı 1 Temmuz da submit ettik. Burada büyük bir parantez açmak isterim. Kimsenin ön göremediği bir yıl olacağı henüz bilinmiyordu. DS-260 formunun erken gönderildiğinde talihliye avantaj sağladığı daha önce ki senelerde görülmemiş bir şeydi. Eğer bunu bilseydik 1 dakika bile beklemezdik, DS-260 formunu benim adıma bekar olarak doldurarak mülakat aldıktan sonra kız arkadaşımla evlenerek dosyamı açtırıp gerekli güncellemeleri yaparak eşimi sürece bu şekilde eklemiş olurduk ya da 2. bir seçenek ise evlendikten sonra zaman kaybetmeden ana talihli ben olduğum için medeni durum dışında herhangi bir değişiklik olmadığından dolayı DS-260 formunu evli olarak doldurup submit ederdik daha sonra eşimin soyadı sebebiyle pasaport değişim vb. işlemlerinin tamamlanmasının ardından onun da DS-260 formunu sonradan submit ederdik. Tüm bunların farkına varmak ne yazık ki 1 seneden erken olmadı. O yüzden bu durum hiçbir şekilde öngörülebilir değildi, eğer bizden sonra ki senelerde de bu şekilde devam ederse bu seçenekleri değerlendirebilirsiniz. Tabi burada şunu da bilmeniz de fayda var, ilerleyen kısımlarda mülakat deneyimimizde göreceksiniz, sizlerden Greencard kazandıktan sonra evlendiğiniz için ilişkinizin öncesini kanıtlamanızı isteyeceklerdir. Eğer gerçek ve kanıtlanabilir bir evliliğiniz varsa içiniz rahat olsun, evliliğiniz ile ilgili herhangi bir sorun yaşamazsınız.

    Oturum İzni Olmadan Dosya Transfer Süreci

    Bizi dosya transfer etme kararını aldıran ve bunun için çabalamaya iten birkaç durumdan bahsetmek daha iyi olacaktır. Ankara Büyükelçiği’nin yeni Büyükelçi Jeff Beyin göreve başladığı sıralarda mucizevi bir şekilde planladığı toplu mülakat herkesi umutlandırıp, öylece beklemesine sebep oldu. Daha sonrasında ise yok denecek kadar az EU dosyasına mülakat planlaması, case number’a göre değil de tamamen DS-260 doldurma tarihine göre mülakat planlaması ve daha da önemlisi ise EU ve AS dosyalarına eşit bir şekilde mülakat veriyor olmasıydı. Bu ne demekti? Ben bunu şu şekilde yorumluyordum DV2022 yılında 2526 Türk seçilenin yarısından fazlası Ankara’dan mülakat alamayacak demekti çünkü Ankara gayet güzel bir performansla çalışıyordu ama maalesef EU dosyalarına öncelik vermiyordu yani bize fayda sağlayacak şekilde çalışmıyordu. Onun yerine AS dosyalarına en çok mülakat planlayan postlardan biri oldu. Bu durumda bizim Ankara’dan mülakat alma şansımız yoktu. Biz tüm bu göstergeler sebebiyle 2022 Nisan ayının son gününde Morrison Urena ekibinin açmış olduğu UAO v BIDEN davasına katılan 13 dosyadan biri olduk. Deneyimimizin ilerleyen zamanlarında Curtis ile gerçekleştirmiş olduğum birkaç diyalogdan bahsedeceğim. Davanın bize şöyle bir artısı oldu. Bu bizim sürecimizde bir ‘keşke katılsaydık’ olarak karşımıza çıkmayacaktı ve bu süreci takip etmemizde farklı bir kaynak olarak dava dosyalarında hükümetin sunduğu savunmalarda ki tablolardan ve verilerden yararlardık. Tam bu dönemlerde Ankara AS dosyalarına daha çok mülakat veriyorken, EU dosyalarına daha az mülakat vermeye başladı ve zaman artık giderek azalmıştı. Ankara bütün yıl boyunca göndermiş olduğumuz hiçbir maile cevap vermedi. Otomatik reply bile gelmiyordu.
    2022 Mayıs ayının sonlarında dosyamızın transferi için önce birçok vize istemeyen ülkeye, Ankara Büyükelçiliğinin iş yoğunluğundan dolayı dosyamızı transfer etmek istediğimizi içeren mailler atmaya başladık. Mail içeriğine ise çok fazla uzatmadan kısa kısa bilgilerle birkaç mail taslağı oluşturduk. Bunlar şu bilgileri içeriyordu; “kim olduğumuzu”, “hangi bölgeden ve hangi ülkeden kazandığımızı”, “hangi okullardan mezun olduğumuzu”, “ne iş yaptığımızı”, “dosyamızı neden transfer etmek istediğimizi”, “transfer edeceğimiz ülkede ne kadar süre boyunca yasal olarak kalabileceğimizi”, “herhangi bir oturum iznine sahip olmadığımızı”, “Amerika’da bizi bekleyen akrabalarımız olduğunu”, “herhangi bir seyahat kısıtlamamız olmadığını” ve “Green Card’ın bizim için ne kadar önemli olduğunu” içeren maillerdi.
    Gidilebilir gördüğümüz bazı ülkelere açık bir şekilde case numaramızı vererek, gidilmesi biraz daha riskli olan ülkelere case numaramızı vermeden mailler gönderdik. Tam bu dönemlerde 2022 Haziran ayının başında Sarajevo’dan mülakat alan birçok arkadaşımız oldu, maalesef biz Bosna Hersek’e transfer maili daha sonradan attığımız için o treni kaçırmış olduk. Bu bize bir mail ile dosya transfer işleminin gerçekleştirilebilir olduğuna inancımız arttı. Yeter ki o Büyükelçinin boş slotu olsun ve mülakat planlamak istesin. Bizim için bir yıldır Ankara’nın yapmadığını başka konsolosluklar yapabilirdi. Bu durum bizim dosyamız için Ankara’yı unutup, başka ülkelere yönelmemiz gerektiğinin kanıtıydı. Haziran ayı boyunca vize isteyen ya da istemeyen 40’ın üzerinde Büyükelçiliğe transfer maili göndermiştik. Bunları nasıl seçtik ve neye göre belirledik?
    Öncelikle https://savediversityvisa.org/ bizim için kutsal bir kaynaktı. Adamlar nasıl yapmışsa helal olsun diyorum hala da şükranlarımı sunarım. Güncel bir şekilde tüm konsoloslukların verilerini görebiliyorduk. Hangi case numarasına ne kadar mülakat vermiş, düzenli mi ilerliyor yoksa rastgele mi, o ülkeden kaç kişi seçilmiş ve kaç dosyaya mülakat verilmiş, geçmiş senelerde nasıl performans göstermişler vb. gibi saymakla bitmeyecek bilgilerden faydalandık. Bir diğer yandan travel.state.gov’dan “List of Us Embassy” bölümünden bütün Büyükelçiliklerin göçmen birimlerinin mail adreslerine ulaşabiliyorduk. Bu iki değerli kaynak bize çok faydası oldu.
    Mail gönderdiğimiz Büyükelçiliklerin büyük bir kısmından hızlı bir şekilde olumsuz yanıt alırken, bazıları oturum izni ya da vatandaşlık istediği için ret ediyordu, bazıları ise şu an müsait değiliz gibi cevaplar veriyordu. En önemli dikkatimi çeken ise birkaç Büyükelçilik fiziksel olarak burada bulunan adayların dosyalarını işlemekte herhangi bir sorunları olmadıklarını belirtiyorlardı. Yani bu şu anlama geliyordu oraya gidip tüm işlem sürecimiz boyunca kalabileceğimi kanıtlarsam dosyamızı kabul edeceklerdi demek oluyordu. Bu durumda ben de hızlı bir plan yaparak, Temmuz ayı içerisinde sırasıyla önce Gürcistan (Tiflis) ardından Kuveyt ve son olarak Malezya’ya (Kuala Lumpur) seyahat ettim. Gürcistan’dan herhangi bir olumlu mail bile almamıştım ama hem kimlikle giriş çıkış rahat olduğu için hem de uçak biletleri ucuz olduğu için şansımı denemek istedim. Gürcistan, Tiflis Büyükelçiliği hiçbir mailimize cevap vermiyordu. Ancak onlarda şöyle bir durumla karşılaştım. Travels.docs uzantılı mail adresinden bana” cgi.fedaral” portalından Gürcistan adına bir hesap oluşturuldu. Ben de hesaba giriş yapıp tüm dv bilgilerimi ve pasaport bilgilerimi girmiştim. Orada mülakat için gün seçebilme bölümü vardı. Ancak hiçbir şekilde uygun mülakat tarihi bulunmuyordu. Derken Temmuz ayının ilk haftasının sonunda bir gece yine kontrol ederken, Eylül ayı için boş slotları olduğunu gördüm, hemen 1 Eylül için randevu oluşturdum. Tam o dönemde bayram tatili geldiği için hızlı bir şekilde Gürcistan’a giderek, ülkede olduğumu giriş belgeleriyle birlikte mail atarak, kendilerine mülakat oluşturduğumu da belirterek, kibar bir şekilde sağlık randevusu için ne yapmam gerekiyor diye sordum. Tabii teoride her şey tamamdı ama sonra Gürcistan ilk defa mailime cevap vererek, dosya transfer isteğinizi kabul edemiyoruz, almış olduğunuz mülakatınızı iptal ettik ve lütfen bir daha o portaldan mülakat oluşturmayın dediler. Gürcistan dosyası bu şekilde bizim için kapanmıştı. Daha sonra Temmuz ayında Kuveyt’e giriş yaptım. Kuveyt Türk bordo pasaport sahiplerinden vize istemektedir. E-vize olarak alınabilmektedir. Ancak sınırda sizlerden dönüş bileti isteyerek, ülkeye giriş için kendileri farklı bir belge vermekteler. Sizin aldığınız e-vize giriş için tek başına yeterli olmamaktadır. Kuveyt’in Gürcistan’dan farkı ise fiziksel olarak burada bulunan adayların dosyalarını işlemekte bir sorunları olmadığını söylemeleriydi. Ülkeye girer girmez pasaport damgası ve giriş belgelerim ile birlikte transfer talebinde bulundum. Ertesi gün Türkiye’ye geri döndüm onlar bayram tatili ile kendi tatillerini birleştirdikleri için bir hafta sonra dönüş yaptılar. Dosya transferini kendilerinin yapamadığını benim KCC’den talep etmem gerektiğini söylediler. KCC ise tüm maillerimize aynı kalıp yanıtı vermekteydi. “Dosyanız bir mülakat planlamasına hazır”, “KCC dosyanızda herhangi bir değişiklik yapamaz” ve “bir değişiklik yapmak istiyorsanız bunu mülakata gireceğiniz Büyükelçiliğinize bildirin” şeklindeydi. Kuveyt’e dosyamızın KCC tarafından işlendiği için sizlerin KCC’den istemeniz gerektiğini söylesek de yine bize aynı şekilde KCC’den isteyin cevabını verdiler. Ben de Ankara’dan rica ettim, her yolu deniyordum. Ankara hiç alışık olmadığımız bir şekilde ilk defa bir mailimize cevap verdi ve dosyanızı Kuveyt’in KCC’den talep etmesi yeterlidir dediler. Bu mail cevabını da Kuveyt’e gönderdim ve yine kabul etmediler ve böylece Kuveyt defterini de kapattık.
    Forumdan başka bir talihli Malezya’ya gitmeyi düşündüğünü paylaşmıştı. Bunu biliyordum ve Temmuz ayının sonlarına doğru UAO v BIDEN davasında hükümet 200 den fazla bir savunma sundu. Bu verilerin benim Malezya’ya gelmem konusunda çok büyük bir etkisi oldu. Bu verilerde hükümet bütün Büyükelçiliklerin göçmen vizesi backloglarını yayınlanmıştı, Ankara da bekleyen 1500 den fazla dv dosyası varken Malezya’da bekleyen dosya sırası yoktu. Temmuz ayının sonunda Malezya’dan fiziksel olarak burada bulunursanız dosyanızı kabul ederiz mailini aldık ve hemen Malezya’ya uçak bileti araştırmaya başladım. Elimizi çabuk tutmalıydık, çünkü eylül ayı için son mülakatlarını planlayacaklarını biliyorduk. En erken en uygun tarihte TSİ, 31 Temmuz sabah saatlerinde İstanbul çıkışlı, Malezya saati ile 2 Ağustos sabahı Malezya’ya inen İstanbul – Yeni Delhi aktarmalı bir uçuş buldum. Hızlı bir araştırma sonrası Hindistan’dan Transit vize almam gerektiğini öğrendim ve Hindistan’dan transit vize alabilmek için Hindistan Ankara Büyükelçiliğine durumumun aciliyetini anlatan mailler atarak telefonla defalarca aradım ve en hızlı vizeyi ne zaman alabileceğimi sordum aynı gün içerisinde sabah erkenden gelirsem akşam vize basılı halde pasaportunuzu alırsınız dediler. Öyle de oldu 29 Temmuz Cuma günü istedikleri tüm evraklarla Ankara Hindistan Büyükelçiliğine gittim, Transit Vize için bile bildiğinizin mülakata girerek akşam pasaportumu teslim aldım. Oradan İstanbul’a geçerek Malezya yolculuğuma tek başına başladım. Asıl talihli ben olduğum için transfer işlemlerini benim tamamlayıp eşimin daha sonra eşlik etmesinin yeterli olduğunu biliyorduk. Burada transfer kabulleri için bir detay belirtmek isterim, bir gün dosya kabul etmeyen bir Büyükelçilik başka bir zaman müsait olduklarında dosyanızı kabul edebilirler. Aralıklarla mail isteği atıp sormak faydanıza olacaktır.
    02 Ağustos sabahı Malezya’ya giriş yaptım daha önceden hazır olan mail kalıbına Malezya’ya giriş damgasını ekleyerek Kuala Lumpur Büyükelçiliğinden transfer talebinde bulundum. Kendileri 4 Ağustosta dosyamızı KCC’den istediklerini belirttiler, tabi biz de bu sefer olacağını düşünmüştük. Ancak gergin bir hafta bizi bekliyordu. Bizden sonra Malezya’ya giriş yapan kişilerin transfer isteklerini kabul etmediklerini içeren mailler atmaya başladılar. Yanı sıra şu önemli detayı da belirtiyorlardı, KCC Kuala Lumpur Büyükelçiliğinin Eylül ayı tüm mülakatlarını planladı. Bu durumda bize mülakat planlamadan Eylül ayını kapattıklarını düşündük. Yani bu durum DV2022 sürecinin sonu demek oluyordu. Tam bu sırada değerli @gucarslan aldığım tavsiye üzerine Curtis’e mail attım, kendisinden dosyamız için Kuala Lumpur’a mail atmasını istedik, sonuçta onun bir davasında bulunuyorduk. Ne yazık ki kendisi bana saçma birkaç mail ile cevap verdi. “Dosya transferini sadece acil durumlarda olan ülkeler yapabilir”, “Kuala Lumpur DV2022 sürecini bitirdi”, “Siz dosyanızı taşımış olabilirsin ancak mülakat alamayacaksın” gibi. O gün benim için gözüme uyku girmeden geçen bir gün olmuştu. İçinde bulunduğum ruh halini tahmin edebilirsiniz. Derken aynı gün çok enteresan bir gelişme yaşandı. 14 Haziranda mail attığımız Uruguay (Montevideo) 30 Ağustosta (doğum günüm) bize mülakat planladıklarını, eğer dosyamıza herhangi bir mülakat planlanmadıysa, case numaramızı kendilerine paylaşmamızı istediler. Onlara case bilgilerimizi dahi vermemiştik. O isteği yaptığımız dönemlerde ise kendileri tarafından olumsuz cevap almıştık. Ufak bir şok halinden sonra eşimle oturup düşünerek çok hızlı bir karar ile Kuala Lumpur’un akıbeti belirsiz olduğundan Uruguay’a hemen case numaralarımızı vererek dönüş sağladık. Ortada bir kesinlik vardı tarih vermişlerdi bir kere. Ben dünyanın en doğusunda bir ülkeden dünyanın en batısında bir kıtaya seyahat etmek için gözü karartmıştım. Kendileri de mesai saatlerinde hemen dönüş yapıp teşekkür edip dosyamız için çalışmaya başladıklarını belirttiler. Birkaç gün içerisinde 10 Ağustosta case’imiz in transit oldu. Birkaç saat mülakat nereden geldi diye https://dvprogram.state.gov/ sayfamızın güncellenmesini bekledik. Belirsizlikten mülakat aldığımıza sevinemiyorduk bile. Derken Kuala Lumpur’dan 15 Eylül için mülakat aldığımızı gördük. Bu sefer bir panik hali sardı bizi acaba dosyamızı Uruguay’a gönderecekler mi diye. Hemen kendilerine mail atarak dosyamızın Kuala Lumpur’da kalmasını rica ettik. Sağ olsunlar kendileri maillerimizi görmeden dosyanızı Uruguay Büyükelçiliği istiyor gönderelim mi diye sordular. Biz de hali hazırda burada Malezya’da olduğumu ve dosyamızın burada kalmasını talep ettik, artık mülakat aldığımızın farkına varıp bir an önce eşimin Malezya’ya gelişini planladık. Mülakatımızı öğrendiğimiz ertesi gün Kuala Lumpur Büyükelçiliğinin anlaşmalı olduğu “Qualitas” kliniği ile mailleştik ve 26 Ağustos için sağlık randevumuzu oluşturduk.

    26 Ağustos 2022 08.00 – Sağlık Muayenesi

    Sağlık randevusu aldığımızda bize detaylı olarak kliniğe gelmeden getirmemiz gereken belgeleri içeren bir mail aldık.

    • Orijinal Pasaport
    • Eğer varsa aşı karnemiz
    • Amerika’da ki adresimiz
    • Malezya’da ki adresimiz
    • Kişi başı RM 1000 - 1300 ya da Kredi kartı
    • 4 Adet 5cm x 5cm fotoğraf

    Sabah saat 07.40 civarı eşimle beraber, sağlık kuruluşunun girişinde beklemeye başladık bizden başka kimse yoktu. Klinik bir rezidansın altında tek katlı, eski ve mütevazı bir klinikti. İçeride çalışanlar yeni gelmişti biz de mesainin başlamasını bekledik. İçeri girdikten sonra danışmada bize bir belge verildi ve doldurmamız istendi. Case ve kişisel bilgilerimiz, Türkiye’de ki ikametgâh adreslerimizi içeren bir form doldurduk. Daha sonra tüm sağlık geçmişimizle ilgili soruların yer aldığı yes/no içerikli ayrı bir form daha doldurduk ve ikisini de danışmana teslim ettik. Biraz bekledikten sonra içeri de ayrı bir odaya davet edildik. Burada sırasıyla kilo ve boylarımız ölçüldü. Daha sonra görme testi için harfler okutuldu ve bu sefer direkt doktor hanımın odasına yönlendirildik. Doktor Hanım çok genç, kibar biriydi eşimle bizi aynı anda muayene etmeye başlamadan önce tüm sağlık prosedürlerini tek tek anlattı. X-ray konusunda bizi defalarca uyardı. Size 2 aşıyı şimdi yapacağım ve bundan sonra ciğer grafisi için X-ray çektirmeniz gerekecek, eğer ciğerleriniz de herhangi bir leke çıkarsa, Tüberküloz (TB) olsun olmasın balgam testi yapmak zorundayız dedi. Bu onların elinde olmayan bir prosedür olduğunu, eğer en ufak bir leke varsa 8 hafta süreceğini ve sürecimizin buna yetişmeyeceğini anlamamızı istedi. Bu sebepten sürecini sonlandıran birkaç talihli olduğunu anlattı. Her ne kadar prosedürün böyle olduğunu biliyor olsakta ister istemez gerilmemize sebep oldu, özellikle buralara kadar gelmişken. Doktor Hanım bütün bilgilendirmelerden sonra muayeneye geçti, eşimi yanında ki sandalyeye, beni de karşısında ki sandalyeye oturttu. Sırasıyla, göz, kulak, işitme ve görme testi yaptı. Daha sonra tansiyon ve nabız ölçümümüzü gerçekleştirdi. Psikolojik ve sağlık geçmişimiz ile ilgili sorular sordu. Biz aşı karnemizi kanıtlayamadığımız için tüm aşıları hiç uğraşmadan tekrar olmak istedik. Sadece eşim daha önce septum deviasyon ameliyatı olmuştu onun için e devletten bir belge aldık ve tarihlerini kendisine belirttik. Yara izimiz olup olmadığını sordu, biz de yara izimiz yok ama dövmelerimiz var dedik. Dövme ile ilgili hiçbir sorun yok merak etmeyin dedi. Daha sonra kendisi bizzat kanlarımızı aldı ve hiç soyunmadan ya da önlük giymeden sırayla önce eşimi, sonra beni sedyeye yatırarak ciğerlerimizi dinledi ve fiziksel muayenemizi tamamladı. Sırada aşı kısmına geçtik, toplam 4 adet aşı yapacağını söyledi.
    • Hepatit B
    • Tdap
    • MMR
    • Chickhen Pox,
    İkimize de Hepatit B ve Tdap aşılarını bir sağ ve bir sol kolumuza yaptı, geri kalan 2 aşı için 02.09.2022 tarihinde tekrar kliniğe gelip tamamlamamızı istedi. Ama vizelerimiz için sağlık raporumuzun başlangıç tarihini ilk aşıları vurduğu günü kabul edeceklerini belirtti. Burada ki işlemimiz bittiğinde saat 09.30 olmuştu, bizi x-ray için yaklaşık 5km uzakta kendilerine ait olan başka bir kliniğe yönlendirdiler. Doktor hanım orada X-ray çekildikten 10-15 dakika sonra bize bir sorun olup olmadığını söyleyeceklerini belirtti. Hiç beklemeden x-ray için yola koyulduk. X-raylerimizi çektirdik, hiçbir sorun olmadığını öğrendikten sonra klinikten ayrıldık. 02.09.2022 tarihinde kliniğe tekrar gittik, kalan aşılarımızı tamamladık ve kapalı zarfları onlardan teslim aldık. Sağlık muayenesi için toplam 1500 RM (340 USD), iki kişi için ödeme yaptık.

    15.09.2022 09.00 - Mülakat Deneyimi

    Malezya dosya işleme konusunda daha önce alışmış olduğumuz Ankara Büyükelçiliğinden biraz farklı bir yol izlemektedir. Mülakat aldıktan sonra bir dizi soruların sorulduğu bir mail ile evraklarınızı önceden taratarak kendilerine cevap olarak iletmeniz gerekmektedir. Bu sorular şu şekildedir;
    • Başvuru sahibi hala Malezya’da mı? Evet ya da Hayır.
    • Başvuru sahibinin Malezya’ya giriş tarihi nedir?
    • Başvuru sahibi eğer İngilizce bilmiyorsa çevirmen getirmelidir.
    • Daha önce 6 aydan fazla kaldığınız ülkeleri belirtin
    • Sağlık kontrolünüzün tarihini belirtin.
    • Ana talihlinin daha önce ki evliliği var mıdır?
    Bu soruların dışında sizlerden tek bir Pdf halinde istenilen evrakları göndermeniz gerekmektedir. İstedikleri evrak listesi ise şu şekildedir;
    • Pasaportlarınızın biyometrik sayfaları
    • DS-260 Confirmation Page
    • Eğer evli ise evlilik cüzdanı
    • Varsa önce ki evliliklerine ait boşanma ya da ölüm belgeleri
    • İngilizceye tercüme edilmiş Evlilik Cüzdanı
    • Doğum belgeleri / Vukuatlı Nüfus kayıt örneği
    • Adli sicil kaydı daha önce 6 aydan fazla yaşanılmış tüm ülkelerden alınan
    • Sağlık Raporu hazırsa eğer açmadan mülakata getirmenizi istemekteler.
    • Eğitim kanıtları, sahip olduğunuz tüm diplomalar ve transkriptler.
    • Geçmişte çalışmış olduğunuz tüm iş yerlerinden ve güncel olarak çalıştığınız iş yerinden çalıştığınıza dair kanıtları sizden istemektedir.
    Biz bütün evrakları büyük bir titizlikle hazırladık, zaten çoğunu e-devletten çıktı olarak aldık, ancak İngilizce olarak e devletten aldığımız belgelerde bazı kelimeler Türkçe olduğu için, hiç riske atmadık direkt Türkçe alarak, Malezya’da bulunan Malezya Türk Büyükelçiliği onaylı bir yeminli tercümana çevirttik ve Malezya Türk Büyükelçiliğinde de apostil ettirdik. Buna gerek olmadığını biliyorduk, ancak riske atmamak ve belgenin güvenirliğini arttırmak amacıyla böyle bir yol izledik. Daha önce Malezya’da yaşayan ve mülakat alan bir arkadaşımız @guybrush bu şekilde yaparak evraklarından kabul almıştı, biz de aynı yolu izledik. Kendisine de selamlarımı iletiyorum, fazlasıyla yardımcı oldu, eksik olmasın.
    Daha önce mülakata giren birçok kişi Kuala Lumpur konsoloslarının tarihleri önemsediğini ve lise üniversite mezuniyet ve işe başlama tarihlerine çalışmamız gerektiğini öğrendik. Bizler de öyle yaptık. İyi ki de öyle yapmışız.
    Mülakatımız için yaklaşık bir saat önce Kuala Lumpur Büyükelçiliğinin yanında bulunan “Bray Bakery” adlı bir kafede oturduk. Mülakat saatimizden 20 dakika önce konsolosluğun girişine gittik. Kapıda ki güvenlik bizden mülakat mektubumuzu ve oraya bırakmamız gereken kimlik kartlarımızı istedi. Biz de pasaportlarımız dışında yanımıza T.C kimlik kartlarımızı almıştık ve onları güvenliğe bıraktık. Yanımızda telefon, cüzdan, çanta vb. gibi kişisel eşyalarımız yoktu ama olsa bile güvenliğe bırakabilme seçeneğimiz olduğunu fark ettik. Mülakat mektubumuza “B” stampi bastıktan sonra bizi içeri yönlendirdiler.
    İçeride 1.step bölmesi vardı, bir yetkili bizi karşıladı bir sıra numarası verdi ve evrakları önce ana talihli için ve ardından eş için ayrı bir şekilde verdikleri listeye göre sıralamamızı istediler. Başka bir odaya yönlendirildik ve evraklarımızı sıralı bir hale getirdik. Daha sonra sıra numaramız yandı, bir hanımefendi daha önce mail ile istedikleri evrakların orijinal hallerini ve diplomaların orijinal hallerini tek tek aldı. Farklı olarak bir tek anlaşmalı oldukları kargo şirketi olan “Aramex” isimli şirketin internet sitesinden pasaportlarımızı teslim almak için oluşturduğumuz barkodlu çıktıyı istedi. Hepsini ekranından eşleştirerek, damgaladı ve önünde ki listeden kutucuklara tik attı ve ardından parmak izlerimizi aldı. Daha sonra bizi ödeme yapmak için yönlendirdi, içerisi çok büyük olmayan bir alandı ve gürültülüydü. Ödememizi bir beyefendiye 660 USD nakit olarak yaptık ve iki tane makbuz verildi. Daha sonra diğer odada beklememiz istendi. Ödememizi yaptıktan sonra yaklaşık bir buçuk saat bekledik ve sonunda tekrar numaramızı ekranda gördük ve 6 numaralı gişede gözlüklü, bize göre sempatik bir beyefendi ile mülakatımıza başladık. Selamlaşma faslı geçtikten sonra göz teması eşliğinde isimlerimizi sordu, ardından yemin ettirdi ve bu yeminin bir parçası olarak sağ el 4 parmağımızın tekrar izini aldı. Tüm süreç İngilizce olarak gerçekleşti.
    Mülakat soruları şu şekildeydi,
    • Lise mezuniyet tarihiniz ne zaman?
    • Üniversite ve Yüksek Lisansta hangi bölümü okudun?
    • En sevdiğin Yüksek Lisans dersi hangisiydi?
    • Greencard çekilişine ne zaman başvurdun?
    • Kaçıncı başvuruda kazandın?
    • Eşinle nasıl tanıştınız?
    • İlişki başlangıç tarihiniz ne zaman?
    • Ne zaman evlendiniz?
    • Neden daha önce evlenmediniz?
    • Daha önce başka bir evlilik yaptınız mı?
    • Çocuğunuz var mı?
    • 6 aydan fazla bir ülkede yaşadınız mı?
    • U.S. vizesine sahip bir pasaportunuz var mı?
    • Daha önce B1/B2 vizesine başvurunuz reddedilmiş doğru mu?
    Hazırladığımız ilişki kanıt dosyasına bakarak birkaç fotoğraf hakkında daha sorular sordu. Soruların hemen hemen hepsi bana soruldu diyebilirim. Evlilik ile ilgili soruları eşimle birlikte cevapladık. Soruların hepsine olduğu gibi tüm gerçekliği ile eksiksiz bir şekilde cevap verdik. Bütün sorulara cevap verirken Konsolos Beyefendi ile göz temasını hiç kesmedim kendisi de bizimle ilgili değerlendirmeleri bilgisayara işledi. Derken beklenen o cümleyi bize söyledi, “Tebrikler! Tüm sorulara doğru bir şekilde yanıt verdiniz.” “Ödeme yaptığınıza dair verilen makbuzu verir misiniz?” dedi ve makbuzun birini kendisine aldı diğerine ise paraf attı ve pasaport teslim sürecini anlatan bir mektup ile birlikte geri verdi. Mülakatımız burada son bulmuş oldu. Ancak bana daha önce verilmiş bir kararı açıklıyor gibi gelmedi. Orada o anda karar verdiği hissini mülakat sonuna kadar yaşadık. Pasaportlarımızı henüz teslim almadık, mülakatımızın ertesi günü Malezya’da resmi tatildi ve üstüne hafta sonu araya girdi. Dosyamız 21 Eylül 2022 sabahı “Issued” olduk birazdan gidip pasaportlarımızı teslim alacağız. Bizim vize alma serüvenimiz gelgitler ile dolu ancak güzel sonuçlanmış oldu. Şunun da farkındayız ki asıl mücadelemiz şimdi başlıyor.

  • RE: DV2026 (2026 Green Card Lotosu) Aşamaları

    Mülakat tarihi almış talihlilerin, belge (vize basılı pasaportunuzun size ulaştırılması için mesela) teslimat tercihini seçip; pasaport no, ds260 conf.number, case number vs bilgilerle sisteme kaydını yaptığı işlemdir bu ustraveldocs kaydı. Vize basılı pasaportunuzun size nasıl ulaştırılacağını seçiyorsunuz bu kayıt aşamasında. Mülakat tarihi aldığınız andan, mülakatınıza 2 gün kalana kadar yapabilirsiniz bu kaydı. ustraveldocs.com

    Ustraveldocs kaydı ile ilgili sistemin yeni olması sebebiyle de yeterince kaynak yok malesef. Başlayınca evet kolaylıkla ilerliyor ancak benim gibi garantici ve temkinli insanlar küçük bile olsa hata yapmaktan korkunca bu iş bile insanın gözünde büyüyor malesef. Ben evli ve 2 çocuk sahibi bir asıl talihli olarak nasıl kayıt yaptığımı anlatayım istiyorum. Ancak en başında belirteyim ki, ben sadece kendi kayıt yaptığım şekli paylaşıyorum, daha farklı daha pratik bir yolu var mıdır bilmiyorum, bunu peşinen belirteyim, sonra yok ben duymadım bilmedim olmasın :)

    Ustraveldocs sitesinin ana sayfasında ülke seçerek başladım. Bizim mülakatımız Ankara’da olduğu için Türkiye Cumhuriyeti olarak seçim yaptım.
    Açılan ekranda göçmen vizesini seçtim. Açılan pop-up ı kapatıp, sağ üstteki “vize girşi”ne tıkladım.
    Daha önceden bir kaydım olmadığı için Şimdi Kaydolun a tıkladım ki yeni hesap açabileyim.
    Hesap oluştururken kullandığım kullanıcı adı, şifre ve güvenlik sorularına verdiğim kısa cevapları bir notepad e kaydettim. Çünkü her girişte soracağını okumuştum. Sonra bu oluşturduğum profile şifremle ve 2 güvenlik sorusuyla giriş yaptım.
    Profilimle ilgili yanlış hatırlamıyorsam dil, ülke vs bilgilerin olduğu bir kısmı güncellememi istedi.
    (bu arada başka bir şey var mıydı hatırlayamadım, bir de DS160 yazıları kafanızı karıştırmasın, sorun yok, oyna devam)
    Açılan sayfada Başvuruya Başla kısmına tıkladım. Doğum yeri telefon vs bilgileri girdim, mailing adres olarak abd değil türkiye adresimi girdim, Ankara’da mülakata girdiğim için(böyle bir bilgi okumuştum daha önce, yani hnk da mülakata girecekseniz hnk adresi girmeliymişsiniz, ancak bunu kesin olarak bilmiyorum, sadece okuduklarımdan bunu anladım, çünkü bu kayıt belge teslimatı yani pasaportun teslimatı ile ilgili). Pasaport bilgilerimi doğruluğunu kontrol ederek girdim. Submit ettim. Visa options sayfasında vize tipleriyle ilgili şu seçimleri yaptım. İmmigrant-ankaraıv-ank2(belge teslimatı ile ilgili bir şey yazıyor bunun yanında)-dv1 ve submit ettim. Ds260 confirmation numberı girdim çıkan ekranda(AA ile başlıyor, ds260 ı submit ettikten sonra aldığımız conf.number). Sonra ne olduğunu tam hatırlamadığım manasız bir şey çıkmıştı ona da ya yes ya ok deyip geçmiştim 😊 Bakmakla Yükümlü Olunan kişiyi bul ve ekle ekranı çıkıyor. Ben bu aşamada kendi hesabımdan çıkıp, en başa yani Şimdi Kaydol kısmına gidip bu sefer eşimin email adresiyle eşim için de bir kayıt oluşturdum. Aynı bilgileri onun için de doldurdum, sadece DV1 yerine DV2 yi seçtim, spouse olduğu için. Aynı şekilde onun ds260 conf numberını girdim en son, sağ üstte isminin yanında çıkan numarayı (UID) notepade yine kaydettim lazım olacak çünkü onu kendi hesabıma eklerken. Neyse, yine oturumu kapat diyerek onun hesabından da çıktım. Eşim için yaptığım her aşamayı 2 çocuğum için de ayrı ayrı yaptım. Çocuklar için de DV3 seçtim (child). Yine onların da isimlerinin yanında çıkan numaraları kaydettim. Yani 4ümüz için de birer hesap oluşturmuş oldum.
    Şimdi şöyle, kendi kaydımı oluşturduktan sonra çıkan Bakmakla Yükümlü Olunan kişiyi bul ve ekle ekranında, bul ve ekleye tıklayınca oradaki Yeni Bakmakla Yükümlü Olunan Kişi Oluştur gibi bir seçenek vardı, belki ona tıklayarak oradan da bir profil oluşturulabiliyordur eş ve çocuklar için ayrı ayrı. Ancak ben daha önce bir yerlerde herkes için ayrı ayrı kayıt oluşturulmalı diye birşeyler okuduğum için belki uzun olan yolu seçmişimdir bilmiyorum açıkçası. Burada tercih sizin.
    Bu notu da belirttikten sonra devam ediyorum.
    Tekrar kendi hesabıma girdim(asıl talihli benim bu arada). Artık Başvuruya Başla değil, Başvuruya Devam Et seçeneği vardı, buna tıkladım. Karşıma Doc Delivery kısmı çıktı, hemen bir adım geri gittim, çünkü eşimi ve çocuklarımı eklemem gerekiyordu. Her biri için kaydettiğim numaralar yoluyla her birini ‘bul ve ekle’ seçeneğiyle UID numaralarıyla eklemiş oldum. Sonra devam edince yine Doc Delivery kısmına geldim. Burada premium location işaretleyip bana yakın bir ups şubesini seçtim. Herhangi bir ödeme yapmadım. Pasaportlar hazır olduğunda gelen emailde teslimat seçeneğiyle ilgili yine de linkler olacakmış, bazı arkadaşlar o aşamada teslimat şeklini değiştirmişler aynı zamanda ödemeleri de o aşamada yapanlar olmuş, öyle okudum forumdaki deneyimlerde, bunu ileride deneyimleyeceğiz. Neyse, devam ettiğimde sanırım bu son aşamada Case Numberımı istedi, arada sıfırlar olacak şekilde girdim, kabul etti ve nihayetinde içinde 4ümüz içinde barkod bulunan bir belge çıktı(nedense eşim için dv2 seçtiğim halde çıktıda dv1 olarak görünüyordu, pek önemsemedim, yani bence önemli değildir, pasaport numaraları isimler ve barkod doğru olsun yeter dedim kendi kendime 😊) ). Bunu da pdf olarak kaydettim. (Barkodlu çıktıda herkes için belge teslimat seçeneğinin yazılı olmasına dikkat edin) İşlem Tamamlandı yazısını gördüm ve bir oh çektim, artık başvuruya devam et yazısı gitmişti yerine Transaction Completed yazısı gelmişti, ona tıklayınca yine barkodlu sayfa çıkıyor, en alttada pasaport last 4 digits, teslimat yeri, vize türleri vs bilgileri gelmişti. Barkodlu çıktıda da her bir kişi için ayrı ayrı belge teslimat türü ve konumunun seçildiğinden emin olun.
    Ve ben artık evrak hazırlama günlerine kadar rahatım çok şükür 😊
    Herkese kolaylıklar dilerim.

    Edit : Eskiden ais ve ptt vardı, artık bu ikisi yok. Ustraveldocs kaydı var, sonrasında mülakattan sonraki pasaportlarınızın ve vize paketlerinizin size teslimi için VFS Global* ve tercih edilirse UPS* var. Yazının içinde de bahsettiğim gibi her konsolosluk için bu kayıt gerekli değil, kendi konsolosluğunuz için deneyimlerden faydalanarak (forumda kısa bir aramayla bulabilirsiniz) hangi konsolosluk vize basılı pasaportunuzu(ve vize paketinizi) elden veriyor (yani ustraveldocs kaydına gerek yok demek), hangi konsolosluk posta yoluyla veriyor (mesela ankara için vfs* veya ups, dolayısıyla ustraveldocs kaydı gerekli) bu bilgiye ulaşabilirsiniz.

    *Barkodlu çıktı alamayanlar için zaman içinde şöyle bir yöntem buldu arkadaşlarımız, dili ingilizce yapıp sonra tekrar profilinize giriş yaptığınızda sayfanın size barkodlu çıktıyı veriyormuş, sonrasında deneyen başarılı olan arkadaşlar oldu çokça, deneyebilirsiniz.

    *Barkodlu çıktı alamayıp Transaction Completed yazılı sayfanın (alt taraftaki belge teslimat seçenekleri, pasaport last four digits, vize türleri, bakmakla yükümlü olunan kişi sayısı vs olduğu kısımla birlikte) çıktısıyla mülakata giden ve sorun yaşamayan çokça talihlimiz var, bu da bilginize.

    *Ustraveldocs kaydı ile ilgili sorularınız için şu numara ve tuşlamalarla bir temisilciye ulaşabilirsiniz. Tuşlamaları dikkatli yapmalısınız, örneğin göçmen olmayan vize birime bağlanırsanız size yardımcı olamazlar.
    +908503901950
    Tuşlamalar şöyle olacak ;
    Türkçe için 1 - göçmen vize 3 - IV adres kaydı 5 - bir temsilci için 5.

    *VFS Global için; vize basılı pasaportları ve vize paketlerini(zarf) sahiplerine, Ankara'daki ofislerinde(Mahall) elden teslim yoluyla veya UPS üzerinden posta yoluyla ulaştırılmasını sağlayan aracı kurum diyebiliriz kısaca.

    *UPS ile teslimatı seçerseniz iki seçenek var, Premium Delivery(adrese teslim) veya Premium Pick Up/Location (bir ups şubesinden teslim alma).

    *Ödeme ekranı bazen ustraveldocs kaydı sırasında çıkıyormuş, benim karşıma çıkmadı, o yüzden mülakattan sonra gelen emaildeki linkler üzerinden kayıt oluştururken ödeme yaptım ve Premium Pick Up hizmetini satınaldım, o şekilde pasaportlarımızı ve vize evraklarımızı teslim almış olduk. Bununla ilgili deneyimler profilimdeki mesajlarda mevcut.

    Bu mesajın son kısımlarındaki notlar, yazıldığı gün değil, ileri tarihlerde zaman içinde güncellenmiştir. Son Güncelleme Kasım 2025

  • RE: San Diego

    San Diego hakkında ilk ağızdan bilgi beklenmiş; gelmemiş. Müsaadenizle, ben yardımcı olmaya çalışayım.

    Ocak 2001 – Nisan 2004 arası kesintisiz San Diego'da yaşadım. Vereceğim ilk bilgiler bayat olacak. Aralık 2019'da yaşadığım yerleri tekrar dolaştım; yaptığım şeyleri tekrar yaptım. Bütün bilgilerimi güncelledim. Takip eden bilgiler taze olacak. İkisini birden paylaşmamın sebebi, demografideki, maliyetlerdeki, vs değişimleri gözlemleyebilmeniz; trendlerin ne tarafa ve ne hızla gittiğini kendi gözlerinizle görebilmeniz olacak.

    Aralık 2019 – Ocak 2020 arası New York’taydım. 2021 çekilişini kazandığımdan beri, forumu da yakından takip ediyorum. Edindiğim izlenimlerle, San Diego’yu, gördüğüm ya da duyduğum diğer Amerikan şehirleriyle de karşılaştıracağım. Karşılaştırmamın sebebi, San Diego ucuz mu, pahalı mı, yaşanacak yer mi; kendi kararınızı, kendi şart ve imkanlarınıza göre, kendiniz vermeniz olacak.

    Baştan söylemeliyim ki, para birimlerini yazarken, Amerikan notasyonu kullandım. Amerikalılar, bölükleri virgülle, ondalık sayıları noktayla ayırıyorlar (bizim nokta kullandığımız yerde virgül, virgül kullandığımız yerde nokta kullanıyorlar). Biz bölükleri noktayla, ondalık sayıları virgülle ayırıyoruz (kafa karışıklığı olursa, nokta gördüğünüz yere virgül, virgül gördüğünüz yere nokta koyarak çözebilirsiniz).

    Genelde, vasıfsız / mavi yakalı işler saatlik (wage), vasıflı / beyaz yakalı işler senelik (salary) ücretleriyle anılıyor. “Bunun saatlik ücretini yazdın da; bunun neden senelik ücretini yazdın?” diye merak ederseniz, sebebi budur. Tüm ücretler brüttür. Vergiyi, sene sonunda, kendi beyan ettiğiniz toplam yıllık geliriniz üzerinden ödüyorsunuz. Oranlar eyalete göre değişiyor.

    Önce pek değişmeyen ya da yavaş değişen bilgilerle başlayayım: San Diego, yaklaşık 1,5 milyon nüfusla, California’nın 2., Amerika’nın 8. büyük şehri. Nüfusun %60’ı beyaz. %30’u, çoğunlukla Meksika asıllı Hispanik. Bir çoğu İngilizce bilmiyor. O yüzden her yerde, her şeyin hem İngilizce’si, hem İspanyolca’sı yazıyor. 2050’de, California genelinde, Hispanik nüfusun %45 ile çoğunluk olması bekleniyor. Ama 2050’den sonra da, yine her yerde, her şeyin hem İspanyolca’sı, hem İngilizce’si olacağından emin olabilirsiniz; lakin muhtemelen, İspanyolca’sı öne yazılır :) Asyalılar da azımsanmayacak sayıda. Çeşitlilik çok olduğu için, ırkçılık problemine ben hiç rast gelmedim (Aralık 2019 – Ocak 2020 New York’unda ise, yerel televizyonda, neredeyse her gün, bir anti-Semitik saldırı haberi vardı – ki, seyyar yiyecek tezgahlarını işleten Arap nüfus, şehrin göbeğinde, bağırta bağırta kendi müziğini dinliyordu; kimse de onlara bir şey demiyordu). Nüfusun %45’i, en az lisans mezunu. İnsanı, genelde medeni. Irkçı gibi algılanmak pahasına, kendi kişisel gözlemlerime dayanarak, sinemada konuşan, çevrede gürültü yapan, bir şeyleri kırıp döken, trafikte diğer araçları tehlikeye atan hareketler yapan kişilerin, genelde eğitim seviyesi düşük siyah ya da Hispanikler’den olduğunu söylemeliyim. Beyazlar, Asyalılar ve az sayıdaki Ortadoğulular’dan böyle davranışlar hiç görmedim.

    San Diego, genelde güvenli bir şehir. Amerika’nın genelinde olduğu gibi, hiçbir evin kapısında, penceresinde demir parmaklıklar yok (New York’ta da yok ama, her binanın girişinde en az bir kahya / kapıcı / güvenlik görevlisi duruyor). Benim San Diego’da ilk ağızdan duyduğum tek adli vaka, Hispanik bir abinin, bıçak göstererek, gecenin bir vakti (ki, genelde oralar her saatte aydınlık ve kalabalık olur) yurttan 7-Eleven’a sigara almaya giden bir Türk kızının cüzdanını çalmasıydı. Tabii, gazetede, televizyonda daha fazlasını gördük. İnsanın olduğu her yerde, suç da oluyor ne yazık ki. Polisin, hayati tehlike içeren olaylara ortalama müdahale süresi, 2000’lerin başında, 10 dakikanın altındaydı. Şimdi, 16 dakikaya çıkmış diye şikayetler var. 2000’lerin başında, polis, boyuna uzun, enine geniş, ağırlık merkezi yere yakın Ford Crown Victoria sedan kullanıyordu. Aralık 2019’daki ziyaretimde, polisin, Ford’un Next Generation Police Interceptor konseptli (ağırlık merkezi yüksekte, direksiyon hakimiyeti zor) SUV’lerine geçtiğini gördüm. Sürenin uzamasını buna bağlıyorum. Tamam, San Diego’nun doğusundaki çöllerde kaçak Meksikalı kovalamak için işe yarayabilir ama, SUV’lerin ara sokaklarda modifiye Japon arabası kovalamaya uygun olduğunu düşünmüyorum (2000’lerin başında, New York’ta da polis, boyuna orta boy, enine geniş, ağırlık merkezi yere yakın Chevrolet Impala sedan kullanıyordu. Şimdi onlar da SUV’ye geçmiş. Ama onlar kimi kovalıyor; bilemiyorum. Gerçi New York’ta hala polis arabası çeşitliliği daha fazla). Ambulans ve itfaiye, polisten biraz daha yavaş gelir ama, onların da acil vakalara gelmesi 10-15 dakikayı geçmez. Zaten polislerin hepsi ilk yardım eğitimi almıştır. Ambulans / İtfaiye gelene kadar durumu idare ederler.

    San Diego’nun mottosu “America’s finest city”. Katılmak durumundayım. Benim gördüğüm en güzel şehir. İstanbullu olmama rağmen, benim gözümde Antalya ikinci, İstanbul üçüncü.

    San Diego, aynı zamanda, Amerika’nın iklimi de en güzel şehri. Florida’yla benzer iklime sahip olmasına rağmen, Florida’yı senede birkaç defa kasırga vurur. San Diego’da tayfun, kasırga, vs olmaz. Ortalama sıcaklık 25 derece Santigrat civarındadır. Kışın en fazla iki haftalığına 15 dereceye düşer; en kötü, yağmur yağar. Yağarsa, o iki haftada yağar. San Diego’da geçirdiğim toplam 3 sene, 2 ay, 15 gün boyunca, giydiğim en kalın giysi, kapüşonlu sweat-shirt olmuştur. Hadi ben irice bir adamım. Ufak tefek hanımefendiler, yanlarında bir de yağmurluk bulundursalar, sırtları yere gelmez. Aralık 2019’da gittiğimde, t-shirt’ten başka bir şey giymeye ihtiyaç duymadım. Fikir vermesi açısından, Aralık 2016’da Adana’ya gittiğimde de t-shirt’le dolaşmıştım. Adanalılar o sırada, anorak, bere ve eldivenle dolaşıyordu. Sebebini sorduğumda, “Hele gel, yazın 45 derecede buralarda dolaş. Bizim bünyemiz ona alışkın” cevabını verdiler. Hak verdim. San Diego’da da zaman zaman anorak, bereyle (eldiven hiç görmedim) dolaşan ablalar görebilirsiniz. Sebebini “Adana etkisi”ne bağlıyorum. Zira, yazın, sıcaklık 35 dereceye kadar çıkabilir. Ama o da en fazla iki hafta sürer. Doğudaki çöllerden, dağ geçitlerini kullanarak, batıdaki okyanusa doğru esen aşırı kuru Santa Ana rüzgarları sayesinde, hiç nem yoktur. 35 derece bile bunaltmaz. Ben sıcağa tahammül edemeyen bir insanım. Ben bile San Diego’da zorlanmadan yaşayabildim. Ocak 2020’de, New York’ta, şort ve t-shirt’le terlemeden uyuyabilmek için ısıtmayı kapatıp, pencere açmak zorunda kalmış ben yaşayabildiysem, bence herkes yaşayabilir.

    San Andreas Fayı yakında olduğu için, Downtown ve University Town Center dışında, yüksek ve betonarme yapılaşma yoktur. Birkaç otel ve hastane binası dışında, apartmanlar bile, ahşaptan ve yatay mimariye uygun olarak, en fazla iki katlı olacak şekilde inşa edilmiştir. Bu tip yapılaşma, olası depremlerde can kaybı sayısını düşük tutmaya yardımcı olsa da, özellikle küresel ısınmanın artıp yaygınlaşması sonucu, sıklığı ve şiddeti sürekli artan orman yangınlarında, ciddi bir risk oluşturmaktadır. Ben, San Diego’da bulunduğum toplam 3 sene, 2 ay, 15 gün süresince, yalnızca bir orman yangını gördüm. Şimdi ise, civarda, her sene en az bir defa yangın çıkıyor.

    San Diego, üniversiteler şehridir. 15’e yakın üniversite, 10’a yakın kolej, 5 civarı hukuk okulu bulunur. Yukarıda yazmıştım; tekrar edeyim: Nüfusun %45’i, en az lisans mezunudur. Ucuz devlet üniversitesi, pahalı özel üniversite, hayat kurtaracak iyi üniversite, askerlik erteletecek dandik üniversite; hepsinden yeterli miktarda mevcuttur. Google size en güncelini söyleyeceği için, üniversite listeleme işine hiç girmiyorum.

    San Diego, aynı zamanda donanma şehridir. Pasifik Filosu’nun Hawaii’den sonraki en büyük ikinci üssü San Diego’dur. Downtown’dan National City’ye kadar komple donanma üssüdür. Uçak gemileri, kruvazörler, destroyerler, fırkateynler, Littoral Combat Ship’ler, Amphibious Assault Ship’ler; Allah ne verdiyse yanaşır. Coronado Island, hem donanma üssünün devamıdır, hem de deniz havacılığı üssüdür (Naval Air Station). Point Loma, denizaltı ve denizaltı savunma harbi üssüdür. Camp Pendleton, batı kıyısının en büyük deniz piyadesi üssüdür. Miramar, deniz piyadelerinin hava üssüdür (Marine Air Station).

    Top Gun filmi, Miramar deniz piyadesi hava üssünde çekilmiştir. Traffic filmi, Downtown’da çekilmiştir. Açıkçası, aklıma, San Diego’da geçen, bunlar kadar gişe yapmış başkaca bir film gelmiyor.

    San Diego ekonomisi turizm ve teknolojiye dayanır. Teorik olarak, tarımın da güçlü olması beklenir ama, ben kendi namıma, öyle ekili – dikili alan hiç görmedim. Belki iyice doğuda vardır. Benim kendi gözlerimle gördüğüm en yakın ekili – dikili alan, gözün alabildiğince üzüm bağlarıyla dolu olan, 2-3 saat kuzeydeki Temecula Valley idi. Turizmde, tema parkları önemli bir cazibe merkezi teşkil eder. San Diego Zoo, San Diego Zoo Safari Park (benim zamanımdaki adıyla, San Diego Wild Animal Park), Sea World, Birch Aquarium (bu, Sea World gibi popüler değil de, daha çok bilimsel), Legoland, San Diego’dadır. Los Angeles çevresindeki Disneyland’e, Universal Studios’a, Six Flags Magic Mountain’a, Knott’s Berry Farm’a yeterince yakındır. Bir araba kiralayıp, 2-3 saatte gidebilirsiniz. Hiçbiri Los Angeles’taki Venice Beach kadar ünlü olmasa da, San Diego da bir plajlar şehridir. Tamamı ücretsiz (bizdeki gibi değil), Imperial Beach, Coronado Beach, Ocean Beach, Mission Beach, Pacific Beach, La Jolla Beach doğa harikalarıdır (Plajlar kuzeye doğru devam eder ama, isimlerini yukarıdakiler kadar sık duymazsınız). Little Italy, San Diego’nun İtalyan mahallesidir. İtalyan restoranları, pastaneleri, vs bulunur. Downtown’da, özellikle de Gaslamp Quarter’da, restoranlar ve gece kulüpleri; Old Town’da, filmlerde gördüğümüz gibi bir kovboy kasabası; Carlsbad’de, outlet’ler bulunur. Teknoloji namına, biyoteknoloji, bilişim altyapı teknolojileri (özellikle, yarı-iletkenler ve fiber-optik sistemler), mobil iletişim altyapı teknolojileri (özellikle, bizdeki GSM şebekesinin Amerika’daki muadili CDMA), tüketici elektroniği, enerji sistemleri, havacılık ve savunma alanları gelişmiştir. Illumina, Novartis, Cymer, Peregrine Systems, Qualcomm, Nokia, Sony, Hitachi, Sharp, Kyocera, ESET, Teradata, bir Caterpillar şirketi olan Solar Turbines, Lockheed Martin, General Atomics, San Diego’da bulunmaktadır. Finansal teknolojilerle ilgilenen forumdaşlar, Intuit; eli mekanik işlere yatkın forumdaşlar, WD-40 markalarını da tanırlar.

    University of California San Diego Connect ve San Diego State University Lavin Entrepreneurship Center çevresinde, bir girişimcilik ekosistemi mevcuttur; ancak, Palo Alto, San Jose ve San Francisco’daki kadar civcivli değildir. 2000’lerin başında, Sorrento Valley’i, Silicon Valley’in güneydeki devamı olarak konumlandırmaya çalışmış olsalar da, başarılı olamadılar. Yine de, teknoloji şirketleri, Carlsbad, Sorrento Valley / University Town Center ve Downtown civarında kümelendi. La Jolla civarında da yoğun biyoteknoloji aktivitesi var. Palo Alto, San Jose, San Francisco, Austin, Boston, New York dururken, girişimci olmak için San Diego’ya gidilmez; ama San Diego’ya gidilmişken de girişimci olunabilir. Üniversite de var. Çeşitli finansman destekleri de var. Melek yatırımcı da var. Fırsat bolluğu yok, ama yeterince fırsat var.

    Bolluk demişken, San Diego’da, ürün anlamında, aradığınız hemen her şeyi bulabileceğinizi, ama New York’ta durumun pek öyle olmadığını belirtmeliyim. Ben San Diego’da kesintisiz yaşadığım 3 sene, 2 ay, 10 gün boyunca, (taharet musluğu dışında) hiçbir şeyin yokluğunu yaşamadım. Ama Aralık 2019’da New York’a indiğimde, yanımda getiremediğim malzemeyi tedarik etmek için, 1. Cadde ile 65. Sokak’ın kesiştiği köşede bulunan Gristedes isimli süpermarkete gittim. Böyle, bizdeki MMM Migros büyüklüğünde bir yer. Gristedes, New York halkının ihtiyaçları arasında olduklarını düşünmemiş olacak ki, ürün karmasına deodorant ve Red Bull ekleme gereği duymamış. Bir deodorant bulabilmek için, Upper East Side’dan West Harlem’a kadar gitmek zorunda kaldım. Red Bull’u hiç bulamadım. Kabul, belki benim beceriksizliğimdir. 5 gün sonra, 5 günlük ziyaret için indiğim San Diego’da ise, Ralphs’e giriyorum, oradan çıkıp Vons’a giriyorum, oradan çıkıp Target’a giriyorum; raflar, hatta koca bir reyon dolusu, (Türkiye’den aşina olduğumuz adidas, Gilette, Nivea, Dove gibi birçoğu dahil) marka marka, model model deodorant... Bırakın süpermarketi, San Diego’da spor mağazasına giriyorum; kasanın yanında Red Bull dolabı! Özetle, New York’u o kadar da gözünüzde büyütmeyin!

    San Diego konusuna devam etmeden önce, New York’tan iki “yokluk” hikayesi daha paylaşayım...

    Yukarıda yazmıştım. Ben irice bir adamım. Her şeyin 3XL’ını giyiyorum. Ayakkabının, Amerikan ölçüsüyle, 14 numarasını giyiyorum. Türkiye’de benim bedenimde giyim eşyası bulmak, 90’larda çok zordu. Spor ayakkabı ve diğer spor malzemelerini, yalnızca, Kadıköy’de, profesyonel spor kulüplerinin de spor malzemelerini tedarik eden Rekor Spor’da bulabiliyordum. Ayağıma göre bot bulabilmek için ise, Cevizlibağ’daki Yeşil Kundura’ya kadar gitmek zorunda kalıyordum. Orada da, ayağıma göre, yalnızca Caterpillar’ın tek bir modelini bulabiliyordum. Takımı, gömleği, zaten ezelden beri mecburen ölçüye özel diktiririm. 2000’lerin ortalarında, Avrupa Birliği ile aramızda esen sanal bahar rüzgarlarıyla, ekonomi bir düzelir gibi oldu. Markalar Türkiye pazarına kendileri girdi. Piyasada mal bolluğu oluştu. Mal yokluğundan para kazanan Rekor Spor battı. Her marka ve modelin değil ama, yeterince marka ve modelin 3XL’ını, 14 numarasını bulmak mümkün hale geldi. adidas’ta, Nike’de, üzerimize göre ürün bulabildik de, giyinebildik. 2010’larla beraber, her şey eski haline dönüp, ekonomi yine krize girince, mal bolluğu ortadan kalktı. Allah bozmasın, Under Armour hariç, yine hiçbir yerde aradığımızı bulamaz olduk. 90’lara benzer bir yokluk içinde, New York’a indiğimde, üzerimde, aradığım bedeni bulamadığım için almak zorunda kaldığım, önü kapanmayan, 2XL adidas bir anorak vardı. New York kışı, İstanbul kışından daha sert. İstanbul’da (İngiltere’de yüksek lisans yapan kuzene ve doktora yapan arkadaşına getirttiğim) t-shirt üzeri anorak giyiyorum. Bütün kış, önümü kapamak zorunda kalmadan geçiyor. New York’ta ise, ön kapanmadan olmuyormuş. Kısa sürede anladım :) Bütün Manhattan’ı karış karış gezdim. adidas’a, Nike’ye, Oakley’e, T.J. Maxx’e, gördüğüm her giyim mağazasına girdim; 3XL anorağı zar zor ve yalnızca The North Face’te bulabildim. Orada da yalnızca bir tane vardı. Benden sonra gelip, “DÜNYANIN BAŞKENTİ!!!” New York’ta istediği bedeni bulabileceğini zanneden hazırlıksız turist, muhtemelen donmuştur. Ruhuna Fatiha... 3XL anorağı bulmadan önce, bari t-shirt’le 2XL anorağın arasına bir kat daha giyeyim diye, 3XL kapüşonlu sweat-shirt aradım. Yok! Bari birkaç kat t-shirt giyeyim diye, 3XL t-shirt aradım. Yok! Türkiye’de artık hiç bot bulamıyorum. Ayağımda koşu ayakkabısıyla (onun için de, Under Armour sağ olsun) gitmiştim. Yağmurda o da olmadı. 14 numara bot aradım. Yok! Yok! Yok! T-shirt işini, San Diego dönüşü, Amazon’dan sipariş vererek çözdüm. Bot için de, en son REI’a gittim. İnternet mağazalarında satışta olduğunu gördüğüm, Salomon’ın bir modelinin 14 numarasını istedim. Kızcağız bir pusula yazdı. Kasaya gidip, siparişimi vermemi, 1 hafta sonra gelip almamı söyledi. Kasa yolunda internetten kontrol ettim. Pusulada yazan model, benim istediğim model değil. Elinde ne varsa, bana onu itelemeye çalışmış. Böyle şeyler Türkiye’de sürekli başıma gelir ama, Amerika’da ilk defa şahit oldum. Sinirlendim. Sipariş vermeden çıktım. 5 gün sonra San Diego’ya indim. Okulumun hediyelik eşya mağazasına gittim. Yetişkinler için 3XS, 2XS, XS, S, M, L, XL, 2XL, 3XL, beni New York’ta misafir eden arkadaşın 1,5 yaşındaki kızına göre türlü bebek bedenleri, 3,5 yaşındaki oğluna göre türlü çocuk bedenleri, arkadaşın abisinin 10 ve 13 yaşındaki oğullarına göre türlü garson bedenler, t-shirt, kapüşonlu, kapüşonsuz sweat-shirt; ne ararsan var! Ne lazımsa aldım! Under Armour’a gittim. İki 3XL kapüşonlu sweat-shirt de oradan aldım. TL ile oldukları için, kredi kartlarının limitleri doldu. Bot alamadım. San Diego dönüşü New York’u, yağışlı günlerde dışarı çıkmayarak idare ettim. Özetle, New York’u o kadar da gözünüzde büyütmeyin!

    New York’ta beni misafir eden Türk (artık Amerikan vatandaşı) arkadaş, yılbaşında birkaç günü, Amerikalı eşinin Queens’deki ailesiyle geçireceklerini, Upper East Side’daki 1+1’lerinde tek başıma canımın sıkılmaması için, beni 3 günlüğüne, Downtown’daki bir otele yerleştireceklerini söyledi. “Tamam” dedim. Beni 16.30’da otele bıraktı. 18.15’te, karnımı doyurmak için otelden çıktım. Dunkin’ Donuts, Subway dahil, önünden geçtiğim her restoran kapalıydı. Tesadüfen, iki blok aşağıdaki, tadilat halindeki bir binanın altındaki Hint restoranını bulamamış olsam, 1 Ocak 2020’de, “ASLA UYUMAYAN ŞEHİR!!!”in göbeğinde, resmen aç kalacaktım ( Otelin aşırı pahalı oda servisiyle, Hint kökenli başka bir abinin işlettiği tobacco shop’tan alacağım birkaç cips ve krakeri birer seçenek olarak yazmadıysam, kusuruma bakmayın lütfen :) )! Hint abi de, 21.30’da kapatacakmış. Onu da ucundan yakalamışım. Son iki not: 1. Hayatımda yediğim en kötü Hint yemeği değil; hayatımda yediğim açık ara en kötü yemekti. 2. San Diego’da, günlerden ne olursa olsun, mutlaka açık bir yer bulur; karnınızı mutlaka doyurursunuz. Özetle, New York’u o kadar da gözünüzde büyütmeyin!

    New York’un, bir konuda hakkını teslim etmek durumundayım: Türk yemeklerine ulaşılabilirlik ve o yemeklerin çeşitliliği konusunda, Amerika’nın benim gördüğüm hiçbir yeri, New York’un eline su dökemez. Upper East Side’da Türk restoranı gördüm. Upper West Side’da Türk restoranı gördüm. Lenox Hill’de, Lincoln Square’de, Midtown East’te, Midtown Manhattan’da, Hell’s Kitchen’da, Murray Hill’de, Chelsea’de, Gramercy Park’ta, Greenwich Village’da, East Village’da, SOHO’da, Downtown Manhattan’da Türk restoranı gördüm. ABA, Agora, Akdeniz, A la Turka, Ali Baba, Anka, Antalia, Barbounia, Bodrum, Enfes, Farah, Galata, Istanbul, Leyla, Lezzet, Memo, Meyhane, Pasha, Pera, Pierre Loti, Seven Hills, Sip Sak, Sophra, Sumela, Zeytin isimlerini hatırlıyorum. Hangisi, neredeydi, hatırlamıyorum. Hiçbirinde yemedim. Bir, Broadway’de, o zaman tadilat halinde olup, yakın zamanda açılmaya hazırlanan bir SaltBae hatırlıyorum. Virüsten sonra belki açılmıştır; belki ertelenmiştir. Bir de, Türk arkadaşın Amerikalı eşi, beni bir akşam Dyker Heights’taki ailelerin, evlerini Noel için nasıl süslediğini görmeye götürdü (meşhurmuş). Onun dönüşünde, Brooklyn’deki Taci’s Beyti’de yemek yedik. “Taci Abi”, lahmacun gibi lahmacun, İskender gibi İskender, karışık ızgara gibi karışık ızgara yapmıştı. Onu hatırlıyorum. San Diego’daki Türkler, Türk yemekleri konusunda o kadar şanslı değil. 2000’lerin başında, Pacific Beach’te, (o zaman 20, şu an 35 sene önce, çekilişten green card kazanarak New York’a gelmiş; sonra oralarda birilerinin ayaklarına bastığı için San Diego’ya kadar kaçmak zorunda kalmış) Engin Abi’nin Central Park isimli pizza dükkanı vardı. Pizza fırınında, vasatın altında pideler ve ekşi yoğurtla berbat bir hazır mantı yapar, özlemimizi giderirdi. Escondido’da, Türk bir ailenin işlettiği Bird House isimli restoran vardı. Vasatın altında ev yemekleri (zeytinyağlılar, kuru fasulye, pilav, vs) yapar, özlemimizi giderirdi. Bunlar dışında, Downtown’da, onların Yunan yemeği olduğunu iddia ettikleri yemekler yapan, İsrailli bir piyanist – şantör abinin Arapça, İbranice, Türkçe, Yunanca şarkılar söylediği, Arap bir dansöz ablanın oynadığı bir Yunan tavernası; Los Angeles’ın güneyinde, Ermeni bir abinin işlettiği, vasatın üstünde kebaplar yapan bir Ortadoğu restoranı vardı. Aralık 2019’da gittiğimde, San Diego’da Amerikalı bir arkadaşın yanında kalıp, şoförlüğümü de kendisine yaptırdığım için, yukarıda bahsettiğim Türk restoranlarının hiçbirine gidip, yerlerinde duruyorlar mı diye bakamadım. Ama başka bir Amerikalı arkadaşla Downtown’da buluşmaya gittiğimde, 4. Cadde’de, Sultan Baklava isminde yeni bir Türk restoranı açıldığını gördüm. Hemen içeri daldım. Abi Diyarbakırlı’ymış. “15 sene önce yoktun” dedim. “5 senedir buradayım” dedi. “İşler nasıl?” dedim. “Her gün daha iyiye gidiyor” dedi. “Oh, oh; Allah arttırsın” dedim. Amerikalı arkadaşı oraya davet ettim. Kendisi açmış; kebap yedi. Amerikalı olduğu için, ucundan tadamadım. Ben toktum; baklava yiyip, çay içtim. Baklava gibi baklava, çay gibi çaydı. Edindiğim izlenime göre, kebabın da kebap gibi olduğunu tahmin eder, San Diego’ya gidecek arkadaşlara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.

    San Diego ve ekonomisine geri dönersek, bağcılık, şarapçılık tecrübesi olanlar, tarımda; pazarlama, turizm – otelcilik eğitimi ve tecrübesi ile, ileri derecede hizmet sektörü tecrübesi olanlar, turizmde; iyi bir mühendislik eğitimi ile, yeterince mühendislik tecrübesi olanlar, teknolojide kalifiye iş bulabilirler. Özellikle pandemi münasebetiyle, sağlık çalışanlarının da, geçtiğimiz yıllara oranla, daha kolay iş bulabileceklerini düşünüyorum. San Diego genelinde, çok sayıda hastane, University of California San Diego özelinde, çok iyi bir üniversite hastanesi, onun ekosisteminde birçok araştırma enstitüsü ve Point Loma’da bir donanma sağlık merkezi mevcut. Asker olmayı göze alanlar için, yukarıda, San Diego’nun donanma şehri olduğunu özellikle belirtmiştim. Bunlar dışında, maç ve konserlerde güvenlik görevliliği, Downtown’da pedicab, Uber ve Lyft’te ulaşım, Amazon Flex’te dağıtım elemanlığı gibi, part-time ek iş imkanları da mevcut.

    İşe, eğlenceye gidip gelmek; genel anlamda “yaşamak” için, araba gerekli. 2000’lerin başında, toplu taşıma Metropolitan Transit System’ın otobüsleriyle sağlanıyordu. Ana hatlarda, saat başı gidip gelen otobüsler mevcut olsa da, istediğiniz zaman, istediğiniz yere gitmek için yeterli değildi. 2010’ların başında, yine Metropolitan Transit System tarafından bir tramvay ağı kuruldu. Kapsama alanı daha geniş, hareket saatleri daha sık olsa da, “yaşamak” için hala yeterli değil. New York’taki gibi bir “ağ” beklemeyin. Ben 2000’lerde kendime $3,000’a 10 yaşında bir Japon arabası alarak tüm ihtiyaçlarımı karşılayabilmiştim. Kendine $800’a 15 yaşında bir Japon arabası alan arkadaşım, arabasıyla sorunlar yaşamış, çokça tamir parası ödemişti. $10,000’a ikinci el Pontiac Trans-Am alan arkadaş da çok çekti. $17,500’a sıfır Toyota alan arkadaş çok rahat etti. Ama 20 yaşındaki adam, o kadar da parası varken, neden gidip kendine station wagon Toyota Corolla alır; hiçbirimiz anlayamadık :D Özetle, her ihtiyaca, her bütçeye göre araba var. Yetersiz toplu taşımada kendine eziyet etmeye gerek yok.

    Ben San Diego’da yaşarken, asgari ücret, saatte $6.75 idi. Part-time güvenlik görevlisi olarak, saatte $7.00 kazanıyordum. Yüksek lisans yapmakta olduğum üniversitede, part-time lisansüstü asistanı olarak saatte $10.10, part-time araştırma asistanı olarak saatte $13.70 kazanıyordum. Costco’da full-time POP pazarlama elemanı olarak saatte $75.00, Qualcomm’da full-time stajyer olarak saatte $80.00 kazanmışlığım da var. Vons isimli süpermarket zincirinde part-time kasiyerler, saatte $15.00 kazanıyordu (ve az buldukları için grev yapıyordu). İstanbul’da gittiğim özel liseden tanıdığım 3 yaş büyük “abi”m, yine San Diego’da, vasıfsız (yani öyle elektrikçi, tesisatçı falan değil) full-time inşaat işçisi olarak, saatte $33.00 kazanıyordu. Amerikalı kız arkadaşımın full-time oto tamircisi babası, saatte $40.00 kazanıyordu. Amerika’da full-time çalışma haftası 40 saat. Yaklaşık aylık maaşınızı, verdiğim saatlik ücret x 40 saat x 4 hafta formülüyle hesaplayabilirsiniz. İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği lisans + San Diego State University İşletme Yönetimi yüksek lisans mezunu arkadaşım, 2003 yılında, bir Caterpillar şirketi olan Solar Turbines’de, senede $60,000.00 ile işe başladı. O sırada, San Diego State University MBA mezunlarının ortalama işe giriş maaşı, senede $56,000.00 idi. Aynı dönemde, Harvard, Yale, MIT, Stanford MBA mezunlarının ortalama işe giriş maaşı, senede $250,000.00 idi. İşteki birinci senesinin sonunda, kendisine bir Audi TT; ikinci senesinin sonunda, peşinatı Türkiye’de pilot olan babasından gelmek üzere, kendisine fena olmayan bir mahallede, iki katlı, kapalı garajlı, müstakil bir ev aldı. Ekstra bir not olarak, yukarıda bahsettiğim Amerikalı kız arkadaşımın profesyonel beyzbol oyuncusu olan kardeşinin, senede $5,050,000.00 kazandığını da kayıtlara geçirmek isterim :)

    San Diego’da asgari ücret, şu an $12.00. Yukarıda bahsettiğim meslek gruplarının bugünkü yaklaşık maaşlarını, basit bir oran – orantı hesabıyla bulabilirsiniz.

    New York’ta asgari ücret, şu an $15.00. Deloitte isimli global şirkette kıdemli müdür olarak çalışan arkadaşım senede $500,000.00, Goldman Sachs’te kıdemli müdür olarak çalışan eşi senede $500,000.00, dış ticaret merkezi New York’ta bulunan bir Türk şirketinde genel müdür olarak çalışan abisi senede $500,000.00 kazanıyor. Bu arkadaşların evlerinde ev işleri ve çocuk bakıcılığı yapan vasıfsız Türk abla, saatte $22.50 kazanıyor.

    Giderlere gelirsek...

    Ocak 2001 – Nisan 2004 arası, San Diego'nun okyanusa ve şehir merkezine uzak, SDCCU Stadium (benim zamanımdaki adıyla, Qualcomm Stadium), Mission Valley Mall, San Diego State University ve Grossmont College'a yakın kesiminde, 300 metrekare toplam alan üzerine oturtulmuş 150 metrekarelik, tek katlı, kapalı garajlı, 3+1, müstakil bir ev $150,000 - $200,000 aralığında satın alınabiliyordu. Aralık 2019’da yanında kaldığım Amerikalı arkadaşım, içinde oturduğu, okyanusa ve şehir merkezine yakın, genişçe 1+1 condo’sunu (kabaca, kiralanan apartman dairesine “apartment”, satılan apartman dairesine “condo” diyorlar) $190,000’a aldığını söyledi. Bugün, New York şehir merkezinde, Roosevelt’in doğduğu eve (bkz. Google) benzeyen, bitişik nizam, 2-3 katlı müstakil evler, 30-40 milyona gidiyor. Jennifer Lopez, Hudson Yards’daki condo’sunu 17 milyona almış (Big Bus’taki turist rehberi abimiz sağ olsun).

    Ocak 2001 – Nisan 2004 arası, San Diego'nun okyanusa ve şehir merkezine uzak, SDCCU Stadium (benim zamanımdaki adıyla, Qualcomm Stadium), Mission Valley Mall, San Diego State University ve Grossmont College'a yakın kesiminde bir 1+1'in, su faturası dahil aylık kirası $800 idi. Bir aylık kirayı depozito olarak alıyorlardı. Benim orada yaşadığım süre boyunca, hiç zam gelmedi. Aralık 2019'da gittiğimde, aynı dairenin aylık kirası, yine su faturası dahil $1,450 Dolar olmuştu. Şu an, aynı dairenin, New York şehir merkezindeki aylık kirası $3,900. Forumdaşlardan birinin, başka bir başlık altında söylediğine göre, aynı daire, Huntsville, AL’da, $500’a bulunabiliyormuş.

    2001 – 2003 arası, benim gittiğim devlet üniversitesinin yıllık ücreti $9,600 idi. San Diego’nun en iyi özel üniversitesinin yıllık ücreti $20,000 - $25,000 civarındaydı. Şu an devlet üniversitesinin yıllık ücreti $19,600. Özel üniversite ise, yıllık $57,200’dan gidiyor (Karşılaştırılabilen büyüklükler olsun diye, MBA ücretlerini yazdım. Ücretler, öğretim seviyesi ve bölüme göre büyük farklılıklar gösteriyor). New York’ta ise, Columbia, NYU ve Pace’in MBA ücretleri, bugün itibariyle yılda $80,000.

    2001 – 2004 arası San Diego’da $4-5’a yediğim burrito, bugün $7-8. New York’ta burrito yemedim ama, $10’dan aşağı bulabileceğinizi sanmam. 2001 – 2004 arası San Diego’da $7-8’a olduğum saç tıraşı, bugün $12. Aynı saç tıraşı, bugün New York’ta $30.

    Aklıma gelenleri, gücüm yettiği, dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Sürçülisan etmiş isem, affola. İhmal ettiğimi düşündüğünüz, merak ettiğiniz, cevap bulamadığınız başka San Diego sorusu olursa, yazın lütfen. Bildiğim bir konu ise, mutlaka cevap vermeye çalışırım.

    Allah’ın herkese gönlüne göre vermesi dileğiyle, saygılar...

  • RE: Amerika'da Green Cardla Yaşayanların Tecrübeleri

    Arkadaslar selam, bende birseyler yazayim. Benim gelelim 2 yil oldu ben olk New york a long island a geldim. Bi kac ay orda burda calistim bi akrabamizin yaninda kaldim ilk zamanlarda. Sonra 1600 dolara 1 odali cati arasi bi ev tuttuk derken ben o arada adam gibi bi is buldum. Technical Support Engineer. Sonrasinda arastirdim biraz 5 ay once Raleigh Kuzey karolina ya tasindim. Sanirim hayatimda verdigim en iyi kararlarinda biriydi. Burasinin new york la alakasi yok her sey cok uygun insani duzgun ne biliyim temiz duzenli. Havasi iliman oyle pis bi soguk yok. Her neyse gelmek isteyeni beklerim.

    Amerikaya gelmekte kararsiz olan varsa hic dusunmeden gelsin elbet bi is bulur bi yerde yasarsiniz he turkiyede ki konforonuz olmaz ama sabir. En gec 2 sene ye duzeninizi oturtur sonra keyfini surersiniz. Ben 28 yasinda geldim evliyken geldim yasiniz daha kucukse gelin burda bi community college dan 6 ayda bi sertifa alin iyi is bulun. Yasiniz 35 e kadar ise gelin bence. Ama beni yanlis anlamayin moral bozmak istemem ama her insan farklidir. 40 yasindan sonra tavsiye etmem. Neden etmem cunku duzenini bozucaksin maceraya gibi biseye atilacaksin. Yaparim derseniz ben arkanizdayim.

    Turklerle yiyin icin ama alisverise gelmeyin. Amerkada hic bir soylenene inanmayin. Hata yapmaktan korkmayin en fazla para cezasi yersiniz. Gelir gelmez kredi gerektiren herhangi bi sey yapmayin (araba, ev, motor, mobilya...) almak gibi. Paran varsa git 2000 dolara bi araba isini gorsun yerles skorun yukselsin sonra gider en iyisini alirsiniz. Gelip de gaza gelip kazik yemeyin...

    Is cok diye buyuk sehirleri tercih etmeyin. New york, los angeles, chicago berbat. Daha cok amerikalilarin goc ettigi, (immigrantlarin degil) yerleri secin yerlesmek icin. Cunku boyle yerlerde ne is yaparsaniz parasini alirsiniz. Belki Ny da daha fazla alirsiniz ama burda emin olun daha iyi yasarsiniz. North Carlona, Virginia, florida, texas, colorado, utah, georgia oneririm...

    Varsa sorunuz yardimci olurum. Ben kuzey karolina dayim buraya gelen olursa bana ulassin evimde misafir ederim istedigi kadar (aileyse tabi) ben geldigimde bize yardim eden oldu etmeyen yanlis yol gosteren de oldu.. bizde yardim etmeliyiz bence. kalin saglicakla...

  • RE: DV2024 (2024 Green Card Lotosu) Aşamaları

    Arkadaşlar bugün Bangkok’ta mülakatımız vardı ve her şey yolunda gitti.
    Vizemiz nihayet onaylandı 🥹🎉
    Çok uzun bir yolculuktu.
    Mülakat deneyimimi, sürecimi, hislerimi, her şeyi en kısa zamanda detaylıca paylaşacağım.
    Sıfır bilgi ile sürece başlayarak bu forumdaki deneyimler sayesinde hayatımızı değiştiren hareketlerde bulundum.
    Benim sürecimin de daha sonraki arkadaşlara ışık tutmasını isterim.
    Herkese sürecinde mutluluklar diliyorum 🍀

  • RE: DV2025 Mülakat Deneyimleri

    Öncelikle iyi dileklerde bulunan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum, inanıyorum ki sizde bu süreçte bir problem yaşamadan vizenize ulaşacaksınız. Hepimiz için hayırlısı olsun.
    Bu süreçte yanımda olan tüm YeşilKart Forum ekibine teşekkürlerimi sunarak mülakat deneyimimi yazmak istiyorum.

    Kendimden bahsedeyim, 19 Yaşında tek başıma bir erkek olarak mülakata girdim.

    Bu mülakat deneyimim umarım Ankara'da mülakata girecek arkadaşlar için faydalı olur.

    08.10.2024 Saat 07.35 Tarihinde Antalya'dan Ankara Esenboğa Havalimanına doğru uçakla seyahatimi gerçekleştirdim. Bileti tek yön 1250 Türk Lirasına aldım. Uçakla indikten sonra kişi başı 130 Türk lirası olan Ankara Esenboğa Havalimanından Kızılay Merkeze giden AnkaraAir isimli otobüse bindim. Yaklaşık 35 dakika sonra şehir merkezinde inerek daha önce de Unganlardan sağlık raporu alırken kaldığım bir Suit Apart Hotele gittim, bir gece için kişi başı 800 Türk Lirası ödeme yaptım. Mülakat tarihinden bir gün önce gittiğim için o günü şehri gezerek geçirdim. Yeme, içme ve ulaşım için ortalama 800-900 Türk lirası harcadım.

    09.10.2024 Amerika Büyükelçiliği Ankara

    Geceden gelen stres ve heyecanla birlikte pek uyuyamadım ve sabah 6.00'da uyanıp mülakata gitmek için hazırlanmaya başladım. Çıkmadan önce evraklarımı son kez tek tek kontrol ettim.

    Yanımda götürdüğüm evraklar:

    Pasaport.

    Unganlardan alınmış sağlık raportu.

    Lise Diplomamın aslı ve 2 adet fotokopisi.

    DS-260 Confirmation Page çıktısı 2 adet.

    Ais Kaydı Onay Sayfası çıktısı 2 adet.

    Arşiv Kayıtlı Adli Sicil Kaydı Belgesi. (Arşiv kayıtlı almak için E-devletten Resmi kuruma ibraz kısmını seçmeniz gerekiyor) 2 adet.

    Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği. (Nüfus Aile olarak) 2 adet.

    Vukuatlı Nüfus Kayır Örneği. (Sadece Kişi olarak) 2 adet.

    2 farklı yetkili tarafından imzalanmış 6 Aylık Banka Hesap Dökümü, İmza Sirküleri ve hesapta ne kadar paramız olduğunu gösteren belge.

    Askerlik durum belgesi. 2 adet.

    Doğum belgesi (Formül A)

    Kimlik ve Pasaport Fotokopisi.

    4 Adet 5x5 vize standartlarına uygun fotoğraf.

    Kapalı zarf içinde 330 dolar vize görüşme ücreti.

    Benim evrak dosyamda olan tüm her şey bunlardı.

    Son kez kontrollerimi yaptıktan sonra Saat 6.50'de kaldığım otelden çıkıp taksi aracılığı ile saat 7.05'de Çukurambar da bulunan Ankara Amerikan Büyükelçiliğine vardım. Yolculuk yaklaşık 15 dakika kadar sürdü. 120 Türk lirası gibi bir ödeme yaptım. Metro ile de ulaşım sağlayabiliyorsunuz fakat ben hızlı gitmek adına taksi kullandım. Daha önce de iletişim halinde oluğum @Olurya35 ile Büyükelçilik önünde yanyana gelerek ufak bir sohbet gerçekleştirdik. Kendisi çok sıcak kanlı ve cana yakın bir insan :)

    Büyükelçilik önünde Saat 7.10 civarı bulunduğumda çoğu İranlı olan yaklaşık 25-30 kişilik bir sıra vardı. bende bu sıraya geçtim ve beklemeye başladım, o sırada bahçedeki insanlara talimat verip düzenleyen Polis abi Mülakat randevusu Saat 8.00 ila 8.15 olanların sıranın ön tarafına geçmesini istedi haliyle bende ön sıralara yerleştim. İranlıların bahçenin farklı yerlerine eşyalarını bırakması ve telefon ve çanta gibi eşyalarla birlikte içeri girişin yasak olduğunu Polisin defalarca belirtmesine rağmen yapmaya devam ettikleri için düzen biraz bozuldu ve gergin bir ortam oluştu. Gelelim kapıdan içeri girdikten sonra olanlara.

    Saat tam 8.15 de benim sıram geldi ve bahçeyi 2 parçaya bölen bir turnike vardı, buradan geçerek yaklaşık 15 metre uzaklıkta bulunan camların ardındaki vize memurunun beni çağırmasıyla yanına gittim. Benden pasaportumu istedi ve önümdeki demir bölmeyi açarak pasaportumu içeriye yerleştirdim. Daha sonra aynı yerde bulunan sol taraftaki kapıya doğru ilerledim. 1-2 dakika bekledikten sonra kapıyı açarak güvenlik görevlisi beni içeriye çağırdı ve pasaportumu bana iade etti. Burada Havalimanlarında olan aynı güvenlik sistemi vardı. Üzerimde sadece cüzdan ve evraklarım vardı, bunları bir kutuya koyup x-ray cihazından geçirdim ve bende x-ray dan geçtim. Daha sonra kapıyı açtığım zaman farklı bir bahçeye çıkmıştım, buradan yaklaşık 100 metre yürüyerek ana binaya vardım.

    2 adet ağır kapıyı (gerçekten çok ağırlardı) ittirip içeri girdikten sonra sol taraftaki masada oturan 2 vize memuruna doğru yöneldim. Benden pasaportumu istedi ve bana doğru bakarak Diversity demi dedi evet dedim. sisteme giriş yapıp bana bir kağıt ve 2 Adet numara yazan kağıt verdi, öncelikle kağıdı okumamı ardından sağ arka çaprazımda bulunan 18 numaralı yere ödeme yapmamı söyledi ve okuduktan sonra verdiği kağıdı ona geri iade etmemi istedi. Verdiği kağıtta Lise diplomamım olmaması veya çalıştığım bir işin bu kritere denk olmaması direkt ret sebebi olacağı ve para iadesinin yapılmayacağı yazıyordu (bir şey daha yazıyordu ama şuan hatırlayamadım).

    Gelelim ücret ödeme kısmına. Masadaki vize memurundan aldığım 2 numarayı da teslim ettim. Ben kapalı bir zarf içine tam olarak 330 dolar koymuştum ve bu şekilde camın alt tarafından uzatarak teslim ettim. Bu sırada ufak bir sohbetimiz oldu.

    +Merhaba Baran hoş geldin.
    -Merhabalar hoş buldum.
    +Antalya'da mı yaşıyorsun?
    -Evet Antalya'da yaşıyorum.
    +Neresinde?
    -Merkez'de.
    +Tam olarak neresinde?
    -(Yaşadığım adresi söyledim).
    +Güzel. Ben de 7 sene Antalya'da yaşamıştım

    Bunun üzerine Antalya hakkında ufak bir sohbet gerçekleştirdik. Gerçekten çok samimi bir abiydi ne stres kaldı ne heyecan o dakika çok rahatladım.

    Bana ücret ödeme dekontumu ve 2 adet numarayı geri iade etti ve kapıdan girince sağ taraftaki sandalyede oturup bekleyebileceğimi söyledi. İçerisi L şeklinde bir koridor gibiydi ben sol tarafta ücret ödemesini yaptım ve sağ tarafa geçip beklemeye başladım. Sağ taraftaki gişeler evrak teslimi ve turist vizesi için gelenlerin görüşme alanıydı. yaklaşık 15 dakika bekledikten sonra sıram geldi ve evrak teslimi için sıramın yandığı cam alana yöneldim (yaklaşık 3-4 tane evrak teslim alanı var, hepsi numaralar ile ayrılmış durumda)

    Burada öncelikle birbirimize selam verip daha sonrasında elindeki evrak listesinden gerekli olan evrakları istemeye başladı. Benden istediği evraklar:

    Pasaport.

    Lise diplomam ve bir adet fotokopisi.

    Askerlik durum belgesi.

    (Burada not olarak: Benden doğum belgesi istedi bende nüfus kayıt örneğini mi yoksa doğum belgemi mi vermem gerektiğini sordum nüfus kayıt örneği olarak yanıtladı)

    Vukuatlı Nüfus kayıt örneği (Kişi)

    Arşiv kayıtlı adli sicil kaydı.

    Unganlar sağlık raporu.

    6 aylık banka hesap dökümü.

    İstenmeyen hatta sorulmayan evraklar:

    DS-260 Confirmation Page.

    Ais kayıt çıktısı.

    Doğum belgesi (Formül A)

    Pasaport ve Kimlik Fotokopisi.

    Bunları teslim ettikten sonra bana İngilizce bilip bilmediğimi sordu bende İngilizce bildiğimi fakat benim için Türkçe Mülakatın daha uygun olacağını beyan ettim. Ve bundan hemen sonra DS-260 Formumu doldururken ufak bir hata yaptığımı ve düzeltip düzeltemeyeceğimizi sordum ve hatanın ne olduğunu sordu, bende anne kızlık soyadımı yanlış yazdığımı söyledim benden doğrusu istedi ve düzeltti. elimde kalan diğer numara yazan kağıt ile sol tarafta beklememi istedi. Sırada önümde İranlı 3 aile ve tek bir kişi olmak üzere 4 sıra vardı.

    15 dakika kadar da burada bekledikten sonra sıra bana geldi ve heyecandan ayaklarım titreyerek önümdeki camın arkasında vize memuru olan yere ilerledim :)

    Tekrardan bana Türkçe yada İngilizce diye sorulduktan sonra Türkçe cevabını verdim ve arkadan Tercüman bir abi geldi. Ve mülakat başladı.

    Öncelikle sağ elimi kaldırım söylediklerimin doğruluğu adına yemin etmemi istedi.

    +Merhaba hoş geldiniz.
    -Merhaba hoş buldum.
    +Lise diplomanız var, doğru mu?
    -Evet doğru.
    +Şuan üniversite okuyor musunuz?
    -Evet okuyorum.
    +Hangi bölümü okuyorsunuz?
    -(Okuduğum bölümü söyledim)
    +Güzel. Amerika'da nereye gideceksiniz?
    -California.
    +Ne iş yapmayı planlıyorsunuz.
    -Hizmet sektöründe çalışmayı planlıyorum.
    +Daha önce yurtdışında 1 seneden fazla yaşadınız mı?
    -Hayır yaşamadım.
    +Amerika'da ailenizden birisi yada bir akrabanız var mı?
    -Bir arkadaşım var.

    Bu konuşmadan sonra evraklara bir kez daha göz atıp Tebrikler vizeniz onaylandı bir haftaya PTT dedi Amerikalı vize memuru 🥳🥳🥳

    Ve bu şekilde bu stresli süreci de atlatıp mutlu sona ulaşmış oldum. Bu süreçte en ufak yardımı bulunan herkese tekrardan kocaman teşekkürlerimi sunuyorum. Umuyorum ki hepimiz istediğimiz sonuçlara ulaşacağız sadece biraz sabır gerekiyor. Mülakat konusunda kimsenin en ufak stres yada panik yapmasına gerek yok içerideki insanlar çok sıcak kanlı ve samimi insanlar. 8.15'te girdiğim binadan tam olarak 9.00'da çıktım. 45 dakika gibi kısa bir zaman aldı tüm işlemler. Fakat içeride mülakata gireceklerden neredeyse hiç Türk göremedim bu biraz beni şaşırttı.

    Maddiyat konusuna gelirsek ben bankada 18.000 Dolar para gösterdim. Şahsıma ait bir araç yada bir taşınmaz bulunmuyor.

    Geri Antalya'ya dönüş içinde 1250 Türk lirasına uçak bileti aldım ve Kızılay AVM önünden her saat başı kalkan AnkaraAir otobüsüne bindim. Ücreti 130 Türk lirası. 40 Dakika gibi bir zamanda havalimanında oluyorsunuz.

    Vizem geldikten sonra yolcuğumu da detaylı bir şekilde yazacağım, size bir faydam dokunduysa ne mutlu bana. Sağlıcakla kalın 💗💗

  • YeşilkartForum kurucumuz Ali Cihan bey, Çocukluk Çağı Kemik Kanserine Karşı Geliştirdiği Tedaviyle “OutSmarting Osteosarcoma 2025 Hero Award” Ödülünü Aldı!

    Not: Bu konu başlığı oluşturulurken ChatGpt den yararlanılmıştır. @crazycells beyi canı gönülden tebrik ederiz. Ali Cihan bey çalışma ve ödül hakkında bizi bilgilendirecektir

    Memorial Sloan Kettering Cancer Center’dan araştırmacı Ali Cihan, çocuklarda görülen agresif kemik kanseri türü osteosarkom üzerine yaptığı çığır açıcı çalışma sayesinde, MIB Agents tarafından düzenlenen “OutSmarting Osteosarcoma 2025 Hero Awards” etkinliğinde ödüle layık görüldü.

    👨‍🔬 Çalışmanın Adı:
    “Because of Isaac: Targeting EPHA2 with Dual-Armored CAR T Cells for Immunotherapy in Pediatric Osteosarcoma”

    🧬 Çalışmanın Özeti:

    Ali Cihan ve ekibi, çocukluk çağı osteosarkomunda umut vadeden bir bağışıklık tedavisi geliştirdi. Bu çalışmada, kanser hücrelerinin yüzeyinde bulunan EPHA2 adlı proteini hedefleyen, genetik olarak programlanmış özel T hücreleri (CAR-T) kullanıldı.

    Üstelik bu hücreler, tümörün bağışıklık sistemini bastıran etkilerine karşı korunmak için çift zırhlı (dual-armored) şekilde tasarlandı. Böylece, hem tümörü yüksek hassasiyetle tanıyor hem de uzun süre aktif kalabiliyor.

    🎯 Amaç:
    Klasik kemoterapiye dirençli, metastatik veya tedaviye yanıt vermeyen çocuk osteosarkomlarında etkili ve hedefe yönelik bir bağışıklık tedavisi sağlamak.

    🔬 Çalışmanın önemi:

    EPHA2 hedeflemesiyle seçici tümör imhası

    Dual-armored CAR-T teknolojisi sayesinde daha kalıcı etki

    İleri düzey bağışıklık mühendisliği kullanımı

    📍 Etkinlik Bilgisi:

    Organizasyon: MIB Agents – Make It Better Foundation

    Destekçiler: National Cancer Institute, St. Jude, UCLA, UCSF vb.

    Konuşmacılar: MSKCC, Cleveland Clinic, Seattle Children’s gibi önde gelen merkezlerden araştırmacılar

    Video bağlantısı: https://youtu.be/EaLkBM1n1Qs?si=8AJPOGNJ_mFHz-X2

    🩺 Not: Osteosarkom, çocuklarda en sık görülen kemik tümörlerinden biridir. Bu gibi çalışmalar, tedavisi en zor olan kanser türlerinde yeni umutlar doğuruyor.

  • [Arşiv] DV2021 Mulakat Deneyimleri

    DV2021 Mulakatlari ile ilgili yapmaniz gerekenler soyledir:


    KCC'den belge gonderimi emaili aldiktan sonra:

    • Ilgili belgeleri email ile KCC'ye gondermek

    Mulakat tarihiniz aciklandiktan sonra:

    • AIS'e kayit yaparak PTT subesi secme
    • Mulakat icin gereken dokumanlari hazirlama
    • Belirlenen doktordan saglik raporu alma
    • Konsoloslukta Mulakat Gorusmesi
    • Vizenin ulasmasi ve seyahat hazirligi
    • ABD’ye girmeden USCIS ucretini odeme

    DV2021 Zaman Cizelgesi:

    alt text

    Not: COVID-19 nedeniyle sonuclarin aciklanmasi 6 Haziran 2020'ye ertelendi.


    Mulakat tarihi aciklanmadan once:

    DS-260 formunu doldurup gonderdikten sonra KCC formlarinizi isleyecek ve siraniz gelince size bazi belgeleri gondermeniz icin talimat gonderecek. Bu emailin kopyasini asagidaki "Spoiler" kisminda bulabilirsiniz.


    Dear Mustafa Kemal Olmez,

    Congratulations on your selection for the 2021 Diversity Visa program!

    Please read this email and carefully follow the instructions listed in order to have your application processed as quickly as possible.

    You should review the list of required documents for processing below and send those to KCC to review as part of your application package, along with completing your DS-260. You will only be scheduled for interview at an overseas consular post after you have completed your DS-260 and submitted all documents required for your case and your visa rank number has become current.

    All documents should be submitted as attachments to your email to ensure they are properly received. We ask that you use the following method to name and attach your files:

    • Your DV case number;
    • The full name of the applicant whose document you scanned; and
    • The document name or form number.

    For example:

    2021AF00938653_John_Doe_Passport.pdf

    2021AF00938653_Jane_Doe_Birth_Certificate.pdf

    Use your case number as the subject of the email. The maximum email size is 30MB. If the total size of your attachments is larger than 30MB, send multiple emails using your case number as the subject of each email. Please send your documents for KCC review only after you have collected all of the required documents for yourself and all accompanying family members. Send documents only to the [email protected] email address.

    Documents photographed or scanned with a mobile phone are acceptable, but every document must be fully legible. Illegible or incomplete documents must be re-submitted and will delay processing of your case.

    All documents not in English, or in the official language of the country in which the application for a visa is being made, must be accompanied by certified translations. The translation must include a statement signed by the translator that states that the translation is accurate and the translator is competent to translate.

    • IMPORTANT NOTE: Do not mail any documents to KCC. Any documents sent to KCC will not be processed and will be destroyed.

    REQUIRED DOCUMENTS

    You and each family member immigrating with you to the United States should collect the civil documents that are required to support your visa application.

    Passport Biographic Page: You and each family member immigrating with you must submit a photocopy of the biographic data page of a currently valid passport. The biographic data page is the page with your photograph, name, date, and place of birth.

    If the passport used by the principal applicant to enter the DV program differs from the one currently being submitted, you should also include a photocopy of the principal applicant’s passport listed on the DV entry with a written explanation for the change to KCC. The Department of State’s regulations provide for three limited exemptions from the passport requirement. These three exemptions include: individuals who are stateless; nationals of a Communist-controlled country who are unable to obtain a passport from the government of the Communist-controlled country; and beneficiaries of an individual waiver approved by the Secretary of Homeland Security and the Secretary of State, pursuant to 22 CFR 42.2(g)(2). If you selected one of these exemptions on your DV entry, you should provide an explanation of your qualifications for the exemption you requested.

    Birth Certificate: You and each family member immigrating with you must submit a scan of an original birth certificate or certified copy.

    Marriage Certificate: If you are married, you should submit a scan of your original marriage certificate or a certified copy. Submitting this document now, if applicable, could help to expedite visa processing; if you do not provide this document now, you may be asked to provide this at your visa interview.

    Marriage Termination Documentation: If you were previously married, you should submit scanned evidence of the termination of EVERY prior marriage you have had. Your scanned evidence must be of an original or certified copy of one of the following documents: FINAL legal divorce decree, death certificate, or annulment papers. Submitting this document now, if applicable, could help to expedite visa processing; if you do not provide this document now, you may be asked to provide this at your visa interview.

    Military Records: If you served in the military of any country, you must submit a scanned copy of your military record.

    Police Certificates: If you are 16 years of age or older, you must submit a scanned copy of a police certificate from all countries you have lived in using below criteria:

    If you … AND you… THEN submit a police certificate from…
    Are 16 years old or older Lived in your country of nationality for more than 6 months at any time in your life Your country of nationality
    Are 16 years old or older Have lived in your country of current residence (if different from nationality) for more than 6 months Your country of current residence
    Have ever lived in another country for 12 months or more Were 16 years or older at the time you lived there The country where you used to live.
    Were arrested for any reason, regardless of how long you lived in that city or country, and no matter what age you were The city and/or country where you were arrested.

    Court Record: If you have been convicted of a crime, provide a certified copy of each court record and any prison record.

    Collect and submit your documents promptly. Your case will not be scheduled for a visa interview at a U.S. embassy or consulate until KCC has received and processed all required documents and the DS-260. Missing or illegible documents will delay processing of your case. If you cannot obtain a particular document, send an explanation of why you cannot obtain the document, as an attachment in .jpeg or .pdf format, to [email protected], with your case number in the subject line. Diversity visas are numerically limited and there is no guarantee a visa will be available. Only a consular officer can determine, at the time of the visa interview, if you are qualified to receive a Diversity Visa.

    If you have questions about document submission, you may contact KCC at [email protected]. The KCC telephone number is 606-526-7500 (7:15 a.m. until 4:30 p.m. EST).

    Bu emaili aldiktan sonra yapmaniz gereken bu belgeleri e-devletten alip KCC'nin ilgili email adresine yani [email protected] 'a gondermek. Bu belgeleri e-devletten online olarak alabilirsiniz ya da devlet dairelerinden alip tarayabilirsiniz. Belgeler .jpeg ya da .pdf formatlarindan birinde olmali. Bir fotograf makinesi ya da telefon ile de belgelerin fotograflarini cekebilirsiniz. Onemli olan belgelerin okunakli olmasi. Belgelerin Ingilizce veya Turkce olmasi gerekiyor, eger bu iki dil disindaysa ingilizce cevirisini de gondermelisiniz. KCC'ye bu belgeleri gondermeden bir mulakat tarihi alamayacaksiniz. Belgeleri Green Card alacak herkes icin ayri ayri hazirlamalisiniz (yani DS-260 formu doldurdugunuz herkes icin); fakat belgeleri tek bir seferde gonderebilirsiniz. Gondereceginiz emailin konu kismina full dosya numaranizi yazmalisiniz ("2021EU000000001" gibi). Gonderebileceginiz email boyutu maksimum 30 MB, eger taranan belgeler 30 MB'tan fazla tutuyorsa birden fazla email seklinde gondermelisiniz (her seferinde dosya numarasini email konu bolumune yazmalisiniz).

    Belgeleri bilgisayara aktardiktan sonra su sekilde isimlendirmelisiniz:

    • Your DV case number (DV dosya numaraniz)
    • The full name of the applicant whose document you scanned (belgesi taranan kisinin ismi ve soyismi)
    • The document name or form number (belgenin ismi veya numarasi)

    Ornegin; dosya numarasi 2021EU1 olan Mustafa Kemal Olmez adli kisinin pasaportu su sekilde isimlendirilmeli:

    2021EU00000001_Mustafa_Kemal_Olmez_Passport.pdf

    GEREKEN BELGELER:

    Pasaport Biografik Sayfasi
    (isim, fotograf, dogum tarihi gibi bilgilerinizi iceren pasaportun ilk sayfasini taramalisiniz!)
    Dogum Belgesi
    (TC vatandaslari icin bu belge Vukuatli nufus kayit ornegi'dir, e-devletten cikarabilirsiniz. Cocuklariniz icin de kendi nufus kayit ornegini kullanabilirsiniz. Cocuklarinizin bilgilerinin bu belgede yer aldigindan emin olun!)
    Evlilik Sertifikasi
    (Eger evliyseniz, evlilik cuzdaninizin bilgi iceren sayfalarini tarayabilirsiniz!)
    Bosanma Belgeleri
    (Eger bosandiysaniz ya da esiniz vefaat ettiyse ilgili bosanma veya olum belgesini gondermelisiniz)
    Askerlik Kaydi
    (E-devletten askerlik kaydiniza dair belge alip gonderebilirsiniz, TC vatandaslari icin bu belge mulakat sirasinda gerekmeyecek)
    Polis Belgesi
    (TC vatandaslari icin bu belgenin ismi Arsiv Kayitli Adli Sicil Kaydi'dir. Eger adli sicil kaydiniz temizse e-devletten, eger sicilinizde kayit varsa adliyelerden belgeyi temin edip gonderebilirsiniz. Belgenin "arsiv kayitli" oldugunda emin olmalisiniz. Bu belgeyi sadece 16 yasindan buyuk kisiler icin saglamalisiniz. 1 yildan fazla yasadiginiz ulkelerden, veya su an yasadiginiz ulkede 6 aydan fazla suredir yasiyorsaniz yine bu belgeyi bu ulkeler icin temin etmelisiniz (ilgili konu), eger bir ulkede suc islediyseniz ya da suclu bulunduysaniz yasiniz veya ulkede ne kadar kaldiginiz onemli olmadan bu belgeyi temin etmelisiniz!)
    Mahkeme Kayitlari
    (Eger mahkeme tarafindan herhangi bir suctan dolayi suclu bulunduysaniz mahkeme kayitlarini gondermelisiniz, bu kayitlar ingilizce olmali. Eger Turkiye'den aliyorsaniz bu belgenin yeminli tercuman cevirisini de hazirlamalisiniz.)

    Onemli not: Eger ana basvuru sahibinin su anki pasaportu cekilise basvuru sirasinda bilgilerini verdigi pasaporttan farkliysa, o pasaportun da taranmis halini KCC'ye gondermelisiniz. Ayrica neden bu pasaportu kullanmadiginiza dair bir not da eklemelisiniz (word belgesi olarak hazirlayip pdf'e cevirebilirsiniz).

    Eger bu belgelerden alamadiginiz varsa, neden alamadiginiza dair bir aciklama yazip bunu KCC'ye gondermelisiniz.

    e-devlet: https://www.turkiye.gov.tr/

    Bahsedilen bu belgelerin orjinallerini mulakatiniza gotureceksiniz. Mulakat tarihinizin en yakin zamanda belirlenebilmesi icin bu sureci mumkun oldugunca erken tamamlamaniz onemle tavsiye edilir.

    Belgeler icin su uzantilari kullanabilirsiniz:

    • Pasaport
      2021EU00000001_Mustafa_Kemal_Olmez_Passport.pdf
    • Dogum Belgesi
      2021EU00000001_Mustafa_Kemal_Olmez_Birth_Certificate.pdf
    • Evlilik Sertifikasi
      2021EU00000001_Mustafa_Kemal_Olmez_Marriage_Certificate.pdf
    • Bosanma Belgeleri
      2021EU00000001_Mustafa_Kemal_Olmez_Divorce_Document.pdf
    • Askerlik Kaydi
      2021EU00000001_Mustafa_Kemal_Olmez_Military_Record.pdf
    • Polis Belgesi
      2021EU00000001_Mustafa_Kemal_Olmez_Police_Certificate.pdf
    • Mahkeme Kayitlari
      2021EU00000001_Mustafa_Kemal_Olmez_Court_Document.pdf

    Eger pasaportunuz cekilise basvuru yaptiginiz pasaporttan farkliysa eski pasaportunuzun fotokopisi ve aciklamasi icin su uzantilari kullanabilirsiniz:

    • Eski pasaport:
      2021EU00000001_Mustafa_Kemal_Olmez_Passport_used_in_DVentry.pdf
    • Eski pasaport aciklamasi:
      2021EU00000001_Mustafa_Kemal_Olmez_Passport_explanation.pdf

    Eger farkli ulkelerden aldiginiz belgeler varsa, ismin sonuna ulke ismini de (ingilizcesini) ekleyebilirsiniz, eger kullandiginiz belgeler ceviriyse o durumda sonuna "translated" kelimesini ekleyebilirsiniz.


    Mulakat tarihi aciklandiktan sonra:

    1) Mulakat zamaninizi ogrendikten sonra, AIS'e kayit olup vizenin gonderilecegi PTT subesini secip, mulakat icin belgelerinizi hazirlamaya baslayabilirsiniz. Mulakat sonrasi pasaportunuzu bu PTT subesinden alacaksiniz.

    2) Mulakat icin gereken belgeler soyledir:

    • Su anki ve daha once pasaportlariniz
      (not: uzerine vize basilacak pasaportunuz, mulakat gunu en az 8 ay daha gecerli olmali)
    • Pasaport teslim alma yeri kaydi (AIS-PTT Kaydi).
    • Diploma (sadece cekilis talihlisi icin lise ya da daha ust bir diploma)
      (not: eger hala ogrenciyseniz, okuldan alacaginiz ogrenci belgesi ve transcript belgesi de yeterli.)
    • Nufus kayit ornegi (vukuatli)
    • Arsiv kayitli adli sicil belgesi (belge 'arsiv kayitli' olmali!)
    • Saglik Raporu
    • Banka hesap cuzdani (ya da Mali Gecim Kanitlari)
    • Amerikan vizesi standartlarina uygun 2 tane 5x5 cm fotograf

    Bunlarin disinda durumunuza gore:

    • Evli iseniz evlilik cuzdaniniz
    • Bosanma belgesi veya Olum Kayit Ornegi
    • Herhangi bir suctan hukum giymisseniz mahkeme ve hapis kayitlari (ve ingilizce tercumeleri)

    Mulakat icin gerekli bu belgelerin bir kismini zaten KCC'ye gondermistiniz, ayni belgeleri konsolosluktaki mulakatiniza goturebilirsiniz. Diger belgeleri mulakat tarihiniz aciklandiktan sonra hazirlayabilirsiniz.

    Yurtdisinda 1 yildan fazla kaldiysaniz o ulkeden alacaginiz polis belgesi(adli sicil kaydi), bu belgeyi almak uzun surebilecegi icin bu belgeyi onceden alabilirsiniz. Ayrintili bilgi icin: Türkiye Dışındaki Ülkelerden Adli Sicil Kaydı Almak

    Bunlar disinda kendi durumunuzla alakali ekstra belgelere de ihtiyac duyabilirsiniz. Bu konudaki ayrintili bilgiyi buraya tiklayarak resmi yonergeden elde edebilirsiniz.

    Eger Ankara'daki ABD Konsoloslugunda mulakata girecekseniz, konsolosluga goturulecek butun belgeler ingilizce veya turkce olmalidir, eger belgelerinizin dili ingilizce ya da turkcenin disinda bir dil ise ingilizceye yeminli tercuman araciligi ile tercume ettirmeniz gerekir (noter onayina gerek yok!).

    ABD'ye giris yaptiktan sonra orada bir hayat kurana kadar devlete yuk olmamaniz icin sizden yeterli maddi birikime sahip oldugunuzu belgelemeniz isteniyor. Banka hesabinizda para gostermenin disinda, sahibi oldugunuz mal ve mulkler de kabul edilebiliyor. Eger banka hesabi gostermeyecekseniz nelerin gecerli olabilecegine iliskin bilgiler icin resmi yonergenin son 2 sayfasina bakabilirsiniz. Eger maddi durumunuz yeterli degilse, size birilerinin sponsor olmasi gerekiyor. Sponsor, vergilerini odeyen ve ABD'de yasayan GC sahibi ya da ABD vatandasi biri olmali ve size sponsor olan kisi "Form I-134, Affidavit of Support" formunu doldurmali ve imzalamali. Siz de bu formu mulakata yaninizda getirmelisiniz. Bu konuda daha ayrintili bilgi icin su sayfayi inceleyebilirsiniz.

    DV2019 mulakatlarinda konsolosluk onceki yillara gore maddi birikim konusunda daha rahat davrandi, fakat ayni rahatligi DV2020 mulakatlarinda goremedik. Onceki yillarda tek kisi icin bankada minimum ~$15.000 gostermek gerekiyordu ama son yillarda gidilecek sehre ve giden kisinin gecmisine gore konsoloslugun daha yuksek bir maddi birikim istedigi kisiler de oldu (veya sponsor ya da is teklifi). Size vize verirken maddi yeterliliginizin olup olmadigina konsolos karar verecek; fakat ne vize alirken ne de ABD'de yeni bir yasama baslarken hicbir sorunla karsilasmamak icin forum standartimiz olan tek kisi icin minimum ~$15.000 dolar, sonraki her aile uyesi icin ekstra ~$5000 gostermenizi tavsiye ederiz. Eger yasamasi pahali bir sehre veya eyalete gidiyorsaniz bunlardan daha da fazlasini gostermenizi kesinlikle oneririz. Siz tabii ki tum maddi varliginizi gostermelisiniz, ama gideceginiz sehre gore bu degerlerden daha yuksek veya daha dusuk miktarlarla da vizeyi almaniz mumkun, neticede durumunuza ve paranin yeterliligine dosyaniza bakan konsolos karar verecek; fakat ne kadar yuksek miktarda para gosterirseniz, genel olarak dosyanizin kabulu o kadar hizli olacaktir. Maddi yeterlilikle alakali olarak forumun DV2020 cizelgesini inceleyebilirsiniz, ayni formu yararli olsun diye DV2021 cizelgesine de ekledim. Lutfen mulakatini bitiren herkes yardimci olmasi amaciyla bu cizelgeyi forumdaki kullanici ismiyle veya anonim bir isimle doldursun. Genel deneyimler konusunda gecmis yillarin mulakat deneyimlerini de incelemenizi siddetle tavsiye ederim. Eger maddi birikiminiz yoksa ayrica ABD'de size sponsor olacak biri yoksa o durumda ABD'ye tasinma surecinizi bir daha gozden gecirmenizi oneririm. Yeni bir ulkede yeni bir yasama baslamak oldukca kulfetli bir surec.

    Eger mulakat zamani, belgelerinizden birisi eksikse size "belgeleriniz eksik" anlaminda bir kagit verilir ve bu kagidin uzerinde neyin eksik oldugunu, bu eksik belgeyi hazir ettikten sonra konsolosluga gondermeniz gerektigi yazar. Eger eksik belgeniz varsa, acilen tamamlayip gondermenizi oneririm, eger cok gec kalirsaniz DV2021'nin suresi gececeginden (tum islemler icin bitis suresi 30 Eylul 2021) vizeniz basilmayabilir. Mulakattan sonra konsolosluga ekstra belge gondermek icin yine AIS kaydi yapmaniz gerekecek.

    3) Randevu Teyit Mektubu ve Pasaport Teslim Kaydi (AIS kaydi)

    Mulakat tarihinizi ogrendikten sonra, mulakat gunu gelmeden AIS'e kayit olup bir PTT subesi secmeniz ve bu islemin kaydini mulakat sirasinda yaninizda bulundurmaniz gerekiyor. Gocmen vizeniz onaylandiktan sonra vize paketiniz bir hafta icerisinde sectiginiz PTT subesine gonderilecektir. usvisa-info.com sitesine online olarak ya da telefonla 0 850 390 2884 (Türkiye’den) / (703) 520-2490 (Amerika’dan) numaralarini arayarak ulasabilirsiniz.

    Ayni sekilde mulakat sonrasi eksik belgeniz varsa, bu belgeyi gondermek icin de AIS kaydini yapmaniz gerek.

    AIS kaydini soyle yapabilirsiniz:

    Not: Sayin @bolatmali 'nin katkisiyla olusturulan su belgeyi incelemeyi unutmayin! AİS KAYDI OLUŞTURMA.pdf

    Mülakat tarihini öğrenen arkadaşlar heyecanla hemen kayıt oluşturmaya çalışıyor ve case numarası hazır değil uyarısını görünce panik oluyor. Panik olmayın. Bir kaç gün ya da bir hafta içerisinde bu uyarıyı almayacaksınız. Sürecin her aşamasında olduğu gibi bu kısmında da biraz sabır

    Öncelikle aşağıdaki adrese giriş yapıp mail adresinizi kullanarak bir hesap oluşturuyorsunuz. Şifreniz unutacağınız bir şey olmasın

    https://ais.usvisa-info.com/

    Sisteme kayıt olup giriş yaptıktan sonra “ETKİN” yazan sekmeden “Başvuru Sahibi Ekle” ye tıklıyorsunuz. Açılan sayfada "Green kart çekilişi için randevu almam/kayıt olmam hakkında bir bildirim aldım" seçeneğini işaretleyip devam ediyorsunuz.


    İsim
    Soyisim
    Doğum tarihi
    Pasaport Numarası
    E-mail adresi
    Dosya no: Case Number (2017EUxxxxx)
    DS-160 No: Bu kısım sizi yanıltmasın güncellenmemiş sanırım siz DS 260 formundaki bilgileri kullanacaksınız bu kısımda da. Bahsedilen numara Ds-260 formunda sağda bulunan barkodun altındaki A ile başlayan Confirmation Number. (Her aile bireyinin case numarası aynı confirmation numarası farklı!)

    Bundan sonra durumunuza göre aşağıdaki yollardan birisini takip edeceksiniz..

    1. Durum: Eğer sizden başka kayıt olacak kimse yoksa; "devam et" e tıklayıp açılan sayfada pasaportunuzu teslim almak istediğiniz PTT’nin bilgilerini seçip "Devam Et" diyorsunuz ve açılan sayfada randevu bilgilerinizi göreceksiniz. Bundan sonra mailinize bilgiler gelecek ve olası aksilik durumuna karşı sayfanın çıktısını alabilir ya da bilgisayarınıza pdf olarak indirebilirsiniz dosyayı

    2. Durum: Eğer sizden başka mülakata katılacak aile bireyleri (Eş, çocuk..) varsa; "Basvuru sahibi ekle" yi seçip aynı aşamalarla tamamını eklemeniz gerekiyor. Herkesi ekledikten sonra "Devam et" diyor ve PTT seçimini yapıyorsunuz.


    Bütün aile bireylerinin başvuruları sıralı şekilde gözükecektir.*

    AIS kaydini, forum kullanicilarindan sevgili Golge ve sChAdOw'un deneyimlerinden aktariyorum... eger mulakat sirasinda eksik belge uyarisi alirsaniz mulakat sonrasinda konsolosluga belge gondermek icin tekrar AIS'den islem yapmaniz gerekiyor:

    Eksik Evrak ya da Konsolosluğa Evrak Yollama

    Konsolosluğa Eksik Evrak veya Düzeltme İçin Evrak Nasıl Yollanır?

    Mülakata girdiniz ve mülakatta eksik evrağınız olduğu söylendi ya da her şey yolunda gitti fakat vizenizde bir yanlış mı var, o zaman pasaportlarınızı ve evraklarınız konsolosluğuna gönderirken yeniden ptt kaydı oluşturmalısınız.

    Daha önce ptt kaydı oluşturduğunuz https://ais.usvisa-info.com/ yere kullanıcı adı ve şifrenizle oturum açıyorsunuz. Yeni kayıt oluşturmayacaksınız. Oturumu açınca ekranda cikan seceneklerden “Konsolosluk bölümü daha fazla belge göndermem için talimat verdi“ yi seçeceksiniz.

    Sonra bir kutucuk açılacak ve eksik evrak ile ilgili yaptığınız işlemlerle ilgili bilgi doldurmanız istenecek.

    Kutucuğun altında bir uyarı var. “Vize başvurusunu (mülakat veya kurye yoluyla ) tamamlamayan ve konsolosluk talimatı alan bir başvuru sahibi için takip talebi işlemi gönderilmesi, bir usulsüzlük olarak değerlendirilecek ve başvuru sahibinin sicilinde ciddi etkisi olacaktır .” Konsolosluk sizden bir talepte bulunmadıysa bu alandan talep oluşturmamanız lazım. Açıklamanızı da yaptıktan sonra talebinizi gönderebilirsiniz.

    Not: Başvuruyu bitirmeden eğer başka aile bireyi varsa evrakları gönderilecek onlar için de başvuru sahibi eklemeniz lazım.

    İşlemleri bitirdiğinizde sayfa size çıktısını alacağınız bir sayfa linki verecek oradan 2 sayfalık bir kayıt gelecek. Sayfaları dikkatlice okuyun ve 2 sayfayı 2 takım toplam 4 sayfa olarak çıktı alın.
    Sizdeki nüshayı Ptt şubesindeki memura göstereceksiniz. Üzerinde konsolosluğa ait müsteri numarası var onu kullanarak ödeme yapmadan gönderiyi gerçekleştireceksiniz.

    Gönderilecek Evraklar;
    Pasaportunuz, Eksik evrağınız, 2 sayfalık ptt kaydınız.

    İlgili sayfaları paketleyip yolluyorsunuz

    Bundan sonra yapacağınız şey her zamanki gibi beklemek. Konsolosluğa ertesi gün teslim edilse de kargonun Göçmen vize bölümüne ulaşması 3 günü bulabiliyor. Genellikle kargoyu alıp işleme başladıklarında bilgi maili yolluyorlar. Son olarak işleminize göre ya konsolos tekrar inceleyecek dosyanızı ya da düzeltme varsa vize basıma tekrar yollanacak. Süreç aşağı yukarı Vize göçmen bölümüne ulaştıktan sonra 7-8 gün sürüyor.

    4) Saglik raporu:

    Mulakat zamani vermeniz gereken en onemli belgelerden biri de saglik raporudur. Bu saglik yoklamalari sadece ve sadece asagida listesi verilen ABD Konsoloslugu tarafindan onaylanmis doktorlar tarafindan yapilmaktadir.

    Su an icin sadece Ankara'dan saglik raporu alinabiliyor.

    Ankara:

    Isim________________Adres_________________Telefon________Calisma saatleri
    Dr. Mehmet Ungan___Atatürk Bulvarı 237/45__ +90-312- 427-6626__ Hafta ici 09:00-19:00
    Dr. Handan Ungan___ Kavaklıdere, Ankara____ +90-532-245-1388__ Cumartesi 09:00-13:00

    Randevu icin lütfen su adrese tıklayınız: Home Page - Doctorun - Immigrant & Refugee Health
    [email protected]

    Bu saglik raporunu alacaginiz tarih onemli cunku gocmen vizenizin suresini belirliyor. Eger tuberkuloz(verem) hastaliginiz yoksa ya da bulgusuna rastlanmazsa genellikle 6 aylik saglik raporu veriliyor ve raporun son gunu size verilen vizenin de son gunu oluyor. Ve bu sure bitmeden ABD'ye ilk adiminizi atmaniz gerekiyor. Eger daha once tuberkuloz gecirdiyseniz izleri rontgende belli olacaktir ve bu nedenle balgam testi yapilacaktir. Eger balgam testi negatif cikarsa -yani aktif tuberkuloz'unuz yoksa- size 3 aylik saglik raporu veriliyor ve vizeniz 3 aylik oluyor. Aktif tuberkulozunuz varsa, saglik raporu olumsuzdur ve vize basvurunuz reddedilir.

    Size vakit kazandirmasi amaciyla saglik muayenesi gununuzu mulakattan 4-5 gun oncesine almanizi oneririm. Ne kadar erken basvurursaniz, vizenizin suresi o kadar erken bitecektir. Ayrica max. 1 ay oncesine randevu alabilirsiniz, daha oncesi icin sistem izin vermiyor.

    saglik raporu hakkinda ayrintili bilgi icin (ucretler, asilar vs.) su siteyi inceleyebilirsiniz: Sağlık Raporu Yönergeleri

    5) Eger butun belgeleriniz tam ise, mulakat sirasinda $330 vize islem ucretini (kisi basi $330) odedikten sonra vizeniz pasaportunuza basilir ve adresinize gonderilir ($330'i dolar olarak odemelisiniz; kredi kartiyla odeme kabul ediliyor). Vizenizin basili oldugu pasaportla ABD'ye giris yaptiktan sonra, formlarda yazdiginiz adrese Green Card'iniz ve eger istediyseniz SSN kartiniz gonderiliyor. Bu adresten emin degilseniz ya da kalacaginiz adresi degistirirseniz ABD'ye giriste kartlarinizin gonderilecegi adresi degistirebileceginizi unutmayin! Fakat hicbir problemle karsilasmamak icin kalici adresinizi en gec mulakat zamani konsoloslukta vermenizi ve bir daha degistirmemenizi tavsiye ederim! Eger surecte adres degisikligi yaptiysaniz, ABD'ye girdikten sonra USCIS call center'i arayip adres degisikliginin gerceklestiginden emin olmanizi da oneririm.

    6) Mulakattan sonra $220 USCIS ucreti

    Bu USCIS ucretini odemek, Green Card'inizin basilmasi icin onemli. Green Card'inizin size ulasabilmesi icin

    • ABD'ye giris yapmaniz ve
    • USCIS fee'yi odemeniz

    gerekiyor. O nedenle gecikmeleri en aza indirmek icin ABD'ye girmeden bu ucreti odemenizi tavsiye ederim. Bu konudaki ayrintili bilgiyi su konuda bulabilirsiniz: USCIS Immigrant Fee Ödeme (ekran görüntüleriyle)

    7) ABD'ye seyahat hazirligi

    ABD'ye gocmen vizenizi aldiktan sonra seyahat icin su konulari inceleyebilirsiniz:

    Tum Talihlilere Bol Sanslar!


    ABD'de yasayan ya da yasamayi dusunen forum uyelerinin facebook grubumuza da uye olmalarini tavsiye ederim. Forum bulusmalarimiza katilarak ABD'de yasam hakkinda daha cok bilgi edinebilirsiniz ve benzer amactaki arkadaslarla tanisabilirsiniz. Bu facebook grubunda ABD’de yasam konusundaki sorularinizi da sorabilirsiniz:

    Yesilkart Forum Facebook Grubu:
    https://www.facebook.com/groups/YesilkartForum/


    Lutfen DV2021 mulakatlari ile ilgili sorulari "DV2021 Mulakat Deneyimleri" adli konuda, DS-260 formu ve surecle ilgili diger sorularinizi "DV2021 (2021 Green Card Lotosu) asamalari" adli konuda sorun.

    Konu ile alakasiz her soru, daha sonra konuyu okuyanlar icin gereksiz bilgi olusturacaktir. Eminim ki kimse kendini boyle bir durumda bulmak istemez, bu nedenle baskalarini da bu duruma sokmadigimiza emin olalim. Tesekkurler.

  • RE: Göçmen Vize ile ABD'ye ilk giriş

    Herkese selam,

    Bende mart ayında giriş yapanlardanım. Koşuşturmaktan yeni fırsat buldum deneyimlerimi yazmak için. Kısaca şöyle;

    UÇUŞ:
    Ben ve eşim 10 martta THY direkt uçuş ile Houston'a indik. Yanımızda Telegram grubundan Emrah'da vardı. Uçuştan 3-4 saat önce havalimanına gittik ve sakindi çok kalabalık değildi. TEB mobil uygulaması sayesinde hızlı geçiş yaptık. Bilet kontrolü, GÖZEN kontrolü, kargoları teslim derken içeri girdik. Bavullarımız kişi başı 2 x 23 kg olarak ayarlamıştık herhangi bir sorun çıkmadı. Uçuş saatine yakın uçağa bindik ve genel anlamda sorunsuz bir uçuş oldu. 2 defa sıcak yemek veriyorlar ve istediğiniz zaman arkaya gidip sandwich, içecek felan alabiliyorsunuz.

    İLK GİRİŞ:
    ABD saati ile 7:30pm gibi indik ve pasaport kontrolü sırasına girdik. Burada yarım saat ile 1 saat arasında bekledik. Pasaport kontrolü ve sarı evrakların tesliminden sonra polis bizi bir odaya aldı. İçeride nerden baksan 50 kişi vardı. Biz sıra bize gelmez diye biraz korktuk. Ama 5 dk geçti geçmedi başka bir polis bizi ayrı bir odaya çağırdı. Adres değişikliği sordu, pasaporta damga bastı ve biz çıktı. İçerideki diğer kişiler ne için bekliyordu bilmiyoruz. Bu arada bizim gibi ilk kez giriş yapan bir Türk çift ile tanıştık. Onlar diğer polisin sırasında bekliyorlardı pasaport kontrolü için ve onlar odaya alınmamışlar ama bizden daha fazla beklemişler. Biz odadan çıktıktan sonra bagaj bölümüne gidip bavullarımızı aldık. Bir el arabası alıp çıkışa yöneldik. Gelmeden önce havalimanına yakın bir otelde 1 gecelik otel kiralamıştık. Otelin shuttle'ı olduğunu biliyorduk ama acaba nereye nasıl gelir diye düşünürken 5 dk geçmeden 5 otelin aynı anda servisliğini yapan bir minibüs geldi ve bizi direkt otele götürdü. Emrah daha önce Houston'a geldiği için burayı biliyordu ve bizim için çok iyi oldu.

    Ertesi gün galerici Kadir abi abiye gidip bir araç aldık. Sağolsun çok yardımcı oldu. Aracın resmi işlemleri bitti, geçici plaka takıldı ve direkt gidip Fred Loya'dan araç sigortası yaptırdık. Pasaport ve Türk ehliyeti ile bu işlem sorunsuz yapılıyor. 2014 Jeep Patriot araç için 100 dolar sigorta çıktı (aylık). Sonrasında T-Mobile'a gidip 2 kişi için prepaid telefon hattı aldık. O da aylık 40 dolar. 20 gb 4G, sonrasında 3G hızında interneti var.

    Bizim planımız Austin'e yerleşmekti ve bu bu işlemlerin ardından Austin'e doğru yola çıktık. Yola çıkarken hava kararıyordu ve ücretsiz yollardan gidelim derken biraz uzun bir yolu tercih etmişiz. 2.5 saatlik yol 4 saat sürdü.

    Trafik kurallarına hemen alıştım sandım başlarda çok hata yaptım. Çoğu şey Türkiye'deki gibi değil. Kurallara daha yeni yeni alışıyorum. Trafikle ilgili söylenecek çok şey var ve onu başka bir yazıda anlatmak lazım :)

    İLK YERLEŞME:
    Biz Austin'e gelmeden önce 2 haftalık Airbnb evi tutmuştuk. Kuzey Austin'de Round Rock bölgesinde Texas'ın yerlisi çok tatlı bir çiftin evinde kaldık. Ucuz olsun diye sadece oda kiraladık. Bu konuda hiç sorun yaşamadık, hatta iyi oldu bölgeyi bize anlattılar ve bir çok tavsiyede bulundular.

    BANKA:
    Bu 2 haftalık süreçte banka hesabı açtırmakla uğraştık. Rastgele bir Bank of America şubesine gittik. Orada bize şans eseri çok anlayışlı ve yardımsever bir hanımefendi banka hesabımızı açtı. İlk başlarda ne ssn ne ehliyet hiçbişey olmadığı için bir sürü kişiye sordu açabilir miyiz diye. Hatta şöyle bir detay var, eşimin ehliyetinde eski soyadı vardı. Pasaportta yeni soyadı vardı. Böyle olunca doğrulayamadı. Aklıma TC kimlik no geldi ve bakın buradan doğrulayabilrisiniz dedim. Ancak o zaman ikna oldu. 1 hafta sonra kredi kartı çıkarmaya gittik. Normal kredi kartına başvurduk ama secure credit card çıktı. Kredi puanı oluşması açısından bir fark yokmuş ve çıkarttık. Gerçekten de kart aktif olunca 598 puanla oluşmaya başladı.

    SSN:
    Green card ücretini 11 martta ödedik. Uscis hesabı oluşturunca orada DS260daki adres otomatik olarak geldi. Oraya da havalimanında verdiğim yeni adresi girdim ve güncelledim. 20 martta benim SSN'im dağıtıma çıktı ama DS260 formunda verdiğim adrese gitti. Eşiminki ise havalimanında ve USCIS sayfasında düzenlediğim adrese gitti. Neyse sorunsuz bir şekilde aldık.

    EV:
    Airbnb sonrası kalacak yer aramaya başladık. Genelde ucuz olsun diye apartman kompleksi araştırmaya başladık ama hepsi bizden SSN, gelir kanıtı, iş teklifi gibi bir sürü evrak istedi. En son bir yer bulduk bunları istemeyen ve başvurumuzu yaptık, onaylandı. Kredi puanımın oluştuğunu da onay emailinde gördüm. Orada puanım bile yazıyordu.

    Sırada ehliyet almak kaldı. 30 gün dolunca onun için de bir girişimde bulunacağız.

    Şimdilik durumlar böyle. Herkese selamlar, her şey gönlünüzce olsun.

  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    | sezon - 1 | bölüm - 6 |

    Abd'de ingilizce bilmenin önemi ve faydaları çoktur, bu konuda tartışmaya gerek yok burada yaşamanın ve topluma dahil olmanın birincil koşulu dildir. İletişim kurmadan ihtiyaçlarınızı karşılamakta zorluklar yaşarsınız. Bilmeyen birinin acil bir durumla karşılaşması ve durumu dil bilmeden halletmesi gerektiğinde ne yapması gerektiğini iyi bilmeli yada önceden olası başına gelebilecek sorunlara çözüm üretebilme planları yapmış bir fikre sahip olmalı. Yada çözüm için telefon rehberinizde problem çözecek size yardımcı olabilecek insanlar kesinlikle olmalı. Ama rahat olun.. kasmaya gerek yok. Herşeyin bir şekilde çözümü bulunur. Nasıl olsa hepimizin ortak noktası greencard ve şanslı olmamız. Şanslıyız, her zaman yolumuzu buluruz.

    Haftada 2 gün bir kilisede ingilizce kursuna gidiyorum. Ders 1 saat sürüyor, dersi veren yaşlı bir kadın. İngilizce öğretmeni değil sadece kiliseye gönüllü gelip 1 saat ders veriyor. Hiç anlamıyoruz ama kendi adıma konuşmam gerekirse bazı kelimeleri kulaktan seçmeye başladım. Bir ara saymaya çalıştım yanılmıyorsam yaşlı kadının 1 saatlik konuşmasından ortalama 15 kelimeyi algıladığıma kendimce emin oldum. Kelimeyi algıladım anlamınıda bir şekilde öğrenirim, sorun değil.

    Bir iş çıkışı saati, kursa gitmek için eve geçtim, hazırlandım. Arabaya bindim torpido bölümüne 4$ dolarlık Axe deodorant almıştım. Toplum içine gittiğim zamanlar oraya varmadan bir iki spreylik sıkıyorum, fena değil kokusu iyidir. Yola çıktım otobana girdim biraz trafik var iş çıkışı trafik yoğunluğu olur. Araçlar yavaş ilerliyor. Trafikte biraz medeniyimdir yol isteyen herkese yol veriyorum demek isterdim ama herkes trafikte medeni davranıyor bende onlardan biriyim işte. Hava karanlık 6:30 civarı sağ arkamdan sinyal veren bir araç yol isteyerek önüme geçmek istedi aynı medeni kimliğimi kullanıp yol verdim. Tam önüme geldi baktım araç üstünde POLICE yazıyor. Poliste arada yol veriyor başkalarına. Ben onun arkasından bi 5 dakika falan ilerledik. Otobanda ayrılan bir yola girmem gerekiyor oraya yöneldim polisten az uzaklaştım. Kendi yoluma girmeye başladım çok az bir yanık kokusu aldım. Farları inceledim az bi duman çıktığını farkkettim ardından arabamdan normal olmayan bir sallanmaya başladı. Bunların tamamı 20 saniyeyi geçmedi hemen kenara çektim. İki yolun birleştiği noktada şeritler arası üçgen boşluk var oraya çektim dörtlüyü yaktım, durdum araba baya sallanmaya başladı. Motoru kapattım, indim küçük el fenerini aldım kaportayi açtım. İnceledim fan yamuk duruyordu su pompası motordan gevşemiş motor duvarını biraz sürtünme olmuş. Su pompası daha fazla sürtünme yaparsa motoru yakar ve araç çöp olabilir. En iyisi çalıştırmadan soruna çözüm üretmek gerektiğine karar verdim. Hava biraz soğuktu arabaya geçtim plan yapmaya başladım. Bulunğum nokta çok karmaşık duruyor. Çekici çağırsam yolu tarif edemem. Konum atmak yeterli değil çünkü  tam olduğum konum altlı üstlü köprüler, alt geçitler falan baya karmaşık yollar. Az düşündüm hafif aç olduğum için en iyisi bir şeyler yiyim dedim ayıptır söylemesi hemen yan koltukta şam fıstığı paketi duruyordu aldım onu yiyip planı yapayım dedim. şam fıstığı aldım yemeye başladım. Yemenin etkisi olabilir bir fikir verdi, Google mapten girip sokak görünümünü açtım. Bulunduğum noktadan geriye gidip gittiğim yolun bana doğru gelecek şekilde yol tabelalarını ve etrafta olan binaların ekran görüntülerini hazırladım. Artık yol tarifi için hazırdım. Bulunduğum konuma göre arabayı nereye çeksem diye mapi açtım iş yeri 20 dakika, Kadir abinin @semavi iş yerine çeksem 40 dakika. Bu durumda bir hesap yaptım. Kadir abiye götürsem ordan dönmem ubere 40$ sabah işe gitmek için 30$ tekrar eve 30$, Kadir abiye arabayı almaya gitmek için yine 40$ bu plan toplam 140$ yaptı. İş yerine gitsem orada oto tamir yeri var airbnb yakın yerde bir gece kalsam 25$ ikinci plan bütçeye yararlı gelecek. Tamam o zaman iş yerinden Hakan abiyi arayayım. Aradım durumu anlattım sağolsun bekle çekici bilen biri var onu ararım. Bekledim, önceden kimsenin değerli zamanını almamak için map konusunu çözdüm Hakan abiye görselleri attım Hakan abi cekiciye benim konumu ve görselleri attı. 10 dakikada gelir dedi sağolsun hemen halletti. Ayıptır söylemesi bu süreçte şam fıstığı tüketimim biraz susamama neden oldu biraz meyve suyu içesim geldi, arabada var 1 litrelik meyve suyunu diktim etrafta cafcaflı ışıklar belirdi. Soluma baktım polis aha dedim gelde bunlara durumu anlat. İnmeden bana baktılar kaporta açık ve dörtlüyü açtığım için durumu anladılar. El selamı verdiler benimde elimde meyve suyu bende o şekilde selam verdim, yavaşça geçip gittiler. Ardından benim çekici geldi önüme geçti, indim o da bana doğru geldi bir şeyler dedi ben sadece 'Hard' kelimesini algıladım kendi içimde bu kelimeyi başka yerde anımsar gibi oldum. Sonra 'zor' anlamı olabilir beni zor bulmuş diye düşündüm. Arabayı hemen bindirdi. Bende bindim adresi sordu açtım iş yerini gösterdim fiyatı sordum. 200$ dedi hiç Kadir abinin adresini göstermeye gerek yok diye düşündüm sadece 20 dakika için 200$ dedi. Ama önemli değil arabam sağolsun. Canımın içi arabam beni gitmem gereken yere götüremediği için bana karşı mahcup gibi görünüyor. Seni yaşatmak için 200$'ın lafı bile olmaz. Hemen hesaptan çekiciye attım. Başladık konuşmaya bir şeyler konuşuyorduk hemde ingilizce o soruyor ben basit kelimelerle kendimi ifade ediyorum. Çekici Filistinli çıktı ışık mışık yok düz gidiyor. Kırmızı ışıktan geçerken 'no problem all green light' deyip geçiyordu. Neyse gittik arabayı bıraktık. Kendime yakın bir yerde oda ayarladım 26$ gitmek için 6$ uberi çağırdım.

    Sabah işe geldim. Oto tamir yan tarafta gittim Serhat ve Zahit onlara durumu anlattım anahtarı istediler sen git biz durumuna bakar haber veririz dedi. Sağolsunlar hemenden bakmışlar. Ardından oraya uğradım çalışanlardan meksikali bir tamirci beni gördü arabamı ona vermişler sorunu çözsün diye. Parçalanmış su motorunu sipariş etmiş motorun hasar yerlerini gösterdi arada bro bro deyip duruyor. Hakan abi orda iyiki zorlamamişsın yoksa motoru dağıtırmış pompa içeriye sağlı sollu motor duvarlarını baya sıyırmış. Yerlerde bir sürü parça sökmüş yeni pompayi bana gösterdi. Takildiktan sonraki halini düşündüm herşeyi eski ama parlak yeni bir parça arabama farklı bir enerji verecektir dedim. Akşama doğru tamamlarız dedi oradan ayrıldık.

    Bir şekilde sorun çözülür. Zor yada kolay herşeyi yaşamak bir olasıdır. Başınıza gelince panik yapmayın. Durumu kurtarmaya ve doğru kararlar vermeye çalışın. Basit bir şey olabilir diye sorunları görmezden gelmeyin. Çözüm üretin hasar farkettiginizde aracınızı zorlamayın. Ha bu arada burada çalışıp kazandığınızda bu giderler sizi zorlamaz rahat olun. Arabam hasar aldı maddi olarak giderim oldu ama o süreçte biraz ingilizce pratik yapma durumum oldu. Yaşıyoruz, tren bir şekilde rayına giriyor..

    Houston'a gelecek olan varsa haber etsin basit bir şekilde yardımcı olmaya çalışırım. Örneğin müsait zamanda olursam havalanından alıp gideceğiniz yere bırakmak gibi basit şeylerde çekinmeyin. Rahat olun.. bizde burada bir şekilde başlangıçta yardım aldık, şimdi sıra bize geldi. Tecrübe oldukça yazmaya devam ederim. Paylaştığım iletileri okuyup yorum yapan herkese teşekkürler, Abd'de görüşmek dileğiyle..

    önceki bölüme dön yada 7. bölüme geç>

  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    Dun itibariyle Amerika’da 1. ayimi geride biraktim.

    Oncelikle bu guzel ulkeye bana yasama ve calisma hakki verdigi icin minnet borcluyum. Kisa surede duzenimi kurdum ve finansal ozgurlugumu kazanmayi basardim. Bu ulkede gecirdigim her gunde ideallerime bir adim daha yaklastigimi hissediyorum. Daha iyi sartlarda yasayabilmek icin insan kacakcilarina on binlerce dolar odeyip Meksika’dan buraya gelebilmek umuduyla siginmaci kamplarinda aylarca beklemeyi goze alan T.C vatandaslarini gorunce nasil bir sansa sahip oldugumun farkina varmamak elde degil.

    Turkiye’den buraya $7400 ile geldim. Bildiginiz uzere Boston’da yasiyorum. Ilk onceligim dolar kazanmaya baslayarak cepteki paradan cok yememekti. Bu yuzden geldigimin ilk haftasi ise basladim, konaklayacagim yeri ayarladim, Bank of America’dan banka ve secured kredi karti cikarttim, hesap acilisi icin pasaportumu ve sari zarftaki immigrant data summary’i gostermem yeterli oldu.

    Kira ucretim $1000 (elektrik, su, isitma dahil) ve ilk giriste ilk ay + son ayin kirasi + $1000 depozito ve $500 broker fee olmak uzere tek seferde $3500 odedim. $1500 dolar da secured kart icin odedim, $200 lik actirsam da olurmus ama is isten gectigi icin buna takilip kafami mesgul etmedim. Greencard ve SSN kartimi teslim alinca ise bankaya tekrar gidip bilgilerimi guncellettim.

    Selective Service kaydini ise SSN numaram henuz sistemde gozukmedigi icin online yapamadim, o yuzden formu bir FedEx subesinden print ederek elle doldurdum ve USPS’e gidip Palatine, IL’de bulunan SSS ofisine postaladim. Formu teslim aldilar ama henuz bir geribildirim almadim ama ayni islemi yapan arkadasim 2-3 hafta icinde sisteme dusecegini soyledi.

    Boston sehrinden biraz daha detayli bahsedecek olursam, burasi gercekten yasanabilir, guvenli ve huzurlu bir sehir. Diger sehirlere kiyasla daha pahali olmasina ragmen burada insan kalitesi ve gelir seviyesi cok yuksek, asgari ucretin bir tik ustunde kazanmama ragmen gecim derdim yok, 10 gunluk calismamla kirami cikartiyorum. Vergiler de NY ve CA kadar agir degil, ayrica burada vergilerin hizmetlere yansidigini hissediyorsunuz. Amerika’nin en iyi hastaneleri ve universiteleri burada. Sokaklar gayet temiz. Toplu tasima gayet iyi isliyor, haftalik $22 oduyorum ve sinirsiz bir sekilde faydalanabiliyorum. Bu eyalette kendimi maddi ve manevi olarak guvende hissediyorum. Su anda kira disinda buyuk bir giderim yok, kisacasi kenara para koyabiliyorum. Ozellikle tanistigim Amerikalilar bana hep destek oldu ve referans olmak istedi. Copu atik merkezine gotururken “Cok iyi is cikartiyorsun, kolay gelsin.” diyeninden tutun “Burada garsonlar gayet iyi kazaniyor, tanidigimin X adli bir restorani var, calismayi dusunursen adimi verebilirsin” diyenine kadar. Burada gorgusuzluk ve hor gorme yok, kendi ulkemde goremedigim kiymeti burada goruyorum. Havasi ayri bir guzel, burasi geldigimden beri hep gunesli, sonbahar gelince sehir 2 haftada kahverengiye burundu ve inanilmaz guzel bir hal aldi, dogasi gercekten muazzam. Suc orani ise cok dusuk, shiftimin olmadigi gunlerde aksamlari bazen yuruyerek UberEats yapiyorum ve simdiye kadar kendimi hic tehlikede hissetmedim, bir mahalleden baska mahalleye gecince baska bir dunyaya gecis yapma durumu olmuyor. Cesitlilik olmasina ragmen bir NYC ve LA kadar cok genis bir cesitlilik yok, daha cok Beyaz ve Asyali nufus hakim, dolayisiyla mavi yaka islerde ciddi bir acik var.

    Yazacaklarim simdilik bu kadar, vakit ayirip okudugunuz icin tesekkur ederim, tekrar gorusmek dilegiyle.

  • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

    Part-1

    1.5 yıl aradan sonra herkese selamlar!

    Bu başlığa yazacak o kadar çok şey var ki… Hepsini bir iletiye değil, bir sayfaya bile sığdırmam mümkün değil. O yüzden ana konuları ilgili başlıkların altına detaylı yazmak üzere şu an sadece buraya kısacık, hatırlatma tarzında bir yazı bırakmak istiyorum. Detayları yazdıkça linklerini eklerim.

    Öncelikle, Amerika'ya yerleşmemin üzerinden neredeyse 1,5 yıl geçmesine rağmen, bu kadar aktif olduğum foruma yazmayı neredeyse tamamen bırakmış kadar azaltmamın sebebini açıklamak istiyorum. Amerika'ya eşim ile beraber ilk girişi yaptıktan çok kısa bir süre sonra boşanma kararı aldık ve yollarımızı ayırdık. Henüz resmi olarak boşanmamız gerçekleşmeden kendi özel hayatıma dair bir şeyler paylaşmak istemedim. Ancak geçtiğimiz ay Türkiye'ye gittim, resmi olarak boşandık ve geri döndüm. O yüzden artık geçen bu 1,5 seneyi yavaş yavaş hatırlayabildiğim kadar detaylı anlatmaya hazırım.

    Mülakatımızı ve mülakatımıza kadar yaşadıklarımızı detaylı olarak bu iletide anlatmıştım zaten. Mülakattan sonra olanları, ilk girişten önce neler yaptığımızı ve ilk girişimizi detaylı olarak ilgili konu başlığında anlatacağım. Ancak özetle gelmeden önce şunu belirtmek isterim ki niyet ettiğim her şeyi yaptım. Herkesle vedalaştım, evimizi kapattık, tüm eşyalarımızı sattık, arabamızı sattık. Nakite çevirebileceğimiz her şeyi nakite çevirip bir kısmını yanımıza aldık, bir kısmını ise daha sonra Amerika'da hesap açınca erişmek üzere TEB hesaplarımıza yatırdık.

    Uçak biletini almadan önce Kadir Bey ile çok konuştum, kendisinden araç almak için önceden haber verdim. Hatta Florida'ya yerleşmek istememize rağmen sırf ondan araç almak için ilk girişimizi Houston'dan yaptık. Çünkü bence Amerika'da üç şey çok önemli: İlki araba almak, ikincisi ev kiralamak ve tabii ki üçüncüsü iş bulmak. Cebimizde biraz birikmiş olunca işi önceliklendirmedim, hem zaten SSN falan da beklemek lazım. Ben bu üçlüden en önemlisinin araba olduğuna karar verdim çünkü eğer büyük şehirde değilseniz araba olmadan eliniz kolunuz bağlı, istediğiniz hiçbir yere gidemiyorsunuz ve hiçbir işinizi halledemiyorsunuz doğal olarak. Tabii Uber çağırmak veya araç kiralamak gibi alternatifleri var ama Kadir Zora'dan araç almak varken o alternatiflere yönelmek çok cezbetmedi beni.

    Kadir Bey de sağ olsun bize çok yardımcı oldu. Uçaktan indiğimizde bizi karşılaması ve otelimize götürmesi için birini gönderdi, Fatih. Fatih sadece bizi otele bırakıp gitmedi, otele vardığımızda, check-in yapıp odamıza yerleşmemize bile yardımcı oldu. Ertesi sabah Kadir Bey'in eşi, Ayşegül Hanım, otelimizden bizi alıp dükkana kadar bizzat kendisi götürdü, kahvaltımızı beraber yaptık. Ve sonunda Kadir Bey ile yüz yüze orada tanışmış olduk. Bizim için isteğimiz özellikte ve bütçemize uygun birkaç araç ayırmıştı. Onların hepsini ve daha bile fazla aracı eşim ve ben tek tek denedik. Hatta bazılarını birkaç kez kullandık. Aslında bu kısımları bu kadar detaylı anlatmayacaktım da konuya girince çıkamadım. Günün sonunda bir Lincoln MKZ'de karar kıldık ve ertesi günü aracı almak üzere Kadir Bey ile anlaştık. Ahh o araba yaktı beni o araba! Neyse, şimdilik detay yok.

    Aracı hallettikten sonra planım 10-15 gün kadar sürecek bir road trip ile Orlando'ya gitmekti. Hem yeni ülkede hayata başlamanın baskısı ve stresini hemen hissetmemek için, hem eyalet eyalet şehir şehir gezip kültürü görüp yaşamak için, hem zorlu bir pandemi ve DV sürecinin üzerine güzel bir tatili hak ettiğimiz için böyle bir planım vardı. Tabii amacım bir de yedek plan yapmaktı kendime. Evet Orlando'ya gidip yerleşecektik ama ya sevmezsek, ya umduğumuz gibi çıkmazsa, ya mutlu olamazsak diye potansiyel olarak yaşayabileceğimiz şehirleri görmek üzerine bir rota belirledim. Üstelik bu süreçte de SSN'lerimiz gelmiş olacaktı. Bir daha ne zaman böyle bir fırsat elde ederiz bilmiyordum. Bir arkadaşım da bize dahil oldu ve keşif tatili başladı. Bazen aksaklıklar ile bazen beklediğimden de iyi şekilde geçti. Yolda güzel tecrübeler edindik, güzel yerler gördük, çeşitli insanlarla tanıştık, şehir potansiyellerini değerlendirdik, 2 bin milden fazla yol yaptık ama yine de iyi dinlendik ve çok güzel yedik.

    Amerika'ya vardıktan 2 hafta sonra Orlando'daydık. SSN'lerimiz de gelmişti, planım tıkırındaydı. Sonunda her şey mükemmel olmasa da olmadı... Orlando'ya vardıktan birkaç gün sonra boşanma kararı aldık eşimle. O zamana kadar her şey planladığım ve istediğim gibi giderken bir anda her şey değişti. Boşanmak karşılıklı kararımızdı, en doğrusuydu, kavgayla gürültüyle değil, anlayış ve saygıyla ayrılıyorduk. Zaten bu yüzden resmi boşanmamız acil bir şey değildi, Türkiye'ye döneceğimiz zamana bırakmıştık. Ertesi sene Türkiye'ye gidip yarım kalan resmi işleri halletmek üzere anlaştık. Ama yine de tüm bunlar beklenmedik bir durumdu.

    O zaman artık benim orada kalmayacağıma karar verdim. En azından bir süre arkadaşımın yanında yaşayıp maddi ve manevi kendimi topladıktan sonra Orlando'ya dönecektim. Çünkü arabanın eşimde kalmasına karar verdik ve Türkiye'den nakite çevirdiğimiz tüm paramızdan, önce arabayı alıp sonra gezerken de harcadığımızdan kalan kısmını yarı yarıya bölüştük. Sonuç olarak elimde, yeni bir araba alacak ve ne zaman bulacağım belli olmayan işten bir gelirim olana kadar, tek başıma yaşayacak kadar param kalmamıştı. O saatten sonra harcamalarımda daha dikkatli olmalıydım. 2 hafta kadar daha Orlando'da kalıp eşimin iş ve ev bulmasına yardımcı oldum. Bu süreçte Orlando'da ikimize de ehliyet almaya çalıştık ama bir türlü kısmet olmadı bana. Amerika'ya gelişimin üzerinden tam 1 ay geçmişti ve uçağa binip Ohio'ya doğru, o zaman geçici olarak geldiğimi sandığım ama an itibarıyla hala yaşadığım eyalete doğru yola koyuldum.

    Hayatım boyunca da, Amerika serüvenim boyunca da her zaman maddi ve manevi yanımda olan ailem, Ohio'ya vardıktan sonra araba alabilmem için maddi destekte bulundular. Artık cebimde araba alabilecek kadar para vardı bu destekle. Önce ehliyet almam gerekiyordu. Şu ehliyet konusunda o kadar şanssızım ki geldiğimden beri... Ehliyetimi ancak yaz bittikten sonra elime aldım. Amerika'ya geldiğimden beri 3 aydan fazla vakit geçtikten sonra... Bu konuda şimdilik detay vermiyorum ama ilgili başlık altında çok detaylı anlatacağım siz de aynı sorunları yaşamayın diye.

    Ehliyeti bir türlü elime alamadığım için tabi araba da alamadım ve geldiğimde yaparım dediğim delivery işlerini de yapıp para kazanamadım. Sürekli cepten yedim bu süreçte. Güzel bir cep telefonum bile yoktu, arkadaşımın ödünç verdiği bir telefonu kullanıyordum idareten ve ne zaman para kazanacağım belli olmaz, cebimdeki param bitmesin diye bir telefon bile almamıştım kendime. Ama cebimdeki para azaldıkça alabileceğim araba seçenekleri de azalıyordu.

    Günlerimi çalışmadan geçiriyordum ama arkadaşım çalışıyordu. Delivery işleri yapıyordu. Ben de en azından vakit geçsin diye ona eşlik ediyordum, böylece kendim çalışmaya başladığımda daha ilk günden işin inceliklerini bilerek başlamış olacaktım. Tabi işin zorluğunu da gördüm. 2 kez kaza yapıp polis çağırdık. İkisinde de arkadaşımın hiçbir suçu yok, %100 karşı taraf suçlu. Spoiler vereyim hadi yine dayanamadım :) Ehliyetimi alamama sebeplerimden biri de bu kazalardan biri. Direksiyon sınavımdan önceki gün olmuştu ve direksiyon sınavına arkadaşımın arabasıyla girecektim. Sigortaya falan kendi adımı eklettirmiştim her şey hazırdı. Araç çalışır yürür durumdaydı, hiçbir hata uyarı ışığı yoktu, airbag vs patlamamıştı ama kaza soldan olduğu için şoför kapısı dışarıdan açılmıyordu, bozulmuştu, yalnızca içeriden açılıyordu. O şekilde direksiyon sınavına gittiğimde "safety issue" diyerek beni sınava almayıp 1 ay sonrasına gün verdiler.

    Eylül sonu Ekim başı gibi nihayet ehliyetim elime geçtiğinde, artık güzel bir araba alacak param kalmamıştı. Ailem yine destek olmayı teklif ettiğinde artık istemedim, isteyemedim. Arabam olmasa da arkadaşımın arabasının sigortasında adım olduğu için şimdiden sıraya gireyim, hazır olsun diyerek arkadaşımın arabası ile delivery uygulamalarına kayıt oldum. Uber Eats çok kısa sürede açıldı, daha beklerim sanıyordum. Uygulama açıldıktan sonra arkadaşım, “Hadi gel Amerika’daki ilk paranı kazanalım” diyerek arabasını verdi ve yaz boyu onun için yaptığımız gibi bu sefer de benim için delivery yapmaya çıktık. Şeytanın bacağını sonunda kırmıştım :) Şansımın geri dönmesini umuyordum bundan sonra. Artık iyi kötü bir araba alıp düzenli olarak para kazanmam gerekiyordu. Bu arada gözünüz korkmasın, Amerika’da araba almak normalde bu kadar zor bir şey değil. Benim bu kadar zorlanıyor olma sebebim, hala pandemi-çip krizi vs yüzünden hem piyasa çok yüksekti hem de çok az araç vardı. Ayrıca kuzeydeki arabaların pas sorunu olması da gözümü korkutuyordu. Ve tabi bir de Lincoln etkisi vardı, ama bunu sonra anlatacağım.

    Şansım yavaş yavaş geri dönmeye başladı. Ben kara kara şu araba işini ne yapsam diye düşünürken arkadaşım maaşlı işe başladı ve onun işte olduğu saatlerde arabasını ödünç vermeyi teklif etti. Bu durum gerçekten beni çok rahatlattı çünkü saçma sapan içime sinmeyen bir araba almadan para kazanacak, sonra da biriktirdiğim parayla iyi bir araba alabilecektim. Arkadaşımın birkaç haklı kuralı vardı tabii. İnsan taşımacılığı yapmayacaktım, sabah onu işe bırakıp öğlen yemek için almaya gidecektim ve tabii sonrasında iş çıkışı onu alacaktım. Bu yüzden iş yerine yakın bölgede çalışabilirdim çünkü öğle yemeğine ne zaman çıkacağı veya işten ne zaman çıkacağı belli olmuyordu. Karlı havalarda arabasını vermeyecekti. Daha sonrasında akşamları, onu işten eve bıraktıktan sonra da çalışmak istediğimde tehlikeli mahallelere gitmemem karşılığında kabul etti. Bu şekilde çalıştığımın ilk haftası kendime telefon almaya yetecek parayı kazandım ve telefon aldım. Ama yine yarınım ne getirir bilemediğim için telefon parasını kazanmış olmama rağmen taksitle aldım telefonu.

    2-3 ay arkadaşımın arabasıyla çalıştıktan sonra artık havalar da iyice soğuyup karlı havaların da çoğalmasıyla sonunda içime sinen bir araba buldum. Üstelik yazın galerilerden baktığım arabalardan daha uygun bir fiyata ilk sahibinden bir araba buldum. 2018 model Hyundai Elantra. Amerika’ya yerleşirken bir liste yapıp hangi arabaları alabileceğimi yazsam ilk 10'a bile girmeyecek bir araba, burada bana en uygun gelen ve en çok içime sinen araba oldu. Amerika’ya geleli yarım yıl olmuş, hiç hayalini kurmadığım bir arabayla çalışıyor, hiç yaşayacağımı tahmin etmediğim bir eyalette, Amerika’da yaşarım dediğim müstakil evin tam zıttı olan çok katlı bir binanın apartman dairesinde, ay ben o kadar soğukta yaşayamam dediğim soğukta yaşıyordum. Hiçbir şey umduğum, beklediğim veya planladığım gibi değildi. İşin tuhafı, mutluydum, huzurluydum…

    Ben doğa aşığı bir insan değilim, değildim. Kampa gitmem, pikniğe gitsem toprağa oturmak yerine yere bir şey serip onun üstüne otururum, kumsala gitsem kuma yatmak yerine sandalye koyar ona otururum. Kış sporlarını sevmem, hatta kar topu oynamayı bile sevmem, çok üşürüm zaten, evde yorgan altında yatmayı tercih ederim. Ama yemyeşil doğası tertemiz havası olan bir yere geldim, hala kamp yapmıyorum ama o yeşili görmek o havayı içime çekmek bile bana huzur veriyor. Sincapları, tavşanları, geyikleri görmek beni mutlu ediyor. En tuhafı, soğuktan donup yorgan altından çıkmayan ben, kış boyu dışarıda, bazen dizime kadar ulaşan karın içinde yürürken, -30 derece soğukta tişörtün üzerine giydiğim polarımla delivery yaptım, kalın montumu üzerime giymedim ve hiç hasta olmadım. Kendimi yeniden keşfediyorum resmen.

  • RE: DV2025 (2025 Green Card Lotosu) Aşamaları

    DV2025 süreci devam ederken dosya taşıma ve mülakat öncesi hazırlıklar


    arkadaşlar herkese merhaba,
    özelden çokça mesaj alıyorum ve haliyle bunları zamanında, detaylı şekilde cevaplama şansım olmuyor.
    zaten forum kuralları gereği, süreciniz ile alakalı soruları, eğer forumda paylaşamayacak kadar özel değilse mesaj ile cevaplamıyorum.
    bu yüzden sorularınızı forumdan soramaya, sabırla cevap beklemeye devam etmenizi rica ediyorum.
    merak etmeyin, hiçbir sorunuz cevapsız kalmayacak.. ;)

    gelelim sürecinizin başlamasına çok az kalmışken içinde bulunduğunuz cenderenin içinde size yol gösterecek önemli adımlara;

    DV2025'te dosya taşıma süreci;

    DOS, ilgili kural güncellemesi sonrası dosya taşımayı artık legal hale getirdi.
    bu yüzden CN'si 4000 ve üzeri imkanı olan herkesin, bu olasılığı değerlendirmesi gerektiğini salık veririm.
    "4000 ve üzeri mi?" dediğinizi duyar gibiyim.. evet canım kardeşim, 4000 ve üzeri.
    KCC sizden bu süreçte adres mi istiyor? şehirde kalabileceğiniz bir otel, airbnb, vb adresleri kullanabilirsiniz. başına X oteli diye yazmayın, sonuçta sizden adres istiyorlar, ikametgah ilmuhaberi değil.
    çünkü KCC, o adresin bir işletme mi olup olmadığına bakmaz, bakmayacak.
    onlar, ortağı öldürülmüş amerikan polisi gibi her sabah kahve + donut yiyerek bütün gününü geçiren çalışanlar.
    talebinizi alıp, işlemi yapar gerisine bakmaz. onların tasarrufu değil çünkü..

    vizeli, vizesiz ülkeler için "hangisi daha iyi peki?" şeklindeki sorulara cevabım her zaman tokat / niksar konsolosluğu olacak.
    inanılmaz sakin bir konsolosluk. paylaştığımız ceac verilerinde çıkmaz.. tavsiyem listede olan, performası iyi, sizin seyahat engeliniz olmayan konsoloslukları seçmeniz.
    niksar'dan daha mantıklı gibi geliyor bana. size de öyle gelsin..

    gelelim mülakat tarihi almış / alacak ve ekim ayı ve sonrasında mülakata girecek arkadaşlarımızın durumlarına;

    her zaman söylerim dv mülakatı, göçmen vize alırken girilebilecek dünyanın en kolay, sakin olunması gereken vize mülakatıdır.
    ilk başvuruda verdiğiniz bilgiler doğru, yalan / yanlış beyan yoksa ve mülakatı yapacak konsolosluk memuruna fiili bir müdahele planlamıyorsanız vizenizi alacaksınız.
    AP'ya kalanlarınız elbette olacak, özellikle NNCP'den bunu yaşayanları göreceksiniz. telaş etmeyin..
    bu sizin değil, size isim seçerken yaratıcı olamayan aileleriniz suçu..
    böyle durumda olanlarla her sene olduğu gibi özel ilgileneceğim. bu durumla karşılaşanlar bu başlığa mülakattan çıktıktan sonra durumlarını yazsın ve beni etiketlesin. vizelerini aldıracağız, içleri ferah olsun.

    mülakat tarihi aldıktan sonra hemen sağlık muayenesi için tarihinizi alın.
    dosyanızı taşıdıysanız eğer oradaki sağlık kurumu ile iletişime geçin. gerekli dökümanları eksiksiz hazırlayın..
    eğer balgam testi istenirse süreç 8 hafta ileri atacaktır ama sorun yok, sonuça vize almama ihtimaliniz yok, alacaksınız.

    mülakat öncesi evlenenler eşlerini forma eklemeyi ve kendi formunuzu güncellemeyi unutmayın.
    evlenmeyi planlayanlar.. seviyorsanız gidin konuşun bence. bir an önce evliliğinizi yapın. "en az 3 çocuk" gibi söylemlere de çok kulak asmayın, anladınız siz.
    bebek bekleyenler için de süreç aynı.. forma ekleme ve kendi formalarını güncelleme.

    *forum olarak evlilik ve bebek için çeyrek altın takma gibi bir prosedürümüz bulunmuyor.

    mülakata eksik evrak ile gitmeyin!
    mülakat öncesi konsolosluk size evrakların listesini atacak.oradan defalarca kontrol edin. ama defalarca edin tamam mı? defalarca edin yani, baya edin.
    başka ülkelerden polis raporu alacaklar da elini çabuk tutsun. gecikmeyin..


    unutmayın!
    dünyanın en kolay göçmenlik vizesi mülakatına gireceksiniz.
    sorun olmaması için lütfen forumu okuyun, forumu okuyun lütfen, forumu lütfen okuyun, okuyun forumu lütfen.

    dv lahitlerinde de yazdığı üzere; "şüphesiz ki forumu okuyanlar ve sürecini buna göre ilerletenler vizeyle müjdelenmiştir."

    ışık sizinle olsun
    namaste!

  • RE: DV2025 (2025 Green Card Lotosu) Aşamaları

    Merhabalar, pasaportumu ve sari zarfi teslim aldim. Bankodaki gorevli gayet samimi bir sekilde zarfi acmamam gerektigini ve ABD’ye vize suremin sonlarina dogru girmememi tavsiye etti. Boylelikle bir Hong Kong macerasinin sonuna gelmis bulunuyorum. Yardimlarini ve guzel dileklerini ileten herseye cok tesekkurler. Umarim sizlerde en kisa surede vizelerinize ulasirsiniz. Hersey gonlunuzce olsun. Sureclerinizde bol sanslar.

Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

30

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.7k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum